Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dönüşüm

Kapsül Haber Ajansı - Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kesişen Riskler Çağında İş Dünyasının Yeni Başarı Tanımı Sustainable Brands Türkiye 2026'da Şekillenecek Haber

Kesişen Riskler Çağında İş Dünyasının Yeni Başarı Tanımı Sustainable Brands Türkiye 2026'da Şekillenecek

Dünyanın önde gelen sürdürülebilirlik platformlarından Sustainable Brands’in Türkiye organizasyonu olan ve bu yıl 14’üncü kez düzenlenecek Sustainable Brands Türkiye; iş dünyasının gündemine yön veren içerikleri, küresel perspektifleri ve farklı sektörlerden temsilcileri aynı çatı altında buluşturacak. Bugüne kadar 20 binden fazla katılımcı, 1.600’ü aşkın konuşmacı ve 400’den fazla oturuma ev sahipliği yapan Sustainable Brands Türkiye, 29-30 Eylül tarihlerinde kurumların değişen ekonomik, çevresel ve toplumsal koşullar karşısında nasıl daha dayanıklı, çevik ve etkili yapılar oluşturabileceğine odaklanacak. Kesişen Riskler Çağında Kolektif Yükseliş İklim, regülasyon ve dönüşüm gündeminde COP31 ile hız kazanan küresel gelişmeler de konferansın önemli başlıkları arasında yer alacak. Bu gelişmelerin iş dünyası, marka stratejileri ve rekabet gücü üzerindeki etkileri farklı sektörlerden uzmanların katkılarıyla değerlendirilecek. Konferans boyunca dayanıklılığı, güveni ve uzun vadeli değer yaratmayı destekleyen stratejiler; yapay zekâdan tüketici davranışlarına, değer zincirlerinden yeni iş modellerine kadar farklı disiplinlerden uzmanların katkılarıyla ele alınacak. Belirsizlikler karşısında güven inşa eden, dayanıklılığını artıran ve değişime yön verebilen şirketlerin rekabet avantajını nasıl güçlendirebileceği, konferansın temel tartışma başlıkları arasında yer alacak. Sustainable Brands Türkiye Ülke Başkanı Semra Sevinç, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Bugün iş dünyası, birbirini besleyen ekonomik, jeopolitik, teknolojik ve toplumsal risklerin aynı anda yaşandığı yeni bir gerçeklikle karşı karşıya. Bu yeni dönemde başarıyı belirleyen yalnızca büyümek değil; belirsizlikler karşısında dayanıklı, güvenilir ve geleceğe hazır kalabilmek. Sürdürülebilirlik de artık yalnızca çevresel ya da sosyal bir sorumluluk alanı değil; kurumların rekabet gücünü, güvenini ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesini şekillendiren stratejik bir iş yaklaşımı. Sustainable Brands Türkiye 2026'da amacımız; farklı sektörlerden liderleri ortak bir zeminde buluşturarak yeni fikirlerin, güçlü iş birliklerinin ve geleceğe hazır iş modellerinin gelişimine katkı sağlamak. Çünkü kesişen riskler çağında dönüşüm tek başına değil, birlikte mümkün." Dayanıklı Büyümenin Yeni Gündemi Masaya Yatırılacak Sustainable Brands Türkiye 2026’nın programında dayanıklı büyümenin yeni koşulları, teknoloji ve yapay zekâ destekli dönüşüm, yeni tüketici dinamikleri, değer zincirlerinin yeniden tasarlanması, döngüsel ve yenileyici iş modelleri, davranış değişimi ele alınacak. Ayrıca, sürdürülebilir yaşam ile COP31'in öne çıkardığı iklim ve regülasyon gündemi farklı disiplinlerden uzmanların katkılarıyla odak noktasına taşınacak. Yerli ve yabancı konuşmacılar, değişen küresel dinamikler karşısında kurumların ihtiyaç duyduğu yeni stratejileri, ilham veren uygulamaları ve farklı bakış açılarını paylaşacak. Konferans, 29-30 Eylül tarihlerinde Swissôtel The Bosphorus İstanbul’da gerçekleşecek. 2026’nın Öncü Sponsorları Sustainable Brands Türkiye 2026’ya bu yıl dönüşüme liderlik edecek markalar arasında Borusan Otomotiv, Eti, Ferrero Fındık, Akademi Çevre, L'Oréal Türkiye, Cargill ve Nestlé yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özer Matlı’dan Güçlü Mesaj: “60 Bin Üyemiz Dönüşüme Hazır, Asıl Yürüyüş Şimdi Başlıyor” Haber

Özer Matlı’dan Güçlü Mesaj: “60 Bin Üyemiz Dönüşüme Hazır, Asıl Yürüyüş Şimdi Başlıyor”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ekibinin öncülüğünde açılanl Birlikte Çalışma Merkezi, geniş katılımlı bir törenle açıldı. Merkezin önündeki alanı dolduran sanayiciler, tüccarlar, KOBİ temsilcileri, küçük işletme sahipleri, girişimciler, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve basın mensupları, Bursa iş dünyasının geleceğine ilişkin güçlü bir buluşmaya imza attı. Yoğun katılımın yaşandığı törende Bursa iş dünyasına seslenen Özer Matlı, açılışın bir seçim ofisinin faaliyete geçmesinden çok daha büyük bir anlam taşıdığını belirtti. “Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz” Birlikte Çalışma Merkezi’nin kuruluş amacını anlatan Matlı, konuşmasına şu sözlerle başladı: “Bu akşam burada yalnızca bir merkezin kapılarını açmıyoruz. Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz. Buraya özellikle ‘seçim ofisi’ demedik. Çünkü bizim meselemiz yalnızca bir seçimi kazanmak değildir. Bizim meselemiz; Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı 60 bin üyesinin tamamıyla yeniden buluşturmak, her üyemizi odasının gerçek sahibi yapmak ve Bursa’nın geleceğini birlikte kurmaktır. Bu nedenle buranın adı Birlikte Çalışma Merkezi.” Üyelere uzaktan seslenen değil, her komitede, sektörde ve iş kolunda üyeleriyle yan yana çalışan bir yönetim anlayışı oluşturacaklarını belirten Matlı, “Bir kişinin etrafında toplanmaya değil, bütün üyelerimizin gücünü aynı hedefte buluşturmaya geliyoruz. Biz daha yeni başladık” dedi. “Bursa’nın güçlü bir dönüşüme ihtiyacı var” Bursa’nın Türkiye’ye yön veren üretim, ticaret, ihracat ve istihdam merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Matlı, küresel değişim karşısında BTSO’nun mevcut yöntemlerle yoluna devam edemeyeceğini söyledi. Matlı şöyle konuştu: “Bugün çarşıda da fabrikada da atölyede de ofiste de aynı ihtiyacı duyuyoruz: Bursa’nın bir dönüşüme ihtiyacı var. Ticaretin kuralları değişiyor. Teknoloji, finansman, rekabet ve pazarlar değişiyor. Böylesine büyük bir değişim yaşanırken Bursa yerinde sayamaz. BTSO da alışılmış yöntemlerle yoluna devam edemez. Bursa’nın ihtiyacı sadece günü kurtaran adımlar değil, bütün sektörleri kapsayan güçlü bir dönüşümdür. İşte biz bu dönüşümü başlatmak için adayız.” Adaylığının yalnızca bir alternatif oluşturma amacı taşımadığını vurgulayan Matlı, göreve gelmek, sorumluluk almak ve Bursa iş dünyasını geleceğe hazırlamak için yola çıktıklarını söyledi. “Başarı, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür” BTSO’nun kurumsal geçmişine ve kuruluş mirasına sahip çıkacaklarını dile getiren Matlı, birkaç gün önce BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin kabrini ziyaret ettiklerini hatırlattı. Kuruluşundan bugüne kadar emek veren bütün başkanlara, meclis üyelerine, meslek komitesi temsilcilerine ve çalışanlara teşekkür eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapılan her doğru işi Bursa’nın değeri kabul ediyoruz. Ancak geçmişe vefa göstermek, bugünün ihtiyacını söylemeye engel değildir. Tam tersine, o büyük mirasa sahip çıkmanın yolu; kurumu zamanın ihtiyaçlarına göre yenilemek ve daha ileri taşımaktır. Çünkü kurumlar binalarıyla değil, üyeleriyle yaşar. Başarı, yapılan işlerin sayısıyla değil, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür. Kurumlar gücünü makamlarından değil, temsil ettikleri insanların güveninden alır.” “Ben bir koltuğa değil, Bursa iş dünyasının sorumluluğunu taşımaya talibim” Üretimin içinden gelen bir iş insanı olduğunu belirten Özer Matlı, yatırım yapmanın, istihdam oluşturmanın ve binlerce çalışanın sorumluluğunu taşımanın ne anlama geldiğini bildiğini ifade etti. Bugün 32 şirket, 31 marka, 11 sektör, 81 il ve 7 bini aşkın çalışma arkadaşına ulaşan bir yapıyı birlikte kurduklarını belirten Matlı, Bursa Ticaret Borsası’ndaki görev dönemlerinde de kurumun gücünü ve etkinliğini artıran önemli çalışmalara imza attıklarını kaydetti. Matlı, “Bunları kendimi anlatmak için değil; Bursa iş dünyasının önündeki dönüşümü yönetecek tecrübeye, cesarete ve icra gücüne sahip bir ekip olduğumuzu belirtmek için söylüyorum. Ben bir koltuğa değil; Bursa iş dünyasının yükünü, beklentisini ve umudunu taşımaya talibim” dedi. “60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız” 60 Bin üyenin odalarından ayrıcalık değil adalet, mesafe değil temas, söz değil sonuç beklediğini ifade eden Matlı, destek veren ya da farklı düşünen her üyenin BTSO’nun ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı: “Göreve geldiğimizde yalnızca bize oy verenlerin değil, 60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız” diyen Matlı, ticaret ve sanayinin birbirinin rakibi olmadığını belirtti: “Küçük işletmemiz, tüccarımız, KOBİ’miz, sanayicimiz, hizmet sektörümüz ve girişimcimiz bu odanın eşit sahibidir. Bir sektörün gücü diğerinin önüne geçmeyecek. Bir üyenin ölçeği, cirosu, çevresi ya da adresi aldığı hizmetin ölçüsü olmayacak. Odanın imkânları bütün üyelerimize adaletle ulaşacak.” 70 meslek komitesine hedef, yetki ve çalışma bütçesi Yeni yönetim anlayışında BTSO’nun 70 meslek komitesine daha güçlü ve işlevsel bir yapı kazandıracaklarını açıklayan Matlı, komitelerin yalnızca sorun aktaran ve toplantı yapan yapılar olmaktan çıkarılacağını söyledi. Matlı, “Komitelerimiz kendi sektörlerinin geleceğine yön veren, karar süreçlerine katılan ve sonuçları takip eden güçlü çalışma merkezleri olacak. Her komitenin hedefleri olacak, yetkisi olacak, çalışma bütçesi olacak. Komitelerimiz kaynak kullanan, proje geliştiren ve sonuç üreten yapılar hâline gelecek. Çünkü sektörünü en iyi bilenler, o sektörün içinde emek verenlerdir” ifadelerini kullandı. “BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz” Birlikte Çalışma Merkezi’nin ve bugüne kadar yürütülen bütün çalışmaların kendi imkânlarıyla hayata geçirildiğini açıklayan Matlı, bu süreçte BTSO bütçesinden herhangi bir kaynak kullanılmadığının altını çizdi: “Bu merkezi de yürüttüğümüz bütün çalışmaları da kendi imkânlarımızla, kendi emeğimizle ve kendi bütçemizle hayata geçiriyoruz. BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz. Bizim arkamızda odanın bütçesi değil, üyelerimizin güveni var. Bizim gücümüz makamdan değil, sahadan geliyor.” Sahada yürütülen çalışmalara katkı sunan yol arkadaşlarına da teşekkür eden Matlı, ulaşılmayan tek bir üye kalmayana kadar çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Bursa Dönüşüm Planı kamuoyuna açıklanacak Konuşmasında önümüzdeki dönemin çalışma takvimine ilişkin açıklamalarda da bulunan Matlı, Bursa’nın bütün ticaret ve sanayi alanlarını kapsayacak Bursa Dönüşüm Planı’nın yakın zamanda düzenlenecek bir basın toplantısıyla kamuoyuna sunulacağını duyurdu. Planın çarşıdaki esnaftan ihracatçı sanayiciye, küçük işletmelerden teknoloji girişimlerine kadar bütün üyeleri kapsayacağını belirten Matlı, “Hiçbir sektör dışarıda kalmayacak. Hiçbir üye geride bırakılmayacak. Açıkladığımız hiçbir çalışma kâğıt üzerinde kalmayacak. Tek merkez odaklı değil, bütün kentin kapsam içinde tutulduğu bir dönüşüm planı sunacağız.” dedi. Düzenlenecek basın toplantısının tek yönlü bir sunum olmayacağını vurgulayan Matlı şu ifadeleri kullandı: “Bu basın toplantısında amacımız yalnızca bizim konuşmamız değil; basın mensuplarımızın özgürce soru sorması ve her soruya açık yüreklilikle cevap verilmesi olacak. Son dönemde Bursa kamuoyunun haber alma hakkı adına görev yapan basın mensuplarının soru soramadığı, cevap alamadığı, tek yönlü ve seyirlik BTSO etkinliklerinin giderek alışkanlığa dönüştüğünü görüyoruz. Biz sorudan da şeffaflıktan da çekinmeyeceğiz.” Eylül ayında büyük Bursa buluşması Bursa Dönüşüm Planı’nın açıklanmasının ardından Eylül ayı içerisinde Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini buluşturacak geniş katılımlı büyük bir organizasyon düzenleneceğini açıklayan Matlı, açılışın çalışmaların sonu değil başlangıcı olduğunu söyledi. “Kimse bugünkü açılışla yetineceğimizi düşünmesin. Bu akşam yalnızca kapıyı açıyoruz, asıl yürüyüş şimdi başlıyor” diyen Matlı, Bursa iş dünyasına şu çağrıda bulundu: “Gelin, bu yürüyüşe katılın. Fikrinizi, tecrübenizi, itirazınızı ve önerinizi getirin. Komitenizde bir üyemize daha ulaşın. Sektörünüzde bir kapıyı daha çalın. Çünkü dokunduğumuz her üyeyle daha güçlüyüz. Yan yana geldiğimiz her sektörle hedefimize daha yakınız.” Konuşmasını “Birlikte Güçlü, Birlikte İleri” sözleriyle tamamlayan Özer Matlı, Birlikte Çalışma Merkezi’nin 60 bin BTSO üyesinin tamamına açık olacağını vurguladı: “Bu merkez Özer Matlı’nın merkezi değildir. Bu merkez, 60 bin BTSO üyesinin evidir. Birlikte Çalışma Merkezimiz Bursa’mıza ve 60 bin üyemize hayırlı olsun.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrasya Tüneli'nde Döngüsel Tasarım Örneği Haber

Avrasya Tüneli'nde Döngüsel Tasarım Örneği

Dünya, baştan sona bir dönüşüm hikayesidir. Doğada hiçbir şey olduğu gibi kalmaz; taş aşınır toprak olur, ağaç yaşlanır toprağa karışır, su buhara dönüşür, mevsimler birbirinin içinden geçerek yeni başlangıçlara kapı aralar. İnsan eliyle üretilen nesneler de bu döngünün dışında değildir. Kimi zaman kırılır, yırtılır, eskir ya da işlevini yitirir. Oysa her son, yeni bir başlangıcın ihtimalini içinde taşır. Çünkü gerçek dönüşüm, bir nesnenin yalnızca biçimini değil, ona yüklenen anlamı da yeniden yaratabilmektir. Bu hikayenin başlangıcı da doğanın küçük ama beklenmedik bir dokunuşuyla oldu. Bir karganın düşürdüğü taş nedeniyle zarar gören ve enerji üretme işlevini kaybeden güneş paneli, Avrasya Tüneli tarafından atığa dönüştürülmek yerine yeniden değerlendirilmek üzere sanatçı ve akademisyen Dr. Işıl Eğrikavuk’la buluşturuldu. Sürecin merkezinde yalnızca panelin dönüşümü değil, çalışanların da bu dönüşümün bir parçası olması yer aldı. Işıl Eğrikavuk’un çalışanlarla gerçekleştirdiği atölyede, eserin taşıyacağı ortak niyetler ve yerleştirmede kullanılacak bitkiler birlikte belirlendi. Böylece panel, bu kez güneşten aldığı ışığı enerjiye dönüştürmek için değil; sürdürülebilirlik, yaratıcılık ve döngüsel yaşam fikrine ilham vermek için bir sanatçının elinde yeniden hayat buldu. Eğrikavuk: Bu yerleştirme birlikte düşünmenin yaşayan bir daveti Esere, “Birlikte: Diyalog Çemberi” adını veren Işıl Eğrikavuk, eseri şöyle anlatıyor: “Eser, Avrasya Tüneli çalışanlarıyla birlikte gerçekleştirilen bir sürecin sonucunda ortaya çıkan, yaşayan bir katılımcı sanat yerleştirmesidir. Proje, kullanım ömrünü tamamlamış bir güneş panelini yeniden işlevlendirerek sohbeti, karşılaşmayı ve birlikte düşünmeyi teşvik eden ortak bir buluşma alanına dönüştürür. Yerleştirmede bulunan bitkiler ve toprakta yer alan kelimeler, çalışanlarla gerçekleştirilen atölyede birlikte üretilen değerleri ve ortak niyetleri temsil ediyor. Bu eser zamanla değişir, büyür ve onu kullanan insanların hikayeleriyle yaşamaya devam eder. Bu yerleştirme, birlikte düşünmenin ve bakım vermenin yaşayan bir davetidir.” Avrasya Tüneli Genel Müdür Yardımcısı Murat Gücüyener: Kullanım ömrünü tamamlayan malzemeye yeni bir değer kazandırdık Eserin, 28 Temmuz 2026, Salı gerçekleştirilen açılışında Avrasya Tüneli çalışanları birlikte eserin etrafına tohum ekti. Böylece ‘Birlikte: Diyalog Çemberi’ zamanla büyüyen, değişen ve Avrasya Tüneli çalışanlarının katkısıyla yaşamaya devam eden bir bahçe ve diyalog alanına dönüşecek. Avrasya Tüneli’nin sürdürülebilirlik çalışmalarını ve bu çalışmaların güneş panelinin dönüşüm hikayesine nasıl ilham verdiğini anlatan Avrasya Tüneli Genel Müdür Yardımcısı Murat Gücüyener, süreçle ilgili şunları söylüyor: "Avrasya Tüneli, tasarımdan inşaata ve işletme sürecine kadar her aşaması sürdürülebilirlik yaklaşımıyla ele alınan bir proje. Bu anlayış, yatırımcılarımız Yapı Merkezi ve SK ecoplant'ın kurumsal kültürünü ve uzun vadeli vizyonunu da yansıtıyor. Çevresel, sosyal ve yönetişim ilkelerini odağına alan bu yaklaşım, bugün gerçekleştirdiğimiz her uygulamaya yön veriyor. İşletme binamız LEED Gold Sertifikası alacak şekilde tasarlandı ve inşa edildi. Elektrik tüketimimizin tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak Uluslararası Yeşil Enerji Sertifikası (I-REC) ile belgelendirildik. Ayrıca 2021 yılından bu yana sera gazı emisyonlarımızı ISO 14064 standardına göre hesaplayıp uygun karbon kredileriyle dengeleyerek karbon nötr proje statümüzü koruyoruz. Bu yıl aldığımız ISO 14046 Su Ayak İzi Sertifikası ile su yönetiminde de uluslararası standartlara uyumumuzu güçlendirdik. Ancak sürdürülebilirlik bizim için yalnızca enerji verimliliği, karbon yönetimi ya da çevresel performans göstergelerinden ibaret değil. Aynı zamanda kaynakların yaşam döngüsünü yeniden düşünmek, kullanım ömrünü tamamlayan malzemeleri farklı bir değerle yeniden hayata kazandırmak ve bu süreçte insanı merkeze alan çözümler üretmek anlamına da geliyor. Bu yaklaşımla, zarar gören güneş panelini bir atık olarak değil, yeni bir hikayenin başlangıcı olarak gördük. Bir zamanlar temiz enerji üretimine katkı sağlayan bir panelin bugün çalışanları bir araya getiren, birlikte düşünmeyi teşvik eden yaşayan bir bahçe ve diyalog alanına dönüşmesi, sürdürülebilirliğin yalnızca teknik çözümlerden değil, aynı zamanda yaratıcılık, iş birliği ve ilham veren fikirlerden beslendiğini gösteriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOCAR Türkiye, Uluslararası “Hazar Petrol ve Gaz Fuarı”na Katıldı Haber

SOCAR Türkiye, Uluslararası “Hazar Petrol ve Gaz Fuarı”na Katıldı

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı ve entegre endüstri grubu SOCAR Türkiye, Bakü Enerji Haftası kapsamında bu yıl 31’incisi düzenlenen Uluslararası Hazar Petrol ve Gaz Fuarı’na (COG) katıldı. SOCAR Türkiye, fuar kapsamında hazırladığı özel standında Türkiye’deki stratejik yatırımlarını, grup şirketleri arasındaki güçlü sinerjiyi, entegre iş modelini ve bölgesel enerji ekosistemine sağladığı katma değeri ziyaretçilerle paylaştı. SOCAR’ın ana sponsorluğunda gerçekleştirilen ve bölgenin en büyük enerji organizasyonlarından biri olarak kabul edilen fuar, 1-3 Haziran tarihleri arasında Bakü Expo Center’da düzenlendi. SOCAR Türkiye üst yönetiminin de katılım sağladığı fuar kapsamında, kamu ve özel sektör yöneticileri SOCAR Türkiye standını ziyaret ederek şirketin Türkiye’deki stratejik yatırımları, entegre iş modeli ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm vizyonu hakkında bilgi aldı. SOCAR Türkiye, fuar boyunca Petkim, STAR Rafineri, TANAP, SOCAR Terminal, SOCAR Depolama, SOCAR Ticaret ve SOCAR Fiber başta olmak üzere grup şirketleriyle oluşturduğu güçlü entegrasyon modelini ve ortak büyüme yaklaşımını kapsamlı bir içerik kurgusuyla aktardı. Türkiye’de yaklaşık 19,5 milyar dolarlık yatırım SOCAR Türkiye, fuar boyunca Türkiye’de yaklaşık 19,5 milyar dolarlık yatırımla faaliyet yürüttüğü grup şirketleri Petkim, STAR Rafineri, TANAP, SOCAR Terminal, SOCAR Depolama, SOCAR Ticaret ve SOCAR Fiber bünyesinde hayata geçirilen sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve dönüşüm odaklı çalışmaları ve SOCAR Türkiye’nin yeni iş ortaklıklarını tanıttı. Şirketin entegre iş modeli, grup şirketleri arasındaki güçlü sinerji ve Türkiye’nin stratejik enerji ekosistemine sağladığı katma değer ziyaretçilere aktarıldı. Stand alanında yer alan ekranlarda SOCAR Türkiye’nin kurumsal tanıtım filmi ile şirketin Türkiye’de yarattığı ekonomik ve endüstriyel katma değeri anlatan özel içerikler gösterildi. Ayrıca SOCAR Türkiye’nin karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmaları, yeşil enerji yatırımları, biyoteknoloji uygulamaları, kimyasal geri dönüşüm projeleri ve SOCAR Ar-Ge’nin geliştirdiği yenilikçi çözümler ziyaretçilere aktarıldı. Elchin Ibadov: “Entegre yapımızla dönüşüm sürecine katma değer sağlıyoruz” SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov fuarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Enerji sektöründeki dönüşüm artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; teknoloji, sürdürülebilirlik ve entegre iş modelleriyle şekilleniyor. Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı olarak yaklaşık 19,5 milyar dolarlık yatırımımızla, Türkiye’nin işlenmiş petrol ürünleri ihtiyacının yaklaşık %20’sini karşılayarak enerji alanındaki cari açığın azaltılmasına katkı sağlıyoruz. Grup şirketlerimiz arasındaki güçlü sinerji sayesinde rafineriden petrokimyaya, lojistikten yenilenebilir enerjiye kadar geniş bir stratejik enerji ekosistemi oluşturuyoruz. Dijitalleşme ve Ar-Ge odaklı yaklaşımımızla hem sektörün dönüşümüne katkı sağlıyor hem de Türkiye’nin enerji üssü olma vizyonunu desteklemeyi sürdürüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.