Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ebeveyn

Kapsül Haber Ajansı - Ebeveyn haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ebeveyn haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Humm Organic ve AÇEV’den 13 Bin Ebeveyne Ulaşacak Beslenme Rehberi Haber

Humm Organic ve AÇEV’den 13 Bin Ebeveyne Ulaşacak Beslenme Rehberi

Humm Organic ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), çocukların sağlıklı beslenmesine yönelik Diyarbakır’da başlattıkları iş birliğinin ikinci aşamasında, ebeveynlerin çocuk beslenmesine dair güvenilir bilgiye erişimini destekleyen yeni bir projeye imza attı. Ekim 2025’te başlayan “Sağlıklı Gelecek için Organik Bir Destek” projesinin ilk aşamasında, Migros’ta satışa sunulan Çilekli ve Zencefilli Kurabiyelerin satışından elde edilen gelirin bir bölümü AÇEV’e aktarılırken, bu destekle bugüne kadar AÇEV’in Okul Öncesi Eğitim Programı ve Okuyan Bir Gelecek Projesi okuma grupları aracılığıyla 1.380 çocuğun eğitim malzemelerinin karşılanmasına katkı sağlandı. İş birliğinin ikinci aşamasını oluşturan “Her Ebeveyn, Çocuğunun İlk Beslenme Rehberidir” kitabı, çocukların beslenme alışkanlıklarının şekillenmesinde ebeveynlerin rolünü merkeze alıyor. Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel’in kaleme aldığı rehber; gıda okuryazarlığı ve etiket okuma, organik ve doğal kavramlarının ayrımı, mevsimsel beslenme, çocukların farklı tatlarla tanışması ve aile sofrasındaki iletişim gibi pek çok başlığı bir arada ele alıyor. Kitapta ayrıca ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte evde hazırlayabilecekleri pratik tariflere yer veriliyor. Gerçekleştirilen lansmanda Humm Organic kurucu ortakları Damla Şener Akkaynak, Hale Şener ve Aslı Acundaş, Humm Organic Genel Müdürü Melek Soklangıç Dinçer, Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel ile AÇEV Kaynak Geliştirme ve İletişim Direktörü Asu Sanem Kaya bir araya geldi. Buluşmada çocukların erken yaşta geliştirdiği beslenme alışkanlıkları, ebeveynlerin bu süreçteki rolü ve çocukların gıdayla kurduğu ilişkinin nasıl şekillendiği ele alındı. Diyarbakır’dan Ebeveynlerin Günlük Hayatına Uzanan Bir Rehber Humm Organic ve AÇEV’in Diyarbakır’da başlayan iş birliğinin ikinci aşamasını oluşturan kitap, çocuk beslenmesine ilişkin bilgilerin ebeveynler için daha anlaşılır ve uygulanabilir hale getirilmesine odaklanıyor. Çocukluk döneminde edinilen beslenme alışkanlıklarının ilerleyen yıllardaki seçimlere de zemin hazırladığı yaklaşımından hareket eden rehber, ebeveynlerin yalnızca çocuklarına ne yedireceklerine değil, onların gıdayla kurduğu ilişkiye de dikkat çekiyor. Bu çerçevede gıda okuryazarlığı, besin etiketlerini doğru okuyabilme, organik ve doğal kavramlarını birbirinden ayırabilme gibi konular günlük yaşamdan örneklerle ele alınıyor. Çocukların farklı tat, koku ve dokularla tanışmasının beslenme alışkanlıklarının oluşumundaki rolüne de yer verilen kitapta, “lezzet haritası” yaklaşımıyla çocukların damak zevkinin farklı gıdalarla kurulan deneyimler üzerinden zaman içinde gelişimine dikkat çekiliyor. Aile sofrası da bu sürecin önemli bir parçası olarak ele alınarak, ebeveynlerin kendi beslenme davranışlarıyla çocuklarına model olmasının ve yemek zamanlarını bir keşif alanına dönüştürmesinin önemi vurgulanıyor. Kitapta ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte evde hazırlayabilecekleri pratik tariflere de yer veriliyor. Bu tariflerle çocukların hazırlama sürecine katılması, farklı besinleri ve tatları keşfetmesi desteklenirken, sağlıklı beslenmenin günlük yaşam içinde deneyimlenen bir sürece dönüşmesi hedefleniyor. Kitap, AÇEV’in Saha Çalışmalarına da Ulaşacak “Her Ebeveyn, Çocuğunun İlk Beslenme Rehberidir” kitabının sosyal etkisi, okuyucuyla buluştuğu noktanın ötesine taşınacak şekilde kurgulandı. Toplam 13 bin adet basılan kitabın 10 bin adedi AÇEV’e doğrudan ulaştırılarak Anne Destek Programı ve Baba Destek Programı’na katılan ebeveynlere verilecek. Kalan 3 bin kitap ise satışa sunulacak ve satıştan elde edilen gelirin tamamı AÇEV’in çocuklar ve ebeveynlere yönelik çalışmalarına aktarılacak. 180 TL satış fiyatıyla okuyucuyla buluşacak kitap; D&R, Remzi Kitabevi ve Penguen Kitabevi mağazalarının yanı sıra dr.com.tr, Kitapyurdu, BKM Kitap, Trendyol, Hepsiburada, Amazon ve Ceres Dükkân gibi çevrim içi satış kanallarında satışa sunulacak. Böylece kitap, bir yandan ebeveynlerin çocuk beslenmesine ilişkin güvenilir bilgiye erişimini desteklerken, diğer yandan kitabı satın alan okurların AÇEV’in çocuk ve ebeveynlere yönelik çalışmalarına katkıda bulunmasına imkân sağlayacak. “Çocuk Beslenmesine Dair Sorumluluğumuzu Kitapla Başka Bir Boyuta Taşıdık” Humm Organic Kurucu Ortağı Damla Şener Akkaynak, markanın kuruluşundan bu yana çocukların beslenmesine yönelik yaklaşımının zaman içinde farklı alanlara uzandığını belirterek, “Humm Organic’in çıkış noktası çocuklarımız için daha sağlıklı seçenekler aramaktı. 2017’de başlayan bu yolculukta bugüne kadar 20 milyondan fazla ürünü çocuklarla buluşturduk. Son beş yılda adet bazında sekiz kattan fazla büyürken, her yıl çift haneli büyüme kaydettik. Zaman içinde bu arayışın yalnızca ürünlerle sınırlı kalamayacağını gördük. Ebeveynin neyi, neden seçtiğini bilmesi de çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıklarının bir parçası. AÇEV ile Diyarbakır’da başlayan iş birliğimizin bugün ebeveynlerin hayatına doğrudan girecek bir rehberle devam etmesi, bizim için bu sorumluluğun doğal bir uzantısı.” dedi. “Ebeveynin Elindeki Bilgi, Günlük Hayatında Kullanabileceği Bir Rehbere Dönüşmeli” Humm Organic Kurucu Ortağı Hale Şener, ebeveynlerin çocuk beslenmesi konusunda karşılaştığı bilgi yoğunluğuna dikkat çekerek, “Çocuk beslenmesi üzerine çok sayıda öneri ve farklı yaklaşım var. Ebeveynin bütün bunlar arasında doğru bilgiyi seçebilmesi kadar, öğrendiğini günlük yaşamına taşıyabilmesi de önemli. Biz bu kitabın ebeveynin elinde yalnızca okunup bırakılan bir kaynak değil, ihtiyaç duyduğunda başvurabileceği sade ve anlaşılır bir rehber olmasını istedik. Kitabın içeriğini oluştururken etiket okuma, mevsimsellik, karşılaştırmalar ve günlük hayatta kullanılabilecek pratik bilgiler gibi farklı araçları bir araya getirdik. AÇEV’in ebeveynleri güçlendirmeye dayalı yaklaşımı da bu bakışın önemli bir tamamlayıcısı oldu.” diye konuştu. “Lezzet Haritası, Çocuğun Gıdayla Kurduğu İlişkinin İzlerini Taşıyor” Humm Organic Kurucu Ortağı Aslı Acundaş, çocukların farklı tatlarla tanışmasının beslenme yolculuğundaki yerine değinerek, “Humm Organic’de yıllardır çocukların sağlıklı içeriklerle tanışırken lezzetten uzaklaşmamasına odaklanıyoruz. Çocukların karşılaştığı her yeni tat, zaman içinde oluşan damak zevkinin de bir parçası haline geliyor. Kitapta yer verdiğimiz lezzet haritası yaklaşımı, bu deneyimi yalnızca ‘ne yedi?’ sorusuyla değil, çocuğun gıdayı nasıl keşfettiği üzerinden değerlendirmemize olanak tanıyor. Farklı tat, koku ve dokularla tanışmanın çocukların beslenme yolculuğunun doğal bir parçası olduğunu düşünüyoruz.” dedi. “Gıda Okuryazarlığı, Ebeveynin Bilinçli Seçim Yapma Becerisinin Temelinde Yer Alıyor” Diyetisyen ve Gastronomi Uzmanı Yasemin Güzel, kitabın hazırlanma sürecine ilişkin değerlendirmesinde, “Çocuk beslenmesi konusunda ebeveynlerin karşılaştığı bilgi kaynaklarının sayısı her geçen gün artıyor. Bu noktada ebeveynin yalnızca bilgiye ulaşması değil, karşısındaki bilginin doğruluğunu değerlendirebilmesi ve bunu çocuğunun günlük yaşamına uyarlayabilmesi önem taşıyor. Kitapta gıda okuryazarlığını bu nedenle temel başlıklardan biri olarak ele aldık. Etiketleri okumaktan organik ve doğal kavramlarını doğru anlamaya, çocukların farklı tatlarla tanışmasından aile sofrasındaki davranışlara kadar uzanan bir çerçeve oluşturduk. Pratik tarifler ve lezzet haritası gibi bölümlerle de bilgiyi günlük hayatın içine taşımayı amaçladık. Amacımız ebeveynlere tek bir doğruyu anlatmak yerine, çocuklarının beslenmesiyle ilgili kararlarını daha bilinçli verebilmeleri için güvenilir ve anlaşılır bir kaynak sunmaktı.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmit 95 Ebeveyn Buluşmaları Başlıyor Haber

İzmit 95 Ebeveyn Buluşmaları Başlıyor

İzmit Belediyesi, erken çocukluk döneminin önemine dikkat çekmek ve aileleri çocuklarının gelişim sürecinin güçlü bir parçası haline getirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Kreş Müdürlüğü tarafından yürütülen İzmit 95 programı ile 0–3 yaş arası çocukların sağlıklı gelişiminin desteklenmesi ve ebeveynlerin bu süreçte bilinçlendirilmesi hedefleniyor. ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNE DİKKAT ÇEKİLİYOR İzmit 95 yaklaşımı, erken çocukluk döneminin çocukların gelişimindeki önemine dikkat çeken ve “Bebek 95” programının temelini oluşturan altı temel mesaj üzerine kuruluyor. Her çocuğun yaşamının ilk yıllarında sevgi, ilgi ve güvene ihtiyaç duyduğu vurgulanırken, 0–3 yaş döneminin beyin gelişiminin en hızlı olduğu kritik bir süreç olduğuna dikkat çekiliyor. ÇOCUKLARIN GELİŞİMİ İÇİN GÜÇLÜ ADIMLAR Program kapsamında beslenme, sağlık, oyun ve öğrenmenin bir bütün olarak ele alınması, ebeveyn-çocuk etkileşiminin güçlendirilmesi, çocukların güvenli ve destekleyici bir çevrede büyümesinin sağlanması ve erken müdahale ile doğru yönlendirmenin önemi ele alınıyor. AİLELERE REHBERLİK EDİLECEK Ebeveyn buluşmalarında; erken çocukluk döneminde çocuk gelişimi, iletişim, oyun ve dil gelişimi gibi konularda ailelere bilgi verilecek. Buluşmalar aracılığıyla ebeveynlerin çocuklarının gelişim süreçlerini daha yakından takip etmelerine ve çocuklarıyla daha güçlü bir bağ kurmalarına destek olunacak. BULUŞMA TAKVİMİ BELLİ OLDU Katılımın ücretsiz olduğu buluşmalar için kayıt ve randevu işlemleri 0262 318 00 00 numaralı telefondan 4739, 4742 ve 4741 dahili numaraları aracılığıyla yapılabilecek. 0–3 yaş arası çocuğu bulunan aileler ile gebe annelerin katılabileceği ücretsiz ebeveyn buluşmalarının ağustos ayı programı şöyle: 14 Ağustos Cuma: Ekopark | 14.00–15.00 20 Ağustos Perşembe: Leyla Atakan Kütüphanesi | 14.00–15.00 21 Ağustos Cuma: Şehitlik Korusu | 14.00–15.00 Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de çocuklar, akıllı telefon ile mutlu oluyor Haber

Türkiye’de çocuklar, akıllı telefon ile mutlu oluyor

Türkiye’nin ilk ve tek çocuklar ülkesi KidZania İstanbul, FutureBright iş birliğiyle çocukların dijital araçlarla nasıl ilişki kurduğunu, finansal farkındalıklarının nasıl şekillendiğini ve medya dünyasına nasıl baktıklarını ortaya koyan “Dijital Çocuk, Hibrit Ebeveyn” araştırmasını gerçekleştirdi. Çocukların dijital dünyaya bakışını merkeze alan araştırmanın dikkat çekici bulguları, geçtiğimiz gün, KidZania İstanbul Edutainment Zummit’te basın mensuplarının yanı sıra, pazarlama profesyonelleri ve iş dünyasından temsilcilerle paylaşıldı. Araştırmada Türkiye’den ve KidZania İstanbul’da deneyim yaşamış olan 6 ile 14 yaş arasında çocuk ve ebeveynleri yer aldı. Araştırmanın çarpıcı sonuçları, KidZania İstanbul CEO’su Ebru Timur ve FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula tarafından açıklandı. Araştırmadan öne çıkan bulgular ise alfa kuşağına ışık tutar nitelikteydi. Buna göre Alfa kuşağı, bugünün tüketicisi olmanın ötesine geçerek geleceğin ekonomik aktörü profiline hızla yaklaşıyor. Çocuklar para biriktiriyor, harçlıklarını yönetiyor ve finansal karar alma pratikleri geliştiriyor. Dijitalde sosyalleşme uzmanları Raporda dikkat çeken bir başlık, dijital hayatın gölgesinde büyüyen Alfa kuşağının sosyal gerçekliği. Çocukların neredeyse yarısında ekranlı cihazlara yönelik bir bağımlılık eğilimi gözlemleniyor. Her 10 çocuktan dördü sosyal medyada aktifken, tamamı YouTube kullanıyor. TikTok kullanımı Instagram’ı yakalamış durumda. Klasik mesleklere ilgi azalıyor Meslek hayalleri, değişen jenerasyondaki farklılıkların bir başka göstergesi. Klasik meslekleri tercih eden çocukların oranı yüzde 47’den yüzde 38’e gerilerken; sporcu, sanatçı, iş insanı ve içerik üreticisi olma isteği güçleniyor. Erkek çocuklar sporcuları, kız çocuklar ise sanatçıları ve influencer’ları rol model alıyor. Popülerlik, Alfa kuşağı için görünürlük alanı olmaktan çıkıp başarı ve anlam üretmenin temel unsurlarından biri haline geliyor. Eşya değil, anı biriktirmek istiyorlar Araştırma hem Türkiye genelinde hem KidZania’da çocukların bir şeyler satın almaktansa tatile çıkmayı, yeni yerler görmeyi ve deneyim yaşamayı daha değerli bulduğunu gösteriyor. Türkiye genelinde çocukların yüzde 61’i, KidZania deneyimi yaşamış çocukların ise yüzde 77’si bir eşya almaktansa tatile gitmeyi tercih ediyor. Türkiye’deki çocuklar için akıllı telefonlar, mutluluk ve ilgi yaratan unsurlar arasında Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye genelinde çocukların dijital dünyayla kurduğu ilişki oldukça yoğun bir seyir izliyor. Telefon ve tablet, çocukların günlük hayatında oyun oynamak, video izlemek ve arkadaşlarıyla iletişim kurmak için en çok kullanılan araçlar arasında yer alıyor. Türkiye’deki çocuklar için akıllı telefonlar, mutluluk ve ilgi yaratan unsurlar arasında üst sıralarda konumlanırken, dış görünüşü destekleyen ürünler ve elektronik cihazlar da güçlü bir çekim alanı oluşturuyor. KidZania’yı deneyimleyen çocuklarda ise tablo farklılaşıyor; bu grupta oyuncaklar ve deneyim temelli aktiviteler daha fazla öne çıkıyor. KidZania deneyimi yaşamış çocuklarda ekran bağımlılığı önemli ölçüde daha düşük seyrediyor. Para biriktirip harçlık yönetiyorlar Araştırma sonuçları, Alfa kuşağının bugünün tüketicisi olmanın ötesine geçerek geleceğin ekonomik aktörü profiline hızla yaklaştığını gösteriyor. Çocuklar para biriktiriyor, harçlıklarını yönetiyor ve finansal karar alma pratikleri geliştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocukların Yeni Dijital Arkadaşı Yapay Zekâ mı? Haber

Çocukların Yeni Dijital Arkadaşı Yapay Zekâ mı?

Ancak çocuklar yapay zekâ ile sağlıklı bir ilişki kurana kadar, kullanımları dikkatle izlenmeli ve asla insan ilişkilerinin yerini almamalıdır. Çocuklar, merak ettiği konular ve arkadaşlık için yapay zekâ sohbet robotu kullanmaya yöneldikçe bunların güvenliği ve gizliliği ile ilgili sorular da ortaya çıkıyor. Siber güvenlik şirketi ESET, ebeveynlerin daha bilinçli olması gerektiğini paylaşak çocukların sohbet robotu kullanırken dikkat etmesi gereken noktalar ile ilgili paylaşımda bulundu. Yapay zekâ sohbet robotları, üç yıldan fazla bir süre önce ortaya çıktıklarından beri hepimizin hayatının önemli bir parçası hâline geldi. ChatGPT, haftalık yaklaşık 700 milyon aktif kullanıcısı olduğunu ve bunların çoğunun gençler olduğunu söylüyor. Temmuz 2025'te İngiltere'de yapılan bir araştırma, çocukların yaklaşık üçte ikisinin bu tür araçları kullandığını ortaya koydu. Benzer bir oranda ebeveyn, çocuklarının yapay zekâ sohbet robotlarını gerçek insanlar olarak gördüklerinden endişe duyuyor. Gençlerin bu teknolojiyi sık kullanması nedeniyle meşru güvenlik, gizlilik ve psikolojik endişeler ortaya çıkıyor. Ebeveyn olarak, tüm platform sağlayıcılarının çocuklara uygun etkili güvenlik önlemleri aldığını varsayamazsınız. Koruma önlemleri mevcut olsa bile bunların uygulanması her zaman tutarlı değildir ve teknoloji, politikaların gelişmesinden daha hızlı bir şekilde evrim geçirmektedir. Çocuklar üretken yapay zekâyı (GenAI) çeşitli şekillerde kullanıyor. Bazıları ödevlerini yaparken bu teknolojinin yardımını değerli buluyor. Diğerleri ise sohbet robotunu dijital bir arkadaş gibi görüyor, ona tavsiyeler soruyor ve yakın arkadaşlarına güvendikleri gibi onun yanıtlarına güveniyor. Çocuklarınızın yaşadığı yere ve kullandıkları sohbet robotuna bağlı olarak, yaş doğrulama veya içerik denetimi konusunda çok az şey yapılmış olabilir. Bu nedenle, proaktif izleme ve eğitim yoluyla herhangi bir tehdidin önüne geçmek kesinlikle ebeveynlerin sorumluluğundadır. Çocukların yapay zekâ ile sağlıksız bir ilişki içinde olabileceğine dair birkaç işaret Arkadaşları ve aileleriyle geçirdikleri ders dışı zamanlardan uzaklaşmaları,Sohbet robotlarına erişemediklerinde endişelenmeleri ve aşırı kullanım belirtilerini gizlemeye çalışmaları,Sohbet robotundan sanki gerçek bir kişiymiş gibi bahsetmeye başlamaları,Bariz yanlış bilgileri "gerçek" olarak size tekrarlamaları,Yapay zekâ sohbet robotlarına zihinsel sağlık sorunları gibi ciddi konular hakkında sorular sormaları Yapay zekâ tarafından sunulan yetişkinlere yönelik veya uygunsuz içeriğe erişmeleri. Çocuklarla sohbet robotu hakkında konuşma zamanı Birçok ülkede, yapay zekâ sohbet robotları 13 yaşın üzerindeki kullanıcılarla sınırlı. Ancak uygulamanın düzensiz olması nedeniyle konuyu kendi elinize almanız gerekebilir. Kontrollerden daha önemli olan şey konuşmalardır. En iyi sonuçları elde etmek için teknik kontrolleri açık ve çatışmacı olmayan bir şekilde sunulan eğitim ve tavsiyelerle birleştirmeyi düşünün. Okulda, evde veya okul sonrası kulüpte olsunlar, çocuklarınızın uyanık oldukları her dakika ne yapmaları gerektiğini söyleyen yetişkinler vardır. Bu nedenle, yapay zekâ ile ilgili iletişimlerinizi, çocuklarınızın ceza korkusu olmadan deneyimlerini rahatça paylaşabilecekleri iki yönlü bir diyalog olarak çerçevelemeye çalışın. Aşırı kullanımın, halüsinasyonların, veri paylaşımının ve ciddi sorunlarda yapay zekâya aşırı güvenmenin tehlikelerini açıklayın. Yapay zekâ botlarının düşünebilen gerçek insanlar olmadığını, ilgi çekici olmak için tasarlanmış makineler olduğunu anlamalarına yardımcı olun. Çocuklarınıza eleştirel düşünmeyi öğretin, yapay zekâ çıktılarını her zaman doğrulayın ve ebeveynleriyle sohbet etmeyi asla bir makineyle sohbet etmekle değiştirmeyin. Gerekirse bu eğitimi yapay zekâ kullanımını sınırlayan (tıpkı sosyal medya kullanımını veya genel olarak ekran süresini sınırlayabileceğiniz gibi) ve kullanımı yaşa uygun platformlarla sınırlayan bir politika ile birleştirin. Kullanımlarını izlemenize ve riski en aza indirmenize yardımcı olması için kullandıkları uygulamalarda ebeveyn denetimlerini etkinleştirin. Çocuklarınıza yapay zekâ ile kişisel olarak tanımlanabilir bilgileri (PII) asla paylaşmamalarını hatırlatın ve istemeden bilgi sızdırma riskini azaltmak için gizlilik ayarlarını değiştirin.

“Dünya İçin Lazım” Projesinde 70 Bin Kişiye Doğayı Koruma Eğitimi Verilecek Haber

“Dünya İçin Lazım” Projesinde 70 Bin Kişiye Doğayı Koruma Eğitimi Verilecek

Daha sürdürülebilir bir dünya hedefiyle çalışmalarını sürdüren Vodafone, hayata geçirdiği “Dünya İçin Lazım” projesiyle, doğayı korumak üzere kullanım ömrünü tamamlamış elektronik cihazları geri dönüştürmeye ve WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle doğayı koruma eğitimleri vermeye devam ediyor. Proje kapsamında şu ana kadar 4 tonu aşkın e-atık toplanırken, verilen doğayı koruma eğitimleriyle de 40 bini aşkın kişiye ulaşıldı. Projede Mayıs ayına kadar 45 bini çocuk olmak üzere toplam 70 bin kişiye ulaşılması ve 15 ton e-atığın dönüştürülmesi hedefleniyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: “Vodafone olarak, Amaç Odaklı yaklaşımımız kapsamında global odak alanlarımız olan ‘Topluma Değer Katmak’, ‘Gezegenimizi Korumak’ ve ‘Güven İnşa Etmek’ anlayışımız doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz. WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle ‘Dünya İçin Lazım’ projesini hayata geçirdik. Amacımız; e-atıkları dönüştürerek doğamıza sıfır atık katkısında bulunmak, e-atık dönüşümleri sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak. Sürdürülebilirlik eğitimleriyle bu toplulukları geliştirerek büyütmek, bu toplulukların da gelecekte doğa bilinci olan ve bu bilinci etrafa yayan elçiler yetiştirmesini sağlamak. Şu ana kadar 40 bini aşkın kişiye eğitim verdiğimiz projede, Mayıs ayına kadar 45 bini çocuk olmak üzere toplam 70 bin kişiye ulaşmayı hedefliyoruz.” İlkokul ve ortaokul grupları için doğayı koruma eğitimleri “Dünya İçin Lazım” projesinde, Türkiye genelinde 7-14 yaş arasındaki çocuklara, e-atık ve sürdürülebilirlik bilinci kazandırmak amacıyla eğitimler veriliyor. Bu kapsamda, ilkokul ve ortaokul grupları için yüz yüze ve çevrim içi olacak şekilde Doğa Koruma, E-Atık, İklim Değişimi, İleri Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik başlıklarında eğitimler düzenleniyor. Ebeveyn ve öğretmenler için seminerler Projede doğayı koruma eğitimlerinin verilebilmesi için düzenlenen eğitmen eğitimlerinde ise Eğitmenlik Becerileri, Etkili Sunum ve Oturum Tasarımı, Çocuklarla Hak Temelli Çalışma, İçerik Aktarımı ve İçerik Deneyimleme, Teknoloji Becerileri ve E-Öğrenme Araçları, Yerel Süreçler gibi konular ele alınıyor. Bunun yanı sıra ebeveyn ve öğretmenler için organize edilen web seminerleri ile sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının hem evde hem okulda desteklenmesi amaçlanıyor. Bugüne kadar ebeveyn ve öğretmenler için “Dijital Araçlarla Sürdürülebilirlik Farkındalığı: Ebeveyn ve Öğretmenler İçin Rehber”, “Doğa Eğitimi Erken Yaşta Başlar: Doğru Yöntemler, Kalıcı Etki” ve “Evde Başlayan Dönüşüm: Ailece Sürdürülebilir Yaşam Kültürü” konulu 3 web semineri düzenlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Okul Zili Çalmadan Önce Çocuklara Altın Değerinde Öneriler Haber

Okul Zili Çalmadan Önce Çocuklara Altın Değerinde Öneriler

Yaz tatilinin ardından yeni eğitim-öğretim yılına sayılı günler kaldı. Tatil boyunca değişen rutinler, uzun süren uyku saatleri ve artan ekran süreleri çocukların okula uyumunu zorlaştırabiliyor. Uzmanlar, yeni döneme sağlıklı ve mutlu bir başlangıç için ailelerin çocuklarını hem fiziksel hem de ruhsal olarak hazırlamasının önemine dikkat çekiyor. Okul dönemine hazırlık sürecinde ailelerin öncelikli olarak çocuklarıyla birlikte zaman geçirmesi, onlara destek olduğunu hissettirmesi gerekiyor. Yeni okul yılı çocuklar için sadece akademik değil, aynı zamanda sosyal bir deneyim. Dolayısıyla bu süreçte duygusal hazırlık da en az ders çalışmak kadar önem taşıyor. Uzmanlardan Öneriler: Uyku Düzenini Şimdiden Kurun: Yaz aylarında değişen uyku saatleri, okul döneminde adaptasyonu zorlaştırabiliyor. Çocukların uyku ve uyanma saatleri kademeli olarak okul rutinine çekilmeli. Sağlıklı Beslenmeye Geçiş Yapın: Okul başarısında sağlıklı ve düzenli beslenme büyük rol oynuyor. Çocukların güne dengeli bir kahvaltıyla başlaması, paketli gıdalar yerine taze ve doğal besinler tercih edilmesi öneriliyor. Ekran Süresini Azaltın: Tatilde artan tablet, telefon ve televizyon süreleri, okulda dikkat dağınıklığına yol açabilir. Okul öncesi günlerde ekran süresini kısıtlamak faydalı olacaktır. Kırtasiye Hazırlığını Birlikte Yapın: Çocukları sürece dahil etmek, onların motivasyonunu artırır. Kırtasiye alışverişine birlikte çıkmak ve defter, kalem seçiminde söz hakkı tanımak okula adaptasyonu kolaylaştırır. Sosyal ve Duygusal Hazırlık: Yeni sınıf, yeni öğretmen ve arkadaşlar çocuklar için heyecan verici olduğu kadar kaygı verici de olabilir. Çocuklarla okul hakkında konuşmak, onları cesaretlendirmek bu süreci kolaylaştırır. Uzmanlar, yeni eğitim yılına hazırlanmanın sadece okul alışverişinden ibaret olmadığını vurguluyor. Düzenli bir uyku düzeni, sağlıklı beslenme, spor ve kitap okuma alışkanlıklarıyla desteklenen bir tatil sonu hazırlığı, öğrencilerin derslere daha motive başlamasını sağlıyor. Ayrıca ebeveynlerin çocuklarının yaşadığı heyecanı paylaşması ve onlara güven aşılaması, okula uyumu kolaylaştıran en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Küçük sohbetler, okul ile ilgili olumlu hikâyeler ve ailece yapılan keyifli aktiviteler, çocukların kaygısını azaltarak yeni döneme daha hevesli başlamalarına yardımcı oluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.