Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dünya Ekonomik Forumu

Kapsül Haber Ajansı - Dünya Ekonomik Forumu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Ekonomik Forumu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Schneider Electric, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu Yıllık Toplantısı’nda Enerji Teknolojisini İleri Taşıyor Haber

Schneider Electric, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu Yıllık Toplantısı’nda Enerji Teknolojisini İleri Taşıyor

“Yapay zekâ ile enerjinin artık birbirinden ayrılamaz olduğu yeni bir döneme girdiğimiz açıkça görülüyor; bu iki alan birlikte tüm iş dünyasını yeniden şekillendirecek,” diyen Schneider Electric CEO’su Olivier Blum sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapay zekâ işlem gücü gerektirir, işlem gücü ise enerjiye dayanır. Bu nedenle dünyanın daha yüksek bir enerji zekâsına ihtiyacı var. Tüm sektörlerdeki müşterilerimiz aynı zorlukla ve aynı fırsatla karşı karşıya: enerjiyi verimli kullanmak. Enerji teknolojisi ortağınız olarak her endüstriyi, işletmeyi ve evi elektriklendiriyor, otomatikleştiriyor ve dijitalleştirerek herkes için verimlilik ve sürdürülebilirlik sağlıyoruz. Biz yalnızca sistemleri birbirine bağlamıyoruz; yapay zekâ, veri ve insanların kusursuz bir uyum içinde birlikte çalıştığı ekosistemler oluşturuyoruz. Gelin, Davos’taki bu fırsatı enerji teknolojisini birlikte ileri taşımak için değerlendirelim.” Schneider Electric , bu yılki Yıllık Toplantı süresince aşağıda özetlenenler de dahil olmak üzere çeşitli duyurular gerçekleştirecek. Schneider Electric delegelerinin tam listesi ve Davos kapsamındaki tüm katılım detayları se.com adresinde yer alıyor. Gerçek etki yaratan yapay zeka uygulamaları Schneider Electric, Dünya Ekonomik Forumu'nun yüksek etki yaratan, gerçek dünya yapay zeka uygulamalarını öne çıkaran küresel programı MINDS'ın (Meaningful, Intelligent, Novel, Deployable Solutions) 1. ve 2. fazlarında yer aldı. CEO Olivier Blum, EcoStruxure Microgrid Advisor ve Snaplogic Touchscreen Room Controller adına verilen ödülleri 20 Ocak 2026 tarihinde WEF Yıllık Toplantısı kapsamında düzenlenecek kazananlar resepsiyonunda, kabul edecek. Schneider Electric’in dokuzuncu Lighthouse fabrika ödülü Dünyadaki en gelişmiş operasyonel tesisleri belirleyip ödüllendiren Dünya Ekonomik Forumu Küresel Lighthouse Ağı, Schneider Electric'in Wuhan fabrikasını ödüllendirdi. Wuhan tesisi, bu yıl ilk kez hayata geçirilen “yetenek” kategorisinde ödül alan dünya çapındaki yalnızca üç fabrikadan biri oldu. Bu başarı, Schneider Electric’in dokuzuncu Lighthouse ödülünü temsil ediyor. Fabrika, yetkinlik açığını kapatan ve üretim dayanıklılığı için yeni bir referans noktası belirleyen; geleceğe hazır, insan odaklı bir iş gücü modeline öncülük etmesi nedeniyle onurlandırıldı. Sektörler arası üst düzey liderlerle temas Schneider Electric Enerji Yönetiminden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Frédéric Godemel, Bloomberg Yeni Ekonomi Enerji Teknolojisi Koalisyonu adına, küresel karar vericiler ve kanaat önderlerinden oluşan sektörler arası bir grubu bir araya getirecek. Bu, hızla artan küresel elektrik talebi karşısında enerji tüketimini daha verimli, dayanıklı ve duyarlı hale getiren teknolojilerin benimsenmesini hızlandırmayı amaçlayan Koalisyon için ilk önemli toplantı olacak. Dezavantajlı topluluklar için değişimi güçlendirmek Schneider Electric ve EDP; dezavantajlı topluluklarda temiz, uygun fiyatlı enerji çözümleri ve kapsayıcı ekonomik fırsatlar sunan sosyal girişimcileri güçlendirecek küresel bir hızlandırıcı olan EDGE Transition'ı ortaklaşa hayata geçirdi. Program; mentorluk, teknik doğrulama, stratejik ortaklıklar ve uzun vadeli, riske toleranslı sermayeye erişim yoluyla erken aşama etki girişimlerini destekliyor. Dezavantajlı topluluklara hizmet eden ve enerjiye adil erişimi geliştiren çözümleri odağına alan bu girişim, enerji dönüşümünü hızlandırmayı ve sürdürülebilir küresel elektrifikasyonu teşvik etmeyi amaçlıyor. İki şirket, ortaklıklarını 21 Ocak'ta Davos'ta duyuracak.

Küresel İş Dünyası, Hızla Ortaya Çıkan Yeni Bir Rekabet Çağıyla Karşı Karşıya Haber

Küresel İş Dünyası, Hızla Ortaya Çıkan Yeni Bir Rekabet Çağıyla Karşı Karşıya

Risk, reasürans ve sermaye, insan kaynakları ve yatırımlar ile yönetim danışmanlığı alanlarında küresel lider olan Marsh (NYSE: MRSH) ile önde gelen küresel çok branşlı sigorta şirketi ve dayanıklılık hizmetleri sağlayıcısı Zurich Insurance Group'un (Zurich) üst düzey yöneticilerinin, bugün yayınlanan Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Küresel Riskler Raporu'nun bulgularına ilişkin yorumlarına göre küresel iş dünyası liderleri, derinleşen jeopolitik bölünmelerin yanı sıra artan teknolojik ve toplumsal zorlukların önümüzdeki 12 ay boyunca iş dünyasını şekillendirmeye devam edeceği bir dönemde artan risklerle karşı karşıya. Marsh ve Zurich, Dünya Ekonomik Forumu'nun stratejik ortakları ve Küresel Riskler Danışma Kurulu üyeleridir. Katılımcılar tarafından 2026'da en önemli beş acil risk olarak jeoekonomik çatışma, devlet temelli silahlı çatışmalar, aşırı hava olayları, toplumsal kutuplaşma ve yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon belirlendi. İki yıllık görünümde yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon ikinci, toplumsal kutuplaşma üçüncü sıraya yükseldi. Marsh Risk'in Özellikli Ürünler Lideri Andrew George rapor ile ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Toplumsal parçalanma ve eşitsizlikten, sağlık ve refahın azalmasına kadar, hepimizin karşı karşıya olduğu toplumsal risklerin merkezinde derinleşen bölünmeler yer alıyor. Bu küresel risklerin artan önemine rağmen, büyük hükümetler ortak zorluklarımızın üstesinden gelmek için tasarlanmış birçok kabul gören sistemden uzaklaşıyor. Sonuç olarak, bölünmüş toplumlar sosyal istikrarsızlık ve artan çatışma eşiğine daha da yaklaşıyor.” Raporun uzun vadeli bulguları, jeoekonomik çatışma hariç 33 riskin tamamının önümüzdeki 10 yıl içinde iş liderleri tarafından şiddetinin artacağı öngörüsünü vurgulayarak yeni bir küresel rekabet çağının ortaya çıkışının altını çiziyor. Rapora göre, katılımcıların yüzde 57'si önümüzdeki on yılda çalkantılı veya fırtınalı bir görünüm öngörüyor. 10 yıllık görünüm, çevresel ve teknolojik riskler tarafından güçlü bir şekilde domine ediliyor. Zurich'in Yaşam, Sağlık ve Banka Dağıtım Kanalları CEO'su Alison Martin raporla ilgili şunları söyledi: “Büyük ekonomilerdeki iş dünyası liderleri emeklilik ve kamu sağlığı konusunda derin endişe duyuyor. Bu açıklar hem iş gücünün refahını hem de sosyal istikrarı tehdit ediyor. Ancak sağlıkta yaşanan gerileme, kamu altyapısı ve sosyal koruma eksikliği gibi toplumsal riskler ile bu risklerin etkileri dünyamızı yeniden şekillendirmeye başlamış olmasına rağmen, 10 yıllık risk görünümünde neredeyse hiç yer almaması dikkat çekici. Acil bir şekilde ve iş birliği içinde hareket etmezsek, geleceğimizi tanımlayabilecek tehditleri görmezden gelme riskiyle karşı karşıyayız.” Rapora göre, iş gücü piyasalarını, toplumsal yapıları, altyapıyı ve jeopolitiği büyük ölçüde etkileyecek olan yapay zeka (YZ) ve kuantum bilişimdeki ilerlemeler küresel ekonomik uçurumların genişlemesine de katkıda bulunabilir. Deniz altı kablolarının kesilmesinden uyduların bozulmasına kadar çeşitli tehditlere maruz kalan kritik altyapıların modernizasyonu için de önemli yatırımlar gerekebilir. Zurich’in Grup Risk Yöneticisi Peter Giger şunları ekledi: “Aşırı hava koşulları, siber saldırılar ve jeopolitik çatışmalar artan tehditler oluşturmasına rağmen, kritik altyapı kesintileri önümüzdeki on yıl için küresel riskler arasında sadece 23. sırada yer aldı. Bu tehlikeli bir ihmal. Rekor sıcaklıklar nedeniyle zorlanan elektrik şebekelerinden yükselen deniz seviyeleri nedeniyle risk altında olan kıyı kentlerine kadar, hazırlıksız ve yetersiz fonlanmış sistemlere güveniyoruz. Altyapı çöktüğünde, her şey risk altında olur. Bu tehditlerin ne kadar birbirine bağlı olduğunu anlamalı ve bir sonraki kriz gelmeden önce dayanıklılığı güçlendirmek için şimdi yatırım yapmalıyız.” Yapay zeka ve kuantum bilişimindeki gelişmeler işgücü piyasalarını ve jeopolitiği hızla yeniden şekillendiriyor; bu durum, bireylerin yaşamlarında devrim yaratacak, sağlığımızı ve refahımızı artıracak ve ulusların geleceğini şekillendirecek derin etkiler doğuracak. Otomasyon ve kuantum atılımları hızlanırken, hükümetler ve şirketler, rol fazlalığı, ekonomik yoğunlaşma ve kritik altyapıda ile dijital güven alanında sistemik aksamalar potansiyelinin yarattığı zorlukların üstesinden gelmek için birlikte çalışmalıdır. Marsh Türkiye, Doğu Akdeniz ve Hazar Bölgesi CEO’su Tarık Serpil rapor ile ilgili şunları aktardı: “Küresel Riskler Raporu 2026, dünyada risklerin artık tekil değil, birbirini besleyen bir yapı içinde ilerlediğini gösteriyor. Jeopolitik belirsizliklerden ekonomik dalgalanmalara, teknolojik dönüşümden çevresel tehditlere kadar pek çok başlık aynı anda karar alma süreçlerini etkiliyor. Bu yeni dönemde asıl fark yaratan, belirsizliği öngörüyle yönetebilen ve kısa vadeli baskılarla uzun vadeli hedefler arasında denge kurabilen kurumlar olacak. Rapor, risklerin arttığı bir dünyada dayanıklılık, esneklik ve iş birliğinin her zamankinden daha kritik hale geldiğini açıkça ortaya koyuyor.” Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, “Kısa vadede jeoekonomik ve jeopolitik karışıklıklar, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon ile toplumsal kutuplaşma gibi riskler öne çıkarken; uzun vadede olağanüstü hava olayları, biyoçeşitlilik kaybı ve ekosistem çöküşü ile doğal kaynak kıtlığı giderek daha belirleyici hale geliyor. Bu tablo, sorumluluk alarak birlikte harekete geçmemiz gerektiğini gösteriyor. Dünyamıza sahip çıkmalıyız” dedi.

Küresel İşlerin Yaklaşık Yüzde 40’ı Yapay Zekâ Etkisi Altında Haber

Küresel İşlerin Yaklaşık Yüzde 40’ı Yapay Zekâ Etkisi Altında

Vatansever, istihdam rakamları korunurken görevlerin ve yetkinliklerin algoritmalara devredildiği bu sürecin, klasik işsizlik tartışmalarının ötesinde, mesleklerin içeriden dönüşümü perspektifiyle ele alınması gerektiğini vurguladı. Uluslararası Para Fonu’na (IMF) göre yapay zekâ, küresel ölçekte istihdamın yaklaşık yüzde 40’ını etkileyebilir. IMF, gelişmiş ekonomilerde bu oranın yüzde 60’a kadar çıkabileceğini belirtirken, söz konusu etkinin büyük ölçüde doğrudan iş kaybı değil, işlerin içeriğinde ve görev dağılımında dönüşüm şeklinde gerçekleşeceğine dikkat çekiyor. Bu tablo, istihdam rakamları korunurken mesleklerin içinin kademeli olarak boşalabildiğini gösteriyor. Bu bağlamda sessiz dijital işsizlik, bireyin istihdamda kalmasına rağmen karar alma, üretim ve mesleki katkı kapasitesinin yapay zekâ destekli sistemler tarafından aşamalı biçimde devre dışı bırakılması sürecini ifade ediyor. Sorun, insanların işsiz kalması değil; çalışmaya devam ederken mesleki değerlerinin görünmez biçimde aşınması olarak tanımlanıyor. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verileri, küresel ortalamada istihdamın yaklaşık yüzde 28’inin yüksek otomasyon riski altında bulunduğunu ortaya koyuyor. OECD, bu riskin kısa vadede kitlesel işten çıkarmalardan ziyade rol ve görev dönüşümü yoluyla ortaya çıkabileceğini vurguluyor. Bu durum, çalışanların karar verici pozisyonlardan daha sınırlı uygulayıcı rollere kaymasına neden olabiliyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ile NASK tarafından hazırlanan küresel endeks ise dünya genelinde işlerin yaklaşık dörtte birinin (yüzde 25) generatif yapay zekâ tarafından dönüşüm riski taşıdığını gösteriyor. ILO, bu dönüşümün çoğu durumda işlerin tamamen ortadan kalkması anlamına gelmediğini; ancak işin içeriğinin, gereken becerilerin ve çalışma biçimlerinin köklü biçimde değiştiğini belirtiyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Future of Jobs 2025 raporu da benzer bir eğilime işaret ediyor. Raporda, yapay zekânın yalnızca bazı iş rollerini azaltmakla kalmayacağı; aynı zamanda meslek tanımlarını, beceri gereksinimlerini ve kariyer yollarını yeniden şekillendireceği vurgulanıyor. Bu yaklaşım, iş kaybı tartışmalarından çok iş dönüşümü kavramını öne çıkarıyor. Günlük iş pratiklerinde bu dönüşüm, birçok kurumda somut biçimde hissediliyor. Analist, muhasebeci, editör veya idari uzman gibi unvanlar korunurken; raporlama, veri sınıflandırma, içerik üretimi ve ön analiz gibi görevlerin giderek yapay zekâ destekli sistemler tarafından üstlenildiği görülüyor. Çalışanlar istihdamda kalmaya devam etse de mesleğin karar ve üretim merkezinden uzaklaşma riski artıyor. Klasik otomasyon çoğu zaman işten çıkarma odaklı bir tehdit olarak ele alınırken, sessiz dijital işsizlik yerinde tutarak dönüştürme pratiğiyle ilerliyor. Bu nedenle etkileri daha yavaş, daha görünmez ve ölçülmesi daha zor; ancak uzun vadede kurumsal verimlilik, mesleki kimlik ve karar alma kapasitesi üzerinde daha derin sonuçlar doğurabiliyor. Türkiye açısından bakıldığında, beyaz yaka istihdam oranının görece yüksek olması ve yapay zekâ yatırımlarının hız kazanması bu eğilimi daha kritik hâle getiriyor. Uzmanlar, sürecin yalnızca ekonomik değil; motivasyon kaybı, aidiyet zayıflaması ve mesleki kimlik erozyonu gibi psikososyal etkiler de ürettiğine dikkat çekiyor. Bu tabloya ilişkin değerlendirmelerde, mesleklerin yapay zekâ karşısındaki kırılganlığını ortaya koyan göstergelerin, farklı ülkelerden gelen verilerin ortak bir analitik çerçevede birlikte okunmasıyla anlam kazandığı belirtiliyor. Yapay zekânın istihdam üzerindeki etkilerini tekil raporlar üzerinden değil, görev, yetkinlik ve karar alma süreçlerindeki yapısal değişimi birlikte ele alan bir yaklaşımla değerlendirmek gerektiği vurgulanıyor. Vatansever Platformu ve Dijital Biz editoryal ekipleri tarafından, IMF, OECD, WEF ve ILO başta olmak üzere uluslararası kurumların güncel rapor ve verileri esas alınarak derlenen bu değerlendirmede, istihdam göstergeleri korunurken mesleklerin içeriden dönüştüğü ve “sessiz dijital işsizlik” olarak tanımlanan risk alanının orta ve uzun vadede belirleyici bir yapısal mesele hâline geldiği vurgulanıyor. İstihdam rakamları ayakta kalırken mesleklerin içi boşalıyorsa sorun hâlâ görünmezdir. “Sorun işsiz kalmak değil, çalışırken mesleğini kaybetmek.” Bu yaklaşım, sessiz dijital işsizliğin bir kriz söyleminden ziyade istatistiklerin henüz yakalayamadığı bir dönüşüme dair erken uyarı kavramı olarak ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Tartışmanın önümüzdeki dönemde hangi mesleklerin değil, hangi yetkinliklerin ayakta kalacağı sorusu etrafında derinleşmesi bekleniyor.

Dünya Ekonomik Forumu’ndan Kıvanç Zaimler’e Küresel Liderlik Görevi Haber

Dünya Ekonomik Forumu’ndan Kıvanç Zaimler’e Küresel Liderlik Görevi

Kıvanç Zaimler, yeni rolü kapsamında, Advanced Energy Solutions platformunun stratejik gündeminin belirlenmesine, küresel önceliklerin şekillendirilmesine ve ileri enerji çözümlerinin dünya genelinde hızla ve etkin biçimde ölçeklenmesine yönelik çalışmalara liderlik edecek. Enerji ve iklim teknolojilerinde dönüşüm niteliği taşıyan alanlara odaklanan Advanced Energy Solutions; temiz yakıtlar, hidrojen, yeni nesil nükleer teknolojiler, enerji ve karbon depolama gibi başlıklarda, küresel ekosistemin en yenilikçi şirketlerini ve vizyoner liderlerini bir araya getiriyor. Platform, bu teknolojilerin yaygınlaşma süresini onlarca yıldan yıllara indirmeyi hedeflerken; teknoloji geliştiriciler, enerji üreticileri, yatırımcılar ve kamu arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturuyor. İleri enerji çözümlerinin küresel ölçekte hızla ölçeklenmesi, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve enerji dönüşümünün ekonomik, teknolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele alınması, platformun yeni dönemdeki öncelikleri arasında yer alıyor. Sabancı Holding CEO’luğu görevinin yanında, ulusal ve uluslararası pek çok stratejik platformda aktif roller üstlenen Kıvanç Zaimler; Advanced Energy Solutions Eş Başkanlığı’nın yanı sıra Dünya Enerji Konseyi Türkiye Başkan Yardımcılığı, IICEC (İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi) Yönetim Kurulu Üyeliği, SHURA Enerji Dönüşüm Merkezi Danışma Kurulu Üyeliği gibi önemli sorumluluklar taşıyor. COP İklim Zirveleri ve Dünya Ekonomik Forumu gibi küresel platformlarda Türkiye’yi ve Sabancı Topluluğu’nu temsil eden Kıvanç Zaimler, enerji dönüşümü ve iklim politikalarına ilişkin uluslararası karar alma süreçlerine katkı sunmaya devam ediyor. TÜRKİYE’Yİ SADECE SABANCI HOLDİNG TEMSİL EDİYOR Advanced Energy Solutions bünyesinde, enerji ve iklim teknolojileri alanında faaliyet gösteren 20 uluslararası şirket yer alıyor. Platformda Türkiye’yi temsil eden tek şirket olan Sabancı Holding, yenilebilir enerji üretimi ve enerji dağıtımı iş kollarındaki tecrübelerinin yanı sıra ileri güneş ve rüzgâr teknolojileri, enerji depolama, füzyon gibi yeni nesil alanlardaki yetkinliklerini de küresel paydaşlarla paylaşarak Türkiye’nin bu alandaki vizyonunu uluslararası arenaya taşıyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akfen Holding, Sürdürülebilirlik Raporu ile ESG Alanında Öncü Konumunu Güçlendirdi Haber

Akfen Holding, Sürdürülebilirlik Raporu ile ESG Alanında Öncü Konumunu Güçlendirdi

Akfen Holding, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sunmaya ve uzun vadeli değer yaratmaya kararlılıkla devam ediyor. Holding, 2024 Sürdürülebilirlik Raporu ile çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanlarında yürüttüğü çalışmaları uluslararası standartlarla uyumlu, ölçülebilir ve şeffaf bir çerçevede ortaya koydu. Rapor, Akfen Holding’in sürdürülebilirliği yalnızca bir raporlama konusu değil, kurumsal yönetim anlayışının ayrılmaz bir parçası olarak ele aldığını bir kez daha ortaya koyuyor. Akfen Holding’in 2024 Sürdürülebilirlik Raporu; Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UNGC), Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs), ve Dünya Ekonomik Forumu Paydaş Kapitalizmi Metrikleri ile uyumlu olarak hazırlanarak, Türkiye’de sınırlı sayıda kurumun erişebildiği uluslararası raporlama olgunluğu hedeflendi. ÇEVRESEL PERFORMANSTA SOMUT VE ÖLÇÜLEBİLİR BAŞARI Akfen Holding, 2024 yılında ilk kez katıldığı CDP Su Güvenliği Programı’nda “B-”, CDP İklim Değişikliği değerlendirmesinde ise “B” (Yönetim Seviyesi) notu alarak çevresel riskleri yöneten ve fırsata dönüştüren bir yapı ortaya koydu. Aynı yıl içerisinde grup genelinde 43 milyon TL’nin üzerinde çevre yatırımı gerçekleştirilirken, Akfen Yenilenebilir Enerji özelinde yaklaşık 1,98 milyar TL’lik yatırım ile hibrit güneş ve rüzgâr santrallerinin kapasite artırımları hayata geçirildi. Akfen Holding, sürdürülebilirlik yönetimini “Sorumlu, Hedef Odaklı, Anlayışlı ve Etkileyici” başlıkları altında yapılandırarak, ESG yaklaşımını üst yönetimden tüm organizasyona yayılan bir yönetim modeli haline getirdi. 2024 itibarıyla Yönetim Kurulu’nda %33 kadın temsil oranına ulaşılması, kapsayıcılık ve eşitlik konusundaki yaklaşımın somut bir göstergesi olarak öne çıktı. SOSYAL ETKİ VE ÇEVREYE KATKI Akfen Holding, sosyal etkiyi yalnızca destek projeleriyle değil, ana faaliyet alanlarının bir parçası olarak ele alıyor. TİKAV aracılığıyla eğitimde fırsat eşitliği, gençlerin gelişimi ve toplumsal gönüllülük projeleri sürdürülürken; sağlık, altyapı ve kamu hizmetleri alanındaki yatırımlar da yüksek kalite ve sürdürülebilirlik standartlarıyla yönetiliyor. 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, Akfen Holding için yalnızca bir performans özeti değil; aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadele, su güvenliği, dijitalleşme ve kapsayıcı büyüme alanlarında geleceğe dönük güçlü bir yol haritası sunuyor. Yapay zekâ ve veri analitiği temelli dijital uygulamaların operasyonlara entegre edilmesiyle, sürdürülebilirlik yaklaşımı verimlilik ve etki odağında güçlendiriliyor. AKFEN GRUP SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK LİDERİ EMRE SEZGİN: HEDEFİMİZ UZUN VADELİ VE KALICI DEĞERLER İNŞA ETMEK Akfen Grup Sürdürülebilirlik Lideri Emre Sezgin, 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’na ilişkin değerlendirmede bulundu, Raporun, Akfen Holding’in sürdürülebilirliği stratejik bir yönetim alanı olarak ele aldığının somut bir göstergesi olduğuna dikkat çeken Emre Sezgin, sözlerine şöyle devam etti: “2024 yılıCDP değerlendirmelerinde İklim Değişikliği’nde ‘B’, Su Güvenliği’nde ise ‘B-’ notu almamız; çevresel riskleri ölçen ve yöneten bir yapıya ulaştığımızı ortaya koyuyor. Aynı dönemde grup genelinde 43 milyon TL’nin üzerinde çevre yatırımı gerçekleştirirken, Akfen Yenilenebilir Enerji özelinde yaklaşık 1,98 milyar TL’lik yatırım ile yenilenebilir enerji kapasitemizi güçlendirdik. Yönetim Kurulu’nda %33 kadın temsil oranına ulaşmamız ve sürdürülebilirlik yönetimini WEF Paydaş Kapitalizmi Metrikleri ile uyumlu bir modele taşımamız da bu bütüncül yaklaşımın önemli çıktıları. Hedefimiz, yalnızca bugünü değil, uzun vadeli ve kalıcı değer yaratan bir büyüme modelini sürdürülebilirlik ekseninde inşa etmek.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.