Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dolandırıcılık

Kapsül Haber Ajansı - Dolandırıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dolandırıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sahte FIFA Web Siteleri Futbolseverleri Hedef Alıyor! Haber

Sahte FIFA Web Siteleri Futbolseverleri Hedef Alıyor!

Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, para ve kişisel verileri çalmak için resmî bilet ve ürün satışlarını taklit eden sahte FIFA Dünya Kupası temalı web sitelerine dikkat edilmesi konusunda taraftarları uyardı. Latin Amerika'daki ESET araştırmacıları, kısa süre önce dolandırıcılık amacıyla oluşturulmuş bir dizi web sitesi tespit etti. FIFA federasyonu veya resmî Dünya Kupası web sitesi gibi görünen bu siteler, bilet ve ürün arayan kişileri hedef alıyor, kurbanların parasını ve kişisel verilerini çalan sahte kayıt ve ödeme süreçlerine yönlendiriyor. Bu adımlar genellikle gerçek Dünya Kupası web sitesindekilerle aynıdır: Kayıt olun, bir maçın biletlerini, formaları veya diğer ürünleri sepete ekleyin ve ödeme yapın. Bazı mağdurlar bu web sitelerine sponsorlu arama sonuçları yoluyla ulaşırken diğerleri sosyal medyadaki reklamlara tıklıyor ya da adresi doğru bir şekilde kontrol etmeyen birinin ilettiği e-posta mesajlarındaki bağlantılara tıklıyor. Bilet ararken güvenliği elden bırakmayın FIFA, Dünya Kupası biletlerinin yalnızca üç resmî kanal üzerinden satın alınabileceğini açıkladı: fifa.com/tickets, fifa.com/hospitality ve özel Qatar Airways seyahat paketleri. Bu nedenle çeşitli üçüncü taraf satıcılardan veya sosyal medya ilanlarından uzak durulması gerekiyor. Doğrudan FIFA'nın resmî web sitesine gidin. Adresi kendiniz yazın, güvenilir bir yer imi kullanın veya bir reklamdan, sosyal medya gönderisinden veya birinin size gönderdiği bir bağlantıdan değil, FIFA.com veya FIFA'nın bilet satış portalından başlayın.Herhangi bir bilgi girmeden önce alan adını dikkatlice inceleyin. Fazladan karakterler, kelimeler, garip son ekler ve benzer isimler, sitenin iddia ettiği gibi olmadığına dair tek görünür ipucu olabilir."Sınırlı bilet", "VIP erişim", "indirimler", "son şans" gibi baskı yaratan tekliflere veya sizi aceleye getirip kontrol etmeyi göze alamayacağınız bir gecikme gibi hissettiren her şeye karşı dikkatli olun.Parolaları tekrar kullanmaktan kaçının. Sahte bir kayıt sayfası, e-postanız, sosyal medya veya banka hesabınız için de kullandığınız bir parolayı çalarsa sorun sahte sitenin çok ötesine uzanabilir.Ödeme sürecinin kolaylığı sizi yanıltmasın. Bu, satıcının meşru olduğunu kanıtlamaz. Tüm hesaplarınızı güçlü, benzersiz parolalar ve iki faktörlü kimlik doğrulama ile koruyun ve tüm cihazlarınızda güvenlik yazılımı kullanın. Dünya Kupası'na geri sayım, suçlular için hazır bir hedef kitle oluşturuyor: Bilet, ürün ve çeşitli son dakika fırsatları peşinde koşan sayısız insan. Sahte FIFA siteleri, bu talebin her bir tanıdık tıklamayla nasıl bir kimlik hırsızlığı akışına dönüştürüldüğünü gösteriyor. Dikkatli olun! Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Instagram'da Sahte Takipçi Tuzaklarına Karşı Alınması Gereken 5 Kritik Önlem Haber

Instagram'da Sahte Takipçi Tuzaklarına Karşı Alınması Gereken 5 Kritik Önlem

Instagram, görünürlük ve erişim üzerine kurulu bir platform olduğundan, takipçi ve beğeni sayıları kişi veya işletmelerin güvenilirliğini doğrudan etkiliyor. Bu durum, "gerçek takipçi", "organik büyüme" ve "şifresiz işlem" gibi anahtar kelimelerle pazarlanan ucuz takipçi paketlerini son derece cazip hale getiriyor. Ancak bu hizmetlerin çoğu, bot trafik sağlamanın veya ödemeyi alıp kayıplara karışmanın ötesine geçerek kullanıcıların hesaplarını ele geçirmeyi hedefliyor. Siber saldırganlar, sahte büyüme yönetim panelleri veya sahte iş birliği teklifleri adı altında kullanıcıların şifrelerini ve iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) kodlarını talep ediyor. Kontrolsüz bir şekilde bu ağlara dahil olmak organik etkileşim oranlarını düşürürken, Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu bu denetimsiz kullanımın yol açtığı tehlikelere dikkat çekerek atılması gereken 5 adımı paylaşıyor. "Sahte Popülerlik Arayışı Dijital Kimliğinizi Tehlikeye Atıyor" Sosyal medyada güven inşa etmenin uzun bir süreç olduğunu ancak kısa yolların büyük yıkımlar getirdiğini belirten Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "Kullanıcılar, birkaç dolar karşılığında binlerce takipçi kazanma fikrine kolayca kapılabiliyor. Ancak denetimsiz bir şekilde bağlanan 'büyüme asistanları' veya sahte etkileşim platformları, arka planda hesabınızın tüm kontrolünü ele geçiren birer tuzağa dönüşüyor. Şifrenizi veya doğrulama kodunuzu verdiğiniz anda, markanızın veya kişisel hesabınızın itibarını siber korsanlara teslim etmiş oluyorsunuz. Sosyal medyada kalıcı ve güvenli büyüme, yalnızca dikkatli, şeffaf ve bilinçli adımlarla mümkündür." dedi. Alev Akkoyunlu, Instagram kullanıcılarının sahte takipçi dolandırıcılıklarına karşı alması gereken 5 önlemi paylaşıyor: 1. Hesap şifrenizi ve doğrulama kodlarınızı asla paylaşmayın. Meşru hiçbir pazarlama veya reklam hizmeti, strateji oluşturmak için Instagram şifrenize veya iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) kodlarınıza ihtiyaç duymaz. Bu bilgileri isteyen her türlü hizmeti doğrudan hesap ele geçirme girişimi olarak değerlendirin. 2. "Algoritma açıkları" ve kesin rakam garantilerine inanmayın. Kısa sürede on binlerce takipçi vadeden, gerçekçi olmayan fiyatlar sunan veya sır gibi saklanan algoritma açıkları bulduğunu iddia eden tekliflere şüpheyle yaklaşın. Şirket bilgisi veya gizlilik politikası bulunmayan platformlardan kesinlikle uzak durun. 3. Üçüncü taraf uygulamaların erişim izinlerini iptal edin. Geçmişte hesabınızı büyütmek veya analiz etmek amacıyla bağladığınız ancak güvenilirliğinden emin olmadığınız tüm üçüncü taraf uygulamaların erişimini Instagram ayarlarınız üzerinden derhal kaldırın. 4. Şüpheli ödeme kanallarına ve oltalama bağlantılarına karşı tetikte olun. Instagram'daki doğrudan mesaj (DM) üzerinden gelen ve "yeniden giriş yapmanızı" isteyen bağlantılara veya kripto para, hediye kartı gibi resmi olmayan kanallarla yapılan ödeme taleplerine asla itibar etmeyin. 5. Kapsamlı bir güvenlik çözümü ile cihazlarınızı koruma altına alın. Şüpheli DM'lere, oltalama bağlantılarına ve dolandırıcılık senaryolarına karşı dijital kimliğinizi güvence altına almak için cihazlarınızı Bitdefender Total Security gibi kapsamlı çözümlerle koruyarak arka planda tam güvenlik sağlayın. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VFS Global’den Vize Başvurularına İlişkin Kritik Uyarı Haber

VFS Global’den Vize Başvurularına İlişkin Kritik Uyarı

Türkiye’de artan seyahat talebi, vize başvuru süreçlerinde yoğunluğu beraberinde getiriyor. Bu yoğunluk, kötü niyetli girişimlerin de önünü açabiliyor. Kendini kurum çalışanı ya da aracı gibi tanıtan kişiler, randevu satışı, sahte belge düzenleme veya ücret karşılığında olumlu sonuç vaatleriyle başvuru sahiplerini hedef alabiliyor. VFS Global, randevu kontenjanlarının ilgili ülkelerin yetkisinde olduğunu ve bu süreç üzerinde herhangi bir kontrolü bulunmadığını vurguluyor. Randevu uygunluğu, gerekli belgeler, değerlendirme süreci ve nihai kararların tamamen ilgili büyükelçilik ve konsolosluklar tarafından belirlendiğinin altını çiziyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan VFS Global Türkiye ve Azerbaycan Bölge Başkanı Sertan Aslantürk, başvuru sahiplerine erken hareket etmeleri yönünde çağrıda bulunuyor: “Başvuru sahiplerine, planladıkları seyahat tarihinden önce mümkün olan en erken zamanda başvurularını tamamlamalarını öneriyoruz. Geciken başvurular hem süreçte aksama riskini artırıyor hem de dolandırıcılık girişimlerine karşı daha açık hale gelebiliyor. Bu doğrultuda, randevu sistemimizi alan adı ve IP kısıtlamalarından gelişmiş OTP doğrulamasına kadar birçok güvenlik katmanıyla güçlendirdik. Amacımız, başvuru sahiplerinin randevulara güvenli ve adil şekilde erişimini sağlamak.” VFS Global, başvuru sahiplerini korumak ve randevu sistemine güvenli erişimi desteklemek amacıyla çeşitli teknik önlemler uyguluyor. Bu kapsamda şüpheli e-posta alan adları engelleniyor, e-posta başına randevu sayısına sınırlama getiriliyor, olağan dışı IP erişimleri otomatik olarak bloke ediliyor ve VPN kullanımı kısıtlanıyor. Ayrıca, talebin daha dengeli yönetilmesi için bekleme listesi uygulaması devrede tutulurken, giriş ve başvuru aşamalarında gelişmiş tek kullanımlık şifre (OTP) doğrulaması kullanılıyor. Başvuru sahiplerine yönelik bilgilendirmelerinde VFS Global, vize randevularının ücretsiz olduğunu ve yalnızca resmi web sitesi üzerinden alınabildiğini hatırlatıyor. Kurum, vize başvurularına ilişkin değerlendirme ve karar süreçlerinde herhangi bir rolü bulunmadığını, yalnızca başvuru kabulü ve belge yönetimi gibi idari süreçleri yürüttüğünü paylaşıyor. Başvuru sahiplerinin, VFS Global adına hareket ettiğini iddia eden ve ücret karşılığında randevu ya da vize sonucu vadeden kişi ve yapılara karşı dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor. Başvuruların, seyahat planları netleşir netleşmez yapılmasının önemine dikkat çekilirken, birçok ülkenin başvuruları seyahatten aylar önce kabul ettiği de hatırlatılıyor. VFS Global, Türkiye’de aralarında ABD, Birleşik Krallık ve Schengen ülkelerinin de bulunduğu 29 ülke adına hizmet veriyor. Şirketin rolü, başvuru kabulü, belge kontrolü ve biyometri işlemleri gibi idari süreçlerle sınırlı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaspersky, Dünya Sağlık Günü’nde Dijital Sağlık Hizmetlerine İlişkin Risklere Dikkat Çekiyor Haber

Kaspersky, Dünya Sağlık Günü’nde Dijital Sağlık Hizmetlerine İlişkin Risklere Dikkat Çekiyor

Teletıp, artık yalnızca bir kolaylık unsuru olmaktan çıkarak sağlık hizmet sunumunun temel bileşenlerinden biri haline geldi. Ancak bu hızlı benimsenme, güvenlik modellerinin aynı hızda gelişmesini sağlayamadı ve ortaya çıkan riskler teorik olmaktan çok uzak. Nitekim yakın geçmişte yaşanan olaylar bu risklerin ne kadar somut olduğunu ortaya koyuyor. 2023 yılında, özellikle ruh sağlığı hizmetlerine odaklanan büyük bir teletıp sağlayıcısı olan Cerebral’ın; ruh sağlığı değerlendirmeleri, hasta kabul bilgileri ve kişisel tanımlayıcı veriler dahil olmak üzere hassas hasta verilerini sosyal medya ve reklam ağları gibi üçüncü taraf platformlarla paylaştığı ortaya çıktı. Bu durumdan milyonlarca kullanıcının yıllar boyunca etkilendiği bildirildi. Daha geniş çerçevede ise 2025 yılında yaşanan olaylar, farklı ancak aynı derecede kritik bir riske işaret ediyor: dijital sağlık altyapılarında büyük ölçekli kesintiler. ManageMyHealth hasta portalına yönelik veri ihlali, 120 binden fazla hastanın hassas tıbbi verilerinin açığa çıkmasına neden olurken; SimonMed Imaging’e yönelik saldırı bir milyondan fazla kaydın tehlikeye girmesine ve fidye yazılımı taleplerine yol açtı. Bu vakalar, hem teletıp platformlarının hem de daha geniş dijital sağlık ekosisteminin siber saldırganlar için giderek daha cazip hedefler haline geldiğini gösteriyor. Buna paralel olarak, sağlık temalı dolandırıcılık kampanyaları da giderek daha sofistike hale geliyor. Kullanıcılar, kontrol randevusu veya takip muayenesi daveti gibi görünen içeriklerle hedef alınıyor. Bu tür sahte “sağlık hizmeti” sitelerinin alan adlarının çoğu yalnızca birkaç hafta önce oluşturulmuş oluyor; sayfalardaki sosyal medya bağlantıları çalışmıyor ve Kullanım Koşulları ile Gizlilik Politikası gibi temel içerikler bulunmuyor. Buna karşın bu siteler, telefon numarası, adres, sigorta bilgileri, kullanılan ilaçlar, semptom açıklamaları ve hatta ilgili vücut bölgelerine ait fotoğraflar gibi son derece hassas bilgileri talep ediyor. Sahte marka unsurları, uydurma doktor profilleri ve aciliyet hissi yaratan çağrılarla kullanıcılar ikna edilmeye çalışılıyor. Bu tür durumlarda paylaşılan veriler, dark web’de satılabiliyor, kimlik hırsızlığında kullanılabiliyor ya da ilerleyen süreçte daha hedefli ve gelişmiş saldırılar için istismar edilebiliyor. Hassas verilerin korunması için, kötü amaçlı bağlantılara tıklanmasını engelleyen yapay zekâ destekli kimlik avı (anti-phishing) özelliklerine sahip güvenlik çözümlerinin kullanılması büyük önem taşıyor. Telefon numarası, adres, sigorta numarası, kullanılan ilaçlar, semptom açıklamaları ve hatta kişisel fotoğraflar gibi bilgileri talep eden “teletıp hizmeti” dolandırıcılığı örnekleri Kaspersky Web İçeriği ve Gizlilik Analizi Uzmanı Anna Larkina konuyla ilgili olarak şunları belirtiyor: “Dijital sağlık deneyimi, sağlık hizmetlerine erişimi dönüştürürken, birçok kullanıcının farkında olmadığından daha geniş bir saldırı yüzeyi de yaratıyor. Tıbbi veriler son derece değerli ve dark web’de aktif olarak alınıp satılıyor; bu da hastaları dolandırıcılık ve hedefli kimlik avı saldırıları için öncelikli hedef haline getiriyor. Aynı zamanda sağlık temalı dolandırıcılıklar, aciliyet ve güven duygusunu istismar ederek sahte danışmanlıklar veya indirimli teklifler üzerinden kullanıcıları hassas bilgilerini paylaşmaya yönlendiriyor. Kullanıcıların dijital sağlık hizmetlerine, finansal hizmetlerde olduğu gibi temkinli yaklaşması; hizmet sağlayıcıları doğrulaması, istenmeyen bağlantılardan kaçınması ve verilerinin nasıl kullanıldığını anlaması gerekiyor. Güvenlik ve gizlilik, dijital sağlık deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline gelmeli.” Kaspersky, kullanıcıların güvende kalabilmesi için şu önerilerde bulunuyor: Özellikle aciliyet hissi yaratan veya hassas bilgi talep eden sağlık danışmanlığı kampanyalarına şüpheyle yaklaşın.Randevu oluştururken yalnızca resmi web sitelerini ve uygulamaları kullanın.Sağlık hizmeti sağlayıcılarını doğrulayın; e-posta veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden gelen rastgele bağlantılar aracılığıyla hizmetlere erişmekten kaçının.Cihazlarınızda dolandırıcılık girişimlerine karşı sizi uyaracak güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QR Kodlar Siber Suçluların Yeni Silahına Dönüşüyor Haber

QR Kodlar Siber Suçluların Yeni Silahına Dönüşüyor

QR kodlar günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelse de beraberinde büyük güvenlik riskleri getiriyor. Sahte ödeme sayfalarına yönlendiren, zararlı yazılım indiren veya hassas giriş bilgilerini çalan bu QR kodlar, özellikle aciliyet hissi uyandıran senaryolarda sıklıkla kullanılıyor. İngiltere merkezli Action Fraud verilerine göre, kurbanlar sadece bir yıl içinde QR kod dolandırıcılığı yüzünden 3,5 milyon sterlin kaybetti. Sokaklardaki elektrikli scooterların veya restoran masalarındaki orijinal kodların üzerine yapıştırılan sahte etiketler, beklenmedik şekilde kapınıza gelen kargo paketleri gibi QR yönlendirmeleri siber saldırganların son zamanlarda en çok tercih ettiği yöntemler arasında yer alıyor. Bu tür dolandırıcılıklardan korunmak için mantığı elden bırakmamak gerektiğini belirten Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, alınması gereken 5 önlemi paylaşıyor. "Hız ve Kolaylık Arayışı Siber Güvenlik Zafiyetine Dönüşüyor" QR kodların, geleneksel e-posta güvenlik filtrelerini atlatabilen ve doğrudan kullanıcıların dalgınlığından faydalanan bir yapıya sahip olduğuna dikkat çeken Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "İnsanlar genellikle tıklayacakları bir bağlantıyı kontrol etme alışkanlığına sahip olsa da QR kodları tararken aynı şüpheciliği göstermiyor. Hedefin gizli kalması, siber suçluların işini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Özellikle sokakta elektrikli scooter kiralarken veya bir restoranda hızlıca menüye ulaşmak isterken, orijinal kodun üzerine yapıştırılan sahte bir etiket saniyeler içinde tüm kredi kartı bilgilerinizin kopyalanmasına yol açabiliyor. Kullanıcıların tarama yapmadan önce mutlaka fiziksel bir müdahale olup olmadığını kontrol etmesi ve yönlendirildikleri bağlantının doğruluğundan emin olması gerekiyor." uyarısında bulundu. Alev Akkoyunlu, sahte QR kodlarına ve "quishing" saldırılarına karşı kullanıcıların alması gereken 5 önlemi paylaşıyor: 1. QR kodun fiziksel bütünlüğünü kontrol edin. Elektrikli scooterlar, restoran menüleri veya sokak afişlerindeki QR kodları taramadan önce dikkatlice inceleyin. Orijinal kodun üzerine sonradan yapıştırılmış bir etiket veya hizalama bozukluğu fark ederseniz o kodu taramaktan kesinlikle kaçının. 2. Yönlendirilen bağlantı (URL) adresini dikkatlice inceleyin. Kameranız QR kodu taradığında ekranda beliren bağlantı adresini hemen onaylamayın. Bağlantının beklediğiniz kuruma ait resmi bir adres olduğundan emin olun. Kısaltılmış veya şüpheli uzantılara sahip adresler oltalama tuzaklarının en net göstergesidir. 3. Kişisel bilgilerinizi veya ödeme detaylarınızı girerken şüpheci olun. Sadece bir menü görmek veya basit bir işlem yapmak için taradığınız bir kod sizden anında ödeme bilgisi veya şifre talep ediyorsa işlemi derhal durdurun. Güvenli işlemler için doğrudan kurumun kendi uygulamasını veya resmi web sitesini kullanmayı tercih edin. 4. Beklenmedik kargolardaki ve e-postalardaki kodlara karşı dikkatli olun. Sipariş vermediğiniz halde size ulaşan bir paketin içindeki veya aniden e-postanıza düşen hesap doğrulama temalı mesajlardaki QR kodları taramayın. İşlem yapmanız gerekiyorsa ilgili kurumun internet sitesine tarayıcınız üzerinden manuel olarak giriş yapın. 5. Güçlü bir dijital güvenlik ve doğrulama aracı kullanın. Şüpheli durumlarda kodu doğrudan taramak yerine güvenilir kaynaklardan ikinci bir görüş alın. Bitdefender Scamio gibi yapay zeka destekli dolandırıcılık tespit servislerini kullanarak ekran görüntülerini kontrol edebilir, ayrıca cihazlarınızı Bitdefender Mobile Security gibi kapsamlı çözümlerle zararlı yazılımlara karşı proaktif olarak koruma altına alabilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Alışveriş Deneyimi, Yapay ve Duygusal Zekâyı Buluşturan Hibrit Modellerle Şekilleniyor! Haber

Geleceğin Alışveriş Deneyimi, Yapay ve Duygusal Zekâyı Buluşturan Hibrit Modellerle Şekilleniyor!

Dijital iş hizmetlerinin küresel lideri TP’nin perakende ve e-ticaret sektör raporu, dijital alanda büyümenin hızlanacağını, hızlı ödeme, güven ve insan dokunuşuyla güçlendirilmiş yapay zeka deneyimlerinde fark yaratan markaların öne çıkacağını gösteriyor. Raporda tüketicilerin dijital kolaylığı benimsediği ancak karmaşık ve hassas süreçlerde insan etkileşimini güçlü biçimde tercih ettiği vurgulanıyor. Küresel Perakendede Büyümenin %74’ü Dijital Kanallardan Gelecek Rapora göre, küresel perakende satışlarının 2024-2029 döneminde yüzde 2 bileşik yıllık büyüme (CAGR) göstermesi ve bu artışın yüzde 74'ünün dijital kanallardan gelmesi bekleniyor. E-ticaret penetrasyonunun ise 2029'da yüzde 28'e yükselmesi öngörülüyor. Rekabetin odağını "ürün/fiyat" ekseninden "deneyim kalitesi" eksenine çeken bu kayma, perakendenin geleceğinin hız, güven ve duygusal zeka (EI) entegre edilmiş, insan odaklı yapay zeka çözümlerini üzerinde şekilleneceğini gösteriyor. Hız: Karar-Ödeme-Satın Alma Hattındaki Rekabet Avantajı Müşterilerin yaklaşık yüzde 70’lik büyük bir kesimi, satın alma yolculuğunun ödeme adımında deneyimini etkileyen olumsuzluklar sebebiyle sepeti terk ediyor. Bu nedenle rapor, "anında ödeme"nin artık sadece bir özellik değil; doğrudan gelir etkisi yaratan stratejik bir unsur olduğunu vurguluyor. Ödeme akışındaki her ek adım, gecikme ve gereksiz doğrulama yalnızca dönüşümü değil, marka algısını da etkiliyor. Hız; sadece "daha çabuk" olmanın ötesinde doğru noktada doğrulama, gerçek zamanlı karar mekanizmaları, kullanıcıyı yormayan tasarım ve sorunsuz kanal geçişleri anlamına geliyor. Güven: Risk Yönetiminin Ötesinde, Müşteri Sadakatinin Temeli Altı çizilen çarpıcı göstergelerden bir diğeri de iade ekonomisinin büyüklüğü. Rapor, 2024'te tüketicilerin iade ettiği ürünlerin toplam hacminin 685 milyar dolar seviyesine ulaştığını; bunun 103 milyar dolarının iade ve talep dolandırıcılığı kaynaklı kayıp olduğunu gösteriyor. Bu ölçekte bir kayıp, güvenliğin "maliyet kalemi" değil; karlılığı ve itibarı koruyan stratejik bir unsur olduğunun göstergesi niteliğinde. Aynı zamanda raporda müşterilerin kişisel bilgi ve ödeme güvenliği hassasiyeti ön plana çıkıyor. Bu nedenle güven başlığının savunma refleksiyle değil; yönetişim, gerçek zamanlı izleme, erken uyarı mekanizmaları ve operasyonel disiplinle uçtan uca yönetilmesi gerekliliği vurgulanıyor. Hibrit Model: Geleceğin Müşteri Deneyimi EI + AI ile Şekilleniyor Perakende sektöründe yapay zeka artık gündemin merkezinde yer alıyor. Raporda kişiselleştirme, öneri motorları, chatbot'lar, talep tahmini ve operasyon optimizasyonu başlıkları öne çıkıyor. Bu noktada kritik uyarı, AI'nın doğru kurgulanmadığında güveni zedeleyebildiği yönünde. Üretken yapay zeka uygulamalarında hatalı/uygunsuz yanıt riski, markalar için müşteri deneyiminde insan dokunuşu ve duygusal zeka başlıklarını daha da önemli hale getiriyor. Müşterilerin yüzde 53'ü hala gerçek zamanlı insan desteğini tercih ediyor. İnsan destekli kanallarda memnuniyet (CSAT) yüzde 75 seviyesindeyken, self-servis teknolojilerde memnuniyet yüzde 55 seviyesinde kalıyor. Bu tablo; kazandıran formülün yapay zekanın insan dokunuşunu güçlendirecek biçimde şekillendirilmesi gerektiğini ortaya çıkarıyor. TP Türkiye ve Azerbaycan CEO'su Tülay Doğrular, yeni rekabet düzenini şöyle özetliyor: "Perakende ve e-ticarette rekabet artık yalnızca teknoloji üzerine değil; güven, deneyim ve sürdürülebilir değer yaratmak üzerine. Yapay zeka büyük fırsatlar sunuyor, ancak gerçek etki, insan dokunuşunu güçlendirdiğinde ortaya çıkıyor. 2026 ve sonrasında perakende markaları için kritik soru ‘Hangi teknolojiye yatırım yapıyoruz?’ değil; ‘Bu yatırımı nasıl hız, güven ve yüksek değerli etkileşime dönüştürüyoruz?’ olacak. Büyümenin yüzde 74'ünün dijital kanallardan geleceği bir dünyada; yüzde 70'e yaklaşan sepet terk oranları, 103 milyar dolarlık dolandırıcılık kaybı ve müşterilerin yüzde 53'ünün insan desteğini tercih ettiği gerçeği, tek bir şeyi söylüyor: Geleceğin kazananları, teknolojiyi insan dokunuşuyla birleştiren; hızlı, güvenli ve değer yaratan hibrit deneyimi uçtan uca tasarlayan markalar olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GSMA Turkcell’in Modelini  Örnek Uygulama Olarak Seçti Haber

GSMA Turkcell’in Modelini  Örnek Uygulama Olarak Seçti

Yurt dışı kaynaklı sahte aramalar (ses datası üzerinden gerçekleştirilen) son dönemde dolandırıcılık yöntemleri arasında öne çıkıyor. Dolandırıcılar, arayan numarayı değiştirerek çağrıyı Türkiye’deki bir mobil hattan yapılıyormuş gibi gösterebiliyor. Kullanıcı ekranında yerel bir numara gördüğü için çağrıya daha kolay güvenebiliyor. Bu sahte arama yöntemi, telefon kullanıcılarının dolandırıcılığa açık hale gelmesine neden oluyor. Turkcell’in önerisiyle ve BTK’nın düzenlemeleri doğrultusunda geliştirilen BTK CLI uygulaması, sektör paydaşlarının katılımıyla hayata geçirildi. Turkcell’in geliştirdiği bu model, yurt dışından gelen ve Türkiye’ye ait bir mobil numara gibi gösterilen çağrıları anlık olarak kontrol ediyor. Arayan numaranın gerçekten yurt dışında olup olmadığı sorgulanıyor. Hat roaming (uluslararası dolaşım) durumundaysa çağrı iletiliyor. Aksi durumda çağrı sahte kabul edilerek sonlandırılıyor. Böylece dolandırıcılık girişimi aboneye ulaşmadan engelleniyor. Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yurt dışı kaynaklı sahte aramalar, yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada kullanıcı güvenliğini tehdit eden önemli bir sorun. BTK’nın koordinasyonu ve sektör paydaşlarımızın desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu projeyle, Aralık 2025’te sadece Turkcell şebekesinde yaklaşık dört milyon sahte aramayı engelledik. Tüm operatörler genelinde bu sayının yaklaşık 10 milyona ulaştığını öngörüyoruz. Çözümümüzün GSMA tarafından örnek uygulama olarak seçilmesi ve Mobil Dünya Kongresi’nde uluslararası paydaşlara sunulması, Türkiye’de geliştirilen önemli bir iş modelinin küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Müşterilerimizi dolandırıcılık girişimlerine karşı korumaya yönelik teknolojik ve sektörel iş birliklerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bununla beraber şunu da söylemek isterim: Kullanıcılar bilinmeyen numaralardan gelen aramaları ihtiyatlı cevaplama konusunda hassas davranmaya devam etmeliler.” BTK CLI uygulaması, ekiplerin tamamen kurum içi kaynaklarıyla geliştirilerek ek bir yatırım maliyeti oluşturulmadan hayata geçirildi. Daha önce koruma mekanizması yalnızca sahte numara ve hedef abonenin aynı operatörde olduğu durumlarda çalışabilirken, tüm operatörlerin katılımıyla bu güvenlik kalkanı ülke çapındaki tüm şebekeleri kapsayacak şekilde genişletildi. GSMA tarafından yürütülen ‘United Against Scams’ adlı dolandırıcılıkla mücadele programı kapsamında örnek uygulamalar listesine dahil edilen proje, 2-5 Mart 2026 tarihlerinde Barselona’da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde yapılan tanıtımlarla uluslararası teknoloji ekosistemiyle de paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.