Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dökme Yük

Kapsül Haber Ajansı - Dökme Yük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dökme Yük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borusan Port Küresel Lojistik Sektörüyle Breakbulk Europe’da Buluştu Haber

Borusan Port Küresel Lojistik Sektörüyle Breakbulk Europe’da Buluştu

Borusan Port, Hollanda’nın Rotterdam şehrinde düzenlenen Breakbulk Europe 2026 Fuarı’nda, Borusan Heavy ve Borusan Chartering iş birimleriyle birlikte yer aldı. Fuar süresince Borusan Port, liman işletmeciliği, dökme yük elleçleme ve lojistik operasyonlarındaki uzmanlığını, entegre hizmet modelini ve operasyonel kabiliyetlerini uluslararası paydaşlarla paylaştı. Ayrıca mevcut iş ortakları ve potansiyel müşterilerle yeni iş modelleri ve iş birlikleri üzerine verimli görüşmeler gerçekleştirdi. Borusan Port Genel Müdürü Hamdi Erçelik, fuardaki faaliyetlerine ve vizyonlarına ilişkin şu açıklamalarda bulundu: “Proje kargo lojistiği alanında; liman operasyonları, chartering ve ağır vasıta karayolu taşımacılığını kapsayan uçtan uca çözümlerimizle sektördeki yetkinliğimizi ortaya koyuyoruz. Sahip olduğumuz ileri mühendislik kabiliyetleri ve geniş ekipman altyapısıyla, özellikle rüzgar enerjisi ekipmanları ile petrol ve doğal gaz boru hattı projelerinde ulusal pazardaki lider konumumuzu güçlendiriyoruz. Dijitalleşme vizyonumuz çerçevesinde; yapay zeka destekli rota ve saha optimizasyonlarını halihazırda kullanıyoruz. Bununla birlikte, gelecek hedeflerimiz arasında yer alan özel 5G yatırımıyla gerçek zamanlı verilere dayanan dijital ikiz uygulamasına geçmeyi ve dinamik optimizasyon imkanlarını devreye almayı planlıyoruz. Yeşil dönüşüm ve elektrifikasyon süreçleri ise stratejik yol haritamızın temel odak noktalarını oluşturmayı sürdürüyor." Borusan Port’un fuardaki önemli gündem başlıklarından biri de dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları oldu. Akıllı liman uygulamaları ve teknoloji yatırımlarıyla operasyonel süreçlerde verimliliği artırmayı hedefleyen Borusan Port, müşteri deneyimini geliştirmeye yönelik projelerinin yanı sıra çevre dostu uygulamaların yaygınlaştırılmasını ön planda tutuyor. Borusan Port, Borusan Heavy ve Borusan Chartering iş birimleri; liman operasyonlarından dökme yük hizmetlerine ve deniz taşımacılığına kadar uzanan geniş hizmet ağıyla müşterilerine uçtan uca, entegre ve koordineli çözümler sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yıldızlar Deniz İşletmeciliği, Denizcilik Faaliyetlerini Yıldızlar 5 ile Güçlendiriyor Haber

Yıldızlar Deniz İşletmeciliği, Denizcilik Faaliyetlerini Yıldızlar 5 ile Güçlendiriyor

Yıldızlar Yatırım Holding grup şirketlerinden Yıldızlar Deniz İşletmeciliği, denizcilik alanındaki büyüme hedefleri doğrultusunda filosunu güçlendirmeye devam ediyor. Denizcilik operasyonlarının daha etkin, kontrollü ve entegre bir şekilde yürütülmesi amacıyla filoya katılan Yıldızlar 5, şirketin sektördeki büyüme stratejisinin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Yeni yatırım sayesinde operasyonel kapasitesini artıran şirket, lojistik altyapısını güçlendirirken deniz taşımacılığı alanındaki etkinliğini de genişletmeyi hedefliyor. Yıldızlar 5’in filoya katılmasıyla birlikte operasyonel kabiliyetlerini güçlendiren Yıldızlar Yatırım Holding, küresel ticaretin en stratejik taşıma ağlarından biri olan denizcilik sektöründeki varlığını daha da pekiştiriyor. Şirket, güvenli, verimli ve sürdürülebilir operasyon anlayışıyla faaliyetlerini sürdürürken, Türkiye’nin denizcilik alanındaki büyüme vizyonuna da katkı sağlamayı amaçlıyor. Yıldızlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Hakkı Yıldız, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Yıldızlar 5’in filomuza katılması, denizcilik alanındaki büyüme hedeflerimiz doğrultusunda attığımız önemli adımlardan biri. Bu yatırım, operasyonel kapasitemizi güçlendirmenin yanı sıra lojistik altyapımızı da daha etkin ve verimli hale getiriyor. Küresel ticaretin bel kemiğini oluşturan deniz taşımacılığında, güvenli ve sürdürülebilir operasyon anlayışımızla büyümeyi sürdürürken, ülkemizin denizcilik sektöründeki gelişimine katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Yıldızlar 5’in filomuza ve sektörümüze değer katacağına inanıyoruz.” dedi. Geniş operasyonel ağı ve deneyimli profesyonel kadrosuyla yılda 200’ün üzerinde gemiye acentelik hizmeti sağlayan şirket, 2.000 DWT ile 65.000 DWT tonaj aralığındaki operasyonları başarıyla yönetiyor. Gelecek projeksiyonları doğrultusunda kiralama portföyünü büyüterek operatörlük hizmetlerini başlatmayı planlayan Yıldızlar Deniz İşletmeciliği, filosuna yeni dökme yük gemileri ekleyerek üçüncü şahıslara yönelik armatörlük ve acentelik faaliyetlerini pazar odaklı bir yaklaşımla büyütmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İSKEN Türkiye’nin İlk Transshipper Platformuyla Enerji Üretimini Güçlendiriyor Haber

İSKEN Türkiye’nin İlk Transshipper Platformuyla Enerji Üretimini Güçlendiriyor

Dünyada mega boyuttaki sayılı yüzer aktarma platformları arasında yer alan İSKEN Transshipper Platformu, İskenderun Körfez’inde İSKEN Sugözü Elektrik Enerji Santrali için gerçekleştirdiği kömür aktarımıyla, santral üretiminin sürekliliği için kritik lojistik rol üstleniyor. Transshipper ile İskenderun Körfezi'nde kritik lojistik çözüm Santral için kömür taşıyan büyük tonajlı dökme yük gemileri, draft (geminin su altında kalan yüksekliği) sınırlamaları nedeniyle limana yanaşamıyor. Körfezde konuşlu Transshipper platformu aracılığıyla yaklaşık 1,6 deniz mili açıkta bulunan gemilerden alınan kömür, aktarma sistemiyle santrale ulaştırılıyor. Bu süreç, enerji üretiminin sürekliliği açısından kritik bir lojistik çözüm sunuyor. OYAK Liman ve Oldendorff ortaklığıyla işletilen İSKOLDEN firması bünyesinde, ARKAD Deniz Taşımacılığı’na ait platform aracılığıyla yürütülen operasyon kapsamında; santralin yakıt ihtiyacı düzenli şekilde karşılanıyor. Transshipment operasyonu 2002 yılından bu yana kesintisiz devam ediyor. İSKOLDEN Genel Müdürü Hakan Uncu, platformun stratejik önemine ilişkin şunları kaydetti: "Bünyemizde başarıyla yürüttüğümüz ve Türkiye’de tek, dünyada ise sayılı örnekler arasında yer alan Transshipment operasyonumuz, ülkemizin enerji arz güvenliği açısından kritik önem taşıyan santralimizin üretim sürdürülebilirliğine doğrudan katkı sağlamaktadır.” Yıllık 3,5 milyon ton kömür aktarımının gerçekleştiği, Günlük yaklaşık 50 bin ton aktarma kapasitesine ulaşabilen platform, yılda ortalama 22 gemiden yaklaşık 3,5 milyon ton kömür boşaltma gerçekleştirerek faaliyet gösteriyor. Kurulduğu günden bu yana yaklaşık 468 gemiden toplam 75 milyon ton kömür tahliyesi gerçekleştirilen operasyon, Türkiye’nin enerji lojistiğinde önemli bir deneyim ortaya koyuyor. Türkiye’nin ilk ve tek Transshipper (yüzer aktarma) platformu; devasa boyutları, teknik kapasitesi ve entegre hizmet yapısıyla dikkat çekiyor. Çift gövdeli katamaran tipinde tasarlanan ve “tahriksiz yüzer platform” niteliği taşıyan tesiste dökme katı yük elleçleme faaliyetleri yürütülüyor. Platformun yüksekliği 55,00 metreye ulaşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arktik Deniz Rotaları Küresel Ticaretin Haritasını Gerçekten Yeniden Şekillendirecek Mi?  Haber

Arktik Deniz Rotaları Küresel Ticaretin Haritasını Gerçekten Yeniden Şekillendirecek Mi? 

Arktik rotaları ise potansiyel alternatifler olarak giderek daha fazla ilgi çekiyor. Coface tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, iklim değişikliğinin seyrüsefer koşullarını dönüştürmesine rağmen, önümüzdeki beş yıl içinde bu rotaların ticari potansiyelinin sınırlı kalacağını ortaya koyuyor. Konteyner taşımacılığı açısından güçlü bir alternatif oluşturmadığı belirtilen Arktik güzergâhlar, buna karşın ham petrol ve doğal gaz gibi belirli emtia akışlarında önemli avantajlar sunabiliyor. Özellikle ABD ve Kuzey Avrupa’dan Asya’ya yapılan ihracat için bu rotaların stratejik katkı sağlayabileceği öngörülüyor. Öne çıkan küresel veriler şöyle: - Küresel mal ticaretinin yüzde 80’i deniz taşımacılığıyla gerçekleştiriliyor. - Doğu Asya ile Avrupa veya Kuzey Amerika arasındaki ticaretin ise önümüzdeki beş yıl içinde yaklaşık yüzde 3,5’inin Arktik rotaları üzerinden gerçekleşebileceği düşünülüyor Küresel deniz taşımacılığında artan baskı karşısında daha kısa rotalar Deniz taşımacılığı, küresel ticaretin yüzde 80’inden fazlasını oluştururken, Doğu Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika arasında yoğunlaşıyor ve sınırlı sayıda stratejik koridor etrafında şekilleniyor. Bu yoğunlaşma, küresel ticareti jeopolitik şoklara karşı daha kırılgan hale getiriyor. Son dönemde Kızıldeniz’de yaşanan aksamalar, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimler ve özellikle ABD politikalarıyla şekillenen uluslararası ticaret düzenindeki değişimler bu kırılganlığı daha da görünür kılıyor. Bu çerçevede Arktik rotaları, mesafeleri ciddi ölçüde kısaltan teorik bir alternatif olarak öne çıkıyor. Doğu Asya ile Kuzey Avrupa arasındaki mesafeyi yüzde 40’a kadar, Kuzey Amerika’nın doğu kıyılarına olan mesafeyi ise yaklaşık yüzde 20 oranında azaltabilen bu rotalar, iklim değişikliğiyle birlikte artan kullanılabilirlikleri sayesinde ekonomik açıdan ne ölçüde sürdürülebilir oldukları sorusunu gündeme taşıyor. Gerçek bir potansiyel barındırsa da ağırlıklı olarak dökme yük taşımacılığına odaklanıyor Bu rotaların ekonomik uygulanabilirliğini değerlendirmek amacıyla, Asya–Kuzey Avrupa ve Asya–Kuzey Amerika hatlarında Arktik rotalar ile geleneksel güzergâhlar arasındaki birim taşıma maliyetlerini karşılaştıran Coface, yaptığı analizde tankerler, dökme yük gemileri ve konteyner gemileri olmak üzere üç ana gemi tipini ele aldı. Elde edilen sonuçlar, önümüzdeki beş yıllık dönemde Arktik rotalarının ağırlıklı olarak ham madde taşımacılığına odaklanacağını gösteriyor. Özellikle sıvı dökme yükte (ham petrol, dizel, metanol ve LNG gibi) maliyet avantajı dikkat çekiyor; bazı durumlarda yüzde 45 ila 50’ye varan düşüşler mümkün görünüyor. Kuru dökme yükte (tahıl, cevher ve inşaat malzemeleri) de rekabetçi bir yapı oluşabileceği değerlendiriliyor, ancak bu durum büyük ölçüde gemilerin buz kırıcı desteği olmadan operasyon gerçekleştirebilmesine bağlı. Buna karşılık konteyner taşımacılığı, daha kısa mesafelere rağmen rekabetçi bir konumda bulunmuyor. Operasyonel kısıtlar, gemi boyutlarına ilişkin sınırlamalar ve Arktik seyrüseferine özgü maliyetler, mevcut koşullarda bu rotaların geleneksel hatların ölçek ekonomisiyle yarışmasını engelliyor. Bazı sektörlerde avantaj sağlansa da küresel ticarete etkisi sınırlı kalıyor Toplamda, Doğu Asya, Kuzey Avrupa ve Kuzey Amerika arasındaki ticaretin yaklaşık yüzde 3,5’inin Arktik rotalarını kullanması bekleniyor. Bu nedenle, kısa vadede bu rotaların küresel ticaret haritası üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağı öngörülüyor. Buna karşın bazı sektörlerin bu gelişmeden avantaj sağlaması bekleniyor. Özellikle tahıl, enerji, metal ve ormancılık ile bağlantılı sektörler öne çıkıyor. Bu durum nasıl yorumlanmalı? Kuzey Amerika’dan Doğu Asya’ya yapılan ihracatın değer bazında yaklaşık yüzde 7’sinin Arktik rotaları üzerinden taşınabileceği öngörülüyor. Bu da toplamda 22 milyar dolarlık bir hacme karşılık geliyor; bunun 6 milyar doları kuru dökme yükten, 16 milyar doları ise sıvı dökme yükten oluşuyor. ABD’nin kuzeydoğu kıyısında veya Kuzey Avrupa’da konumlanan dökme yük ihracatçıları, daha düşük taşıma maliyetleri ve kısalan transit süreler sayesinde Asya pazarlarında rekabet güçlerini artırabilir. Buna karşılık Güney Amerika’daki bazı rakipler (demir cevheriyle Brezilya, bakırla Şili) ile Afrika’daki bazı üreticiler (belirli minerallerde Demokratik Kongo Cumhuriyeti) göreli taşıma avantajlarında zayıflama yaşayabilir. Üreticilerin ötesinde, geleneksel deniz rotalarına yüksek ölçüde bağımlı bazı ülkeler de kırılgan hale gelebilir. Kanal gelirlerinin GSYH içinde önemli paya sahip olduğu Mısır ve Panama bu açıdan öne çıkıyor. Asya-Avrupa ticaretinde kilit rol oynayan bazı büyük liman merkezleri de ticaret akışlarının bir bölümünün kuzeye kayması halinde stratejik konumlarını sorgulamak durumunda kalabilir. Bu kapsamda Singapur ve daha sınırlı ölçüde Cebel Ali öne çıkan örnekler arasında yer alıyor. Ancak bu risk daha uzun vadeye yayılıyor; zira Arktik taşımacılığın 2030 yılına kadar konteyner taşımacılığına açılması beklenmiyor. Henüz ikincil önemde bir ticaret rotası olsa da önemli bir jeopolitik unsur Arktik rotaları mesafe açısından avantaj sunsa da gelişimleri önemli kısıtlarla karşı karşıya bulunuyor. Seyrüsefer süreleri hâlâ mevsimsel özellik gösterirken, buz koşulları değişken ve öngörülemez kalıyor; birçok durumda buz kırıcı gemilerin kullanımı zorunlu hale geliyor. Bu nedenle Arktik bölgesi giderek artan bir stratejik rekabet alanına dönüşmüş durumda. Kuzey Deniz Rotası büyük ölçüde Rusya’nın kontrolünde bulunurken, Çin bölgedeki varlığını ve kutup kapasitesini kademeli olarak güçlendiriyor. ABD de bölgede etkisini artırma yönünde adımlar atıyor. Bu çerçevede Arktik rotalarının gelişimi, yalnızca lojistik maliyetlerin değerlendirilmesiyle sınırlı kalmıyor; egemenlik, kritik altyapının kontrolü, kaynaklara erişim ve güç dengelerinin yeniden şekillenmesi gibi başlıkları da beraberinde getiriyor. Kısa vadede bu rotaların değeri ticari olmaktan çok siyasi bir nitelik taşıyor. Konteyner taşımacılığı ekonomik olarak geniş ölçekte uygulanabilir hale gelmediği sürece, küresel ticaret dengelerinde köklü bir değişim yaratmaları beklenmiyor. Coface sektör ekonomisti Eve Barré ise bu durumla ilgili, “Arktik deniz rotaları, mesafeleri kısaltmaları nedeniyle dikkat çekiyor. Ancak önümüzdeki birkaç yıl içinde ticari ilgi oldukça sınırlı kalacak ve ağırlıklı olarak hammadde taşımacılığı etrafında yoğunlaşacak” açıklamasında bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.