Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eczacılar

Kapsül Haber Ajansı - Eczacılar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eczacılar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ING’den Profesyonel Meslek Sahiplerine 2,4 Milyon TL’ye Varan Finansman Desteği Haber

ING’den Profesyonel Meslek Sahiplerine 2,4 Milyon TL’ye Varan Finansman Desteği

Mali müşavirler, muhasebeciler, avukatlar, diş hekimleri, eczacılar, veterinerler ve doktorların yanı sıra sigorta acente ve eksperleri, mimarlar ve mühendisler de artık Profesyonel Limit’ten yararlanabiliyor. Profesyonel Limit, şahıs işletmelerine ihtiyaç duydukları finansal çözümleri tek çatı altında, uçtan uca dijital deneyimle ve esnek ödeme seçenekleriyle sunuyor. ING Türkiye Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hüsniye Ulu, “Amacımız profesyonellerin ihtiyaç duydukları çözümlere tek başvuruyla, uçtan uca dijital ve zahmetsiz bir deneyimle ulaşmalarını sağlamak. Yenilikçi çözümlerimizle işletmelerin büyüme yolculuklarını desteklemeyi sürdüreceğiz” dedi. En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, profesyonel meslek sahiplerine yönelik geliştirdiği Profesyonel Limit finansman paketini yeniledi. Yenilenen paket kapsamında kredi, şirket kartı ve Destek Hesap limitleri toplamda 2.400.000 TL’ye yükseltilirken, hizmet verilen meslek gruplarının kapsamı da genişletildi. Mali müşavirler, muhasebeciler, avukatlar, diş hekimleri, eczacılar, veterinerler ve doktorların yanı sıra sigorta acente ve eksperleri, mimarlar ve mühendisler de artık Profesyonel Limit’ten yararlanabiliyor. Profesyonel Limit, şahıs işletmelerine ihtiyaç duydukları finansal çözümleri tek çatı altında, uçtan uca dijital deneyimle ve esnek ödeme seçenekleriyle sunuyor. Yüksek limitli finansman desteği Yenilenen paket ile profesyoneller; yatırım, büyüme ve günlük nakit akışı ihtiyaçlarını yüksek limitli finansman desteğiyle karşılayabiliyor. Tek başvuru ile ticari kredi, şirket kredi kartı ve Destek Hesap ürünlerine erişim sağlanması, finansal yönetimde önemli bir kolaylık sunuyor. Profesyoneller dijital kanallar üzerinden toplamda 2.400.000 TL’ye varan finansman desteğine başvurabilirken, paket kapsamında 1.500.000 TL’ye kadar taksitli ticari kredi, 650.000 TL’ye kadar şirket kredi kartı ve 250.000 TL’ye kadar Destek Hesap imkânı sunuluyor. Dijital, hızlı ve daha esnek finansman deneyimi ING müşterisi olan ya da olmayan şahıs işletmeleri, finansmana şubeye gitmeye gerek kalmadan dijital kanallar üzerinden hızlı ve kolay bir şekilde ulaşabiliyor. Uçtan uca dijital bir deneyimle tasarlanan hizmet ile işletmeler, dakikalar içinde başvurularını tamamlayabilirken, hızlı kredi değerlendirmesinin ardından finansmana kısa sürede erişebiliyor. Profesyonel Limit, sunduğu esnek ödeme seçenekleriyle de öne çıkıyor. Güncellenen yapıda; 3 ay erteleme seçeneği, 48 aya varan vade imkânı ve işletme ihtiyaçlarına göre şekillendirilebilen ödeme planları ile daha esnek bir finansman yönetimi sunuluyor. Hüsniye Ulu: Profesyonellerin büyüme yolculuklarını desteklemeyi sürdüreceğiz Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hüsniye Ulu şunları söyledi: “Profesyonel meslek sahipleri işlerini büyütürken hızlı, kolay ve esnek finansman desteğine ihtiyaç duyuyor. Biz de Profesyonel Limit’i bu ihtiyaçlardan yola çıkarak daha yüksek limitler ve daha geniş bir kapsama sahip olacak şekilde yeniledik. Amacımız yalnızca finansman sunmak değil; profesyonellerin ihtiyaç duydukları çözümlere tek başvuruyla, uçtan uca dijital ve zahmetsiz bir deneyimle ulaşmalarını sağlamak. ING olarak dijital ve yenilikçi çözümlerimizle işletmelerin büyüme yolculuklarını desteklemeyi sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Öz Bakım Araştırması Sonuçları Açıklandı Haber

Türkiye Öz Bakım Araştırması Sonuçları Açıklandı

Tüketici sağlığı alanında dünya lideri Haleon, insanların daha sağlıklı yaşayabilmelerine yardımcı olma amacıyla hareket ediyor. Haleon’a göre öz bakım; yalnızca hastalık dönemlerinde başvurulan çözümler ya da belirli ürünlerin kullanımı değil, bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlıklarını korumak, güçlendirmek ve günlük yaşamlarını daha sağlıklı sürdürebilmek için attıkları bilinçli adımların bütününü kapsıyor. Küresel çapta 200 milyar* sterline, Türkiye'de ise 1 milyar** sterline ulaşan tüketici sağlığı pazarında "öz bakım" giderek daha kritik bir kavram haline geliyor. Nüfusun yaşlanması, sağlık hizmetlerine erişimin değişen dinamikleri ve sistem üzerindeki artan yük, bireyleri kendi sağlıklarını daha çok yönetmeye yönlendiriyor. Haleon, bu dinamikleri anlamak için Ipsos Türkiye iş birliği ve Prof. Dr. Barkın Berk danışmanlığında yürüttüğü Türkiye Öz Bakım Haritası Araştırması'nın sonuçlarını açıkladı. Tüketiciler ve eczacılarla yapılan araştırma; öz bakımın Türkiye'de nasıl algılandığını, reçetesiz ve öz bakımı destekleyici ürünlerin kullanım alışkanlıklarını ve sağlık profesyonellerinin bu yolculuktaki belirleyici rolünü ortaya koyuyor. Öz bakım, “iyi hissetmek” için atılan küçük adımlarla sınırlı kalıyor Öz bakım kavramı tüketiciler tarafından çoğunlukla yorgunluk veya rahatsızlık baş gösterdiğinde devreye giren, tepkisel ve “daha iyi hissetmek için yapılan küçük şeyler” olarak algılanıyor. Konuya yaklaşım cinsiyetlere göre de farklılaşıyor; erkekler öz bakımı sistemin çökmesini önleyici bir bakım olarak görürken, kadınlar süreci duygusal ve zihinsel refahı da içeren bir geliştirme ve seviye atlatma aracı olarak değerlendiriyor. Öz bakım olarak değerlendirilen en temel eylemlerin başında sırasıyla ağız ve diş bakımı, cilt bakımı ve psikolojik iyi hali korumak geliyor. Bu odakları bakımlı görünmek ve fiziksel aktivite takip ediyor. Son 1 ay içinde en sık yapılan öz bakım davranışı günlük su tüketimine dikkat etmek olurken, bunu dengeli beslenmek, diş fırçalama dışındaki ağız ve diş bakım ürünlerini kullanmak, düzenli yürüyüş yapmak ve gıda takviyesi kullanmak izliyor. Toplumun ortalama uyku süresi 7 saat olarak ölçülürken kafa dağıtmak ve daha iyi hissetmek için en yaygın tercih edilen aktivite ise düzenli yürüyüş. Acil Servisler "Hızlı Çözüm Noktası" Olarak Görülüyor Öz bakım farkındalığındaki eksiklik, kamusal sağlık altyapısı üzerinde de doğrudan bir baskı yaratıyor. Toplumun yüzde 50'si şiddet seviyesi ne olursa olsun, her sağlık sorununda doğrudan acil servise başvurabileceğini belirtiyor. Semptomları birinci basamak sağlık hizmetleri veya doğru öz bakım adımlarıyla yönetmek yerine acil servislerin bir "hızlı çözüm noktası" olarak görülmesi, hastanelerin acil bölümlerinde ciddi bir yoğunluğa yol açıyor. Bu durum, acil servislerin öncelikli amacının dışına çıkmasına neden olurken, sağlık sistemi üzerindeki yükü artıran faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Dijital Çağda Güven ve "Onay Filtresi" Olarak Eczacı Sağlık ile ilgili konularda en çok güvenilen bilgi kaynakları doktorlar (%84) ve eczacılar (%79) olurken; sosyal medya (%12) ve fenomenler (%9) en az güvenilen mecralar olarak öne çıkıyor. İnternette sağlık bilgisi arayan tüketicilerin %57'si, ulaştığı kafa karıştırıcı bilgiyi teyit etmek için doğrudan eczacısına başvuruyor. Yapay zekâ araçlarını kullananlar arasında ise sağlık alanındaki en yaygın kullanım, hastalık ve semptomları yorumlatmak; bunu uyku, stres ve beslenme gibi konularda yaşam tarzı önerileri almak ve tedavi tavsiyesi istemek izliyor. Eczane Tercihinde Güven ve Danışmanlık Kalitesi Ön Planda Tüketicilerin %73'ünün her zaman düzenli olarak gittiği sabit bir eczanesi bulunuyor. Eczane tercihinde "Güvene Dayalı Danışmanlık Kalitesi" (%61), kolay ulaşılabilirlik (%56) faktörünü geride bırakarak ilk sıraya yerleşiyor. Bu durum, eczanelerin tüketicinin gözünde sağlık yolculuklarına rehberlik eden kritik bir "ilk danışma merkezi" olarak konumlandığını gösteriyor. Tüketicilerin reçetesiz ve öz bakımı destekleyici ürünleri satın alma kararındaki en belirleyici unsurun da %66 ile eczacı ve hekim tavsiyesi olması bu güveni doğrudan destekliyor. En Sık Yaşanan Rahatsızlıklar ve Tüketim Refleksleri Tüketicilerin son 1 yılda en sık yaşadığı sorunların başında soğuk algınlığı/grip, kas/eklem ağrıları ve baş ağrısı/migren geliyor. Ağrı kesiciler (%69) en otomatik ve düşük eforlu alışkanlık ürünü iken; soğuk algınlığı ilaçları (%56), hayat kesintiye uğradığında kullanılan "kriz" ürünleri olarak konumlanıyor. Tüketiciler ilacı alırken ambalajda en çok ürünün ne işe yaradığına (%69) ve yan etkilerine (%55) dikkat ediyor. Takviyelerde Enerji ve Zindelik Odakta Gün içindeki enerji seviyesini yeterli bulanların oranı yalnızca %24'te kalırken; tüketicilerin %52'si günlük zindelik ve enerji seviyelerini desteklemek adına vitamin ve takviyelere başvuruyor. En çok tercih edilen içeriklerde D Vitamini, B12, C Vitamini ve magnezyum başta geliyor. Eczacı araştırmasına göre pandemi sonrası dönemde gıda takviyelerine olan talep rekor seviyeye ulaşırken (%90); tüketicilerin günlük ihtiyaçlarına yanıt veren bu temel vitamin ve minerallerin satın alınma oranlarında %64’lük bir artış yaşanıyor. Tüketiciler takviyelerin yanı sıra geleneksel ev çözümlerini de koruyucu birer filtre olarak kullanıyor. Bu alanda limon bazlı karışımlar en güvenilir içerik olarak öne çıkarken, nane-limon, ıhlamur ve zencefil-limon üçlüsü ilk sıralarda yer alıyor. Algı ve Gerçeklik Arasındaki Uçurum Araştırma, toplumun sağlık konusundaki farkındalığı ile eylemleri arasında belirgin bir çelişki olduğunu gösteriyor. Toplumun %44'ü stres seviyesini yüksek olarak raporlasa da bu durum çözülmesi gereken bir sorundan ziyade "hayatın normal bir parçası" sayılıyor. Benzer şekilde, bireylerin %84'ü ruhsal sağlığın önemini kabul etse de profesyonel destek alanların oranı %26'da kalıyor ve sorunlar kısa vadeli yöntemlerle geçiştiriliyor. Kilo problemi ise kadınlar tarafından "sosyal bir yargılanma", erkekler tarafından ise "fiziksel işlevsellik" meselesi olarak görülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güzellik Sektöründe Dört Günde 20 Binden Fazla Ziyaretçi Haber

Güzellik Sektöründe Dört Günde 20 Binden Fazla Ziyaretçi

Fuar boyunca Türkiye’nin medikal estetik ve güzellik alanındaki güçlü altyapısı ve ileri teknolojiye dayalı uygulamaları uluslararası ziyaretçiler tarafından yakından incelendi. Sağlık turizmi ve artan talep, Türkiye’nin bölgesel bir merkez olma konumunu güçlendirdi. Sektörde yaklaşık 600 milyar dolarlık hacme ulaşan Türkiye pazarı, küresel güzellik ve bakım endüstrisi içinde stratejik bir konumda bulunuyor. YAPAY ZEKA VE ROBOTİK SİSTEMLERLE GELECEĞİN ESTETİĞİ DENEYİMLENDİ 2026 edisyonunun en dikkat çeken başlıklarından biri, yapay zekâ destekli cihazlar ve robotik uygulamalar oldu. Türkiye’de ilk kez tanıtılan estetisyensiz zayıflama robotu, cilt nemi, elastikiyet ve hassasiyet gibi parametreleri analiz ederek kişiye özel protokoller oluşturabiliyor. Katılımcılar, cihazın bireyselleştirilmiş uygulama yeteneklerini canlı olarak deneyimleyerek teknoloji ile estetiğin buluşmasına tanıklık etti. Bunun yanı sıra egzozom teknolojileri, fraksiyonel lazer sistemleri, mikro iğne uygulamaları ve oksijen terapileri; medikal estetikte bilimsel ve hücresel temelli yaklaşımların önemini bir kez daha ortaya koydu. Yeni nesil cilt bakım cihazları ve yapay zekâ destekli analiz sistemleri, profesyonellerin uygulamalı eğitimlerde öğrenme ve deneme fırsatını artırdı. İLHAM, BİLGİ VE USTALIĞIN BULUŞTUĞU SAHNE MASTERCLASS 38. Güzellik & Bakım İstanbul, bu yıl gerçekleştirilen MasterClass oturumlarıyla sektördeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. 4 gün boyunca düzenlenen 35’den fazla oturumda, alanında uzman 45’den fazla konuşmacı sahne aldı. Fuarın ilk gününde MasterClass Medical Aesthetics sahnesinde medikal estetik alanında uzman doktorlar yer alırken; ikinci gün MasterClass Anti-Aging & Skin Care sahnesinde dermatoloji uzmanı doktorlar, diş hekimleri, uzman eczacılar ve doğal gençleşme uzmanları bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Üçüncü gün, MasterClass Make-Up ta makyaj sanatının yenilikçi eğitmenleri ve profesyonel makyaj sanatçıları sahnedeydi. Dördüncü ve son gün ise MasterClass Hair Show sahnesinde, saç sanatının usta ismi Sabit Akkaya’nın konuk olduğu söyleşi büyük ilgi gördü. Aynı gün Kuaförler Derneği Artistik Team, gerçekleştirdikleri etkileyici saç show’larıyla etkinlik alanında ziyaretçilere görsel bir şölen yaşattı. BÜTÜNCÜL GÜZELLİK VE SAĞLIKLI YAŞAMIN SIRLARI Fuar kapsamında gerçekleştirilen MasterClass oturumları, sektörün geleceğini şekillendiren bilimsel ve uygulamalı içeriklerle katılımcılara aktarıldı. Longevity, anti-aging, mezoterapi, aromaterapi, holistik cilt bakımı ve wellness başlıklarında düzenlenen oturumlar, ziyaretçilere yalnızca teorik bilgi değil, uygulamalı deneyim imkânı sundu. Uzmanlar, estetik anlayışının artık yalnızca dış görünümle sınırlı olmadığını; sağlıklı yaş alma, hücresel yenilenme ve bütüncül bakım yaklaşımlarının ön plana çıktığını vurguladı. Katılımcılar, egzozom uygulamaları ve kişiye özel tedavi protokolleri ile geleceğin estetik trendlerini doğrudan gözlemleme fırsatı buldu. SAÇ VE MAKYAJ TRENDLERİ MASTERCLASS SAHNELERİNDE BULUŞTU “Make – Up” MasterClass’larında ise katılımcılar profesyonel makyaj uzmanlarının rehberliğinde yüz hatlarına ve cilt tipine uygun teknikleri, renk uyumu ve efekt uygulamalarını deneyimledi. Oturumlar, ziyaretçilere güncel trendleri uygulamalı olarak öğrenme fırsatı sunarken, profesyonel standartların birebir aktarılmasını sağladı. Bu bütüncül yaklaşım, sektör profesyonellerinin bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirirken, katılımcılara saç ve makyaj tasarımında kapsamlı bir deneyimi sundu. “Hair Show” MasterClass oturumları, uluslararası saç profesyonellerinin katkılarıyla katılımcılara sunuldu. Küresel trendler, ileri kesim teknikleri ve renk uygulamaları sahnede sergilendi. Ziyaretçiler hem teknik hem sanatsal bakış açısıyla saç tasarımındaki yenilikleri uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Haute couture yaklaşımlar, modern kuaförlük teknikleri ve gelişmiş renk teknolojileri etkinliklerin öne çıkan içerikleri arasında yer aldı. Profesyoneller, farklı saç yapıları ve stil tercihlerine uygun çözümleri canlı olarak göstererek sektöre ilham verdi. “FUAR, SADECE BUGÜNÜ DEĞİL GELECEĞİ DE İNŞA EDİYOR” Fuarın ardından değerlendirmelerde bulunan TG Expo Güzellik & Bakım Fuarı Proje Direktörü Gökhan Büyükataman, organizasyonun küresel etkisine dikkat çekerek: "Güzellik & Bakım İstanbul’u sadece bir fuar olarak görmek eksik olur. Burası, sektörün dönüşümünü hızlandıran, bilgi ve deneyimi inovasyonla buluşturan stratejik bir platform. Bu yıl hem ziyaretçi hem de uluslararası marka katılımında önemli bir ivme yakaladık. Yapay zekâ destekli teknolojiler, kişiselleştirilmiş bakım uygulamaları, kuaförlük ve saç tasarımındaki yenilikler, profesyonel makyaj ve tırnak sanatındaki gelişmeler, wellness ve longevity yaklaşımları fuarın ana gündemini oluşturdu. Katılımcılar, ürünleri incelemenin ötesinde, uygulamalı deneyimlerle sektördeki dönüşümü yakından gözlemleme şansı buldu. Önümüzdeki yıllarda da bu etkileşimi daha da büyüterek, Türkiye’yi güzellik ve bakım sektöründe uluslararası bir merkez olarak konumlandırmayı sürdüreceğiz" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.