Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#E-Ticaret

Kapsül Haber Ajansı - E-Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E-Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada, Türk Girişimci Kadınların Emeğini Dünyayla Buluşturdu Haber

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada, Türk Girişimci Kadınların Emeğini Dünyayla Buluşturdu

New York Türkevi’nde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar organizasyonunda, Türkiye’nin dört bir yanından girişimci kadınların ürünleriyle hazırlanan özel iftar menüsü sunulurken, Anadolu’nun üretim mirasını yansıtan üç günlük özel sergi uluslararası heyetlerin ziyaretine açıldı. Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığını vurgulayan bu özel sergi, Nasdaq tarafından Times meydanındaki dijital panolarda yayınlanan ilanla da küresel ölçekte görünürlük kazandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hepsiburada’nın birlikte yürüttüğü “Türkiye’nin Girişimci Kadınları” ve Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programları kapsamında kadın girişimciliğinin ve kadınların güçlenmesi için gerçekleştirilen çalışmalar ABD’de tanıtıldı. ABD temasları çerçevesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada tarafından Türkevi’nde bir iftar organizasyonu düzenlendi. İftara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin’in yanı sıra Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız, New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal, yabancı bakanlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve ABD’deki iş dünyasından Türk kadın temsilciler de katıldı. Girişimci Kadınların Ürünleriyle Hazırlanan Özel Menü Etkinlik kapsamında düzenlenen iftar programında sunulan lezzetler, Hepsiburada aracılığıyla dijitalleşen girişimci kadınların ürettiği yöresel ürünlerle hazırlandı. Hatay’ın baharatlarından Manisa’nın zeytinyağına, Bursa’nın zeytininden Gaziantep’in fıstığına kadar uzanan, on beş girişimci kadın ve kadın kooperatifine ait yirmi üç ürün iftar için Türkiye’den ABD’ye ulaştırılarak menüde yer aldı. Menüde ürünleri bulunan girişimci kadınlar, video gösterimiyle konuklara seslenerek ürünlerini tanıtırken; Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığını kendi başarı hikâyeleriyle örneklendirdi. Girişimci Kadınların Ürünleri, “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” Sergisiyle New York’ta Birleşmiş Milletler 70. Kadının Statüsü Komisyonu (CSW70) kapsamında New York’ta ayrıca “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” başlıklı bir sergi açıldı. Türkevi’nde ziyarete açık olan serginin açılışını Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin gerçekleştirdi. Sergi, Anadolu’nun değerlerini dört temel hikâye üzerinden sundu: Çini, kilim ve dokumalarla Anadolu’nun kültürel hafızasını yansıtan “Miras ve Bellek”, giyim, ipek fular ve çanta gibi modern tasarımlarla zanaatı geleceğe taşıyan “Zamansız Tasarımlar”, doğadan ilham alan ve sürdürülebilir ürünleri içeren “Doğanın Şifası” ve Hatay kömbesinden, zeytinlere lokumlara ve çikolatalara uzanan seçkisiyle mutfak kültürümüzün zenginliğini yansıtan “Anadolu Sofrası & Gelecek”. Bu geniş seçki, Anadolu’nun kadim üretim kültürünü ve kadın emeğinin e-ticaret yoluyla ekonomik değere dönüşümünü küresel bir platformda görünür kıldı. Nasdaq’tan Sergi ve Girişimci Kadınlara Kutlama Hepsiburada’nın girişimci kadınları destekleyen çalışmaları ve CSW70 kapsamındaki etkinlikleri, New York’un sembol noktalarından Times Meydanı’nda bulunan Nasdaq kulesine taşındı. Yayınlanan özel duyuru ile Türkevi’nde gerçekleştirilen “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” sergisi ve “Türkiye’nin Girişimci Kadınları” projesi Hepsiburada ve Türk bayrağı görselleriyle küresel ölçekte görünürlük kazandı ve Nasdaq tarafından tebrik edildi. Nasdaq’ın yayımladığı mesajda, “Nasdaq, Köklerden Geleceğe Sergisini ve Hepsiburada ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından güçlendirilen girişimci kadınları kutluyor.” ifadesi yer aldı. Dünya teknoloji borsası Nasdaq’ta yer alan Türkiye’den ilk ve tek şirket olan Hepsiburada, bu görünürlükle Türkiye’den çıkan girişimci kadın markalarının uluslararası platformlarda temsil edilmesine katkı sağlayarak, Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığını küresel ölçekte duyurdu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş kadın girişimciliğinin desteklenmesinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Kadınların güçlenmesinde en kritik eşik, “başlama cesareti” kadar “devam edebilme kapasitesi”dir. Bugün pek çok kadın; fikir, beceri, emek sahibi. Ancak pazara girişte ve pazarda tutunmada önlerine çıkan pratik engeller var. Bu anlamda Hepsiburada ile iş birliğimizi, sahaya etki eden bir kalkınma mekanizması gibi görüyoruz. Hepsiburada ile yürüttüğümüz özel programlarla kadınların işlerini büyütmelerine ve dijital pazarda daha hızlı güç kazanmalarına destek oluyoruz. Bu iş birliğiyle, daha ilk yılda 10 bin kadın girişimcimizi destekledik. Hepsiburada’ya, kadın girişimciliğine dönük uzun soluklu yaklaşımı ve sahaya dokunan çözümleri için teşekkür ediyorum. Bu inançla, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kadınların her alanda güçlenmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği sergisi ile Kadınların Hayallerinin Sınır Tanımadığını Gösteriyoruz” Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin CSW70 etkinlikleri çerçevesinde yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Girişimci kadınlar, bulundukları bölgelerde ekonomik ve sosyal dönüşümün öncüsü oluyor. Dijitalleşme, yerelde üretilen değerin küresel pazarlara ulaşmasını mümkün kılıyor. Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programımızla bugüne kadar 70 binden fazla kadına ulaştık; 7 bin 500 girişimci kadın kendi markasını kurdu. “Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği” sergisindeki her bir parça, Anadolu'nun köklerinden gelen ustalığı, hafızayı ve kadınların emeğini temsil ediyor. Kadın emeğinin, teknolojinin gücüyle birleşerek küresel sahnelerde böylesine güçlü bir yankı bulması, 2030 yılına kadar 120 bin girişimci kadını ekonomiye kazandırma hedefimize olan inancımızı ve sorumluluğumuzu daha da pekiştiriyor. Hepsiburada ile hayallerin sınır tanımadığı bir gelecek vizyonuyla, Türkiye'deki girişimci kadınların ürünlerinin küresel birer değer önerisine dönüşme serüvenine yol arkadaşlığı etmekten mutluluk duyuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DESA 2025 Yılında Karlılığını Güçlendirdi Haber

DESA 2025 Yılında Karlılığını Güçlendirdi

Zorlu piyasa koşullarına rağmen operasyonel verimliliğini koruyan şirket, Net Karını 35% oranında arttırarak, zorlu yılı güçlü bir kârlılık performansıyla tamamladı. 2025 yılı sonunda DESA’nın net nakit pozisyonu 42.64 milyon ABD $’na ulaştı. Güçlü Karlılık, Sağlam Marjlar ve Gelişen Net Nakit Pozisyonu DESA’nın 2025 yılı konsolide satış gelirleri 3,82 milyar TL olarak gerçekleşti. Dış pazarlarda talep daralması, iç piyasada yaşanan ekonomik zorluklar ve turist alışverişindeki belirgin gerilemeye rağmen, şirket cirosunu korumayı başardı ve kârlılık tarafında bir önceki yıla kıyasla daha güçlü bir performans sergiledi. DESA, üretimden perakendeye uzanan dikey entegre iş modeli sayesinde maliyet baskılarının arttığı bir yılda dahi operasyonel verimliliğini korumayı başardı. Şirketin brüt kâr marjı %58,6 seviyesinde gerçekleşerek güçlü fiyatlama kabiliyeti ve marka değerini yansıttı. Şirket yönetimi, çok kanallı satış stratejisi, ihracat odaklı büyüme yaklaşımı ve yüksek katma değerli ürün portföyü sayesinde DESA’nın sektördeki rekabet gücünü artırmaya devam ettiğini vurguladı. Giderlerdeki kontrollü artış ve verimlilik odaklı kanal büyüme stratejisi finansal sonuçlara olumlu yansıdı. Şirketin FAVÖK’ü 2025 yılı sonunda 1,20 milyar TL’ye yükselerek geçen yılın aynı dönemine göre %7,5 artış kaydetti. Zor piyasa koşullarında etkin operasyonel ve bilanço yönetiminin etkisiyle, FAVÖK Marjı %28,6’dan %31,4 seviyesine yükseldi. Net kâr tarafında ise finansal gelirlerin katkısı ile daha güçlü bir performans elde sergileyen DESA, 2024 yılında 429 milyon TL olan net dönem kârını, 2025 yılında %35,3 artışla 581 milyon TL’ye taşıdı. Böylece şirketin Net Kâr Marjı %11,0 seviyesinden %15,2’ye çıktı. Likiditeye ulaşımın güç ve zorlu olduğu 2025 yılına 39.5M USD’lık net nakit pozisyonu ile giren DESA, verimli operasyonu ve temkinli nakit yönetimi stratejisi sayesinde nakit pozisyonunu iyileştirmeyi başararak 42.64 milyon ABD$ net nakit fazlasına ulaşmayı başardı. 2025 yılını adet bazında yaklaşık %7 büyüme ile tamamlayan DESA, daralan küresel lüks pazarına rağmen üretim verimliliği ve satış kanallarındaki çeşitlilik sayesinde operasyonel büyümesini sürdürdü. Perakende ve dijital kanallarda artan müşteri trafiğiyle birlikte şirket Pazar payını güçlendirdi. Perakende ve E-Ticarette Pazar Payı Artışı, İhracatta Dönüşüm 2025 yılı DESA için iç pazarda büyümenin ve Pazar payı kazanımının öne çıktığı bir yıl oldu. DESA markalı perakende satışları %34 artarken, e-ticaret kanalında %74,9 büyüme kaydedildi. Böylece dijital kanalların DESA markalı yurtiçi satışlar içindeki payı %17 seviyesine ulaştı. İhracat tarafında ise şirket, İtalya’daki yatırımının 81 kişilik istihdama ulaşması ve tam kapasiteyle faaliyet göstermeye başlamasıyla önemli bir dönüşüm sürecine girdi. Zorlu ve daralan Pazar koşullarına rağmen cirosuna %10’dan fazla katkı sağlayan müşteri sayısını iki katına çıkaran DESA, 2026 yılında ihracat büyümesini destekleyecek güçlü bir müşteri portföyü oluşturdu. Pazardaki olumlu sinyaller ve müşteri sayısındaki artışı dikkate alan şirket, emek yoğun sektörlerin genel olarak istihdam kaybettiği bir yılda, özellikle son çeyrekte gerçekleştirdiği işe alımlarla toplam istihdamını %10 artırarak sektörden pozitif yönde ayrıştı. 2026 Beklentileri Pozitif DESA CEO’su Burak Çelet, 2025 sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Adet bazında yaklaşık %7 büyüme ile 2025 yılını tamamlayarak pazar payımızı artırdık. 2026 yılında da kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedefimizi koruyoruz. İhracat portföyümüze katılan yeni müşteriler ve lüks segmentte talebin yeniden genişlemeye başladığına dair aldığımız sinyaller, çevremizde yaşanan jeopolitik gelişmelere ve küresel belirsizliklere rağmen yeni yıl için olumlu bir zemin oluşturuyor. 42.6 milyon dolar seviyesindeki net nakit fazlamız sayesinde güçlü bir finansal pozisyona sahibiz. Bu finansal güç, 2026 yılında karşılaşabileceğimiz riskleri yönetmemize ve ortaya çıkabilecek fırsatları değerlendirmemize önemli katkı sağlayacaktır.” Perakende ve online kanallarda adet bazlı güçlü büyüme hedefleri devam ederken, DESA bir yandan 2025 yılında yakaladığı yüksek kârlılığı korumayı, diğer yandan da enflasyonun üzerinde bir büyüme gerçekleştirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ödeme Orkestrasyonu E-Ticarette 1,19 Milyar TL’lik Kaybı Önledi Haber

Ödeme Orkestrasyonu E-Ticarette 1,19 Milyar TL’lik Kaybı Önledi

E-ticaret sektöründe sanal POS’lar ve ödeme hizmeti sağlayıcıları, diğer tüm dijital sistemler gibi performans düşüşleri ve kesintiler yaşayabiliyor. Bu tür durumlarda ödeme yapmak isteyen kullanıcıların karşısına çıkan “ödeme başarısız” uyarısı, çoğu zaman sepetin terk edilmesiyle sonuçlanıyor. Sorunun kaynağı çoğu zaman e-ticaret sitesinin kendisinden ziyade arka planda çalışan ödeme altyapılarında yaşanan anlık aksaklıklar oluyor. Ödeme orkestrasyonu, işletmelerin farklı bankalar ve ödeme kuruluşlarıyla çalışırken kesintilerden kaynaklanan gelir kayıplarını azaltıyor ve kullanıcı deneyimini daha istikrarlı hale getiriyor. Görünmeyen Kayıpların Etkisi Büyük Ödeme adımında hata alan kullanıcılar, işlemin neden başarısız olduğuna dair net bir açıklama görmediklerinde genellikle satın alma sürecine devam etmiyor. Bu durum yalnızca anlık satış kaybına yol açmakla kalmıyor; müşteri güvenini zedeliyor, marka algısını olumsuz etkiliyor ve pazarlama faaliyetleriyle siteye yönlendirilen trafiğin karşılıksız kalmasına neden oluyor. Bu “sessiz kayıplar” kaçırılan fırsatlar şeklinde dahi finansal raporlara yansımıyor ve hiç yaşanmamış sayılıyor. Ödeme adımında kullanıcı kaynaklı hata ve sorunlarda doğru bilgilendirme yapılması, işlemin yeniden denenme ihtimalini artırırken; sistemsel kesintilerin işletmelerin ödeme altyapısı tarafından tolere edilebilmesi ise hem müşteri deneyimi hem de gelir sürekliliği açısından kritik önem taşıyor. Operasyonel Dayanıklılık Gelir Performansına Yansıyor Craftgate ödeme orkestrasyonu platformunun Autopilot çözümü, işletmelerin anlaşmalı olduğu ödeme servis sağlayıcılarının performansını anlık olarak izliyor. Bir aksaklık tespit edildiğinde, ödeme işlemi otomatik olarak daha istikrarlı çalışan ve komisyon oranı avantajı sunan alternatif sağlayıcıya yönlendiriliyor. Ödeme Tekrar Deneme (Retry) mekanizması ise hata kodlarını analiz ederek yeniden denenmeye uygun işlemleri farklı sağlayıcılar üzerinden tekrar başlatabiliyor. Bu yaklaşım, işletmelerin tek bir ödeme sağlayıcısına bağlı kalmadan birden fazla sağlayıcı üzerinden kesintisiz ödeme alabilmesini mümkün kılıyor. Craftgate platformu üzerinden geçen işlemlerin analizi, ödeme altyapısındaki dayanıklılığın finansal sonuçlara doğrudan etki ettiğini doğruluyor. Craftgate verilerine göre, 2025 yılı boyunca alternatif yönlendirme ve akıllı tekrar deneme mekanizmaları sayesinde normal koşullarda başarısız olma ihtimali yüksek olan işlemler başarıyla tamamlandı ve üye işyerlerinin toplamda yaklaşık 1,19 milyar TL’lik potansiyel ciro kaybı önlendi. Gerçek işlem verilerine dayanan bu tutar, başarısız olması beklenen ancak Craftgate’in otonom özellikleri sayesinde alternatif kanallara yönlendirilerek tamamlanan satışlardan oluşuyor. Yeniden Pazarlama Harcaması Olmadan Elde Edilen Kazanç Ödeme süreçlerinin doğru kurgulanması, işletmelerin yeniden müşteri kazanım maliyeti olmaksızın mevcut talebi gelire dönüştürmesini sağlıyor. Craftgate’in analizleri, yalnızca ödeme altyapısının optimize edilmesiyle elde edilen bu kazancın, e-ticaret operasyonlarında önemli bir verimlilik potansiyeline işaret ettiğini gösteriyor. Craftgate Kurucu Ortağı ve COO’su Murathan Özcan, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Online ödeme adımı, farklı müşteri temas noktalarının içinde deneyimi etkileyen en önemli turnusollardan biri. Bu noktada yaşanan bir aksaklık, son kullanıcı açısından akılda kalıcı olabiliyor, bu da e-ticaret operasyonundaki tüm emeği ne yazık ki görünmez kılabiliyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koçtaş’a Avrupa’dan Perakende Teknolojileri Ödülü Haber

Koçtaş’a Avrupa’dan Perakende Teknolojileri Ödülü

Kampanya ve sadakat yönetimini mağaza, e-ticaret ve mobil uygulamada tek merkezden dijitalleştiren ve operasyonel verimliliği artıran sistem, Reta Awards kapsamında düzenlenen Reta Europe Retail Technology Awards’ta MarTech Innovation kategorisinde birincilik ödülü aldı. Joyalty platformu, gerçek zamanlı veri analitiği ve 360 derece müşteri görünümü sayesinde kişiselleştirilmiş pazarlama süreçlerini yeni bir seviyeye taşıyor. Koçtaş, perakende teknolojileri alanında Avrupa’nın en prestijli organizasyonlarından Reta Awards kapsamında düzenlenen Reta Europe Retail Technology Awards’ta MarTech Innovation kategorisinde birincilik ödülünün sahibi oldu. Koçtaş’a ödülü getiren çalışma, Koç Topluluğu’nun pazarlama teknolojileri şirketi Tanı iş birliği ile geliştirilen kampanya ve sadakat yönetimi platformu Joyalty’nin satış kanallarında hayata geçirilmesi oldu. Mağaza, e-ticaret ve mobil uygulama dahil tüm temas noktalarında devreye alınan bu platform sayesinde kampanya ve müşteri yönetimi süreçleri uçtan uca dijitalleşti. YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ PAZARLAMA ALT YAPISI API tabanlı mikro servis mimarisi üzerine inşa edilen Joyalty platformu sayesinde Koçtaş’ta pazarlama ekipleri kampanya kurgularını IT desteğine ihtiyaç duymadan dakikalar içinde hayata geçirebilir hale geldi. Platform; kampanya yönetiminden hedeflemeye, sadakat süreçlerinden performans takibine kadar geniş bir operasyonel çeviklik sağladı. Birleşik müşteri verisi altyapısının devreye alınmasıyla birlikte tüm kanallardaki müşteri verileri tekilleştirilerek merkezi bir yapıda toplanırken, kampanya planlama ve ölçümleme süreçleri tek merkezden yönetilmeye başlandı. Böylece Koçtaş hem operasyonel verimliliğini artırdı hem de müşterilerine daha tutarlı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunma kapasitesini ileri taşıdı. MÜŞTERİ GÖRÜNÜMLÜ KİŞİLEŞLEŞTİRİLMİŞ DENEYİM Platformun sunduğu 360 derece müşteri görünümü sayesinde işlem geçmişi, kampanya katılımları, puan hareketleri ve üyelik statüleri tek ekranda izlenebilir hale geldi. Web, mobil uygulama ve mağaza kanallarında üyelik bilgilerinin eş zamanlı güncellenmesi tüm temas noktalarında tutarlı bir deneyim sağladı. Gerçek zamanlı kampanya tetikleme altyapısı ve gelişmiş müşteri segmentasyon kabiliyetleri ise hedefleme doğruluğunu artırarak müşteri deneyimini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya taşıdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Commited İle ikas’tan E-ticarette Karbon Nötr Alışveriş  Haber

Commited İle ikas’tan E-ticarette Karbon Nötr Alışveriş 

Fibabanka’nın sürdürülebilir gelecek amacıyla hayata geçirdiği kurum içi girişimi cOmmited ve ikas iş birliği kapsamında; ikas altyapısını kullanan e-ticaret siteleri, müşterilerine alışveriş sırasında gönüllü karbon azaltım sertifikası satın alma imkânı sunabiliyor. Böylece hem markalar hem de son kullanıcılar, satın alma anında karbon ayak izlerini dengeleyerek sürdürülebilirliğe somut katkı sağlayabiliyor. E-ticarette değer odaklı yeni dönem Müşteri talepleri, artan regülasyonlar, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve karbon raporlama yükümlülükleri, şirketleri daha şeffaf ve doğrulanabilir çözümler üretmeye yönlendiriyor. Commited; gönüllü karbon sertifikası platformu ile işletmeler için karbon nötr olmayı hızlı, güvenilir ve erişilebilir hale getiren bir impact-tech girişimi olarak faaliyet gösteriyor. Commited platformu; Gold Standard ve Verra gibi uluslararası doğrulanmış karbon kredi kayıtlarıyla entegre çalışıyor. API entegrasyonu ve Octinel yapay zekâ motoru sayesinde ürün ve hizmet bazlı karbon hesaplamasını otomatikleştiriyor ve satın alma anında dijital sertifika oluşturabiliyor. ikas entegrasyonu ile bu altyapı artık doğrudan online satın alma süreçlerine taşınmış oldu. “Sürdürülebilir alışverişi erişilebilir hale getiriyoruz” Commited Genel Müdürü Levent Köseoğlu iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Karbon ayak izini dengelemek artık yalnızca büyük ölçekli şirketlerin sürdürülebilirlik raporlarında yer alan bir hedef değil; her ölçekte işletme ve her tüketici için erişilebilir olması gereken bir dönüşüm alanı. Commited olarak amacımız, karbon dengelemeyi karmaşık ve maliyetli bir süreç olmaktan çıkararak satın alma deneyimin doğal bir parçası haline getirmek. Biz bu projeyi yalnızca bir entegrasyon olarak değil, e-ticaret ekosisteminde davranışsal dönüşümü hızlandıracak bir adım olarak görüyoruz. Satın alma anında sunulan karbon dengeleme seçeneği, tüketicinin karar sürecine sürdürülebilirlik boyutunu dahil ediyor. Bu da uzun vadede hem markaların değer algısını güçlendiriyor hem de karbon piyasalarının daha şeffaf ve ölçeklenebilir büyümesine katkı sağlıyor. Hedefimiz; finansal güvenilirliğimiz, uluslararası doğrulanmış sertifika altyapımız ve ölçeklenebilir teknolojimizle karbon nötr ekonomiye geçişi hızlandırmak.” “Bu iş birliği bizim için stratejik bir adım” ikas İş Ortaklıkları Müdürü Ezgi Çelikler iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “Biz ikas olarak sadece e-ticarette yaptıklarımızla değil, dünyaya ve çevremize kattığımız değerle de anılmak istiyoruz. Commited ile yaptığımız iş birliği bu yüzden bizim için stratejik bir adım. ikas kullanıcıları, müşterilerine alışveriş sırasında karbon azaltım sertifikası satın alma imkânı sunabiliyor. Böylece site sahipleri, son kullanıcı ve biz; hep birlikte karbon ayak izimizi azaltmak için somut bir adım atıyoruz. Bu modelin tüm e-ticaret ekosistemini kapsayacak şekilde kurgulanmış olması bizim için ayrıca kıymetli. Bugün özellikle genç tüketicilerin sadece ürünün fiyatına ya da özelliklerine değil; markanın duruşuna, çevre bilincine ve sürdürülebilirlik yaklaşımına da baktığını net biçimde görüyoruz. Bu dönüşümü doğru okuyan markaların e-ticarette uzun vadede daha güçlü konumlanacağına inanıyoruz. Bu nedenle Commited entegrasyonunu yalnızca teknik bir özellik olarak değil, değer odaklı büyümenin bir parçası olarak görüyoruz.” Satın alma anında anlık karbon dengeleme Commited’in Octinel AI destekli teknolojisi; DEFRA metodolojisiyle ürün ve hizmet bazlı karbon ayak izi hesaplaması yaparak, API üzerinden e-ticaret sitelerine entegre oluyor. Bu model sayesinde sepet aşamasında karbon emisyonu hesaplanabiliyor, kullanıcı dilerse gönüllü karbon sertifikası satın alabiliyor. Sertifika anında dijital olarak oluşturuluyor ve raporlanıyor. Markalar sürdürülebilirlik performansını şeffaf biçimde gösterebiliyor. Commited; turizmden perakendeye, sigortadan havacılığa kadar birçok sektörde aktif olarak kullanılıyor. Platform, aylık on binlerce ton emisyonun dengelenmesine aracılık eden ölçeklenebilir bir altyapı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aras Kargo’dan Güneydoğu’ya Stratejik Yatırım Haber

Aras Kargo’dan Güneydoğu’ya Stratejik Yatırım

Yaklaşık 40 milyon TL’lik yatırımla 15.200 metrekarelik alanda kurulan Gaziantep Transfer Merkezi; saatte 10.500, günde ise 140.000 kargo işleme kapasitesiyle bölgenin operasyonel gücünü en üst seviyeye taşıyor. Geniş dağıtım ağı ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sektöre yön veren Aras Kargo, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki operasyonel kapasitesini güçlendirecek stratejik yatırımı Gaziantep Transfer Merkezi’ni hayata geçirdi. Aras Kargo, yeni yatırımıyla hizmet kapasitesini artırmayı ve operasyonel verimliliğini en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor. Üretim gücü, sanayi çeşitliliği ve ihracat kapasitesiyle doğal bir lojistik üssü olan Gaziantep'te 15.200 metrekarelik alana kurulan yeni transfer merkezi; saatlik 10.500, günlük ise 140.000 adet kargo işleme kapasitesiyle Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman, Şanlıurfa ve Kilis illerindeki toplam 29 şubeye hizmet verecek. Şirketin 2030 büyüme vizyonunun önemli bir parçası olan tesis, kapasite artışının yanı sıra çalışan memnuniyetini, operasyonel kaliteyi ve müşteri deneyimini en üst seviyeye taşıyor. Yaklaşık 40 Milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilen bu stratejik adım, Aras Kargo’nun operasyonel verimliliğini artırırken, hızlı ve güvenilir teslimat taahhüdünü de güçlendiriyor. Doğrudan dağıtım modeliyle hızlı teslimat Aras Kargo’nun teknoloji odaklı dönüşüm vizyonunun en somut örneklerinden biri olan Gaziantep Transfer Merkezi, ileri düzey otomasyon sistemleriyle kargo sektöründe yeni bir standart belirliyor. Yalnızca bir transfer noktası değil, aynı zamanda akıllı bir lojistik merkezi olarak konumlanan merkez, operasyonel süreçleri uçtan uca optimize ederek yüksek verimlilik ve kesintisiz hizmet sağlıyor. Bu vizyonun bir parçası olarak Gaziantep Transfer Merkezi ile birlikte kargo sektörüne yeni bir boyut kazandıracak "Doğrudan Dağıtım Merkezi Projesi" de hayata geçirildi. Yeni sistem sayesinde transfer merkezine gelen gönderiler, bir daha şubelere indirilmeden kurye veya araç bazlı planlamayla doğrudan alıcı müşterilere dağıtıma çıkıyor. 29 şubeye doğrudan hizmet veren merkez, aktarma adımını tamamen ortadan kaldırarak teslimat sürelerini kısaltıyor, şube operasyon yükünü dengeliyor ve aynı gün teslimat kapasitesini büyük oranda güçlendiriyor. İleri teknoloji ile hata ve hasar payını minimize eden yapı Transfer merkezinde aktif olarak kullanılan sorter otomasyon sistemi, konveyör hatlarıyla tam entegre çalışarak operasyonel süreçlerin planlı ve sistematik ilerlemesini sağlıyor. Personel hareketlerini minimize eden bu ileri düzey otomasyon altyapısı sayesinde elleçleme oranı %25 oranında azalırken, hata ve hasar riskleri de minimize edildi. Operasyonların 3 vardiya şeklinde yürütüldüğü, 110 kişiye istihdam sağlanan merkezde, aynı anda 16 ana hat ve 38 ara hat olmak üzere toplam 54 araca eş zamanlı yükleme ve operasyonel yoğunluğa göre 4 araca eş zamanlı boşaltma yapılabiliyor. Operasyonel verimliliği üst seviyeye taşıyan bu sistem, e-ticaret kampanya dönemleri ve bayram gibi yoğunluğun zirve yaptığı zamanlarda vardiya optimizasyonu sayesinde %20’ye varan kapasite artışı sağlıyor. Ayrıca merkezin modern altyapısı, ferah ve düzenli çalışma alanları sayesinde iş güvenliği standartları güçlenirken, çalışanlar için daha motive edici ve verimli bir çalışma ortamı da sağlanmış oldu. "Geleceğin büyümesini, kalite standartlarını taşıyacak stratejik bir merkez tasarladık" Yatırımın bölge ekonomisine ve şirket vizyonuna katkılarını değerlendiren Aras Kargo Operasyon Başkan Yardımcısı Onur Aytekin şunları söyledi: "Gaziantep; üretim gücü, ihracat kapasitesi, sanayi çeşitliliği ve Doğu-Güneydoğu aksındaki merkezi konumuyla doğal bir lojistik üs niteliğinde. 2030 vizyonumuz ve hizmet kalitesi hedeflerimiz doğrultusunda tasarladığımız Gaziantep Transfer Merkezimiz, yalnızca bugünün operasyonel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla değil; sürdürülebilir büyümemizi destekleyecek, kalite standartlarımızı ileri taşıyacak ve kurumsal gücümüzü pekiştirecek stratejik bir lojistik üs olarak hayata geçti. Modern altyapısı ve ferah çalışma alanlarıyla çalışan motivasyonunu ve iş güvenliği standartlarını yukarı taşıyan transfer merkezimiz, kapasite artışının ötesinde, kaliteyi yükselten ve çalışan odaklı sürdürülebilir bir operasyonel yapı sunuyor. Geleceğe dönük vizyonumuzu yansıtan Gaziantep Transfer Merkezi, Türkiye kargo sektöründeki hizmet standartlarını bir üst seviyeye taşıma kararlılığımızın bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde bu vizyonumuzu ve teknolojik dönüşüm projelerimizi farklı şehirlerde de hayata geçirmeye devam edeceğiz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mobilya Sektöründe Yeni Dönem: Rekabet Artık Müşteri Deneyiminde Haber

Mobilya Sektöründe Yeni Dönem: Rekabet Artık Müşteri Deneyiminde

Çapan, fiziksel mağazaların doğal olarak belirli bölgelerle sınırlı olduğunu hatırlatarak, online kanal sayesinde mağaza bulunmayan şehirlerdeki tüketicilerin de aynı ürün gamına ve aynı hizmet standartlarına erişebildiğini açıkladı. Bu durumun, markanın erişimini mekânsal sınırların çok ötesine taşıdığını belirtti. Tüketicinin alışveriş sürecine dijital platformda da başlayabildiğini, fiziksel mağazada da ilk teması kurabildiğini belirten Çapan, önemli olanın bu temas noktaları arasında kesintisiz bir deneyim sunabilmek olduğunu ifade etti. Müşterilerin ürünü dijitalde inceleyip mağazada deneyimleyebildiğini ya da mağazada gördüğü ürünü online üzerinden satın alabildiğini söyleyen Çapan, bu esnek yapının kanallar arası geçişi doğal hale getirdiğini ve alışveriş alışkanlıklarını yeniden şekillendirdiğini dile getirdi. Operasyonel Yapıda Entegrasyon ve Güven Mobilya kategorisinin yüksek bütçeli ve uzun ömürlü ürünlerden oluştuğunu vurgulayan Çapan, online deneyimde güven unsurunun belirleyici olduğunu söyledi. Ayrıntılı ölçü bilgileri, malzeme açıklamaları ve yüksek çözünürlüklü görsellerin karar sürecini desteklediğini; bunun yanında tüketicinin ürünü kendi yaşam alanında görselleştirebilmesine imkân tanıyan dijital uygulamaların da satın alma sürecini daha somut ve güvenli hale getirdiğini ifade etti. Teslimat planlaması, montaj organizasyonu ve satış sonrası destek süreçlerinin ise deneyimin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. E-ticaretin büyümesinin yalnızca satış hacmini artırmadığını belirten Çapan, şirket içi süreçlerin de daha entegre ve veri odaklı bir yapıya evrildiğini söyledi. Talep öngörülerinin güçlendiğini, stok ve tedarik planlamasının daha öngörülebilir hale geldiğini; operasyonel süreçlerin dijital altyapı ile daha koordineli yönetildiğini dile getirdi. Hibrit Model Sürdürülebilir Büyümeyi Destekliyor Çapan, dijital ve fiziksel kanalların birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu belirterek, müşterinin yolculuğa nerede başladığından çok, sürecin her aşamasında güven veren ve tutarlı bir deneyim sunabilmenin belirleyici olduğunu ifade etti. Hibrit modelin mobilya sektöründe sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından biri haline geldiğini sözlerine ekledi. Tepe Home, e-ticaret yatırımları ve hibrit mağaza stratejisiyle bu yeni dönemde konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNB Türkiye ve İKADE Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam, Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı Haber

QNB Türkiye ve İKADE Bekar Annelerin Sürdürülebilir İstihdam, Ekonomik Güçlenmesine Destek Programı

Pilot aşamada 100 kadının katılımıyla yürütülecek 24 haftalık program, eğitim, birebir mentorluk ve uygulamalı atölye çalışmalarından oluşuyor. Türkiye’de yaklaşık 3,5 milyon bekar anne çocuklarını tek başına büyütüyor. Bu grubun önemli bir bölümü çeşitli nedenlerle iş hayatının dışında kalıyor. Bekar annelerin ekonomik sistemin dışında kalması yalnızca bireysel bir gelir kaybı değil, aynı zamanda uzun vadeli sosyal ve ekonomik maliyetler doğuran önemli bir toplumsal mesele olarak öne çıkıyor. Kadın istihdamındaki her artış; hane gelirinden çocukların eğitimine, sosyal refahtan ekonomik büyümeye kadar geniş bir etki alanı yaratıyor. QNB Türkiye ve IKADE iş birliğiyle hayata geçen programı, sadece bireyleri değil, aileleri ve dolaylı olarak gelecek nesilleri güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir sosyal yatırım modeli olarak kurgulandı. Program kapsamında katılımcılara, dijital pazarlama, e-ticaret ve e-ihracat, fintech ve dijital finans uygulamaları, yapay zekâ temelli çözümler, veri analizi ve içerik üretimi gibi alanlarda eğitimler sunulacak. Bunun yanı sıra hukuki danışmanlık, kişisel gelişim ve psikososyal dayanıklılığı destekleyen modüllerle çok boyutlu bir destek yapısı oluşturulacak. Program, ekonomik güçlenmenin yanı sıra katılımcıların sosyal ve bireysel dayanıklılıklarını artırmayı da hedefliyor. Pilot aşamada 100 bekar annenin doğrudan desteklenmesi ve ilk altı ay içinde katılımcıların en az yüzde 40’ının istihdama geri dönmesi veya gelir getirici bir faaliyete başlaması hedefleniyor. Çocukları ve yakın çevreleri dikkate alındığında yaklaşık 500 kişilik dolaylı bir etki alanı oluşturulması öngörülüyor. Bu yönüyle program, kısa vadeli istihdam hedeflerinin ötesinde toplumsal dayanıklılığı artıran sürdürülebilir bir model sunuyor. QNB Türkiye, bu projeyle yalnızca bir sosyal sorumluluk inisiyatifi başlatmakla kalmıyor, özel sektörün daha fazla sorumluluk alması gereken bir alanda örnek bir model ortaya koyuyor. Program, Banka’nın Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve kapsayıcılık hedeflerine doğrudan ve ölçülebilir katkı sunan somut bir adım niteliği taşıyor. QNB Türkiye Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Yeliz Ataay Arıkök, programa ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Kadınların ekonomik hayata tam ve etkin katılımı olmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz etmek mümkün değil. Bekar anneler hem ekonomik hem de sosyal açıdan yüksek dayanıklılık gerektiren bir sorumluluğu üstleniyor. Bu programla hedefimiz, yalnızca eğitim sunmak değil, kadınların dijital ekonomi içinde kalıcı bir yer edinmelerine katkı sağlamak. QNB Türkiye olarak, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği odağımızı, kapsayıcılığı geniş ve sosyal etkisi yüksek bu projeyle daha da güçlendiriyoruz. Finans sektörünün dönüştürücü rolüne inanıyor, kapsayıcı büyümenin somut ve ölçülebilir adımlarla mümkün olduğunu düşünüyoruz.” İKADE Yönetim Kurulu Başkanı Sevtap Küçük ise projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “İKADE olarak, kadın özgürlüğünün en temel unsurlarından birinin ekonomik bağımsızlık, yani gelir üretme gücü olduğuna inanıyoruz. Bu ihtiyaç özellikle bekar annelerin yaşamında daha belirgin şekilde karşılık buluyor. Tüm projelerimizde olduğu gibi, bu projede de kadınların ekonomik olarak güçlenmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesini odağımıza alıyoruz. Uzmanlık alanımız olan dijital gelir ve e-ihracat ekosistemi doğrultusunda bu modeli hayata geçiriyoruz. Projemizi üç temel etki alanı üzerine kurguladık: Anne ve çocuk odağı, gelir üretimi ve toplumsal güçlenme. Annenin güçlenmesinin çocuğun geleceğini doğrudan etkilediğine inanıyoruz. Bu nedenle yalnızca ekonomik değil, anne ve çocuğun ruhsal ve fiziksel iyilik halini destekleyen bir yaklamışımı benimsiyoruz. Bu süreçte birlikte hareket ettiğimiz tüm paydaşlarımızın katkısının, projenin etki alanını daha da güçlendirdiğine inanıyoruz.’’ Program sonunda oluşturulacak mezun ağı ile katılımcıların birbirlerine mentorluk sunmaya devam etmeleri ve dayanışma yapısının sürdürülebilir bir modele dönüşmesi hedefleniyor. QNB Türkiye, finans sektörünün dönüştürücü gücünü yalnızca finansman sağlamakla sınırlı görmüyor, sosyal sermayeyi güçlendiren kapsayıcı modellerle toplumsal etki yaratmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SUWEN 2025 yılı Finansal Sonuçlarını Açıkladı Haber

SUWEN 2025 yılı Finansal Sonuçlarını Açıkladı

Perakende sektöründe talep dinamiklerinin normalleştiği, fiyat rekabetinin ve promosyon baskısının arttığı 2025 yılında SUWEN; operasyonel disiplini, fiyatlama dengesi ve çok kanallı satış stratejisi sayesinde sürdürülebilir kârlılık yapısını korudu. Enflasyon muhasebesi (TMS 29) sonrası verilere göre SUWEN, 2025 yılını bir önceki yıla oranla %4,4 hasılat artışı ile tamamlayarak 5,9 milyar TL seviyesine ulaştı. Satış Hacminde E-Ticaret ve Verimlilik Etkisi Tüketici talebinin görece zayıf seyrettiği bir ortamda SUWEN, toplam satış adetlerini %5,9 artışla 10,9 milyon adede çıkarmayı başardı. Satış hacminin ana sürükleyicisi olan yurt içi mağazacılık kanalı adet bazında %5,0 büyüme sergilerken, e-ticaret kanalı %11,7’lik adet artışıyla büyümeye en güçlü katkıyı sağlayan mecra oldu. Talebin baskılandığı bir dönemde dijital kanallarda yakalanan %11,9’luk hasılat büyümesi, şirketin dijital yatırımlarının ve veri odaklı pazarlama stratejilerinin etkinliğini bir kez daha teyit etti. Satın alma gücündeki zayıflama ve artan indirim yoğunluğuna rağmen brüt kâr marjını %50’nin üzerindeki güçlü seviyesinde tutan SUWEN, kârlılık yapısının zorlu koşullara karşı dayanıklılığını ortaya koydu. 2025 Yılı Yatırım ve Dönüşümün Yılı Oldu Yıl boyunca sürdürülen stratejik adımlar kapsamında 16 yeni mağaza açılışı gerçekleştirilirken, 16 mağazada ise konsept yenilemesi yapıldı. Bu yatırımlarla birlikte SUWEN’in 2025 yılsonu itibarıyla Türkiye’deki toplam mağaza ve bayi sayısı 193’e ulaşmış oldu. Markanın uzun vadeli büyüme vizyonunu destekleyen bu yatırımlar, müşteri deneyimini güçlendirmeye yönelik hamlelerin önemli bir parçasını oluşturdu. Mağaza portföyünün tamamının EBITDA seviyesinde kârlı olması, iş modelinin dayanıklılığına işaret ediyor. “2026’da Değer Yaratımını Derinleştirmeye Odaklanacağız” 2025 yılı finansal sonuçlarını ve 2026 hedeflerini değerlendiren SUWEN Genel Müdürü Ali Bolluk, şunları söyledi: “Perakende sektöründe piyasa dinamiklerinin yeniden şekillendiği ve satın alma gücündeki zayıflamanın hissedildiği zorlu bir yılı geride bıraktık. Bu dönemde sergilediğimiz operasyonel disiplinle, hem hasılatımızı 5,9 milyar TL seviyesine çıkardık hem de brüt kâr marjımızı %50’nin üzerinde koruyarak sürdürülebilir bir kârlılık yapısı sergiledik. 2025 yılını bir yatırım ve dönüşüm dönemi olarak kaydediyoruz. 2026 yılında odak noktamız, ulaştığımız bu ölçeği daha verimli ve kârlı bir yapıya dönüştürmek olacak. Mağaza portföyümüzün tamamının EBITDA seviyesinde kâr üretmesi, iş modelimizin sağlam temellere oturduğunun en net kanıtı. Önümüzdeki dönemde; veri analitiği, müşteri segmentasyonu ve mobil uygulama odaklı çalışmalarla metrekare verimliliği ve stok devir hızı gibi kritik performans göstergelerinde artış sağlarken, çoklu kanal yapımızın sinerjisini daha da derinleştireceğiz. Kârlılık tarafında ise ürün karması optimizasyonu, indirim yönetimi disiplini ve tedarik zinciri verimliliği önceliklerimiz arasında yer alıyor. İşletme sermayesi yönetimi ve finansman maliyetlerinin daha etkin kontrolü ile operasyonel kârlılığımızı net kârlılığa daha güçlü yansıtarak küresel marka olma yolundaki kararlı yürüyüşümüzü sürdürmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.