Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eğitim

Kapsül Haber Ajansı - Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tüyap Eskişehir 5. Kitap Fuarı Kapılarını Açtı Haber

Tüyap Eskişehir 5. Kitap Fuarı Kapılarını Açtı

Anadolu’nun kültür, sanat ve eğitim başkentlerinden biri olan Eskişehir, bölgenin önemli kültürel buluşmalarından birine bir kez daha ev sahipliği yapıyor. Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından ve Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle düzenlenen Eskişehir 5. Kitap Fuarı, gerçekleştirilen açılış töreniyle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Eskişehir Valiliği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir Ticaret Odası ve Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen fuar, yalnızca Eskişehir’den değil çevre illerden gelen kitapseverleri de bir araya getiriyor. Edebiyat Dünyasının Önemli İsimleri Okurlarla Buluşuyor Eskişehir Kitap Fuarı, yayıncılık dünyasının önemli temsilcilerini kitapseverlerle buluşturarak kültür ve edebiyat dolu bir atmosfer sunuyor. 126 yayınevi, marka, yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleşen fuarda; Müge İplikçi, Murat Yetkin, Naim Babüroğlu, Üstün Dökmen ve Sinan Meydan gibi tanınmış isimlerin yanı sıra aralarında D.N. Archeron, Emre Gül, Loresima, Maral Atmaca ve N.G. Kabal’ın da bulunduğu genç yazarlar da imza günlerinde okurlarıyla bir araya geliyor. Fuar Şehrin Ekonomisini Olumlu Etkiliyor Açılış töreninde konuşan Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü, fuarın Eskişehir’in kültürel yaşamı kadar şehir ekonomisine de katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: “Eskişehir, kültür ve sanat dünyasının ülkemizdeki en önemli şehirlerinden biri. Çok farklı etkinliklere, kültürel buluşmalara ev sahipliği yapıyor. Eskişehir Kitap Fuarı’nın da bu etkinlikler içerisinde ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum. Beş yıldır sürdürdüğümüz bu fuar, Eskişehir’in kültür ve edebiyat dünyasına önemli katkılar sağlıyor. Çocuklarımızın, öğrencilerimizin kitaplarla iç içe olması, yazarlarla buluşması ve kitabın ne kadar değerli olduğunu deneyimlemesi açısından çok önemli bir etkinlik. Bu yıl 120 binin üzerinde ziyaretçi bekliyoruz. Bunun yaklaşık 30 bini şehir dışından, çevre illerden gelecek. Bu da fuarın şehir esnafına ve ticari ekosisteme önemli katkı sunduğunu gösteriyor. Bu yıl 126 yayınevi, sivil toplum kuruluşu, kamu kurum ve kuruluşları ile dernekler fuarda yer aldı. Dokuz gün boyunca yaklaşık 400 yazarımızı, şairimizi, eleştirmenimizi, sanatçımızı kitapseverlerle buluşturacağız.” Etkinlikler Gençler İçin İlham Oluyor Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri Nazlı Berivan Ak, dikkatimizin sürekli dağıldığı bu çağda, odağımızı yeniden toplayan en önemli unsurun kitaplar olduğunu ifade ederek, "Kitap fuarları yalnızca kitap satın alınan yerler değil; yazar, yayıncı ve okurun birebir buluştuğu alanlardır. Özellikle yayıncılık dünyasına adım atmak isteyen gençlerimiz için bu fuarların ilham verici, çok özel mekanlar olduğuna inanıyoruz." dedi. Eskişehir'in üç üniversitesiyle eğitim ve sanat alanında öne çıkan çağdaş bir şehir olduğunu vurgulayan Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Güler ise "Oda olarak kültür ve sanat hayatına değer katmayı çok önemsiyoruz. Beşinci kez ev sahipliği yaptığımız bu fuarın, hem şehrimize hem de bölgemize önemli kazanımlar sağlayacağına yürekten inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Eskişehir’e En Çok Yakışan Organizasyon Tepebaşı Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu, kitap fuarının Eskişehir’e en çok yakışan organizasyonlardan biri olduğunun altını çizerek, şehrin kültürel kimliğine değer katan bu fuarı, özellikle çocukları kitaplarla buluşturması açısından son derece kıymetli bulduklarını dile getirdi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Ünal da dijitalleşmenin yoğun yaşandığı günümüzde gençlerin kitaplarla güçlü bağ kurmasının önemine değinerek, "Kitaplar, toplumları geleceğe taşıyan en güçlü araçlardır. Kültür ve sanatla anılan şehrimizin böylesine anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmasından büyük gurur duyuyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Kitapların insanlığın ortak hafızasını taşıdığına dikkat çeken Eskişehir Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik ise okuyan toplumların düşünen, üreten ve geleceğe yön veren toplumlara dönüştüğünü vurguladı. Şenlik, toplumun entelektüel gelişimine katkı sunan kitap fuarlarını, özellikle çocukların ve gençlerin kitaplarla kurduğu bağın güçlenmesi adına çok önemsediklerini belirtti. 71 Etkinlikle Kapsamlı Kültür Deneyimi Eskişehir 5. Kitap Fuarı, yalnızca kitap satış alanlarından oluşan bir organizasyon olmanın ötesine geçerek ziyaretçilerine çok yönlü bir kültür deneyimi sunuyor. Toplam 71 etkinlikten oluşan program kapsamında söyleşi, şiir dinletisi, müzik dinletisi ve atölyeler düzenlenirken; özellikle öğrenci ve çocuklara yönelik etkinlikler de yoğun ilgi görüyor. Katılımcı yayınevleri ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla hazırlanan etkinlikler, ziyaretçilere farklı kültürel deneyimler sunarken şehrin kültürel yaşamına da katkı sağlamayı hedefliyor. Eskişehir 5. Kitap Fuarı, 9 – 17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Eskişehir Ticaret Odası - Tüyap Fuar Merkezi’nde 10.00 – 19.30 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom Dijital Geleceği İnşa Edecek  Girişimleri Bekliyor  Haber

Türk Telekom Dijital Geleceği İnşa Edecek Girişimleri Bekliyor 

Türk Telekom Ventures’ın girişimlere sunduğu kapsamlı hızlandırma programı PİLOT’un 14. dönem başvuruları devam ediyor. Programa kabul edilen ekipler; nakit desteği, Türkiye ve globalde 450'yi aşkın konu uzmanı mentöre, yatırımcı ağına ve iş bağlantılarına erişim, alanında uzman kişilerle kahve sohbetleri, girişimlere özel mobil iletişim paketi, ücretsiz ofis ve güçlü teknoloji altyapısı gibi imkanlarla destekleniyor. 12 haftalık maratonu başarıyla tamamlayan girişimleri ise TT Ventures yatırımı ve ABD’deki özel programa katılarak global pazarlarda güçlenme ve müşterilere erişim, TT Ventures’ın global oyuncularla iş birlikleri ile global yatırımcılardan yatırım alma fırsatı bekliyor. Türkiye’nin girişim ekosistemini güçlendirme ve dijital geleceğe yön verecek girişimleri destekleme vizyonuyla hareket eden TT Ventures PİLOT hızlandırma programında, geleceğin yerli ‘unicorn’ adayları aranıyor. Teknoloji odaklı girişimlerini küresel ölçeğe taşımak isteyen girişimciler, 14. dönem başvurularını 17 Mayıs tarihine kadar TT Ventures’ın internet sitesi (https://ttventures.com.tr/pilot) üzerinden tamamlayabiliyor. Girişimlere hem Türkiye hem ABD olmak üzere tüm global pazarların kapıları açılıyor PİLOT girişim hızlandırma programına kabul edilen girişimler, nakit desteğinin yanı sıra Türk Telekom’un sunduğu geniş iş ağına ve alanında uzman 450’den fazla mentöre erişim imkanı elde ediyor. 12 haftalık yoğun eğitim ve gelişim sürecini başarıyla tamamlayan girişimler, TT Ventures’tan yatırım alma ve ABD’de düzenlenen girişimlere özel tasarlanmış tamamlayıcı programa katılarak dünya sahnesine çıkma fırsatı yakalıyor. Program kapsamında girişimlere ayrıca TT Ventures’ın Türkiye ve ABD’deki ofislerinde çalışma, teknoloji altyapısı ve mobil iletişim desteği gibi kapsamlı imkanlar da sunuluyor. TT Ventures tarafından geliştirilen global iş birlikleri sayesinde girişimler sunumlarını global yatırımcılara ve global şirketlere yaparak onlardan yatırım alma ve iş birlikleri geliştirme imkanlarını elde ediyor. Mezun girişimlerin portföy değeri 600 milyon doları aştı Bugüne kadar 131 girişime toplamda 3,2 milyon dolarlık nakit ve yatırım desteği sağlayan PİLOT, Türkiye’nin en köklü kurumsal girişimcilik programlarından biri olarak öne çıkıyor. Programdan mezun olan 78 girişim, ekosistemdeki yatırımcılardan aldıkları toplamda 58 milyon dolarlık yatırım ile büyüme yolculuklarını sürdürürken, mezunların toplam portföy değeri 600 milyon dolar barajını aştı. PİLOT, 14. döneminde de yerli teknoloji ekosistemini güçlendirecek ve dünyaya açılacak yeni başarı hikayelerini belirlemeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TARGEV’de Erkan Zandar dönemi Haber

TARGEV’de Erkan Zandar dönemi

TARGEV Olağan Genel Kurulu, Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapıldı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk'ün de katıldığı Genel Kurulda iş programı ve bütçe maddeleri kabul edildikten sonra Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu seçimine gidildi. Ege Deri ve Deri Mamulleri Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Zandar tarafından hazırlanan tek listeyle seçime gidildi. Oy birliğiyle seçilen Yönetim Kurulu’nda; “Erkan Zandar, Özge Ertuğrul Parlas, Çağlar Bağcı, Tevfik Aksu, Yasin Akçakaya, Bedri Girit, Nitsa Çukurel Kapancıoğulları, Miray Usta ve Akın Yeşilkaya” yer alırken, Denetim Kurulu’nu; “Rahmi Balsarı, Eşref Yavuz Kaptanoğlu, Turan Yalçın, Şahika Aşkıner ve Deniz Celep” oluşturdu. TARGEV’in 32 yıllık tarihi boyunca tecrübeli ve bilgili nitelikli iş gücü yetiştirmek için eğitimler düzenlediğini dile getiren TARGEV Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar, TARGEV Yönetim Kurulunu genç bir kadroyla devraldıklarını yeni dönemde eğitim ve ARGE faaliyetlerinin artarak süreceğini vurguladı. TARGEV’in özellikle teknoloji bazlı üretim prosesleri konusunda, sektörlerin yurtdışında tanıtımı konusunda faaliyetlerde bulunacağını vurgulayan Zandar; “Şirketler ve sektörler bazında eğitim faaliyetlerinde bulunacağız. Özellikle tekstil, hazır giyim ve deri sektörlerinde eksik olan teknolojik ürün tasarımları konusunda iş birlikleri yapacağız. Katma değerli ürün ihracatımızın artması ve Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracat hedeflerine ulaşması için yeni projeleri hayata geçirecek kuluçka merkezi gibi çalışacağız” diye konuştu. TARGEV Yönetim ve Denetim Kurulu önümüzdeki günlerde bir araya gelerek görev dağılımını yapacak ve yeni projeler için yol haritasını belirleyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ORKA Banyo %100 Yenilenebilir Enerjiyle Sürdürülebilirlikte Yeni Dönem Başlattı Haber

ORKA Banyo %100 Yenilenebilir Enerjiyle Sürdürülebilirlikte Yeni Dönem Başlattı

Yaşam alanlarına değer katan çözümlerini çevreye duyarlı üretim anlayışıyla birleştiren ORKA Banyo, ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. Düzce’deki üretim tesislerinde hayata geçirdiği Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımlarıyla elektrik ihtiyacının tamamını temiz enerjiden karşılayan ORKA Banyo, I-REC (Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası) ile bu tercihini belgeledi. Bu stratejik hamle, şirketin market bazlı karbon emisyonunu 12.205,97 tCO2e seviyesine indirerek çevresel etkisini şeffaf verilerle ortaya koydu. Yeşil Dönüşümün Verimlilik Kaldıracı ORKA Banyo, enerji verimliliği hamleleri kapsamında; LED dönüşümüyle aydınlatma özelinde %50, lityum-iyon akü kullanımıyla ise forklift operasyonları özelinde %20 enerji tasarrufu sağladı. Yenilikçi bir membran kaplama teknolojisi olan TherMold hattını devreye alarak yüzey uygulamalarında teknoloji çeşitliliğini artıran ve çevre dostu üretim standartlarını yükselten ORKA; tüm üretim hattına entegre dijital veri okuma ve etiketleme sistemleri sayesinde operasyonel süreçlerinde izlenebilirlik ve şeffaflık sağlıyor. Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmayla Mücadele Tüzüğü (EUDR) ile uyumlu olarak ürünlerinde FSC® sertifikalı hammadde kullanımını standartlaştıran ve 2030 yılına kadar FSC® sertifikalı model sayısını yüzde 50 artırmayı hedefleyen ORKA Banyo, hammadde tedarikinden ürün ömrü sonuna kadar tüm değer zincirini iklim odaklı bir yaklaşımla yönetiyor. Su Stresiyle Mücadelede Yağmur Suyu Hasadı ve Döngüsel Çözümler Üretim süreçlerinde su tüketimine ihtiyaç duymayan ORKA Banyo, bu stratejik tercihiyle genel su ayak izini en başından düşük seviyede tutmaktadır. Şirket, toplam su ayak izinin %81’ini oluşturan mavi su ihtiyacını alternatif kaynaklarla karşılamak amacıyla yağmur suyu hasadını devreye almıştır. Bu kapsamda 2024 yılında toplanan 2.400 m³ yağmur suyu, yeşil alan sulamasında değerlendirilerek şebeke suyu kullanımı yerine doğanın sunduğu kaynakların geri kazanımı sağlanmıştır. Atık yönetiminde ise geri dönüşüm oranını en üst seviyeye taşıyan ORKA Banyo; tehlikeli atık oluşumunu minimize ederek döngüsel ekonomi modelini iş süreçlerinin merkezine koymaktadır. İnsan Odaklı Gelişim ve Sosyal Etki Sürdürülebilirliği toplumsal bir dönüşüm alanı olarak gören ORKA Banyo, kadın istihdamında sektör ortalamasının üzerine çıkarak ofis kadrolarında yüzde 28,2’lik bir temsil oranına ulaştı. 2024 yılında 261 çalışanına verdiği çevre eğitimleriyle bu farkındalığı kurum geneline yaydı. Kurum içindeki bu güçlü bilinci toplumsal katkı projeleriyle geniş bir etki alanına taşıyan ORKA Banyo; ‘Yeşilden Maviye’ projesiyle genç nesillere çevre bilinci aşılarken, köy okullarına kütüphane ve laboratuvar kazandırarak eğitimde fırsat eşitliğini destekliyor. Şirket, eş zamanlı olarak yürüttüğü üniversite iş birlikleriyle de akademik bilgi birikimini sanayi tecrübesiyle birleştirerek toplumsal refaha katkı sunmaya odaklanıyor. 2030 Yol Haritası: Ölçülebilir Hedefler ve Somut TaahhütlerGelecek dönem sürdürülebilirlik yaklaşımını ölçülebilir hedefler ve net bir takvimle yöneten ORKA Banyo, 2030 vizyonunu somut aksiyon başlıklarıyla ilerletiyor. Şirket; Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını baz yıla göre %10 azaltmayı hedeflerken, FSC® sertifikalı ürün model sayısını artırarak hammadde tedariğinde sorumlu orman yönetimini desteklemeyi ve ekosistemi koruma taahhüdünü güçlendirmeyi planlıyor. Ekonomik sürdürülebilirlik tarafında çevreci ürünlerden elde edilen geliri artırmayı amaçlayan ORKA Banyo, sosyal boyutta ise kişi başına düşen yıllık eğitim saatini yükseltmeyi odağına alıyor. Buna ek olarak su verimliliği yönetim sisteminin altyapısını kurmayı ve tedarikçi sürdürülebilirlik anketiyle paydaş ağında izlenebilirliği her yıl düzenli olarak artırmayı önceliklendiriyor. Operasyonel alanda ise 2027’ye kadar forklift filosunun tamamını lityum-iyon (Li-ion) aküye dönüştürerek enerji verimliliğini lojistik süreçlerin geneline yaymayı hedefliyor. “Şeffaf Dönüşümümüzün Dönüm Noktası”, İklim değişikliği ve su stresi gibi küresel risklerin özel sektörün sorumluluklarını yeniden şekillendirdiğini belirten ORKA Banyo Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dünya genelinde karbon emisyonlarını azaltmak ve su kaynaklarını korumak artık ertelenemez bir zorunluluk haline geldi. Bu aynı zamanda özellikle AB ülkelerine ihracat yapan üreticiler için de bir mecburiyet. ORKA Banyo olarak bu çağrıyı hem bir sorumluluk hem de üretimi yeniden kurgulamak için bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Banyo mobilyası sektörü olarak çevresel etkinin tam merkezinde yer aldığımızın bilinciyle; ürün tasarımından malzeme seçimine kadar her aşamayı stratejik önceliğimiz olarak kabul ediyoruz.” Dijital dönüşümü ve operasyonel mükemmeliği sürdürülebilirlik ekseninde ele aldıklarını vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yayınladığımız ilk sürdürülebilirlik raporumuz, geçmiş performansımızı şeffaflıkla ortaya koymanın yanı sıra sürdürülebilirlik yaklaşımımızı somut hedeflere dayalı olarak takip edeceğimiz bir dönüm noktasını temsil ediyor. Geleceğe dair en önemli hedefimiz, karbon ve su ayak izimizi sürekli azaltmak, yenilenebilir enerji yatırımlarımızı büyütmek, doğal kaynak tüketimimizi daha verimli yönetmek ve toplumla kurduğumuz bağı sosyal projelerle güçlendirmektir. Biz, bu yolculuğu sadece kendi kurumumuz için değil, gelecek nesiller ve daha yaşanabilir bir dünya için sürdürüyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gençler İçin Yapay Zekâ Fırsat mı Tehlike mi? Haber

Gençler İçin Yapay Zekâ Fırsat mı Tehlike mi?

Son yıllarda ChatGPT, görsel üretim araçları ve otomasyon tabanlı uygulamaların artmasıyla birlikte gençlerin yapay zekâya olan ilgisi gözle görülür şekilde arttı. Üniversite ve lise öğrencileri, ödev hazırlamadan sunum oluşturmaya, kod yazmaktan dil öğrenmeye kadar birçok alanda bu teknolojilerden faydalanıyor. Uzmanlar, yapay zekânın doğru kullanıldığında gençler için önemli bir fırsat sunduğunu belirtirken, bilinçsiz kullanımın bazı riskleri de beraberinde getirebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle hazır bilgiye kolay ulaşımın, araştırma ve eleştirel düşünme becerilerini olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor. Öte yandan içerik üretimi alanında da yapay zekâ büyük bir rol oynuyor. Gençler, sosyal medya platformlarında video, görsel ve metin üretirken yapay zekâ destekli araçları aktif şekilde kullanıyor. Bu durum, yeni meslek alanlarının ortaya çıkmasına da zemin hazırlıyor. Eğitim kurumları da bu değişime kayıtsız kalmıyor. Birçok okul ve üniversite, yapay zekâ okuryazarlığını artırmaya yönelik ders ve programları müfredatlarına dahil etmeye başladı. Böylece gençlerin teknolojiyi sadece tüketen değil, aynı zamanda üreten bireyler olması hedefleniyor. Uzmanlara göre önümüzdeki yıllarda yapay zekâ, gençlerin kariyer planlamasında da belirleyici bir rol oynayacak. Bu nedenle erken yaşta doğru kullanım alışkanlıklarının kazandırılması büyük önem taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Minik Eller “Gelecek İçin Bir Damla” Temasıyla Net Sıfır Odağında Kodladı Haber

Minik Eller “Gelecek İçin Bir Damla” Temasıyla Net Sıfır Odağında Kodladı

Bu yıl 53 farklı şehirden 870 takımın başvurduğu yarışmada, yapılan değerlendirmeler sonucunda 8 şehirden 10 finalist takım ve toplam 24 çocuk finale kaldı. Çocuklar projelerinde suyun sürdürülebilir kullanımı başta olmak üzere enerji ve karbon döngüsü gibi birbiriyle bağlantılı kritik sistemleri ele aldı. Doğal kaynakların korunması, biyoçeşitlilik ve sıfır kayıp yaklaşımı gibi çevresel başlıklara odaklanan çocuklar, geliştirdikleri çözümlerle teknolojiyle doğa arasında güçlü bağlar kurarak fikirlerini jüriye sundu. Bu projeler, iklim değişikliğiyle mücadele ve net sıfır hedefleriyle uyumlu bir geleceğe dair önemli bir perspektif sundu. Teknolojiyi Üreten Nesil Büyüyor Scratch Cup, QNB Türkiye’nin çocuklara ve gençlere yönelik sosyal sorumluluk vizyonunun önemli bir parçasını oluşturan “Minik Eller Kod Yazıyor” projesi kapsamında hayata geçiriliyor. Proje, “Minik Eller Büyük Hayaller” platformu altında, 2015 yılından bu yana Habitat Derneği iş birliğiyle sürdürülüyor. Çocuklara temel dijital yetkinlikler kazandırmayı hedefleyen eğitimler, MIT tarafından geliştirilen Scratch platformu ve üç boyutlu tasarım aracı olan Tinkercad kullanılarak gerçekleştiriliyor. Türkiye genelinde hem çevrim içi hem de yüz yüze sunulan programlar, yalnızca teknik becerilerle sınırlı kalmayıp yaratıcı düşünme, iş birliği, problem çözme ve çevresel farkındalık gibi çok yönlü kazanımlarla destekleniyor. Bugüne kadar proje kapsamında 55 binden fazla çocuğa toplam 450 bin saatin üzerinde eğitim verildi. Final etkinliğinde konuşan QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, Scratch Cup’ın çocukların hayal gücünü teknolojiyle buluşturduğu önemli bir platform olduğunu vurgulayarak, “Minik Eller Kod Yazıyor projesiyle 2015 yılından bu yana çocukların dijital dünyada donanımlı bireyler olarak yer almasını destekliyoruz. Bu yıl ‘Gelecek İçin Bir Damla’ temasıyla çocukların su, enerji ve karbon döngüsü gibi kritik konulara çözüm üretmesi, daha sürdürülebilir ve net sıfır hedefleriyle uyumlu bir geleceğe dair güçlü bir bakış sunuyor. QNB Türkiye olarak net sıfır hedefimiz doğrultusunda bu dönüşümü destekleyen projelere odaklanıyoruz” dedi. Scratch Cup 2026 finalinde konuşan Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ise şunları ifade etti: “Çocuklarımızın yalnızca dijital dünyaya uyum sağlayan bireyler olmalarını değil, aynı zamanda bu dünyanın üreticileri ve şekillendiricileri olmalarını önemsiyoruz. QNB Türkiye iş birliğiyle uzun yıllardır yürüttüğümüz Minik Eller Kod Yazıyor projesi kapsamında her yıl binlerce çocuğu temel kodlama becerileriyle buluşturuyoruz. Bu yıl ‘Gelecek İçin Bir Damla’ temasıyla gerçekleştirdiğimiz Scratch Cup 2026’da çocuklar, sadece kod yazmakla kalmayıp su kaynaklarının korunması ve iklim krizi gibi kritik konulara yönelik yaratıcı çözümler geliştirdi. Scratch Cup’ta yer alan her bir çocuğun, teknolojiyi toplumsal fayda için kullanma becerisi kazanarak geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlediğine inanıyoruz. Ürettikleri fikirler ve ortaya koydukları emekle bizlere ilham veren tüm takımları yürekten tebrik ediyorum.” Scratch Cup Finalinde Yaratıcılık 10 Kategoride Ödüllendirildi Finalde yer alan takımlar, 8–10 yaş ve 11–14 yaş olmak üzere iki ayrı kategoride değerlendirildi. Her yaş grubunda: En İyi Proje, En İyi Kod Yapısı, En İyi Görsel Tasarım, En İyi Uyarlama, En İyi Senaryo başlıklarında ödüller verildi. Ayrıca tüm finalist çocuklara 5.000 TL değerinde hediye çeki takdim edildi. Scratch Cup 2026 Kazananları 8–10 Yaş Kategorisi En İyi Görsel Tasarım Ödülü: Yağmur’un Su Tasarrufu Macerası ( Bursa) En İyi Uyarlama Ödülü: Mavi Dünya (Şanlıurfa) En İyi Senaryo Ödülü: Doğa Koruyucuları Net Sıfır: Yeşeren Gelecek (İzmir) En İyi Proje Ödülü: Gizli Su Dedektifleri Sıfırın Peşinde (Tekirdağ) En İyi Kod Yapısı Ödülü: Yupi ile Su Tasarrufu (Uşak) 11–14 Yaş Kategorisi En İyi Görsel Tasarım Ödülü: Kanatlarla Mavi Görev (İzmir) En İyi Uyarlama Ödülü: Aqua Şehir (İstanbul) En İyi Senaryo Ödülü: Geleceğin Su Savaşçıları (Mersin) En İyi Proje Ödülü: Suyu Koru (Adana) En İyi Kod Yapısı Ödülü: Su Ajanı Umay (İstanbul) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Renkli Dayanışma Haber

Nilüfer’de Renkli Dayanışma

Nilüfer Belediyesi ile Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü öncülüğünde; sivil toplum kuruluşları, gönüllü sanatçılar ve özel gereksinimli çocukların aylar süren ortak emeğiyle hazırlanan ‘Seramik Dayanışma Duvarı’, İbrahim Yazıcı Stadyumu’nda düzenlenen törenle açıldı. Gerçekleştirilen törende, projenin paydaşları olan Hacı Mehmet Zorlu Özel Eğitim Meslek Okulu, Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Merkezi, Alara Ortaokulu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK) Kır Çiçekleri öğrencileri ile öğretmenleri hazır bulundu. Gönüllü seramik sanatçıları Adnan Baysan, Vedat Dinç, Figen Özden ve Sinem Yayman’ın teknik desteğiyle hazırlanan pano, aylar süren bir emeğin ürünü olarak duvarda yerini aldı. “NİLÜFER BİR DAYANIŞMA KENTİDİR” Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, dayanışmanın Nilüfer’in merkezinde olduğunu vurgulayarak, “İbrahim Yazıcı Stadyumu’nun bu duvarı bundan sonra bambaşka hikayeler anlatacak. Ve bu hikayenin kahramanları çocuklarımız; onların elleri, sabırları ve emekleri. Engellerin sadece birlikte olduğumuzda aşılabileceğini bugün burada bir kez daha görüyoruz” dedi. Başkan Şadi Özdemir, projenin Kasım 2025’te başlayan ve farklı atölyelerde şekillenen parçaların birleşmesiyle tamamlanan ortak bir yolculuk olduğunu belirterek, “Birbirinden habersiz çalışan ellerin aslında birbirini ne kadar güzel tamamladığını burada gördük. Bu eser, özel çocuklarımızı kent yaşamında çok daha görünür kılacaktır” diye konuştu. “SİVİL TOPLUMLA GÜÇ BİRLİĞİ YAPIYORUZ” Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü Başkanı Ayşe Gavas da böyle bir projeye vesile olmaktan duydukları mutluluğu dile getirerek, sivil toplum kuruluşu olarak topluma değer katan hizmetlerin bir parçası olmaya devam edeceklerini belirtti. Konuşmaların ardından Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Yıldırım Bayezid Rotary Kulübü Başkanı Ayşe Gavas, projenin fikrini ortaya koyan ve aynı zamanda atipik otizmli bir bireyin annesi olan Elif Kumaru’ya, bu anlamlı yolculuğu başlattığı için teşekkür plaketi takdim etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin Kadın Girişimcileri 19. Kez Ödüllerine Kavuştu Haber

Türkiye’nin Kadın Girişimcileri 19. Kez Ödüllerine Kavuştu

Garanti BBVA’nın, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle bu yıl 19.sunu gerçekleştirdiği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nın sonuçları açıklandı. 28 Nisan akşamı gerçekleştirilen ödül töreninde, beş kategorinin birincileri ödüllerini aldılar. Yarışmada, Gurvita kurucusu Bahar Şamhili Tanju, “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” seçildi. Bahar Alan, Novavera girişimiyle “Türkiye'nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi”, Hülya Tomak Blueit girişimiyle “Türkiye'nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi” oldu. İpek Tüysüzoğlu, Yugen girişimiyle “Türkiye'nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi” seçilirken, “Türkiye'nin Kadın Kooperatifi” ödülünü ise Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi adına Sıla Elevli aldı. “Her hikaye kendi içinde eşsiz ve değerli” Ödül töreninde konuşan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, “Bu akşam sadece bir ödül töreni için değil, 20 yıla yayılan güçlü bir dönüşümün parçası olarak buradayız. Kadın girişimciliğini geçmişten bugüne hep bütünsel bir yaklaşımla ele aldık. Finansman, eğitim, pazar erişimi ve cesaretlendirme olmak üzere dört temel alanda kurguladığımız modelimizle somut etki yaratmayı hedefledik ve bu yolda emin adımlarla yürüyoruz. Son beş yılda kadın girişimcilere sağladığımız finansman 350 milyar TL’yi aştı. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi ile 6.000 kadın girişimciye ulaştık; Ticaretin Kadınları platformu ile onları yeni pazarlara taşıdık. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması da bu yaklaşımımızın en güçlü yansımalarından biri. 2007 yılında 103 başvuruyla başlayan bu yolculuk bugün 50 bini aşkın başvuruya ulaşarak ekosistem içinde başlı başına bir markaya dönüştü. Başvuruların ve ilginin her geçen gün artması, bize bu alanda yapacak daha çok işimiz olduğunu da gösteriyor. Bugün girişimcilik daha erken başlıyor, yeni nesil girişimciler ise daha en başından global düşünüyor. Verdiğimiz desteklerin yanı sıra, kadın girişimcileri küresel ağlarla buluşturarak uluslararası başarı hikâyelerine katkı sağlamayı da hedefliyoruz. İnanıyoruz ki kadınların ekonomiye eşit katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda güçlü bir kalkınma meselesi. Bu akşam burada gördüğümüz tüm girişimciler yalnızca kendi başarılarını değil, başka kadınlara ilham veren güçlü hikâyeleri temsil ediyor. Biz de bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyor, ‘Birlikte yaparız’ diyerek bu hikâyeyi birlikte büyütmeye devam ediyoruz.” dedi. KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, “Garanti BBVA ve Ekonomist Dergisi ile birlikte sürdürdüğümüz iş birliğinin, kadın girişimciliğini destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir etki alanına dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, 19 yılı geride bırakırken bir yarışma olmanın ötesine geçerek; kadınların potansiyelini görünür kılan, ilham veren ve cesaretlendiren güçlü bir platform haline gelmiştir. 2007 yılında 103 kadının ‘ben de varım’ diyerek başvurduğu bu yolculuk, bugün 50 bini aşkın girişimcinin hikâyesine ev sahipliği yapıyor. Bugün her başvuruyla birlikte karşımıza çıkan hikâyeler, kadınların üretme gücünü, kararlılığını ve dönüşüm yaratma kapasitesini açıkça ortaya koyuyor. Kadın girişimciler yalnızca ekonomik değer üretmekle kalmıyor; geliştirdikleri yenilikçi, sürdürülebilir ve kapsayıcı iş modelleriyle de toplumsal fayda yaratarak daha kapsayıcı bir geleceğin inşasına katkı sağlıyor. Ödüllendirdiğimiz her başarı; cesaretin, azmin ve istikrarlı emeğin güçlü bir yansıması olurken, başka kadınlara ilham veren ve “ben de yapabilirim” duygusunu pekiştiren çok kıymetli örnekler de sunuyor. KAGİDER olarak inancımız çok net: Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi sürdürülebilir kalkınmanın en önemli anahtarlarından biridir. Bu nedenle kadın girişimcilerin yolculuklarını desteklemeye, onları görünür kılmaya ve başarı hikâyelerini çoğaltmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; kadınların güçlenmesi yalnızca bugünü değil, geleceği de dönüştürür” dedi. Ekonomist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Talip Yılmaz, “Ekonomist Dergisi, kadın konusuna ayrıca önem veren, önceliklendiren bir yayın politikası izliyor. Kadının iş hayatındaki yerini önceliklendiren haber ve araştırmalar hazırlıyor. Etkinlikler düzenliyor. Bu kapsamda Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, alanında Türkiye’nin en uzun soluklu çalışması. Garanti BBVA ve KAGİDER gibi çok değerli iki kuruluşla birlikte hayata geçirdiğimiz ve 19 yaşında olan bu yarışma, Türkiye’nin kadın girişimciliği ekosisteminin gelişmesine büyük katkı sundu. Bu güne kadar 50 binin üzerinde kadın girişimci yarışmayı katıldı. Kadın girişimciliği ekosisteminin girişimcilik ekosisteminden aldığı pay yüzde 3-4’erden aradan geçen yıllar içinde yüzde 18’lere yükseldi. Yine kadın girişimciliğinde geleneksel sektörlerin yanında bugün e-ticaret, oyun teknoloji, bilimin farklı dallarında alanında işler olduğunu görüyoruz. Bu başarıda muhakkakki topluma rol model olan yarışmanın ve yarışmacılarımızın büyük etkisi oldu,” dedi. Kazananlar hakkında Bahar Şamhili Tanju – “Türkiye’nin Kadın Girişimcisi” / Gurvita Gurvita, geleneksel üretim yöntemlerini modern tüketim alışkanlıklarıyla buluşturarak katma değerli gıda ürünleri geliştiren bir girişim olarak öne çıkıyor. Kemik suyu gibi yüksek besin değerine sahip ürünleri daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir modelle Türkiye’de ve yurt dışında başarıyla sunuyor. Bahar Alan – “Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi” / Novavera Zeytinyağı Novavera, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla yüksek kaliteli zeytinyağı üretimi gerçekleştirerek hem yerel kalkınmaya katkı sağlıyor hem de uluslararası pazarlarda Türkiye’yi temsil ediyor. Hülya Tomak – “Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi” / Blueit Blueit, su tüketimi ve yönetimi konusunda farkındalık yaratmayı hedefleyen teknoloji tabanlı çözümleriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına ve daha yaşanılabilir bir dünyaya katkı sunuyor. İpek Tüysüzoğlu – “Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi” / Yugen Yugen, nar kabuğu gibi doğal atıklardan alternatif deri üretimi gerçekleştirerek döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim alanında yenilikçi bir model ortaya koyuyor. Sıla Elevli – “Türkiye’nin Kadın Kooperatifi” / Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi fındık tarımını geleneksel sınırlarının ötesine taşıyarak modern teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleriyle yeniden kurgulayan bir yapı sunuyor. Yürütülen çalışmalarla bölge tarımını veri odaklı ve yüksek verimli bir yapıya dönüştürürken, kadın üreticilerin ekonomik hayata katılımını güçlendiren ve yerel kalkınmaya somut katkı sağlayan kapsayıcı bir model geliştiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.