Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dolandırıcılık

Kapsül Haber Ajansı - Dolandırıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dolandırıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

VFS Global’den Vize Başvurularına İlişkin Kritik Uyarı Haber

VFS Global’den Vize Başvurularına İlişkin Kritik Uyarı

Türkiye’de artan seyahat talebi, vize başvuru süreçlerinde yoğunluğu beraberinde getiriyor. Bu yoğunluk, kötü niyetli girişimlerin de önünü açabiliyor. Kendini kurum çalışanı ya da aracı gibi tanıtan kişiler, randevu satışı, sahte belge düzenleme veya ücret karşılığında olumlu sonuç vaatleriyle başvuru sahiplerini hedef alabiliyor. VFS Global, randevu kontenjanlarının ilgili ülkelerin yetkisinde olduğunu ve bu süreç üzerinde herhangi bir kontrolü bulunmadığını vurguluyor. Randevu uygunluğu, gerekli belgeler, değerlendirme süreci ve nihai kararların tamamen ilgili büyükelçilik ve konsolosluklar tarafından belirlendiğinin altını çiziyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan VFS Global Türkiye ve Azerbaycan Bölge Başkanı Sertan Aslantürk, başvuru sahiplerine erken hareket etmeleri yönünde çağrıda bulunuyor: “Başvuru sahiplerine, planladıkları seyahat tarihinden önce mümkün olan en erken zamanda başvurularını tamamlamalarını öneriyoruz. Geciken başvurular hem süreçte aksama riskini artırıyor hem de dolandırıcılık girişimlerine karşı daha açık hale gelebiliyor. Bu doğrultuda, randevu sistemimizi alan adı ve IP kısıtlamalarından gelişmiş OTP doğrulamasına kadar birçok güvenlik katmanıyla güçlendirdik. Amacımız, başvuru sahiplerinin randevulara güvenli ve adil şekilde erişimini sağlamak.” VFS Global, başvuru sahiplerini korumak ve randevu sistemine güvenli erişimi desteklemek amacıyla çeşitli teknik önlemler uyguluyor. Bu kapsamda şüpheli e-posta alan adları engelleniyor, e-posta başına randevu sayısına sınırlama getiriliyor, olağan dışı IP erişimleri otomatik olarak bloke ediliyor ve VPN kullanımı kısıtlanıyor. Ayrıca, talebin daha dengeli yönetilmesi için bekleme listesi uygulaması devrede tutulurken, giriş ve başvuru aşamalarında gelişmiş tek kullanımlık şifre (OTP) doğrulaması kullanılıyor. Başvuru sahiplerine yönelik bilgilendirmelerinde VFS Global, vize randevularının ücretsiz olduğunu ve yalnızca resmi web sitesi üzerinden alınabildiğini hatırlatıyor. Kurum, vize başvurularına ilişkin değerlendirme ve karar süreçlerinde herhangi bir rolü bulunmadığını, yalnızca başvuru kabulü ve belge yönetimi gibi idari süreçleri yürüttüğünü paylaşıyor. Başvuru sahiplerinin, VFS Global adına hareket ettiğini iddia eden ve ücret karşılığında randevu ya da vize sonucu vadeden kişi ve yapılara karşı dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor. Başvuruların, seyahat planları netleşir netleşmez yapılmasının önemine dikkat çekilirken, birçok ülkenin başvuruları seyahatten aylar önce kabul ettiği de hatırlatılıyor. VFS Global, Türkiye’de aralarında ABD, Birleşik Krallık ve Schengen ülkelerinin de bulunduğu 29 ülke adına hizmet veriyor. Şirketin rolü, başvuru kabulü, belge kontrolü ve biyometri işlemleri gibi idari süreçlerle sınırlı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaspersky, Dünya Sağlık Günü’nde Dijital Sağlık Hizmetlerine İlişkin Risklere Dikkat Çekiyor Haber

Kaspersky, Dünya Sağlık Günü’nde Dijital Sağlık Hizmetlerine İlişkin Risklere Dikkat Çekiyor

Teletıp, artık yalnızca bir kolaylık unsuru olmaktan çıkarak sağlık hizmet sunumunun temel bileşenlerinden biri haline geldi. Ancak bu hızlı benimsenme, güvenlik modellerinin aynı hızda gelişmesini sağlayamadı ve ortaya çıkan riskler teorik olmaktan çok uzak. Nitekim yakın geçmişte yaşanan olaylar bu risklerin ne kadar somut olduğunu ortaya koyuyor. 2023 yılında, özellikle ruh sağlığı hizmetlerine odaklanan büyük bir teletıp sağlayıcısı olan Cerebral’ın; ruh sağlığı değerlendirmeleri, hasta kabul bilgileri ve kişisel tanımlayıcı veriler dahil olmak üzere hassas hasta verilerini sosyal medya ve reklam ağları gibi üçüncü taraf platformlarla paylaştığı ortaya çıktı. Bu durumdan milyonlarca kullanıcının yıllar boyunca etkilendiği bildirildi. Daha geniş çerçevede ise 2025 yılında yaşanan olaylar, farklı ancak aynı derecede kritik bir riske işaret ediyor: dijital sağlık altyapılarında büyük ölçekli kesintiler. ManageMyHealth hasta portalına yönelik veri ihlali, 120 binden fazla hastanın hassas tıbbi verilerinin açığa çıkmasına neden olurken; SimonMed Imaging’e yönelik saldırı bir milyondan fazla kaydın tehlikeye girmesine ve fidye yazılımı taleplerine yol açtı. Bu vakalar, hem teletıp platformlarının hem de daha geniş dijital sağlık ekosisteminin siber saldırganlar için giderek daha cazip hedefler haline geldiğini gösteriyor. Buna paralel olarak, sağlık temalı dolandırıcılık kampanyaları da giderek daha sofistike hale geliyor. Kullanıcılar, kontrol randevusu veya takip muayenesi daveti gibi görünen içeriklerle hedef alınıyor. Bu tür sahte “sağlık hizmeti” sitelerinin alan adlarının çoğu yalnızca birkaç hafta önce oluşturulmuş oluyor; sayfalardaki sosyal medya bağlantıları çalışmıyor ve Kullanım Koşulları ile Gizlilik Politikası gibi temel içerikler bulunmuyor. Buna karşın bu siteler, telefon numarası, adres, sigorta bilgileri, kullanılan ilaçlar, semptom açıklamaları ve hatta ilgili vücut bölgelerine ait fotoğraflar gibi son derece hassas bilgileri talep ediyor. Sahte marka unsurları, uydurma doktor profilleri ve aciliyet hissi yaratan çağrılarla kullanıcılar ikna edilmeye çalışılıyor. Bu tür durumlarda paylaşılan veriler, dark web’de satılabiliyor, kimlik hırsızlığında kullanılabiliyor ya da ilerleyen süreçte daha hedefli ve gelişmiş saldırılar için istismar edilebiliyor. Hassas verilerin korunması için, kötü amaçlı bağlantılara tıklanmasını engelleyen yapay zekâ destekli kimlik avı (anti-phishing) özelliklerine sahip güvenlik çözümlerinin kullanılması büyük önem taşıyor. Telefon numarası, adres, sigorta numarası, kullanılan ilaçlar, semptom açıklamaları ve hatta kişisel fotoğraflar gibi bilgileri talep eden “teletıp hizmeti” dolandırıcılığı örnekleri Kaspersky Web İçeriği ve Gizlilik Analizi Uzmanı Anna Larkina konuyla ilgili olarak şunları belirtiyor: “Dijital sağlık deneyimi, sağlık hizmetlerine erişimi dönüştürürken, birçok kullanıcının farkında olmadığından daha geniş bir saldırı yüzeyi de yaratıyor. Tıbbi veriler son derece değerli ve dark web’de aktif olarak alınıp satılıyor; bu da hastaları dolandırıcılık ve hedefli kimlik avı saldırıları için öncelikli hedef haline getiriyor. Aynı zamanda sağlık temalı dolandırıcılıklar, aciliyet ve güven duygusunu istismar ederek sahte danışmanlıklar veya indirimli teklifler üzerinden kullanıcıları hassas bilgilerini paylaşmaya yönlendiriyor. Kullanıcıların dijital sağlık hizmetlerine, finansal hizmetlerde olduğu gibi temkinli yaklaşması; hizmet sağlayıcıları doğrulaması, istenmeyen bağlantılardan kaçınması ve verilerinin nasıl kullanıldığını anlaması gerekiyor. Güvenlik ve gizlilik, dijital sağlık deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline gelmeli.” Kaspersky, kullanıcıların güvende kalabilmesi için şu önerilerde bulunuyor: Özellikle aciliyet hissi yaratan veya hassas bilgi talep eden sağlık danışmanlığı kampanyalarına şüpheyle yaklaşın.Randevu oluştururken yalnızca resmi web sitelerini ve uygulamaları kullanın.Sağlık hizmeti sağlayıcılarını doğrulayın; e-posta veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden gelen rastgele bağlantılar aracılığıyla hizmetlere erişmekten kaçının.Cihazlarınızda dolandırıcılık girişimlerine karşı sizi uyaracak güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QR Kodlar Siber Suçluların Yeni Silahına Dönüşüyor Haber

QR Kodlar Siber Suçluların Yeni Silahına Dönüşüyor

QR kodlar günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelse de beraberinde büyük güvenlik riskleri getiriyor. Sahte ödeme sayfalarına yönlendiren, zararlı yazılım indiren veya hassas giriş bilgilerini çalan bu QR kodlar, özellikle aciliyet hissi uyandıran senaryolarda sıklıkla kullanılıyor. İngiltere merkezli Action Fraud verilerine göre, kurbanlar sadece bir yıl içinde QR kod dolandırıcılığı yüzünden 3,5 milyon sterlin kaybetti. Sokaklardaki elektrikli scooterların veya restoran masalarındaki orijinal kodların üzerine yapıştırılan sahte etiketler, beklenmedik şekilde kapınıza gelen kargo paketleri gibi QR yönlendirmeleri siber saldırganların son zamanlarda en çok tercih ettiği yöntemler arasında yer alıyor. Bu tür dolandırıcılıklardan korunmak için mantığı elden bırakmamak gerektiğini belirten Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, alınması gereken 5 önlemi paylaşıyor. "Hız ve Kolaylık Arayışı Siber Güvenlik Zafiyetine Dönüşüyor" QR kodların, geleneksel e-posta güvenlik filtrelerini atlatabilen ve doğrudan kullanıcıların dalgınlığından faydalanan bir yapıya sahip olduğuna dikkat çeken Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "İnsanlar genellikle tıklayacakları bir bağlantıyı kontrol etme alışkanlığına sahip olsa da QR kodları tararken aynı şüpheciliği göstermiyor. Hedefin gizli kalması, siber suçluların işini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Özellikle sokakta elektrikli scooter kiralarken veya bir restoranda hızlıca menüye ulaşmak isterken, orijinal kodun üzerine yapıştırılan sahte bir etiket saniyeler içinde tüm kredi kartı bilgilerinizin kopyalanmasına yol açabiliyor. Kullanıcıların tarama yapmadan önce mutlaka fiziksel bir müdahale olup olmadığını kontrol etmesi ve yönlendirildikleri bağlantının doğruluğundan emin olması gerekiyor." uyarısında bulundu. Alev Akkoyunlu, sahte QR kodlarına ve "quishing" saldırılarına karşı kullanıcıların alması gereken 5 önlemi paylaşıyor: 1. QR kodun fiziksel bütünlüğünü kontrol edin. Elektrikli scooterlar, restoran menüleri veya sokak afişlerindeki QR kodları taramadan önce dikkatlice inceleyin. Orijinal kodun üzerine sonradan yapıştırılmış bir etiket veya hizalama bozukluğu fark ederseniz o kodu taramaktan kesinlikle kaçının. 2. Yönlendirilen bağlantı (URL) adresini dikkatlice inceleyin. Kameranız QR kodu taradığında ekranda beliren bağlantı adresini hemen onaylamayın. Bağlantının beklediğiniz kuruma ait resmi bir adres olduğundan emin olun. Kısaltılmış veya şüpheli uzantılara sahip adresler oltalama tuzaklarının en net göstergesidir. 3. Kişisel bilgilerinizi veya ödeme detaylarınızı girerken şüpheci olun. Sadece bir menü görmek veya basit bir işlem yapmak için taradığınız bir kod sizden anında ödeme bilgisi veya şifre talep ediyorsa işlemi derhal durdurun. Güvenli işlemler için doğrudan kurumun kendi uygulamasını veya resmi web sitesini kullanmayı tercih edin. 4. Beklenmedik kargolardaki ve e-postalardaki kodlara karşı dikkatli olun. Sipariş vermediğiniz halde size ulaşan bir paketin içindeki veya aniden e-postanıza düşen hesap doğrulama temalı mesajlardaki QR kodları taramayın. İşlem yapmanız gerekiyorsa ilgili kurumun internet sitesine tarayıcınız üzerinden manuel olarak giriş yapın. 5. Güçlü bir dijital güvenlik ve doğrulama aracı kullanın. Şüpheli durumlarda kodu doğrudan taramak yerine güvenilir kaynaklardan ikinci bir görüş alın. Bitdefender Scamio gibi yapay zeka destekli dolandırıcılık tespit servislerini kullanarak ekran görüntülerini kontrol edebilir, ayrıca cihazlarınızı Bitdefender Mobile Security gibi kapsamlı çözümlerle zararlı yazılımlara karşı proaktif olarak koruma altına alabilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Alışveriş Deneyimi, Yapay ve Duygusal Zekâyı Buluşturan Hibrit Modellerle Şekilleniyor! Haber

Geleceğin Alışveriş Deneyimi, Yapay ve Duygusal Zekâyı Buluşturan Hibrit Modellerle Şekilleniyor!

Dijital iş hizmetlerinin küresel lideri TP’nin perakende ve e-ticaret sektör raporu, dijital alanda büyümenin hızlanacağını, hızlı ödeme, güven ve insan dokunuşuyla güçlendirilmiş yapay zeka deneyimlerinde fark yaratan markaların öne çıkacağını gösteriyor. Raporda tüketicilerin dijital kolaylığı benimsediği ancak karmaşık ve hassas süreçlerde insan etkileşimini güçlü biçimde tercih ettiği vurgulanıyor. Küresel Perakendede Büyümenin %74’ü Dijital Kanallardan Gelecek Rapora göre, küresel perakende satışlarının 2024-2029 döneminde yüzde 2 bileşik yıllık büyüme (CAGR) göstermesi ve bu artışın yüzde 74'ünün dijital kanallardan gelmesi bekleniyor. E-ticaret penetrasyonunun ise 2029'da yüzde 28'e yükselmesi öngörülüyor. Rekabetin odağını "ürün/fiyat" ekseninden "deneyim kalitesi" eksenine çeken bu kayma, perakendenin geleceğinin hız, güven ve duygusal zeka (EI) entegre edilmiş, insan odaklı yapay zeka çözümlerini üzerinde şekilleneceğini gösteriyor. Hız: Karar-Ödeme-Satın Alma Hattındaki Rekabet Avantajı Müşterilerin yaklaşık yüzde 70’lik büyük bir kesimi, satın alma yolculuğunun ödeme adımında deneyimini etkileyen olumsuzluklar sebebiyle sepeti terk ediyor. Bu nedenle rapor, "anında ödeme"nin artık sadece bir özellik değil; doğrudan gelir etkisi yaratan stratejik bir unsur olduğunu vurguluyor. Ödeme akışındaki her ek adım, gecikme ve gereksiz doğrulama yalnızca dönüşümü değil, marka algısını da etkiliyor. Hız; sadece "daha çabuk" olmanın ötesinde doğru noktada doğrulama, gerçek zamanlı karar mekanizmaları, kullanıcıyı yormayan tasarım ve sorunsuz kanal geçişleri anlamına geliyor. Güven: Risk Yönetiminin Ötesinde, Müşteri Sadakatinin Temeli Altı çizilen çarpıcı göstergelerden bir diğeri de iade ekonomisinin büyüklüğü. Rapor, 2024'te tüketicilerin iade ettiği ürünlerin toplam hacminin 685 milyar dolar seviyesine ulaştığını; bunun 103 milyar dolarının iade ve talep dolandırıcılığı kaynaklı kayıp olduğunu gösteriyor. Bu ölçekte bir kayıp, güvenliğin "maliyet kalemi" değil; karlılığı ve itibarı koruyan stratejik bir unsur olduğunun göstergesi niteliğinde. Aynı zamanda raporda müşterilerin kişisel bilgi ve ödeme güvenliği hassasiyeti ön plana çıkıyor. Bu nedenle güven başlığının savunma refleksiyle değil; yönetişim, gerçek zamanlı izleme, erken uyarı mekanizmaları ve operasyonel disiplinle uçtan uca yönetilmesi gerekliliği vurgulanıyor. Hibrit Model: Geleceğin Müşteri Deneyimi EI + AI ile Şekilleniyor Perakende sektöründe yapay zeka artık gündemin merkezinde yer alıyor. Raporda kişiselleştirme, öneri motorları, chatbot'lar, talep tahmini ve operasyon optimizasyonu başlıkları öne çıkıyor. Bu noktada kritik uyarı, AI'nın doğru kurgulanmadığında güveni zedeleyebildiği yönünde. Üretken yapay zeka uygulamalarında hatalı/uygunsuz yanıt riski, markalar için müşteri deneyiminde insan dokunuşu ve duygusal zeka başlıklarını daha da önemli hale getiriyor. Müşterilerin yüzde 53'ü hala gerçek zamanlı insan desteğini tercih ediyor. İnsan destekli kanallarda memnuniyet (CSAT) yüzde 75 seviyesindeyken, self-servis teknolojilerde memnuniyet yüzde 55 seviyesinde kalıyor. Bu tablo; kazandıran formülün yapay zekanın insan dokunuşunu güçlendirecek biçimde şekillendirilmesi gerektiğini ortaya çıkarıyor. TP Türkiye ve Azerbaycan CEO'su Tülay Doğrular, yeni rekabet düzenini şöyle özetliyor: "Perakende ve e-ticarette rekabet artık yalnızca teknoloji üzerine değil; güven, deneyim ve sürdürülebilir değer yaratmak üzerine. Yapay zeka büyük fırsatlar sunuyor, ancak gerçek etki, insan dokunuşunu güçlendirdiğinde ortaya çıkıyor. 2026 ve sonrasında perakende markaları için kritik soru ‘Hangi teknolojiye yatırım yapıyoruz?’ değil; ‘Bu yatırımı nasıl hız, güven ve yüksek değerli etkileşime dönüştürüyoruz?’ olacak. Büyümenin yüzde 74'ünün dijital kanallardan geleceği bir dünyada; yüzde 70'e yaklaşan sepet terk oranları, 103 milyar dolarlık dolandırıcılık kaybı ve müşterilerin yüzde 53'ünün insan desteğini tercih ettiği gerçeği, tek bir şeyi söylüyor: Geleceğin kazananları, teknolojiyi insan dokunuşuyla birleştiren; hızlı, güvenli ve değer yaratan hibrit deneyimi uçtan uca tasarlayan markalar olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GSMA Turkcell’in Modelini  Örnek Uygulama Olarak Seçti Haber

GSMA Turkcell’in Modelini  Örnek Uygulama Olarak Seçti

Yurt dışı kaynaklı sahte aramalar (ses datası üzerinden gerçekleştirilen) son dönemde dolandırıcılık yöntemleri arasında öne çıkıyor. Dolandırıcılar, arayan numarayı değiştirerek çağrıyı Türkiye’deki bir mobil hattan yapılıyormuş gibi gösterebiliyor. Kullanıcı ekranında yerel bir numara gördüğü için çağrıya daha kolay güvenebiliyor. Bu sahte arama yöntemi, telefon kullanıcılarının dolandırıcılığa açık hale gelmesine neden oluyor. Turkcell’in önerisiyle ve BTK’nın düzenlemeleri doğrultusunda geliştirilen BTK CLI uygulaması, sektör paydaşlarının katılımıyla hayata geçirildi. Turkcell’in geliştirdiği bu model, yurt dışından gelen ve Türkiye’ye ait bir mobil numara gibi gösterilen çağrıları anlık olarak kontrol ediyor. Arayan numaranın gerçekten yurt dışında olup olmadığı sorgulanıyor. Hat roaming (uluslararası dolaşım) durumundaysa çağrı iletiliyor. Aksi durumda çağrı sahte kabul edilerek sonlandırılıyor. Böylece dolandırıcılık girişimi aboneye ulaşmadan engelleniyor. Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yurt dışı kaynaklı sahte aramalar, yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada kullanıcı güvenliğini tehdit eden önemli bir sorun. BTK’nın koordinasyonu ve sektör paydaşlarımızın desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu projeyle, Aralık 2025’te sadece Turkcell şebekesinde yaklaşık dört milyon sahte aramayı engelledik. Tüm operatörler genelinde bu sayının yaklaşık 10 milyona ulaştığını öngörüyoruz. Çözümümüzün GSMA tarafından örnek uygulama olarak seçilmesi ve Mobil Dünya Kongresi’nde uluslararası paydaşlara sunulması, Türkiye’de geliştirilen önemli bir iş modelinin küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor. Müşterilerimizi dolandırıcılık girişimlerine karşı korumaya yönelik teknolojik ve sektörel iş birliklerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bununla beraber şunu da söylemek isterim: Kullanıcılar bilinmeyen numaralardan gelen aramaları ihtiyatlı cevaplama konusunda hassas davranmaya devam etmeliler.” BTK CLI uygulaması, ekiplerin tamamen kurum içi kaynaklarıyla geliştirilerek ek bir yatırım maliyeti oluşturulmadan hayata geçirildi. Daha önce koruma mekanizması yalnızca sahte numara ve hedef abonenin aynı operatörde olduğu durumlarda çalışabilirken, tüm operatörlerin katılımıyla bu güvenlik kalkanı ülke çapındaki tüm şebekeleri kapsayacak şekilde genişletildi. GSMA tarafından yürütülen ‘United Against Scams’ adlı dolandırıcılıkla mücadele programı kapsamında örnek uygulamalar listesine dahil edilen proje, 2-5 Mart 2026 tarihlerinde Barselona’da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi’nde yapılan tanıtımlarla uluslararası teknoloji ekosistemiyle de paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şikayetvar 2025 Verilerini Açıkladı:  Dolandırıcılık ve Bahis Siteleri Gündemi Sarstı Haber

Şikayetvar 2025 Verilerini Açıkladı: Dolandırıcılık ve Bahis Siteleri Gündemi Sarstı

. Platform, yıl içerisinde gündemin nabzını da tuttu. Verilere göre dolandırıcılık, sanal bahis ve TOKİ en çok konuşulanlar arasında yer aldı. Şikayetvar’ın açıkladığı verilere göre 2025 yılı genelinde platforma toplam 2 milyon 868 bin 914 şikayet ulaştı. Yıl boyunca gelen şikayetlere toplam 436 bin 342 yorum yazıldı. 2025’te yeni kullanıcı sayısı yüzde 11 artışla 1 milyon 359 bin 51 olarak kaydedildi. Yıl içinde toplam 533 bin 117 şikayet çözüme kavuştu. Platforma kayıtlı olan marka sayısıysa 2025’te 33 bin 500’e yaklaştı. En çok şikayet Aralıkta Açıklanan verilere göre şikayetlerin en yoğun olduğu ay 267 bin 49 şikayetle Aralık olurken yılın 47. hafta (63 bin 577) en çok şikayet artışının yaşandığı hafta olarak kaydedildi. Öğretmenler Günü’ne denk gelen 24 Kasım tarihi ise 2025’te en çok şikayetin geldiği gün olarak tarihe geçti. Yorum sayısında zirve Ocak ayında Peki, 2025, yorum sayıları açısından nasıl bir tablo ortaya koydu? Verilere göre yorum sayısının en çok olduğu ay 44 bin 533 yorum sayısıyla Ocak olarak kaydedildi. Yılın ilk haftası 11 bin 39 yorumla yılın yorum şampiyonu olurken 9 Ocak’ta bin 854 yorumla bu kulvarda liderliğini korudu. E-ticaret şikayetleri yine zirvede Şikayetvar tarafından açıklanan verilere göre e-ticaret sektörü 365 bin 395 şikayet sayısıyla tüketicilerin en çok çözüm beklediği sektör oldu. 2. sırada 312 bin 396 şikayet sayısıyla finans sektörü olurken, iletişim sektörü 286 bin 811 sayısıyla 3. sırada yer aldı. İnternet platformları (200 bin 880), şans oyunları ve bahis (163 bin 484), kargo ve nakliyat (141 bin 851), giyim (127 bin 258), beyaz eşya (116 bin 266), kamu (90 bin 394) ve ulaşım sektörü en çok şikayet edilen sektörler olarak sıralamada yerini aldı. E-ticarette en çok şikayet iade ve değişim sürecine… E-ticaret sektöründe şikayetlerin odağında “iptal–iade–değişim” süreçleri yer aldı. Bu başlık, toplam şikâyetlerin yüzde 63’ünü oluştururken, fiyat–fatura–ödeme konuları yüzde 56 ile ikinci sıraya çıktı. Ürünlerin teslim edilmediğine dair şikayetler ise yüzde 34 oranıyla dikkat çekti. Ürün tarafında kalite, ayıplı ürün ve eksik/yanlış ürün bildirimleri öne çıkan diğer başlıklar arasında sıralandı. Finans sektöründe en çok şikayet hesap işlemlerinde Finans sektöründe şikayetlerin lideri hesap işlemleri oldu (yüzde 36). Kredi kartı şikayetleri yüzde 31 ile üst sıralarda yer alırken, ATM ve şube kaynaklı bildirimler yüzde 22 seviyesinde gerçekleşti. Dijital kanallarda web sitesi sorunları da öne çıkarken (yüzde 19), transfer işlemleri ve personel davranışı şikayetleri sektörün gündeminde yerini korudu. 2025’in iletişim karnesi: Fatura ve internet hızı zirvede İletişim sektöründe en yoğun şikayet başlığı fiyat–fatura–ödeme oldu (yüzde 35). İnternet erişim ve hız şikayetleri yüzde 30 ile ikinci sıraya yerleşirken, web sitesi kaynaklı sorunlar yüzde 28 oranına ulaştı. Abonelik süreçlerinde taahhüt cayma bedeli, teknik tarafta modem/cihaz ve teknik destek şikâyetleri de dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. Bahis siteleri yıla damgasını vurdu Platformun aktardığı verilere göre bu yıl en çok şikayet edilen kategori, 155 bin 180 şikayetle Türkiye’nin gündeminden düşmeyen bahis siteleri oldu. 2023’te 75 bin 99 olan şikayet sayısı, 2024’te 110 bin 10’a yükseldi. Bu sayı 2025’te ise 155 bin 180’e ulaştı. GSM operatörleri ve internet servis sağlayıcıları yine gündemde GSM operatörlerinde şikayet sayısı 142 bin 419, internet servis sağlayıcılarında ise 135 bin 211 şikayet platforma ulaştı. Özel bankalarda 134 bin 944 şikayet sayısı, kargo kategorisinde 118 bin 232, pazaryeri sitelerinde 108 bin 299, giyim marka mağaza zincirinde şikayetler 56 bin 969 olarak kaydedildi. Kamu bankaları, karayolu ulaşım firmaları, zincir marketler, indirim marketleri ve dolandırıcılık kategorisi en çok şikayet edilen kategoriler olarak sıralandı. Temizlik sektörü çözüm oranında bu yılda parladı Temizlik sektörü bir önceki yıla kıyaslandığında yüzde 29,7 artışla çözüm oranı en yüksek sektörlerde bu yıl ilk sırada yer aldı. Emlak ve inşaat sektöründe bir önceki yılda 5 bin 391 olan çözüm sayısı yüzde 26’lık çözüm oranıyla 20 bin 494’e yükseldi. Kargo ve nakliyat, internet platformları, gıda ve sigortacılık çözüm oranıyla yılı zirvede kapatan sektörler oldu. “İstenmeyen numaralar” bu yıl da durmadı Çözüm oranı en düşük olan sektörler 2025 yılı için şu şekilde sıralandı: Ulaşım, kamu, turizm, spor, sağlık, cep telefonu, eğitim, enerji, otomotiv, alışveriş ve içecek… 2025 yılı kategori bazında değerlendirildiğinde herkesin kabusu olan “istenmeyen aramalar” 10 bin 49 şikayetle ilk sırada yerini aldı. Devlet üniversitesi hastaneleri çözüm üretmede sorun yaşayan 2. kategori oldu. Karayolu ulaşım firmaları, ulusal hava yolları ve ikinci el giyim siteleri diğer kategori olarak öne çıktı. En çok merak edilen sektörler: E-ticaret, finans, beyaz eşya… Şikayetvar verilerine göre 41 milyon 333 bin 518 ziyaretçi sayısıyla en çok şikayet edilen sektör e-ticaret oldu. Onu 26 milyon 985 bin 893 ziyaretçi sayısıyla finans, 18 milyon 951 bin 290 ziyaretçi sayısıyla beyaz eşya, 18 milyon 447 bin 237 ziyaretçi sayısıyla otomotiv sektörü izledi. Kamu, elektrikli ev-mutfak aletleri, alışveriş ve ses & görüntü sistemleri öne çıkan diğer sektörler arasındaydı. Merak edilen markalarda zirve değişmedi 3 milyon 597 bin 926 ziyaretçi sayısıyla Türk Telekom 2025’in en çok merak edilen ve Şikayetvar’da en çok araştırılan marka olarak kaydedildi. Ortalama 2 milyon ziyaretçi sayısıyla Garanti BBVA ikinci sırada, 1 milyon 977 bin 49 ziyaretçi sayısıyla Akbank üçüncü sırada yerini aldı. Vodafone, Instagram, Eminevim, Trendyol ve Arçelik en çok merak edilen markalar olarak öne çıktı. Dolandırıcılık şikayetleri 40 bini aştı Türkiye’nin 2025’te en çok konuştuğu konular arasında dolandırıcılık vakaları da yer aldı. Son bir yılda platforma konuyla ilgili toplam 40 bin 105 şikayet ulaştı. Çeşitli yollarla kullanıcıları ağlarına düşüren dolandırıcıların kullandıkları yollar platforma yansıdı. 2025’te “dolandırıcılık” alanında dava / icra SMS dolandırıcılığı yöntemi bir önceki yılla kıyaslandığında yüzde 162’lik artışla 11 bin 368 sayısını gördü. Sahte bahis sitelerinde yıllık şikayet artışı yüzde 67 oranında gözlemlendi ve şikayet sayısı 5 bin 868’e ulaştı. Evde paketleme dolandırıcılığı, sahte web sitesi dolandırıcılığı, Instagram dolandırıcılığı, kripto para yatırım dolandırıcılığı öne çıkan diğer yöntemler oldu. “Sosyal yardım” en çok yorum alan şikayet oldu Şikayetvar, 2025 yılında gelen ilginç şikayetlere de yer verdi. Verilere göre geçtiğimiz yıl en çok yorum alan şikayet şu oldu: “Arkadaşlar merhaba, iyi geceler. 2025 mayıs SED (Sosyal ve Ekonomik Destek) ödemesi yatan var mı acaba? İzmir henüz yatmadı. Nerelerde yattı arkadaşlar, yatan bilgi verebilir mi lütfen? Normalde 14'i gecesi 01:30'a kadar yatıyordu ama saat kaç oldu, hâlâ yatan yok. Hesabına yatan varsa il olarak bilgi verelim lütfen.” 2025’te en çok görüntülenen şikayet dolandırıcılık üzerine En çok görüntülenen şikayetse şu oldu: “29 Temmuz 2025 tarihinde saat 13:58’de ‘Ceza dosyanızın son günüdür mağdur olmamak için arayın’ diye mesaj geldi. Bu mesajın dolandırıcılık olduğunu düşünüyorum. E-devlet ve UYAP üzerinden yaptığım kontrolde böyle bir cezaya ait bir kaydın olmadığını gördüm. Bu numara, site veya hukuk bürosu tarafından adıma yapılan veya yapılacak hiçbir suçlamayı, hesap açılışını, kredi başvurusunu, para transferini, kumar işlemini, alım-satımı, devri, kefaleti veya bahis işlemlerini onaylamıyorum.” Gıda sektöründe kaliteden ödün şüphesi 2025 yılı özelinde gıda şikayetlerindeki artışın ana motoru artık sadece "pahalı olması" değil, kalitesinin bozulması olarak gözlemlendi. Girdi maliyetleri artan firmaların, ürün içeriğini değiştirmesi veya raflardaki ürünlerin yüksek fiyat nedeniyle yavaş dönmesi tüketicinin en hassas olduğu noktalardan biri olarak gözlemlendi. Tüketici, "Bu kadar para veriyorsam, ürün taze ve kaliteli olmak zorunda" diyerek hata payını sıfıra indirgemek istedi. "Harcama pişmanlığı" ve iptal ve iade fırtınası Hemen hemen tüm büyüyen kategorilerde (giyim, e-ticaret, hobiler vb) "iptal / iade / değişim" ve "fiyat / fatura / hesap / ödeme" konuları ilk iki sırada yer alıyor. Böylesi bir ortamda yapılan her harcama, tüketicinin bütçesinde büyük bir delik açıyor. Bu da "satın alma sonrası pişmanlık" veya "beklentinin karşılanmaması" durumunda iade sürecini bir "hak arama savaşına" dönüştürüyor. Lüks ve keyfi tüketimden kaçış… Bazı kategorilerde şikayetlerin azalması, o sektördeki memnuniyetin arttığı anlamına gelmiyor; aksine tüketicinin o üründen/hizmetten tamamen elini çektiğini gösteriyor. 2024’ün büyük trendleri olan air fryer ve oyun konsolu kategorisinde yaşanan sert şikayet düşüşleri "keyfi" harcamaların bıçak gibi kesildiğini kanıtlıyor. İnsanlar artık teknolojik oyuncaklar yerine temel ihtiyaçlara bütçe ayırıyor. Ev dekorasyonu ve yenileme harcamaları ertelenen harcamalar listesinin başında yer alıyor. "Online’dan fiziksele" dönüş: Teslimat ücreti etkisi Market alışveriş siteleri kategorisinde yaşanan yüzde 45’lik düşüş oldukça kritik bir veri olarak değerlendirilebilir. Öyle ki 2024’te 17 bin olan şikayet sayısı 2025’te 9 bine kadar gerilediği gözlemleniyor. Ekonomik zorluklar nedeniyle artan kurye ücretleri, servis bedelleri ve uygulama içi fiyat farkları, tüketiciyi “online konforu”ndan vazgeçip fiziksel marketlere özellikle indirim marketlerine geri döndürdü. İnsanlar artık 3-5 TL daha ucuza almak için artık kendi poşetini kendi taşıyor. 2025’te finansal "kış uykusu" yaşandı Bireysel emeklilik sisteminde 2025 yılında yaşanan yüzde 45’lik düşüş yeni katılımın azalmış olabileceğini veya insanların sistemdeki paralarına dokunmadan beklemeye geçtiğini gösteriyor. Öte yandan banka aracı yatırım şirketlerinin şikayetlerindeki yüzde 57’lik gerileme borsa veya yatırım araçlarındaki hacim daralması veya tüketicinin riskli yatırımlardan kaçıp mevduat gibi daha stabil alanlara çekilmesi bu düşüşü açıklıyor. E-ticaret: "Konfordan tasarrufa" geçiş E-ticaret sektörü geçen yıla oranla genel toplamda eksi yüzde 4 ile yatay bir seyir izlemiş gibi görünse de alt kırılımlar büyük bir kabuk değişimini gösteriyor. Market alışveriş sitelerinde yaşanan yüzde 45’lik sert düşüş, tüketicinin “kapıya gelsin” konforundan vazgeçip 5-10 TL daha ucuza ürün bulabileceği indirim marketlere geçiş yaptığını işaret ediyor. Yemek siteleri kategorisinde yüzde 13’lük artış, dışarıda yemek yemenin aşırı pahalılaşmasıyla “eve sipariş”in devam ettiğini gösteriyor. Beyaz eşya: "Yenisini alamıyoruz, eskiyi yaşatmalıyız" Verilere göre 2025 yılında beyaz eşya kategorisinde şikayetler yüzde 3.7’lik hafif bir düşüş yaşadı. Bu düşüş aslında bir "satın alma daralması”na işaret ediyor. Beyaz eşya fiyatlarındaki fahiş artışlar, tüketicinin "bozulana kadar kullan" moduna geçmesine neden oldu. Sektörün en büyük şikayet konuları "arıza-çalışmama" ve "servis" olarak öne çıktı. İnsanlar yeni bir buzdolabı almak yerine mevcut olanı tamir ettirmeye çalışıyor ve bu süreçteki yetersiz/yavaş servis hizmetleri en büyük gerginlik kaynağı olarak gözlemleniyor. Öte yandan elektrik zamları sonrası beyaz eşyaların "ne kadar yaktığı" konusu, ilk kez bu kadar üst sıralarda bir şikayet konusu haline geldi. 2025’te "fatura şokları” yaşadık Yüzde 3,5'lik artışla iletişim sektörü 2025'in en hareketli sektörlerinden biri olarak öne çıktı. Fiyat ve fatura konulu 82 bin şikayetle operatörlerin enflasyon güncellemesi altında yaptığı zamlar, tüketicinin en çok ses çıkardığı başlık oldu. Kullanıcılar "bir sonraki faturam ne olacak?" endişesiyle web sitelerini ve taahhüt yenileme süreçlerini (63 bin şikayet) didik didik etti. Verilere göre sektör artık "hizmet kalitesi"nden ziyade "fiyat adaleti" üzerinden eleştirilerin odağında yer aldı. Kargo sektöründe çarklar yavaşlıyor Kargo ve nakliyat sektöründe yüzde 21’lik şikayet düşüşü sektörün mükemmelleşmesinden ziyade, e-ticaret hacminin (özellikle mobilya, kırtasiye, teknoloji gibi büyük kalemlerde) daralmasıyla ilgili olabilir. Şikayetlerin hala açık ara lideri "geç teslimat" konusundan geldi. Tüketici, yüksek kargo ücretleri ödediği bir dönemde "hızlı teslimat" beklentisinden ödün vermedi. 2025’te TOKİ şikayetleri zirveyi gördü 2025 yılında en çok konuştuğumuz konulardan biri de TOKİ oldu. 439 bin 239 ziyaretçi sayısıyla kasım, aramaların zirve yaptığı ay olarak kaydedildi. Öte yandan bir önceki ay ile kıyaslandığında kasımda ziyaret oran artışı yüzde 639 olarak kaydedildi. Yine aynı dönemde şikayetler bir önceki aya göre yüzde 495’e yükseldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Spam Yağmurundan Kurtulmanın Yolları Haber

Spam Yağmurundan Kurtulmanın Yolları

İstenmeyen telefon aramaları gibi, bazen gelen kutunuz aniden istenmeyen ve kötü niyetli mesajlarla dolup taşar. Siber güvenlik şirketi ESET e-postalardaki bu artışlara karşı alınabilecek önlemleri araştırdı. Yapılması ve yapılmaması gerekenler ile ilgili önerilerini paylaştı. Gelen kutunuzun spam veya dolandırıcılık mesajlarıyla dolu olmasının farklı nedenleri olabilir. Siber suç ekonomisi, bireysel katılımcıların genellikle zenginlik peşinde özel bir rol üstlendiği geniş ve karmaşık bir yapıdır. Bazıları, e-posta adresleri ve kişisel olarak tanımlanabilir bilgiler dâhil olmak üzere büyük miktarda müşteri verisini çalmak için kuruluşların güvenliğini ihlal etmeye odaklanabilir. Daha sonra bu verileri, siber suç forumlarında, pazar yerlerinde yayımlar veya satarlar ve başkaları da bu verileri kimlik avı e-postalarında kullanmak için satın alır. Spam'lerdeki artış, muhtemelen sizin de dâhil olduğunuz bir grup e-posta adresinin siber suç yeraltı dünyasında yayımlanmış olduğu anlamına gelir. Alternatif olarak, bir şirket bu bilgileri yanlışlıkla kamuya açık hâle getirmiş ve kötü niyetli kişilerin bundan kâr elde etmesine olanak sağlamış olabilir. Yapay zekâ araçları, dolandırıcıların spam filtrelerini atlatmak için tasarlanmış son derece ikna edici mesajlarla kimlik avı kampanyalarını genişletmelerine olanak tanır. Yapay zekâ, keşif çalışmalarında da yardımcı olabilir ve başka türlü ortaya çıkması zor olan, kamuya açık kaynaklardan e-posta adresinizi bulabilir. Dolandırıcılık gönderilerini durdurmanın yolu Spam gönderenlere karşı nasıl mücadele edeceğinizi ve potansiyel olarak tehlikeli dolandırıcılıkları gelen kutunuzdan nasıl uzak tutacağınıza dair birkaç ipucu : · Sosyal medya hesaplarınızı gizli tutun, böylece web tarama botları e-posta adresinizi toplayamaz. · Kimlik avına karşı dikkatli olun. İstenmeyen e-postaları asla tıklamayın veya yanıtlamayın. Zorunluysa e-postadaki bilgileri kullanmadan ayrı olarak iletişim bilgilerini arayarak sözde göndereni doğrulayın. · Veri ihlalleriyle ilişkili riski azaltmak için yeni hizmetlere kaydolurken "e-postamı gizle" veya benzer maskeleme hizmetlerini kullanın. · HaveIBeenPwned gibi bazı kimlik koruma ürünleri ve hizmetleri, dark web'de bilgilerinizi tarayarak, bu bilgilerin daha önce ihlal edilip edilmediğini kontrol edebilir veya dark web'de herhangi bir PII göründüğünde sizi uyarabilir. Bu, olası spam artışları hakkında önceden uyarı sağlar. · Saygın bir satıcıdan alınan güvenlik yazılımı, gelen kutunuzdaki istenmeyen iletişimin hacmini en aza indirebilen kimlik avı ve spam önleme özellikleri içerir. En iyi sağlayıcılar, en gelişmiş kimlik avı tekniklerine, yapay zekâ araçlarına ve dolandırıcılık kitlerine karşı bile çok katmanlı koruma sunar. · Alışveriş yaparken pazarlama seçeneklerinin işaretini kaldırarak gelen kutunuzdaki spam miktarını en aza indirin. Yapmamanız gerekenler Ayrıca aşağıdakileri asla yapmamanız gerektiğini unutmayın: · "Abonelikten çık" seçeneğine tıklamayın veya spam e-postalara yanıt vermeyin çünkü bu gönderen kişiye adresinizi doğrular. · Kimlik avı e-postalarındaki ekleri açmayın çünkü bunlar kötü amaçlı yazılımlarla tuzaklanmış olabilir. · İstenmeyen bir e-postaya yanıt olarak gerçek gibi görünse bile daha fazla kişisel veya finansal bilgi ve giriş bilgilerinizi vermeyin. · Ücretsiz hediyeler veya halka açık Wi-Fi'ya kaydolmak için ana e-posta adresinizi kullanmayın. · Satın alma işleminden sonra bilgilerinizi (e-posta, ev adresi ve ödeme kartları dâhil) kaydetmeyin çünkü şirketin güvenliği ihlal edildiğinde bu bilgiler kötüye kullanılabilir. · E-posta güvenlik ayarlarınızı sıfırlamayın veya spam "duyarlılık" düzeylerini düşürmeyin. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gayrimenkulde Elden Ödeme Dönemi Sona Eriyor Haber

Gayrimenkulde Elden Ödeme Dönemi Sona Eriyor

Güvenli ve şeffaf işlem altyapısını güçlendirecek önemli bir adımla, Ticaret Bakanlığı’nın ikinci el araç satışlarında uyguladığı güvenli ödeme sistemi, 1 Mayıs 2026 itibarıyla konut ve arsa satışlarında da devreye giriyor. Yeni sistemle birlikte tapu devri tamamlanmadan ödeme satıcının hesabına aktarılmayacak; böylece dolandırıcılık ve mağduriyetlerin önüne geçilirken, sektörde kalıcı bir güven ortamı tesis edilecek. Gayrimenkul sektöründe güvenli, şeffaf ve kayıtlı işlem dönemini başlatacak bu düzenlemenin, hem alıcı hem de satıcı açısından önemli bir dönüşüm yaratacağını belirten SOA Holding, uygulamanın sektörde uzun süredir beklenen bir adım olduğunu vurguluyor… Yeni sistem aynı zamanda sektörde kayıt dışı ekonominin azaltılması ve vergi kayıplarının önlenmesi açısından da kritik önem taşıyor. Gerçek satış bedellerinin sistem üzerinden kayıt altına alınmasıyla, tapu işlemlerinde düşük bedel gösterilmesi uygulamasının önüne geçilmesi ve piyasada şeffaflığın artırılması hedefleniyor. Uzmanlar, söz konusu düzenlemenin gayrimenkul sektöründe kurumsallaşmayı hızlandırarak kalıcı bir güven ortamı oluşturacağını ve piyasada dengeli, sürdürülebilir bir büyüme zemini yaratacağını vurguluyor. SOA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Artukoğlu: “Gayrimenkul sektörü yüksek tutarlı işlemlerin gerçekleştirildiği, güvenin en temel unsur olduğu alanların başında geliyor. Güvenli ödeme sisteminin konut ve arsa satışlarında da devreye alınması, sektörde uzun süredir hissedilen önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Bu uygulama sayesinde hem alıcı hem de satıcı açısından riskler minimuma inecek, dolandırıcılık vakalarının önüne geçilecek ve piyasada şeffaflık önemli ölçüde artacak. SOA Holding olarak, bu yeni dönemi sektör adına son derece kıymetli buluyor ve tüm projelerimizde güvenli, şeffaf ve kayıtlı işlem anlayışını önceliklendiriyoruz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.