Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dostluk

Kapsül Haber Ajansı - Dostluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dostluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TİKA’dan Bangladeş’te Türkiye-Bangladeş Dostluğunu Güçlendiren Eğitim Projesi Haber

TİKA’dan Bangladeş’te Türkiye-Bangladeş Dostluğunu Güçlendiren Eğitim Projesi

Bangladeş’in başkenti Dakka’ya karayolu ile yaklaşık 4 saat mesafede bulunan Feni şehrinde yer alan Feni Atatürk Model Lisesi, 1939 yılından bu yana eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Yaklaşık 1000 öğrencinin eğitim gördüğü okul, Türkiye ile Bangladeş arasındaki tarihi dostluğun önemli sembollerinden biri olarak kabul ediliyor. Uzun yıllar boyunca hizmet veren okul binasında zaman içerisinde iklim koşulları ve yoğun kullanıma bağlı olarak yıpranmalar meydana gelmişti. Bu kapsamda TİKA tarafından okulun tadilat ve tefrişatı gerçekleştirilirken, zemin iyileştirme çalışmaları yapıldı, bahçe alanı yeniden düzenlendi ve kız öğrenciler için oyun alanı oluşturuldu. Ayrıca okul camisinin tadilatı tamamlanarak çeşitli alanlarda boya ve bakım çalışmaları gerçekleştirildi. Projenin açılış törenine TİKA Başkan Yardımcısı Dr. Ali Ercan, TİKA Personel ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı Uğur Vanlıoğlu, yerel yöneticiler, okul yönetimi, öğretmenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Törende konuşan TİKA Başkan Yardımcısı Ercan, Feni Atatürk Model Lisesi’nin Türkiye ile Bangladeş arasındaki köklü dostluğun önemli bir simgesi olduğunu belirterek, TİKA’nın yalnızca fiziki yapıların yenilenmesine değil, eğitimin güçlendirilmesine ve insan kaynağının geliştirilmesine de büyük önem verdiğini ifade etti. Bangladeş’te 2014 yılından bu yana eğitim, sağlık, tarım ve kültürel miras alanlarında çok sayıda proje yürüttüklerini vurgulayan Ercan, iki ülke arasındaki iş birliğinin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini söyledi. Açılış programının ardından yenilenen okul binası ve proje kapsamında oluşturulan alanlar ziyaret edilerek incelemelerde bulunuldu. Öğretmenler ve öğrenciler, gerçekleştirilen çalışmaların eğitim ortamına önemli katkılar sağlayacağını belirterek TİKA’ya teşekkürlerini iletti. TİKA tarafından hayata geçirilen proje, eğitim altyapısının güçlendirilmesinin yanı sıra Türkiye ile Bangladeş arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Daha 17 Ekrana Geliyor: Bodrum’da Başlayan Hikâyenin Merkezinde Kimler Var? Haber

Daha 17 Ekrana Geliyor: Bodrum’da Başlayan Hikâyenin Merkezinde Kimler Var?

Çekimleri Bodrum’da devam eden dizi, farklı sosyal çevrelerden gelen karakterlerin kesişen hayatlarını anlatırken aile bağları, dostluk, hırs, adalet ve sınıf çatışmaları gibi birçok temayı ekranlara taşıyacak. Yapımın yayınlanan karakter detayları, dizinin yalnızca gençlik hikâyesi anlatmakla kalmayacağını, aynı zamanda derin aile ilişkileri ve güçlü karakter mücadeleleri üzerine kurulu bir evren oluşturacağını gösteriyor. İşte Daha 17’nin dikkat çeken karakterleri ve hikâyedeki yerleri… Şebnem ve Hakan: Gücün ve Kontrolün Temsilcileri Dizinin yetişkin karakterleri arasında öne çıkan isimlerden biri olan Şebnem, bulunduğu her ortamda dikkat çeken etkileyici bir kadın olarak izleyici karşısına çıkacak. Hayatını belirli kurallar çerçevesinde şekillendiren, çevresindeki insanları yönlendirme konusunda oldukça başarılı olan Şebnem, ailesini koruma söz konusu olduğunda sınır tanımayan bir karakter profili çiziyor. Hakan ise iş dünyasında elde ettiği başarılarla tanınan güçlü bir isim. Dışarıdan bakıldığında kusursuz görünen hayatının ardında saklanan sırlar, karakterin hikâyesine farklı bir boyut kazandırıyor. Gücü kaybetmekten hoşlanmayan Hakan’ın geçmişi, dizinin en merak edilen unsurlarından biri olacak. Aras ve Leyla Hikâyenin Vicdanını Temsil Ediyor Dizinin genç kahramanları arasında yer alan Aras, küçük yaşta karşılaştığı zorluklar nedeniyle yaşıtlarından daha olgun bir karakter olarak dikkat çekiyor. Hayatın ona sunduğu ağır sınavlara rağmen mücadele etmeyi bırakmayan genç karakter, doğruluk ve adalet duygusuyla hareket ediyor. Haksızlık karşısında sessiz kalmayan yapısı, onu hikâyenin merkezindeki isimlerden biri haline getiriyor. Leyla ise başarılı, özgüvenli ve geleceğe dair büyük hedefleri olan genç bir kadın. Maddi imkânlar içinde büyümesine rağmen ayakları yere basan bir kişiliğe sahip. En büyük tutkusu sinema olan Leyla, kendi hikâyelerini anlatabileceği bir gelecek hayal ediyor. Adalet konusundaki hassasiyeti ise onu Aras’a yakınlaştıran özelliklerden biri olarak öne çıkıyor. Teoman’ın Karanlık Dünyası Dikkat Çekiyor Daha 17’nin en çarpıcı karakterlerinden biri olarak gösterilen Teoman, sahip olduğu ayrıcalıklı hayatın etkisiyle şekillenmiş bir genç. İstediğini elde etmeye alışkın olan karakter, kaybetmeye tahammül edemeyen yapısıyla dikkat çekiyor. Dışarıdan güçlü ve kendinden emin görünse de iç dünyasında sürekli kabul görme ihtiyacı hisseden Teoman, zaman zaman çevresindeki insanları yönlendirmeye çalışan tavırlarıyla hikâyedeki gerilimi artırıyor. Onun kararları ve davranışları, genç karakterler arasındaki dengeleri değiştirecek gelişmelerin kapısını aralayacak. Genç Karakterler Arasında Farklı Dünyalar Çarpışacak Dizide gençlerin farklı yaşam koşulları ve hayalleri üzerinden şekillenen güçlü bir sosyal yapı kuruluyor. Deniz, özgürlüğüne düşkün kişiliği ve keskin bakış açısıyla dikkat çekerken, toplumsal eşitsizliklere karşı duyduğu öfke onu diğer karakterlerden ayırıyor. Çizgi romanlara olan tutkusu ise onun dünyasını şekillendiren önemli detaylardan biri. Barış ise sıcak, samimi ve pozitif enerjisiyle grubun sevilen isimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Teknolojiye olan ilgisi ve yeteneği sayesinde çevresinde farklı bir konuma sahip olan genç karakter, yaşadığı eksikliklere rağmen hayata umutla bakmayı sürdürüyor. Sıla, popülerlik ve başarı peşinde koşan gençler arasında yer alıyor. Görünüşüne ve sosyal statüsüne büyük önem veren karakter, moda dünyasında adını duyurmanın hayalini kuruyor. Ezgi ise enerjik kişiliğiyle dikkat çekiyor. Dijital dünyayla güçlü bağlar kuran genç karakter, sosyal medya üzerinden kendisine yeni fırsatlar yaratmak istiyor. Dostluklar, Gizli Aşklar ve Çatışmalar Hikâyeye Yön Verecek Teoman’ın en yakın arkadaşı olan Kutay, aidiyet duygusunu güçlü şekilde hisseden bir karakter olarak dikkat çekiyor. Arkadaş çevresinin etkisi altında kalmaya yatkın olan genç, duygularını açıkça ifade etmekte zorlanıyor. Özellikle Leyla’ya karşı beslediği hisler, karakterin hikâyesinde önemli bir yer tutacak. Evren ise arkadaş grubunun en sakin ve vicdanlı üyesi olarak öne çıkıyor. Çoğu zaman grubun peşinden gitse de olaylara yaklaşımında daha insani bir bakış açısına sahip olması onu farklı bir noktaya taşıyor. Aile İlişkileri Dizinin Temel Unsurlarından Biri Olacak Daha 17, yalnızca gençlerin hikâyesini değil, onların aileleriyle kurduğu ilişkileri de ekranlara taşıyacak. Özlem, çocuğu için her türlü fedakârlığı yapabilecek güçlü bir anne figürü olarak dikkat çekiyor. Hayatın zorluklarına karşı tek başına mücadele eden karakter, ailesi için ayakta kalmaya çalışıyor. İlhan ise sessiz ve iyi niyetli yapısıyla öne çıkan bir baba. Uzun yılların yorgunluğunu taşıyan evliliği içinde sıkışıp kalmış olsa da ailesine olan bağlılığını korumaya çalışıyor. Nuray karakteri ise hayatındaki eksikliklerin ve hayal kırıklıklarının etkisiyle şekillenen karmaşık bir portre çiziyor. Sahip olamadıklarının yükünü taşıyan karakterin özellikle Şebnem’e duyduğu hayranlık dikkat çekiyor. Okul ve Otorite Figürleri Hikâyede Önemli Rol Oynayacak Dizide gençlerin hayatını etkileyen yetişkin figürler arasında komiser Mustafa ve okul müdürü Remzi de yer alıyor. Mustafa, disiplinli ve sert karakteriyle dikkat çeken bir isim. Oğluyla arasındaki mesafeli ilişki, karakterin özel hayatındaki çatışmaları gözler önüne seriyor. Okul müdürü Remzi ise bulunduğu düzeni korumayı seven ve güçlü insanlarla dengeli ilişkiler kurmayı bilen bir yönetici profili çiziyor. Okul ortamında yaşanacak gelişmelerde önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Bodrum’un doğal atmosferinde çekilen Daha 17, birbirinden farklı karakterlerin yollarının kesiştiği, gençlik heyecanını aile dramlarıyla harmanlayan hikâyesiyle yeni sezonun dikkat çeken yapımları arasında yer almaya aday görünüyor. Güçlü oyuncu kadrosu ve karakter odaklı anlatımıyla dizi, ekran başındaki izleyicilere yalnızca bir gençlik hikâyesi değil, farklı kuşakların çatışmalarını ve ortak mücadelelerini de sunmayı hedefliyor.

Koç Üniversitesi, 12. Haliç Dostluk Kupası’nda Güçlü Performansıyla   Öne Çıktı Haber

Koç Üniversitesi, 12. Haliç Dostluk Kupası’nda Güçlü Performansıyla Öne Çıktı

Yarışın ardından ödül töreninde konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti, “Bu yıl 12.sini düzenlediğimiz Haliç Dostluk Kupası yine son derece sportmen bir mücadeleye sahne oldu. İki üniversitemizin böyle bir geleneği olması gerçekten çok değerli. Bunu yaşattığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum. Bu yıl yarışın Anneler Günü’ne denk gelmiş olmasından da ayrı bir mutluluk duyuyoruz. Bu vesileyle tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, onların emeklerini minnetle anıyorum” dedi. Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Başar ise kazanan ekibi tebrik ederek,“ Spor bizi birleştirdi, birleştirmeye devam edecek. Haliç'teki dostluğumuz çok kıymetli hepimiz için. Göstermiş olduğunuz emeğinizin karşılığında bugün burada var oldunuz, bu yarışa çıktınız. Bu her şeyden çok daha önemli bizim için. Ayrıca tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutlarım” dedi. Koç Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesi kürek takımları, “Haliç Dostluk Kupası” kapsamında bu yıl da Haliç’te yarıştı. 10 Mayıs 2026 Pazar günü gerçekleştirilen organizasyonda Koç Üniversitesi kürek takımı birincilik elde etti. Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü önünden başlayarak Rahmi M. Koç Müzesi önünde sona eren Haliç parkurundaki 2.100 metrelik yarış, izleyicilere çekişmeli anlar yaşattı. Genç sporcular, dakikada ortalama 36 kürek çekerek yüksek tempolu bir mücadele sergiledi. Koç Üniversitesi kürek takımı, 6 dakika 53 saniyelik derecesiyle yarışı birincilikle tamamladı. Koç Üniversitesi kürek takımı, antrenör Yalçın Fidancı yönetiminde; dümenci Beyza Ateş ve sporcular Arda Berat Çekeceker, Salihcan Kahraman, Çağlar Dayıoğlu, Berkay Öztürk, Emirhan Çakır, Çağan Dayıoğlu, Ozan Demir ve Burak Erten’den oluşan kadrosuyla güçlü bir performans sergiledi. Yarışın ardından Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenen ödül töreninde konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Sitti şunları söyledi: “Öncelikle her iki takıma da tebrikler. İki üniversitemizin böyle bir geleneği olması gerçekten çok değerli. Bunu yaşattığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum. Sporun içinde dostluk, rekabet, disiplin ve bolca adrenalin olan versiyonlarını her zaman ayrı bir keyifle izliyorum. Kürek de bunların en zarif olanlarından biri ve müthiş bir uyum işi. Aynı anda hareket etmek, aynı ritmi yakalamak, birbirine güvenmek… Bunlar sadece sporda değil, hayatta da en zor ve en değerli şeyler” dedi. Diğer taraftan, bu yıl yarışın Anneler Günü’ne denk gelmiş olmasından ayrı bir mutluluk duyduklarını kaydeden Prof. Dr. Metin Sitti: “Hepimizin hayatında ilk ritmi, ilk disiplini, ilk dayanıklılığı öğreten insanlar annelerimiz… Belki de bugün burada izlediğimiz o uyumun, o azmin ve o kararlılığın temelinde onların emeği var. Bu vesileyle tüm annelerimizin Anneler Günü’nü şimdiden kutluyor, onların emeklerini minnetle anıyorum.” dedi. Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Başar ise “Spor bizi birleştirdi, birleştirmeye devam edecek. Haliç'teki dostluğumuz çok kıymetli hepimiz için. Göstermiş olduğunuz emeğinizin karşılığında bugün burada var oldunuz, bu yarışa çıktınız. Bu her şeyden çok daha önemli bizim için. Çok teşekkür ederiz bize bugünü yaşattığınız için. Ev sahipliği için başta rektörümüz olmak üzere bütün Koç Üniversitesi mensuplarına çok teşekkür ederim. Bu vesileyle Anneler Günü’nü de kutlarım. Herkese güzel bir gün dilerim” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Spor Coşkusu Haber

Nilüfer’de Spor Coşkusu

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer İlçe Kaymakamlığı, Nilüfer ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Nilüfer Belediyespor Kulübü iş birliğinde gerçekleştirilen Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri, Cengiz Göllü Spor Salonu’nda düzenlenen coşkulu törenle başladı. 20 Nisan-20 Mayıs tarihleri arasında yapılacak Nilüfer 24. Uluslararası Spor Şenlikleri’nin açılış törenine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Nilüfer Belediyespor Başkanı Muharrem Or, İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Kahraman Şık, Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdür Vekili Ekrem Uğurlu, Bursaspor Başkanı Enes Çelik, kamu, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Şenliğin sunuculuklarını ise Nilüfer Kent Konseyi Çocuk Meclisi gönüllüleri Lena Kahyaoğlu ve Barçın Güven yaptı. Açılışta Nilüfer Özel Mesleki Eğitim Okulu’nun işaret diliyle İstiklal Marşı okundu. 8 KARDEŞ KENTTEN KATILIM Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 24 yıldır bu geleneği yaşatmanın gururu içinde olduklarını söyledi. Geçen yıl 166 okuldan 20 bini aşkın öğrencinin şenliklere katıldığını dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Bu yıl da 171 okuldan 20 bin öğrencimiz, 24 farklı branşta mücadele edecek. Artistik cimnastikten satranca, atletizmden basketbola, yüzmeden okçuluğa kadar geniş bir yelpazede yarışmalar yapılacak. Uçurtma şenliği, okul öncesi şenliği ve özel eğitim şenliğimiz de bu coşkunun parçası olacak” dedi. Şenliklerin aynı zamanda bir kardeşlik buluşması olduğunu anlatan Başkan Şadi Özdemir, “8 kardeş kentimizden yaklaşık 100 öğrenci de aramızda olacak. Sporun evrensel dilini konuşarak sınırları aşacaklar, dostluklar kuracaklar. Onları Nilüfer’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz” diye konuştu. ÇOCUKLARIN NEŞESİ GENÇLİĞİN ENERJİSİ Şenliklerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın kapsadığını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Yani bu şenlik, hem çocuklarımızın neşesi hem de gençliğimizin enerjisi demek. Biz Nilüfer’i bir spor kenti yapmak istiyoruz. Sporu sadece kupa ve madalya kazanmak olarak görmüyoruz. Spor herkes için eşit bir haktır. Bu yüzden erişilebilir olmalı, bir yaşam biçimine dönüşmelidir. Her yaştan, her kesimden çocuklarımız burada buluşuyor. Kazanan hep dostluk, kardeşlik ve barış olsun. Şenliğimiz kutlu olsun” dedi. Tören Nilüfer İsmail Kadriye Solakoğulları Ortaokulu, Mualla Türkün Anaokulu, Hasanağa İlkokulu, Nilüfer Belediyespor Kulübü cimnastik ve halk dansları gösterileriyle sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Minikler Göbeklitepe’nin Gizemli Dünyasına Yolculuk Yaptı Haber

Minikler Göbeklitepe’nin Gizemli Dünyasına Yolculuk Yaptı

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İzmir Kültür AŞ tarafından sahnelenen “Dünyanın Göbeğine Yolculuk” adlı müzikli çocuk oyunu, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde minik izleyicilerle buluştu. Göbeklitepe’nin gizemli dünyasını sahneye taşıyan oyun, iki seans boyunca salonu dolduran çocuklara ve ailelerine unutulmaz bir gün yaşattı. Inspera Çocuk Tiyatrosu tarafından hazırlanan yapım, renkli sahne tasarımı, özgün müzikleri ve tempolu anlatımıyla büyük ilgi gördü. Gizemli bir tren yolculuğuyla başlayan hikâye, çocukları merak, keşif ve dostluk temaları etrafında gelişen eğlenceli bir maceraya sürükledi. Zaman zaman kahkahaların, zaman zaman alkışların yükseldiği salonda minik izleyiciler oyuna büyük bir heyecanla eşlik etti. Çocuk kitapları için satış noktası kuruldu 6 yaş ve üzeri çocuklara yönelik hazırlanan oyun, ailelerin de yoğun katılımıyla gerçekleşti. İki seansın da tamamen dolduğu etkinlikte çocuklar hem eğlendi hem de insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden biri olan Göbeklitepe hakkında keyifli bir keşfe çıktı. Etkinlik alanında ayrıca İzmir Kültür AŞ tarafından yayımlanan çocuk kitapları için satış noktası kuruldu. Minikler ve aileleri, tiyatro deneyimini kitaplarla da zenginleştirerek çocuklara yönelik hazırlanan yayınlara yoğun ilgi gösterdi. Eğlendirirken düşündüren içeriğiyle dikkat çeken “Dünyanın Göbeğine Yolculuk”, çocuklara kültürel mirasa dair farkındalık kazandırırken aileleriyle birlikte paylaşabilecekleri özel bir tiyatro deneyimi sundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİKA’dan Pakistan’da 2000 Aileye Ramazan Gıda Desteği Haber

TİKA’dan Pakistan’da 2000 Aileye Ramazan Gıda Desteği

Üç farklı partner kuruluş iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında üç bölge ve sekiz şehirde toplam 2000 aileye gıda paketiulaştırıldı. Proje çerçevesinde TİKA ve Pakistan Beytülmal iş birliğiyle İslamabad, Rawalpindi, Peşaver ve Mardan’da 1000 aileye, Azad Cammu ve Keşmir Zekat Bakanlığı iş birliğiyle Muzafferabad ve Haveli Kahuta’da 500 aileye, Gazali Eğitim Vakfı iş birliğiyle ise Lahor ve Multan’da 500 aileye gıda desteği sağlandı. Programın İslamabad ayağı, 25 Şubat 2026 tarihinde Pakistan Beytülmal iş birliğiyle gerçekleştirildi. Düzenlenen dağıtım programına T.C. İslamabad Büyükelçisi İrfan Neziroğlu ve TİKA İslamabad Koordinatörü Saliha Tuna katıldı. Program sırasında Büyükelçi Neziroğlu, hak sahibi ailelerle sohbet ederek Ramazan ayı vesilesiyle tebriklerini iletti. Büyükelçi Neziroğlu, Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü kardeşlik bağlarına dikkat çekerek, iki ülkenin zor zamanlarda her zaman birbirine destek olduğunu vurguladı, Ramazan ayının bereketini paylaşmanın ise bu güçlü kardeşlik bağlarını daha da pekiştirdiğini ve bundan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. TİKA tarafından yürütülen Ramazan gıda yardımı programı, özellikle dar gelirli ve yetim ailelerinin temel gıda ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlarken, Türkiye ile Pakistan arasındaki dostluk ve dayanışma bağlarının güçlenmesine de vesile oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muğla’nın Bacaları ve Japonya’nın Balıkları İle Gelen Ödül Haber

Muğla’nın Bacaları ve Japonya’nın Balıkları İle Gelen Ödül

Dünya’nın barış üzerine çalışan en büyük kurumlarından biri olan, 2024 yılında Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin üyesi olduğu ve aktif şekilde çalışmalarına katkı sağladığı Mayors for Peace” Barış için Belediye Başkanları ağı 2025 yılında Çocuk Resim Yarışması düzenledi. Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından duyurusu yapılan “Peaceful Towns” 2025 Çocuk Resim Yarışması’na Muğla’dan Elif Kayra Taşkaya katıldı ve uluslararası jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda yarışmanın en prestijli, özel ödüllerinden biri olan “Mayors for Peace Genel Sekreteri Ödülü”ne layık görüldü. Yarışmaya 19 ülke, 153 şehir 8 bin 79 eserle katıldı. Elif Kayra Taşkaya’nın eseri 8 bin 79 eser arasından seçilerek önemli bir başarıya imza attı. Mayors for Peace üyesi şehirler tarafından yürütülen yarışmada en önemli ödüllerden birini alan Elif Kayra Taşkaya ödül alan eseri ile ilgili şunları söyledi; “Okyanuslarla çevrili Japonya’nın turuncu balıkları, ormanlarla çevrili Muğla’nın simgesi hâline gelmiş bacaların kardeşleridir. Balıklar özgürlüğe doğru yüzerken, kollarımdaki saf güvercinlerle barışa olan inancımı göstermek istedim. Sevgi, barış ve dostluk adına bu dileğin dünyadaki tüm ülkelerde gerçekleşeceğine inanıyorum.” Başkan Aras; “Yurtta Ve Dünyada Barış İçin Her Platformda Elimizden Gelen Çabayı Göstermeye Devam Edeceğiz” Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras dünyanın her coğrafyasında barışın yaşanması için mücadele eden Barış için Belediye Başkanları ağının önemli çalışmalara imza attığını söyledi ve bu ağın düzenlediği resim yarışmasında ödül alan Muğlalı Elif Kayra Taşkaya’yı tebrik etti. Başkan Aras; “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Barış Dünya’da Barış” sözünü şiar edinen bizler 2024 yılında Mayors for Peace (Barış için Belediye Başkanları) ağına üye olduk. Bu ağın dünya genelinde barış için yaptığı çalışmalara aktif katılıyoruz. Barış için Belediye Başkanları Ağı 2025 yılında “Peaceful Towns” Çocuk Resim Yarışması düzenledi. Bu yarışmaya Muğla’mızdan Elif Kayra Taşkaya çok anlamlı bir resimle katılarak “Mayors for Peace Genel Sekreteri Ödülü”nü kazandı. Muğlalı evladımızın çizgileri ile barışı resmetmesi, Muğla’nın bacaları ile Japonya’nın turuncu balıklarının kardeş olduğunu beyaz güvercinlerin kanatları altında anlatması geleceğimiz çocukların ne kadar güçlü, pozitif, yapıcı düşüncelere sahip olduğunu gösteriyor. Elif Kayra Taşkaya bizleri hem gururlandırdı hem de çok mutlu etti. Tertemiz düşünceleri, kıtaları barış ve sevgiyle birleştiren resmi için evladımızı bir kez daha kutluyorum. Sevgi ve mutluluğun hakim olduğu, yurtta ve dünyada barış için her platformda elimizden gelen çabayı göstermeye devam edeceğiz.”

Emir Turan, Belçika’nın Eskişehir Fahri Konsolosu Oldu! Haber

Emir Turan, Belçika’nın Eskişehir Fahri Konsolosu Oldu!

Atamayla ilgili olarak düzenlenen resepsiyonda konuşan Turan, Eskişehir’in ekonomik potansiyelini, girişimci ruhunu ve zengin kültürel mirasını Belçika’da daha fazla tanıtmak ve Belçika’nın sunduğu fırsatları Eskişehir’e taşımak için çaba göstereceğini söyledi. Belçika, Türkiye’de önemli bir diplomatik adım attı. ETi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emir Turan, Eskişehir’e Belçika Fahri Konsolosu olarak atandı. Belçika’nın Eskişehir’e verdiği önemi ve Emir Turan’a duyduğu güveni ortaya koyan bu atamayla ilgili bilgi vermek amacıyla 10 Aralık Çarşamba günü Eskişehir’deki Sempre restoranda bir resepsiyon düzenlendi. Resepsiyona Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Belçika Büyükelçisi Hendrik Van de Velde ve Emir Turan’ın yanı sıra Eskişehir Milletvekilleri İbrahim Arslan, Jale Nur Süllü ve Utku Çakırözer, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Eskişehir İl Jandarma Komutanı Erhan Demir ile protokol üyeleri katıldı. Resepsiyonda konuşma yapan Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Belçika Fahri Konsolosluğu’nun Eskişehir’de açılmasının şehir için önemli bir kazanım olduğunu ifade ederek Eskişehir’in sosyal, ekonomik ve kültürel dinamizmiyle Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri olduğunu vurguladı. Belçika Büyükelçisi Hendrik Van de Velde şunları söyledi: “Fahri Konsolosluk görevi yalnızca törensel bir unvan değildir, gerçek bir misyondur. İnsanları bir araya getirmek, zorluk yaşayanlara destek olmak, başarıları, fikirleri ve dinamizmi görünür kılmak ve nihayetinde dünyamızı daha güçlü ve daha insani kılan köprüler kurmak anlamına gelir. Eskişehir ve onun dinamik bölgesiyle birlikte bu misyon gerçek anlamda karşılığını buluyor. Türkiye’nin bu canlı bölgesi, Belçika’nın burada bir sese sahip olmasını bekliyordu, bugün o köprü kuruluyor.” Daha sonra söz alan Emir Turan ise Fahri Konsolos olarak görevlendirilmekten duyduğu büyük onuru paylaşmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşadığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Eskişehir Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri. Havacılık ve raylı sistemlerden makine ve metal sanayine, gıdadan kültür-sanat üretimine kadar geniş bir yelpazede güçlü bir ekonomik yapıya sahip. Şehrimiz, yıllardır istikrarlı bir ihracat performansı sergiliyor ve bugün 170'den fazla ülkeye üretim gücünü ulaştırıyor. Bu başarıyı sağlayan Eskişehirli girişimcilerin, mühendislerin ve üreticilerin uluslararası arenada daha görünür olmasını sağlamak hepimizin görevi.” Turan sözlerini şöyle sürdürdü: “Üstlendiğim bu görev, sadece Eskişehir için değil, ülkemiz ve Belçika arasındaki dostluk ve iş birliğine katkı sunma sorumluluğunu da taşıyor. Eskişehir’in ekonomik potansiyelini, girişimci ruhunu ve zengin kültürel mirasını Belçika’da daha fazla tanıtmak ve aynı şekilde Belçika’nın sunduğu fırsatları da Eskişehir’e taşımak için elimden gelen çabayı göstereceğim. Bu görevi bana layık gören herkese teşekkür ediyorum. Eskişehir ile Belçika arasındaki bağı daha güçlü, daha verimli ve uzun soluklu hale getireceğimize inanıyorum.” Emir Turan’ın Fahri Konsolos olarak atanması Eskişehir’de büyük memnuniyet yarattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.