Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Döviz Kuru

Kapsül Haber Ajansı - Döviz Kuru haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Döviz Kuru haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Allianz Türkiye BES Altın Fonlarına Bir Yenisini Daha Ekledi Haber

Allianz Türkiye BES Altın Fonlarına Bir Yenisini Daha Ekledi

Geniş fon yelpazesi ve uzun yıllara dayanan güçlü performansıyla öne çıkan Allianz Türkiye, farklı yatırım alanlarını kapsayan fon portföyüyle yatırımcıların birikimlerine değer katmaya devam ediyor. Sektörde farklı portföy yönetim şirketleriyle iş birliği yapan az sayıdaki kurumdan biri olan Allianz, altın fonları alanındaki seçeneklerini de çeşitlendiriyor. Yapı Kredi Portföy iş birliği ile mevcut AMZ Allianz Altın Emeklilik Yatırım Fonu’nun ardından, şimdi de İş Portföy iş birliğiyle geliştirilen NZA Allianz Altın Katılım Emeklilik Yatırım Fonu’nu müşterilerine sunan Allianz Türkiye, böylece altın temalı BES fonlarında yatırımcılara farklı tercihlere hitap eden alternatifler sağlıyor. Yeni fon; özellikle enflasyon, döviz kuru ve ekonomik belirsizliklere karşı birikimlerini altın odaklı değerlendirmek isteyen katılımcılar için önemli bir seçenek sunuyor. Katılım esasları doğrultusunda yapılandırılan NZA Allianz Altın Katılım Emeklilik Yatırım Fonu, uzun vadeli BES yatırım stratejisi kapsamında altın ve altına dayalı varlıklar, altın sertifikaları ve benzeri katılım esaslı menkul kıymetler gibi araçlardan oluşuyor. Katılım prensiplerine uygun olmayan yatırım araçları ise fon portföyüne dahil edilmiyor. Allianz Türkiye, altın fonlarıyla; birikimlerini yıllar içinde daha sağlam adımlarla büyütmek isteyen, ekonomik krizler, enflasyon ve küresel belirsizlik dönemlerinde dalgalanmalara karşı daha dayanıklı bir yatırım yapısı arayan ve uzun vadeli getiri hedefleyen katılımcılara hitap ediyor. Altın ve altına dayalı yatırım araçlarına odaklanan bu fonlar, özellikle ekonomik belirsizlik, enflasyon ve döviz kuru hareketlerinin öne çıktığı dönemlerde portföy çeşitlendirmesi açısından önemli bir alternatif sunuyor. Allianz’ım mobil uygulamasıyla fon işlemleri 7/24 yapılabiliyor Allianz Türkiye Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Fisun Koç Doğan, “Katılımcılarımızın birikim tercihleri giderek daha bilinçli ve daha çeşitlendirilmiş bir yapıya doğru evriliyor. Biz de bu doğrultuda fon portföyümüzü zenginleştirmeye ve farklı ihtiyaçlara yanıt verecek seçenekler sunmaya devam ediyoruz. BES altın fonlarımıza eklediğimiz NZA Allianz Altın Katılım Emeklilik Yatırım Fonu ile hem altının uzun vadeli değer koruma potansiyelinden yararlanmak isteyen hem de birikim tercihlerinde katılım esaslarını gözeten katılımcılarımıza güçlü bir alternatif sunuyoruz. Özellikle dalgalı ekonomilerde hangi fona ne zaman yatırım yapılması gerektiği çok kritik bir konu. İş Portföy’ün uzmanlığı ve Allianz’ın uzun yıllara dayanan başarılı performansının bir ürünü olan bu fonun, katılımcılarımızın portföylerinde dengeli ve stratejik bir rol üstleneceğine inanıyoruz. Müşterilerimiz fon yönetimi ve fon dağılım değişikliği gibi işlemleri 7/24 Allianz’ım mobil uygulamamız üzerinden kolayca yapabilir; ayrıca sektörün bağımsız profesyonellerinden oluşan Allianz Yatırım Komitesi’nin düzenli analizlerini ve fon önerilerini de anlık olarak takip ederek uygulayabilir” dedi. Doğru zamanda doğru seçim için uzman desteği Allianz, yatırımlarını yönlendirmeye yönelik olarak da müşterilerine sunduğu ayrıcalıklı hizmetlerle fark yaratıyor. 2022 yılında kurulan ve bağımsız finans uzmanlarını da içeren Allianz Yatırım Komitesi, düzenli olarak paylaştığı analiz ve değerlendirmeleriyle güncel piyasa trendleri ve yatırım araçları arasında doğru zamanda doğru seçimler yapılmasına yardımcı oluyor. Allianz Finansal Danışmanlık Hizmeti ise tasarruf etmek isteyen ve birikimlerini nasıl değerlendireceği konusunda soru işaretleri olan yatırımcılara destek oluyor, her ay Allianz müşterilerine özel, uygulanabilir fon önerileri sunuyor. Allianz’ım mobil uygulamasından kolayca ulaşılabilen bu hizmet, piyasayı takip etme endişesini de ortadan kaldırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Polisan Holding, 2025 Yılı Finansal Sonuçlarını Açıkladı Haber

Polisan Holding, 2025 Yılı Finansal Sonuçlarını Açıkladı

Şirket, küresel ve yerel ekonomik koşullardaki zorluklara rağmen operasyonel verimliliğini ve bilanço disiplinini korumaya odaklanırken, 2025 yılında stratejik öncelikleri doğrultusunda önemli yeniden yapılanma adımlarını hayata geçirmiştir. Bu kapsamda boya grubu iştiraklerinin kısmi bölünme yoluyla ayrıştırılması tamamlanmış; operasyonel performansı uzun süredir baskı altında olan Polisan Hellas’ta faaliyetler durdurularak pay satış süreci başlatılmış ve söz konusu süreç Ocak 2026 itibarıyla tamamlanmıştır. Portföy yapısında gerçekleştirilen düzenlemelerin orta vadede finansal performansın daha sağlıklı bir zemine oturmasına katkı sağlaması hedeflenmektedir. 2025 yılı finansal sonuçları üzerinde; Polisan Hellas kredilerinin Holding’e taşınmasına bağlı kur farkı giderleri, yatırım amaçlı gayrimenkullerde kaydedilen değer düşüklüğü ve VUK kapsamında enflasyon muhasebesinin yılın son çeyreğinde sona ermesine bağlı olarak kaydedilen ertelenmiş vergi giderleri etkili olmuştur. Bunun yanında özkaynak yöntemiyle değerlenen yatırımlardan kaydedilen zarar net dönem sonucu üzerinde ilave baskı oluşturmuştur. Enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın açılması ve hem yurt içi hem Avrupa pazarlarında talep daralması operasyonel kârlılğı etkileyen unsurlar arasında yer almıştır. Söz konusu etkilerin önemli bir bölümü, yıl içerisinde gerçekleştirilen portföy yeniden yapılanması ve muhasebesel düzenlemelerden kaynaklanmaktadır. POLİSAN HELLAS’A İLİŞKİN GELİŞMELER Polisan Holding, Haziran 2025’te faaliyetleri durdurulan Polisan Hellas S.A.’nın paylarının satış sürecini Ocak 2026 itibarıyla tamamlamıştır. Bu kapsamda Polisan Hellas’taki payların tamamı Polar Teknoloji Yatırım A.Ş. aracılığıyla nihai alıcılar olan Ilvief S.A. ve Sunrise Hellas M.I.K.E.’ye devredilmiş olup, işlemle birlikte Polisan Holding’in söz konusu şirketteki pay sahipliği sona ermiştir. Polisan Hellas, Avrupa PET pazarında son yıllarda yaşanan talep daralması, yüksek enerji maliyetleri ve artan rekabet nedeniyle uzun süredir zayıf bir faaliyet performansı sergilemiştir. Şirketin geçmiş yıllarda oluşan zararları ve yüksek borçluluk seviyesi dikkate alınarak, finansal borçların yönetilmesi ve teknik iflas riskinin ortadan kaldırılması amacıyla 2025 yılı içerisinde Polisan Holding tarafından önemli tutarda sermaye artışı gerçekleştirilmiş ve söz konusu kaynak finansal borçların kapatılmasında kullanılmıştır. Bu çerçevede satış bedeli, geçmiş yatırım tutarlarından bağımsız olarak şirketin satış tarihindeki faaliyet durumu, finansal yapısı ve gelecekte yaratması beklenen ekonomik değer dikkate alınarak belirlenmiştir. “STRATEJİK ÖNCELİKLERİMİZE ODAKLANDIK” Polisan Holding İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Esra Yazıcı yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “2025 yılı, küresel ve yerel ölçekte zorlu makroekonomik koşulların etkisini sürdürdüğü bir dönem oldu. Bu süreçte Polisan Holding olarak operasyonel verimliliğimizi korumaya, mali disiplinimizi güçlendirmeye ve stratejik önceliklerimiz doğrultusunda portföyümüzü daha odaklı bir yapıya dönüştürmeye yönelik önemli adımlar attık. Yıl içinde gerçekleştirdiğimiz yeniden yapılanma kararlarının, önümüzdeki dönemde daha sade ve güçlü bir bilanço yapısı ile sürdürülebilir büyüme için sağlam bir zemin oluşturacağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler Haber

Bölgesel Kriz ve Türk İhracatçıları Bekleyen Riskler

İran Krizi ve Türkiye İhracatı:Riskler, Senaryolar ve Hazırlık Stratejileri 28 Şubat 2026'da başlayan ABD-İsrail ortak askeri operasyonu, bölgeyi son on yılların en ciddi güvenlik kriziyle karşı karşıya bırakmıştır. Hürmüz Boğazı'nın fiilen abluka altına alınması, 170'ten fazla konteyner gemisinin Körfez'de mahsur kalması, Dubai dahil birçok uluslararası havalimanının kapanması ve 5 Mart itibarıyla savaş riski sigortalarının iptal edilecek olması, küresel ticareti derinden etkileyen gelişmelerdir. Türk ihracatçıları açısından enerji ithalat maliyetlerindeki artış, TL üzerindeki kur baskısı, navlun ve sigorta primlerindeki sıçrama ile Tebriz-Ankara doğalgaz boru hattı sözleşmesinin Temmuz 2026'da dolacak olması en acil risk unsurları olarak öne çıkmaktadır. The Globby Araştırma Ekibi, bu riskleri ve olası gelişmeleri ITC TradeMap verileri, petrol fiyat senaryoları ve ambargo rejimi analizleri çerçevesinde değerlendiren kapsamlı bir rapor hazırladı. Tablo 1: Türk İhracatçılar İçin Temel Risk Alanları Risk Alanı Mevcut Durum İhracata Potansiyel Etki Hürmüz Boğazı Ablukası Fiilen kapalı; 150+ tanker demir attı Körfez'e sevkiyat durma noktasında; alternatif rota zorunlu Enerji Maliyeti Brent 77 $'a sıçradı (zirve 82+$) Girdi maliyeti artışı; enerji yoğun sektörlerde marj baskısı Navlun ve Sigorta Navlun +%50-100; sigorta primi 2 katına çıktı FOB/CIF fiyat dengesini bozar; teklif fiyatlarının güncellenmesi şart Döviz Kuru TL/USD 43,92-43,97 (rekor düşük yakını) İthal girdi maliyeti artışı; ancak dolar bazlı rekabet gücü desteği Doğalgaz Arzı Tebriz-Ankara sözleşmesi Temmuz 2026'da doluyor Arz kesintisi riski; pahalı spot LNG'ye yönelim Yaptırım Riski İran ile ticaret yapana %25 ABD tarifesi tehdidi ABD pazarı kaybı riski; uyum politikası zorunlu Kızıldeniz Tehdidi Hûsiler saldırıları yeniden başlattı Süveyş alternatif rotası da risk altında; çift darboğaz krizi Dört Senaryo, Dört Farklı Hazırlık Düzlemi Krizin gidişatına bağlı olarak Türkiye ihracatı farklı risk ve dönüşüm senaryolarıyla karşı karşıyadır. The Globby Araştırma Ekibi'nin TradeMap verileri üzerinden modellediği dört senaryoda, her birinin ihracatçılar için farklı risk profilleri ve hazırlık gereksinimleri bulunmaktadır. Enerji maliyeti artışı, navlun/sigorta şoku ve kur baskısı tüm senaryolarda önemli baskı unsurlarıdır. Öte yandan İran arz kesintisinin yarattığı pazar boşluğu, Körfez ülkelerinin yeniden inşa ihtiyacı, kara koridorlarının önem kazanması ve nearshoring eğilimi; bu baskıları dengeleyebilecek ve proaktif davranan ihracatçılara yeni kapılar açabilecek dinamikler olarak değerlendirilmektedir. Tablo 2: Senaryo Karşılaştırması, Parametreler ve Beklenen Etki Parametre S1: Kısa Çatışma S2: Uzayan Savaş S3: Rejim Değişimi S4: Kısıtlama Kalkması Süre 1-2 hafta 1-3 ay 6-12 ay 12-24 ay Brent Petrol ~80 $/varil ~95 $/varil ~75 $/varil ~65 $/varil TL/USD Ek Baskı +%3 +%8 +%5 -%2 (toparlanma) Hürmüz Boğazı Kısa kapalı Uzun süreli kapalı Kademeli açılış Tam açık İran Arz Kaybı %30 %80 %60 Toparlanma başlar Yaptırım Rejimi Mevcut devam Sıkılaşır Geçiş dönemi Kaldırılır Maliyet Baskısı -1,3 milyar $ -4,0 milyar $ -0,75 milyar $ +0,9 milyar $ (rahatlama) Dengeleyici Etki +1,6 milyar $ +5,0 milyar $ +4,0 milyar $ +1,4 milyar $ Net Etki (Tahmini) +300 milyon $ +1,0 milyar $ +3,25 milyar $ +2,3 milyar $ Sektörel Etki Haritası: Hangi Sektörlerde Ne Beklenmeli? İran'ın 13,6 milyar dolarlık yıllık ihracatında Türkiye ile doğrudan rekabet edilen kalemlerin ağırlığı dikkat çekicidir. Plastik, demir-çelik, meyve-sebze, alüminyum ve bakır gibi ürün gruplarında Türkiye'nin üretim kapasitesi İran'ın birkaç katı düzeyindedir. Kriz derinleştikçe İran arzının kesildiği pazarlarda, başta Irak, BAE, Pakistan ve Azerbaycan, tedarik arayışının hızlanması beklenmektedir. Öte yandan enerji yoğun sektörlerde (cam, seramik, demir-çelik) maliyet baskısı ciddi boyutlara ulaşabilir. Savunma sektörü ise küresel silahlanma eğilimi ve NATO bütçe artışlarıyla krizden bağımsız güçlü bir büyüme ivmesi taşımaktadır. Aşağıdaki tabloda ana sektörlerin senaryo bazlı etki projeksiyonları yer almaktadır. Tablo 3: Sektörel Etki Projeksiyonu (Milyon $, Yıllık Tahmini Ek Etki) Sektör Senaryo 1 Senaryo 2 Senaryo 3 Senaryo 4 Kritik Not Plastik (HS39) +100 +350 +250 -50 İran'ın en büyük kalemi; Çin/Pakistan ikamesi Demir-Çelik (HS72) +80 +250 +200 +50 Körfez inşaat talebi sürücü Meyve/Sebze (HS07-08) +80 +200 +150 -30 Irak, BAE'de doğrudan ikame Savunma (HS93) +200 +500 +400 +100 Krizden bağımsız +%80 büyüme trendi Çimento/İnşaat (HS25,68) +50 +180 +250 +100 Uzun vadeli Körfez/Suriye inşası Alüminyum (HS76) +40 +120 +100 +30 İran kapasitesi hasar; TR alternatif Makine (HS84) +30 +80 +150 +300 S4'te İran pazarı açılırsa dev potansiyel Otomotiv (HS87) +10 +30 +80 +200 80M nüfuslu İran pazarı uzun vade fırsatı Mineral Yakıt (HS27) -100 -300 -50 +50 Maliyet şoku; marj daralması riski İhracatçılara Çağrı: Hazırlıklı Olmak, Fark Yaratacak The Globby'nin Veri Analizinden Sorumlu Kurucu Ortağı Barış Yaşbala, kriz döneminde ihracatçıların yapması gerekenleri şu şekilde özetlemektedir: "Bu kriz, Türk ihracatçıları için ciddi riskler barındırmakla birlikte, hazırlıklı ve çevik davrananlar için önemli dönüşüm fırsatları da yaratmaktadır. Öncelik, mevcut riskleri doğru yönetmektir, sevkiyat rotalarının ve sigorta klozlarının derhal gözden geçirilmesi, teklif fiyatlamalarına enerji ve kur volatilitesinin yansıtılması, Körfez ve Irak'taki müşterilerle proaktif temasın kurulması ilk adımlardır. Orta vadede Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi kara ticaret alternatiflerinin değerlendirilmesi, İran arzı kesilen pazarlarda stratejik konumlanma ve Avrupa alıcılarına nearshoring avantajının sunulması kritik önem taşımaktadır." Yaşbala, krizin süresinin ve yaptırım rejiminin evriminin belirleyici değişkenler olduğunu, ancak Türkiye'nin coğrafyası, üretim kapasitesi ve bölgesel ilişkiler ağının her senaryoda stratejik avantaj sağladığını vurgulamaktadır. Tablo 4: İhracatçılar İçin Acil Eylem Kontrol Listesi Vade Eylem Alanı Önerilen Adım 0-3 Ay Lojistik Güvenliği Hürmüz ve Kızıldeniz alternatif rotalarını haritalanmalı; Mersin/Akdeniz rotası anlaşmalarını güncellemeli 0-3 Ay Sigorta ve Kontrat Savaş riski klozlarını gözden geçirilmeli; force majeure maddelerini kontrol et; eskalasyon klozları eklenmeli 0-3 Ay Fiyatlama Stratejisi Enerji ve kur volatilitesini teklif fiyatlarına dahil edilmeli; vadeli döviz satış kontratları yapılmalı 0-3 Ay Müşteri İletişimi Körfez ve Irak müşterilerine proaktif tedarik güvencesi verilmeli; stok seviyeleri artırılmalı 3-12 Ay Kara Koridorları Orta Koridor (Bakü-Tiflis-Kars) ve Kalkınma Yolu rotaları aktif kullanılmalı 3-12 Ay Pazar İkamesi İran arzı kesilen pazarlarda (Irak, Pakistan, BAE) sektörel satış kampanyaları başlatılmalı 3-12 Ay Nearshoring Avrupa alıcılarına Asya navlun artışı alternatifi olarak yakınlık avantajı sunulmalı 12-24 Ay İran Pazarı Hazırlığı Rejim değişikliği/kısıtlama kalkması senaryosu için pazar istihbaratı ve dağıtım ağı planlanmalı 12-24 Ay Körfez Yeniden İnşa Hasar gören altyapı projelerine (havalimanı, liman, enerji) katılım için temas başlatılmalı Tablo 5: Krizin Kritik Sayıları Gösterge Değer Günlük Hürmüz geçişi ~15 milyon varil petrol + küresel LNG'nin %20'si Körfez'de mahsur gemi sayısı 170+ konteyner gemisi (450.000 TEU) Savaş riski sigortası iptal tarihi 5 Mart 2026 (7 P&I kulübü) Tebriz-Ankara gaz sözleşmesi bitişi Temmuz 2026 İran'ın ikame edilebilir ihracat hacmi ~2,86 milyar $ (TR kapasitesi mevcut) Türkiye'nin İran ihracatındaki payı (2025) %37,6 (2006'da %8 idi) Savunma sektörü büyümesi (YoY) +%80 (2,6 → 4,7 milyar $)

Stellantis 2026 yılında Güçlü Operasyonel Uygulamalara Odaklanacak! Haber

Stellantis 2026 yılında Güçlü Operasyonel Uygulamalara Odaklanacak!

Net gelirlerde yıllık bazda yüzde 10 artışla üst satır büyüme yeniden sağlandı. 2025 ikinci yarısındaki eksi 1,5 milyar Euro endüstriyel serbest nakit akışı, 2025 ilk yarısına kıyasla yaklaşık yüzde 50, 2024 ikinci yarısına kıyasla ise yüzde 73 oranında iyileşmeye işaret ediyor. Şirketin 2025 yıl sonu itibarıyla endüstriyel kullanılabilir likiditesi 46 milyar Euro seviyesinde gerçekleşirken, Yönetim Kurulu, 2026 temettüsünün askıya alınmasına ve 5 milyar Euro’ya kadar hibrit tahvil ihracına onay verdi. Kuzey Amerika, Genişletilmiş Avrupa, Güney Amerika ve Orta Doğu & Afrika’da, pazar kapsamını genişleterek yeni segmentler ve farklı güç aktarma seçenekleriyle kârlı büyüme fırsatlarını hedefleyen şirket, 2026 yılında net gelirler, AOI marjı ve endüstriyel serbest nakit akışında kademeli iyileşme beklendiğini, yılın ilk yarısından ikinci yarısına doğru ilerleyici bir toparlanma öngördüğünü kaydetti. Mobilitenin her alanına yatırım yapan dünyanın en büyük mobilite şirketlerinden Stellantis N.V., 2025 yılı tam yıl finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin net gelirleri, güçlü döviz kuru baskıları ve 2025’in ilk yarısındaki net fiyat düşüşlerine rağmen yüzde 2 düşüşle 153,5 milyar Euro olarak gerçekleşti. Şirketin daha yüksek satış hacmi ve ürün karmasının olumlu katkısıyla düşüş kısmen dengelendi. 2026’da kârlı büyüme için yeni fırsatlar değerlendirilecek! Konu hakkında değerlendirme yapan Stellantis CEO’su Antonio Filosa, “2025 yılı tam yıl sonuçlarımız, enerji dönüşümünün hızının olduğundan fazla öngörülmesinin ve işimizi müşterilerimizin elektrikli, hibrit ve içten yanmalı teknolojiler arasındaki seçim özgürlüğü etrafında yeniden yapılandırma gerekliliğinin maliyetini yansıtıyor. Yılın ikinci yarısında kaliteyi artırma yönündeki çalışmalarımızın ilk olumlu sonuçlarını, yeni ürün lansmanlarımızdaki güçlü uygulama performansını ve büyümeye dönüşü görmeye başladık. 2026’da odak noktamız, geçmişteki uygulama boşluklarını kapatmaya devam etmek ve kârlı büyümeye dönüşümüze ivme kazandırmak olacaktır” dedi. Şirket, ağırlıklı olarak müşteri tercihlerine uyum sağlamak ve değişen düzenleyici çerçeveleri yansıtmak amacıyla gerçekleştirilen kapsamlı stratejik dönüşümle bağlantılı 25,4 milyar Euro tutarındaki giderlerin etkisiyle 22,3 milyar Euro net zarar açıkladı. Stellantis, 2026 yılında genişleyen ürün atağı ile pazar kapsamını artırarak kârlı büyüme için yeni fırsatları hedefliyor. Bunlar arasında yer alan Kuzey Amerika’da, Jeep® Cherokee ve Dodge Charger SIXPACK modelleri, orta boy SUV ve içten yanmalı motorlu (ICE) “muscle car” segmentlerine güçlü bir geri dönüşü temsil ediyor. 2025’in sonlarında pazara sunulması planlanan Ram 1500 HEMI® V8 ve Express versiyonlarının da bu ivmeyi desteklemesi bekleniyor. Güney Amerika’da orta boy pick-up modeli Ram Dakota ürün gamının temelini oluştururken; Genişletilmiş Avrupa’da Citroën C5 Aircross BEV, Jeep® Compass BEV ve yakın zamanda lanse edilen Fiat 500 Hybrid modelleri, şirketin müşterilerinin farklı güç aktarma ve mobilite ihtiyaçlarına kapsamlı şekilde yanıt verme kapasitesini daha da güçlendiriyor. Gelir artışı 2025’in ikinci yarısında güçlendi! Stellantis, 2025’in ikinci yarısında güçlü bir performans sergileyerek konsolide sevkiyatlarını 2,8 milyon adede yükseltti. Bu, yıllık bazda 277 bin adetlik (+ yüzde 11) artışa işaret ediyor. Büyüme geniş tabanlı gerçekleşirken olup, tüm bölgelerde hacim artışı kaydedildi. Kuzey Amerika, 231 bin adetlik ilave sevkiyatla (+ yüzde 39) en güçlü katkıyı sağladı. Bu artış, bir önceki yıl uygulanan stok azaltım programına kıyasla normalleşen stok dinamiklerinin yanı sıra bölgedeki artan ticari ivmenin olumlu etkilerini yansıtıyor. Stellantis’in 2025 ikinci yarı net gelirleri, 2024’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 10 artış gösterdi. Bu sonuçlarla Stellantis, operasyonel verimlilikte sağlanan iyileşmelerin, disiplinli ticari stratejilerin ve şirketin güçlü küresel marka portföyünün ilk etkilerini açıkça ortaya koyuyor. Ayrıca kalite yönetimine yeniden odaklanılması erken sonuçlar vermeye başlarken, 2025 başından bu yana araçların ilk kullanım ayındaki servis sorun bildirimleri Kuzey Amerika’da yüzde 50’nin üzerinde, Genişletilmiş Avrupa’da ise yüzde 30’un üzerinde azaldı. Kârlı büyüme için kararlı dönüşüm hamlesi! 6 Şubat 2026’da iş yapısında kapsamlı bir dönüşüm süreci başlattığını açıklayan Stellantis; bu kapsamda, 2025’in ikinci yarısına ilişkin AOI dışında tutulan yaklaşık 22,2 milyar Euro tutarında gider kaydederken, bunun yaklaşık 6,5 milyar Euro’luk kısmının önümüzdeki dört yıl içinde nakit çıkışı yaratması bekleniyor. Söz konusu giderler şunları içeriyor: Ürün planının ve elektrikli araç (EV) tedarik zincirinin müşteri talebi ve değişen regülasyonlara uyum sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılması, Sözleşmeye dayalı garanti karşılıklarının tahmin metodolojisinde yapılan değişiklikler, Genişletilmiş Avrupa’da daha önce duyurulan iş gücü azaltım programlarına ilişkin giderler. Şirketin gerçekleştirilen dönüşüm süreci, bölgesel ekiplerin karar alma mekanizmalarını hızlandırmalarını ve tüm iş alanlarında etkinliği artırmalarını sağladı. Bu süreç, aynı zamanda bayiler, tedarikçiler, kurumsal paydaşlar ve sendikalarla daha yakın ve verimli iş birliklerinin geliştirilmesine zemin hazırladı. 2026’de kademeli iyileşme öngörülüyor! Şirket, 2026 yılında net gelirlerde orta tek haneli yüzdelerde artış, AOI marjında düşük tek haneli seviyeler ve endüstriyel serbest nakit akışında yıllık bazda iyileşme bekliyor. Ayrıca şirket, yılın ilk yarısından ikinci yarısına doğru kademeli bir performans artışı öngörüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Talep Konut Yerine Otomobile Kayıyor Haber

Talep Konut Yerine Otomobile Kayıyor

Türkiye’de toplam büyüklüğü 620 milyar doları bulan altın birikiminin bir kısmının otomotive yönelmesi, sıfır kilometre ve ikinci elde hareketliliği destekleyen faktörler arasında yer aldı. Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, 2025’in son çeyreği itibarıyla ikinci eldeki tabloyu “dengeye dönüş yılı” olarak tanımlarken, 2026’da daha rasyonel fakat güçlü bir büyüme beklediklerini vurguladı ve “2026’da ikinci el satış adedi 9 milyonu aşabilir; ancak tüketici hem daha seçici hem de daha bilinçli.” dedi. “2025’te tüketici davranışı değişti: Daha seçici, daha bilgili, daha temkinli” Karakaş, “Pandemi sonrası dönemde gördüğümüz kontrolsüz talep artık yerini daha bilinçli bir yaklaşım modeline bıraktı. Geçtiğimiz günlerde bu konuyla ilgili yaptığımız ikinci elde her araç satılır dönemi bitti açıklamamız da sahada ciddi yankı buldu. Tüketici artık ikinci elde 10 yaş üzeri araçlarda bile çok daha seçici demiştik. Bu durum yeni yılda da devam edecek.” şeklinde konuştu 2026 öngörüleri: ikinci el satışları 9 milyonu geçebilir Pazar verilerine göre, 2025’in son çeyreğinde finansmana erişimdeki kademeli iyileşme ve enflasyonun gerilemesi tüketici güvenini yeniden artırdı. Ekonomideki bu dengelenme süreci, hem sıfır hem de ikinci el pazarlarında ertelenmiş talebi devreye soktu. Karakaş, 2026 beklentilerini şöyle özetledi:“Türkiye’de 2024’te 8,2 milyon olan ikinci el satış adetinin, 2025 sonunda 8,6 milyona yaklaşmasını, 2026’da ise 9 milyonun üzerine çıkmasını bekliyoruz. Finansman koşullarındaki iyileşme devam ederse bu rakam daha da yukarı taşınabilir. Sıfır araç satışlarında beklenti 2026 yılı için 1,4 milyon seviyelerinde.” “Fiyatlar Neden Düşmez?” sorusuna yanıt 2025 boyunca ikinci el araç fiyatlarıyla ilgili en çok sorulan sorulardan biri “Fiyatlar düşer mi?” oldu. Otomerkezi.net olarak bu sorunun yanıtını piyasa gerçekleri üzerinden değerlendiren Karakaş’ın tespitleri şöyle: “Maliyet baskısı devam ediyor: Döviz kuru etkisiyle yedek parça maliyetleri ve işçilik giderleri hâlâ yüksek. Talep canlı: Krediye erişimin kolaylaşması, talebi artırabilir. Araç arzı sınırlı: Özellikle belirli segmentlerde iyi kondisyonda araç bulmak zorlaştı. İyi kondisyon fiyatı da artırıyor. Otomobil hâlâ konuta kıyasla çok daha ulaşılabilir bir varlık: Bu nedenle yatırım amaçlı talep canlı. İkinci el fiyatlarında sert bir düşüş beklemiyoruz. Ancak 2024 ve 2025’e kıyasla daha istikrarlı, daha öngörülebilir bir fiyat bandına giriyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Moda Endüstrisi 2026 Yılında Yeni Dünya’ya Odaklanacak Haber

Türk Moda Endüstrisi 2026 Yılında Yeni Dünya’ya Odaklanacak

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Amerika Birleşik Devletleri’nde; 27 Nisan-1 Mayıs 2026 tarihlerinde Los Angeles Sektörel Ticaret Heyeti yapmak için harekete geçti. Dünya hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı 2024’te 612,2 milyar dolar seviyesine ulaştığını vurgulayan Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, ABD ve Avrupa Birliği ithalatında 2023 sonrası başlayan artış eğilimine rağmen Türkiye’nin hazır giyim ihracatındaki düşüşün devam ettiğini, bu daralmanın temel nedeninin artan üretim maliyetlerinin satış fiyatlarına yansıtılamaması ve enflasyon oranında artmayan döviz kuru olduğunu dile getirdi. Avrupa Birliği’ ne Çin’in konfeksiyon ihracatının 2025 yılının ilk yarısında yüzde 22’lik artışla 13,7 milyar avro, Bangladeş’in yüzde 15 artışla 10,5 milyar avro olduğunu, Hindistan, Pakistan, Vietnam, Kamboçya gibi konfeksiyon üreticisi ülkelerin hepsinin Avrupa Birliği’ne önemli artışlar yakaladığını anlatan Sertbaş, aynı dönemde Türkiye’nin AB’ne ihracatının yüzde 6,3’lük düşüşle 4,8 milyar avroya gerilediğini vurguladı. Toparlanma ümitlerimizi 2027 yılına erteledik “Hükümet yetkililerinin açıklamaları ve Orta Vadeli Program hedefleri tek haneli enflasyonun ancak 2027’de yakalanabileceğini gösteriyor” diyen Sertbaş, “Toparlanma ümitlerimizi 2027 yılına ertelemek zorunda kaldık. Hazır giyim sektörümüzün üretime devam etmesi, ihracat ve istihdamını koruması, 2026 yılını daha az yarayla kapatması için bugüne kadar yoğunlaşmadığımız ABD pazarına ağırlık verme kararı aldık. Sektörümüzün ihracatı 2025 yılının ocak – eylül döneminde Türkiye genelinde yüzde 6’lık kayıpla 13,5 milyar dolardan 12,7 milyar dolara düşerken ABD’ye ihracatımız seviyesini korudu. Firmalarımızı ABD pazarına yönelik düzenleyeceğimiz ticaret heyeti organizasyonuna katılmaya davet ediyoruz” dedi. Uğuz: “2026’da ABD’de iki milli katılım organizasyonuna devam edeceğiz” Türk moda endüstrisinin pazarlamasına destek olmak amacıyla 2025 yılında Almanya, Fransa, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde 6 moda fuarına milli katılım organizasyonu gerçekleştirdikleri bilgisini veren EHKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Komitesi Başkanı Tala Uğuz, 2026 yılında da aynı tempoda çalışacaklarını vurguladı. 2026 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne 2026 yılında sektörel ticaret heyeti yanında iki fuara milli katılım organizasyonu yapacaklarını dile getiren Uğuz, “Ocak ve temmuz aylarında PV New York Fuarı’na Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenlemek için çalışmalara başladık. Hazır giyim ihracatçısı firmalarımızı her üç organizasyonumuza da katılmaya davet ediyoruz” dedi. Hazır giyim sektörü 2022 yılında 722 bin kişiyi istihdam ederken, tekstil sektörü 496 bin kişiye iş olanağı sunuyordu. Son üç yılda konfeksiyon ve tekstil sektörlerindeki daralma hazır giyim sektöründe 182 bin, tekstil sektöründe 134 bin istihdam kaybına yol açtı. 2022 yılında iki sektörde 63 bin olan işletme sayısı da 55 bine geriledi. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin Los Angeles Sektörel Ticaret Heyetine katılmak isteyen firmaların 14 Kasım 2025 Cuma gününe kadar konfeksiyon@eib.org.tr mail adresinden iletişime geçmeleri bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.