Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dokuz Eylül Üniversitesi

Kapsül Haber Ajansı - Dokuz Eylül Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dokuz Eylül Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gelinlik Tasarım Yarışması’nda Ödüller Sahiplerini Buldu Haber

Gelinlik Tasarım Yarışması’nda Ödüller Sahiplerini Buldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından, Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) ortaklığında 20-22 Ocak tarihlerinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir–19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı kapsamında 16. Gelinlik Tasarım Yarışması yapıldı. Genç tasarımcıların sektöre adım atmasını desteklerken, özgün tasarımlarla sektörün uluslararası rekabet gücüne katkı sunmayı amaçlayan yarışmaya ilgi yoğundu. Toplam 103 tasarımcının, 206 tasarımla başvurduğu yarışmada, jüri tarafından yapılan ön değerlendirme sonucunda finale kalan 15 tasarımcı, Fuar İzmir B Hol Defile Alanı’nda düzenlenen finalde podyuma çıktı. “Denge” temalı yarışmada finale kalan, gelenekle moderni, estetikle işlevselliği ve gösterişle sadeliği aynı çizgide buluşturan tasarımlar, büyük beğeni topladı. Ödül törenine; İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Levent Yıldır, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy, Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcısı Işın Yılmaz, Ege Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Çağlar Bağcı, Mimar Kemalettin Moda Merkezi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Kulu, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, sivil toplum örgütlerinin yöneticileri, sektör temsilcileri, belediye bürokratları, akademisyenler ve tasarımcılar katıldı. Kimler ödül aldı? Yarışmanın birincilik ödülünü, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Moda Giyim Tasarımı Bölümü mezunu Nihan Selin Paksoy kazandı. Paksoy, 100 bin TL para ödülünün yanı sıra IF Wedding Fashion İzmir 2027 kapsamında Performans Defilesi yapma hakkının da sahibi oldu. İkincilik ve 75 bin TL para ödülü, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü öğrencisi Sevgi Aleyna Buzkıran’ın olurken aynı bölümden mezun Seher Yılmaz üçüncü olarak 50 bin TL para ödülü kazandı. Kazananlar ödüllerini İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya ile Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş’tan aldı. Yarışmaya katkıları için İzmir Moda Tasarımcıları Derneği’ne, sponsorlar Altier Academy ve Rönesans Model Ajans’a plaketlerini ise İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ile EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya verdi. Yıldır: İzmir, üretimin, tasarımın ve yaratıcılığın kenti olmaya devam ediyor Final gecesinde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Gelinlik Tasarım Yarışması’nın genç tasarımcılar için yıllardır güçlü bir başlangıç noktası olmaya devam ettiğini belirterek, “Bu yarışma; tasarımı bir düşünce biçimi olarak ele alan, üretimle estetiği aynı çizgide buluşturan, gençlere kendilerini ifade edebilecekleri bir alan açan önemli bir platform. Bu yıl seçilen ‘Denge’ teması, tasarımın ve yaşamın özünü anlatıyor. Gelenekle yeniliğin, hayalle gerçekliğin, estetikle işlevin bir arada ve uyum içinde var olabileceğini bizlere gösteriyor. Bugünkü tasarımlarda bunun en güzel örneklerini gördük” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak genç tasarımcılara olan inançlarını da dile getiren Yıldır, “Bugün bu sahnede yarışmacı olarak yer alıyorsunuz. Yarışmanın geçmişine baktığımızda, bu podyumdan çıkan pek çok ismin sektörde güçlü markalar yarattığını, koleksiyonlarıyla ulusal ve uluslararası alanda adından söz ettirdiğini görüyoruz. İçlerinden biri, bu yarışmada jüri üyesi olarak yer alıyor. Birçok eski yarışmacımız da siz sevgili gençlere mentör olarak destek veriyor. Bugün burada yarışmacı olan sizler, yarın bu sektörün yönünü belirleyen tasarımcılar arasında yer alabilirsiniz” diye konuştu. Akçakaya: Sektörümüze yeni yetenekler kazandırmanın haklı gururunu yaşıyoruz EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya ise IF Wedding Fashion İzmir’in ilk yılından bu yana paydaşı olmaktan gurur duyduklarını vurgulayarak, “Bugün IF Wedding Fashion İzmir; Avrupa’da ve dünyada sektörünün en seçkin fuarları arasında yer alan, gelinlik, damatlık ve abiye giyimde tasarımın, üretimin ve ticaretin küresel ölçekte buluştuğu çok güçlü bir platform haline gelmiştir” dedi. Gelinlik Tasarım Yarışması’nın sektöre sağladığı katkıya da değinen Akçakaya, derneklerinin danışmanlığında 2010 yılından bu yana düzenlenen yarışmanın, sektörün yaratıcı vizyonunu yansıtan, genç tasarımcıları destekleyen saygın bir marka haline geldiğini söyledi. Akçakaya, “Gelinlik Tasarım Yarışması, genç tasarımcılar için kendilerini ifade edebilecekleri çok özel bir alan açıyor ve sektörümüze nitelikli insan kaynağı kazandırıyor. Yarışma birincisine sunulan performans defilesi ise tasarımcıların markalaşma yolculuğunda çok önemli bir eşik niteliği taşıyor. 16 yıllık geçmişiyle bu yarışma, sektörümüze pek çok değerli tasarımcı kazandırmış durumda. Bu yarışma vesilesiyle sektörümüze yeni yetenekler kazandırmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu sürece katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. IF Wedding Fashion İzmir Fuarı’nın ve Gelinlik Tasarım Yarışması’nın, sektörümüzün uluslararası gücünü daha da ileri taşımasını, genç tasarımcılara ilham vermeyi sürdürmesini diliyorum” diye konuştu. Mentör tasarımcılar Yarışma sürecinde finalistlere İzmir Moda Tasarımcıları Derneği üyesi tasarımcılar Burak Çiçek, Çağrı Şengül, Dilek Yaldız, Done Özaki, Ezgi Mahir, Melek Özyenilmez, Meltem Aybar, Meriç Sefer, Nergis Şahan, Nükhet Gelen, Taner Tabaklı, Volkan Kerimoğlu, Yasemin Mızrak, Zeynep Olgun ve Zühre Balaban mentörlük yaptı. Alanında uzman isimlerden oluşan jüri Tasarımcı Övge Yıldızhan Subaşı başkanlığındaki jüride ise Tasarımcı Amor Garibovic, İstanbul Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı Belma Özdemir, stilist Erdal Güvenç, İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Bulgun, tasarımcı Erkan Demiroğlu, tasarımcı Erol Albayrak, İzmir Moda Tasarımcıları Derneği Başkanı Esin Özyiğit, White House Firması Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Urhan, tasarımcı Javad Shadkam, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Kemal Can, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Moda Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Meltem Ok, Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Müşerref Zeytinoğlu, tasarımcı Murat Acar, tasarımcı Nadir Demir, tasarımcı Özlem Erkan, Atılım Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Serdar Egemen Nadasbaş, tasarımcı Simay Bülbül, Ege Üniversitesi Moda ve Tasarım Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ziynet Öndoğan yer aldı.

Basmane Çukuru’nda Çözüm İçin Yeni Adım Haber

Basmane Çukuru’nda Çözüm İçin Yeni Adım

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin Ocak ayı son birleşimi İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır idaresinde tamamlandı. Oturumda Onat Tüneli çalışmalarından dolayı zarar gördüğü belirtilen yapılara yönelik madde gündeme alındı. Buna göre Konak'a bağlı Atamer, Mehmet Akif ve Saygı mahallelerinin sınırları içerisinde son dönemde meydana geldiği bildirilen zemin hareketliliğine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) arasında imzalanmak üzere hazırlanan protokolün kabulü ve imzalanması için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'a yetki verilmesini içeren önerge, komisyonlara havale edildi. Önerge komisyonlarda görüşüldükten sonra mecliste oylanacak. Basmane’de somut adım İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde kamuoyunda Basmane Çukuru olarak bilinen Konak ilçesi İsmet Kaptan Mahallesi’ndeki taşınmaza ilişkin sürecin çözüme kavuşturulması amacıyla önemli bir karara da imza atıldı. Alanın kamusal kullanıma kazandırılmasına yönelik Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile niyet protokolü imzalanması kararı alınmıştı. Bu karar doğrultusunda, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a; teknik hazırlıkların tamamlanmasının ardından nihai protokolün onaylanması ve imzalanması ile sürecin yürütülmesi ve yönetilmesi konusunda yetki verilmesi, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin onayına sunuldu. Önerge oy birliğiyle kabul edildi. Revize edilen Kültürpark planları onaylandı İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde SİT alanı olan Kültürpark’a yönelik hazırlanan Koruma Amaçlı İmar Planları da görüşüldü. Kültürpark’ın korunmasını içeren ve gelecek nesillerin de kent içerisinde bulunan bu yeşil dokudan faydalanmasını sağlamak için hazırlanan planlar, Meclis’ten oy birliği ile geçti. Koruma Kurulu tarafından da onaylanan planlar; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na gönderilecek. Plan, Bakanlık tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MOVA’da Üst Düzey Atama Haber

MOVA’da Üst Düzey Atama

Tüketici teknolojileri alanında faaliyet gösteren MOVA, Türkiye pazarındaki yapılanma süreci doğrultusunda önemli bir adım attı. Şirketin Genel Müdürlük görevine, farklı global markalarda edindiği deneyimle öne çıkan Ahmet Adıgüzel atandı. Profesyonel kariyeri boyunca uluslararası ölçekte faaliyet gösteren markalarda çeşitli yönetici pozisyonlarında görev alan Ahmet Adıgüzel; Dyson, Stanley Black & Decker ve 3M gibi global şirketlerde satış, operasyon ve ticari yapılanma alanlarında sorumluluklar üstlendi. Farklı organizasyon yapıları ve pazar dinamikleri içinde edindiği bu deneyim, Adıgüzel’in hem stratejik hem de operasyonel bakış açısını şekillendiren önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yeni görevinde Ahmet Adıgüzel, MOVA’nın Türkiye organizasyonunun genel yönetiminden sorumlu olacak. Bu kapsamda markanın ticari stratejilerinin belirlenmesi, operasyonel süreçlerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin hayata geçirilmesi Adıgüzel’in öncelikli sorumluluk alanları arasında bulunuyor. Aynı zamanda MOVA’nın pazardaki konumunun güçlendirilmesi ve marka yapılanmasının daha da sağlamlaştırılması hedefleniyor. Ahmet Adıgüzel, lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde tamamladı. Akademik altyapısını, global markalarda edindiği saha ve yönetim deneyimiyle birleştiren Adıgüzel, MOVA’daki yeni görevine bu birikimle başladı.

İzmir’in Deprem Master Planı İçin İmzalar Atıldı Haber

İzmir’in Deprem Master Planı İçin İmzalar Atıldı

İzmir’in yaşam kalitesini yükselten, doğayla uyumlu ve uzun vadede sürdürülebilir bir dirençli kent modeli oluşturmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, yeni Deprem Master Planı için çalışmalara başladı. Hazırlanacak Deprem Master Planı’nın iş birliği protokolü; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran’ın yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, projede yer alan akademisyenler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratlarının katıldığı törenle imzalandı. Bütüncül ve önleyici bir yol haritası sunan Deprem Master Planı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025–2029 Stratejik Planı’nda yer alan “Çoklu Krizlere Dirençli Kent Belediyeciliği” hedefiyle uyumlu olarak hazırlanıyor. “Deprem Master Planı için bazı ön çalışmalar yaptık” Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü’ndeki törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, tarihi bir gün yaşandığını söyledi. İzmir’de depreme yönelik çalışmaların, Birleşmiş Milletler tarafından yürütülen RADIUS Projesi kapsamında 1998 yılında başlatıldığını anımsatan Başkan Tugay, “O günden bu güne bir master planı yapılmadı. Biz bunun çok önemli bir eksik olduğunu biliyorduk. Deprem Master Planı için bazı ön çalışmalar yaptık. Herkes biliyor ki İzmir’de Ege Bölgesi’nde deprem riski var” dedi. “Şu anda alınmış bir mesafe var” İzmir'in yer yapısının, fayların ve mevcut yapıların riskinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, “Belediye özellikle 30 Ekim depreminden sonra bazı çalışmalar yaptı. Şu anda alınmış bir mesafe var. Ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi ailesi olarak şunu biliyoruz ki İzmir'in tamamının her türlü risk açısından mümkün olan en kapsamlı ve doğru şekilde değerlendirilmesi lazım. Buna altyapıyı da dahil edeceğiz. Bundan sonraki imar planlamasını da dahil edeceğiz” diye konuştu. “Bundan sonrasının çok daha iyi olacağına inanıyorum” Bu çalışmaların son derece önemli olduğuna değinen Başkan Dr. Cemil Tugay, şunları söyledi: “Bu çalışmanın tamamlanması, İzmir halkına, yerel yönetimlere, İzmir'deki diğer kurumlara yapılmış en büyük iyiliklerden biri olacak. Belirsizlikler, kafa karışıklıkları hepsi giderilmiş olacak. Biz her iki üniversitemiz ile gurur duyuyoruz. Bugüne kadar çok iyi niyetle herkes pek çok çaba gösterdi. Ama bundan sonrasının çok daha iyi olacağına gerçekten inanıyorum. Bugüne kadar şehre verdiğiniz katkılar için teşekkür ediyorum. Ne mutlu ki bu şehirdeyiz. Bu planı neden yaptığımızı hatırlamak için sadece 30 Ekim depreminde yaşadığımız acıyı düşünmemiz yeter. Yeni bir yıla giriyoruz. Ne 2026 ne de sonrası bize bu tür acıları yaşatsın. Ama sadece ‘inşallah’ demekle olmuyor. Burada ‘Kime görev düşüyor’ derseniz, işte tam olarak o heyetle birlikteyiz. Buradan İzmir'e dair bir güven duygusunun, herkese iyi hissettiren bir duygunun çıkacağına da eminim. Hem bugüne kadar yaptıklarımız hem de bundan sonrası için her birinize çok çok teşekkür ediyorum.” “Bu çalışmalarda yer almaktan mutluluk duyduk” DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz da üniversite olarak deprem araştırmalarıyla ilgili, böyle bir iş birliği anlaşmasının tarafı olmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyduklarını belirtti. Yılmaz, “DEÜ, Türkiye'de depremle ilgili bölümlerin komple yer aldığı çok az sayıdaki üniversiteden biri. Üniversitemizde Deprem Araştırma Uygulama Merkezi’miz var. Fakat bu araştırma merkezimizin yetersiz kaldığını düşünüyoruz. Bunu daha ileriye taşımak gibi bir düşüncemiz var. Bu araştırma merkezini tıpkı Boğaziçi Üniversitesi'nin Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü gibi bir konseptle enstitüye çevirmek gibi bir gidişimiz olacak. Bu merkez deprem araştırmaları ve deprem riskini azaltmaya yönelik araştırmalar için bir araştırma uygulama enstitüsü olarak düşünülüyor. Yani sadece deprem olduktan sonra araştıran değil, risk azaltmaya yönelik çalışmaları ve teknolojileri de araştıran, geliştiren, uygulayan bir enstitü olmasını istiyoruz. Bu vesile ile İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen çalışmaların bir parçası olmaktan milletimiz, ülkemiz, güzel İzmir'imiz adına da memnuniyet duydum” dedi. “Yapacağımız bilimsel çalışmalar bir başarı hikayesi, bir model proje olur” İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran ise doğal afetlerin hayatın bir parçası olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Aslında doğal afetler öldürmüyor. Tıpta nasıl önleyici tıp varsa doğal afetlerde de önleyici, akılcı, bilimsel yöntemler benimsenirse can kayıplarını, dolayısıyla acılarımızı azaltabileceğimiz bir denklem kurgulayabiliriz. 30 Ekim depreminde 117 insanımızı kaybettik. 6 Şubat depremi bütün dünya için aslında bir tecrübe oldu. İzmir için böyle bir çalışmanın büyükşehir belediyemiz ve Türkiye'nin çok kıymetli iki üniversitesi ile gerçekleştiriyor olması çok kıymetli. Umarım yapacağımız çalışmalar, alacağımız önlemler can kaybı olmaksızın bu doğal afetleri aşabileceğimiz bir süreci bizlere yaşatır. Umarım burada gerçekleştirdiğimiz bu toplantı, attığımız imzalar, daha da önemlisi yapacağımız bilimsel çalışmalar bir başarı hikayesi, bir model proje olur ve Türkiye'nin bütün kentlerinde de benzer uygulamaları hep birlikte gözlemleriz. Bu sürece öncülük ettiği için çok kıymetli başkanımıza, rektörümüze ama asıl projeyi yapacak olan siz değerli bilim insanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Var olun.” Koordinasyon kurulu oluşturuldu Deprem Master Planı için Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. Buna göre proje, DEÜ ile İYTE yürütücülüğünde yapılacak. Projenin koordinatörlüğünü DEÜ’den Prof. Dr. Özgür Özçelik üstlenirken; proje yürütücüleri ise DEÜ’den Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Prof. Dr. Serhan Tanyel ile Prof. Dr. Hilmi Evren Erdin; İYTE’den Prof. Dr. Nurhan Ecemiş, Prof. Dr. Cemalettin Dönmez ve Prof. Dr. Engin Aktaş olarak belirlendi. Tüm veriler tek çatı altında toplanacak Deprem Master Planı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025–2029 Stratejik Planı’nda yer alan “Çoklu Krizlere Dirençli Kent Belediyeciliği” hedefiyle uyumlu olarak hazırlanıyor. Bu kapsamda İzmir’in afetlere karşı hazırlıklı, güvenli ve yaşam kalitesi yüksek bir kent haline getirilmesi amaçlanıyor. Planın bilimsel altyapısı için yapı stoku envanteri, depremsellik ve tsunami araştırmaları, mikrobölgeleme etüt çalışmaları tamamlandığında, güvenli kent planlaması için gerekli tüm veriler tek çatı altında toplanmış olacak. Yeni Master Planı bütüncül ve önleyici bir yol haritası sunuyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, güncel riskler, değişen iklim koşulları ve artan kent nüfusu doğrultusunda yeni bir Deprem Master Planı hazırlıyor. Yeni planın, olası bir deprem öncesinde İzmir’de alınması gereken tüm önlemleri eşgüdüm içinde ele alan ana strateji belgesi olması hedefleniyor. Plan kapsamında; yapılması gereken çalışmalar, birbirini tamamlayan bağımsız proje paketleri halinde tanımlanacak ve kentin tüm bileşenlerini kapsayan bütüncül bir yapı oluşturulacak. 8 ana başlıkta bilimsel çalışma Deprem Master Planı için oluşturulan Koordinasyon Kurulu ile çalışmalar, İzmir’deki üniversitelerde görev yapan akademisyenlerin yürütücülüğünde ilerliyor. Plan kapsamında 8 ana başlıkta çalışma yürütülecek. Çalışma alanları; jeolojik, jeofizik ve geoteknik unsurlar ile deprem tehlikesinin belirlenmesi, üstyapı ve altyapı unsurları ve deprem riski açısından değerlendirilmesi, deprem bilgi altyapısının geliştirilmesi, şehir planlama ve imar uygulamaları, hukuki ve idari düzenlemeler, mali kaynak ve finansman modelleri, eğitim, bilinçlendirme ve sosyal hazırlık çalışmaları ile deprem risk yönetimi modelinin geliştirilmesi başlıkları olarak belirlendi. Hedef sadece hasarı azaltmak değil, yaşam kalitesini yükseltmek İzmir Büyükşehir Belediyesi, Deprem Master Planı ile yalnızca olası depremlerde oluşabilecek hasarları azaltmayı değil; kentin yaşam kalitesini yükselten, doğayla uyumlu ve uzun vadede sürdürülebilir bir dirençli kent modeli oluşturmayı hedefliyor. İzmir’in deprem hazırlığında 25 yıllık birikim İzmir’de depreme yönelik kapsamlı çalışmalar, Birleşmiş Milletler tarafından yürütülen RADIUS Projesi kapsamında 1998 yılında başladı. Dünyada projeye başvuran 58 kent arasından seçilen 9 şehirden biri olan İzmir, Türkiye’de bu alanda öncü kentler arasında yer aldı. Boğaziçi Üniversitesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokol doğrultusunda yürütülen çalışmalar sonucunda İzmir Deprem Master Planı 1999 yılında tamamlanmıştı. İzmir Deprem Master Planı’nın 2026 yılı içinde tamamlanması öngörülüyor. Deprem araştırmaları sürüyor Kenti afetlere dirençli hale dönüştürmek isteyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, kara ve denizde fay hatlarına yönelik yürüttüğü araştırmaların yanı sıra, şimdiye kadar 94 bini aşkın yapının envanterini çıkardı. Mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında 1 milyon 113 bin hektar alanda jeolojik etütler tamamlandı. Yine İzmir genelinde belirlenen 71 barınma alanı ve 2 bin 425 toplanma alanının alt yapısına yönelik çalışmalar sürüyor. Yapı envanteri, zemin çalışmaları, kara ve denizde yapılan depremsellik araştırmaları, kente dair önemli verilerin elde edilmesini sağlıyor. Tüm veriler Deprem Master Planı’na altlık oluşturacak.

Yapay Zekânın Vergi Alanındaki Fırsatları ve Zorlukları Konuşuldu Haber

Yapay Zekânın Vergi Alanındaki Fırsatları ve Zorlukları Konuşuldu

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY tarafından geleneksel olarak her sene düzenlenen EY Vergi Konferansı bu yıl 18-19 Kasım 2025 tarihlerinde gerçekleşti. “Vergide yapay zekâ: Bir fırsat mı yoksa zorluk mu?" temasıyla düzenlenen çevrim içi konferansta; iki gün boyunca 19 farklı oturumda 60’dan fazla konuşmacı yer aldı. Oturumlarda vergi dünyasının güncel gündemi, dijitalleşmenin etkileri ve yapay zekâ uygulamalarının sunduğu fırsatlar ile olası riskler EY liderlerinin ve farklı sektörlerden profesyonellerin katılımıyla tüm boyutlarıyla ele alındı. Denetimlerin kitleselleşmesi süreci Etkinliğin açılış oturumunda, moderatör EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Feridun Güngör vergi denetimleri konusunda, “Günümüzde teknolojinin denetimde daha yoğun kullanılması, denetimin kitleselleşmesi sürecini de beraberinde getiriyor. Geleneksel yöntemlerle çok daha az sayıda inceleme yapılırken, şimdilerde ise çok daha fazla mükellefe ve daha fazla konuya dokunulması söz konusu. Bu durum şirketlerin ve meslek mensuplarının hayatlarında çok önemli değişiklikler yaratıyor.” ifadelerini kullandı. Oturumda Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Yusuf Karakoç yapay zekânın kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara yönelik önerilerini paylaşırken, Vergi Denetim Kurulu Eski Başkanı ve Yeminli Mali Müşavir Hüseyin Karakum da dijitalleşen denetim çalışmaları hakkında bilgi vererek risk analiz sistemindeki sorunları masaya yatırdı. Limak Holding Vergi Direktörü Erdal Aydın ise konuşmasında sahte belge konusundaki caydırıcılığa yönelik ceza algısının önemine işaret etti. Geleceğe şimdiden hazırlık yapmalıyız EY Türkiye Vergi Bölümü Başkanı Erkan Baykuş yaptığı açılış konuşmasında şunları söyledi: “EY olarak, teknolojiyi her alanda daha verimli kullanmak amacıyla uzun bir süredir çeşitli yatırımlar yapıyoruz. Ülkemizde de paralel olarak önemli ilerlemeler kaydediliyor. Ekim ayı itibarıyla vergi denetim sürecinde kullanılan KURGAN sistemi de bunun en önemli örneklerinden biri. Günümüzde tüm alanlarda yapay zekâ ile çalışma şekillerinin nasıl dönüşeceği tartışılıyor. Bu doğrultuda, her birimizin beş yıl sonrasını düşünmesi ve ona göre hazırlık yapması gerekiyor. Bu noktada, mükellef uyumunu da maksimum seviyeye çıkarmak, işlerin daha az maliyetle riskleri ortadan kaldırarak daha etkili ve verimli bir yapıya dönüştürmek önemli. Biz de EY olarak özellikle KDV iadesi, gümrük ve yeminli mali müşavirlik hizmetlerimizde teknolojiyi yoğun şekilde kullanıyoruz. Vergi denetimi hizmetlerimizde, oluşturduğumuz elliden fazla algoritmayla yapay zekâyı kullanıyor; yaşanan mevzuat ve yaklaşım gelişmelerine paralel olarak yeni teknolojik çözümlerle sistemlerimizi anlık olarak güncelliyor ve geliştiriyoruz.” Vergi alanındaki yenilikler ve verginin geleceği İki gün boyunca devam eden konferansta dijital ekonomide vergi reformu, vergi denetimlerindeki yenilikler, gümrük denetiminde dijital uygulamalar, yatırım teşvik sistemleri, bankacılık ve finans sektöründeki vergi gündemi, yapay zekâ ile hukuk ilişkisi, e-Belge uyum süreçleri, sosyal güvenlik düzenlemeleri, gayrimenkulün finansallaşması, değişen regülasyonlarla ücret stratejisi, transfer fiyatlandırması gibi vergi alanındaki birçok konu farklı perspektiflerden değerlendirildi. Birçok sektörden üst düzey yöneticinin ve EY profesyonellerinin katılımıyla, vergi dünyasındaki gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığı EY Vergi Konferansı, verginin bugününe ve geleceğine ışık tutmaya önümüzdeki yıllarda da devam edecek.

Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO Yolculuğunda Gözler 2028’e Çevrildi Haber

Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO Yolculuğunda Gözler 2028’e Çevrildi

Konak Pier’den başlayıp Kadifekale’ye kadar uzanan bölgenin içinde yer aldığı İzmir Tarihi Liman Kenti'nin, UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi'ne girmesine yönelik çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Bölgenin 2020 geçici listeye girmesinin hemen ardından kent paydaşlarının desteği ile başlatılan çalışmalarda önemli aşamaya gelindi. Adaylık dosyasına son şeklini verecek hazırlıklar sürerken, dosyanın 2026 yılının ilk çeyreğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ulaştırılması planlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın adaylık dosyasını UNESCO’ya iletmesinin ardından 2027 yılında UNESCO uzmanlarının kente gelmesi, 2028 yılında ise İzmir Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne girmesi hedefleniyor. Velibeyoğlu: Uluslararası görünürlük ve prestij sağlıyor UNESCO adaylığının önemine vurgu yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Hasibe Velibeyoğlu, “UNESCO adaylığı kültürel ve doğal mirasın istisnai bir evrensel değere sahip olduğunu vurgulamakta ve bu değerlerin tüm insanlık adına korunmasını amaçlamaktadır. Listeye kabul edilen alanlar, sadece ait oldukları ülkeler için değil, tüm dünya için önemli kabul edilmekte; bu durum uluslararası görünürlük ve prestij sağlamakla birlikte, alanların korunması ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi konusunda taraflara önemli sorumluluklar yüklüyor. İzmir, Efes (2015) ve Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı (2014) ile UNESCO listesinde yer alan kentlerden biri. Ayrıca İzmir; Birgi Tarihi Kenti ile Foça, Çandarlı ve Çeşme kaleleri gibi alanlarla da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor. UNESCO geçici listesine 2020’de dahil edilen İzmir Tarihi Liman Kenti adaylık çalışmaları İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Başkanlığı koordinasyonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Valiliği, Konak Belediyesi, İzmir Kalkınma Ajansı gibi çok sayıda kurum, kuruluş, sivil toplum örgütü, üniversite ve akademisyenin desteğiyle devam ediyor” dedi. “Tarihi bir fırsat sunacak” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin UNESCO çalışmalarında bir yandan sürecin organizasyonu ile ilgili katkı sağlarken diğer yandan tarihi merkezin canlanması ve korunması amacıyla proje ve faaliyetler yürüttüğünü belirten Velibeyoğlu, “UNESCO çalışmalarında kullanılması için bina tahsisi, paydaşları bir araya getiren organizasyonlar, süreçte raportör olarak görev yapan uzman personelin istihdamı gibi konularda destek sağlıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2002 yılından bu yana, planlama, kentsel tasarım, sokak sağlıklaştırma, bakım-onarım, cephe iyileştirme ve restorasyon uygulamaları gibi pek çok projeyi hayata geçirmiştir. Agora, Antik Tiyatro ve Kadifekale çevresinde yürüttüğü kamulaştırmalar ile arkeolojik kültür katmanlarının ortaya çıkarılması ve görünür kılınmasını sağlamış, Kazı Başkanlığı’nı maddi olarak destekleyerek bu odaklarda yürütülen bilimsel kazı çalışmalarının hızlanmasına olanak tanımıştır. ‘Dünya Mirası’ listesinde yer almak, alanın özgün kimliğinin belgelenmesi, korunması ve tanıtılması adına tarihi bir fırsat sunacak. Diğer yandan yerel ekonomiye katkı sağlaması, kültürel değerlere duyarlı ve uzun süreli etkileşim kuran ziyaretçi türünü teşvik etmesi beklenen diğer olumlu çıktılar” diye konuştu. “İzmir’in şansı yüksek” Sürecin 2018 yılında başladığını ve İzmir Tarihi Liman Kenti'nin, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne 2020 yılında girdiğini hatırlatan İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Başkanı Abdülaziz Ediz, “İzmir UNESCO açısından baktığımızda Türkiye’de en şanslı illerden birisi. Bir tarafta Bergama, diğer tarafta Efes olmak üzere iki kalıcı listede, üç geçici listede olan yerlerimiz var. İyi bir çalışma yapıldı. Bu çalışmaları yıl sonuna kadar tamamlayıp, 2026 yılının ilk çeyreğinde dosyayı bakanlığa teslim edecek hale getirmek istiyoruz. Özetle 2026’da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın UNESCO’ya gönderebileceği hazır dosyalar arasında İzmir’in olmasını hedefliyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı, dosyayı 2026’da gönderecek olursa 2027’de UNESCO uzmanları kentimize gelecek. ICOMOS’un yaptığı gibi İzmir’de yerinde inceleme yapacaklar. Kalıcı listeye girmemiz 2028 yılında gerçekleşebilir. Mevzuat olarak da işleyiş bu şekilde” ifadelerini kullandı. 10 kişilik Bilim Kurulu hazırladı İzmir Tarihi Liman Kenti Adaylık Dosyası, İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Başkanlığı uzmanları tarafından, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden akademisyenlerin katılımıyla oluşturulan 10 kişilik Bilim Kurulu’nun iş birliğiyle hazırlandı. İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Yönetim Planı, 29 Haziran 2022 tarihinde içinde İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Valiliği, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü olmak üzere 17 üye kurum ve kuruluştan oluşan Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu tarafından onaylanarak yürürlüğe girdi. Yönetim Planı ile paralel olarak adaylık dosyası 30 Aralık 2022 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teslim edildi. Adaylık dosyasında son düzenlemeler İzmir Tarihi Liman Kenti Alan Yönetim Planı ve UNESCO Dünya Miras Listesi için adaylık dosyasının tanıtımına ve uygulanmasına yönelik çalışmalar sürerken, mayıs ayında Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) kentte beş günlük bir inceleme ve değerlendirme yaptı. ICOMOS, yaptığı ön değerlendirme ve saha gezisinin ardından kalıcı listeye giriş için adaylık dosyasında yapılabilecek değişiklikler hakkında kurulu bilgilendirdi. Kurul, dosyaya son halini vermek için çalışmalarına devam ediyor. Adaylık dosyası ilerleyen süreçte Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teslim edilecek ve kalıcı liste için bekleyiş başlayacak. Tarihi Liman Kenti Bugün tarihi İzmir olarak adlandırılan ve İzmir’e antik liman kenti olma özelliği sağlayan bölge, 19. yüzyılda bu liman kentine bir giriş kapısı olarak inşa edilen Konak Pier’den başlayarak Kadifekale’ye kadar uzanıyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde Tarihi Liman Kenti başlığıyla yer alan alanda Konak Meydanı ve Saat Kulesi gibi İzmir’in öne çıkan sembolleri bulunuyor; ayrıca zaman içinde iç limanın dolmasıyla genişleyen Kemeraltı Çarşısı ile dünyanın en eski ve en büyük açık hava alışveriş merkezlerinden birini de barındırıyor.

Ayakkabı Yan Sanayi Fuarı AYSAF , İstanbul Fuar Merkezi’nde Kapılarını 73. Kez Açtı! Haber

Ayakkabı Yan Sanayi Fuarı AYSAF , İstanbul Fuar Merkezi’nde Kapılarını 73. Kez Açtı!

Sektörün tüm bileşenlerini tek çatı altında toplayan bu dev organizasyon, küresel ticareti canlandırmayı ve yenilikleri sergilemeyi hedefliyor. Fuara bu yıl 5 ülkeden 121 firma katıldı. Fuar boyunca 6000’den fazla profesyonel ziyaretçi, 12 farklı ülkeden gelen alım heyeti ile yeni iş birlikleri ve ihracat fırsatları yaratacak. AYSAD Başkanı Sait Salıcı’dan Küresel Ticaret ve İnovasyon Vurgusu Fuarın açılışında konuşan Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Başkanı Sait Salıcı, AYSAF’ın sektör için taşıdığı kritik önemi vurguladı ve hedefleri paylaştı: “AYSAF, sadece bir ticaret fuarı değil, sektörümüzün gelecek vizyonunu belirleyen bir inovasyon ve network merkezidir. Bu yılki hedefimiz, 50’den fazla ülkeden 500’ü aşkın katılımcıyı ve on binlerce profesyonel ziyaretçiyi ağırlayarak rekor kırmak. Sektörümüz, küresel zorluklara rağmen büyümeye devam ediyor. Buradaki her bir stant, hem üretim hem de ihracat potansiyelimizi artırmamız için bir fırsattır. Özellikle, sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi ve dijital dönüşüm alanındaki yenilikler, sektörümüzün geleceğini şekillendirecektir. Bu fuarda sergilenen yüksek teknolojili makine, çevre dostu malzeme ve akıllı üretim çözümleri, üreticilerimize rekabet avantajı sağlayacaktır. AYSAF, aynı zamanda, genç tasarımcılarımızı sektörün duayenleriyle buluşturduğumuz, yeni işbirlikleri ve fikirlerin doğduğu bir platformdur. Tüm katılımcılarımızı ve ziyaretçilerimizi, bu enerjiyi ve potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmeye davet ediyorum.” Tasarlıyoruz Dericesine: Genç Yetenekler Sahneye Çıktı AYSAF, ticari öneminin yanı sıra eğitime ve yaratıcılığa da büyük önem veriyor. Özellikle sürdürülebilirlik ve dijitalleşme temalarıyla düzenlenen “Tasarlıyoruz Dericesine Deri Ürün Tasarım Proje Seçkisi” yoğun ilgi gördü. Bu projeyle, sektörün yetişmiş eleman ihtiyacını karşılamak ve gençlerin ilgisini artırmak amaçlanıyor. Seçkide, farklı üniversitelerden yetenekli öğrencilerin eserleri sergilendi. Seçkiye katılan Ankara Hacı Bayram Üniversitesi Sanat ve Tasarım El Sanatları Bölümü, Harran Üniversitesi OSB Meslek Yüksek Okulu Ayakkabı Tekstil Giyim Bölümü, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Moda Tasarımı Bölümü Aksesuar Dalı ve Konya Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Bölümü öğrencilerinin eserleri büyük ilgi gördü. Fuar, genç tasarımcıları, akademisyenleri ve sektör profesyonellerini bir araya getirerek bilgi ve deneyim paylaşımını teşvik etti. Sektörün Tüm Bileşenleri Tek Çatı Altında AYSAF, ayakkabı üretimine dair A'dan Z'ye tüm komponentleri, malzemeleri ve teknolojileri tek bir platformda sergileyen kapsamlı bir ticari alanı. Ziyaretçiler, başta ayakkabı komponentleri, deri ve suni deri çeşitleri, tekstil ürünleri, aksesuarlar, kimyasallar, kalıp ve saya makineleri olmak üzere, sektörün en son yenilikçi çözümlerini ve trendlerini yakından inceleme fırsatı buluyor. Fuar, özellikle bölgedeki ve uluslararası pazarlardaki alıcılar için hayati bir tedarik zinciri buluşması sağlıyor. AYSAF, 15 Kasım’a kadar İstanbul Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

Akbank Kısa Film Festivali’nin Ödüllü Filmleri Üniversitelerde Öğrencilerle Buluşacak Haber

Akbank Kısa Film Festivali’nin Ödüllü Filmleri Üniversitelerde Öğrencilerle Buluşacak

Akbank Sanat’ın 2004 yılından bu yana Türkiye’de kısa filmi tanıtmak, yapımını teşvik etmek ve yeni sinemacıları desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği Akbank Kısa Film Festivali, 3 Kasım 2025 – 9 Ocak 2026 tarihleri arasında 32 şehirde, 50 üniversitede gençlerle buluşacak. Etkinlik kapsamında, 21. Akbank Kısa Film Festivali’nin yarışma bölümüne katılan 73 ülkeden toplam 2.346 kısa film arasından ödüle layık görülen kısa filmler kampüslerde gösterilecek. Ulusal Yarışma “En İyi Kısa Film” ödülünü kazanan, yönetmenliğini Cansu Baydar’ın üstlendiği “Neredeyse Kesinlikle Yanlış”, Uluslararası Yarışma “En İyi Kısa Film” ödülünü kazanan, Samir Karahoda imzalı “Yolda / On The Way”, Genç Bakışlar Yarışması “En İyi Kısa Film” ödülünü kazanan, yönetmenliğini Ada Arıstak’ın üstlendiği “Kimlik” filmleri programda belirtilen üniversitelerde ücretsiz olarak izlenebilecek. İlk üç haftanın programı şöyle: 4 Kasım 2025, Salı 14.00 İzmir Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Cep Sineması 5 Kasım 2025, Çarşamba 13.00 İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu 11 Kasım 2025, Salı 17.00 Pamukkale Üniversitesi Laodikya Salonu 12 Kasım 2025, Çarşamba 14.00 Süleyman Demirel Üniversitesi SDÜ Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi 13 Kasım 2025, Perşembe 14.00 Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi STV Bölümü Film İzleme Salonu 14 Kasım 2025, Cuma 14.00 Uludağ Üniversitesi Mudanya Yerleşkesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü 17 Kasım 2025, Pazartesi 14.00 Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Şener Şen Salonu 18 Kasım 2025, Salı 14.00 TED Üniversitesi Ahmet Ersan Konferans Salonu 19 Kasım 2025, Çarşamba 14.00 Başkent Üniversitesi Prof. Dr. Abdullah Demirtaş Konferans Salonu 20 Kasım 2025, Perşembe 13.00 Ahi Evran Üniversitesi Mucur MYO Konferans Salonu 21 Kasım 2025, Cuma 11.00 Aksaray Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Konferans Salonu Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.