Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Döngüsellik

Kapsül Haber Ajansı - Döngüsellik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Döngüsellik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GCA, Avrupa Cam Sektörünün Yeni İletişim Platformu “Glass is Love”ı Destekliyor Haber

GCA, Avrupa Cam Sektörünün Yeni İletişim Platformu “Glass is Love”ı Destekliyor

GCA’nın da üyesi olduğu Avrupa Cam Ambalaj Üreticileri Federasyonu (FEVE), uzun yıllardır sürdürdüğü “Friends of Glass” platformunu “Glass is Love” çatısı altında yeniden konumlandırdı. FEVE’nin yeni iletişim yaklaşımı, camın geri dönüştürülebilirlik, döngüsellik, ürün koruma ve performans gibi güçlü özelliklerini anlatmaya devam ederken, camın tüketiciler ve markalar için yarattığı değeri de iletişimin merkezine taşıyor. “Glass is Love” ile camın yalnızca ne yaptığı değil, ne ifade ettiği de anlatılıyor. Camın ürünün özgünlüğünü koruma gücü; tasarım, kalite ve zanaatkârlıkla kurduğu bağ ve tekrar tekrar geri dönüştürülebilen yapısı, yeni platformun temel anlatısını oluşturuyor. Cam, bir ambalaj malzemesinden daha fazlası Yeni yaklaşım camı yalnızca işlevsel bir ambalaj malzemesi olarak değil; ürün kalitesini koruyan, marka deneyimini güçlendiren, tasarıma değer katan ve döngüselliği destekleyen bir tercih olarak konumlandırıyor. Glass is Love aynı zamanda tüketici iletişimini, sektör karar vericileriyle etkileşimi ve değer zinciri boyunca yürütülen iletişim çalışmalarını ortak bir Avrupa platformunda buluşturuyor. Böylece Avrupa cam ambalaj sektörünün, camın bugünü ve geleceğine ilişkin daha güçlü ve ortak bir anlatı oluşturması hedefleniyor. GCA, Avrupa cam sektörünün ortak iletişiminde aktif rol alıyor FEVE üyesi olarak Avrupa cam ambalaj sektörünün ortak çalışmalarında yer alan GCA, camın sürdürülebilirlik özelliklerinin yanı sıra ürünleri koruma, tasarıma alan açma ve markalar için değer yaratma potansiyelinin daha görünür hale gelmesini destekliyor. GCA Genel Müdürü Dr. Abdullah Gayret, Glass is Love yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Camın geleceğini yalnızca teknik özellikleri üzerinden değil, insanlar ve markalar için yarattığı değer üzerinden de konuşmamız gerektiğine inanıyoruz. Cam; içindeki ürünü korurken tasarıma, marka deneyimine ve döngüsel ekonomiye de değer katıyor. Glass is Love’ı, sektörümüzün bu güçlü hikâyeyi Avrupa genelinde ortak bir sesle anlatması açısından değerli buluyoruz. GCA olarak biz de camın geleceğin ambalaj dünyasındaki güçlü konumunu destekleyen bu ortak yaklaşımın parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz.” Glass is Love, camı “korumaya değer verdiklerimizi koruyan bir tercih” olarak ele alırken, önümüzdeki dönemde tüketicilerden markalara, tasarım dünyasından sektör profesyonellerine kadar uzanan geniş bir ekosistemde camın değerine ilişkin ortak anlatıyı büyütmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmit Belediyesi, COP31’e Doğru Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu’nda Yer Alacak Haber

İzmit Belediyesi, COP31’e Doğru Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu’nda Yer Alacak

Fatma Kaplan Hürriyet’in İzmit’te başlattığı Yerel Eşitlik Eylem Planı’yla layık görüldüğü UCLG-MEWA Kadın Komitesi Başkanlığı süreci; Muğla Büyükşehir ev sahipliğindeki “COP31’e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu” ile devam ediyor. “Yerel Liderlik, Kentsel Dirençlilik ve Sürdürülebilir Dönüşüm” temasıyla düzenlenecek politika diyaloğu; Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi Vakfı (WALD), UCLG-MEWA, Birleşmiş Milletler Türkiye ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu ortaklığında yürütülen bölgesel çalışmalar kapsamında gerçekleştirilecek. 29-30 Eylül 2026 tarihlerinde Muğla’da, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilecek programa İzmit Belediyesi Başkan Yardımcısı Nilgün İrteni ile Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Burcu Bineklioğlu katılacak. İKLİM EYLEMİ KONUSUNDA DENEYİM PAYLAŞIMININ ARTIRILMASI Programda, belediyelerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki öncelikleri, geliştirdikleri çözüm modelleri ve yatırım ihtiyaçlarının COP31 sürecine taşınması hedefleniyor. Yerel yönetimlerin iklim politikalarındaki rolünün güçlendirilmesi ve kentlerin iklim eylemi konusunda deneyim paylaşımının artırılması da programın öne çıkan amaçları arasında bulunuyor. İKLİM FİNANSMANI VE KENTSEL DİRENÇLİLİK MASAYA YATIRILACAK İki gün sürecek program kapsamında yerel liderlik ve çok düzeyli iklim yönetişimi, kentsel dirençlilik, iklim finansmanı, adil ve kapsayıcı dönüşüm, su-gıda-doğa ve döngüsellik ile yenilikçilik, teknoloji ve veri başlıklarında oturumlar düzenlenecek. Bu oturumlarda yerel yönetimlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı geliştirebileceği politikalar, sürdürülebilir kentleşme uygulamaları ve iklim yatırımlarının finansmanı gibi başlıklar ele alınacak. KADINLARIN İKLİM POLİTİKALARINDAKİ ROLÜ DE GÜNDEMDE Programın “adil ve kapsayıcı dönüşüm” başlığı altında toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın liderliği ve kadınların karar alma süreçlerine etkin katılımı da değerlendirilecek. İzmit Belediyesi Başkan Yardımcısı Nilgün İrteni ve Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Burcu Bineklioğlu, bu kapsamda İzmit Belediyesi’nin kadın odaklı yerel yönetim anlayışını ve çalışmalarını programda temsil edecek. İzmit Belediyesi’nin katılımıyla, kentte kadınların yerel yönetim süreçlerine katılımı ve iklim politikalarında kapsayıcı yaklaşımların geliştirilmesine yönelik çalışmaların da ulusal ve uluslararası paydaşlarla paylaşılması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

L’Oréal'in Sürdürülebilir İnovasyon Hızlandırıcı Programı L’AcceleratOR'un 2. Dönemi Başladı Haber

L’Oréal'in Sürdürülebilir İnovasyon Hızlandırıcı Programı L’AcceleratOR'un 2. Dönemi Başladı

L’Oréal’in sürdürülebilirlik vizyonunu desteklemek üzere 100 milyon Euro fonla hayata geçirilen L’AcceleratOR programı; iklim, doğa ve döngüsellik alanlarındaki en acil sorunlara çözüm getirecek geleceğin sürdürülebilir teknolojilerini belirlemeyi, pilot uygulamalarla test etmeyi ve ölçeklendirmeyi amaçlıyor. İlk dönemdeki start-up ve KOBİ grubunun elde ettiği başarının ardından, L’AcceleratOR programının ikinci döneminde coğrafi kapsam genişletilirken, su teknolojilerinin de aralarında bulunduğu yeni sürdürülebilirlik alanlarına odaklanılıyor. Program kapsamında seçilen 8 ülkeden 13 ortak, Cambridge Institute for Sustainability Leadership (CISL) inovasyon ekibinin liderliğinde, çözümlerini pilot uygulamaya hazır hale getirmeye odaklanan yoğun bir hızlandırma sürecine girecek. Katılımcılar ayrıca, 6 ila 9 ay sürecek pilot projeleri hayata geçirmek ve çözümlerinin L’Oréal Grup’unun dünya genelindeki operasyonlarında ölçeklendirilmesini sağlamak amacıyla L’Oréal’in küresel kaynaklarına erişim fırsatına sahip olacak. L’Oréal Kurumsal Sorumluluk Direktörü Ezgi Barcenas, programla ilgili olarak “Güzellik sektöründe öncü çözümler aracılığıyla yeni ufuklar açmak için çalışıyoruz. L’AcceleratOR’un ikinci dönemi; girişimci yaratıcılığını, bilimsel ilerlemeyi ve L’Oréal’in küresel erişimini bir araya getirerek çığır açan inovasyonların ölçeklendirilmesine katkı sağlama hedefimizi yansıtıyor.” dedi. CISL İnovasyondan Sorumlu Genel Müdür James Cole ise şunları ekledi: “Uluslararası ölçekte hedeflenen coğrafyalarda ticari açıdan uygulanabilir çözümler geliştiren girişimleri belirlemek amacıyla aylar süren titiz bir seçim sürecinin ardından L’AcceleratOR programının ikinci dönemini karşılamaktan büyük heyecan duyuyoruz. L’Oréal’in sürdürülebilirlik alanındaki inovasyonlara yönelik devam eden yatırımı ve desteği, ileri görüşlü markaların pazarı herkes için daha iyi çözümlere yönlendirme gücünü ortaya koyuyor.” İkinci dönemin başlamasıyla birlikte, ilk dönemdeki üç değişim öncüsünün yolculuğunu konu alan yeni belgesel serisi “Entering L’AcceleratOR” da izleyiciyle buluşuyor. Seri, bu girişimlerin ve L’Oréal iç ekiplerinin çığır açan çözümleri ticarileştirmeye yönelik pilot uygulamalarda nasıl birlikte çalıştığına dair perde arkası bir bakış sunuyor. Serinin ilk bölümü L’Oréal YouTube Kanalı üzerinden izlenebiliyor. 13 değişim öncüsünün çığır açan projeleri geleceğin güzelliğini tasarlayacak Yeni nesil ambalaj ve malzemeler alanında Birleşik Krallık'tan Arda Biomaterials, premium malzemelerde kullanılmak üzere bitki bazlı bir deri alternatifi yaratırken; İtalya'dan Bormioli Luigi ultra hafif ve dayanıklı cam ambalajlarını yeniden tasarlıyor. Fransa'dan Auressens ambalajlar için metal içermeyen, geri dönüştürülebilir yansıtıcı pigmentler geliştirirken, ABD'den Newlight Technologies, Inc. metanı ambalaj malzemesine dönüştürüyor. Yenilikçi içerikler ve formüller konusunda Almanya'dan Bioweg hassas fermantasyon teknolojisinin gücünden yeni hammaddeler için yararlanırken, Çin'den Envision Energy, yenilenebilir enerjiden saç boyaları için yeşil amonyak geliştiriyor. Gelişmiş endüstriyel süreçler başlığında; Hindistan'dan Without geri dönüştürülmesi zor esnek ambalajlar için geri dönüşüm teknolojisi sunarken, Çin'den HCpect plastik atıkları yenilikçi bir kimyasal geri dönüşüm teknolojisiyle işliyor. ABD'den MacroCycle düşük karbonlu bir çözümle Polietilen Tereftalatı (PET) geri dönüştürürken, Hindistan'dan Nexus döngüsel bir teknolojiyle tarımsal atıklardan batarya üretiyor. Finlandiya'dan Upheat Solutions Oy yenilikçi endüstriyel ısı pompalarıyla enerji verimliliği sağlarken, ABD'den Laminar toplam kullanımını azaltmak için akıllı sensör teknolojisiyle endüstriyel su yönetimini geliştiriyor. Son olarak veri istihbaratı alanında, ABD'den Waterplan yerel düzeyde harekete geçmek üzere su ve biyoçeşitlilik risklerini ele alan yapay zekâ tabanlı bir platform sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric, Yeni Sürdürülebilirlik Yol Haritası Impact 2030 Kapsamında Güçlü İlk Yarı Sonuçlarını Açıkladı Haber

Schneider Electric, Yeni Sürdürülebilirlik Yol Haritası Impact 2030 Kapsamında Güçlü İlk Yarı Sonuçlarını Açıkladı

2026 yılının ilk yarısında sürdürülebilirlik performansı: Öne çıkan sonuçlar Yeni sürdürülebilirlik yol haritası Impact 2030’un hayata geçirilmesinden altı ay sonra Schneider Electric’in Impact puanı 10 üzerinden 3,69’a ulaştı. Şirket, 2030 hedefini temsil eden 10 tam puana giden yolda, 2026 yıl sonu hedefi olan 4,20 puana planlandığı şekilde ilerliyor. Bu puan, Schneider Electric’in kendi operasyonlarında kaydettiği ilerlemeyi müşteriler, tedarikçiler ve topluluklar için sağlanan ölçeklenebilir sonuçlarla bir araya getiren dört stratejik sütundaki temel programların ivmesini yansıtıyor. I. Dünyayı elektriklendirmek Çığır açan çözümlere yatırım yapmak, önce kendi faaliyetlerimizden başlayıp herkes için ölçeklendirerek elektrifikasyon ve dijitalleşmeyi yaygınlaştırmak, Enerji Teknolojileri dönüşümüne öncülük etmek. Schneider Electric, yılın ilk yarısında operasyonlarını karbondan arındırmayı sürdürdü. Kapsam 1 ve Kapsam 2 CO₂ emisyonları 2017’ye kıyasla yüzde 82, Kapsam 3 emisyonları ise 2021’e kıyasla yüzde 12 azaltıldı.Schneider Electric çözümleri, müşterilerin 129,5 milyon MWh enerji tasarrufu sağlamasına veya bu miktarda enerjiyi elektrifikasyon yoluyla karşılamasına olanak tanıdı.¹Sürdürülen bu çalışmalar sayesinde müşteriler nezdinde yılın ilk yarısında azaltılan ve önlenen emisyon miktarı 50 milyon tonu aşarken, 2018’den bu yana ulaşılan kümülatif toplam 913 milyon tona çıktı. Kapsama giren Schneider Electric yazılımlarının yüzde 29’u, müşterilerin karar alma süreçlerini destekleyen enerji ve karbon verilerine dayalı içgörüler sundu. Bu sonuç, Grubun temel enerji zekâsı yetkinlikleri üzerine inşa edilen yeni programın güçlü bir başlangıç yaptığını gösterdi. II. Sektörümüzü yeniden şekillendirmek Tasarım, tedarik ve pazara sunma biçimlerimizi yeniden düşünerek, tedarikçileri insana yakışır çalışma koşulları ve karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda sürece dahil ederek tüm değer zincirini ileri taşımak ve sektörde yeni standartlar belirlemek. Schneider Electric’in tasarım aşamasındaki ana ürün ve çözümlerinin yüzde 27’si, Grubun yeni “Future-designed” yaklaşımı kapsamında döngüsellik ve çevresel mükemmellik kriterlerini karşıladı. Bu sonuç, Enerji Yönetimi ile Endüstriyel Otomasyon portföylerinin sağladığı güçlü ivmeyi yansıtıyor.Impact 2030 kapsamında yeni bir program olarak hayata geçirilen Future-designed, Grubun sürdürülebilirliği ürün ve çözümlerinin değer önermesinin ayrılmaz bir parçası haline getirme hedefini genişletiyor. Program, Schneider Electric’in 20 yılı aşkın eko-tasarım deneyiminden yararlanıyor. Bu birikimin temelini, önceki sürdürülebilirlik yol haritaları kapsamında uygulanan EcoDesign Way, Green Premium ve Environment Data Program oluşturuyor.Schneider Electric’in önceki tedarikçi karbonsuzlaştırma girişiminin başarısı üzerine inşa edilen Zero Carbon Pathway (TZCP), programın kapsamını 1.500 tedarikçiye genişletirken gerekliliklere Kapsam 3 emisyonlarının ve ürün karbon ayak izinin ölçülmesini de ekliyor. İkinci çeyrekte 15 tedarikçi şu kriterleri karşılayarak program kapsamında yeterlilik kazandı:Operasyonel emisyonların ölçülmesi (Kapsam 1 ve 2)Emisyon azaltım hedeflerinin benimsenmesiDolaylı emisyonların, Kapsam 3 veya ürün karbon ayak izinin hesaplanması Bu sonuç, tedarikçilerle yürütülen kapsamlı çalışmalar ve 200’ün üzerinde canlı teknik oturum sayesinde elde edildi. Bu çalışmaları güçlendirmek amacıyla, Resource Advisor+ for Supply Chain gibi yapay zekâ destekli yeni dijital araçların yılın ilk yarısında 1.000’den fazla tedarikçiye yönelik kullanıma alınması hızlandırıldı. Tüm bu adımlar, önümüzdeki çeyreklerde tedarikçi karbonsuzlaşmasının geniş ölçekte ilerletilmesi için güçlü bir temel oluşturuyor. III. İnsan potansiyelini açığa çıkarmak Herkesin enerjiye erişimini güvence altına alarak, yetkinliklere ve insanlara sunulan fırsatlara yatırım yaparak ilerlemenin ve ortak refahın önünü açmak. Grubun deneyimli çalışanlarının yüzde 16’sı, yılın ilk yarısında yapılandırılmış gelişim veya bilgi aktarımı faaliyetlerine katıldı. Impact 2030 kapsamında yeni başlatılan bu program, Schneider Electric’in farklı kuşaklar ve kariyer aşamaları arasında kapsayıcılığı geliştirmeye yönelik köklü uygulamaları üzerine inşa edildi. Program, yeniden beceri kazandırma, mentorluk, kurum içi hareketlilik ve kıdemli yeteneklere yönelik uzmanlık programları konusundaki yaklaşımı daha sistematik hale getiriyor. Schneider Electric’in bu alandaki yenilikçi yaklaşımı, ikinci çeyrekte Dünya Ekonomik Forumu tarafından “Future of Inclusion Lighthouse” unvanıyla takdir edildi.Schneider Electric’in desteğiyle 2009’dan bu yana 67 milyon kişi sürdürülebilir elektriğe erişti. Yalnızca 2026 yılının ikinci çeyreğinde, özellikle Afrika ve Hindistan’daki çalışmaların güçlü katkısıyla 2,2 milyondan fazla kişinin elektriğe erişimi sağlandı. Schneider Electric, 2009’dan bu yana 1,37 milyon gencin elektrifikasyon ve sürdürülebilirlik alanlarında yetkinlik kazanmasına yardımcı olarak daha kapsayıcı ilerlemeyi destekledi. IV. Yerel toplulukları güçlendirmek Tesisleri yerel toplulukların odağı haline getirmek, çalışanlarımızı değişimin aktörleri olarak güçlendirmek, yerel ekosistemleri desteklemek ve tabandan gelen seslerin daha güçlü duyulmasını sağlamak. Beş tesis, Grubun çok kriterli Impact Workplaces çerçevesi kapsamındaki gereklilikleri karşıladı. Impact 2030 kapsamında başlatılan bu yeni program, Schneider Electric tesislerinde enerji verimliliği, karbonsuzlaşma ve döngüselliğe ilişkin iddialı kriterleri de kapsayan 20 yıllık sürdürülebilirlik liderliği üzerine inşa ediliyor. Program, biyolojik çeşitliliği ve yerel topluluklar üzerindeki etkiyi de kapsayarak Grubun hedeflerini daha ileri taşıyor. Schneider Electric Sürdürülebilirlik Başkanı Esther Finidori, şunları söyledi: “Impact 2030’un altıncı ayında, hedeflerimizi eyleme dönüştürme yolunda cesaret verici bir ilerleme kaydediyoruz. Üst üste üçüncü kez Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketi seçilmekten onur duyduk. Bu başarı, yarattığımız somut etkiyi ve dünyanın dört bir yanındaki çalışanlarımızın özverisini bir kez daha ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik, kesintisiz bir dönüşüm yolculuğudur. Impact 2030 ile hedeflerimizi bir kez daha yükseltiyor, sağlam temellerimiz üzerinde ilerlerken sürdürülebilirliği işimizin her alanına entegre etme sürecini hızlandırarak herkes için ilerlemeye güç veriyoruz.” 2026 yılının ilk yarısında sürdürülebilirlik alanındaki diğer gelişmeler Schneider Electric’in sürdürülebilirlik alanındaki liderliği, ikinci çeyrekte uluslararası kuruluşlar tarafından takdir edilmeye devam etti. Şirket, TIME ve Statista tarafından hazırlanan “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2026” listesinde üst üste üçüncü kez birinci sırada yer aldı.Schneider Electric ayrıca Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Deniz Feneri Ağı’ndaki varlığını genişletti. El Paso (ABD) ile Pekin (Çin) üretim tesisleri, dijital teknolojiler, ileri analitik ve yapay zekâ dahil olmak üzere Dördüncü Sanayi Devrimi teknolojilerinin verimlilik, dayanıklılık ve geniş ölçekte karbonsuzlaşma sağlayabildiğini göstermeleri sayesinde yeni Deniz Feneri unvanları aldı.Bu tesislerin eklenmesiyle Schneider Electric’in Dünya Ekonomik Forumu tarafından tanınan Küresel Deniz Feneri (Global Lighthouse) tesisi sayısı 11’e ulaştı. Bunların altısı, WEF’in dünya genelinde sürdürülebilirlik alanında tanıdığı 31 tesis arasında yer alıyor.Schneider Electric, kariyerlerinin ileri aşamalarındaki çalışanların kişiselleştirilmiş gelişim, yeniden beceri kazanma, mentorluk ve bilgi paylaşımı olanaklarından yararlanarak kariyerlerinin bir sonraki dönemini şekillendirmelerine yardımcı olan Senior Talent Program sayesinde Dünya Ekonomik Forumu tarafından “Future of Inclusion Lighthouse” olarak da tanındı.Şirket, dayanıklı, bağlantılı ve sürdürülebilir tedarik zinciri ekosistemleri oluşturma yönündeki çalışmalarının bir yansıması olarak Gartner’ın 2026 Küresel Tedarik Zinciri İlk 25 listesinde de yer aldı.Schneider Electric ayrıca Fransa İçişleri, Çalışma ve Dayanışma bakanlıkları ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından verilen “Prix Entreprises avec les Réfugiés” kapsamında Jüri Özel Ödülü’ne (“Coup de Cœur du Jury”) layık görüldü. Bu ödül, Grubun mülteci kadınların toplumsal ve ekonomik hayata katılımını ve güçlenmesini destekleme konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor.Schneider Electric, ikinci çeyrekte Schneider Electric Energy Access Asia Fund II’nin (SEEAA Fund II) geliştirilmesine yönelik bir iş birliği de duyurdu. Karma finansman modeliyle oluşturulan fon, Güney ve Güneydoğu Asya’daki temiz enerji girişimlerinin erken aşamadaki finansman açığını kapatmayı amaçlıyor.On üç şirkete yatırım yapan ilk fonun başarısı üzerine inşa edilen SEEAA Fund II’nin yaklaşık 3 milyon ton CO₂ emisyonunun önlenmesine, 3,5 milyon kişiye fayda sağlanmasına ve yaklaşık 5 bin yeni iş olanağı yaratılmasına destek olması bekleniyor. Fon böylece bölgede sürdürülebilir enerjiye erişimin ve kapsayıcı ekonomik kalkınmanın ilerletilmesine katkı sağlayacak.Grubun etki yatırımları aracılığıyla kapsayıcı ve adil bir geçişi destekleme kararlılığı, Environmental Finance’ın Sürdürülebilir Yatırım Ödülleri kapsamında verilen “Yılın Sosyal Fonu” ödülüyle de takdir edildi. Tüm bu başarılar, Schneider Electric’in sürdürülebilirlik etkisini geniş ölçekte artıran lider enerji teknolojileri şirketi konumunu daha da güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric, Üst Üste Üçüncü Kez “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketi” Seçildi Haber

Schneider Electric, Üst Üste Üçüncü Kez “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketi” Seçildi

Dünyanın en büyük ve en etkili 5.000 şirketi arasından yapılan değerlendirmeye dayanan bu seçim, Schneider Electric’in sürdürülebilirliği iş stratejisinin, yönetişiminin ve performansının ayrılmaz bir parçası haline getirme yönündeki köklü kararlılığını yansıtıyor. Herkesin ilerlemesine katkı sunacak enerji teknolojisi vizyonuyla hareket eden şirket; elektrifikasyon, verimlilik ve dijitalleşme alanlarındaki liderliğini geniş ölçekte etki yaratmak için kullanıyor. Schneider Electric CEO’su Olivier Blum, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “TIME dergisi ve Statista tarafından bu unvana bir kez daha layık görülmek bizim için büyük bir onur. Enerji; büyüme, rekabet gücü ve ilerleme açısından giderek daha merkezi bir rol üstlenirken, onu daha akıllı kullanma ihtiyacı da artıyor. Enerjinin akıllı yönetiminin, hem verimliliği artırmada hem de dekarbonizasyonu hızlandırmada kilit rol oynadığına inanıyoruz. Bu yaklaşım, müşterilerimizin emisyonlarını azaltırken kalıcı değer yaratmalarına da katkı sağlıyor. Uzun yıllardan beri Schneider Electric’i şekillendiren bu inanç, enerji teknolojilerini ileri taşırken inovasyon biçimimize ve çalışma şeklimize yön vermeye devam ediyor.” Bu yılki ödül, Schneider Electric’in kısa süre önce yeni sürdürülebilirlik yol haritası Impact 2030’u hayata geçirmesiyle ayrı bir önem taşıyor. Dört stratejik eksen üzerine kurulan yol haritası dünyayı elektrikleştirmek, sanayiyi yeniden tasarlamak, insan potansiyelini açığa çıkarmak ve yerel toplulukları güçlendirmek başlıklarından oluşuyor. Grup, performansını ölçülebilir göstergeler aracılığıyla her çeyrekte takip ederek her kademede hesap verebilirliği sağlıyor. Yılın ilk çeyreğinde Schneider Electric, kendi operasyonlarında Kapsam 1 ve Kapsam 2 CO₂ emisyonlarını 2017 baz yılına kıyasla %82,5 oranında azalttı. Grup’un aynı dönemde paylaştığı diğer sonuçlar şöyle: Müşterileri için ilk çeyrekte 47,5 milyon MWh enerjinin tasarruf edilmesini veya elektrikleştirilmesini sağlayarak verimliliğe doğrudan katkıda bulundu.Yalnızca bu çeyrekte 20 milyon ton CO₂ emisyonunun azaltılmasını ve önlenmesini sağladı.Grup ayrıca yeni Future Designed çerçevesini hayata geçirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda, tasarım aşamasındaki başlıca ürün ve çözüm portföyünün yüzde 14’ü şimdiden döngüsellik ve çevresel mükemmellik kriterlerini karşılıyor. Impact 2030 ile Schneider Electric, iş ortaklarını sürece daha güçlü biçimde dahil ediyor; çünkü ilerlemenin ancak ortaklaşa hareketle yaygınlaşabileceğine inanıyor. Bu dönüşüm tedarikçilerle başlıyor: İlk çeyrekte 1.100’den fazla tedarikçi, Grup’un Zero Carbon Pathway girişimine dahil olarak iklim sorumluluğunu tedarik zincirinin daha alt halkalarına kadar yaydı. Belirsizliğin arttığı bir dünyada Schneider Electric, kalıcı ilerlemenin güçlü yerel temellere dayandığını düşünüyor. Küresel hedefleri somut etkiye dönüştüren sürdürülebilir değişimin asıl itici gücü, yereldeki topluluklar ve insanlar. Yılın ilk çeyreğinde: Schneider Electric’in topluluk odaklı çözümleri sayesinde 2,8 milyondan fazla kişi sürdürülebilir elektriğe erişti.Aynı dönemde enerji, elektrifikasyon ve otomasyonla ilgili teknik becerileri geliştiren eğitim programları sayesinde 113.000 kişiye yetkinlik kazandırıldı; böylece 2009’dan bu yana eğitim verilen kişi sayısı 1,2 milyonu aştı. Schneider Electric Sürdürülebilirlik Başkanı (Chief Sustainability Officer) Esther Finidori ise şunları söyledi: “Yeni bir sürdürülebilirlik dönemine iddia ve tevazuyla başlarken, bu üçüncü unvan bize doğru yolda olduğumuzu gösteriyor ve daha ileri gitme sorumluluğu yüklüyor. Impact 2030, etkimizi büyütmek için gerekli çerçeveyi sunuyor. Her çeyrekte ilerlememizi hızlandırmayı hedefliyoruz.” Bu başarının yanı sıra Schneider Electric, Corporate Knights’ın Global 100 sıralamasında 2021 ve 2025 yıllarında iki kez birinci sıraya yerleşen tek şirket olma özelliğini de taşıyor. Şirket ayrıca 15 yıldır aralıksız olarak CDP İklim A Listesi’nde yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric’ten Impact 2030’da Güçlü Başlangıç Haber

Schneider Electric’ten Impact 2030’da Güçlü Başlangıç

Şirketin sürdürülebilirlik alanındaki köklü liderliği üzerine inşa edilen Impact 2030; küresel elektrifikasyona öncülük etmek, endüstriyi yeniden şekillendirmek, insan potansiyelini açığa çıkarmak ve yerel toplulukları güçlendirmek olarak belirlenen dört stratejik sütun etrafında şekilleniyor. Bu yeni döngünün ilk çeyreğinde Impact skoru, 2026 yıl sonu için belirlenen 4,20/10 hedefi yolunda güçlü bir başlangıç yaparak 3,40/10 olarak gerçekleşti. Bu skor, hem Schneider Electric’in kendi operasyonlarındaki verimliliği hem de müşterileri, tedarikçileri ve topluluklar için sunduğu ölçülebilir sonuçları yansıtıyor. Schneider Electric, operasyonlarını karbonsuzlaştırmaya devam ederek Kapsam 1 ve 2 CO₂ emisyonlarını 2017’ye göre %82,5 oranında azalttı. Şirket, enerji yönetimi, otomasyon ve dijital çözümleriyle bu çeyrekte müşterilerinin 47,5 milyon MWh enerji tasarrufu yapmasını veya enerjiyi elektrikleştirmesini sağladı. Bu çalışmalar, toplamda 20 milyon ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına ve önlenmesine katkıda bulundu. Büyük ölçekli ilerleme sağlamak için ürünlerin tasarım ve üretim süreçleri de yeniden ele alınıyor. Schneider Electric, ilk çeyrekte yeni Future-designed çerçevesini uygulamaya devam etti. Bu kapsamda, tasarım aşamasındaki başlıca ürün ve çözümlerinin %14’ü şimdiden döngüsellik ve çevresel mükemmellik kriterlerini karşıladığını kanıtladı. Şirket, tedarik zinciri genelinde tedarikçilerini sürece dahil eden Zero Carbon Pathway girişimini hızlandırdı. İlk çeyrekte 1.100’den fazla tedarikçinin katılım süreçleri başlatıldı. Bu tedarikçilerin çoğu, karbonsuzlaştırma çalışmalarını ilerletmek için pratik araçlar ve teknik bilgi sunan eğitim programlarına katıldı. Fırsat eşitliğini teşvik etmek de şirketin odak noktalarından biri olmayı sürdürüyor. İlk çeyrekte Schneider Electric destekli topluluk odaklı çözümler sayesinde 2,8 milyondan fazla kişi sürdürülebilir elektriğe erişim sağladı. Aynı dönemde 113.000 kişi enerji, elektrifikasyon ve otomasyon konularında teknik becerilerini geliştirecek eğitimler aldı. Böylece 2009’dan bu yana eğitim verilen toplam kişi sayısı 1,2 milyonu aştı. Schneider Electric Sürdürülebilirlik Müdürü (CSO) Esther Finidori, konuyla ilgili olarak “Impact 2030, herkesi kapsayan geniş ve sistemsel bir dönüşümü tetiklemek için gerekli çerçeveyi sunuyor. Hedeflerimizin somut, tutarlı ve ölçülebilir bir ilerlemeye dönüşmesiyle, olumlu sonuçların her çeyrekte hızlanarak artmasını bekliyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” Odağında Yayımladı Haber

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” Odağında Yayımladı

Anadolu Efes, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nu “Derinleşen Etki” temasıyla yayımladı. Rapor, şirketin sürdürülebilirliği iş modeline nasıl entegre ettiğini, yarattığı etkiyi nasıl yönettiğini ve uzun vadeli değere nasıl dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. 2010 yılından bu yana sürdürülebilirlik performansını şeffaf bir şekilde paylaşan şirket, ikinci entegre faaliyet raporunda stratejik hedeflerini, değer yaratma modelini ve sürdürülebilirlik vizyonunu bütüncül bir çerçevede aktarıyor; finansal sonuçlar ile çevresel ve sosyal performansın birbirini tamamlayan unsurlar olarak birlikte değerlendirildiği bir yaklaşım benimsiyor. Anadolu Efes, sürdürülebilirlik stratejisini; çevresel etkisini azaltma, sosyal etkisini güçlendirme ve fırsat eşitliğini yaygınlaştırma hedefleri doğrultusunda şekillendiriyor. Bu kapsamda su ve enerji yönetimi, yenilenebilir enerji kullanımı, döngüsellik ve atık yönetimi, onarıcı tarım, inovasyon, eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık ile toplumsal fayda odaklı yatırımlar öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Bira Grubu Başkanı ve Anadolu Efes CEO’su Onur Altürk “Anadolu Efes’te entegre düşünme kültürü, iş yapış şeklimizin merkezinde yer alıyor. İşimizin yalnızca sonuçlarına değil, bu sonuçları mümkün kılan yapıya, karar alma biçimlerimize ve değer yaratım modelimize bütüncül bir perspektifle bakıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalarda, finansal gücümüzü; inovasyon kabiliyetimiz, güçlü operasyonel yapımız ve sürdürülebilirlik odağımızla birlikte ele alıyoruz. Bu anlayışla, finansal performansımızı çevresel ve sosyal etkilerimizle birlikte değerlendiriyor; paydaşlarımız için uzun vadeli, dengeli ve kalıcı değer yaratmayı sürdürüyoruz” dedi. Anadolu Efes’in 2025 Entegre Faaliyet Raporu’na buradan ulaşabilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam, ZEvRA Projesinde Döngüsel Araç Prototipi İçin Tavan Camı Geliştirecek Haber

Şişecam, ZEvRA Projesinde Döngüsel Araç Prototipi İçin Tavan Camı Geliştirecek

Avrupa Birliği’nin 2035 yılına kadar sıfır karbon emisyonu hedefiyle uyumlu olarak hayata geçirilen “Uyumlaştırılmış Döngüsellikle Sağlanan Sıfır Emisyonlu Elektrikli Araçlar” (ZEvRA) projesinin partnerleri arasında yer alan Şişecam, elektrikli araçlar için özel cam çözümleri geliştirmeye devam ediyor. Fraunhofer Enstitüsü koordinatörlüğünde yürütülen proje; içinde dünyaca ünlü otomotiv markalarının da bulunduğu 28 partnerin katkısıyla gerçekleştiriliyor. ZEvRa projesi 2024’ün başında başlamış olup 2026 yılının sonuna kadar devam edecek. Proje kapsamında ortaklar, döngüsel araç prototipi üzerinde çalışacak. Şişecam da bu prototip için tavan camı üretecek. Özel olarak üretilecek bu güneş enerjisi camı araç bataryasına destek verecek. Bu yenilikçi ürün ile doğal kaynak ve kimyasal madde kullanımını minimize etmeyi amaçlayan Şişecam hem araç performansını artırmayı hem de ürün yaşam döngüsü boyunca karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Bu güneş camı teknolojisiyle Şişecam, otomotiv camlarının pasif bir bileşen olmaktan çıkarak araç verimliliğine ve çevrenin korunmasına aktif katkı sağlayan bir unsura dönüşebileceği iddiasını ortaya koyuyor. 2026 yılının ikinci yarısında tamamlanması öngörülen prototip aracın geliştirilmesi sürecinde Şişecam, katma değeri yüksek, karbon ayak izi düşük otomotiv camlarıyla elektrikli araçların döngüsellik ve sürdürülebilirlik hedeflerine doğrudan katkıda bulunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.