Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eğitim

Kapsül Haber Ajansı - Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kocaeli’de Bilime 4 Milyon 350 Bin TL Destek Haber

Kocaeli’de Bilime 4 Milyon 350 Bin TL Destek

Kocaeli’nin sosyal, ekonomik, çevresel ve kentsel sorunlarına bilimsel çözümler üretilmesini amaçlayan program kapsamında 60 araştırmacıya destek verilecek. Programa toplam 4 milyon 350 bin TL bütçe ayrıldı. AKADEMİK ÇALIŞMALAR DESTEKLENECEK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kente yönelik akademik üretimi teşvik etmek amacıyla Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı’nı hayata geçiriyor. Kocaeli özelinde uygulanacak program kapsamında, kentin ihtiyaçlarına yönelik hazırlanan yüksek lisans ve doktora tezleri ile akademik makale çalışmaları desteklenecek. Araştırmaların Kocaeli’nin sosyal, ekonomik, çevresel ve kentsel sorunlarına yönelik çözüm önerileri sunması bekleniyor. 14 ANA TEMA BELİRLENDİ Program kapsamında desteklenecek çalışmalar için 14 farklı ana tema belirlendi. Bu temalar; kültür, sanat ve turizm, kadın, aile ve çocuk, engelliler, gençlik ve spor, eğitim, bilim ve teknoloji, akıllı şehir ve inovasyon, çevre ve tarım, şehircilik ve altyapı, sivil toplum ve katılımcı yönetim, medya ve iletişim, sanayi, ekonomi ve istihdam, afet yönetimi, ulaşım, sürdürülebilirlik ve kent sosyolojisi gibi alanları kapsıyor. Bu başlıklar altında yürütülecek akademik çalışmalarla Kocaeli’nin mevcut sorunlarının bilimsel yöntemlerle ele alınması ve kentin geleceğine yönelik uygulanabilir çözüm önerilerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. 60 ARAŞTIRMACIYA DESTEK VERİLECEK Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı kapsamında toplam 60 araştırmacı desteklenecek. Programdan 10 doktora öğrencisi, 20 yüksek lisans öğrencisi ve 30 makale araştırmacısı yararlanacak. Destekler için toplam 4 milyon 350 bin TL bütçe ayrıldı. Doktora tezleri için destek süresi 3 yıl, yüksek lisans tezleri için 1 yıl, makale çalışmaları için ise 6 ay olarak belirlendi. KİMLER BAŞVURABİLECEK? Programa Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim gören veya ilgili akademik kurumlarda görev yapan araştırmacılar başvurabilecek. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin destekten yararlanabilmesi için tez konularının 2026-2027 güz dönemi itibarıyla onaylanmış ve yazım aşamasına geçmiş olması gerekiyor. Makale desteğine ise üniversitelerde görev yapan akademik personel başvurabilecek. Başvurularda hazırlanacak tez veya makale çalışmasının Kocaeli’nin ihtiyaçlarına yönelik bir çözüm önerisi sunması şartı aranıyor. BAŞVURULAR 13 KASIM’DA SONA ERECEK Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı’na başvurular 14 Eylül’de başladı. Başvurular 13 Kasım tarihine kadar devam edecek. Adaylar başvurularını programın dijital platformu üzerinden online olarak gerçekleştirecek. Başvuru yapmak isteyenlerin internet sitesi üzerinden üyelik oluşturarak başvuru formunu doldurmaları ve gerekli belgeleri sisteme yüklemeleri gerekiyor. BİLİM KOCAELİ’NİN GELECEĞİNE KATKI SAĞLAYACAK Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı ile akademik çalışmaların Kocaeli’nin ihtiyaçlarıyla buluşturulması amaçlanıyor. Program kapsamında desteklenecek araştırmaların kent yönetimi, sosyal politikalar, çevre, ekonomi, ulaşım, afet yönetimi, sürdürülebilirlik ve şehircilik gibi birçok alanda Kocaeli’ye yönelik bilimsel veriler ve çözüm önerileri ortaya koyması bekleniyor. AYRINTILI BİLGİLER KENTBİLİM İNTERNET ADRESİNDE Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi tarafından yürütülen programla genç araştırmacıların kent odaklı çalışmalarının desteklenmesi ve bilimsel bilgi birikiminin yerel yönetim politikalarına katkı sağlaması hedefleniyor. Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı’nın başvuru şartları, başvuru rehberi ve programla ilgili ayrıntılı bilgilere Kentbilim internet sitesi üzerinden ulaşılabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2026 Başvuruları Açıldı Haber

EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2026 Başvuruları Açıldı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY Türkiye tarafından bu yıl 10'uncusu gerçekleştirilecek olan Girişimci Kadın Liderler Programı; kadın girişimcilerin liderlik yetkinliklerini güçlendirmeyi, şirketlerini sürdürülebilir bir şekilde büyütmelerine katkı sağlamayı ve uluslararası pazarlara açılmalarını desteklemeyi amaçlıyor. Programın 2026 dönemi başvuruları 15 Kasım 2026 tarihine kadar EY Türkiye web sitesi üzerinden yapılabilecek. Küresel ölçekte yürütülen EY Girişimci Kadın Liderler Programı ile EY Türkiye, bu dönem de dahil olmak üzere toplamda 100 girişimci kadına destek vermiş olacak. Tamamen ücretsiz olan bu program kapsamında bağımsız jüri üyeleri tarafından seçilecek kadın girişimciler; eğitim, birebir mentorluk, iş geliştirme ve networking olanaklarının yanı sıra EY'ın geniş kaynaklarına ve uluslararası girişimci ağına erişim imkânı elde edecek. Programa seçilen kadın girişimciler, deneyimli iş liderleri ve başarılı girişimcilerle bir araya gelerek şirketlerinin büyüme potansiyelini geliştirme, yeni iş birlikleri oluşturma ve uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini artırma imkânı elde edecek. Aynı zamanda katılımcılar iş stratejilerini güçlendirme, potansiyel yatırım ve finansman kaynaklarına ulaşmalarını destekleyecek yetkinlikler geliştirme, yatırımcılar ve medya nezdinde kurumsal görünürlüklerini artırma ve küresel ölçekte yeni fırsatlara erişme fırsatı yakalayacak. Program, kadın girişimcilere 60'tan fazla ülkede 1.000'in üzerinde girişimciyi kapsayan küresel bir topluluğun parçası olma imkânı sunarken, başarılı iş liderleri ve ilham veren rol modellerle bağlantı kurmalarına da olanak sağlıyor. Programa kimler katılabilir? EY Girişimci Kadın Liderler Programı'na katılmak isteyen kadın girişimcilerin, şirkette en az %25 hisse sahibi olması ve şirketin ana karar vericilerden birisi olması gerekmektedir. Adayların işlerini önemli ölçüde büyütmeyi ve uluslararası pazarlarda rekabet etmeyi hedeflemesi gerekmektedir. Yine şirketin Türkiye merkezli olması, en az 3 yıldır faaliyet göstermesi ve son iki yıl içerisinde yıllık 20 milyon TL'nin üzerinde ciro elde etmiş olması şartı aranmaktadır. EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı ve Girişimci Kadın Liderler Programı Lideri Müge Tan Belviso, şu değerlendirmelerde bulundu; "Kadın girişimcilerin elde ettiği başarılar, kapsayıcı bir girişimcilik ekosisteminin sürdürülebilir ekonomik büyümeyi desteklemedeki kritik rolünü açıkça ortaya koyuyor. Bu doğrultuda; EY olarak, girişimci kadınların potansiyellerini küresel ölçekte hayata geçirebilmeleri için ihtiyaç duydukları bilgiye, deneyime ve güçlü iş ağlarına erişimlerini desteklemeyi stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz. Türkiye'de bu yıl 10'uncusunu gerçekleştireceğimiz EY Girişimci Kadın Liderler Programı ile kadın girişimcilerin büyüme yolculuklarına eşlik ederken, program kapsamında sunduğumuz eğitim, mentorluk ve küresel bağlantı fırsatları sayesinde girişimcilerin uluslararası pazarlara açılmalarına, stratejik iş birlikleri geliştirmelerine ve sürdürülebilir başarı hikâyeleri oluşturmalarına katkı sunmaya devam edeceğiz. İşini bir sonraki seviyeye taşımayı hedefleyen tüm kadın girişimcileri programımıza başvurmaya davet ediyoruz." EY Girişimci Kadın Liderler Programı'na başvurmak isteyen girişimcilerin, 15 Kasım 2026 tarihine kadar EY Türkiye web sitesi üzerinden başvuru yapmaları gerekmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay Zekâ Yarışında Türkiye İçin Kritik Uyarı Haber

Yapay Zekâ Yarışında Türkiye İçin Kritik Uyarı

Yeditepe Üniversitesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gaye Gencer, yapay zekânın ülkelerin ekonomik gücünü ve rekabetçiliğini yeniden şekillendirdiğini belirterek, Türkiye’nin eğitimden sağlığa, finanstan savunmaya, sanayiden kamu hizmetlerine kadar yapay zekâyı hızla ve doğru biçimde entegre etmesi gerektiğini söyledi. Gencer, “Yapay zekâ yarışının asıl kıt kaynağı yalnızca para, veri merkezi veya çip değil. Asıl sıkıntı nitelikli insan kaynağı” dedi. ABD ve Çin’in başı çektiği yapay zekâ yarışında Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülkenin stratejik eylem planları ve yüksek bütçeli yatırımlarla hareket ettiğini ifade eden Prof. Dr. Gaye Gencer, Türkiye’nin de küresel dönüşüme hızla uyum sağlaması gerektiğini söyledi. “2030’a Kadar 10 Milyar Dolarlık Yatırım Hedefleniyor” Türkiye’nin 2026-2030 Yapay Zekâ Vizyonu ve Eylem Planı’nın Haziran 2026’da açıklandığını hatırlatan Gencer, plan kapsamında veri merkezi, bulut teknolojileri ve yapay zekâ altyapılarında 2030’a kadar özel sektör ağırlıklı en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Türkiye’nin veri merkezi kurulu gücünün de en az 1 gigavata çıkarılmasının hedefler arasında yer aldığını aktardı. Planın en önemli başlıklarından birinin insan kaynağı olduğunu vurgulayan Gencer, iki yıl içerisinde 5 milyon kişiye yapay zekâ okuryazarlığı eğitimi verilmesi, 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin hedeflendiğini söyledi. “Gençlerimiz Yapay Zekâ Üreten Konumuna Gelmeli” Yapay zekâ yarışında insan kaynağının belirleyici unsur olduğuna dikkat çeken Gencer, “Genç nüfusumuzu yalnızca yapay zekâ kullanan değil, yapay zekâ geliştiren ve üreten bir insan kaynağına dönüştürebilmek en önemli hedefimiz olmalı. Ancak böyle bir durumda yapay zekânın üretkenliğe, verimliliğe ve sonuç olarak refaha katkısını sağlayabiliriz” dedi. Gencer, önümüzdeki dönemde ülkelerin ekonomik gücünü yalnızca doğal kaynakları veya sermaye birikimlerinin değil, teknolojiyi ne kadar hızlı üretkenliğe dönüştürebildiklerinin de belirleyeceğini ifade etti. Bunun ise insan sermayesinin yapay zekâyı üretim ve verimlilik amacıyla kullanabilmesi ve geliştirebilmesiyle mümkün olacağını kaydetti. “Yapay Zekâ Eğitimi İlköğretimden Başlamalı” Yapay zekânın eğitim sistemine ilköğretim düzeyinden itibaren entegre edilmesi gerektiğini belirten Gencer, çocukların ve gençlerin yapay zekâyı yalnızca merak amacıyla kullanan bireyler olmaktan çıkarak, kendi üretkenliklerini artıracak şekilde kullanmayı öğrenmelerinin önemine işaret etti. Yapay zekânın yaygınlaşmasıyla verilerin daha hızlı toplanması ve işlenmesinin yanı sıra bilgi akışının da daha etkin hale geleceğini söyleyen Gencer, üretim süreçlerinin yönetimi, lojistik ve finansal planlamada önemli verimlilik artışları sağlanabileceğini belirtti. Gencer, stok maliyetlerinin azaltılabileceğini, hatalı ve defolu ürün sayısının düşürülürken kalite seviyesinin artırılabileceğini ifade etti. “Değişime Direnmek Yerine Değişimi Yönetmeliyiz” Yapay zekânın iş gücü piyasasında da önemli dönüşümlere yol açacağını belirten Gencer, bazı iş kollarının ortadan kalkabileceğini, bazı alanlarda ise verimlilik artışıyla birlikte istihdamın azalabileceğini söyledi. Tarihsel dönüşümlerin yeni iş alanlarını da beraberinde getirdiğine dikkat çeken Gencer, Sanayi Devrimi’nden elektrikli makinelerle seri üretime geçişe kadar yaşanan teknolojik değişimlerin iş gücü piyasasında büyük dönüşümlere neden olduğunu hatırlattı. Gencer, “Değişime direnmek yerine değişimi yönetmek bizi ileriye taşıyacaktır” dedi. “Kazananlar Yatırımı Katma Değere Dönüştürenler Olacak” Yapay zekânın “balon mu, gerçek mi?” tartışmasının da bu dönüşümün nasıl yönetileceğiyle bağlantılı olduğunu belirten Gencer, yapay zekâ yatırımlarının tek başına başarı getirmeyeceğini söyledi. Gencer, “Önümüzdeki yıllarda kazananlar yalnızca yapay zekâya en fazla para yatıran ülkeler veya şirketler olmayacak. Yaptıkları yatırımı üretkenliğe, katma değere, ihracata ve sürdürülebilir ekonomik büyümeye dönüştürebilenler olacak” diye konuştu. Gencer, dönüşüme yön veren, üretimin, istihdamın ve finansmanın geleceğini şekillendiren ülkelerin refah seviyelerini yükselteceğini, dönüşüme geç kalanların ise yeni sistem içerisinde yalnızca taklit eden konumunda kalma riski taşıdığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEGV’den Yeni Eğitim Yılında Çocukların Geleceği için Destek Çağrısı Haber

TEGV’den Yeni Eğitim Yılında Çocukların Geleceği için Destek Çağrısı

“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” vizyonuyla çağdaş nesillerin yetişmesi için çalışmalarını sürdüren Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), yeni eğitim öğretim yılında çocukların gelişimini desteklemeye devam ediyor. TEGV etkinlik noktalarında etkinliklere ücretsiz katılan çocuklar, çocuk dostu mekânlarda ve dijital eğitim platformu TEGV Akademi’de eğlenirken öğreniyor; yeni beceriler kazanırken potansiyellerini keşfetme fırsatı buluyor. TEGV, daha fazla çocuğa ulaşmak için eğitim dostlarını “Okula Dönüş” kampanyasına katılmaya çağırıyor. Bilişimden sanata farklı alanlarda eğitim fırsatı Eğitimde fırsat eşitliğini desteklemek ve nitelikli eğitime erişim imkânı sınırlı olan çocukların geleceğe daha donanımlı hazırlanması için çalışmalar yürüten TEGV, sonbahar etkinlik döneminde kapılarını çocuklara açıyor. TEGV, Türkiye’nin 22 ilinde bulunan 51 etkinlik noktasında ve TEGV Akademi’de çocuklara nitelikli eğitim desteği sağlıyor. Çocukları bilişim, okuma, matematik, fen, sanat ve İngilizce alanlarında etkinliklerle buluşturan TEGV, tüm çalışmalarını gönüllülerin desteğiyle hayata geçiriliyor. Çocukların becerilerini geliştirmelerine destek oluyor TEGV çocukların yalnızca akademik gelişimlerini değil, aynı zamanda merak etme, sorgulama, üretme, problem çözme ve yaratıcılık gibi yaşam becerilerini de destekliyor. TEGV’in etkinlik noktalarında gerçekleştirilen atölye ve etkinlikler, eleştirel düşünme ve teknolojik iletişim alanlarıyla çocukların gelişimine katkı sağlarken, eğlenceli ve çok disiplinli bir öğrenme modeli sunuyor. Bu sayede çocuklar, geleceğe dair becerilerini geliştirirken ilgi alanlarını ve potansiyellerini keşfetme şansı yakalıyor. TEGV’in çocukların hayatına etkisi yıllar sonra da sürüyor TEGV’de çocukluk yıllarında başlayan eğitim yolculuğunun izleri yıllar sonra da devam ediyor. Eski TEGV çocukları, TEGV’de kazandıkları özgüven, merak ve keşfetme duygusunun hayatlarına nasıl yön verdiğini şöyle anlatıyor: “Şu an olduğum insanı tanımlayabiliyor olmamda hatırı sayılır bir payı olan TEGV, çocukluğumun en güzel anılarını da barındırıyor. Dünyanın çapının mahallemden çok daha büyük olduğunu gösteren her gezi, her etkinlik hâlâ hafızamda. Okuduğumuz bölümleri bile TEGV güzelliğine borçluyuz aslında.” –Ali Can, TEGV Eski Çocuğu “Çocukluğuma göre çok daha dışa dönük ve özgüvenliyim, TEGV bana kendimi fark etme imkânı sundu. Bu yüzden iyi ki diyorum. TEGV gönüllüsü olarak ise çocukların gözlerine baktığımda hem kendi çocukluğumu hem de ülkemizin geleceğini görüyorum.” – Esra, TEGV Eski Çocuğu “Okula Dönüş” Kampanyası ile çocukların geleceğine destek olmak mümkün TEGV, yeni eğitim öğretim döneminde daha fazla çocuğun nitelikli eğitim erişebilmesi için “Okula Dönüş” kampanyasıyla eğitim dostlarına çağrıda bulunuyor. Kampanya kapsamında yapılan bağışlar, çocukların yıl boyunca TEGV’in eğitim etkinliklerinden ücretsiz olarak yararlanmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nestlé Türkiye’den Tarım Girişimlerine 1,5 Milyon TL Tohum Desteği Haber

Nestlé Türkiye’den Tarım Girişimlerine 1,5 Milyon TL Tohum Desteği

Nestlé Türkiye’nin tarım ve gıda alanında genç girişimcileri desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Genç İşi Tarım, Fikir Maratonu’nun ardından çözümlerini pazara ve büyümeye hazırlayan erken aşama girişimlere yönelik Kuluçka Programı ile yeni bir aşamaya geçiyor. 28 Eylül 2026 tarihine kadar başvuruların devam edeceği programa; 18-30 yaş arasındaki girişimcilerden oluşan, en az iki kişilik ekipler başvurabilecek. Tarım-gıda değer zincirindeki gerçek bir ihtiyaca çözüm geliştiren; prototipini veya minimum uygulanabilir ürününü (MVP) oluşturmuş, ilk müşteri doğrulamalarını gerçekleştirmiş ya da pazara çıkarak ilk satışlarına başlamış girişimler programa kabul için değerlendirilecek. Girişimlere özel 12 haftalık gelişim programı 21 Ekim 2026 – 20 Ocak 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Kuluçka Programı, her girişimin mevcut durumu ve öncelikli gelişim alanlarının belirlenmesiyle başlayacak. Detaylı ihtiyaç analizinin ardından her ekip için kişiselleştirilmiş bir gelişim yol haritası oluşturulacak. Böylece program kapsamındaki eğitim, mentorluk ve uzman destekleri girişimlerin kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirilecek. Program boyunca girişimler; finansal planlama ve projeksiyon, marka konumlandırması, satış ve iş geliştirme ile sunum becerileri gibi alanlarda eğitimlere katılacak. Çözüm-Pazar Doğrulama Atölyeleri kapsamında ise müşteri ve ihtiyaç doğrulaması, değer önerisinin geliştirilmesi, iş ve gelir modelinin güçlendirilmesi ile pazara giriş ve büyüme stratejileri üzerinde çalışılacak. Nestlé profesyonelleri ve alan uzmanlarıyla gerçekleştirilecek birebir mentorluk görüşmelerinde ekipler; strateji, finans, pazarlama, operasyon ve iş geliştirme başlıklarında destek alacak. Program boyunca gerçekleştirilecek üç gelişim takibi buluşmasıyla da ekiplerin hedefleri ve ilerlemeleri değerlendirilecek, karşılaştıkları ihtiyaç ve engeller ele alınacak ve bir sonraki dönemin öncelikleri netleştirilecek. Üç girişime toplam 1,5 milyon TL tohum desteği Impact Hub Istanbul ve Foodback'in uygulama partnerliği ile tamamlanacak 12 haftalık gelişim programı sonunda girişimler; geliştirdikleri çözümleri, iş modellerini ve kaydettikleri ilerlemeyi Demo Day etkinliğinde değerlendirme kuruluna sunacak. Değerlendirme sonucunda birinci ekip 750 bin TL, ikinci ekip 500 bin TL, üçüncü ekip ise 250 bin TL olmak üzere toplam 1,5 milyon TL tohum desteği almaya hak kazanacak. Birinci ekip ayrıca proje ekibi ve Nestlé uzmanlarıyla üç ay boyunca iş geliştirme mentorluğundan yararlanacak. Programı tamamlayan tüm girişimlere ise görünürlük ve ekosistem bağlantılarına erişim desteği sunulacak. Genç İşi Tarım Kuluçka Programı’nın katılım koşulları, süreç detayları ve başvuru formuna Nestlé Türkiye’nin internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı İçin Başvurular Başladı Haber

Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı İçin Başvurular Başladı

Tedarik zincirleri; iklim değişikliği ve kaynak kullanımından çalışma koşulları ve insan haklarına, iş etiğinden sorumlu iş uygulamalarına kadar pek çok sürdürülebilirlik başlığının yönetilmesinde kritik bir rol oynuyor. UN Global Compact verilerine göre şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) etkilerinin yaklaşık üçte ikisi (%67) tedarikçileriyle bağlantılı. Bu durum, sürdürülebilirlik performansının şirketlerin kendi operasyonlarıyla sınırlı ele alınamayacağını ortaya koyuyor. Öte yandan iklim değişikliği kaynaklı tedarik zinciri riskleri, değişen ulusal ve uluslararası düzenlemeler, yatırımcı ve müşteri beklentileri ile küresel değer zincirlerindeki dönüşüm; tedarik zinciri yönetimini şirketler açısından stratejik bir risk, uyum ve rekabetçilik alanına dönüştürüyor. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi, Türkiye iş dünyasında sürdürülebilirlik alanında önemli bir ilerleme kaydedilirken, değer zinciri uygulamalarının önümüzdeki dönemin temel gelişim alanlarından biri olduğuna işaret ediyor. Bulgular, şirketlerin kendi operasyonların kaydettiği ilerlemenin değer zincirlerine taşınması, tedarikçiler ve iş ortakları düzeyinde izleme, eğitim, denetim ve düzeltici eylem mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Şirketler ve Tedarikçilerle Birlikte Sürdürülebilir Dönüşüm Bu ihtiyaçtan hareketle UN Global Compact Türkiye tarafından MEXT iş birliğinde ve Türkiye İş Bankası’nın desteğiyle geliştirilen Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı şirketlerin sürdürülebilirlik yaklaşımını değer zincirleri boyunca yaygınlaştırmasını, tedarikçilerin ise ÇSY alanlarındaki performanslarını ölçmesini ve geliştirmesini hedefliyor. UN Global Compact Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanındaki küresel uzmanlığı ve çok paydaşlı yapısının sunduğu iş birliği olanakları, şirketlerin tedarik zincirlerindeki dönüşümünü hızlandırmalarına katkı sağlayacak. Program sayesinde katılımcı şirketler, tedarik zincirlerinin sürdürülebilirlik performansını ölçme ve karşılaştırmalı olarak analiz etme, tedarikçilerinin gelişim alanlarını belirleyerek kapasite gelişimlerini destekleme ve sürdürülebilirlik düzenlemelerine uyum ile risk yönetimi süreçlerini güçlendirme imkânı bulacak. Şirketler ayrıca iyi uygulama örneklerine erişerek deneyimlerini paylaşabilecek ve sürdürülebilirlik hedeflerini tedarik zincirleri boyunca yaygınlaştırabilecek. Programa dahil edilen tedarikçiler ise sürdürülebilirlik olgunluk düzeylerini ölçerek gelişim alanlarını belirleyebilecek; çevresel, sosyal ve yönetişim konularındaki bilgi ve uygulama kapasitelerini artırabilecek. Program, tedarikçilerin ulusal ve uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uyumunu güçlendirmenin yanı sıra birebir ihtiyaç analizi ve aksiyon planı geliştirme desteği de sunacak. Öz Değerlendirmeden Aksiyon Planına Uzanan Gelişim Süreci Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı; öz değerlendirme, eğitim, uzman oturumları, deneyim paylaşımı, ihtiyaç analizi ve aksiyon planı hazırlama desteği gibi farklı bileşenlerden oluşuyor. Programın başlangıcında tedarikçiler, Sürdürülebilirlik Öz Değerlendirme Aracı’nı kullanarak mevcut durumlarını ve öncelikli gelişim alanlarını belirleyecek. Ardından çevresel, sosyal ve yönetişim konularındaki çevrim içi eğitimlere ve uzman oturumlarına katılacak. Katılımcı şirketler ise tedarik zincirlerindeki mevcut durumu analiz ederek risk ve fırsatlarını daha iyi yönetebilecek. Deneyim paylaşımı atölyelerinde iyi uygulamaları, ortak zorlukları ve çözüm yaklaşımlarını ele alacak. Programın ikinci fazında, tedarikçilere yönelik birebir ihtiyaç analizleriyle öncelikli gelişim alanları belirlenecek ve bu alanlara yönelik aksiyon planı geliştirme desteği sunulacak. Böylece öz değerlendirme ile başlayan gelişim sürecinin, tedarikçilerin ihtiyaçlarına göre şekillenen somut ve uygulanabilir adımlara dönüştürülmesi hedefleniyor. “Dönüşümü birlikte gerçekleştirmemiz gerekiyor” UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk, tedarik zincirlerinde sürdürülebilirlik dönüşümünün şirketler ve tedarikçiler arasında ortak bir gelişim yaklaşımı gerektirdiğini vurguladı: “Küresel ekonomide sürdürülebilirlik gündeminin odağı şirketlerin kendi operasyonlarıyla sınırlı bir alan olmaktan çıktı. Bugün küresel ticaretin yaklaşık %80’i tedarik zincirleri üzerinden gerçekleşiyor. Dünya genelindeki işletmelerin %90’ını oluşturan KOBİ’ler ise toplam istihdamın yaklaşık yarısını sağlıyor ve gelişmekte olan ekonomilerde GSYH’nin yaklaşık %40’ını oluşturuyor. Değer zincirindeki dolaylı emisyonları kapsayan Kapsam 3 emisyonları, şirketlerin karbon ayak izinin %70 ila %90’ını oluşturabiliyor. Dolayısıyla sürdürülebilir dönüşüm KOBİ’lerin ve değer zincirlerinin dönüşümü olmadan mümkün görünmüyor. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nde de KOBİ’lerin veri olgunluğu, bütçe kısıtları ve uzman insan kaynağı eksikliği nedeniyle sürdürülebilirlik dönüşümünde yapısal zorluklarla karşılaştığını görüyoruz. Sürdürülebilir dönüşümün hız kazanması için şirketlerin tedarikçilerini yalnızca beklentiler ve yükümlülükler çerçevesinde yönlendirmesi değil, ihtiyaç duydukları bilgi, araç ve kapasite gelişimiyle desteklemesi kritik önem taşıyor. Öte yandan tedarik zincirlerinin çok katmanlı yapısı, tedarikçiler arasında farklılaşan sürdürülebilirlik kapasitesi ve veri eksiklikleri, şirketlerin değer zincirlerindeki riskleri görünür kılmasını ve dönüşümü tedarikçilerine yaymasını zorlaştırıyor. UN Global Compact Türkiye olarak sürdürülebilirlik alanındaki uzmanlığımız, deneyimimiz ve farklı paydaşları ortak hedefler etrafında bir araya getiren yapımızla şirketlerin ve tedarikçilerinin bu dönüşüm yolculuğunda birlikte ilerlemelerine destek oluyoruz.” Başvurular 3 Kasım’a Kadar Devam Edecek Farklı sektör ve büyüklükteki şirketlerin katılımına açık olan Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı kapsamında şirketler, sürdürülebilirlik gelişimini desteklemek istedikleri tedarikçilerini programa dahil edebilecek. Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı’na son başvuru tarihi 3 Kasım 2026. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Manisa’ya Yeni Gençlik Merkezi Geliyor Haber

Manisa’ya Yeni Gençlik Merkezi Geliyor

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, modern mimarisi ve çok amaçlı kullanım alanlarıyla Manisa’ya yakışacak şekilde tasarlanan gençlik merkezinin yapım ihalesinin, 21 Eylül’de gerçekleştirileceğini müjdeledi. Toplam 5 bin 77 metrekare inşaat alanına sahip olacak Gençlik Merkezi; bodrum, zemin ve 6 normal kattan oluşacak. 744 metrekare bina oturum alanına sahip yapının bodrum katında 11 araçlık otopark, sığınak ve teknik hacimler yer alacak. Gençlerin ve Manisalıların günlük yaşamına doğrudan katkı sunacak merkezde, zemin katta 80 metrekarelik bir iş yeri ile 244 metrekarelik Kent Lokantası hizmet verecek. Eğitim, Sanat Ve Spor Aynı Çatı Altında Yeni gençlik merkezinin önemli bölümlerinden birini eğitim ve kişisel gelişim alanları oluşturacak. Merkez içerisinde 2 bin 969 metrekarelik MABEM Eğitim Merkezi bulunacak. Toplam 20 derslikten oluşacak MABEM, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren çalışmalarına yeni bir merkez daha ekleyecek. MABEM, 17 ilçede öğrencilere eğitim desteğinin yanı sıra sınav dönemlerinde tercih danışmanlığı gibi hizmetlerle de öğrencilerin yanında oluyor. Merkezde ayrıca 757 metrekare büyüklüğünde MASMEK Kurs Merkezi yer alacak. Spor salonunun yanı sıra yabancı dil, müzik ve halk oyunları/dans sınıflarının bulunacağı MASMEK alanı, farklı yaş gruplarından Manisalılara kendilerini geliştirebilecekleri yeni imkânlar sunacak. Böylece gençlik merkezi; öğrencilerin ders çalışabileceği, kurslara katılabileceği, spor yapabileceği, müzik ve dans alanlarında kendisini geliştirebileceği, sosyal yaşamın içinde yer alabileceği çok yönlü bir merkez olarak hizmet verecek. “Gençlerimizin kendilerini geliştirebilecekleri alanları artırıyoruz” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, gençlerin kentin geleceğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, yeni merkezin Manisa’ya uzun yıllar hizmet edecek önemli yatırımlardan biri olacağını söyledi. Başkan Dutlulu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Manisa’da gençlerimizin eğitimine, gelişimine ve sosyal yaşamına katkı sağlayacak alanları artırmayı önemsiyoruz. Bu anlayışla, gençlerimizin farklı ihtiyaçlarına aynı çatı altında cevap verecek yeni bir gençlik merkezi kazandırıyoruz. MABEM ve MASMEK gibi yıllardır Manisalıların yararlandığı eğitim kurumlarımızı daha modern ve nitelikli alanlarda güçlendireceğiz. Gençlerimiz burada ders çalışabilecek, eğitim alabilecek, spor yapabilecek, müzik ve dans gibi alanlarda kendilerini geliştirebilecek. Kent Lokantamız da bu yapının içerisinde vatandaşlarımıza hizmet verecek. Mimarisinden kullanım alanlarına kadar Manisa’ya yakışan, gençlerimizin severek kullanacağı bir merkez olmasını istiyoruz. 21 Eylül’de yapacağımız ihalenin ardından çalışmalara başlayarak bu projeyi en kısa sürede Manisa’mıza kazandırmayı hedefliyoruz. Biz gençlerimizin kentte kendilerine ait alanlarının olmasını, eğitim ve sosyal yaşamda fırsatlara eşit şekilde ulaşabilmesini istiyoruz. Manisa’yı geleceğe hazırlarken gençlerimizin ihtiyaçlarını da önceliklerimiz arasında tutmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SOCAR Türkiye ve İTÜ’den “Sürdürülebilirlik Sertifika Programı” İş Birliği Haber

SOCAR Türkiye ve İTÜ’den “Sürdürülebilirlik Sertifika Programı” İş Birliği

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı ve entegre endüstri grubu SOCAR Türkiye, enerji sektöründe hız kazanan dönüşüm sürecinin gerektirdiği yeni yetkinliklerin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile önemli bir iş birliği gerçekleştirdi. İTÜ Sürekli Eğitim Merkezi koordinasyonuyla düzenlenen programı başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları, SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov ve İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal tarafından takdim edildi. Sürdürülebilirlik Sertifika Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, SOCAR Türkiye’nin enerji dönüşümündeki rolünü vurgulayarak şunları söyledi: “Enerji sektörü, sürdürülebilirlik hedefleri, teknolojik gelişmeler ve değişen küresel ihtiyaçlar doğrultusunda çok boyutlu bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümün başarıya ulaşmasında en önemli unsurlardan birinin, değişimi anlayan ve yönetebilen nitelikli insan kaynağı olduğuna inanıyoruz. İTÜ ile hayata geçirdiğimiz Sürdürülebilirlik Sertifika Programı ile akademinin bilgi birikimini sektörün deneyimiyle bir araya getirerek, profesyonellerin geleceğin ihtiyaçlarına yönelik yetkinliklerini geliştirmeyi hedefledik. Programı başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazanan tüm katılımcılarımızı tebrik ediyor, edindikleri bilgi ve deneyimlerle sürdürülebilirlik dönüşümüne değerli katkılar sunacaklarına inanıyoruz” dedi. Enerji sektörü ve akademi aynı platformda Program kapsamında İTÜ öğretim üyeleri tarafından yürütülen akademik oturumların yanı sıra SOCAR Türkiye yöneticileri ve sektör profesyonellerinin katkı sunduğu endüstri oturumları da yer aldı. Böylece katılımcılar, güncel akademik yaklaşımları sektör uygulamalarıyla birlikte değerlendirme fırsatı buldu. Çevrimiçi formatta yürütülen programın açılış ve kapanış panelleri ise yüz yüze gerçekleştirildi. Sürdürülebilirlik alanında uzmanlaşmaya katkı 4-10 yıl arası deneyime sahip, orta ve üst düzey profesyonellere yönelik tasarlanan program; enerji dönüşümü, karbon yönetimi, yeşil finans, raporlama standartları, sürdürülebilirlik yönetişimi gibi alanları içeren 9 modülden oluştu. Eğitim ve değerlendirme sürecini başarıyla tamamlayan katılımcılar, SOCAR Türkiye ve İstanbul Teknik Üniversitesi imzalı başarı sertifikası almaya hak kazandı. Sertifika töreninin ardından “Liman Gelir Hesapları” kitabı tanıtıldı Sertifika töreninin devamında, SOCAR Terminal CFO’su Kutlu Vardar ve SOCAR Terminal Ticari Alacaklar Müdürü Mehmet Dağduran tarafından kaleme alınan “Liman Gelir Hesapları” kitabının lansmanı da gerçekleştirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi öğretim üyelerinin katkılarıyla hazırlanan eser, liman süreçlerinde rol alan tüm paydaşlar için rehber niteliğinde bir başvuru kaynağı olmayı hedefliyor. Teorik bilgilerin yanı sıra sahada karşılaşılan gerçek uygulamalara, sık yapılan hatalara ve yönetilmesi gereken risklere de yer veren kitap hem akademik hem de uygulamaya dönük yaklaşımıyla liman ve denizcilik sektörüne farklı bir perspektif sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.