Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#E-Ticaret

Kapsül Haber Ajansı - E-Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E-Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2026'ya Damga Vuracak 6 E-ticaret Trendi Haber

2026'ya Damga Vuracak 6 E-ticaret Trendi

2026’da ekosistemin dinamiklerinin kökten değişeceğini söyleyen TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Tüketici artık arama yapmak yerine yönlendiriliyor, sepetten çok deneyim satın alıyor. Yapay zeka destekli keşif, sosyal platformlar üzerinden gerçekleşen alışveriş ve hız odaklı teslimat modelleri, küresel ölçekte yeni bir rekabet zemini yaratmış durumda” dedi. Bu dönüşümün yalnızca Amazon, Google veya Çinli devleri değil, Türkiye’deki tüm e-ticaret oyuncularını da doğrudan etkileyeceğine işaret eden Çiğdemli, “Önümüzdeki dönemde kazananlar, teknoloji trendlerini izleyenler değil, bu trendleri iş modeline dönüştürebilenler olacak” diye konuştu. 2026’da hem dünyada hem de Türkiye’de öne çıkacak e-ticaret trendleri konusunda bilgi veren TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “2026’da müşteri yolculuğu, artık sadece sitenin içinde değil, sitenin dışında başlayacak bir çizgiye doğru evriliyor. Ürün keşfi, arama motorundan, sosyal ağlardan ve pazar yerlerinden çıkarak yapay zeka sohbet ekranlarına taşınıyor. Google’ın Gemini üzerinden ‘sohbet içinde alışveriş’i Walmart gibi devlerle entegre etmesi, bu kanalın bir deney değil, yeni bir alışveriş katmanı olduğuna işaret ediyor. Benzer şekilde Copilot tarafında PayPal iş birliğiyle ‘chat içinde ödeme’ hamlesi de, bu anlamda önemli adımlar. Bu dönüşüm Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye e-ticaretinde büyümenin önemli kısmı pazar yerleri ve mobil üzerinden geliyor. Yani kullanıcılar zaten platform alışkanlığına sahip. 2026’da yarış, sadece fiyat/ürün yarışından çıkıp yapay zeka odaklı keşif kanalı çerçevesinde devam edecek” dedi. Ticimax olarak da yapay zekâ (AI) alanında geliştirmeler yapmaya devam edeceklerini ifade eden Çiğdemli, “Örneğin tekstilciler için, giysileri modellere giydiren bir AI çözümümüz var. 10 dakikada e-ticaret sitesi kurulabilmesine yardımcı olan bir AI uygulamamız var. 2026’da yenileri de gelecek. Öte yandan Avrupa merkezli çatı şirketimiz team.blue, doğal dilde verilen komutlarla herkesin tam teşekküllü web uygulamaları oluşturmasını sağlayan bir AI vibe coding platformu olan Macaly’yi satın aldı. Macaly, kullanıcı niyetini çalışan yazılıma dönüştürüyor. Kullanıcılar istedikleri işlevi doğal dilde ifade ediyor; yapay zekâ ise bunu modern bir web ortamında üretime hazır koda çeviriyor. Bu satın alma da 2026’nın e-ticaret için AI yılı olacağını gösteren önemli adımlardan biri” açıklamasında bulundu. Çiğdemli 2026 e-ticaret trend öngörülerini 6 maddede anlattı. 1) Agentic ticaret: “Ben seçtim” değil, “Asistanım seçti” Yeni nesil tüketici, ürün aramaktan çok “niyetini söyleyip” seçenekleri daraltmak istiyor. AI alışveriş asistanları, kıyaslama, yorum okuma, sepet oluşturma ve hatta ödeme adımına kadar uzanıyor. Deloitte, e-ticarette keşif ve kararın giderek AI aracı katmanlara kaydığına dikkat çekmişti. Bu tablo markalar için yeni bir SEO doğuruyor. Buna GenAI görünürlüğü diyebiliriz. Ürün verisi, kullanıcı yorumları, sık sorulan sorular, iade/teslimat netliği gibi bilgilerin hepsi asistanın anlayacağı formatta olmak zorunda artık. Markalar için kendi e-ticaret sitelerini hazırlamaları ve “AI vitrini” de kritik olacak. 2) Checkout savaşı bitmedi: Yüzde 70 terk Yeni kanallar çıksa da dönüşümün en kırılgan yeri hala ödeme ve son adım. Baymard’ın derlediği çalışmalara göre ortalama sepet terk oranı yaklaşık yüzde 70 seviyesinde. 2026’nın kazananları, “müşteriyi ikna edenler” değil, müşteriyi yormayanlar olacak. Tek sayfa ödeme, misafir ödeme, şeffaf kargo/teslimat, doğru taksit seçenekleri ve sorunsuz iade çok kritik. Taksit, cüzdanlar, havale/EFT kolaylığı, kapıda ödeme gibi yerel alışkanlıkların sunulması dönüşümü belirgin şekilde artırmaya devam edecektir. Ödeme çeşitliliği artık kayıp sepeti azaltan bir zorunluluk haline geliyor. 3) Teslimat + iade = Yeni pazarlama DHL’nin 2025 trend okuması, teslimat ve iadenin dönüşümde belirleyici olduğunu, sosyal ticaret ve AI ile birlikte büyüyen ana eksenlerden biri haline geldiğini vurguluyor. 2026’da hızlı teslimat tek başına yetmeyecek. Tüketici “nerede, ne zaman, nasıl gelir?” sorusuna anlık cevap isteyecek. İade süreçleri de “müşteri hizmeti” olmaktan çıkıp sadakat mekanizmasına dönüşecek. Büyükşehirlerde aynı gün/ertesi gün standardı daha da yayılırken, Anadolu’da maliyet optimizasyonu, mikro-depo ve iade toplama noktaları rekabet avantajı yaratacaktır. 4) Sosyal & Canlı Ticaret: İçerik satışı ile alışveriş eğlencesi Sosyal ticaret 2026’da sadece “link koymak” değil; uygulama içi ödeme, canlı yayın satışları, creator iş birlikleri ve topluluk üzerinden güven inşası demek. DHL de sosyal ticaretin yükselişini ana başlıklardan biri olarak işaretliyor. Türkiye’de influencer ekonomisi zaten güçlü. 2026 farkı, kampanya bazlı içerikten sürekli shoppertainment (alışveriş eğlencesi) akışına geçiş olacak. Kısa videolar, canlı yayınlar, sınırlı stok satışları ve hızlı teslimat seçenekleri artık sosyal medyada daha çok karşımıza çıkacak. 5) Perakende Medya: Pazar yerleri reklam ağına dönüşüyor Markalar için görünürlük, giderek platform içi reklama yaslanıyor. Retail media (perakende medya), performans pazarlamanın en hızlı büyüyen alanlarından biri olmaya devam ediyor; çünkü satın alma anına en yakın veri orada. 2026’da görünürlük satın almanın maliyeti daha da artarken, organik sıralama daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Bu yüzden marka siteleri, sadakat programları ve üyelik modelleri tekrar önem kazanacak. 6) Döngüsel ekonomi ve ikinci el: Yeni ürün tek seçenek değil Sürdürülebilirlik, 2026’da etik bir başlık olmanın ötesinde; maliyet baskısı ve kaynak verimliliği nedeniyle operasyonel bir stratejiye dönüşüyor. DHL’nin sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi odağı da bu yönelimi güçlendiriyor. Yenilenmiş ürün, ikinci el pazarları ve onarım ekosistemi, özellikle elektronik ve moda tarafında büyümesini sürdürecek.

HepsiJET’ten B2B Lojistiğinde Yeni Hizmet Haber

HepsiJET’ten B2B Lojistiğinde Yeni Hizmet

Yeni nesil teslimat çözümleriyle sektöre farklı bir bakış açısı getiren HepsiJET, faaliyet alanını da genişletmeye devam ediyor. Hepsiburada platformu dışındaki müşterilerinin toplam taşıma hacmi içindeki payını da artırmayı sürdüren HepsiJET, yeni hizmeti HepsiJET PRO ile firmaların kurumsal lojistik süreçlerinde verimliliklerini artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda Türkiye’nin e-ticaret, perakende, dayanıklı tüketim, hızlı tüketim sektörlerinin önde gelen markaları, mağazalar ve depolar arası taşıma hizmeti için HepsiJET PRO’yu tercih etmeye başladı. Mağazadan mağazaya, depodan depoya teslimat süreçleri başladı HepsiJET PRO ile firmalar, mağaza ve depo arasındaki teslimat süreçlerini hızlı ve verimli şekilde yönetebiliyor. Gönderiler, ileri teknolojili takip sistemleriyle her aşamada izlenebiliyor. Ayrıca HepsiJET PRO hizmeti markaların B2B operasyonlarında daha geniş kapsamda hizmet vermek adına kapsamını yalnızca kurum içi transferlerle sınırlı tutmayıp, markaların tedarikçileri ve iş ortakları arasındaki sevkiyat trafiğini de yönetecek. Bu sayede HepsiJET PRO, şirketleri kendi lojistik filolarını kurma maliyetinden kurtararak saha operasyonlarını daha kolay yönetmesine olanak sağlıyor. “E-ticarette edindiğimiz tecrübeyi artık B2B dünyaya yansıtıyoruz.” HepsiJET Genel Müdürü Atilla Alver, kurumsal çözümler alanında büyümenin, HepsiJET’in ana hedeflerinden biri olduğunu belirterek HepsiJET PRO ile ilgili şunları söyledi: “HepsiJET olarak e-ticarette edindiğimiz tecrübeyi artık B2B dünyaya yansıtıyoruz. HepsiJET PRO markaların stok yönetimini hızlandıran, şeffaf ve öngörülebilir bir model olarak öne çıkacak. Amacımız, perakende devlerinin lojistik süreçlerini kolaylaştırmak ve desteklemek. HepsiJET PRO, markaların sadece kendi lokasyonları arasında değil, ekosistemlerindeki diğer iş ortaklarına yönelik sevkiyat ihtiyaçlarında da çözüm ortağı olacak. Bu sayede B2B dünyasındaki tüm teslimat süreçleri, kurum içi veya kurumlar arası fark etmeksizin bütünleşik bir yapıda karşılanacak. Dönüşüm vizyonumuzun en somut bir yansımalarından biri olan HepsiJET PRO ile amacımız; perakende başta olmak üzere şirketlerin lojistik ihtiyaçlarına teknoloji destekli ve esnek çözümlerle yanıt verebilmek. ” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2026'ya Damga Vuracak 6 E-Ticaret Trendi Haber

2026'ya Damga Vuracak 6 E-Ticaret Trendi

2026’da hem dünyada hem de Türkiye’de öne çıkacak e-ticaret trendleri konusunda bilgi veren TOBB E-ticaret Meclis Üyesi, Ticimax Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “2026’da müşteri yolculuğu, artık sadece sitenin içinde değil, sitenin dışında başlayacak bir çizgiye doğru evriliyor. Ürün keşfi, arama motorundan, sosyal ağlardan ve pazar yerlerinden çıkarak yapay zeka sohbet ekranlarına taşınıyor. Google’ın Gemini üzerinden ‘sohbet içinde alışveriş’i Walmart gibi devlerle entegre etmesi, bu kanalın bir deney değil, yeni bir alışveriş katmanı olduğuna işaret ediyor. Benzer şekilde Copilot tarafında PayPal iş birliğiyle ‘chat içinde ödeme’ hamlesi de, bu anlamda önemli adımlar. Bu dönüşüm Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü Türkiye e-ticaretinde büyümenin önemli kısmı pazar yerleri ve mobil üzerinden geliyor. Yani kullanıcılar zaten platform alışkanlığına sahip. 2026’da yarış, sadece fiyat/ürün yarışından çıkıp yapay zeka odaklı keşif kanalı çerçevesinde devam edecek” dedi. Ticimax olarak da yapay zekâ (AI) alanında geliştirmeler yapmaya devam edeceklerini ifade eden Çiğdemli, “Örneğin tekstilciler için, giysileri modellere giydiren bir AI çözümümüz var. 10 dakikada e-ticaret sitesi kurulabilmesine yardımcı olan bir AI uygulamamız var. 2026’da yenileri de gelecek. Öte yandan Avrupa merkezli çatı şirketimiz team.blue, doğal dilde verilen komutlarla herkesin tam teşekküllü web uygulamaları oluşturmasını sağlayan bir AI vibe coding platformu olan Macaly’yi satın aldı. Macaly, kullanıcı niyetini çalışan yazılıma dönüştürüyor. Kullanıcılar istedikleri işlevi doğal dilde ifade ediyor; yapay zekâ ise bunu modern bir web ortamında üretime hazır koda çeviriyor. Bu satın alma da 2026’nın e-ticaret için AI yılı olacağını gösteren önemli adımlardan biri” açıklamasında bulundu. Çiğdemli 2026 e-ticaret trend öngörülerini 6 maddede anlattı. 1) Agentic ticaret: “Ben seçtim” değil, “Asistanım seçti” Yeni nesil tüketici, ürün aramaktan çok “niyetini söyleyip” seçenekleri daraltmak istiyor. AI alışveriş asistanları, kıyaslama, yorum okuma, sepet oluşturma ve hatta ödeme adımına kadar uzanıyor. Deloitte, e-ticarette keşif ve kararın giderek AI aracı katmanlara kaydığına dikkat çekmişti. Bu tablo markalar için yeni bir SEO doğuruyor. Buna GenAI görünürlüğü diyebiliriz. Ürün verisi, kullanıcı yorumları, sık sorulan sorular, iade/teslimat netliği gibi bilgilerin hepsi asistanın anlayacağı formatta olmak zorunda artık. Markalar için kendi e-ticaret sitelerini hazırlamaları ve “AI vitrini” de kritik olacak. 2) Checkout savaşı bitmedi: Yüzde 70 terk Yeni kanallar çıksa da dönüşümün en kırılgan yeri hala ödeme ve son adım. Baymard’ın derlediği çalışmalara göre ortalama sepet terk oranı yaklaşık yüzde 70 seviyesinde. 2026’nın kazananları, “müşteriyi ikna edenler” değil, müşteriyi yormayanlar olacak. Tek sayfa ödeme, misafir ödeme, şeffaf kargo/teslimat, doğru taksit seçenekleri ve sorunsuz iade çok kritik. Taksit, cüzdanlar, havale/EFT kolaylığı, kapıda ödeme gibi yerel alışkanlıkların sunulması dönüşümü belirgin şekilde artırmaya devam edecektir. Ödeme çeşitliliği artık kayıp sepeti azaltan bir zorunluluk haline geliyor. 3) Teslimat + iade = Yeni pazarlama DHL’nin 2025 trend okuması, teslimat ve iadenin dönüşümde belirleyici olduğunu, sosyal ticaret ve AI ile birlikte büyüyen ana eksenlerden biri haline geldiğini vurguluyor. 2026’da hızlı teslimat tek başına yetmeyecek. Tüketici “nerede, ne zaman, nasıl gelir?” sorusuna anlık cevap isteyecek. İade süreçleri de “müşteri hizmeti” olmaktan çıkıp sadakat mekanizmasına dönüşecek. Büyükşehirlerde aynı gün/ertesi gün standardı daha da yayılırken, Anadolu’da maliyet optimizasyonu, mikro-depo ve iade toplama noktaları rekabet avantajı yaratacaktır. 4) Sosyal & Canlı Ticaret: İçerik satışı ile alışveriş eğlencesi Sosyal ticaret 2026’da sadece “link koymak” değil; uygulama içi ödeme, canlı yayın satışları, creator iş birlikleri ve topluluk üzerinden güven inşası demek. DHL de sosyal ticaretin yükselişini ana başlıklardan biri olarak işaretliyor. Türkiye’de influencer ekonomisi zaten güçlü. 2026 farkı, kampanya bazlı içerikten sürekli shoppertainment (alışveriş eğlencesi) akışına geçiş olacak. Kısa videolar, canlı yayınlar, sınırlı stok satışları ve hızlı teslimat seçenekleri artık sosyal medyada daha çok karşımıza çıkacak. 5) Perakende Medya: Pazar yerleri reklam ağına dönüşüyor Markalar için görünürlük, giderek platform içi reklama yaslanıyor. Retail media (perakende medya), performans pazarlamanın en hızlı büyüyen alanlarından biri olmaya devam ediyor; çünkü satın alma anına en yakın veri orada. 2026’da görünürlük satın almanın maliyeti daha da artarken, organik sıralama daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Bu yüzden marka siteleri, sadakat programları ve üyelik modelleri tekrar önem kazanacak. 6) Döngüsel ekonomi ve ikinci el: Yeni ürün tek seçenek değil Sürdürülebilirlik, 2026’da etik bir başlık olmanın ötesinde; maliyet baskısı ve kaynak verimliliği nedeniyle operasyonel bir stratejiye dönüşüyor. DHL’nin sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi odağı da bu yönelimi güçlendiriyor. Yenilenmiş ürün, ikinci el pazarları ve onarım ekosistemi, özellikle elektronik ve moda tarafında büyümesini sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alfemo, Zeren Group ile Stratejik Büyüme Yolculuğunu Hızlandırıyor Haber

Alfemo, Zeren Group ile Stratejik Büyüme Yolculuğunu Hızlandırıyor

Mobilya sektörünün köklü markalarından Alfemo, Zeren Group bünyesinde güçlü bir yatırım planını devreye aldı. Bu yeni dönemde üretimden mağazacılığa kadar tüm yapısını yeniden ele alan marka, planlı ve dengeli bir büyüme yaklaşımıyla ilerliyor. Üretim faaliyetlerini İzmir Torbalı’daki ana tesisinde sürdüren Alfemo, üretim altyapısını bu büyüme hedefleriyle uyumlu şekilde yeniden yapılandırıyor. Döşemeli mobilya, panel mobilya, yatak ve ev tekstili kategorilerindeki üretim, markanın perakende yapılanmasını destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Perakende tarafında ise Alfemo; Malatya Merkez, Kırklareli Lüleburgaz, Tekirdağ Çorlu, Van Erciş, İzmir Karabağlar, Manisa Turgutlu, Afyonkarahisar Merkez, İstanbul Başakşehir ve İzmir Karşıyaka’da yeni mağazalarını tüketicilerle buluşturdu. İstanbul Pendik’te yer alan Homecity Alfemo ve Homecity Kids&Teens mağazaları ile İzmir Torbalı’daki outlet mağazası da markanın satış ağına eklenen noktalar arasında yer aldı. Zeren Group çatısı altında Alfemo için yeni bir döneme girdiklerini ifade eden Alfemo Genel Müdürü Tolga Kaya, “Üretimden mağazacılığa kadar tüm yapıyı Zeren Group yatırımlarıyla yeniden ele aldığımız, planlı ve dengeli bir büyüme süreci yürütüyoruz. 2026 yılı boyunca hem operasyonel kapasitemizi hem de mağaza ağımızı bu dönüşümü destekleyecek şekilde geliştirmeye devam edeceğiz.” dedi. MAĞAZA AĞI 2026’DA GENİŞLEMEYE DEVAM EDECEK Alfemo, İstanbul Metrocity ve Kartal, Samsun Çarşamba, Mersin Tarsus, Sakarya Hendek, Sivas, Muş, Karabük, Bergama, Aliağa ve İzmir Karşıyaka’da planlanan 11 yeni mağazaya ek olarak, 2026 yılı boyunca Türkiye genelinde yaklaşık 35 yeni mağazayı daha devreye almayı hedefliyor. Bu büyüme planı kapsamında marka; farklı şehirlerdeki varlığını güçlendirmeyi, mağaza ağını daha dengeli ve erişilebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. Yeni açılışlarla birlikte Alfemo’nun perakende yapılanmasının, üretim altyapısıyla uyumlu şekilde kademeli olarak genişletilmesi öngörülüyor. DİJİTAL KANALLARDA MÜŞTERİYLE TEMAS ARTIYOR Alfemo, yenilenen ve CRM altyapısıyla entegre edilen internet sitesiyle; ürün tanıtımlarını, kampanya iletişimini ve proje yönetimini tek bir dijital merkez altında topladı. Bu yeni yapılanma kapsamında markanın e-ticaret altyapısı da yeniden kurgulanmaya başlandı. Yeni koleksiyonlar, mağazalarda satışa sunulmadan önce ilk kez internet sitesi üzerinden görüntülenebilir ve satın alınabilir olacak. Kampanya ve duyuru içerikleri ise yıl boyunca erişilebilir şekilde dijital arşivde yer alacak. Yenilenen platform; yurt içi ve yurt dışından gelen proje, toplu alım ve bayilik başvurularının merkezi kanalı olarak konumlandırılırken, CRM entegrasyonu sayesinde talepler uçtan uca takip edilecek, hızlı geri dönüş ve etkin süreç yönetimi sağlanacak. ALFEMO, İSTANBUL MOBİLYA FUARI’NDA SEKTÖRLE BULUŞUYOR Alfemo, sektörün en önemli uluslararası buluşma noktalarından biri olan İstanbul Mobilya Fuarı’nda yerini alarak; CNR İstanbul Fuar Merkezi’nde Salon 8, Stant 831’de ziyaretçilerini ağırlayacak. Yenilenen koleksiyonlarını, tasarım yaklaşımını ve dijitalleşme odağını sektör profesyonelleriyle buluşturacak olan marka; fuar kapsamında hem yurt içi hem de yurt dışından gelen ziyaretçilere yeni ürün gruplarını, proje çözümlerini ve iş birliklerine yönelik yaklaşımını doğrudan deneyimleme fırsatı sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Kartlı Alışverişler 2025’te Güçlü Büyümesini Sürdürdü  Haber

Türkiye’de Kartlı Alışverişler 2025’te Güçlü Büyümesini Sürdürdü 

Garanti BBVA Ödeme Sistemleri’nin (GÖSAŞ), BKM (Bankalararası Kart Merkezi) verilerini temel alarak hazırladığı “Türkiye’de Kartlı Ödemeler 2025” çalışmasının sonuçları açıklandı. Türkiye’de banka ve kredi kartı sahipliğinin gelişimini, kartlı harcamalardaki eğilimleri, e-ticaretin büyümesini ve temassız ödeme alışkanlıklarının yaygınlığını ortaya koyan araştırma, kartlı ödeme kullanımının hacim ve alışkanlıklar açısından güçlenerek devam ettiğini gösterdi. Kart sayısı artmaya devam etti, toplam harcama 24 trilyon TL’yi aştı “Türkiye’de Kartlı Ödemeler 2025” çalışmasına göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye’de toplam banka ve kredi kartı sayısı bir önceki yıla göre %5,8 artarak 460 milyon adede ulaştı. Bu kartların 142 milyonunu kredi kartları, 318 milyonunu ise banka kartları oluşturdu. Banka ve kredi kartlarıyla yapılan toplam alışveriş hacmi %51,9’luk artışla 24 trilyon 62 milyar TL seviyesine yükseldi. Toplam harcamaların 20 trilyon 425 milyar TL’si kredi kartlarıyla, 3 trilyon 638 milyar TL’si ise banka kartlarıyla gerçekleştirildi. Peşin ödeme eğilimi sürerken, e-ticarette taksitli alışveriş arttı 2025 yılında kredi kartlarıyla yapılan harcamalarda peşin ödeme tercihinin ağırlığı devam etti. Kredi kartı ile yapılan alışverişlerin %80,5’i peşin, %19,5’i ise taksitli olarak gerçekleşti. Kredi kartlarıyla yapılan toplam 20 trilyon 425 milyar TL’lik harcamanın 16 trilyon 433 milyar TL’si peşin, 3 trilyon 991 milyar TL’si taksitli işlemlerden oluştu. Bu tablo, kullanıcılar nezdinde peşin ödemenin güçlü bir tercih olmaya devam ettiğini gösteriyor. E-ticaret tarafında ise taksitli işlemlerin payı arttı. 2025 yılı boyunca kredi kartlarıyla toplam 6 trilyon 706 milyar TL’lik e-ticaret harcaması yapılırken, bu harcamaların %65,6’sı peşin, %34,4’ü taksitli işlemler olarak kaydedildi. Taksitli e-ticaret harcamalarının toplam e-ticaret içindeki payı %57,8’e yükselirken, bu oran 2024 yılında %55,5 olarak hesaplanmıştı. E-ticaretin kartlı harcamalar içindeki payı yükseldi 2025 yılında e-ticaret hacmi 6 trilyon 706 milyar TL’ye ulaşırken, toplam kartlı alışverişler içindeki payı %32,8 oldu. Son beş yıllık gelişim incelendiğinde, e-ticaretin kartlı harcamalar içindeki payının istikrarlı bir şekilde arttığı görülüyor. Sektör bazında bakıldığında, e-ticaret harcamalarının toplam sektör harcamaları içindeki payının en yüksek olduğu alanlar seyahat (%57), elektrik-elektronik eşya ve bilgisayar (%51) ve yapı malzemeleri (%46) olarak öne çıktı. E-ticaret harcamalarında sağlık, market ve yapı malzemeleri sektörleri öne çıktı Araştırmaya göre, e-ticaret harcamalarında bir önceki yıla kıyasla en yüksek artış %86 ile sağlık/sağlık ürünleri/kozmetik, %85 ile market ve %69 ile yapı malzemeleri sektörlerinde gerçekleşti. Buna karşılık, seyahat (%50), giyim (%43) ve telekomünikasyon (%34) sektörlerinde e-ticaret harcamalarındaki artış daha sınırlı kaldı. Temassız ödemeler günlük hayatın kalıcı parçası Son olarak bu araştırma, temassız ödeme alışkanlığının 2025 yılında da güçlenerek sürdüğünü gösterdi. Yıl sonu itibarıyla temassız işlem adedi 7 milyar 960 milyon seviyesine ulaşırken, temassız işlemlerin toplam kartlı işlemler içindeki payı %68 oldu. Son beş yıllık gelişim incelendiğinde, temassız işlemlerin hem kullanım hacmi hem de toplam içindeki payı istikrarlı bir artış gösterdi. 2021 yılında toplam kartlı işlemler içindeki payı %47 seviyesinde olan temassız ödemeler, 2022’de %57, 2023’te %63, 2024’te %67 ve 2025’te %68 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde temassız işlem adedi 2 milyar 494 milyondan 7 milyar 960 milyona çıkarak yaklaşık üç katına ulaştı. Bu sonuçlar, temassız ödemelerin hız ve pratiklik avantajlarıyla tüketiciler nezdinde kalıcı bir alışkanlık haline geldiğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Empa Electronics CEE, TE Connectivity Gücüyle Orta ve Doğu Avrupa’da Büyüyor Haber

Empa Electronics CEE, TE Connectivity Gücüyle Orta ve Doğu Avrupa’da Büyüyor

Yarı iletkenler, güç elektroniği, elektromekanik ve diğer bileşen çözümlerinden oluşan geniş bir ürün yelpazesiyle kapsamlı teknolojik çözüm tedarik hizmeti sunan Empa Elektronik, CEE pazarına (Central and Eastern Europe – Orta ve Doğu Avrupa pazarı) odaklanan yeni yapılanması Empa Electronics CEE ile bölgedeki gücünü ve faaliyet alanını her geçen gün genişletiyor. Son olarak küresel connectivity & sensor çözümleri üreticisi TE Connectivity ile yeni bir işbirliğine imza atan Empa Electronics CEE, Empa Elektronik’in 10 yılı aşkın süredir Türkiye’de satış ve teknik-Ar-Ge destek faaliyetlerini yürüttüğü şirketin ürünlerini, Orta ve Doğu Avrupa pazarındaki müşterilerle buluşturacak. “Bölgesel varlığımız güçleniyor” Empa Elektronik CEO’su Murat Sarpel, 2025 yılında faaliyete geçen Macaristan merkezli Empa Electronics CEE ile Macaristan, Polonya ve Çekya başta olmak üzere Orta ve Doğu Avrupa pazarında daha hızlı ve kapsamlı hizmet vermeye başladıklarını söyledi. Empa Electronics CEE’nin, Empa Elektronik’e CEE pazarındaki müşterilerine daha yakın olma ve birebir ilişkiler kurma fırsatı verdiğini dile getiren Sarpel, “Empa Electronics CEE, Türkiye dışındaki faaliyetlerimizi genişletmek ve bölgesel müşteri portföyümüzü artırmak için stratejik bir rol oynuyor. Bu sayede bölgesel müşteri ilişkilerimiz ve varlığımız güçlenirken CEE pazarındaki satış ve lojistik süreçlerimiz hızlanıyor. Empa Electronics CEE aynı zamanda Empa Elektronik’in teknik ve mühendislik desteğini CEE müşterilerine direkt ulaştırabilme imkanı sunuyor” diye konuştu. Empa Electronics CEE’nin, Empa Elektronik’in küresel tedarik ve mühendislik hizmetlerini güçlendirme hedefi doğrultusunda attığı önemli bir adım olduğunu kaydeden Sarpel, şunları söyledi: Canlı pazar, güçlü sanayi, yüksek dijital adaptasyon “Empa Electronics CEE ile Orta ve Doğu Avrupa’daki bölgesel varlığımız da önemli ölçüde güçlendi. Orta ve Doğu Avrupa pazarı, Batı Avrupa’ya kıyasla daha yüksek büyüme oranları, daha rekabetçi iş gücü maliyetleri ve AB ile uyumlu regülasyonlarıyla oldukça canlı bir pazar. Güçlü orta sınıfı ve her geçen gün artan alım gücüyle öne çıkan bölgenin otomotiv, beyaz eşya, elektronik ve makine gibi Empa Elektronik’in faaliyet gösterdiği alanlarda güçlü bir sanayisi var. Ayrıca yüksek dijital adaptasyon özelliğine sahip ve e-ticaret, fintech, yazılım gibi sektörleri hızla gelişiyor. Empa Elektronik olarak önümüzdeki dönemde yeni markalarımız ve yeni müşterilerimizle pazarın en güçlü oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz. TE Connectivity ile yaptığımız yeni işbirliği, bu hedefimiz doğrultusunda attığımız önemli bir adım oldu.” Küresel teknoloji lideri TE Connectivity’nin dünya çapında faaliyet gösteren, connectivity & sensor çözümleri geliştiren bir teknoloji lideri olduğunu vurgulayan Murat Sarpel, “Elektriksel iletim, veri bağlantısı ve sinyal çözümleri tasarlayıp üreten şirketin ürün portföyünde konektörler, sensörler, kablolar, RF ve fiber optik çözümler, otomotiv, endüstri, enerji ve veri merkezleri yer alıyor. Yaklaşık 130 ülkede, 85 binden fazla çalışanıyla faaliyet gösteren TE Connectivity ile Türkiye’de 10 yılı aşkın süredir bir iş ortaklığımız bulunuyor. Hem satış hem de teknik ve Ar-Ge desteğini kapsayan bu işbirliğimizi, Empa Electronics CEE ile Orta ve Doğu Avrupa pazarına taşıyoruz” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ödeme Sistemlerinde Şikayetler Yüzde 247 Arttı Haber

Ödeme Sistemlerinde Şikayetler Yüzde 247 Arttı

Son dönemde artan dijitalleşmeyle birlikte yaygın olarak kullanılan sanal POS ve dijital ödeme uygulamaları, kullanıcı mağduriyetleri nedeniyle yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Finansal güvenlik, izinsiz işlemler ve ödeme gecikmeleri gibi başlıklar etrafında yoğunlaşan tartışmalar sürerken, çözüm platformu Şikayetvar dikkat çekici verilerini kamuoyuyla paylaştı. Platformun açıkladığı verilere göre, sanal POS ve ödeme sistemlerine yönelik şikayetler yalnızca son bir haftada yüzde 247 oranında artış gösterdi. Bir önceki ay bin 146 olan toplam şikayet sayısı ise yüzde 178’lik artışla 3 bin 190’a yükseldi. Ortaya çıkan bu tablo, bireysel kullanıcıların yanı sıra e-ticaret yapan işletmelerin de ödeme sistemleriyle ilgili ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koyuyor. Şikayetvar verilerine göre sanal POS ve dijital ödeme uygulamalarıyla ilgili en sık gelen şikayet türleri şöyle öne çıkıyor: Bilgim ve iznim dışında gerçekleşen işlemler: Birçok kullanıcı, kredi kartı veya banka hesabından sanal POS üzerinden para çekildiğini, onayları veya işlemleri olmamasına rağmen yüksek tutarlı tahsilat yapıldığını bildiriyor. Bu tür mağduriyetlere karşı iade taleplerinin sonuçsuz kalması da sıkça şikayet konusu olarak öne çıkıyor. İzinsiz para çekimi / güvenlik endişesi: Kullanıcılar kartlarından veya hesaplarından izinsiz kesintiler, tekrar eden çekimler yaşadıklarını, bankaların veya ödeme servislerinin yeterince güvenlik sağlamadığını belirtiyor. Ödeme iadesi ve destek sorunları: İzinsiz çekilen tutarların ya da hatalı ödemelerin iadesi gecikiyor veya cevap alamıyorum gibi müşteri hizmetleri problemleri sık karşılaşılan şikâyetler arasında. Sanal POS başvuru / onay süreçlerindeki sorunlar: Bazı kullanıcılar, sanal POS başvurularının gerekçesiz reddedilmesi, süreçlerin belirsiz veya yavaş ilerlemesi gibi sorunları platform üzerinden dile getiriyor. Ticari işlemlerde blokaj / ödeme aktarım problemleri: Özellikle e-ticaret yapan işletme sahipleri, POS üzerinden yaptıkları satışların gelirlerinin bloke edilmesi, ödemelerin uzun süre aktarılmaması gibi sorunları aktarıyor. Teknik ve entegrasyon hataları: Bazı işletmeler sanal POS entegrasyonunda hatalar, ödeme alınamama veya sistem hatası gibi teknik problemler yaşadığını belirtmiş. Platforma ulaşan bazı şikayetlerse şöyle sıralandı: “Bir ödeme sistemi üzerinden almam gereken 156 bin 361 TL tutarındaki ödemem, tarafıma gönderilmedi ve IBAN’ımı değiştirmem gerektiği söylendi. Ben de istenildiği gibi aynı gün IBAN değişikliğini yaptım ve 7 Ocak’ta müşteri temsilcisi tarafından ödememin 3 iş günü içinde hesabıma yatacağı bilgisi verildi. Ancak belirtilen sürede ödeme yapılmadı. Bu süreçte müşteri hizmetlerini yaklaşık 15 kez aradım ve 10’a yakın e-posta gönderdim. Bugün yaptığım son görüşmede ise işlemin cuma günü sisteme alındığı ve ödemenin cuma gününden sonraki 3 iş günü içinde yatırılacağı söylendi. Yani şimdi de çarşamba gününü beklemem gerektiği ifade edildi. Sürekli değişen bu bilgi ve gecikmeler nedeniyle iadelerimi gerçekleştiremiyorum ve ciddi şekilde mağdur durumdayım. Ödemenin daha fazla gecikmeden, en kısa sürede tarafıma eksiksiz olarak yatırılmasını ve süreçle ilgili net, değişmeyen bir bilgilendirme yapılmasını talep ediyorum.” “Bugün hesabımdan, iznim ve onayım olmadan, toplamda yaklaşık 5 bin TL tutarında işlem yapılmış görünüyor. İşlem detaylarında TikTok ve PUBG harcaması olarak yer alıyor; ancak ben PUBG’yi hiç yüklemedim, TikTok’ta da hiçbir şekilde ödeme yapmadım. Kart ve hesap bilgilerim bana ait olmasına rağmen bu harcamalar tamamen benim dışımda ve şüpheli işlemler olarak görünüyor. Bankamla görüştüğümde, yarın harcama itirazı yapılacağı ve sürecin başlatılacağı söylendi. Bu işlemlerin acil olarak incelenmesini, izinsiz yapılan bu ödemelerin iptal edilmesini ve hesabımdan çekilen yaklaşık 5 bin TL’nin en kısa sürede tarafıma iadesini talep ediyorum.” “Bana ait olan mail adresinin başka bir telefon numarası tarafından kullanıldığını fark ettim. Bunu, bana gelen ve bir alışveriş işlemiyle ilgili olan mesajlar üzerinden anladım. Bu alışveriş bana ait olmamasına rağmen, sistemde mail adresim bu işlemle ilişkilendirilmiş görünüyor. Konu ile ilgili olarak ilgililere mail üzerinden ulaştım ve durumu detaylı şekilde anlattım. Ancak yazışmamıza rağmen benden ayrıca telefon üzerinden teyit istendi. Mail adresimi başkası kullandığı için ilgili hesaba erişemiyor ve gerekli kontrolleri kendim yapamıyorum. Şu an için benden tahsil edilen bir tutar olmasa da kişisel mail hesabımın başka bir kişiyle bağlantılı görünmesi hem güvenlik hem de ileride doğabilecek mağduriyetler açısından beni ciddi şekilde endişelendiriyor.” “Bir ödeme sistemi üzerinden hesap açtım ve hesabımı doğruladım ve Hesabıma 500 TL aktardım. Hiçbir işlem yapmadan kısa süre sonra hesabıma giriş yaptığımda “kullanıcı engellendi” hatasıyla karşılaştım ve hesabıma erişemez hale geldim. Engellenme sonrasında firmayla iletişime geçmek istedim ancak ulaşabileceğim herhangi bir müşteri hizmetleri, canlı destek ya da telefon kanalı bulamadım. Bu nedenle hem param hesabımda bloke durumda kaldı hem de engellenme gerekçesini öğrenemedim.”

TP Türkiye, İnsan Kaynakları ve İş Gücü Yönetiminde Dış Kaynak Hizmetlerini Daha Kapsamlı ve Kurumsal Bir Yapıya Taşıyor Haber

TP Türkiye, İnsan Kaynakları ve İş Gücü Yönetiminde Dış Kaynak Hizmetlerini Daha Kapsamlı ve Kurumsal Bir Yapıya Taşıyor

Dijital iş hizmetlerinin küresel lideri TP, insan kaynakları süreçlerindeki operasyonel uzmanlığını bugüne kadar birçok sektörde başarıyla uyguladı. Şimdi bu tecrübeyi, Dış Kaynak İnsan Kaynakları Hizmetleri (HRO) başlığı altında daha sistematik ve bütünsel bir yaklaşımla şirketlerin hizmetine sunuyor. Yeni yapılanma, farklı sektörlerden işletmelere esnek kapasite yönetimi, mevzuat uyumu ve operasyonel verimlilik gibi kritik avantajlar sağlarken; TP Türkiye, bu süreçlerde sadece hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda stratejik bir iş ortağı olarak konumlanıyor. İşe alım çözümleri kapsamında TP Türkiye; aday bulma, ön değerlendirme, mülakat süreçlerinin yönetimi, profil doğrulama ve referans kontrolleri gibi uçtan uca seçme ve yerleştirme hizmetlerini sürdürüyor. Dış kaynak kullanımında ise müşteri şirketlerin ihtiyaç duyduğu iş gücü, TP bordrosunda istihdam edilerek tüm yasal ve idari süreçler TP’nin uzman ekipleri tarafından yönetiliyor. Operasyonel sevk ve idare ise müşteri kontrolünde ilerliyor. Bu model, hem esneklik hem de mevzuat uyumluluğu açısından şirketlere ciddi avantaj sağlıyor. Çalışan ve iş ortağı şirket arasında sürekli iletişim sağlanarak sürecin kesintisiz, sağlıklı ve yüksek memnuniyetle ilerlemesi güvence altına alınıyor. HRO yapılanması kapsamında TP Türkiye, ofis rolleriyle sınırlı kalmayan; sahada yaygın organizasyon gerektiren iş gücü ihtiyaçlarına da uçtan uca çözümler sunuyor. 81 ilde yönetilebilen saha operasyonları ile perakende satış ve uygulama yönetimi, deneyimsel aktivasyonlar ve saha ekiplerinin işe alımı, eğitimi ve yönetimi tek çatı altında yürütülüyor. Bu kapsamda; FMCG, zincir mağazalar, teknoloji, kozmetik, sağlık, telekom, e-ticaret, otomotiv, finans, sigorta, enerji, eğitim, dijital platformlar, turizm ve hizmet sektörlerinde faaaliyet gösteren iş ortaklarımıza destek veriliyor. Sahadan gelen veriler online/offline raporlama sistemleriyle takip edilerek denetimler, KPI ölçümleri, heatmap ve davranışsal analizler ile yönetime periyodik raporlar sağlanıyor. Konuya ilişkin açıklamada bulunan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “TP olarak yıllardır büyük ölçekli iş gücü yönetimi konusunda güçlü bir uzmanlık geliştirdik. Bu deneyimi artık daha kurumsal bir hizmet çerçevesinde yapılandırarak, şirketlere uçtan uca HR çözümleri sunuyoruz. Hedefimiz; operasyonel yükü azaltan, maliyet avantajı sağlayan ve şirketleri daha çevik hâle getiren güçlü bir iş ortağı olmak” dedi. Doğrular açıklamasında ayrıca şu ifadeleri kullandı: “HRO yapılanmamız sadece operasyonel süreçleri üstlenen bir yapı değil; aynı zamanda iş gücünün geleceğini, öne çıkacak becerileri ve rekabet avantajlarını birlikte tasarladığımız bir yol arkadaşlığı modeli. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni müşteri kümelerini kapsayan ölçeklenebilir bir HRO ekosistemi kurmayı, dijital işe alım, saha ve bordro yönetimi teknolojilerini sürekli geliştirmeyi ve şirketlerin tüm HR operasyonlarını tek elden, bütüncül bir yaklaşımla yönetecek 360° dış kaynak modelimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.