Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#E-Ticaret

Kapsül Haber Ajansı - E-Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E-Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zekâ Girişimi Promake 212 Liderliğinde 4 Milyon Dolar Yatırım Aldı Haber

Yapay Zekâ Girişimi Promake 212 Liderliğinde 4 Milyon Dolar Yatırım Aldı

Şubat ayında ürününü küresel kullanıma açan yapay zekâ girişimi Promake, yaklaşık dört ay içinde yeni yatırım turunu tamamlayarak, toplam 4 milyon dolar yatırım aldı. Türkiye’nin öncü girişim sermayesi fonu 212’nin liderlik ettiği yatırım turuna Ak Portföy GSYF, Arya VC, Gelecek Etki Fonu, JIMCO Jameel ailesinin global yatırım kolu ve Maxis Ventures katıldı. Promake aldığı yatırımla; ürününü farklı pazarlara taşımayı, yapay zekâ altyapısını güçlendirmeyi, ekibini büyütmeyi ve küçük işletmeler için iş kurma ile yönetim süreçlerini uçtan uca kapsayan yeni ürün katmanları geliştirmeyi planlıyor. Promake, yapay zekâyı küçük işletmeler için yeni bir teknoloji olmaktan çıkarıp günlük iş akışlarının doğal bir parçası haline getiriyor. İşletmelerin dijitalleşme ihtiyacına odaklanan platform, web sitesi, alan adı, e-posta, e-ticaret altyapısı, ödeme sistemleri ve dijital reklamların tek sohbet ekranı üzerinden, sade bir akış içinde kurulmasını ve yönetilmesini sağlıyor. Kullanıcılar, klasik yazılımlardaki teknik detayları ve yönetim panellerini öğrenmek zorunda kalmıyor; ürün ekleme, kampanya oluşturma, sayfa güncelleme ve ödeme alma gibi işlemleri sistemle konuşarak yapabiliyor. Promake böylece bir yazılım değil, işletmenin yanında çalışan “dijital ekip arkadaşı” olarak konumlanıyor. Dünya genelindeki 500 milyondan fazla KOBİ için ürününü geliştiren Promake, uzun vadede, küçük işletmelerin büyük şirketlere benzer dijital kapasiteye erişmesini sağlayan yapay zekâ tabanlı iş yönetimi platformu olmayı hedefliyor. Hedef 500 milyondan fazla KOBİ’nin büyük şirketlerle yarışan dijital kapasiteye erişmesi Promake Kurucu Ortağı ve CEO’su Emre Tekin, konuyla ilgili şöyle konuştu: “Tamamladığımız yeni yatırım turuyla birlikte, küçük işletmelerin iş kurma ve yönetme süreçlerini yapay zekâyla uçtan uca yeniden tanımlayan vizyonumuzu küresel ölçekte daha hızlı hayata geçiriyoruz. Amacımız yalnızca ürünü farklı pazarlara açmak değil; işletmelerin dijitalleşme biçimini temelden değiştirmek. Bu doğrultuda yapay zekâ omurgasını derinleştiriyor, ürünümüze iş kurma sonrası süreçleri de kapsayan yeni katmanlar ekliyoruz. Ekip ve altyapı yatırımlarımızı güçlendirerek ölçeklenebilir bir küresel büyüme dönemine giriyoruz. Uzun vadeli hedefimiz; 500 milyondan fazla KOBİ’nin tek bir sohbet ekranı üzerinden büyük şirketlerle aynı seviyede operasyon yürütebildiği yeni nesil bir küresel platform inşa etmek.” Yapay zekâyla işletme yönetiminde yeni dönem başlatıyor 212 Bölgesel Fon Ortağı Kıvanç Aydın, konuyla ilgili şunları söyledi: “Promake’e yaptığımız yatırımla, yapay zekâ üzerine inşa edilmiş ve küresel ölçekte güçlü büyüme potansiyeli taşıyan bir girişimi portföyümüze kattık. Yatırımımızın temelinde, dünya genelindeki milyonlarca işletme için dijitalleşmeyi teknik bir proje olmaktan çıkarıp, doğal dil komutlarıyla yönetilebilen bütüncül bir operasyon modeline dönüştürmeleri yer alıyor. Promake, işletmeleri yalnızca dijital ortama taşıyan değil; yapay zekâyla operasyonlarını yöneten, büyüten ve sürekli geliştiren bir platform sunuyor. Bu yaklaşımın, tek bir kişinin dahi küresel ölçekte rekabet edebilen işletmeler kurabildiği yeni bir dönemin kapısını araladığına inanıyoruz. Emre, Eren, Evren ve Dinçer’in bu vizyonu hayata geçirebilecek güçlü bir ekip olduğunu düşünüyor, bu yolculuklarında yanlarında olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arvato’dan Türkiye’ye 50.000 m²’lik Yeni Lojistik Operasyon Merkezi Haber

Arvato’dan Türkiye’ye 50.000 m²’lik Yeni Lojistik Operasyon Merkezi

Arvato, Kocaeli Çayırova’da hayata geçirdiği 50.000 m²’lik yeni lojistik tesisi Platform C3 ile Türkiye’deki operasyon ağını genişletiyor. Artan sipariş hacimleri, hızlanan teslimat beklentileri ve kusursuz müşteri deneyimi ihtiyacı, uluslararası moda ve e-ticaret markaları üzerindeki operasyonel baskıyı her geçen gün artırıyor. Arvato, Platform C3 yatırımıyla bu değişen ihtiyaçlara yanıt verirken, markalara daha ölçeklenebilir, hızlı ve esnek tedarik zinciri çözümleri sunmayı hedefliyor. Moda ve E-Ticaret operasyonları için tasarlandı Platform C3, yüksek hacimli operasyonları desteklemek üzere ölçeklenebilir sipariş karşılama kapasitesi ve entegre katma değerli hizmetlerle donatıldı. Yeni tesis, markalara yalnızca verimli ve güvenilir tedarik zinciri operasyonları sunmakla kalmıyor; aynı zamanda sezonsal yoğunluklara, değişen tüketici beklentilerine ve artan kişiselleştirme taleplerine daha hızlı ve esnek şekilde yanıt verme imkânı sağlıyor. Moda sektörünün ihtiyaçlarına özel olarak tasarlanan Katma Değerli Hizmetler altyapısı; nakış, baskı, tünel buharlama, etiketleme ve özel paketleme gibi uygulamalarla markalara esnek ve özelleştirilebilir çözümler sunuyor. Entegre iade yönetimi ve kalite kontrol hizmetleriyle birleşen tesis, markaların tüm satış kanallarında tutarlı bir son müşteri deneyimi oluşturmasına da yardımcı oluyor. Bölgesel büyümeye ve istihdama katkı Platform C3 yatırımı, Arvato’nun Türkiye ve çevre pazarlarda büyüyen uluslararası ve yerel moda markalarına sunduğu hizmet kapasitesini önemli ölçüde artırıyor. Yeni tesisle birlikte 900 kişilik ek istihdam yaratılması planlanıyor. Arvato’nun operasyonel kapasitesini ve bölgesel büyüme hedeflerini destekleyen yatırımın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arvato Türkiye ve BAE Genel Müdürü Umur Özkal şunları söyledi: “Platform C3, Türkiye pazarına duyduğumuz güvenin ve uzun vadeli büyüme vizyonumuzun güçlü bir göstergesi. Bu yatırım ile yalnızca kapasitemizi artırmıyor; moda sektörünün hız, esneklik ve yüksek kalite beklentilerine yanıt verecek güçlü bir lojistik altyapısı oluşturuyoruz.” Dayanıklı ve Güvenli Altyapı, 2030 İklim Hedefleriyle Destekleniyor Platform C3, operasyonel dayanıklılık, çalışan güvenliği ve sürdürülebilirlik odağıyla tasarlandı. Tesis, Türkiye’nin deprem koşullarına uygun olarak Japon sismik standartları doğrultusunda Alasawa tekniğiyle inşa edilirken, gelişmiş yangın güvenliği altyapısıyla lojistik sektöründeki standart uygulamaların ötesine geçen bir koruma seviyesi sunuyor. Tesis ayrıca çeşitli enerji verimliliği önlemleriyle Arvato’nun iklim hedeflerine katkı sağlıyor. Çatıya kurulan güneş enerjisi santrali (GES), tesisin elektrik ihtiyacının önemli bir bölümünü yenilenebilir enerjiyle karşılayacak. LED aydınlatma sistemleri, yüksek yalıtımlı yapı malzemeleri ve verimlilik odaklı mekanik sistemler, tesisin enerji yoğunluğunu ve karbon ayak izini azaltmaya katkı sağlıyor. Türkiye’deki 12 operasyon merkeziyle faaliyet gösteren Arvato, teknoloji odaklı, ölçeklenebilir ve güvenilir tedarik zinciri çözümleri sunarken, bölgesel lojistik ağını güçlendirerek müşterilerinin büyüme yolculuğunu desteklemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Perakende Sektörünün Geleceği İçin "Ortak Akıl" Vurgusu Haber

Perakende Sektörünün Geleceği İçin "Ortak Akıl" Vurgusu

Soysal Eğitim ve Danışmanlık tarafından düzenlenen ve perakendeden e-ticarete, e-ihracattan AVM yönetimine, yapay zekâdan sosyal medya ve ödeme sistemlerine kadar sektöre yön veren tüm paydaşları bir araya getiren Perakende Günleri yoğun katılımla başladı. Etkinliğin ilk gününde, Bersay İletişim Danışmanlığı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Arın Saydam moderatörlüğünde düzenlenen ortak basın toplantısı, sektörün önde gelen 8 sivil toplum kuruluşu temsilcilerini aynı masada buluşturdu. Toplantıda, son iki yılda hazır giyimin kan kaybettiğini, üretim gücünün zayıfladığını, yurt dışından gelen turistlerin harcamalarının azaldığını belirten Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel sözlerine şöyle devam etti: “Üyelerimizin büyük problemi kira artış oranları. Yapılan cironun içindeki indirimli satış oranı her ankette artıyor. Satışların yüzde 70-80'inin indirimli dönemde yapılmaya başlanması tedirgin edici bir durum. Maliyet kalemleri neden artıyor, buna ayrıca bakmak gerekiyor. Hazır giyim son iki yıllık periyotta kan kaybetti. Üretim gücümüz zayıfladı. Yurt dışı turist harcamalarında da sürekli bir azalış var; bu da tedirgin edici. Bu durum dövize karşı gelir kaybı olduğunu gösteriyor. Perakendeci TL üzerinden satış yaptığı için etkileniyor. Öte yandan perakende sektöründe yaşanan daralmanın alınacak kararlarla ve coğrafyamız sayesinde hızlı bir şekilde değişeceğine inanıyorum.” Öncel, 25 yıldır bu başarıyı aynı heyecanla tutkuyla sürdüren Suat Soysal’ın perakende vizyonuna katkıda bulunmasını sektör için büyük bir şans olarak adlandırıp, tüm Soysal Danışmanlık ekibine teşekkürlerini iletti. Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Nuri Şapkacı ise, sektördeki durumu anlamak için perakendecilere, yatırımcılara ve tüketicilere ayrı ayrı bakmak gerektiğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: “Sene başında beklediğimiz toparlanma beklentisi maalesef 2027’ye kaydı. AYD olarak bizim bakış açımız çok net: Perakendeci ile AVM yatırımcısı birbirinin rakibi değil, iş ortağıdır. Perakende güçlü bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümü yönetmek için ihtiyacımız olan şey ortak akıldır. Sektörümüz önümüzdeki dönemde daha seçici bir büyüme sürecine girecek. Perakendeci ve yatırımcılar için sınırlı ancak doğru segmentlere odaklanan yatırımlar ve operasyonel disiplin ön plana çıkacak. Tüketici tarafında ise bir süre daha satın alma gücünün belirleyici olduğu bir dönem devam edecek. Bu süreçte başarılı olacak yapılar; müşteri deneyimini, veriyi ve dijital ile fiziksel dünyayı birlikte yönetebilen markalar ve alışveriş merkezleri olacak. Bu dönüşümün kalıcı olabilmesi, ancak adil ve dengeli bir sektör yapısıyla mümkündür.” Zincir Mağazalar Derneği (ZMD) Başkanı Serhan Tınastepe yaşanan uluslararası ve ulusal gelişmelerin iç talebi engellediğinden bahsetti ve sözlerine şöyle devam etti: “Sektörün gelir bacağı engellendi. Gider tarafında ise yaşanan yüksek enflasyon, kiralar, çalışan giderleri vb. para kazanmamızı olanaksız hale getiriyor. E-ticaret gelişmeye devam ediyor, ivmesi pandemi sonrasında da düşmedi, yüzde 20’leri geçen bir yükselişi var. Bunun sebebi perakende mağazacılığının gelişemiyor oluşu, mağaza açılmaması… Bu döngüyü kırmamız lazım. Eğer sektör büyümezse işsizlik çözülemez, ihracat bacağı çözülemez ve yabancı yatırımcı gelmez… Son 10 yıldır Türkiye’den marka çıkmıyor, çıkıp da 40-50 mağaza açmış bir mağaza yok, bu çok üzüntü verici bir durum… Enflasyon ve faiz konusunda gelişmekte olan ülkelerle aynı seviyeye gelirsek bu mümkün olabilir.” Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Başkanı Alp Önder Özpamukçu, ise gıda perakendesinin ülke ekonomisinin en dinamik sektörlerinden biri olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda yaşanan gelişmelere rağmen gıda perakendesi kaliteli, güvenilir, erişilir fiyatla hizmet sunmaya devam ediyor. GPD olarak tüketici refahını artırma amacı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ancak gerek belediyeler gerekse mevzuat kaynaklı ek maliyetlere katlanıyoruz. Diğer yandan BM verilerine göre gıdanın 3’te biri kaybediliyor. Bu da 23 milyon tona denk geliyor. Bu önemli ve büyük bir sorun. Tüm zinciri veriye dayalı ve şeffaf yönetmenin gerekliliğine inanıyor; gıda güvenliği ve kaybı için izlenebilirliğin şart olduğunu düşünüyoruz. Tüm sektör için yapıcı diyalogla birlikte hareket etmenin altını çiziyoruz.” Taklitle Mücadele Derneği (TMD) Başkan Yardımcısı Av. Vehbi Kahveci, Türkiye’de taklit markalar pazarının büyüklüğünün 3 milyar dolar olduğunu ve Türkiye’nin dünyada Çin’den sonra ikinci sırada bulunduğunu söyledi ve şunları ekledi: “Bu pazarın yüzde 5’i ancak yakalanabiliyor. İthalata konulan vergiler taklidi en çok artıran unsur. Gümrük, polis ve jandarmanın katkısıyla bunu önlemeye çalışıyoruz. Uluslararası platformlarda Kapalı Çarşı en çok bilinen değerimiz. Kapalı Çarşı’nın itibarını düzeltip, ‘Türk Malı’nın orijinal olduğunu vurgulamamız lazım. Öte yandan ülkemizde yaşayıp daha sonra kendi ülkelerine dönenler, ‘Türk Malı’ ürünleri deneyimledikleri için oralarda bizim markalarımızın mağazalarını açıyorlar. Dünya’nın pek çok yerinde de ‘Türk Malı’ tescil yapar hale geldi…” Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) Başkanı Melih Şahinöz, 25 yıldır Perakende Günleri’ni sürdürülebilir kıldığı için Soysal Danışmanlık’a teşekkürlerini ileterek sözlerine şöyle devam etti: “Susuzluk geliyor, alternatif gıdalar bulmak lazım, küresel değişimler mevcut. Ülkenin kendi kendine yetmesi bir güvenlik meselesi ve savunma sanayii kadar önemli. Öncelikli yatırımların bu alanda yapılmasına olanak tanınması lazım. Öte yandan büyük bir gıda enflasyonu da var ama ülkemizin potansiyeli yüksek, ilişkilerimizi doğru kullanarak, güzel gelişmeler yaşanabilir.” Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer ise yeme içme sektörünün boynu bükük diyerek, görüşlerini şöyle ifade etti: “2 milyon istihdamımız var. Turizm içinde gastronominin payı yüzde 20. 200 marka, 3 bin 500 işletme ve 1 trilyon lira ile varlığımızı sürdürüyoruz. Ancak 2-3 yıldır artan hammadde maliyetleri, tarihi rekorla artan çalışan maliyetleri ile mücadele ediyoruz. Kısa süreli yurt dışına tatile giden vatandaşlarımızın sayısı da harcadığı para da yüksek. Ülkemize gelen ziyaretçilerin kalma süresi ise daha uzun ama sağladığı gelir daha az. Bu denklem oldukça üzücü. Asıl önemli olan yaz mevsimi geldi. En azından vergisel avantajlar sağlanmasına ve körfez ülkelerinden, BAE’den gelecek firmalarla yeni fırsatlar yaratmanın önemine dikkat çekmek istiyoruz.” Tüm Restorancılar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Genel Başkan Yardımcısı Ünal Dölek de Dünyanın bir denge problemi yaşadığından bahsetti ve şunları ifade etti: “Ciro - kira dengesi, işçilik, kiralar vb. sorunları yönetmekte zorlanıyoruz. Vasıflı eleman bulmak sıkıntılı bir durum oldu. Ayrıca sektörümüzün bahşiş sıkıntısı var. Kredi kartı ile ödemeler çoğunlukta olduğu için bahşiş alamıyoruz. 2000’lerden sonra yaşanan zorlukların, krizlerin, salgınların ve teknolojik gelişmelerin değiştirdiği dönemin geçiş sancılarını yaşıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli’de Tekstilin Yanına Oto Aksesuarı Eklendi Haber

Denizli’de Tekstilin Yanına Oto Aksesuarı Eklendi

Şehrin lokomotifi olan ev tekstili ve hazır giyim liderliğini korurken; Denizlili satıcılar e-ticaret sayesinde ürün yelpazesini genişletti. Denizli’den Türkiye’nin dört bir yanına giden sepetlerde artık sadece bornoz ve çarşaf değil; oto aksesuarı başta olmak üzere hayatın her alanına dokunan sürpriz ürünler de yer alıyor. Türkiye’nin her bölgesinden sipariş alarak bir akıllı alışveriş rotası haline gelen Denizli, Trendyol’daki e-ihracat performansıyla da Türkiye genelinde 5’inciliğe yükseldi. Ev tekstili ve giyim ürünleriyle tanınan Türkiye ekonomisinin dinamik şehirlerinden Denizli'deki Trendyol satıcıları, platform üzerinden ülke geneline yayılan bir satış performansı sergiliyor. Trendyol verilerine göre, Denizlili üreticilerin en çok satış yaptığı iller İstanbul, Ankara ve İzmir olurken, üç büyük şehri Bursa, Antalya, Kocaeli, Adana, Mersin, Konya, Muğla, Tekirdağ, Gaziantep ve Balıkesir takip etti. Denizlili satıcıların ilk 100 listesinde sürpriz ürünler Ev tekstili Denizli’nin e-ticaretinin ana omurgasını oluşturmaya devam ederken, Trendyol verileri Denizlili üreticilerin pazarın nabzını tutarak niş alanlarda da Türkiye genelinde söz sahibi olmaya başladığını gösterdi. Denizli'den yurt geneline yapılan satışların hayatın her alanına yayıldığı göze çarparken, ilk 100 listesinde paspas, kılıf, pet shop ürünleri ve oto aksesuarı gibi ürünler dikkat çekti. Denizli’nin üretim gücü, Trendyol ile küresel pazarlara açılıyor Denizli, tekstil başta olmak üzere üretim gücüyle Türkiye’nin ihracat kaslarından biri olmayı sürdürürken, e-ihracat bu potansiyelin küresel pazarlara taşınmasında kritik bir rol üstleniyor. Dijitalleşmenin hız kazandığı bu dönemde, yerel üreticilerin sınır ötesi ticarete erişimini kolaylaştırmak, rekabet güçlerini artırmanın en önemli unsurlarından biri haline geliyor. Trendyol, sunduğu teknoloji, lojistik ve pazarlama altyapısıyla Denizlili üretici ve satıcıların e-ihracata katılımını kolaylaştırarak, ürünlerini dünya pazarlarıyla buluşturuyor. Böylece sadece satış hacmini artırmakla kalmayıp, yerel kalkınmaya da doğrudan katkı sağlayan bir köprü görevi görüyor. Denizli, yıllık 5 milyar dolara ulaşan rakamla Türkiye'nin dünyaya ihracatında sekizinci sırada yer alıyor. Denizli, Trendyol ekosistemi içindeki e-ihracat performansıyla Türkiye beşincisi olarak dikkat çekiyor. E-ihracat, Denizli'de en hızlı büyüyen alan olarak göze çarpıyor. Kentin üretim gücünün dijital kanallarla daha geniş pazarlara taşınması, sanayi ve ihracat temsilcileri tarafından da Denizli’nin yeni büyüme alanlarından biri olarak değerlendiriliyor. Selim Kasapoğlu: “Rekabetin Yolu Dijitalden Geçiyor” Denizli’nin üretim gücü ve girişimci ruhuyla Türkiye’nin en önemli sanayi şehirlerinden biri olduğunu belirten Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, günümüzde rekabette öne çıkmanın yolunun üretilen değeri dijital dünyada güçlü bir şekilde konumlandırıp küresel pazarlara doğrudan taşıyabilmekten geçtiğini ifade ederek şunları söyledi: "E-ticaret ve mikro ihracat, özellikle KOBİ’lerimiz için önemli fırsatlar sunuyor. Daha önce yalnızca toptan çalışan birçok işletmemiz bugün kendi markasını oluşturarak dijital platformlar üzerinden son kullanıcıya ulaşabiliyor. Bu dönüşüm hem katma değeri artırıyor hem de firmalarımızın rekabet gücünü yükseltiyor. Biz de Denizli Sanayi Odası olarak şehrimizin e-ihracat ve e-ticaret alanındaki potansiyelinin farkındayız. Hedefimiz, firmalarımızın dijital dönüşüm süreçlerini desteklemek, markalaşmayı güçlendirmek ve Denizli’nin üretim başarısını dijital ticarette de daha ileri taşımaktır.” “Osman Uğurlu: E-ihracat, Denizli’ye esnek ve doğrudan satış kanalı açıyor” Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu ise, e-ihracatın Denizli için stratejik önemine vurgu yaptı: "Avrupa başta olmak üzere birçok pazara yüksek kaliteli tekstil ürünleri ihraç ediyoruz. Ancak geleneksel ihracat modeli genellikle büyük siparişler ve uzun vadeli anlaşmalar üzerine kurulu. E-ihracat ise bu yapıyı tamamlayan ve esnek hale getiren yeni bir kanal oluşturuyor. Bugün Denizlili bir üretici, e-ihracat sayesinde Almanya’daki bir son kullanıcıya tek bir bornoz satışı gerçekleştirebiliyor. Bu, geçmişte mümkün olmayan bir iş modeliydi. Aynı şekilde ABD veya Körfez pazarlarına küçük hacimli ama yüksek katma değerli ürünler gönderilebiliyor." Dijitalin Denizli’ye getirdiği köklü değişim Denizlili işletmeler, e-ticaret ve e-ihracatın sağladığı verilerle daha esnek ve talep odaklı üretim gerçekleştiriyor. Bir ürünün hangi şehirde ya da ülkede çok sattığı, hangi renk veya modelin daha çok talep gördüğü gibi veriler, Denizli'deki üretim planlamasına doğrudan yansıdı. Trendyol verileri, Denizli'deki üretim modelinin köklü bir dönüşüm geçirdiğini gösteriyor. E-ticaret ve e-ihracat öncesinde ürünler önce toptancı, ardından perakendeci zinciriyle son kullanıcıya ulaşıyordu. Ancak günümüzde dijitalin gücüyle üretici doğrudan müşteriyle buluşabiliyor. Bu dönüşüm kadın ve genç girişimcilerin daha kolay pazara girmesini, küçük atölyelerin marka haline gelmesini ve sınırlı bir kitleye hitap eden özel ürünlerin üretimini artırdı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Girişimci Kadınların Ürünleri, Dijitalin Gücüyle Dünya Vitrinine Açıldı  Haber

Girişimci Kadınların Ürünleri, Dijitalin Gücüyle Dünya Vitrinine Açıldı 

E-ticaret, yapay zekâ ve dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştiren girişimciler; Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji şirketlerine uzanan başarı hikâyeleriyle dikkat çekiyor. Proje kapsamında bugüne kadar 50 bini aşkın kadına eğitim verilirken, 50 girişime iş geliştirme desteği sağlandı. 2026 yılında ise 15 bin kadına daha eğitim verilmesi hedefleniyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’ye Değer vizyonumuzla ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ederken, teknolojiyi sadece bir araç değil, toplumsal fayda ve ekonomik değer üreten bir güç olarak görüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etme misyonumuz doğrultusunda ekonomik, sosyal, bölgesel veya fiziksel sebeplerle toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için kapsayıcı çözümler sunuyor, sürdürülebilir kalkınmayı destekliyoruz. 2019 yılından bu yana 50 binin üzerinde kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerle ulaşmanın, girişimlerini büyütmek isteyen kadınlara hibe desteği sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizle sadece fırsat eşitliğine katkı sunmakla kalmıyor, kültürel değerlerimizin ve yerel üretimlerimizin dünyaya açılmasına da destek oluyoruz. Anadolu’daki girişimcimizin, aldığı eğitimlerle dijital dünyada görünür hale gelerek ve aldığı hibeyle üretim kapasitesini artırarak, Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar uzanan bir ihracat ağı kurması, ülkemizin girişim potansiyelini gözler önüne seriyor. Kadınların dijital dünyada fırsatları değerlendirerek daha rekabetçi ve sürdürülebilir iş modelleri kurmalarını destekleyerek, değerlerimizi sınırların ötesine taşımaya ve ülkemizin dijital geleceğini kadınlarla birlikte yazmaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları ile teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürmeye devam ediyor. Türk Telekom’un, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği ile birlikte yürüttüğü ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi sayesinde Türkiye’nin dört bir yanındaki kadınlar, ülke sınırlarını aşarak ürünleri ve girişimleriyle uluslararası pazarların kapılarını aralıyor. Türk Telekom’un “Dijitalde Hayat Kolay” projesi, girişimci kadınları küresel pazarlarla buluşturuyor. Projeden aldıkları destekle e-ticaret, yapay zekâ kullanımı ve dijital pazarlama alanlarında kendilerini geliştiren kadınlar, ürettikleri yerel ürün ve yenilikçi teknolojileri Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar dünyanın dört bir yanına ihraç etmeye başladı. 2019 yılından bu yana toplamda 50 binin üzerinde katılımın olduğu proje kapsamında kadınlar, dijital yetkinliklerini geliştirerek ekonomik hayatta daha aktif rol alıyor. Kırsalda ürettikleri lavanta ürünlerini Avrupa’ya ihraç edenlerden, geliştirdikleri yapay zekâ çözümlerini global şirketlere sunanlara kadar farklı sektörlerden pek çok kadın, aldıkları eğitim, mentörlük ve hibe desteğiyle sınırları aşıyor. "Girişimci kadınların dijital fırsatlarla daha rekabetçi olmalarını desteklemek öncelikli sorumluluğumuz" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Dijitalde Hayat Kolay projesi ile dünyaya açılan kadın girişimciler ile ilgili şunları ifade etti: "Türkiye’ye Değer vizyonumuzla ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ederken, teknolojiyi sadece bir araç değil, toplumsal fayda ve ekonomik değer üreten bir güç olarak görüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etme misyonumuz doğrultusunda ekonomik, sosyal, bölgesel veya fiziksel sebeplerle toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için kapsayıcı çözümler sunuyor, sürdürülebilir kalkınmayı destekliyoruz. 2019 yılından bu yana 50 binin üzerinde kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimlerle ulaşmanın, girişimlerini büyütmek isteyen kadınlarımıza hibe desteği sağlamanın gururunu yaşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizle sadece fırsat eşitliğine katkı sunmakla kalmıyor, kültürel değerlerimizin ve yerel üreticimizin dünyaya açılmasına da destek oluyoruz. Anadolu’daki girişimcimizin, aldığı eğitimlerle dijital dünyada görünür hale gelerek Belçika’dan Avusturya’ya, Amerika’dan küresel teknoloji devlerine kadar uzanan bir ihracat ağı kurması, ülkemizin dijital ekonomideki potansiyelini gözler önüne seriyor. Kadınların dijital dünyada fırsatları değerlendirerek daha rekabetçi ve sürdürülebilir iş modelleri kurmalarını destekleyerek, değerlerimizi sınırların ötesine taşımaya ve ülkemizin dijital geleceğini kadınlarla birlikte yazmaya kararlılıkla devam edeceğiz." Adana’dan ABD’ye havuçlu atıştırmalık ihracatı Adana'da kurduğu Cezy & Pepcubes markasıyla şekersiz ve %100 doğal hammaddelerle dünyanın ilk havuç bazlı atıştırmalığını tasarlayan Selen Canoğulları, çalışanlarının %90'ının kadınlardan oluştuğunu belirterek, ürünlerini ulusal zincir marketlerde tüketiciyle buluşturduklarını, Amerika pazarına açıldıklarını ifade etti. Canoğulları; ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesinin eğitimleri ve sunduğu vizyon yurt dışına açılma hayalimizi gerçeğe dönüştürmemizde bize büyük bir özgüven verdi. Türk Telekom’dan aldığımız hibe ile ambalajlarımızı uluslararası standartlarda yeniledik ve Amerika pazarına girdik. Kanada ve Avrupa ülkeleri ile de görüşmelere başladık” dedi. Tekirdağ’ın geleneksel dokuması uluslararası belgesellerde Tekirdağ'da coğrafi işaretli Karacakılavuz dokumasını modern tasarımlarla yeniden yorumlayan Büruz markasının kurucusu Pelin Begüm Karadağ, yerel dokumayla kadınlara istihdam sağlarken yeni ustalar yetiştiriyor. Uluslararası ödüller alan ve uluslararası görünürlük kazanan bu tasarımlar, belgesellere de konu oldu. Karadağ; “Yerel mirasımızı yaşatırken dijitalleşmenin gücünü kullanarak dünyaya açılmak, vizyonumuzu tamamen değiştirdi. Dijitalde Hayat Kolay projesiyle edindiğimiz dijital becerilerin yanı sıra mentörlük sürecinde aldığımız eğitimler sayesinde sadece Türkiye'de değil, uluslararası arenada da tanınan ve ödüller alan bir marka haline geldik” diye konuştu. İstanbul’dan uluslararası teknoloji firmalarına uzanan yapay zekâ çözümü Esra Odabaşı, kurduğu sosyal girişim ES Kariyer ile engelli bireylerle kurumları yetkinlik bazlı eşleştiren yapay zekâ destekli yetenek havuzu geliştirdi. Odabaşı'nın sistemi, uluslararası teknoloji firmalarına istihdam çözümleri sunuyor. Odabaşı; “Engelli bireyler için fırsat eşitliği yaratırken teknolojinin çarpan etkisine çok inanıyorum. Dijitalde Hayat Kolay projesinden aldığımız destekle yapay zeka destekli yetenek bazlı eşleştirme havuzu olan PowerPool’u kurduk, böylece daha hızlı bir şekilde doğru işe doğru engelli istihdam kaynağını yönlendirebiliyoruz. Bugün küresel teknoloji devlerine çözüm üretebilmemizin arkasında bu dijital güç yatıyor” dedi. Uşak’taki kadınların ürünleri Belçika ve Avusturya’da SS Kilim Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi’ni kuran bir diğer girişimci Nezahat Hıdır, kırsalda yaşayan, iş gücüne katılamayan, özellikle engelli çocuğu olan kadınlara evde üretim imkânı sunuyor. Lavanta ve benzeri bitkilerden elde edilen yağlarla üretilen kozmetik ürünleriyle gelir yaratan, çevredeki meyve suyu fabrikalarının atıklarını değerlendirerek döngüsel ekonomi modeli kuran Hıdır, kooperatif ürünlerini Belçika ve Avusturya’ya ihraç ediyor. Hıdır, “Dijitalde Hayat Kolay eğitimleriyle daha önce dışarıdan hizmet aldığımız ürünlerimizin etiket tasarımlarını kendimiz yapmaya başladık ve dijital pazarlamayı öğrendik ve sınırlarımızı aştık. Türk Telekom'un yanımızda olduğunu bilmek, Avrupa gibi zorlu pazarlara açılırken en büyük cesaret kaynağımız oldu. Yıl sonuna kadar 5 ülkeye ihracat yapmayı ve yurt dışına ofis açmayı hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Fikir Liderleri Bir Araya Geldi Haber

Geleceğin Fikir Liderleri Bir Araya Geldi

Türkiye’nin en büyük medya gruplarından Turkuvaz Medya tarafından hayata geçirilen ve dünyanın en saygın teknoloji ve inovasyon markalarından biri olan WIRED Türkiye, 15 Mayıs’ta Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleşen lansman etkinliğinde iş dünyası, teknoloji, girişimcilik ve medya ekosisteminden önemli isimleri bir araya getirdi. WIRED Türkiye, global vizyonu yerel dinamiklerle buluşturarak Türkiye’nin teknoloji, bilim ve kültür dünyasına yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Etkinliğin açılış konuşmaları; WIRED Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Hülya Güler, Turkuvaz Medya Grubu İcra Kurulu Üyesi ve Turkuvaz Dergi Genel Müdürü Yasemin Gebeş ve Condé Nast Stratejik İçerik ve Özel Projeler Başkan Yardımcısı Amy Mangino tarafından gerçekleştirildi. Hülya Güler: Wired yalnızca bir yayın değil, geleceğin ekosistemi Etkinliğin açılış konuşmalarında WIRED Türkiye’nin yayın vizyonu, teknoloji ve kültür odağındaki yaklaşımı ile geleceğin dünyasına dair perspektifi paylaşıldı. WIRED Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Hülya Güler, WIRED Türkiye’nin yalnızca bir yayın değil; farklı disiplinlerden düşünce liderlerini, yaratıcı endüstrileri ve yeni nesil fikirleri bir araya getiren yaşayan bir ekosistem olmayı hedeflediğini vurguladı. Güler konuşmasında, “WIRED, yalnızca teknoloji anlatan bir yayın değil; bilim ve teknolojinin dönüştürdüğü dünyayı daha iyi anlamak isteyenler için geleceğe dair güçlü bir bakış açısı sunuyor. Biz de WIRED Türkiye ile insanı merkeze alan, umut veren, ilham veren ve geleceği birlikte şekillendirmeye davet eden bir platform kuruyoruz. Çünkü inanıyoruz ki gezegenimizin en güzel günleri hâlâ gelecekte. WIRED Türkiye Founding Member topluluğu ise kendi alanlarında fikirleri, üretimleri ve vizyonlarıyla fark yaratan isimleri aynı ekosistemde buluşturarak geleceğin hikâyesini birlikte yazmayı hedefliyor.” ifadelerini kullandı. Condé Nast Stratejik İçerik ve Özel Projeler Başkan Yardımcısı Amy Mangino ise konuşmasında, “Condé Nast olarak son yıllarda Vogue ve GQ’nun ardından şimdi de WIRED’ın Türkiye yolculuğuna tanıklık etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Güçlü ve nitelikli gazeteciliğe yatırım yapmak bugün her zamankinden daha fazla vizyon, sorumluluk ve cesaret gerektiriyor. Hülya Güler, Yasemin Gebeş ve tüm WIRED Türkiye ekibi, bu markayı hayata geçirirken büyük bir tutku ve özveri ortaya koydu. WIRED Türkiye’nin çok başarılı bir yolculuğa imza atacağına yürekten inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Etkinliğin sabah oturumlarında teknoloji, yapay zekâ ve girişimcilik ekosisteminin geleceğine ışık tutan konuşmalar gerçekleştirildi. Kerem Dündar: Yapay zekâ çağında fark yaratacak olan şey, doğru soruları birlikte sorabilmek olacak Program kapsamında ilk özel oturumda yazar Kerem Dündar, “Geleceği Yapay Zeka–İnsan Etkileşimi ile Şekillendirmek” başlıklı konuşmasıyla sahne aldı. Dündar konuşmasında, “Bugün yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, insanın düşünme ve üretme biçimini kökten değiştiren yeni bir çağ olarak konuşuyoruz. Daha birkaç ay önce yapay zekânın problem çözme kapasitesinin insan ortalamasının çok üzerine çıktığını gösteren araştırmalar paylaşılırken, asıl ihtiyaç duyduğumuz şeyin doğru soruları sorabileceğimiz güçlü platformlar ve topluluklar olduğunu görüyoruz. WIRED Türkiye’nin farklı disiplinleri bir araya getirerek bu dönüşümü insan odağında tartışan önemli bir fikir alanı yaratacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Geleceğe hazır olmak, yalnızca teknolojiyi değil insanı da merkeze koyabilmekten geçiyor Ardından Fütürist, Future Readiness Forum ve Xponential Başkanı & CEO’su Tariq Qureishy, “Geleceğin Sesi, Geleceğin Denklemi” başlıklı oturumda teknoloji ve insanlığın dönüşümünü değerlendirdi. Qureishy konuşmasında, “2030 yılında var olacak işlerin yaklaşık yüzde 70’i bugün henüz mevcut değil. Yapay zekâ ve teknolojinin hızlandırdığı bu dönüşümde kurumların yalnızca dijital değil, aynı zamanda AI odaklı organizasyonlara dönüşmesi gerekiyor. Ancak bu yeni çağda asıl mesele yalnızca teknolojiye adapte olmak değil; güveni, yaratıcılığı, etik bakış açısını ve insan odağını koruyarak geleceğe hazır hale gelmek. WIRED Türkiye’nin farklı disiplinleri bir araya getirerek bu dönüşümü tartışan güçlü bir fikir platformu oluşturmasını son derece kıymetli buluyorum.” dedi. Türkiye, teknoloji ve oyun girişimlerinde önemli başarı hikâyeleri yazıyor; şimdi hedef küresel ölçekte daha güçlü bir konum “Türkiye Girişim Tarihinin Dünü, Bugünü, Yarını” panelinin moderatörlüğünü Boğaziçi Ventures Kurucusu ve CEO’su Barış Özistek üstlendi. Panelde Vuvy Kurucusu ve Endeavor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kurttepeli ile Yemeksepeti Kurucusu ve Yatırımcı Nevzat Aydın, Türkiye girişimcilik ekosisteminin dönüşümünü, yatırımcılık kültürünün gelişimini ve yapay zekâ çağında girişimciliğin geleceğini değerlendirdi. Panelde konuşan Nevzat Aydın, yapay zekâ ile birlikte girişimcilik dünyasında fırsatların daha da demokratikleştiğine dikkat çekerek, “Doğru kurgulanan projelerin bugün dünyanın her yerine ulaşma ve ölçeklenme şansı çok daha yüksek. Aynı şekilde rekabet de artık global ölçekte yaşanıyor. Ancak teknoloji dönüşümleri her dönemde yeni fırsatlar yaratıyor ve girişimcilik ekosistemi bu dönüşümle birlikte büyümeye devam ediyor” dedi. Emre Kurttepeli ise Türkiye girişimcilik ekosisteminin özellikle yeni nesil teknoloji alanlarında önemli bir dönüşümden geçtiğini belirterek, “Yapay zekâ çağında fonlama kapasitesi, güçlü insan kaynağı ve global ölçekte düşünme becerisi her zamankinden daha kritik hale geldi. Türkiye oyun ve teknoloji girişimlerinde önemli başarı hikâyeleri çıkarıyor ancak küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabilmek için teknoloji üretimi ve yatırım ekosisteminin daha da büyümesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürü Sadullah Uzun : 150 milyon dolarlık kamu desteğiyle 750 milyon dolarlık girişim yatırım hacmi hedefliyoruz “Turcorn Yolculuğu” panelinde T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürü Sadullah Uzun moderatörlüğünde; Türkiye girişimcilik ekosistemi, oyun teknolojileri ve küresel büyüme potansiyeli ele alındı. e2vc Yönetici Ortağı Enis Hulli ile Loom Games Kurucu Ortakları Kübra Gündoğan ve Emre Çelik’in katıldığı panelde, Loom Games’in kısa sürede global ölçekte dikkat çeken büyüme hikâyesi ve Türkiye’nin yeni nesil teknoloji girişimciliği vizyonu konuşuldu. Loom Games Kurucu Ortağı ve CEO’su Kübra Gündoğan, “Yaklaşık 60 yatırımcıdan ret aldığımız dönemler oldu ancak girişimcilikte en kritik konulardan birinin, bu süreçleri kişisel algılamadan yoluna devam edebilmek olduğuna inanıyorum. Biz de elimizdeki tüm kaynakları yeni oyunumuza yatırarak devam ettik ve bugün hâlâ burada bu hikâyeyi konuşuyoruz” dedi. Sadullah Uzun ise Türkiye’de bugün itibarıyla 8 Turcorn bulunduğunu hatırlatarak, girişimcilik ekosistemini büyütmeye yönelik destek mekanizmalarına dikkat çekti. Uzun, “Seri A aşamasındaki girişimleri desteklemek amacıyla 150 milyon dolarlık kamu katkısını devreye aldık. Bu destekle birlikte en az 750 milyon dolarlık bir girişim yatırım hacmi oluşturmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Trendyol Grubu CTO’su Cenk Çivici : Teknolojinin merkezinde hâlâ insan deneyimi var Trendyol Grubu CTO’su Cenk Çivici, etkinlik kapsamında gerçekleştirdiği oturumda yapay zekânın e-ticaret ekosistemindeki dönüştürücü etkisini ve Trendyol’un teknoloji vizyonunu paylaştı. Çivici, bugün Trendyol’un 36 ülkede faaliyet gösterdiğini ve şirketin yapay zekâyı yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, tüm operasyonun merkezinde konumlanan stratejik bir dönüşüm alanı olarak değerlendirdiğini anlattı. Çivici, “Yapay zekâya yalnızca teknoloji üretmek için değil; müşterilerimiz, iş ortaklarımız ve ekiplerimiz için daha iyi deneyimler oluşturabilmek adına yaklaşıyoruz. Önemli olan insanı ortadan kaldırmak değil; ekiplerin üretkenliğini ve etki alanını güçlendirebilmek” dedi. Etkinliğin öğleden sonra devam eden oturumlarında ise finans teknolojilerinden dijital içerik dünyasına, yapay zekâdan küresel vizyona kadar farklı başlıklar ele alındı. Longevity ve Biyoteknolojiyle Sağlıkta Yeni Dönem Klinik Psikolog Esra Çavuşoğlu, “Longevity: Geleceğin Sağlık Algısı” başlıklı özel oturumda sağlık teknolojileri, biyolojik veri takibi ve uzun yaşam yaklaşımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu, “Yapay zekâ ve biyoteknolojiyle birlikte insanlar artık kendi bedenini daha yakından tanıdığı ve yönettiği yeni bir döneme giriyor” dedi. Yapay Zekâ ve Robotik Çağında İnsanlığın Geleceği Tartışıldı Doğuş Üniversitesi İş Dünyası ve İnovasyon Hub Direktörü Turhan Karakaya, “Yapay Zekâ, Robotik ve Üstün İnsan İlişkisi” başlıklı özel oturumda, “Teknoloji artık yalnızca bizim kullandığımız bir araç değil; insan hayatının, şehirlerin ve karar mekanizmalarının doğrudan bir parçasına dönüşüyor. Önümüzdeki dönemde mesele yalnızca teknolojiyi kullanmak değil, onunla nasıl bir insanlık modeli kuracağımız olacak” ifadelerini kullandı. “Topluluk Çağı 2.0” panelinde YouTube Türkiye Stratejik İçerik Partnerlikleri Müdürü Bora Başman moderatörlüğünde içerik üreticileri Mert Bayantemur ve Ada Büyük dijital topluluk kültürünü değerlendirdi. Finans Dünyasında Yeni Dönem: Görünmez Bankacılık ve Yapay Zekâ AIONIRE Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceğin Bankası” panelinde dijital bankacılık, görünmez finans ve yapay zekâ destekli finansal hizmetlerin geleceği ele alındı. Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, bankacılığın artık müşterinin hayatına görünmez şekilde entegre olduğunu vurgulayarak, “Müşterinin bulunduğu yerde, ihtiyacını doğru anlayan ve hayatını kolaylaştıran yapılar geleceğin bankacılığını şekillendirecek” dedi. Wamo Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Deniz Güven ise yeni nesil finansal modellerde teknoloji kadar operasyonel dönüşümün de kritik hale geldiğini belirterek, yapay zekâ ve kişiselleştirilmiş deneyimlerin finans dünyasının dönüşümünde belirleyici rol oynadığını ifade etti. Küresel Liderlik, Teknoloji ve Adaptasyonun Geleceği Konuşuldu Global Turks Vakfı Kurucu Başkanı ve Heidrick & Struggles Türkiye Kurucusu Ayşegül Dicle Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Geleceği Tasarlayan Küresel Vizyon” panelinde; liderlik, teknoloji dönüşümü ve küresel rekabette öne çıkan yeni nesil yetkinlikler ele alındı. IBM Türkiye CEO’su Işıl Kılınç Gürtuna, değişimden korkmamanın ve sürekli öğrenmenin yeni dönemin en kritik liderlik becerileri arasında yer aldığını vurguladı. Microsoft Güney Avrupa Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Cavit Yantaç ise küresel organizasyonlarda sürdürülebilir başarının teknik yetkinlik kadar empati, iletişim ve farklı kültürlerle birlikte çalışabilme becerisi gerektirdiğini ifade etti. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz de teknoloji yatırımlarında cesur davranmanın ve dünya standartlarında işler üretmenin kurumlar için artık temel bir gereklilik haline geldiğini söyledi. Meta’dan Yapay Zekâda Yeni Dönem Vurgusu: “Kişisel AI Asistanları Hayatın Parçası Olacak” Meta Türkiye Direktörü Gül Yüksel Akkaya, “Yapay Zekâ ile Bağlantıların Geleceği” başlıklı özel oturumda Meta’nın yapay zekâ vizyonunu ve yeni nesil AI asistanlarını anlattı. Akkaya, bugün Meta AI’ın yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ulaştığını belirtirken, Meta’nın yapay zekâ yatırımları kapsamında yaklaşık 62 milyar dolarlık bütçe planladığını aktardı. Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı moderatörlüğünde gerçekleşen “Sermaye, Teknoloji ve Yeni Büyüme Alanları” panelinde, Tera Teknoloji Holding CEO ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Cebrail Taşkın, klasik holding yapılarının yerini teknoloji, dönüşüm ve globalleşme odaklı yeni nesil organizasyon modellerine bıraktığını vurguladı. Taşkın, “Biz yalnızca sermaye koyan bir yapı değiliz; yatırım yaptığımız şirketleri dönüştürmeye, rekabetçi hale getirmeye ve global ölçekte büyütmeye odaklanıyoruz. Türkiye’de üretilen değerin dünya ölçeğinde büyümesini önemsiyoruz” dedi. Yapay Zekâ Çağında Şirket Kültürü, Eğitim ve Karar Mekanizmaları Dönüşüyor Dijital Stratejist ve Teknoloji Trend Anlatıcısı Hande Aydın moderatörlüğünde gerçekleşen “Yapay Zekâ Çağında Strateji, Kültür, İnovasyon” panelinde; yapay zekânın şirket kültürü, eğitim ve karar süreçleri üzerindeki etkisi ele alındı. Connectmind AI Kurucu Ortağı Burcu Ağma, yapay zekânın yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir düşünce partnerine dönüştüğünü vurgularken; eğitim teknolojileri lideri Dr. Işıl Boy Ergül ise yeni dönemde yapay zekâ okuryazarlığı ve “öğrenmeyi öğrenme” becerisinin kritik hale geldiğine dikkat çekti. Teknoloji, Algoritma ve Creator Ekonomisinin Yeni Dönemi Havas İstanbul CEO’su Cüneyt Devrim moderatörlüğünde gerçekleşen “Merakın Algoritması: Teknoloji, İçerik ve Yeni İzleyici” panelinde, dijital içerik dünyasının dönüşümü, creator ekonomisi ve yapay zekânın içerik üretimine etkisi ele alındı. Youtube Yayıncısı Orkun Işıtmak ise içerik üreticiliğinin dönüşen yapısına dikkat çekerek, “Yapay zekâyı artık yalnızca bir teknoloji başlığı olarak değil, üretimi hızlandıran ve geliştiren güçlü bir araç olarak görüyoruz. Ancak izleyicinin gerçekten bağ kurduğu şey hâlâ insan hikâyesi, samimiyet ve sürdürülebilir üretim” dedi. İnsanlık, Yapay Zekâ ve Geleceğin Felsefesi Üzerine Çarpıcı Bir Perspektif İş filozofu, yazar ve teknoloji yatırımcısı Anders Indset, “Tekillik Paradoksu: İnsanlık ile Yapay Zekâ Arasındaki Boşluğu Kapatmak” başlıklı özel oturumda yapay zekâ çağında insanlığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Indset, “Mesele yalnızca yapay zekâyı geliştirmek değil; bu teknolojinin geleceğini hangi değerler ve hangi insanlık anlayışıyla şekillendireceğimiz. Gelecek tahmin edilen değil, birlikte yazılan bir şey” dedi. Gün boyu süren paneller, özel oturumlar ve networking buluşmalarının ardından etkinlik, özel After Party ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üreten kadınlar Türkiye’den dünyaya açılıyor    Haber

Üreten kadınlar Türkiye’den dünyaya açılıyor  

Trendyol’un e-ticaret ile sunduğu erişim gücü, bugün birçok yerel üreticinin hikâyesini bulunduğu şehirle sınırlı kalmaktan çıkarıp Türkiye geneline ve sınırlar ötesine taşıyor. İzmirli girişimci İlknur Evcan da evde başladığı üretim yolculuğunu Trendyol aracılığıyla büyüterek markasını yurt içi ve yurt dışına açılan bir ev tekstili firmasına dönüştürdü. İzmir’de yaşayan iki çocuk annesi Evcan’ın tekstil alanında herhangi bir deneyimi yoktu. Kızının doğumunun ardından çalışma hayatına ara veren Evcan’ın girişimcilik yolculuğu, evinde kullandığı kendi el emeği masa servislerinin misafirlerinden ilgi görmesiyle başladı. Öncelikle internetteki videoları izleyerek dikim öğrendi. İlk başlarda evinde üreterek başladı. Annesi ile bir arkadaşı, markanın ilk ekibini oluşturdular. Markanın çıkış ürünü Amerikan servisler oldu. Sağlam, leke tutmayan ve uzun süre kullanılabilen suplalar kısa sürede kullanıcıların ilgisini çekti. Evde başlayan bu üretim, zamanla bir atölyeye taşındı. Pandemi döneminde ev yaşamına ve sofra düzenine artan ilgi, Desenİzmir’in büyümesini hızlandırdı. Eşi ve çocuklarından büyük destek gördüğünü belirten İlknur Evcan, evden atölyeye geçiş için “Bir yıl kadar evde çalıştıktan sonra küçük bir yer tutma ihtiyacı doğdu” diyor. 10 kadın birlikte üretiyor Bugün Desenİzmir, 10 kadının birlikte üretim yaptığı bir markaya dönüşmüş durumda. İlknur Evcan, üç kişiyle başlayan yolculuğun hikayesini "Kadınların gücünü burada çok iyi hissedebiliyorsunuz. Mesela işlerimiz arttıkça ürünleri taşıyabilmek için forklift satın aldık, atölyede forklift kullanmayı öğrendik. Farklı dikiş teknikleri, yeni modeller, tasarımlar çıkardık. Lisede başlayan tasarım merakımın buralara geldiğine annem hala inanamıyor. Hem kızımın hem oğlumun anneleriyle gurur duyması, benim için her şeyden değerli" sözleriyle anlatıyor. Üretimi biliyordu, Trendyol ile müşterilerine ulaştı Evcan için Trendyol, bu yolculukta önemli bir dönüm noktası oldu. Evcan’ın ürünleri, Trendyol aracılığıyla yalnızca Türkiye’nin farklı şehirlerindeki müşterilere değil, yurt dışındaki müşterilere de ulaşmaya başladı. Supla, runner, kırlent, çocuk supla ve masa örtüsü gibi ürünler, e-ticaret ve e-ihracat sayesinde İzmir’deki atölyeden farklı ülkelere uzanan bir yolculuğa çıktı. Üretim tarafında kendine güvendiğini ancak pazarlama ve geniş müşteri kitlelerine ulaşma konusunda zorlandığını belirten İlknur Evcan, e-ticaret ve e-ihracatın markasına kattığı değeri şu sözlerle ifade ediyor: “İyi bir pazarlamacı değilim, iyi bir üreticiyim. Trendyol benim için ürünlerimi geniş müşteri kitlesine ulaştırmamı destekleyen muhteşem bir adım oldu, hayatıma çok şey kattı. E-ihracatı hayal gibi görüyordum. Tek tuşla yurt dışına ürün gönderebilmek bana çok uzak geliyordu. Gerçekleştikten sonra bile hâlâ inanamıyorum. Trendyol bize çok güzel bir yol açtı.” Her ülkeden talep var Trendyol üzerinden yaptıkları mikro ihracat ile her ülkeden sipariş aldıklarını söyleyen İlknur Evcan, "Ürünlerimizi çoğunlukla Körfez ülkelerine ve Romanya’ya gönderiyoruz. Özellikle Ramazan ayında Körfez Bölgesi satışlarımızda %40 oranında artış görüyoruz. Hedefimiz Doğu Avrupa'da genişlemek. Avrupa'daki insanların ürünlerimizi seveceğini düşünüyorum" diyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.