Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dünya Bankası

Kapsül Haber Ajansı - Dünya Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vakıfbank'tan COP31 Öncesi Yeşil ve Dijital Dönüşüme 12 Finansman Ürünüyle Destek Haber

Vakıfbank'tan COP31 Öncesi Yeşil ve Dijital Dönüşüme 12 Finansman Ürünüyle Destek

VakıfBank, üretimi güçlendiren, istihdamı destekleyen ve işletmelerin rekabet gücünü artıran Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı yaklaşımı kapsamında Geleceğe Değer Paketi’ni tanıttı. COP31 öncesinde kamuoyuyla paylaşılan paket, KOBİ’ler başta olmak üzere ticari ve kurumsal işletmelerin dönüşüm ihtiyaçlarına 12 finansman ürünüyle yanıt veriyor. Geleceğe Değer; işletmelerin enerji ve kaynak kullanımını iyileştiren, üretim süreçlerini dijitalleştiren, ihracatta dönüşüme hazırlığını destekleyen ve yatırımlarını çevresel risklere karşı güçlendiren çözümleri aynı çatı altında bir araya getiriyor. İşletmelere yatırımın niteliğine göre yatırım kredisi, proje kredisi ve tamamlayıcı işletme ihtiyaç kredisi seçenekleri sunuluyor. “Kalkınma hedeflerini işletmelerin yatırımlarıyla buluşturuyoruz” VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, Geleceğe Değer’in Bankanın kalkınma yaklaşımının yeni bir adımı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı anlayışımızla, ülkemizin kalkınma yolculuğunda fark oluşturan her alanda yer almayı ve bu yolla ülkemize değer katmayı vizyon edindik. İmalatçının, üreticinin, sanayicinin, ihracatçının, kadın ve genç girişimcilerin ana bankası olma hedefiyle çalışıyoruz. Bu anlayışla finansmanı; üretime, istihdama, verimliliğe ve rekabet gücüne katkısıyla birlikte ele alıyoruz. Geleceğe Değer ile işletmelerimizin bugünkü yatırım ihtiyaçlarını karşılarken geleceğin üretim ve ticaret koşullarına hazırlanmalarını destekliyoruz.” Arslan, paketin hedefini ve uygulama yaklaşımını ise şöyle açıkladı: “Geleceğe Değer Paketi kapsamında ülke ekonomimize 50 milyar TL finansman sağlamayı hedefliyoruz. Uluslararası kaynaklarla finansman gücümüzü artırıyor, iş birliklerimizle dönüşümün farklı aşamalarında işletmelerimizin yanında yer alıyoruz. Farkındalık oluşturmak, ihtiyacı ölçmek, yol göstermek, uygun yatırımı finanse etmek ve etkiyi izlemek, Geleceğe Değer yaklaşımımızın birbirini tamamlayan adımlarını oluşturuyor. KGF kefaleti de KOBİ’lerimizin teminat ihtiyacının karşılanmasına destek olarak bu yatırımların hayata geçirilmesini kolaylaştıracak. Geleceğe bugünden değer katıyor; yeşil dönüşümü üretime, üretimi kalkınmaya, kalkınmayı ülkemiz için kalıcı değere dönüştürüyoruz.” “VakıfBank’ın Attığı Bu İkinci Adım Son Derece Kıymetli” 2017 yılında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü desteğiyle başlayan Sıfır Atık Hareketi’nin bugün küresel ölçekte örnek gösterilen bir dönüşüm halini aldığını dile getiren Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ise, “Yola çıktığımızda yüzde 13 olan geri kazanım oranımız bugün yüzde 40'lara ulaştı. Dokuz yılda 90 milyon ton atığı ekonomimize kazandırdık. Bu dönüşümün ekonomimize katkısı 2025 yılı itibarıyla 365 milyar lirayı buldu. Ayrıca 180 milyon ton sera gazı emisyonunun önüne geçtik. Türkiye'nin girişimiyle 30 Mart'ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edilmesi de bu başarının küresel ölçekteki karşılığıdır. Ancak önümüzde hâlâ önemli bir fırsat var. Atık tesislerine ulaşan her 10 ton atığın 7'si geri kazanılmadan bertaraf ediliyor. Oysa sanayimiz hammaddeye ihtiyaç duyarken kendi kaynaklarımızı ekonomiye kazandıramamak önemli bir kayıptır. Bu nedenle sıfır atık, aynı zamanda hammadde ve arz güvenliği meselesidir. Sanayimizin gelecekteki hammadde güvencesi, şehirlerimizin atıklarında saklıdır” ifadelerini kullandı. Hedeflerin hayata geçmesi için yanıtlanması gereken sorunun “Kim finanse edecek?” olduğunu söyleyen Ağırbaş, şöyle devam etti: “Bugün tanıtılan ve imzalanacak olan yeni finansman paketi, bu soruya Türkiye'den verilen güçlü bir cevaptır. Geçtiğimiz Eylül ayında Sıfır Atık Vakfımız ile VakıfBank iş birliğinde hayata geçirilen Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi, bu dönüşümün finansman ayağında önemli bir başlangıç oldu. VakıfBank'ın COP31'e günler kala attığı bu ikinci adım, sıfır atığı sosyal sorumluluk başlığının ötesine taşıyarak bankacılığın ve kalkınmanın ana gündemine yerleştirmesi bakımından son derece kıymetlidir. Öncü adımları için VakıfBank Genel Müdürü Sayın Osman Arslan'a ve VakıfBank ailesine, destekleri için Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Erdoğan Özegen'e, sanayimizin dönüşüm iradesini bugün burada temsil eden MESS Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Özgür Burak Akkol'a teşekkür ediyorum.” “Maliyetleri azaltarak rekabet gücünü artıracağız” “Türkiye’nin üretimdeki gücünü geleceğe taşımak için KOBİ’lerimizin yeşil dönüşümünü desteklemeliyiz” diyen Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen ise, “İşletmelerimizin daha az enerjiyle, kaynaklarını daha verimli kullanarak üretmesi, hem maliyetlerini azaltacak hem de rekabet gücümüzü artıracaktır. Bu nedenle yeşil dönüşümü, üretimimizin ve ihracatımızın geleceği açısından önemli bir yatırım alanı olarak görüyoruz” şeklinde konuşan Özegen, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Finansman imkânlarını üreticimizin ihtiyaçlarıyla buluşturabildiğimiz ölçüde, iklim hedeflerimizi somut yatırımlara dönüştürebiliriz. KGF olarak sorumluluğumuzun, işletmelerimizin bugünkü ihtiyaçlarını karşılarken yarına hazırlanmasına da katkı sunmak olduğuna inanıyoruz. VakıfBank ile güç birliğimizi bu anlayışla sürdürüyor, daha verimli üreten, daha güçlü rekabet eden ve sürdürülebilir büyüyen bir Türkiye için çalışıyoruz.” KUTU… Mevcut kaynaklardan COP31’de yeni anlaşmalara VakıfBank’ın Dünya Bankası kaynağıyla hayata geçirdiği Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı Paketi kapsamında, mayıs ayından bu yana yaklaşık 15 bin kadın ve genç girişimciye 1 milyar dolar finansman sağlandı. Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan temin edilen 300 milyon dolarlık, 10 yıl vadeli kaynak ise deprem bölgesinin yeniden inşasına ve KOBİ’lerin yeşil yatırımlarına yönlendiriliyor. Yıl başından bu yana uluslararası piyasalardan temin ettiği 9 milyar dolarlık kaynağın 7 milyar dolarını ülkemizin sürdürülebilir kalkınma önceliklerine yönlendiren VakıfBank, bu alandaki iş birliklerini genişletiyor. Banka, COP31 kapsamında dört farklı uluslararası finans kuruluşuyla sürdürülebilirlik temalı yeni kaynak anlaşmalarının imza törenlerini gerçekleştirecek. Böylece uluslararası finansman imkânlarının işletmelerin somut dönüşüm yatırımlarına aktarılması için kaynak kapasitesi güçlendirilecek. Farkındalıktan ölçüme ve finansmana uzanan iş birliği Geleceğe Değer’in uygulama yaklaşımında her iş birliği, işletmelerin dönüşüm sürecindeki farklı bir ihtiyaca karşılık veriyor. Sıfır Atık Vakfı ile yürütülen iş birliği; kaynakların sorumlu kullanımı ve döngüsel ekonomi konusunda farkındalığın artırılmasını, Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi’nin tanıtılarak daha fazla işletmeye ulaştırılmasını destekliyor. Böylece bilinçlendirme çalışmalarıyla yatırım ihtiyaçlarının finansman çözümleriyle buluşturulması amaçlanıyor. MEXT Teknoloji Merkezi ile ilgili ürünler kapsamında yürütülen çalışmalar ise işletmelerin mevcut durumlarının ölçülmesine, dönüşüm ihtiyaçlarının belirlenmesine ve işletmeye özel yol haritalarının hazırlanmasına katkı sağlıyor. VakıfBank, bu yol haritalarındaki uygun yatırımları finansmanla buluşturuyor. Ölçümle başlayan bu yaklaşım, yatırımların hedeflenen dönüşümle ilişkilendirilmesine ve sağlanan etkinin izlenmesine zemin oluşturuyor. Kredi Garanti Fonu (KGF) ile iş birliği kapsamında, KGF kefaletiyle teminat imkânları güçlendirilerek KOBİ’lerin dönüşüm yatırımlarına erişimi kolaylaştırılıyor. Böylece dönüşüm yatırımı yapmak isteyen işletmelerin finansmana erişimi kolaylaştırılarak belirlenen ihtiyaçların somut yatırımlara dönüşmesine katkı sağlanacak. İşletmelerin farklı dönüşüm ihtiyaçlarına 12 finansman çözümü Geleceğe Değer, 11 finansman ürününü Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi ile aynı çatı altında buluşturuyor. Her ürün, işletmelerin faaliyet alanına ve yatırım ihtiyacına göre farklı bir dönüşüm alanına odaklanıyor. Üretimde Verimlilik, makine ve ekipman yenilemesiyle üretim ve enerji verimliliğini artıran yatırımları destekliyor. Enerjim Doğadan, güneş santralleri dâhil yenilenebilir enerji üretimi ve depolama yatırımlarına finansman sağlıyor. Bu çözümler, işletmelerin üretim altyapılarını ve enerji kullanımını birlikte ele almalarına imkân tanıyor. Dijital Dönüşüm Destek, kurumsal kaynak planlamadan yapay zekâya, bulut bilişimden siber güvenliğe uzanan teknoloji yatırımlarını finanse ederek işletmelerin süreçlerini geliştirmelerini destekliyor. Kadına Değer, kadın girişimcilerin yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarına odaklanarak dönüşüm finansmanına erişimlerini güçlendiriyor. İhracatçılara Özel Yeşil Vize, MEXT iş birliğiyle karbon emisyonunun hesaplanmasını, dekarbonizasyon yol haritasının hazırlanmasını ve bu yol haritasındaki emisyon azaltım yatırımlarının finansmanını bir araya getiriyor. Çevresel, Sosyal ve Yönetişim Uyum Kredisi (ESG) ise işletmeye özel hazırlanan uyum yol haritasındaki yatırımlara finansman sağlıyor. Bu iki üründe ölçüm ve yol haritası, yatırım kararının temelini oluşturuyor. Mavi Finans, su ve deniz kaynaklarını koruyan yatırımları; Orman Koruma ise ormanların korunmasına katkı sunan yeşil dönüşüm yatırımlarını destekliyor. İklime Dayanıklı Şehirler / Afet Dirençli Yapılar, tesisleri deprem, sel ve yangın gibi risklere karşı güçlendiren önleyici yatırımları kapsıyor. Yeşil Bina ve Sürdürülebilir Yapılar, enerji performansı yüksek ticari binaların edinilmesine ve binalardaki yenilenebilir enerji ile şarj altyapısı yatırımlarına finansman sağlıyor. Vinov Green, çevresel, sosyal ve yönetişim ilkelerini benimseyen tedarikçileri dijital tahsilat ve finansman çözümleriyle destekleyerek dönüşümü tedarik zincirine taşıyor. Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi ise sorumlu hammadde kullanımı, sürdürülebilir üretim, toplama ve ayrıştırma, geri kazanım ve yeniden işleme, yeniden üretim ve değer kazanımı ile sorumlu kullanım ve dağıtım alanlarındaki yatırımları kapsıyor. Böylece finansman desteği, üretimin ve kaynak kullanımının farklı aşamalarına yayılıyor. Döngüsel ekonomide somut sonuçlar 15 Eylül’de Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi Finansman Paketi, döngüsel ekonominin 6 temel alanında 93 farklı yatırım türünü kapsıyor. Bu pakete yönelik 3 milyar TL’lik KGF kefalet desteğiyle güçlendirilen finansman modeli kapsamında, yaklaşık bir buçuk ayda 300’den fazla işletmeye 600 milyon TL’nin üzerinde finansman sağlandı. VakıfBank, Geleceğe Değer ile uluslararası kaynak temininden işletmelerin yatırım ihtiyaçlarına, farkındalık çalışmalarından teknik ölçüme ve teminat desteğine uzanan yaklaşımını genişletiyor. Banka, COP31’de yeni kaynak anlaşmalarının imza törenlerinin yanı sıra tematik panel ve etkinliklerle de yer alarak işletmelerin dönüşümüne ve ülkemizin 2053 net sıfır emisyon hedefine katkı sağlamayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Enerji Doğu Afrika Projelerini EIF’te Gündeme Taşıyacak Haber

İklim Enerji Doğu Afrika Projelerini EIF’te Gündeme Taşıyacak

Dünya Bankası temsilcilerinin de katılacağı organizasyon, 20’nci yılında güneş ve rüzgâr enerjisinden enerji depolamaya, jeotermalden enerji verimliliğine kadar sektörün farklı alanlarını bir araya getirecek. Teknopark kökenli mühendislik ve Ar-Ge birikimini uluslararası pazarlara taşıyan İklim Enerji; Umman, Suudi Arabistan, İtalya, Estonya, Zambiya ve Azerbaycan’da çalışmalar yürütüyor. Kenya’da kurduğu İklim Energy East Africa Limited üzerinden Doğu Afrika’daki yatırımlarını geliştiren şirket, bölgedeki faaliyetlerini büyütmeye odaklanıyor. İngiltere, ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki irtibat ofisleriyle de uluslararası iş birliklerini destekliyor. İklim Enerji’yi 2016 yılında Kırıkkale Üniversitesi Teknopark’ta yenilenebilir enerji alanında çalışmak üzere kurduklarını belirten İklim Enerji Kurucu Ortağı Prof. Dr. Kutalmış Güven: “Enerji sektörünün farklı alanlarında faaliyet gösteren şirketleri, yatırımcıları ve teknoloji sağlayıcıları bir araya getiren EIF’in yeni iş birlikleri geliştirmek ve çalışmalarımızı paylaşmak için önemli bir platform olduğuna inanıyoruz. Fuarda uluslararası paydaşlarla kuracağımız temasların, yurt dışındaki projelerimiz ve büyüme hedeflerimiz açısından değerli fırsatlar sunmasını bekliyoruz. Türkiye’de ASELSAN, Doğuş Çay, belediyeler ve kamu kurumları için projeler yürütüyoruz. Enerji ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyor; projelendirme, izin ve uygulama süreçlerinde görev alıyoruz. Yurt dışında ise Kenya’da kurduğumuz şirket ve yerel ekibimizle Doğu Afrika’daki fırsatları takip ediyor, Zambiya ve Tanzanya’da projeler geliştiriyoruz. Afrika’daki çalışmalarımızı daha güvenli ve sürdürülebilir biçimde ilerletmek için Dünya Bankası garantili projeleri de izliyoruz. Bu garantiler hibe değil; projelerin finansmana erişimini kolaylaştıran bir mekanizma. Kenya’daki ilk projemizle bu süreçlerde deneyim kazanmayı ve bu deneyimi gelecekte daha büyük projelere taşımayı hedefliyoruz. Bu büyümeyi Ar-Ge çalışmalarıyla destekliyor, güneş panellerinin üretimini ve olası arızalarını izleyen yapay zekâ destekli çözümler geliştiriyoruz” açıklamasında bulundu. Daha önce Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) projelerine başvuruda bulunan İklim Enerji, bu alandaki çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, mühendislik ve uygulama birikimini geniş ölçekli yenilenebilir enerji yatırımlarına taşıyarak büyümesini desteklemeyi hedefliyor. İklim Enerji Kurucu Ortağı Onur Özcan: “Enerji dönüşümü, farklı ülkelerin ihtiyaçlarını ve yerel dinamiklerini gözeten iş birliklerini daha önemli hâle getiriyor. EIF’i, Türkiye’deki mühendislik birikimimizi uluslararası paydaşlarla buluşturmak ve Doğu Afrika başta olmak üzere faaliyet gösterdiğimiz pazarlardaki iş birliği olanaklarını değerlendirmek için değerli bir platform olarak görüyoruz. İklim Enerji olarak, uzun vadeli değer yaratacak yenilenebilir enerji projeleri geliştirmeye odaklanıyoruz. 2027’de yurt içi ve yurt dışındaki proje portföyümüzü genişletirken, yenilenebilir enerji alanındaki mühendislik ve uygulama kapasitemizi güçlendirmeyi hedefliyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızla geliştirdiğimiz teknolojileri sahadaki deneyimimizle buluşturarak sürdürülebilir büyümemizi destekleyeceğiz” dedi. Ar-Ge’yi büyümesinin temel unsurlarından biri olarak gören İklim Enerji, yapay zekânın enerji üretimi ve verimlilik uygulamalarına yönelik çalışmalarını geliştiriyor. Hidrojen teknolojileri ve küçük modüler nükleer reaktörler de şirketin geleceğe yönelik araştırma ve geliştirme gündeminde yer alıyor. Teknolojik gelişimi çalışanlarının yetkinlikleriyle birlikte ele alan şirket, teknoloji ve yapay zekâ eğitimleriyle ekibinin mesleki gelişimini destekliyor; çalışanlarının bilgi birikimine ve katkısına değer veren, sürekli öğrenmeyi teşvik eden bir çalışma anlayışını benimsiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İZSU’dan Konak ve Karabağlar’a 58 Kilometrelik Altyapı Yatırımı Haber

İZSU’dan Konak ve Karabağlar’a 58 Kilometrelik Altyapı Yatırımı

“Lot 3” olarak adlandırılan yaklaşık 21 milyon dolarlık yatırım kapsamında 58 kilometreyi aşkın atık su ve yağmur suyu hattı yapılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizinin etkilerine karşı kenti daha dirençli hale getirmek ve uzun yıllardır kullanılan altyapı sistemlerini yenilemek amacıyla yatırımlarına devam ediyor. İZSU Genel Müdürlüğü tarafından Dünya Bankası finansmanı ve İLBANK yürütücülüğünde hayata geçirilen Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi’nin (TEFWER) üçüncü etabı “Lot 3” kapsamında Konak ve Karabağlar ilçelerinde kapsamlı bir çalışma yürütülüyor. 21 milyon dolarlık yatırımla ekonomik ömrünü tamamlayan atık su hatları yenilenirken yağmur sularının ayrı bir sistemle toplanması ve uzaklaştırılması hedefleniyor. Böylece yoğun yağışlarda kanalizasyon sisteminin üzerindeki yükün azaltılması, su baskınlarının önlenmesi ve kentin altyapısının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Şehit Nihat Bey Caddesi’nde çalışmalar sürüyor “Lot 3” yatırımı kapsamında Konak’ın farklı noktalarında çalışmalar eş zamanlı yürütülüyor. Şehit Nihat Bey Caddesi’nde ekiplerin altyapı mesaisi devam ederken Vali Konağı önündeki 326 ve 328 sokaklarda imalatlar tamamlandı. Aynı bölgede 327 ve 324 sokaklarda çalışmalar sürüyor. Osman Öksüz Parkı çevresindeki 520 Sokak’ta da altyapı imalatları tamamlandı. Çalışmaların devam ettiği noktalarda yağmur suyu ve atık su hatlarının birbirinden ayrılması için yeni altyapı sistemi oluşturuluyor. Çalışma yapılan bölgelerden Şehit Nihat Bey Caddesi’ndeki içme suyu hatları da tamamen yenilenecek. Mehmet Yüce Sonkurt Parkı’nda geciktirme havuzu yapılıyor Projenin önemli unsurlarından biri de Mehmet Yüce Sonkurt Parkı’nda hayata geçirilecek. Parkta yapımı devam eden geciktirme havuzuyla, özellikle ani ve şiddetli yağışlarda oluşan yüzey sularının kontrollü biçimde toplanması ve tahliye edilmesi amaçlanıyor. Yağmur suyunun tamamının aynı anda altyapı sistemine ulaşmasını engellemeye yönelik bu uygulamanın, hatların üzerindeki yükü hafifleterek çevrede yaşanabilecek su baskınlarının önlenmesine katkı sağlaması bekleniyor. Çalışma yapılan yerlerde birleşik sistem dönemi sona erecek Lot 3 projesi kapsamında Konak’ın Akın Simav, Atilla, Çimentepe, Duatepe, Güneşli, Kemal Reis, Kılıç Reis, Murat Reis, Piri Reis, Mithatpaşa, Zafertepe, 1. Kadriye ve 2. Kadriye mahalleleri ile Karabağlar’ın Bahçelievler ve Bahar mahallelerinde altyapı dönüşümü hedefleniyor. 29 bin 411 metre atık su hattı ve 28 bin 902 metre yağmur suyu hattı olmak üzere toplam 58 bin 313 metrelik altyapı imalatı yapılacak. Yeni sistemle yağmur suları kanalizasyon şebekesinden ayrılarak uygun tahliye noktalarına yönlendirilecek. Atık suların ise arıtma tesislerine daha sağlıklı ve kontrollü biçimde ulaştırılması sağlanacak. 21 milyon dolarlık yatırım 2027’de tamamlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB Üçüncü Çeyrekte Türkiye’nin Çok Boyutlu Kalkınmasına Desteğini Büyüttü Haber

TSKB Üçüncü Çeyrekte Türkiye’nin Çok Boyutlu Kalkınmasına Desteğini Büyüttü

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. 76 yılı geride bırakan, Türkiye’nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası TSKB’nin yılın ilk 9 ayında uzun vadeli nakdi kredileri aracılığıyla Türkiye ekonomisine sağladığı desteği 1,8 milyar ABD dolarına ulaşırken, kurdan arındırılmış bazda kredi büyüme oranı %8,1 oldu. Banka’nın toplam aktif büyüklüğü 398,5 milyar TL’ye ulaşırken, toplam aktifler içerisinde %71’lik paya sahip kredi portföyü ise 238,9 milyar TL oldu. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma öncelikleriyle uyumlu faaliyetlerini sürdüren Banka; üretim sektörü ve değer zincirinde döngüsel ekonomi, adaptasyon, iş gücü gelişimine katkı sağlayarak kadın ve genç istihdamına kadar pek çok stratejik kalkınma alanındaki projeleri finanse etmeye devam etti. Böylelikle, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) bağlantılı kredilerin toplam kredi portföyündeki oranı %93 seviyesinde gerçekleşti. Yılın üçüncü çeyreğinde, 2,7 milyar TL net kar açıklayan TSKB’nin 9 aylık net dönem karı 8,5 milyar TL’ye ulaştı. %22,3 özkaynak karlılık oranı elde eden Banka’nın hali hazırda yasal yükümlülüklerin oldukça üzerinde olan %19,4 oranındaki sermaye yeterliliği Banka’nın hedeflerini desteklemeye devam etti. Yılın ilk Dokuz Ayında 1,8 milyar ABD dolarını Aşan Fonlama TSKB’nin yılın üçüncü çeyreğinde T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın geri ödeme garantisiyle temin edilen Dünya Bankası ile imzaladığı 200 milyon Euro tutarındaki “Dağıtık Enerji için Piyasa Dönüşümünün Hızlandırılması Ek Finansman” kredi anlaşmasıyla Türkiye genelindeki dağıtık yenilenebilir enerji yatırımları ile batarya enerji depolama sistemlerinin finansmanının desteklenmesi hedefleniyor. 2024 yılında Dünya Bankası’ndan temin edilen ve Türkiye’de ilk kez başarıyla uygulanan Sonuç Odaklı Program kapsamındaki finansmanın devamı niteliğindeki bu anlaşmayla birlikte yılın ilk dokuz ayında kalkınma finansmanı kurumlarından (KFK) sağlanan kaynaklar 1,1 milyar ABD dolarına ulaştı. Bu tutarla, önceki yılın tamamında imzalanan KFK kredi tutarı aşıldı. Yılın üçüncü çeyreğinde, Bankanın uluslararası piyasalardaki fonlama faaliyetleri kapsamında ise temmuz ayında 300 milyon ABD doları tutarında, beş yıl vadeli tahvil ihracı başarıyla gerçekleştirildi. Banka ağustos ayında ise toplam 229 milyon ABD doları tutarındaki sendikasyon kredisini %110 çevirme oranıyla yeniledi. Yılbaşından bu yana temin edilen toplam fonlama tutarının 1,8 milyar ABD dolarını aşması yılın tarihi seviyelerde tamamlanacağını gösteriyor. Türkiye Yeşil Fonu’ndan Yatırımlar Devam Ediyor Aynı dönemde, TSKB’nin ana yatırımcısı olduğu ve T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan sağlanan kaynakla hayata geçirilen Türkiye Yeşil Fonu, üçüncü yatırımını tıbbi malzeme sektörünün önde gelen oyuncularından Disera Tıbbi Malzeme Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan 10 milyon ABD doları değerindeki bu yatırımla şirketin yeşil dönüşüm projelerinin desteklenmesi hedefleniyor. Fonun dördüncü yatırımı ise Maxis yönetimindeki Atlas Büyüme Sermayesi Fonu ile Cevher Jant’a dönüşümü güçlendirmek amacıyla gerçekleştirildi. COP31 Raporu Yayımlandı Bu yıl ilk kez Türkiye ev sahipliğinde 9-20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31 için de hazırlıklarını sürdüren TSKB, iştiraki Escarus iş birliği ile "COP31’e Doğru: Öncelikli Gündem Konuları ve Türkiye İçin Dönüşüm Fırsatı" başlıklı raporunu da bu dönemde yayımladı. Rapor, COP31 hazırlık sürecini Paris Anlaşması kapsamındaki ilk Küresel Durum Değerlendirmesi (Global Stocktake) sonrasında başlayan yeni uygulama döneminin önemli bir aşaması olarak ele alırken, iklim hedeflerinin belirlenmesinden çok uygulanmasına odaklanan yeni döneme dikkat çekiyor. Raporda, Bonn İklim Konferansı'nın ardından Londra İklim Eylemi Haftası'nda uluslararası paydaşlarla paylaşılan COP31 Eylem Gündemi kapsamında Türkiye'nin benimsediği "Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon" vizyonuyla COP31'i bir "Uygulama COP'u" olarak konumlandırdığı belirtiliyor. TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar: “İklim finansmanı öncelikli odağımız olmaya devam ediyor” Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar şunları söyledi: “Ülkemizin kalkınma rotasında sağladığımız finansman ve sunduğumuz danışmanlık faaliyetleriyle iş ortaklarımızın yeşil ve kapsayıcı dönüşüm yolculuğuna eşlik ediyoruz. Son dört yıldır pozitif değer ve etki yaratmaya odaklanarak büyümemizi sürdürüyoruz. Sosyal, çevresel ve ekonomik kalkınma hedeflerimizi izlerken, iklim finansmanı öncelikli odağımız olmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de insan kaynağımız başta olmak üzere tüm sermaye öğelerimizle Türkiye için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğuş Çay’a Dünya Bankası Grubu’ndan 100 Milyon Euro'luk Finansman Haber

Doğuş Çay’a Dünya Bankası Grubu’ndan 100 Milyon Euro'luk Finansman

Markanın patates cipsi ve domates salçası üretim kapasitesinin artırılması, tohum üretimi ve depolama altyapısına yatırımında kullanılacak finansmanın, yaklaşık 3.400 doğrudan ve dolaylı istihdam ve 50 bini aşkın çiftçiye gelir fırsatı yaratarak Türkiye’nin tarımsal rekabet gücünü yükseltmesi bekleniyor. Doğuş Çay, uzun vadeli yatırım programı kapsamında Dünya Bankası Grubu’nun özel sektör kolu Uluslararası Finans Kurumu’ndan (IFC), sekiz yıl vadeli 100 milyon euroluk kredi sağladı. IFC’nin Türkiye genelinde istihdamı artırmak, tarımsal tedarik zincirlerini güçlendirmek ve çiftçileri desteklemek amacıyla verdiği bu finansman, Dünya Bankası Grubu’nun Türkiye’de özel sektörün büyümesi, istihdam yaratılması ve tarımsal değer zincirlerinin rekabet gücünün artırılmasına yönelik daha geniş kapsamlı öncelikleriyle uyumlu bir adım niteliği taşıyor. Gıda, lojistik ve tarımda 3.400 kişilik istihdam yaratacak Doğuş Çay’ın gıda üretim kapasitesini artırmasına, tarımsal tedarik zincirlerini güçlendirmesine katkı sağlayacak bu finansman; gıda işleme, lojistik ve tarım alanlarında yaklaşık 3.400 doğrudan ve dolaylı istihdamı destekleyecek. İki yıl geri ödemesiz dönem içeren finansman; Doğuş Çay’ın patates cipsi ve domates salçası üretim kapasitesinin artırılması, tohum üretimi ve depolama altyapısına yatırım yapılması ile şirketin Türkiye genelindeki dağıtım ve lojistik faaliyetlerinin geliştirilmesi için kullanılacak. Türkiye genelinde 50 bini aşkın çiftçiyle çalışan Doğuş Çay; patates, çay, şeker pancarı, mısır ve domates başta olmak üzere temel tarım ürünlerini yerel üreticilerden tedarik ediyor. Sözleşmeli tarım modeli sayesinde çiftçiler; pazara erişim, teknik destek, kaliteli girdiler ve daha öngörülebilir gelir olanaklarından yararlanıyor. Yatırımın, şirketin çiftçilerle kurduğu işbirliklerini güçlendirmesi ve üretim artışına paralel olarak büyüyen tedarik ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlaması bekleniyor. Karakan: “Finansman, Doğuş Çay’ın büyüme potansiyeline olan uluslararası güveni yansıtıyor” Doğuş Çay Yönetim Kurulu Üyesi Bilge Kaan Karakan, “Şirketimizin büyüme potansiyeline ve yatırım planlarına duyulan uluslararası güveni yansıtan bu finansman; başta patates cipsi üretim tesislerimizdeki kapasite artışı ve verimlilik yatırımları olmak üzere, domates salçası üretim altyapımızı, dağıtım kabiliyetlerimizi ve inovasyon çalışmalarımızı destekleyecek. Macaristan’daki patates cipsi üretim tesisimizi 2027 yılında faaliyete geçirerek Avrupa’daki büyüme yolculuğumuzu daha da ileri taşımayı planlıyoruz. Tarım sektöründeki 41 yıllık deneyimimiz, farklı kategorilerdeki güçlü markalarımız ve yenilikçi ürünlerimizle uluslararası pazarlardaki varlığımızı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” değerlendirmesini yaptı. Albuquerque de Almeida: ‘Türkiye’de tarım- gıda sektörünün rekabetçiliğini destekliyoruz” Türkiye’nin gıda ve içecek sektörünün ülke genelinde binlerce çiftçi ve işletme için önemli bir istihdam ve gelir kaynağı olduğunu belirten IFC Orta Doğu ve Orta Asya İmalat, Tarım ve Hizmetler Bölge Direktörü Wagner Albuquerque de Almeida ise “Bu yatırım, çiftçiler, üreticiler ve pazarlar arasındaki bağların güçlenmesine yardımcı olurken Türkiye tarım-gıda sektörünün uzun vadeli büyümesini ve rekabetçiliğini de destekleyecek” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konya’nın Raylı Sistem Ağını Güçlendirecek Adliye-Şehir Hastanesi Hattı Açıldı Haber

Konya’nın Raylı Sistem Ağını Güçlendirecek Adliye-Şehir Hastanesi Hattı Açıldı

Adliye’den Şehir Hastanesi’ne kadar tramvayı kullanan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, protokolle birlikte tören alanına gelerek hattın açılışını yaptı. Konya için önemli bir açılış için daha bir araya geldiklerini belirten Başkan Altay, “Adliyeden başlayıp Şehir Hastanesi'ne kadar gelen 1.4 kilometrelik tramvay hattımızın bugün itibariyle fiilen açılışını gerçekleştirmiş olacağız. Özellikle bölge esnafımızın uzun süredir beklediği, Şehir Hastanesi'ne gelen vatandaşlarımızın aktarma yaparak gelmek zorunda olduğu bir işi neticelendirdik” diye konuştu. “ŞEHRİMİZDE ÇOK ÖNEMLİ RAYLI SİSTEM YATIRIMLARI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ” Konya ile ilgili daha büyük hayallerinin olduğunu vurgulayan Başkan Altay, “Konya Anadolu'da ilk raylı sistemi kullanan şehir. 1980'li yılların sonlarına doğru raylı sistem işine başlamış ve bugüne kadar 27 kilometrelik raylı sistem hattıyla Anadolu'da raylı sistem kültürü olan şehrimize çok önemli raylı sistem yatırımları gerçekleştiriyoruz. Alaaddin-Şehir Hastanesi, Şehir Hastanesi-Sanayi ve Stadyum hattı olmak üzere toplam 21.1 kilometrelik hattımızın bugün 1.4 kilometrelik kısmını açmış olacağız. Ama çalışmamız bununla kısıtlı değil. Şehir Hastanesi'nden başlayıp Yeni Sanayi Alanı'na kadar yapmakta olduğumuz 10 kilometrelik kısmı Büyükşehir Belediyesi olarak biz üstlendik ve artık ray işlemleri tamamlandı. Direkler dikildi ve tellerin gerdirilmesi süreci devam ediyor. İnşallah tamamlandığında ikinci etap olarak Yeni Sanayi'ye kadar 10 kilometrelik bir hattı daha açmış olacağız” ifadelerini kullandı. ÇALIŞMALARIN TOPLAM BEDELİ 20 MİLYAR TL’NİN ÜZERİNDE Yeni Sanayi-Stadyum Hattı’nda da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttüklerini, bölgede büyük üstyapı işlerinin olduğunu kaydeden Başkan Altay konuşmasına şöyle devam etti: “Öncelikle TÜMOSAN Kavşağı'nda bir köprülü kavşak inşa ediyoruz. Devamında Aksaray Yolu Köprülü Kavşağı’nda hem taşıtların olduğu yer hem de hızlı tren hattındaki köprünün yıkılıp revize edilmesi gerekiyor. Onunla ilgili yan yolların çalışmalarını yürütüyoruz. Devamında Sadık Ahmet Caddesi üzerinde Yurtlar Bölgesinde raylı sistemi yukarıya alacağımız bölgede köprü kirişlerimizle ilgili bir çalışma yürütüyoruz. Yine Otogar Kavşağı'nda çok önemli bir çalışma yürüyor. Devamında Barış Caddesi Kavşağı'nda da raylı sistemi yer altına aldığımız büyük bir çalışma yürütüyoruz. Toplam bedeli 20 milyar liranın üzerinde olan bu çalışmalar tamamlandığında Stadyum’dan başlayıp Şehir Hastanesi ve Adliye’ye kadar kesintisiz 21.1 kilometrelik yeni bir raylı sistem hattını şehrimize kazandırmış olacağız. Bu hattı Altyapı Genel Müdürlüğümüzle birlikte yürütüyoruz. Bu vesileyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu'na ve bugün açılışta bizimle birlikte olan Altyapı Genel Müdürümüz Sayın Yalçın Eyigün Bey'e Konyalılar adına şükranlarımı sunuyorum.” 19 KİLOMETRELİK BİR HAT DAHA YAPILACAK Başkan Altay, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile birlikte çok kıymetli projelere imza attıklarını belirterek, “Bakanlığımızla yaptığımız işler bununla sınırlı değil. Özellikle Fetih-Ahmet Özcan Caddesi, Şehir Caddesi, Sivaslı Ali Kemal Caddesi, Şehit Ömer Halisdemir Caddesi ve Çevre Yolu’ndan başlayacak ve 19 kilometrelik bir raylı sistemle ilgili de çalışmada son aşamaya gelindi. İnşallah Genel Müdürümüz yakında Konya’ya yeni müjdeler verecek ve oradaki imalatlarımıza da bir an önce başlamayı hedefliyoruz” dedi. RAYLI SİSTEME NEREDEYSE İKİ KATINDAN FAZLA BİR İLAVE YAPILDI Raylı sistem projelerindeki çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü vurgulayan Başkan Altay, “Fırat Caddesi'nden başlayıp Beyhekim Hastanesi ve Barış Caddesi'nden devam edip ilk etapta Kent Plaza Alışveriş Merkezi'ne kadar gelecek, sonrasında YHT Gar'a kadar gelecek yaklaşık 19 kilometrelik raylı sistem hattıyla ilgili Dünya Bankası'yla ilgili süreçleri takip ediyoruz. Yine, Konya'mızın çok önemli altyapı yatırımlarından biri olan KONYARAY'da Meram Gar'dan başlayıp Pınarbaşı'na kadar ilk etapta 23 kilometrelik hatta ray imalatlarımız fiziki olarak tamamlandı. Durakların yapımıyla ilgili çalışmalar yürütüyoruz, sinyalizasyonlar tamamlanacak. Bir taraftan da Büyükşehir Belediyesi olarak araç alımıyla ilgili süreci yürütüyoruz. Yani sadece şu anda Barış Caddesi Tramvayı, KONYARAY ve Şehir Hastanesi - Stadyum Tramvay Hattı’nda bile 57 kilometrelik bir raylı sistem hattı inşa ediyoruz. Yani 1980'li yıllardan 2026'ya kadar toplamda yaptığımız 27 kilometrelik raylı sisteme neredeyse iki katından fazla bir ilave yaparak şehrimizin raylı sistem ağını geliştiriyoruz” cümlelerini kullandı. BAŞKAN ALTAY CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR ETTİ Başkan Altay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Konya’ya ve Konyalılara duyduğu muhabbete dikkati çekerek, “Bu konuda özellikle Konya'ya olan sevgisini, muhabbetini sürekli ifade eden değerli Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a tüm Konyalılar adına şükranlarımı sunuyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın destek ve talimatlarıyla hatırlarsanız seçim öncesinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu Konya'ya geldi ve bu raylı sistem hatlarını önce ben anlattım. Kendisi kürsüye gelince dedi ki ‘Vallahi billahi yapacağız artık’ dedi ve sözünü yerine getiriyor. Sayın Bakanımıza da yine Konyalılar adına teşekkür ediyorum. Ayrıca bu süreçte büyük katkısı olan Altyapı Yatırımları Genel Müdürümüz Yalçın Eyigün’e de katkılarından dolayı şükranlarımı sunuyorum” ifadelerine yer verdi. “HEDEFİMİZ OLAN 114 KİLOMETREYE ULAŞMAK İÇİN GECE GÜNDÜZ DEMEDEN ÇALIŞIYORUZ” Başkan Altay konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu işler şehir tarihine geçecek önemli yatırımlar. Konyalıların bu süreçte gösterdiği nezaket ve sabırdan dolayı teşekkür ediyorum. Konyalılar, ilk günden itibaren Sayın Cumhurbaşkanımıza, AK Parti’mize sadece merkezde değil tüm ilçelerde çok güçlü bir destek veriyor ve bizim elimizi güçlendiriyorlar. Masaya her oturduğumuzda her seçimde birinci olmanın verdiği gururla oturuyoruz. Gittiğimiz her yerde de bunun karşılığını görüyoruz. Onun için Konyalılara da Cumhurbaşkanımıza ve AK Partimize verdikleri bu güçlü destekten dolayı teşekkür ediyorum. Bunlar Konya’ya hizmet olarak, yatırım olarak gelmeye devam edecek. İnşallah hedefimiz olan 114 kilometreye ulaşmak için gece gündüz demeden çalışıyoruz, gayret ediyoruz. Sefer bizden zafer Allah’tandır.” “KONYA’YA HİZMET ETMEK BÜYÜK ŞEREF” Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Yalçın Eyigün, Konya'ya hizmet etmenin kendisi için büyük şeref olduğunu vurguladı. Konuşmasında dünya metropollerinden örnekler veren Eyigün, şöyle devam etti: “Tokyo'da, Moskova'da, Paris'te Londra'da raylı sistem ağına bakarsanız, raylı sistem ağı diyoruz. Bir network, bir örümcek ağı gibi olmalı. Büyükşehirlerde yeterince büyükse elbette ki bir çizgiyle başlar raylı sistem. İşte Konya'da Selçuk Üniversitesi-Alaaddin çizgisiyle, Alaaddin-Adliye çizgisiyle bir L harfiyle başlamıştı. Ama şehir büyüdükçe neyi görmek isteriz? L harfini değil, O harfini yani daireyi, halkaları görmek isteriz. Işınsal hatları görmek isteriz. Konya'da bugün belki 1.4 km kısa bir mesafe ama halkanın oluşması için kritik bir parça. Network’ün oluşması için. Çünkü devamında Şehir Hastanesi, Yeni Sanayi ve Stadyum diyoruz. Dolayısıyla Konya'mızın artık önünde çizgisel hatlardan network’e, ringlere, ışınsal ve yuvarlak dairesel hatların oluşturduğu gerçek bir dünya şehrinin hak ettiği raylı sistem ağına doğru gidiyoruz. Başkanımız bahsetti, 27 kilometrenin üstüne 57 km koyuyoruz. Bu çok ciddi bir artış. Yani dünyada en çok raylı sistem yapan şehir bir anda 2,5 kadar daha ilave yapmamıştır. Bu örnek bir çalışma. İnşallah birkaç yıl içerisinde bu 50 kilometreden fazla hattı beraberce açacağız ve bu network’ü beraberce kullanmaya başlayacağız.” Eyigün; “Ay'a ilk adım atan Neil Armstrong'un şu sözü var. ‘Bu, bir insan için küçük, insanlık için büyük bir adımdır’ diyor. Dolayısıyla bu hat, mesafe olarak kısa ama Konya'nın 80, 90, 100 kilometrelere giderken önemli bir halkasını tamamlaması itibariyle de büyük bir adımdır. Her adım birleşecek. Her birisi bir bölgeyi toplayacak. Her birisi konforu, hızı, emniyeti sunacak ve Konya'mız daha iyi, daha konforlu, büyükşehir dünyada standardını yakalamış bir şehir haline gelecek. Ben yeni mevcut yürüttüğümüz projelerdeki işbirliğimizin de çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bu hattı da Büyükşehir Belediyemizle beraber inşa ettik. Büyük kısmını Büyükşehir yaptı. Biz de katkı verdik. Devamında Şehir Hastanesi, Yeni Sanayi, Stadyum hattını beraber yapıyoruz. Beraber network'ü oluşturmak, beraber projelendirmek, beraber yapmak gerçekten şehir için büyük avantajlar sunuyor. Yeni hattın hayırlara vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. “KONYA'MIZ ÇALIŞMALARIYLA TÜM TÜRKİYE'YE ÖRNEK BİR ŞEHİR” AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız, “Biraz önce Başkanımız ve Genel Müdürümüz açıkladı. 100 kilometreyi aşan bir network'ten bahsediyoruz. İşte bugünün şehirleri aslında raylı sistemlerle örülebiliyorsa, çevreye duyarlı hale getirebiliyorsanız, 2053 ülkemizin net sıfır emisyon hacmine emisyon gazı salınımını düşürmek suretiyle katkıda bulunabiliyorsanız, yenilenebilir enerji kullanarak tramvayları ve demiryolu ağlarını örerek ülkemizi ulaşım ağlarıyla örebiliyorsanız o zaman şehri şehir yapıyorsunuz demektir. Şehirde yaşayanları da güvenli bir şehirde yaşamanın hazzını, gururunu ve keyfini yaşatıyorsunuz. İşte Konya'mız Anadolu'ya ve aslında tüm Türkiye'ye çalışmalarıyla örnek bir şehir olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Tabii ki biraz önce Genel Müdürümüz de ifade etti. Eğer mutfakta bir çalışma yaparsanız o çalışmayı çeşitlendirmek, o çalışmaya ilave katkılar sunmak, ilave tatlar eklemek mümkündür ama mutfakta bir şey yoksa maalesef ortaya bir şey koyamazsınız. İşte mutfağımız güçlü. Bu vesileyle mutfağı güçlü kılan bu projeleri tüm ekibi ile birlikte çalışarak Konya'mıza kazandıran Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve tüm ekibine de yürekten teşekkür ediyorum” değerlendirmesini yaptı. “BU HAT ŞEHRİMİZİ DEMİR AĞLARLA ÖRECEK BÜYÜK VİZYONUN İLK VE EN KRİTİK HALKASINI OLUŞTURMAKTADIR” Konya Valisi İbrahim Akın da Konya’nın yarınını inşa eden projelerle büyümeye devam ettiğini belirterek, “Bu doğrultuda şehrimiz şehircilik, toplu ulaşım ve raylı sistem yatırımlarında tüm bölgenin cazibe ve erişim merkezine dönüşmesine de öncülük ederek örnek olmayı sürdürmektedir” dedi. Açılışı gerçekleştirilen hattın hizmete girmesinden büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Vali Akın, “Hizmete giren bu ilk hat hastanemize gelen vatandaşlarımızın, sağlık çalışanlarımızın ve geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizin şehir merkezine ulaşımını son derece konforlu, kesintisiz ve hızlı bir hale getirecektir inşallah. İlerleyen aşamalarda da sanayi bölgesi ve stadyum istikametine doğru devam edecek olan bu hat şehrimizi demir ağlarla örecek büyük vizyonun ilk ve en kritik halkasını oluşturmaktadır. Devletimizin gücü, yerel yönetimlerimizin gayreti ve siz Konyalı hemşehrilerimizin sabrı ve desteğiyle bu aşamaya geldik. Ülkemizi her alanda olduğu gibi ulaşımda da çağ atlatan Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğümüze, Konya Büyükşehir Belediyemize ve emeği geçen tüm mühendislerimizden işçi kardeşlerimize kadar herkese teşekkür ediyorum. Yeni tramvay hattımızın ve raylı sistem ağımızın Konya'mıza ve tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi. Konuşmaların ardından yapılan dua ile Adliye-Şehir Hastanesi Tramvay Hattı’nın açılışı yapıldı. Programa; AK Parti Konya Milletvekilleri Orhan Erdem ve Mustafa Hakan Özer, Karatay Kaymakamı Cengiz Ayhan, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Meram Belediye Başkan Vekili Ahmet Melih Güçlü, AK Parti Konya İl Yönetim Kurulu Üyeleri Kazım Küçükçöğen, Emre Salur, Mevlüt Köşek, MHP Konya İl Başkanı Sedat Göncü, BBP İl Başkan Yardımcısı Mehmet Atasagun, Selçuklu AK Parti İlçe Başkanı Arif Bağcı ve İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç da katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Disera’ya 10 Milyon ABD Doları Yatırım Haber

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Disera’ya 10 Milyon ABD Doları Yatırım

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan sağlanan kaynakla kurulan Türkiye Yeşil Fonu’nun 10 milyon ABD doları tutarındaki üçüncü yatırımını, Disera Tıbbi Malzeme Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan ve doğa pozitif üretime katkı sunan bu yatırımla Disera’nın yeşil dönüşüm ve büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye Yeşil Fonu ile Türkiye’nin kalkınma planı doğrultusunda büyüme ve gelişme potansiyeli taşıyan alanlarda katma değer sağlayan firmalara orta-uzun vadeli yatırımlar yaparak sera gazı salımlarının azaltılması ile Türkiye ekonomisinin yeşil ve kapsayıcı dönüşümü amaçlanıyor. AB Yeşil Mutabakatı kapsamına giren sektörlerde faaliyet gösteren verimli üretim süreçlerine sahip firmaların çevre dostu üretimi desteklenirken eş zamanlı olarak Türkiye Yeşil Fonu ile sermaye piyasalarının iklim finansmanı odağında derinleşmesinde ve çeşitlenmesinde etkin rol üstlenilerek özel sermayenin harekete geçirilmesi hedefleniyor. 30 yılı aşkın tecrübesiyle tıbbi malzeme sektörünün önde gelen oyuncularından biri olan Disera, bu ortaklık kapsamında karbon ayak izini azaltmaya, yenilenebilir enerji kullanımını artırmaya, üretim verimliliğini geliştirmeye ve atık ile su yönetimini güçlendirmeye yönelik projeleri hayata geçirecek. Yatırım aynı zamanda, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Hedefi doğrultusunda sanayide yeşil dönüşümün kapsayıcı bir anlayışla hızlandırılmasına yönelik önemli bir adım niteliği taşıyor. Anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “75 yılı aşkın süredir ülkemizin ve sanayimizin çok yönlü kalkınması için pek çok ilke imza atmanın gururunu yaşadık. Bunlardan birini de kalkınma ve yatırım bankacılığı alanındaki uzmanlığımızı birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu oluşturuyor. Dünya Bankası ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizin önemli bir adımı olan Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ortak çalışmalarımızı güçlendirirken, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik katkımızı da kararlılıkla artırıyoruz. Disera ile sağladığımız bu iş birliğinin, sanayimizin yeşil dönüşümüne ivme kazandırmanın yanı sıra tıbbi cihaz düzenlemeleri prensiplerine uygun çevre dostu ürünlerle toplum sağlığını da ileriye taşımaya yönelik bir adım olduğuna inanıyoruz. Bu kıymetli anlaşmanın Disera başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. Türkiye Yeşil Fonu’nun Disera Tıbbi Malzeme Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye yaptığı yatırımın şirketin sürdürülebilirlik vizyonuyla güçlü bir uyum içinde olduğunu belirten Disera A.Ş. Genel Müdürü Kenan Deniz Büyükakman, “Bu yatırım, sürdürülebilir üretim ve büyüme hedeflerimize duyulan güvenin önemli bir göstergesidir. Türkiye Yeşil Fonu ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde çevresel etkimizi azaltırken üretim ve ihracat kapasitemizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” açıklamasını yaptı. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel, Türkiye Yeşil Fonu’nun, karbonsuzlaşma ve kapsayıcı dönüşüm hedefleri doğrultusunda şirketlerin yeşil dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam ettiğini belirterek, Disera’ya gerçekleştirilen yatırımın Fon’un sağlık sektöründeki ilk yatırımı olma özelliğini taşıdığını aktardı. Yaklaşık 30 yıllık sektörel deneyimi, tıbbi cihaz alanındaki uzmanlığı ve teknoloji geliştirme kabiliyetiyle sağlık sektöründe önemli bir konuma sahip olan Disera’nın bugüne kadar yenilenebilir enerji ve ileri teknoloji alanlarında attığı adımların önemini vurgulayan Temel, bu adımların önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan yeşil dönüşüm yatırımları için sağlam bir temel oluşturduğuna dikkat çekti. Temel, “Bu yatırımla Disera’nın büyüme hedeflerine katkı sağlarken enerji ve kaynak verimliliğinin artırılmasını, çevresel etkinin azaltılmasını ve sürdürülebilirlik yaklaşımının şirketin gelecek dönem yatırımlarında daha da güçlendirilmesini hedefliyoruz. Disera yatırımının, sağlık sektöründe büyüme ve yeşil dönüşümün birlikte ilerlemesine yönelik önemli bir örnek teşkil edeceğine inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Jean-Christophe Carret ise “İklim eylemi ve sürdürülebilir büyüme için özel sektör sermayesinin harekete geçirilmesi, Türkiye’nin yeşil dönüşümünün hızlandırılması açısından kritik önem taşımaktadır. Türkiye Yeşil Fonu aracılığıyla Disera’ya yapılan yatırım, yenilikçi finansman mekanizmalarının şirketlerin çevresel ayak izlerini azaltmalarına yardımcı olurken aynı zamanda rekabet güçlerini artırabileceğini, istihdam yaratabileceğini ve kapsayıcı büyümeyi destekleyebileceğini göstermektedir. Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefine katkı sağlayan ve sağlık sektöründe daha sürdürülebilir üretim uygulamalarının yaygınlaşmasını destekleyen bu iş birliğini desteklemekten memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırımın yeşil ve dayanıklı kalkınma alanında özel sektör tarafından yapılacak ilave yatırımları teşvik etmesini ümit ediyoruz.” dedi. Hâlihazırda Disera’nın yatırımcısı olan Azimut LCP I Özel Sermaye Fonu adına değerlendirmelerde bulunan Azimut Portföy Genel Müdürü Murat Salar, şunları söyledi: “Portföy yönetim sektörünün en büyük bağımsız şirketi olan Azimut Portföy’de, alternatif yatırım fonlarını da stratejik önceliklerimiz arasına aldık. Yönetmekte olduğumuz 13 milyar ABD doları varlık büyüklüğü yanında, alternatif fonlarda da kısa sürede 1 milyar ABD doları büyüklüğe ulaşmayı hedefliyoruz. Türkiye’de özel sermaye alanındaki stratejik ortağımız Lycian Capital Partners ile kurduğumuz LCP I GSYF, 3 milyar TL’yi aşkın fon büyüklüğüne ulaşırken, Fon’un ilk yatırımı olan Disera’nın bugüne kadar sergilediği performans, Azimut Grubu’nun Türkiye reel sektörüne ve özel sermaye piyasasına duyduğu güveni daha da pekiştirdi. TSKB’nin ana yatırımcısı olduğu Türkiye Yeşil Fonu’nu Disera’nın yeni yatırımcısı ve ortağımız olarak aramızda görmekten büyük memnuniyet duyuyor, bu ortaklığın Disera’nın büyüme yolculuğuna ivme kazandıracağına inanıyoruz.” Lycian Capital Partners Yönetici Ortağı Gökhan Arıkoç ise şunları ekledi: “Lycian Capital olarak önceliğimiz, portföy şirketlerimize uzun vadeli ve sürdürülebilir değer katmak. Yeşil dönüşümü de değer yaratma stratejimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Disera’yı kendi alanında küresel bir oyuncu haline getirme hedefimizde, TSKB’nin ana yatırımcısı olduğu Türkiye Yeşil Fonu gibi vizyonumuzu paylaşan güçlü bir kurumsal yatırımcıyı ortaklarımız arasına katmaktan memnuniyet duyuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Dostu Gübre Yönetimi Yaygınlaşıyor Haber

İklim Dostu Gübre Yönetimi Yaygınlaşıyor

Genel Müdürlüğümüzce yürütülen Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi’nin (TUCSAP) “3.3. Su Kirliliği ve Sera Gazı Emisyonları Üzerindeki Hayvansal Üretimden Kaynaklanan Baskıların Azaltılması” alt bileşeni kapsamında, hayvansal gübrenin çevre ve iklim dostu yöntemlerle yönetilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. İzmir ve Manisa’da Örnek Model: 28 Adet Gübre Deposu Çiftçilerin doğal kaynakları koruma-kullanma dengesi içerisinde çevre ve iklim dostu tarım uygulamalarına yönlendirilmesi amacıyla İzmir’in Kiraz ilçesi Şemsiler Mahallesi ile Manisa’nın Ahmetli ilçesi Ataköy Mahallesi’nde, demonstrasyon uygulaması olarak hayvancılık işletmelerine 28 adet hayvansal gübre deposu yaptırılacak. Saha Personeline Kapsamlı Teknik ve İdari Eğitim Yapım işlerinin etkin ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesi amacıyla oluşturulan Yapı Denetim Teşkilatında görevli personele yönelik iki günlük eğitim ve bilgilendirme programı, 18-19 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi. Programa Bakanlığımız merkez teşkilatı ile İzmir ve Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinden Yapı Denetim Teşkilatında görevlendirilen teknik personel katıldı. Eğitimler; Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü uzmanlarının katkı ve desteğiyle yürütüldü. Proje Denetiminde Dünya Bankası Standartları Program kapsamında katılımcılara; yapım işlerinin uygulama projelerine, teknik şartnameye ve sözleşme hükümlerine uygunluğunun denetlenmesi, inşaat malzemelerinin kontrolü ve deney raporlarının değerlendirilmesi, imalatların ölçülmesi ve metraj işlemleri, hak ediş raporlarının hazırlanması, iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri, Dünya Bankasının çevresel ve sosyal gereklilikleri, kontrol, raporlama ve koordinasyon süreçleri konularında kapsamlı bilgi verildi. Sürdürülebilir Tarım ve Temiz Çevre Hedefi İki günlük programla Yapı Denetim Teşkilatı personelinin teknik ve idari kapasitesinin güçlendirilmesi, uygulamalarda ortak bir yaklaşım geliştirilmesi ve yapım işlerinin sözleşme hükümlerine uygun, kaliteli ve güvenli biçimde tamamlanması amaçlandı. Hayvansal gübrenin uygun koşullarda depolanmasını sağlayacak örnek uygulamalarla su ve toprak kaynaklarının korunmasına, tarımsal kaynaklı kirliliğin ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına, hayvancılık işletmelerinde sürdürülebilir gübre yönetiminin yaygınlaştırılmasına katkı sağlanacaktır.​ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dikili’nin Güneş Enerjisi Santrali Elektrik Üretmeye Başladı Haber

Dikili’nin Güneş Enerjisi Santrali Elektrik Üretmeye Başladı

1,4 megavat kurulu güce sahip tesisin, yıllık yaklaşık 2 milyon 700 bin kilovatsaat elektrik üretmesi ve belediyenin enerji maliyetlerini uzun vadede önemli ölçüde azaltması hedefleniyor. Yaklaşık yedi yıllık hazırlık ve izin sürecinin ardından tamamlanan proje kapsamında 30 farklı kurum ve kuruluştan gerekli izin ve görüşler alınarak kapsamlı bir çalışma yürütüldü. Dünya Bankası tarafından finanse edilen ve İLBANK tarafından yürütülen Sürdürülebilir Şehirler II Programı kapsamında yenilenebilir enerji kredisine başvuran Dikili Belediyesi, Türkiye genelinde başvurusu kabul edilen ilk 52 idare arasında yer aldı. Bu kapsamda 1,4 megavat gücündeki tesis için 1,4 milyon Euro tutarında finansman planlandı. 1 YILDAN KISA SÜREDE İNŞAATI TAMAMLANDI Dünya Bankası standartlarına uygun olarak yürütülen ihale süreci Mart 2024’te başlatılırken, Eylül 2025 itibarıyla yüklenici firmayla sözleşme imzalandı. Tesisin inşasına ise Ekim 2025’te başlandı. Gerekli süreçlerin tamamlanmasının ardından tesis, Haziran 2026’da TEDAŞ (Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi) tarafından kabul edildi ve haziran ayının ortasından itibaren fiilen enerji üretmeye başladı. Santral, haziran ayının kalan 15 günlük döneminde 139 bin 31 kilovatsaat, temmuz ayında ise 282 bin 606 kilovatsaat elektrik üretti. Tam kapasiteyle yıllık yaklaşık 2 milyon 700 bin kilovatsaat elektrik üretmesi öngörülen tesis, özellikle bahar ve yaz aylarında Dikili Belediyesi’nin elektrik ihtiyacının tamamını karşılamaya önemli ölçüde katkı sağlayacak. Üretim fazlasının ise belediye bütçesine ek gelir sağlaması bekleniyor. “SANTRAL KISA SÜREDE KENDİNİ FİNANSE EDECEK” Güneş Enerjisi Santrali’nin yalnızca belediyenin enerji maliyetlerini azaltacak bir yatırım olmadığını, aynı zamanda çevre ve sürdürülebilirlik açısından da Dikili’nin geleceğine yönelik önemli bir adım olduğunu belirten Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz, şunları söyledi: Kentimizin geleceği adına önemli bir yatırımı daha hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Uzun ve titiz bir izin sürecinin ardından Dünya Bankası ve İller Bankası aracılığıyla sağlanan finansman desteğiyle hayata geçirdiğimiz 1,4 megavat gücündeki santralimiz, yılda yaklaşık 2 milyon 700 bin kilovatsaat elektrik üretecek. Bu üretim, özellikle bahar ve yaz aylarında belediyemizin elektrik ihtiyacının tamamını karşılamaya önemli ölçüde katkı sağlayacak. Fazla üretim ise ilçemize ek gelir sağlayacak. Bu yatırım kendi kendini kısa sürede finanse ederek yıllar boyunca belediyemiz bütçesine katkı sağlayacak. Böylece enerji giderlerimizi azaltırken, elde ettiğimiz kaynakları kentimizin farklı ihtiyaçları ve yatırımları için kullanma imkânımız artacak. Güneşten aldığımız enerjiyi kentimizin geleceğine dönüştürüyoruz. Daha yeşil, daha güçlü ve daha yaşanabilir bir kent için çalışmaya, üretmeye ve geleceğe yatırım yapmaya devam edeceğiz. Projenin değerinin sadece ekonomik olmadığını da belirten Başkan Kırgöz, santral sayesinde her yıl bin 600 tonun üzerinde karbon salınımının da önüne geçileceğini, bugün sadece elektrik üretmediklerini; tasarruf edip, bütçeyi güçlendirirken ilçenin geleceğini de koruduklarına dikkat çekti. Dikili Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasını, enerji verimliliğinin artırılmasını ve kentin sürdürülebilirlik hedeflerinin güçlendirilmesini amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.