Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Donanım

Kapsül Haber Ajansı - Donanım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Donanım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bosch, WIN Eurasia’da İleri Üretim Teknolojilerini Sergiliyor Haber

Bosch, WIN Eurasia’da İleri Üretim Teknolojilerini Sergiliyor

Yaklaşık 150 metrekarelik stant alanında dijital mühendislik, akıllı otomasyon, üretim ekipmanları ve özel makine çözümlerine odaklanan BMG, üretim teknolojilerindeki yetkinliklerini sektör profesyonellerine tanıtıyor. WIN Eurasia’nın, BMG’nin farklı sektörlerdeki müşterilere yönelik teknoloji ve mühendislik kabiliyetlerini görünür kıldığı önemli bir platform olduğunu belirten Bosch Üretim Çözümleri Türkiye Teknik Müdürü Ersin Uçan şunları söyledi: “WIN Eurasia, yalnızca teknolojilerimizi sergilediğimiz bir platform olmanın ötesinde, sanayinin geleceğine yönelik dönüşüm vizyonumuzu paydaşlarımızla birlikte değerlendirdiğimiz önemli bir buluşma noktası oldu”. Uçan, Bosch Üretim Çözümleri Türkiye olarak Bosch’un küresel üretim ekosistemindeki bilgi birikimini, Türkiye ve dünyanın pek çok ülkesindeki müşterilerinin karmaşık üretim ihtiyaçları için özel çözümlere dönüştürdüklerinin altını çizdi ve şöyle devam etti: “Dijital mühendislik, akıllı otomasyon ve ileri üretim teknolojilerindeki uzmanlığımızla üretim süreçlerini daha verimli, daha esnek ve daha sürdürülebilir hale getiren çözümler geliştiriyoruz.” Akıllı otomasyon ve görüntü işleme uygulamaları fuarda öne çıktı Fuar kapsamında sergilenen al-bırak (pick & place) uygulamaları ve yüksek performanslı konveyör sistemleriyle entegre çalışan interaktif cobot uygulamaları, görüntü işleme (vision) sistemleri ve akıllı üretim senaryoları, insan ve makine iş birliğinin üretim süreçlerinde nasıl daha yüksek verimlilik sağladığını uygulamalı olarak ortaya koyuyor. Manuel montaj süreçlerinde operatörlere yönlendirme sağlayan ve mikrometre seviyesindeki çok ince yüzeylerin bile kalite kontrolünü yapabilen görüntü işleme (vision) sistemleri ile akıllı üretim senaryoları da fuarda dikkat çeken teknolojiler arasında. Batarya ve hidrojen teknolojilerine yönelik geliştirilen uçtan uca üretim hatları da Bosch Üretim Çözümleri standında yer bularak küresel kabiliyetlerini temsil ediyor. Üretim sistemlerinin modernizasyonu için çözümler Fuarda gerçekleştirilen teknoloji demoları sayesinde, pek çok farklı sektör için mühendislik çözümleri ziyaretçilere uygulamalı olarak aktarılıyor. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye, danışmanlıktan tasarıma, üretimden teknik servise kadar uzanan uçtan uca hizmet modeliyle sadece yeni tesis kurulumlarında değil, mevcut üretim sistemlerinin modernizasyonunda da sanayicilerin yanında yer alıyor. Şirket, mobilite, sensör ve elektronik, batarya, hidrojen, dayanıklı tüketim malları, enerji ve iklimlendirme (HVAC) gibi birbirinden farklı üretim dinamiklerine sahip sektörlerin dönüşüm yolculuğuna katkı sağlamayı sürdürüyor. Bosch Üretim Çözümleri, küresel bir endüstriyelleşme ortağı ve üretim ekipmanları ile otomasyon için özel makine ve montaj hattı sağlayıcısı olarak 17 yıldır Bursa’da faaliyet gösteriyor. Geçtiğimiz aylarda, Bosch Üretim Çözümleri, Ar-Ge Merkezi olarak T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sertifikalandırıldı. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye Teknik Müdürü Ersin Uçan, Ar-Ge merkezi sertifikasıyla inovasyon kapasitelerini uluslararası standartlara taşıdıklarını belirterek şunları söyledi: “Makine, mekatronik, bilgisayar ile elektrik-elektronik mühendisliği disiplinlerinden oluşan 100 kişilik Ar-Ge ekibimizle, tasarım, proses geliştirme, yazılım ve donanım alanlarında çalışmalar yürütüyoruz. Güçlü mühendislik birikimimizle Türk sanayisine katma değerli çözümler kazandırırken, Ar-Ge çalışmalarımızla müşterilerimizin üretim hatlarını daha verimli, esnek, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dacia’dan Yakıt Tasarrufunda Yeni Dönem Haber

Dacia’dan Yakıt Tasarrufunda Yeni Dönem

Dacia, modern tasarım anlayışı ve modüler yapısıyla herkes için ulaşılabilir mobilite sunarken; 7 yıl garanti, yüksek ikinci el değeri, gelişmiş standart ADAS teknolojileri ve yaygın hizmet ağıyla güven veren bir kullanıcı deneyimi sağlıyor. Markanın Eco-G 120 motor seçeneği ise sunduğu düşük tüketim maliyeti ve güçlü fiyat-fayda dengesiyle segmentinin iddialı alternatifleri arasında öne çıkıyor. Dacia’nın 2013 yılından sonra yeniden satışa sunduğu Yeni Logan, tamamen yenilenen tasarımı ve zengin donanım seçenekleriyle 1 Haziran itibarıyla yollarda olacak. MAİS A.Ş. Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu: “2026 yılı Dacia markamız için oldukça önemli bir yıl olacak. Yılın ilk çeyreğinde Sandero, Sandero Stepway ve Jogger modellerimizin yenilenen versiyonlarını pazara sunduk. Haziran ayı itibarıyla da mevcut pazar şartlarında çok tercih edileceğini düşündüğümüz bir sedan şeçeneği olacak Logan modelimizi otomotiv pazarına kazandırıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu ürün atağı ile, Dacia’nın pazar payını artırmayı ve yeni ürün stratejimiz ile markayı daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyoruz. Herkes için ulaşılabilir mobilite anlayışıyla, rakipsiz tüketim maliyetleriyle, fiyat-performans odağıyla ve güvenilirlik anlayışını baz alarak sunduğumuz 7 yıl garanti süresiyle Dacia’yı daha güçlü hale getiriyoruz.” dedi. Eco-G 120 Otomatik (EDC) Motor ile Maksimum Yakıt Verimliliği Dacia’nın yenilenen ürün ailesi, her bütçeye hitap eden yeni modelleriyle gerek geniş ailelere gerekse bireysel kullanıcılara keyifli ve yüksek performanslı bir sürüş deneyimi sunuyor. Yeni Sandero 1.238.000 TL’den, Yeni Sandero Stepway, 1.535.000 TL’den ve Yeni Jogger ise 1.495.000 TL’den başlayan Mayıs ayına özel (nakit alımda geçerli) satış fiyatlarıyla kullanıcılara bütçe dostu bir otomobil sahibi olma imkânı sunuyor. Yeni Sandero Stepway , Yeni Jogger ve Yeni Logan ile birlikte sunulan Eco-G 120 Otomatik (EDC), yenilenen Dacia ürün ailesinin en fazla öne çıkan motor seçenekleri arasında yer alıyor. 1.2 litrelik ve 3 silindirli turbo beslemeli çift yakıt teknolojisine sahip motor, eski jenerasyona oranla çok daha yüksek bir performans sunuyor. Bu sayede LPG'nin tüm avantajları, EDC otomatik şanzımanın avantajlarıyla ilk kez bir araya geliyor. Kullanıcıların LPG’den daha uzun süre yararlanabilmeleri için Dacia, LPG depo kapasitesini 40 litreden 50 litre (gerçek kullanılabilir kapasite) seviyesine çıkardı. Bu sayede Eco-G 120 motora sahip modellerin toplam menzilleri 1.500 kilometreye ulaşıyor. Benzinli bir otomobilin deposunu tam olarak doldurmak için gerekli olan bütçe ile, Eco-G 120 versiyonun LPG deposu iki kez doldurulabiliyor. Bununla birlikte, Yeni Sandero ve Yeni Logan modellerinde sunulan 1.0 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motor, önceki 90 hp’lik versiyona kıyasla artık 100 hp güç üreterek günlük sürüş performansını iyileştiriyor ve 6 ileri manuel şanzımanla kombine ediliyor. Yeni Jogger ise ECO-G 120 manuel vites seçeneğine ilave olarak TCe 110 benzinli motor ve 6 vitesli manuel şanzıman ile birlikte tercih edilebiliyor. 13 Yıl Sonra Yeniden: Yeni Dacia Logan Türkiye’de Yenilenen Dacia ürün ailesinin en yeni üyesi Yeni Logan, sedan versiyonuyla Türkiye’de Haziran ayı itibarıyla satışa sunuluyor. 2013 yılından sonra yeniden Türkiye’de yollara çıkacak olan Yeni Logan, lansmana özel 1.580.000 TL’lik fiyatıyla kullanıcılarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Yeni Logan, iki farklı motor ve şanzıman seçeneğiyle satışa sunuluyor: Çift yakıt teknolojisine sahip motor: 1.2 litrelik ve 3 silindirli turbo beslemeli bu motor seçeneği; 197 Nm tork ve 120 hp’lik Eco-G 120 (EDC-çift kavramalı) otomatik vitesle sunuluyor.TCe 100 manuel vitesli benzinli motor: 6 ileri manuel şanzımanla eşleştirilen bu motor seçeneği ise; 1.0 litrelik 3 silindirli turbo şarjlı benzinli motor, 200 Nm tork ve 100 hp güç sunarak günlük sürüş performansını iyileştiriyor. Yeni Logan, tasarım açısından da önemli yeniliklerle geliyor. Piksel tasarımlı ön ızgarası ve ters T şeklindeki marka far imzası Yeni Logan’ın güçlü ve modern karakterini pekiştirirken, aynı zamanda Dacia’nın yeni marka kimliğini öne çıkarıyor. Expression ve Journey versiyonlarında sunulan yeni 16 inç jantlar ve köpekbalığı anten, modelin karakteristik yapısını vurguluyor. 1,85 metrelik genişliği, 22 santimetrelik arka diz mesafesi ve 628 litrelik bagaj hacmiyle segment standartlarının üzerinde konforlu ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Üstelik arka koltuklar katlandığında, bagaj hacmi 1.666 litreye kadar ulaşıyor. My Dacia bağlantılı 10 inçlik multimedya sistemi, Expression ve Journey versiyonlarında standart olarak sunuluyor. Journey donanım seviyesinde kablosuz şarj sistemi opsiyonel olarak seçilebiliyor. Sürüş deneyimini en üst düzeye çıkarmak amacıyla Journey donanım seviyesinde 7 inçlik dijital gösterge ekranı standart olarak sunuluyor. Yeni Logan, otomatik acil durum freni, araç, yaya, bisikletli ve motosiklet algılama özelliği ve sürücü dikkat uyarısı gibi en güncel Avrupa güvenlik standartlarını karşılayan yeni sürüş destek sistemlerine sahip olacak şekilde tasarlandı. Bunun yanı sıra sürüş konforunu ve güvenliğini artırmak isteyen kullanıcılar; otomatik farlar, çok açılı (multiview) kamera ve elektrikli katlanan yan aynalar olmak üzere üç yeni özelliğe de Journey donanım seviyesinde opsiyonel olarak sahip olabiliyor. Expression ve Journey versiyonlarında otomatik klima standart olarak yer alırken, Journey versiyonunda buna ek olarak; eller serbest Dacia Card sistemi ve Kör nokta uyarı sistemi bulunuyor. Kablosuz şarj özelliği ise opsiyonel olarak tercih edilebiliyor. Pratik saklama alanlarının yanı sıra iç tasarımında YouClip bağlantı sistemiyle donatılan Yeni Logan; kullanıcılara son derece modüler ve keyifli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Telefon ve tablet tutucu, çanta ve elbise askısı olarak kullanılabilen YouClip bağlantı sistemi, yolculukları daha kullanışlı ve konforlu hale getiriyor. Biri gösterge panelinde, diğeri ise orta konsolun arkasında olmak üzere standart olarak bulunan iki YouClip sabitleme noktasına ek olarak; iki opsiyonel bağlantı noktası da aksesuar olarak sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom ve ASELSAN’dan Yerli Teknoloji İçin Stratejik Güç Birliği Haber

Türk Telekom ve ASELSAN’dan Yerli Teknoloji İçin Stratejik Güç Birliği

Teknoloji ve dijitalleşme çağına öncülük eden Türk Telekom, Türkiye’nin küresel teknoloji arenasında rekabet gücünü artıracak yerli ve milli çözümler üretmek için tarihi bir adım attı. Türk Telekom, yerli akıllı telefonlar, kullanıcı cihazları ile yerli haberleşme ekipmanlarının donanım ve yazılımlarını geliştirmek üzere ekosistemin en güçlü oyuncularından ASELSAN ile güçlerini birleştiriyor. Kurulan iş birliği, haberleşme teknolojilerinde yerli ve milli üretimin payını en üst seviyeye taşımayı amaçlıyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Aselsan CEO’su Ahmet Akyol, ATO Başkanı Gürsel Baran ve Türk Dünyası İş Konseyi Başkanı Aydın Erkoç’un katılımlarıyla kamu ve özel sektörün güçlü temsilcilerini bir araya getiren toplantıda, yerli ve milli haberleşme cihazı projesinin hayata geçirilmesi için ilk adımlar atıldı ve yol haritası belirlendi. “Türkiye'nin geleceğini tasarlayan bir teknoloji şirketiyiz” Yeni dönemde teknolojiyi sadece tüketen değil, üreten ve ihraç eden bir vizyonla hareket ettiklerini vurgulayan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, iş birliği hakkında şunları kaydetti: “Dijital dönüşümde liderliği üstleniyor, yenilikçi yerli ve milli ürünler, projeler geliştirmeyi milli sorumluluk olarak ana odak noktamızda tutuyoruz. Ülkemizin küresel teknoloji alanındaki rekabet gücünü artıracak, yerli ve milli haberleşme cihazı üretimi de bu anlamda kırmızı çizgimizdir. Sayın Cumhurbaşkanımızın dijitalleşme ve yerlileşme vizyonu doğrultusunda çok kıymetli bir iş birliğine imza attık. Bu güçlü birliktelik sayesinde yerli ve milli cihaz projemizin yol haritası belirlendi ve hayata geçmesi için ilk somut adımları atıldı. Türkiye’nin teknolojide dışa bağımlılığını azaltacak ve teknolojiye dayalı geleceğini şekillendirecek çalışmalarımız aralıksız devam edecek.” Türk Telekom’un yerli ürünlerinin dünyanın çeşitli ülkelerinde kullandığına dikkat çeken Şahin; “Türk Telekom olarak yalnızca bir telekomünikasyon şirketi değil, Türkiye'nin geleceğini tasarlayan bir teknoloji şirketiyiz. İştiraklerimiz Argela ve Netsia’nın ileri teknolojiler alanındaki 70’i aşkın uluslararası patenti, bu konudaki inovasyon gücümüzün en büyük kanıtıdır. Dünyanın dev teknoloji şirketleriyle yaptığımız stratejik anlaşmalar bölgesel gücümüzü pekiştiriyor. Uluslararası ortaklarımızdan Net Insight ile birlikte geliştirdiğimiz senkronizasyon ürünümüzü ticarileştirmeyi başardık. Yine mühendislerimizin özverili çalışmalarıyla ortaya çıkan Open Ran çözümlerimiz, RIC ve SEBA ürünlerimiz hem kendi bünyemizde hem de dünyanın dört bir yanında aktif olarak kullanılıyor. Sektörümüzün en büyük yatırımcılarından biri olarak altyapı hamlelerimiz ve Ar-Ge çalışmalarımız, ülkemizin dijital geleceğini yerli ve imkanlarla inşa etme vizyonumuzda büyük önem taşıyor” dedi. “Yaşananlar güvenli iletişimin ve dijital vatan güvenliğinin önemini ortaya koyuyor” Ülkemizin savunma sanayiinde yakaladığı ileri teknoloji ivmesinin sivil alanlarda da kullanılmasının önemine dikkat çeken ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol, “ASELSAN’ın ilk faaliyet alanı haberleşme. Kuruluş felsefemizde askeri haberleşme cihazlarını yerli olarak üretmek var. Bugüne kadar 1 milyondan fazla haberleşme sistemini üreterek sahaya sunduk. Emniyet ve Jandarma Teşkilatımız için hayata geçirdiğimiz JEMUS ve KETUM projeleriyle Türkiye’nin tamamında kritik iletişim altyapıları kurduk. Son dönemde dünyada yaşanan çatışmalar, haberleşme altyapısı ve cihazlarının sadece bir teknoloji unsuru değil, güvenlik açısından da sahadaki en kritik yeteneklerden biri olduğunu gösterdi. ASELSAN, haberleşme teknolojilerinde sahip olduğu saha tecrübesi, üretim kapasitesi ve kritik altyapı kurma yetkinliği ile bu ekosistemin doğal ve güçlü bir parçasıdır. Başta haberleşme olmak üzere bu gibi millileştirme projelerinin ASELSAN olarak her zaman destekçisiyiz. Yarım asrı aşan tarihimiz ve haberleşme sistemleri alanındaki köklü birikim ve kapasitemizle devletimiz ve milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

27. “Bilişim 500 Araştırması” İçin Başvuru Tarihleri Uzatıldı Haber

27. “Bilişim 500 Araştırması” İçin Başvuru Tarihleri Uzatıldı

Bu yıl “Teknolojinin İpek Yolu Anadolu’dan Geçmeli!” mottosuyla 27. kez gerçekleştirilecek araştırma, sektörün en kapsamlı referans çalışması olarak kamuoyuyla buluşmaya hazırlanıyor. En büyük 500 şirketin, genel sıralamanın yanı sıra faaliyet gösterdikleri alt kategoriler özelinde değerlendirileceği araştırmaya bilişim firmaları için başvuru tarihi 15 Mayıs tarihine kadar uzatıldı. Araştırmanın sonuçları ise 5 Ağustos tarihinde düzenlenecek ödül töreniyle açıklanacak. Bilişim 500 Araştırması, bu yıl “Teknolojinin İpek Yolu Anadolu’dan Geçmeli!” mottosuyla şekillenen temasıyla bilişim dünyasının öncülerini bir araya getirerek sektördeki gelişmelerin paylaşılmasına, deneyimlerin aktarılmasına ve geleceğe yönelik öngörülerin tartışılmasına önemli bir platform sunacak. Tema, geçmişte ticaretin en kritik geçiş noktası olan Anadolu’nun bugün veri, yazılım ve dijital üretimin de merkezi olma potansiyeline dikkat çekecek. Küresel rekabetin teknoloji üzerinden yeniden tanımlandığı bu dönemde Türkiye; coğrafi konumu, genç ve yetkin insan kaynağı ve gelişen teknoloji ekosistemiyle yeni dijital ticaret yollarında güçlü bir rol üstlenebilecek. Bu yaklaşım, Türkiye’nin sadece izleyen değil, yön veren bir oyuncu olması gerektiğine vurgu yaparak tüm sektörü ortak bir vizyon etrafında harekete geçmeye davet edecek. Bilişim 500 ise bu yıl yalnızca rakamları açıklamakla kalmayacak; önemli bir gerçeği de hatırlatacak: Geçmişte ticaret yollarını şekillendirenler geleceğin dünyasını kurarken, bugün teknolojinin yollarını şekillendirenler ise yarının gücünü belirleyecek. Teknolojinin hızla dönüşüm geçirdiği günümüzde, değişim ve gelişmelerden doğrudan etkilenen bilişim sektörüne yeni bakış açıları kazandırmayı, sektör temsilcilerini farklı perspektiflerden düşünmeye davet etmeyi hedefleyen Bilişim 500, Türkiye’nin dört bir yanındaki teknoloji şirketlerinin gücünü ortaya koyarak sektörün gelişimine ışık tutacak. Araştırma başvuruları 15 Mayıs’a kadar devam edip sonuçları ise 5 Ağustos’ta düzenlenecek ödül töreniyle kamuoyuna açıklanacak. Türkiye bilişim sektörü için önemli bir referans kaynağı olmanın yanı sıra bilişim dünyasında fark yaratmak isteyen şirketlere yol haritası sunan Bilişim 500 Araştırması; yerli ve yabancı yatırımcılar ile iş birliği geliştirmek isteyen kurumlar için de güçlü bir rehber olma niteliğini sürdürüyor. Başvurular Bilişim 500 web sitesi üzerinden devam ediyor Bilişim sektörünün “pazar yeri” olarak kabul edilen Bilişim 500’e başvuran şirketler; Sistem Entegratörü ve İş Ortağı, Dağıtıcı, Türkiye Merkezli Üretici ve Uluslararası Merkezli Üretici / Üreticinin Temsilcisi olmak üzere dört ana kategori altında değerlendirilecek. Bu kategorilerin donanım, yazılım ve hizmet gibi alt tabloları bulunurken, yeni teknoloji alanlarını kapsayan özel kategoriler de araştırma kapsamında yer alacak. Başvuru yapan tüm firmaların Bilişim 500 kataloğunda yer alacağı araştırmanın sonuçları, 5 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenecek ödül töreniyle kamuoyuna açıklanacak. Törende ayrıca sektörde 25 yılını dolduran kadın bilişimcilere verilecek özel ödüller, 35 yıl emek ödülleri, 50 yıl emek ödülü ve BThaber özel ödülleri de sahiplerini bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pozitif Teknoloji Büyümeye Devam Ediyor Haber

Pozitif Teknoloji Büyümeye Devam Ediyor

20 yıldır teknoloji alanında faaliyet gösteren Pozitif Teknoloji, yıllar içinde geliştirdiği deneyim ve uzmanlıkla eğitim teknolojileri odağındaki çalışmalarını derinleştiriyor. Şirket; eğitim kurumlarının dijitalleşme süreçlerine odaklanan iSelect programı ve üniversite öğrencilerine yönelik ITEAM modeliyle, Apple ekosistemi kapsamında bütünsel çözümler sunuyor. Eğitim kurumlarının dijitalleşme süreçlerine odaklanan iSelect programı ve üniversite öğrencilerini teknoloji, iletişim ve iş geliştirme alanlarında aktif rol almaya davet eden ITEAM – Üniversite Marka Elçiliği Programı ile öne çıkan Pozitif Teknoloji; eğitim teknolojileri çözümleri, Apple ekosistemi uygulamaları, teknoloji danışmanlığı ve www.pt.com.tr üzerinden yürüttüğü satış kanalıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Apple ekosistemi kapsamında; donanım, yazılım ve içerik üretim araçlarının birlikte konumlandığı entegre çözümler sunulurken, öğretmenler ve öğrenciler için daha verimli, etkili ve yaratıcı kullanım senaryoları geliştirmeye odaklanılıyor. Bu kapsamda kullanıcıların teknolojiyle daha güçlü bir ilişki kurabilmesi için eğitimler ve yönlendirmeler sağlanırken, eğitim kurumlarına ve öğrencilere özel avantajlı erişim ve eğitim indirimleri de sunuluyor. Eğitim teknolojileri alanında cihaz odaklı yaklaşımların ötesine geçen Pozitif Teknoloji; öğretmenlerin içerik üretimini destekleyen, ders anlatımını zenginleştiren ve sınıf içi etkileşimi artıran çözümler sunuyor. Apple ve Adobe teknolojileri odağında, öğretmenlerin ve eğitim kurumlarının bu araçları daha verimli, etkili, üretken ve yaratıcı şekilde kullanabilmesi için eğitimler ve yönlendirmeler sağlanıyor. Bu yaklaşım, eğitim içeriklerinin dijital ortama daha güçlü şekilde taşınmasını ve öğrenme süreçlerinin zenginleşmesini destekliyor. Pozitif Teknoloji Genel Müdürü Gazanfer Başel, Pozitif Teknoloji olarak 20 yıldır teknoloji alanında faaliyet gösteriyoruz. Bu süreçte yalnızca teknoloji sağlayan bir yapıdan, kurumların ihtiyaçlarını uçtan uca ele alan bir çözüm ortağına dönüştük. Geliştirdiğimiz hizmet ve çözümlerle bugüne kadar 350 okul ve 165 üniversite ile iş birliği gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde odağımız, iSelect programı kapsamında eğitim kurumlarının dijital dönüşüm süreçlerini bütünsel bir yaklaşımla ele almak. Önümüzdeki 5 yıl içinde iSelect kapsamında 500 eğitim kurumuna ulaşmayı ve bu kurumların dijital dönüşümünü uçtan uca hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Teknolojiyi yalnızca erişilebilir kılmak değil; öğretmenler ve kurumlar için gerçek değer üreten, sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmek en temel önceliğimiz.” Pozitif Teknoloji, sahip olduğu deneyim, genişleyen hizmet yapısı ve büyüyen iş birlikleriyle eğitim teknolojileri alanındaki çalışmalarını geliştirmeye devam ederek, kurumların dijital dönüşüm süreçlerine katkı sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Üretim Çözümleri’nin Bursa’daki Merkezi, Bosch Türkiye’nin Beşinci Ar-Ge Merkezi Olarak Tescillendi Haber

Bosch Üretim Çözümleri’nin Bursa’daki Merkezi, Bosch Türkiye’nin Beşinci Ar-Ge Merkezi Olarak Tescillendi

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sertifikalandırılan merkez, 16 yılı aşkın süredir Bursa’da faaliyet gösteren iş kolunun artan yetkinliklerinin ve genişleyen sorumluluklarının bir yansıması olarak önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Hem dünya hem de Türkiye’deki sanayinin dönüşümü için tasarlayan ve üreten Bosch Üretim Çözümleri’nin Ar-Ge Merkezi sertifikası almasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı Daniel Korioth, Bosch’un Türkiye’deki güçlü mühendislik birikimine dikkat çekti: “İnovasyona olan bağlılığımızın ifadesi olan ‘Yaşam için teknoloji’ mottomuz bize tüm faaliyetlerimizde yol gösteriyor. Türkiye’deki beşinci Ar-Ge merkezimiz aynı zamanda sanayi teknolojileri alanındaki mühendislik yetkinliğimizin de bir tescilidir.” Küresel bir endüstriyelleşme ortağı ve üretim ekipmanları ile otomasyon için özel makine ve montaj hattı sağlayıcısı olan Bosch Üretim Çözümleri, 30 yılı aşkın bir süredir dört kıtada 17 farklı lokasyonda faaliyetlerine devam ediyor. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye, küresel mühendislik ağıyla entegre yapısı sayesinde, Bosch’un üretim teknolojilerindeki deneyimini dijital mühendislik ve ileri üretim çözümleriyle birleştirerek danışmanlık ve tasarımdan tedariğe, üretimden eğitim ve teknik servise kadar uçtan uca hizmet sağlıyor. Başta mobilite olmak üzere dayanıklı tüketim malları, enerji ve iklimlendirme gibi pek çok farklı sektördeki zorlu üretim süreçlerine uygun, müşteriye özel çözümler geliştiren iş kolu, mevcut makine parklarının modernizasyonuna da katkı sağlıyor. Bosch Üretim Çözümleri Bursa Teknik Müdürü Ersin Uçan, Ar-Ge merkezi sertifikasıyla inovasyon kapasitelerini uluslararası standartlara taşıdıklarını belirterek şunları söyledi: “Makine, mekatronik, bilgisayar ile elektrik-elektronik mühendisliği disiplinlerinden oluşan 100 kişilik Ar-Ge ekibimizle, tasarım, proses geliştirme, yazılım ve donanım alanlarında çalışmalar yürütüyoruz. Güçlü mühendislik birikimimizle Türk sanayisine katma değerli çözümler kazandırırken, Ar-Ge çalışmalarımızla müşterilerimizin üretim hatlarını daha verimli, esnek, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı Haber

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

Faraday Future, geliştirdiği dört ayaklı robot FX Aegis’in ABD’de resmi satış için gerekli tüm uygunluk sertifikasyonlarını tamamladığını açıkladı. Şirket, ilk teslim edilen tüm Aegis robotlarının artık resmi satış sürecine dönüştürülebileceğini belirtti. California merkezli küresel Embodied AI (EAI) ekosistem şirketi Faraday Future Intelligent Electric Inc. (Nasdaq: FFAI), ABD Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) Yetkilendirme ve Sertifikasyon Birimi tarafından gerçekleştirilen testlerin başarıyla tamamlandığını duyurdu. Bu testler, Aegis robotlarının güvenlik, veri ve frekans standartlarına tamamen uygun olduğunu doğruladı. Şirketin diğer iki humanoid robotu FF Futurist ve FF Master da daha önce gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlamıştı. Güvenlik ve Yoldaşlık İçin Geliştirildi FX Aegis, güvenlik ve günlük kullanım senaryoları için tasarlanmış profesyonel bir dört ayaklı robot olarak öne çıkıyor. Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayabilen robot, 48 Nm’ye kadar eklem torku üretebiliyor, yaklaşık 33 cm engelleri aşabiliyor ve %40 eğimli yüzeylerde stabil hareket edebiliyor. Wi-Fi ve 5G bağlantı desteğine sahip olan Aegis, aynı zamanda uzaktan kontrol edilebiliyor ve ağ erişiminin sınırlı olduğu alanlarda bile çalışabiliyor. Bu özellikleri sayesinde açık alanlar, endüstriyel tesisler ve zorlu sahalarda görev yapabiliyor. Modüler Yapı ve Genişletilebilir Donanım FX Aegis, hem yapısal hem de fonksiyonel olarak yüksek uyarlanabilirlik sunuyor. Standart dört ayaklı yapısının yanı sıra opsiyonel olarak dört tekerlekli versiyon da sunuluyor. Robot; Lidar sensörler Derinlik kameraları İletişim modülleri Robotik kollar Yangın söndürme ekipmanları Güvenlik eklentileri gibi donanımlarla genişletilebiliyor. Bu sayede farklı sektörlerde kolayca entegre edilebiliyor. Otonom Devriye ve Akıllı Entegrasyon Yazılım tarafında ise Aegis, ev, kampüs ve endüstriyel güvenlik sistemleriyle entegre çalışabiliyor. Robot; Otonom devriye Durum takibi “Follow-me” (takip etme) modu gibi özellikleriyle minimum insan müdahalesiyle stabil şekilde görev yapabiliyor. Farklı Senaryolarda Kullanım FX Aegis’in kullanım alanları oldukça geniş: Seyahatlerde yardımcı robot Fabrika ve güvenlik operasyonlarında görevli Acil durum ve riskli alanlarda ilk müdahale aracı Envanter takibi ve küçük teslimatlar Bu çok yönlü yapı, robotu hem ticari hem bireysel kullanım için uygun hale getiriyor. Fiyat ve Satış Hedefleri Açıklandı FX Aegis serisinin başlangıç fiyatı 2.490 dolar olarak açıklanırken, ekosistem yetenek paketi ikinci geliştirme versiyonu için 1.000 dolar olarak belirlendi. Faraday Future, 2026 yılında başlattığı ilk robot teslimat sezonunda önemli bir eşiği geride bıraktı. Mart ayında 20’den fazla robot sevk edilerek hedef aşıldı. Şirket, ilk teslimat sezonunda toplam 200 robot sevkiyatı hedefliyor. Yılın ikinci yarısında ise talebe bağlı olarak teslimatların artırılması ve 2026 sonuna kadar 1.000’den fazla robot sevkiyatına ulaşılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether’den Yapay Zekâda Maliyetleri Düşüren Yeni Hamle Haber

Tether’den Yapay Zekâda Maliyetleri Düşüren Yeni Hamle

Tether, yapay zekâ model eğitimini daha erişilebilir hale getiren yeni bir teknoloji açıkladı. Microsoft’un 1 bitlik BitNet mimarisi üzerine geliştirilen ve QVAC Fabric kapsamında sunulan bu çapraz platform LoRA ince ayar çerçevesi; bellek ve işlem maliyetlerini ciddi ölçüde düşürerek milyar parametreli dil modellerinin dizüstü bilgisayarlar, tüketici GPU’ları ve hatta akıllı telefonlar üzerinde çalıştırılmasını mümkün kılıyor. Geleneksel olarak yalnızca yüksek maliyetli kurumsal donanım ve bulut altyapılarıyla yapılabilen yapay zekâ model geliştirme süreçleri, bu yenilikle birlikte çok daha geniş bir kullanıcı kitlesine açılıyor. Intel, AMD ve Apple Silicon gibi farklı donanımlar üzerinde çalışabilen yapı, kullanıcıların modelleri doğrudan kendi cihazlarında eğitip özelleştirmesine imkân tanıyor. Tether’in mühendislik ekibinin bu çalışması, Adreno, Mali ve Apple Bionic GPU’lar dahil olmak üzere mobil GPU’larda BitNet ince ayarının ilk başarılı gösterimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kullanıcılar, 125 milyon parametreli BitNet modellerine yaklaşık 300 belgelik, yani yaklaşık 18 bin tokenlik biyomedikal bir veri setiyle bir Samsung S25 Adreno GPU üzerinde yaklaşık 10 dakikada ince ayar yapabiliyor. 1 milyar parametreli model için aynı veri setinin ince ayarı Samsung S25’te 1 saat 18 dakika, iPhone 16’da ise 1 saat 45 dakika sürüyor. Ekip, cihazların sınırlarını zorlayarak iPhone 16’da 13 milyar parametreye kadar modellere ince ayar yapmayı da başardı. Çerçeve, uç cihazlarda Q4 BitNet olmayan modellere kıyasla 2 kat daha büyük modellere ince ayar yapılabildiğini de gösteriyor. Bu da BitNet mimarisinin sunduğu bellek avantajını net şekilde ortaya koyuyor. BitNet’in çıkarım performansı da QVAC Fabric ile birlikte önemli ölçüde artıyor. Model ailesi mobil GPU’larda çok daha hızlı çalışıyor. Bu cihazlarda GPU performansının CPU’ya kıyasla 2 ila 11 kat daha yüksek olduğu görülüyor. Bu da günümüz mobil GPU’larının, daha önce yalnızca pahalı özel donanımlar veya veri merkezleriyle mümkün olan iş yüklerini destekleyebileceğini ortaya koyuyor. Bellek tarafında da dikkat çekici bir tablo var. Yapılan karşılaştırmalı testlere göre BitNet-1B TQ1_0 modeli, hem çıkarım hem de LoRA ince ayar süreçlerinde Gemma-3-1B 16 bit modele göre yüzde 77,8’e kadar, Qwen3-0.6B 16 bit modele göre ise yüzde 65,6’ya kadar daha az VRAM kullanıyor. Bu tasarruf, daha büyük modellerin ve kişiselleştirme süreçlerinin, kısa süre öncesine kadar yetersiz kabul edilen donanımlarda bile çalıştırılabilmesini sağlıyor. Öte yandan çerçeve, NVIDIA dışındaki donanımlarda 1 bitlik büyük dil modelleri için LoRA ince ayarına olanak tanıyarak desteği AMD, Intel, Apple Silicon ve mobil GPU’lara kadar genişletiyor. Böylece özel donanıma ve bulut sağlayıcılarına bağımlılık azalırken, hassas veriler cihaz üzerinde yerel olarak tutulabiliyor. Bu yaklaşım, federe öğrenme gibi yöntemleri de daha erişilebilir hale getirerek, verilerin merkezi sistemlere taşınmadan cihazlar arasında eğitilip paylaşılabilmesine imkân tanıyor. “Stabil Zekâ çağı yeni başladı” Tether CEO’su Paolo Ardoino konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Zekâ, toplumun geleceğinde temel bir belirleyici faktör olacaktır. Toplumun istikrarını iyileştirme, bağ dokusu olarak hizmet etme veya azınlığı daha da güçlendirme potansiyeline sahiptir. Yapay zekânın geleceği, her yerdeki insanlar ve geliştiriciler için erişilebilir, kullanılabilir ve açık olmalıdır; yalnızca bir avuç bulut sağlayıcısının erişebileceği absürt miktarda kaynak gerektirmemelidir. Büyük dil modellerinin eğitimi merkezi altyapıya bağlı olduğunda inovasyon durgunlaşır, ekosistem kırılganlaşır ve toplumsal denge riske girer. Akıllı telefonlar dahil olmak üzere tüketici donanımlarında anlamlı büyük model eğitimini mümkün kılan Tether’in QVAC’ı, gelişmiş yapay zekânın herkes için merkeziyetsiz, kapsayıcı ve güçlendirici olabileceğini gösteriyor. Tether olarak, yapay zekânın herkes için, her yerde ve cihaz üzerinde yerel olarak erişilebilir olması için önümüzdeki dönemde de önemli kaynak ve yatırım ayırmayı sürdüreceğiz. Stabil Zekâ çağı yeni başladı.” Makale; adaptörler, karşılaştırmalı testler ve çapraz platform ikili dosyalar dahil olmak üzere tüm teknik detaylarıyla Hugging Face blogunda “QVAC Fabric Aracılığıyla Heterojen Uç GPU’larda LoRA İnce Ayarlı BitNet b1.58 Büyük Dil Modelleri” başlığıyla yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin En Çok Satan Otomobili Clio, Yeni Nesliyle Türkiye’de Haber

Türkiye’nin En Çok Satan Otomobili Clio, Yeni Nesliyle Türkiye’de

Bugüne kadar dünya çapında 17 milyon, Türkiye’de ise 600 binden fazla satılan Renault Clio; ilk neslinden bu yana farklı kuşakların hayatına dokunan, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelen modellerden biri oldu. Yıllar içinde değişen beklentilere uyum sağlayarak her jenerasyonda kendini yenileyen Clio, B segmentinde standartları belirleyen güçlü bir referans noktası haline geldi. Bu güçlü bağ ve istikrarlı başarı, 2025 yılında 51.717 adetlik satışla bir kez daha tescillendi. Renault Clio, bu sonuçla Türkiye’nin en çok satan otomobili oldu ve altıncı nesliyle başarı hikayesini bir üst seviyeye taşıyor. Clio; yenilenen tasarımı, artan donanım seviyesi ile 1.799.000 TL’den başlayan liste fiyatları ve ilk 1.000 müşteriye özel 1.749.000 TL’den başlayan fiyatlarıyla Türkiye yollarına çıkıyor. Mevcut Clio sahiplerine özel 50.000 TL takas desteği ile 1.699.000 TL’den sunulurken takas desteğine ek olarak kampanya kapsamında 200.000 TL’ye kadar 6 ay %0 faizli kredi imkânı da sağlanıyor. MAİS A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu "Renault Clio yalnızca bir otomobil değil, Türkiye’de nesiller boyunca, milyonlarca kullanıcının kalbine dokunan ve hikayesine eşlik eden bir yol arkadaşı. Türkiye otomotiv pazarının en güçlü yapı taşlarından biri olan Clio, 2025 yılını Türkiye’nin en çok satan otomobili olarak tamamladı. Clio, Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nın yüksek üretim kalitesi ve ülkemizin sahip olduğu küresel mühendislik tecrübesiyle hayat buluyor. ‘Türkiye’de üretilen, Türkiye’nin en çok sevilen modeli’ ünvanını korumak bizim için büyük bir gurur. Yeni Clio, hem sadık kullanıcılarımızın kalbindeki yerini güçlendiriyor hem de yeni nesil otomobil severlerle güçlü bir bağ kuruyor. Clio ile kurulan bu güçlü bağın, Türkiye yollarında daha uzun yıllar devam edeceğine inanıyoruz” Türkiye’den Dünyaya: Bursa’da Üretiliyor Yeni Clio’nun kalbi, Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda atıyor. Günde 1.000’den fazla Clio’nun banttan indiği ve bugüne kadar 5 milyondan fazla Clio’nun üretildiği tesis, yeni neslin de küresel üretim üssü konumunda. Yeni Renault Clio’nun Bursa’daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilmesi, modelin Türkiye için taşıdığı stratejik önemi bir kez daha ortaya koyuyor. Renault Grubu’nun Türkiye’ye duyduğu güvenin en somut göstergesi olan bu üretim ekosistemi, yerlilik oranıyla da dikkat çekiyor. Fabrikanın satın alma hacminin yüzde 50’sinden fazlası, 90 farklı yerel tedarikçi tarafından karşılanıyor. Ayrıca üretim sürecine ek olarak, Renault Technology Türkiye mühendislik merkezi de Yeni Clio’nun geliştirme aşamalarında aktif rol oynayarak modelin yerli kimliğini güçlendiriyor. Yeni TCe 115 hp Benzinli Motor Yeni Renault Clio, Türkiye pazarında satışa sunulduğu ilk andan itibaren performans ve verimliliği odağına alan yeni nesil motoruyla fark yaratıyor. Önceki nesillerden tamamen ayrışan bu motor; Austral ve Rafale modellerinde kullanılan hibrit sistemlere güç veren içten yanmalı motorla aynı temeli taşıyor. Yüksek Verimlilik: 1,2 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motor, direkt enjeksiyon ve Miller çevrimi teknolojileri sayesinde yakıtı en verimli şekilde kullanıyor. Performans: 115 beygir güç ve 190 Nm tork üreten motor, EDC 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman ile kombine ediliyor. Tüketim Değerleri: 0’dan 100 km/s hıza 10 saniyede ulaşan bu ünite, 100 km’de ortalama 5,0 litre’den başlayan yakıt tüketimi ve 114 g/km’den başlayan CO₂ emisyon değeri sunuyor. Yeni TCe 115 hp benzinli motora ek olarak, ürün gamı 2026 yılında iki güçlü ve verimli seçenekle daha da genişleyecek: 160 hp Full Hybrid E-Tech: Şehir içi sürüşün %80’ini elektrikli modda yapabilen, 1.000 km menzilli ve 3,9 lt/100 km tüketim değerine sahip hibrit motor, 2026’nın ilerleyen dönemlerinde sunulacak.Eco-G 120 EDC: Benzin/LPG çift yakıtlı ve otomatik vitesli bu seçenek, 50 litrelik yeni LPG tankıyla toplamda 1.450 km’ye varan rekor bir menzil ile 2026 yılı içerisinde aileye katılacak. Yeni Nesil Tasarım: Daha Atletik, Daha Güçlü Renault tasarım ekibi, Yeni Clio’da markanın yeni "duygusal teknoloji" dilini merkeze aldı. Önceki jenerasyona göre belirgin şekilde büyüyen boyutlar ve artan iz mesafesi, araca çok daha oturaklı ve kaslı bir görünüm kazandırıyor: Uzunluk: 4,12 m (+66 mm artış)Genişlik: 1,77 m (+39 mm artış)Aks Mesafesi: 2.591 mm Ön tasarımda kullanılan üç boyutlu elmas desenli ızgara ve yeni ışık imzası, aracın karakterini güçlendiriyor. Kompakt bir coupe hissi veren tavan çizgisi, keskin açılı arka cam ve belirgin omuz hatları, Yeni Clio’nun dinamizmini vurguluyor. 18 inç jantlar ve geniş iz mesafesi aracın yolda daha tok durmasını sağlıyor. Yeni Clio, ikisi yeni olmak üzere yedi renk seçeneğiyle geliyor: Yakut Kırmızı, Zümrüt Yeşil, Beyaz, Kaya Gri, Mineral Gri, Yıldız Siyah ve Demir Mavi. Üst Segment Teknolojisi ve Akıllı Sürüş Deneyimi Yeni Clio’nun iç mekânı, çift 10,1 inçlik ekran kombinasyonu ve Renault Austral ile Rafale modellerinden ilham alan kompakt direksiyon simidiyle premium bir atmosfer sunuyor. 48 renkli ortam aydınlatması ve esprit Alpine versiyonunda sunulan Alcantara döşeme seçenekleriyle kabin, modern bir kimliğe bürünüyor. Dijital Ekosistem ve Gemini Yapay Zekâsı segmentinde standartları belirleyen Google Entegre OpenR Link sistemi; Google Maps, Google Play ve Google Asistan ile eksiksiz bir dijital deneyim sağlıyor. Ayrıca, ilerleyen dönemlerde Google’ın yeni yapay zekâ asistanı Gemini, kablosuz güncellemeyle OpenR Link sistemine dahil olacak. Gemini; doğal sohbet yeteneği ve kesintisiz konuşma algılama özellikleriyle sürüş deneyimini asiste edecek. Yeni Clio, B segmentinde eşi görülmemiş 25 adet gelişmiş sürüş destek sistemi (ADAS) ile donatıldı. GSR2.3 standartlarına tam uyumlu olan modelde; Aktif Sürüş Yardımı, 360° çevre görüş kamerası ve acil duruş asistanı gibi özellikler öne çıkıyor. Renault’nun yenilikçi çözümü My Safety butonu sayesinde sürücüler, yasal olarak her çalıştırmada devreye giren güvenlik ayarlarını tek bir tuşla kişiselleştirebiliyor. Geliştirilmiş Şasi ve Aerodinamik Verimlilik CMF-B platformu üzerinde yükselen Yeni Clio, artırılan aks mesafesi (2.591 mm) ve iz genişliği sayesinde daha kararlı bir sürüş sunuyor. Mühendislik çalışmaları sonucunda sürtünme katsayısı (cW) 0,32’den 0,30’a düşürülerek yakıt verimliliği ve rüzgâr direnci optimize edildi. Yeni Clio’nun akustik konfor ve manevra kabiliyeti de yükseltildi. Ön cam sütunlarında kullanılan yeni yalıtım köpükleri, kabin gürültüsünü üst segment standartlarına çekerken; 10,4 metrelik dönüş çapı şehir içi manevraları kolaylaştırıyor. 391 litreye ulaşan bagaj hacmi ve 40 mm alçaltılan bagaj eşiği ise günlük kullanım pratikliğini artırıyor. Döngüsel Ekonomi ve Sürdürülebilirlik Yeni Clio, çevre dostu üretim vizyonunu her detayında hissettiriyor. Araçta kullanılan malzemelerin yüzde 33,9’u döngüsel ekonomiden elde edilirken, döşeme kumaşlarının yüzde 92’si geri dönüştürülmüş elyaflardan oluşuyor. Esprit Alpine versiyonun jantlarında kullanılan yüzde 50 geri dönüştürülmüş alüminyum, model başına 350 kg CO₂ tasarrufu sağlıyor. Teknik özellikler Boyutlar ve ağırlık Uzunluk: 4.116 mm Genişlik: 1.768 mm Yükseklik: 1.451 mm Aks mesafesi: 2.591 mm Ön uzantı: 859 mm Arka uzantı: 667 mm Yerden yükseklik: 142 mm yüksüz (119 mm yüklü) Ağırlık: 1.155 kilodan başlıyor Bagaj kapasitesi: 391 litre (güç aktarma sistemine bağlı olarak) Yükseklik: 735 mm Çekme kapasitesi: 900 kg Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.