Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#E-Ticaret

Kapsül Haber Ajansı - E-Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E-Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yatırımcıların Takip Ettiği Sektörler Neden Önemli? Haber

Yatırımcıların Takip Ettiği Sektörler Neden Önemli?

Bir şirketin bilançosu güçlü olsa da faaliyet gösterdiği sektördeki maliyet baskısı, düzenleme değişikliği veya talep daralması yatırım kararının yönünü değiştirebilir. Bu nedenle yatırımcıların takip ettiği sektörler, yalnızca kısa vadeli fiyat hareketlerinin değil; şirket değerlemelerinin, sermaye akışının ve yeni iş modellerinin de merkezinde yer alıyor. Profesyonel yatırımcı için mesele, popüler başlıkları sıralamak değil, hangi sektörün hangi koşulda değer üretebileceğini okumaktır. Sektör takibi yatırım kararını nasıl değiştiriyor? Sektör analizi, tekil şirket haberlerini daha doğru bağlama oturtmayı sağlar. Aynı dönemde iki şirketin cirosu artabilir; ancak birinin büyümesi fiyat artışından, diğerinin büyümesi kapasite ve pazar payı kazanımından kaynaklanabilir. Bu ayrım, sürdürülebilirlik açısından belirleyicidir. Yatırımcılar bu nedenle faiz oranları, kur, emtia fiyatları, kamu harcamaları, ihracat pazarları ve regülasyonlar gibi geniş çerçeveyi sektör bazında izler. Örneğin yüksek finansman maliyetleri borçluluğu yüksek gayrimenkul şirketlerini daha fazla etkilerken, nakit üretimi güçlü savunma veya yazılım şirketleri aynı ortamda daha dayanıklı bir görünüm sergileyebilir. Ancak hiçbir sektör tek başına güvenli liman değildir. Değerleme seviyesi, yönetim kalitesi ve bilanço disiplini her zaman ayrı değerlendirilmelidir. Yatırımcıların takip ettiği sektörler arasında öne çıkan alanlar Türkiye ekonomisinin üretim, ihracat ve teknolojik dönüşüm gündemi; enerji, savunma, yapay zeka, lojistik, tarım ve sağlık gibi alanları stratejik olarak öne çıkarıyor. Bu sektörlerdeki hikâyeler birbirinden farklıdır. Kimi kamu politikalarıyla, kimi küresel talep ve maliyet döngüleriyle, kimi ise teknolojik değişimin hızıyla şekillenir. Enerji: Arz güvenliği ve dönüşüm aynı tabloda Enerji sektörü, yatırımcıların hem geleneksel hem de yenilenebilir kaynakları birlikte değerlendirdiği başlıklardan biri. Elektrik talebindeki artış, şebeke yatırımları, depolama çözümleri ve yenilenebilir kapasite, uzun vadeli büyüme beklentisini besliyor. Buna karşılık enerji fiyatlarındaki oynaklık, lisans süreçleri, döviz bazlı borçluluk ve düzenlenmiş tarifeler şirket sonuçları üzerinde güçlü etkiye sahip. Yenilenebilir enerji tarafında yalnızca kurulu güce bakmak yeterli değildir. Santralin üretim verimliliği, bağlantı kapasitesi, elektrik satış sözleşmelerinin yapısı ve yatırımın finansmanı dikkatle incelenmelidir. Depolama, dağıtım altyapısı ve enerji verimliliği yatırımları da değer zincirinin farklı halkalarında fırsat oluşturabilir. Savunma sanayii: Sipariş görünürlüğü belirleyici Savunma sanayii, uzun proje döngüleri ve yüksek teknoloji gereksinimi nedeniyle diğer sektörlerden ayrışır. İhracat sözleşmeleri, teslimat takvimi, yerlilik oranı, Ar-Ge kabiliyeti ve bakım-idame gelirleri yatırımcıların yakından izlediği göstergelerdir. Büyük sipariş hacmi tek başına yeterli bir veri değildir; siparişin kârlılığa hangi dönemde yansıyacağı ve üretim kapasitesinin teslimat takvimine uyumu da önem taşır. Kamu alımları ve jeopolitik gelişmeler bu alanda talebi destekleyebilir. Öte yandan proje ertelemeleri, tedarik zinciri kısıtları ve ihracat izinleri operasyonel risk yaratabilir. Savunma teknolojilerinde sivil kullanıma açılan yazılım, haberleşme, drone ve sensör çözümleri ise daha geniş bir ticari potansiyel sunabilir. Yapay zeka ve yazılım: Büyüme ile gelir kalitesi arasındaki fark Yapay zeka başlığı, sermaye piyasalarında en yüksek beklentiyi yaratan temalardan biri haline geldi. Fakat yapay zeka etiketi taşıyan her girişimin ölçeklenebilir bir gelir modeli olduğu söylenemez. Yatırımcı açısından kritik soru, teknolojinin müşterinin maliyetini düşürüp düşürmediği, verimliliği artırıp artırmadığı ve tekrar eden gelir üretip üretmediğidir. Kurumsal yazılım, siber güvenlik, veri merkezi, bulut altyapısı ve otomasyon çözümleri bu ekosistemin farklı katmanlarını oluşturur. Yazılım şirketlerinde müşteri tutma oranı, abonelik gelirleri, yurtdışı satışların payı ve nitelikli insan kaynağı görünümü dikkat çeker. Yüksek büyüme çoğu zaman yüksek değerlemeyle birlikte gelir. Bu nedenle gelir artışının kâra, nakit akışına ve kalıcı müşteri ilişkilerine dönüşüp dönüşmediği izlenmelidir. Lojistik: Ticaretin hızı, verimliliğin sınırı E-ticaret hacmi, ihracat koridorları ve üretimin coğrafi olarak yeniden konumlanması lojistik sektörünü canlı tutuyor. Liman, depo, kara taşımacılığı, hava kargo ve soğuk zincir yatırımları; farklı müşteri gruplarına ve maliyet yapısına sahip. Bu çeşitlilik, sektörün tek bir göstergeyle okunmasını zorlaştırıyor. Lojistikte doluluk oranları, navlun fiyatları, yakıt maliyetleri, filo yaşı, depo kapasitesi ve teslimat performansı temel izleme alanlarıdır. Türkiye'nin bölgesel üretim ve dağıtım merkezi olma potansiyeli fırsat yaratırken, küresel ticaretteki yavaşlama ve sınır geçişlerindeki aksaklıklar risk oluşturur. Dijital takip sistemleri ile rota optimizasyonu sağlayan teknoloji yatırımları, operasyonel marjları destekleyebilecek unsurlar arasında yer alıyor. Tarım ve gıda: İklim riski artık finansal veri Tarım ve gıda, nüfus artışı ve gıda güvenliği nedeniyle yapısal önem taşıyor. Ancak sektörün yatırım görünümü iklim koşulları, su yönetimi, gübre ve yem fiyatları, ürün rekoltesi ile ihracat düzenlemelerinden doğrudan etkileniyor. Bir sezonun verimi, şirketlerin hammadde maliyetlerini ve fiyatlama gücünü önemli ölçüde değiştirebilir. Katma değerli gıda üretimi, akıllı sulama, tarım teknolojileri, tohumculuk, soğuk zincir ve izlenebilirlik çözümleri yatırımcılar için daha geniş bir perspektif sunuyor. Burada şirketlerin sadece satış hacmine değil, tedarik güvenliğine, sözleşmeli üretim modeline ve marka gücüne de bakmak gerekir. İklim kaynaklı dalgalanmaların kalıcılaştığı bir dönemde, verimlilik yatırımı yapan işletmeler daha dirençli olabilir. Sağlık: Demografi ve inovasyonun kesişimi Yaşlanan nüfus, sağlık hizmetlerine erişim ihtiyacı ve biyoteknolojik gelişmeler sağlık sektörünün uzun vadeli gündemini canlı tutuyor. İlaç, medikal cihaz, hastane işletmeciliği ve dijital sağlık çözümleri farklı ekonomik dinamiklerle çalışır. İlaç üretiminde ruhsat süreçleri ve kur etkisi öne çıkarken, hastane işletmeciliğinde hasta sayısı, hizmet karması ve geri ödeme politikaları daha belirleyici olabilir. Yatırımcılar için bu alandaki en hassas konu düzenleme riskidir. Fiyat politikaları, kamu geri ödemeleri ve ürün onay süreçleri gelir görünümünü kısa sürede değiştirebilir. Buna rağmen yerli üretim, ihracat ve yüksek katma değerli medikal teknoloji yatırımları sağlık sektörünün stratejik niteliğini artırıyor. Haber akışını yatırım teziyle ayırmak gerekiyor Sektörel haber yoğunluğu her zaman yatırım fırsatına işaret etmez. Yeni tesis açılışı, iş birliği duyurusu veya yüksek hedef açıklaması, ancak finansal ve operasyonel verilerle destekleniyorsa anlamlıdır. Yatırımcıların önce haberin şirket gelirine, maliyetine, kapasitesine ya da rekabet gücüne somut etkisini sorması gerekir. Bu noktada üç veri grubunu birlikte okumak faydalıdır: Makro göstergeler sektörün genel yönünü gösterir; şirket finansalları uygulama gücünü ortaya koyar; yönetim açıklamaları ise stratejinin zamanlamasına dair fikir verir. Kapsül Haber Ajansı'nın sektör odaklı haber akışı da bu bağlamı kurmak isteyen profesyoneller için şirket gelişmelerini, kamu politikalarını ve dönüşen pazarları aynı çerçevede takip etme imkânı sunar. Takip listesi oluştururken denge aranmalı Sadece yükseliş potansiyeli görülen alanlara odaklanmak, portföyü aynı ekonomik riske bağımlı hale getirebilir. Enerji ve sanayi yatırımları emtia ile faiz hareketlerine daha duyarlı olabilirken, yazılım ve sağlık farklı büyüme dinamikleri sunabilir. Bununla birlikte çeşitlendirme, rastgele sayıda sektöre dağılmak anlamına gelmez; yatırımcının risk iştahı, vadesi ve likidite ihtiyacıyla uyumlu bir izleme çerçevesi kurması gerekir. Her sektör için birkaç temel gösterge belirlemek, gündemi filtrelemeyi kolaylaştırır. Enerjide üretim kapasitesi ve fiyatlar; lojistikte hacim ve navlunlar; yazılımda müşteri kazanımı ve tekrar eden gelir; tarımda rekolte ve girdi maliyetleri düzenli olarak izlenebilir. Böylece günlük haber akışı, karar sürecini dağıtan bir gürültü olmaktan çıkar ve daha isabetli sorular üretir. Piyasalarda kalıcı avantaj, her yeni temaya en önce yönelmekten çok, sektörün değer yaratma mekanizmasını doğru zamanda ve doğru verilerle anlayabilmekten doğar. Bu nedenle takip edilen her başlık için büyümenin kaynağını, riskin sınırını ve şirketin bu denklemin neresinde durduğunu yeniden sormak, daha sağlıklı kararların başlangıcıdır.

Horoz Lojistik’te Üst Düzey Atama Haber

Horoz Lojistik’te Üst Düzey Atama

Lojistik sektörünün köklü şirketlerinden Horoz Lojistik, üst yönetim kadrosunu deneyimli bir isimle güçlendirdi. Lojistik, tedarik zinciri ve e-ticaret operasyonlarında 10 yılı aşkın yönetim deneyimine sahip Kaan Göksu, Horoz Lojistik'in Yurtiçi Lojistik Depolar Grup Başkanı olarak göreve başladı. Göksu, yeni görevinde şirketin yurtiçi depo operasyonlarının geliştirilmesine, operasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine liderlik edecek. "Horoz Lojistik'in Güçlü Mirasını Daha da İleriye Taşımak İçin Hazırız" Yeni göreviyle ilgili değerlendirmede bulunan Horoz Lojistik Yurtiçi Lojistik Depolar Grup Başkanı Kaan Göksu, şunları söyledi: “Temmuz ayının son haftası itibarıyla Horoz Lojistik ailesine katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bugüne kadar lojistik, tedarik zinciri ve e-ticaret alanlarında edindiğim deneyimleri, yeni görevimde Horoz Lojistik’in köklü geçmişi ve güçlü insan kaynağıyla bir araya getirerek, şirketimizin geleceğine değer katacak çalışmalara imza atacağımıza inanıyorum. Horoz Lojistik’in güçlü mirasını daha da ileriye taşımak, birlikte sürdürülebilir başarılar elde etmek ve yeni başarı hikayeleri yazmak için tüm ekip arkadaşlarımla heyecanlıyız ve hazırız.” Kaan Göksu Hakkında Kariyerine DHL'de Operasyon Yönetimi Kıdemli Mühendisi olarak başlayan Kaan Göksu, ardından Boyner Grup ve Boyner Büyük Mağazacılık bünyesinde e-ticaret, depo yönetimi, taşıma operasyonları ve iş geliştirme alanlarında çeşitli yöneticilik görevleri üstlendi. Daha sonra Getir'de Yeni İş Birimleri Lideri (Head of New Business) olarak görev yapan Göksu, son olarak Ekol Lojistik'te Kontrat Lojistiği, E-Ticaret, Perakende ve Moda Direktörü olarak 1.200'ü aşkın kişilik operasyon ekibini yönetti. Yalın üretim metodolojileri ve operasyonel mükemmeliyet uygulamaları konularında uzmanlaşan Göksu, Six Sigma Green Belt sertifikasına sahip olup, kariyeri boyunca süreç iyileştirme, verimlilik artışı ve P&L yönetimi alanlarında birçok projeye liderlik etti. Lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nde, yüksek lisansını ise İngiltere'deki University of Warwick'de Manufacturing System Engineering alanında tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilyoner'in Pazarlama Direktörü Ali Deniz Ergün Oldu Haber

Bilyoner'in Pazarlama Direktörü Ali Deniz Ergün Oldu

Bilgisayar mühendisliği eğitiminin ardından pazarlama alanında yüksek lisansını tamamlayan Ali Deniz Ergün, profesyonel kariyerine dijital pazarlama ve büyüme odaklı ajanslarda başladı. E-ticaret, finans, FMCG ve online hizmet sektörlerinde Türkiye'nin önde gelen markalarıyla çalışan Ergün, kariyerinin devamında TatilBudur.com ve sahibinden.com gibi sektörünün lider şirketlerinde pazarlama liderliği görevlerini üstlendi. Dijital pazarlama, büyüme stratejileri, müşteri kazanımı ve veri odaklı pazarlama alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Ergün, Bilyoner'de pazarlama çalışmalarına liderlik ederek şirketin kullanıcı kazanımı odaklı pazarlama ve marka stratejilerine yön verecek. Bilyoner Hakkında: Bilyoner, 2004 yılında Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ile imzalanan anlaşmalar doğrultusunda, Türkiye’nin ilk yasal online spor ve şans oyunları platformu olarak kuruldu. Hitay Holding şirketlerinden Tek Elektronik ve Intralot’un eşit hisse sahibi olduğu Bilyoner, 22 yıldır iddaa ve Spor Toto oyunlarını oynatma hakkını elinde bulunduruyor. Kurulduğu günden bu yana Milli Takımlara, liglere ve kulüplere büyük destek vererek Türk sporunun gelişimine katkı sağlayan Bilyoner, aynı vizyonla iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyor. 2023’te Galatasaray Futbol Takımı'nın bahis sponsoru, Galatasaray Basketbol Takımı'nın da hem şort hem bahis sponsoru olan Bilyoner, Şubat 2024’te yapılan anlaşmayla Galatasaray Futbol Takımı’nın forma sol kol sponsoru oldu. Bilyoner, 2024-25 sezonunda da Galatasaray Futbol Takımı'nın formasının sağ kolunda desteğini sürdürdü. Bilyoner, 2019-2020 sezonu itibarıyla başladığı Anadolu Efes Spor Kulübü’nün resmi sponsorluğunu da başarıyla devam ediyor. Sporun her rengine destek vererek, kurumların ve sporcuların yanında olan Bilyoner; Türk sporunun paydaşları ile duygu bağını güçlendirmek için spor basınının emekçilerini bünyesinde bulunduran Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin sponsorluğunu 2019-2020 sezonundan bu yana üstlenmeyem devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

E-ticarette Yeni Dönem 1 Ağustos’ta Başlıyor! Haber

E-ticarette Yeni Dönem 1 Ağustos’ta Başlıyor!

Yeni düzenlemeyle sahteciliklerin önüne geçilmesinin hedeflendiğini belirten TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Yeni düzenle e-ticarette uzun süredir tartışılan sahte indirim uygulamalarını önemli ölçüde sınırlandıracak. Dijital altyapıya yatırım yapan şirketler öne çıkacak. Yeni düzenleme sadece tüketiciyi korumakla kalmayacak, e-ticarette yeni bir rekabet anlayışı oluşturacak” dedi. E-ticarette tüketiciyi aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalara karşı korumayı amaçlayan yeni düzenlemeler, 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe giriyor. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan değişikliklerle, yapay zekâ destekli reklamlar, hedefli reklamcılık, influencer paylaşımları, indirim kampanyaları ve tüketici değerlendirmelerine ilişkin daha sıkı kurallar uygulanacak. 1 Temmuz'da Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle dijital ticarette şeffaflığın artırılması ve tüketicilerin yanıltıcı uygulamalara karşı daha etkin korunması hedefleniyor. Düzenlemeler, özellikle e-ticaret platformları ile çevrim içi satış yapan işletmelerin reklam ve pazarlama süreçlerinde önemli değişiklikler yapmasını gerektirecek. Yapay zekâ içeriklerinde açıklama zorunlu Yeni düzenleme kapsamında, reklamlarda yapay zekâ kullanılarak oluşturulan ve gerçek kişiden ayırt edilmesi güç dijital karakterlere yer verilmesi halinde bunun tüketiciye açık, anlaşılır ve fark edilebilir şekilde belirtilmesi zorunlu olacak. Ayrıca yapay zekâ ile oluşturulan dijital kopyaların, gerçek bir kişinin ürünü deneyimlediği veya tavsiye ettiği izlenimini veren reklamlarda kullanılması yasaklandı. İndirim kampanyalarında "10 gün" kriteri Düzenlemeyle birlikte indirimli satış reklamlarında da yeni bir dönem başlayacak. Buna göre, indirimin başlangıcından önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat, indirim öncesi fiyat olarak gösterilebilecek. Böylece gerçeği yansıtmayan yüksek indirim algısı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Şarta bağlı kampanyalar da aynı kurallara tabi olacak. Şikâyetler daha hızlı yayınlanacak Tüketici değerlendirmelerine ilişkin süreç de değişiyor. Satıcı ve sağlayıcılara tüketici şikâyetlerine yanıt vermeleri için tanınan süre 72 saatten 48 saate indirildi. Süre içinde yanıt verilmemesi halinde değerlendirmeler yayımlanabilecek. Ayrıca yalnızca satın alma süreci doğrulanabilen tüketici yorumlarının yayımlanmasına izin verilecek. Sahte indirimlerin önüne geçilecek Yeni düzenlemenin e-ticarette uzun süredir tartışılan sahte indirim uygulamalarını önemli ölçüde sınırlandıracağını belirten TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Artık bir ürünün fiyatı önce yapay olarak yükseltilip sonra ‘yüzde 50 indirim’ denilmesi daha zor olacak. İndirimli satışlarda referans fiyat olarak son 10 günün en düşük fiyatının esas alınması, kampanyaların daha şeffaf hale gelmesini sağlayacak. Yapay zekâ kaynaklı yanıltıcı reklamlara karşı da koruma sağlanacak. Gerçek olmayan kişilerin veya yapay zekâ ile oluşturulan görüntülerin gerçek kullanıcı ya da uzman gibi sunulması sınırlandırılıyor. Böylece tüketicinin reklam ile gerçeği ayırt etmesi kolaylaşacak. Ürünü gerçekten satın alan kişilerin değerlendirmeleri öne çıkarılacak. Bu sayede sahte veya manipülatif yorumların azaltılması hedefleniyor. İşletmelerin tüketici yorumlarına ve itirazlarına daha kısa sürede yanıt vermesi gerekecek. Bu da sorunların daha hızlı çözüme kavuşmasına katkı sağlayacaktır” dedi. Dijital altyapıya yatırım yapan şirketleri öne çıkaracak Yeni düzenlemelerin sadece tüketiciyi korumayacağını söyleyen Çiğdemli, bunun e-ticarette yeni bir rekabet anlayışı oluşturacağını belirtti. Özellikle fiyat şeffaflığı ve doğrulanabilir müşteri deneyiminin öne çıkacağını ifade eden Çiğdemli, güven inşa eden markaların uzun vadede daha fazla tercih edileceğini söyledi. Yeni düzenlemeyle birlikte, dijital altyapıya yatırım yapan şirketlerin ön plana çıkacağı bilgisini veren Çiğdemli, “Fiyat geçmişini takip etmek, tüketici yorumlarını doğrulamak ve reklam içeriklerini mevzuata uygun hale getirmek güçlü yazılım altyapısı gerektiriyor. Bu nedenle e-ticaret altyapı sağlayıcıları ve dijital dönüşüme yatırım yapan işletmeler daha hızlı uyum sağlayabilecek. Artık yalnızca düşük fiyat değil, güvenilirlik de rekabet unsuru olacak. Şeffaf çalışan markalar tüketicinin gözünde daha fazla tercih edilir konuma ulaşacak. Fiyat manipülasyonu ve yanıltıcı pazarlama yerine şeffaflık, doğrulanabilir bilgi ve tüketici güveni öne çıkarken, dijital altyapısını güçlendiren işletmeler yeni dönemin avantajlı oyuncuları arasında yer alacaktır” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks Master Red EDITION, Konya’da İlk Kullanıcısı İle Buluştu Haber

Renault Trucks Master Red EDITION, Konya’da İlk Kullanıcısı İle Buluştu

Renault Trucks Türkiye'nin hafif ticari araç segmentindeki yeni modeli Master Red EDITION, Konya'daki ilk kullanıcısı ile buluştu. Renault Trucks yetkili bayisi Buyruk Otomotiv tarafından Yayla Lojistik'e teslim edilen 15 m³ hacimli Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, beyaz eşya ve kargo lojistiğinde kullanılmak üzere filoya katılırken; sürüş konforu, geniş yükleme hacmi, düşük toplam sahip olma maliyeti ve avantajlı finansman çözümleriyle yatırım kararında öne çıktı. Teslimat törenine Yayla Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Yayla ve Genel Müdürü Mevlüt Yayla ile Buyruk Otomotiv Satış Müdürü Osman Şar katıldı. Konya ve bölgesinde lojistik hizmetleri sunan Yayla Lojistik, özellikle beyaz eşya taşımacılığı ve kargo dağıtımında uzmanlaşmış yapısıyla bölgenin önemli lojistik şirketleri arasında yer alıyor. Türkiye'nin önde gelen e-ticaret şirketlerinden birinin Konya dağıtım operasyonunu da yürüten şirket, panelvan, kamyonet ve kamyonlardan oluşan filosuyla geniş bir coğrafyada hizmet veriyor. Yeni Master Red EDITION ise Yayla Lojistik'in ağırlıklı olarak beyaz eşya dağıtım operasyonlarında kullanılacak. Araç, günlük ortalama 25 teslimat noktasına ulaşırken 300 ila 400 kilometre arasında yol kat edecek. Şirketin Konya'nın tüm ilçe ve köylerini kapsayan operasyonlarında ise bazı güzergâhlarda günlük 450 ila 600 kilometreye varan dağıtımlar gerçekleştiriliyor. “Operasyonlarımızın her kilometresi verimlilik gerektiriyor" Teslimat sırasında değerlendirmelerde bulunan Yayla Lojistik Genel Müdürü Mevlüt Yayla, Master Red EDITION'ı tercih etmelerinde operasyonel ihtiyaçların, toplam sahip olma maliyetinin ve satış sonrası desteğin yanı sıra sürücü konforunun da önemli rol oynadığını belirterek şunları söyledi: "Türkiye'nin yüzölçümü bakımından en büyük ili olan Konya'da, araçlarımız neredeyse tüm ilçe ve köylere hizmet veriyor. Günlük araç başına 300-400 kilometrelik dağıtımların yanı sıra 600 kilometreye ulaşan rotalarımız da bulunuyor. Bu nedenle sürücülerimizin gün boyu konforlu bir araç kullanması bizim için büyük önem taşıyor. Master Red EDITION'ın yoğun dağıtım operasyonlarında sunduğu sürüş konforu, dengeli süspansiyon yapısı ve geniş servis ağı tercihimizde etkili oldu." Mevlüt Yayla, aracın 15 metreküplük yükleme hacminin de beyaz eşya taşımacılığı açısından önemli avantaj sağladığını belirterek şöyle devam etti: "Faaliyetlerimizin büyük bölümünü beyaz eşya lojistiği oluşturuyor. Özellikle buzdolabı gibi yüksek hacimli ürünlerin taşınmasında 15 metreküplük yükleme hacmi ve yüksek tavan yapısı operasyonlarımız için önemli avantaj sağlıyor. Yakıt ekonomisi konusunda da olumlu geri bildirimler aldık. Aracın operasyonel verimliliğimize önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." "Filomuzu beş yılda üç kat büyütmeyi hedefliyoruz" İkinci kuşak aile şirketi olarak faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Yayla Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Yayla, büyüme hedeflerine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bölgedeki operasyonlarımızı büyütmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki beş yıl içerisinde araç filomuzu yaklaşık üç katına çıkarmayı hedefliyoruz. Operasyonlarımız doğrultusunda yüksek verimlilik sunan, sürücü memnuniyetini artıran ve işletme maliyetlerimize katkı sağlayan araç yatırımlarına devam edeceğiz." Yayla Lojistik’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Euro 6 dizel motoruyla performans ve yakıt ekonomisini bir araya getiriyor. 15 m³ yükleme hacmi, düz yükleme zemini, geniş sürgülü yan kapısı ve yüksek tavan yapısıyla özellikle yüksek hacimli ürünlerin taşındığı yoğun dağıtım operasyonlarında kullanım kolaylığı sağlıyor. Azaltılmış dönüş çapı ise şehir merkezlerinde ve dar teslimat noktalarında aracın manevra kabiliyetini artırıyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION, uzun mesafeli ve çok duraklı dağıtım operasyonlarında sürücü konforunu destekleyen birçok donanımı standart olarak sunuyor. Sürücüye dönük kokpit tasarımı, 10,1 inç multimedya ekranı, kablosuz şarj ünitesi, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto bağlantısı, otomatik klima ve geniş saklama alanları günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Modelde aktif acil fren sistemi, sürücü yorgunluk algılama sistemi, hız sabitleyici ve hız sınırlayıcı, arka park sensörleri, şerit takip asistanı ve trafik işareti tanıma sistemi gibi yeni nesil gelişmiş sürüş destek sistemleri de standart olarak sunuluyor. Renault Trucks’a özgü tasarım detaylarıyla ayrışan Master Red EDITION; kırmızı çerçeveli ön panjuru, yan Red EDITION logoları, yan ve arka kare amblemleri ile kırmızı emniyet kemerleri sayesinde kendine özgü bir karakter ortaya koyuyor. Yayla Lojistik’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION, şirketin kurumsal kimliğine ve araca uygun özel giydirme tasarımı ile hizmet vermeye başlıyor. Renault Trucks Finansal Hizmetler kampanyasıyla yatırım Yayla Lojistik, Master Red EDITION yatırımını Renault Trucks Finansal Hizmetler'in lansmana özel sunduğu finansman kampanyasından yararlanarak gerçekleştirdi. Avantajlı finansman koşulları ve hızlı kredi değerlendirme süreci sayesinde yatırım kısa sürede hayata geçirilirken, aracın düşük toplam sahip olma maliyeti de tercih nedenleri arasında yer aldı. Halil Yayla, yatırım kararına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Araç seçiminde ürün kadar finansman koşulları da önemli bir kriter oluyor. Renault Trucks Finansal Hizmetler'in sunduğu kampanya sayesinde yatırımımızı avantajlı koşullarla gerçekleştirdik. Sürecin hızlı ve kolay ilerlemesi kararımızı destekleyen önemli unsurlardan biri oldu. Bunun yanında uzun bakım aralıkları ve düşük işletme maliyeti de tercihimizde etkili oldu." Toplam sahip olma maliyetini düşüren çözümler Renault Trucks Master Red EDITION modellerinde bakım periyotları, 30.000 kilometre olarak planlanıyor. Daha uzun bakım aralıkları sayesinde servis ziyaretleri azaltılırken, araçların operasyon dışında kaldığı süre de minimum seviyeye indiriliyor. Böylece işletmeler, operasyonel sürekliliklerini daha verimli şekilde sürdürebilirken toplam sahip olma maliyetinde de önemli avantaj elde ediyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION modelleri, 3 yıl veya 160.000 kilometre üretici garantisiyle satışa sunuluyor. Garanti süresi boyunca üretim kaynaklı oluşabilecek arızalarda parça ve işçilik desteği sunularak işletmeler için öngörülebilir işletme maliyetleri sağlanıyor. Doğru araç, doğru operasyon Buyruk Otomotiv Satış Müdürü Osman Şar, hafif ticari araç yatırımlarında artık yalnızca aracın değil, sunduğu toplam çözümün de önem kazandığını belirterek; "Profesyonel kullanıcılar için yatırım kararında yükleme kapasitesi kadar toplam sahip olma maliyeti, satış sonrası hizmetler ve operasyonel süreklilik de belirleyici oluyor. Renault Trucks Master Red EDITION ile müşterilerimiz; 3 yıl veya 160 bin kilometre üretici garantisi, 30 bin kilometrelik bakım periyotları, yaygın servis ağı ve ağır ticari araç alanındaki uzmanlığımızdan da yararlanıyor. Biz de Buyruk Otomotiv olarak müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun çözümü sunarken, satış sonrasında da operasyonlarının kesintisiz devam etmesi için destek vermeyi sürdürüyoruz. Master Red EDITION'ın Konya'daki ilk teslimatını Yayla Lojistik gibi bölgenin güçlü lojistik firmalarından birine gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz" şeklinde açıkladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yarının Köyleri, Üreticilere Sunduğu Desteği Yapay Zekâ Eğitimleriyle Güçlendiriyor Haber

Yarının Köyleri, Üreticilere Sunduğu Desteği Yapay Zekâ Eğitimleriyle Güçlendiriyor

Eğitimler ağustos ve eylül ayları boyunca Yarının Köyleri projesinin pilot illeri olan Denizli, Sakarya, Adana, Diyarbakır ve Hatay’da devam edecek. Eğitimlere katılanlara yapay zekâ araçlarını kullanarak ürün ve pazar araştırması yapma, ürün görsellerini geliştirme ve kampanya içerikleri hazırlama becerileri kazandırılacak. Trendyol ve UNDP iş birliğiyle yürütülen Yarının Köyleri Projesi kapsamında başlatılan yeni yapay zekâ eğitimleriyle, kırsal bölgelerde faaliyet gösteren üretici, kooperatif ve işletmelerin ürün geliştirme, pazarlama ve e-ticaret yetkinliklerinin artırılması hedefleniyor. Katılımcılara yapay zekâ araçlarının sunduğu imkânların yanı sıra bu araçların iş süreçlerine nasıl dahil edilebileceği uygulamalı olarak aktarılacak. Kampanyalarda Yapay Zekâ Kullanma Becerisi Öğretilecek Eğitimlerde ürün görsellerinin yapay zekâ araçlarıyla iyileştirilmesi ve farklı kullanım alanlarına yönelik yeni görsellerin oluşturulması ele alınacak. Katılımcılar, ürünlerini dijital platformlarda daha etkili biçimde sunabilmek için ihtiyaç duydukları görsel içerikleri geliştirme konusunda bilgi edinmenin yanı sıra yapay zekâ araçlarıyla ürün ve pazar araştırması yapma yöntemlerini de öğrenecek. Böylece üretici ve işletmelerin pazardaki eğilimleri, müşteri beklentilerini ve benzer ürünleri daha sistemli biçimde inceleyebilmesi sağlanacak. Eğitim programında ayrıca kampanya içeriklerinin hazırlanması ve yönetilmesine odaklanılacak. Eğitime katılanlar; ürün açıklamaları, tanıtım metinleri ve farklı dijital iletişim kanallarında kullanılabilecek kampanya içeriklerinin yapay zekâ desteğiyle nasıl geliştirilebileceğini de öğrenecek. 13 Temmuz’da İzmir Ulamış Dijital Merkezi’nde başlayan eğitimler, 3 Ağustos’ta Denizli ve 5 Ağustos’ta Sakarya’da devam edecek. Eğitimler Eylül ayından itibaren Diyarbakır, Adana ve Hatay’da sürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lojistik Depolarının Değerini Belirleyen Faktörler Neler? Haber

Lojistik Depolarının Değerini Belirleyen Faktörler Neler?

E-ticaret sektöründe sonbahar kampanyaları, kasım indirimleri ve yılın son çeyreğine yönelik hazırlıkların başladığı Temmuz ayı, lojistik depolar açısından da hareketli bir dönemin başlangıcını oluşturuyor. Artan stok ihtiyacı ve dağıtım kapasitesi gereksinimi nedeniyle şirketler depo planlamalarını gözden geçirirken, yatırımcılar da yüksek standartlara sahip lojistik tesislere yöneliyor. Bu hareketlilik, lojistik depoların değerleme süreçlerinde dikkate alınan kriterlerin de değişmesine neden oluyor. Geçmişte ağırlıklı olarak lokasyon ve kapalı alan büyüklüğü üzerinden değerlendirilen depolar, bugün teknik altyapıları ve operasyonel kabiliyetleriyle birlikte ele alınıyor. Bir deponun mevcut ihtiyaçları karşılamasının yanı sıra gelecekte değişen lojistik operasyonlarına ne kadar uyum sağlayabileceği de yatırım değeri açısından önemli bir kriter haline geliyor. Teknik altyapı yatırım değerini doğrudan etkiliyor Lojistik depoların değerini belirleyen en önemli unsurların başında mimari plan uygunluğu geliyor. Kolon yerleşimi, raf sistemlerine uygunluk ve operasyon akışını destekleyen iç planlama, hem kullanım verimliliğini hem de kirlanabilme potansiyelini doğrudan etkiliyor. Bunun yanında zemin taşıma kapasitesi ile kat yükseklikleri de depo performansını belirleyen temel kriterler arasında yer alıyor. Ağır yük depolayabilen, yüksek raf sistemlerine uygun ve otomasyon çözümlerine entegre edilebilen depolar, günümüz lojistik ihtiyaçlarına daha kolay cevap verebildikleri için yatırım açısından daha yüksek değer görüyor. Yangın söndürme sistemleri, sprinkler altyapısı, yükleme rampaları, kapı sayısı ve tır manevra alanlarının yeterliliği de operasyonel verimlilik açısından önem taşıyan diğer başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle yoğun sevkiyat yapan e-ticaret şirketleri için aynı anda birden fazla aracın yükleme ve boşaltma yapabilmesi operasyonel avantaj sağlarken, bu özellikler depo değerine de doğrudan yansıyor. Sürdürülebilirlik, değerleme kriterlerinden biri haline geldi Lojistik tesislerinde çevresel sürdürülebilirlik de giderek daha fazla önem kazanıyor. LEED ve BREEAM gibi uluslararası yeşil bina sertifikalarına sahip depolar, enerji verimliliği ve işletme maliyetleri açısından sundukları avantajların yanı sıra kurumsal kiracılar tarafından da daha fazla tercih ediliyor. Bununla birlikte depoların limanlara, organize sanayi bölgelerine, ana ulaşım akslarına ve tüketim merkezlerine yakınlığı da değerleme çalışmalarında önemli rol oynuyor. Ancak artık yalnızca iyi bir lokasyona sahip olmak tek başına yeterli değil; teknik standartları yüksek, sürdürülebilir ve farklı operasyon modellerine uyum sağlayabilen tesisler yatırım açısından daha güçlü bir konuma geliyor. ARGE Gayrimenkul Değerleme Süreçlerinden Sorumlu GMY Kemal Cem Onursal, konuyla ilgili olarak “Lojistik depolar artık yalnızca ürünlerin depolandığı yapılar değil, tedarik zincirinin kesintisiz işlemesini sağlayan stratejik merkezler olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle değerleme çalışmalarında yalnızca metrekare büyüklüğü ya da konuma odaklanmak doğru sonuç vermiyor. Mimari plan uygunluğu, zemin taşıma kapasitesi, kat yüksekliği, yangın güvenliği, yükleme altyapısı ve sürdürülebilirlik standartları gibi pek çok kriteri birlikte değerlendiriyoruz. Özellikle Temmuz ayı, e-ticaret şirketlerinin sonbahar operasyonlarına yönelik hazırlıklarını yaptığı bir dönem olduğu için lojistik depo pazarında hareketlilik belirgin şekilde artıyor. Önümüzdeki dönemde otomasyon teknolojilerinin yaygınlaşması, hızlı teslimat beklentilerinin artması ve sürdürülebilirlik hedeflerinin güçlenmesiyle birlikte teknik standartları yüksek lojistik depoların yatırım değerini daha da artıracağını öngörüyoruz. Değerleme süreçlerinde de artık yalnızca bugünkü kullanım koşullarını değil, bir tesisin gelecekte farklı sektörlerin ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verebileceğini de analiz ediyoruz. Bu yaklaşım hem yatırımcıların daha sağlıklı karar almasını sağlıyor hem de lojistik gayrimenkullerin gerçek potansiyelini daha doğru ortaya koyuyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.