Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Düzenleme

Kapsül Haber Ajansı - Düzenleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Düzenleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AVM’ler, Perakende Sektöründe 59 Milyar Dolarlık   Ekonomiye Ev Sahipliği Yapıyor Haber

AVM’ler, Perakende Sektöründe 59 Milyar Dolarlık  Ekonomiye Ev Sahipliği Yapıyor

Genel Kurul’un açılış konuşmasını yapan AYD Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Şapkacı, 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “85 milyonluk güçlü bir pazara ve turizme hizmet eden 445 AVM ile yılda 59 milyar dolar perakende cirosu üreten bir sektörü temsil ediyoruz. Geçtiğimiz yıl AVM’ler 2,8 milyar ziyaretçiyi ağırladı. AYD olarak doğrudan 600 bin, dolaylı olarak 2,1 milyon kişiye istihdam sağlıyoruz. Ticari gayrimenkulün tüm unsurlarına yatırımların artması ve sektörümüzün sağlıklı gelişimi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız; sektörümüzü doğru anlatmak, sorunlarımızı görünür kılmak ve çözüm üretmek.” “Biz konuşan değil, çalışan bir sektörüz” Konuşmasında AYD’nin gündemindeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Nuri Şapkacı: “AYD’nin kararlılıkla yürüttüğü girişimleri ile alışveriş merkezleri yönetmeliğinde önemli düzenlemeler hayata geçirildi. Ortak alan tanımının netleştirilmesiyle ortak giderlerin yansıtılması daha sağlıklı bir zemine kavuştu. Uzun süredir sektörün gündeminde olan numarataj sorunu da AYD’nin girişimleriyle önemli ölçüde çözüldü. İçişleri, Ticaret ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlıkları nezdinde yapılan görüşmeler sonucunda, tapuda tek bağımsız bölüm olarak tescil edilen taşınmazlarda yer alan mağaza ve işyerlerinin fiili duruma göre ayrı ayrı numara alabilmesi sağlandı. Bu düzenleme ile perakendecilerin ruhsat sürecindeki mağduriyetlerinin önemli ölçüde giderildiğini ve yatırımcılar için de belirsizliklerin azaldığını düşünüyoruz. AYD’nin Alışveriş Ekonomisi Zirvesi, yaklaşık 800 katılımcıyla sektörün buluşma noktası olmaya devam etti. Zirve’nin ardından düzenlenen “1 Numaralı Markalar” ödül töreniyle, AVM’lerin markalar için önemine dikkat çekildi. Dernek, sürdürülebilirlik çalışmaları, AVM Ciro Endeksi ve diğer araştırmalarla sektörün bilgi altyapısını güçlendirmeyi ve referans noktası olmayı sürdürüyor.” dedi. Şapkacı, “Biz konuşan değil, çalışan bir sektörüz. Bekleyen değil, birlikte hareket eden bir sektörüz” diyerek sektörün çatı platformu olan AYD’nin kararlılığını vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Enerji’den 2025’te 23,5 Milyar TL Yatırım ile Türkiye’nin Enerji Dönüşümüne Büyük Katkı Haber

Enerjisa Enerji’den 2025’te 23,5 Milyar TL Yatırım ile Türkiye’nin Enerji Dönüşümüne Büyük Katkı

2025 yılında dayanıklı iş modeli ve yatırım disipliniyle güçlü performansını sürdüren Enerjisa Enerji, yıl sonu finansal sonuçlarını paylaştı. Şirketin faaliyet geliri geçen yıla göre enflasyonun yüzde 8 üzerinde artışla 58,3 milyar TL’ye ulaşarak, finansal dayanıklılığının ve sürdürülebilir büyüme stratejisinin temelini oluşturdu. 14 ilde arz güvenliğini güçlendiren modernleşme yatırımları 2025 yılında toplamda 23,5 milyar TL yatırım gerçekleştiren Enerjisa Enerji; AYEDAŞ, Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ aracılığıyla hizmet verdiği 14 ilde şebeke modernizasyonu, kapasite artışı ve altyapı güçlendirme çalışmalarına ağırlık verdi. Mevcut altyapının genişletilmesi ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalarla birlikte; akıllı şebeke uygulamaları, dijitalleşme yatırımları ve arz güvenliğini destekleyen projeler sayesinde şirket; daha verimli, daha dayanıklı ve daha sürdürülebilir bir enerji sisteminin inşasına katkıda bulundu. Bu yatırımlar, Türkiye’nin enerji dönüşümünü hızlandırırken, uzun vadeli arz güvenliğinin güçlendirilmesine de önemli destek sağladı. Güneş enerjisi kurulu gücünü yüzde 38 artırdı Elektrik dağıtım iş kolunun yanı sıra Perakende ve Müşteri Çözümleri iş kollarında da faaliyetlerini sürdüren Enerjisa Enerji, 2025 yılı başında yatırımcılarıyla paylaştığı finansal beklentilerle genel çerçevede uyumlu bir performans ortaya koydu. Perakende iş kolunda da EPDK tarafından ‘Son Kaynak Tedarik Tarifesi’ limitlerinde yapılan düzenlemeler ve değişen piyasa koşullarının etkisiyle bir önceki yıla kıyasla dengeli bir performans gerçekleştirdi. Şirket, bu yeni piyasa dinamiklerine hızlı uyum sağlayarak, serbest piyasa yapısı içerisinde sürdürülebilir bir değer yaratmaya odaklandı. Müşteri Çözümleri iş kolunda ise güneş enerjisi projelerinde kurulu güç yıl sonu itibarıyla yüzde 38 artışla 141,6 MWp seviyesine ulaştı. Eşarj, Enerjisa’nın e-mobilite faaliyetlerini tek çatı altında yürüten markası olarak, güçlü büyümenin ardından odaklandığı hizmet kalitesi ve istasyonlarının erişilebilirliğini artırmaya yönelik çalışmalarda önemli başarı sağladı; bu sayede satılan enerji miktarı 43,7 GWh seviyesine ulaştı. Pınar: “Türkiye’nin enerji altyapısının dönüşümünde aktif ve sorumlu bir rol üstleniyoruz” Enerji sektörünün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir alan olduğunun altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, “Küresel ölçekte enerji sistemleri dönüşürken, arz güvenliği ve altyapı dayanıklılığı her zamankinden daha kritik hale geliyor. Enerjisa Enerji olarak, Türkiye’nin enerji altyapısının dönüşümünde aktif ve sorumlu bir rol üstleniyoruz. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz 23,5 milyar TL’lik yatırım, enerji altyapımızın güçlendirilmesine ve daha verimli, daha dayanıklı bir sistemin inşasına yönelik uzun vadeli kararlılığımızın göstergesidir. Dağıtım altyapısına yaptığımız yatırımlarla enerji arzının sürekliliğini destekledik ve dönüşüm sürecine katkı sağladık. Başarılı finansallarımız ve sürdürülebilir temettü politikamız doğrultusunda, Baz Alınan Net Kâr’ın yüzde 63’üne karşılık gelen hisse başına 5,08 TL temettü dağıtımını Genel Kurul’un onayına sunmayı planlıyoruz. Bu oran, temettü artışının dengeli ve öngörülebilir bir şekilde sürmesini desteklerken ve uzun vadeli yatırım ve finansal sağlamlık açısından gerekli esnekliği de sağlamaktadır. Odağımız net: Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını güvenli, sürdürülebilir ve güçlü bir altyapı ile karşılamak. ‘Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonumuz doğrultusunda ülkemizin enerji dönüşümüne liderlik etmeyi sürdüreceğiz” dedi. Ulbrich: “2026’da finansal sağlamlık ve değer yaratmak önceliğimiz olacak” 2025 yılı boyunca mali disiplin ve bilanço dayanıklılığını önceliklendirdiklerini belirten Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, “Yüksek enflasyon ve faiz ortamında finansal dayanıklılığımızı güçlü tutmaya odaklandık. Disiplinli borç yönetimi, öngörülebilir nakit üretimi ve yalnızca en kârlı iş alanlarına yönelen net sermaye tahsisi sayesinde bilanço esnekliğimizi koruduk. Düzenlemeye tabi iş modelimizin sağladığı görünürlük, finansal istikrarımızın en önemli dayanaklarından biri olmaya devam etti. Elektrik dağıtım şebekesine yönelik uzun vadeli yatırımlara dayanan temel iş modelimizin sürekliliği için gerekli zemini oluşturan 5. Düzenleme Dönemi’nin parametrelerine ilişkin artık net bir görünürlüğe sahibiz. Perakende sektörüne ilişkin mevcut düzenlemelerde, enflasyonun kar marjları üzerindeki etkisinin dengelenemediği gözlemlenmektedir. Bu durum da sektör genelindeki marj baskının devam etmesine neden oluyor. Bu görünürlük doğrultusunda, disiplinli uygulamayı değer artırıcı büyüme ile dengelemeye devam ederken, karlı bir şekilde yatırımları ve kazançları enflasyon beklentilerinin üzerinde artırmayı hedefleyen iddialı 2026 hedefleri belirliyoruz” dedi. Enerjisa Enerji 2026 yılına yönelik olarak Faaliyet Gelirlerinin 75–80 milyar TL seviyesine, Baz Alınan Net Kârının ise 11–13 milyar TL aralığına ulaşmasını öngörüyor. Aynı dönemde şirket, 30–35 milyar TL yatırım gerçekleştirmeyi planlarken; bu yatırımlar sayesinde Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanının 110–120 milyar TL aralığına yükselmesini bekliyor. Şirketin CFO’su Philipp Ulbrich, gelecek projeksiyonları hakkında sözlerine şöyle devam etti “Enerjisa Enerji olarak, net bir stratejik yol haritası, dayanıklı iş modelimiz ve tüm paydaşlarımız için sürdürülebilir değer yaratma kararlılığımızla 2026 yılına ve 5. Düzenleme Dönemi’ne güçlü bir şekilde hazırız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rüzgâr ve Güneş Projelerinde Yatırıma Dönüş Hız Kazanıyor Haber

Rüzgâr ve Güneş Projelerinde Yatırıma Dönüş Hız Kazanıyor

Özellikle izin süreçlerini tamamlamış ve uzun süredir hazırlığı yapılan rüzgâr projelerinin 2026 yılı itibarıyla sahada karşılık bulması öngörülürken; yatırım süreçlerinde zaman yönetimi ve sahadaki uygulama disiplininin sektör açısından belirleyici hale geldiği görülüyor. 2025 yılı ile 2026’nın ilk çeyreği, izin süreçlerindeki iyileştirmeler açısından bugüne kadarki en yapıcı dönemler arasında yer alıyor. Geride kalan iki kritik düzenleme ve uygulamada yapılması öngörülen sadeleştirmelerle, bugün ortalama 5,4 yıl olan yatırıma geçiş sürelerinin orta vadede 15–18 ay bandına çekilmesi mümkün hale gelebilecektir. Bu kapsamda ARI-ES Enerji, 2026 yılına yönelik beklentilerini Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedefleri çerçevesinde değerlendiriyor. Türkiye’nin rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi doğrultusunda, yatırım süreçlerinde zaman yönetimi ve sahadaki uygulama kalitesinin belirleyici hale geldiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, yatırımların hız kaybetmeden devreye alınmasının sektörün gücünü ve yatırım iştahını koruması açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Arıcı, önümüzdeki dönemde devreye alma performansının sektörün ana gündem başlıklarından biri olacağını ifade ediyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi alanında proje geliştirme, mühendislik ve uygulama süreçlerinde faaliyet gösteren ARI-ES Enerji; özellikle izin süreçlerini tamamlamış projelerin sahaya taşınması, devreye alma yönetimi ve uygulama kalitesi konularında uzmanlaşıyor. Farklı ölçeklerdeki yenilenebilir enerji yatırımlarında saha deneyimi ve zaman yönetimi odaklı yaklaşımıyla öne çıkan şirket; 15.000 MW işletmedeki, 25.000 MW izin süreçlerindeki toplam 40.000 MW’lık yenilenebilir enerji portföyünün (rüzgâr + güneş) yüzde 25’ine karşılık gelen 10.000 MW’lık bölümünde, rüzgâr projeleri olmak üzere aktif olarak proje geliştirme süreçlerini yürütüyor. Bu portföy içerisinde, rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün 20.000 MW’lık bölümünde edinilen saha tecrübesinin, 2026 yılı itibarıyla rüzgâr yatırımlarının daha hızlı ve öngörülebilir şekilde devreye alınmasına katkı sağlayacağı değerlendiriliyor. ARI-ES Enerji’nin rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün önemli bir bölümünün 2026 yılı itibarıyla sahaya taşınması öngörülürken; bu süreçte devreye alma aşamaları ve zaman planlamasının belirleyici olduğu görülüyor. Mevcut proje stoğunun fiili yatırıma dönüşmesi, rüzgâr enerjisinde yatırım temposunun korunması ve sektör genelindeki uygulama performansı açısından kritik önem taşıyor. TEK BİR MEGAVATI BİLE KAYBETME LÜKSÜMÜZ YOK Rüzgâr enerjisinde bugüne kadar oluşan proje birikiminin artık sahada karşılık bulması gerektiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı şunları söyledi: “Türkiye’de rüzgâr enerjisinde ciddi bir proje birikimi oluştu. Bugün yaklaşık 15 bin MW seviyesindeki kurulu güç, güçlü bir ekosisteme işaret ediyor. Ancak bu birikimin gerçek karşılığı, projelerin sahaya ne kadar hızlı ve sağlıklı taşındığıyla ölçülecek. Rüzgâr projelerinde yatırıma geçiş sürelerinin kısaltılması ve tek bir megavatın bile sahada kaybedilmemesi, sektör açısından kritik önemde.” 2035 HEDEFLERİ HIZ VE UYGULAMA KALİTESİNİ ÖNE ÇIKARIYOR Türkiye’nin 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi, her yıl ortalama 7,5–8 bin MW yeni kapasitenin devreye alınmasını gerektiriyor. Bu ölçekte bir dönüşümün yalnızca yeni projelerin geliştirilmesiyle değil; yatırım süreçlerinin etkin yönetilmesi ve sahadaki uygulama kalitesinin artırılmasıyla mümkün olabileceğini vurgulayan Arıcı, önümüzdeki dönemde hız, zaman yönetimi ve devreye alma performansının sektör açısından belirleyici başlıklar olacağını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026 Rüzgâr ve Güneş Yatırımlarının Sahada Karşılık Bulduğu Yıl Olacak Haber

2026 Rüzgâr ve Güneş Yatırımlarının Sahada Karşılık Bulduğu Yıl Olacak

Bu kapsamda ARI-ES Enerji, 2026 yılına yönelik beklentilerini Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedefleri çerçevesinde değerlendiriyor. Türkiye’nin rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi doğrultusunda, yatırım süreçlerinde zaman yönetimi ve sahadaki uygulama kalitesinin belirleyici hale geldiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, yatırımların hız kaybetmeden devreye alınmasının sektörün gücünü ve yatırım iştahını koruması açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Arıcı, önümüzdeki dönemde devreye alma performansının sektörün ana gündem başlıklarından biri olacağını ifade ediyor. Rüzgâr ve güneş enerjisi alanında proje geliştirme, mühendislik ve uygulama süreçlerinde faaliyet gösteren ARI-ES Enerji; özellikle izin süreçlerini tamamlamış projelerin sahaya taşınması, devreye alma yönetimi ve uygulama kalitesi konularında uzmanlaşıyor. Farklı ölçeklerdeki yenilenebilir enerji yatırımlarında saha deneyimi ve zaman yönetimi odaklı yaklaşımıyla öne çıkan şirket; 15.000 MW işletmedeki, 25.000 MW izin süreçlerindeki toplam 40.000 MW’lık yenilenebilir enerji portföyünün (rüzgâr + güneş) yüzde 25’ine karşılık gelen 10.000 MW’lık bölümünde, rüzgâr projeleri olmak üzere aktif olarak proje geliştirme süreçlerini yürütüyor. Bu portföy içerisinde, rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün 20.000 MW’lık bölümünde edinilen saha tecrübesinin, 2026 yılı itibarıyla rüzgâr yatırımlarının daha hızlı ve öngörülebilir şekilde devreye alınmasına katkı sağlayacağı değerlendiriliyor. ARI-ES Enerji’nin rüzgâr enerjisine dayalı 25.000 MW’lık RES portföyünün önemli bir bölümünün 2026 yılı itibarıyla sahaya taşınması öngörülürken; bu süreçte devreye alma aşamaları ve zaman planlamasının belirleyici olduğu görülüyor. Mevcut proje stoğunun fiili yatırıma dönüşmesi, rüzgâr enerjisinde yatırım temposunun korunması ve sektör genelindeki uygulama performansı açısından kritik önem taşıyor. TEK BİR MEGAVATI BİLE KAYBETME LÜKSÜMÜZ YOK Rüzgâr enerjisinde bugüne kadar oluşan proje birikiminin artık sahada karşılık bulması gerektiğini vurgulayan ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı şunları söyledi: “Türkiye’de rüzgâr enerjisinde ciddi bir proje birikimi oluştu. Bugün yaklaşık 15 bin MW seviyesindeki kurulu güç, güçlü bir ekosisteme işaret ediyor. Ancak bu birikimin gerçek karşılığı, projelerin sahaya ne kadar hızlı ve sağlıklı taşındığıyla ölçülecek. Rüzgâr projelerinde yatırıma geçiş sürelerinin kısaltılması ve tek bir megavatın bile sahada kaybedilmemesi, sektör açısından kritik önemde.” 2035 HEDEFLERİ HIZ VE UYGULAMA KALİTESİNİ ÖNE ÇIKARIYOR Türkiye’nin 2035 yılına kadar rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi, her yıl ortalama 7,5–8 bin MW yeni kapasitenin devreye alınmasını gerektiriyor. Bu ölçekte bir dönüşümün yalnızca yeni projelerin geliştirilmesiyle değil; yatırım süreçlerinin etkin yönetilmesi ve sahadaki uygulama kalitesinin artırılmasıyla mümkün olabileceğini vurgulayan Arıcı, önümüzdeki dönemde hız, zaman yönetimi ve devreye alma performansının sektör açısından belirleyici başlıklar olacağını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuryeler için yeni dönem başladı. Peki yeni düzenlemede neler var? Haber

Kuryeler için yeni dönem başladı. Peki yeni düzenlemede neler var?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Posta Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini bildirdi. Bakan Uraloğlu, “Dijital platformlar üzerinden hızlı teslimat hizmeti sunan şirketler posta sektörü kapsamına alındı. Platforma bağlı posta hizmeti tanımı yapılarak, hizmet sunanlara yönelik yetkilendirme şartları belirlendi ve mevcut yetkilendirme şartları güncellendi.” dedi. Pandemi döneminde bir zorunluluk haline gelen ve büyüyerek sektörleşen dijital ortamlar üzerinden  sunulan kurye hizmetlerine yönelik düzenlemenin tüketici memnuniyeti ve hizmet kalitesini artırmayı amaçladığını belirten Bakan Uraloğlu, “Bu hizmetler başlangıçta temel gıda ürünlerinin taşınması ile başladı ancak giderek genişledi. Sektördeki büyümenin ani olması konuya ilişkin bir düzenleme yapılması ihtiyacını doğurdu.” ifadelerini kullandı. Gönderi Güvenliği Güvence Altına Alınacak Bakan Uraloğlu, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde de benzer hizmetlerin posta sektörü kapsamında değerlendirildiğine dikkat çekerek, “AB örneklerinde olduğu gibi, bu hizmetleri posta sektörü kapsamına alarak yetkilendirme ve denetim şartlarını belirledik. Böylece hizmet kalitesi, tüketici memnuniyeti ve gönderi güvenliği gibi hususları güvence altına alacağız.” dedi. Denetim ve Şikayet Yönetimi Yeni düzenleme ile söz konusu hizmeti sunan şirketlerin, hizmet kalitesi ve tüketici memnuniyeti başta olmak üzere denetim altına alınacağını belirten Uraloğlu, “Bu alanda daha önce herhangi bir kurum tarafından denetim yapılmıyordu. Şikayetlerin ele alınmasında ciddi problemler yaşanıyordu. Şimdi ise yetkilendirme ve denetim şartları sayesinde tüketici şikayetlerinin azalmasını bekliyoruz.” şeklinde konuştu. Çalışma Saatlerine Düzenleme Bakan Uraloğlu, yeni düzenlemenin çevresel sürdürülebilirlik kapsamında da önemli yenilikler getirdiğini belirterek, “Negatif dışsallıkların en aza indirilmesi için yükümlülükler getiriyoruz. Ayrıca, kuryelerin çalışma saatlerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na bildirilmesi zorunluluğu sayesinde mevzuata aykırı çalışma saatleri ve buna bağlı olumsuzlukların önüne geçeceğiz.” diye konuştu. Kayıt Dışı Hizmetlerin Önüne Geçilecek Bakan Uraloğlu, düzenleme sayesinde kayıt dışı posta hizmetlerinin önleneceğini belirterek, “Hizmetlerin daha planlı ve sistemli sunulması sağlanacak. Böylece hem hizmet kalitesi artacak hem de gerektiğinde idari yaptırımlar uygulanabilecek.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.