Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Döngüsel Ekonomi

Kapsül Haber Ajansı - Döngüsel Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Döngüsel Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2026'ya Damga Vuracak 6 E-Ticaret Trendi Haber

2026'ya Damga Vuracak 6 E-Ticaret Trendi

2026’da hem dünyada hem de Türkiye’de öne çıkacak e-ticaret trendleri konusunda bilgi veren TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “2026’da müşteri yolculuğu, artık sadece sitenin içinde değil, sitenin dışında başlayacak bir çizgiye doğru evriliyor. Ürün keşfi, arama motorundan, sosyal ağlardan ve pazar yerlerinden çıkarak yapay zeka sohbet ekranlarına taşınıyor. Google’ın Gemini üzerinden ‘sohbet içinde alışveriş’i Walmart gibi devlerle entegre etmesi, bu kanalın bir deney değil, yeni bir alışveriş katmanı olduğuna işaret ediyor. Benzer şekilde Copilot tarafında PayPal iş birliğiyle ‘chat içinde ödeme’ hamlesi de, bu anlamda önemli adımlar. Bu dönüşüm Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye e-ticaretinde büyümenin önemli kısmı pazar yerleri ve mobil üzerinden geliyor. Yani kullanıcılar zaten platform alışkanlığına sahip. 2026’da yarış, sadece fiyat/ürün yarışından çıkıp yapay zeka odaklı keşif kanalı çerçevesinde devam edecek” dedi. Ticimax olarak da yapay zekâ (AI) alanında geliştirmeler yapmaya devam edeceklerini ifade eden Çiğdemli, “Örneğin tekstilciler için, giysileri modellere giydiren bir AI çözümümüz var. 10 dakikada e-ticaret sitesi kurulabilmesine yardımcı olan bir AI uygulamamız var. 2026’da yenileri de gelecek. Öte yandan Avrupa merkezli çatı şirketimiz team.blue, doğal dilde verilen komutlarla herkesin tam teşekküllü web uygulamaları oluşturmasını sağlayan bir AI vibe coding platformu olan Macaly’yi satın aldı. Macaly, kullanıcı niyetini çalışan yazılıma dönüştürüyor. Kullanıcılar istedikleri işlevi doğal dilde ifade ediyor; yapay zekâ ise bunu modern bir web ortamında üretime hazır koda çeviriyor. Bu satın alma da 2026’nın e-ticaret için AI yılı olacağını gösteren önemli adımlardan biri” açıklamasında bulundu. Çiğdemli 2026 e-ticaret trend öngörülerini 6 maddede anlattı. 1) Agentic ticaret: “Ben seçtim” değil, “Asistanım seçti” Yeni nesil tüketici, ürün aramaktan çok “niyetini söyleyip” seçenekleri daraltmak istiyor. AI alışveriş asistanları, kıyaslama, yorum okuma, sepet oluşturma ve hatta ödeme adımına kadar uzanıyor. Deloitte, e-ticarette keşif ve kararın giderek AI aracı katmanlara kaydığına dikkat çekmişti. Bu tablo markalar için yeni bir SEO doğuruyor. Buna GenAI görünürlüğü diyebiliriz. Ürün verisi, kullanıcı yorumları, sık sorulan sorular, iade/teslimat netliği gibi bilgilerin hepsi asistanın anlayacağı formatta olmak zorunda artık. Markalar için kendi e-ticaret sitelerini hazırlamaları ve “AI vitrini” de kritik olacak. 2) Checkout savaşı bitmedi: Yüzde 70 terk Yeni kanallar çıksa da dönüşümün en kırılgan yeri hala ödeme ve son adım. Baymard’ın derlediği çalışmalara göre ortalama sepet terk oranı yaklaşık yüzde 70 seviyesinde. 2026’nın kazananları, “müşteriyi ikna edenler” değil, müşteriyi yormayanlar olacak. Tek sayfa ödeme, misafir ödeme, şeffaf kargo/teslimat, doğru taksit seçenekleri ve sorunsuz iade çok kritik. Taksit, cüzdanlar, havale/EFT kolaylığı, kapıda ödeme gibi yerel alışkanlıkların sunulması dönüşümü belirgin şekilde artırmaya devam edecektir. Ödeme çeşitliliği artık kayıp sepeti azaltan bir zorunluluk haline geliyor. 3) Teslimat + iade = Yeni pazarlama DHL’nin 2025 trend okuması, teslimat ve iadenin dönüşümde belirleyici olduğunu, sosyal ticaret ve AI ile birlikte büyüyen ana eksenlerden biri haline geldiğini vurguluyor. 2026’da hızlı teslimat tek başına yetmeyecek. Tüketici “nerede, ne zaman, nasıl gelir?” sorusuna anlık cevap isteyecek. İade süreçleri de “müşteri hizmeti” olmaktan çıkıp sadakat mekanizmasına dönüşecek. Büyükşehirlerde aynı gün/ertesi gün standardı daha da yayılırken, Anadolu’da maliyet optimizasyonu, mikro-depo ve iade toplama noktaları rekabet avantajı yaratacaktır. 4) Sosyal & Canlı Ticaret: İçerik satışı ile alışveriş eğlencesi Sosyal ticaret 2026’da sadece “link koymak” değil; uygulama içi ödeme, canlı yayın satışları, creator iş birlikleri ve topluluk üzerinden güven inşası demek. DHL de sosyal ticaretin yükselişini ana başlıklardan biri olarak işaretliyor. Türkiye’de influencer ekonomisi zaten güçlü. 2026 farkı, kampanya bazlı içerikten sürekli shoppertainment (alışveriş eğlencesi) akışına geçiş olacak. Kısa videolar, canlı yayınlar, sınırlı stok satışları ve hızlı teslimat seçenekleri artık sosyal medyada daha çok karşımıza çıkacak. 5) Perakende Medya: Pazar yerleri reklam ağına dönüşüyor Markalar için görünürlük, giderek platform içi reklama yaslanıyor. Retail media (perakende medya), performans pazarlamanın en hızlı büyüyen alanlarından biri olmaya devam ediyor; çünkü satın alma anına en yakın veri orada. 2026’da görünürlük satın almanın maliyeti daha da artarken, organik sıralama daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Bu yüzden marka siteleri, sadakat programları ve üyelik modelleri tekrar önem kazanacak. 6) Döngüsel ekonomi ve ikinci el: Yeni ürün tek seçenek değil Sürdürülebilirlik, 2026’da etik bir başlık olmanın ötesinde; maliyet baskısı ve kaynak verimliliği nedeniyle operasyonel bir stratejiye dönüşüyor. DHL’nin sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi odağı da bu yönelimi güçlendiriyor. Yenilenmiş ürün, ikinci el pazarları ve onarım ekosistemi, özellikle elektronik ve moda tarafında büyümesini sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında Haber

Sungrow, Sürdürülebilir Büyümede Küresel Liderler Arasında

TIME ve Statista iş birliğiyle hazırlanan araştırma; şirketlerin finansal büyüme performansını, çevresel etki, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik uygulamalarıyla birlikte ele alarak uzun vadeli değer yaratma kapasitelerini değerlendiriyor. Sungrow, bu kapsamlı analizde 14’üncü sırada yer alarak, temiz enerji teknolojileri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Düşük karbon ayak izi, düşük su tüketimi ve atık üretim oranları ile yüksek yenilenebilir enerji kullanımı gibi çevresel göstergelerin; finansal istikrar ve uzun vadeli büyüme performansıyla birlikte değerlendirildiği sıralamada Sungrow, temiz enerji teknolojileri alanında faaliyet gösteren global üreticiler arasında kendi kategorisinde ilk sırada yer aldı. Herkes İçin Temiz Enerji Vizyonuyla Sürdürülebilir Büyüme Sungrow’un bu başarısı; şirketin “Herkes için temiz enerji” vizyonu doğrultusunda şekillenen uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisinin somut bir yansıması niteliği taşıyor. Yüksek verimlilik sunan güneş enerjisi güç dönüştürücüleri (PV invertörler) ve enerji depolama sistemleri (ESS) ile Sungrow, üretimden ürün yaşam döngüsüne kadar uzanan sorumlu bir iş yaklaşımı benimsiyor. Şirket, temiz enerjiyi daha erişilebilir, ölçeklenebilir ve güvenilir hâle getirmeyi hedefleyen bu vizyon doğrultusunda sürdürülebilirlik dönüşümünü net hedefler ve ölçülebilir adımlarla sürdürüyor. Bu kapsamda Sungrow; 2028 yılı itibarıyla operasyonel seviyede karbon nötrlüğe ulaşmayı, 2038’de tedarik zinciri genelinde karbon nötrlüğü sağlamayı ve 2048’de tüm değer zincirinde net sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen uzun vadeli bir yol haritası izliyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımı; MSCI ESG AAA derecelendirmesi, EcoVadis Altın Madalya, RE100 ve EP100 taahhütleri ile Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) üyeliği gibi uluslararası platformlar tarafından da teyit ediliyor. Bugüne kadar küresel ölçekte 870 GW’ı aşan kurulu güce sahip güneş enerjisi güç dönüştürücüleri ile enerji dönüşümüne katkı sağlayan Sungrow, müşterileriyle birlikte yıllık yüz milyonlarca ton karbon emisyonunun önlenmesine destek oluyor. Yüksek verimlilik sunan PV invertör ve enerji depolama çözümleriyle Sungrow, sürdürülebilir büyümeyi küresel enerji dönüşümünün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırmayı sürdürüyor. Net Sıfır Hedefine Doğru Somut Adımlar Sungrow, net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda operasyonlarını kararlılıkla dönüştürmeye devam ediyor. Şirket genelinde kullanılan elektriğin %70’i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanırken, üretim süreçlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik sistematik bir yaklaşım uygulanıyor. Sungrow’un tüm üretim tesisleri, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi sertifikalarına sahip bulunuyor. Ayrıca, Çevresel Ürün Beyanı (Environmental Product Declaration – EPD) ve ürün karbon ayak izi sertifikaları ile belgelenmiş inverter ve enerji çözümleriyle çevresel performansını ürün seviyesinde de ortaya koyuyor. Şirket, üretim süreçlerinde oluşan tehlikesiz atıkların %90’ını geri dönüştürerek döngüsel ekonomi yaklaşımını operasyonel düzeyde hayata geçiriyor. Sungrow, 2024 yılında hayata geçirdiği Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Gelişim Merkezi ile; Strateji ve Sürdürülebilirlik Komitesi ile Sürdürülebilirlik Yönetim Ofisi’nin rehberliğinde politika geliştirme, hedef belirleme ve uygulama süreçlerini tek bir yapı altında topladı. ESG Gelişim Merkezi; Üstün Yönetişim, Net Sıfıra Doğru, Çevre Dostu Gelişim, Karşılıklı Fayda Sağlayan İş Birlikleri ile Çeşitlilik ve Kapsayıcılık olmak üzere beş temel stratejik önceliği Sungrow’un tüm operasyonlarına entegre ederek sürdürülebilir büyümenin kurumsal altyapısını güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eren Perakende 2030 Yılı Hedefiyle Sürdürülebilir Büyüme Yatırımlarına Devam Ediyor  Haber

Eren Perakende 2030 Yılı Hedefiyle Sürdürülebilir Büyüme Yatırımlarına Devam Ediyor 

Eren Perakende ve Tekstil, sürdürülebilir üretimden yenilenebilir enerji yatırımlarına, Ar-Ge’den dijitalleşmeye uzanan çok boyutlu dönüşüm adımlarını içeren 2024 Sürdürülebilirlik Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, çevresel ve sosyal etkilerini azaltmaya odaklanan yatırımlarıyla operasyonel verimliliğini artırırken, uzun vadeli sürdürülebilir büyüme stratejisini daha da güçlendirdi. Eren Perakende ve Tekstil CEO’su Osman Şentürk, sürdürülebilirlik vizyonlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Sürdürülebilirliği yalnızca bir kurumsal hedef değil, iş yapış biçimimizin tüm aşamalarına yön veren temel bir değer olarak ele alıyoruz. Yenilenebilir enerji ve Ar-Ge yatırımlarımızla çevresel etkimizi azaltırken, bilim temelli hedeflerle ilerliyoruz. İkincisini gerçekleştirdiğimiz Carbon Disclosure Project (CDP) raporlaması ve bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz Science Based Targets (SBTi) taahhüdümüz, şeffaflık ve uzun vadeli sorumluluğumuzun somut göstergeleri.” Üretimde yeni kampüsler, güçlü altyapı 2024 yılı, Eren Perakende ve Tekstil’in üretim altyapısını güçlendiren önemli yatırımlarını hayata geçirdiği bir dönem oldu. Bitlis ve Misinli’de hayata geçirilen iki yeni üretim kampüsünden Bitlis Kampüsü genişletilirken, Misinli’de kurulan yeni üretim ve lojistik tesisi de 56 milyon dolarlık yatırımla devreye alındı. LEED standartlarına uyumlu şekilde inşa edilen Misinli Kampüsü’nde, yapı ve ekipman seçimlerinden enerji verimliliğine kadar tüm süreçler çevresel etkiler gözetilerek tasarlandı. Kullanılan malzemelerin yaşam döngüsü ve çevresel etkileri yatırımın ilk aşamasından itibaren kapsamlı biçimde değerlendirildi. Misinli tesisinde Türkiye’de ilk kez devreye alınacak Pouch Sorter (ürün toplamada raylı sistem inovasyonu) teknolojisiyle sipariş toplama ve ürün yönetiminde hız, doğruluk ve izlenebilirliğin artırılması hedeflendi. Bunun yanında, depo operasyonlarında verimlilik ve esnekliği bir araya getiren ileri teknoloji shuttle sistemi de lojistik altyapının önemli bir parçası oldu. Bitlis’te faaliyete geçen iplik üretim tesisi ise bölgenin en büyük sanayi yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Tesis, yüksek üretim kapasitesinin yanı sıra sağladığı istihdam olanakları, kadın çalışan oranını artırmaya yönelik yaklaşımı ve yerel ekonomiye sunduğu katkıyla bölgesel kalkınmayı destekleyen stratejik bir yatırım niteliği taşıyor. Yenilenebilir enerjide kararlı adımlar Eren Perakende ve Tekstil, 2030 yılına kadar üretimde şebekeden elektrik kullanımını sona erdirerek enerji ihtiyacının tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılama hedefi doğrultusunda yatırımlarını hızlandırdı. 2024’te Çorlu ve Bitlis fabrikalarındaki güneş enerjisi sistemlerinin kapasitesi artırılırken, Çorlu’da 4,2 MWh kapasiteli rüzgâr enerjisi santrali için çalışmalar başlatıldı. Bu yatırımlar sayesinde şirket, Türkiye genelindeki mağazalarında tükettiğinden daha fazlasını yeşil enerji olarak üretebilir seviyeye ulaştı. Ayrıca ilk kez I-REC (International Renewable Energy Certificate) sertifikalı elektrik kullanılarak ithal enerjiye bağlı dolaylı emisyonların bir bölümü dengelendi ve Çorlu lokasyonundaki toplam enerji ihtiyacının yüzde 44’ü yenilenebilir kaynaklardan karşılandı. Yıl içinde devreye alınan 5,8 MW kapasiteli yeni GES projesi ise sıfır karbon yolculuğunda önemli bir eşik oluşturdu. Ar-Ge yatırımı 5 katına çıktı, dijitalleşmeyle verimlilik odaklı dönüşüm yaşandı Sürdürülebilirliği büyüme stratejisinin merkezine alan Eren Perakende ve Tekstil, 2021’den bu yana beş katına çıkardığı Ar-Ge yatırımlarıyla üretim süreçlerinde teknoloji ve verimlilik odaklı dönüşümünü hızlandırdı. Geçmiş dönem taahhütleri doğrultusunda çevresel performansını istikrarlı biçimde iyileştiren şirket, 2024 yılında bu alanda önemli ilerlemeler kaydetti. Dijitalleşme yatırımları kapsamında üretim ve destek süreçlerinde atığın kaynağında önlenmesine yönelik sistemler hayata geçirilirken, dijital atık yönetim platformunun ERP (Kurumsal Kaynak Planlaması) altyapısına entegrasyonu sayesinde atıklar içerik bazında izlenebilir hale getirildi. Mobil saha uygulamaları ve gelişmiş raporlama modülleriyle atık yönetiminde şeffaflık ve etkinlik artırılırken, özellikle tekstil atıklarının geri kazanım ve yeniden kullanım yoluyla döngüsel ekonomiye kazandırılmasıyla karbon salımı ve doğal kaynak kullanımı azaltıldı. Su ayak izi hesaplamalarını ISO 14046 standardına uygun şekilde tamamlayan şirket, atık geri kazanım oranlarını artırarak döngüsel ekonomi hedeflerine daha da yaklaştı. Üretim başına enerji tüketiminde sağlanan azalma, operasyonel verimliliğin çevresel etkilerle uyumlu biçimde güçlendiğini ortaya koydu. İnsan odağında sürdürülebilir büyüme İnsan kaynağını sürdürülebilir büyümenin temel unsuru olarak gören şirket, 2024 yılında da çalışan gelişimine yönelik yatırımlarını sürdürdü. Farklı lokasyonlarda gerçekleştirilen 418 eğitim oturumunda 1.850’nin üzerinde çalışana toplam 9.692 kişi-saat eğitim verildi. Teknik yetkinlikten liderlik gelişimine uzanan bu programlar, kurum içinde güçlü bir öğrenme kültürünün yerleşmesine katkı sağladı. Eren Perakende ve Tekstil, çevresel sorumluluğu, toplumsal katkı yaklaşımını ve yenilikçi üretim vizyonunu bütünleştirerek daha temiz, daha verimli ve daha yaşanabilir bir gelecek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avon’dan Kadınlara ve Dünyamıza Güçlü Destek Haber

Avon’dan Kadınlara ve Dünyamıza Güçlü Destek

Avon, yalnızca güzellik ve bakım alanında değil, toplumsal ve çevresel sorumlulukta da öncü olmayı sürdürüyor. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nda, kadınların güçlenmesinden çevresel etkilerin azaltılmasına kadar geniş bir yelpazede elde ettiği somut sonuçları paylaştı. Bu veriler, Avon’un sürdürülebilirlik vizyonunu ve topluma, doğaya ve kadınlara olan bağlılığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Üç temel öncelik: İnsan, gezegen ve ürünler Avon, sürdürülebilirlik stratejisini üç temel öncelik etrafında şekillendiriyor. İnsana yatırım yaparak kadınların ve toplulukların güçlenmesini destekliyor; çeşitlilik, eşitlik ve insan haklarını ön planda tutuyor. Gezegeni koruma yaklaşımıyla biyoçeşitliliği gözetiyor, iklim değişikliğiyle mücadele ediyor. Ürünleri daha sürdürülebilir hale getirme hedefiyle ise döngüsel ekonomi ilkelerini benimsiyor, cruelty-free üretim anlayışını sürdürüyor ve tedarik süreçlerini sorumluluk bilinciyle yönetiyor. Kadınların güçlenmesi: 2,3 milyon dolar destek Avon, 2024 boyunca dünyanın farklı ülkelerinde kadınlara ve onların topluluklarına doğrudan katkı sağlayan programlara 2,3 milyon ABD doları bağış yaptı. Bu destekler; eğitim, sağlık ve girişimcilik alanlarında kadınların daha görünür ve güçlü olmasına katkı sağladı. Bugüne kadar Avon’un kadınları desteklemek için yaptığı toplam bağış 1,1 milyar ABD dolarını aştı.* Hayvan dostu üretim: Yüzde 100 Cruelty-Free Sertifikası Avon, 30 yılı aşkın süredir hayvanlar üzerinde test yapılmaması için çalışıyor. 2024’te ise tüm güzellik ve kişisel bakım ürünleri, Cruelty Free International’ın Leaping Bunny Programı kapsamında onaylandı. Bu süreçte, hayvanlar üzerinde hiçbir test yapılmadığından emin olmak amacıyla, 2023-2024 yıllarında yaklaşık 4.000 tedarikçiyle iş birliği yapılarak 8.000’den fazla hammadde titizlikle değerlendirildi. Çevresel etkiyi azaltmak: 4.500 ton CO₂ tasarrufu Avon’un çevresel ayak izini azaltma çabaları 2024 yılında da etkileyici sonuçlar verdi. Anew cilt bakım serumlarının yedek tüplerinde, cam şişelere ve pompaya göre %65 daha az ambalaj kullanılarak kaynak verimliliği arttırıldı. Basılı materyallerde yapılan çevreci dönüşüm sayesinde Avon, çevreye duyarlı katalog tedarikçilerini tercih ederek her yıl yaklaşık 4.500 ton CO₂ emisyonu önledi. Gönüllülük kültürü: 15.715 saat katkı Avon çalışanları dünya çapında toplam 15.715 saat gönüllülük çalışmasına katıldı. Bu faaliyetler; sosyal yardımlardan çevre temizliğine, eğitimden hayvan hakları projelerine kadar farklı alanlarda küresel bir sosyal sorumluluk kültürünün gelişmesine katkı sağladı. “Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz” Avon Türkiye Genel Müdürü Hasan Ulutürk, Avon’un sürdürülebilirlik yolculuğuna dair hedefleri şu sözlerle değerlendirdi: “Avon olarak sürdürülebilir bir geleceğe ulaşma yolunda somut ve ölçülebilir hedeflerle ilerliyoruz. 2030’a kadar Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarımızı yüzde 42 oranında azaltmayı, ambalajlarımızın tamamını yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir veya kompostlanabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. 2050 yılına geldiğimizde ise net sıfır emisyona ulaşmayı taahhüt ediyoruz. Bu doğrultuda ürünlerimizin çevresel ayak izini kademeli olarak en aza indirmeye ve tüm operasyonlarda yenilenebilir elektriğe geçilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tedarik zinciri emisyonlarını azaltmak için de tedarikçilerimizle iş birliği yapmayı sürdüreceğiz. Avon’un sürdürülebilirlik vizyonu, sadece kendi faaliyetlerimizle sınırlı değil; topluma ve gezegene karşı duyduğumuz küresel sorumluluğun güçlü bir yansımasıdır.”

Kastamonu Entegre’ye İSO Yeşil Dönüşüm Ödülü Haber

Kastamonu Entegre’ye İSO Yeşil Dönüşüm Ödülü

Yüzde 100 biyobazlı tutkallarla üretilen, formaldehit içermeyen ve düşük emisyon değerlerine sahip PureBoard, sürdürülebilirliği ürünün tüm yaşam döngüsüne yayan yaklaşımıyla yeşil dönüşüm vizyonunun güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor. Ahşap bazlı panel sektörünün global markası Kastamonu Entegre, çevre dostu ve sürdürülebilir malzeme inovasyonundaki öncü yaklaşımını yeni bir ödülle taçlandırdı. Şirketin çevre ve insan sağlığı odaklı inovasyon anlayışıyla geliştirdiği PureBoard, İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri 2025’te “Çevre Dostu Ürün” kategorisinde birinci oldu. Ödül, Kastamonu Entegre Global Satış ve Pazarlama Direktörü Talha Aydın’a, 24 Aralık’ta düzenlenen törende takdim edildi. PureBoard, yüzde 100 biyobazlı tutkallarla üretilmesi, formaldehit içermeyen (NAF) yapısı ve düşük emisyon değerleriyle sürdürülebilir ve çevre dostu üretimin güçlü bir örneği olarak değerlendirildi. Akademiden sanayiye disiplinler arası değerlendirme İstanbul Sanayi Odası tarafından hayata geçirilen İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri; sanayinin daha yeşil, daha döngüsel ve daha dijital bir yapıya evrildiği yeni dönemde, üretimin her aşamasında yeşil dönüşüm etkisini görünür kılan ürün ve uygulamaları odağına alıyor. 1995’ten bu yana düzenlenen; akademisyenler, çevre ve enerji alanlarında uzman araştırmacılar, kamu kurumları ile finans, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarında görev yapan profesyonellerden oluşan çok disiplinli bir jüri tarafından değerlendirilen program, yeşil dönüşüm vizyonunu somut çıktılara dönüştüren sanayi kuruluşlarını desteklemeyi amaçlayan itibarlı bir ödül programı olarak konumlanıyor. PureBoard ile çevre ve insan sağlığı odaklı üretim İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri kapsamında yer alan Çevre Dostu Ürün kategorisinde; yaşam döngüsünün tüm aşamalarında çevresel etkileri azaltan, döngüsel ekonomi yaklaşımını benimseyen çözümler değerlendiriliyor. PureBoard, biyobazlı içeriği, formaldehit içermeyen yapısı ve düşük emisyon değerleri gibi özellikleriyle kriterleri karşılayarak, ödüle layık görüldü. PureBoard, sürdürülebilirliği yalnızca üretim süreçleriyle sınırlı tutmayan, ürünün tüm yaşam döngüsüne yayılan yaklaşımıyla Kastamonu Entegre’nin çevreye ve insan sağlığına duyarlı inovasyon vizyonunu yansıtıyor.

Saya Holding, 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Saya Holding, 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, sürdürülebilirliğin holding yapısındaki yerini aktarırken, stratejik önemine dikkat çekti. Mengi, “Sürdürülebilirliği uzun vadeli değer yaratımının temeli olarak görüyoruz” dedi. Saya Holding’te Folkart’ın yeşil yapı uygulamalarından Humanis’in düşük karbonlu üretimine, Volt Teknoloji’nin dijital üretim altyapısına kadar; iştirakler sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağladı. Elektrik tüketimini yüzde 17, su tüketimini yüzde 53 azaltan Saya Holding, 2030’da operasyonlarını tamamen sürdürülebilir standartlara taşımayı planlıyor. Sağlık, sanayi, teknoloji ve gayrimenkul alanlarında faaliyet gösteren Folkart, Humanis, Volt Teknoloji’yi bünyesinde bulunduran Saya Holding 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi imzacısı olan Saya Holding, bu yıl enerji verimliliği, su yönetimi, döngüsel ekonomi, dijitalleşme ve eşitlik alanlarında elde edilen sonuçları kamuoyu ile paylaştı. Saya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Mengi, sürdürülebilirliğin holding yapılanmasındaki stratejik önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Tüm iştiraklerimizde sürdürülebilirlik çalışmalarının etkin ve uyumlu şekilde ilerlemesini merkezi bir yaklaşımla koordine ediyoruz. Yatırımlarımızın her aşamasında yerel ve küresel regülasyonları, sektör rehberlerini ve uluslararası standartları esas alarak çevresel, toplumsal ve yönetişim odaklı uygulamaları titizlikle entegre ediyoruz. Sürdürülebilirliği sadece bir uyum gerekliliği olarak değil, uzun vadeli değer yaratımının temel stratejik yol haritası olarak görüyor; tüm şirketlerimizin büyüme perspektifini bu anlayışla şekillendiriyoruz. Ayrıca Eşitlik ve Etik yönetimi alanında çok duyarlıyız.” Cem Mengi, Saya Holding bünyesinde sürdürülebilirlik süreçlerini yöneten, vizyon geliştiren Strateji İş Geliştirme Direktörlüğü’nün bu alanda yoğun emek verdiğini belirterek, Saya Holding Strateji İş Geliştirme Direktörü Caner Özsaran ve ekibine teşekkür etti. Folkart: Yeşil Dönüşüm İzmir’in kentsel kimliğini dönüştüren projelere imza atan holdingin lokomotif markası Folkart, 2024 yılında sürdürülebilir yapı yaklaşımını güçlendiren uygulamaları devreye aldı. Nova Projesi’nde yüzde 17 enerji tasarrufu sağlanırken; şantiyelerde kurulan ayrıştırma sistemleri sayesinde 2.000 kg tehlikeli ve 4.400 kg tehlikesiz atık geri kazanıma yönlendirildi. Yağmur suyu toplama ve gri su sistemlerinin yaygınlaştırılmasıyla su yönetimi iyileştirilirken, dijital kalite kontrol uygulamaları kâğıt tüketimini azaltarak çevresel etkiyi düşürdü. Folkart Nature uygulamalarıyla şirketin karbon ayak izi yıl içinde yüzde 16,48 azaltıldı. Akıllı bina otomasyon sistemleri ve enerji verimliliği yüksek malzemeler, holdingin yeşil dönüşüm yaklaşımını somutlaştırdı. Folkart’ın da diğer iştirakler gibi WEP’s imzacısı olarak, kadının güçlendirilmesi ilkelerinin arkasında durduğu belirtildi. Düşük Karbon Üretim Türkiye’nin önde gelen yerli ilaç üreticilerinden Humanis, 2024’te enerji ve su yönetiminde güçlü bir performans sergiledi. Yenilenebilir enerji kullanım oranı yüzde 19,98’den yüzde 22,05’e yükseldi; doğalgaz tüketimi 15.448.150 kWh’den 14.055.295 kWh’ye geriledi. Kasım ayında devreye alınan arazi GES yatırımı, karbon azaltım hedefine stratejik katkı sağladı. Su tüketimi yüzde 15 düşerek 108.351 m³’ten 92.149 m³’e indi. Geri dönüşüm oranının yıl içinde yüzde 37 artması ve ambalaj optimizasyonu sayesinde atığın kaynağında azalması, Humanis’i döngüsel ekonomi uygulamalarında öne çıkardı. Enerji verimliliği yatırımlarıyla Humanis, Turkish Time’ın EN-VERİM 100 listesine giren tek ilaç şirketi oldu. Volt Teknoloji: Dijital Üretim Savunma, havacılık ve ileri mühendislik alanlarında faaliyet gösteren Volt Teknoloji, 2024’te üretim ve proje yönetimini tamamen dijital tabana taşıdı. Redmine tabanlı proje yönetim sisteminin devreye alınması operasyonel hız sağlarken, SAP iyileştirmeleri ve RPA uygulamaları doküman akışını dijitalleştirerek kâğıt tüketimini düşürdü. Jeneratör kontrol ünitelerinde yapılan teknik iyileştirmeler enerji optimizasyonuna katkı sunarken, tedarik zincirinde kurulan yeni teknoloji iş birlikleri sürdürülebilir üretim kapasitesini güçlendirdi. Saya Holding Merkezi: Kaynak Tasarrufu Holding merkezinin Link Plaza’ya taşınması, operasyonel sürdürülebilirlik performansına doğrudan yansıdı. 2024 yılında elektrik tüketimi yüzde 17, su tüketimi ise yüzde 53 oranında azaltıldı. Kâğıt, plastik ve ambalaj kullanımında kaydedilen düşüş, ofis operasyonlarının karbon etkisini önemli ölçüde azalttı. Ayrıca yıl boyunca 1,2 ton elektronik atık geri kazanıma yönlendirildi. Saya Holding, 2025 yılında Link Plaza için Sıfır Atık Belgesi başvurusunda bulunacağını açıkladı. Eşitlik ve Etik Yönetimi Saya Holding, 2024’te eşitlik ve etik yönetimi alanlarında önemli ilerlemeler kaydetti. WEP’s imzacısı olarak 2030 Toplum ve Eşitlik Hedeflerimizi belirledik ve kamuoyu ile paylaşmak üzere raporumuzda yer verdik. Eşit işe eşit ücret politikası tüm iştiraklerde standart hale getirilirken, etik bildirim hattı yenilenerek zorunlu eğitimler tüm çalışanların erişimine açıldı. 2024’te düzenlenen “Etik Farkındalık Günü”, ortak etik kültürünün güçlenmesine katkı sağladı. Etik Farkındalık Günü’nü her yıl kutlayacağız. Ar-Ge ve İnovasyon Saya Holding, 2024’te Ar-Ge ve inovasyonu sürdürülebilir büyümenin temel bileşeni olarak konumlandırdı. Humanis’in biyoteknolojik ilaç geliştirme projeleri TÜSEB ve TÜBİTAK destekleriyle ilerlerken, Volt Teknoloji’de dijital tabanlı proje yönetimi ve ileri mühendislik uygulamaları tedarik zincirinde hız ve enerji verimliliği sağladı. Folkart’ın akıllı bina teknolojileri ve dijital ikiz uygulamaları enerji tasarrufu yüksek projelerin geliştirilmesine imkan verdi. Holdingin Sayanova Kurum İçi İnovasyon Programı, çalışan fikirlerinin sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı projelere dönüşmesini sağlayarak yenilikçiliği kurumsal kültürün parçası haline getirdi. SAYA’NIN 2030 Sürdürülebilirlik Vizyonu Saya Holding, 2030 stratejisinde enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları, su yönetimi ve döngüsel ekonomiyi temel alan ortak bir sürdürülebilirlik modeli oluşturmayı hedefliyor. Holding, tüm iştiraklerde çevresel ve toplumsal etkiyi uluslararası standartlarla ölçen bir yönetişim yapısına geçeceğini raporda duyurdu.

Avon’dan Kadınlara ve Dünyamıza Güçlü Destek Haber

Avon’dan Kadınlara ve Dünyamıza Güçlü Destek

Rapora göre Avon dünya genelinde geçtiğimiz yıl kadınların güçlenmesi için 2,3 milyon ABD doları bağış sağladı, tüm ürünleri için %100 cruelty-free sertifikasını aldı ve çevreye duyarlı uygulamalarla 4.500 ton CO₂ emisyonunu önledi. Avon, yalnızca güzellik ve bakım alanında değil, toplumsal ve çevresel sorumlulukta da öncü olmayı sürdürüyor. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nda, kadınların güçlenmesinden çevresel etkilerin azaltılmasına kadar geniş bir yelpazede elde ettiği somut sonuçları paylaştı. Bu veriler, Avon’un sürdürülebilirlik vizyonunu ve topluma, doğaya ve kadınlara olan bağlılığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Üç temel öncelik: İnsan, gezegen ve ürünler Avon, sürdürülebilirlik stratejisini üç temel öncelik etrafında şekillendiriyor. İnsana yatırım yaparak kadınların ve toplulukların güçlenmesini destekliyor; çeşitlilik, eşitlik ve insan haklarını ön planda tutuyor. Gezegeni koruma yaklaşımıyla biyoçeşitliliği gözetiyor, iklim değişikliğiyle mücadele ediyor. Ürünleri daha sürdürülebilir hale getirme hedefiyle ise döngüsel ekonomi ilkelerini benimsiyor, cruelty-free üretim anlayışını sürdürüyor ve tedarik süreçlerini sorumluluk bilinciyle yönetiyor. Kadınların güçlenmesi: 2,3 milyon dolar destek Avon, 2024 boyunca dünyanın farklı ülkelerinde kadınlara ve onların topluluklarına doğrudan katkı sağlayan programlara 2,3 milyon ABD doları bağış yaptı. Bu destekler; eğitim, sağlık ve girişimcilik alanlarında kadınların daha görünür ve güçlü olmasına katkı sağladı. Bugüne kadar Avon’un kadınları desteklemek için yaptığı toplam bağış 1,1 milyar ABD dolarını aştı.* Hayvan dostu üretim: Yüzde 100 Cruelty-Free Sertifikası Avon, 30 yılı aşkın süredir hayvanlar üzerinde test yapılmaması için çalışıyor. 2024’te ise tüm güzellik ve kişisel bakım ürünleri, Cruelty Free International’ın Leaping Bunny Programı kapsamında onaylandı. Bu süreçte, hayvanlar üzerinde hiçbir test yapılmadığından emin olmak amacıyla, 2023-2024 yıllarında yaklaşık 4.000 tedarikçiyle iş birliği yapılarak 8.000’den fazla hammadde titizlikle değerlendirildi. Çevresel etkiyi azaltmak: 4.500 ton CO₂ tasarrufu Avon’un çevresel ayak izini azaltma çabaları 2024 yılında da etkileyici sonuçlar verdi. Anew cilt bakım serumlarının yedek tüplerinde, cam şişelere ve pompaya göre %65 daha az ambalaj kullanılarak kaynak verimliliği arttırıldı. Basılı materyallerde yapılan çevreci dönüşüm sayesinde Avon, çevreye duyarlı katalog tedarikçilerini tercih ederek her yıl yaklaşık 4.500 ton CO₂ emisyonu önledi. Gönüllülük kültürü: 15.715 saat katkı Avon çalışanları dünya çapında toplam 15.715 saat gönüllülük çalışmasına katıldı. Bu faaliyetler; sosyal yardımlardan çevre temizliğine, eğitimden hayvan hakları projelerine kadar farklı alanlarda küresel bir sosyal sorumluluk kültürünün gelişmesine katkı sağladı. “Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz” Avon Türkiye Genel Müdürü Hasan Ulutürk, Avon’un sürdürülebilirlik yolculuğuna dair hedefleri şu sözlerle değerlendirdi: “Avon olarak sürdürülebilir bir geleceğe ulaşma yolunda somut ve ölçülebilir hedeflerle ilerliyoruz. 2030’a kadar Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarımızı yüzde 42 oranında azaltmayı, ambalajlarımızın tamamını yeniden kullanılabilir, geri dönüştürülebilir veya kompostlanabilir hale getirmeyi hedefliyoruz. 2050 yılına geldiğimizde ise net sıfır emisyona ulaşmayı taahhüt ediyoruz. Bu doğrultuda ürünlerimizin çevresel ayak izini kademeli olarak en aza indirmeye ve tüm operasyonlarda yenilenebilir elektriğe geçilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tedarik zinciri emisyonlarını azaltmak için de tedarikçilerimizle iş birliği yapmayı sürdüreceğiz. Avon’un sürdürülebilirlik vizyonu, sadece kendi faaliyetlerimizle sınırlı değil; topluma ve gezegene karşı duyduğumuz küresel sorumluluğun güçlü bir yansımasıdır.”

Eren Perakende, 2030 Yılı Hedefiyle Sürdürülebilir Büyüme Yatırımlarına Devam Ediyor Haber

Eren Perakende, 2030 Yılı Hedefiyle Sürdürülebilir Büyüme Yatırımlarına Devam Ediyor

Eren Perakende ve Tekstil, sürdürülebilir üretimden yenilenebilir enerji yatırımlarına, Ar-Ge’den dijitalleşmeye uzanan çok boyutlu dönüşüm adımlarını içeren 2024 Sürdürülebilirlik Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, çevresel ve sosyal etkilerini azaltmaya odaklanan yatırımlarıyla operasyonel verimliliğini artırırken, uzun vadeli sürdürülebilir büyüme stratejisini daha da güçlendirdi. Eren Perakende ve Tekstil CEO’su Osman Şentürk, sürdürülebilirlik vizyonlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Sürdürülebilirliği yalnızca bir kurumsal hedef değil, iş yapış biçimimizin tüm aşamalarına yön veren temel bir değer olarak ele alıyoruz. Yenilenebilir enerji ve Ar-Ge yatırımlarımızla çevresel etkimizi azaltırken, bilim temelli hedeflerle ilerliyoruz. İkincisini gerçekleştirdiğimiz Carbon Disclosure Project (CDP) raporlaması ve bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz Science Based Targets (SBTi) taahhüdümüz, şeffaflık ve uzun vadeli sorumluluğumuzun somut göstergeleri.” Üretimde yeni kampüsler, güçlü altyapı 2024 yılı, Eren Perakende ve Tekstil’in üretim altyapısını güçlendiren önemli yatırımlarını hayata geçirdiği bir dönem oldu. Bitlis ve Misinli’de hayata geçirilen iki yeni üretim kampüsünden Bitlis Kampüsü genişletilirken, Misinli’de kurulan yeni üretim ve lojistik tesisi de 56 milyon dolarlık yatırımla devreye alındı. LEED standartlarına uyumlu şekilde inşa edilen Misinli Kampüsü’nde, yapı ve ekipman seçimlerinden enerji verimliliğine kadar tüm süreçler çevresel etkiler gözetilerek tasarlandı. Kullanılan malzemelerin yaşam döngüsü ve çevresel etkileri yatırımın ilk aşamasından itibaren kapsamlı biçimde değerlendirildi. Misinli tesisinde Türkiye’de ilk kez devreye alınacak Pouch Sorter (ürün toplamada raylı sistem inovasyonu) teknolojisiyle sipariş toplama ve ürün yönetiminde hız, doğruluk ve izlenebilirliğin artırılması hedeflendi. Bunun yanında, depo operasyonlarında verimlilik ve esnekliği bir araya getiren ileri teknoloji shuttle sistemi de lojistik altyapının önemli bir parçası oldu. Bitlis’te faaliyete geçen iplik üretim tesisi ise bölgenin en büyük sanayi yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Tesis, yüksek üretim kapasitesinin yanı sıra sağladığı istihdam olanakları, kadın çalışan oranını artırmaya yönelik yaklaşımı ve yerel ekonomiye sunduğu katkıyla bölgesel kalkınmayı destekleyen stratejik bir yatırım niteliği taşıyor. Yenilenebilir enerjide kararlı adımlar Eren Perakende ve Tekstil, 2030 yılına kadar üretimde şebekeden elektrik kullanımını sona erdirerek enerji ihtiyacının tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılama hedefi doğrultusunda yatırımlarını hızlandırdı. 2024’te Çorlu ve Bitlis fabrikalarındaki güneş enerjisi sistemlerinin kapasitesi artırılırken, Çorlu’da 4,2 MWh kapasiteli rüzgâr enerjisi santrali için çalışmalar başlatıldı. Bu yatırımlar sayesinde şirket, Türkiye genelindeki mağazalarında tükettiğinden daha fazlasını yeşil enerji olarak üretebilir seviyeye ulaştı. Ayrıca ilk kez I-REC (International Renewable Energy Certificate) sertifikalı elektrik kullanılarak ithal enerjiye bağlı dolaylı emisyonların bir bölümü dengelendi ve Çorlu lokasyonundaki toplam enerji ihtiyacının yüzde 44’ü yenilenebilir kaynaklardan karşılandı. Yıl içinde devreye alınan 5,8 MW kapasiteli yeni GES projesi ise sıfır karbon yolculuğunda önemli bir eşik oluşturdu. Ar-Ge yatırımı 5 katına çıktı, dijitalleşmeyle verimlilik odaklı dönüşüm yaşandı Sürdürülebilirliği büyüme stratejisinin merkezine alan Eren Perakende ve Tekstil, 2021’den bu yana beş katına çıkardığı Ar-Ge yatırımlarıyla üretim süreçlerinde teknoloji ve verimlilik odaklı dönüşümünü hızlandırdı. Geçmiş dönem taahhütleri doğrultusunda çevresel performansını istikrarlı biçimde iyileştiren şirket, 2024 yılında bu alanda önemli ilerlemeler kaydetti. Dijitalleşme yatırımları kapsamında üretim ve destek süreçlerinde atığın kaynağında önlenmesine yönelik sistemler hayata geçirilirken, dijital atık yönetim platformunun ERP (Kurumsal Kaynak Planlaması) altyapısına entegrasyonu sayesinde atıklar içerik bazında izlenebilir hale getirildi. Mobil saha uygulamaları ve gelişmiş raporlama modülleriyle atık yönetiminde şeffaflık ve etkinlik artırılırken, özellikle tekstil atıklarının geri kazanım ve yeniden kullanım yoluyla döngüsel ekonomiye kazandırılmasıyla karbon salımı ve doğal kaynak kullanımı azaltıldı. Su ayak izi hesaplamalarını ISO 14046 standardına uygun şekilde tamamlayan şirket, atık geri kazanım oranlarını artırarak döngüsel ekonomi hedeflerine daha da yaklaştı. Üretim başına enerji tüketiminde sağlanan azalma, operasyonel verimliliğin çevresel etkilerle uyumlu biçimde güçlendiğini ortaya koydu. İnsan odağında sürdürülebilir büyüme İnsan kaynağını sürdürülebilir büyümenin temel unsuru olarak gören şirket, 2024 yılında da çalışan gelişimine yönelik yatırımlarını sürdürdü. Farklı lokasyonlarda gerçekleştirilen 418 eğitim oturumunda 1.850’nin üzerinde çalışana toplam 9.692 kişi-saat eğitim verildi. Teknik yetkinlikten liderlik gelişimine uzanan bu programlar, kurum içinde güçlü bir öğrenme kültürünün yerleşmesine katkı sağladı. Eren Perakende ve Tekstil, çevresel sorumluluğu, toplumsal katkı yaklaşımını ve yenilikçi üretim vizyonunu bütünleştirerek daha temiz, daha verimli ve daha yaşanabilir bir gelecek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.

Vakıfbank, Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan 300 Milyon Dolarlık Fonlama Sağladı Haber

Vakıfbank, Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan 300 Milyon Dolarlık Fonlama Sağladı

Uluslararası fonlama işlemlerinde sektör öncüsü konumunda olan VakıfBank, 10 yıl vadeli 300 milyon dolar tutarındaki kredi ile sağladığı bu kaynağı, depremden etkilenen bölgelerde konut ve sosyal altyapının yeniden inşasına ve KOBİ’lerin finansmanına yönlendirerek ülke ekonomisine katma değer sağlamayı hedefliyor. Uluslararası sermaye piyasalarında Türkiye’nin lider bankası VakıfBank, çeşitlendirilmiş fonlama stratejisi kapsamında ilklere imza atmaya ve ülkemize yurt dışından uygun maliyetli kaynak getirmeye devam ediyor. Türk bankacılık sektöründe çok uluslu kalkınma kuruluşlarıyla imzalanan en yüksek tutarlı kredi olma özelliği taşıyan ve 1,5 milyar Euro tutarındaki işlemin Dünya Bankası İcra Kurulu’nda onaylanmasının ardından, VakıfBank şimdi de Asya Altyapı Yatırım Bankası ile ilk iş birliğini hayata geçiriyor. İmzalanan kredi anlaşması ile 10 yıl vadeli 300 milyon dolar tutarındaki kaynak depremden etkilenen bölgelerde konut ve sosyal altyapının inşası ile KOBİ’lerin ihtiyaçlarına yönlendirilerek bu alanlardaki finansman ihtiyacına uluslararası bir çözüm getiriyor. Asya Altyapı Yatırım Bankası ile gerçekleştirilen ilk fonlama işlemi Tarihi işlemle ilgili değerlendirmelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, milli ekonominin hedefleri doğrultusunda üstlendikleri sorumluluğu yerine getirmek için adanmış bir şekilde faaliyet gösterdiklerine vurgu yaparak “Uluslararası fonların ülkemize kazandırılması için bütün enstrümanları etkin şekilde kullanıyoruz. VakıfBank ile Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) arasında gerçekleştirilen bu ilk fonlama işlemi, çok uluslu kalkınma kuruluşlarıyla iş birliklerimizi coğrafi olarak çeşitlendirdiğimiz ve derinleştirdiğimiz önemli bir adım niteliği taşıyor” dedi. Bu işlemin Türkiye ekonomisine duyulan güvenin yanı sıra VakıfBank’ın çok uluslu kalkınma kuruluşları nezdindeki güçlü konumunun açık bir göstergesi olduğunu belirten Üstünsalih, sözlerine şöyle devam etti: “2025 yılının başından itibaren yurt dışı fonlama stratejimizde, çok uluslu kalkınma bankalarıyla ilişkilerimizi derinleştirmeyi ve yeni iş birlikleri geliştirmeyi önceliklendirdik. Mayıs ayında Çin Kalkınma Bankası ile gerçekleştirdiğimiz 4 milyar RMB (Yuan) tutarındaki kredi anlaşmasıyla, uzun bir aradan sonra iş birliği içerisinde bulunduğu tek Türk bankası olduk. Ardından Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) İcra Kurulu, 1,5 milyar Euro tutarında ve 10 yıl vadeli krediyi onayladı. Böylelikle Türk bankacılık sektöründe çok uluslu kalkınma kuruluşlarıyla gerçekleştirilen en yüksek tutarlı işlemi hayata geçiriyoruz.” Krediyi deprem bölgesine ve KOBİ’lerin gelişimine aktaracağız Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ile gerçekleştirdiğimiz 300 milyon dolar tutarındaki bu yeni iş birliğiyle birlikte, çok uluslu kalkınma kuruluşlarından toplamda 3 milyar dolara yakın yeni kaynak temin ettiklerini belirten Üstünsalih, “Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan sağladığımız söz konusu fonlama ile bir yandan depremden etkilenen bölgelerde konut ve sosyal altyapının yeniden inşasına katkı sağlayacak projeleri, diğer yandan da KOBİ’lerin yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi gibi iklim dostu yatırımlarını desteklemeyi hedefliyoruz. Yurt dışından sağladığımız uygun maliyetli ve uzun vadeli kaynakları reel sektöre yönlendirirken, ilave döviz geliri üretme potansiyeli sunan verimlilik odaklı yatırım kredilerine öncelik vererek Türkiye ekonomisine katma değer sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.