Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dünya Bankası

Kapsül Haber Ajansı - Dünya Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vakıfbank’tan 1,2 Milyar Dolar Sürdürülebilirlik Temalı Sendikasyon Kredisi Haber

Vakıfbank’tan 1,2 Milyar Dolar Sürdürülebilirlik Temalı Sendikasyon Kredisi

VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, “Sendikasyon kredimize 16 bankanın en yüksek seviyede katılım sağlaması ve geçen yılın aynı döneminde olmayan 5 yeni bankanın sendikasyonumuza dahil olması, hem Bankamızın uluslararası piyasalardaki etkinliğinin güçlü şekilde devam ettiğini hem de Türk ekonomisine duyulan güveni açıkça ortaya koymaktadır” dedi. Küresel piyasalarda belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin devam ettiği mevcut konjonktürde VakıfBank, sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi kapsamında 484 milyon dolar ve 574 milyon Euro olmak üzere toplam 1,2 milyar dolar eşdeğerinde kaynak temin etti. 367 gün vadeli kredinin maliyeti; dolar dilimi için SOFR + %1,25; Euro dilimi için ise Euribor + %1,10 seviyesinde gerçekleşti. Yüzde 110’un üzerinde yenileme oranı Sendikasyon işlemiyle ilgili değerlemelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, “18 ülkeden 44 bankanın katılımıyla %110’un üzerinde yenilediğimiz işlem, Bankamızın uluslararası piyasalarda uzun yıllara dayanan muhabir ilişkilerinin önemli bir yansıması olmuştur. İşlemde 16 bankanın en yüksek seviyede katılım sağlaması ve geçen yılın aynı döneminde olmayan 5 yeni bankanın sendikasyonumuza dahil olması, hem Bankamızın uluslararası piyasalardaki etkinliğinin güçlü şekilde devam ettiğini hem de Türk ekonomisine duyulan güveni açıkça ortaya koymaktadır” dedi. “İlk 5 ayda uluslararası piyasalardan 5,8 milyar dolar tutarında yeni kaynak sağladık” 2026 yılında yurt dışı kaynak teminine güçlü bir ivmeyle devam ettiklerini belirten Arslan, açıklamasını şu şekilde tamamladı: “Disiplinli bilanço yönetimimiz, çeşitlendirilmiş fonlama yapımız ve sürdürülebilir büyüme odaklı yaklaşımımız sayesinde uluslararası piyasalardan kaynak temin etmeyi sürdürüyoruz. 2026 yılının ilk çeyreğinde Dünya Bankası’nın garantisi altında sağlanan 1,5 milyar Euro tutarındaki fonlama ve yılın ikinci çeyreğinde dünyanın önde gelen varlık yönetim şirketlerinden biri olan Apollo ile gerçekleştirdiğimiz 1,3 milyar dolar tutarındaki DPR işleminin ardından yenilediğimiz sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredimizle birlikte ilk 5 ayda uluslararası piyasalardan 5,8 milyar dolar tutarında yeni kaynak sağladık. Yurt dışından temin ettiğimiz bu kaynakları, kalkınma odaklı değer bankacılığı vizyonumuz doğrultusunda ihracat, istihdam, teknoloji, verimlilik ve dijital dönüşüm odaklı alanlara yönlendirmeyi sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank’tan Rekor Finansman Haber

VakıfBank’tan Rekor Finansman

T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi IBRD’nin kısmi garantisi altında sağlanan finansman, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen en yüksek tutarlı işlemlerden biri oldu. Temin edilen bu kaynak; VakıfBank’ın “Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı” yaklaşımı çerçevesinde geliştirilen ürünler aracılığıyla, başta kadınlar, gençler, kadın ve genç girişimciler olmak üzere istihdamın artırılması, afet bölgesindeki ekonomik hayatın güçlendirilmesi ve kalkınmada öncelikli illerde üretimin desteklenmesi amacıyla kullandırılacak. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi IBRD’nin kısmi garantisi altında VakıfBank, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen rekor seviyede işlemlerden birine imza attı. İstanbul Finans Merkezi’nde bulunan VakıfBank Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen imza törenine T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek ve Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ile paydaş finansal kuruluşların üst düzey temsilcilerinin yanı sıra iş dünyası, girişimcilik ekosistemi ve finans sektöründen davetliler katıldı. 1,5 milyar Euro tutarındaki kaynağın; başta kadınlar ve gençler olmak üzere girişimcilerin desteklenmesi, afet bölgesinin yeniden ekonomik olarak güçlendirilmesi ve kalkınmada öncelikli illerde üretimin artırılması amacıyla kullandırılması planlanıyor. “KOBİ’lerimizin finansmana erişimini desteklemeye devam ediyoruz” Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin üretim ekosistemini güçlendirecek her türlü konuda Dünya Bankası ile tesis edilen iş birliğinin, kararlılıkla sürdürüleceğine işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: “KOBİ’lerimizin uzun vadeli ve uygun koşullu finansmana erişimini desteklemeye devam ediyoruz. Sağlanacak 1,5 milyar avro tutarındaki kaynak; istihdamın artırılması, özellikle genç ve kadın girişimcilerin desteklenmesi amacıyla kullanılacaktır. Uyguladığımız ekonomi programına duyulan güven, uluslararası kalkınma bankaları ile ilişkilerimize doğrudan yansımaktadır” dedi. “Bu finansman, ülkemize duyulan güvenin somut göstergesi” İmza töreninde konuşan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, gerçekleştirilen işlemin yalnızca finansman sağlamakla sınırlı olmadığını belirterek şunları söyledi: “Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylanan bu proje kapsamında, uluslararası finans kuruluşlarıyla 1,5 milyar Euro tutarında, 10 yıl vadeli bir kredi anlaşmasına imza attık. Bu işlem, Türk bankacılık sektöründe kalkınma finansmanı alanında gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemlerinden biri olma özelliğini taşıyor. Bu iş birliği, uluslararası finans çevrelerinin hem Bankamıza hem de ülkemize duyduğu güvenin güçlü bir göstergesidir.” “200 bin kadın ve gencin iş hayatına katkı sağlayacağız” “VakıfBank olarak ülkemizin üretim gücünü, istihdam kapasitesini ve toplumsal refahını destekleyen kalıcı değerler üretmeyi önceliklendiriyoruz. Bu anlayışla, özellikle gelişim potansiyeli yüksek alanlarda sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen finansman modelleri geliştiriyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki, sürdürülebilir bir yaşam sadece ekonomik büyüme ile değil, kapsayıcılıkla, eşit fırsatlarla ve insanı merkeze alan bir anlayışla mümkündür” diyen Osman Arslan, Finansmanın kapsayıcı büyümeye hizmet edecek şekilde yapılandırıldığını vurgulayarak “Kaynağın önemli bir bölümünü kadınlar ve gençler için ayırıyoruz. Kadınların ve gençlerin üretim süreçlerine daha güçlü katılımı, ekonomik büyümeyi hızlandırırken toplumsal kalkınmayı da destekliyor. VakıfBank olarak 200 bin kadın ve gencin iş hayatına katılmasına katkı sağlayarak bu hedefin güçlü bir parçası olacağız. İnşallah attığımız bu adımlarla kadın ve genç istihdamına ölçülebilir düzeyde önemli bir katkı sağlayacağız” dedi. Afet bölgesine yönelik çalışmalara da özel önem verdiklerini belirten Arslan sözlerini şöyle tamamladı: “Afet bölgesinde ekonomik hayatın yeniden güçlenmesi için finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. İşletme ve yatırım kredileriyle üretimin yeniden canlanmasına katkı sağlarken, istihdam odaklı kredi programlarımızla kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımını destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde 150 bin kadın ve 50 bin gencin istihdama katılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vakıfbank’ın Aktif Büyüklüğü Yüzde 32,5 Artışla 5,5 Trilyon TL’nin Üzerine Çıktı Haber

Vakıfbank’ın Aktif Büyüklüğü Yüzde 32,5 Artışla 5,5 Trilyon TL’nin Üzerine Çıktı

Türkiye’nin halka açık en büyük bankası olarak ekonomiye kesintisiz destek sunan VakıfBank, 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Banka, aktif büyüklüğünü bir önceki yılın aynı dönemine göre, yüzde 32,5 artırarak 5,5 trilyon TL’nin üzerine taşıdı. Aynı dönemde nakdi kredilerde yaklaşık yüzde 38, gayri nakdi kredilerde ise yüzde 25 oranında artış kaydeden VakıfBank, reel sektöre sağladığı finansman desteğini de güçlü şekilde sürdürdü. Yılın ilk çeyreğinde kredi odaklı büyüme stratejisini koruyan Bankanın nakdi kredileri 3,1 trilyon TL’ye, gayri nakdi kredileri ise 937,6 milyar TL seviyesine ulaştı. Böylece VakıfBank’ın ekonomiye sağladığı toplam finansman desteği 4 trilyon TL seviyesini aştı. Bu dönemde VakıfBank’ın toplam mevduatı yıllık bazda yüzde 29,3 artışla 3,4 trilyon TL’ye yükselirken, Türk Lirası mevduat hacmi yüzde 22 artışla 2,3 trilyon TL’nin üzerine çıktı. Vergi öncesi kârı 20,8 milyar TL, net dönem kârı ise 15 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşti. Bankanın bilançosundaki vergi karşılığı ise yüzde 98’lik artışla 5 milyar 762 milyon TL oldu. Selektif kredi yaklaşımımızla dengeli büyümemizi sürdürüyoruz VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, 2026 yılı birinci çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ekonomi yönetimimizin uyguladığı rasyonel politikalar ve Orta Vadeli Program çerçevesinde şekillenen öngörülebilirlik, bankacılık sektörünün sağlıklı büyümesine önemli katkı sağlıyor. Biz de VakıfBank olarak, bu çerçevede oluşturduğumuz stratejimizle kaynaklarımızı verimli alanlara yönlendirmeyi sürdürüyoruz. Yılın ilk çeyreğinde aktif büyüklüğümüzü, kredilerimizi ve mevduat tabanımızı dengeli biçimde büyütürken, reel sektöre sağladığımız finansman desteğini artırmaya devam ettik. Yılın geri kalanında da üretimi, ihracatı ve istihdamı destekleyen büyüme yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yurt dışı kaynak teminindeki güçlü performans sürdü VakıfBank’ın özkaynakları, 2026 yılı birinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 42,3 artışla 331,5 milyar TL seviyesine ulaşarak Bankanın güçlü sermaye yapısını desteklemeye devam etti. Bu dönemde özkaynaklar Bankanın sürdürülebilir büyüme stratejisi açısından önemli bir kaldıraç görevi gördü. Fonlama tarafında da dengeli bir görünüm sergileyen VakıfBank, mevduat tabanını genişletmeye devam etti. Toplam mevduatın yanı sıra Türk Lirası mevduattaki artış, Bankanın yerel para cinsinden kaynak yapısını güçlendirdi ve bilanço dayanıklılığına katkı sağladı. VakıfBank, 2026 yılının ilk çeyreğinde yurt dışı kaynak temininde de güçlü performansını sürdürdü. Özellikle, çok uluslu kalkınma bankaları ile artan iş birliği vizyonu çerçevesinde uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak temini faaliyetlerine hız verdi. Bu kapsamda mart ayında, Dünya Bankası kısmi garantisi altında 1,5 milyar Euro tutarında 10 yıl vadeli taze kaynak temini sağlandı. Aynı dönemde ilaveten, Avusturya İhracat Kredi Kuruluşu OeKB garantörlüğünde Erste Group Bank AG’den 10 yıl vadeli 100 milyon Euro taze yurtdışı kaynak temin edildi. Bu işlemlere ek olarak gerçekleştirilen repo, post-finansman ve tahsisli eurobond ihraçları ile birlikte ilk çeyrekte toplamda elde edilen toplam yurtdışı kaynak tutarı 3 milyar dolara yaklaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım Haber

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım

TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan temin ettiği kaynakla kurulan Türkiye Yeşil Fonu’nun 30 milyon Euro tutarındaki ikinci yatırımını Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan ve doğa pozitif üretime pozitif katkı sunan bu yatırımla Sapro Temizlik Ürünleri’nin yeşil dönüşüm ve büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye Yeşil Fonu ile Türkiye’nin kalkınma planı doğrultusunda büyüme ve gelişme potansiyeli taşıyan alanlarda katma değer sağlayan firmalara orta-uzun vadeli yatırımlar yaparak sera gazı salımlarının azaltılması ve Türkiye ekonomisinin yeşil ve kapsayıcı dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda sermaye piyasalarının iklim finansmanı odağında derinleşmesine ve çeşitlenmesinde etkin rol üstlenilerek özel sermayenin harekete geçirilmesi de sağlanacak. Avrupa’nın önde gelen ıslak mendil üreticilerinden biri olan Sapro Temizlik Ürünleri, bu ortaklık kapsamında karbon ayak izinin azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımları, verimlilik projeleriyle atık ve su yönetimi gibi çevresel dönüşüm planlarını hayata geçirecek. Yatırım aynı zamanda Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda sanayide kapsayıcı ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor. Anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “75 yılı aşkın süredir Türkiye’nin çok yönlü kalkınması için çalışan bir banka olarak, kalkınma bankacılığındaki derin uzmanlığımızı yatırım bankacılığı alanındaki faaliyetlerimizle birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ikinci yatırımımızı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dünya Bankası ile uzun soluklu ilişkilerimizin güçlü bir yansıması olan Türkiye Yeşil Fonu ile ortaklığımızı daha da ileriye götürecek işlere imza atarak kalkınmaya desteğimizi büyütüyoruz. Sapro Temizlik Ürünleri ile sağladığımız bu iş birliği, sanayimizin yeşil dönüşümüne ivme kazandırmanın yanı sıra yerli üretimimizin küresel standartlarla uyumunu güçlendirecek stratejik bir adım olma özelliğini de taşıyor. Bu kıymetli iş birliğinin Sapro Temizlik Ürünleri başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Dünya Bankası kaynaklı bir fon olan Türkiye Yeşil Fonu’nun Sapro’ya yapmış olduğu yatırımın sürdürülebilirlik vizyonlarına uyum sağladığını belirten Sapro Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhun Zincirkıran, “Bugün, ıslak mendil kullanımının en önemli alanlarından biri de bebek bakımı. Ailelerin en değerli varlığı olan bebeklerin bakımı bizler için de büyük önem taşıyor. Kurulduğumuz günden beri en kıymetli varlığımız olan bebeklere zarar vermeyecek ürünler geliştiriyor, dünyamızın geleceği için sürdürülebilir ürünler tasarlıyoruz. Private label ıslak mendil üretimi alanında Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise en büyük dört üreticisinden biri olarak doğal içerikler geliştirmeye odaklanmayı sürdürüyoruz. Yüzde yüz geri dönüşümlü, biyoçözünür, kompostlanabilir, yüzde yüz bitki bazlı doğal elyaftan ürettiğimiz ıslak mendil kumaşı yatırımımızla global ölçekte hizmet vermeye devam ediyor, Türkiye’nin kendi alanında en fazla sürdürülebilirlik yatırımı yapan firmaları arasında yer alıyoruz. Türkiye Yeşil Fonu’na, şirketimize sağladığı değerli katkıları ve ülkemizin bu alandaki yatırım ihtiyaçlarını sağlayan ekosistemi oluşturdukları için teşekkürlerimizi sunarız” açıklamasını yaptı. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel, Türkiye Yeşil Fonu’nun, karbonsuzlaşma ve kapsayıcı dönüşüm hedefleri doğrultusunda şirketlerin yeşil dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam ettiğini belirterek, “Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdiğimiz bu yatırım, ikinci yatırım olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık otuz yıldır faaliyet gösteren, güçlü ihracat kabiliyeti ve geniş müşteri tabanıyla sektöründe köklü bir konuma sahip olan Sapro; ileri teknoloji ve verimlilik odaklı üretim altyapısıyla dönüşüm açısından güçlü bir başlangıç noktasına sahip. Bu yatırım Türkiye Yeşil Fonu’nun sanayide yeşil dönüşümü somut ve ölçülebilir adımlarla destekleme yaklaşımının sahadaki güçlü bir örneğini oluştururken, Fon kapsamında sağlanan kaynak şirketin karbon ayak izinin azaltılması ve operasyonel verimliliğin artırılmasına yönelik çalışmalar için kullanılacak” dedi. Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ise “Türkiye Yeşil Fonu, kamu kaynaklarının özel sermayeyi harekete geçirerek sanayide dönüşümü ve karbonsuzlaşmayı hızlandırabileceğini gösteriyor. Sapro’ya yapılan yatırım, Türkiye’de düşük karbonlu üretim için ölçeklenebilir bir finansman modelinin ortaya çıktığını işaret ediyor. Dünya Bankası, rekabet gücünü artıran, sanayide yenilikçiliği hızlandıran ve özel yatırımları harekete geçiren platformları desteklemeye kararlıdır” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WEC Türkiye ve EPRI İş Birliğinde Nükleer Enerji Çalıştayı Gerçekleştirildi Haber

WEC Türkiye ve EPRI İş Birliğinde Nükleer Enerji Çalıştayı Gerçekleştirildi

İstanbul Gelişim Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve uluslararası kuruluşlardan katılımcılar yer aldı. Çalıştayda Türkiye’nin nükleer enerji programına ilişkin farklı başlıklar ele alındı. Açılış konuşmasını WEC Türkiye Genel Sekreteri Mehmet Ertürk yaptı. Ertürk, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde nükleer enerjinin artan enerji talebi, sanayinin dönüşümü ve kesintisiz enerji ihtiyacı açısından önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Nükleer enerjinin yalnızca üretim kapasitesi değil, aynı zamanda teknoloji geliştirme, sanayi altyapısı ve yerli tedarik zinciri açısından da stratejik bir alan olduğunu vurguladı. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Projeleri Koordinatörü Volkan Türkeş, Türkiye’nin nükleer enerji programına ilişkin mevcut durum ve hedeflere dair bilgi paylaştı. Türkiye’nin nükleer kapasitesinin 2035 yılına kadar 7,2 GW’a, 2050 yılına kadar ise 20 GW’a ulaşmasının hedeflendiği aktarıldı. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin tamamlandığında Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık %10’unu karşılamasının beklendiği belirtildi. EPRI adına gerçekleştirilen sunumlarda, Nükleer Geliştirme (Nuclear Development) Başkan Yardımcısı Steve Chengelis, International Director Maria Martin, EPRI Avrupa Nükleer Programlar Lideri Xavier Jardí ve Gelişmiş Nükleer Teknolojiler Programı (Advanced Nuclear Technology Program) Yöneticisi Hasan Charkas, nükleer enerjide küresel iş birliği, tedarik zinciri dinamikleri ve yeni nesil nükleer projelerin planlama süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Dünya Bankası Kıdemli Enerji Ekonomisti Claire Nicolas finansal modeller ve yatırım yapıları üzerine değerlendirmelerini paylaştı. Farklı paydaşları bir araya getiren çalıştay, nükleer enerji alanında bilgi paylaşımına ve sektörün gelişimine yönelik başlıkların ele alınmasına olanak sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

40 Milyon Nüfuslu Özbekistan’ın Enerji Altyapısı da YEO Teknoloji’ye Emanet Haber

40 Milyon Nüfuslu Özbekistan’ın Enerji Altyapısı da YEO Teknoloji’ye Emanet

Yenilenebilir enerji ve enerji teknolojileri alanında küresel ölçekte faaliyet gösteren YEO Teknoloji, mühendislik, tedarik ve kurulum (EPC) kabiliyetiyle kritik enerji altyapı projelerinde büyümeye devam ediyor. Dünya Bankası finansmanı ile yürütülecek stratejik proje kapsamında YEO Teknoloji ile Özbekistan Ulusal Elektrik Şebekesi (NEGU) arasında 36,9 milyon ABD Doları tutarında sözleşme imzalandı. Proje kapsamında Özbekistan genelindeki yaklaşık 200 trafo merkezi ve enerji santrali, yüksek siber güvenlik standartlarına sahip merkezi bir yapı üzerinden anlık olarak izlenip yönetilebilir hale getirilecek. Mevcut dağınık ve manuel yapı, merkezi ve dijital bir sisteme dönüştürülecek. Siber risklere karşı güçlenecek Kurulacak altyapı ile yaklaşık 40 milyon nüfusa sahip Özbekistan’da enerji arzı daha güvenli, daha verimli ve daha öngörülebilir hale gelecek. Sistem aynı zamanda siber risklere karşı dayanıklı bir yapı sunacak. Proje ile birlikte enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, elektrik şebekesinin dijitalleşme seviyesinin artırılması, enerji altyapısının siber güvenlik seviyesinin yükseltilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması, güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonunun hızlandırılması hedefleniyor. Kritik enerji altyapılarında uzman YEO Teknoloji, 2019 yılında da 10,5 milyon nüfusa sahip Azerbaycan’ın Ulusal Yük Tevzi Merkezi projesini üstlenmişti. Projeyle ülkenin elektrik şebekesinin merkezi ve dijital olarak yönetilmesini sağlayan altyapıyı başarıyla kurmuştu. Bugün de Özbekistan’daki sözleşmeyle birlikte uluslararası ölçekte kritik enerji altyapılarında güvenilir çözüm ortağı konumunu güçlendiriyor. Proje YEO’nun EPC, enerji yatırımları ve batarya üretimi faaliyetlerinin yanı sıra dijital teknolojiler, siber güvenlik ve ileri mühendislik kabiliyetlerini entegre eden ‘Energy Infrastructure Platform – Enerji Altyapı Platformu’ konumlanmasını destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VakıfBank’tan 1,5 Milyar Euro Tutarında Yeni Yurt Dışı Kaynak  Haber

VakıfBank’tan 1,5 Milyar Euro Tutarında Yeni Yurt Dışı Kaynak 

VakıfBank, uluslararası kuruluşlarla yaptığı iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından Aralık 2025’te onaylanan “Türkiye İstihdam ve Büyüme için Finansmana Erişim Projesi” kapsamında, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın karşı-garantisi ve Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası’nın (IBRD) kısmi garantisi altında uluslararası finans kuruluşlarıyla kredi sözleşmesine imza attı. 10 yıl vadeli finansman işlemi, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Dünya Bankası, kreditörler ve VakıfBank arasındaki iş birliği kapsamında; Türkiye genelinde mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin, özellikle kadınlar ve genç girişimcilerin finansmana erişiminin ve istihdamlarının artırılmasını ve depremden etkilenen bölgelerde ekonomik toparlanmanın desteklenmesini amaçlıyor. “Türk bankacılık sektöründe uluslararası kalkınma kuruluşlarıyla gerçekleştirilen en yüksek tutarlı fonlama işlemi” İşlemle ilgili açıklamada bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih şunları söyledi: “Dünya Bankası İcra Kurulu tarafından onaylanan ‘Türkiye İstihdam ve Büyüme için Finansmana Erişim Projesi’ kapsamında, Hazine ve Maliye Bakanlığı karşı-garantisi ile IBRD kısmi garantisi altında uluslararası finans kuruluşlarıyla imzaladığımız 1,5 milyar Euro tutarındaki 10 yıl vadeli bu anlaşmayı, Türkiye ekonomisine uzun vadeli kaynak kazandıran stratejik bir adım olarak değerlendiriyoruz. Bu proje, yalnızca finansman sağlamakla sınırlı kalmayıp kadınlar ve genç girişimciler odağında istihdamı da doğrudan destekleyen bir etki çerçevesi sunuyor.” Sağlanan kaynağı, mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin yatırım ve büyüme ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde reel sektöre yönlendirirken, depremden etkilenen bölgelerde de ekonomik toparlanmayı desteklemeyi hedeflediklerini belirten Üstünsalih, “Dünya Bankası ile 2010 yılında başlayan ve yıllar içinde farklı projelerle genişleyen iş birliğimiz bugün itibarıyla Bankamızı, Dünya Bankası’nın Türkiye’deki en büyük finansal kuruluş iş ortağı konumuna taşıdı. Orta ve uzun vadede, çok uluslu kalkınma bankaları ve uluslararası finans kuruluşlarıyla ilişkilerimizi daha da derinleştirerek ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayan projelerde en büyük ve en etkin iş ortaklarından biri olma stratejimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu önemli adımda emeği geçen Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, Dünya Bankası Grubu’na ve kredi anlaşmasını birlikte imzaladığımız Santander, BNP Paribas, Standard Chartered ve ING’ye teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı. Projeye garanti sağlayan Dünya Bankası adına açıklamalarda bulunan Türkiye Cumhuriyeti ülke direktörü Humberto López ise şunları ifade etti. “Bu işlem, Dünya Bankası’nın bugüne kadar tek bir proje kapsamında sağladığı en büyük garanti olup, özel sektörün finansmana erişimini kolaylaştırarak ülkemizin istihdam hedeflerinin desteklenmesine önemli katkı sağlayacaktır. Aynı zamanda işgücü piyasasındaki cinsiyet ve yaş farkının kapatılmasına odaklanmaktadır. Projenin, 15.000'i kadınlar ve 1.000'i gençler tarafından yönetilen firmalar da dahil olmak üzere yaklaşık 30.000 mikro, küçük ve orta ölçekli işletmenin finansmana erişimini genişletmesi ve 800.000'e kadar yeni veya daha kaliteli istihdam yaratılmasına yardımcı olması beklenmektedir.” Projede kredi veren bankalardan Santander Bank adına Global Export & Agency Finance Başkanı Guillermo Hombravella ise şunları belirtti: “Bu önemli işlemde Global Koordinatör olarak yer almaktan gurur duyuyoruz. Uluslararası kalkınma kuruluşlarının katılımıyla bir Türk bankası tarafından sağlanan en büyük finansman olması, bu işlemin Dünya Bankası ile önde gelen ticari bankalar arasındaki güçlü iş birliğini ortaya koyduğunu göstermektedir. Çok taraflı garanti yapılarındaki işlemlerde güvenilir bir ortak olarak Santander, Türkiye’de mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişimini genişleten, istihdamı destekleyen ve son depremlerden etkilenen bölgelerin toparlanmasına katkı sağlayan karmaşık finansman çözümlerini hayata geçirmek için gerekli yapılandırma uzmanlığı ve koordinasyon kapasitesini sunmaktadır.” Projede kredi veren bankalardan BNP Paribas adına BNP Paribas Global Export Finance Başkanı Yasser Henda ise şunları söyledi: “BNP Paribas olarak, IBRD tarafından kısmen garanti edilen ve finansal kapsayıcılığı güçlendirmeyi hedefleyen bu 1,5 milyar avroluk işlem kapsamında VakıfBank’ı desteklemekten gurur duyuyoruz. Özellikle kadın ve genç girişimciler olmak üzere yeterince temsil edilmeyen gruplar ile KOBİ’lerin finansmana erişimini artırmayı amaçlayan bu işlemde yer almamız, BNP Paribas’nın Türkiye’de ve ötesinde sosyal ve ekonomik kalkınmayı destekleyen finansman çözümlerinin geliştirilmesine yönelik kararlılığını bir kez daha ortaya koymaktadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KAGİDER ve Garanti BBVA, Kadın Girişimciliğinde 20 Yıllık İş Birliğini Birleşmiş Milletler’de Anlattı Haber

KAGİDER ve Garanti BBVA, Kadın Girişimciliğinde 20 Yıllık İş Birliğini Birleşmiş Milletler’de Anlattı

Kadın girişimciliğini destekleyerek kadınların ekonomik hayatta daha güçlü bir yer edinmesini amaçlayan Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun (CSW) 70. oturumu kapsamında New York’ta Garanti BBVA ile önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. 12 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen “Kadın Girişimciler İçin Eşit Fırsatlar ve Eşit Erişim Yaratmak: Yirmi Yıllık Bir Yolculuk” başlıklı etkinlikte, kadınların iş dünyasına erişimini ve ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmeye yönelik projeler ve iş birlikleri ele alınırken; KAGİDER ve Garanti BBVA’nın 2006 yılından bu yana kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla yürüttüğü çalışmaların yarattığı etki ve kazanımlar da paylaşıldı. Etkinliğin onur konuğu ise T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş oldu. Etkinlikte KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu ve Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya konuşmacı olarak yer aldı. Açılış konuşmalarını ise açılış konuşmalarını ise GlobeWomen Yönetim Kurulu Başkanı Irene Natividad ve UN Women Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond gerçekleştirdi. Panelin moderatörlüğünü August Leadership Ortağı, Beba Foundation Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Ümran Beba üstlenirken; KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Beyza Berkol, Garanti BBVA Girişim Bankacılığı Müdürü Selin Öz, IFC (International Finance Corporation) “Banking on Women” Programı Küresel Başkanı Jessica Schnabel ve Dünya Bankası Grubu Kıdemli Özel Sektör Kalkınma Uzmanı Julia Constanze Braunmiller panelist olarak yer aldı. Etkinlikte bir konuşma gerçekleştiren T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ‘’Kadın girişimciliğine yapılan her yatırım, yalnızca ekonomik büyümeye değil, aynı zamanda ailelerin güçlenmesine, yerel kalkınmanın desteklenmesine ve daha kapsayıcı bir geleceğin inşasına katkı sunmaktadır. Kadınların girişimcilik becerilerine yapılan her yatırım, ülke kalkınmasına yapılan bir yatırımdır. Çünkü kadın girişimcilerin hayata geçirdiği her işletme, ekonomik hareketliliği artırırken ailelerin güçlenmesine de katkı sunmaktadır. Aynı zamanda şehirlerin sosyal ve ticari canlılığını beslemekte, yerel değerlerin yaşatılmasına imkân tanımakta ve yeni fırsatların önünü açmaktadır.’’ ifadelerini kullandı. “20 Yıllık İş Birliği Kadın Girişimciliğinde Güçlü Bir Model Yarattı” KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, konuşmasında KAGİDER’in 2011 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) nezdinde Özel Danışmanlık Statüsü’ne sahip olduğunu ve 2012 yılından itibaren Kadının Statüsü Komisyonu (CSW) toplantılarında Türkiye’de hayata geçirilen iyi uygulama örneklerini uluslararası platformlara taşıdıklarını belirtti. Kadın girişimciliğinin güçlenmesinde çok paydaşlı iş birliklerinin kritik rol oynadığını vurgulayan Bezircioğlu, Garanti BBVA ile yirmi yıldır sürdürülen iş birliğinin kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir model oluşturduğunu ifade etti. Bezircioğlu, KAGİDER ve Garanti BBVA’nın uzun yıllardır kadın girişimcilerin görünürlüğünü artırmak, işlerini büyütmelerine katkı sağlamak ve yeni fırsatlara erişimlerini desteklemek amacıyla birçok projeyi hayata geçirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Garanti BBVA ile 20 yıldır sürdürdüğümüz güçlü iş birliği sayesinde kadın girişimciliğini destekleyen pek çok projeyi hayata geçirdik. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması ile kadın girişimcilerin başarı hikâyelerini görünür kılarak rol model olmalarını sağlarken, Ticaretin Kadınları Platformu ile kadın girişimcilerin ürün ve hizmetlerini daha geniş pazarlara ulaştırmalarını destekliyoruz. Kadınların girişimcilik yolculuğunda karşılaştıkları engelleri azaltmak, finansmana erişimlerini kolaylaştırmak ve işlerini büyütebilmeleri için gerekli bilgi, ağ ve görünürlük fırsatlarını artırmak büyük önem taşıyor. Bu nedenle yürüttüğümüz çalışmalar girişimciliği teşvik etmekle sınırlı kalmıyor; kadınların işlerini sürdürülebilir şekilde büyütebilmeleri, yeni pazarlara açılabilmeleri ve daha güçlü bir iş ağına dahil olabilmeleri için kapsamlı bir destek mekanizması da sunuyor. Kadın girişimcilerin güçlenmesi, ekonomik kalkınmanın daha kapsayıcı ve dengeli bir yapıya kavuşmasına da katkı sağlıyor. Bu anlayışla geliştirdiğimiz projeler; eğitim, mentorluk, görünürlük ve iş birliği fırsatları aracılığıyla kadınların iş dünyasında daha güçlü bir şekilde var olmalarına destek oluyor. Aynı zamanda kadın girişimcilerin birbirleriyle ve farklı sektörlerle bağlantı kurabilecekleri, deneyim paylaşımında bulunabilecekleri bir ekosistemin gelişmesine de katkıda bulunuyoruz. Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi bireysel başarı hikâyeleri yaratmakla kalmaz; daha kapsayıcı, daha kapsayıcı, daha yenilikçi ve daha dirençli bir ekonomi için de kritik bir unsurdur.Bu nedenle kadın girişimciliğini destekleyen her adımın, sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal refah açısından uzun vadeli bir etki yarattığına inanıyoruz.” Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya konuşmasında, kadın girişimciliğinin güçlenmesinin yalnızca eşitlik meselesi olmadığını, aynı zamanda daha güçlü ve kapsayıcı ekonomilerin anahtarı olduğunu vurguladı. Kaya, “Garanti BBVA olarak bankacılığı yalnızca finansman sağlamak olarak görmüyoruz; yol arkadaşlığı, rehberlik ve uzun vadeli ortaklık olarak tanımlıyoruz. Bu anlayışla 2006 yılından bu yana KAGİDER ile birlikte kadın girişimciler için eşit fırsatlar ve eşit erişim yaratma hedefiyle çalışıyoruz. Kadın girişimcileri finansmana erişim, eğitim, cesaretlendirme ve yeni pazarlara erişim olmak üzere dört temel alanda destekliyoruz. Son beş yılda kadın girişimcilere sağladığımız finansman 350 milyar TL’yi aştı. Bu deneyimimizi UN Women başta olmak üzere uluslararası kurumlarla paylaşmak ve kadın girişimciliğini güçlendiren modelleri küresel ölçekte görünür kılmak bizim için büyük önem taşıyor. Kadınların ekonomiye eşit katılımı sağlandığında yalnızca bireysel başarı hikâyeleri değil, toplumsal dönüşüm de mümkün oluyor,” dedi. Kadın Girişimciliğini Destekleyen Bütüncül Bir Yaklaşım Etkinlikte ayrıca Women, Business and the Law 2024 (WBL 2024) raporunun ortaya koyduğu veriler ışığında kadınların ekonomik güçlenmesinin önündeki yapısal engeller de ele alındı. Rapora göre kadınların ekonomik hayata katılımını etkileyen başlıca alanlar; kadınların yasal hakları, bu hakların uygulanmasını destekleyen politika araçları ve bu hakların uygulamada hayata geçirilme düzeyi olarak öne çıkıyor. Panelde, kadın ve erkek arasında iş fırsatları açısından yasal eşitliğe daha fazla yaklaşan ülkelerde kadın girişimci oranlarının da daha yüksek olduğuna dikkat çekilerek; politika yapıcılara yönelik farkındalık ve savunuculuk çalışmalarından kapasite geliştirme programlarına, kadın girişimcileri teşvik eden uygulamalardan somut sonuçlara kadar uzanan bütüncül bir yaklaşımın nasıl hayata geçirildiğine ilişkin deneyimler paylaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.