Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Edr

Kapsül Haber Ajansı - Edr haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Edr haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kaspersky Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

Kaspersky Türkiye’de Üst Düzey Atama

Akın’ın öncelikli hedefleri arasında kurumsal segmentteki büyüme ivmesini sürdürmek, KOBİ sektöründeki gelişimi ileriye taşımak, Kaspersky’nin kanal ekosistemini güçlendirmek ve B2B portföyü genelinde yeni iş ortakları ile müşteri ağını genişletmeye yönelik stratejiler geliştirmek yer alıyor. ‘’Geçtiğimiz yıl Türkiye pazarında B2B satışlarda yüzde 64 büyüme elde ederek güçlü sonuçlara imza attık. Genel Müdür olarak önceliğim, pazardaki varlığımızı daha da pekiştirmek ve iş ortaklarımızla birlikte tek ve güçlü bir siber güvenlik ekosistemi olarak kapsama alanımızı genişletmek olacak. EDR ve XDR alanlarındaki büyümemizi hızlandırırken, Container Security ve OT Security kategorilerindeki liderliğimizi de ileri taşımayı sürdüreceğiz. En önemlisi, en iyi ürünleri ve en yüksek hizmet seviyesini sunma kararlılığımızdan ödün vermeyeceğiz. Hedefimiz; her bir kişisel cihazın, her KOBİ’nin ve her kurumsal işletmenin daha güvenli bir dijital dünyada faaliyet göstermesini sağlamak. Güvenliğin inovasyonu yavaşlatan değil, aksine destekleyen bir güç olduğuna inanıyoruz,” diyen Zafer Akın sözlerini şöyle sürdürdü: “Dijital dünyayı daha güvenli hâle getirme misyonuyla küresel siber güvenliğin ön saflarında yer alan Kaspersky ailesine katılmaktan gurur duyuyorum’’ Zafer Akın, teknoloji şirketlerini büyütme ve geliştirme konusunda kapsamlı bir deneyime sahip. Kariyeri boyunca Hewlett Packard, SAS ve SAP gibi global teknoloji sağlayıcılarında görev alan Akın, son olarak OpenText’te bölgesel liderlik pozisyonunda bulundu. Kaspersky Türkiye Genel Müdürü olarak İstanbul merkezli görev yapacak olan Akın, Akın çalışmalarını, doğrudan Kaspersky Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Bölgesi Genel Müdürü Toufic Derbass’a bağlı olarak sürdürecek. Atama hakkında görüşlerini paylaşan Toufic Derbass ise şu ifadeleri kullandı: “Kaspersky olarak küresel siber güvenlik uzmanlığımızı; ödüllü çözümlerimiz, gelişmiş tehdit istihbaratı hizmetlerimiz ve ‘Siber Bağışıklık’ (Cyber Immunity) yaklaşımımızda vücut bulan ileri görüşlü vizyonumuzla birleştiriyoruz. Zafer Akın’ın bölge pazarına dair derin hakimiyeti ve yerel ortaklarla kuracağı yakın iş birliği sayesinde, bu teknolojileri ve hizmetleri daha geniş bir müşteri kitlesine ulaştıracağımıza ve Türkiye’nin güvenli dijital geleceğine katkıda bulunacağımıza inanıyoruz.” Kaspersky, son yıllarda ürün ve hizmet portföyünü önemli ölçüde genişletti; özellikle kurumsal güvenlik çözümleri tarafında, güçlü tehdit istihbaratına dayalı çözümlerle müşterilerine daha kapsamlı bir koruma sunmayı hedefliyor. Şirketin amiral gemisi ürün ailesi Kaspersky Next, güçlü uç nokta korumasını, EDR (Endpoint Detection and Response) çözümlerinin sağladığı şeffaflık ve hız ile XDR (Extended Detection and Response) platformlarının sunduğu görünürlük ve gelişmiş araç setiyle bir araya getiriyor. Bu yapı, şirketin B2B ekosistem satışlarına da önemli bir ivme kazandırıyor. Daha önce Kaspersky Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapan İlkem Özar ise kariyerine Kaspersky bünyesinde Global Sales Network departmanında yeni bir rolle devam ediyor. Türkiye’deki iş hacminin büyümesine ve operasyonların gelişimine önemli katkılar sağlayan başarılı liderlik döneminin ardından İlkem Özar, şirketin uluslararası kurumsal satış kabiliyetlerini ve kârlılığını daha da güçlendirmeye odaklanacak. Toufic Derbass, İlkem Özar’a teşekkür ederek şunları söyledi: “İlkem’e Türkiye pazarındaki liderliği, özverisi ve yarattığı etki için içtenlikle teşekkür ediyor; yeni global görevinde başarılar diliyorum.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka Saldırılarına Karşı Alınması Gereken   4 Kritik Önlem Haber

Yapay Zeka Saldırılarına Karşı Alınması Gereken 4 Kritik Önlem

Tek bir komutla kurulan bu araçlar, BT departmanının haberi olmadan sistemlere tam erişim sağlayarak "Gölge Yapay Zeka" (Shadow AI) riskini artırıyor. Bitdefender Antivirüs Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, şirketleri bu yeni tehlikeye karşı uyararak alınması gereken 4 önlemi sıralıyor. Son dönemde 160 binin üzerinde GitHub yıldızı ve haftalık 2 milyon ziyaretçi sayısıyla popülerleşen OpenClaw, çalışanların tek bir komutla bilgisayarlarına kurabildiği güçlü bir yapay zeka asistanı olarak öne çıkıyor. Ancak bu kolaylık, siber suçlular için yeni bir saldırı fırsatını beraberinde getiriyor. Saldırganlar, platformun resmi deposu ClawHub'a yükledikleri zararlı eklentilerle, bu araçlara geniş yetkiler (terminal ve disk erişimi) veren kullanıcıların sistemlerine sızmayı başarıyor. Bitdefender Türkiye Distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "Gölge Yapay Zeka" olarak adlandırılan bu denetimsiz kullanımın kurumsal verileri tehlikeye attığını belirterek alınması gereken 4 önlemi paylaşıyor. "İyi Niyetle Kullanılan Yapay Zeka Araçları Siber Saldırganlara Kapı Aralıyor" Şirketlerin karşılaştığı en büyük tehdidin sadece dış saldırılar olmadığını, içerideki denetimsiz yapay zeka kullanımının da kritik bir risk faktörü oluşturduğunu belirten Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "OpenClaw örneğinde gördüğümüz gibi, çalışanlar işlerini kolaylaştırmak adına iyi niyetle indirdikleri bir yapay zeka aracına, farkında olmadan tüm diske erişim yetkisi verebiliyor. Saldırganlar ise popüler platformların güvenilirliğini kullanarak, zararlı eklentilerle kurumsal ağa doğrudan bir tünel açıyor. BT ekiplerinin haberi olmadan kullanılan bu 'Gölge Yapay Zeka' araçları, en gelişmiş güvenlik duvarlarını bile içeriden aşabilen bir Truva Atı işlevi görüyor. Kurumların acilen yapay zeka kullanım politikalarını gözden geçirmesi ve görünürlüğü artırması gerekiyor." uyarısında bulundu. Alev Akkoyunlu, şirketlerin OpenClaw ve benzeri Shadow AI risklerine karşı alması gereken 4 önlemi paylaşıyor: 1. Yapay zeka envanterinizi çıkarın ve görünürlüğü artırın. Şirket ağında hangi yapay zeka araçlarının ve eklentilerinin çalıştığını tespit etmek, savunmanın ilk adımıdır. BT ekipleri, ağ trafiğini ve uç nokta aktivitelerini izleyerek izinsiz kullanılan OpenClaw gibi araçları belirlemeli ve yetkisiz kurulumların önüne geçmelidir. 2. Erişim izinlerini "Sıfır Güven" ilkesiyle yönetin. Çalışanların kullandığı yapay zeka ajanlarına terminale erişim veya dosya sistemi üzerinde tam yetki vermek, olası bir ihlalde saldırganın hareket alanını genişletir. Yapay zeka araçlarının yetkilerini sadece ihtiyaç duyulan minimum seviyede tutun ve kritik sistemlerden izole edin. 3. Çalışanlarınıza "Yapay Zeka Güvenliği" eğitimi verin. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insan faktörü en kritik halkadır. Çalışanları, resmi depolardan bile olsa kaynağı belirsiz eklentileri yüklememeleri ve yapay zeka araçlarına hassas şirket verilerini girmemeleri konusunda düzenli olarak eğitin. 4. Gelişmiş tehdit algılama çözümleri kullanın. Geleneksel antivirüs yazılımları, meşru bir yapay zeka aracının içine gizlenmiş zararlı aktiviteleri tespit etmekte zorlanabilir. Bitdefender GravityZone gibi davranışsal analiz yapabilen EDR (Uç Nokta Tespit ve Yanıt) teknolojileri, yapay zeka ajanlarının şüpheli komutlar çalıştırması durumunda tehdidi saniyeler içinde durdurur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zeka-SOC Paradoksu: Yüksek Beklentiler Uygulama Zorluklarıyla Karşı Karşıya Haber

Yapay Zeka-SOC Paradoksu: Yüksek Beklentiler Uygulama Zorluklarıyla Karşı Karşıya

Yüksek kaliteli eğitim verisi eksikliği, YZ yetkinliğine sahip uzman açığı, yüksek entegrasyon maliyetleri ve YZ kaynaklı yeni tehditler bu zorlukların başında geliyor. Şirketlerin SOC süreçlerini nasıl inşa ettiğini ve sürdürdüğünü inceleyen Kaspersky, YZ’nin SOC performansını artırmadaki rolüne dair öncelikleri, beklentileri ve zorlukları mercek altına alan kapsamlı bir küresel araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sonuçları, katılımcıların %99 gibi ezici bir çoğunluğunun güvenlik operasyonlarına yapay zekayı dahil etmeyi planladığını gösteriyor. Türkiye özelindeki verilere bakıldığında; katılımcıların %71'i yapay zekayı operasyonlarına "muhtemelen" dahil edeceğini söylerken, %29'u "kesinlikle" dahil edeceğini belirtiyor. Bu tablo, yapay zekanın tehdit tespitini güçlendirme, inceleme süreçlerini hızlandırma ve SOC verimliliğini artırmadaki rolünün yaygın biçimde kabul gördüğünü ortaya koyuyor. Pratik kullanım senaryolarına bakıldığında kurumlar, yapay zekadan öncelikle veri analizi süreçlerini otomatikleştirerek anormallikleri ve şüpheli faaliyetleri tespit etme kapasitesini güçlendirmesini (%57) ve önceden tanımlanmış olay müdahale senaryolarını hızlı şekilde devreye almayı mümkün kılan yanıt otomasyonunu desteklemesini (%50) bekliyor. Bu beklentiler, SOC’lerde yapay zekayı benimsemesini yönlendiren temel motivasyonlarla da örtüşüyor: genel tehdit tespit etkinliğini artırmak (%51), rutin görevleri otomatikleştirmek (%42) ve yanlış pozitifleri azaltarak doğruluğu yükseltmek (%43). Büyük ölçekli işletmelerin ise yapay zekayı SOC fonksiyonlarının daha geniş bir yelpazesinde ve daha iddialı kullanım senaryolarıyla konumlandırdığı görülüyor. Bununla birlikte, yapay zekanın uygulanması aşamasında belirgin bir yürütme açığı ortaya çıkıyor. En temel engel olarak kurumların %25’i, YZ modellerinin doğruluğunu ve bağlamsal uygunluğunu sınırlayan yüksek kaliteli eğitim verisi eksikliğine işaret ediyor. Buna ek olarak; kurum içi ekiplerde nitelikli yapay zeka uzmanı bulunmaması (%35), YZ kullanımına bağlı yeni tehdit ve zafiyetlerin ortaya çıkması (%24) ve YZ tabanlı çözümlerin geliştirilmesi ile sürdürülebilirliğine ilişkin yüksek maliyetler (%19) kritik risk başlıkları arasında yer alıyor. Tüm bu unsurlar, YZ stratejilerinin operasyonel başarıya dönüşmesini zorlaştırırken, daha yapılandırılmış ve güçlü şekilde desteklenen bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koyuyor. Kaspersky CTO’su Anton Ivanov konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söylüyor: “Kuruluşlar yapay zekanın SOC’lere sağlayabileceği değerin farkında. Ancak deneme aşamasından gerçek operasyonel etkiye geçiş hâlâ zorlu bir süreç. Siber güvenlik alanında yaşanan yetenek açığına ek olarak YZ uzmanlığının da sınırlı olması, SOC bünyesinde kurum içi YZ kabiliyetleri geliştirmeyi arzu edilen ancak ulaşılması güç bir hedef haline getiriyor. Bu nedenle siber güvenlik şirketleri, amiral gemisi ürünlerine YZ destekli özellikler entegre etmeye yatırım yapıyor. Kaspersky olarak geçtiğimiz yıl boyunca B2B portföyümüz genelinde kapsamlı bir YZ destekli çözümler setini devreye aldık. Amacımız, daha gelişmiş tehditlere karşı zamanında tespit kapasitesini artırmak ve çözümlerimizi daha verimli ve kullanıcı dostu hale getirmek.” Başarılı ve güvenilir bir SOC kurmak ve işletmek için Kaspersky şu önerilerde bulunuyor: SOC kurulumunun ilk aşamasında ya da mevcut güvenlik operasyonlarınızı geliştirme sürecinde Kaspersky SOC Consulting hizmetlerinden yararlanın. Kapsamlı danışmanlık hizmetlerimiz, sağlam bir SOC mimarisi oluşturmanıza ve süreçlerinizi optimize etmenize yardımcı olur.Gelişmiş YZ kabiliyetleriyle güçlendirilen Kaspersky SIEM çözümüyle güvenlik performansınızı artırın. Bu çözüm, BT altyapınız genelindeki log verilerini merkezi olarak toplar, analiz eder ve saklar; bağlamsal zenginleştirme ve aksiyona dönüştürülebilir tehdit istihbaratı içgörüleri sunar. Çözüm yakın zamanda, dinamik bağlantı kütüphanesi (DLL) hijacking belirtilerini tespit edebilen YZ yeteneğiyle daha da güçlendirilmiştir.Her ölçekten ve sektörden kuruma yönelik, gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü ile YZ destekli EDR ve XDR araştırma ve yanıt kabiliyetleri sunan Kaspersky Next ürün ailesiyle şirketinizi geniş bir tehdit yelpazesine karşı koruyun.Siber güvenlik ekibinizi, kuruluşunuzu hedef alan tehditlere ilişkin derinlemesine görünürlükle donatın Kaspersky Threat Intelligence’ın en güncel versiyonu, olay yönetimi döngüsünün tamamında zengin ve bağlamsal içgörüler sunarak siber risklerin zamanında tespit edilmesini sağlar. Çözüm, yakın zamanda YZ destekli açık kaynak istihbaratı (OSINT) arama yetenekleriyle güçlendirilerek yeni ve gelişen tehditlerin daha hassas biçimde ortaya çıkarılmasına katkı sağlamıştır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurumların %88’i SOC Kurulumunda Dış Kaynak veya Hibrit Modelleri Tercih Ediyor Haber

Kurumların %88’i SOC Kurulumunda Dış Kaynak veya Hibrit Modelleri Tercih Ediyor

Bu stratejik hamle, kurumların 7/24 kesintisiz koruma sağlamasına, yasal düzenlemelere uyum göstermesine ve genellikle kurum içi imkanlarla karşılanması güç olan ileri düzey siber güvenlik çözümleri ile uzman iş gücüne erişmesine olanak tanıyor. Siber tehditlerin giderek daha karmaşık hale gelmesiyle birlikte, kurumlar Güvenlik Operasyon Merkezlerini nasıl yapılandıracaklarını ve yöneteceklerini yeniden değerlendiriyor. Bu doğrultuda Kaspersky, SOC planlama ve uygulama süreçlerine ilişkin temel motivasyonları, stratejik hedefleri ve potansiyel zorlukları ortaya koymak amacıyla kapsamlı bir küresel araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sonuçları, Türkiye’deki şirketlerin %59’unun SOC yetkinliklerinin bir bölümünü dış kaynak kullanımıyla yürütmeyi planladığını ve kurum içi kabiliyetleri dış uzmanlıkla birleştiren hibrit modelleri benimsediğini gösteriyor. Katılımcıların %29’u ise SOC-as-a-Service (SOCaaS) modelini tamamen hayata geçirmeye hazır olduklarını belirtiyor. Buna karşılık, SOC’u tamamen kurum içinde kurmayı planlayanların oranı yalnızca %12 seviyesinde kalıyor. Bu tablo, 7/24 izleme gereksinimini karşılamanın ve nitelikli uzmanları bünyede tutmanın giderek daha zor hale geldiğini açıkça ortaya koyuyor. SOC dış kaynak kullanımı, kuruluşların belirli SOC fonksiyonlarını veya tüm operasyonel döngüyü güvenilir bir üçüncü taraf sağlayıcıya devretmesini mümkün kılıyor. Bu kapsamda sunulan hizmetler arasında şunlar yer alıyor: SOC tasarımı ve mimarisinin oluşturulmasıSOC teknolojilerinin kurulumu ve bakımıHarici güvenlik analistleri tarafından izleme ve analizDanışmanlık ve eğitim hizmetleriTehditlerin tespiti, incelenmesi ve müdahalenin 7/24 esasına göre tamamen sağlayıcı tarafından yürütüldüğü uçtan uca SOCaaS hizmetleri Şirketler, stratejik sorumlulukları kurum içinde tutmayı tercih ederken; operasyonel ve ileri teknik iş yükleri için harici ekiplerden ve gelişmiş teknolojilerden yararlanmayı öne çıkarıyor. SOC fonksiyonlarını dış kaynakla yürütmeyi planlayan kuruluşlar arasında üçüncü taraflara en sık devredilen alanlar; çözüm kurulumu ve devreye alma (%63), çözüm geliştirme ve sağlama (%58) ile SOC tasarımı (%47) olarak öne çıkıyor. Harici SOC uzmanlarıyla çalışılırken, belirli rollerin güçlendirilmesine yönelik net bir tercih de dikkat çekiyor. Birinci seviye analistler (%77) ve ikinci seviye analistler (%68), dış uzmanlardan en fazla talep gören roller arasında yer alıyor. Bu veriler, şirketlerin tehdit izleme ve müdahale gibi ön saflarda yer alan operasyonel güvenlik görevlerine öncelik verdiğini gösteriyor. Kuruluşlar neden SOC dış kaynak kullanımını tercih ediyor? SOC dış kaynak kullanımının en önemli gerekçesi, %52 oranıyla 7/24 kesintisiz güvenlik ihtiyacı olarak öne çıkıyor. Bu gereksinim, çoğu kurum içi ekibin tek başına sürdürebilmesinin zor olduğu bir operasyonel yük oluşturuyor. İkinci önemli motivasyon ise, iç IT güvenlik ekiplerinin üzerindeki iş yükünü azaltmak (%48) ve bu ekiplerin daha stratejik alanlara odaklanabilmesini sağlamak. Bunun yanı sıra, ileri seviye çözümlere ve teknolojilere erişim (%37) ile regülasyonlara ve standartlara uyumun sağlanmasında harici uzman desteği (%49) de dış kaynak kullanımını teşvik eden önemli faktörler arasında yer alıyor. Bu durum, XDR, MDR, MXDR gibi gelişmiş güvenlik teknolojileri ve uzmanlık bilgisinin kurumlar açısından ne denli kritik olduğunu ortaya koyuyor. Bütçe optimizasyonu ise yalnızca %34’lük bir kesim için öncelikli bir unsur olarak öne çıkıyor; bu da SOC dış kaynak kullanımının temel değer önerisinin maliyet avantajından ziyade daha güçlü bir güvenlik seviyesi sunduğunu gösteriyor. Kaspersky Güvenlik Operasyon Merkezi Başkanı Sergey Soldatov konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “SOC fonksiyonlarının kısmen ya da tamamen dış kaynak kullanımıyla yürütülmesine yönelik eğilim, esas olarak operasyonel odağın güçlendirilmesi ve stratejik çevikliğin artırılması ihtiyacından kaynaklanıyor. Rutin ve teknik işlerin dış kaynaklara devredilmesi sayesinde kuruluşlar, stratejik karar alma ve karmaşık tehditlere yönelik yanıtların koordinasyonu gibi yüksek katma değerli faaliyetlere odaklanabiliyor. Bu yaklaşım aynı zamanda kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayarak önemli maliyet avantajları da yaratıyor. Sonuç olarak bu model, SOC’u iş sürekliliğine doğrudan katkı sunan stratejik bir yetkinliğe dönüştürüyor.” SOC kurmayı planlayan kuruluşlar için Kaspersky’nin önerileri ise şöyle: Güvenlik operasyonlarınızı ilk aşamadan itibaren doğru şekilde yapılandırmak veya mevcut yapınızı geliştirmek için Kaspersky SOC Consulting hizmetlerinden yararlanın. Kapsamlı danışmanlık hizmetlerimiz, sağlam bir SOC inşa etmenize ve süreçlerinizi optimize etmenize yardımcı olur.Gelişmiş yapay zekâ yetkinlikleriyle desteklenen Kaspersky SIEM ile güvenlik performansınızı artırın. Bu çözüm, tüm BT altyapınız genelindeki log verilerini toplayarak analiz eder ve saklar; bağlamsal zenginleştirme ve aksiyona dönüştürülebilir tehdit istihbaratı sunar.Her ölçekten ve sektörden kuruluş için EDR ve XDR yetkinlikleri sunan Kaspersky Next ürün ailesiyle, gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü, inceleme ve müdahale kabiliyetleri elde edin.En güncel Kaspersky Threat Intelligence ile kurumunuzu hedef alan siber tehditlere ilişkin derinlemesine ve bağlamsal içgörüler edinin. Bu istihbarat, olay yönetimi döngüsünün tamamında risklerin zamanında tespit edilmesini sağlar.

WatchGuard’ın Yeni CEO’su Joe Smolarski Oldu Haber

WatchGuard’ın Yeni CEO’su Joe Smolarski Oldu

Bütünleşik siber güvenlik alanında dünya lideri olan WatchGuard, Joe Smolarski'nin CEO olarak atandığını duyurdu. Mayıs 2025’ten bu yana Vats Srivatsan liderliğinde gelişim gösteren WatchGuard, inovasyona yeni bir enerji kazandırdı. Şirket, operasyonel uygulamalarını güçlendirdi, yapay zeka kullanımını hızlandırdı ve iş ortakları için donanım ile yazılım dağıtım modelini modernize etti. Ağ güvenliği portföyünde kapsamlı bir yenilenme başlatan WatchGuard, performans ve büyüme açısından rekor bir üçüncü çeyrek elde etti. Bu çalışmalar, şirketin ciro ve kârlılık artışını hızlandırırken küresel pazar payını büyüttü ve Unified Security Platform® ile MSP odaklı iş modelinde güçlü bir ivme yarattı. 25 Yıllık Deneyimiyle Smolarski, WatchGuard’ın Geleceğine Yön Verecek Joe Smolarski, teknoloji, operasyonlar ve strateji alanlarında 25 yılı aşkın liderlik deneyimine sahip. Sonuç odaklı ve ortak merkezli bir yönetici olarak tanınan Smolarski, küresel kuruluşları dönüşüm, büyüme ve entegrasyon dönemlerinde başarıyla yönetti. Kaseya’nın hiper büyüme sürecinde önemli bir rol üstlenen Smolarski, şirketin kapsamlı BT yönetimi için MSP platformunu kurdu ve bir düzineden fazla satın almayı, ortaklar, çalışanlar ve yatırımcılar için daha güçlü sonuçlar sağlayan uyumlu, ölçeklenebilir bir ekosisteme entegre etti. Ekipleri, teknolojileri ve iş ortaklarını tek bir müşteri odaklı platform vizyonu etrafında birleştirerek Kaseya’nın gelirinin on kat artmasına ve milyarlarca dolarlık değer artışına katkı sağladı. Bu deneyim, WatchGuard’ın siber güvenlik misyonuyla doğrudan örtüşüyor. Şirketin Unified Security Platform® çözümü, gelişmiş koruma teknolojilerini, otomasyonu ve sadeleştirilmiş yönetimi bir araya getirerek MSP’lere kurumsal düzeyde güvenliği büyük ölçekte sağlama gücü sunuyor. Joe’nun karmaşıklığı netliğe, platformları ise büyüme motorlarına dönüştürme konusundaki kanıtlanmış yeteneği, WatchGuard’ın bir sonraki inovasyon ve ortak başarı dönemini hızlandırması için onu ideal bir konuma getiriyor. Smolarski, WatchGuard’ın üst yönetim ekibi ve Yönetim Kurulu ile yakın iş birliği içinde çalışarak şirketin stratejik girişimlerini, operasyonel mükemmelliğini ve küresel iş ortaklarının başarısını sürdürmeye devam edecek. ‘’Joe, Watchguard'ı Bir Sonraki Büyüme Aşamasına Taşımak İçin Doğru Bir Lider Tercihi’’ Vats Srivatsan’ın Yönetim Kurulu Üyesi olarak gelecekteki büyüme ve stratejiyi yönlendirmeye devam edecek olmasından dolayı mutlu olduğunu vurgulayan Vector Capital'in Kurucu Ortağı ve WatchGuard'ın Yönetim Kurulu Başkanı Alex Slusky “Vats'a geçici CEO olarak göreve gelip bu kadar kısa sürede bu kadar hızlı bir performans artışı sağlamasından dolayı teşekkür etmek istiyorum. Joe ise WatchGuard'ı bir sonraki büyüme aşamasına taşımak ve bu ivmeyi sürdürmek için doğru bir lider tercihi. Joe; organik, birleşme ve satın alma yatırımları yoluyla MSP odaklı teknoloji kuruluşlarında olağanüstü bir büyüme sağlama konusunda kanıtlanmış bir geçmişe sahip. Joe'nun, ortakların başarısına odaklanmaya devam ederken ekipleri ve teknolojileri büyük ölçekte entegre etme becerisi, onu WatchGuard'ın operasyonel ve inovasyon momentumunu hızlandırmak için eşsiz bir nitelikle donatmaktadır.’’ açıklamasında bulundu. ‘’Watchguard’ı Siber Güvenlik Tedarikçisi Haline Getirmek İçin Sabırsızlanıyorum’’ WatchGuard’ın sağlam bir temele, dünya standartlarında bir teknoloji platformuna, MSP odaklı bir iş modeline ve pazarda öne çıkan bir güven itibarına sahip olduğunu vurgulayan WatchGuard Technologies CEO'su Joe Smolarski, "Siber güvenlik, her MSP'nin büyüme stratejisinin merkezinde yer almaktadır ve WatchGuard, bu dönüşümü liderlik etmek için mükemmel bir konumdadır. Şirketin güçlü gidişatını daha da ileriye taşımak ve WatchGuard'ı MSP topluluğunun siber güvenlik tedarikçisi haline getirmek için sabırsızlanıyorum." ifadelerini kullandı. WatchGuard, Küresel Değerlendirmelerde Liderliğini Sürdürüyor Sektör Analistleri Tarafından Tanınan, BT Uzmanları Tarafından Güvenilen WatchGuard, siber güvenlik alanındaki yenilikçiliği ve liderliği ile önde gelen sektör analistleri, bağımsız test kuruluşları ve meslektaş değerlendirme platformları tarafından sürekli olarak ödüllendirilmektedir. Son zamanlarda öne çıkan başarıları arasında Gartner® Magic Quadrant™'ın Hibrit Mesh Güvenlik Duvarı kategorisinde tanınması, Canalys Siber Güvenlik Liderlik Matrisi'nde Şampiyon olması ve IDC MarketScape'in Hibrit Güvenlik Duvarı kategorisinde Önemli Oyuncu seçilmesi yer alıyor. WatchGuard ayrıca GigaOm Radar Raporu'nda EDR kategorisinde Lider ve Üstün Performans Gösteren Şirket, SPARK Matrisi'nde ise NDR kategorisinde Lider seçildi. MITRE Engenuity ATT&CK® Değerlendirmeleri ve diğer testler aracılığıyla yapılan bağımsız doğrulama, WatchGuard'ın gelişmiş tehdit algılama ve önleme yeteneklerinin gücünü daha da ortaya koyuyor. TrustRadius ve Gartner Peer Insights'taki müşteriler, WatchGuard'ı dağıtım kolaylığı, güvenilirliği ve olağanüstü desteği nedeniyle sürekli olarak övüyor ve dünya çapında erişilebilir ve güvenilir kurumsal düzeyde güvenlik sağlama taahhüdünü pekiştiriyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.