Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Doluluk Oranı

Kapsül Haber Ajansı - Doluluk Oranı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doluluk Oranı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı Haber

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı

TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., organize sanayi bölgeleri (OSB) özelindeki kapsamlı araştırmalarına 2026 yılında da devam etti. Türkiye ekonomisi ve kent gelişiminde yönlendirici bir rol üstlenen, birçok firmaya ev sahipliği yapan OSB’leri inceleyen şirket, 18 ilde yer alan 31 organize sanayi bölgesini detaylı şekilde analiz etti. Çalışmada, sanayi yapılarında talebin büyük ölçüde lojistik avantajlara göre şekillendiği görülürken, lojistik açıdan güçlü bölgelerde depolama alanlarına yönelik yüksek talebin değerleri artırıcı etkisi olduğu tespit edildi. OSB’lerde tamamen veya kısmen bedelsiz arsa tahsisine yönelik desteklerin 2029 yılına kadar uzatılması da talep üzerinde etkisini sürdürdü. Sanayi yapılarında artan maliyetlerin üretim üzerinde sınırlayıcı etkisi bulunurken, kira değerlerini yukarı yönlü etkilediği ve bu durumun yatırımın geri dönüş süresinin kısalmasına katkı sağladığı gözlemlendi. İl bazlı değerlendirmelere bakıldığında; Marmara Bölgesi’nde İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Sakarya gibi oturmuş sanayi merkezlerinde dengeli arz-talep yapısının etkisiyle kira artışlarının daha kontrollü seyrettiği görülürken, Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde arzın sınırlı kalmasının etkisiyle kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleştiği gözlemlendi. Arsa değer artışlarında ise Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara öne çıkarken, bu artışların temelinde yeni yatırım girişlerinin etkili olduğu tespit edildi. Buna karşılık Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem kira hem arsa değer artışlarının sınırlı kalması, talebin daha zayıf seyrettiğine işaret etti. Doluluk oranları incelendiğinde, Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde artışların dikkat çektiği görülürken; İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi doluluk oranı halihazırda yüksek olan illerde artışın sınırlı kaldığı gözlemlendi. Öte yandan, Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bölgelerde doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın henüz tam olarak dolmadığını ortaya koydu. Makbule Yönel Maya: “OSB’lerde dengelenme süreci devam ediyor” TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, OSB’lere yönelik değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Sanayi yapılarına olan talebin güçlü seyrini koruduğunu, ancak son iki yılda değer artışlarının daha dengeli bir patikaya oturduğunu görüyoruz. Kira ve arsa değer artışlarının enflasyonun altında gerçekleşmesi, piyasanın daha sürdürülebilir bir dengeye doğru ilerlediğine işaret ediyor. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst seviyelere ulaşması, organize sanayi bölgelerine olan talebin devam ettiğini ortaya koyarken, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırıyor. Özellikle lojistik avantajı yüksek bölgelerde depolama ve sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Yatırımcı perspektifinden bakıldığında ise geri dönüş sürelerinin 16-17 yıl bandında dengelenmesi, OSB’lerin cazibesini koruduğunu ve uzun vadeli yatırım açısından önemini sürdürdüğünü gösteriyor.” Kira artışında ivme kaybı dikkat çekti Son iki yıllık verilere göre kira değerlerindeki artışın enflasyon oranının altında seyrettiği görüldü. Geçtiğimiz yıl %36 seviyesinde olan yıllık ortalama kira artışı bu yıl 10 puan geriledi ve %26,3 olarak kaydedildi. Arsa fiyatlarının yükseldiği dönemde maliyet baskıları nedeniyle yeni inşaat faaliyetlerinin yavaşlaması arzı sınırlarken; Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleşmesine neden oldu. Bölgesel bazda incelendiğinde; Marmara Bölgesi’nde dengeli arz-talep yapısının kira artışlarını kontrollü seviyede tuttuğu, Ege Bölgesi’nde ise sektör çeşitliliği sayesinde daha istikrarlı bir seyir izlendiği görüldü. İç Anadolu ve benzeri bölgelerde ise daha sınırlı talep yapısı kira artışlarının görece düşük kalmasına yol açtı. Geri dönüş süresi 13,7 ve 19,5 yıl aralığında hesaplandı Marmara Bölgesi’nde güçlü ve oturmuş talep yapısının etkisiyle geri dönüş süreleri daha kısa seyretti. Dengeli bir yatırım ortamı açısından kira artışlarının arsa değer artışını aşması beklenirken, Afyonkarahisar, Eskişehir gibi arsa fiyatlarının daha hızlı artması geri dönüş sürelerini 18-19 yıl mertebesine çıkarmaktadır. Büyükşehirlerde yüksek doluluk oranı ve sürekli üretim talebi geri dönüş sürelerini daha stabil tutarken; gelişim sürecindeki şehirlerde yatırım hareketliliği geri dönüş sürelerinde daha belirgin değişimlere yol açtı. Arsa değer artışı %25 seviyesinde gerçekleşti OSB’lerde yıllık ortalama arsa değer artışı %25 olarak hesaplandı. Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara’da arsa değer artışlarının enflasyonun üzerinde gerçekleşmesinde yeni yatırımların etkili olduğu görüldü. Artan maliyetler nedeniyle yapı izinlerinde yaşanan gerileme arzı sınırlarken, bazı bölgelerde arsa fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Buna karşın genel ortalamada artışların enflasyonun altında kaldığı tespit edildi. Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem arsa hem kira artışlarının sınırlı kalması talebin görece zayıf seyrettiğine işaret ederken; Kayseri’de arsa değer artışının düşük kalmasına rağmen kira artışlarının yüksek olması mevcut stok üzerindeki talep baskısını ortaya koydu. Doluluk oranı %97 ile yüksek seviyesini korudu Türkiye genelinde OSB’lerde doluluk oranlarının yüksek seviyelerde seyrettiği ve birçok bölgede %100’e ulaştığı görüldü. Bu durum, sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü şekilde devam ettiğini ve mevcut stokun büyük ölçüde dolu olduğunu ortaya koydu. Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde doluluk oranlarında artış gözlemlenirken, İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi oturmuş bölgelerde zaten yüksek olan doluluk oranlarının artış potansiyelinin sınırlı kaldığı dikkat çekti. Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bazı bölgelerde ise doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın mevcut olduğunu ve talebin daha sınırlı seyrettiğini gösterdi. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst sınıra ulaşması, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırırken, talebin mevcut alanlar üzerinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rönesans Gayrimenkul'den Önemli Başarı Haber

Rönesans Gayrimenkul'den Önemli Başarı

Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın 2025 yılında hisselerinin tamamını satın aldığı İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet bilançoya 22,4 milyon Euro’luk ek operasyonel gelir sağladı. Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi Rönesans Gayrimenkul Yatırım A.Ş. (RGY), İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş’ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırım gurubu olmayı sürdürüyor. Yüksek doluluk oranı, güçlü kiracı karması, enflasyona karşı korumalı gelir yapısı, düşük borçluluk seviyesi ve sürdürülebilir büyüme stratejisi ile uzun vadeli paydaş değeri yaratma kapasitesini devam ettiren RGY, kaliteli portföy yapısı, operasyonel disiplin ve finansal gücüyle Türkiye’de perakende gayrimenkul sektöründeki liderlik konumunu koruyor. Serbest nakit akışı yaratma kapasitemiz 150 milyon Euro RGY Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, şirketin güçlü nakit üretim kapasitesinin uzun vadeli stratejisinin temelini oluşturduğunu belirterek, “Yıllık 150 milyon Euro’nun üzerindeki serbest nakit akışımız, portföyümüzün gücünü ve sürdürülebilir gelir yaratma kapasitesini ortaya koyuyor. Bu sayede büyümemizi finanse edebiliyor, hissedarlarımıza düzenli temettü sunabiliyor ve sağlam bilanço yapımızı koruyabiliyoruz” dedi. Son yıllarda pandemi, önemli düzenleyici değişiklikler, depremler ve dalgalı ekonomik koşullara rağmen RGY’nin operasyonel gücünü ve finansal sağlamlığını koruduğunu vurgulayan Kayaalp, bu dayanıklılığın dikkatli yönetim anlayışı, yüksek kaliteli varlık portföyü ve disiplinli risk yaklaşımının sonucu olduğunu ifade etti. Alışveriş merkezlerinde 28 binden fazla kişiye istihdam ekosistemi yaratıldığını ve her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapıldığını belirten Kayaalp, şirketin 2030 yılına kadar portföyünün tamamında yenilenebilir elektrik kullanmayı hedeflediklerini, 2026 yılını ise “Su Yılı” ilan ederek su verimliliği çalışmalarını hızlandırdıklarını söyledi. Kiracı cirolarına endeksli dinamik kira yapısı reel gelir artışını destekliyor Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar ise, uzun vadeli paydaş değeri yaratım stratejilerinin reel kazanç büyümesi, düzenli ve artan nakit akışı ve operasyonel mükemmeliyet üzerine kurulu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Tüketici fiyat endeksine ve kiracı cirolarına endeksli dinamik kira yapımız, reel gelir artışımızı destekliyor. Güçlü kiracı ilişkilerimiz ve yüksek doluluk oranımız, düzenli ve öngörülebilir nakit akışımızın temelini oluşturuyor. Türkiye’de yeni ve büyük ölçekli alışveriş merkezi arzının sınırlı olması da mevcut varlıkların değerini artırırken, performanslarını da yükseltiyor. Bu da hem finansal hem kiracı portföyü hem de ziyaretçi sayısı olarak bize olumlu yansıyor.” 2025 yılı itibariyle temettü dağıtımına başladıklarını hatırlatan Yağmur Yaşar, sürdürülebilir nakit üretimi doğrultusunda ilerleyen dönemlerde temettü tutarının kademeli olarak artırılmasını hedeflediklerini söyledi. Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın 2025 yılında brüt aktif değerinin 3,6 milyar Euro’ya ulaştığını, net aktif değerinin ise 3,1 milyar Euro olduğunu anlatan Yaşar, “2025 yılında net borç/FAVÖK oranımız 2,5 seviyesine geriledi. Faiz karşılama oranımız ise 6,4 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar bize kredi işlemlerinde sürdürülebilir bir iyileşme olduğunu net olarak gösteriyor” diye konuştu. Portföyümüzün kalitesi sürekli artıyor Büyüme stratejilerinin seçici, disiplinli ve değer artırıcı yatırımlara dayandığına dikkat çeken Yaşar, “Nitelikli satın almalar ve geliştirme projeleriyle portföyün kalitesi sürekli olarak artırılıyor. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet alışveriş merkezlerinin tamamının satın alınması, portföyün gelir tabanını daha da sağlamlaştırdı. Bu varlıklar, güçlü ziyaretçi trafiği, yüksek doluluk oranı ve istikrarlı kiracı yapısı sayesinde portföyümüze anında katkı sağladı. Bu arada inşaatı devam eden Maltepe Park konutlarının yüzde 18’i satıldı. Proje kapsamında 32 bin metrekare kiralanabilir alana sahip A+ ofisler de yer alacak. Antalya Konyaaltı ve İstanbul Ümraniye’de bulunan arsalarımız da uygun piyasa koşullarında geliştirilmeye hazır durumda” dedi. 114 milyon ziyaretçi ağırladık Yağmur Yaşar, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın 2025 yılında 114 milyon ziyaretçiyi ağırladığını ve doluluk oranının ise yüzde 99,2 olarak gerçekleştiğini belirterek, şunları söyledi: “Güçlü ve dayanıklı ziyaretçi trafiğine sahibiz. Bu sayede 2024–2025 döneminde pazar ortalamasının üzerinde bir performans sergiledik ve ziyaretçi sayısındaki değişimde pazarı ortalama yüzde 4 oranında geride bıraktık. Güçlü ve dengeli kiracı yapımız, enflasyonun üzerinde sürdürülebilir ciro artışını destekledi ve 2025 yılında kiracı cirolarımız da yıllık ortalama yüzde 38,2 oranında arttı. Yani yüzde 35 seviyesindeki tüketici fiyat endeksinin ve yüzde 30 civarındaki sektör ortalamasının üzerinde bir artış oldu.” 2026 yılında da operasyonel performansın korunacağının ve sürdürülebilir büyümenin devam edeceğinin altını çizen Yaşar, “Enflasyona endeksli kira yapısı ve ciro bazlı kira modeli sayesinde gelir artışının devam etmesini öngörüyoruz. Şirketimiz, güçlü bilançosu ve disiplinli finansal yaklaşımı sayesinde hem ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklı kalmayı hem de fırsatları değerlendirmeyi hedefliyor” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Norwegian Group Ocak Ayında 1,52 Milyon Yolcu Taşıdı Haber

Norwegian Group Ocak Ayında 1,52 Milyon Yolcu Taşıdı

Turizm açısından daha sakin geçen ocak ayında, şirket kapasitesini mevsimsel olarak azalan talebe göre ayarladı. Norwegian CEO’su Geir Karlsen, yılın ilk ayına ilişkin değerlendirmesinde, “Yıla güçlü bir başlangıç yaptığımızdan memnunuz. Düşük sezon olmasına rağmen kapasiteyi doğru şekilde ayarlayarak yüzde 86’lık önemli ölçüde iyileşmiş bir doluluk oranı yakaladık. Aynı zamanda birim gelirlerimiz de güçlendi. Bu da faaliyet gösterdiğimiz pazarlardaki genel talebin yüksek olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı. Norwegian’da Doluluk ve Operasyonel Performans Arttı Ocak ayında Norwegian’ın kapasitesi (AKO – Arz Edilen Koltuk Kilometre) 2,099 milyar olarak gerçekleşti. Bu rakam, 2025 yılının aynı ayına göre yüzde 7 düşüş anlamına geliyor. Gerçekleşen yolcu trafiği (PKT) ise 1,801 milyar koltuk-kilometre ile geçen yıla kıyasla yüzde 2 azaldı. Aynı dönemde Norwegian ortalama 72 uçak ile operasyon gerçekleştirdi. Doluluk oranı yüzde 85,8 olarak kaydedilirken, bu oran geçen yıla göre 3,8 puanlık artış gösterdi. Düzenlilik: %99,3 Dakiklik: %70,4 Karlsen, “Norwegian uçuşlarına olan talep güçlü seyretmeye devam ediyor. Kış sezonunun geri kalanına yönelik rezervasyonlar, geçen yılın aynı döneminin üzerinde. Özellikle daha sıcak destinasyonlara yapılan seyahatler şu anda oldukça popüler” dedi. Widerøe’de Kış Şartlarına Rağmen Güçlü Operasyon Grubun bölgesel hava yolu markası Widerøe ise ocak ayında 156 milyon AKO kapasiteye ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1 düşüş anlamına geliyor. Gerçekleşen yolcu trafiği 100 milyon PKT ile yüzde 7 azaldı. Widerøe’nin doluluk oranı yüzde 64,2 olarak ölçülürken, bu oran geçen yıla kıyasla 4,2 puanlık düşüş gösterdi. Düzenlilik: %96,5 Dakiklik: %85,7 Widerøe CEO’su Tore Jenssen, ocak ayındaki performansa ilişkin olarak, “Kış koşullarına rağmen yüksek dakiklik ve düzenlilik oranlarıyla güçlü bir operasyonel performans sergiledik. Bu durum, kış tatili yapmak isteyen daha fazla yolcuyu karşılamak için bize sağlam bir temel sunuyor” açıklamasında bulundu. Norwegian Group, 2026 yılının geri kalanında özellikle kış ve yaz sezonlarında artan seyahat talebiyle büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul’da Metrekareye 21 Kilogram Yağış Düştü Haber

İstanbul’da Metrekareye 21 Kilogram Yağış Düştü

Bazı bölgelerde metrekareye düşen yağış miktarı 21 kilogramı bulurken en fazla yağış alan bölge Terkos Barajı ve Silivri Orman Sahası oldu. Barajlardaki doluluk oranı ise 1 Ocak’ta yüzde 18 seviyelerindeyken bugün (2 Şubat) yüzde 30 seviyelerine ulaştı. AKOM, bugün öğle saatlerinden itibaren batı ilçelerinde karla karışık yağmur ve kar yağışı beklendiğini açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet İşleri Dairesi AKOM’un değerlendirmelerine göre, Orta Akdeniz ve Balkanlar üzerinden gelen sistemlerin birleşmesiyle İstanbul genelinde şiddetli yağışlar kaydedildi. Dün akşamdan bu yana yapılan ölçümlere göre, şehrin farklı bölgelerinde metrekareye 11 ila 21 kg aralığında yağış düştü. Barajlardaki doluluk oranı ise 1 Ocak’ta yüzde 18 seviyelerindeyken bugün (2 Şubat) yüzde 30 seviyelerine ulaştı. Yağışların ilerleyen saatlerde fırtınayla birlikte etkisini daha da artırması bekleniyor. BATI İLÇELERİNDE KAR Hava sıcaklıklarının öğle saatlerinden itibaren 2–4 derece daha azalarak kış değerlerine gerileyeceği tahmin ediliyor. Bu düşüşle birlikte; Silivri, Çatalca, Arnavutköy, Büyükçekmece ve Başakşehir gibi İstanbul’un batı yakasında kalan bölgelerde yağışların karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görülmesi öngörülüyor. Soğuk havanın Salı sabahına kadar süreceği, Çarşamba gününden itibaren ise bahar değerlerine (15 derece) döneceği belirtiliyor. İBB 45 OLAYA MÜDAHALE ETTİ Dün akşam saatlerinde etkili olan fırtına nedeniyle İstanbul genelinde toplam 45 olay bildirimi yapıldı. İBB ekipleri tarafından müdahale edilen olaylar; 17 ağaç devrilmesi ve dal kırılması, 22 tehlike arz eden parça (tabela, reklam panosu vb.), 2 çatı uçması ve 2 direk devrilmesi, 2 istinat duvarı çökmesi ve toprak kayması oldu. OLASI RİSKLERE KARŞI UYARI Yetkililer, salı sabahına kadar etkili olması beklenen kış koşulları nedeniyle yaşanabilecek su baskını, göllenme, kar yağışı, buzlanma, don ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli olmaları gerektiğini belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SunExpress Yıl Başından Bu Yana 13 Milyondan Fazla Yolcu Taşıdı Haber

SunExpress Yıl Başından Bu Yana 13 Milyondan Fazla Yolcu Taşıdı

SunExpress, 85 uçaklık filosuyla yılın başından bu yana 13 milyonun üzerinde yolcu taşıdı. Geçen yılın aynı dönemine göre yolcu sayısında %8 artış kaydeden hava yolu, %85 doluluk oranı elde etti. 2025 yaz sezonunda uçuş ağına 15 yeni dış hat ekleyen SunExpress, Almanca konuşulan ülkeler (Almanya, Avusturya, İsviçre) ile Birleşik Krallık ve İrlanda’dan Türk Rivierası ve Anadolu’ya olan direkt uçuşlarda sahip olduğu güçlü konumunu koruyor. Geçtiğimiz yaz özellikle Birleşik Krallık ve İrlanda pazarından Türkiye’ye talep artışının olduğunu belirten SunExpress CEO’su Max Kownatzki, “Almanya'dan Türkiye’ye olan uçuşlarda sahip olduğumuz güçlü pazar konumunun yanı sıra Birleşik Krallık ve İrlanda, en hızlı büyüyen pazarlarımız arasında yer alıyor. Birleşik Krallık ve İrlanda pazarında 2022’den bu yana koltuk kapasitemizi dört kat artırdık ve Türkiye’den en fazla Birleşik Krallık havalimanına uçan hava yolu konumuna geldik. Bu pazarda, 2024 yılına kıyasla yılın başından bu yana yolcu sayısında %22’lik bir artış gözlemliyoruz. Türkiye’ye sunduğumuz direkt uçuşlarla, daha fazla yolcunun Türkiye’nin doğal güzelliklerini, kültürel zenginliklerini ve misafirperverliğini keşfetmesine katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. Yeni Sezonda Uçuş Noktaları Artıyor 2025/26 kış sezonunda hava yolu, yeni İzmir–Porto hattını haftada 2 kez olmak üzere 5 Kasım itibarıyla başlatıyor. Ayrıca İzmir çıkışlı Madrid uçuşlarını haftada 3’e, Barselona uçuşlarını ise haftada 5’e çıkararak, İber Yarımadası’nda bugüne kadarki en yüksek kapasitesine ulaşıyor. İç hatlarda ise Antalya ve İzmir çıkışlı uçuşlarla Türkiye’nin 21 şehrini birbirine bağlıyor. 2026 yaz sezonunda Türkiye’ye yönelik talebin devam ettiğinin altını çizen Kownatzki, “Erken rezervasyonlarda geçen yıla göre %12 artış görüyoruz. Türkiye, zengin kültürel mirası, doğal güzellikleri ve misafirperverliğiyle Avrupa pazarında güçlü bir konuma sahip. Türkiye hâlâ fiyat-performans açısından cazip bir destinasyon olsa da bu avantajın korunması ve rekabet gücünün sürdürülebilir biçimde artırılması için tüm sektör paydaşlarının iş birliğiyle hareket etmesi büyük önem taşıyor. Biz, SunExpress olarak, Türkiye’nin turizm potansiyeline yürekten inanıyoruz. Gelecek dönem planlarımızı bu vizyon doğrultusunda şekillendiriyor; genişleyen uçuş ağımız ve büyüyen filomuzla ülke turizmine ve ekonomisine katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi. SunExpress, 2026 yaz sezonunda uçuş ağını yeni rotalarla genişletiyor. Hava yolu, tarihinde ilk kez Bodrum çıkışlı Birleşik Krallık seferlerini başlatmaya hazırlanıyor. Yeni açılacak 10 yeni dış hat rotası arasında Antalya-Cork, Antalya-East Midlands, Antalya-Memmingen, Izmir-Porto, Izmir-Sofia, Milas Bodrum-Gatwick, Milas Bodrum-Manchester, Edremit-Hannover, Edremit-Münih ve Hatay-Düsseldorf yer alıyor. Filo Modernizasyonu ve Hangar Yatırımı 2025 yılında filosunu pandemi dönemi öncesine kıyasla yaklaşık iki katına çıkaran SunExpress, yeni nesil uçaklarla yolcularına daha konforlu ve çevre dostu bir seyahat deneyimi sunarken operasyonel verimliliğini de güçlendiriyor. SunExpress’in büyüme planları kapsamında toplamda 132 adet Boeing uçak siparişi bulunuyor; bunların 87’si kesin sipariş durumunda. SunExpress, bu siparişler ile birlikte 2030’lu yılların başında filosunun büyük çoğunluğunun 737-8 ve 737-10 modeli uçaklardan oluşmasını hedefliyor. Kownatzki, “Filo yenileme sürecimiz, sadece uçak sayısındaki artışı değil; aynı zamanda konfor, sürdürülebilirlik ve verimlilik açısından bir dönüşümü temsil ediyor. Daha genç ve modern bir filoyla uçmak, çevresel etkilerimizi azaltırken yakıt tüketimi, uçak kullanım verimliliği ve maliyetlerde de önemli kazanımlar sağlıyor. Bu dönüşüm, geleceğe sağlam adımlarla ilerlerken yolcularımıza yüksek standartlarda uçuş deneyimi sunma kararlılığımızı ortaya koyuyor” dedi. Bunun yanı sıra, Antalya Havalimanı’nda inşa edilmesi planlanan hangar yatırımı, şirketin tarihinde önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. 3 yılda tamamlanması hedeflenen proje, Antalya’nın, havacılık ekosisteminde teknik bakım ve onarım alanında stratejik bir merkez konumuna yükselmesine zemin hazırlayacak. Planlanan yatırımlarla ilgili olarak Kownatzki, “İnşa etmeyi planladığımız 12 uçak kapasiteli hangar sayesinde, filomuzun teknik hat ve üs bakım ve onarım süreçlerini kendi bünyemizde yürütebileceğiz. Bu tesis, yalnızca SunExpress filosuna değil, bölgede faaliyet gösteren diğer hava yolu şirketlerine de hizmet verebilecek. Antalya, havacılık bakım hizmetleri açısından bölgenin stratejik bakım üssü haline gelecek. Bu projeyi sadece bir altyapı yatırımı olarak değil, aynı zamanda bölgede nitelikli iş gücünün gelişimine katkı sağlayacak önemli bir stratejik adım olarak görüyoruz” dedi. Eğitim Yatırımlarıyla Havacılığın Geleceğine Katkı SunExpress, sektördeki nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla pilot ve teknisyen yetiştirme programlarını genişletiyor. Geçtiğimiz yıl Eskişehir Teknik Üniversitesi iş birliğiyle başlatılan Uçak Bakım Teknisyeni Kariyer Geliştirme ve Destekleme Programı’na bu yıl iki üniversite daha dahil edildi. Program kapsamında, önümüzdeki beş yıl içinde 400 uçak teknisyeninin yetiştirilmesi hedefleniyor. 2018 yılında başlatılan Çoklu Pilot Lisansı Programı (Multi-Pilot Licence - MPL) programı kapsamında ise bugüne kadar 200 pilot yetiştirildi. Şirket, önümüzdeki beş yılda 200’ün üzerinde Türk pilotu programa dahil etmeyi planlıyor. Hava yolunun Antalya'daki genel müdürlük binasında kurulumu devam eden uçuş eğitim simülatörünün ise aylık 500 saatlik kapasitesiyle pilot adaylarına uygulamalı eğitim imkânı sunması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.