Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Döngüsel Ekonomi

Kapsül Haber Ajansı - Döngüsel Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Döngüsel Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karadeniz: Tek Kullanımlık Plastik Kısıtlamaları Sanayide Baskı ve Kaygı Oluşturuyor Haber

Karadeniz: Tek Kullanımlık Plastik Kısıtlamaları Sanayide Baskı ve Kaygı Oluşturuyor

Tek kullanımlık plastik ürünlere yönelik artan kısıtlama ve yasaklama eğilimleri, plastik sanayisinde belirsizlik ortamını derinleştirirken üretimden tedarik zincirine kadar uzanan yapıda önemli bir baskı oluşturuyor. PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, bu sürecin sağlıklı yönetimi için yasaklayıcı yaklaşımlar yerine, güçlü bir Kaynağında Ayrıştırma Sistemi (KAS) ve etkin bir döngüsel ekonomi altyapısının zorunlu olduğuna dikkat çekti. Sektördeki gelişmelerin artık yalnızca bir dönüşüm sürecini değil, aynı zamanda artan bir tedirginlik ve öngörülebilirlik sorunu yarattığını ifade eden Karadeniz, tek kullanımlık ürünlere yönelik düzenlemelerin sanayicinin orta ve uzun vadeli planlarını zorlaştırdığını söyledi. Karadeniz, “Bu alandaki kısıtlama ve yasaklama eğilimleri yatırım kararlarını erteliyor, üretim planlamasını zorlaştırıyor ve tedarik zincirinde kırılganlık riskini artırıyor” dedi. “Sektörde kaygı seviyesi artıyor” Artan maliyet baskısı ve henüz yeterince gelişmemiş alternatiflerin oluşturduğu boşluğun sektördeki kaygıyı artırdığını belirten Karadeniz, sanayicinin yalnızca ekonomik dalgalanmalarla değil, aynı zamanda üretim sürekliliğini etkileyen yapısal bir belirsizlikle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Tek kullanımlık plastiklere yönelik düzenlemelerin zincirleme etkiler oluşturduğuna dikkat çeken Karadeniz, “Bu ürün grubuna ilişkin kararlar yalnızca bir üretim kalemini değil; hammadde tedarikinden lojistiğe, KOBİ’lerden büyük ölçekli sanayi kuruluşlarına kadar tüm yapıyı etkiliyor. Bugün sektörün en önemli sorunlarından biri belirsizlik ve buna bağlı öngörü eksikliğidir” ifadelerini kullandı. “Dönüşüm, KOBİ’ler üzerinde maliyet baskısı yaratıyor” Karadeniz, plastik sanayisinin çevresel sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi hedeflerini destekleyen bir yapıda olduğunu, ancak bu dönüşümün gerçekçi ve planlı bir geçiş modeliyle yönetilmesi gerektiğini belirtti. Bu noktada Kaynağında Ayrıştırma Sistemi’nin kritik önem taşıdığını vurgulayan Karadeniz, “Atık yönetiminde temel mesele, geri dönüşüm için gerekli hammaddenin doğru şekilde elde edilmesidir. Kaynağında Ayrıştırma Sistemi güçlendirilmeden kurulacak hiçbir model sürdürülebilir değildir. Bununla birlikte Depozito İade Sistemi ve Kaynağında Ayrıştırma Sistemi’nin birlikte etkin şekilde uygulanması, hammadde açığının bir miktar da olsa kapatılmasına katkı sağlayacaktır” dedi. Dönüşüm sürecinin özellikle KOBİ’ler üzerinde maliyet baskısı oluşturduğunu ifade eden Karadeniz, politikaların sektör gerçekleri ve üretim dengeleri gözetilerek şekillendirilmesi gerektiğini belirterek, “Çevresel hedefler ancak üretimi dışlamayan, aksine döngüsel ekonomiyi güçlendiren politikalarla kalıcı hale gelebilir” değerlendirmesinde bulundu. Karadeniz, bu noktada karar vericilere de çağrıda bulunarak, çevresel hedeflerin ancak üretim gerçekleriyle uyumlu, planlı ve altyapısı güçlendirilmiş politikalarla sürdürülebileceğini ifade ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Korteks Yenilikçi ve Sürdürülebilir Ürünleriyle Techtextil Fuarı’na Katıldı Haber

Korteks Yenilikçi ve Sürdürülebilir Ürünleriyle Techtextil Fuarı’na Katıldı

Avrupa’nın önde gelen entegre polyester iplik üreticilerinden Korteks, Techtextil 2026 Fuarı’nda teknik tekstil ve sürdürülebilirlik odağındaki yenilikçi ürün portföyünü uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturdu. İki yılda bir düzenlenen ve teknik tekstil alanında dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Techtextil’de Korteks, geniş ürün portföyüyle hem teknik performans hem de sürdürülebilirlik odağındaki yetkinliğini bir kez daha ortaya koydu. Korteks, fuarda farklı endüstrilerin ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği fonksiyonel iplik çözümlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Bu kapsamda sergilenen başlıca fonksiyonel ürünler arasında; DRY TOUCH®, TAÇ FLAME RETARDANT, TAÇ ANTISTATIC, TAÇ THERMAL TOUCH®, TAÇ UV RESISTANT, TAÇ CLEAN GUARD®, TAÇ CUT RESISTANT, TAÇ HYBRID®, TAÇ INFRARED® ve TAÇ FLUORESCENT® yer aldı. Söz konusu ürünler; savunma sanayiinden otomotive, sağlıktan spor tekstillerine kadar geniş bir kullanım alanına hitap ediyor. Sürdürülebilirlik odağında yenilikçi çözümler Korteks, Techtextil 2026’da sürdürülebilirlik vizyonunu yansıtan çevre dostu iplik çözümlerini de ön plana çıkardı. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla geliştirilen ürünler, sektörün dönüşümüne katkı sağlayan önemli alternatifler sunuyor. Bu kapsamda fuarda sergilenen sürdürülebilir ürünler arasında; geri dönüştürülmüş hammaddelerden üretilen TAÇ REBORN®, biyobozunur özellik sunan TAÇ BIOLOOP® CiCLO Inside ve üretim sürecinde su ve enerji tasarrufu sağlayan Dope Dyed teknolojisi öne çıktı. Korteks’in sürdürülebilir ürün portföyü, çevresel etkileri minimize ederken yüksek performans beklentilerinden ödün vermeyen bir üretim yaklaşımını ortaya koyuyor. Korteks Genel Müdürü Barış Mert: “Teknik tekstilde inovasyon ve sürdürülebilirliği birlikte geliştiriyoruz” Korteks Genel Müdürü Barış Mert, Techtextil 2026 katılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Korteks olarak savunma sanayiinden otomotive, sağlıktan ev tekstiline kadar uzanan geniş bir kullanım alanına hitap eden yüksek katma değerli ürünlerimizle teknik tekstil alanındaki gücümüzü her geçen gün daha da ileri taşıyoruz. Ar-Ge ve inovasyonu odağımıza alarak geliştirdiğimiz fonksiyonel ipliklerimizle, müşterilerimizin değişen ve çeşitlenen ihtiyaçlarına çözüm sunuyoruz. Bununla birlikte sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine konumlandırıyor; hammaddeden üretim süreçlerine, enerji ve su yönetiminden nihai ürüne kadar tüm aşamalarda bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. TAÇ BIOLOOP® CiCLO Inside, TAÇ REBORN® ve Dope Dyed gibi çözümlerimizle sektörün sürdürülebilir dönüşümüne katkı sağlıyoruz. Techtextil 2026’da sergilediğimiz ürünlerimizle hem teknolojik yetkinliğimizi hem de sürdürülebilirlik odağımızı global ölçekte bir kez daha ortaya koymaktan memnuniyet duyuyoruz. Teknik tekstil alanındaki uzmanlığımızla sektöre değer katmaya devam edeceğiz.” Geniş kullanım alanı ve güçlü ihracat ağı Korteks’in geliştirdiği polyester filament iplikler; giyimlik kumaşlardan halı ve döşemelik ürünlere, nevresim, tül ve perde gibi ev tekstili uygulamalarından; otomotiv sektöründe kullanılan tavan, koltuk ve kapı iç kaplama bileşenlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Bunun yanı sıra tente, branda, bahçe mobilyaları, şezlong ve şemsiye gibi dış mekân uygulamalarında da tercih edilmektedir. Toplamda 3000 farklı polyester filament iplik çeşidi üreten Korteks, güçlü üretim altyapısı ve geniş ürün portföyüyle küresel pazarda etkin bir oyuncu konumunda yer almaktadır. Şirket; Almanya, Belçika, İngiltere, Fransa, Polonya, İtalya, İspanya, ABD, Kanada, Mısır, Meksika ve Güney Afrika’nın da aralarında bulunduğu yaklaşık 50 ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma  Haber

TSKB ve AFD’den 150 Milyon Euro’luk Yeni Anlaşma 

TSKB ve AFD arasındaki dokuzuncu iş birliği olan bu anlaşmayla Türkiye’deki döngüsel ekonomi yatırımlarının desteklenmesi ve bu alandaki çalışmaların hız kazanması amaçlanıyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, sağlanan kredinin 2022 yılında imzalanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğinde olduğunu belirterek “AFD ile imzaladığımız bu anlaşma, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında öncelikli alanların başında gelen döngüsel ekonomi temasına vereceğimiz en kapsamlı destek olmasıyla da ayrışıyor. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi’ne yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” dedi. TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), Fransız Kalkınma Ajansı’ndan (AFD) 150 milyon Euro tutarında kaynak temin etti. Sağlanan bu kaynakla Türkiye’de döngüsel ekonomi alanındaki yatırımlara ve bu alandaki uygulamalarını geliştirmeyi hedefleyen şirketlere finansman desteği sunulması amaçlanıyor. TSKB ev sahipliğinde bankanın İstanbul’da bulunan Genel Müdürlük binasında gerçekleşen imza törenine Fransa Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont, Fransa İstanbul Başkonsolosu Nadia Fanton ve AFD Grup Türkiye Direktörü Xavier Muron katıldı. Söz konusu kaynak, 2022 yılında imzalanan ve başarılı bir şekilde tamamlanan 80 milyon Euro tutarındaki döngüsel ekonomi kredisinin devamı niteliğini taşıyor. Temin edilen ilk kredi kapsamında sağlanan hibe anlaşması çerçevesindeki teknik danışmanlık süreci de yeni anlaşmayla birlikte devam ediyor. TSKB, Döngüsel Ekonomi Yol Haritası ile bu alandaki stratejisini belirlerken birçok sektör temsilcisi ile iş birliklerini zenginleştiriyor. AFD ile imzaladıkları bu yeni anlaşmayla iş birliklerini daha da ileri taşımaktan duydukları memnuniyeti paylaşan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “Bu krediyle birlikte 2005 yılından bu yana AFD’den sağladığımız toplam kaynak tutarı 675 milyon Euro’ya ulaştı. Döngüsel ekonomi, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda giderek daha fazla önem kazanıyor. Sağladığımız finansmanla kaynak verimliliğini artıran, yeniden kullanım ve geri dönüşümü destekleyen yatırımların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. 2022 yılında hayata geçirdiğimiz döngüsel ekonomi kredimizin devamı niteliğindeki bu yeni anlaşma ile iş ortaklarımızın bu alandaki dönüşümlerine destek olurken, ölçme ve gelişim metodolojileri içeren kredi modellerimiz, mühendislik ve teknik danışmanlık yetkinliklerimizden aldığımız güçle döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde ülkemiz yatırımlarına nitelikli katkı vermeye devam ediyoruz. Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda döngüsel ekonomi finansmanına yönelik yüksek bir odaklılıkla çalışıyoruz. Bu yıl Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesi yaklaşırken döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların finansmanına ve farkındalığın artırılmasına doğrudan katkı sağlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz” diye kaydetti. AFD Grubu Türkiye Direktörü Xavier Muron, “TSKB ile imzaladığımız bu dokuzuncu anlaşma, uzun soluklu bir ortaklığın neler başarabileceğinin kanıtıdır. Yirmi yılı aşkın süredir, ortak bir vizyona dayanan ve her yeni anlaşmanın bir öncekinden daha ileri gittiği nadir rastlanan bir ilişki inşa ettik. TSKB’nin döngüsel ekonomi ilkelerini finansman stratejisine entegre etme taahhüdü, AFD’nin kendi önceliklerini yansıtırken örnek teşkil eden bir ortağı desteklemek bizim için gerçek bir gurur kaynağı” diye konuştu. Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi Isabelle Dumont “Bu anlaşma, Fransa-Türkiye ortaklığının derinliği ve canlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Finansmanın ötesinde, bu anlaşma sürdürülebilir kalkınmanın bir kısıtlama değil, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yaparak küresel iklim gündeminin tam merkezine oturduğu bu dönemde, iki ülkenin birlikte değerlendirmeye kararlı olduğu bir fırsat olduğuna dair ortak inancımızı yansıtıyor” dedi. TSKB ve AFD, 2005 yılından bu yana yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, sağlık, eğitim, çevre, sürdürülebilir turizm ve kadın istihdamı gibi pek çok alanda önemli projelere imza attı. 2016 yılında başlayan ve 2019 yılında devam eden kadın istihdamı temalı iş birliklerine ek olarak, 2022 yılında sağlanan 80 milyon Euro tutarındaki ilk döngüsel ekonomi kredisinin başarıyla tamamlanmasının ardından bu yeni kredi hayata geçiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyası V. Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası'nda Buluştu Haber

İş Dünyası V. Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası'nda Buluştu

DCube Döngüsel Ekonomi Danışmanlık ve Sürdürülebilirlik A.Ş.(DCube), Hedefler için İş Dünyası Platformu (B4G) ile İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) paydaşlıkları, KalDer Bursa Şubesi katkılarıyla Bursa Ticaret ve Sanayi Odası iş birlikleriyle gerçekleştirilen etkinlikte ulusal gündemdeki gelişmeler değerlendirilirken Türkiye'de Döngüselliğin Finansmanı, Tekstil, Otomotiv, Tarım ve Gıda Sektörlerinde Döngüsel Ekonomi Uygulamaları konulu paneller yer aldı. Etkinliğin açılış konuşmalarında söz alan KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez - "Döngüsel ekonomi, kaynakları tüketen değil, sürekli yeniden değer üreten bir anlayışı temsil ediyor. Bugün sürdürülebilirliği konuşmak artık bir tercih değil; tedarik zinciri dayanıklılığını artırmanın ve rekabet gücünü korumanın temel şartıdır. Kurumlarımızda tüm sistemlerimizi bu bakış açısıyla yeniden tasarlamak ve dönüştürmek, bugünün ve yarının sürdürülebilir dünyasını şekillendirmenin anahtarı olacaktır." "Krizlere karşı dayanıklılık döngüsel ekonomi ile mümkün" DCube Sürdürülebilirlik ve Döngüsel Ekonomi A.Ş. Kurucu Ortağı Gülcan Ergün "2026 itibariyle görüyoruz ki, artık döngüsellik yalnızca bir söylem değil, hukuki düzenlemeleri, iş modelleri, tasarım süreçleri, tedarik zinciri ve dijital çözümleri ile birlikte tüm sektörleri kapsayan yeni bir ekonomi anlayışı olarak yaygınlaşmakta. Çünkü döngüsel bir ekonomi, iklim krizi başta olmak üzere küresel ölçekte tüm risklere karşı dayanıklı olmayı sağlayan bir sistem. Türkiye'nin de bu anlamda döngüsel ekonomiye geçişini hızlandırmak için bizler de DCube ekibi olarak çalışmalarımızı yoğun bir şekilde yürütmekteyiz" dedi. "Türkiye COP31'e Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi Vurgusuyla Hazırlanıyor" SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Duygu Yılmaz "Dünyada 'üret, sat, at' dönemi kapanıyor, 'tasarla, kullan, geri kazan' dönemi başlıyor. Bu yıl AB'de yürürlüğe girmesi beklenen Döngüsel Ekonomi Yasası'yla birlikte şirketler artık ürünlerini daha uzun ömürlü, onarılabilir, geri dönüştürülebilir şekilde tasarlamak zorunda kalacak. Avrupa Türkiye'nin en önemli ticaret ortağı olduğundan, ülkemizdeki şirketlerin rekabet gücü de etkilenecek. Sıfır atık teması altında, döngüsel ekonomiyi güçlendirecek somut ve ölçülebilir adımlar atılması COP31'in de ana öncelikleri arasında ele alınıyor. Bu nedenle sahadaki dönüşümün hızlanması gerekiyor. Bursa gibi üretim gücü yüksek bir şehirde gerçekleştirdiğimiz Türkiye Döngüsel Ekonomi Haftası'nın, yeni iş birliklerine ve somut dönüşümlere zemin oluşturacağına inanıyoruz." dedi. Hedefler İçin İş Dünyası Platformu adına Marsifed Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın ise "Artık rekabet; daha fazla üretmekle değil, daha verimli üretmekle, daha az tüketmekle ve daha akıllı yönetmekle kazanılıyor. İşte tam bu noktada, döngüsel ekonominin en güçlü kaldıraçlarından biri devreye giriyor: Yapay zekâ. Yapay zekâ; atığı veriyle yönetmemizi, kaynakları optimize etmemizi, üretim süreçlerini akıllandırmamızı sağlıyor. Yani aslında, döngüsel ekonomiyi mümkün kılan görünmez aklı temsil ediyor." dedi. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) Hakkında: İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), 2005 yılında 13 özel sektör temsilcisinin öncülüğünde kurulmuş ve sadece kurumsal üyelik kabul eden bir iş dünyası derneğidir. Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi'nin (WBCSD - World Business Council for Sustainable Development) Türkiye'deki bölgesel ağı ve iş ortağı olan SKD Türkiye, bu iş birliğinin beraberinde getirdiği sürdürülebilirlik birikimini de çalışma grupları faaliyetleri aracılığıyla üyeleriyle ve çeşitli platformlardaki paydaşlarıyla paylaşır. Hâlihazırda, SKD Türkiye çatısı altında, Türkiye'nin GSYH'nin %25'ini temsil eden ve 1,4 milyon kişiye istihdam sağlayan 14 ana sektör 45 alt sektörden 190 üye şirket bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Elçileri Gaziantep’te Buluşuyor Haber

İklim Elçileri Gaziantep’te Buluşuyor

Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan COP31 sürecine gençlerin de dahil edilmesi amacıyla bir araya gelecek olan iklim elçileri, iki günlük eğitim kampına giriyor. Gençlerin iklim değişikliği politikaları, uluslararası müzakere süreçleri ve uygulama mekanizmalarına ilişkin bilgi ve becerilerini geliştirmeyi amaçlayan eğitim kampı kapsamında, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve COP süreçleri ile Türkiye’nin COP31 vizyonu ve ev sahibi ülke rolü hakkında kapsamlı bilgiler sunulacak. Bunun yanı sıra döngüsel ekonomi ve çevre teknolojileri alanındaki güncel gelişmelerin aktarılacağı kampta, iklim okuryazarlığı, gençlik liderliği ve etkili iletişim gibi başlıklarda da uygulamalı eğitimler verilecek. İki Günlük Yoğun Program Gaziantep’te gerçekleştirilecek kamp, iki gün boyunca konuşmalar, paneller, teknik oturumlar ve uygulamalı çalıştaylardan oluşacak. Programda ayrıca ulusal ve uluslararası kuruluş temsilcileri, akademisyenler ve özel sektör paydaşları da yer alacak. Kampın ana destekçisi olan SANKO Holding, sürdürülebilirlik alanındaki saha deneyimini gençlerle buluşturarak, RE&UP Geri Dönüşüm Teknolojileri gibi iyi uygulama örnekleri üzerinden ilham vermeyi ve Türkiye’nin iklim dönüşümüne katkı sağlayacak nitelikli insan kaynağının güçlenmesini sağlamayı amaçlıyor. Programda ayrıca ulusal ve uluslararası kuruluş temsilcileri, akademisyenler ve özel sektör paydaşları da yer alacak. Hedef: Güçlü ve Etkin Gençlik Program ile gençlerin iklim politikalarına ilişkin teknik bilgi düzeylerinin artırılması, COP31 sürecinde aktif ve görünür rol almalarının sağlanması, tematik ekipler halinde etkin çalışma becerilerinin geliştirilmesi ve ulusal ile uluslararası süreçlere katkı sunabilecek kapasiteye ulaşmaları hedefleniyor. Geleceğin İklim Liderleri Yetişiyor İklim Elçileri Eğitim Kampı, gençlerin iklim değişikliği ile mücadelede yalnızca farkındalık sahibi bireyler değil, aynı zamanda çözümün aktif bir parçası olmalarını desteklemektedir. Program, Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecinde gençlerin rolünü güçlendirmeyi ve iklim diplomasisinde etkin bir gençlik temsiliyeti oluşturmayı hedeflemektedir. İklim Elçileri kimdir? İklim Elçileri üniversiteler tarafından her yıl seçilerek İklim Değişikliği Başkanlığına bildirilen temsilci gençlerden oluşuyor. İklim Elçileri Hareketi, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma hedefleri doğrultusunda gençlerin iklim politikalarına aktif katılımını artırmayı amaçlayan, 2021 yılında başlatılan bir program. Programla gençlerin karar alma süreçlerine dahil edilmesini ve toplumsal farkındalığın güçlendirilmesini hedeflemektedir., Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zeren Metal Güçlü Adımlarla Yeşil Dönüşümünü Sürdürüyor Haber

Zeren Metal Güçlü Adımlarla Yeşil Dönüşümünü Sürdürüyor

Zeren Group iştiraklerinden Zeren Metal, Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefi doğrultusunda hayata geçirdiği ‘Yeşil Dönüşüm Yol Haritası’nı tanıttı. Avrupa Birliği’nin “Fit for 55” paketi kapsamında 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarının en az %55 oranında azaltılması yönünde çalışmalarına dahil olan Zeren Metal, küresel iklim hedefleriyle uyumlu, gerçekçi ve kademeli bir dönüşüm stratejisi benimsiyor. Yapılan analizlerde, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji projeleri sonucunda Zeren Metal’in toplam yaklaşık 4,5 milyon kWh enerji tasarrufu ve 1.777 ton CO₂e emisyon azaltımı elde edebileceği ölçümlendi. Ortalama geri ödeme süresi 6 yıl olan bu yatırımlar; ‘soğuk hadde blower uygulaması’ndan ‘enerji izleme sistemi’ne kadar uzanan 10 farklı başlıkta uygulanacak. Zeren Metal, yeşil dönüşümün yalnızca teknolojik yatırımlarla değil, aynı zamanda kurum kültürüyle mümkün olduğunun bilinciyle hareket ediyor. Bu doğrultuda başlatılan farkındalık eğitimleri ile çalışanların sürece aktif katılımı sağlanırken, enerji verimliliği ve çevresel sorumluluk bilincinin kurum genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. Özellikle düzenli atölyeler, seminerler ve görsel materyallerle farkındalık düzeyini sürekli destekleyen Zeren Metal, yeşil dönüşümü çalışanlarının katkısıyla da büyütüyor. Zeren Metal Genel Müdürü Murat Akkaş, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Hayata geçirdiğimiz ‘Yeşil Dönüşüm Yol Haritası’ ile yalnızca enerji tüketimimizi ve karbon ayak izimizi azaltmayı değil; aynı zamanda üretim süreçlerimizi daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda enerji maliyetlerinde tasarruf sağlarken, yeşil finansman fırsatlarına erişimimizi artırıyor ve inovasyonu destekleyen yeni iş modelleri geliştiriyoruz. Bununla birlikte çalışanlarımız ve toplumda çevre bilincinin artmasına katkı sunuyor, daha sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk alıyoruz.” Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarına öncelik veriliyor Hazırlanan yol haritası kapsamında üretim süreçlerinde enerji tüketimini azaltmaya yönelik projeler geliştiren Zeren Metal, yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonunu da hızlandırıyor. Yapılan analizler, uygulanacak projeler sayesinde yıllık milyonlarca kWh enerji tasarrufu sağlanabileceğini ve önemli ölçüde karbon emisyonu azaltımı elde edileceğini ortaya koyuyor. Bu kapsamda; yüksek verimli ekipman kullanımı, enerji izleme sistemleri, süreç optimizasyonu ve güneş enerjisi yatırımları öne çıkıyor. Özellikle çatı ve arazi tipi güneş enerjisi santrali (GES) projeleri, şirketin karbon emisyonlarını azaltma yolculuğunda kritik rol oynayacak. Topluma ve geleceğe katkı sağlanıyor Zeren Metal’in ‘Yeşil Dönüşüm Yol Haritası’ yalnızca şirket içi bir dönüşümle sınırlı kalmayıp, daha geniş ölçekte çevresel ve toplumsal faydalar yaratmayı hedefliyor. Bu kapsamda karbon emisyonlarının azaltılmasıyla iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlanırken, doğal kaynakların daha verimli kullanımı destekleniyor. Aynı zamanda atıkların azaltılması ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması teşvik edilerek çevre kirliliğinin önlenmesine katkıda bulunuluyor ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik dolaylı faydalar sağlanıyor. Bu tamamlayıcı yaklaşım sayesinde Zeren Metal, yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam kalitesine de katkı sunmayı amaçlıyor. Sanayide yeşil dönüşümün güçlü oyuncularından biri Zeren Metal, sistematik ve veri odaklı yol haritası ile enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir üretim alanlarında attığı adımlarla sanayide yeşil dönüşümün öncü oyuncularından biri olma yolunda ilerliyor. Şirket, hem ulusal hem de uluslararası sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayarak çevresel sorumluluğunu güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Keskinoğlu GES ve Su Yönetimi Yatırımlarıyla Sürdürülebilir Üretimi Odağına Alıyor Haber

Keskinoğlu GES ve Su Yönetimi Yatırımlarıyla Sürdürülebilir Üretimi Odağına Alıyor

Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımıyla desteklenen enerji kullanımı ve su yönetimi, Keskinoğlu’nun sürdürülebilir üretim vizyonu doğrultusunda öncelikli çalışmalar olarak yerini alıyor. Keskinoğlu, doğal kaynakları korumaya yönelik yatırımlarıyla sektörde ön plana çıkarken, doğadan aldığını doğaya geri verme bilinci ve sorumluluğuyla kaynakların verimli kullanıldığı, çevresel etkilerin minimize edildiği sürdürülebilir üretimi odağına alan çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Keskinoğlu’nun gerçekleştirdiği GES yatırımları üretimde sürdürülebilir enerji kullanımını güçlendiren çok önemli bir çalışma olarak ön plana çıkarken, kurulan güneş enerjisi sistemi sayesinde üretim süreçlerinde kullanılan elektriğin yaklaşık %20’si yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ediliyor. GES yatırımı yalnızca enerji maliyetlerini optimize etmekle kalmıyor, aynı zamanda karbon ayak izinin azaltılmasına da doğrudan katkı sağlıyor. Gıda sektöründe teknolojik dönüşümün yalnızca üretim verimliliğiyle sınırlı olmadığının bilinciyle faaliyetlerini sürdüren Keskinoğlu, GES yatırımlarının yanında atık su arıtma ve üretimde kullanılan su miktarının azaltılmasına yönelik projeleri de hayata geçiriyor. “Doğayı koruyan yatırımlarımızın başında GES, atık su arıtma ve su verimliliği geliyor” “Bugünün tüketicisi çevreye duyarlı üretim süreçleri talep ediyor” diyen Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Keskinoğlu Genel Müdürü Önder Matlı konuyla ilgili şunları söylüyor: “Keskinoğlu olarak üretim artışına yönelik yatırımlarımızla beraber, doğal kaynakların korunmasına yönelik yatırımlara da çok önem veriyoruz. Doğal kaynakların korunmasına yönelik yatırımlarımızın başında ise GES geliyor. Keskinoğlu olarak hayata geçirdiğimiz yatırımlarla mevcuttaki 2,5 MegaWatt’lık kurulu gücümüzü, 2026 yılının ilk yarısında yapacağımız yeni yatırımlarla 15 MegaWatt’a yükselteceğiz. Bu sistem tüm kesimhane kampüsümüzü kapsayacak şekilde, toplam elektrik tüketimimizin %20’sini karşılayacak. “Gıda endüstrisi olmamız sebebiyle, hijyen şartlarına büyük önem veriyoruz. Bu nedenle yıkama ve dezenfeksiyon işlemleri en çok su tüketimi olan üretim aşamalarımız. Su stresi yaşayan ülkeler sınıfında olmamız sebebiyle, gelecek nesillerin ve doğada var olan tüm canlıların yaşam hakkına saygı duyarak öncelikli hedefimiz, arıttığımız suların tekrar kullanımını sağlamak ve su tüketimimizi 30 kat azaltmaktır. Bu doğrultuda her gün 4.200 metreküp atık suyu yüksek verimlilikle arıtma tesislerimizde arıtarak, alıcı ortam ekolojisine, yeraltı sularına ve toprağa zarar vermeden üretim yapmaktayız. “Üretim süreçlerimizde ortaya çıkan atık suyu kullanmak için de bünyemizde su yönetimi departmanı kurduk ve atık su yönetimine yönelik projeleri planlayarak hayata geçiriyoruz. Öncelikle, atık suyu filtrasyonla değerlendirip kendi proseslerimizde kullanmak üzere kullanılabilir su haline dönüştürüp tekrar sisteme sokacağız. Şu anda tüketimi %20 düşürmeye yönelik yatırımları devreye aldık. En yakın zamanda da %50 hedefine ulaşacağız. “Keskinoğlu olarak hayata geçirdiğimiz bir diğer çevre odaklı yatırımımız ise dünyadaki su kaynaklarını korumaya yönelik geliştirilen son teknoloji ürünü, özel filtreler ile ters osmoz uygulaması. Bu yöntem ile su kullanımımızı 2024 yılına göre %15 oranında azaltmayı başardık. Hedefimiz 2027 yılına kadar üretim miktarlarımızı artırırken su kullanım oranımızı bir önceki yıla göre %30 azaltmak. “Üretim süreçlerimizin çevreye olan etkilerini düzenli olarak ölçümlüyor, analiz ediyor ve iyileştirme yatırımları yapıyoruz” Önder Matlı, Keskinoğlu’nun çevre odaklı yatırımları hakkında sözlerine şöyle devam etti: “Keskinoğlu olarak sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda ve gelecek nesilleri önemseyen üretim anlayışımızla atık yönetimi konusunda çevre ve toplum sağlığına duyarlı, yasalara uygun bir yaklaşımı benimsiyor ve uyguluyoruz. Bu kapsamda üretim süreçlerimizde çevresel etkileri azaltacak teknolojilere yatırım yapıyor, döngüsel ekonomi prensiplerini uygulamaya alıyoruz. Üretim süreçlerimizin çevreye olan etkilerini de yürürlükteki çevre mevzuatına uygun olarak düzenli şekilde ölçümlüyor ve analiz ediyoruz. Ayrıca, iç denetimler ve resmi denetimler ile sistematik kontroller hem kuruluşumuz hem de bakanlık tarafından sağlanıyor. Bu ölçümleme faaliyetleri, çevresel performansımızı izlememizi ve sürekli iyileştirme hedeflerimize ulaşmamızı sağlıyor. “Arıtma tesislerimiz %95’in üzerinde verimlilikle çalışıyor. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ‘Sıfır Atık’ projesine entegre olarak yürüttüğümüz çalışmalar ‘Sıfır Atık Belgeleri’ ile tescillendi. Bu belgeler, sadece uygulamaların yeterliliğini değil, aynı zamanda sürdürülebilirliğe olan kurumsal bağlılığımızı da ortaya koyuyor.” Keskinoğlu, “gelecek nesilleri önemseyen” sürdürülebilir üretim anlayışıyla süreçlerini daha çevreci bir yapıya kavuştururken, bu yöndeki vizyonunu da somut yatırımlarla hayata geçiriyor. Bu doğrultuda gerçekleştirdiği çevre odaklı projeler, enerji verimliliğini artıran uygulamalar ve çevre dostu üretimiyle Keskinoğlu, hem sektörde sürdürülebilir dönüşüme öncülük etme hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakma hedefine emin adımlarla ilerliyor. Bu yaklaşımla Keskinoğlu, üretimden yönetime tüm süreçlerinde çevresel sorumluluğu temel bir değer olarak benimsediğini ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Otosan, 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı Haber

Ford Otosan, 2025 Sürdürülebilirlik Raporunu Yayımladı

Şirket, üretim ve finansal performansının yanı sıra, çevresel sorumluluk, teknolojik dönüşüm ve toplumsal etki alanlarında attığı somut adımlarla da küresel ölçekte dikkat çeken bir model sunuyor. Sürdürülebilir dönüşümünü yalnızca kendi operasyonlarıyla sınırlı tutmayan Ford Otosan, tedarikçileri, bayi ağı ve iş ortaklarının dahil olduğu tüm paydaş ekosistemini kapsayan değer zinciri genelinde sürdürülebilir etki yaratmayı önceliklendiriyor. Ford Otosan, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) performansını şirket stratejisine entegre ederek, iklim krizi, küresel eğilimler ve sektörel gereklilikler doğrultusunda ekosistem genelinde dönüşüme liderlik ediyor. Türkiye’nin lider otomotiv şirketi Ford Otosan, sürdürülebilirlik alanındaki faaliyetlerini, yatırımlarını ve uzun dönemli hedefleri doğrultusunda kaydettiği ilerlemeleri kapsayan Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda Ford Otosan’ın günümüz dünyasında yalnızca ekonomik başarılar elde etmenin değil aynı zamanda topluma, çevreye ve çalışanlara değer katmanın da bir şirketin başarısını tanımlayan temel ölçütler arasında yer aldığına olan inancının altı çiziliyor. Ford Otosan’ın sürdürülebilirlik odağındaki kapsamlı ve stratejik yol haritasını detaylandıran raporun ana temasını ise sorumluluk anlayışını şirket stratejilerinin merkezine yerleştiren Ford Otosan’ın sektörüne liderlik etme ve ekosistemindeki dönüşümün itici gücü olma vizyonu oluşturuyor. Mega AI ve %100 yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisiyle dönüşüme öncülük ediyor İklim kriziyle mücadeleyi bir operasyonel zorunluluk olarak gören Ford Otosan, 2050 net sıfır hedefine emin adımlarla ilerliyor. Şirketin emisyon azaltım hedefleri, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından 2025 yılında onaylanarak uluslararası standartlarca tescillendi. Yenilenebilir enerji dönüşümü, sahada kurulan güneş enerjisi yatırımlarıyla destekleniyor. Önceki yıl devreye alınan 10 MW’lık kapasiteyle enerji dönüşüm yolculuğunda güçlü bir başlangıç yapıldı. 2025 yılında Hasandede ve Çiçektepe’de hayata geçirilen 6,1 MW’lık yeni kapasiteyle birlikte; toplam 16,1 MW’lık kurulu güce ulaşıldı. 2025 yılında Sancaktepe Ar-Ge Merkezi’nde hayata geçirilen çatı GES projesi ile enerji üretimi Ar-Ge altyapısına da taşındı, böylece özkaynak elektrik tüketiminin belirli bir kısmı buradan karşılanacak. Yeniköy fabrikasında devreye alınan 2.897 kWe kapasiteli çatı GES ve fotovoltaik cam duvar uygulaması ile enerji üretimi doğrudan üretim süreçlerine entegre edildi. Ayrıca, Craiova fabrikasında kurulan çatı tipi güneş enerjisi sistemi ile 12.000 metrekarelik alanda 2.753 panel üzerinden elektrik üretimi sağlandı. Enerji yönetiminde ise Ford Otosan, yapay zekâ tabanlı MEGA AI projelerinden “Enerji Yönetiminde Yapay Zekâ – AI Powered Energy Management (APEM)” sistemi ile üretim verisini enerji yönetimiyle entegre eden bir yapı kurdu. Yapay Zeka Destekli Enerji Yönetimi projesi, WEF Global Lighthouse Network (Dünya Ekonomik Forumu) kapsamında öne çıkan dijital dönüşüm projeleri arasında yer aldı. Bu sistem, üretim hatlarından gelen verileri analiz ederek enerji tüketimini anlık olarak optimize ediyor, verimsizlik alanlarını belirleyerek operasyonel karar süreçlerine veri temelli girdi sağlıyor. Böylece enerji yönetimi, izleme temelli bir yapıdan çıkarak öğrenen ve kendini geliştiren bir sisteme dönüşüyor. Ürün ve üretimde sürdürülebilirlik: yaşam döngüsü yaklaşımı Ürün tarafında ise sürdürülebilirlik yaklaşımı tasarım süreçlerine entegre edilmiş durumda. Ford Otosan, ürünlerinin %97’sinde yaşam döngüsü analizi uygulayarak ürünlerin üretimden kullanım ve kullanım sonrası süreçlere kadar çevresel etkilerini değerlendiren bir sistem kurdu. Bu analizler, özellikle Ford Transit, Ford Custom ve Ford Courier ürün ailesi ile yeni nesil elektrikli modellerin geliştirme süreçlerinde doğrudan belirleyici rol oynuyor. Su yönetiminde döngüsel yaklaşım: sanayi ve şehir arasında iş birliği Ford Otosan, su yönetiminde geliştirdiği yenilikçi projelerle sanayide döngüsel ekonomi uygulamalarına öncülük ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen Gri Su Temini Projesi, kentsel atık suların ileri arıtma süreçlerinden geçirilerek üretimde yeniden kullanılmasını mümkün kılıyor. Bu proje kapsamında, arıtılmış evsel atık sular üretimde proses suyu olarak değerlendirilecek. İlk aşamada yıllık 400.000 ton, tam kapasiteye ulaşıldığında ise 750.000 ton temiz su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Söz konusu uygulama, yalnızca su verimliliğini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda sanayi ve şehir altyapısı arasında sürdürülebilir iş birliklerinin güçlü bir örneğini oluşturuyor. Eğitim yatırımları, mesleki gelişim ve kapsayıcı iş gücü modeli Toplumsal katkı yaklaşımını uzun vadeli ve kalıcı projeler üzerine inşa eden Ford Otosan, 2025 yılında bağış ve sosyal projelere toplam 559,9 milyon TL yatırım yaptı. Bu kapsamda Yaylacık Başiskele Atatürk Ortaokulu’nun renovasyonu ile ek bina yapımı tamamlanırken, Kocaeli’de yapımı süren Vehbi Koç Vakfı Semahat Arsel İlkokulu da 35 derslikli yapısıyla bölgenin eğitim kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu yatırımla birlikte Ford Otosan’ın bölgede eğitime kazandırdığı okul sayısı beşe ulaşıyor. Ford Otosan, eğitim yatırımlarını yalnızca fiziki altyapı ile sınırlı tutmayarak, mesleki eğitimi sürdürülebilir dönüşümün kritik bir bileşeni olarak ele alıyor. Bu doğrultuda hayata geçirilen sektöre entegre okul modeli, öğrencilerin doğrudan üretim ortamıyla temas ettiği ve teorik bilgi ile pratik deneyimi bir araya getiren yenilikçi bir eğitim yaklaşımı sunuyor. Yeniköy fabrikası içinde konumlanan bu model sayesinde gençlerin mesleki teknik yetkinlikleri erken aşamada geliştirilirken, nitelikli iş gücünün sürdürülebilir şekilde yetiştirilmesi hedefleniyor. Toplumsal etki alanında fırsat eşitliğini güçlendiren projeler ‘Gelecek Şimdi’ vizyonuyla belirlediği uzun dönem sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, toplumsal fayda yaratmayı tüm operasyonlarının merkezine alan, Birleşmiş Milletler (BM) Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (UN Global Compact) imzacısı ve UNGC üyesi olan, Ford Otosan, toplumda fırsat eşitliğini güçlendirmek amacıyla yürüttüğü projelerle 2025 yılında önemli bir eşiği geride bıraktı. Ford Otosan, bu alanlarda kadınların güçlenmesine destek olmak üzere Vehbi Koç Vakfı’nın katkılarıyla başlattığı ‘Gelecek Hayalim’ projesi ile 2026 yılı için belirlenen 100 bin kadına ulaşma hedefini şimdiden aşarak toplam 115.079 kadın ve kız çocuğuna erişim sağladı. Bu kapsamda, şirketin tüm yerleşkelerinde STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanındaki kadın çalışan oranı ise %29,49 seviyesine yükseldi. Kapsayıcı çalışma ortamını tüm paydaşları için ortak bir standart haline getirmeyi amaçlayan Ford Otosan, İŞKUR ve Tohum Otizm Vakfı iş birliğiyle yürütülen model kapsamında, İstanbul, Kocaeli ve Eskişehir lokasyonlarında 17 nöroçeşitli birey istihdam sürecine dahil edildi. Şirket genelinde ise 22 farklı engel grubundan toplam 498 engelli çalışan istihdam edilirken, yalnızca 2025 yılı içinde 110 engelli istihdamı daha gerçekleştirildi. Çalışan gelişimi ise Ford Otosan’ın dönüşüm modelinin temel unsurlarından biri olarak ele alınıyor. 2025 yılında 2,1 milyon saatin üzerinde eğitim gerçekleştirilen Ford Otosan’da teknik eğitimler, dijital yetkinlik programları ve kapsayıcı liderlik uygulamaları ile çalışanların dönüşüme aktif katılımı destekleniyor. Güçlü performans, şeffaf raporlama Uluslararası standartlarla uyumlu şekilde hazırlanan ve bağımsız denetimden geçen 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, Ford Otosan’ın şeffaflık ve hesap verebilirlik konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor. TSRS ve GRI uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını küresel ölçekte karşılaştırılabilir bir çerçevede sunarken, paydaşlara güven veren güçlü bir iletişim aracı niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep, Birleşmiş Milletler’in “Sıfır Atığa Doğru 20 Şehir” Listesine Türkiye’den Giren Tek Şehir Oldu Haber

Gaziantep, Birleşmiş Milletler’in “Sıfır Atığa Doğru 20 Şehir” Listesine Türkiye’den Giren Tek Şehir Oldu

Gaziantep, güçlü altyapı yatırımları, kapsayıcı atık yönetim modeli ve toplum temelli katılım mekanizmalarıyla Türkiye’den listeye giren tek şehir oldu. Bu uluslararası başarı, Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan ve kısa sürede küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık projesinin, Türkiye’de yerel yönetimler tarafından güçlü biçimde sahiplenildiğini göstermesi açısından da büyük önem taşıyor. Türkiye’de başlayan bu vizyoner yaklaşım, Birleşmiş Milletler kararıyla tüm dünyaya yayılan küresel bir modele dönüşmüş durumda. BM’nin küresel ölçekte yürüttüğü bu inisiyatif, şehirlerin sürdürülebilir atık yönetimi, döngüsel ekonomi ve çevresel iyileştirme alanlarındaki örnek uygulamalarını değerlendiriyor. Gaziantep ise uzun yıllara dayanan kararlı çevre politikaları, yenilikçi projeleri ve Sıfır Atık vizyonuna uyumlu yatırımlarıyla bu platformda öne çıkmayı başardı Gaziantep 20 Önemli Şehir Arasında Gaziantep ile birlikte seçilen diğer dünya şehirleri arasında Akra (Gana), Bolonya (İtalya), Şefşauen (Fas), Florianópolis (Brezilya), Hangzhou (Çin), Iloilo (Filipinler), San Francisco (ABD), Yokohama (Japonya) gibi çevresel dönüşüme öncülük eden kentler bulunuyor. Gaziantep, bu seçkin listeye girerek sürdürülebilir şehircilik vizyonunda dünya ile aynı çizgide ilerlediğini bir kez daha tescillemiş oldu. Fatma Şahin: “Bu başarı tüm Gazianteplilerin” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin şu değerlendirmede bulundu: “Gaziantep olarak uzun yıllardır çevreyi koruma, atık azaltma ve sürdürülebilir bir geleceği inşa etme konusunda kararlılıkla çalışıyoruz. Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlayan Sıfır Atık Hareketi, bizlere güçlü bir yol haritası sundu. Birleşmiş Milletler tarafından dünyanın örnek şehirleri arasında gösterilmek bizim için büyük bir gurur. Bu başarı tüm Gazianteplilerin; çünkü sıfır atık ancak toplumun her kesiminin katılımıyla mümkün.” Gaziantep Belediyesi’nin Sıfır Atık Çalışmaları Atıktan Enerji ve Gübre Üretimi: Oğuzeli Biyogaz Tesisi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Oğuzeli ilçesinde hizmete açtığı Biyogaz Enerji Santrali ile atıkları geri kazandırıyor, milli ekonomiye katma değer sağlıyor ve çevresel etkileri ortadan kaldırıyor. Santralde hayvansal atıklar anaerobik ortamda çürütülerek biyogaz elde edilirken, geriye kalan materyal ise organik gübre olarak tarımda kullanıma sunuluyor. Bu yöntemle enerji üretimi sağlanırken sera gazı emisyonları azalıyor, toprak verimliliği artıyor ve su kaynakları korunuyor. 2018’den bu yana tesis, 20.225 MW elektrik üretimi, 1.133 ton karbon salınımının engellenmesi ve 50.000 ton katı atık bertarafı sağladı. Günlük yaklaşık 300 ton hayvan ve tarımsal atık işlenerek yılda 7 GWh elektrik ve “Altın Gübre” olarak tabir edilen yüksek kaliteli sıvı gübre üretiliyor. Ödüller ve Başarılar Santral, ulusal ve uluslararası platformlarda birçok ödüle layık görüldü: ICCI 2015 Enerji Verimliliği Ödülü 2017 Sürdürülebilirlik İş Ödülleri 2018 Düşük Karbon Kahramanı Ödülü 2018 İdeal Kent Ödülü 2023 İlham Veren Kamu Yönetimi Projesi Ödülü Çevreci ve Sürdürülebilir Ulaşım Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Paris İklim Antlaşması ve Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı doğrultusunda, şehir içi ulaşımda çevreci çözümler üretiyor. 20 elektrikli otobüs araç filosuna katılıyor. Yenilenebilir enerji kullanımını artırarak çevre dostu bir şehir hedefleniyor. Hidrojen yakıtlı otobüslerin toplu taşımada kullanımı için Almanya’da teknik incelemeler tamamlandı. Şehirde hali hazırda hizmet veren 355 belediye otobüsünün 145’i CNG (Sıkıştırılmış Doğalgaz) ile çalışıyor. Belediye, yeşil ulaşım vizyonuyla bu sayıyı artırmayı ve su buharı ile çalışan hidrojenli otobüsleri hizmete almayı planlıyor. Gaziantep’in bu alışmaları, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de şehir yaşam kalitesi açısından dünya standartlarında bir örnek teşkil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.