Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ecovadis

Kapsül Haber Ajansı - Ecovadis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ecovadis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Rekabet Alanı Artık Değer Zinciri Haber

Yeni Rekabet Alanı Artık Değer Zinciri

Sürdürülebilirlik, şirketlerin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik bir gündem olmaktan çıkıp iş dünyasının rekabet stratejilerinden biri haline geliyor. Avrupa Birliği’nin giderek kapsamı genişleyen sürdürülebilirlik düzenlemeleri, küresel tedarik zincirlerinde artan kırılganlık, iklim kaynaklı riskler ve değişen tüketici beklentileri, şirketleri yeni bir anlayışa yönlendiriyor. Artık başarı; tek bir fabrikanın ya da şirketin dönüşümüyle değil, değer zincirinin tamamının birlikte hareket edebilmesiyle ölçülüyor. Bitki bazlı özel yağ teknolojileri alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden AAK’nın yayımladığı 2025 Faaliyet Raporu, bu dönüşümü “Plant to Brand” (Bitkiden Markaya) yaklaşımıyla tanımlıyor. Rapora göre sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel performansın değil; tedarik zinciri dayanıklılığının, inovasyonun ve uzun vadeli büyümenin de temel belirleyicisi konumunda. Böylece şirketler için yeni rekabet alanı, üretim tesislerinin sınırlarını aşarak değer zincirinin tamamına yayılıyor. “Türkiye bu dönüşümü rekabet avantajına çevirebilir” AAK Türkiye Genel Müdürü Ayça Akat Özyıldırım, sürdürülebilirlikte yeni dönemin en önemli değişiminin, şirketlerin tek başına hareket ederek başarıya ulaşmasının artık mümkün olmaması olduğunu söyledi. “Uzun yıllar sürdürülebilirlik, şirketlerin kendi operasyonlarına odaklandı. Bugün ise asıl belirleyici olan, aynı değer zincirindeki tüm paydaşların birlikte dönüşebilmesi. Tedarikçi farklı bir noktadaysa, üretici başka bir yerde ilerliyorsa, marka farklı hedeflerle hareket ediyorsa gerçek anlamda sürdürülebilir bir yapı kurmak mümkün olmuyor.” Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve gıda sanayisiyle bu dönüşüm için önemli bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çeken Özyıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye, sürdürülebilirliği rekabet avantajına dönüştürebilecek güçlü bir üretim ekosistemine sahip. AAK olarak küresel deneyimimizi Türkiye’deki iş ortaklarımızla buluşturarak yalnızca ürün geliştirmeyi değil; gıda sektörünün sürdürülebilirlik yolculuğunu da desteklemeyi hedefliyoruz. Çünkü gelecekte rekabet eden yalnızca şirketler değil, değer zincirleri olacak.” Sürdürülebilirlik artık büyümenin de anahtarı AAK’nın raporu, sürdürülebilirliği maliyet yaratan bir yükümlülük olarak değil; inovasyonu hızlandıran, tedarik zincirlerini güçlendiren ve müşterilere yeni değer önerileri sunan stratejik bir büyüme alanı olarak ele alıyor. Bu yaklaşımın temelinde yer alan “Plant to Brand” modeli, ham madde tedariğinden ürün geliştirmeye, üretimden müşterilere sunulan çözümlere kadar uzanan tüm süreci tek bir sürdürülebilirlik perspektifiyle değerlendiriyor. Raporda ayrıca bitki bazlı çözümlerin iklim üzerindeki potansiyel etkisine de dikkat çekiliyor. Buna göre, dünyadaki sığır eti üretiminin yalnızca yüzde 10’unun bitki bazlı alternatiflerle değiştirilmesi halinde yılda yaklaşık 425 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçilebileceği belirtiliyor. Bu miktar, İsveç’in yıllık karbon emisyonunun yaklaşık 12 katına karşılık geliyor. Yeni pusula beş stratejik öncelik belirliyor AAK’nın 2025 Faaliyet Raporu ile birlikte duyurduğu Sürdürülebilirlik Pusulası, şirketin çalışmalarını beş temel odak alanında topluyor: İklim Biyolojik çeşitlilik İnsan Yönetişim Çözümler Rapora göre bu alanlar yalnızca sürdürülebilirlik performansını değil; risk yönetimini, inovasyonu, tedarik zinciri dayanıklılığını ve uzun vadeli değer yaratımını da şekillendiriyor. Uluslararası platformlarda güçlü performans AAK’nın sürdürülebilirlik yaklaşımı, bağımsız uluslararası değerlendirmelerde de karşılık buldu. Şirket, dünyanın önde gelen kurumsal sürdürülebilirlik değerlendirme platformlarından EcoVadis tarafından Gümüş Madalya ile ödüllendirilerek değerlendirilen şirketler arasında ilk yüzde 12’lik dilimde yer aldı. Küresel çevresel raporlama platformu CDP’nin 2025 değerlendirmesinde ise AAK, Forests kategorisinde A-, Climate kategorisinde B notunu aldı. Aynı dönemde şirket, sera gazı emisyon yoğunluğunu azaltırken yenilenebilir enerji kullanımını da artırdı. İş birliği sürdürülebilir dönüşümün merkezinde AAK Sürdürülebilirlik Direktörü Caroline Westerik Sikking, sürdürülebilirliğin ancak ortak hareket edildiğinde kalıcı sonuçlar doğurabileceğini belirterek şunları söyledi: “İklim, biyolojik çeşitlilik, insan ve yönetişim alanlarındaki çalışmalarımızı güçlendirerek dayanıklılığımızı artırıyor ve müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına destek oluyoruz.” AAK Başkanı ve CEO’su Johan Westman ise sürdürülebilir büyümenin müşterilerle kurulan güçlü iş birliklerinden geçtiğini vurgulayarak, bitki bazlı özel yağlar alanındaki uzmanlıklarını müşterileriyle birlikte daha sürdürülebilir gıda sistemleri oluşturmak için kullandıklarını ifade etti. Rakamlarla AAK’nın 2025 sürdürülebilirlik performansı EcoVadis Gümüş Madalya Değerlendirilen şirketler arasında ilk %12 CDP Forests: A- CDP Climate: B Sera gazı emisyon yoğunluğunda düşüş Yenilenebilir enerji kullanımında artış 60’tan fazla sürdürülebilirlik odaklı inovasyon projesi Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik Sürdürülebilirlikte Zirveyi Bırakmıyor Haber

Arçelik Sürdürülebilirlikte Zirveyi Bırakmıyor

Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, sürdürülebilirlik alanındaki performansıyla dünyanın saygın listelerinde üst sıralarda yer almaya devam ediyor. Dünyanın en köklü yayınlarından TIME Dergisi’nin önde gelen istatistik kuruluşu Statista iş birliğinde üçüncüsünü yayımladığı “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesinde bu yıl 750 şirket arasında 89’uncu olarak sıralanan Arçelik, endekste bu yıl da sektörünün lideri oldu ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasında zirvedeki yerini korudu. TIME dergisi ve Statista’nın “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2026” listesi 43 ülkeden 5800’ü aşkın şirketin karbon emisyonu, sürdürülebilirlik hedef ve girişimlerine bağlılık, iş güvenliği, çalışan devir hızı, cinsiyet ücret farkı, yönetim kurulunda kadın oranı ve uluslararası raporlama standartlarına uyum gibi sürdürülebilirlik yönetimi ve şeffaflığına ilişkin 20'den fazla temel performans göstergesine göre 4 aşamalı bir süreç ile değerlendirilmesiyle oluşturuldu. Endeks, şirketleri Karbon Saydamlık Projesi (CDP) puanları, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) onaylı yakın ve uzun vadeli hedefleri, Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi, UN Global Compact, S&P Global Sürdürülebilirlik Yıllığı, UNFCCC Race to Zero ve MSCI ESG sıralamaları ile Küresel Raporlama Girişimi (GRI), Sürdürülebilirlik Muhasebesi Standartları Kurulu (SASB) ve İklimle İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TCFD) ve Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlaması Standartları (ESRS) raporlama standartlarına uyum gibi göstergeleri de göz önüne alarak değerlendirdi. Liste, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarıyla fark yaratan ilk 750 şirketi sıraladı.  Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” Arçelik’in sürdürülebilirliği raporlama gerekliliklerinin ötesinde, şirketin uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının temel unsurlarından biri olarak ele aldığını belirten Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Sürdürülebilirliği, uzun vadeli büyüme stratejimizin ve küresel rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyoruz. Değişen koşullar şirketlerin önceliklerini yeniden şekillendirirken, sürdürülebilirliği tüm değer zincirimizin merkezinde tutmaya devam ediyoruz. Ürün geliştirmeden üretime, tedarik zincirinden satış sonrası hizmetlere kadar her alanda kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan, çevik bir yapı inşa ediyoruz. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylı yakın vadeli hedeflerimiz ve net sıfır yol haritamız doğrultusunda bu yaklaşımımızı ölçülebilir hedefler ve somut uygulamalarla destekliyoruz. Attığımız adımların TIME ve Statista gibi saygın kurumlar tarafından bir kez daha takdir edilmesi bizim için büyük bir gurur. ‘Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri’ listesinde üst üste üçüncü kez yer almak, sektörümüzdeki liderliğimizi ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasındaki birinciliğimizi korumak, sürdürülebilirliği iş modelimizin merkezinde konumlayan uzun vadeli yaklaşımımızın uluslararası ölçekte güçlü bir karşılık bulduğunu teyit ediyor. Bu başarının arkasında, dünyanın dört bir yanında aynı vizyonla çalışan ekiplerimizin emeği ve kararlılığı var. 2050 net sıfır emisyon hedefimize doğru ilerlerken, kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan ve insanı merkeze alan bir dönüşümü tüm değer zincirimizde yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Arçelik, sürdürülebilirlik performansıyla dünyanın en prestijli listelerinde üst sıralarda yer alıyor Arçelik, 2025 S&P Global Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 100 üzerinden 86 puan alarak yedinci kez üst üste DHP Dayanıklı Ev Aletleri Sektörü’nde en yüksek skoru elde eden şirket oldu. Corporate Knights’ın yayınladığı “Global 100 – Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesine art arda altıncı kez girme başarısını gösteren Arçelik, dünya genelinde 45’inci, sektöründe ve Türkiye'de 1’inci sırada yer aldı. Ayrıca, Corporate Knights’ın hazırladığı Clean200 listesine dördüncü kez girdi ve 2026 Europe 50 listesinde yer aldı. Real Leaders’ın “2025 Top Impact Companies” listesinde de 1’inci sırada konumlandı. Arçelik, 2026 yılında CDP tarafından hem “İklim Değişikliği” hem de “Su Güvenliği” alanlarında art arda ikinci kez “A” notu aldı. Şirket, LSEG ESG performansı ile BIST Sürdürülebilirlik ve BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksleri’nde yer aldı. Ayrıca çevre, çalışan-insan hakları ve sürdürülebilir tedarik alanlarında göstermiş olduğu performans ile 2025 EcoVadis Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 82 puan alarak değerlendiren şirketler arasında ilk %3’lük dilime girdi ve Altın EcoVadis madalyası ile ödüllendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Arçelik, TIME Dergisinin “En Sürdürülebilir Şirketler” Listesinde 3. Kez Sektörünün Zirvesinde Haber

Arçelik, TIME Dergisinin “En Sürdürülebilir Şirketler” Listesinde 3. Kez Sektörünün Zirvesinde

TIME dergisinin bu yıl üçüncüsünü yayımladığı “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesinde 89’uncu olarak sıralanan Arçelik, bu sonuçla üst üste üçüncü kez sektöründe 1’inci sırada yer aldı. Arçelik, bu yıl 5800’ü aşkın şirketin değerlendirildiği ve 750 şirketin sıralandığı çalışmada Türkiye’den listeye giren şirketler arasında da zirvedeki konumunu korudu. Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Attığımız somut adımların TIME ve Statista gibi saygın kurumlar tarafından bir kez daha takdir edilmesi bizim için büyük bir gurur. ‘Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri’ listesinde üst üste üçüncü kez yer almak, sektörümüzdeki liderliğimizi ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasındaki birinciliğimizi korumak, sürdürülebilirliği iş modelimizin merkezinde konumlayan uzun vadeli yaklaşımımızın uluslararası ölçekte güçlü bir karşılık bulduğunu teyit ediyor. Bu başarının arkasında, dünyanın dört bir yanında aynı vizyonla çalışan ekiplerimizin emeği ve kararlılığı var. 2050 net sıfır emisyon hedefimize doğru ilerlerken, kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan ve insanı merkeze alan bir dönüşümü tüm değer zincirimizde yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” dedi. Ev teknolojileri sektörünün öncü şirketi Arçelik, sürdürülebilirlik alanındaki performansıyla dünyanın saygın listelerinde üst sıralarda yer almaya devam ediyor. Dünyanın en köklü yayınlarından TIME Dergisi’nin önde gelen istatistik kuruluşu Statista iş birliğinde üçüncüsünü yayımladığı “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesinde bu yıl 750 şirket arasında 89’uncu olarak sıralanan Arçelik, endekste bu yıl da sektörünün lideri oldu ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasında zirvedeki yerini korudu. TIME dergisi ve Statista’nın “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2026” listesi 43 ülkeden 5800’ü aşkın şirketin karbon emisyonu, sürdürülebilirlik hedef ve girişimlerine bağlılık, iş güvenliği, çalışan devir hızı, cinsiyet ücret farkı, yönetim kurulunda kadın oranı ve uluslararası raporlama standartlarına uyum gibi sürdürülebilirlik yönetimi ve şeffaflığına ilişkin 20'den fazla temel performans göstergesine göre 4 aşamalı bir süreç ile değerlendirilmesiyle oluşturuldu. Endeks, şirketleri Karbon Saydamlık Projesi (CDP) puanları, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) onaylı yakın ve uzun vadeli hedefleri, Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi, UN Global Compact, S&P Global Sürdürülebilirlik Yıllığı, UNFCCC Race to Zero ve MSCI ESG sıralamaları ile Küresel Raporlama Girişimi (GRI), Sürdürülebilirlik Muhasebesi Standartları Kurulu (SASB) ve İklimle İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TCFD) ve Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlaması Standartları (ESRS) raporlama standartlarına uyum gibi göstergeleri de göz önüne alarak değerlendirdi. Liste, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarıyla fark yaratan ilk 750 şirketi sıraladı.  Arçelik CEO’su Can Dinçer: “Sürdürülebilirliği uzun vadeli büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” Arçelik’in sürdürülebilirliği raporlama gerekliliklerinin ötesinde, şirketin uzun vadeli değer yaratma yaklaşımının temel unsurlarından biri olarak ele aldığını belirten Arçelik CEO’su Can Dinçer, “Sürdürülebilirliği, uzun vadeli büyüme stratejimizin ve küresel rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyoruz. Değişen koşullar şirketlerin önceliklerini yeniden şekillendirirken, sürdürülebilirliği tüm değer zincirimizin merkezinde tutmaya devam ediyoruz. Ürün geliştirmeden üretime, tedarik zincirinden satış sonrası hizmetlere kadar her alanda kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan, çevik bir yapı inşa ediyoruz. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylı yakın vadeli hedeflerimiz ve net sıfır yol haritamız doğrultusunda bu yaklaşımımızı ölçülebilir hedefler ve somut uygulamalarla destekliyoruz. Attığımız adımların TIME ve Statista gibi saygın kurumlar tarafından bir kez daha takdir edilmesi bizim için büyük bir gurur. ‘Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri’ listesinde üst üste üçüncü kez yer almak, sektörümüzdeki liderliğimizi ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasındaki birinciliğimizi korumak, sürdürülebilirliği iş modelimizin merkezinde konumlayan uzun vadeli yaklaşımımızın uluslararası ölçekte güçlü bir karşılık bulduğunu teyit ediyor. Bu başarının arkasında, dünyanın dört bir yanında aynı vizyonla çalışan ekiplerimizin emeği ve kararlılığı var. 2050 net sıfır emisyon hedefimize doğru ilerlerken, kaynakları daha verimli kullanan, teknolojiden güç alan ve insanı merkeze alan bir dönüşümü tüm değer zincirimizde yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Arçelik, sürdürülebilirlik performansıyla dünyanın en prestijli listelerinde üst sıralarda yer alıyor Arçelik, 2025 S&P Global Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 100 üzerinden 86 puan alarak yedinci kez üst üste DHP Dayanıklı Ev Aletleri Sektörü’nde en yüksek skoru elde eden şirket oldu. Corporate Knights’ın yayınladığı “Global 100 – Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesine art arda altıncı kez girme başarısını gösteren Arçelik, dünya genelinde 45’inci, sektöründe ve Türkiye'de 1’inci sırada yer aldı. Ayrıca, Corporate Knights’ın hazırladığı Clean200 listesine dördüncü kez girdi ve 2026 Europe 50 listesinde yer aldı. Real Leaders’ın “2025 Top Impact Companies” listesinde de 1’inci sırada konumlandı. Arçelik, 2026 yılında CDP tarafından hem “İklim Değişikliği” hem de “Su Güvenliği” alanlarında art arda ikinci kez “A” notu aldı. Şirket, LSEG ESG performansı ile BIST Sürdürülebilirlik ve BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksleri’nde yer aldı. Ayrıca çevre, çalışan-insan hakları ve sürdürülebilir tedarik alanlarında göstermiş olduğu performans ile 2025 EcoVadis Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde 82 puan alarak değerlendiren şirketler arasında ilk %3’lük dilime girdi ve Altın EcoVadis madalyası ile ödüllendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Roca Grup, Avrupa’nın İklim Liderleri Arasında Yer Aldı Haber

Roca Grup, Avrupa’nın İklim Liderleri Arasında Yer Aldı

İklim krizi, üretim modellerinden yatırım kararlarına, teknoloji geliştirmeden tüketici beklentilerine kadar tüm iş dünyasını yeniden şekillendiren küresel bir dönüşüm alanı. Bu dönüşümün öncü aktörlerinden biri olan Roca Grup, Financial Times ve Statista iş birliğiyle hazırlanan Europe’s Climate Leaders 2026 araştırmasında Avrupa’nın iklim liderleri arasında yer aldı., Avrupa genelinde değerlendirilen 600 şirket arasında 242’nci sırada yer alan Roca Grup, Avrupa’daki banyo ürünleri üreticileri arasında ise en yüksek sırada konumlandı. İklim performansını ölçülebilir sonuçlara dönüştüren başarı Roca Grup’un sıralamadaki başarısının temelinde, 2019-2024 yılları arasında Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarında elde ettiği yüzde 48,1’lik mutlak azaltım bulunuyor. Europe’s Climate Leaders araştırması; şirketleri yalnızca taahhütleriyle değil, doğrulanabilir sürdürülebilirlik performanslarıyla değerlendiriyor. Emisyon yoğunluğundaki iyileşmeler, enerji dönüşümü, operasyonel verimlilik ve Bilime Dayalı Hedefler Girişimi (SBTi) kapsamındaki iklim taahhütleri de değerlendirme kriterleri arasında yer alıyor. Bu sonuç, Roca Grup’un sürdürülebilirliği bir kurumsal hedef olmanın ötesinde üretimden tedarik zincirine kadar tüm operasyonlarının merkezine yerleştirdiğini ortaya koyuyor. Şirket ayrıca sürdürülebilirlik performansının uluslararası ölçekte değerlendirildiği EcoVadis derecelendirmesinde Platinum seviyesinde yer alarak çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki başarısını en üst seviyede tescilledi. Türkiye, Roca’nın küresel dönüşüm hikayesinde stratejik bir merkez Roca Grup’un sürdürülebilir büyüme stratejisinde Türkiye önemli bir rol üstleniyor. Eskişehir’de bulunan ve yıllık 1 milyon adedin üzerinde üretim kapasitesine sahip tesis, Roca’nın dünya genelindeki üretim ağı içerisinde armatür ve gömme rezervuar kategorilerinde tanımladığı üç stratejik üretim merkezinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Üretilen ürünlerin yüzde 75-80’i başta EMEA bölgesi olmak üzere 170’ten fazla ülkeye ihraç edilirken, tesis yalnızca üretim kapasitesiyle değil; enerji verimliliği, otomasyon yatırımları ve çevresel dönüşüm projeleriyle de grubun sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor. Önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan kapasite artırımları, dijitalleşme uygulamaları ve enerji verimliliği odaklı yatırımların da Türkiye’nin küresel üretim ağı içerisindeki stratejik konumunu daha da güçlendirmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Henkel, 2045 Yılına Kadar Net Sıfır Emisyonlara Ulaşmayı Hedefliyor Haber

Henkel, 2045 Yılına Kadar Net Sıfır Emisyonlara Ulaşmayı Hedefliyor

Şirket, sürdürülebilirlik dönüşümünde stratejik bir eşik olarak, Mutlak Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar (2021'e kıyasla) yüzde 42, Mutlak Kapsam 3 emisyonlarını ise yüzde 30 oranında düşürmeyi planlıyor. Yeni sürdürülebilirlik hedefleri, şirketin değer zinciri boyunca yarattığı etkiyi daha da hızlandırmaya yönelik stratejik bir kararı yansıtıyor. İklim odaklı çalışmaları, eşitliği ve sürdürülebilir tedarik zincirlerini bir araya getiren bütüncül bir yaklaşımla Henkel, yeni bir döngünün başlangıcına işaret ediyor. Henkel CEO’su Carsten Knobel görüşlerini şu sözlerle ifade etti: “Henkel, 150 yıldır sorumlu iş uygulamalarının güçlü iş performansıyla paralel ilerlediğini ortaya koymaktadır. Günümüzün zorlu ve değişken ortamında, sürdürülebilir bir geleceği şekillendirme konusunda net ve tutarlı bir duruş sergilemek her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Amaca yönelik büyüme gündemimiz doğrultusunda, şimdi yeni ve iddialı, aynı zamanda somut sürdürülebilirlik hedefleriyle bir sonraki adımı atıyoruz.” Net sıfıra ve döngüsel ekonomiye giden yolda ivme kazanmak Henkel, 2045 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşma kararlılığı doğrultusunda 2024 yılında Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi – Science Based Targets Initiative) tarafından onaylanan kapsamlı bir yol haritası belirlemiştir. Şirket, bir yandan enerji verimliliğini artırırken bir yandan da yenilenebilir enerji ve daha sürdürülebilir yakıtların kullanımını yaygınlaştırarak değer zinciri boyunca emisyonları önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Henkel, bu yolda önemli bir kilometre taşı olarak Mutlak Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar (2021'e kıyasla) yüzde 42 oranında azaltmayı, Mutlak Kapsam 3 emisyonlarını ise yüzde 30 oranında düşürmeyi hedefliyor. Kapsam 1 ve 2 emisyonları, faaliyetlerimizden kaynaklanan doğrudan ve dolaylı emisyonları, Kapsam 3 emisyonları ise değer zincirinin yukarı ve aşağı yönlü aşamalarından kaynaklanan emisyonları ifade etmektedir. Bugüne kadar kaydedilen ilerleme, Henkel'in doğru yolda olduğunu gösteriyor: 2025 yılına kadar şirket, 2021 baz yılına kıyasla Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarda yüzde 29'luk bir azalma sağlamış ve dünya çapında 37 tesiste karbon-nötr üretime geçmiştir. Bu bağlamda Henkel, dünya genelindeki faaliyetlerinde yenilenebilir elektriğin payını önemli ölçüde artırarak yüzde 97'ye çıkarmıştır. Bu sonuçlar, hem operasyonel iyileştirmelerin hem de tedarikçiler ve iş ortaklarıyla güçlenen iş birliğinin bir yansımasıdır. Henkel’in çevre koruma konusundaki çalışmalarının bir diğer önemli unsuru, döngüsel ekonomiyi destekleme konusundaki kararlılığıdır. Şirket, hem tüketici ürünleri ambalajlarında geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanım oranı hem de geri dönüşüme uygun olarak tasarlanan ambalajların payı için net hedefler belirlemiştir. 2030 yılına kadar, geri dönüştürülmüş malzemelerin payının mevcut yüzde 28 seviyesinden en az yüzde 35'e ulaşması planlanmaktadır. Buna ek olarak Henkel, 2030 yılına kadar ambalajlarının yüzde 100’ünü geri dönüşüme uygun olarak tasarlamayı hedefliyor. Bu oran bugün yüzde 88 seviyesindedir. Global ölçekte çalışan eşitliğinin geliştirilmesi Henkel fırsat eşitliği, kapsayıcı bir iş yeri ortamı ve adil ücret konusundaki taahhüdünü bir kez daha teyit etmektedir. Şirket, 2030 yılına kadar tüm yönetim kademelerinde her iki cinsiyetin de yüzde 45'in üzerinde bir oranda temsil edilmesiyle, yönetimde global cinsiyet dengesini sağlamayı hedefliyor. 2025 yılı sonu itibarıyla, yönetim kademelerindeki kadın çalışan oranının yüzde 43'ün üzerine çıkmasıyla önemli bir kilometre taşına ulaşılmış ve somut bir etki elde edilmiştir. Buna ek olarak Henkel, 2030 yılına kadar global ölçekte ücret eşitliğine ulaşmayı* da hedefliyor. Her iki hedef de, yerel yasalara uyumlu ve bölgesel olarak uyarlanmış yaklaşımlar doğrultusunda hayata geçirilmektedir. Henkel'in kaydettiği ilerleme, uluslararası ölçekte kabul görmüş sürdürülebilirlik derecelendirmeleriyle de teyit ediliyor. 2025 CDP değerlendirmesinde Henkel, iklim kategorisinde ilk kez “A” notunu aldı. Henkel ayrıca, son EcoVadis derecelendirmesinde performansını daha da iyileştirerek bir kez daha Altın Madalya ile ödüllendirilmiştir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lenzing Ölçülebilir İlerlemeyle Sürdürülebilir Dönüşümü Hızlandırıyor Haber

Lenzing Ölçülebilir İlerlemeyle Sürdürülebilir Dönüşümü Hızlandırıyor

Lenzing Grubu, “Lead Transformation – Generate Impact” (Dönüşüme Liderlik Et – Etki Yarat)” başlıklı 2025 Yıllık ve Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Rapor Lenzing’in sektörde değişimi nasıl aktif olarak şekillendirdiğini ve ekonomik, ekolojik ve sosyal boyutlarda nasıl kalıcı bir etki yarattığını ortaya koyuyor. Lenzing, hedef odaklı premiumlaşma, mükemmeliyet, inovasyon ve sürdürülebilirlik yatırımlarıyla geleceğe tutarlı bir şekilde odaklanarak, sürdürülebilir, selüloz bazlı premium elyafların lider tedarikçisi konumunu güçlendiriyor. Entegre dijital rapora buradan ulaşabilirsiniz.. Lenzing Yönetim Kurulu CFO’su Mathias Breuer, CPO/CTO’su Christian Skilich ve COO’su Georg Kasperkovitz raporla ilgili şu açıklamada bulundu: “2025, zorlu bir yıl olmasına rağmen Lenzing Grubu olarak şirketimizin gücünü ve birlikteliğini gösterdik. “Dönüşüme Liderlik Et – Etki Yarat” prensibi doğrultusunda performansımızı iyileştirdik, konumumuzu netleştirdik ve Lenzing’i geleceğe uyumlu hale getirdik. Hedefimiz net: ekonomik başarıyı çevre ve topluma karşı sorumlulukla birlikte sağlamak.” Etki Yarat : Sürdürülebilirlik, İnovasyon ve Biyoekonomiyi İleri Taşımak Lenzing, 2025 yılında ticari performansının yanı sıra sürdürülebilirlik ve inovasyon alanlarında da önemli ilerlemeler kaydetti. Sürdürülebilir çözümlere güçlü bir şekilde odaklanan küresel bir şirket olarak Lenzing, başarısını pazarlar, müşteriler, insanlar ve dünya için olumlu etki yaratan somut sonuçlarla ölçüyor. Bu sonuçlar arasında yeni elyaf inovasyonları, sürdürülebilirlik derecelendirmeleri ve tekstil ile nonwoven değer zincirleri genelinde etkili iş birlikleri yer alıyor. Lenzing, 2025’te elyaf portföyünü genişletmeyi de sürdürdü. Geliştirilmiş LENZING™ Lyocell Fill elyaf portföyü, daha iyi ısı yalıtımı, optimize edilmiş nem yönetimi ve daha yüksek boyutsal stabilite sunuyor. Yeni nesil VEOCEL™ Lyocell elyaflar, temizlik bezlerinin temizleme verimliliğini artırırken, dezenfeksiyon gibi uygulamalar da dâhil olmak üzere fosil bazlı malzemelere sürdürülebilir bir alternatif sağlıyor. TENCEL™ Lyocell HV100 elyafları ile Lenzing, Variocut teknolojisi sayesinde denim kumaşlarda doğal ve mat dokular elde edilmesini mümkün kılıyor. Lenzing, Edgewell ile birlikte VEOCEL™ Lyocell elyaf içeren hijyen ürünlerini ilk kez Kuzey Amerika pazarına sundu. Bu uygulamalar, biyobazlı malzemelerin üstün performans sunabileceğini ve biyoekonominin gelişimine katkı sağlayabileceğini gösteriyor. Harici sürdürülebilirlik derecelendirmeleri, Lenzing’in sorumlu elyaf üretimindeki lider rolünü bir kez daha teyit etti. Üst üste beşinci kez aldığı EcoVadis Platin derecesi ile Lenzing, dünya genelinde değerlendirilen şirketler arasında ilk %1’lik dilimde yer alarak sektördeki liderliğine güçlü bir kanıt sundu. Lenzing ayrıca, sorumlu ormancılık ve şeffaf tedarik zincirleri için sektör referansı olan Canopy Hot Button Report’ta birinci sırayı elde etti. CDP’nin iklim, su ve ormanlar için verdiği “Triple A” derecesi ile Sustainalytics’in 2026 “Düşük Risk / ESG Lideri” değerlendirmesiyle birlikte bu başarılar, Lenzing’in sürdürülebilirliği ana iş modeline entegre etme ve çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında şeffaf biçimde ilerleme konusundaki küresel ölçekteki referans konumunu pekiştirdi. Lenzing, iklim aksiyonu alanında da bilim temelli hedeflerini sürdürmeye ve yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık vererek ilerleme kaydetmeye devam etti. . Bu adımlar arasında, küresel çapta yedi tesis için %100 şebeke bazlı yenilenebilir elektrik tedariki ile Lenzing sahasındaki fotovoltaik sistemin genişletilmesi yer alıyor. Teknolojik gelişmeler ve iş birliğine dayalı girişimler, dönüşüm sürecini daha da hızlandırdı. Lenzing, Adidas ve Niederrhein Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ile birlikte yürütülen bir pilot ve inovasyon projesinde, geri dönüştürülmüş Lyocell elyaflar kullanılarak kapalı döngü bir sistemde bir kazak üretildiği bir geri dönüşüm süreci geliştirdi. AB tarafından finanse edilen CELLFIL projesi kapsamında Lenzing, sentetik elyaflara alternatif olarak Lyocell filamentlerin ölçeklendirilmesi üzerinde çalışıyor. VEOCEL™ Viscostar elyaflarının üretim kapasitesini artırmak için yapılan 15 milyon euroluk yatırım ile Lenzing, özellikle kadın hijyeni uygulamaları başta olmak üzere nonwoven sektöründeki konumunu daha da güçlendiriyor. Lenzing’in araştırma alanındaki çalışmaları da takdir ediliyor. Bu alanda özellikle kadınları teşvik eden girişimleriyle “Matilda Award” için ilk üçe kaldı ve şirket dışındaki genç araştırmacılara verilen Lenzing Young Scientist Award ile ödüllendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ve İsviçre Yatırımları Raben’e Hem Büyüme Hem Genişleme Getirdi! Haber

Türkiye ve İsviçre Yatırımları Raben’e Hem Büyüme Hem Genişleme Getirdi!

2025 yılını globalde 2,3 milyar Euro’luk rekor ciro ve yüzde 6'nın üzerinde büyümeyle kapattıklarını belirten Raben Türkiye Genel Müdürü Selman Çoban, Türkiye pazarı ile küresel etkinliklerini artırma yolunda önemli bir adım attıklarına dikkati çekti. Hollanda merkezli, Avrupa'nın köklü lojistik şirketlerinden Raben Group, makroekonomik belirsizliklerin, maliyet baskılarının ve sürücü açığının damgasını vurduğu 2025 yılını güçlü finansal ve operasyonel başarılarla geride bıraktı. Raben Türkiye Genel Müdürü Selman Çoban, Grup olarak geçen yıl İsviçre ve Türkiye pazarına girdiklerini, faaliyet gösterilen ülke sayısını 17'ye çıkardıklarını belirtti. Krizde büyümeyi seçti, Türkiye ile küreselleşti 2025 yılının Avrupa’da lojistik sektörü için zorlu geçtiğini vurgulayan Çoban, "Daralan pazara ve yükselen maliyetlere rağmen ciromuz yüzde 6’lık artışla 2,3 milyar Euro'yu aştı. Sevkiyat sayımızı yüzde 5,1 artırdık, 7,8 milyon palet taşıdık. Kriz döneminde yavaşlamak yerine hızlanmayı seçtik." diye konuştu. Çoban, “Geçen yılın haziran ayında İstanbul'da kurulan yeni şirketimizle Türkiye pazarına girdik. Türk ihracatçıları için Avrupa’da önemli avantajlar sağlıyoruz. En istikrarsız piyasa koşullarında bile müşterilerimizin rekabet gücünü artırıyoruz. Türkiye’deki varlığımız, şirketimizin Avrupa Birliği ülkeleri dışına genişlemesi ve küresel bir oyuncuya dönüşmesi için en kritik eşiklerden biri oldu." bilgilerini paylaştı. Büyüme yatırımları kapsamında şirket satın almaları da yapan şirket, geçen yıl Hollanda merkezli DGO Express’i ve İsviçre'de 50 yıllık geçmişe sahip Sieber Transport’u da şirketleri arasına dâhil etti. 27 ülkede her gün 700 sefer düzenliyor Avrupa’da geçen yıl yapılan yatırımlara da değinen Çoban, 2025'te modern depolama, dijital altyapı ve gelişmiş teknoloji yatırımları hakkında şunları kaydetti: “Almanya'da, Garching bölgesinde kapasitemizi dört kat artırdığımız yeni tesise taşındık. Baden-Baden'de elektrikli araç şarj istasyonları barındıran, toplam 30.500 metrekarelik bir lojistik merkezi kurduk. Avusturya'nın Iznersdorf bölgesinde 14.000 metrekarelik yeni bir depo açtık. Romanya'da depolama kapasitemizi 32.200 metrekareye çıkardık. Slovakya ve Polonya'da yeni tesislerimizi devreye aldık. Yunanistan ve Ukrayna hatlarının ağımıza dâhil edilmesiyle Raben olarak bugün stratejik hatlarımızla toplam 27 ülkeyi kapsayan 150'den fazla rotada günlük 700 sefer düzenliyoruz. Bu devasa ağı yönetirken çevresel etkimizi de en aza indirmeyi hedefliyoruz.” Sürdürülebilirlikte en iyi yüzde 2'lik dilime girdi Çoban, sürdürülebilirlik hedeflerinin Raben’in stratejik önceliklerinin başında geldiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Bilim Tabanlı Hedefler (SBTi) çerçevesinde 2032 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını yüzde 60,4 azaltmayı, 2027'ye kadar ise operasyonlarımızın yüzde 79'unu sıfır karbona dönüştürmeyi taahhüt ediyoruz. Bu alandaki çabalarımız ve yatırımlarımız da karşılığını alıyor. EcoVadis tarafından yapılan değerlendirmelerde taşımacılık sektöründe en iyi yüzde 2'lik dilime girdik, gümüş madalya kazandık.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEMSA, Dünyanın Dört Bir Yanından İş Ortaklarını Bir Araya Getirdi Haber

TEMSA, Dünyanın Dört Bir Yanından İş Ortaklarını Bir Araya Getirdi

TEMSA; düzenlediği Tedarikçi Buluşması’nda kalite, yeni projeler, risk yönetimi, rekabetçilik, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve iş birliği başlıkları altında şekillenen yol haritasını iş ortaklarıyla paylaştı. Tedarik zinciri alanında güçlü ekosistem ve ortak değer yaratma unsurlarının ön plana çıktığı etkinlikte, TEMSA’nın gelecek dönem stratejisi de detaylı şekilde ele alındı. Buluşmada, TEMSA CEO’su Evren Güzel’in yanı sıra Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Fatih Tunçbilek, Ar-Ge ve Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Caner Sevginer ile Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü Akın Ergür gerçekleştirdikleri sunumlarla şirketin operasyonel yapısı, teknoloji vizyonu ve tedarik zinciri stratejisine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. “Rekabet artık tedarik zincirleri arasında yaşanıyor” Günümüzde rekabet koşullarının artık marka ve ürünlerin ötesine geçtiğini belirten TEMSA CEO’su Evren Güzel, etkinlikte yaptığı konuşmada: “Rekabet artık yalnızca markalar ve ürünler arasında yaşanmıyor; güçlü ve entegre tedarik zincirlerinin birbirleriyle olan rekabeti ve ekosistemler arasında şekilleniyor. Müşterilerimizin ortak beklentisi güvenli, kaliteli ve rekabetçi çözümler sunmamız. Küresel rekabette güçlü tedarik zincirine sahip olmayan firmaların başarılı olacağına olasılık vermiyoruz. Bu anlamda TEMSA’nın en güçlü yönlerinden biri, uçtan uca tedarik zinciri yönetimine sahip olması. Bugün TEMSA, döviz bazında çift haneli büyüme kaydeden, Avrupa ve Türkiye’de kendi tarihinin en yüksek otobüs satış adetlerine ulaşan, ciro ve ihracatta rekorlar kıran bir marka konumunda. Bu başarı; kurduğumuz stratejik iş ortaklıkları, güçlü iş birlikleri ve global ekosistemimiz sayesinde mümkün oldu. Gelecek hedefimiz ise; esnek ve çeşitli bir ürün portföyü, kıtalar arasında güçlü ayak izi ile TEMSA’yı küresel ölçekte 1 milyar dolarlık ciroya sahip ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ haline getirmek” ifadelerini kullandı. “Hedefimiz zirve ve zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız” 2025 yılını başarılı sonuçlarla tamamladıklarını vurgulayan Evren Güzel, TEMSA tarihinin en güçlü satış ve üretim performansına ulaştıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “2025 yılı gibi zorlu koşulların yaşandığı bir dönemde, konsolide ciromuzu geçtiğimiz yıla göre döviz bazında yüzde 10 artırarak 554 milyon dolar seviyesine taşıdık. Türkiye’de büyümemizi sürdürürken, Avrupa’daki öncelikli pazarlarımızda yeni satış rekorlarına imza attık. Bir önceki yıla göre döviz bazında yüzde 7’lik artışla ihracatımızı 316 milyon dolara ulaştırdık. Zorlu faaliyet ortamına rağmen tüm bunları müşteriyi odağa alan küresel büyüme stratejimiz, operasyonel mükemmeliyet anlayışımız ve kurduğumuz stratejik iş birlikleri ile başardık. Bu başarı hikayesinde bizimle yol alan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu yıl ve devamında da hızlı büyümemizi sürdürmeye odaklandık. Hedefimiz zirve diyoruz ve bu zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız.” Yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor Yurt içinde 20 şehirde 270, yurt dışında ise 24 ülkede 150 tedarikçisi bulunan TEMSA’nın, yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor. Asya’dan Avrupa ve Kuzey Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada güçlü bir tedarikçi ekosistemini yöneten TEMSA; özellikle yapay zekâ ve dijitalleşme yatırımlarıyla tedarik zincirinde sürdürülebilirlik, maliyet optimizasyonu ve risk yönetimini odağına alarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. Tedarikçi performansında da iyileşme sağlayan TEMSA, 2024 yılında 77,15 olan ortalama performans skorunu 2025 yılında 81,15’e yükseltti. TEMSA, tüm projelerde tedarikçilerini tasarım ve planlama aşamasından itibaren sürece dahil ediyor. Bu yaklaşım, maliyet ve lojistik yönetiminde rekabet avantajı sağlarken, krizlere hazırlıklı bir ekosistem oluşturarak sürdürülebilir büyümeyi destekliyor. Dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamaları ise veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendirirken, sürdürülebilirlik ve yeşil tedarik kriterleri, uzun vadeli değer yaratmayı destekliyor. Kalite ve sürdürülebilirlikte “yeşil satınalma” anlayışı TEMSA, sürdürülebilirlik alanında elde ettiği global başarılarla da tedarik zinciri alanında öncü bir konumda yer alıyor. Şirketlerin çevre, işçi ve insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarik alanlarındaki performansını değerlendiren uluslararası EcoVadis platformunun 2025 değerlendirmesinde 78 puanla dünya genelinde en iyi yüzde 6’lık dilimde yer alan TEMSA'nın, Sürdürülebilir Tedarik Puanı ise geçtiğimiz yıllara kıyasla %92,5 yükseldi. CDP (Carbon Disclosure Project) değerlendirmelerinde hem İklim Değişikliği hem de Su Güvenliği alanlarında A Listesi’ne girerek küresel liderler arasında konumlandı. Aynı zamanda CDP tarafından gerçekleştirilen Tedarikçi İlişkileri Değerlendirmesinde, üst üste üçüncü kez A Listesi’nde yer alarak global liderler arasındaki konumunu korumaya devam etti. Önümüzdeki dönemde de TEMSA, tedarikçi seçiminde kalite ve çevresel sürdürülebilirlik kriterlerini öne çıkaran “yeşil satınalma” yaklaşımıyla faaliyetlerine devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Schneider Electric’in ESG Başarısı Yeniden Onaylandı Haber

Schneider Electric’in ESG Başarısı Yeniden Onaylandı

Küresel enerji teknolojisi lideri Schneider Electric, sürdürülebilirlik performansının gücü, tutarlılığı ve uzun vadeli güvenilirliği sayesinde, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanında faaliyet gösteren küresel kuruluşlar tarafından bir kez daha takdir edildi. Schneider Electric, küresel ölçekte yaklaşık 2.000 seçilmiş şirketi kapsayan ve davet usulüyle gerçekleştirilen World Benchmarking Alliance (WBA) değerlendirmelerinde güçlü sonuçlar elde etti. Şirket, Sosyal Kriterler (Social Benchmark) sıralamasında 1’inci, Toplumsal Cinsiyet Kriterleri (Gender Benchmark) sıralamasında ise 3’üncü oldu. Bu sonuçlar; insana yakışır iş uygulamaları, etik, temsil, ücretlendirme ve yan haklar ile şiddet ve tacizin önlenmesi gibi alanlarda lider performansa işaret ediyor. Schneider Electric ayrıca, karbon dönüşümünü etkin biçimde hayata geçirme kapasitesini ortaya koyan WBA’nın ACT Core metodolojisi kapsamında dünya genelinde ‘A’ notu alan yalnızca dokuz şirketten biri oldu. Şirket, EcoVadis değerlendirmesinde 100 üzerinden 87 puan alarak Platin madalya kazandı ve üst üste altıncı kez küresel ölçekte değerlendirilen tüm şirketler arasında ilk yüzde 1’lik dilimde yer aldı. Schneider Electric Sürdürülebilirlikten Sorumlu Başkanı Esther Finidori, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Mevcut Schneider Sustainability Impact programımızın sonuna ulaştık. Elde ettiğimiz bu takdirler yaklaşımımızın tutarlılığını ve zaman içinde kaydedilen ilerlemeyi yansıtıyor. Sürdürülebilirliği strateji ve operasyonlarımızın merkezine yerleştirmenin ölçülebilir sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Yolculuğumuzun bir sonraki aşamasına hazırlanırken, çıtayı yükseltmeye ve paydaşlarımızı da bu kolektif sürdürülebilirlik dönüşümüne ortak etmeye devam edeceğiz.” Bu sonuçlar, Schneider Electric’in iklim, yönetişim ve risk yönetimi alanlarındaki tutarlı performansını yansıtan diğer önemli ESG değerlendirmelerindeki üst düzey notlarla da destekleniyor. Schneider Electric, Corporate Knights tarafından hazırlanan Global 100 En Sürdürülebilir Şirketler endeksine yeniden dahil edilerek, çevresel uygulamalarıyla küresel ölçekte öne çıkan şirketler arasındaki konumunu pekiştirdi. Ayrıca Schneider Electric, sürdürülebilirlik alanındaki şeffaf, tutarlı ve ileriye dönük ESG iletişimi ile yatırımcı güvenini ve uzun vadeli dayanıklılığı güçlendirmedeki rolü sayesinde IR Society Awards’ta “Sürdürülebilirlikte En İyi İletişim” ödülüne layık görüldü. Daha yakın bir dönemde ise şirket, Fortune’un “World’s Most Admired Companies™ 2026” listesinde yer alarak; stratejik uygulama gücü, liderlik yaklaşımı ve uzun vadeli vizyonuyla üst düzey yöneticiler, yönetim kurulu üyeleri ve analistler nezdindeki güçlü itibarını bir kez daha ortaya koydu. Son beş yıldır Schneider Electric’in sürdürülebilirlik stratejisine, iklim, kaynaklar, güven ve eşit fırsatlar alanlarında ölçülebilir hedefler belirleyen Schneider Sustainability Impact (SSI) programı yön veriyor. 2021–2025 dönemini kapsayan bu program, şirketin iddialı sürdürülebilirlik hedeflerini destekledi. Bu yaklaşım sayesinde Schneider Electric, hem Corporate Knights hem de Time Magazine ve Statista tarafından iki kez ‘Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketi’ seçildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.