Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Domates

Kapsül Haber Ajansı - Domates haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Domates haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Egeli Yaş Meyve Sebze Sektörü İhracatını 572 Milyon Dolara Taşıdı Haber

Egeli Yaş Meyve Sebze Sektörü İhracatını 572 Milyon Dolara Taşıdı

Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları Japonya ve Güney Kore'ye düzenleyeceği ticaret heyetiyle Uzak Doğu açılımını hızlandırıyor. Sektör, Çin pazarının yeniden açılmasıyla Türk kirazı için önemli bir fırsat doğmasını bekliyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılını sektörümüz adına başarılı bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Üyelerimizin emeği ve alın teriyle, 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve, sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. Bu performansla Birliğimiz, Ege Bölgesi'nde bitkisel ürün ihracatının lideri konumunu korumuştur. Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının yaklaşık beşte biri Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünümüz dünya pazarlarına ulaşmıştır. Bu tablo, Ege topraklarının bereketini ve üyelerimizin küresel rekabet gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Üreticisinden ihracatçısına kadar bu zincirde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. En fazla ihraç edilen ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali 2026 yılına da güçlü bir başlangıç yaptıklarını vurgulayan Başkan Balık, 2025 yılının Ocak–Haziran döneminde 559 milyon dolar olan ihracatın 2026 yılının aynı döneminde 572 milyon dolara yükseldiğini söyledi. Cengiz Balık, “Küresel ekonomideki tüm belirsizliklere ve lojistik zorluklara rağmen elde edilen bu artış, sektörümüzün dayanıklılığının ve üyelerimizin azminin en somut göstergesidir. Bu dönemde yaş meyve ve sebze grubunda en fazla ihraç ettiğimiz ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali olmuştur. Özellikle kirazda ulaştığımız kalite ve pazar çeşitliliği, Türk kirazını dünya sofralarının aranan ürünü haline getirmiştir. Meyve sebze mamulleri grubunda ise kuru domates, kornişon turşusu, biber turşusu, sebze konserveleri ve elma suyu ihracatımızın lokomotif ürünleri olmuştur.” diye konuştu. Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş ülke Başkan Balık, “En fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler sıralamasında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş sırada yer almaktadır. Bu tablo, hem geleneksel pazarlarımızdaki güçlü konumumuzu koruduğumuzu hem de okyanus ötesi pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturduğumuzu göstermektedir. Pazar çeşitlendirme stratejimiz kapsamında fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına ağırlık veriyoruz. 2025 yılı ve 2026 yılının ilk çeyreğinde fuar ve heyet katılımlarımız kesintisiz devam etmiştir. Birliğimizce yürütülen UR-GE projesi kapsamında İngiltere, Norveç ve Kanada'ya ticaret heyetleri düzenledik. Turkish Tastes Turquality projemiz kapsamında ise ürünlerimizin Amerika Birleşik Devletleri'nde prestijli ortamlarda tanıtılması için yoğun bir çalışma yürüttük.” dedi. Japonya ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyeti Pazar çeşitlendirmede bir sonraki adımın Uzak Doğu olacağı bilgisini veren Balık sözlerine şöyle devam etti: “20-29 Kasım 2026 tarihleri arasında Japonya ve Güney Kore'ye yönelik sektörel bir ticaret heyeti düzenleyeceğiz. Yüksek alım gücüne ve kaliteli ürüne değer veren tüketici profiline sahip bu iki önemli pazarda, üyelerimizin potansiyel alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirmesini ve ürünlerimizin tanıtımını en etkin şekilde yapmasını hedefliyoruz. Uzak Doğu pazarlarında kalıcı bir varlık oluşturmanın, sektörümüzün uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz.” Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz Kiraz özelinde önemli bir gelişmeyi de paylaşan Başkan Balık, Türkiye'den Çin Halk Cumhuriyeti'ne kiraz ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında şunları anlattı: “Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi'nden teknik uzmanlardan oluşan bir heyet, 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında ülkemizi ziyaret ederek kiraz bahçelerinde, paketleme tesislerinde ve soğuk işlem ile fumigasyon uygulama merkezlerinde incelemelerde bulunmuştur. Heyete, kirazımızın bahçeden sofraya uzanan izlenebilirlik süreci ve gıda güvenliği uygulamalarımız yerinde aktarılmıştır. Heyetin hazırlayacağı rapor doğrultusunda Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz. Yılda yaklaşık 600 bin ton kiraz ithal eden ve dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumundaki Çin pazarının açılması sürecinin olumlu sonuçlanmasının, Türk kirazına yepyeni bir ufuk açacağına inanıyoruz.” Cengiz Balık, “Bu güzel performansın asıl sahibi, üreticisinden ihracatçısına kadar emek veren tüm üyelerimizdir. Kendilerine, Birliğimizin değerli çalışanlarına, desteklerini her zaman yanımızda hissettiğimiz Ticaret Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza, ve iş birliği yaptığımız tüm kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı    Haber

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı  

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin TÜİK verilerinden yaptığı derlemeye göre, Patates, Kuru Soğan, Domates, Hıyar, Biber, Karpuz, Elma, Şeftali-Nektarin, Kayısı, Kiraz, Portakal, Mandalina, Limon, İncir, Kivi, Muz, Üzüm, Çilek ve Nar üretimi ve ihracatı mercek altına alındı. Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin ana omurgasını oluşturan 20 üründe 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton seviyesinde olan üretim, 2024 yılında yüzde 50’lik artışla 51 milyon 560 bin ton seviyesine ulaştı. 2025 yılında yaşanan iklim krizi nedeniyle bu ürünlerin üretiminde yüzde 14’lük kayıp yaşandı ve üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Türk yaş meyve sebze sektörü 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat performansı ortaya koyarken, 2024 yılı sonunda yüzde 175’lik rekor artışla 3 milyon 669 bin tona ulaştı. 2002 yılında üretimin yüzde 3,8’i ihraç edilirken, 2024 yılında yüzde 7,1’e yükseldi Yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında ürettiği ürünlerin yüzde 3,8’ini ihraç edebiliyorken, 2024 yılında toplam üretimin yüzde 7,1’ini ihraç etme başarısı gösterdi. Balık: “İhracat üretimden daha hızlı büyüdü” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan zincirde önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlara daha etkin şekilde taşımayı başardığını söyledi. Yaş meyve ve sebze sektörünün üretim artışından çok daha yüksek bir ihracat performansı ortaya koyduğunu vurgulayan Cengiz Balık, şunları söyledi: "2002-2024 dönemine baktığımızda üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken ihracatımız yüzde 175'in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün sadece üretim yapan değil, aynı zamanda dünya pazarlarında güçlü bir şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimde elde ettiğimiz başarıyı ihracata dönüştürme kabiliyetimiz her geçen yıl güçleniyor. 2025 yılında yaş meyve sebze ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 yılında ihracatımızın 4,5 milyar doları aşmasını hedefliyoruz.” Mandalina yaş meyve sebze ihracatının lokomotifi oldu Yaş meyve sebze sektöründe ihracatta öne çıkan ürünler hakkında da bilgi veren Başkan Balık, özellikle mandalinanın son yılların ihracat yıldızı olduğunu söyledi. Balık; “Mandalina ihracatımız 2002 yılında 247 bin ton seviyesindeyken 2024 yılında 702 bin tona, 2025 yılında 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki başarısının en somut göstergelerinden biridir. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik. 913 milyon dolarlık döviz geliri elde ettik.” Elma ihracatı yüzde 2110 arttı 2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024 yılında yüzde 101’lik artışla 4 milyon 420 bin tona çıktığının altını çizen Balık, elma ihracatının 2002 yılında 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının 2024 yılında 315 bin tona fırladığını, elma ihracatının miktar bazında yüzde 2100 artış kaydettiğini, ortalama ihraç fiyatının da yüzde 43 arttığını ve 190 milyon dolar dövizi elma ihracatından kazandığımızı vurguladı. 2002 yılında incir, kivi, çilek ve muz ihracatı yokken günümüzde önemli ihraç kalemleri haline geldiğine dikkati çeken EYMSİB Başkanı Cengiz Balık, “İncirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat yapar konuma geldik. Bunun yanında limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de önemli ihracat başarıları elde ettik” ifadelerini kullandı. Katma değerli ihracatta önemli mesafe alındı Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, ihracat birim fiyatlarının da önemli ölçüde yükseldiğine dikkat çeken Balık, Türk ürünlerinin dünya pazarlarında daha yüksek katma değer oluşturduğunu ifade etti. Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “"Birçok üründe kilogram başına ihracat değerlerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0.58 USD/Kg olan ortalama ihraç fiyatımız 2024 yılı sonunda 1,28 USD/Kg’a yükseldi. Bu değişim, ürünlerimizin kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Artık sadece daha fazla ürün satan değil, ürününü daha değerli satan bir sektör konumundayız." İklim değişikliğine karşı ortak mücadele çağrısı İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin son yıllarda daha belirgin hale geldiğini ifade eden Cengiz Balık, sektörün sürdürülebilir büyümesi için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Balık; “Don, kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar üretim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihraç etmeye ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha da önem kazanacak” ifadelerini kullandı. Hedef: Dünya pazarlarında daha güçlü bir Türkiye Türk yaş meyve ve sebze sektörünün güçlü üretim altyapısı, deneyimli üreticileri ve ihracatçılarıyla küresel pazarlardaki büyümesini sürdüreceğini vurgulayan Balık, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği, üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın en önemli yaş meyve sebze tedarikçilerinden birisi konumunda. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak ülkemizin yaş meyve sebze ihracatını daha da yukarı taşıyacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB’den 25 İlçede 8 Milyon Sebze Fidesi Desteği Haber

ABB’den 25 İlçede 8 Milyon Sebze Fidesi Desteği

Kırsalda üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak ve üreticilerin artan maliyet yükünü hafifletmek amacıyla yürütülen çalışma kapsamında 25 ilçede 7 bin 23 üreticiye toplam 8 milyon adet sebze fidesi dağıtıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilerin artan maliyetler karşısında üretime devam edebilmesini sağlamak amacıyla tarımsal desteklerine devam ediyor. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında, sebze üretiminin yoğun olarak yapıldığı Ayaş, Beypazarı, Güdül, Nallıhan, Sincan, Kahramankazan, Çubuk ve Kalecik başta olmak üzere 25 ilçede 7 bin 23 üreticiye toplam 8 milyon adet sebze fidesi yüzde 50 hibeyle dağıtıldı. Domates ve biberden oluşan 6 çeşit fide desteğiyle üreticilerin maliyet yükünün azaltılması ve kırsalda üretimin sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. “ÜRETİCİLERİMİZİN YANINDA OLDUK, OLMAYA DA DEVAM EDECEĞİZ” Kahramankazan’da gerçekleştirilen fide dağıtım programına katılan Kahramankazan Belediye Başkanı Av. Selim Çırpanoğlu, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin üreticiye verdiği desteğin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Sayın Mansur Yavaş'ın Ankara çiftçisine yönelik yaptığı güzel bir hizmet. Çiftçilerimizin yüzü gülüyor. Çiftçilerimiz fidelerini toprakla buluşturacaklar ve yerli üretime katkıda bulunmaya devam edecekler. Ankara çiftçisine bereketli ve hayırlı, uğurlu olsun.” ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı Bitkisel Üretim Şube Müdürü Niyazi Zobu ise “Üreticilerimizin, özellikle sebze üreticilerimizin maliyetlerinin başında fide ücreti gelmekte. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak fide bedelinin yarısını biz karşılıyoruz. Bu kapsamda yüzde 50 hibe desteğiyle yaklaşık 7 bin üreticimize 8 milyon adet fide dağıtımını gerçekleştirdik. Mansur Başkan’ımızın göreve geldiği günden bu yana üreticilerimizin hep yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz” diye konuştu. 25 İLÇEDE ÜRETİCİNİN YÜZÜ GÜLDÜ Sebze üretiminin yoğun olarak yapıldığı Ayaş, Beypazarı, Güdül, Nallıhan, Sincan, Kahramankazan, Çubuk ve Kalecik başta olmak üzere Ankara’nın 25 ilçesinde gerçekleştirilen dağıtımlara üreticiler yoğun ilgi gösterdi. Bayram öncesi fide desteğinden yararlanan üreticiler memnuniyetlerini şu sözlerle dile getirdi: -Davut Okatan: “Piyasada 12 lira bir fide. Diğer desteklerden de her şeyden faydalanıyoruz. Bayram şekeri gibi geldi bize, çok iyi oldu.” -Ahmet Demirci: “Domates, kıl biber, sivri biber, dolma biber aldım, dikeceğiz inşallah. Diğer desteklerden de mazotundan, fide desteğinden faydalandık.” -Mustafa Çiftçi: “Teşekkür ederim Başkan’a, herkese. Domates, biber sebzeden faydalanıyoruz. Dışarıya bakarak ucuz. Bayramdan önce verdikleri çok iyi oldu. Herkes dikeceğini diker.” -Ali Kılıç: “Köylüye desteklerinden memnunuz Büyükşehir’in. Mansur Başkan’a teşekkür ederiz. Yardımcı oluyor her konuda. Fidemizi de dağıtıyor. Ekonomik anlamda çok katkı sağlıyor. Piyasadan almaya kalksak fidelerimizi pahalı olacaktı.” -Bekir Yüce: “Büyük çiftçi değilim ama desteklerden faydalanıyoruz sağ olsunlar. Ben fide alıyorum dışarıya göre yarı yarıya fiyatı. Sordum 15 lira tanesi burada 7-7,5 liraya geliyor.” -Osman Hastürk: “Nohut veriyorsunuz Büyükşehir olarak, çim veriyorsunuz, mazot veriyorsunuz. Teşekkür ederiz, sağ olun, var olun. Belediye’nin çok yardımını görüyoruz, Allah razı olsun. Çiftçinin yanında Allah razı olsun Mansur Yavaş’tan, Başkan’ımızdan.” -Adem Sunal: “Mansur Başkan’ımızdan destek aldık. Fide aldık, dolma biber aldık, kıl biberi, domates aldık. Çiftçiye destek veriyor, seviniyoruz. Çiftçinin yanında belediyecilik yapıyor, iyi oluyor.” -Halime Özdemir: “Domates aldık, biber aldık. Memnunuz Başkan’ımızdan, desteklerinden. Yararlanıyoruz verdiği desteklerden.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Salihlili Üreticilere 34 Bin Sebze Fidesi Haber

Salihlili Üreticilere 34 Bin Sebze Fidesi

İl genelinde üreticilere yönelik desteklerini hız kesmeden sürdüren Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma projelerine bir yenisini daha ekledi. Kadınların aile bütçesine katkı sağlaması ve yerel tohumların gelecek nesillere aktarılması amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında, Salihli’de fide dağıtımı gerçekleştirildi. Daha önce il genelinde 300 bin fideyi toprakla buluşturan Büyükşehir Belediyesi, Salihli’deki programda 12 bin domates, 12 bin biber ve 10 bin patlıcan olmak üzere toplam 34 bin adet sebze fidesini üreticilere ulaştırdı. Gökeyüp Mahallesi’nde düzenlenen fide dağıtım programına Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Yılmaz Usta, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. “Kırsal Kalkınma Projelerimizi Yaygınlaştırıyoruz” Programda konuşan Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Yılmaz Usta, üreticilere her zaman destek olmayı sürdüreceklerini belirterek şunları söyledi: “Kırsal kalkınmayı destekleyen projelerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Üretimin güçlenmesi, yerel tohumlarımızın korunması ve özellikle kadınlarımızın ev ekonomisine katkı sağlaması amacıyla başlattığımız bu projeyi il geneline yaygınlaştırıyoruz. Daha önce 300 bin fideyi üreticilerimizle buluşturmuştuk. Bugün de Gökeyüp Mahallesi’nden başlayarak kırsalda yaşayan vatandaşlarımıza 34 bin fide daha teslim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.” Toprak Yapısına Uygun, Verimli Yerel Çeşitler Dağıtımı gerçekleştirilen fidelerin bölgenin iklim ve toprak yapısına uygun yerel çeşitlerden seçildiğini ifade eden Usta, “Hem üreticilerimizin ürünlerinin daha verimli olması hem de yerel tarımsal değerlerimizin gelecek nesillere aktarılmasını hedefliyoruz. Kırsaldaki üretim devamlılığı bizim için büyük önem taşıyor. Özellikle kadın emeğinin üretime katılması, aile bütçesine katkı sağlanması ve vatandaşlarımızın kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek üretimi yapabilmesi adına bu projeleri çok değerli buluyoruz” diye konuştu. “Başkanlarımız Gerekeni Yaptılar” Gökeyüp Mahalle Muhtarı Ramazan Özdemir yapılan destekten duydukları memnuniyeti dile getirerek, vatandaşların fide talebinin karşılıksız kalmadığını söyledi. Özdemir, “Manisa Büyükşehir Belediyesi köyümüzde sebze fidesi dağıtımı gerçekleştirdi. Vatandaşlarımız talepte bulunmuştu başkanlarımız da gerekeni yaptı. Çok teşekkür ederim başkanlarımızdan Allah razı olsun” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu ve Daire Başkanı Yılmaz Usta, üreticilere fidelerin dağıtımını gerçekleştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaş Meyve Sebze İhracatında İlk Çeyrekte 1 Milyar Dolar Aşıldı Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında İlk Çeyrekte 1 Milyar Dolar Aşıldı

2026 yılının ilk çeyreğinde meyve sebze mamulleri ihracatıysa yüzde 6’lık azalışla 542 milyon dolardan 510 milyon dolara indi. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı toplamda yüzde 16’lık artışla 1 milyar 364 milyon dolardan 1 milyar 580 milyon dolara çıktı. Türkiye’nin 2025 yılında 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihraç ettiğini, bu ihracatın yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden yapıldığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğindeki performansının mutluluk verici olduğunu dile getirdi 2026 yılı sonu ihracat hedeflerinin 7 milyar doları aşmak olduğunu paylaşan Uçak, “İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. 2026 yılında yağışlar geçen yıllara göre çok daha iyi oldu. İklim koşullarında olumsuzluk yaşamadığımız takdirde ürünlerimizde güzel rekoltelere ulaşıp ihracat hedeflerimizi tutturabiliriz” diye konuştu. Mandalina, domates ve biber ihracatın zirvesinde 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ürünlerin 333 milyon dolarlık tutarla Mandalina, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber olduğunu ifad eden Uçak şöyle devam etti: “limon ihracatımız 121 milyon dolar, nar ihracatımız 71 milyon dolar oldu. Portakal ihracatından 57 milyon dolar, greyfurt ihracatından 33 milyon dolar, kabak ihracatından 30 milyon dolar, kornişon ihracatından 29 milyon dolar ve kuru soğan ihracatından 8,5 milyon dolar döviz geliri elde ettik. İlk 10 ürünün tamamında ihracatımızı artırmayı başardık. En çok ihracat yaptığımız ülkeler 263 milyon dolarda Rusya Federasyonu, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya oldu. Bu ülkeleri 75 milyon dolarlık ihracatla Almanya, 74 milyon dolarlık ihracatla Ukrayna izledi.” Ege Bölgesi’ndeki ihracat artışı yüzde 11 oldu Yaş meyve sebze ihracatında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin performansı hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatlarının yüzde 11’lik artışla 50 milyon dolardan 68 milyon dolara çıktığını dile getirdi. Ege Bölgesi’nden yapılan yaş meyve sebze ihracatında ilk sırada 28,5 milyon dolarla domatesin yer aldığı bilgisini veren Başkan Uçak, “Mandalina ihracatımız 12 milyon dolar, biber ihracatımız 6,5 milyon dolar oldu. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Rusya Federasyonu, Polonya ve Ukrayna şeklinde sıralandı” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında Sürdürülebilirlik Hamlesi Haber

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında Sürdürülebilirlik Hamlesi

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, sürdürübelilirliği çalışmalarının merkezine oturttu. İhracatta sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz”, “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması” ve “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” isimli üç önemli projeyi hayata geçirdi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, sürdürülebilirlik temalı projelerle pestisit kontrolünü, gıda kayıplarının azaltılmasını ve genç girişimcilerin tarıma kazandırılmasını hedeflediklerini dile getirdi. Pestisit kontrolüyle güvenli ihracat “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” Projesini 2021 yılında hayata geçirdikleri bilgisini veren Başkan Uçak, ‘İhracatta yoğunluğu yüksek olan ürünlerde pestisit kullanımının kontrol altına alınmasını hedefliyoruz. Proje kapsamında asma yaprağı, biber, çilek, domates, hıyar, kiraz, limon, mandarin, nar, sofralık çekirdeksiz üzüm ve şeftali gibi ürünlerde hasat döneminde üreticilerden numuneler alınarak akredite laboratuvarlarda pestisit analizleri yapılıyor. Analiz sonuçları doğrultusunda üreticiler ve ihracatçılar bilgilendirilirken, ilgili paydaş kurumlarla da koordinasyon sağlanıyor” ifadelerini kullandı. Hayrettin Uçak, pestisit kullanımında doğru uygulamaların sürdürülebilir ihracat açısından kritik olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Pestisitler tarımsal üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede önemli bir araç. Ancak ruhsatlı dozların aşılması, yanlış etkili madde kullanımı veya uygun olmayan zamanda uygulama yapılması hem çevre hem de insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Bu durum ihracat pazarlarında da sorunlara yol açabiliyor. Projemizle üreticilerimizin doğru uygulamalar konusunda bilinçlenmesini ve sürdürülebilir üretimin güçlenmesini hedefliyoruz.” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında sürdürülebilir üretim atağı Küresel pazarlarda rekabet gücünün korunması için sürdürülebilir üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğinin altını çizen Uçak, “Yaş meyve sebze sektörü hem Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi hem de ihracat potansiyeli açısından stratejik bir konumda. Ancak uluslararası pazarlarda kalıcı olmak için gıda güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim standartlarını en üst seviyede tutmak zorundayız. Birliğimiz bu anlayışla üretimden ihracata kadar tüm süreçleri kapsayan projeler yürütüyor. Birlik olarak sürdürülebilir üretim hedefi doğrultusunda yürüttüğümüz bir diğer çalışma ise “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması Projesi” oldu. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliğiyle yürütülen projede domates, mandarin ve nar ürünlerinde hem üretim alanlarında hem de soğuk hava depoları ve paketleme tesislerinde yaşanan gıda kayıpları incelendi. Üç yıl süren proje kapsamında kayıpların nedenleri tespit edilirken, üreticilere, aracılara ve ihracatçı firmaların teknik personeline eğitimler verildi. Gıda kayıplarının azaltılması hem ekonomik hem de çevresel açıdan çok değerli. Tarımda sürdürülebilirlik yalnızca üretimi artırmakla değil, üretilen ürünün değerini korumakla da mümkün. Bu projeyle üretimden depolamaya kadar olan süreçte yüzde 35’lere ulaşan kayıpları azaltarak daha verimli ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmayı hedefledik” diye konuştu. Gençler tarıma kazandırılıyor EYMSİB’in sürdürülebilir tarım vizyonunun önemli başlıklarından biri de genç girişimcilerin sektöre kazandırılması oldu. Bu kapsamda Ege Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyeleri ile özel sektör temsilcilerinin katkılarıyla düzenlenen “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” 2025 yılında üçüncü kez gerçekleştirildi. Programda iklim değişikliği, tarım ekonomisi, yeni teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alınırken, girişimciliğe yatkın gençlerin tarım sektöründe yeni iş modelleri geliştirmeleri hedeflendi. Başkan Hayrettin Uçak, tarım sektörünün geleceği açısından gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Tarımın geleceğini teknolojiye hâkim, girişimci ruhlu ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek gençlerle inşa edebiliriz. Eğitim programımızla yeni nesil tarım girişimcilerinin yetişmesine katkı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik ile ilgili projelerimize 2026 yılında da devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ŞOK Marketler’de Pestisit Analiz Kapsamı Genişliyor: Domatesten Sonra Biberler De Analiz Ediliyor Haber

ŞOK Marketler’de Pestisit Analiz Kapsamı Genişliyor: Domatesten Sonra Biberler De Analiz Ediliyor

ŞOK Marketler, 2025 yılı sonunda başlattığı kendi laboratuvarında pestisit analizi uygulamasını kısa sürede genişleterek taze meyve-sebzede gıda güvenliğini bir adım ileri taşıdı. ŞOK’un Antalya’daki tedarik platformunda kurulan laboratuvarda ilk etapta domatesle başlatılan analiz sürecine şimdi biberler de dahil edildi. Artık raflara yalnızca analizden başarıyla geçen biberler ulaşıyor ve bu ürünler “Pestisit Tespit Edilmedi” etiketiyle satışa sunuluyor. Üreticiye destek, tüketiciye güven ŞOK Marketler hayata geçirdiği model kapsamında gıda güvenliği alanında önemli bir adım atarken, çiftçilerin doğru tarım uygulamaları konusunda gelişimine de destek oluyor. Ziraat mühendisleri sahada çiftçilere eğitim verirken, analiz sonuçlarına göre yapılan geri bildirimler üretim süreçlerinin iyileştirilmesine katkı sağlıyor. Raflardaki ürünlerin analiz sonuçlarına QR kod ile Cepte ŞOK uygulaması üzerinden ulaşılması da uygulamanın şeffaflığını artırıp müşteri nezdinde güveni pekiştiriyor. Hedef tüm meyve-sebzelerde analizli ürünleri raflarla buluşturmak ŞOK Marketler taze gıda kategorisinde güvenli, izlenebilir ve şeffaf bir yapıyı kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. Domatesle başlayan ve biberle devam eden pestisit analiz süreci, önümüzdeki dönemde diğer meyve-sebze gruplarını da kapsayacak şekilde planlı olarak genişletilecek. Uğur Demirel: “Söz verdiğimiz gibi adım adım ilerlerken müşterimizden çok olumlu geri dönüşler alıyoruz” ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel uygulamanın geldiği noktayı şu sözlerle değerlendirdi: “Geçtiğimiz yılın sonunda ŞOK Marketler olarak çok önemli bir adım attık. Kendi kurduğumuz laboratuvarda taze meyve-sebzede başlattığımız pestisit analiz sürecini ilk aşamada domates ile hayata geçirdik ve çok kısa sürede çok iyi sonuçlar aldık. Zaman içinde mağazalarımıza gelen tüm meyve-sebzelerin çok daha hızlı sonuç aldığımız kendi analizimizden geçmesi hedefimiz doğrultusunda, şimdi biberleri de bu sürece dahil ediyoruz. Yani domatesten sonra biberde de yalnızca analizden geçen ürünler raflarımızda yerini alıyor. ŞOK Marketler olarak uzun yıllardır titizlikle uyguladığımız kalite kontrol süreçlerini bu yeni analiz uygulamamızla bir adım ileri taşıdık. Uygun fiyatlı ürün sunma yaklaşımımızdan ödün vermeden taze meyve-sebzede güveni artırıyoruz. Diğer yandan çiftçilerimize, üreticilerimize doğru uygulamalar konusunda bilinç kazandırıyor, eğitimlerle destekliyoruz. Bu çalışmaların sahada karşılığını görüyor; müşterilerimizden çok olumlu geri bildirimler alıyoruz. Önümüzdeki dönemde laboratuvar sayımızı artırmaya ve analizlerin kapsamını genişletmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

   Şok Marketler’de Yeni Dönem Haber

  Şok Marketler’de Yeni Dönem

İlk aşamada domates ile başlayan bu süreçle analizler çok daha hızlı olarak gerçekleştiriliyor. Gıda güvenliğini sağlayan bu uygulamayla pestisit kontrolü tarladan başlıyor. ŞOK Marketler gıda güvenliği alanında önemli bir adım atarak, Antalya’daki tedarik platformunda kurduğu laboratuvarla taze meyve-sebzeler için raf öncesi pestisit analiz sürecini başlattı. Analizler artık dış laboratuvarlar yerine ŞOK’un kendi bünyesinde ve çok daha hızlı olarak gerçekleştiriliyor. İlk etapta domates ile hayata geçirilen uygulamanın önümüzdeki dönemde diğer meyve-sebze gruplarına da yaygınlaştırılması hedefleniyor. Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği’ne göre kendi laboratuvarlarında analizi uygun çıkan ürünler ülke genelindeki ŞOK mağazalarına dağıtılıyor. Bu sayede tarladan mağazaya uzanan zincirde izlenebilirlik güçlenirken tüketiciye ürün en güvenli şekilde ulaştırılıyor. İlk olarak Antalya’daki tedarik platformunda kurulan laboratuvarla başlayan uygulamanın kısa sürede ŞOK Marketler’in tüm dağıtım merkezlerine yayılması planlanıyor. 30 dakika içinde pestisit analizi tamamlanıyor Türkiye’deki akredite laboratuvarlarla aynı standartlara sahip Antalya’daki laboratuvarda, pestisit etken maddeleri 30 dakika içinde analiz ediliyor. Pestisit değeri yönetmeliğin uygun gördüğü sınırlar dahilinde olan ürünler hızla hazırlanarak Türkiye genelinde dağıtımları gerçekleştiriliyor. Böylece ürünler en taze şekilde raflarla buluşuyor. “Pestisit tespit edilmedi” güvencesi Analizleri yapılarak ŞOK mağazalarına gönderilen ürünlerin kasalarında “Pestisit Tespit Edilmedi” ibaresini taşıyan etiketler yer alıyor. Ürünler üzerindeki QR kod okutularak da pestisit analiz sonuçları Cepte ŞOK uygulaması üzerinden anlık olarak görüntülenebiliyor. Ayrıca Cepte ŞOK üzerinden yapılan online alışverişlerde de analizi yapılmış ürünlerin raporu yer alıyor. Bu sayede müşteriler satın aldıkları ürünlerin analiz bilgilerine kolayca erişebiliyor. Çiftçiye tarlada destek ŞOK Marketler, hayata geçirdiği bu sistemle üreticiyi de destekleyen ve geliştiren bir model ortaya koyuyor. Ziraat mühendisleri doğru ilaçlama, hasat zamanlaması ve kayıtlı üretim gibi konularda çiftçilere sahada eğitim veriyor. Hasat sonrası yapılan analizlerde uygun bulunmayan ürünlerin alımı yapılmıyor ve üreticilere ayrıntılı analiz raporları sunularak onlara da gelişim imkânı sağlanıyor. Böylece üretim süreci başından sonuna kontrol altına alınıyor. Uğur Demirel: “Müşterilerimizin gönül rahatlığıyla meyve-sebze tüketmesini istiyoruz” ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel uygulamaya ilişkin yaptığı açıklamada şu sözleri kaydetti: “Gıda güvenliği konusunda toplumda ciddi bir hassasiyet var. ŞOK Marketler olarak biz de 81 ildeki 11 binden fazla mağazamızla ülkemizin en büyük gıda perakendecilerinden biri olarak bu hassasiyetin farkındayız ve sorumluluğumuzu daha da ileri taşımak istiyoruz. Artık reyonlarımızda satılan domateslerin tamamı pestisit kontrolünden geçmiş olacak. Biz zaten yıllardır dış akredite laboratuvarlarda analiz yaptırıyorduk ancak sonuçların çıkması zaman alıyordu. Bu nedenle önemli bir yatırım yaparak kendi Pestisit Laboratuvarımızı kurduk ve ürünleri anında ve yerinde kontrol edebilir duruma geldik. Domates sadece ilk adım. Kısa süre içinde diğer meyve-sebze ürünlerimizi de bu sisteme dahil edeceğiz. Türkiye’nin pestisit konusundaki endişelerini gidermek istiyoruz. Müşterilerimizin gönül rahatlığıyla meyve-sebze tüketmesi bizim en büyük mükafatımızdır.”

Kişi Başına Yılda 109 Kilo Domates Tüketiyoruz Haber

Kişi Başına Yılda 109 Kilo Domates Tüketiyoruz

Türkiye'de geçen yıl 14,6 milyon ton domates üretildiğine işaret eden Yumaklı, "Türkiye, domates üretiminde dünyada üçüncü sırada. Kişi başı tüketim olarak da yüksek, milletimiz domates tüketimini seviyor. Kişi başına yaklaşık 109 kilogram domates tüketimi söz konusu. Yeterlilik oranımız yüzde 117. Önemli bir ihracat ürünümüz. 10 yıllık ortalamaya baktığımızda yıllık yaklaşık 535 bin ton civarında ihracat söz konusu." diye konuştu. "KALKINMA DESTEKLERİMİZİ ÜRÜNLERİN MARKALAŞMASINA YÖNLENDİRDİK" Bakan Yumaklı, domates ve benzeri sebze-meyve ürünlerinin aile işletmeleri için önemine dikkati çekerek, verimli ve kaliteli ürün elde edildiğinde gelir anlamında çok önemli katkı sağlandığını söyledi. Sözleşmeli üretimin bu işin olmazsa olmazı olduğunu bildiren Yumaklı, şöyle devam etti: "Özellikle üretim, depolama, paketleme gibi hususlarda kırsal kalkınma desteklerini tamamen, özellikle 2024 yılından itibaren yoğun şekilde ürünlerin markalaşmasına, katma değerli hale gelmesine yönlendirmiş durumdayız. Ayaş domatesi, ünü sadece Türkiye'de değil, ülke sınırlarına da taşmış durumda. Türkiye yanında Avrupa Birliği'nde de coğrafi işaretli. Tadı, aroması ve elde edilen ürünlerin kalitesi her halükârda herkes tarafından biliniyor." Bakan Yumaklı, verimli, sürdürülebilir ve kaliteli ürün elde etmek konusunda var güçleriyle çalıştıklarına işaret ederek, olağanüstü hava koşullarının bitkisel üretimi de etkilemeye başladığını ifade etti. Biyolojik ve biyoteknik mücadeleye verdikleri öneme de işaret eden Yumaklı, şunları kaydetti: "Bakanlığımızın uzun yıllardır devam eden bir projesi var, EKÜY. Bu projeye dahil olanlar, iyi tarım uygulamaları, organik tarım da dahil olmak üzere birtakım avantajlara sahip oluyor. Özellikle pestisitin engellenmesiyle ilgili bu projeye dahil olan üreticilerimize mavi bayrak ve logo veriyoruz. Bu, pazarlama açısından da bir avantaj sağlıyor. Ayrıca bu projeye dahil olan üreticilerimize de sübvansiyonlu krediler sağlıyoruz. Bu projeye dahil olmadıysa, üreticilerimizin mutlaka tarım il ve ilçe müdürlüklerimize giderek bu proje hakkında bilgi sahibi olmalarını istirham ediyorum. Hakikaten eğer verimli ve kaliteli üretimi amaçlıyorsak ki amacımız bu olmalı, bu tür projelerin önemi büyük. Pestisiti azaltma yönünde özellikle kararlıyız. Biyolojik ve biyoteknik mücadele bu anlamda son derece önemli." Bakan Yumaklı, konuşmasının ardından EKÜY Projesi kapsamında üretim yapan üreticilere sertifikalarını verdi.​

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.