Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Döviz Geliri

Kapsül Haber Ajansı - Döviz Geliri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Döviz Geliri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi Haber

Uzakdoğu Ülkeleri Kuru İncirimizi Çok Sevdi

Cennet meyvesi kuru incirin 2026 ürünü yeni mahsul ihracat yolculuğu için ilk yükleme/ihraç tarihi 28 Eylül 2026 Pazartesi olarak belirlendi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, yeni sezon öncesinde kuru incirde kalite ve gıda güvenliği arttırmak amacıyla yoğun bir mesai verdiklerini dile getirdi. Üreticilere örnek olması ve sergi yerlerinden aflatoksinli kuru incirlerin seçilerek ayıklanabilmesi amaçlı üretim bölgelerindeki muhtarlar aracılığıyla taşınabilir UV el lambaları Aydın ve İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda dağıttıklarını aktaran Gabay, “Sağlıklı hasat ve kurutma sağlanabilmesi için yine Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonun kurutma kerevetleri ve üretici bilgilendirme broşürleri dağıttık. Türkiye’nin en prestijli ürünlerinden kuru incirde güzel bir sezon geçirmek adına yoğun mesai veriyoruz” dedi. Türkiye’nin 2025/26 sezonununda 15 Ekim 2025-08 Eylül 2026 tarihleri arasında 2025 ürünü 55 bin ton kuru incir ihraç ederek 343 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Gabay şöyle devam etti; “Sezon sonunda 350 milyon doları aşacağımıza inanıyoruz. 2026-27 sezonunda kuru incir ihracatında 60 bin tonun üzerine çıkmayı hedefliyoruz.” Uzakdoğu’nun payı yüzde 16’ya yükseldi Türkiye’nin kuru incir ihraç ettiği pazarlarla ilgili bilgi veren Başkan Gabay, Avrupa Birliği’nin 17 bin 775 ton kuru incir talebiyle yüzde 32 pay aldığını ve liderliğini sürdürdüğüne işaret etti. Gabay; “Amerika kıtasına yaklaşık 16 bin ton kuru incir ihraç ettik. Uzakdoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 29’luk artışla 7 bin tondan 8 bin 795 tona yükseldi. Uzakdoğu ülkelerinin ihracatımızdaki payı yüzde 13’ten yüzde 16’ya çıktı. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde yaptığımız tanıtım çalışmalarının meyvelerini aldığımızı görüyoruz. Uzakdoğu pazarında hedefimiz ihracatımızın yüzde 25’ini bu ülkelere yapabilir konuma gelmek” ifadelerini kullandı. Kuru incir ihracatında Amerika Birleşik Devletleri 58 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, ikinci sırada 44,5 milyon dolarla Almanya ve üçüncü sırada 44 milyon dolarla Fransa yer aldı. Türkiye’den kuru incir talebini yüzde 249’luk artışla 5 milyon dolardan 17,7 milyon dolara çıkaran Çin, Türkiye’nin en çok kuru incir ihraç ettiği ülkeler sıralamasında dördüncü sıraya tırmandı. Kanada 13,5 milyon dolarlık kuru incir ihracatıyla beşinci oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kiraz İhracatında 2025 Yılının Yaraları Sarıldı Haber

Kiraz İhracatında 2025 Yılının Yaraları Sarıldı

Türkiye, 2026 yılın 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 68 bin 737 ton kiraz ihraç ederek 235 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. Kiraz ihracatımız 2025 yılının 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 6 bin 40 ton karşılığı 47 milyon 728 bin dolar olmuştu. Kiraz ihracatı 2025 yılına göre göre miktar bazında 11 kat, döviz getirisi 4 kat yükseldi. Başkan Balık: "Kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladık" Türkiye’nin kiraz üretiminde dünya birincisi olduğunu, ihracatta da ilk 3-4 ülke arasında yer aldığını paylaşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2025 yılında çiçeklenme döneminde kirazı donun vurduğunu bu nedenle 2025 yılında ihracatta büyük düşüş yaşandığını, 2026 yılında kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladıklarını dile getirdi. 2026 yılının Türk kiraz ihracatı açısından dikkat çekici bir performans sergilediğini belirten Balık, “2026 yılının geride kalan diliminde 68 bin tonu aşan kiraz ihracatı karşılığında 235 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat miktarında yaklaşık 11 katlık, ihracat değerinde 4 katlık artış yaşadık” ifadelerini kullandı. Kiraz ihracatında 34 ülkeden 52 ülkeye çıktık Kiraz ihracatının yalnızca miktar ve değer açısından değil, pazar çeşitliliği bakımından da olumlu bir seyir izlediğine dikkat çeken Balık şöyle devam etti: “2025 yılında 34 ülkeye kiraz ihraç edilirken bu yıl bu sayı 52'ye yükseldi. İspanya, İtalya, Litvanya, Letonya, Birleşik Krallık ve İrlanda'nın da aralarında bulunduğu 21 pazara yeniden ya da ilk kez ihracat gerçekleştirdik. Türk kirazının uluslararası pazarlardaki konumu güçlendi. Almanya 74 milyon dolarlık ihracatla en büyük pazar olmayı sürdürdü. Rusya Federasyonu'na 67,5 milyon dolarlık, Polonya'nın 29 milyon dolarlık ve Irak'a 26,5 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştık. 2027 yılında iklimsel bir sıkıntı yaşamadığımız takdirde kiraz ihracatında 250 milyon dolara ulaşmak hedefimiz olacak.” Uzak Doğu’da güç kazanmak istiyoruz İlk dört pazarın toplam kiraz ihracatının yaklaşık yüzde 85'ini oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Balık, "Mevcut pazarlardaki güçlü konumumuzu korurken ihracatımızı daha sürdürülebilir hale getirmek için pazar çeşitlendirme çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Özellikle Uzak Doğu ülkeleri başta olmak üzere yüksek potansiyele sahip pazarlarda Türk kirazının bilinirliğini artırmaya ve ihracat ağımızı genişletmeye odaklanacağız. Çin’e ihracatımızın açılması için çabalarımız sürüyor. Kısa sürede sonuç almayı ümit ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı    Haber

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı  

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin TÜİK verilerinden yaptığı derlemeye göre, Patates, Kuru Soğan, Domates, Hıyar, Biber, Karpuz, Elma, Şeftali-Nektarin, Kayısı, Kiraz, Portakal, Mandalina, Limon, İncir, Kivi, Muz, Üzüm, Çilek ve Nar üretimi ve ihracatı mercek altına alındı. Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin ana omurgasını oluşturan 20 üründe 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton seviyesinde olan üretim, 2024 yılında yüzde 50’lik artışla 51 milyon 560 bin ton seviyesine ulaştı. 2025 yılında yaşanan iklim krizi nedeniyle bu ürünlerin üretiminde yüzde 14’lük kayıp yaşandı ve üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Türk yaş meyve sebze sektörü 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat performansı ortaya koyarken, 2024 yılı sonunda yüzde 175’lik rekor artışla 3 milyon 669 bin tona ulaştı. 2002 yılında üretimin yüzde 3,8’i ihraç edilirken, 2024 yılında yüzde 7,1’e yükseldi Yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında ürettiği ürünlerin yüzde 3,8’ini ihraç edebiliyorken, 2024 yılında toplam üretimin yüzde 7,1’ini ihraç etme başarısı gösterdi. Balık: “İhracat üretimden daha hızlı büyüdü” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan zincirde önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlara daha etkin şekilde taşımayı başardığını söyledi. Yaş meyve ve sebze sektörünün üretim artışından çok daha yüksek bir ihracat performansı ortaya koyduğunu vurgulayan Cengiz Balık, şunları söyledi: "2002-2024 dönemine baktığımızda üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken ihracatımız yüzde 175'in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün sadece üretim yapan değil, aynı zamanda dünya pazarlarında güçlü bir şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimde elde ettiğimiz başarıyı ihracata dönüştürme kabiliyetimiz her geçen yıl güçleniyor. 2025 yılında yaş meyve sebze ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 yılında ihracatımızın 4,5 milyar doları aşmasını hedefliyoruz.” Mandalina yaş meyve sebze ihracatının lokomotifi oldu Yaş meyve sebze sektöründe ihracatta öne çıkan ürünler hakkında da bilgi veren Başkan Balık, özellikle mandalinanın son yılların ihracat yıldızı olduğunu söyledi. Balık; “Mandalina ihracatımız 2002 yılında 247 bin ton seviyesindeyken 2024 yılında 702 bin tona, 2025 yılında 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki başarısının en somut göstergelerinden biridir. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik. 913 milyon dolarlık döviz geliri elde ettik.” Elma ihracatı yüzde 2110 arttı 2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024 yılında yüzde 101’lik artışla 4 milyon 420 bin tona çıktığının altını çizen Balık, elma ihracatının 2002 yılında 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının 2024 yılında 315 bin tona fırladığını, elma ihracatının miktar bazında yüzde 2100 artış kaydettiğini, ortalama ihraç fiyatının da yüzde 43 arttığını ve 190 milyon dolar dövizi elma ihracatından kazandığımızı vurguladı. 2002 yılında incir, kivi, çilek ve muz ihracatı yokken günümüzde önemli ihraç kalemleri haline geldiğine dikkati çeken EYMSİB Başkanı Cengiz Balık, “İncirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat yapar konuma geldik. Bunun yanında limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de önemli ihracat başarıları elde ettik” ifadelerini kullandı. Katma değerli ihracatta önemli mesafe alındı Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, ihracat birim fiyatlarının da önemli ölçüde yükseldiğine dikkat çeken Balık, Türk ürünlerinin dünya pazarlarında daha yüksek katma değer oluşturduğunu ifade etti. Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “"Birçok üründe kilogram başına ihracat değerlerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0.58 USD/Kg olan ortalama ihraç fiyatımız 2024 yılı sonunda 1,28 USD/Kg’a yükseldi. Bu değişim, ürünlerimizin kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Artık sadece daha fazla ürün satan değil, ürününü daha değerli satan bir sektör konumundayız." İklim değişikliğine karşı ortak mücadele çağrısı İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin son yıllarda daha belirgin hale geldiğini ifade eden Cengiz Balık, sektörün sürdürülebilir büyümesi için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Balık; “Don, kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar üretim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihraç etmeye ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha da önem kazanacak” ifadelerini kullandı. Hedef: Dünya pazarlarında daha güçlü bir Türkiye Türk yaş meyve ve sebze sektörünün güçlü üretim altyapısı, deneyimli üreticileri ve ihracatçılarıyla küresel pazarlardaki büyümesini sürdüreceğini vurgulayan Balık, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği, üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın en önemli yaş meyve sebze tedarikçilerinden birisi konumunda. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak ülkemizin yaş meyve sebze ihracatını daha da yukarı taşıyacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür Oldu Haber

Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür Oldu

Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve Antep fıstığının domine ettiği kuru meyve sektöründe hayati kararların alındığı Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanlığına oy birliğiyle Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür seçildi. Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu ilk toplantısını Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirdi Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı seçilirken, Başkan Yardımcılıklarına Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Bakır ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep oy birliğiyle seçildiler. Önceliklerimiz tanıtım, kalite ve gıda güvenliğini artırmak Türk kuru meyvelerinin tanıtımı için TURQUALITY ve URGE Projelerine ağırlık vereceklerini, fuarlarda Türk kuru meyvelerinin daha görünür olması için birlik ve beraberlik içinde mesai vereceklerini dile getiren Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür, hedef pazarlar olarak Çin ve Hindistan’a yoğunlaşacaklarını, odaklanacakları başlıklardan birisinin de kalite ve gıda güvenliğini arttırmak olacağını vurguladı. Kuru meyve sektöründeki sorunların çözümüne yönelik olarak İzmir, Gaziantep ve İstanbul’daki Kuru Meyve İhracatçı Birlikleri olarak ortak hareket edeceklerinin altını çizen Özgür, “Bu amaçla üretim bölgelerinin nabzını tutmak amacıyla Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Toplantılarını kuru meyve üretim bölgelerinde yapma konusunda da mutabık kaldık. Çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru incirde aflatoksin, okratoksin oluşumunun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, üreticiler, üniversiteler, araştırma enstitüleri, tüccarlar ve sektörün tüm paydaşlarıyla ortak projeler geliştireceğiz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de 2025 yılında yaşanan iklim krizinin etkilerini 2025/26 kuru meyve ihraç sezonunda güçlü bir şekilde hissettiklerini aktaran Başkan Özgür kuru meyve sektörünün 2026 yılı ihracat performansı hakkında şöyle konuştu; “1 Ocak – 15 Mayıs 2026 döneminde 115 bin ton kuru meyve ihraç ettik ve 601 milyon 235 bin dolar dövizi ülkemize kazandırdık. 2025 yılının aynı döneminde ihracatımız 138 bin 220 ton karşılığı 678 milyon 848 bin dolar olmuştu. Miktar bazında yüzde 17, döviz getirisinde yüzde 11 kaybımız oldu. 2026 yılında iklim koşulları daha iyi seyir izlediği takdirde ihracattaki kayıplarımızı telafi edebiliriz. Yıllık 2 milyar dolar ihracat rakamına ulaşabiliriz.” Türkiye, 1 Ocak – 15 Mayıs 2026 tarihleri arasında 166 milyon dolarlık çekirdeksiz kuru üzüm ihraç ederken, kuru incir ihracatı 134 milyon dolar oldu. Kuru kayısı ihracatı 97 milyon dolar olarak kayıtlara geçerken, Antep fıstığından elde edilen döviz geliri 50,5 milyon dolar oldu. Badem ihracatı 38,5 milyon dolar, çam fıstığı ihracatı 14 milyon dolar, ceviz ihracatı 11,5 milyon dolar ve leblebi ihracatı 10 milyon dolar döviz kazandırdı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, EKMİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ferhat Şen, EKMİB Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Bayhan, Nejat Almış, Miray Usta, Naci Çetin, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yalçın Geyik ve GAİB Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Abdülkadir Çıkmaz, İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Semih Ergüder ve İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Çınar, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Üyesi olarak görev yapacaklar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Levrek Ve Çipurada Fileto İhracatı İhracata Güç Kattı Haber

Levrek Ve Çipurada Fileto İhracatı İhracata Güç Kattı

Türk su ürünleri sektörü, 2026 yılının Ocak – Nisan döneminde ihracatını yüzde 21 artırarak 737 milyon dolara ulaştırdı. Levrek ve çipurada fileto ihracatındaki güçlü artış, sektörün katma değerli üretimde önemli bir dönüşüm yaşadığını ortaya koydu. Türk su ürünleri sektörü 2026 yılının dört aylık diliminde her ay ortalama 32 milyon dolarlık ihracat artış hızı yakaladı. Taze fileto levrek ihracatı yüzde 45 arttı Levrek, çipura, Türk somonu, orkinos, alabalık, kaya levreği ve diğer su ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterildiğine değinen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, “Su ürünleri sektörümüzde levrek ihracattaki liderliğini sürdürdü. 2025 yılının ocak – nisan döneminde 197 milyon dolar olan levrek ihracatı 2026 yılının ilk dört ayında yüzde 31’lik artışla 257 milyon dolara ulaştı. Levrek ihracatının 120 milyon dolarlık kısmı taze olarak ihraç edilirken, 70 milyon dolarlık kısmı taze fileto olarak ihraç edildi. 2025 yılının ocak – nisan döneminde 48 milyon dolar olan taze fileto levrek ihracatı yüzde 45 artış gösterdi. Çipura ihracatı yüzde 13’lük artışla 170 milyon dolardan 192 milyon dolara yükseldi. Çipura ihracatında da dondurulmuş fileto ihracatı yüzde 41’lik artışla 14,5 milyon dolardan 20,5 milyon dolara yükseldi.” dedi. Başkan Demir, “Artık tüketici sadece kaliteli ürünü değil, aynı zamanda pratik, işlenmiş ve kullanıma hazır ürünleri tercih ediyor. Biz de sektör olarak üretim modelimizi bu talebe göre dönüştürüyoruz. Özellikle fileto ürün grubunda yakaladığımız artış, Türk firmalarının işleme teknolojilerindeki gelişimini ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü net biçimde gösteriyor. Türkiye su ürünleri sektörü bugün sadece üretim hacmiyle değil, kalite standartları, sürdürülebilir üretim yaklaşımı ve yüksek katma değerli ürün çeşitliliğiyle dünya pazarlarında güçlü bir konuma sahip. Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda Türk su ürünlerine yönelik güven ve talep artıyor. Önümüzdeki dönemde işlenmiş ürün yatırımlarının artmasıyla birlikte kilogram başına ihracat değerimizi daha yukarı taşıyacağımıza inanıyoruz.” diye konuştu. Tüketici işlenmiş ürüne yöneldi, ortalama ihraç fiyatımız arttı Tüketici tercihlerinin işlenmiş ürünlere kaydığını söyleyen Ufuk Atakan Demir, işlenmiş ürün ihracatındaki artışın ortalama ihraç fiyatını da yukarı taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi: “2025 yılının ocak – nisan döneminde ortalama ihraç fiyatımız 7 dolar seviyesindeyken, 2026 yılının aynı döneminde 8,7 dolara çıktı. Türk su ürünlerinin ihraç fiyatı dolar bazında yüzde 23 artış gösterdi. Üçüncü sırada 121,5 milyon dolarlık ihracatla Türk somonu yer aldı. Türk somonunun ihracat tutarı 2025 yılının 4 aylık diliminde 117 milyon dolar olmuştu. Türk somonu ihracatındaki artış yüzde 3 olarak kayıtlara geçti. Orkinos ihracatı yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47,3 milyon dolara çıktı. Türkiye, alabalık ihracatından 42,6 milyon dolar döviz geliri elde etti. Alabalık ihracatı yüzde 6 artış kaydetti. Diğer su ürünleri ihracatımız yüzde 15’lik artışla 58 milyon dolardan 67 milyon dolara yükseldi.” Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların Başkan Demir, “2026 yılının ilk dört aylık döneminde Türkiye’nin 737 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 491 milyon dolarlık büyük dilimini Birliğimiz üyesi ihracatçılar gerçekleştirdi. Egeli ihracatçılar olarak Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptık. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdık. Türkiye’nin levrek ihracatının yüzde 90’ını, çipura ihracatının yüzde 85’ini tek başımıza gerçekleştirdik.” dedi. Türk su ürünleri sektörü, 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdi. Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı Haber

Su Ürünleri Sektörü İlk Çeyrekte İhracatını Yüzde 24 Artırdı

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Türk su ürünleri sektörünün; Levrek, Çipura, Türk Somonu, Orkinos, Alabalık, Kaya Levreği ve Diğer Su Ürünleri kategorilerinin tamamında ihracat artış başarısı gösterdiğini dile getirdi. Levrek liderliğini sürdürdü Levrek ihracatının yüzde 29’luk artış ve 185 milyon dolarlık tutarla ilk sıradaki yerini koruduğu bilgisini veren Demir, “Çipura ihracatımız yüzde 18’lik artışla 140 milyon dolara ilerledi. Türk su ürünleri sektörümüzün son 10 yıllık süreçte dünya sofralarına ikramı olan Türk somonu yüzde 8’lik ihracat artışıyla 84 milyon dolardan 91 milyon dolara yükseldi. Orkinos ihracatımız yüzde 155’lik rekor artışla 18,5 milyon dolardan 47 milyon dolara sıçradı. Alabalık ihracatından 29,3 milyon dolar, kaya levreğinden 7 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Diğer su ürünleri ihracatımız 45 milyon dolardan 52 milyon dolara çıktı” şeklinde konuştu. Su ürünleri ihracatında aslan payı Egeli balıkçıların 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin 552 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının 370 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği üyesi ihracatçıların gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Demir şöyle devam etti: “Egeli ihracatçılar Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 67’sini yaptı. Bir başka ifadeyle her üç balık ihracatımızın ikisinin altında Egeli ihracatçıların imzası vardı. Egeli ihracatçılar levrek ve çipura ihracatında daha parlak bir başarı hikayesi yazdılar. Türkiye’nin levrek ihracatında Egeli ihracatçıların payı yüzde 90’a ulaştı. Çipura ihracatında Egeli ihracatçılar yüzde 84’ü temsil etti.” 21-23 Nisan 2026 tarihlerinde Barcelona’da dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarından biri olan Seafood Expo Global’de Türk su ürünleri sektörünün gücünü ve potansiyelini dünyanın dört bir tarafından gelen satın almacılara gösterdiklerini paylaşan Demir, “Türkiye pavilyonu, fuar boyunca gerçekleştirdiği tanıtım ve tadım etkinlikleriyle öne çıkarken, ünlü şeflerin Türk su ürünleriyle hazırladığı özel menüler katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Fuar ile eş zamanlı olarak 21 Nisan 2026 tarihinde Barcelona Marina’da yer alan Velissima Restaurant’ta gerçekleştirilen “Mediterranean Taste of Turkish Seafood” temalı tadım etkinliği, Ege, İstanbul ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri tarafından ortaklaşa yürütülen Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edildi. Söz konusu etkinliğe Türk su ürünleri ihracatçı firma temsilcileri, yerli ve yabancı basın mensupları, potansiyel yabancı alıcı ve distribütörler, sektörün önde gelen kurum ve kuruluşları ile yabancı sosyal medya etkileyicileri katıldı. Dünyaca ünlü şefler Francesco Mattana ve Thomas Straker da Turkish Seafood Turquality Projesi kapsamında organize edilen bu tadım etkinliğine katılarak Türk su ürünlerinin eşsiz lezzetlerini deneyimledi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi aldı. Etkinlikte yabancı şefler tarafından Türk balıklarıyla hazırlanan özel pişirim ve sunumlar gerçekleştirilirken, Türk su ürünlerinin yüksek kalitesi, çeşitliliği ve dünya mutfağına entegrasyonu vurgulandı. Bu kapsamlı tanıtım faaliyetleriyle Türk su ürünlerinin özellikle Akdeniz gastronomisindeki güçlü konumunun uluslararası alanda daha da pekiştirilmesi hedeflendi” ifadelerini kullandı. İhracatta ilk üç ülke Rusya, İtalya ve Hollanda oldu Türk su ürünleri sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler hakkında da bilgi veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Rusya’nın 88 milyon dolarlık taleple zirvedeki yerini koruduğunun altını çizdi. İkinci sıradaki İtalya’ya ihracatımızın yüzde 12’lik artışla 64 milyon dolardan 72 milyon dolara çıktığını ifade eden Demir, “Zirvenin üçüncü basamağında 57 milyon dolarlık ihracatla Hollanda yer aldı. Yunanistan’a ihracatımız yüzde 30’luk artışla 43,4 milyon dolardan 56,4 milyon dolara ilerledi. İngiltere 52,7 milyon dolarlık Türk su ürünleri talep etti. En dikkat çekici ihracat artışımız yüzde 151’le Japonya’ya oldu. 2025 yılı ilk çeyreğinde 13,5 milyon dolarlık su ürünleri gönderdiğimiz Japonya’ya 2026’nın ocak-mart döneminde 33,7 milyon dolarlık ihracat yaptık. ABD 32 milyon dolarlık, Almanya 19 milyon dolarlık İspanya 13 milyon dolarlık, Güney Kore 11,5 milyon dolarlık su ürünleri talebiyle ilk 10 ülke arasında yer aldılar. Su ürünleri ihraç ettiğimiz ülke sayısı 72’ye ulaştı” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaş Meyve Sebze İhracatında İlk Çeyrekte 1 Milyar Dolar Aşıldı Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında İlk Çeyrekte 1 Milyar Dolar Aşıldı

2026 yılının ilk çeyreğinde meyve sebze mamulleri ihracatıysa yüzde 6’lık azalışla 542 milyon dolardan 510 milyon dolara indi. Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı toplamda yüzde 16’lık artışla 1 milyar 364 milyon dolardan 1 milyar 580 milyon dolara çıktı. Türkiye’nin 2025 yılında 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihraç ettiğini, bu ihracatın yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden yapıldığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğindeki performansının mutluluk verici olduğunu dile getirdi 2026 yılı sonu ihracat hedeflerinin 7 milyar doları aşmak olduğunu paylaşan Uçak, “İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. 2026 yılında yağışlar geçen yıllara göre çok daha iyi oldu. İklim koşullarında olumsuzluk yaşamadığımız takdirde ürünlerimizde güzel rekoltelere ulaşıp ihracat hedeflerimizi tutturabiliriz” diye konuştu. Mandalina, domates ve biber ihracatın zirvesinde 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ürünlerin 333 milyon dolarlık tutarla Mandalina, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber olduğunu ifad eden Uçak şöyle devam etti: “limon ihracatımız 121 milyon dolar, nar ihracatımız 71 milyon dolar oldu. Portakal ihracatından 57 milyon dolar, greyfurt ihracatından 33 milyon dolar, kabak ihracatından 30 milyon dolar, kornişon ihracatından 29 milyon dolar ve kuru soğan ihracatından 8,5 milyon dolar döviz geliri elde ettik. İlk 10 ürünün tamamında ihracatımızı artırmayı başardık. En çok ihracat yaptığımız ülkeler 263 milyon dolarda Rusya Federasyonu, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya oldu. Bu ülkeleri 75 milyon dolarlık ihracatla Almanya, 74 milyon dolarlık ihracatla Ukrayna izledi.” Ege Bölgesi’ndeki ihracat artışı yüzde 11 oldu Yaş meyve sebze ihracatında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin performansı hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatlarının yüzde 11’lik artışla 50 milyon dolardan 68 milyon dolara çıktığını dile getirdi. Ege Bölgesi’nden yapılan yaş meyve sebze ihracatında ilk sırada 28,5 milyon dolarla domatesin yer aldığı bilgisini veren Başkan Uçak, “Mandalina ihracatımız 12 milyon dolar, biber ihracatımız 6,5 milyon dolar oldu. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Rusya Federasyonu, Polonya ve Ukrayna şeklinde sıralandı” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dubai’de Türk Yatırımcı 1+1’e Odaklandı  Haber

Dubai’de Türk Yatırımcı 1+1’e Odaklandı 

Resmi Dubai Land Department verileri Dubai’nin küresel yatırımcı için cazibesini koruduğunu, Türk alıcıların ise daha çok kira getirisi yüksek, erişilebilir bütçeli konutlara yöneldiğini ortaya koyuyor. Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, “2025, Türk yatırımcının Dubai’de artık ‘metrekare değil getiri’ konuştuğu yıl oldu” dedi. Dubai Land Department tarafından yayımlanan güncel verilere göre, 2025 yılı boyunca Dubai genelinde konut ve gayrimenkul satışları rekor seviyelere ulaştı. Yılın ilk yarısında 125 binin üzerinde gayrimenkul işlemi gerçekleşirken, yıl geneline yayılan satış değerinin 500 milyar AED seviyesini aşarak tarihi zirvelere taşındığı görülüyor. Satışların önemli bir bölümünü off-plan projeler oluştururken, yatırımcıların erken aşama projelere olan ilgisi 2025’te de hız kesmedi. Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, bu tabloyu şöyle değerlendirdi: “Dubai artık sadece fiyat artışıyla değil, işlem sayısı ve likiditesiyle de öne çıkan bir piyasa. 2025’teki veriler, Dubai’nin küresel gayrimenkul liginde üst sıralardaki yerini sağlamlaştırdığını net biçimde gösteriyor.” Türklerin yurt dışı konut alımı 2025’te yüksek seyrini korudu TCMB’nin yayımladığı ödemeler dengesi verilerine göre, Türklerin yurt dışı gayrimenkul alımları 2025 boyunca güçlü bir ivme sergiledi. En güncel resmi verilere göre, yalnızca Ekim 2025’te Türk yatırımcılar yurt dışında yaklaşık 225 milyon dolar tutarında gayrimenkul alımı gerçekleştirdi. Yılın ilk aylarından itibaren bakıldığında, 2025 genelinde Türklerin yurt dışı konut yatırımlarının milyar dolar seviyelerini aştığı görülüyor. Özden Çimen, bu eğilimin arkasındaki motivasyonu şu sözlerle anlattı: “Türk yatırımcı artık sadece gayrimenkul almıyor; döviz bazlı gelir, varlık koruma ve uluslararası çeşitlendirme hedefiyle hareket ediyor. Dubai bu anlamda en net adreslerden biri.” Türk yatırımcının Dubai tercihi net: Stüdyo ve 1+1 2025 verileri, Türk yatırımcının Dubai’de en çok stüdyo ve 1+1 dairelere yöneldiğini ortaya koyuyor. Bu tercihin arkasında; daha düşük giriş bütçesi, yüksek kira talebi, kısa sürede kiralanabilme ve yönetilebilir aidat maliyetleri bulunuyor. Business Bay, Downtown Dubai, Dubai Marina, Jumeirah Village Circle (JVC) ve Palm Jumeirah gibi bölgeler, Türk yatırımcının en çok ilgi gösterdiği lokasyonlar arasında yer alıyor. Fiyat açısından bakıldığında, özellikle JVC ve çevresinde stüdyo ve 1+1 dairelerin yaklaşık 750 bin AED ile 1,5 milyon AED bandında yoğunlaştığı görülüyor. Bu segment, hem uzun dönem kiralama hem de kısa dönem kiralama açısından yatırımcıya esneklik sunuyor. Özden Çimen, konut tipi tercihini şu sözlerle özetledi:“2025’te Türk yatırımcı için ‘büyük ev’ değil, ‘hızlı kiralanan ev’ ön plana çıktı. 1+1’ler bu yüzden açık ara önde.” Kira getirisi hâlâ ana motivasyon Dubai’de özellikle stüdyo ve 1+1 konutların yüksek doluluk oranlarıyla kiraya verilebildiği, kira getirilerinin döviz bazında güçlü seyrettiği belirtiliyor. Uzmanlara göre, bu durum Türk yatırımcı açısından yalnızca değer artışı değil, düzenli döviz geliri anlamına geliyor. Parcel Estates CEO’su Özden Çimen’e göre 2026’ya girerken yatırımcı davranışı daha da seçici olacak: “Dubai’de fırsat bitmedi ama artık doğru proje, doğru lokasyon ve doğru teslim tarihi çok daha kritik. Türk yatırımcı bilinçli, hesap yapan ve getiriyi önceliklendiren bir noktaya geldi.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.