Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#E-Devlet

Kapsül Haber Ajansı - E-Devlet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E-Devlet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güncelleme sonrası MHRS Şikayetleri 1 Haftada Yüzde 545 Arttı Haber

Güncelleme sonrası MHRS Şikayetleri 1 Haftada Yüzde 545 Arttı

Bu değişiklik erişim ve yönlendirme sorunlarını artırırken, MHRS şikayetlerinde de sert bir yükselişe yol açtı. Şikayetvar verilerine göre MHRS şikayetleri 1 haftada yüzde 545 oranında artış gösterdi. Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde (MHRS) son güncelleme sonrası yaşanan teknik aksaklıklar, kimlik doğrulama adımlarının uzaması ve uygulama içi yönlendirme problemleri kullanıcı deneyimini doğrudan etkiledi. Veriler, randevu bulma güçlüğüne ek olarak sisteme erişim sürecinin zorlaşmasının da şikayet artışında belirleyici olduğunu gösteriyor. Böylece erişim sorunları ve kontenjan yetersizliği yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Çözüm platformu Şikayetvar verilerine göre. 2025 yılı boyunca haftalık ortalama 15–35 bandında seyreden şikayet sayısı, 2026 Şubat ayının ilk haftasında 245’e çıkarak bir önceki haftaya kıyasla yüzde 545 yükseldi. Aylık bazda incelendiğinde yükselişin geçici olmadığı görülüyor. Ocak ayında 153 olan MHRS şikayet sayısı Şubat ayının ilk haftasında 321’e ulaşarak yüzde 110’luk artış gösterdi. Bu tablo, güncelleme sonrası ortaya çıkan kullanıcı deneyimi sorunlarının yaygınlaştığına işaret ediyor. Platformda yer alan MHRS şikayetlerinden bazılarıysa şöyle: MHRS sistemine yapılan son güncellemeden sonra randevu alma süreci benim için çok zorlaştı. Özellikle e-Devlet üzerinden iki aşamalı giriş ve e-Nabız zorunluluğu getirilmesi, hem benim hem de dijital işlemlere hâkim olmayan yakınlarım için ciddi mağduriyet oluşturuyor. MHRS üzerinden randevu alırken e-Devlet ve e-Nabız zorunluluğunun kaldırılmasını, eskiye benzer daha pratik ve herkesin kullanabileceği bir sistemin yeniden düzenlenmesini talep ediyorum. MHRS Android uygulaması üzerinden hastane randevusu almaya çalışırken, sistem sürekli olarak beni e-Nabız ve e-Devlet’e yönlendiriyor ve bu yönlendirmelerden sonra bir türlü tekrar MHRS ekranına dönüp randevu oluşturamıyorum. Bu nedenle şu an hiçbir şekilde randevu alamıyorum. Geçen hafta aynı cihaz ve uygulama üzerinden sorunsuz şekilde randevu alabiliyordum, sorun sanıyorum bu hafta yapılan güncellemeden sonra başladı. Önceden gayet iyi işleyen bir sistemi, e-Devlet ve e-Nabız zorunluluğu ekleyerek kullanılamaz hale getirmiş olmanızdan dolayı ciddi anlamda mağdur oldum. Kasım 2025’ten beri Tekirdağ Çorlu Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları için MHRS üzerinden defalarca randevu almaya çalışıyorum ancak sistem yalnızca talep oluşturuyor, hiç uygun saat göstermiyor. Aylarca denememe rağmen randevu alamadım ve bu süreçte gözümdeki bulanıklık artarak görme kaybına dönüşmeye başladı. MHRS sisteminin son güncellemesiyle birlikte e-Devlet girişlerinde getirilen iki aşamalı doğrulama sebebiyle ciddi mağduriyet yaşıyorum. Anneme kardiyoloji randevusu almaya çalıştığımda, annemin e-Devlet hesabına bağlı telefon numarasına SMS onayı gidiyor. Annem benden uzakta oturduğu ve telefon da onda olduğu için bu onayı veremiyor, dolayısıyla ben de onun adına sisteme giriş yapamıyor ve randevu alamıyorum. Yaklaşık iki haftadır bu durum devam ediyor ve bu sebeple annemin randevu işlemlerini takip edemiyorum. Özellikle yaşlı, dijital okuryazarlığı sınırlı olan veya çocukları tarafından işlemleri takip edilen hastalar için bu yeni sistem işleri kolaylaştırmak yerine ciddi biçimde zorlaştırıyor. MHRS’deki iki aşamalı doğrulama nedeniyle hem kendi telefonumdan hem de 70 yaş üzerindeki annem ve babamın telefonlarından giriş yapmak zorlaştı. Daha önce sorunsuz alınan randevular yaklaşık bir haftadır aksıyor. Yeni sistem özellikle yaşlı ve teknolojiye hâkim olmayan kişiler için ciddi engel oluşturdu. Randevu alma sürecinin sadeleştirilmesi veya daha kolay bir giriş yöntemi sunulmasını talep ediyorum. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa Büyükşehir Belediyesi Dijital Hizmetlerde e-Devlet Dönemini Başlattı Haber

Manisa Büyükşehir Belediyesi Dijital Hizmetlerde e-Devlet Dönemini Başlattı

Yeni sistemle birlikte vatandaşlar, e-belediye işlemlerini ek bir hesap oluşturmaya gerek duymadan, ulusal kimlik doğrulama sistemi olan e-Devlet üzerinden güvenle gerçekleştirebilecek. Entegrasyon sayesinde; ‘E-Belediye’ hizmetleri, ‘Üzüm’ uygulaması ve ‘Çocuğum Güvende’ platformu, tek tıkla ve yüksek güvenlik standartlarıyla erişime açıldı. Dijital Hizmetlerde Ulusal Standart Bu entegrasyon ile dijital hizmetlerdeki güvenlik seviyesi artırılırken, kimlik doğrulama süreçleri ulusal standartlara uygun hale getirildi. Uygulamalar arasında veri tutarlılığı sağlanırken, kullanıcılar için çok daha hızlı, pratik ve kullanıcı dostu bir giriş deneyimi sunulması hedeflendi. Sistem Nasıl Çalışıyor? Kullanıcılar, ilgili uygulamalar içerisindeki "e-Devlet ile Giriş" seçeneğine tıkladıklarında doğrudan e-Devlet Kapısı doğrulama ekranına yönlendirilir. Kimlik doğrulamasının başarıyla tamamlanmasının ardından, sistem tarafından iletilen güvenli onay bilgisiyle uygulamaya erişim sağlanır. Bu sayede tüm süreç, merkezi ve tam korumalı bir altyapı üzerinden yürütülür. Geleceğin Akıllı Şehri İçin Güçlü Temel Manisa Büyükşehir Belediyesi, bu proje ile dijital belediyecilik hizmetlerinde güvenli, yönetilebilir ve kullanıcı dostu bir altyapı oluştururken, ilerleyen süreçte hayata geçirilecek projeler için de ortak bir kimlik doğrulama standardı oluşturmayı hedefliyor. e-Devlet entegrasyonu, belediyenin akıllı şehir uygulamaları için önemli bir temel niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DASK, Tüm Gücüyle  Vatandaşın Yanında Haber

DASK, Tüm Gücüyle Vatandaşın Yanında

6 Şubat depremleri, afet anlarında erişim kanallarının açık kalması ve operasyonel kapasitenin kesintisiz işletilmesinin hayati önemini bir kez daha ortaya koydu. DASK, depremin ilk anından itibaren bölgede kurduğu mobil noktalar ve dijitalleşen süreçleriyle sigorta hizmetlerine erişimin kesintisiz şekilde sürdürülmesini sağladı. Kuruluşundan bu yana geçen 25 yıllık süreçte Türkiye’nin depreme karşı finansal güvencesini oluşturan DASK, hasar ihbarlarının alınmasından tazminat ödemelerine kadar tüm süreçleri başta Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu olmak üzere ilgili kamu kurumları ve paydaşlarla güçlü bir eşgüdüm içerisinde yürüttü. İlk tazminat ödemesi, hasar ihbarını takiben 24 saat içinde gerçekleştirilirken, 39 milyar TL seviyelerinde tazminat ödemesi altı ay gibi kısa bir sürede hak sahiplerine ulaştırıldı. Afet Anına Hazır Altyapı, Kesintisiz Operasyon Deprem öncesi hazırlık çalışmaları kapsamında DASK, Kasım 2022’de Ankara’da kurduğu Olağanüstü Yönetim Merkezi sayesinde afet sonrası operasyonlarını kesintisiz şekilde sürdürdü. Bu süreçte yenilenen teknolojik altyapısı ve güçlendirilen ihbar sistemleriyle aynı anda çok sayıda hasar ihbarı alabilir hale gelirken, eş zamanlı olarak 96 bin hasar dosyası açabilecek kapasiteye ulaşıldı. Hasar ihbarları; Alo DASK 125, e-Devlet ve DASK’ın internet sitesi üzerinden alınarak süreçler hızlı ve etkin bir biçimde yönetildi. Afet dönemlerinde vatandaşların sigortacılık hizmetlerine daha kolay erişebilmesi amacıyla mobil ofis olarak kullanılan DASK Tırı, depremden etkilenen illerde hizmet verdi. Bölgenin tamamına erişimin sağlanabilmesi için DASK Konteyner İrtibat Ofisleri kurularak, vatandaşların tazminat ve hasar ihbar süreçlerinde yüz yüze destek sunuldu. DASK ayrıca, 6 Şubat depremleri sonrasında proaktif yönetim anlayışıyla birçok yeni uygulamayı da devreye aldı. Ağır ve orta hasarlı konutlar için avans ödemesi uygulaması başlatılırken, hafif hasarlı konutlarda sigorta bedelinin yüzde 15’i doğrudan sigortalılara ödendi. İpotekli konut sahiplerinin ödeme süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla Türkiye Bankalar Birliği ile protokol yapılmak suretiyle 50 bin TL’ye kadar olan hasar ödemeleri muvafakat aranmaksızın doğrudan sigortalılara ulaştırıldı. Sürekli Güçlenen Dijital Kapasite DASK, saha süreçlerinin daha hızlı ve etkin yürütülebilmesi amacıyla dijital altyapısını ve uygulamalarını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda devreye alınan Eksper Mobil Uygulaması, yeni özellikleriyle eksperlerin operasyonel gücünü önemli ölçüde artırdı. Hasar Tespit Sistemi’nin yenilenen sürümü sayesinde ise hasar dosyaları daha kısa sürede sonuçlandırılırken, süreçler daha şeffaf bir yapıya kavuştu. DASK, 25’inci yılında afetlere karşı hazırlığın süreklilik gerektiren bir sorumluluk olduğu bilinciyle; kurumsal, operasyonel ve dijital kapasitesini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dijital Kasanız Yüzünden Tuzağa Düşmeyin! Haber

Dijital Kasanız Yüzünden Tuzağa Düşmeyin!

Kullanıcılara "Hemen Bir Yedekleme Yapın" başlıklı sahte e-postalar gönderen dolandırıcılar, hesapların ana şifresini ele geçirmeye çalışıyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, parola yöneticilerinin siber güvenliğin kalesi olduğunu ancak bu kalenin anahtarının asla bir e-posta linkine emanet edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Türkiye’de de kurumsal ve bireysel on binlerce kullanıcısı bulunan LastPass, son dönemde oldukça sofistike kurgulanmış, geniş çaplı bir oltalama saldırısıyla karşı karşıya. Global siber güvenlik lideri Bitdefender, siber suçluların geçmişte yaşanan güvenlik ihlallerinin yarattığı veri kaybı endişesini bu kez bir silaha dönüştürdüğüne dikkat çekiyor. Bitdefender laboratuvarlarının incelemelerine göre; saldırganlar "spoofing" tekniği sayesinde, gönderdikleri e-postaları spam filtrelerine takılmadan, sanki gerçekten resmi destek hattından gelmiş gibi kullanıcının gelen kutusuna gönderebiliyor. İçerikte ise "Altyapı güncellemesi var, 24 saat içinde yedekleme yapmazsanız verileriniz silinecek!" gibi panik odaklı bir senaryo işleniyor. Bu psikolojik baskı altında linke tıklayan kullanıcılar, orijinalinin birebir kopyası olan sahte bir giriş ekranına yönlendiriliyor ve farkında olmadan dijital kasalarının anahtarını kendi elleriyle teslim etmiş oluyor. “Ana Parolanız Giderse, Dijital Hayatınız Biter” Bu saldırının teknik bir sızıntı değil, doğrudan insan hatasını hedefleyen bir sosyal mühendislik olduğunu belirten Alev Akkoyunlu, “Parola yöneticileri, tüm dijital varlıklarımızı sakladığımız çelik kasalardır. Saldırganlar bu kasayı matkapla delmek yerine, size kapıyı açtırmaya çalışıyor. Gelen e-posta ne kadar kurumsal görünürse görünsün, LastPass veya başka hiçbir güvenilir parola yöneticisi, sizden bir linke tıklayıp ana parolanızı girmenizi istemez. Bu, bankanın sizi arayıp 'Kasa dairenizin anahtarını verin' demesi kadar mantık dışıdır. Eğer bu tuzağa düşerseniz, saldırganlar sadece LastPass hesabınıza değil, oraya kaydettiğiniz banka, e-devlet ve şirket girişlerinize de aynı anda sahip olur.” uyarısında bulunuyor. Sahte "Yedekleme" Tuzağına Düşmemek için 4 Kritik Kural Alev Akkoyunlu, parola yöneticisi kullanan herkesin bu tür saldırılardan korunmak için dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıralıyor: 1. E-postadaki linklere asla tıklamayın. Eğer "Bakım", "Güvenlik İhlali" veya "Yedekleme" konulu bir e-posta alırsanız, içindeki butona tıklamak yerine tarayıcınızdan manuel olarak servisin kendi sitesine gidin. Gerçek bir duyuru varsa, hesabınıza giriş yaptığınızda bildirim panosunda görünecektir. 2. URL adresini harf harf kontrol edin. Saldırganlar inandırıcı alan adları kullanır. Adres çubuğunda orijinal domaini görmeden asla şifre girmeyin. 3. Aciliyet hissine yenilmeyin. Dolandırıcıların en büyük silahı "24 saatiniz kaldı" gibi zaman baskısıdır. Bir servis sağlayıcı, verilerinizi silmekle tehdit eden acil bir işlemi asla e-posta yoluyla dayatmaz. Sakin olun ve doğruluğunu araştırın. 4. Oltalama koruması olan bir güvenlik yazılımı kullanın. İnsan gözü bazen sahte bir siteyi gerçeğinden ayırt edemeyebilir. Ancak Bitdefender Total Security gibi kapsamlı güvenlik çözümleri, tıkladığınız linkin sahte bir kopya olduğunu saniyeler içinde tespit eder ve siz şifrenizi girmeden erişimi engeller.

Vodafone, Dijitalleşme Yolculuğunda Müşteri Deneyimini Yeniden Tanımlıyor  Haber

Vodafone, Dijitalleşme Yolculuğunda Müşteri Deneyimini Yeniden Tanımlıyor 

eSIM ile kurye beklemeden online anında hat aktivasyonu, e-Devlet üzerinden saniyeler içinde kimlik doğrulama ve WhatsApp üzerinden başvuru süreçlerini kolaylıkla başlatma, bilgi alma ve ilerlemeyi anlık takip etme gibi hizmetlerle müşterilere fiziksel temas olmadan, tamamen dijital ve zahmetsiz bir deneyim sunuluyor. Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, dijitalleşmeyi müşterilerinin günlük hayatına en kolay ve doğal şekilde entegre ediyor. Vodafone’lu olmak için evrak toplamak, kurye beklemek ya da mağazaya gitmek gerekmiyor. Müşteriler, eSIM teknolojisiyle saniyeler içinde hatlarını aktive edebiliyor, e-Devlet üzerinden güvenli kimlik doğrulaması yapabiliyor ve WhatsApp’tan başvuru süreçlerini kolaylıkla başlatabiliyor, bilgi alabiliyor ve takip edebiliyor. Vodafone, tüm bu adımlarla iletişimi basitleştiriyor; müşterilerine tek dokunuşla başlayan, tamamen dijital ve kesintisiz bir deneyim sunuyor. Bu yeniliklerle marka, hız, güvenlik, çevre duyarlılığı ve kullanıcı konforunu bir arada sunarak dijital müşteri deneyiminde yeni bir standart belirliyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: “Vodafone olarak, müşterilerimizin dijital yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz. Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla müşteri davranışları da değişti. Dijital teknolojilere ve online platformlara ilgi arttı. Biz de uçtan uca dijital müşteri deneyimi hedefimiz doğrultusunda müşterilerimize hat başvurusundan numara taşımaya her işlemde kolaylık sağlıyoruz. Müşterilerimiz, SIM kartlarını 24 saatte kapıdan teslim alabiliyor. Kurye beklemeden, eSIM ile hemen Vodafone’lu olabiliyor. e-Devlet ile evraksız, çevreci ve güvenli hat aktivasyonu yapabiliyor. Vodafone olarak, yenilikçi ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında olmaya, ihtiyaçlarına daha doğru karşılık vermeye devam edeceğiz.” e-Devlet ile güvenli ve dijital başvuru Vodafone’un e-Devlet entegrasyonu sayesinde müşteriler, yeni hat alımı veya numara taşıma işlemlerinde kimlik doğrulamasını ortalama 3 dakika içinde e-Devlet üzerinden tamamlayabiliyor. Bu dijital sistem, evrak gerektirmeden sürecin tamamen online şekilde gerçekleşmesini sağlıyor. Son 1 yıl içinde Vodafone’un e-Devlet kimlik doğrulama entegrasyonu üzerinden yapılan işlem sayısı %130 artış gösterdi. Bu dijital dönüşüm sayesinde yaklaşık 9,5 ton kağıt tasarrufu sağlandı. Bu da 160 ağacın korunmasına ve 236 bin litreden fazla suyun boşa harcanmamasına eşdeğer. Vodafone, dijitalleşme yoluyla müşterilerine hızlı, kolay ve güvenli bir deneyim sunarken, aynı zamanda daha sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamayı sürdürüyor. eSIM ile SIM kart ve kurye beklemeden Vodafone’lu olma imkanı Vodafone’un Ağustos 2024’te devreye aldığı eSIM (Embedded SIM) teknolojisi, mobil iletişimde hız ve yenilik arayan müşteriler için yeni bir dönem başlattı. Bu teknoloji sayesinde kullanıcılar, hat aktivasyonunu tamamen kendi başlarına, birkaç adımda tamamlayabiliyor. Kurye beklemeye veya mağazaya gitmeye gerek kalmıyor. eSIM kullanıcıları arasında en yaygın tercih nedeni, fiziksel SIM kartın kaybolma veya zarar görme riskinin ortadan kalkması. İkinci en önemli neden ise yeni teknolojiyi deneyimleme isteği olarak öne çıkıyor. Bu dijital dönüşümle birlikte, son bir yılda dijital kanallardan eSIM ile Vodafone’lu olan müşteri sayısı 20 kat artış gösterdi. eSIM, Vodafone müşterilerine yalnızca hız değil, aynı zamanda anında bağlantı özgürlüğü ve kesintisiz bir dijital deneyim sunuyor. 24 saatte ücretsiz SIM kart teslimatı Vodafone, müşterilerine uçtan uca dijital bir deneyim sunarken, fiziksel SIM kart tercih edenler için de aynı hız ve kolaylığı Türkiye genelinde sağlıyor. Online başvuru yapan müşteriler, “Adresime Gelsin” seçeneğiyle SIM kartlarını 24 saat içinde ücretsiz olarak teslim alabiliyor. Teslimat sırasında kimlik doğrulama işlemi, kurye tarafından taşınan özel kart okuma cihazı ile gerçekleştiriliyor. Müşteri, çipli kimlik kartı ve e-Devlet üzerinden alınan PIN kodu ile işlemi birkaç dakika içinde güvenli şekilde tamamlayabiliyor. Vodafone, verdiği sözü de garanti altına alıyor. “Olmaz ya, gecikirsek 300 TL indirim bizden!” diyen Vodafone, Türkiye’nin dört bir yanında müşterilerine yalnızca bağlantı değil, hız, güven ve konforun bir arada sunulduğu kesintisiz bir deneyim yaşatıyor. WhatsApp üzerinden başvuru başlatma Vodafone’lu olmak isteyen müşteriler, Vodafone’un resmi WhatsApp hattı üzerinden birkaç adımda başvuru yapabiliyor. Yeni hat almak ya da numarasını taşımak isteyen müşteriler, tüm süreci WhatsApp üzerinden dakikalar içinde tamamlayabiliyor. WhatsApp kanalı, yalnızca bir başvuru aracı olmanın ötesinde, müşterilerin başvuru süreçlerini anlık olarak takip edebildikleri bir bilgilendirme kanalı olarak konumlanıyor. Bu sayede, işlemlerinin her adımında bilgilendiriliyor ve süreci kolayca yönetebiliyor. Müşteri deneyimini kolaylaştıran bu yeni dijital kanal, özellikle genç kullanıcılar ve dijital kanalları aktif kullanan müşteriler tarafından tercih ediliyor. Vodafone, bu yenilikle müşterilerine her an her yerden anında iletişim, kolay başvuru ve süreci yakından takip etme özgürlüğü sunarak, uçtan uca dijitalleşme vizyonunu güçlendiriyor.

E-cüzdan Şikayetleri Bir Haftada Yüzde 186 Arttı Haber

E-cüzdan Şikayetleri Bir Haftada Yüzde 186 Arttı

Çözüm platformu Şikayetvar, e-cüzdan-elektronik para uygulamalarını inceledi. Platform tarafından yapılan açıklamaya göre son bir haftada e-cüzdan-elektronik para uygulamaları şikayetleri yüzde 186 artış gösterdi. Sektörün yıllık şikayet artış oranıysa yüzde 9 olarak kaydedildi. 2024’te 59 bin 395 olan şikayet sayısı 63 bin 774 şikayete yükseldi. Açıklanan verilere göre sektör özelinde ziyaretçi sayısı da artış gösterdi. Son bir haftada yüzde 153 artan ziyaretçi sayısı 64 bin 188’den 153 bin 554’e çıktı. Şikayetvar verilerine göre e-cüzdanlarla (elektronik para uygulamaları) ilgili en çok çözüm bekleyen konular şöyle sıralandı: İşlem ve Bakiye Yönetimi Sorunları: Para yatırma gecikmeleri: Yatırılan tutarların hesaba geç yansıması. Para çekme problemleri: Hesaptaki bakiyeye erişememe veya çekim işlemlerinin başarısız olması. Havale/EFT gecikmeleri: Bankacılık tarafında transferlerin geç gerçekleşmesi. ATM kaynaklı sorunlar: Para sıkışması, eksik verme gibi fiziksel işlem problemleri. Kredi kartı / hesap ekstresi uyumsuzlukları: Yanlış borçlandırma ve hesap hareketi hataları. Hesap Güvenliği ve Yetkisiz İşlemler Hesap blokeleri: Şüpheli işlem gerekçesiyle hesapların dondurulması. Yetkisiz işlem iddiaları: Kullanıcı izni olmadan para çekilmesi veya hareket yapılması. Dolandırıcılık vakaları: Özellikle sosyal mühendislik saldırıları ve kimlik avı yöntemleri. Güvenlik açıkları ve kimlik doğrulama sorunları: Yetersiz güvenlik önlemleri veya doğrulama adımlarında yaşanan problemler. İade, Geri Ödeme ve Kesinti Problemleri İade süreçlerinin başarısız olması: Yanlış veya tamamlanamayan işlemlerin geri ödenmemesi. Komisyon ve kesintiler: Beklenmedik ücretler, yüksek komisyon oranları ve açıklaması yapılmayan kesintiler. Uygulama, Teknik Altyapı ve Erişim Sorunları Mobil/internet bankacılığına erişim problemleri: Uygulamaya giriş hataları ve sistem kesintileri. E-cüzdan uygulamalarında teknik hata ve işlem başarısızlıkları: Transferlerin veya yükleme işlemlerinin teknik sebeplerle tamamlanamaması. Müşteri Hizmetleri ve İletişim Eksikliği Destek hattına ulaşamama: Kullanıcıların taleplerine yanıt verilmemesi veya geç dönüş yapılması. Yetersiz bilgilendirme: Hesap blokesi, bekleyen işlem veya güvenlik incelemesi gibi durumlarda kullanıcıya net açıklama sağlanmaması. Platforma ulaşan bazı şikayetlerse şöyle sıralandı: Param e-cüzdan hesabımda kaldı, haftalardır bekletiliyorum “Bir e-cüzdan uygulamasının kapanması sonucu hesaplarımız donduruldu. Hiçbir şekilde alışveriş, para gönderme veya çekim işlemleri yapılamıyor ve bu nedenle birçok kullanıcı mağdur oldu. Bize bir bilgilendirme yazısı gönderildi ve bu yazıda hesaplarımızdaki paranın bir şekilde geri iade edileceği belirtildi. Fakat bu olaylar birkaç hafta önce gerçekleşti ve hala iademi alamadım. Kullanıcıların çoğu öğrencilerden oluşuyor ve ben de bir öğrenci olarak daha fazla mağdur edilmek istemiyorum. Lütfen en kısa zamanda paramızı geri iade etsinler.” Kıymetli maden varlıklarımı 3 haftadır çekemiyorum “E-cüzdan uygulamasındaki altın ve gümüş varlıklarımı kasım ayı boyunca çekmek istedim ancak sürekli ‘kıymetli maden işlemleri durdurulmuştur’ uyarısı alıyorum. Bu durum yaklaşık 3 haftadır devam ediyor ve paraya acil ihtiyacım var. Müşteri hizmetleri yalnızca konuyla ilgilendiklerini söylemekle yetindi, ancak çözüm sunulmadı. Daha önce böyle bir sorun yaşamamıştım. Hesabımdaki kıymetli maden varlıklarımın aciliyetim nedeniyle en kısa sürede hesabıma aktarılmasını talep ediyorum.” Hesabımdaki 4 bin 600 TL’ye 20 gündür ulaşamıyorum “Hesabımda bulunan 4 bin 600 TL, yaklaşık 20 gündür tarafıma iade edilmiyor. Bu süre zarfında müşteri hizmetleriyle iletişime geçtiğimde, sürecin kendileri tarafından yönetilmediğini ve bir şey yapamayacaklarını söylediler. Parama acil olarak ihtiyacım var ve mağduriyetimin bir an önce giderilmesini talep ediyorum. Hesabımda bekleyen 4 bin 600 TL’nin en kısa sürede iade edilmesini istiyorum.” 30 bin TL’yi 10 aydır çekemiyorum “Hesabıma yaklaşık 10 ay önce 30 bin TL yükledim. Ancak bu tutarı banka hesabıma çekmeye çalıştığımda her seferinde ‘ağ hatası’ uyarısı alıyorum ve işlem gerçekleşmiyor. Sorunu hem kendi banka hesabıma hem de farklı banka hesaplarına para çekmeyi deneyerek test ettim, ancak her denememde aynı hatayla karşılaştım. İşlemleri mobil uygulama üzerinden gerçekleştirdim ve herhangi bir ücret ya da kesintiyle karşılaşmadım. Konu hakkında müşteri hizmetleriyle iletişime geçtiğimde, çalışmaların sürdüğü belirtildi fakat 10 aydır herhangi bir çözüm sunulmadı.” İzinsiz açılan hesap derhal kapatılsın “Adıma iznim ve bilgim dışında hesap açıldığını e-Devlet üzerinden yeni fark ettim. Hesap açılırken bana ait olmayan e-posta adresi ve telefon numarası kullanılmış. Bu durumdan dolayı son derece rahatsızım ve mağduriyet yaşadım. Hesabın açılmasıyla ilgili herhangi bir işlem veya para hareketi olup olmadığını bilmiyorum. Elimde kimliğime ve e-Devlet ekran görüntüsüne dair belgeler mevcut. Adıma açılan bu hesabın derhal kapatılmasını, maddi ve manevi olarak oluşabilecek tüm zararların giderilmesini ve konuyla ilgili tarafıma yazılı veya telefonla resmi bir bilgilendirme yapılmasını talep ediyorum.”

Orhangazi’de 400 Sosyal Konutluk Müjde! Haber

Orhangazi’de 400 Sosyal Konutluk Müjde!

Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet tarihimizin en büyük sosyal konut projesinde ilçemizde de 400 konut yapılacak. Elbette bunun bazı şartları var. Şartları taşıyan tüm hemşehrilerimi başvuru yapmaya davet ediyorum. Bu proje, özellikle düşük ve orta gelirli vatandaşlarımızın uygun koşullarda ev sahibi olabilmeleri açısından büyük bir fırsat. Orhangazi’mizde dar gelirli, emekli, engelli bireyler ve genç vatandaşlarımız için sıcak yuvalar kurulacak. Biz de belediye olarak sürecin en sağlıklı şekilde yürütülmesi için her türlü desteği vereceğiz.” Düşük ve orta gelir grubundaki vatandaşların uygun koşullarla ev sahibi olmasını sağlayacak projede, başvuru koşulları, tarihleri ve ödeme planları netleşti. 1+1, 2+1 ve 3+1 daire tiplerinden oluşacak konutlarda; gençler (18–30 yaş arası), emekliler, engelli bireyler ve diğer başvuru kategorileri ayrı ayrı değerlendirilecek. TOKİ tarafından yürütülen proje için başvurular pazartesi günü itibarıyla başladı. Başvurular, belirlenen tarihler arasında e-Devlet üzerinden veya Ziraat Bankası, Halkbank ve Emlak Katılım Bankası şubelerinden yapılabilecek. Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı sosyal konut hamlesiyle Orhangazi, vatandaşlarına güvenli, modern ve yaşanabilir yeni yaşam alanları kazandırmaya hazırlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ülkemizde Organ Nakli Bekleyen Hasta Sayısı Alarm Veriyor! Haber

Ülkemizde Organ Nakli Bekleyen Hasta Sayısı Alarm Veriyor!

Diğer organlar da eklendiğinde 30 binin üzerinde hastanın büyük bir umutla organ nakli için beklediği görülüyor. Ancak, geçen yıl ülkemizde 2 bin 79 beyin ölümünün sadece yüzde 17’si organ bağışıyla sonuçlanmış durumda. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hamdi Karakayalı, oysa organ nakli bekleme listesinde kayıtlı hastaların sayısının her yıl daha da arttığına ve hastaların bir kısmının bu bekleme sürecinde hayatlarını kaybettiklerine dikkat çekerek, “Başta karaciğer, böbrek ve kalp gibi hayati organlar olmak üzere birçok organın son dönem yetmezliğinin tedavisinde organ nakli tek tedavi seçeneğidir. Unutulmamalı ki kalp gibi bazı organ nakli bekleyen hastaların canlı verici gibi bir alternatifleri de yoktur. Bugün Türkiye’de binlerce hasta için organ bağışı tek yaşam umududur. Her bir bağış, birçok kişiye yaşam şansı kazandırır” diyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hamdi Karakayalı, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayarak, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Türkiye nakil başarısında dünya liginde Ülkemizde erişkin ve çocuk hasta gruplarında yapılan nakillerde sağ kalım oranları yüzde 90’ın üzerinde seyrediyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hamdi Karakayalı, bu yüksek başarı sayesinde her yıl çok sayıda yabancı hastanın karaciğer veya böbrek nakli olmak için Türkiye’yi tercih ettiklerini belirterek, “Üstelik yurt dışından gelen hastaların önemli bir bölümünü zorlu vakalar oluşturmaktadır. Yurt içi ve yurt dışındaki hastalarda elde ettiği bu başarılar ile ülkemiz dünyada organ naklinde öncü ülkeler arasında yerini almıştır. Bir başka deyişle, ülkemiz nakil başarısında dünya ligindedir. Bu nedenle, sadece hastalar değil, dünyanın birçok ülkesinden hekimler, cerrahlar da organ nakli ameliyat yöntemini öğrenmek için ülkemize gelmektedir” diyor. Hedef kadavradan organ bağışını artırmak! Ülkelerin nüfus sayılarına göre organ bağışı oranını gösteren pmp değeri (her bir milyon nüfus başına düşen organ bağışı sayısı), İspanya, Fransa ve İtalya’da sırasıyla 47, 26 ve 25 iken, bu değer ülkemizde sadece 3.6’da kalıyor. Bu oranlar, yapılan organ nakillerine de yansıyor. Batı ülkelerinde organ nakillerinin yaklaşık yüzde 80’i kadavradan yapılırken, Türkiye’de bu oran yüzde 15–20 civarında seyrediyor, yani ülkemizde nakillerin büyük bölümü hâlâ canlı vericilerden yapılıyor. Bu tablo, kadavra bağışının artırılmasının ne kadar gerekli olduğunu gösteriyor. Organ nakli ekiplerinin en büyük hedefinin kadavradan bağış sayısının artması olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hamdi Karakayalı, sözlerine şöyle devam ediyor: “Kadavra bağış oranları, bir ülkenin toplum sağlığı konusunda duyarlılığının en temel göstergelerinden biridir. Her hastanın uygun canlı verici bulamadığı, kalp gibi bazı organ bekleyen hastalarda canlı verici şansı olmadığı ve bekleme listelerindeki ölüm oranları göz önüne alındığında, bu duyarlılığın yaygınlaştırılması yaşamsal önem taşımaktadır.” Organ bağışıyla yaşam armağan edin! Bekleme listelerindeki ölüm oranları da dikkate alındığında, organlara ihtiyacı olan hastaların yaşama tutunmalarının tek yolunun organ bağışı olduğuna işaret eden Prof. Dr. Hamdi Karakayalı, “Organ bağışında bulunmak isteyen vatandaşlar, en yakın hastanenin organ nakli koordinatörlüğüne ve il sağlık müdürlüklerine başvurabilecekleri gibi, bu ay içinde yürürlüğe giren bir uygulama neticesinde organ bağışlarını e-Devlet üzerinden de yapabilirler” bilgisini veriyor. En büyük engel: Yanlış inanışlar! Toplumda, organ bağışı konusunda gelenek- göreneklere dayalı eksik bilgilerin ve duyulan güvensizliğin bağışların artmasını önleyen en önemli sebepler olduğunu vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hamdi Karakayalı, “Örneğin, beyin ölümünde hastaların iyileşebileceğine yönelik hatalı bir kanı var. Oysa, beyin ölümü tıbben geri dönüşsüzdür, yani kişi yaşamını yitirmiştir. Dolayısıyla, organları yoğun bakım cihazlarının desteğiyle sadece kısa bir süre için canlı tutulabilmektedir. Organ nakli de bu süreçte yapılabilmektedir. Ayrıca, ölüm gerçekleştiği için nakil sırasında acı veya başka bir his algılanması söz konusu olamaz” bilgisini veriyor. Prof. Dr. Hamdi Karakayalı, ayrıca ülkemizin organ bağışından nakline kadar olan tüm süreçte dünyaca kabul edilmiş en güvenli ülkelerden biri olduğunu da aktararak, “Tüm organ nakilleri Sağlık Bakanlığı’nın gözetiminde, ulusal koordinasyon sistemiyle yapılmaktadır. Dolayısıyla, organların kötüye kullanılması mümkün değildir” diyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.