Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#E-Devlet

Kapsül Haber Ajansı - E-Devlet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E-Devlet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PBLK Nedir? MKK PBLK Ne Anlama Geliyor? E Yatırımcıda PBLK Kodu Ne Demek? Haber

PBLK Nedir? MKK PBLK Ne Anlama Geliyor? E Yatırımcıda PBLK Kodu Ne Demek?

Özellikle bazı yatırım fonlarının tasfiye sürecine girmesi ve satış işlemlerinde yaşanan belirsizlikler, yatırımcıların hesaplarında karşılaştıkları PBLK kodunu gündeme taşıdı. Peki, PBLK nedir, MKK'da PBLK ne anlama geliyor, PBLK blokajı neden oluşuyor ve bu kodun görünmesi yatırımcının parasını alamayacağı anlamına mı geliyor? Sermaye piyasalarında kullanılan teknik bir hesap kodu olan PBLK, aslında yeni ortaya çıkan bir uygulama değil. Ancak 2026 yılında Türkiye'deki yatırım fonlarında yaşanan sorunlar, daha önce birçok yatırımcının dikkatini çekmeyen bu kavramın önemini artırdı. Özellikle MKK e-YATIRIMCI ekranında fonlarının yanında PBLK ibaresini gören vatandaşlar, yatırımlarının durumunu ve satış işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığını anlamaya çalışıyor. PBLK Nedir? MKK'da PBLK Ne Demek? PBLK, Merkezi Kayıt Kuruluşu sisteminde kullanılan TEFASP İşlem Blokaj Alt Hesabı kodudur. Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu (TEFAS) üzerinden alım satımı yapılan yatırım fonlarının belirli işlemler sırasında bloke edildiği alt hesabı ifade eder. Yatırım fonu alım satım işlemlerinde, fon katılma paylarının işlem tamamlanıncaya kadar belirli hesaplarda tutulması gerekebilir. PBLK kodu da bu operasyonel sürecin bir parçasıdır. Bir yatırımcının MKK hesabında PBLK ibaresinin bulunması, ilgili fon paylarının TEFAS işlem blokajı alt hesabında izlendiğini gösterir. Ancak bu durum, yatırımcının fonlarının kesin olarak satıldığı veya satış bedelinin hesabına aktarılacağı anlamına gelmez. PBLK kodunun doğru yorumlanabilmesi için fonun mevcut durumu, verilen alım satım talimatları ve takas işlemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Türkiye'deki Fon Krizi PBLK Kodunu Neden Gündeme Taşıdı? Türkiye'de 2026 yılında yatırım fonlarıyla ilgili yaşanan gelişmeler, sermaye piyasalarında önemli bir tartışma başlattı. Özellikle bazı portföy yönetim şirketlerinin yönettiği fonların işlemleri, değerleme yöntemleri ve tasfiye süreçleri yatırımcıların dikkatini çekti. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasında, 2025 yılının son çeyreğinde bazı yatırım fonları üzerinden düşük fiili dolaşım oranına sahip hisse senetlerinde olağan dışı fiyat hareketleri gözlemlendiğini bildirdi. Bu gelişmelerin ardından yatırım fonlarına yönelik düzenlemeler ve denetim süreçleri ön plana çıktı. Eylül 2026'da bazı fonlar için tasfiye kararlarının alınması, yatırımcıların hesaplarındaki fon paylarının durumunu daha yakından incelemesine neden oldu. Özellikle satış talimatı vermesine rağmen işlemi henüz sonuçlanmamış yatırımcılar, MKK ekranlarında gördükleri PBLK ve SERB kodlarının ne anlama geldiğini araştırmaya başladı. Bununla birlikte PBLK, fon krizine özel olarak oluşturulmuş bir kod değil. Fon alım satım sisteminin normal işleyişinde de kullanılan teknik bir hesap tanımı olarak önem taşıyor. MKK e-YATIRIMCI Sisteminde PBLK Neden Görünür? Merkezi Kayıt Kuruluşu, yatırımcıların sermaye piyasası araçlarını elektronik ortamda takip edebilmesini sağlayan kayıt altyapısını yönetiyor. MKK tarafından sunulan e-YATIRIMCI uygulaması üzerinden yatırım hesapları, portföy bilgileri, menkul kıymet hareketleri ve çeşitli hesap detayları görüntülenebiliyor. Bir yatırım fonunun yanında PBLK kodunun görünmesi, ilgili katılma paylarının işlem blokajı alt hesabında bulunduğunu ifade ediyor. Bu durum özellikle fon alım satım sürecinde ortaya çıkabiliyor. Ancak yatırımcıların dikkat etmesi gereken önemli bir ayrıntı bulunuyor. PBLK kaydı, tek başına satış işleminin gerçekleştiğini veya yatırımcının parasının kesinleşmiş bir tarihte ödeneceğini göstermiyor. İşlemin hangi aşamada bulunduğunun anlaşılması için yatırım hesabının bulunduğu banka veya aracı kurumdan satış talimatının durumu ve takas bilgileri hakkında açıklama alınması gerekiyor. PBLK Blokajı Ne Zaman Kalkar? PBLK koduyla karşılaşan yatırımcıların merak ettiği konulardan biri de blokajın ne zaman kaldırılacağı. Normal şartlarda yatırım fonu alım satım işlemleri, ilgili fonun işlem esaslarına ve takas takvimine göre tamamlanıyor. İşlem sonuçlandığında fon paylarının ve ödeme yükümlülüklerinin durumu buna göre güncelleniyor. Ancak tasfiye sürecindeki veya işlemleri durdurulmuş fonlarda durum farklılaşabiliyor. Bu tür fonlarda blokajın ne zaman sona ereceği, ilgili düzenleyici kararlar ve tasfiye işlemlerinin ilerleyişine bağlı olabiliyor. Bu nedenle PBLK kaydı bulunan her yatırımcı için geçerli tek bir blokaj kaldırma tarihi bulunmuyor. Fonun statüsü, işlem geçmişi ve yetkili kurumların kararları belirleyici oluyor. PBLK ile SERB Arasındaki Fark Nedir? MKK hesaplarında karşılaşılan bir diğer ifade ise SERB kodu. SERB, serbest alt hesabı tanımlarken PBLK, TEFAS işlem blokajı alt hesabını ifade ediyor. Serbest alt hesapta bulunan menkul kıymetler, hesap düzeyinde belirli bir işlem blokajında bulunmayan varlıkları gösteriyor. PBLK hesabındaki fon payları ise ilgili işlem süreci kapsamında bloke edilmiş durumda izleniyor. Bununla birlikte SERB kodunun görünmesi, fonun mutlaka satışa açık olduğu anlamına gelmiyor. Bir fonun alım satımının durdurulması veya tasfiye sürecine alınması gibi durumlar, hesap kodundan bağımsız olarak işlem yapılmasını etkileyebiliyor. Dolayısıyla yatırımcıların yalnızca PBLK veya SERB ifadelerine bakarak fonlarının nakde çevrilebilirliği hakkında kesin değerlendirme yapmaması gerekiyor. PBLK Görünen Fonun Parası Geri Alınabilir mi? PBLK koduyla ilgili en önemli sorulardan biri, yatırımcıların fonlarda bulunan paralarını geri alıp alamayacağı. Bu sorunun yanıtı yalnızca PBLK koduna bakılarak verilemiyor. Çünkü PBLK, yatırımcının alacağının kesinleştiğini, ödeme önceliği kazandığını veya fonun tasfiye sürecinde ne kadar ödeme yapılacağını gösteren bir kod değil. Tasfiye edilen yatırım fonlarında geri ödeme süreçleri, SPK tarafından belirlenen esaslar doğrultusunda yürütülüyor. Fonun varlıklarının durumu, yükümlülükleri ve tasfiye işlemleri ödeme miktarlarını ve zamanlamasını etkileyebiliyor. Özellikle satış talimatını tasfiye kararından önce vermiş yatırımcıların, talimatlarının hangi aşamada bulunduğunu ve işlem sonucunun kesinleşip kesinleşmediğini ilgili yatırım kuruluşundan öğrenmesi önem taşıyor. MKK Üzerinden PBLK Sorgulama Nasıl Yapılır? Yatırımcılar, Merkezi Kayıt Kuruluşunun e-YATIRIMCI uygulamasına e-Devlet kimlik doğrulaması veya MKK sicil şifreleriyle erişebiliyor. Sistem üzerinden yatırım hesaplarına ait portföy bilgileri ve menkul kıymetlerin hangi alt hesaplarda izlendiği kontrol edilebiliyor. Böylece yatırımcılar fonlarının SERB veya PBLK gibi hesap kodları altında bulunup bulunmadığını inceleyebiliyor. Bunun yanında hesap hareketleri ve işlem geçmişi de yatırımın mevcut durumunun anlaşılmasına yardımcı olabiliyor. Ancak MKK kayıtları ile banka veya aracı kurum üzerinden verilen emirlerin durumunun aynı şey olmadığı unutulmamalı. Fon satışının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesinde emir kayıtları, gerçekleşme bilgileri ve takas sonuçları birlikte önem taşıyor. PBLK ile Yatırımcı Blokajı Aynı Şey mi? PBLK hakkında sıkça karıştırılan konulardan biri de yatırımcı blokajı uygulaması. MKK'nın sunduğu yatırımcı blokajı hizmeti, yatırımcıların belirli menkul kıymetlerini kendi talepleriyle bloke ederek iradeleri dışında işlem yapılmasını önlemelerine olanak tanıyor. PBLK ise TEFAS işlemleriyle bağlantılı teknik bir blokaj alt hesabı olarak kullanılıyor. Bu iki uygulama farklı amaçlara hizmet ediyor. Dolayısıyla PBLK kodunun görünmesi, yatırımcının kendi isteğiyle blokaj koyduğu veya hakkında hukuki bir tedbir uygulandığı anlamına gelmiyor. Aynı şekilde PBLK kaydının bulunması, ilgili fon hakkında mutlaka bir usulsüzlük tespit edildiğini de göstermiyor. Fon Yatırımcıları PBLK Kaydıyla Karşılaştığında Ne Yapmalı? Yatırım fonlarının işlem süreçlerinde yaşanan belirsizlikler, yatırımcıların hesap kayıtlarını daha dikkatli incelemesini gerektiriyor. PBLK koduyla karşılaşan yatırımcıların öncelikle ilgili fonun güncel işlem durumunu ve varsa tasfiye kararlarını kontrol etmesi önem taşıyor. Ardından satış talimatlarının hangi tarihte verildiği, emrin gerçekleşip gerçekleşmediği ve takas sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı araştırılmalı. MKK e-YATIRIMCI ekranındaki kayıtlar, banka veya aracı kurum işlem dökümleriyle birlikte değerlendirildiğinde daha sağlıklı bir tablo ortaya çıkabiliyor. Türkiye'de yatırım fonlarına ilişkin düzenlemeler ve tasfiye süreçleri devam ederken PBLK, SERB, MKK ve TEFAS gibi kavramların doğru anlaşılması, yatırımcıların sahip oldukları varlıkları ve işlem durumlarını daha bilinçli takip edebilmesi açısından önem kazanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DASK Artan Sigortalılık ve Güçlenen Deprem Güvencesiyle 26 Yaşında Haber

DASK Artan Sigortalılık ve Güçlenen Deprem Güvencesiyle 26 Yaşında

1999 Marmara Depremi’nin ardından Türkiye’de depremin yol açtığı maddi kayıplara karşı finansal güvence sistemi oluşturulması amacıyla kurulan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), 27 Eylül 2000’de faaliyetlerine başladı. Türkiye’nin depreme karşı finansal hazırlığında atılan en önemli adımlardan biri olan DASK, geçen 26 yılda mevzuatını değişen ihtiyaçlar doğrultusunda güncellerken finansal ve operasyonel kapasitesini de geliştirdi. Kurum, bu süreçte Zorunlu Deprem Sigortası etrafında paydaşlarıyla birlikte geniş bir sigorta ekosistemi oluşturdu. Kamu-özel sektör iş birliğinin başarılı örneklerinden biri olarak bugün 11 milyon 710 bin 514 konuta depreme karşı finansal güvence sağlıyor. Kuruluşundan bugüne hasar ödemesine konu olan 1.403 depremde 891 bin 774 hasar ihbarı alan DASK, 701 bin 696 dosya için ödeme gerçekleştirdi. Kurumun 26 yılda gerçekleştirdiği toplam hasar ödemesi 42 milyar TL’yi aştı. DASK, bu süreçte hasar ödeme kapasitesini destekleyen finansal yapısını da sigortalılığın yaygınlaşmasına paralel olarak güçlendirdi. Bugün poliçelerden elde edilen fonların büyüklüğü 30 milyar TL’ye ulaşırken, Kurumun toplam portföyü güçlü bir reasürans korumasıyla destekleniyor. DASK’ın fonları ve alınan reasürans koruması, gerektiğinde devreye giren devlet desteğiyle birlikte, bir yıl içinde meydana gelebilecek iki büyük ölçekli depremin hasarlarını ayrı ayrı karşılayabilecek düzeyde finansal kapasite sağlıyor. Finansal kapasitesinin yanı sıra operasyonel altyapısını da sürekli geliştiren DASK, 26 yılda poliçe üretiminden hasar yönetimine, dijital hizmetlerden kurumlar arası veri paylaşımına kadar pek çok alanda yenilik hayata geçirdi. Teknolojik gelişmeler doğrultusunda atılan adımlarla vatandaşların sigortaya erişiminin kolaylaştırılması, sigortalılık kontrollerinin etkinleştirilmesi ve deprem sonrası süreçlerin hızlandırılması amaçlandı. Bu kapsamda son dönemde de sistem altyapısını ve kurumlar arası entegrasyonları güçlendiren adımlar atıldı. Ortak veri modeline geçilerek sistem altyapısı yenilenirken, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile deprem sonrası hasar tespit süreçlerinin standardizasyonuna yönelik metodoloji geliştirildi. Ulusal Adres Veri Tabanı (UAVT) ve Mekânsal Adres Kayıt Sistemi (MAKS) ile Kurum altyapısı arasındaki entegrasyon güçlendirildi; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile gerçekleştirilen web servis entegrasyonları sayesinde yeni konut alan kişilere yönelik taşınmaz satış işlemleri ile e-Devlet üzerinden kurulan elektrik ve su aboneliklerinde zorunlu sigortalılık kontrolleri otomatik hale getirildi. E-Devlet entegrasyonlarıyla vatandaşların DASK hizmetlerine dijital erişimi kolaylaştırıldı. YENİ DÖNEMDE DE ODAK VERİ VE TEKNOLOJİ DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, Kurumun 26 yılda sağladığı finansal güvencenin ölçeğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Kuruluşumuzdan bugüne gerçekleştirdiğimiz hasar ödemeleri 42 milyar TL’yi aştı. Bu ödemeler 26 yıllık bir döneme yayılıyor. Farklı tarihlerde yapılan ödemelerin, ödeme tarihlerindeki döviz kurları üzerinden hesaplanan toplam karşılığı ise yaklaşık 2 milyar dolar. Bu büyüklük, DASK’ın sigortalılarına sağladığı finansal güvencenin önemli göstergelerinden biri.” Bugün 11,7 milyon konutun Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında olduğunu belirten Demirkan, sigortalılığın daha geniş bir tabana yayılması kadar mevcut poliçelerin yenilenmesinin de önem taşıdığını vurguladı. Veri ve teknolojinin DASK’ın operasyonel süreçlerinde daha etkin kullanılacağını belirten Demirkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Önümüzdeki dönemde kurumlar arası veri paylaşımını güçlendirmeyi ve teknolojinin sunduğu imkânlardan daha fazla yararlanmayı hedefliyoruz. Hasar değerlendirme süreçlerinde yapay zekânın kullanılması ve poliçe üretiminde tapu verilerinden daha etkin yararlanılması üzerinde çalıştığımız başlıklar arasında yer alıyor. E-Devlet hizmetlerinde DASK poliçelerinin görüntülenmesini sağladık, yine e-Devlet altyapısı üzerinden DASK poliçesi yenilemelerinin hatırlatılması ve takibini kısa zamanda yapmayı hedefliyoruz. TCKN bazlı tapu sorgulamasıyla sigorta yaptırmak isteyen kişinin ilgili konutun tapu sahibi olup olmadığının otomatik olarak doğrulanabilmesini hedefliyoruz. Teknolojiyi vatandaşın sigortaya erişimini kolaylaştıran, sigortalılığın sürekliliğini destekleyen ve deprem sonrasında süreçleri hızlandıran önemli bir araç olarak görüyoruz. Tüm bu adımları atarken temel hedefimiz değişmiyor: yüzde 100 sigortalılığa ulaşmak. 26 yıllık deneyimimizle, Türkiye’de Zorunlu Deprem Sigortası kapsamındaki her konutun depremin finansal sonuçlarına karşı güvence altında olduğu bir yapıya ulaşmak için çalışıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

INTEGRA CITY, Akıllı Şehirler ve Dijital Devlete Yönelik Yapay Zekâ Ekosistemini GITEX Ai Türkiye 2026’ya Taşıdı Haber

INTEGRA CITY, Akıllı Şehirler ve Dijital Devlete Yönelik Yapay Zekâ Ekosistemini GITEX Ai Türkiye 2026’ya Taşıdı

9–10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen GITEX Ai Türkiye’nin ilk edisyonu, dünyanın önde gelen teknoloji etkinlik ağlarından biri olan küresel GITEX ekosistemini Avrupa ile Asya’nın kesişim noktasındaki Türkiye’ye taşıdı. Fuar kapsamında INTEGRA CITY ile GITEX organizatörleri, taraflar arasındaki uzun vadeli iş birliğini resmileştiren bir Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı. Invest in Türkiye ev sahipliğinde ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen GITEX Ai Türkiye, yapay zekânın benimsenmesini, yatırımları ve iş birliklerini hızlandırmayı amaçlayan Avrasya’nın en küresel buluşmalarından biri olarak konumlanıyor. Etkinlik; yapay zekâ, siber güvenlik, finansal teknolojiler, bulut teknolojileri ve dijital yatırımlar alanlarında yenilikçi girişimleri, küresel ve yerel teknoloji şirketlerini, vizyoner yatırımcıları ve politika yapıcıları bir araya getirerek bölgenin küresel yapay zekâ ekonomisindeki büyüyen rolünü keşfetmek için benzersiz bir platform sunuyor. INTEGRA CITY: Entegrasyon, Ölçek ve Birleşik Dijital Mimari Fuarın önemli katılımcılarından biri olan INTEGRA CITY, 20 yılı aşkın deneyime sahip, 10’dan fazla ülkede faaliyet gösteren ve 3.000’i aşkın profesyonelden oluşan ekibiyle uluslararası bir teknoloji entegratörü olarak çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, büyük ölçekli altyapı projeleri gerçekleştirirken dijital devlet ve akıllı şehir ortamları için entegre donanım ve yazılım çözümleri geliştiriyor. INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye’de farklı şehir sistemlerinden gelen verileri, yapay zekâ destekli analiz ve yönetim için tek bir merkezde birleştiren ve tüm hizmetlerin eş zamanlı çalışmasını sağlayan özgün platformunu sergiledi. Platformun açık mimarisi, mevcut çözüm ve cihazların değiştirilmesine gerek kalmadan sisteme entegre edilmesini mümkün kılarak ölçeklenebilir bir yönetim ekosistemi oluşturuyor. Öne Çıkan Çözümler INTEGRA CITY, GITEX Ai Türkiye’de modern şehirler ve kamu kurumları için bütünleşik bir ekosistem oluşturan amiral gemisi dijital çözümlerini tanıttı: Sfera (Akıllı Şehir) — Altyapı hizmetleri, karayolu trafiği ve çevresel izleme süreçlerine yönelik dijital kentsel çevre yönetimi.Nexus (Güvenli Şehir) — Araçların otomatik olarak izlenmesini ve cezai işlemlerin gerçek zamanlı uygulanmasını mümkün kılan, yapay zekâ destekli kamu güvenliği ve trafik denetimi.Kodex (e-Devlet) — İş akışlarının, onay süreçlerinin, vergilendirmenin ve vatandaş kimlik doğrulama süreçlerinin otomatikleştirilmesine yönelik dijital kamu yönetimi.Bordex (Sınır ve Devlet Güvenliği) — Gerçek zamanlı durumsal farkındalık sağlayan yapay zekâ destekli izleme ve gelişmiş analizlerle kritik altyapının korunması. Karar Alma Süreçlerinin Analitik Merkezinde Yapay Zekâ Platform genelinde yapay zekâ, temel bir analitik araç olarak görev yapıyor. Sensörlerden ve izleme sistemlerinden gelen büyük hacimli verileri işleyen yapay zekâ; riskleri değerlendiriyor ve en uygun müdahale senaryolarının belirlenmesine yardımcı oluyor. Bu yaklaşım, farklı çözümlerin koordineli biçimde yönetilmesini sağlayarak yönetim süreçlerinin hem hızını hem de kalitesini artırıyor. Tüm çözümler, üçüncü taraf sistemlerle entegrasyona imkân veren ortak bir mimari üzerine inşa ediliyor. Böylece mevcut dijital altyapılarla uyumluluk ve uygulamada esneklik sağlanıyor. INTEGRA CITY, altyapının geliştirilmesinden sürekli teknik ve servis desteğine kadar projelerin tüm yaşam döngüsünde hizmet sunuyor. INTEGRA CITY Teknolojiden Sorumlu Başkanı (CTO) Ilya Belyakov, Türkiye’nin dijital dönüşüm potansiyeline ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye dijital dönüşüm alanında hızla ilerliyor ve Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, ülkeyi Avrasya genelinde yapay zekâ odaklı inovasyon için doğal bir geçiş noktası haline getiriyor. Bugün kamu kurumlarının temel ihtiyacı artık süreçlerin birbirinden bağımsız şekilde dijitalleştirilmesi değil; yapay zekânın karar alma süreçlerinin analitik merkezinde yer aldığı entegre platformların oluşturulması. Çözümlerimiz; kamu ve yol güvenliğinden kentsel altyapıya kadar karmaşık sistemlerin yapay zekâ modülleri, gerçek zamanlı analiz ve entegre platformlar aracılığıyla verimli şekilde yönetilmesini sağlıyor.” INTEGRA CITY’nin GITEX Ai Türkiye’ye katılımı, şirketin uluslararası büyüme yolculuğunda yeni bir adımı temsil ediyor. Şirket daha önce Marakeş’te düzenlenen GITEX Africa 2026, Mısır’da gerçekleştirilen Ai Everything Middle East & Africa (MEA) Egypt 2026 ve Almatı’da düzenlenen GITEX AI KAZAKHSTAN 2026 etkinliklerinde çözümlerini sergiledi. Bu katılımlar, şirketin bölgedeki önemli karar vericilerle doğrudan iletişim kurma ve dijital dönüşümü ileri taşıyacak iş birlikleri geliştirme stratejisinin bir parçasını oluşturuyor. GITEX ile Uzun Vadeli İş Birliği İstanbul’da INTEGRA CITY ile GITEX organizatörleri, mevcut iş birliğini güçlendiren ve uzun vadeli ortaklığın çerçevesini belirleyen bir Mutabakat Zaptı imzaladı. Anlaşma, INTEGRA CITY açısından çözümlerini uluslararası kitlelere tanıtmak ve her yerel pazarın öncelikleri doğrultusunda daha yakın çalışmalar yürütmek için yeni fırsatlar yaratıyor. GITEX ekosistemi açısından ise INTEGRA CITY, altyapı, veri ve yapay zekânın kamu sektörünün ihtiyaçlarına uygulanması konusundaki uzmanlığıyla katkı sağlıyor. Anlaşma kapsamındaki bir sonraki adımların 2027 yılında Belgrad ve Kazakistan’da gerçekleştirilecek GITEX etkinlikleri olması planlanıyor. Ilya Belyakov, yapay zekânın gelecekte üstleneceği role ilişkin ise şunları söyledi: “Yapay zekânın hem işletmelerde hem de kamu kurumlarında, verimliliği, inovasyonu ve daha akıllı karar alma süreçlerini ileri taşımasını bekliyoruz. Yakın gelecekte şehirler daha güvenli, operasyonlar daha şeffaf ve kamu hizmetleri daha hızlı ve ihtiyaçlara daha duyarlı hale gelecek. Tüm bunların arkasında yapay zekâ teknolojileri olacak. Türkiye ve daha geniş Avrasya bölgesi, yapay zekâ odaklı dönüşümün dünyadaki öncü örneklerinden biri olma potansiyeline sahip.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üniversiteye Yerleşen Adaylar İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler Haber

Üniversiteye Yerleşen Adaylar İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte üniversiteye yerleşen adaylar için yeni bir dönem başlıyor. Tercih sürecinin tamamlanmasının ardından gözler bu kez üniversite kayıtlarına çevrilirken, adayların kayıt tarihlerini, gerekli belgeleri ve varsa programlarına ilişkin özel koşulları dikkatle takip etmeleri gerekiyor. 2026-YKS sonuçlarına göre bir yükseköğretim programına kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri 24-28 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Elektronik kayıtlar ise 24-26 Ağustos tarihleri arasında e-Devlet üzerinden yapılabilecek. Üniversiteye kayıt sürecinin öğrencilerin eğitim hayatındaki ilk önemli adımlardan biri olduğunu belirten İstanbul Rumeli Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı Dilek Aksakal, adayların kayıt işlemlerini son günlere bırakmamaları ve üniversiteler tarafından açıklanan güncel bilgileri takip etmeleri gerektiğini söyledi. Kayıt Tarihlerini Kaçırmayın Elektronik kayıt hakkı bulunan adaylar, 24-26 Ağustos tarihleri arasında e-Devlet üzerinden kayıt işlemlerini gerçekleştirebilecek. Yüz yüze kayıt yapmak isteyen adayların ise 24-28 Ağustos tarihleri arasında yerleştirildikleri yükseköğretim kurumunun kayıt işlemlerine ilişkin duyurularını takip etmeleri gerekiyor. Adayların e-kayıt işlemini tamamladıktan sonra elektronik kayıt belgelerini kontrol etmeleri, üniversitelerinin ayrıca talep ettiği belge veya işlemler bulunup bulunmadığını öğrenmeleri önem taşıyor. Elektronik kayıt yaptıran adayların da eğitim-öğretim dönemi öncesinde üniversitelerinin resmi internet sitelerinde yayımlanan duyuruları takip etmeleri gerekiyor. Gerekli Belgeler Önceden Hazırlanmalı Kayıt sürecinde adaylardan genel olarak lise mezuniyet belgesi veya diploma, YKS yerleştirme belgesi ve üniversitenin talep ettiği diğer belgeler istenebiliyor. Programın niteliğine göre sağlık raporu, adli sicil belgesi veya farklı özel koşullara ilişkin belgeler de gerekebiliyor. Dilek Aksakal, özellikle özel koşul gerektiren programlara yerleşen adayların kayıt tarihini beklemeden gerekli belgeleri hazırlamalarının önemli olduğunu belirterek, “Adaylarımızın yalnızca kayıt tarihlerini değil, yerleştirildikleri programın özel koşullarını da dikkatle incelemeleri gerekiyor. Bazı programlarda sağlık, fiziki yeterlilik veya farklı belge şartları bulunabiliyor. Bu nedenle kayıt öncesinde gerekli kontrollerin yapılması sürecin sorunsuz ilerlemesi açısından büyük önem taşıyor” dedi. Mezuniyetini Henüz Tamamlayamayanlara Geçici Kayıt İmkânı Bir yükseköğretim programına yerleştiği halde ortaöğretim kurumundan henüz mezun olamayan ve bütünleme veya tek ders sınavına girecek adaylar için geçici kayıt imkânı da bulunuyor. Bu durumdaki adayların mezuniyet belgelerini ilgili üniversitenin belirlediği süre içerisinde teslim etmeleri gerekiyor. Açık Öğretim Lisesinde öğrenim gören ve bir yükseköğretim programına yerleşen adayların da mezuniyet durumlarına ilişkin tarihleri dikkatle takip etmeleri önem taşıyor. Belirlenen süre içerisinde gerekli belgelerin teslim edilmemesi durumunda kayıtla ilgili sorun yaşanabileceği için adayların üniversitelerinin duyurularını takip etmeleri gerekiyor. Kayıtla Birlikte Üniversite Hayatı Başlıyor Kayıt işleminin tamamlanmasıyla birlikte öğrenciler için yeni bir dönem başlıyor. Üniversiteye ilk kez adım atacak öğrencilerin kayıt sonrasında Öğrenci Bilgi Sistemi'ne erişimlerini kontrol etmeleri, kişisel bilgilerini güncellemeleri ve akademik takvimi incelemeleri gerekiyor. Ders kayıtları, ders programları, oryantasyon tarihleri ve akademik takvimde yer alan diğer önemli tarihler öğrencilerin takip etmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor. Üniversitelerin öğrenci bilgi sistemleri ve resmi iletişim kanalları üzerinden yaptığı duyuruların düzenli olarak kontrol edilmesi, öğrencilerin eğitim hayatlarının ilk döneminde herhangi bir aksaklık yaşamamalarına yardımcı oluyor. Dilek Aksakal, kayıt sürecinin yalnızca belge tesliminden ibaret olmadığını vurgulayarak, “Üniversiteye kayıt, öğrencinin yeni eğitim hayatına attığı ilk adım. Bu nedenle adaylarımızın kayıt tarihlerini ve gerekli belgeleri önceden kontrol etmelerini, kayıt sonrasında ise akademik takvim, ders kayıtları ve oryantasyon gibi süreçleri yakından takip etmelerini öneriyoruz. Doğru bilgiye zamanında ulaşmak, üniversiteye daha planlı ve güvenli bir başlangıç yapılmasını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜVTÜRK’ten Araç Sahiplerine Muayene Öncesi Önemli Hatırlatmalar  Haber

TÜVTÜRK’ten Araç Sahiplerine Muayene Öncesi Önemli Hatırlatmalar 

Türkiye genelinde araç muayene hizmetlerini yürüten TÜVTÜRK, periyodik muayenenin araç ve trafik güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguluyor. Muayene sırasında araç ve trafik güvenliğini doğrudan etkileyen teknik unsurlar incelenerek araçlardaki eksikliklerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması sağlanıyor. Araç sahiplerinin muayene öncesinde yapabilecekleri basit kontroller de olası eksikliklerin önceden fark edilmesine yardımcı oluyor. Muayeneye gelmeden önce aracınızı gözden geçirin Lastiklerin hava basıncı ve genel durumu, aydınlatma sistemleri, cam ve aynalar ile silecekler muayene öncesinde araç sahiplerinin gözden geçirebileceği başlıca noktalar arasında yer alıyor. Fren sisteminde olağan dışı ses, titreşim veya çekme gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi, gösterge panelindeki arıza ve ikaz ışıklarının dikkate alınması gerekiyor. İlk yardım çantası, yangın söndürme tüpü ve üçgen reflektör gibi araçta bulunması gereken ekipmanların mevzuata uygun şekilde araçta bulundurulması da muayene öncesi hazırlığın önemli bir parçasını oluşturuyor. Muayenelerde aydınlatma ve fren sistemi kusurları öne çıkıyor TÜVTÜRK’ün bir yıllık muayene verilerine göre, sık karşılaşılan kusurlar arasında özellikle aydınlatma ve fren sistemlerine ilişkin eksiklikler öne çıkıyor. Arka servis freni değerlerindeki dengesizlikler ve park freninin yetersizliği gibi fren sistemi sorunlarının yanı sıra; kısa hüzmeli far ayarının bozuk olması, fren lambalarının kısmen ya da tamamen yanmaması ve geri vites lambasının işlevini yerine getirmemesi sık tespit edilen kusurlar arasında yer alıyor. Araçlarda geçerli egzoz gazı emisyon ölçümünün bulunmaması da karşılaşılan önemli eksikliklerden biri. Sonradan takılan ve standartlara uygun olmayan LED ampuller ise sürüş güvenliğini olumsuz etkileyebilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor. TÜVTÜRK, günlük kullanım sırasında fark edilmeyen ya da küçük görülen bu tür teknik eksikliklerin sürüş güvenliğini etkileyebileceğine dikkat çekerek, araçların bakım ve kontrollerinin düzenli olarak yapılmasını tavsiye ediyor. Basit görünen eksiklikler güvenliği etkileyebilir Araç muayenelerinde lastikler, fren sistemi, aydınlatma ve görüş şartlarını etkileyen ekipmanlara ilişkin uygunsuzluklarla karşılaşılabiliyor. Günlük kullanım sırasında fark edilmeyen ya da önemsenmeyen teknik sorunlar, sürüş güvenliği açısından risk oluşturabiliyor. TÜVTÜRK, bu nedenle araçların bakım ve kontrollerinin yalnızca muayene dönemlerinde değil, düzenli olarak yapılmasını ve tespit edilen teknik sorunların ihmal edilmemesini tavsiye ediyor. Araç muayene randevuları TÜVTÜRK’ün resmi internet sitesi www.tuvturk.com.tr, 0850 222 88 88 numaralı çağrı merkezi, istasyon kioskları veya e-devlet üzerinden ücretsiz olarak alınabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3. Devlet Türk Sanatları Yarışması Başlıyor Haber

3. Devlet Türk Sanatları Yarışması Başlıyor

Türk sanatlarını desteklemek ve bu alanda eser verecek yeni yetenekleri keşfederek sanatçıları gelenekten yararlanıp özgün eserler üretmeye teşvik eden Devlet Türk Sanatları Yarışması’nın 23’üncüsü başlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Yeni Türkiye Eğitim Vakfının (YETEV) katkılarıyla düzenlenen yarışma Hüsn-i Hat, Tezhip, Minyatür, Ebru, Çini, Kalemişi ve Katı' olmak üzere yedi kategoride gerçekleştirilecek. Yarışma sonucunda, seçici kurul tarafından belirlenen eserlerden oluşan bir de sergi düzenlenecek. Her kategoride başarı ödülüne layık görülen üç eserin sahibine ayrı ayrı 80 bin lira, sergilenmeye layık görülen toplam 42 eserin sahibine ise ayrı ayrı 25 bin lira olmak üzere toplam 2 milyon 730 bin lira para ödülü takdim edilecek. Yarışmanın başvuruları, 20 Ağustos-15 Ekim tarihleri arasında e-devlet doğrulamalı https://gorselsanat.ktb.gov.tr/ adresi üzerinden çevrim içi olarak yapılacak. Şartname ve ayrıntılı bilgiye aynı adres üzerinden erişilebilecek. Seçici kurulda ise Hikmet Barutçugil, Muammer Semih İrteş, Doç. Dr. Gülnihal Küpeli, Leyla Betül Küçük, Safiye Morçay, Doç. Dr. Yılmaz Özcan, Prof. Dr. Hüsrev Subaşı, Handan Nisrin Şahin, Doç. Kaya Üçer ile Bakanlık temsilcileri olarak Güzel Sanatlar Genel Müdürü Ömer Faruk Belviranlı, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi ve YETEV temsilcisi Yüce Gümüş yer alacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençlik ve Spor Bakanlığından Gençlerin Üniversite Tercihlerinde Dijital Rehberlik Desteği Haber

Gençlik ve Spor Bakanlığından Gençlerin Üniversite Tercihlerinde Dijital Rehberlik Desteği

Gençlik ve Spor Bakanlığı, üniversite tercih dönemindegençlerin aklındaki; "Hangi mesleği seçmeliyim?", "Hangi alan bana daha uygun?" gibi sorulara e-Devlet kapısı üzerinden hayata geçirilen e-Rehberlik Sistemi ile çözüm buluyor. Eğitim, Araştırma ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü tarafından 15-29 yaş arasındaki gençlere yönelik hazırlanan e-Rehberlik Sistemiyle, gençlerin kişilik özellikleri, ilgi alanları, yetenekleri ve mesleki eğilimleri bilimsel yöntemlerle analiz edilerek onların eğitim ve kariyer planlamalarına katkıda bulunuluyor. Gençlerin kendilerini bütün yönleriyle tanımalarına yönelik “Kendini bil” mottosuyla geliştirilen e-Rehberlik sistemine “e-rehberlik.gsb.gov.tr” adresi üzerinden ulaşılabilecek. E-Rehberlik Sistemi, gençlere seçmesi gereken mesleği sunmak yerine kişisel özelliklerine göre hangi alanlarda daha başarılı ve mutlu olabileceğine dair yol gösterici analiz rapor sunuyor. Sistemde kişilik, ilgi, yetenek, mesleki beceri, mesleki değer olmak üzere 5 farklı ölçme testi bulunuyor. Gençler bu testleri yanıtladıktan sonra kendilerine özel oluşturulan değerlendirme sonuçlarına ulaşabiliyor. Bakan Bak: “Gençlerimizin kariyer planlamalarına destek oluyoruz” Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, kariyer planlaması konusunda kararsız kalan gençler için e-Rehberlik Sistemi’ni hayata geçirdiklerini belirterek, “Gençlerimiz,geleceklerine yön verecek en kritik süreçlerden biri olan üniversite tercihinde bulunuyor. Bakanlık olarak gençlerin yetenekleri ve mesleki eğilimlerini bilimsel yöntemlerle analiz ederek kariyer planlamalarına destek oluyoruz. Bu doğrultuda,üniversite eğitimi almak üzere gün sayan gençlerin tercih sürecindeki kafa karışıklıklarını gidermek ve puanlarına en uygun bölümleri belirlemelerine katkı sunmayı amaçlıyoruz.” dedi. Üniversite tercih döneminin öğrencilerin meslek hayatını şekillendiren en önemli aşamalardan biri olduğunu vurgulayan Bakan Bak, “Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte üniversite adayı gençler ve aileleri için heyecanlı tercih maratonu başladı. Geleceklerini şekillendirecek bu kritik süreçte gençlerin yanında yer almak amacıyla e- Rehberlik Sistemini hizmete sunduk. Bu sayede gençlerimiz hayallerindeki üniversiteye giden yolda kişilik özellikleri, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda en sağlıklı tercih listesini oluşturma imkanı yakalayacak. Üniversite tercih sürecinde gençlerimizin yol arkadaşı olacağız.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DEPSAŞ Enerji 3 Yıldır Geliştirdiği Yeni Müşteri Bilgi Sistemini Başarıyla Devreye Aldı Haber

DEPSAŞ Enerji 3 Yıldır Geliştirdiği Yeni Müşteri Bilgi Sistemini Başarıyla Devreye Aldı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde müşteri odaklı kaliteli hizmeti sunma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren DEPSAŞ Enerji, dijital dönüşüm yolculuğunda önemli bir adım daha atarak, yeni müşteri bilgi sisteminin geçişinin sorunsuz bir şekilde tamamladı. Yeni hayata milli ve yerli altyapı sayesinde müşteri hizmetleri süreçleri daha güçlü, güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde yürütülecek. Yeni sistemle, operasyonel süreçler daha etkin yönetilirken müşterilere sunulan hizmetler de daha hızlı ve güvenli biçimde gerçekleştirilecek. DEPSAŞ Enerji’nin devreye aldığı yeni müşteri bilgi sistemi müşteri hizmetleri, saha operasyonları, faturalandırma ve ödeme hizmetleri gibi birçok süreci entegre bir yapıda yürütüyor. Yeni Sistem Entegrasyonunu Başarıyla Tamamladık Türkiye’nin bu büyüklükte sayılı projelerinden birini hayata geçirdiklerini ve bu proje için 3 yıl boyunca, 70 bin adam/gün emeğiyle 75 paydaş firmanın çalıştığını belirten DEPSAŞ Enerji Genel Müdürü Murat Karagüzel şöyle konuştu: “Hizmet bölgemizde müşterilerimiz en son teknolojiyle en iyi hizmeti sunmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu amaçla sektörümüzde dijitalleşme ve teknolojiye en çok yatırım yapan şirketlerden bir tanesiyiz. Son olarak tamamen yerli ve milli kaynaklarla hayata geçirdiğimiz yeni müşteri bilgi sistemi altyapımız da bunun en somut göstergelerinden biri oldu. Bu altyapıyla müşterilerimizin hayatını kolaylaştırırken sektörümüzdeki diğer şirketlere de örnek oluşturacağımızı düşünüyorum. Sorunsuz bir şekilde entegrasyonunu başarıyla tamamladığımız sistemle müşterilerimiz işlemlerini dijital kanallar üzerinden daha hızlı, kolay ve güvenli şekilde gerçekleştirebilecek. Böylesine büyük bir projeyi hayata geçiren tüm çalışma arkadaşlarımı tebrik ediyorum." Yeni sistem geçişinin ardından müşteriler açısından en önemli yeniliklerden biri de tesisat numarası yerine hesap numarası kullanımına geçilmesi oldu. Bu sayede müşteriler işlemlerini daha kolay ve hızlı bir şekilde yapabiliyor. Müşterilere SMS yoluyla bildirilen yeni hesap numaraları ayrıca fatura çıktılarında, web sitesi ve çağrı merkezi kanallarından da sorgulanabilecek. Yeni müşteri sisteminin devreye girmesiyle birlikte müşteriler tüm abonelik işlemlerini dijital kanallar ve e-devlet üzerinden yapabiliyor. Borç sorgulama ve ödeme işlemlerini de tüm ödeme kanalları aracılığıyla gerçekleştirebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.