Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dönüşüm

Kapsül Haber Ajansı - Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Sigorta Sürdürülebilirlikte Türkiye’nin En İyileri Arasında Haber

Anadolu Sigorta Sürdürülebilirlikte Türkiye’nin En İyileri Arasında

Listeye giren isimler; vizyonları, hayata geçirdikleri projeler ve yarattıkları etki doğrultusunda alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirildi. Fast Company Türkiye’nin her yıl gerçekleştirdiği “Türkiye’nin Fark Yaratan Sürdürülebilirlik Liderleri” araştırmasının sonuçları açıklandı. Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla ilk 50 lider arasında gösterildi. Ödül töreni ise 9 Nisan’da İstanbul’da İş Kuleleri İş Sanat Oditoryumu’nda gerçekleştirildi. Listeye giren liderler; kurumlarında ve toplum genelinde yarattıkları dönüşüm, geliştirdikleri projeler ve ortaya koydukları somut katkılar çerçevesinde, farklı disiplinlerden uzmanların yer aldığı jüri tarafından kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçirildi. Anadolu Sigorta, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil; iş modelinin merkezinde konumlanan stratejik bir öncelik olarak ele alıyor. Şirket; çevresel etkiyi azaltmaya yönelik uygulamaları, toplumsal fayda odaklı projeleri ve güçlü yönetişim anlayışıyla uzun vadeli değer üretimine odaklanıyor ve bu kapsamda hayata geçirdiği Ormanın Gözleri, Anadolu Kütüphaneleri ve Kurtaran Araç gibi projeleriyle farklı alanlarda somut katkı sunuyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Anadolu Sigorta Kurumsal İletişim, Sürdürülebilirlik ve Afet Yönetimi Koordinatörü Berna Semiz Ergüntan: “Fast Company Türkiye tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin Fark Yaratan Sürdürülebilirlik Liderleri’ listesinde yer almak, Anadolu Sigorta olarak sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin merkezine alma konusundaki kararlılığımızın önemli bir göstergesi ve sonucu. Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel başlıklarla sınırlamıyor; sosyal etkiyi artıran, afetlere karşı dayanıklılığı güçlendiren ve güçlü yönetişim anlayışını destekleyen bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz projelerin ve attığımız somut adımların böylesine saygın bir platformda karşılık bulması bizim için son derece değerli. Aynı zamanda bu tür çalışmaların daha geniş kitlelere ulaşmasına ve sürdürülebilirlik alanında farkındalığın artmasına katkı sağladığına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de daha sürdürülebilir, daha dirençli ve daha kapsayıcı bir gelecek için sorumluluk almaya, iş birlikleri geliştirmeye ve değer üretmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı    Haber

Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı  

Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor. Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi. Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek. Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.” Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası. Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.” Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor. Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor. Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mehmet Şimşek’ten  UEZ’de Güçlü Ekonomi Vurgusu Haber

Mehmet Şimşek’ten UEZ’de Güçlü Ekonomi Vurgusu

İş ve ekonomi dünyasının kalbinin attığı Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026) başladı. 2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen UEZ, bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor. Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor. Zirvenin ana konuşmacısı olan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin şoklara karşı dirençli olduğunu belirtti. İran savaşının etkilerinden bahseden Şimşek, “Bu büyük bir şok. Geçmişe oranla baktığınızda, bugünkü savaşın enerji piyasalarına etkisi çok büyük. Hürmüz Boğazı çok kritik bir geçiş noktası. Sadece petrol değil, gübre ve doğalgaz açısından da öyle. Geçmiş benzer savaş ve şoklarla karşılaştırdığımız zaman, petrol ve doğalgazda artışın çok fazla olduğunu görürsünüz. Ateşkes sürse dahi maalesef bir miktar küresel ve Türkiye ekonomisi açısından tahribat söz konusu. Enflasyon yukarı yönlü, büyüme aşağı yönlü, tedarikte sorunlar devam edecek. Bunun farkındayız. Çok daha kalıcı etkiler doğurduğunun farkındayız. Savaşın getirdiği yıkım ve rehabilitasyon biraz zaman alacak. Jeopolitik olarak ne bölge ne de dünya eskisine dönmeyecek” dedi. “Şokları önemli kayıplar yaşamadan programla atlattık” “Ümit ederim ABD ve Çin anlaşır ve daha büyük savaşlar olmaz” diyen Şimşek, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye olarak dayanıklı olduğumuzu geçen yıl ispatladık, bu yıl da ispatlayacağız. Geçen yıl ticaret savaşlarının yarattığı hareketlilik, volatilite, 12 günlük savaş, kuraklık; bütün bunlar önemli gündem maddeleriydi. Bu şokları önemli kayıplar yaşamadan programla atlattık. Program kendini kanıtladı, kendi rüştünü ispat etti. Peki bu sene içinden geçtiğimiz sıkıntıları atlatabilecek miyiz? Enerjide o bölgeye olan bağımlılığımız çok az. Petrolde hemen hemen bağımlılığımız yok. Türkiye’nin dayanıklılığının en önemli ayağı, maliye politikasının sağlam yapıda olması. 2023’te büyük bir deprem yaşadık. EYT gibi konular da vardı; bütçe açığının millî gelire oranını yüzde 3’ün altına düşürdük. Açığın millî gelire oranının düşük olması önemli. Bu da bize politikada manevra alanı sağlıyor. Bizim makroekonomik şoklara olan dayanıklılığımız daha yüksek. Reel kurda önemli bir artış yaşansa bile, faizlerde önemli bir artış yaşansa bile, büyümede düşüş görsek bile, Türkiye’nin kamu borcunun millî gelire oranı düşük olduğu için rahat atlatabiliyoruz. Özel ve kamu borçluluğunun toplamına baktığımızda da geçmişe oranla düşük. Bu nedenle bu şoku da atlatacağız.” Türkiye dezenflasyonda kararlı olduğunu ortaya koyuyor Savaş döneminde Türkiye’nin olumlu yönde ayrıştığını ifade eden Mehmet Şimşek, şöyle konuştu: “Vatandaşların bize ve programa olan güveni önemli. Vatandaşların dövize olan talebi geçmişte çok yüksek olurdu. Bugün o kadar değil. Altına yönelik talebin olduğunu ise görüyoruz. Programın raydan çıkmasını engelleyeceğiz. Fiyat istikrarı ve mali disiplin konusunda gerekeni yapacağız. Bu savaşın etkilerini rakama dökecek olursak; yılbaşından itibaren petrol fiyatı yılın tamamı için 81 dolar öngörülüyor. Bunu baz alırsak bizim enflasyon 3 puan yüksek seyredebilir. Bizim öngörümüz 65 dolardı. Cari açık bir puan yükselir, onu yönetebiliriz. Büyüme yarım puan veya bir puan düşebilir. Benim buradaki mesajım şu: Bütün bu etkiler yönetilebilir. Dolayısıyla programı rayından çıkarmaz. Programı etkiler ama rayından çıkarmaz. Bu önemli bir şok ama bu şoku yönetilebilir görüyoruz. Türkiye dezenflasyonda kararlı olduğunu ortaya koyuyor. 65’lerden 30’lara düştü. Hedefimiz 20’lerin altıydı. Piyasa enflasyonu 25 civarı görüyor. Ateşkes devam ettiği takdirde enflasyonu düşük tutmak için çalışmaya devam edeceğiz. Uzun vadede cari açıkta azalma bekliyoruz. Petrol ve doğalgazda üretimimiz artıyor. Daha fazla enerjiyi yenilenebilir enerjiden üretiyoruz. Bizim hizmet ihracatında çok güçlü bir pozisyonumuz var. En önemlisi, biz şu anda sanayi politikalarıyla sanayide dönüşümü başarıyoruz.” Philip Hammond: “ABD, Çin'in ekonomik bir oyuncu olarak gücünü tanımadığı için çok pişman oldu” Birleşik Krallık Eski Dışişleri ve Maliye Bakanı Lord Philip Hammond ise “Jeopolitik Parçalanma Çağında Global Ekonominin Geleceği” başlıklı konuşmasında; yapay zekâ destekli teknolojiler, demografik dönüşüm ve iklim değişikliğiyle bağlantılı enerji güvenliği gibi başlıkların küresel gündemi belirlemeyi sürdürdüğünü vurguladı. Teknolojik dönüşümün küresel güç dengelerini yeniden şekillendirdiğine dikkati çeken Hammond, 2015 yılına atıfta bulunarak şu değerlendirmeyi yaptı: “2015 yılında ben mesela bireysel olarak şuna şahit oldum. ABD, Çin'in ekonomik bir oyuncu olarak gücünü tanımadığı için çok pişman oldu. Çünkü gerçekten bu çok çok büyük, önemli sonuçları olacak bir stratejik hataydı. Özellikle de daha sofistike teknolojilere erişim açısından…Bu konuda bir pişmanlık yaşadılar. Ama maalesef çok geç olmuştu. Çünkü Çin dünyanın en önemli teknoloji merkezlerinden ve kuvvet merkezlerinden biri oldu.” Philip Hammond, Ukrayna savaşı sonrasında Avrupa’nın yalnızca karbonsuzlaşma hedefleriyle değil aynı zamanda yüksek enerji maliyetleri ve rekabet kaybı riskiyle de karşı karşıya kaldığını kaydetti. Avrupa’nın 2050 net sıfır hedeflerine ulaşmasına şüphe ile yaklaştığını belirten Hammond, “Çünkü burada gerçekten çok görünür olmayan bir takım beklenmedik etkiler olacak. Ve bu etkiler nedeniyle de bazı fırsatlar gözden kaçmış olacak. Kısa vadede beklenen pozitif etkiler gerçekleşmedi. Rekabetçilik perspektifinden bakıldığında, birçok ülkenin karbonsuzlaşma hedeflerine yaklaşmakta dahi zorlanacağını düşünüyorum.” dedi. Küresel ekonominin yeniden şekillendiğini ifade eden Hammond,son dönemdeki küresek gelişmelerin özellikle enerji güvenliği üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını ve mevcut ekonomik trendleri doğrudan etkilediğini sözlerine ekledi. Jeopolitik gelişmeler belirleyici oluyor RePie Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. Emre Çamlıbel, açılışta yaptığı konuşmada jeopolitik gelişmelere dikkat çekti. Çamlıbel, “Ekonomi ve iş hayatında atabileceğimiz adımlar, alabileceğimiz kararlar ve bu kararların etkileri giderek daha fazla bu sınırın içinde şekilleniyor. Küresel enflasyon, altın fiyatları, döviz pariteleri, petrol fiyatları ve tedarik zincirleri; artık büyük ölçüde jeopolitik, uluslararası ve askeri gelişmeler tarafından belirleniyor” dedi. Orta ve uzun vadede Türkiye adına olumlu bir tablo olduğunu dile getiren Çamlıbel, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak kısa vadede karşı karşıya olduğumuz dalgalanmalarla nasıl mücadele edeceğimiz en kritik sorulardan biri olarak öne çıkıyor. Bu belirsizlik ortamında şirketler de stratejilerini ve süreçlerini yeniden şekillendiriyor. Gündemlerine üç temel kavramı almış durumdalar: Dayanıklılık, risk azaltma ve çeşitlendirme. Amaç, belirsizlikleri yönetebilmek ve sürprizlere karşı hazırlıklı olmak. Ben de bu zirvede yer alan değerli konuşmacıların ve oturumların, tam da bu çerçevede yol gösterici öngörüler sunmasını bekliyorum. Elbette yalnızca jeopolitik cam tavanı değil, onun altındaki oyun alanımızı da konuşmalıyız. Yapay zekâ, dijitalleşme, sürdürülebilirlik, dayanıklılık, değişen küresel dengeler ve start-up ekosistemi gibi başlıklarda yapılacak tartışmaları da büyük bir heyecanla takip ediyorum.” Geleceğe dair yön belirleyecek liderler bir arada UEZ 2026’nın açılış konuşmasını yapan Capital&Ekonomist&StartUp Dergileri Yayın Direktörü Sedef Seçkin Büyük, bu yılki zirveyi dünya çapında yaşanan büyük kırılmayı birlikte analiz edebilecek bir kurguyla tasarladıklarını belirtti. “Geleceğe dair yönümüzü belirlememize katkı sağlayacak değerli fikir liderlerini bir araya getirdik” diyen Büyük, dünya ekonomisinin artık öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı olmaktan hızla uzaklaştığını vurguladı. Sedef Seçkin Büyük, şunları söyledi: “Jeopolitik fay hatları derinleşiyor, ticaret blokları sertleşiyor. Dünyanın en güçlü ülkeleri arasındaki teknoloji rekabeti stratejik bir mücadeleye dönüşüyor. Bu yeni düzende büyüme ve kârlılık artık temel parametreler olarak yeterli değil. Dayanıklılık, sürdürülebilirlik ve stratejik konumlanma belirleyici hale geliyor. Bu nedenle UEZ 2026’nın ana temasını ‘Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası’ olarak belirledik. Çünkü artık mesele değişimin olup olmayacağı değil; bu değişimin kim tarafından, nasıl ve hangi kurallarla yönetileceği. Bugün küresel ekonomi yalnızca piyasa dinamikleriyle şekillenmiyor. Siyasi kararlar; sosyal hayatın, iş dünyasının ve ticaretin kurallarını doğrudan yeniden yazıyor. Artık mesele sadece değişime uyum sağlamak değil. Mesele, belirsizliği yönetmek ve yön tayin edebilmek. UEZ 2026 bu nedenle bir konferans olmanın ötesinde; derinlikli bir fikir ve yön belirleme platformudur. Burada ortaya konacak fikirler ve öneriler, yalnızca bugünü değil, önümüzdeki on yılın ekonomik mimarisini de şekillendirecek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Türkiye’nin 50 Sürdürülebilirlik Lideri Arasında Yer Aldı Haber

TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Türkiye’nin 50 Sürdürülebilirlik Lideri Arasında Yer Aldı

Kırsalda yaşayan kadınlardan üniversite öğrencilerine uzanan sosyal etki projeleriyle farklı kesimlere dokunan Kırçuval, sürdürülebilir bir gelecek için yürüttüğü çalışmalarla ödüle layık görüldü. Akfen Holding’in kurumsal sosyal sorumluluk çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, Fast Company Türkiye tarafından her yıl düzenlenen “Sürdürülebilirlik Liderleri 50” listesinde bu yıl da yer alarak ‘Sürdürülebilirlik Lideri’ ödülünün sahibi oldu. Fast Company Türkiye’nin bu yıl “Daha İyi Bir Dünya İçin: Karar, Denge ve Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirdiği Sürdürülebilirlik Liderleri Zirvesi’nde takdim edilen ödül, Kırçuval’ın öncülüğünde TİKAV’ın yürüttüğü sürdürülebilir kalkınma alanındaki çok boyutlu çalışmaların bir yansıması olarak öne çıktı. 27 yıldır gerçekleştirdiği projelerle hayatın her alanından kesime ulaşarak kırsalda yaşayan kadınlardan üniversite öğrencilerine kadar farklı gruplara dokunan çalışmalara öncülük eden Kırçuval, yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma yolculuğuna katkı sunmaya devam ediyor. FIRSAT EŞİTLİĞİYLE ŞEKİLLENEN SÜRDÜRÜLEBİLİR ETKİ TİKAV çatısı altında hayata geçirilen projelerle fırsat eşitliğine ihtiyaç duyan bireylerin güçlenmesine odaklanan çalışmalar, eğitimden sosyal gelişime uzanan geniş bir etki alanı yaratıyor. Kadınların ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkaran bu projeler, yalnızca bireysel gelişimi değil, toplumsal dönüşümü de destekliyor. Bu yaklaşım, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel değil; sosyal ve ekonomik boyutlarıyla da ele alarak kalıcı bir değer yaratmayı hedefliyor. Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), hayata geçirdiği projelerle Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşayan bireylerin fırsat eşitliğine erişimini destekleyen sürdürülebilir bir etki alanı oluşturuyor. Kırsalda yaşayan kadın ve ailelerinden, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da eğitim hayatını sürdüren üniversite öğrencilerine kadar uzanan geniş bir hedef kitleye ulaşan TİKAV, bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri imkânlar yaratmayı amaçlıyor. Eğitimden kişisel gelişime, toplumsal farkındalıktan sosyal güçlenmeye uzanan bu çalışmalar, yalnızca bireysel kazanımlar değil, uzun vadeli toplumsal dönüşüm yaratma hedefiyle kurgulanıyor. TİKAV, sürdürülebilirliği; insana yatırım, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık temelinde ele alarak, Türkiye’nin farklı kesimlerinde kalıcı değer üretmeye devam ediyor. “BU ÖDÜL BUNDAN SONRA ATACAĞIMIZ ADIMLAR İÇİN ÖNEMLİ BİR MOTİVASYON” TİKAV’ın 27 yıldır gerçekleştirdiği projelerle toplumun her kesimine ulaşarak sürdürülebilir bir dönüşüm yaratmayı hedeflediklerini belirten TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, “Biz sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, toplumsal kalkınmanın temel bir unsuru olarak ele alıyoruz. Türkiye’nin farklı bölgelerinde, farklı ihtiyaçlara sahip bireyler için fırsat eşitliğini destekleyen projeler geliştirmek; özellikle kadınların ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri alanlar yaratmak bizim için büyük önem taşıyor. TİKAV olarak attığımız her adımda, bireylerin kendi hayatlarını dönüştürebilecekleri imkânlara erişimini artırmayı ve bu etkiyi kalıcı hale getirmeyi hedefliyoruz. Sürdürülebilir bir gelecek ise ancak bu kapsayıcı yaklaşımın yaygınlaşmasıyla mümkün olabilir.” ifadelerine yer verdi. Hülya Kırçuval, Fast Company Türkiye tarafından verilen bu anlamlı ödül, yalnızca bugüne kadar hayata geçirdikleri çalışmaların değil, aynı zamanda bundan sonra TİKAV’ın atacağı adımlar için de önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu da söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'deki Liderler için "Hız" ve "Güven" En Büyük Sınav Haber

Türkiye'deki Liderler için "Hız" ve "Güven" En Büyük Sınav

PwC'nin 29. Küresel CEO Araştırması'na göre, iş dünyası liderlerinin gelir artışı beklentileri, yapay zekâ yatırımlarının henüz tam anlamıyla kazanca dönüşmemesi ve artan jeopolitik riskler nedeniyle son beş yılın en düşük seviyesine geriledi. 84'ü Türkiye'den olmak üzere, 95 ülkeden 4.454 CEO'nun katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, Türkiye'deki CEO'ların yalnızca %24'ünün (Dünyada %30) önümüzdeki 12 ayda şirketlerinin gelir büyümesine çok güvendiğini ortaya koyuyor. CEO'ların teknolojik hız karşısında "Dönüşüm" kaygısı Araştırma CEO'ların teknolojik değişim hızı karşısında ciddi bir baskı hissettiğini gösteriyor. Küresel CEO'ların %42'si "iş süreçlerimizin yapay zekâ dahil teknolojik değişimin hızına ve kapsamına yetişecek kadar hızlı dönüşüp dönüşmediği" sorusunu en büyük endişe kaynağı olarak görüyor. Türkiye'de de bu oran %42 ile küresel ortalamayla aynı seviyede gerçekleşti. Ayrıca, dünyada CEO'ların %24'ü inovasyon kapasitelerinin belirsiz bir geleceğe hazır olup olmadığını sorgularken (Türkiye: %29), %19'u şirketlerinin orta ve uzun vadede ayakta kalmasını sağlayacak adımların yeterliliğinden emin olmadığını ifade ediyor (Türkiye: %21). Yapay zekâ: Henüz somut getirinin eşiğinde, dönüşümün merkezinde Yapay zekâ (YZ) kullanımı yaygınlaşsa da finansal sonuçlara yansıması dünya genelinde henüz başlangıç aşamasında ve sınırlı düzeyde. Küresel olarak CEO'ların %30'u YZ yatırımlarından henüz net bir geri dönüş alamadığını belirtiyor. Bu durum Türkiye için de benzer bir tablo çiziyor. Hem maliyet tasarrufu hem de gelir artışını aynı anda başaran "lider" şirketlerin oranı küresel ölçekte yalnızca %12'de kaldı. Türkiye'deki CEO'ların %42'si, iş modellerinin bu teknolojik hıza ayak uyduramamasının şirketlerinin geleceği için en kritik soru işareti olduğunu vurguluyor. Türkiye'deki şirketlerin %55'i ise hiçbir fayda görmediğini belirtiyor. Türkiye'nin risk radarı: Siber güvenlik ve enflasyon baskısı üst sıralarda Önümüzdeki 12 aya ilişkin risk algısında CEO'lar için siber riskler (%30), enflasyon (%25) ve jeopolitik gerilimler (%23) en büyük tehditler olarak öne çıkarken, Türkiye'deki CEO'lar kendilerini en çok siber risklere (%41) ve enflasyona (%39) karşı savunmasız hissediyor. Bunun yanı sıra, gümrük tarifeleri de (%20) CEO'lar için önemli bir endişe kaynağı olarak çıkıyor. Türkiye'de bu oran %14 seviyesinde. Gümrük tarifeleri konusunda ise, en fazla Çin (%28) ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki (%22) CEO'lar etkileneceğini belirtiyor. Öte yandan, CEO'ların %29'u gümrük tarifelerin kâr marjlarını azaltacağını söylüyor. Son 12 ayda küresel CEO'ların %33'ü veri kullanımı ve gizliliği, %29'u ise yapay zekâ güvenliği veya "Sorumlu Yapay Zekâ" konularında paydaşlarından (müşteri, yatırımcı vb.) gelen güven odaklı sorularla karşılaştığını belirtiyor. Bunun yanı sıra, liderlerin %20'si yükselen ticaret tarifelerinden endişe duyduğunu belirtiyor. Türkiye'nin büyüme ajandasında temkinli iyimserlik Araştırma sonuçlarını değerlendiren PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu şunları söyledi: "29. Küresel CEO Araştırmamız, iş dünyasının bir 'bekle-gör' döneminden ziyade 'hızlı adaptasyon' sınavı verdiğini gösteriyor. Türkiye'deki CEO'larımızın gelir büyümesine olan güveninin %24'e gerilemesi, makroekonomik belirsizliklerin ve teknolojik dönüşüm baskısının bir yansıması. CEO'ların %42'sinin dile getirdiği 'hız' endişesi, yapay zekâ yatırımlarının somut bir büyüme motoruna dönüşmesi için doğru liderlik ve yetkinlik dönüşümüyle yönetilmelidir. Belirsizlik çağında fark yaratacak olan; sadece teknolojiye yatırım yapmak değil, bu teknolojiyi operasyonel çeviklikle birleştirip sürdürülebilir bir iş modeline dönüştürebilmektir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Haleon Türkiye'de Üst Düzey Atama Haber

Haleon Türkiye'de Üst Düzey Atama

Dünya çapında tüketici sağlığı alanında öncü konumda bulunan ve Sensodyne, Parodontax, Otrivin, Voltaren ve Centrum gibi güçlü markaları bünyesinde barındıran Haleon, Türkiye’deki organizasyon yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Özlem İnce, Mart 2026 itibarıyla Haleon Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü olarak atandı. Boğaziçi Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümünden mezun olan ve yüksek lisans eğitimini Marmara Üniversitesi İnsan Kaynakları alanında tamamlayan Özlem İnce, çok uluslu ve endüstriyel organizasyonlarda stratejik İnsan Kaynakları İş Ortağı olarak 20 yılı aşkın deneyime sahiptir. Kariyeri boyunca yurt içi ve yurt dışında, global ve bölgesel rollerde organizasyonel dönüşüm, liderlik gelişimi ve insan stratejilerinin iş hedefleriyle uyumlandırılması alanlarında önemli çalışmalara imza attı. İnsan Kaynakları kariyerine Koçbank’ta başlamış olup, akabinde General Electric (GE)’de sekiz yıl boyunca Türkiye ve İtalya ofislerinde insan kaynakları rollerinde görev aldı. İnce, kariyerinin devamında Maersk bünyesinde yedi yıl boyunca sırasıyla Doğu Avrupa, Akdeniz ve Orta Doğu kapsamında yedi ülkeden sorumlu İnsan Kaynakları Liderliği ve İspanya merkezli olarak Avrupa bölgesinin yetenek stratejilerine liderlik yaptı. Haleon’a katılmadan önce ASAŞ Alüminyum’da İnsan Kaynakları ve EHS Direktörü olarak görev yapan İnce, üst düzey yöneticilerle birlikte çalışarak şirketin büyüme hedefleri, yatırım öncelikleri ve organizasyonel dönüşüm süreçleri doğrultusunda insan kaynakları stratejilerinin şekillendirilmesine liderlik etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.