Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ege Bölgesi

Kapsül Haber Ajansı - Ege Bölgesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ege Bölgesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege Bölgesi 2026'nın Beş Ayında 17,6 Milyar Dolar İhracata İmza Attı Haber

Ege Bölgesi 2026'nın Beş Ayında 17,6 Milyar Dolar İhracata İmza Attı

Ege İhracatçı Birlikleri’nden yapılan yazılı açıklamaya göre; Ege Bölgesi’nin, 2026 yılının ocak – mayıs dönemindeki ihracatı yüzde 2,5’luk düşüşle 18 milyar 60 milyon dolardan 17 milyar 605 milyon dolara geriledi. İzmir, bayram tatiline rağmen mayıs ayında ihracatını artırdı Ege Bölgesi’nin ihracatını domine eden İzmir, mayıs ayında İzmir 2 milyar 78 milyon dolarlık ihracatla hem Ege Bölgesi illeri arasında zirvedeki yerini korudu hem de ihracatını 2025 yılı mayıs ayına göre yüzde 1’de olsa artırmayı başardı. İzmir, mayıs ayında Ege Bölgesi ihracatının yüzde 57’sini temsil ederken, İzmir’in beş aylık dönemde ihracatı 9 milyar 510 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre İzmir’in en çok ihracat yapan sektörler sıralamasında kimya sektörü ihracatını yüzde 21’lik artışla 899 milyon dolardan 1 milyar 90 milyon dolara çıkardı ve zirvedeki yerini sağlamlaştırdı. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü İzmir’in ihracatına 533 milyon dolarlık katkı sağlarken üçüncü sırada 516 milyon dolarla çelik sektörü yer aldı. Manisa’nın ihracattaki kan kaybı arttı Ege Bölgesi ihracatını sürükleyen illerden Manisa’nın ihracatı mayıs ayında yüzde 25,3’lük düşüşle 695 milyon dolardan 519 milyon dolara düştü ve Manisa’nın ihracattaki kan kaybı arttı. Manisa’nın 5 aylık dönemde ihracatı yüzde 10’luk azalışla 3 milyar 145 milyon dolardan 2 milyar 826 milyon dolara indi. Manisa’nın 5 aylık ihracat kaybı 319 milyon doları buldu. 2026 yılının ocak – mayıs döneminde Elektrik-Elektronik Sektörü 475,8 milyon dolarlık ihracatla Manisa’da lider sektör konumunu korumakla birlikte ihracatta yüzde 35 düşüş yaşadı. İklimlendirme sektörü 380 milyon dolarlık, Otomotiv sektörü 285 milyon dolarlık ihracata imza attı. Denizli’nin ihracatı yüzde 5 arttı Ege Bölgesi’nde ihracat yönü güçlü illerden Denizli mayıs ayında 395 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırırken, Denizli’nin beş aylık dönemde ihracatı yüzde 5,2’lik artışla 1 milyar 889 milyon dolardan 1 milyar 988 milyon dolara yükseldi. Denizli’de Elektrik-Elektronik Sektörü 2026 yılının beş aylık döneminde ihracatını yüzde 12,3’lük artışla 424 milyon dolardan 476 milyon dolara çıkardı ve zirvenin yeni sahibi oldu. Denizli’de elektrik-elektronik sektörü hazır giyimi geçti Hazır giyim sektörü 2025 yılının beş aylık döneminde yaptığı 450 milyon dolarlık ihracatla birinci sıradayken, 2026 yılının ocak – mayıs döneminde ihracatta yüzde 5’lik azalışla 427 milyon dolara düştü ve uzun yıllar sonra ikinci sıraya geriledi. 364 milyon dolarlık ihracat yapan demir ve demirdışı metaller sektörü Denizli ihracatında zirvenin üçüncü basamağına adını yazdırdı. Balıkesir’in beş aylık ihracatı 1 milyar doları aştı Balıkesir, mayıs ayında 220 milyon dolarlık ihracat yaparken, 5 aylık dönemde ihracatı yüzde 5,2’lik artışla 987 milyon dolardan 1 milyar 39 milyon dolara ilerledi ve 1 milyar doları aşmayı başardı. Balıkesir’in ihracatına en büyük katkıyı 190 milyon dolarlık tutarla elektrik-elektronik sektörü sağladı. Mayıs ayında Aydın’ın ihracatı yüzde 5’lik azalışla 169 milyon dolardan 160,5 milyon dolara indi. 2026 yılının ocak – mayıs döneminde Aydın’ın ihracatı yatay bir seyir izledi ve 798 milyon dolar oldu. Madencilik sektörü 93 milyon dolarlık ihracatla Aydın’da liderliğini sürdürdü. Muğla ihracatı yüzde 6,5 artırdı Muğla, mayıs ayında 124 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırırken, beş aylık dönemde ihracatını yüzde 6,5’luk artışla 537 milyon dolardan 572 milyon dolara taşıdı. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 385 milyon dolar ihracata imza attı ve Muğla ihracatından yüzde 67 pay aldı. Kütahya mayıs ayında 90 milyon dolarlık ihracatı hanesine yazdırırken, ocak – mayıs döneminde ihracatını yüzde 4 geliştirdi ve 410 milyon dolara ulaştı. Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri sektörü 77 milyon dolarlık ihracatla ilk sıradaki yerini korudu. Mayıs ayında Afyonkarahisar 54 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyarken, beş aylık dönemde 295 milyon dolar ihracat performansı gösterdi. Madencilik sektörü 109 milyon dolarlık ihracatla Afyonkarahisar’ın ihracatında liderliğini korudu. Uşak mayıs ayında 32,4 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Geri dönüşümün başkenti Uşak’ın beş aylık ihracatı yüzde 7’lik artışla 155 milyon dolardan 166 milyon dolara ilerledi. 37’şer milyon dolar ihracat yapan Tekstil ve Halı sektörleri Uşak’ın ihracatından yüzde 45 pay aldılar. Öztürk; “Ege Bölgesi üretim ve ihracat gücünü korudu” Ege Bölgesi’nin 2026 yılı ocak – mayıs dönemi ihracat performansını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin ihracat verilerinin, küresel ticaretteki yavaşlama, maliyet artışları ve düşük kur baskısına rağmen Ege Bölgesi'nin üretim ve ihracat gücünü koruduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Denizli, Balıkesir, Muğla, Kütahya ve Uşak’ın 2026 yılının ocak – mayıs döneminde ihracatlarını artırmayı başardıkları bilgisini veren Öztürk, “İzmir ve Aydın 2025 yılı performanslarına yakın bir seviyede tutundu. Manisa ve Afyonkarahisar, 2026 yılının ocak – mayıs dönemine göre 487 milyon dolar ihracat kayıplarıyla dikkati çekti. 2026 yılının kalan 7 aylık döneminde küresel talepte yaşanacak canlanma ve Türk ihracatçısının rekabetçiliğini artıracak adımlar atılması halinde Ege Bölgesi ihracatta 45 milyar dolar hacmine ulaşabileceğinin sinyallerini verdi” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzeltaş Dünya Motosurf Şampiyonası’nda Büyük Final Haber

İzeltaş Dünya Motosurf Şampiyonası’nda Büyük Final

İzeltaş sponsorluğunda Çeşme Şifne’de gerçekleştirilen şampiyona, Ege Denizi’nin eşsiz manzarası eşliğinde adeta görsel bir şölene dönüştü. Yarışlara katılan sporcular, ülkelerinin bayraklarıyla deniz üzerinde sergiledikleri bayrak show performanslarıyla izleyicilerden büyük alkış aldı. Türkiye’yi temsil eden 16 sporcu da ortaya koydukları performansla dikkat çekerken, sahil boyunca toplanan kalabalık yarışları coşku içinde izledi. Final etabında sporcuların hız ve denge konusundaki üstün yetenekleri nefes keserken, renkli görüntüler izleyenlerden tam not aldı. Dünya Motosurf Şampiyonası, bir kez daha Ege’de spor ve turizmin buluşma noktası olduğunu gözler önüne serdi. İzmir’in spor turizmine katkı sağlayan ve üç gün süren şampiyonanın final yarışları izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Final mücadelesini; Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Mehmet Sadık Vefa, Başkan Vekili Ogün Baysan ve Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar yerinde takip ederek, şampiyona finalistlerini ödüllerini takdim ettiler. Ödül alan kategoriler Stock Man: Birinci Kolář Adam, ikinci Boabbas Mustfa Hasan, Üçüncü Lanner Alexander Elite Women : Birinci Sara Zuborova, ikinci Kolářová Barbora , üçüncü Stloukalová Aneta Elite Men: Birinci Matyas Novotvy, ikinci Záhorský Lukáš üçüncü Lukscheider Alex Master Women: Birinci Eunjin Lee, ikinci Beckmann Jennifer , üçüncü Vengerova Ekaterina Master Erkekler: Birinci Kim Down, ikinci Faltejsek Petr, üçüncü Renner Jiří Junior Boy : Birinci Stanıslav Kohout, ikinci Hruška Maxmilián, üçüncü Lichal-Kratochvil Leo Junior Girl: Birinci Ellen Burdova, ikinci Pozdníková Nela, üçüncü Bubníková Bibiana Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lezita, Ege'nin En Büyük 8'inci Sanayi Kuruluşu Olmayı Sürdürdü Haber

Lezita, Ege'nin En Büyük 8'inci Sanayi Kuruluşu Olmayı Sürdürdü

Türkiye’nin önde gelen gıda şirketlerinden Lezita, Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın (EBSO) her yıl gerçekleştirdiği “İlk 100 Büyük Sanayi Kuruluşu” araştırmasında bu yıl da bölgenin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer aldı. “2025 yılı üretimden satışlar” kriterine göre hazırlanan araştırmada Lezita, Ege Bölgesi’nin en büyük 8’inci sanayi kuruluşu oldu. Üretim kapasitesi, ihracat performansı ve yenilikçi ürünleriyle büyümesini sürdüren Lezita, güçlü sanayi altyapısı ve katma değerli üretim anlayışıyla bölge ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor. Lezita Genel Müdürü Mesut Ergül konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Ege Bölgesi’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında bir kez daha ilk 10 şirket arasında yer almaktan mutluluk duyuyoruz. Bu başarı, çalışanlarımızın özverili emeğinin, iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü iş birliklerinin ve uzun vadeli büyüme vizyonumuzun önemli bir göstergesi” ifadelerini kullandı. “Hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda büyümemizi sürdürüyoruz” Lezita’nın üretimden ihracata, Ar-Ge’den inovasyona kadar tüm alanlarda değer yaratmaya odaklandığını vurgulayan Mesut Ergül, “İzmir Kemalpaşa’daki entegre üretim tesisimizde yılda 290 bin ton piliç eti ve 82 bin ton ileri işlenmiş ürün üretimi gerçekleştiriyor, yaklaşık 3.000 kişiye istihdam sağlıyoruz. Tüketici beklentilerine odaklanan yenilikçi yaklaşımımızla hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda büyümemizi sürdürüyoruz. Türkiye’nin dört bir yanına ve dünyanın 70’ten fazla ülkesine ulaşan ürünlerimizle ülkemizin ekonomisine katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de yatırımlarımızı devam ettirerek, üretim gücümüzü ve uluslararası rekabetçiliğimizi daha da artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege İhracatçı Birlikleri’nde Muhammet Öztürk Dönemi Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nde Muhammet Öztürk Dönemi

Nisan ayında tamamlanan Ege İhracatçı Birlikleri Genel Kurul Toplantıları sonrasında şekillenen Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’nun ilk toplantısında; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcılıklarına, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Fatih Uysal ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan oy birliğiyle getirildiler. Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’ndaki diğer başkanlar Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Selim Jimi, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun 2026-30 döneminde Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’nda Ege Bölgesi ihracatının artması için mesai verecek diğer birlik başkanları olacak. Muhammet Öztürk EİB’de Koordinatör Başkan olan 10. isim Muhammet Öztürk, EİB tarihinde Halit Şarlak, Mustafa Özman, Şükrü Ünlütürk, Hasan Çelebioğlu, Mete Uğuz, Servet Eröcal, Mustafa Türkmenoğlu, Sabri Ünlütürk ve Jak Eskinazi’den sonra Koordinatör Başkan olma mutluluğu yaşayan 10. ihracatçı oldu. EİB’de 12 başkanın 8’i değişti Ege İhracatçı Birlikleri’nde Nisan ayında yapılan genel kurullarda 12 birlik başkanının 8’i değişmişti. Ege İhracatçı Birlikleri’nde 1 Nisan 2026 tarihinde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurul Toplantısıyla başlayan genel kurul maratonu Koordinatör Başkan ve Koordinatör Başkan Yardımcılığı seçimleriyle tamamlanmış oldu. Öztürk; “18,5 milyar sendromuna son vermek istiyoruz” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk; “Ege İhracatçı Birlikleri olarak ihracatımız son 3 yıldır 18,5 milyar dolar bandında sıkıştı kaldı. Öncelikli hedefimiz bu kritik eşiği aşmak ve ihracatta 20 milyar doları geçmek olacak. Bu amaçla 2025 yılında Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu 17’ye çıkardığımız fuarların sayısını daha da artırmak istiyoruz. Sektörel Ticaret Heyetleri, Alım Heyetleri, URGE ve TURQUALITY Projelerine ağırlık vereceğiz. Ticaret Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız, Türkiye İhracatçılar Meclisi’yle uyumlu hareket ederek Ege İhracatçı Birlikleri’nin her yıl iki haneli ihracat artışı yakalaması için gece-gündüz çalışacağız. Ege İhracatçı Birlikleri’nde temsil edilmeyen ancak ihracatı güçlü olan kimya, otomotiv, yenilenebilir enerji, iklimlendirme, elektrik-elektronik ve makine sektörlerimizin EİB çatısı altında temsili önceliklerimiz arasında olacak. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığı adaylığımda bana destek veren 11 birlik başkanımıza ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.” Uysal: “SKDM, Sürdürülebilirlik, İnovasyon, URGE ve AR-GE’ye odaklanacağız” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Uysal: “Türkiye’de ihracatın başladığı İzmir’de, 12 ihracatçı birliğiyle en geniş ihracat kümelenmesini temsil ediyoruz. Avrupa Birliği’nin hayata geçirdiği Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması, Sürdürülebilirlik, İnovasyan, URGE ve AR-GE başlıklarına odaklanacağız. “İşimiz Üretim, Gücümüz İhracat” mottosuyla hareket edeceğiz. Hannibal’ın dediği gibi; "Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız" bu süreçle genç ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden birlik başkanlarımızın vizyonu bize rehberlik yapacak. Güzel bir ekip olduk, hedeflerimize ulaşacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.” Göksan; “Emek yoğun sektörlerimizin sorunlarını gündeme taşıyacağız” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Turan Göksan; “Emek-yoğun sektörlerimiz son 3 yıldır ihracatta ve istihdamda ciddi kayıplar yaşadı. Emek-yoğun sektörlerimizin sorunlarını gündeme taşıyacağız. Nisan ayı enflasyon rakamları, nisan ayında 45,7’ye gerileyen İSO Türkiye İmalat PMI anketi yılın ikinci çeyreğine imalat sanayi faaliyet koşullarında kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret ediyor. Orta Doğu’daki savaş tedarikçilerde bir tedirginliğe yol açsa da Türkiye’nin güvenli tedarikçi olduğunu bir kez daha hatırlattı. İhracatçı sektörlerimizin kayıpların sona ermesi, ihracat ve istihdamda tekrar eski günlere dönmek için Ankara nezdinde girişimlerde bulunacağız. İhracatçı sektörlerimizin yaşadığı zorlukları verilerle ortaya koyacağız. Sektörlerimizi katma değerli üretim ve ihracata yönlendirmek, URGE Projeleri, e-ihracat, dijitalleşme, yapay zekâ yoğunlaşacağımız konular olacak.” MUHAMMET ÖZTÜRK KİMDİR? Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 8 Ekim 1968 tarihinde Erzurum’da dünyaya geldi. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. 1986 yılında profesyonel olarak iş hayatına atılan Muhammet Öztürk, 1996 yılında ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. firmasını kurdu. Uzun yıllardır tarım ürünleri ihracatı yapan Muhammet Öztürk, 2008 yılında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na girdi. 2014-22 yılları arasında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EHBİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Öztürk, 14 Nisan 2022 tarihinde yapılan Genel Kurulda Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Muhammet Öztürk, bu göreve 1 Nisan 2026 tarihinde ikinci kez seçildi. 5 Mayıs 2026 tarihinde Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığına seçildi. EHBİB, Öztürk döneminde ihracat artış rekortmeni oldu Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında 4 yıllık süreçte ihracatını yüzde 74’lük artışla 682 milyon dolardan 1 milyar 185 milyon dolara çıkardı ve Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu. Muhammet Öztürk’ün başkanlığı döneminde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iki tane URGE Projesini hayata geçirdi. Malezya, Suudi Arabistan ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri düzenledi. Başkan Muhammet Öztürk, Ege İhracatçı Birlikleri’nin Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk gıda ürünlerinin tanıtımı amacıyla sürdürdüğü Turkihs Tastes isimli TURQUALITY Projesi’ne büyük emek verdi. Proje döneminde Türkiye’nin ABD’ye hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 3 kat artarak 300 milyon dolardan 900 milyon dolara yükseldi. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında; Avrupa Baharat Birliği Baharat Birliği Genel Kuruluna 2022 yılında ev sahipliği yaptı. Türk Gıda Sektörünün 50 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için sektör paydaşlarıyla Foodist İstanbul Fuarı’nın hayata geçmesine öncülük etti. Evcil hayvan mamaları sektörüne özel ilgi Evcil hayvan mamaları sektörü son yıllarda büyük bir gelişim gösteriyor. Kedi-köpek maması sektörü son 11 yılda ihracatını 33 kat artırarak 150 milyon doların üzerine çıkarırken bu sektörün üretim ve ihracatının yüzde 65’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriliyor. Üstü örtülü kalan bu başarıyı Muhammet Öztürk başkanlığı döneminde kamuoyunun gündemine taşıyarak taçlandırdı. Kedi Köpek Maması Üreticileri Derneği (PETBİR) ’yle güçlü bağlar kuran Muhammet Öztürk, sektördeki 14 firmayı UR-GE Projesi çatısı altında buluşturdu. Projede firmaların bir yandan yetkinliklerini artırırken, diğer yandan ortak pazarlama kültürü kazanmalarını sağlıyor. TARGEV Yönetim Kurulu Üyesi ve Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektör Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini de sürdüren Muhammet Öztürk, iki çocuk babası ve İngilizce biliyor. MEHMET FATİH UYSAL KİMDİR? Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı M. Fatih Uysal, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden 1983 yılında mezun oldu. M. Fatih Uysal, profesyonel kariyerine 1982 yılında Norm Holding şirketlerinden Standart Cıvata’da Genel Müdür olarak başladı. 1995 yılında Norm Fasteners Cıvata’da Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Uysal, 2013 yılında Norm Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’na atandı. Norm Holding’in sektörel çeşitlilik ve dikey entegrasyon yapılanmasına liderlik eden Uysal; bugün 3.800 çalışanı, 8 ülkede bulunan 23 şirketi, 22 üretim, 15 satış ve lojistik merkezi ile bağlantı elemanları, pazarlama ve ticaret, teknoloji, eklemeli imalat, kalıp ve talaşlı imalat, sac şekillendirme, kimya, makine ve otomasyon, sıcak dövme, tarım ve gıda alanlarında faaliyet gösteren Norm Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevine devam ediyor. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kuruluna 2020 yılında giren M. Fatih Uysal, 21 Nisan 2026 tarihinde Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanlığı görevine seçildi. Uysal; Türk Eğitim Vakfı’nda Yürütme Kurulu Üyesi, İzmir Ticaret Odası Eğitim ve Sağlık Vakfı’nda Mütevelli Heyet Üyesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde Meclis Üyesi ve TÜSİAD, TİM, TAİDER, KALDER, ESİAD, EGİAD, Salihlililer Kültür ve Dayanışma Derneği üyesi. Evli ve iki çocuk babası olan M. Fatih Uysal İngilizce biliyor. TURAN GÖKSAN KİMDİR? 1984 yılında İzmir’de doğan Turan Göksan, orta ve lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji’nde tamamladı. 2006 yılında Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olan Turan Göksan, 2006-2008 yılları arasında Amerika’da New York Pace Üniversitesi'nde Finans Yüksek Lisansını tamamlayıp 2008 yılında aile şirketleri olan Akça Holding bünyesinde çalışmaya başladı. Tekstil, kuru meyve, yenilenebilir enerji, araç muayene istasyonları işletmeciliği, seracılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Akça Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü olan Göksan, sektörel sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlendi. 2014 yılında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı ve TİM delegesi oldu. 2018 ve 2022 yıllarında Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nde (ETHİB) Başkan Yardımcılığı görevine seçilen Turan Göksan, 17 Nisan 2026 tarihinde Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı seçildi. 42 yaşındaki Turan Göksan, önümüzdeki 4 yıl EİB bünyesindeki 12 ihracatçı birliği başkanı arasında en genç birlik başkanı olarak görev yapacak. Turan Göksan’ın TÜSİAD, EGİAD ve TAİDER üyelikleri bulunuyor. Turan Göksan evli ve üç çocuk babası. İngilizce biliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İhracatta Bahar Coşkusu Haber

İhracatta Bahar Coşkusu

Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracatı 4 aylık dönemde yüzde 4’lük artışla 5 milyar 926 milyon dolardan 6 milyar 155 milyon dolara çıkarken, EİB son 1 yıllık dönemde ihracatını yüzde 2’lik artışla 18 milyar 322 milyon dolardan 18 milyar 733 milyon dolara ilerledi. Nisan ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 22,3’lük arışla 20,8 milyar dolardan 25,4 milyar dolara çıktı. Türkiye nisan ayında 4,5 milyar dolarlık ihracat artış başarısı gösterdi. 2025 yılında Ramazan Bayramı nisan ayındayken, 2026 yılında mart ayına kayması ihracat artış hızında etkili oldu. Tarım ve madencilik ihracatı yüzde 9, sanayi ihracatı yüzde 25 arttı Ege İhracatçı Birlikleri’nin sanayi ürünleri ihracatı yüzde 25’lik artışla 570 milyon dolardan 714 milyon dolara ilerledi. EİB’de tarım sektörlerinin ihracatı yüzde 9’luk gelişimle 567 milyon dolardan 617 milyon dolara çıkarken, madencilik sektörünün ihracatı yüzde 9’luk yükselişle 112 milyon dolardan 122,5 milyon dolara geldi. Bünyesinde 12 ihracatçı birliği bulunan Ege İhracatçı Birlikleri’nde 9 birlik 2026 yılı nisan ayında ihracatlarını artırmayı başarırken, 3 ihracatçı birliği 2025 yılı nisan ayı performansının gerisinde kaldı Zirve demir ve demirdışı metaller sektörünün Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 2025 yılı nisan ayında 205 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı nisan ayında yüzde 20’lik artışla 245 milyon dolara yükseltti ve zirvedeki yerini korudu. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü ihracat artış rekortmeni EİB bünyesinde gıda sektörlerinin ihracat şampiyonu olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını 135,5 milyon dolardan 170,7 milyon dolara çıkararak gıda sektörleri arasındaki ihracat şampiyonluğunu açık ara sürdürdü. ESÜHMİB nisan ayında yakaladığı yüzde 26’lık ihracat artış hızıyla nisan ayında ihracat artış rekortmeni olarak çifte mutluluk yaşadı. Maden sektörü üçüncü sıraya abone oldu Ege Maden İhracatçıları Birliği, ihracatını yüzde 9’luk artışla 112,5 milyon dolardan 122,5 milyon dolara taşıdı ve zirvenin üçüncü basamağına adını yazdırdı. Yıllık ihracatını 1 milyar 348 milyon dolardan 1 milyar 421 milyon dolara çıkaran EMİB, 1,5 milyar dolar hedefine bir adım daha yaklaştı. Hazır giyim ihracatı kötü gidişe dur dedi Son 3 yıldır Türkiye’de uygulanan dezenflasyon programından olumsuz etkilenen ve ihracatta kan kaybeden Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını yüzde 13’lük artışla 101,7 milyon dolardan 115 milyon dolara çıkardı ve kötü gidişe dur dedi. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 4’lük artışla 92 milyon dolardan 96 milyon dolara taşıdı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, nisan ayında ihracatını yüzde 5’lik artışla 86,6 milyon dolardan 91 milyon dolara ilerletirken, mayıs ayında başlayacak olan kiraz ihraç sezonuyla birlikte daha güçlü ihracat artışları yapabileceğinin sinyallerini verdi Küresel iklim krizi nedeniyle zor bir yıl geçiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı 81,8 milyon dolardan 78,7 milyon dolara indi ancak ihracattaki düşüş yüzde 4’le sınırlı kaldı. Ege Tütün İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 4’lük artışla 74,6 milyon dolardan 77,5 milyon dolara taşırken, Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği yüzde 10’luk ihracat artışıyla 75,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, nisan ayında 35,3 milyon dolarlık ihracat yaparken, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 25 milyon dolar ihracat gelirini hanesine yazdırdı. Son 3 yıldır ihracat kayıpları yaşayan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, nisan ayında makus talihini yendi. Nisan ayında ihracatını yüzde 19 artıran Egeli deri ihracatçıları 9,8 milyon dolar olan ihracatlarını 11,7 milyon dolara çıkardılar. Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 19 arttı Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin özel ticaret sistemi verilerine göre; Ege Bölgesi’nin 2025 yılı nisan ayında 2 milyar 208 milyon dolar olan ihracatı 2026 yılı nisan ayında yüzde 19’luk artışla 2 milyar 635 milyon dolara ilerledi. Ege Bölgesi’ndeki 9 ilin tamamı nisan ayında ihracat artışına imza attı. İzmir’in ihracatyüzde 15’lik artışla 1 milyar 100 milyon dolardan 1 milyar 296 milyon dolara çıkarken, İzmir, Ege Bölgesi ihracatının yüzde 49’una imza attı. Son aylarda Denizli’nin gerisinde kalan Manisa, nisan ayında ihracatını yüzde 14’lük artışla 410 milyon dolardan 468 milyon dolara taşıdı ve ikinci sıradaki yerini geri aldı. Denizli, 2025 yılı nisan ayında 362,8 milyon dolar olan ihracatını yüzde 26’lık artışla 457,9 milyon dolara çıkardı ve üçüncü basamakta yer buldu. Balıkesir nisan ayında ihracatını 77 milyon dolardan 114,9 milyon dolara taşıdı. Balıkesir, yüzde 48’lik ihracat artış hızıyla Ege Bölgesi’nde ihracat artış rekortmeni il oldu. Muğla, ihracattaki istikrarlı artışını nisan ayında da sürdürdü. 2025 yılı nisan ayında 95 milyon dolar olan ihracatını 105,5 milyon dolara ilerleten Muğla, yüzde 11’lik ihracat artış hızı yakaladı. Aydın, ihracatını 70,7 milyon dolardan 82 milyon dolara çıkarırken ihracatını yüzde 17 artırdı. Afyonkarahisar’ın ihracatı yüzde 12’lik artışla 36,8 milyon dolardan 41,3 milyon dolara çıkarken, Kütahya’nın 34,5 milyon dolar olan ihracatı yüzde 16’lık ilerlemeyle 40 milyon dolara çıktı. Uşak ihracatını yüzde 44’lük artışla 20,3 milyon dolardan 29,3 milyon dolara ilerletti. Eskinazi: “Körfez krizinden Türkiye’ye kayan siparişler bu tabloyu oluşturdu” Nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, nisan ayındaki ihracat artışının altında 2025 yılı nisan ayına göre 2 fazla çalışma günü olmasının, 435 milyon dolarlık parite avantajının ve Körfez krizi dolayısıyla Türkiye’ye kayan siparişlerin etkili olduğunu vurguladı. Bu sevindirici artışın kalıcı olması için ihracatçıların 365 gün 24 saat azimle çalışmaya devam edeceklerini aktaran Eskinazi; “Bizler moralimizi yüksek tutup bu artışın devam etmesi ve geçmiş performansımızı tekrar kazanmak arzusundayız. TCMB’nın yüzde 3 döviz dönüşüm desteğini 3 ay uzatması, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı” kapsamında, ihracatçı kurumlar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde14’e düşürülmesi hem imalat hem ihracat faaliyetlerini birlikte yürüten kurumlar için ise kurumlar vergisinin yüzde 19’dan yüzde 9’a indirilmesi geleceğe yönelik umutlarımızı artırıyor” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Olivtech’te Tarımın Geleceği Ve Markalaşma Vizyonu Ele Alındı Haber

Olivtech’te Tarımın Geleceği Ve Markalaşma Vizyonu Ele Alındı

İzmir tarım ve gıda sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Gurme İzmir Olivtech – 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ve İZFAŞ organizasyonuyla Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklerin ilk oturumu olan “Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu” başlıklı panelde; tarımın katma değerli üretime dönüşüm süreci, markalaşma stratejileri ve sektörün geleceğine yönelik vizyon ele alındı. Moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü’nün yaptığı oturumda; tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal, İzmir Ticaret Borsası Temsilcisi ve Tariş Zeytin Zeytinyağı Tic. A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı konuşmacı olarak yer aldı. Marka kavramı ne ifade ediyor? Dr. Erçin Güdücü, “Bugün zeytin ve zeytinyağının topraktan markaya dönüşümünü ele alacağız. Bu süreç nasıl işliyor, ülkemizde hangi aşamalardan geçiyor? Tarım, ticaret ve üretici tarafına yakından temas eden bir isim olarak, marka kavramı çiftçi ve üretici için ne ifade ediyor?” diye konuştu. “Yapısal sorunlar çözülmeden markalaşma zor” Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, Türkiye’de tarımın temel sorunları çözülmeden, markalaşma sürecinin sağlıklı ilerleyemediğine dikkat çekti. Yaklaşık 30 yıllık meslek deneyimine atıfta bulunan Yıldırım, “Topraktan markaya geçişi uzun yıllardır konuşuyoruz, ancak üretimde yaşanan yapısal sorunlar nedeniyle bu aşamaya bir türlü geçemiyoruz. Tarım gündemi çoğunlukla maliyetler, fiyatlar ve destekler etrafında şekilleniyor. Bu başlıkların ötesine geçmekte zorlanıyoruz” dedi. İklim koşulları ve küresel gelişmelerin üretim üzerindeki etkilerine de değinen Yıldırım, “2025 yılı üretici açısından oldukça zor geçti. Kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve don olayları çiftçiyi ciddi şekilde etkiledi. 2026 yılı ise umut verici yağışlarla başladı, ancak bu kez de küresel gerilimler nedeniyle maliyetler arttı. Böyle bir ortamda üreticinin önceliği ayakta kalmak oluyor. Bu nedenle markalaşma gibi katma değerli süreçleri konuşmakta zorlanıyoruz” şeklinde konuştu. “Türkiye zeytinyağında güçlü, iç tüketimde geride” Rahmi Balsarı, Türkiye’nin, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu, son 30 yılda sektöre yapılan yatırımların önemli bir sonucu. Nitekim son 25 yılda arzımız yüzde 150 oranında arttı. Üretimle birlikte iç tüketimimizde de artış yaşandı. Ancak iç tüketimimiz, örneğin Yunanistan seviyesinde olsaydı, mevcut üretimimiz ihracata dahi yetmeyebilirdi. Bu nedenle hem iç tüketimi artırmak hem de katma değerli ihracata odaklanmak büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Sektörün hedeflerine de değinen Balsarı, “Amacımız, yerli ve milli markalarımızın dünya pazarlarında daha güçlü şekilde yer alması. Bu noktada sevindirici gelişmeler de var. Son 2,5 yılda Türkiye’den 140 ülkeye ambalajlı zeytinyağı ihracatı gerçekleştirildi. Bu ihracat, 343 firma tarafından yapıldı. Uygun koşullar sağlandığında Türk ihracatçısının ürünlerini farklı kanallar aracılığıyla dünya pazarlarına sunabildiğini görüyoruz” diye konuştu. “Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı” Günay Baysal ise “Topraktan markaya” sürecinde ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşlarının rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Tarım, önemi tartışılmaz bir sektör. Ancak ülkemizde hala ciddi sorunlar var. Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı. Çiftçi yeterince kazanamamaktan, tüketici yüksek fiyatlardan, sanayici işlemek için, ihracatçı ise dünya pazarına sunacak kaliteli ürün bulamamaktan şikayet ediyor” dedi. Ege Bölgesi’nin tarımsal potansiyeline dikkat çeken Baysal, “Ege Bölgesi; zeytin, incir, üzüm, pamuk ve sebzeleriyle yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin en önemli tarım havzalarından biri. Bu potansiyeli doğru değerlendirerek değer yaratmamız gerekiyor. Bugün dünyada ne kadar ürettiğiniz değil, ürettiğinize ne kadar anlam ve değer kattığınız ölçülüyor. Ürünlerin bir hikayesi olmalı ve bu hikayeyle dünya pazarlarına açılmalı. Bir zeytin artık sadece zeytin değil; coğrafi işareti, sürdürülebilir üretim yöntemleri, ambalajı ve markasıyla katma değerli bir ürüne dönüşüyor” diyerek Türkiye’nin bu dönüşümü gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti. 110 yıllık markanın dönüşümünü anlattı Cengiz Dikmen de konuşmasında Tariş’in markalaşma yolculuğunu örnek göstererek, özellikle son 25 yılda hayata geçirilen dönüşüm sürecini paylaştı. Tariş Zeytinyağı’nın 110 yıllık köklü geçmişi olduğunun altını çizen Dikmen, “Ben özellikle son 25 yılda markalaşma adına attığımız adımları vurgulamak isterim. Bu süreçte üretimden pazarlamaya kadar pek çok alanda önemli değişimler gerçekleştirdik. Öncelikle kalite standardizasyonunu sağladık. Modern tesis yatırımlarıyla üretim altyapımızı güçlendirdik, ürün kalitesinde sürekliliği yakaladık. Ardından ambalaj ve ürün çeşitliliğine odaklanarak tüketici beklentilerine uygun, katma değerli ürünler geliştirdik” dedi. Markalaşma sürecinde kurumsal kimlik ve iletişim çalışmalarına da önem verdiklerini belirten Dikmen, “Tariş markasını sadece bir üretici kimliğinden çıkarıp, tüketiciyle güven bağı kuran bir marka haline getirmeye çalıştık. Yurt içi pazarda bilinirliğimizi artırırken, yurt dışında da markalı ihracata yöneldik. Üreticiden gelen gücü doğru şekilde organize ederek hem kaliteyi hem de sürdürülebilirliği sağladık” diye konuştu. Gıdada kalite ve katma değer konuşuldu Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin ikinci panelinde, “Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler” başlığı ele alındı. Panelin moderatörlüğünü yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak, gıdada kalitenin artık yalnızca üretimle sınırlı bir kavram olmadığını belirterek, “Bugün kaliteyi konuşurken sadece ürünü değil, aynı zamanda onun hikayesini, üretim sürecini ve bilimsel altyapısını da konuşuyoruz. Zeytinyağı gibi stratejik bir üründe katma değer yaratmanın yolu, geleneksel bilgi ile teknolojiyi bir araya getirmekten geçiyor” dedi. “Kalite daha dalında başlar” Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı ise zeytinin dalından üretim sürecine ilişkin teknik değerlendirmelerde bulundu. Tatlı, “Zeytinyağında kalite, daha zeytin dalındayken başlar. Hasat zamanı, taşıma koşulları, sıkım süresi ve üretim teknolojisi doğrudan ürünün kalitesini belirler. Zeytinyağının aroması, meyvemsiliği ve kusursuzluğu, ancak duyusal analizle ortaya konulabilir. Bu da ürünün ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunu belirleyen en önemli aşamalardan biridir” diye konuştu. İleri teknoloji Panelin diğer konuşmacısı Can Kayacılar da “Süperkritik karbondioksit ile zeytinyağı ve zeytin yan ürünlerinden polifenol zenginleştirme: bilimden sağlık değerine” başlıklı sunumunda ileri teknoloji uygulamalarına dikkat çekti. Kayacılar, “Süperkritik karbondioksit teknolojisi sayesinde zeytin ve yan ürünlerinden yüksek katma değerli biyoaktif bileşenler elde etmek mümkün. Bu yöntem hem sağlık alanında yeni kullanım alanları yaratıyor hem de sektör için ekonomik değer üretiyor” dedi. Genç girişimciler yenilikçi üretim modellerini paylaştı Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin üçüncü panelinde, “Geleceği Üreten Genç Girişimciler” başlığı ele alındı. Moderatörlüğünü The7 Kurucusu Çise Ulus’un üstlendiği panelde, tarım ve gıda sektöründe genç girişimciliğin yükselen rolü, yenilikçi üretim modelleri ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar değerlendirildi. Panelde Von Urla kurucusu Gökçe Erkuşöz, çiftçi Umut Ayberk ve Sutchu markasının kurucusu Yasemin Sezgin yer aldı. Katılımcılar, kendi girişimcilik deneyimlerinden yola çıkarak tarım, üretim ve gıda alanında değer yaratan yeni iş modellerine ilişkin görüşlerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Moda Endüstrisi İki Koldan Pazarlama Atağına Geçti Haber

Moda Endüstrisi İki Koldan Pazarlama Atağına Geçti

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, Londra’da 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan Fashion SVP Fuarı’na Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yaparken, aynı tarihlerde hedef pazar olarak belirledikleri Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracatı artırmak için Los Angeles’te 21 firmanın katılımıyla “Sektörel Ticaret Heyeti” gerçekleştirecek. 2026 yılına 6 fuara Milli Katılım Organizasyonu yapma hedefiyle girdikleri bilgisini veren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, New York’ta 13-14 Ocak tarihlerinde düzenlenen PV Manufacturing New York Fuarı’na 12 firmayla, 3-5 Şubat 2026 aralığında Fransa’da Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na 22 firmayla Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenlediklerini, 28-29 Nisan 2026 tarihinde Londra’da gerçekleşecek olan Fashion SVP Fuarı’na da 10 firmanın katılımıyla Milli Katılım Organizasyonu yapacaklarını dile getirdi. İngiltere’nin hazır giyim ithalatı artıyor İngiltere’nin toplam hazır giyim ithalatının 2025 yılında yüzde 14’lük artışla 22,2 milyar dolardan 25 milyar dolara çıktığının altını çizen Bağcı, “İngiltere’nin hazır giyim ithalat pazarı büyüyor. Türkiye’nin hazır giyim ihracatında da Almanya, Hollanda ve İspanya’dan sonra 4.sırada yer alıyor. Sektör olarak ülkemizin kendi iç dinamiklerinden kaynaklı olarak 3 yıldır ihracatımızda düşüşler yaşadık. 2026 yılından itibaren ihracatta gerilemenin sona ermesi için çabalıyoruz. Yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar sonrasında uluslararası tedarik zincirleri Türkiye’nin güvenli tedarikçi olduğu gerçeğini tekrar hissettiler. Türk hazır giyim sektörüne verdikleri siparişlerde artışları görüyoruz. 2026 yılının ikinci çeyreğinden itibaren bu siparişler ihracat rakamlarımıza olumlu yansıyacak ve ihracattaki düşüşü tersine çevireceğiz” şeklinde konuştu. Los Angeles’te 21 Türk firması 60 ABD’li alıcıyla görüşecek Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği olarak Los Angeles’e ilk kez “Sektörel Ticaret Heyeti” düzenleyeceklerinin altını çizen Başkan Bağcı, 12’si İzmir’den, 7’si İstanbul’dan ve 2’si Denizli’den 21 Türk firmasının 60 ABD’li ithalatçıyla ikili iş görüşmeleri yapacağını belirtti. ABD’yi 2026 yılında hedef pazar olarak seçtiklerini hatırlatan Başkan Bağcı, “ABD, 2025 yılında 100 milyar dolarlık giyim ithalatıyla dünyanın uzak ara en büyük giyim ithalatçısı konumunda. Türk hazır giyim sektörümüz için Avrupa'dan sonraki en büyük pazarımız. Ancak dünyanın en büyük pazarından yeterince pay aldığımızı söyleyemeyiz. 2025 yılında 1 milyar dolar ihracatımız oldu. Bu pazara yoğunlaşarak orta vadede ihracatımızı 2 milyar dolara çıkarabiliriz” ifadelerini kullandı. EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, ABD pazarına yönelik 2026 yılında üçüncü pazarlama faaliyetlerinin 14-15 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek olan PV New York Yaz Fuarı’na Türkiye Milli Katılım Organizasyonu olacağını sözlerine ekledi. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin Los Angeles’taki “Sektörel Ticaret Heyeti”ne EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, Başkan Yardımcıları Gizem Batur ve Tuğba Hazar ile Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi Başkanı Seray Seyfeli katılırken, Londra Fashion SVP Fuarı’nda EHKİB Yönetim Kurulu Üyesi Ertan Aslan heyette yer alacak. Kapsül Haber Ajansı

Meyve Sebze Mamulleri İhracatında Aslan Payı Ege Bölgesi’nin Haber

Meyve Sebze Mamulleri İhracatında Aslan Payı Ege Bölgesi’nin

Ege Bölgesi, Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatından yüzde 43 pay alarak liderliğini sürdürdü. Ege Bölgesi, Türkiye’den yapılan kuru domates ihracatının yüzde 95’ini, kornişon turşu ihracatının yüzde 94’ünü, biber turşusu ihracatının yüzde 90’ını tek başına yaptı. Türkiye’nin yıllık 58 milyon ton yaş meyve sebze ürettiği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, ülkemizde sanayiye yönelik üretim bilincinin artmasıyla birlikte meyve sebzelerin işlenerek mamule dönüştürüldüğünü ve katma değerli bir şekilde ekonomiye kazandırıldığını dile getirdi. Türkiye’nin dünyanın gıda ambarı olduğuna vurgu yapan Başkan Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle pek çok üründe üretim düşüşleri yaşamamıza rağmen dünyanın dört bir tarafına meyve sebze mamulleri ihraç ederek 2025 yılında 2,6 milyar dolar meyve sebze mamulleri ihraç ettik. 2026 yılında bundan sonraki süreçte hava koşullarında bir olumsuzluk yaşamazsak meyve sebze mamulleri ihracatında 2026 yılı sonunda 3 milyar dolara ulaşabiliriz” şeklinde konuştu. Gazlı içecekler, meyve suları ve domates salçası ilk üçte Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatında sebze konservelerinin 58 milyon dolarla ilk sırada yer aldığı, gazlı içeceklerin 50 milyon dolarla sebze konservelerini takip ettiği bilgisini veren Başkan Uçak şöyle devam etti: “Meyve suyu ihracatımız yüzde 14’lük artışla 42 milyon dolardan 48 milyon dolara yükseldi. Domates salçası ihracatımız 36 milyon dolardan 44 milyon dolara çıkarken domates salçası ihracatımızdaki artış yüzde 22 oldu. Biber turşusu ihracatımız 40 milyon dolar, karışım meyve sebze suları 34 milyon dolar, kornişon turşuları 32,5 milyon dolar, kuru domates 29,5 milyon dolar ve elma suları 21,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı.” Meyve sebze mamullerini en çok ABD, Almanya ve İngiltere talep etti Meyve sebze mamulleri ihracatında zirvede 81 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri’nin yer aldığını ifade eden Uçak, “Geleneksel ihraç pazarımız Almanya 67,3 milyon dolarla zirve ortağı olurken, İngiltere Türkiye’den 35,5 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri talep etti. Irak’a meyve sebze mamulleri ihracatı yüzde 58’lik artışla 29 milyon dolardan 30 milyon dolara çıkarken, Hollanda 23,7 milyon dolar, KKTC 20 milyon dolar, Suriye 19,2 milyon dolar, İtalya 18 milyon dolar, Fransa 11 milyon dolar ve Filistin 9,5 milyon dolarlık meyve sebze talebiyle ilk 10’a girdiler” diyerek sözlerini noktaladı. Ege Bölgesi’nde turşu ihracatı öne çıktı Meyve sebze mamulleri ihracatının lideri Ege Bölgesi’nde en çok ihraç edilen ürünlerde biber turşuları 36 milyon dolarlak ilk sırada yer aldı. Türkiye’nin biber turşusu ihracatının yüzde 90’ı Ege Bölgesi’nden yapılmış oldu. Ege Bölgesi’nden en çok ihraç edilen meyve sebze mamullerinde ikinci sırada 30 milyon dolarda kornişon turşusu öne çıktı. Kornişon turşusu ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 94’e ulaştı. Ege Bölgesi’nin domine ettiği ürünlerden bir diğeri kuru domates oldu. Türkiye 29,5 milyon dolarlık kuru domates ihraç ederken bu ihracatın yüzde 95’ine tekabül eden 28,2 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi. Ege Bölgesi’nden meyve sebze mamulleri ihraç edilen ülkelerde ABD 41,3 milyon dolarla zirvedeki yerini korurken, Almanya 40,2 milyon dolarla ABD’yi takibini sürdürdü. İngiltere’ye 20 milyon dolarlık, İtalya’da 13 milyon dolarlık, Hollanda’ya 10,4 milyon dolarlık lezzet ihraç ettik.

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı Haber

OSB’lerde Değer Artışı Enflasyonun Gerisinde Kaldı

TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., organize sanayi bölgeleri (OSB) özelindeki kapsamlı araştırmalarına 2026 yılında da devam etti. Türkiye ekonomisi ve kent gelişiminde yönlendirici bir rol üstlenen, birçok firmaya ev sahipliği yapan OSB’leri inceleyen şirket, 18 ilde yer alan 31 organize sanayi bölgesini detaylı şekilde analiz etti. Çalışmada, sanayi yapılarında talebin büyük ölçüde lojistik avantajlara göre şekillendiği görülürken, lojistik açıdan güçlü bölgelerde depolama alanlarına yönelik yüksek talebin değerleri artırıcı etkisi olduğu tespit edildi. OSB’lerde tamamen veya kısmen bedelsiz arsa tahsisine yönelik desteklerin 2029 yılına kadar uzatılması da talep üzerinde etkisini sürdürdü. Sanayi yapılarında artan maliyetlerin üretim üzerinde sınırlayıcı etkisi bulunurken, kira değerlerini yukarı yönlü etkilediği ve bu durumun yatırımın geri dönüş süresinin kısalmasına katkı sağladığı gözlemlendi. İl bazlı değerlendirmelere bakıldığında; Marmara Bölgesi’nde İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Sakarya gibi oturmuş sanayi merkezlerinde dengeli arz-talep yapısının etkisiyle kira artışlarının daha kontrollü seyrettiği görülürken, Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde arzın sınırlı kalmasının etkisiyle kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleştiği gözlemlendi. Arsa değer artışlarında ise Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara öne çıkarken, bu artışların temelinde yeni yatırım girişlerinin etkili olduğu tespit edildi. Buna karşılık Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem kira hem arsa değer artışlarının sınırlı kalması, talebin daha zayıf seyrettiğine işaret etti. Doluluk oranları incelendiğinde, Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde artışların dikkat çektiği görülürken; İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi doluluk oranı halihazırda yüksek olan illerde artışın sınırlı kaldığı gözlemlendi. Öte yandan, Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bölgelerde doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın henüz tam olarak dolmadığını ortaya koydu. Makbule Yönel Maya: “OSB’lerde dengelenme süreci devam ediyor” TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, OSB’lere yönelik değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Sanayi yapılarına olan talebin güçlü seyrini koruduğunu, ancak son iki yılda değer artışlarının daha dengeli bir patikaya oturduğunu görüyoruz. Kira ve arsa değer artışlarının enflasyonun altında gerçekleşmesi, piyasanın daha sürdürülebilir bir dengeye doğru ilerlediğine işaret ediyor. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst seviyelere ulaşması, organize sanayi bölgelerine olan talebin devam ettiğini ortaya koyarken, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırıyor. Özellikle lojistik avantajı yüksek bölgelerde depolama ve sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Yatırımcı perspektifinden bakıldığında ise geri dönüş sürelerinin 16-17 yıl bandında dengelenmesi, OSB’lerin cazibesini koruduğunu ve uzun vadeli yatırım açısından önemini sürdürdüğünü gösteriyor.” Kira artışında ivme kaybı dikkat çekti Son iki yıllık verilere göre kira değerlerindeki artışın enflasyon oranının altında seyrettiği görüldü. Geçtiğimiz yıl %36 seviyesinde olan yıllık ortalama kira artışı bu yıl 10 puan geriledi ve %26,3 olarak kaydedildi. Arsa fiyatlarının yükseldiği dönemde maliyet baskıları nedeniyle yeni inşaat faaliyetlerinin yavaşlaması arzı sınırlarken; Samsun, Afyonkarahisar ve Kayseri gibi illerde kira artışlarının diğer bölgelere kıyasla daha yüksek gerçekleşmesine neden oldu. Bölgesel bazda incelendiğinde; Marmara Bölgesi’nde dengeli arz-talep yapısının kira artışlarını kontrollü seviyede tuttuğu, Ege Bölgesi’nde ise sektör çeşitliliği sayesinde daha istikrarlı bir seyir izlendiği görüldü. İç Anadolu ve benzeri bölgelerde ise daha sınırlı talep yapısı kira artışlarının görece düşük kalmasına yol açtı. Geri dönüş süresi 13,7 ve 19,5 yıl aralığında hesaplandı Marmara Bölgesi’nde güçlü ve oturmuş talep yapısının etkisiyle geri dönüş süreleri daha kısa seyretti. Dengeli bir yatırım ortamı açısından kira artışlarının arsa değer artışını aşması beklenirken, Afyonkarahisar, Eskişehir gibi arsa fiyatlarının daha hızlı artması geri dönüş sürelerini 18-19 yıl mertebesine çıkarmaktadır. Büyükşehirlerde yüksek doluluk oranı ve sürekli üretim talebi geri dönüş sürelerini daha stabil tutarken; gelişim sürecindeki şehirlerde yatırım hareketliliği geri dönüş sürelerinde daha belirgin değişimlere yol açtı. Arsa değer artışı %25 seviyesinde gerçekleşti OSB’lerde yıllık ortalama arsa değer artışı %25 olarak hesaplandı. Sakarya, Samsun, Afyonkarahisar, Denizli ve Ankara’da arsa değer artışlarının enflasyonun üzerinde gerçekleşmesinde yeni yatırımların etkili olduğu görüldü. Artan maliyetler nedeniyle yapı izinlerinde yaşanan gerileme arzı sınırlarken, bazı bölgelerde arsa fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Buna karşın genel ortalamada artışların enflasyonun altında kaldığı tespit edildi. Malatya, Gaziantep ve Adana’da hem arsa hem kira artışlarının sınırlı kalması talebin görece zayıf seyrettiğine işaret ederken; Kayseri’de arsa değer artışının düşük kalmasına rağmen kira artışlarının yüksek olması mevcut stok üzerindeki talep baskısını ortaya koydu. Doluluk oranı %97 ile yüksek seviyesini korudu Türkiye genelinde OSB’lerde doluluk oranlarının yüksek seviyelerde seyrettiği ve birçok bölgede %100’e ulaştığı görüldü. Bu durum, sanayi alanlarına yönelik talebin güçlü şekilde devam ettiğini ve mevcut stokun büyük ölçüde dolu olduğunu ortaya koydu. Kocaeli, Tekirdağ ve Bursa gibi sanayi yoğun bölgelerde doluluk oranlarında artış gözlemlenirken, İstanbul, Sakarya ve Ankara gibi oturmuş bölgelerde zaten yüksek olan doluluk oranlarının artış potansiyelinin sınırlı kaldığı dikkat çekti. Malatya ve İzmir Kemalpaşa gibi bazı bölgelerde ise doluluk oranlarının görece daha düşük seviyelerde kalması, bu bölgelerde arzın mevcut olduğunu ve talebin daha sınırlı seyrettiğini gösterdi. Doluluk oranlarının birçok bölgede üst sınıra ulaşması, yeni sanayi alanı üretiminin önemini artırırken, talebin mevcut alanlar üzerinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.