Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Döviz Kuru

Kapsül Haber Ajansı - Döviz Kuru haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Döviz Kuru haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege Bölgesi’nin 9 Aylık İhracatı 33 Milyar Doları Aştı Haber

Ege Bölgesi’nin 9 Aylık İhracatı 33 Milyar Doları Aştı

Eylül ayında ise ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,5 artarak 3 milyar 949 milyon dolara ulaştı. Denizli ve Balıkesir, ilk 9 aylık ihracat artışlarıyla öne çıktı. Ticaret Bakanlığı Faaliyet İlleri İhracat İstatistikleri, Ege Bölgesi'nin 2026 yılının ilk dokuz ayında ihracatını artırdığını ortaya koydu. Ege Bölgesi’nde; 2026 yılının ocak – eylül döneminde Manisa ve Afyonkarahisar dışındaki 7 il ihracatını artırmayı başardı. Öztürk: “Eylül ayında Cumhuriyet rekorunu kırdık” Ege Bölgesi’nin eylül ayında ihracatta daha başarılı bir grafik ortaya koyduğu bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2025 yılı eylül ayında 3 milyar 418 milyon dolar ihracat yapmışken, 2026 yılı eylül ayında yüzde 15,5 artışla 3 milyar 949 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdıklarını belirtti. Öztürk, “Eylül ihracatı Ege Bölgesi’nin aylık bazda cumhuriyet rekoru olarak kayıtlara geçti. Bundan sonraki hedefimiz aylık bazda 4 milyar dolar barajını aşmak. Eylül ayı verileri 2026 yılının son çeyreği için umutlarımızı artırdı” diye konuştu. İzmir ilk sırada, Balıkesir ihracat artış rekortmeni İzmir’in 17 milyar 613 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi'nde liderliğini sürdürdüğünün altını çizen Öztürk, İzmir’in Türkiye genelinde üçüncü sıradaki yerini koruduğunu, Balıkesir’in de ihracatını yüzde 18,4 artırarak 1 milyar 854 milyon dolardan 2 milyar 195 milyon dolara taşıdığını ve Ege Bölgesi’nde ihracat artış rekortmeni olduğunu vurguladı. “Manisa, 5 milyar 159 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer almayı sürdürdü” ifadelerini kullanan EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Denizli ise yüzde 14,7'lik artışla ihracatını 3 milyar 869 milyon dolara taşıyarak bölgenin üçüncü büyük ihracatçı ili oldu” dedi. EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk Ege Bölgesi’ndeki illerin ihracat performanslarını şöyle özetledi; “Aydın'ın ihracatı yüzde 4,6 artışla 1 milyar 466 milyon dolar olarak gerçekleşti. Muğla yüzde 13,8 artışla 1 milyar 157 milyon dolara, Kütahya yüzde 7,3 artışla 776 milyon dolara, Uşak ise yüzde 12,2 artışla 345 milyon dolara ulaştı. Afyonkarahisar'ın ihracatı ise ilk dokuz ayda yüzde 18,4 düşüşle 551 milyon dolara geriledi.” Döviz dönüşüm desteğinde yanlıştan dönülmeli Türk ihracatçısının yüksek faiz, yüksek enflasyon ve düşük döviz kuru nedeniyle zor bir süreçten geçtiğinin altını çizen Başkan Öztürk, “2026 yılında yakın coğrafyamızdaki jeopolitik riskler, petrol fiyatlarındaki artışlar maliyetlerimizi çok artırdı. İhracatımızda döviz gelirlerimiz artıyor gözükse de miktar bazında ihracatımız artmıyor, başka bir ifadeyle imalatta çarklar yavaşlıyor. Bu veriler yalancı bahar algısı oluştursun istemiyoruz. İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi eylülde 53,2’ye yükseldi. Bu veri son 52 ayın en yüksek düzeyine işaret ediyor. Bu veri ihracat pazarlarındaki talep koşullarında görülen iyileşmenin üst üste beşinci ay hız kazandığını da ortaya koyuyor. İSO Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Türk imalat sanayinin en büyük 10 ihracat pazarından dokuzunda üretim artışını gözler önüne seriyor. Türk ihracatçısına can suyu verildiği takdirde 2027 yılında dünyadaki talep artışını fırsata çevirebiliriz. İhracatçılar olarak yüzde 3 olarak uygulanan döviz dönüşüm desteğinin artmasını bekliyorken destek tutarı çoğu ihracatçımız için yüzde 1 seviyelerine geriledi. Bu hatadan hızlıca dönülmesini bekliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. Eylül ayında ihracat artışı hızlandı Eylül ayı verileri, Ege Bölgesi’nde ihracat artışının hızlandığını gösterdi. Balıkesir'in ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 69,5 artarak 332 milyon dolara yükselirken, Balıkesir ihracatını en çok artıran il oldu. Denizli, yüzde 31,8 artışla 499 milyon dolara ulaşırken, Afyonkarahisar'ın eylül ayı ihracatı da yüzde 26,2 artış gösterdi. Kütahya'nın eylül ayı ihracatı yüzde 14,9, Muğla'nın yüzde 14,6, İzmir'in yüzde 13,1, Aydın'ın yüzde 10 ve Uşak'ın yüzde 7 arttı. Manisa ise eylül ayında yüzde 2,3'lük düşüşle ihracatını 635 milyon dolar seviyesinde gerçekleştirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 705 Milyon Dolarlık İhracat Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden 1 Milyar 705 Milyon Dolarlık İhracat

Eylül ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 15,4’lük yükselişle 22,5 milyar dolardan 26 milyar dolara ilerledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracatı 9 aylık dönemde yüzde 6’lık artışla 13 milyar 690 milyon dolardan 14 milyar 482 milyon dolara çıktı. Egeli ihracatçıların son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 4’lük büyümeyle 19 milyar 290 milyon dolara tırmandı. Tarım ürünleri ihracatındaki artış yüzde 18’e ulaştı Eylül ayında Ege İhracatçı Birlikleri’nin kayda aldığı tarım ürünleri ihracatı yüzde 18’lik artışla 644 milyon dolardan 761 milyon dolara yükseldi. Sanayi sektörlerinin ihracatı yüzde 5 gelişti ve 750 milyon dolardan 787 milyon dolara ilerledi. İhracatlarını yüzde 11 artıran maden ihracatçıları 157,7 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı zirveye çıktı Ege İhracatçı Birlikleri’nde zirve 9 yıl sonra el değiştirdi. Eylül ayında liderliği 193 milyon dolarlık ihracatla Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği elde etti. İkinciliği fotofiniş belirledi EİB’de 9 yıl zirvede yer alan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, eylül ayında 182 milyon 78 bin dolarlık ihracatla ikinci olurken, Ege Tütün İhracatçıları Birliği 182 milyon 63 bin dolarlık ihracatla üçüncü oldu. ETİB yüzde 68’lik ihracat artış hızıyla ihracat artış rekortmeni olarak öne çıktı. Ege Maden İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 11 geliştirerek 142,3 milyon dolardan 157,7 milyon dolara taşıdı ve dördüncü basamakta yer buldu. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 109 milyon dolarlık, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 106 milyon dolarlık ihracat performansıyla EİB’de eylül ayında 100 milyon dolar barajını geçen birlikler oldu. 2026/27 sezonuna giren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ihracatta yüzde 22’lik artış hızı yakaladı ve ihracatını 78 milyon dolardan 96 milyon dolara çıkardı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği yüzde 13’lük gelişimle 89 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 70 milyon dolarlık ihracatla eylül ayını geride bıraktı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 24,1 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 20,5 milyon dolar ve Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 12,5 milyon dolar ihracat performansı ortaya koydu. Avrupa Birliği’ne ihracat 807 milyon dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nden eylül ayında en çok ihracat 807 milyon dolarla Avrupa Birliği üyesi ülkelere yapıldı. AB ülkelerine yapılan ihracat toplam ihracattan yüzde 47,4 pay aldı. Amerika kıtasına ihracat yüzde 18’lik artışla 187 milyon dolardan 221 milyon dolara çıkarken, Amerika kıtası EİB’nin ihracatında yüzde 13 ile temsil edildi. EİB’nin ihracatından yüzde 9 pay alan Uzakdoğu ülkelerine eylül ayında ihracat yüzde 43’lük artışla 108 milyon dolardan 155 milyon dolara ilerledi. Orta Doğu ülkelerine ihracat yüzde 12’lik azalışla 147 milyon dolardan 130 milyon dolara düşerken, Afrika kıtasına ihracat yüzde 11,5’luk kan kaybı yaşadı ve 127 milyon dolardan 112 milyon dolara indi. ABD, Almanya’yı geçti Eylül ayında EİB’den en çok ihracat yapılan ülke yüzde 28’lik artış ve 171 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri oldu. ABD, Almanya’yı geçerek zirveye çıktı. Ege İhracatçıların en büyük ihraç pazarı Almanya’ya eylül ayında yapılan ihracat yüzde 14’lük artışla 137 milyon dolardan 157 milyon dolara çıktı. Zirvenin üçüncü basamağında 92,5 milyon dolarlık taleple İtalya yer aldı. Ege Bölgesi’nden 2 milyar 611 milyon dolar ihracat Ege Bölgesi 2026 yılı Eylül ayında 2 milyar 611 milyon dolar ihracat yaparken, 2025 yılı eylül ayındaki 2 milyar 322 milyon dolar ihracatını yüzde 12,4 artırma başarısı gösterdi. İzmir, 2025 yılı eylül ayında 1 milyar 114 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında 1 milyar 235 milyon dolara taşıdı. Denizli, 2026 yılı eylül ayında ihracatını yüzde 22’lik artışla 393 milyon dolardan 479 milyon dolara çıkardı. Denizli bu başarısıyla Manisa’yı geçerek Ege Bölgesi’nde ikinci basamağa yükseldi. Manisa’nın ihracatı 456 milyon dolardan 436 milyon dolara gerilerken, Muğla ihracatını 110 milyon dolardan 145 milyon dolara ilerletti. Balıkesir, 2025 yılı eylül ayında 60,4 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında yüzde 86’lık rekor artışla 119 milyon dolara taşıdı ve eylül ayında ihracat artış rekortmeni oldu. Eylül ayında Aydın karnesinde 86 milyon dolar ihracat geliri yazarken, Afyonkarahisar 40 milyon dolar, Uşak 36,7 milyon dolar ve Kütahya 33,5 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Öztürk: “Eylül performansı yılın son çeyreği için umut verdi” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2026 yılı eylül ayında hem Türkiye genelinde hem de Ege İhracatçı Birlikleri özelinde çift haneli ihracat artış rakamlarına ulaşmanın 2026 yılı son çeyreği için umutlarını artırdığını dile getirdi. Küresel rekabetin her geçen gün daha da çetin bir hal aldığı, jeopolitik risklerin arttığı, Türkiye’de enflasyonla döviz kuru arasındaki makasın her geçen gün açıldığı ortamda ihracatçıların ülkeye döviz kazandırma çabalarının sürdüğüne işaret eden Öztürk; “İhracatçımızın bu azmi takdir edilmeli, finansmana erişim kolaylaştırıldığı takdirde 2026 yılı sonunda 20 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırabiliriz. TCMB’nın döviz dönüşüm uygulamasında ihracatçıları mağdur etmeyecek bir altyapı kurgulanmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Bölgesi’nin İhracatı 8 Ayda 29,2 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Ege Bölgesi’nin İhracatı 8 Ayda 29,2 Milyar Dolara Ulaştı

Türkiye’nin ihracatına en büyük ikinci katkıyı sağlayan Ege Bölgesi’nin ihracatı ağustos ayında yüzde 3,13 artışla 3 milyar 625 milyon dolara yükseldi Egeli ihracatçılar, 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ise ihracatlarını yüzde 2’lik artışla 28,6 milyar dolardan 29 milyar 154 milyon dolara taşıdılar. Denizli, Balıkesir, Muğla ve Uşak ihracat artışlarıyla Ege Bölgesi’nin ihracatına pozitif yönde katkı sağlarken, Manisa ve Afyonkarahisar’ın ihracat düşüşü bölge ihracatının artış hızını aşağı çekti. İzmir 15,6 milyar dolarla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 54’ünü gerçekleştirdi İzmir, Ege Bölgesi’nin ihracatını domine etmeyi sürdürdü. İzmir’in Ocak-Ağustos 2026 dönemindeki ihracatı yüzde 2,06 artışla 15 milyar 618 milyon dolara yükseldi. İzmir, Ege Bölgesi’nin ihracatında yüzde 53,6 pay aldı. İzmir’in ağustos ayı ihracatı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,24 gerileyerek 1 milyar 842 milyon dolar olurken, İzmir en fazla ihracatı 292 milyon dolarla mineral yakıtlar, mineral yağlar grubunda gerçekleştirdi. İkinci sırada 183,5 milyon dolarla kazanlar ve makinalar yer aldı. Demir ve çelik sektörü İzmir’in ihracatına 180 milyon 198 bin dolar katkı sağladı. İzmir ili en fazla ihracatı 177 milyon 652 bin dolar ile Almanya’ya olurken, bu ülkeyi sırasıyla 169 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri ve 144,8 milyon dolarla İspanya takip etti. Manisa, 4 milyar 522 milyon dolarlık 8 aylık ihracatıyla Ege Bölgesi’nde ikinci sırada yer aldı. Manisa’nın ihracatı Ocak-Ağustos döneminde yüzde 9 azalırken, ağustos ayındaki ihracatı da yüzde 12,81 gerileyerek 554 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Denizli’nin ihracatı ağustos ayında yüzde 19,3’lük artışla 453 milyon dolar olurken, 8 aylık ihracatı yüzde 12,4 yükseldi ve 3 milyar 368 milyon dolara çıktı. Balıkesir ağustos ayında ihracat artış rekoru kırdı Balıkesir, Ocak-Ağustos döneminde ihracatını yüzde 12,35 artırarak 1 milyar 864 milyon dolara yükseltirken, Balıkesir’in ağustos ayı ihracatı yüzde 55’lik yüksek bir artışla 307,6 milyon dolar oldu. Balıkesir, ağustos ayında Ege Bölgesi’nde ihracat artış rekortmeni oldu. Muğla’nın 8 aylık ihracatı 1 milyar doları aştı Muğla’nın 8 aylık ihracatı yüzde 13,61 artışla 1 milyar 16 milyon dolara çıktı ve 1 milyar dolar barajını aştı. Muğla, ağustos ayında ise; ihracatını yüzde 15 artırarak 127,2 milyon dolara taşıdı Aydın’ın Ocak-Ağustos dönemi ihracatı yüzde 3,96 artışla 1 milyar 302 milyon dolar olurken, Kütahya 8 aylık ihracatını yüzde 6,34 artırarak 683 milyon dolara, Uşak ise yüzde 13,15 artışla 296,3 milyon dolara ilerletti. Afyonkarahisar’da Ağustos artışı Afyonkarahisar’ın Ocak-Ağustos dönemi ihracatı yüzde 22,09 gerileyerek 485,6 milyon dolara inerken, ağustos ayı ihracatı yüzde 13 artırarak 61 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Ege Bölgesi’nde Ocak-Ağustos döneminde ihracatını artıran iller arasında en yüksek oranlı artış yüzde 13,61 ile Muğla’da gerçekleşirken, Muğla’yı yüzde 13,15 ile Uşak, yüzde 12,48 ile Denizli ve yüzde 12,35 ile Balıkesir takip etti. Öztürk: İhracattaki artışın hızını artırmamız gerekiyor Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin ihracatındaki artışın memnuniyet verici olduğunu ancak küresel ticarette rekabetin giderek zorlaştığı bir dönemde artış hızının çift haneli seviyelere taşınması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin ihracatının üretim gücü, istihdam ve döviz kazandırıcı faaliyetler açısından stratejik önem taşıdığını belirten Öztürk, ihracatçıların maliyet baskısı ve finansmana erişim koşulları nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çekti. “Ege Bölgesi olarak 8 aylık dönemde 29,2 milyar dolarlık ihracata ulaştık” diyen Öztürk, “Ağustos ayında da 3,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle Denizli, Balıkesir, Muğla ve Uşak’ın ihracat artışları bölge açısından olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Ancak ihracatımızı daha yüksek bir ivmeyle artırmamız gerekiyor. İhracatçımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için üretim maliyetleri, finansmana erişim ve enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengenin korunması büyük önem taşıyor. İhracatçının önünü görebildiği, yatırım ve üretim kararlarını daha sağlıklı alabildiği bir ekonomik ortam, ihracat hedeflerimize ulaşmamız açısından kritik. Ege Bölgesi olarak katma değerli, teknoloji yoğun ve markalı ihracatı artırmaya; yeni pazarlara açılmaya ve mevcut pazarlarımızdaki payımızı büyütmeye devam edeceğiz. Hedefimiz yalnızca ihracat rakamını artırmak değil, Türkiye’nin kilogram başına ihracat değerini yükseltecek bir ihracat yapısına katkı sağlamak. Ege Bölgesi olarak ihracatımızı 50 milyar dolara çıkaracak potansiyele sahibiz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Moda Endüstrisi 2027 İçin İki Koldan Pazarlama Atağında Haber

Moda Endüstrisi 2027 İçin İki Koldan Pazarlama Atağında

Türkiye’nin istihdam ve ihracatta lokomotif sektörlerden biri olan Moda endüstrisi, 2027 yılı pazarlama çalışmalarına start verdi. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), 2027 yılı ocak ayında ABD ve Fransa’da düzenlenecek PV moda fuarlarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirmek için kolları sıvadı. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 19-20 Ocak 2027 tarihlerinde gerçekleşecek olan Premiere Vision (PV) Manufacturing New York Fuarı ve 26-28 Ocak 2027 tarihleri arasında Fransa’da PV Paris Fuarı olacak. Bağcı: “2027 ve sonrasından umutluyuz” Emek yoğun bir sektör olan hazır giyim sektöründe maliyetler/enflasyondaki artış ile kurdaki artış oranı arasındaki dengenin çok önemli olduğunu dile getiren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, 2027-2029 dönemi için açıklanan Orta Vadeli İstikrar Programı’nda 2027’de döviz kuru ile enflasyon arasındaki makasın daralacağını, 2028 ve 2029’da da kur artışının enflasyon ile neredeyse aynı düzeye geleceğinin öngörüldüğünü, bu tablonun gerçekleşmesi halinde ihracatçının en büyük rahatsızlıklarından olan maliyet-kur dengesi sorununun azalacağını bu sayede hazır giyim sektöründe bir rahatlama beklediklerini ve 2027 ve sonrasından umutlu olduklarını vurguladı. Dış taleple ilgili olarak İran-ABD arasında yakın zamanda olası bir anlaşmanın küresel piyasalar üzerinde olumlu bir etki yaratacağı tespitinde bulunan Bağcı, “Savaşın sona ermesi özellikle ana pazarımız Avrupa Birliği’nde talep yeniden canlanabilir. Diğer önemli pazarımız ABD’ye yönelik faaliyetlerimizin olumlu seyretmesi için de ABD tarafından getirilen yüzde 12,5 ek verginin kaldırılması kritik önemde, bununla ilgili üst düzeyde girişimlerde bulunulmasını ve sonuç alınmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Dünya hazır giyim talebinin 2027 yılında küresel ölçekte yukarı yönlü bir grafik çizmesinin beklendiğine dikkati çeken Bağcı, şöyle devam etti; “2027 yılında küresel hazır giyim pazarı beklentilerle uyumlu yukarı yönlü bir seyir izlerse tam bir "toparlanma ve büyüme yılı" olacak. Bu toparlanmadan Türk moda endüstrisinin daha fazla pay alması için Türk ihracatçı firmalarına 2027 yılı ocak ayında ABD ve Fransa’daki fuarlara yoğun katılım göstermelerini tavsiye ediyoruz.” Fuarlarda ikili iş görüşmeleri de organize ediyoruz Tüketicilerin çevre dostu, geri dönüştürülmüş materyallerden üretilen kıyafetleri daha fazla talep ettiği bilgisini veren EHKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ABD’deki PV New York Fuarı’nda fuarla eş zamanlı olarak B2B organizasyonu gerçekleştireceklerini dile getirdi. Türk moda endüstrisinin 4 yıldır kan kaybettiğini vurgulayan Seyfeli, “2027 yılından itibaren ihracatımızda ibrenin yukarı yönlü olması için çaba göstereceğiz. Spor giyim ve uzun ömürlü ve kombin yapılabilen kapsül gardırop olarak nitelendirilen kıyafetlerin öne çıktığı bir yıl bekleniyor. Tüketicinin tercihlerini doğru okuyarak, Fransa ve ABD’den başlayarak 2027 yılında pazarlama faaliyetlerimizle sektörümüzün yanında olacağız” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı ABD’nin önemli hazır giyim fuarlarından biri olan Première Vision New York, her yıl Ocak ve temmuz aylarında olmak üzere iki edisyon halinde düzenleniyor. Fuar her yıl 2 binin üzerinde profesyonel tarafından ziyaret ediliyor. EHKİB, PV New York Fuarı’nın 2026 temmuz ayındaki ayağına 13 firmayla katılmıştı. Tekstil ve hazır giyim sektörünün önemli uluslararası buluşma noktalarından biri olan Première Vision Paris, yılda iki kez düzenlenerek iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım sektörlerini bir araya getiriyor. 2026 yılı Eylül ayında 887 firmanın katıldığı fuar, yaklaşık 20.000 profesyonel tarafından ziyaret edildi. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen fuara 19 firmayla katılım sağlamıştı. Fuarlara ilişkin detaylı bilgiye ve kayıt bağlantılarına EİB web sitesi duyurular bölümünden ulaşılabilmekte olup, sorularınız için konfeksiyon@eib.org.tr adresine mail atılabilmektedir. Murat Demircan

Akaryakıt Maliyetlerindeki Dalgalanma Navlun Fiyatları Üzerindeki Baskıyı Artırıyor Haber

Akaryakıt Maliyetlerindeki Dalgalanma Navlun Fiyatları Üzerindeki Baskıyı Artırıyor

Akaryakıt, döviz kuru, finansman, bakım, lastik ve amortisman giderlerindeki artış, taşımacılık sektörünün maliyet yapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna karşılık yoğun fiyat rekabeti, önceden imzalanan taşıma sözleşmeleri ve müşterilerin maliyet hassasiyeti, yükselen giderlerin navlun fiyatlarına aynı hızda yansıtılmasını zorlaştırıyor. Maliyetler ile taşıma fiyatları arasındaki makasın sıkışması, sektörde iş hacmi korunurken şirketlerin kar marjlarının daralmasına yol açıyor. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye sınır kapılarındaki akaryakıt fiyat artışı Mart 2026 itibarıyla yüzde 110 bandına ulaştı. Yine aynı verilere göre, uluslararası taşımacılıkta kullanılan bazı Ro-Ro hatlarındaki Yakıt Ayarlama Faktörü (BAF) bedelleri mart-mayıs döneminde yaklaşık yüzde 150 yükseldi. Akaryakıt maliyetlerinde kısa sürede yaşanan bu artışlar, özellikle önceden fiyatlandırılmış uluslararası taşıma sözleşmelerinin yönetimini zorlaştırırken taşımacılık şirketlerinin yanı sıra ihracat zinciri üzerinde de ilave baskı oluşturuyor. “Düşük marjlarla iş hacmini korumak sürdürülebilir değil” Sektörde maliyetlerin yükselmesine karşın taşıma fiyatlarının aynı hızda güncellenemediğine dikkat çeken Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, fiyat rekabetinin yalnızca şirketlerin karlılığını değil, hizmet kalitesinin ve operasyonel kapasitenin sürdürülebilirliğini de etkileyebileceğini belirtti. Akça, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Akaryakıt ve döviz kuru hareketleri başta olmak üzere finansman, bakım, lastik ve diğer operasyonel giderlerdeki değişimler, nakliye operasyonlarının planlanmasını ve fiyatlandırılmasını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Ancak yoğun rekabet nedeniyle maliyet artışlarının taşıma fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamadığı dönemlerde şirketlerin marjları daralıyor. Müşteri ve iş hacmini korumak amacıyla sürekli düşük marjlarla çalışmak, uzun vadede sürdürülebilir bir model oluşturmuyor. Bu nedenle sektörde başarıyı yalnızca ciro veya taşınan yük miktarıyla değil sağlıklı karlılık, hizmet kalitesi ve operasyonel sürdürülebilirlikle birlikte değerlendirmek gerekiyor.” Maliyetlerdeki öngörülemezliğin bütçe ve fiyatlama süreçlerini zorlaştırdığını belirten Akça, değişen koşullara hızlı uyum sağlayabilen fiyatlandırma modellerinin önem kazandığını ifade etti. Akça, müşterilerle yapılan sözleşmelerde akaryakıt, kur ve diğer temel maliyet kalemlerindeki olağandışı değişimleri dikkate alan, şeffaf ve karşılıklı olarak öngörülebilir mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Taşımacılıktaki maliyet baskısı ihracat zincirini de etkiliyor Taşımacılık maliyetlerinde yaşanan artışlar, yalnızca lojistik şirketlerinin finansal yapısını ilgilendirmiyor. Navlun maliyetlerinin yükselmesi; üreticilerin, ihracatçıların ve perakende şirketlerinin tedarik zinciri giderlerini de artırıyor. Maliyet artışlarının tamamen taşımacılık şirketleri tarafından üstlenilmesi lojistik hizmetlerinin sürdürülebilirliğini zorlarken, navlun fiyatlarına doğrudan yansıtılması ise ihracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabet gücü üzerinde baskı yaratabiliyor. Bu nedenle maliyet artışlarının tedarik zincirindeki taraflardan yalnızca birinin üzerinde bırakılmaması gerektiğine dikkat çeken Enes Akça, şöyle konuştu: “Lojistik, üretim ile pazar arasındaki stratejik bağlantıyı oluşturuyor. Taşıma operasyonlarının sürdürülebilirliği zayıfladığında bunun etkisi yalnızca lojistik şirketleriyle sınırlı kalmıyor; üretimden ihracata kadar bütün zincire yayılıyor. Bu nedenle maliyet ve risklerin üretici, müşteri ve lojistik hizmet sağlayıcı arasında şeffaf, ölçülebilir ve tarafların kontrol alanlarıyla uyumlu şekilde paylaşılması gerekiyor.” Verimlilik ve dijital planlama belirleyici olacak Artan maliyetler karşısında operasyonel verimliliğin şirketler açısından en önemli rekabet unsurlarından biri haline geldiğini söyleyen Akça, doğru kapasite kullanımı, rota planlaması, gerçek zamanlı raporlama ve ölçülebilir performans göstergelerinin kaynakların daha etkin kullanılmasına katkı sağladığını ifade etti. Akca Lojistik’te operasyonların belirlenen performans göstergeleri üzerinden düzenli olarak takip edildiğini, maliyet analizlerinin güncellediğini ve süreç iyileştirme çalışmalarına odaklandığını belirten Akça; teknolojiden süreçleri daha görünür ve yönetilebilir hale getirmek amacıyla istifade ettiklerini söyledi. WMS (Depo Yönetim Sistemi) - TMS (Nakliye Yönetim Sistemi) çözümlerinden eş zamanlı veri akışlarına, stok yönetiminden sistem entegrasyonlarına kadar kullanılan uygulamaların sahadaki kayıpların daha erken tespit edilmesine ve süreçlerin sürekli iyileştirilmesine katkı sağladığını ifade etti. Akça, “Teknoloji tek başına bütün maliyet sorunlarını çözmüyor elbette ancak veriyle desteklenen planlama, mevcut kaynakların çok daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İzlenebilirlik ve anlık veri akışıyla beklemeleri, kapasite kayıplarını ve operasyonel sapmaları daha erken tespit edebiliyoruz. Böylece yalnızca maliyetleri kontrol etmekle kalmıyor, müşterilere daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir hizmet sunabiliyoruz.” diye konuştu. Sürücü açığı kapasite kullanımını zorlaştırıyor Sektörde maliyet baskısına eşlik eden diğer önemli sorunun deneyimli sürücü ve nitelikli operasyon personeli ihtiyacı olduğunu belirten Akça, insan kaynağına erişimde yaşanan güçlüğün mevcut filoların etkin kullanımını sınırlayabildiğini kaydetti. Deneyimli çalışanların sektörde tutulması kadar yeni sürücülerin yetiştirilmesinin de önem taşıdığını ifade eden Akça, dijitalleşen lojistik operasyonlarının sürücülerin yanı sıra veri analitiği, mühendislik, yazılım ve operasyon yönetimi gibi farklı alanlarda yetkin profesyonellere ihtiyaç duyduğunu söyledi. Akça sözlerini şöyle tamamladı: “Maliyetlerin yükseldiği, fiyat baskısının devam ettiği ve nitelikli insan kaynağına erişimin zorlaştığı bir ortamda rekabet yalnızca en düşük fiyatı sunmak üzerinden şekillenemez. Önümüzdeki dönemde finansal dayanıklılığını koruyan, risklerini doğru yöneten, operasyonlarını ölçülebilir hale getiren ve teknolojiyi ihtiyaçları doğrultusunda kullanan şirketler daha güçlü bir konuma gelecek. Lojistik sektörünün sürdürülebilirliği için fiyat, hizmet kalitesi ve sağlıklı karlılık arasında dengeli bir yapı kurulması gerekiyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nden Ağustos Ayında 1 Milyar 605 Milyon Dolarlık İhracat

EİB’nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ihracatı yüzde 5 artışla 12 milyar 784 milyon dolar olurken son bir yıllık dönemde ihracatı ise yüzde 4 artışla 19 milyar 129 milyon dolar olarak gerçekleşti. Sanayi ihracatı Ağustos ayında yüzde 1 artışla 824 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 6 artışla 632 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 38 artışla 148 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 206 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korudu. Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 148 milyon dolarlık ve Ege Tütün İhracatçıları Birliği yüzde 38 artışla 121 milyon dolarlık döviz getirerek Ağustos ayında ihracatını en fazla artıran Birlikler oldu. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 11 artışla 175 milyon dolarlık ihracatla Ağustos ayını geride bıraktı. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği yüzde 13 artışla 112 milyon dolarlık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında yüzde 3 artışla 104 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 3 artışla 97 milyon dolar, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 60 milyon dolar ihracatı kayda aldı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 57 milyon dolar, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 35 milyon dolar ihracat yaptı. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 16 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 14 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı. 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaptık Ağustos ayında 185 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapıldığını, 87 ülkeye ihracatın artırıldığını aktaran Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, “Almanya, ABD ve İspanya en büyük ihraç pazarlarımız olmayı sürdürdü. Avrupa Birliği'ne ihracatımız yüzde 6 artışla 764 milyon dolara yükselirken, toplam ihracatta AB’nin payı yüzde 53’e ulaştı. Son bir yıllık ihracatımızda ilk kez 19 milyar dolar barajını aşarak 19 milyar 129 milyon dolara ulaştık. Ağustos ayındaki yüzde 4’lük ihracat artışı potansiyelimizi yansıtmıyor. İhracatımızın ekonomik büyümeye güçlü katkı verebilmesi için çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmamız gerekiyor.” dedi. İhracatçıların yüksek faiz, enflasyon ve döviz kuru üçgeninde rekabetçiliklerini korumakta zorlandıklarını vurgulayan Öztürk, “Enflasyon yüzde 30’un üzerinde direncini korurken yüksek faizler yatırımcının hareket alanını daraltıyor, döviz kurlarındaki artış ise enflasyonun gerisinde kalıyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomi için büyümenin sanayi ve ihracat destekli olması gerekiyor.” diye konuştu. “İhracatçının finansmana erişimi güçlendirilmeli” İhracatçının uygun maliyetli finansmana erişiminin kritik hale geldiğine dikkati çeken Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Yüksek faiz-düşük kur sarmalından çıkmamız gerekiyor. Üretimin katma değere ve ihracat gelirine dönüşmesi için ihracatçılarımız uygun finansman modelleriyle desteklenmeli. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayimizin çarklarının dönmesi, istihdamın korunması ve toplumun refahının artması için ihracatımızın yolculuğundaki taşları hep birlikte temizlemeliyiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hürmüz Gerilimi Yatak Sektöründe Maliyet Baskısını Artırıyor Haber

Hürmüz Gerilimi Yatak Sektöründe Maliyet Baskısını Artırıyor

Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim, petrol piyasasının yanı sıra üretim sektörlerinde de maliyet ve tedarik riskini artırıyor. Petrol fiyatlarındaki değişimin yatak sektörüne aynı gün ve aynı oranda yansımadığını belirten Armis Yatak İcra Kurulu Başkanı M. Kürşat Batallı, özellikle poliüretan sünger, plastik ve sentetik esaslı ürünlerde petrokimya maliyetlerinin daha belirgin bir etkisi bulunduğuna dikkat çekti. Tedarik Güvenliği Artık Stratejik Bir Rekabet Unsuru Batallı, “Yatak sektöründe petrol fiyatındaki hareketi tek başına değerlendirmek doğru olmaz. Özellikle sünger üretiminde kullanılan poliol, TDI ve MDI gibi temel kimyasal hammaddelerin fiyatı ve bulunabilirliği bizim açımızdan son derece önemli. Petrol fiyatına enerji, navlun, üretici kapasitesi, tesis duruşları, arz güvenliği ve döviz kuru da eklendiğinde çok daha karmaşık bir maliyet yapısıyla karşı karşıya kalıyoruz. Bu nedenle bugün bizim için asıl mesele tek seferlik bir fiyat artışından çok, maliyetlerdeki yükselişin ne kadar kalıcı olacağı ve tedarik zincirinin ne ölçüde öngörülebilir kalacağı” dedi. Batallı, “Bugünün üretim modelinde sadece ‘ne kadar siparişimiz var, fabrikamız ne kadar üretebilir’ sorularıyla hareket etmek yeterli değil. Kritik hammaddenin hangi sürede geleceğini, alternatif kaynağın bulunup bulunmadığını ve olası bir gecikmenin üretim programına etkisini de aynı anda değerlendirmek gerekiyor. Buradaki hedef stokları kontrolsüz biçimde artırmak değil. Finansman maliyetlerinin de yüksek olduğu bir dönemde doğru olan, üretimi durdurmayacak seviyede güvenlik stoğu oluşturmak ve alternatif tedarik senaryolarını önceden hazırlamak. Tedarik güvenliği artık satın alma departmanının tek başına yönettiği bir konu olmaktan çıktı, doğrudan şirketlerin rekabet gücünü etkileyen stratejik bir başlık haline geldi” diye konuştu. Küresel Tedarik Zincirindeki Değişim Türkiye’ye Yeni Fırsat Açıyor Önümüzdeki 6-12 aylık dönemde sektör açısından en büyük riskin maliyet ve talep belirsizliğinin aynı anda devam etmesi olduğunu söyleyen Batallı, Türkiye’nin üretim kabiliyeti ve coğrafi konumunun ise önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Batallı, “Bir tarafta enerji, hammadde, navlun ve finansman maliyetleri, diğer tarafta tüketicinin alım gücü var. Üreticilerin önümüzdeki dönemde bu iki taraf arasında çok hassas bir denge kurması gerekecek. Ancak küresel tedarik zincirlerinin giderek daha bölgesel hale gelmesi Türkiye için önemli bir fırsat da yaratıyor. Hızlı üretim, kısa termin, ürün çeşitliliği ve Avrupa’ya yakınlık Türk yatak sektörünün güçlü tarafları. Bundan sonraki dönemde rekabet avantajını sadece kimin daha büyük üretim kapasitesine sahip olduğu belirlemeyecek. Tedarik zincirini doğru yöneten, üretimini verimli planlayan, maliyetlerini yakından takip eden ve alternatif pazarlara hızla ulaşabilen şirketler bu dönemi daha güçlü geçirecek” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci El Araç Pazarı Yılın İlk Yarısında Yüzde 1 Geriledi Haber

İkinci El Araç Pazarı Yılın İlk Yarısında Yüzde 1 Geriledi

2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, “Pazarda belirgin bir büyüme ve iyimserlikten söz etmek için henüz erken. Bununla birlikte, çok olumsuz bir tablo da söz konusu değil. Mevcut dönemi, talebin ve fiyat dinamiklerinin yeniden şekillendiği, daha dengeli ve temkinli bir süreç olarak ele almak daha doğru olacaktır.” dedi. İkinci el binek ve hafif ticari araç pazarı, 2026 yılının Ocak-Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 1 gerileyerek 4.302.796 adet seviyesinde gerçekleşti. Türkiye'de ikinci el araç pazarına yenilikçi bir yaklaşım kazandıran 2PLAN'ın İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, yılın ilk altı aylık verilerini değerlendirerek; mevcut ekonomik koşullar, finansmana erişim zorlukları, stok seviyeleri ve sıfır araç kampanyalarının pazara olan etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. “Mevcut dönemi dengeli ve temkinli bir süreç olarak ele almak daha doğru olacak” Yılın ilk yarısında yüksek faiz ortamının, taşıt kredilerine erişimdeki kısıtların ve sıfır araç tarafında markaların uyguladığı agresif kampanyaların ikinci el pazarını baskılayan temel unsurlar olduğunu belirten Orhan Ülgür, “Pazarda belirgin bir büyüme ve iyimserlikten söz etmek için henüz erken. Bununla birlikte, çok olumsuz bir tablo da söz konusu değil. Mevcut dönemi, talebin ve fiyat dinamiklerinin yeniden şekillendiği, daha dengeli ve temkinli bir süreç olarak ele almak daha doğru olacaktır.” dedi. “Stok yönetimi her zamankinden daha kritik hale geldi” İkinci el araç ticaretinde stok seviyelerinin yükseldiğine dikkati çeken Ülgür, özellikle ticari işletmeler açısından finansmana erişimin hâlâ zorlayıcı olmasının, stok yönetimini her zamankinden daha kritik hale getirdiğini vurguladı. İkinci el de fiyatların Ocak 2026 dönemine geri geldiğini aktaran Ülgür, “Sıfır araç tarafında devam eden kampanyalar ve finansman avantajlarının, özellikle 1-3 yaş aralığındaki ikinci el araçların fiyatlamasını ve takas değerlerini baskılamaya devam ediyor. Bu durum ikinci el pazarındaki fiyatlama dinamiklerini doğrudan etkiliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Orhan Ülgür, alternatif finansman modellerine ilişkin ise “Tasarruf finansmanı gibi alternatif finansman modellerinin yaygınlaşması, tüketici tarafında yeni fırsatlar yaratsa da bunların pazar üzerindeki etkilerinin zamana yayılacağını değerlendiriyoruz.” diye konuştu. “2026 yılının 8,5-9 milyon adet bandında kapanacağını tahmin ediyoruz” Gelecek döneme ilişkin beklentilerini de paylaşan Ülgür, sözlerini şöyle tamamladı: "Yılın ikinci yarısında pazarın yönünü ağırlıklı olarak taşıt kredisi faizleri, krediye erişim kolaylığı, döviz kuru ve sıfır araç kampanyaları belirleyecek. Tüm bu gelişmeler ışığında, 2026 yılının 8,5-9 milyon adet bandında bir toplam hacimle kapanacağını tahmin ediyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.