Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Donanım

Kapsül Haber Ajansı - Donanım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Donanım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

27. “Bilişim 500 Araştırması” İçin Başvuru Tarihleri Uzatıldı Haber

27. “Bilişim 500 Araştırması” İçin Başvuru Tarihleri Uzatıldı

Bu yıl “Teknolojinin İpek Yolu Anadolu’dan Geçmeli!” mottosuyla 27. kez gerçekleştirilecek araştırma, sektörün en kapsamlı referans çalışması olarak kamuoyuyla buluşmaya hazırlanıyor. En büyük 500 şirketin, genel sıralamanın yanı sıra faaliyet gösterdikleri alt kategoriler özelinde değerlendirileceği araştırmaya bilişim firmaları için başvuru tarihi 15 Mayıs tarihine kadar uzatıldı. Araştırmanın sonuçları ise 5 Ağustos tarihinde düzenlenecek ödül töreniyle açıklanacak. Bilişim 500 Araştırması, bu yıl “Teknolojinin İpek Yolu Anadolu’dan Geçmeli!” mottosuyla şekillenen temasıyla bilişim dünyasının öncülerini bir araya getirerek sektördeki gelişmelerin paylaşılmasına, deneyimlerin aktarılmasına ve geleceğe yönelik öngörülerin tartışılmasına önemli bir platform sunacak. Tema, geçmişte ticaretin en kritik geçiş noktası olan Anadolu’nun bugün veri, yazılım ve dijital üretimin de merkezi olma potansiyeline dikkat çekecek. Küresel rekabetin teknoloji üzerinden yeniden tanımlandığı bu dönemde Türkiye; coğrafi konumu, genç ve yetkin insan kaynağı ve gelişen teknoloji ekosistemiyle yeni dijital ticaret yollarında güçlü bir rol üstlenebilecek. Bu yaklaşım, Türkiye’nin sadece izleyen değil, yön veren bir oyuncu olması gerektiğine vurgu yaparak tüm sektörü ortak bir vizyon etrafında harekete geçmeye davet edecek. Bilişim 500 ise bu yıl yalnızca rakamları açıklamakla kalmayacak; önemli bir gerçeği de hatırlatacak: Geçmişte ticaret yollarını şekillendirenler geleceğin dünyasını kurarken, bugün teknolojinin yollarını şekillendirenler ise yarının gücünü belirleyecek. Teknolojinin hızla dönüşüm geçirdiği günümüzde, değişim ve gelişmelerden doğrudan etkilenen bilişim sektörüne yeni bakış açıları kazandırmayı, sektör temsilcilerini farklı perspektiflerden düşünmeye davet etmeyi hedefleyen Bilişim 500, Türkiye’nin dört bir yanındaki teknoloji şirketlerinin gücünü ortaya koyarak sektörün gelişimine ışık tutacak. Araştırma başvuruları 15 Mayıs’a kadar devam edip sonuçları ise 5 Ağustos’ta düzenlenecek ödül töreniyle kamuoyuna açıklanacak. Türkiye bilişim sektörü için önemli bir referans kaynağı olmanın yanı sıra bilişim dünyasında fark yaratmak isteyen şirketlere yol haritası sunan Bilişim 500 Araştırması; yerli ve yabancı yatırımcılar ile iş birliği geliştirmek isteyen kurumlar için de güçlü bir rehber olma niteliğini sürdürüyor. Başvurular Bilişim 500 web sitesi üzerinden devam ediyor Bilişim sektörünün “pazar yeri” olarak kabul edilen Bilişim 500’e başvuran şirketler; Sistem Entegratörü ve İş Ortağı, Dağıtıcı, Türkiye Merkezli Üretici ve Uluslararası Merkezli Üretici / Üreticinin Temsilcisi olmak üzere dört ana kategori altında değerlendirilecek. Bu kategorilerin donanım, yazılım ve hizmet gibi alt tabloları bulunurken, yeni teknoloji alanlarını kapsayan özel kategoriler de araştırma kapsamında yer alacak. Başvuru yapan tüm firmaların Bilişim 500 kataloğunda yer alacağı araştırmanın sonuçları, 5 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenecek ödül töreniyle kamuoyuna açıklanacak. Törende ayrıca sektörde 25 yılını dolduran kadın bilişimcilere verilecek özel ödüller, 35 yıl emek ödülleri, 50 yıl emek ödülü ve BThaber özel ödülleri de sahiplerini bulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Pozitif Teknoloji Büyümeye Devam Ediyor Haber

Pozitif Teknoloji Büyümeye Devam Ediyor

20 yıldır teknoloji alanında faaliyet gösteren Pozitif Teknoloji, yıllar içinde geliştirdiği deneyim ve uzmanlıkla eğitim teknolojileri odağındaki çalışmalarını derinleştiriyor. Şirket; eğitim kurumlarının dijitalleşme süreçlerine odaklanan iSelect programı ve üniversite öğrencilerine yönelik ITEAM modeliyle, Apple ekosistemi kapsamında bütünsel çözümler sunuyor. Eğitim kurumlarının dijitalleşme süreçlerine odaklanan iSelect programı ve üniversite öğrencilerini teknoloji, iletişim ve iş geliştirme alanlarında aktif rol almaya davet eden ITEAM – Üniversite Marka Elçiliği Programı ile öne çıkan Pozitif Teknoloji; eğitim teknolojileri çözümleri, Apple ekosistemi uygulamaları, teknoloji danışmanlığı ve www.pt.com.tr üzerinden yürüttüğü satış kanalıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Apple ekosistemi kapsamında; donanım, yazılım ve içerik üretim araçlarının birlikte konumlandığı entegre çözümler sunulurken, öğretmenler ve öğrenciler için daha verimli, etkili ve yaratıcı kullanım senaryoları geliştirmeye odaklanılıyor. Bu kapsamda kullanıcıların teknolojiyle daha güçlü bir ilişki kurabilmesi için eğitimler ve yönlendirmeler sağlanırken, eğitim kurumlarına ve öğrencilere özel avantajlı erişim ve eğitim indirimleri de sunuluyor. Eğitim teknolojileri alanında cihaz odaklı yaklaşımların ötesine geçen Pozitif Teknoloji; öğretmenlerin içerik üretimini destekleyen, ders anlatımını zenginleştiren ve sınıf içi etkileşimi artıran çözümler sunuyor. Apple ve Adobe teknolojileri odağında, öğretmenlerin ve eğitim kurumlarının bu araçları daha verimli, etkili, üretken ve yaratıcı şekilde kullanabilmesi için eğitimler ve yönlendirmeler sağlanıyor. Bu yaklaşım, eğitim içeriklerinin dijital ortama daha güçlü şekilde taşınmasını ve öğrenme süreçlerinin zenginleşmesini destekliyor. Pozitif Teknoloji Genel Müdürü Gazanfer Başel, Pozitif Teknoloji olarak 20 yıldır teknoloji alanında faaliyet gösteriyoruz. Bu süreçte yalnızca teknoloji sağlayan bir yapıdan, kurumların ihtiyaçlarını uçtan uca ele alan bir çözüm ortağına dönüştük. Geliştirdiğimiz hizmet ve çözümlerle bugüne kadar 350 okul ve 165 üniversite ile iş birliği gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde odağımız, iSelect programı kapsamında eğitim kurumlarının dijital dönüşüm süreçlerini bütünsel bir yaklaşımla ele almak. Önümüzdeki 5 yıl içinde iSelect kapsamında 500 eğitim kurumuna ulaşmayı ve bu kurumların dijital dönüşümünü uçtan uca hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Teknolojiyi yalnızca erişilebilir kılmak değil; öğretmenler ve kurumlar için gerçek değer üreten, sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmek en temel önceliğimiz.” Pozitif Teknoloji, sahip olduğu deneyim, genişleyen hizmet yapısı ve büyüyen iş birlikleriyle eğitim teknolojileri alanındaki çalışmalarını geliştirmeye devam ederek, kurumların dijital dönüşüm süreçlerine katkı sunmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Üretim Çözümleri’nin Bursa’daki Merkezi, Bosch Türkiye’nin Beşinci Ar-Ge Merkezi Olarak Tescillendi Haber

Bosch Üretim Çözümleri’nin Bursa’daki Merkezi, Bosch Türkiye’nin Beşinci Ar-Ge Merkezi Olarak Tescillendi

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sertifikalandırılan merkez, 16 yılı aşkın süredir Bursa’da faaliyet gösteren iş kolunun artan yetkinliklerinin ve genişleyen sorumluluklarının bir yansıması olarak önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Hem dünya hem de Türkiye’deki sanayinin dönüşümü için tasarlayan ve üreten Bosch Üretim Çözümleri’nin Ar-Ge Merkezi sertifikası almasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı Daniel Korioth, Bosch’un Türkiye’deki güçlü mühendislik birikimine dikkat çekti: “İnovasyona olan bağlılığımızın ifadesi olan ‘Yaşam için teknoloji’ mottomuz bize tüm faaliyetlerimizde yol gösteriyor. Türkiye’deki beşinci Ar-Ge merkezimiz aynı zamanda sanayi teknolojileri alanındaki mühendislik yetkinliğimizin de bir tescilidir.” Küresel bir endüstriyelleşme ortağı ve üretim ekipmanları ile otomasyon için özel makine ve montaj hattı sağlayıcısı olan Bosch Üretim Çözümleri, 30 yılı aşkın bir süredir dört kıtada 17 farklı lokasyonda faaliyetlerine devam ediyor. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye, küresel mühendislik ağıyla entegre yapısı sayesinde, Bosch’un üretim teknolojilerindeki deneyimini dijital mühendislik ve ileri üretim çözümleriyle birleştirerek danışmanlık ve tasarımdan tedariğe, üretimden eğitim ve teknik servise kadar uçtan uca hizmet sağlıyor. Başta mobilite olmak üzere dayanıklı tüketim malları, enerji ve iklimlendirme gibi pek çok farklı sektördeki zorlu üretim süreçlerine uygun, müşteriye özel çözümler geliştiren iş kolu, mevcut makine parklarının modernizasyonuna da katkı sağlıyor. Bosch Üretim Çözümleri Bursa Teknik Müdürü Ersin Uçan, Ar-Ge merkezi sertifikasıyla inovasyon kapasitelerini uluslararası standartlara taşıdıklarını belirterek şunları söyledi: “Makine, mekatronik, bilgisayar ile elektrik-elektronik mühendisliği disiplinlerinden oluşan 100 kişilik Ar-Ge ekibimizle, tasarım, proses geliştirme, yazılım ve donanım alanlarında çalışmalar yürütüyoruz. Güçlü mühendislik birikimimizle Türk sanayisine katma değerli çözümler kazandırırken, Ar-Ge çalışmalarımızla müşterilerimizin üretim hatlarını daha verimli, esnek, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı Haber

Faraday Future’ın FX Aegis Robotu ABD’de Onaylandı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

Faraday Future, geliştirdiği dört ayaklı robot FX Aegis’in ABD’de resmi satış için gerekli tüm uygunluk sertifikasyonlarını tamamladığını açıkladı. Şirket, ilk teslim edilen tüm Aegis robotlarının artık resmi satış sürecine dönüştürülebileceğini belirtti. California merkezli küresel Embodied AI (EAI) ekosistem şirketi Faraday Future Intelligent Electric Inc. (Nasdaq: FFAI), ABD Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) Yetkilendirme ve Sertifikasyon Birimi tarafından gerçekleştirilen testlerin başarıyla tamamlandığını duyurdu. Bu testler, Aegis robotlarının güvenlik, veri ve frekans standartlarına tamamen uygun olduğunu doğruladı. Şirketin diğer iki humanoid robotu FF Futurist ve FF Master da daha önce gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlamıştı. Güvenlik ve Yoldaşlık İçin Geliştirildi FX Aegis, güvenlik ve günlük kullanım senaryoları için tasarlanmış profesyonel bir dört ayaklı robot olarak öne çıkıyor. Zorlu çevre koşullarına uyum sağlayabilen robot, 48 Nm’ye kadar eklem torku üretebiliyor, yaklaşık 33 cm engelleri aşabiliyor ve %40 eğimli yüzeylerde stabil hareket edebiliyor. Wi-Fi ve 5G bağlantı desteğine sahip olan Aegis, aynı zamanda uzaktan kontrol edilebiliyor ve ağ erişiminin sınırlı olduğu alanlarda bile çalışabiliyor. Bu özellikleri sayesinde açık alanlar, endüstriyel tesisler ve zorlu sahalarda görev yapabiliyor. Modüler Yapı ve Genişletilebilir Donanım FX Aegis, hem yapısal hem de fonksiyonel olarak yüksek uyarlanabilirlik sunuyor. Standart dört ayaklı yapısının yanı sıra opsiyonel olarak dört tekerlekli versiyon da sunuluyor. Robot; Lidar sensörler Derinlik kameraları İletişim modülleri Robotik kollar Yangın söndürme ekipmanları Güvenlik eklentileri gibi donanımlarla genişletilebiliyor. Bu sayede farklı sektörlerde kolayca entegre edilebiliyor. Otonom Devriye ve Akıllı Entegrasyon Yazılım tarafında ise Aegis, ev, kampüs ve endüstriyel güvenlik sistemleriyle entegre çalışabiliyor. Robot; Otonom devriye Durum takibi “Follow-me” (takip etme) modu gibi özellikleriyle minimum insan müdahalesiyle stabil şekilde görev yapabiliyor. Farklı Senaryolarda Kullanım FX Aegis’in kullanım alanları oldukça geniş: Seyahatlerde yardımcı robot Fabrika ve güvenlik operasyonlarında görevli Acil durum ve riskli alanlarda ilk müdahale aracı Envanter takibi ve küçük teslimatlar Bu çok yönlü yapı, robotu hem ticari hem bireysel kullanım için uygun hale getiriyor. Fiyat ve Satış Hedefleri Açıklandı FX Aegis serisinin başlangıç fiyatı 2.490 dolar olarak açıklanırken, ekosistem yetenek paketi ikinci geliştirme versiyonu için 1.000 dolar olarak belirlendi. Faraday Future, 2026 yılında başlattığı ilk robot teslimat sezonunda önemli bir eşiği geride bıraktı. Mart ayında 20’den fazla robot sevk edilerek hedef aşıldı. Şirket, ilk teslimat sezonunda toplam 200 robot sevkiyatı hedefliyor. Yılın ikinci yarısında ise talebe bağlı olarak teslimatların artırılması ve 2026 sonuna kadar 1.000’den fazla robot sevkiyatına ulaşılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether’den Yapay Zekâda Maliyetleri Düşüren Yeni Hamle Haber

Tether’den Yapay Zekâda Maliyetleri Düşüren Yeni Hamle

Tether, yapay zekâ model eğitimini daha erişilebilir hale getiren yeni bir teknoloji açıkladı. Microsoft’un 1 bitlik BitNet mimarisi üzerine geliştirilen ve QVAC Fabric kapsamında sunulan bu çapraz platform LoRA ince ayar çerçevesi; bellek ve işlem maliyetlerini ciddi ölçüde düşürerek milyar parametreli dil modellerinin dizüstü bilgisayarlar, tüketici GPU’ları ve hatta akıllı telefonlar üzerinde çalıştırılmasını mümkün kılıyor. Geleneksel olarak yalnızca yüksek maliyetli kurumsal donanım ve bulut altyapılarıyla yapılabilen yapay zekâ model geliştirme süreçleri, bu yenilikle birlikte çok daha geniş bir kullanıcı kitlesine açılıyor. Intel, AMD ve Apple Silicon gibi farklı donanımlar üzerinde çalışabilen yapı, kullanıcıların modelleri doğrudan kendi cihazlarında eğitip özelleştirmesine imkân tanıyor. Tether’in mühendislik ekibinin bu çalışması, Adreno, Mali ve Apple Bionic GPU’lar dahil olmak üzere mobil GPU’larda BitNet ince ayarının ilk başarılı gösterimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kullanıcılar, 125 milyon parametreli BitNet modellerine yaklaşık 300 belgelik, yani yaklaşık 18 bin tokenlik biyomedikal bir veri setiyle bir Samsung S25 Adreno GPU üzerinde yaklaşık 10 dakikada ince ayar yapabiliyor. 1 milyar parametreli model için aynı veri setinin ince ayarı Samsung S25’te 1 saat 18 dakika, iPhone 16’da ise 1 saat 45 dakika sürüyor. Ekip, cihazların sınırlarını zorlayarak iPhone 16’da 13 milyar parametreye kadar modellere ince ayar yapmayı da başardı. Çerçeve, uç cihazlarda Q4 BitNet olmayan modellere kıyasla 2 kat daha büyük modellere ince ayar yapılabildiğini de gösteriyor. Bu da BitNet mimarisinin sunduğu bellek avantajını net şekilde ortaya koyuyor. BitNet’in çıkarım performansı da QVAC Fabric ile birlikte önemli ölçüde artıyor. Model ailesi mobil GPU’larda çok daha hızlı çalışıyor. Bu cihazlarda GPU performansının CPU’ya kıyasla 2 ila 11 kat daha yüksek olduğu görülüyor. Bu da günümüz mobil GPU’larının, daha önce yalnızca pahalı özel donanımlar veya veri merkezleriyle mümkün olan iş yüklerini destekleyebileceğini ortaya koyuyor. Bellek tarafında da dikkat çekici bir tablo var. Yapılan karşılaştırmalı testlere göre BitNet-1B TQ1_0 modeli, hem çıkarım hem de LoRA ince ayar süreçlerinde Gemma-3-1B 16 bit modele göre yüzde 77,8’e kadar, Qwen3-0.6B 16 bit modele göre ise yüzde 65,6’ya kadar daha az VRAM kullanıyor. Bu tasarruf, daha büyük modellerin ve kişiselleştirme süreçlerinin, kısa süre öncesine kadar yetersiz kabul edilen donanımlarda bile çalıştırılabilmesini sağlıyor. Öte yandan çerçeve, NVIDIA dışındaki donanımlarda 1 bitlik büyük dil modelleri için LoRA ince ayarına olanak tanıyarak desteği AMD, Intel, Apple Silicon ve mobil GPU’lara kadar genişletiyor. Böylece özel donanıma ve bulut sağlayıcılarına bağımlılık azalırken, hassas veriler cihaz üzerinde yerel olarak tutulabiliyor. Bu yaklaşım, federe öğrenme gibi yöntemleri de daha erişilebilir hale getirerek, verilerin merkezi sistemlere taşınmadan cihazlar arasında eğitilip paylaşılabilmesine imkân tanıyor. “Stabil Zekâ çağı yeni başladı” Tether CEO’su Paolo Ardoino konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Zekâ, toplumun geleceğinde temel bir belirleyici faktör olacaktır. Toplumun istikrarını iyileştirme, bağ dokusu olarak hizmet etme veya azınlığı daha da güçlendirme potansiyeline sahiptir. Yapay zekânın geleceği, her yerdeki insanlar ve geliştiriciler için erişilebilir, kullanılabilir ve açık olmalıdır; yalnızca bir avuç bulut sağlayıcısının erişebileceği absürt miktarda kaynak gerektirmemelidir. Büyük dil modellerinin eğitimi merkezi altyapıya bağlı olduğunda inovasyon durgunlaşır, ekosistem kırılganlaşır ve toplumsal denge riske girer. Akıllı telefonlar dahil olmak üzere tüketici donanımlarında anlamlı büyük model eğitimini mümkün kılan Tether’in QVAC’ı, gelişmiş yapay zekânın herkes için merkeziyetsiz, kapsayıcı ve güçlendirici olabileceğini gösteriyor. Tether olarak, yapay zekânın herkes için, her yerde ve cihaz üzerinde yerel olarak erişilebilir olması için önümüzdeki dönemde de önemli kaynak ve yatırım ayırmayı sürdüreceğiz. Stabil Zekâ çağı yeni başladı.” Makale; adaptörler, karşılaştırmalı testler ve çapraz platform ikili dosyalar dahil olmak üzere tüm teknik detaylarıyla Hugging Face blogunda “QVAC Fabric Aracılığıyla Heterojen Uç GPU’larda LoRA İnce Ayarlı BitNet b1.58 Büyük Dil Modelleri” başlığıyla yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin En Çok Satan Otomobili Clio, Yeni Nesliyle Türkiye’de Haber

Türkiye’nin En Çok Satan Otomobili Clio, Yeni Nesliyle Türkiye’de

Bugüne kadar dünya çapında 17 milyon, Türkiye’de ise 600 binden fazla satılan Renault Clio; ilk neslinden bu yana farklı kuşakların hayatına dokunan, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelen modellerden biri oldu. Yıllar içinde değişen beklentilere uyum sağlayarak her jenerasyonda kendini yenileyen Clio, B segmentinde standartları belirleyen güçlü bir referans noktası haline geldi. Bu güçlü bağ ve istikrarlı başarı, 2025 yılında 51.717 adetlik satışla bir kez daha tescillendi. Renault Clio, bu sonuçla Türkiye’nin en çok satan otomobili oldu ve altıncı nesliyle başarı hikayesini bir üst seviyeye taşıyor. Clio; yenilenen tasarımı, artan donanım seviyesi ile 1.799.000 TL’den başlayan liste fiyatları ve ilk 1.000 müşteriye özel 1.749.000 TL’den başlayan fiyatlarıyla Türkiye yollarına çıkıyor. Mevcut Clio sahiplerine özel 50.000 TL takas desteği ile 1.699.000 TL’den sunulurken takas desteğine ek olarak kampanya kapsamında 200.000 TL’ye kadar 6 ay %0 faizli kredi imkânı da sağlanıyor. MAİS A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu "Renault Clio yalnızca bir otomobil değil, Türkiye’de nesiller boyunca, milyonlarca kullanıcının kalbine dokunan ve hikayesine eşlik eden bir yol arkadaşı. Türkiye otomotiv pazarının en güçlü yapı taşlarından biri olan Clio, 2025 yılını Türkiye’nin en çok satan otomobili olarak tamamladı. Clio, Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nın yüksek üretim kalitesi ve ülkemizin sahip olduğu küresel mühendislik tecrübesiyle hayat buluyor. ‘Türkiye’de üretilen, Türkiye’nin en çok sevilen modeli’ ünvanını korumak bizim için büyük bir gurur. Yeni Clio, hem sadık kullanıcılarımızın kalbindeki yerini güçlendiriyor hem de yeni nesil otomobil severlerle güçlü bir bağ kuruyor. Clio ile kurulan bu güçlü bağın, Türkiye yollarında daha uzun yıllar devam edeceğine inanıyoruz” Türkiye’den Dünyaya: Bursa’da Üretiliyor Yeni Clio’nun kalbi, Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda atıyor. Günde 1.000’den fazla Clio’nun banttan indiği ve bugüne kadar 5 milyondan fazla Clio’nun üretildiği tesis, yeni neslin de küresel üretim üssü konumunda. Yeni Renault Clio’nun Bursa’daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilmesi, modelin Türkiye için taşıdığı stratejik önemi bir kez daha ortaya koyuyor. Renault Grubu’nun Türkiye’ye duyduğu güvenin en somut göstergesi olan bu üretim ekosistemi, yerlilik oranıyla da dikkat çekiyor. Fabrikanın satın alma hacminin yüzde 50’sinden fazlası, 90 farklı yerel tedarikçi tarafından karşılanıyor. Ayrıca üretim sürecine ek olarak, Renault Technology Türkiye mühendislik merkezi de Yeni Clio’nun geliştirme aşamalarında aktif rol oynayarak modelin yerli kimliğini güçlendiriyor. Yeni TCe 115 hp Benzinli Motor Yeni Renault Clio, Türkiye pazarında satışa sunulduğu ilk andan itibaren performans ve verimliliği odağına alan yeni nesil motoruyla fark yaratıyor. Önceki nesillerden tamamen ayrışan bu motor; Austral ve Rafale modellerinde kullanılan hibrit sistemlere güç veren içten yanmalı motorla aynı temeli taşıyor. Yüksek Verimlilik: 1,2 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motor, direkt enjeksiyon ve Miller çevrimi teknolojileri sayesinde yakıtı en verimli şekilde kullanıyor. Performans: 115 beygir güç ve 190 Nm tork üreten motor, EDC 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman ile kombine ediliyor. Tüketim Değerleri: 0’dan 100 km/s hıza 10 saniyede ulaşan bu ünite, 100 km’de ortalama 5,0 litre’den başlayan yakıt tüketimi ve 114 g/km’den başlayan CO₂ emisyon değeri sunuyor. Yeni TCe 115 hp benzinli motora ek olarak, ürün gamı 2026 yılında iki güçlü ve verimli seçenekle daha da genişleyecek: 160 hp Full Hybrid E-Tech: Şehir içi sürüşün %80’ini elektrikli modda yapabilen, 1.000 km menzilli ve 3,9 lt/100 km tüketim değerine sahip hibrit motor, 2026’nın ilerleyen dönemlerinde sunulacak.Eco-G 120 EDC: Benzin/LPG çift yakıtlı ve otomatik vitesli bu seçenek, 50 litrelik yeni LPG tankıyla toplamda 1.450 km’ye varan rekor bir menzil ile 2026 yılı içerisinde aileye katılacak. Yeni Nesil Tasarım: Daha Atletik, Daha Güçlü Renault tasarım ekibi, Yeni Clio’da markanın yeni "duygusal teknoloji" dilini merkeze aldı. Önceki jenerasyona göre belirgin şekilde büyüyen boyutlar ve artan iz mesafesi, araca çok daha oturaklı ve kaslı bir görünüm kazandırıyor: Uzunluk: 4,12 m (+66 mm artış)Genişlik: 1,77 m (+39 mm artış)Aks Mesafesi: 2.591 mm Ön tasarımda kullanılan üç boyutlu elmas desenli ızgara ve yeni ışık imzası, aracın karakterini güçlendiriyor. Kompakt bir coupe hissi veren tavan çizgisi, keskin açılı arka cam ve belirgin omuz hatları, Yeni Clio’nun dinamizmini vurguluyor. 18 inç jantlar ve geniş iz mesafesi aracın yolda daha tok durmasını sağlıyor. Yeni Clio, ikisi yeni olmak üzere yedi renk seçeneğiyle geliyor: Yakut Kırmızı, Zümrüt Yeşil, Beyaz, Kaya Gri, Mineral Gri, Yıldız Siyah ve Demir Mavi. Üst Segment Teknolojisi ve Akıllı Sürüş Deneyimi Yeni Clio’nun iç mekânı, çift 10,1 inçlik ekran kombinasyonu ve Renault Austral ile Rafale modellerinden ilham alan kompakt direksiyon simidiyle premium bir atmosfer sunuyor. 48 renkli ortam aydınlatması ve esprit Alpine versiyonunda sunulan Alcantara döşeme seçenekleriyle kabin, modern bir kimliğe bürünüyor. Dijital Ekosistem ve Gemini Yapay Zekâsı segmentinde standartları belirleyen Google Entegre OpenR Link sistemi; Google Maps, Google Play ve Google Asistan ile eksiksiz bir dijital deneyim sağlıyor. Ayrıca, ilerleyen dönemlerde Google’ın yeni yapay zekâ asistanı Gemini, kablosuz güncellemeyle OpenR Link sistemine dahil olacak. Gemini; doğal sohbet yeteneği ve kesintisiz konuşma algılama özellikleriyle sürüş deneyimini asiste edecek. Yeni Clio, B segmentinde eşi görülmemiş 25 adet gelişmiş sürüş destek sistemi (ADAS) ile donatıldı. GSR2.3 standartlarına tam uyumlu olan modelde; Aktif Sürüş Yardımı, 360° çevre görüş kamerası ve acil duruş asistanı gibi özellikler öne çıkıyor. Renault’nun yenilikçi çözümü My Safety butonu sayesinde sürücüler, yasal olarak her çalıştırmada devreye giren güvenlik ayarlarını tek bir tuşla kişiselleştirebiliyor. Geliştirilmiş Şasi ve Aerodinamik Verimlilik CMF-B platformu üzerinde yükselen Yeni Clio, artırılan aks mesafesi (2.591 mm) ve iz genişliği sayesinde daha kararlı bir sürüş sunuyor. Mühendislik çalışmaları sonucunda sürtünme katsayısı (cW) 0,32’den 0,30’a düşürülerek yakıt verimliliği ve rüzgâr direnci optimize edildi. Yeni Clio’nun akustik konfor ve manevra kabiliyeti de yükseltildi. Ön cam sütunlarında kullanılan yeni yalıtım köpükleri, kabin gürültüsünü üst segment standartlarına çekerken; 10,4 metrelik dönüş çapı şehir içi manevraları kolaylaştırıyor. 391 litreye ulaşan bagaj hacmi ve 40 mm alçaltılan bagaj eşiği ise günlük kullanım pratikliğini artırıyor. Döngüsel Ekonomi ve Sürdürülebilirlik Yeni Clio, çevre dostu üretim vizyonunu her detayında hissettiriyor. Araçta kullanılan malzemelerin yüzde 33,9’u döngüsel ekonomiden elde edilirken, döşeme kumaşlarının yüzde 92’si geri dönüştürülmüş elyaflardan oluşuyor. Esprit Alpine versiyonun jantlarında kullanılan yüzde 50 geri dönüştürülmüş alüminyum, model başına 350 kg CO₂ tasarrufu sağlıyor. Teknik özellikler Boyutlar ve ağırlık Uzunluk: 4.116 mm Genişlik: 1.768 mm Yükseklik: 1.451 mm Aks mesafesi: 2.591 mm Ön uzantı: 859 mm Arka uzantı: 667 mm Yerden yükseklik: 142 mm yüksüz (119 mm yüklü) Ağırlık: 1.155 kilodan başlıyor Bagaj kapasitesi: 391 litre (güç aktarma sistemine bağlı olarak) Yükseklik: 735 mm Çekme kapasitesi: 900 kg Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Samsung'tan Yeni Gizlilik Katmanı Haber

Samsung'tan Yeni Gizlilik Katmanı

En kişisel alanımız haline gelen telefonumuzu her yerde kullanıyoruz. Otobüste, asansörde ve sıra beklediğimiz her yerde, dijital gizliliğimiz herkesin gözü önünde sergileniyor. Telefonlar rutinlerimize ve tercihlerimize daha fazla uyum sağlamaya başladıkça gizlilikle ilgili endişeler de artıyor. Bu endişelere yönelik olarak Samsung, telefonların gözetlenmesinin önüne geçecek yeni bir gizlilik katmanı sunmaya hazırlanıyor. Yeni özellikle kullanıcılar, örneğin bir toplu taşıma aracında, birilerinin gördüğünü düşünmeden mesajlarını kontrol edebilecek veya şifrelerini girebilecek. Yıllar boyunca geliştirilen esnek koruma Herkesin birbirinden farklı gizlilik ihtiyacı bulunuyor. Bu yeni katman, kullanıcıya kendi için en uygun olanı seçme imkanını sunuyor. Kullanıcılar, belirli uygulamaları çalıştırırken veya telefonlarının daha özel alanlarına erişirken, bu özelliği kendi ihtiyaçlarına göre ayarlayarak güvenliklerini artırabiliyor. Görünürlük tercihlerine yönelik sunulan birden fazla ayar sayesinde, kullanıcılar, ihtiyaç duydukları gizlilik koruma düzeyine göre başkalarının görebileceklerini sınırlayabiliyor. Kullanıcılar ayrıca bildirimlerin açılır pencereleri gibi özelliklerin belirli kısımlarını saklamayı da seçebiliyor. Bu imkan, genel bir güvenlik yaklaşımından ziyade, kullanıcıların bir özelliği tamamen kapatabileceği veya ince ayarlar yapabileceği, kişiye özel bir yaklaşımı yansıtıyor. Yeni özelliği sunabilmek için mühendislik, test ve iyileştirme çalışmaları yapan Samsung, insanların telefonlarını nasıl kullandığını, neleri “özel” olarak değerlendirdiğini ve günlük yaşamda güvenliğin nasıl hissettirmesi gerektiğini inceledi. Bu çalışmaların sonucunda, donanım ile yazılımı, kullanıcıları rahatsız etmeden korumak üzere usta bir hassasiyetle birleştirdi. Mobil gizlilikte yeni standart Sunulan katman, kullanıcıların güvenliğini sağlamak için geliştirilen Galaxy inovasyonları serisinin en yenisi. Güçlü güvenlik özellikleri olmadan gizlilik sağlanamaz. Samsung Knox, on yıldan fazla bir süredir Knox Vault gibi özel güvenlik donanımlarından Knox Matrix gibi ekosistem savunma çözümlerine kadar Galaxy cihazlarında çok katmanlı bir koruma sistemi oluşturdu. Samsung’un güvenlik taahhütlerini temel alarak geliştirilen yeni güvenlik önlemi, piksel seviyesinde gizlilik sağlıyor. Çok yakında Galaxy'ye sunulacak bu yenilikle, kullanıcılar, görebilecekleri bir gizliliğe ve hissedebilecekleri bir güvenliğe kavuşacak.

Bosch, Mobilite, Üretim ve Günlük Yaşam Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor Haber

Bosch, Mobilite, Üretim ve Günlük Yaşam Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor

Dijitalleşmenin hız kazandığı bir dünyada yazılım, ilerlemenin görünmeyen motoru olarak öne çıkıyor. İletişim kurma biçimimizi, çalışma şekillerimizi, günlük yaşamda kullandığımız cihazları ve üretim süreçlerini yazılım şekillendiriyor. Ancak yazılım, donanımın fiziksel dünyasıyla kusursuz bir şekilde birleştiğinde gerçek potansiyeline ulaşabiliyor. Bosch, CES® 2026 kapsamında yazılım ve donanımın bir araya gelerek daha akıllı bir geleceğin nasıl mümkün kılındığını gözler önüne seriyor. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi Tanja Rückert, Las Vegas’ta düzenlenen fuarda yaptığı açıklamada, “Yıllara dayanan donanım ve yazılım uzmanlığımız sayesinde fiziksel dünya ile dijital dünya arasındaki boşluğu kapatabiliyoruz. Donanım ve yazılımı entegre ederek insan odaklı, yani ‘Yaşam için Teknoloji’ anlayışını yansıtan akıllı ürün ve çözümler geliştiriyoruz” dedi. Yazılım ve hizmetlerde güçlü büyüme hedefi Bosch, önümüzdeki on yılın başına kadar yazılım ve hizmetlerden 6 milyar Euro’nun üzerinde gelir elde etmeyi hedefliyor. Bu gelirin önemli bir kısmının yapay zekâ (AI) tabanlı çözümlerden oluşması bekleniyor. Söz konusu gelirin yaklaşık üçte ikisinin Mobilite iş kolundan gelmesi öngörülüyor. Şirket, yazılım, sensör teknolojileri, yüksek performanslı bilgisayarlar ve ağ bileşenlerinden elde ettiği gelirleri 2030’lu yılların ortasına kadar iki katına çıkararak 10 milyar Euro’nun üzerine taşımayı planlıyor. Bosch, yapay zekânın uygulanması ve geliştirilmesi alanında da öncü rolünü sürdürüyor. Teknoloji şirketi, 2027 yılı sonuna kadar bu alana 2,5 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yapacak. Kokpit deneyiminde yapay zekâ yenilikleri Geleceğin araçlarında yapay zekâ kilit bir rol üstleniyor. Bosch, sürüş güvenliğini ve konforunu artırmak için yapay zekâ çözümlerini halihazırda kullanıyor. CES® 2026’da Bosch, yeni yapay zekâ tabanlı kokpit çözümünü tanıtıyor. Hepsi bir arada bir sistem olarak geliştirilen bu kokpit, araç içi deneyimin yüksek düzeyde kişiselleştirilmesine olanak tanıyor. Büyük dil modeliyle donatılan sistem, kullanıcıyla gerçek bir kişiyle konuşuyormuş hissi veren bir iletişim kurabiliyor. Görsel dil modeli ise araç içi ve araç dışındaki ortamı algılayarak yorumlayabiliyor. Bu sayede sistem, örneğin varış noktasına ulaşıldığında otomatik olarak park yeri arayabiliyor ya da çevrim içi toplantılar sırasında toplantı tutanakları oluşturabiliyor. By-wire sistemleriyle yazılım tanımlı sürüş Bosch, otomatik ve yazılım tanımlı sürüşün temel teknolojilerinden biri olan by-wire sistemlerinde de lider sağlayıcılar arasında yer alıyor. Bu sistemler, fren ve direksiyon için mekanik bağlantıları elektriksel sinyal hatlarıyla değiştirerek tasarım, güvenlik ve yazılım kontrolü açısından tamamen yeni olanaklar sunuyor. Bosch, brake-by-wire ve steer-by-wire ile 2032’ye kadar 7 milyar Euro’nun üzerinde kümülatif satış geliri elde etmeyi bekliyor. Bu kilit teknolojinin pazar dinamikleri 2030’lu yıllarda da hız kazanmaya devam edecek. Akıllı yazılımla hareket kaynaklı rahatsızlıklar azaltılıyor Bosch’un Vehicle Motion Management (Araç Hareket Yönetimi) yazılımı, frenleri, direksiyonu, güç aktarma sistemini ve şasiyi merkezi olarak kontrol ederek aracın hareketini altı serbestlik derecesinin tamamında yönetmeyi mümkün kılıyor. Bu, bireysel aktüatörlerin daha iyi koordine edilmesini ve daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Gelecekte bu sistemler sürücünün bireysel ihtiyaçlarına göre de ayarlanabilecek. Yazılım, virajlarda savrulmayı veya dur-kalk trafikte öne-arkaya sallanmayı önemli ölçüde azaltarak hareket kaynaklı rahatsızlıkların önüne geçmeyi hedefliyor. Bu da otonom sürüşe giden yolda önemli bir adım olarak görülüyor. Radar Gen 7 Premium CES’te ilk kez tanıtılıyor Bosch, sensör teknolojisi ve yapay zekâyı bir araya getiren Radar Gen 7 Premium çözümünü CES’te dünya prömiyeriyle tanıtıyor. Yeni radar sensörü, otoyol pilotu gibi sürüş destek fonksiyonlarını ileri seviyeye taşıyor. Özel anten konfigürasyonu sayesinde maksimum açısal hassasiyet ve çok uzun menzil sunan sensör, 200 metrenin üzerindeki mesafelerde palet veya araç lastiği gibi çok küçük nesneleri dahi algılayabiliyor. Bu sayede karmaşık trafik koşullarında kayıp yükleri veya diğer yol kullanıcılarını doğru şekilde tespit ederek uygun sürüş manevralarını mümkün kılıyor. eBike güvenlik bir adım daha ileri taşınıyor Bosch’un donanım ve yazılım uzmanlığı, eBike’ları de daha güvenli hale getiriyor. eBike Flow uygulamasına eklenen yeni özellikle kullanıcılar bisikletlerini veya bataryalarını çalıntı olarak işaretleyebiliyor. Bu durumda, ikinci el alıcılar, yetkili servisler veya güvenlik birimleri eBike Flow uygulaması üzerinden bağlantı kurmaya çalıştığında uyarı alıyor. Böylece çalıntı eBike’ların yeniden satılması önemli ölçüde zorlaştırılıyor. Dijitalleşmenin görünmeyen kahramanları: MEMS sensörler Otomotivden sanayiye, ev teknolojilerinden robotik uygulamalara kadar pek çok yeniliğin temelinde küçük ama son derece gelişmiş sensörler yer alıyor. Bosch, CES’te yeni BMI5 AI MEMS sensör platformunu tanıtıyor. Bu platform üzerine geliştirilen tüm sensörler; yüksek hassasiyet, dayanıklılık ve enerji verimliliğiyle öne çıkıyor. Entegre yapay zekâ fonksiyonları sayesinde hareketleri, konumları ve bağlamları algılayabiliyor. Yeni sensörler; sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamalarında baş hareketlerini gecikme olmadan takip ederek doğal 3D etkileşim sağlıyor. Aynı zamanda robotların çevrelerini ve hareketlerini yüksek doğrulukla algılamasına yardımcı oluyor. Örneğin, kamera görüşü kısıtlandığında bile insansı robotların doğru yolu bulmasını mümkün kılıyor. Bosch ve Microsoft’tan “Manufacturing Co-Intelligence®” iş birliği Bosch, CES® 2026 kapsamında Microsoft ile iş birliğini genişlettiğini duyurdu. İki şirket, “Manufacturing Co-Intelligence®” çözümünü ajan tabanlı yapay zekâ ile geliştirerek üretimde devrim yaratabilecek yeni uygulamaları hayata geçirmeyi hedefliyor. İki şirket Las Vegas’ta Mutabakat Zaptı (MoU) imzalayacak. Ajan tabanlı yapay zekâ; çok büyük veri setlerini analiz edebiliyor, büyük ölçüde otonom kararlar alabiliyor ve üretim, bakım ile tedarik zinciri süreçlerini optimize edebiliyor. Tanja Rückert, “Bu teknoloji, fabrika süreçlerini çok daha akıllı hale getiriyor” dedi. Bosch’un üretim ve endüstriyel yazılım alanındaki derin bilgi birikimi ile Microsoft’un güçlü BT altyapısı ve yazılım uzmanlığı bir araya getiriliyor. Amaç, mevcut üretim süreçlerini yapay zekâ destekli çözümlerle ölçeklenebilir hale getirmek. Böylece fabrikalar daha verimli çalışırken, çalışanların üzerindeki yük de azaltılıyor. Sahteciliğe karşı cep boyutunda devrim Bosch’un CES’te tanıttığı bir diğer yenilik ise sahte ürünlerle mücadelede çığır açan Origify çözümü oluyor. Origify, ürünlere dijital bir DNA kazandıran akıllı bir yazılım ekosistemi olarak konumlanıyor. Ek etiketler, çipler veya kodlar yerine ürün yüzeyinin benzersiz ve kopyalanamaz fiziksel özelliklerini analiz eden sistem, ürüne kurcalamaya karşı dayanıklı bir dijital kimlik atıyor. Detector uygulaması sayesinde canlı video akışı kullanılarak birkaç saniye içinde ürünün orijinal mi yoksa sahte mi olduğu tespit edilebiliyor. Bosch Tech Compass: Yapay zekâ geleceğin itici gücü Yedi ülkede 11 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen Bosch Tech Compass araştırması, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda en etkili ve en olumlu teknoloji olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 70’i yapay zekâyı geleceğin vazgeçilmez unsuru olarak değerlendiriyor. Araştırma, yapay zekâya yönelik iyimserliğin artmasına rağmen, toplumsal etkilerine dair endişelerin de varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si, teknolojik gelişmelerin etkilerini daha iyi anlayabilmek için bir “duraklatma” ihtiyacına dikkat çekiyor. Bosch Tech Compass Türkiye sonuçları: “Yapay zeka çağına hazırız” İlk defa Türkiye’nin de dahil olduğu Bosch Tech Compass araştırmasının ilk sonuçlarına göre; katılımcıların dörtte üçü kendini yapay zeka çağını karşılamaya hazır hissediyor. Sonuçlar Türkiye’nin teknoloji ve inovasyona değin gelişmelere açık ve umutlu bir bakış açısıyla yaklaştığını ortaya koyuyor. Türkiye’deki katılımcılar, teknolojik gelişmelerin dünyayı daha iyi bir yer haline getireceğine ve yapay zekânın toplum için olumlu bir güç olacağına küresel ortalamanın üzerinde bir güven duyuyor. Yedi ülkede 11 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen Bosch Tech Compass araştırması, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda en etkili ve en olumlu teknoloji olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Araştırma, yapay zekâya yönelik iyimserliğin artmasına rağmen, toplumsal etkilerine dair endişelerin de varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si, teknolojik gelişmelerin etkilerini daha iyi anlayabilmek için bir “duraklatma” ihtiyacına dikkat çekiyor.

BYD’nin Elektrikli Kompakt Şehirli SUV’u ATTO 2, Aralık Ayında Türkiye’de! Haber

BYD’nin Elektrikli Kompakt Şehirli SUV’u ATTO 2, Aralık Ayında Türkiye’de!

2025 yılı bitmeden, ürün gamının 9. modeli olan tamamen elektrikli kompakt B-SUV BYD ATTO 2, Boost ve Comfort donanım seçenekleriyle 1.529.000 TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarıyla BYD bayilerinde yerini alacak. Dünyanın önde gelen yeni nesil elektrikli araç üreticisi BYD, Türkiye’de ürün yelpazesini yüzde 100 elektrikli B-SUV segmentinde yer alan yepyeni ATTO 2 modeliyle genişletti. BYD’nin Türkiye’deki sekizinci elektrikli ve ürün gamı içindeki dokuzuncu modeli olan ATTO 2, kompakt yapısı, çevik manevra kabiliyeti, segmentinin üzerinde donanım seçenekleri ve kullanıcılarının hayatını kolaylaştıran teknolojik inovasyonlarıyla şehir içi SUV deneyimini yeniden tanımlamaya hazırlanıyor. Aralık ayında Türkiye’deki tüm BYD bayilerinde satışa sunulacak olan ATTO 2, Boost donanım versiyonu için 1.529.000 TL, Comfort donanım versiyonu için ise 1.629.000 TL’lik özel lansman fiyatlarıyla otomobil severlerle buluşuyor. “9 modelimizle otomobil pazarına enerji vermeye devam edeceğiz” Türkiye otomotiv pazarına BYD ATTO 2 modelinin yeni bir soluk getireceğini belirten BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun, “Türkiye’de elektrikli mobiliteye olan ilgi her geçen gün artarken, biz de ürün gamımızı hızla genişletiyor ve bu alandaki iddiamızı güçlendirmeye devam ediyoruz. BYD ATTO 2, konfor ve teknolojiyi şehir içi pratikliğiyle birleştirerek segmentinde önemli bir oyuncu olacak. ‘Ulaşılabilir premium’ marka konumlandırmamız doğrultusunda, ATTO 2’nin üst düzey donanımı ve gelişmiş güvenlik teknolojileriyle öne çıkarak, tam elektrikli SUV segmentinde fark yaratacağına inanıyoruz. Bu yıl ATTO 2’nin yanı sıra TANG ve SEALION 7 modellerimizi de kullanıcılarla buluşturduk. Böylece Türkiye’de sunduğumuz model sayısı dokuza ulaştı. Önümüzdeki yıl da akıllı seçim niteliğindeki yeni ürünlerimizle Türkiye otomotiv pazarına enerji vermeye devam edeceğiz.” dedi. “2025 yılının en hızlı büyüyen markasıyız” 2025 yılının en hızlı büyüyen markasının BYD olduğunu belirten Ergun, sözlerine şöyle devam etti: “Yeni enerji araç pazarının lideri olarak BYD, Türkiye’deki elektrikli araç dönüşümüne güçlü bir ivme kazandırıyor. Teknoloji odaklı yaklaşımımız, yüksek donanım seviyemiz, güvenilirliğimiz ve ‘ulaşılabilir premium’ konumlandırmamız sayesinde tüketicilerin elektrikli araçlara geçiş sürecinde önemli bir rol üstleniyoruz. Türkiye’de yılın otomobili seçilen SEAL U modelimizin şarj edilebilir hibrit versiyonu ile şarj edilebilir hibrit teknolojisini Türkiye’de geniş kitleler için erişilebilir hale getiriyoruz. Böylece bu pazara hem liderlik ediyor hem de segmentin gelişimine öncülük ediyoruz.” “BYD modellerine olan yüksek talep devam ediyor” BYD’ye gösterilen yoğun ilginin devam ettiğini vurgulayan Ergun şunları kaydetti: “5 Kasım’da gerçekleştirdiğimiz SEALION 7 ve ATTO 2 lansmanının ardından sosyal medya, web sitemiz, telefon hattımız, bayilerimiz dahil tüm kanallarımızda yoğun bir ilgiyle karşılaştık ve lansman sonrasında 5 binin üzerinde talep aldık. SEALION 7 modelimize gösterilen yoğun ilgi ve yüksek talep doğrultusunda, müşterilerimizin fiyat artışından etkilenmemeleri için Kasım ayındaki lansman fiyatını Aralık ayında da koruma kararı aldık. Yıl sonuna kadar bu talebi karşılayarak müşterilerimizi yeni araçlarıyla buluşturmayı hedefliyoruz.” Kompakt boyutlar ile çevik şehir içi performansı BYD ATTO 2, modern SUV tasarımını kompakt boyutlarla kusursuz bir şekilde bir araya getiriyor. 4.310 mm uzunluğa, 1.830 mm genişliğe ve 1.675 mm yüksekliğe sahip olan model, oldukça geniş bir yaşam alanı sunuyor. 2.620 mm’lik dingil mesafesi, segmentindeki birçok rakibine kıyasla çok daha ferah bir iç mekân sağlıyor. Bu ölçülere ek olarak 10,5 metrelik dönüş çapı ile manevra kolaylığı sağlayarak hem şehir içi kullanım kolaylığı hem de ferah bir yaşam alanı arasında dengeli bir yapı sağlıyor. ATTO 2’nin dış tasarımı, zarif detaylarla güçlendirilmiş çarpıcı bir duruş sergiliyor. Ön bölümdeki keskin hatlı LED farlar, ince gündüz farları ve parlak ön panjur detayları, modelin dinamik ve iddialı karakterini vurguluyor. Dikey hava girişleri ve aerodinamik ön tampon, yalnızca modern tasarımı öne çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda aracın verimliliğine de katkı sağlıyor. Arka tasarımda ise Çin kültüründen ilham alınarak tasarlanan, sonsuz iyi şansı simgeleyen “8” formundaki stop lambaları, ATTO 2’nin estetik çizgisini tamamlıyor ve ona özgün bir kimlik kazandırıyor. Geniş ve kaliteli iç mekan ATTO 2’nin iç tasarımı, modern çizgileri ve kaliteli malzemeleri geometrik bir tema ile bir araya getiriyor. Ön panel, BYD’nin modern tasarım anlayışını yansıtırken, kabin ve kapı içlerinde kullanılan yumuşak dokulu malzemeler konfor hissini artırıyor. Orta konsolda yer alan çift bardaklık, geniş saklama alanları ve elmas kesim görünümlü vites iç mekâna zarif bir dokunuş katıyor. Ferah yaşam alanını destekleyen BYD’nin e-Platform 3.0 mimarisi, özellikle arka koltuklarda geniş bir iç hacim sunarak, yolcular için ekstra konfor sağlıyor. Düz arka zemin tasarımı, özellikle aileler ve uzun yolculuklar için ideal bir genişlik sunarken, 400 litrelik hacmi, arka koltuklar katlandığında 1.340 litreye kadar genişleyerek daha fazla yükleme alanı sağlıyor. ATTO 2, Titanyum Gri, Su Yeşili, Kar Beyazı ve Karbon Siyahı olmak üzere 4 farklı renk seçenekleriyle tercih edilebiliyor. Dış tasarımdaki bu seçenekleri iç mekanda Siyah veya Bej renklerinde vegan deri döşeme alternatifleri tamamlıyor. Şehir içi kullanımda 463 km’ye varan menzil Önde konumlandırılmış 130 kW (177 PS) gücündeki elektrik motoru, 290 Nm tork üretiyor ve ATTO 2’yi 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 7,9 saniyede ulaştırıyor. 45,12 kWsa kapasiteli Blade Batarya, WLTP ölçümlerine göre 312 km karma menzil sağlıyor. Şehir içi kullanımda ise menzil 463 km’ye kadar yükseliyor. 65 kW DC hızlı şarj özelliği sayesinde batarya yüzde 30’dan yüzde 80’e ise yalnızca 28 dakikada şarj edilebiliyor. Modelde üç fazlı 11 kW AC şarj desteği standart olarak sunuluyor. Çok bağlantılı arka süspansiyon yapısı, artırılmış gövde rijitliği ve BYD’ye özgü Cell-to-Body (CTB) mimarisi, sürüş konforu ile güvenliği birlikte sağlıyor. Yeni ATTO 2, 17 inç jantlar, panoramik cam tavan, 12,8 inç dönebilir dokunmatik multimedya ekranı, 8,8 inç dijital gösterge, elektrikli ayarlanabilir ve ısıtmalı vegan deri ön koltuklar, 50W kablosuz şarj ünitesi, gelişmiş “Hi BYD” sesli komut sistemiyle dikkati çekiyor. ATTO 2'nin her iki versiyonunda da dört farklı sürüş modu bulunuyor. Eco, Normal, Spor ve Kar seçenekleri, kullanıcıların farklı yol ve hava koşullarına hızlıca uyum sağlamasına imkan tanıyor. ATTO 2’de bağlantı ve kullanım kolaylığı açısından da zengin bir standart donanım seti sunuluyor. Ön kol dayamada biri 7,5W Tip-A, diğeri 60W Tip-C olmak üzere iki USB girişi yer alırken, arka yolcular için 18W destekli Tip-A ve Tip-C girişleri konforu artırıyor. Kabin havasını sürekli temiz tutan PM2.5 filtresi, “Follow Me Home” fonksiyonu ve uzun far asistanı da her iki donanım seviyesinde standart olarak sunularak ATTO 2’nin kullanıcı odaklı bütüncül donanım yaklaşımını tamamlıyor. Standartların ötesinde donanım seviyesi Teknoloji odaklı bir marka olarak BYD, tüm modellerinde yenilikçi özellikler ve gelişmiş fonksiyonlar sunmayı hedefliyor. ATTO 2 de bu vizyonun bir yansıması olarak, B-SUV segmentinde öne çıkan donanımlarla dikkati çekiyor. ATTO 2, her iki donanım seviyesinde de sınıfının üzerinde bir standart tanımlıyor. Panoramik cam tavanı ve perdesi, 17 inç jantları, vegan deri koltukları, elektrikli ayarlanabilir ön koltukları, 8.8 inç dijital gösterge paneli ve dönebilir dokunmatik multimedya ekranı tüm versiyonlarda ortak olarak sunuluyor. Gelişmiş güvenlik teknolojileri, iki donanım seviyesinde tamamen aynı kapsamda yer alıyor. Kamera ile sürücü yorgunluk algılama sistemi başta olmak üzere tüm ADAS fonksiyonları kullanıcılara eksiksiz şekilde ulaştırılıyor. BYD’nin imzası haline gelen Blade Batarya ve CTB mimarisi ile her iki donanımda standart sunulan ısı pompası, modelin verimlilik ve güvenlik odaklı karakterini güçlendiriyor. Comfort donanım seviyesi ise kullanıcı deneyimini daha ileri taşıyan teknolojik ve konfor odaklı bazı ek özelliklerle ayrışıyor. Daha büyük boyutlu 12.8 inç dönebilir dokunmatik multimedya ekranı, ön koltuk ısıtma, direksiyon ısıtma, kabine derinlik kazandıran ambiyans aydınlatması, 15W kablosuz şarj ünitesi ve park manevralarını kolaylaştıran panoramik görüş kamerası gibi özellikler Comfort donanım seviyesinde tüketicilerle buluşuyor. Her iki versiyonda da yüksek donanım seviyesi korunurken, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre ölçeklenebilir bir ürün yapısı oluşturuyor. BYD ATTO 2 kullanıcıları, araca geleneksel anahtarın yanı sıra NFC kartı ile de erişim sağlayabiliyor. Tüm versiyonlarda her iki ön koltuk da elektrikli olarak ayarlanabilirken, bu özellik B-SUV segmentinde nadir görülen bir donanım olarak öne çıkıyor. Ayrıca, ısıtmalı direksiyon özelliği ise ATTO 2’yi rakiplerinden ayrıştıran konfor detaylarından biri olarak dikkat çekiyor. Diğer BYD modellerinde olduğu gibi, ATTO 2 modeli de gelişmiş bir akıllı sesli asistan ile sunuluyor. Sistem, kullanıcıların klima, cam açma-kapama gibi birçok önemli fonksiyonu sesli olarak kontrol etmesine olanak tanıyor. Ayrıca, kablosuz şekilde aktive olan Android Auto ve Apple CarPlay, yolcuların kesintisiz bir bağlantı deneyimi yaşamasına olanak tanıyor. ATTO 2’de sunulan Araç Enerji Paylaşımı (VtoL) teknolojisi de günlük yaşamda önemli bir pratiklik sağlıyor. Bu özellik sayesinde araç, 3.3 kW’a kadar güç üreterek kahve makinesi veya elektrikli süpürge gibi cihazların çalıştırılmasına olanak tanıyor. Harici bir priz aracılığıyla kullanılabilen bu teknoloji, taşınabilir enerji kaynağı ihtiyacını karşılayarak kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Güvenlik ön planda tutularak tasarlandı Kapsamlı güvenlik ve sürüş destek sistemleri sunan ATTO 2, sürücü, ön yolcu, yan ve perde hava yastıklarıyla yüksek koruma sunuyor. Ayrıca Otonom acil fren sistemi (AEB), akıllı hız limiti kontrolü (ISLC), şerit takip asistanı (LSS), adaptif hız sabitleme sistemi (ACC) ve akıllı hız sabitleme sistemi (ICC) ile sürüş güvenliğini her koşulda destekliyor. Kör nokta uyarı sistemi (BSD), kapı açma uyarısı (DOW) ve geri manevra çapraz trafik uyarısı (RCTB) ise sürücünün çevresel farkındalığını artırarak hem şehir içi hem de uzun yol sürüşlerinde ek güvenlik sağlıyor. BYD, tüm modellerinde olduğu gibi ATTO 2 modellerinde de bağlantılı servislerle entegre çalışan BYD Mobil Uygulamasını sunuyor. Android ve iOS platformlarında ücretsiz olarak indirilen uygulama, menzil ve şarj durumu takibinden, klima, direksiyon ve koltuk ısıtma kontrolüne, kapıların uzaktan kilitlenmesinden araç konumunun görüntülenmesine kadar birçok fonksiyonu tek dokunuşla cep telefonları ile uzaktan yönetilebilmesini sağlıyor. Ayrıca BYD Uygulamasındaki dijital anahtar sayesinde, aracı anahtar taşımadan telefon üzerinden açıp kapatmak mümkün oluyor. Buna ek olarak BYD ATTO 2, OTA (Over-the-Air) teknolojisi sayesinde yazılım güncellemelerini uzaktan alabiliyor. Böylece araçlar her zaman güncel kalırken, yeni özellikler de anında kullanılabiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.