Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dsö

Kapsül Haber Ajansı - Dsö haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dsö haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kentlerin Yeni Yol Haritası Sağlıklı Kentler Forumu’nda Çizildi Haber

Kentlerin Yeni Yol Haritası Sağlıklı Kentler Forumu’nda Çizildi

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde bu yıl ilk kez düzenlenen Sağlıklı Kentler Forumu (Healthy Cities Forum-HCF), ikinci gününde “gıda, su ve enerji” ekseninde kentlerin yaşadığı krizlere yönelik çözüm yollarını ele aldı. İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen forumun ikinci gün oturumlarına Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Kaya, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği üyesi il ve ilçe belediye başkanları, belediye bürokratları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Tüm oturumları yakından takip eden Başkan Tugay, İzmir’in daha sağlıklı bir kent olması hedefi doğrultusunda konuşmacılara sorular yöneltti. Oturumların ardından ise konuşmacılara, Sağlıklı Kentler Birliği adına teşekkür plaketi takdim etti. Krizlerden çıkış koridorları belirlendi İlk gün “Düğümler” başlığı altında, kentlerin yaşadığı krizler, kırılganlıklar, kritik dönüm noktaları bir bütün olarak ele alındı. Forumun ikinci gününde ise “Koridorlar” başlığı altında, düğümlerin çözüm sürecinde ekolojik, sosyal, ekonomik ve yönetsel bağlantılar bir araya getirilerek yol haritası oluşturuldu. Forumun “Eşik” bölümünde ise krizlere karşı kentlerin yeni bir geleceğe geçişinin çıktıları üzerinde duruldu. İki günlük maratonun ardından doğa temelli çözümler, yerel uygulamalar ve iş birlikleri üzerinden ortak eylem alanları ortaya konuldu. Belediyeler gıda üretiminde aktif rol almalı İkinci gün toplantılarının ilk oturumu “Gıdanın Koridorları” oldu. "Kentten Kırsala Yeni Bağlar / Kentte Yaşam Ağları" başlığıyla İstanbul Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Serim Dinç moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği Başkanı Zümran Ömür ve Ege Üniversitesi Tarım Ekonomisi Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya konuşmacı oldu. Kars'ın Boğatepe köyünde hem üretimin hem de turizmin önünü açan Zümran Ömür, kırsalın doğru planlanması, toprağın kıymetinin bilinmesi ve doğru işlenmesinden söz ederek bir başarı öyküsünü aktardı. Prof. Dr. Tayfun Özkaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bokaşi kompostu üretimi, biyokömür gibi projelerini örnek gösterdi. Oturumda gıda üretiminde belediyelerin daha aktif olması gerektiği, tarım sektöründeki sıkışma, ekolojik gıda üretimi, agro ekolojinin yaygınlaştırılması önerileri gündeme geldi. Susuzluğa karşı 7 adımlık risk yönetimi Günün ikinci buluşması olan “Suyun Koridorları” oturumu, "Kuraklık Çağında Kentler" başlığıyla gerçekleştirildi. İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yurdanur Ünal moderatörlüğünde düzenlenen oturumda, İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ve Bursa Teknik Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Gül Sayan Atanur konuşmacı oldu. Prof. Dr. Gül Sayan Atanur, peyzaj çalışmalarının şehirlerin altyapı projeleri olduğuna dikkat çekerek, sürdürülebilir kentsel drenaj sistemlerini anlattı. Her şehrin kendi doğasına göre su yönetimi ve kuraklıkla mücadele yöntemlerini geliştirmesi gerektiğini söyleyerek, yeşil alanları yok eden beton odaklı kentsel dönüşüm projelerine karşı uyardı. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ise belediyelerin uygulaması gereken 7 adımlık risk yönetimini açıkladı. Bu adımlarda belediyelerin meteoroloji birimi kurması gerektiği, su bütçesinin yasallaşması, tarımsal dönüşüm, yağmur hasadı, kent taşıma kapasitesi, içme suyu – gri su ayrımı ve sözde çözümlerin reddedilmesi yer aldı. Enerjiyi tüketen değil üreten, yöneten, paylaşan şehirler Forumun “Enerji Koridorları” oturumu "Kentlerin Enerji Dönüşümü" başlığıyla düzenlendi. Füzyon Solar CEO’su Harun Girgin moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hasan Sarıçiçek ve Es Denizcilik Gayrimenkul Geliştirme Müdürü Alican Baycan konuşmacı oldu. Dr. Hasan Sarıçiçek, ilk kentlerin var olduğu günden günümüze kadar değişen enerji tüketimini anlattı. Veriyle güçlenen şehirlerin yarını daha iyi planladığını söyleyen Sarıçiçek, geleceğin şehirlerinin enerjiyi tüketen değil; üreten, yöneten ve paylaşan şehirler olacağını ifade etti. Alican Baycan ise hanelerden kamu binalarına kadar kentlerde tüketmeden enerjiyi koruyabilmenin yöntemlerini anlattı. Şehirlerin tasarlanırken enerji tasarrufu sağlayacak şekilde kurgulanması gerektiğini söyleyen Baycan, konut, ofis, ticaret ve kamusal alanların bir arada olduğu, ulaşımın minimumda tutulduğu “kompakt şehir” modelini anlattı. Kentte kimler var? Kentlerdeki yaşamı her açıdan ele almak üzerine düzenlenen “Kentte Kimler Var” oturumu gerçekleştirildi. İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğretim Üyesi ve DSÖ Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Burcu Zeybek moderatörlüğünde düzenlenen oturumda Yaban Hayatı Fotografçısı Alper Tüydeş ve Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık konuşmacı oldu. Son dönemlerde Yaren Leylek hikayesinin fotoğraflarıyla adından söz ettiren Alper Tüydeş, kentlerdeki yaban hayatına dair deneyimlerini aktardı. Yerel yönetimlerin doğru bilerek uyguladığı birçok projenin kentlerdeki yaban hayatına etkisine dikkat çeken Tüydeş, birlikte yaşam sürülen ama fark edilmeyen çok sayıda tür hakkında bilgi verdi. Kıvılcım Pınar Kocabıyık, “İklim Kliniği: Isınan Dünyada Sağlığı Yeniden Düşünmek” adlı sunumu yaptı. İklim krizinin sadece doğayı değil ekonomiyi, toplumu ve kent sağlığını riske sokan pek çok şeyi etkilediğinin altını çizdi. Sağlıklı kentler için söz gençlerde Sağlıklı Kentler Forumu’nun son oturumunda söz gençlere bırakıldı. "Şehir Bizim Olsa: Gençler Sağlıklı Kentleri Nasıl Hayal Ediyor?" başlıklı gençlik oturumunun moderatörlüğünü Birleşmiş Milletler (BM) YOUNGO Sağlık Çalışma Grubu Lideri Dr. Sıla Gürbüz yaparken Avrupa Komisyonu İklim Elçisi Seren Anaçoğlu ve BM Gençlik Elçisi Resul Hüseynzade oldu. Oturumda gençler, iklim krizi, kuraklık, doğa ve çevre yetersizliği, kent içi yetersiz ulaşım, spor alanları, afetler, bisiklet yolları, yaşam alanları, aidiyet, güvensizlik ve karar alma noktasında gençlerin daha çok söz sahibi olması gibi pek çok konuya dair kendi pencerelerinden başkanlara aktardı. Şimdi yeniden başlama zamanı Son oturumda konuşan DSÖ Bilim Kurulu Üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, kentlerin bugün birbirini besleyen çok katmanlı krizlerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Küresel ölçekte servet ve gücün az sayıda kişinin elinde toplandığını belirten Okyay, bunun demokrasi üzerinde baskı oluşturduğunu ve dünyada derin bir eşitsizlik krizinin yaşandığını ifade etti. Sorunların birbirinden bağımsız ele alınamayacağını vurgulayan Okyay, “Su politikaları bir yerde, gıda politikaları bir yerde, enerji politikaları başka bir yerde. Ama afetler ve krizler ayrı ayrı çıkmıyor. Bilginin disiplinler arası akışına ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı. Birlikte hareket etme zorunluluğuna dikkat çeken Okyay “Şimdi yeniden başlama zamanı” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa Nilüfer’de Çevresel Veriler Önleyici Politikalara Rehber Haber

Bursa Nilüfer’de Çevresel Veriler Önleyici Politikalara Rehber

Bilimsel ölçümler, kent yönetiminde planlama, denetim ve karar süreçlerine doğrudan rehberlik ediyor. Nilüfer Belediyesi, 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan hava kirliliği ile 2025 yılına ait su kirliliği izleme çalışmalarının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Sabit ve mobil ölçüm istasyonlarından elde edilen bilimsel veriler, Nilüfer’de çevresel risklerin yerinde, sürekli ve karşılaştırmalı biçimde izlendiğini ortaya koyarken; bu verilerin halk sağlığını önceleyen önleyici politikalara rehberlik ettiği vurgulandı. HAVA KİRLİLİĞİNDE SANAYİ VE TRAFİK KAYNAKLI ETKİ BELİRGİNLEŞİYOR Nilüfer ilçesinde hava kalitesini yakından izlemek amacıyla Ata Bulvarı’nda bulunan sabit Hava Kalitesi Ölçüm İstasyonu’nun yanı sıra; Çalı Sanayi Bölgesi, Kayapa Organize Sanayi Bölgesi ve Lefkoşe Caddesi’nde konumlandırılan mobil hava kalitesi izleme istasyonlarıyla çok noktalı ölçüm yapılıyor. Bu sayede sanayi ve trafik yoğunluğunun etkisi, zamana ve mekâna bağlı olarak somut verilerle takip edilebiliyor. 2024 ve 2025 yıllarına ait ölçümlerde; Zararlı Partikül Madde (PM10) ve Solunabilir Partikül Madde (PM2,5) değerlerinin ölçüm yapılan birçok ayda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sınır değerlerinin üzerinde seyrettiği, NO₂ (Azot Dioksit) değerlerinin özellikle sanayi ve trafik yoğun bölgelerde hem DSÖ hem de bazı aylarda ulusal sınır değerleri aştığı, SO₂, CO ve O₃ değerlerinin ise genel olarak sınır değerlerin altında kaldığı tespit edildi. Nilüfer’in Bursa genelinde yüksek kirlilik potansiyeline sahip bölgeler arasında yer aldığını belirten yetkililer, bu nedenle hava kalitesinin sürekli ve yerinde ölçülmesinin yalnızca durum tespiti değil, önleyici yönetim açısından da kritik bir araç olduğunu ifade ettiler. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “ÖLÇTÜĞÜMÜZ HER VERİ, ÖNLEYİCİ BİR ADIMIN BAŞLANGICIDIR” Çevresel izleme çalışmalarının yalnızca veri üretmekle sınırlı olmadığını belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, elde edilen bilgilerin doğrudan karar süreçlerine yön verdiğini vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, “Çevreyle ilgili riskleri yönetmenin ilk koşulu, onları doğru ve sürekli biçimde ölçmektir. Nilüfer’de elde ettiğimiz her veri, yalnızca bir tespit değil; halk sağlığını korumaya yönelik önleyici adımların temelidir” dedi. Ölçüm sonuçlarının vatandaşlarla paylaşılmasını bir şeffaflık gereği olarak gördüklerine vurgu yapan Başkan Şadi Özdemir, “Hava ve su kalitesine ilişkin verileri kamuoyuna açık biçimde sunuyoruz. Aynı zamanda bu verileri, denetimden kent planlamasına kadar birçok alanda yol gösterici bir yönetim aracı olarak kullanıyoruz. Çevresel izleme çalışmalarının temel amacı sorun oluştuktan sonra müdahale etmek değil; bilimsel veriler ışığında riskleri önceden görerek sağlıklı bir kent yaşamını güçlendirmektir” diye konuştu. VERİLER VATANDAŞIN BİLGİSİNE SUNULUYOR, KARARLARA REHBERLİK EDİYOR Öte yandan hava kalitesi ölçüm sonuçlarına Nilüfer Belediyesi’nin resmi internet sitesi ile Nilüfer Her Yerde mobil uygulaması üzerinden anlık olarak erişilebildiği hatırlatıldı. Bu uygulamanın, vatandaşların günlük yaşamlarına ilişkin bilinçli tercihler yapabilmesine katkı sunduğu belirtildi. Paylaşılan verilerin aynı zamanda belediyenin denetim, planlama ve önceliklendirme süreçlerinde aktif biçimde kullanıldığını kaydeden yetkililer, riskli bölgeler ve zaman dilimlerine yönelik hedefli çalışmaların bu sayede geliştirildiğini vurguladı. SU KALİTESİ İZLEME ÇALIŞMALARINDA GÜVEN VEREN SONUÇLAR Nilüfer Belediyesi’nin 2005 yılından bu yana sürdürdüğü Su Kirliliği İzleme Çalışmaları kapsamında da, 2025 yılı boyunca kent ve kırsal mahallelerde düzenli analizler gerçekleştirildi. 2025 yılı verilerine göre; Kent merkezindeki 42 mahallede, 73 noktadan alınan örneklerde yapılan 873 ölçümün tamamında serbest klor seviyelerinin yönetmeliklere uygun olduğu, 22 kırsal mahallede yapılan ölçümlerde örneklerin yaklaşık yüzde 85’inin uygun, yaklaşık yüzde 15’inde ise düşük klor seviyesi tespit edildiği, kent ve kırsal mahallelerin hiçbirinde mikrobiyolojik kirliliğe rastlanmadığı açıklandı. Ölçüm sonuçlarının her ay BUSKİ Genel Müdürlüğü ve Nilüfer İlçe Sağlık Müdürlüğü ile paylaşıldığı, ayrıca belediyenin https://www.nilufer.bel.tr/kategoriler/hizmet/hava-ve-su-kalitesi-izleme/su-kalitesi-izleme web adresinden düzenli olarak kamuoyunun bilgisine sunulduğu belirtildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Diyabet ve Obeziteyle Mücadelede Yeni Yaklaşımlar Konferansı Haber

İBB’den Diyabet ve Obeziteyle Mücadelede Yeni Yaklaşımlar Konferansı

20 Kasım 2025’te Esenler İBB Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi'nde gerçekleşen konferans, akademi dünyası, sağlık profesyonelleri ve sivil toplum kuruluşlarının geniş katılımıyla toplam 500 kişiyi bir araya getirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’nın düzenlediği “Diyabet ve Obeziteyle Mücadelede Yeni Yaklaşımlar Konferansı”nda İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyeleri, diyabet ve obeziteyle mücadelede güncel tedavi, teknoloji ve koruyucu sağlık yaklaşımlarını paylaştı. “OBEZİTE VE DİYABET TÜRKİYE’NİN EN KRİTİK SAĞLIK BAŞLIKLARI” Konferansın açılışında söz alan İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Önder Yüksel Eryiğit, Türkiye’nin diyabet ve obezitede Avrupa’nın en yüksek oranlarına ulaştığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Dünya Sağlık Örgütü'ne göre obezite; 21. yüzyılın en önemli halk sağlığı sorunlarından biridir. Türkiye’de, günümüzde her üç kişiden biri obez. Bu oran, bizi Avrupa'da ilk sıraya koymaktadır. Dahası İş Birliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkeleri içinde de obezitede Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra en yüksek ikinci ülke konumundayız.” “EN İYİ TEDAVİ KORUNMAKTIR” Açılışın ikinci konuşmacısı İstanbul Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ ise modern yaşamın obeziteyi artırdığını belirterek şöyle konuştu: “Son yıllarda en önemli mesaj şudur: En iyi tedavi korunmaktır. Obezite ve diyabeti yalnızca ilaçla ya da cerrahi ile çözmemiz mümkün değil. Toplumun tamamına yayılan sağlıklı yaşam farkındalığı şart. Bu nedenle yerel yönetimlerin bu konudaki öncü rolü son derece değerlidir.” KATILIMCILARDAN DİKKAT ÇEKEN UYARILAR Konferans boyunca söz alan akademisyen ve sağlık uzmanları, diyabet ve obezitenin yalnızca tıbbi değil, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla da ele alınması gerektiği ortak görüşünde birleşti. Prof. Dr. İlhan Satman: “Türkiye’de diyabet görülme sıklığı son 20 yılda iki katına çıktı. Bu çok kritik bir artış. Erken tarama, iş yerinde sağlık programları ve dijital takip teknolojileri artık zorunlu hale gelmeli.” Prof. Dr. Gülşah Yenidünya Yalın: “Obezite yalnızca fazla kilo değildir; hormonal, psikolojik ve çevresel faktörlerin bir araya geldiği kompleks bir tablodur. Tedavide kişiye özel yaklaşım hayati önem taşır.” Prof. Dr. Özlem Soyluk Selçuk Biricik: “Pelemir gibi yerli ürünlerin kan şekeri üzerindeki olumlu etkilerinin bilimsel verilerle doğrulanması, hem beslenme politikaları hem de tarımsal üretim açısından stratejik önem taşıyor.” Diyetisyen Hanife Köksal: “Beslenme tedavisi doğru uygulanmadığında diyabet yönetimi neredeyse imkânsız hale geliyor. En büyük sorun, yanlış bilginin sosyal medya üzerinden hızla yayılması.” Diyabet Hemşiresi Melike Çevikdizici: “İnsülin pompaları, sürekli glikoz ölçüm sistemleri ve mobil uygulamalar sayesinde hastaların tedavi farkındalığı ciddi şekilde artıyor.” Prof. Dr. Bülent Bayraktar: “Egzersiz, sıfır maliyetli en güçlü ilaçtır. Doğru planlanan fiziksel aktivite, diyabet riskini yüzde 50 azaltabilmektedir.” Prof. Dr. Akın Savaş Toklu: “Diyabetik ayak, geç kalındığında en ağır sonuçları doğuran komplikasyonlardan biridir. Erken bakım, uygun yara tedavileri ve hiperbarik uygulamalar hastaların yaşam kalitesini doğrudan yükseltir.” 5 OTURUMDA YENİ TEDAVİLER, BESLENME YAKLAŞIMLARI VE TEKNOLOJİLER 1. Oturum: Diyabet ve İş Yeri – Prof. Dr. İlhan Satman 2. Oturum: Obezitenin Tanısı ve Tedavisi – Prof. Dr. Gülşah Yenidünya Yalın 3. Oturum: Beslenmede Bilimsel Yaklaşımlar – Prof. Dr. Özlem Soyluk Selçuk Biricik 4. Oturum: İnsülin Tedavisi, Dijital Teknolojiler ve Egzersiz – Hanife Köksal, Melike Çevikdizici, Prof. Dr. Bülent Bayraktar 5. Oturum: Diyabetik Ayak ve Yara Yönetimi – Prof. Dr. Akın Savaş Toklu TÜRKİYE’DE VE AVRUPA’DA DİYABET GÖRÜLME SIKLIĞI DSÖ verilerine göre Türkiye’de 18 yaş üzeri diyabet sıklığı 2022 itibarıyla %16,6’ya ulaştı. Avrupa ülkelerinde ortalama oran %7–8 civarındayken Türkiye bu oranı neredeyse ikiye katlıyor. Türkiye'de her altı yetişkinden biri diyabet hastası konumuna gelmiş bulunuyor. Risk özellikle 30 yaş üzeri grupta çok daha belirgin şekilde seyretmekte. Bu durum, önleyici sağlık hizmetlerinin kritik önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Oturumlar sonunda konuşmacılara İBB Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Önder Yüksel Eryiğit ve Sağlık ve Hıfzıssıhha Şube Müdürü Uzm. Dr. Hakan Yılmaztürk tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Program, tüm katılımcıların sahnede çekilen toplu fotoğrafıyla sona erdi. İBB’NİN HEDEFİ: “HASTALIK OLUŞMADAN ÖNCE KORUYUCU SAĞLIK” İBB Sağlık İşleri Dairesi, diyabet ve obezite gibi hızla büyüyen sağlık sorunlarına karşı halkı bilinçlendiren sempozyum, eğitim ve bilimsel etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. İstanbul’un uzun vadede bir “sağlık kenti” olarak güçlendirilmesi ve koruyucu sağlık yaklaşımının toplumsal davranışa dönüşmesi hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.