Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Doku Mühendisliği

Kapsül Haber Ajansı - Doku Mühendisliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doku Mühendisliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uluslararası Keşif Gezisine Katılan Türk Genç, Kuzey Kutbu’nda Türk Bayrağını Dalgalandırdı Haber

Uluslararası Keşif Gezisine Katılan Türk Genç, Kuzey Kutbu’nda Türk Bayrağını Dalgalandırdı

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un bu yıl 7’ncisi düzenlenen uluslararası bilim ve eğitim projesi “Bilgi Buzkıranı” keşif gezisi tamamlandı. Geziye katılanlar, başlangıç noktası olan Murmansk’a döndü. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen yetenekli lise öğrencileri, 10 gün boyunca “50 Let Pobedy” nükleer buzkıran gemisiyle Murmansk – Kuzey Kutbu – Franz Josef Toprakları – Murmansk rotasında yolculuk etti. Bu keşif gezisi, aynı zamanda bir su üstü gemisinin Kuzey Kutbu’na gerçekleştirdiği 200’üncü keşif gezisi olarak tarihe geçti. “50 Let Pobedy” nükleer buzkıran gemisinin kaptanı Ruslan Sasov, keşif gezisine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bilgi Buzkıranı Arktik keşif gezisinin 7’nci seferini başarıyla tamamladık. Mürettebatımız bu projeye her zaman özel bir heyecanla yaklaşıyor; çünkü bu tür yolculuklar gelecek nesillerin gelişimine gerçek anlamda katkı sağlıyor. Keşif gezisine dünyanın en parlak ve en yetenekli gençlerinin katıldığını bir kez daha kendi gözlerimizle gördük. Katılımcıların birçoğu Kuzey Kutbu’nu görmeyi ve kutup ayılarıyla karşılaşmayı hayal ediyordu. Rosatom’un ve mürettebatımızın bu hayali gerçeğe dönüştürmelerine yardımcı olmasından büyük mutluluk duyuyorum.” Bilgi Buzkıranı keşif gezisinin katılımcıları için nükleer buzkıran gemisinde, gerçek bir havacılık ve uzay laboratuvarını da içeren kapsamlı bir bilim ve eğitim programı düzenlendi. Keşif gezisi kapsamında katılımcılar, bilim insanlarıyla birlikte iki özgün deney hazırladılar ve bu deneyleri gerçekleştirdiler. Bu kapsamda, Arktik’in ulaşımı zor bölgelerinde ve Kuzey Deniz Rotası boyunca iletişimin sağlanmasına yönelik bir ‘radyosonda’ fırlatıldı ve dünyanın geri kazanılabilir ilk stratosfer platformu test edildi. Bilgi Buzkıranı bilim ve eğitim keşif gezisi uzmanı ve Rosatom’un Bilim Bölümü bünyesindeki Teknik Fizik ve Otomasyon Araştırma Enstitüsü’nde (NIITFA) Genomik Teknolojiler ve Doku Mühendisliği Laboratuvarı Proje Müdürü Yegor Plakhotnyuk da konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Rosatom’da her gün, daha düne kadar bilim kurgu gibi görünen konular üzerinde çalışıyoruz. Bu nedenle bunları çocuklara bizzat gösterebilmek bizim için ayrı bir önem taşıyor; üstelik bunu “50 Let Pobedy” nükleer buzkıran gemisinin güvertesinde yapabilmemiz büyük bir ayrıcalık. Keşif gezisi boyunca çocuklar, Rus biliminin geleceğe yönelik olduğunu ve insanların yaşamını daha iyiye dönüştüren gerçek teknolojiler ürettiğini yakından gördü” ifadelerini kullandı. Keşif gezisi, dünyanın dört bir yanından başarılı ve yetenekli gençleri bir araya getirdi. Katılımcılar arasında; Türk lise öğrencisi Alper Tapkı da vardı. Tapkı Kuzey Kutbu’nda yaşadıklarını “hayatının en özel deneyimi” olarak niteleyerek şunları söyledi: “Kuzey Kutbu’na gitmeden önce bu yolculuğun benim için çok özel bir deneyim olacağını düşünüyordum ancak oraya ulaştığımda hayal ettiğimden çok daha etkileyici olduğunu gördüm. Buzkıranla Arktik Okyanusu’nda ilerlemek, kilometrelerce uzanan buzulları görmek ve sonunda Kuzey Kutbu’nda buzun üzerine çıkmak hayatım boyunca unutamayacağım anlardı. Daha önce yalnızca belgesellerde ve kitaplarda gördüğüm bir coğrafyanın içinde olmak gerçekten tarif edilmesi zor bir duygu. Özellikle bütün meridyenlerin birleştiği noktada bulunmak, dünyaya ne kadar farklı bir yerden baktığımı hissettirdi. Yolculuk boyunca nükleer buzkıranın nasıl çalıştığını yakından görme, Arktik bölgesinde yürütülen çalışmalar hakkında uzmanlardan bilgi alma ve çeşitli bilimsel etkinliklere katılma fırsatımız oldu. Benim için en değerli taraflarından biri de dünyanın farklı ülkelerinden gelen yaşıtlarımla aynı gemide on gün geçirmekti. Farklı kültürlerden gelmemize rağmen bilime, teknolojiye ve keşfetmeye duyduğumuz merakın bizi çok hızlı bir şekilde bir araya getirdiğini gördüm. Birlikte öğrendik, deneyler yaptık, uzun uzun sohbet ettik ve çok güzel dostluklar kurduk. Türkiye’yi böyle uluslararası bir projede temsil etmek de benim için ayrı bir gurur kaynağıydı. Yolculuğa çıkmadan önce bunun bana yeni şeyler öğreteceğini düşünüyordum; döndüğümde ise yalnızca yeni bilgiler değil, dünyaya ve geleceğe dair çok daha geniş bir bakış açısı kazandığımı hissediyorum. Bilime ve teknolojiye olan ilgim bu deneyimle daha da arttı. Kuzey Kutbu’ndan çok güzel anılarla, yeni arkadaşlıklarla ve ileride yapmak istediklerime dair daha büyük bir motivasyonla döndüm.” Gezi kapsamında, Kuzey Kutbu’na ulaşıldığı gün sembolik bir etkinlik de düzenlendi: 90° noktasının çevresinde, dünyanın en kuzeyinde ve en çok uluslararası katılımlı halka dansı gerçekleştirildi. Etkinliğe, Başkurdistanlı müzik grubu AY YOLA canlı performansıyla eşlik etti. Nükleer buzkıran gemisindeki yolculuk sırasında keşif gezisi katılımcıları, bilim kurgu yazarı Sergey Lukyanenko ile birlikte bir bilim kurgu öyküsü kaleme aldı. Öykü, Rosatom’un Bilgi Buzkıranı projesinin sosyal medya hesaplarında yayımlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kalp Cerrahisinin Yeni Gücü: Yapay Zekâ Haber

Kalp Cerrahisinin Yeni Gücü: Yapay Zekâ

En belirgin değişimlerden biri, daha az travmatik cerrahi yaklaşımların yaygınlaşması olacak. Çok küçük kesilerin uygulanacağı teknikler, robotik cerrahi ve hibrit prosedürler giderek standart hale gelecek. Önümüzdeki yıllarda ayrıca kateter bazlı çözümler de artacak ve cerrahi ile girişimsel kardiyoloji arasındaki sınırlar giderek daha fazla bulanıklaşacak. Bu nedenle kalp cerrahlarının hibrit ameliyathanelerde çalışan multidisipliner ekiplerin liderlerinden biri olması kaçınılmaz görünüyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Civelek, robotik platformların daha kompakt, daha ekonomik ve daha erişilebilir hale geleceğine dikkat çekiyor. Bu sayede koroner bypass cerrahisi, mitral kapak onarımı ve bazı doğumsal kalp ameliyatlarının önemli bir kısmı robotik destekli yapılabilecek. Bu gelişme aynı zamanda cerrahların eğitim süreçlerini de değiştirecek. Simülasyon tabanlı eğitim, sanal gerçeklik ve dijital cerrahi platformlar cerrahi öğrenmenin önemli bileşenleri haline gelecek. Cerrahide Yapa Zekâ Kullanımı Artacak Yapay zekâ, kalp ve damar cerrahisinin birçok aşamasında karar destek sistemi olarak kullanılacak. Ameliyat öncesinde gelişmiş görüntüleme teknikleri ve yapay zekâ algoritmaları, cerrahlara hastaya özgü üç boyutlu anatomik modeller sunabilecek. Bu modeller sayesinde cerrahlar ameliyatı operasyon öncesinde sanal ortamda planlayarak farklı stratejileri değerlendirebilecek. Bu yaklaşım özellikle kompleks aort cerrahisi, doğumsal kalp hastalıkları ve kapak onarımları için önemli bir avantaj. Ameliyat sonrası dönemde de yapay zekâ ile yoğun bakım yönetimi daha optimize hale gelecek. Böylece, komplikasyonların erken saptanması mümkün olacak. Giyilebilir sağlık teknolojileri ve uzaktan hasta izleme sistemleri sayesinde hastaların kalp ritmi, kan basıncı ve fiziksel aktivite düzeyleri kesintisiz takip edilebilecek. Bu teknolojiler sayesinde komplikasyonların erken saptanması mümkün olurken, hastaların hastaneye yeniden yatış oranları da azalabilecek. Yakın geleceğin en heyecan verici gelişmelerinden biri de biyomühendislik alanında bekleniyor. Doku mühendisliği ve biyobaskı teknolojileri sayesinde biyolojik olarak uyumlu damar greftleri ve kapak dokuları geliştiriliyor. Benzer şekilde, büyüyebilen biyolojik kalp kapakları özellikle çocuk hastalarda tekrar ameliyat gereksinimini azaltabilecek bir potansiyele sahip. Genetik ve moleküler biyolojideki ilerlemeler sayesinde ayrıca kalp ve damar hastalıklarının tedavisi giderek daha fazla kişiselleştirilecek. Yarının Kalp Cerrahı Nasıl Olacak? Geleceğin kalp cerrahı yalnızca teknik olarak yetkin bir operatör değil; aynı zamanda teknolojiyi etkin kullanan, veri analizi yapabilen ve multidisipliner ekipleri yöneten bir klinisyen olacak. Elbette kalp cerrahisinin temelinde olan, insan hayatını koruma ve hastalara daha kaliteli bir yaşam sunma amacı yerini korumaya devam edecek. Cerrahlar artık girişimsel kardiyologlar, biyomühendisler, veri bilimcileri ve görüntüleme uzmanlarıyla daha yakın çalışacak. Bu nedenle eğitim programlarının da bu yeni gerçekliğe uygun biçimde güncellenmesi en önemli başlıklardan biri. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.