Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#E-Tech

Kapsül Haber Ajansı - E-Tech haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E-Tech haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor Haber

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor

Renault’nun Türkiye’de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu “Renault Boreal, OYAK ve Renault Group iş birliğinin ortaya koyduğu güçlü vizyonu ve Türkiye’nin otomotiv üretimindeki stratejik konumunu net biçimde yansıtan çok değerli bir proje. Boreal’i yalnızca “Türkiye’de üretilen” bir model olarak değil, aynı zamanda “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen” bir model olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin en büyük segmenti olan ve hızla büyüyen C-SUV segmentinde; güçlü ve iddialı tasarımı, geniş ve ferah yaşam alanı, ileri teknolojileri ve verimli motor seçenekleriyle Renault Boreal’in segmentinde dengeleri değiştirecek bir model olacağına inanıyoruz. Bu güçlü potansiyeline olan güvenimizle, Renault Boreal’in 2027 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olmasını hedefliyoruz. Bugün Clio, Megane Sedan ve Duster ile Türkiye'nin en güçlü yerli ürün gamlarından birine sahibiz. Bursa'da üreteceğimiz Renault Boreal’in de bu başarı hikayesine katılmasıyla birlikte dört yerli modelden oluşan ürün gamımızı daha da güçlendirecek, pazardaki liderliğimizi daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, bu sayede ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Modelin, uzun süredir bu segmentte yeni bir model bekleyen müşterilerimiz için önemli bir alternatif oluşturacağını düşünüyoruz. Sunduğu yüksek teknoloji, üstün konfor ve geniş yaşam alanıyla Renault Boreal’in, ÖTV muafiyetinden yararlanan kullanıcılar tarafından da yoğun ilgi göreceğine inanıyoruz. Renault Boreal için sunduğumuz 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla müşterilerimize yalnızca yeni bir otomobil değil, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri kapsamlı bir sahiplik deneyimi de sunuyoruz. OYAK ve Renault Group’unun güçlü ortaklığıyla hayata geçirilen bu projenin, ülkemizin otomotiv sanayisine, ihracatına ve ekonomik gelişimine uzun vadeli katkılar sunacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz.” Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet “Boreal’i Türkiye pazarına sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu model, yıllar süren adanmışlığın, titiz çalışmaların ve sarsılmaz kararlılığın somut bir yansımasını ortaya koyuyor. Elde edilen bu başarı; Renault Group’un uluslararası ekipleri arasındaki güçlü koordinasyonu, yakın iş birliğini ve üstün çabayı gözler önüne seriyor. Boreal, yalnızca yeni bir model olmanın ötesinde, ortak hedeflerimizin ve kolektif uzmanlığımızın güçlü bir ifadesini temsil ediyor. Yoğun rekabetin yaşandığı C-SUV segmentinde Boreal, kendine özgü nitelikleriyle belirgin bir şekilde farklılaşıyor. Geniş ve rafine iç mekânı, iddialı dış tasarımı, ileri teknoloji E-Tech full hybrid motoru ve Google entegreli, bağlantılı OpenR Link multimedya sistemiyle Türk kullanıcılarının beklentilerine eksiksiz bir yanıt veriyor. Ürün özelliklerinin ötesinde Boreal, aynı zamanda stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bursa’daki Oyak Renault kampüsümüzde üretilecek olması hem iç pazardaki talebi destekleyecek hem de ihracat hedeflerimize katkı sağlayarak Türkiye’nin küresel otomotiv ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirecek. SUV segmentinde Duster ile yakalanan güçlü ivmenin üzerine inşa edilen Boreal, bu başarıyı C segmentine taşıyarak bir üst seviyeye çıkarıyor. Aynı zamanda Renault Group’un uluslararası stratejik planını tutarlı bir şekilde hayata geçirme ve vizyonunu somut sonuçlara dönüştürme yetkinliğini de açıkça ortaya koyuyor. Değerli ortağımız OYAK ile, yerel yetkinliklerimizi geliştirmeye, ekiplerimizi güçlendirmeye ve Türkiye otomotiv ekosisteminin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz.” Türkiye, Renault’nun küresel üretim ağında stratejik rolünü güçlendiriyor Bursa’da üretilen Megane Sedan ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Clio ve Duster’ın ardından Renault Boreal’in de yerli üretim portföyüne katılması, Türkiye’nin yüksek katma değerli araç üretimindeki rolünü daha da güçlendirirken, Renault’nun küresel büyüme planındaki stratejik önemini de ortaya koyuyor. Renault, özellikle C ve D segmentlerindeki varlığını güçlendirmeyi hedeflerken, Türkiye bu stratejinin önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Boreal’in üretimiyle birlikte OYAK Renault Bursa Fabrikaları, modelin uluslararası pazarlara ihracatıyla hem iç pazar hem de ihracat operasyonlarındaki rolünü daha da güçlendiriyor. SUV modellerin toplam pazardaki ağırlığının her geçen gün arttığı Türkiye’de Renault Boreal, markanın C segmentindeki iddiasını güçlendiren önemli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Renault, Türkiye’deki üretim gücünü uluslararası ölçekte büyüme hedefleriyle birleştirerek Boreal’i global başarı hikâyesinin önemli parçalarından biri olarak konumlandırıyor. Güçlü, zarif ve dikkat çekici SUV tasarımı Renault Boreal heybetli gövde yapısı, keskin omuz çizgileri, güçlü ön tasarımı ve modern ışık imzası modelin güçlü duruşunu ilk bakışta hissettiriyor. 4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle Renault Boreal, C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran boyutlarıyla dikkat çekiyor. Geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor. Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor. Yan profilde dikkat çeken güçlü çamurluk yapısı ve akıcı tavan çizgisi, Boreal’in hem şehir içinde hem uzun yol kullanımında premium algısını güçlendiriyor. 19 inç elmas kesim alaşım jantlar, siyah tavan, elektrikli açılır panoramik cam tavan ise modele üst segment bir nitelik kazandırıyor. Teknoloji ve konfor odaklı yaşam alanı Renault Boreal’in iç mekanı, dijital teknolojiler ve konforu bir araya getiren modern ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Ergonomik tasarım anlayışıyla şekillendirilen kokpit, sürücü odaklı yapısı ve geniş ekran teknolojileriyle dikkat çekiyor. Modelde 10 inç dijital gösterge ekranı ve 10 inç merkezi openR link multimedya ekranı birlikte sunuluyor. Ergonomik yerleşim sayesinde sürücünün dikkati yolda kalırken, bağlantılı teknolojilere erişim kolaylaşıyor. Çok işlevli direksiyon simidi arkasında bulunan vites seçici kulakçıklar iç mekandaki modern atmosferi destekliyor. 48 farklı renk seçeneğine sahip ambiyans aydınlatması, Multi-Sense sürüş modlarına göre otomatik olarak değişebiliyor. İç mekanda kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, lazer işlemeli dekoratif detaylar ve kontrast dikişli koltuklar yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Türkiye pazarı için özel olarak sunulan gri tonlu perfore döşeme seçeneği, Boreal’in modern karakterine farklı bir imza katıyor. Elektrikli ön koltuklar, hafızalı ve masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu, çift bölgeli otomatik klima, soğutmalı kablosuz şarj ünitesi ve geniş saklama alanları günlük kullanımı daha konforlu hale getiriyor. Arka koltuklarda sunulan havalandırma kanalları, USB-C girişleri, arka kol dayama ve Easy Break arka koltuk katlama sistemi de aile kullanımını destekleyen detaylar arasında yer alıyor. 630 litreye varan bagaj hacmi, arka koltuklar yatırıldığında 1.868 litreye kadar ulaşıyor. Düşük yükleme eşiği ise kullanım kolaylığı sağlıyor. Google entegre bağlantılı sürüş deneyimi Bağlantılı araç teknolojilerinde öncü markalardan biri olan Renault, yeni Boreal modeliyle de gelişmiş dijital ekosistem ve bağlantılı sürüş özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor openR link multimedya sistemi sayesinde kullanıcılar Google Haritalar, Google Asistan ve Google Play uygulamalarına doğrudan erişebiliyor, evlerindeki Google Home entegrasyonuna uygun akıllı cihazlarını yönetebiliyor. Gerçek zamanlı trafik bilgileri, sesli komut sistemi ve kişiselleştirilmiş dijital deneyim, Boreal’i günlük yaşamın doğal bir uzantısına dönüştürüyor. Youtube, Spotify, Prime Video, HBO Max, Waze ve Vivaldi gibi popüler uygulamalar sistem içerisinde kullanılabiliyor. Uzaktan OTA güncelleme altyapısı sayesinde bilgi-eğlence sistemi ve sürüş destek teknolojileri sürekli güncel kalabiliyor. My Renault uygulaması üzerinden kullanıcılar araçlarının kornasını ve ışıklarını uzaktan etkinleştirebiliyor ve araç konumunu görüntüleyebiliyor. Renault Boreal’de ayrıca Jean-Michel Jarre iş birliğiyle geliştirilen Harman Kardon premium ses sistemi de yer alıyor. On hoparlörlü ve 435 Watt gücündeki sistem; Stüdyo, Konser, Kulüp ve Salon dahil olmak üzere farklı ses atmosferleriyle sürükleyici bir deneyim sunuyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleri Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor. Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Acil Duruş Asistanı gibi teknolojiler sürüş güvenliğini artırıyor. Seviye 2 otonom sürüş desteği sunan Aktif Sürüş Yardımı sistemi; dur & kalk özellikli adaptif hız sabitleyici ve şerit ortalama fonksiyonunu bir araya getirerek yoğun trafikte sürüşü daha konforlu hale getiriyor. Eller Serbest Park Sistemi ve 360 derece çevre görüş kamerası sayesinde araç paralel veya dikey park manevralarını sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. Full LED far teknolojisi ise gece sürüşlerinde görüş kalitesini artırırken diğer sürücüler için göz kamaşmasını azaltıyor. Verimli motor seçenekleri ve EDC otomatik şanzıman Renault Boreal performans, verimlilik ve sürüş konforunu bir araya getiren full hybrid E-Tech 160 hp, 1.3 turbo TCe EDC 145 hp ve hybrid E-Tech 4x4 150 hp motor seçenekleriyle geliştirildi. Boreal, Türkiye’de lansman döneminde full hybrid E-Tech 160 hp ve turbo TCe EDC 145 hp motor seçenekleriyle satışa sunuluyor. 2026 yılının son çeyreğinde sunulan motor seçeneklerine hybrid E-Tech 4x4 150 hp versiyonu da eklenecek ve müşteri beklentileriyle buluşacak. 1.3 turbo TCe EDC 145 hp benzinli motor ve 6 ileri ıslak çift kavramalı (EDC) motor seçeneği ise performans ve sürüş konforunu dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bu versiyon, WLTP normlarına göre 149 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 6,6 L/100 km karma yakıt tüketimi değerlerine sahip. Renault Boreal full hybrid E-Tech 160 hp versiyonu ise özellikle verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sunuyor. Sisteminin kalbinde, Türkiye’de Oyak Horse tarafından Bursa’da üretilen ve dünyaya ihraç edilen HR18 kodlu hibrit motoru yer alıyor. Şehir içinde yüzde 80’e kadar elektrikli sürüş gerçekleştirebilen sistem, 110 km/s hıza kadar elektrikli sürüş imkanı sağlayabiliyor. Çok modlu otomatik şanzımanla sunulan model, WLTP normlarına göre 108 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 4,8 L/100 km karma yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor. Multi-Sense sürüş sistemi; Eco, Comfort, Sport ve Perso modlarının yanında yeni Smart Mod seçeneğiyle geliyor. Sistem; direksiyon sertliği, motor tepkisi, ambiyans aydınlatması ve ses atmosferini sürüş koşullarına göre otomatik olarak adapte edebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group futuREady ile Oyunun Kurallarını Yeniden Yazmaya Hazırlanıyor Haber

Renault Group futuREady ile Oyunun Kurallarını Yeniden Yazmaya Hazırlanıyor

Dinamiklerinin hızla değiştiği ve rekabetin yoğunlaştığı küresel otomotiv pazarında Renault Group, bir sonraki stratejik döngüye güçlü temeller üzerinde hazırlanıyor. 2021’de başlatılan Renaulution planı; net ve birbirini tamamlayan marka konumlandırması ile beş yıl içinde gerçekleştirilen 32 yeni lansmanı kapsayan iddialı ürün yenileme programı sayesinde Grubu yeniden Avrupa’nın önde gelen otomobil üreticileri arasına taşıdı. futuREady ise bu başarı hikâyesini sürdürülebilir ve küresel bir başarı sistemine dönüştürmeyi amaçlıyor. Renault Group, futuREady ile büyümeye hazır (growth ready), teknolojiye hazır (tech ready), mükemmeliyete hazır (excellence ready) ve güvene hazır (trust ready) olmak üzere dört temel sütun üzerine kurulu bir yaklaşım ortaya koyuyor. Ürün stratejisinden teknoloji yatırımlarına, operasyonel dönüşümden çalışan gelişimine kadar uzanan bu yapı, Grubun yeni dönemde nasıl ilerleyeceğini tanımlıyor. Grup aynı zamanda Avrupa’daki güçlü temelini korurken platformlarını kullanarak rekabet avantajını artırmayı, müşteri beklentilerine daha yakın ürünler geliştirmeyi ve Hindistan, Güney Amerika ile Güney Kore gibi büyüme merkezlerinde hedefli bir yaklaşımla genişlemeyi planlıyor. Renault Group CEO’su François Provost: “Dokuz aylık bir çalışmanın sonunda futuREady vizyonu kapsamında ortaya koyduğumuz ilerlemeden büyük bir gurur duyuyorum. Planımız dört temel sütuna dayanıyor. İlk olarak büyüme ve ürün stratejimize odaklanıyoruz. İkinci olarak, tüm kritik teknolojilere yönelik teknolojik yol haritalarımızı hızlandırıyoruz. Yapay zekânın daha geniş ölçekte kullanımıyla operasyonel performansımızı ileri taşıyacak iddialı hedefler belirliyoruz. Bu planı, 127 yılı aşkın süredir olduğu gibi kolektif bir anlayışla hayata geçireceğiz. Bu yaklaşımın merkezinde çalışanlarımızın yanı sıra bayilerimiz, iş ortaklarımız ve tedarikçilerimiz yer alıyor. futuREady ile Renault Group’un uzun vadeli bir oyuncu olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, küresel ölçekte Avrupa otomotiv endüstrisinin referans noktası haline gelmeyi hedefliyoruz.” Dört sütunla şekillenen dönüşüm vizyonu futuREady planının growth ready ayağı, ürün atağını sürdürmeyi ve müşteri deneyimini merkeze almayı kapsıyor. Bu çerçevede Avrupa’da 16’sı elektrikli olmak üzere toplam 22 yeni modelin pazara sunulması, uluslararası pazarlarda ise 14 model ile ikinci ürün atağının tamamlanması hedefleniyor. Bu strateji kapsamında Renault Group ayrıca ABD, Kanada ve Çin hariç yaklaşık 50 milyon adetlik küresel otomotiv pazarının yüzde 55’inde var olmayı amaçlıyor. Grup aynı zamanda beş yıl içinde 36 lansmanı kapsayan ikinci ürün döngüsünü tamamlamayı ve 2030 yılına kadar yılda 2 milyonun üzerinde araç satışı hedefliyor. Bu satışların yarısının ise Avrupa dışından gelmesi planlanıyor. Planın tech ready boyutu ise teknolojiyi büyümenin ve teknik-ekonomik üstünlüğün itici gücü haline getirmeye odaklanıyor. Elektrifikasyon, yazılım, dijital teknolojiler ve platformlar, Grubun rekabet gücünü artıracak temel alanlar olarak konumlanıyor. Bu kapsamda Renault Group, elektrikli araç maliyetlerini yüzde 40 azaltmayı, C segmentinde elektrikli araç atağı için EV versiyonunda 750 kilometreye kadar, menzil artırıcıyla ise 1.400 kilometreye kadar menzil sunan yeni RGEV Medium 2.0 platformunu devreye almayı planlıyor. Ayrıca Grup, E-Tech hibrit teknolojisini 2030 sonrasında da sürdürmeyi ve uluslararası pazarlarda 150 hp altındaki versiyonlarla genişletmeyi hedefliyor. Bu teknoloji odağı, Renault Group’un 2026 yılında Avrupa’da Software Defined Vehicle sunan ilk Avrupalı üretici olma hedefini de destekliyor. Excellence ready yaklaşımı, giderek daha oynak hale gelen küresel pazarda dayanıklılığı artırmayı ve operasyonel mükemmeliyeti güçlendirmeyi amaçlıyor. Renault Group bu doğrultuda inovasyon, maliyet yönetimi ve hız açısından daha rekabetçi bir yapı kurmaya odaklanıyor. Bir aracın geliştirme süresinin iki yıla indirilmesi, bu yaklaşımın temel hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. Grup ayrıca kalite kaynaklı sorunları yüzde 50 azaltmayı, araç başına değişken maliyetleri yılda ortalama yaklaşık 400 avro düşürmeyi ve başlangıç yatırımlarını yüzde 40’a kadar azaltmayı planlıyor. Bu hedefler, Renault Group’un üretim süreçlerinde daha hızlı, daha verimli ve daha rekabetçi bir yapı oluşturma stratejisinin önemli parçaları arasında yer alıyor. Trust ready başlığı ise paydaşlara yönelik taahhüdün güçlendirilmesini odağına alıyor. Renault Group, yaklaşık 100.000 çalışanı için sürekli değişen dünyada istihdam edilebilirliği güçlendirecek yetkinliklere ve destek mekanizmalarına uzun vadeli yatırım yapma kararı aldı. Bu yaklaşım, dönüşüm sürecinde insan kaynağını daha da güçlendirmeyi ve organizasyonun dayanıklılığını artırmayı amaçlıyor. Grup ayrıca küresel iş birliklerini güçlendirerek 2030 yılına kadar Nissan, Mitsubishi Motors, Volvo Trucks, Geely ve Ford gibi üreticiler için yılda 300.000’den fazla araç üretmeyi hedefliyor. Küresel iş birlikleriyle büyüyen üretim ekosistemi Grubun 9.000 yöneticisi bu dönüşümün temel taşları arasında yer alırken, tedarikçiler de inovasyon ve maliyet optimizasyonu için projelerin başlangıcından itibaren sürece dahil edilecek. Dünya genelinde 9.000 satış noktası ve yılda 30 milyondan fazla işlem gerçekleştiren perakende ağı ise müşteri deneyiminin merkezinde yer almayı sürdürecek. Renault Group aynı zamanda Nissan ve Mitsubishi Motors ile olan stratejik ittifakını güçlendirmeye devam ederken, Avrupa’da tam endüstriyel ve teknolojik bağımsızlığını koruyarak üretim kapasitesini diğer üreticilere de açmayı planlıyor. Uluslararası pazarlarda ise Hindistan’ın küresel üretim ve tedarik merkezi haline getirilmesi, Güney Kore ve Güney Amerika’da Geely ile ortaklığın güçlendirilmesi hedefleniyor. Genel olarak Renault Group, üç kıtada Nissan, Mitsubishi Motors, Volvo Trucks, Geely ve Ford için 2030 yılına kadar yılda 300.000’den fazla araç üretmeyi planlıyor. Bu yaklaşım, Grubun küresel iş birliklerini güçlendirirken aynı zamanda üretim kapasitesini daha verimli kullanmasını sağlayacak. Endüstriyel metaverse ile üretimde yeni dönem Üretim tarafında tüm fabrikaların dijital ikizini içeren endüstriyel metaverse sistemi devreye alınacak. Bu sayede üretim süreçleri dünya genelinde gerçek zamanlı izlenebilecek. Araç başına parça sayısının ortalama yüzde 30 azaltılması ve ağır işler için 350 yeni nesil humanoid robotun kullanılması planlanıyor. Yapay zekâ destekli üretim sayesinde fabrika duruş sürelerinin yarıya indirilmesi, enerji tüketiminin yüzde 25 azaltılması ve üretim maliyetlerinin yüzde 20 düşürülmesi hedefleniyor. Kalite süreçlerinde ise üretimin kritik aşamalarının tamamı yapay zekâ ile izlenecek ve bu sistem 1.000’den fazla kontrol noktasını kapsayacak. Bu yaklaşım sayesinde araç kullanımının ilk yılında yaşanan sorunların yarıya indirilmesi ve müşteri şikâyetlerinin beş yıl içinde üçte bire düşürülmesi hedefleniyor. Tedarik zincirinde kurulacak üç dijital kontrol kulesi sayesinde fabrikalar, tedarikçiler, satış ağı ve müşteriler arasındaki tüm akışlar gerçek zamanlı izlenecek ve lojistik maliyetlerinin yüzde 30 azaltılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.