Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eğitim Programı

Kapsül Haber Ajansı - Eğitim Programı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim Programı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında Sürdürülebilirlik Hamlesi Haber

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında Sürdürülebilirlik Hamlesi

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, sürdürübelilirliği çalışmalarının merkezine oturttu. İhracatta sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz”, “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması” ve “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” isimli üç önemli projeyi hayata geçirdi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, sürdürülebilirlik temalı projelerle pestisit kontrolünü, gıda kayıplarının azaltılmasını ve genç girişimcilerin tarıma kazandırılmasını hedeflediklerini dile getirdi. Pestisit kontrolüyle güvenli ihracat “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” Projesini 2021 yılında hayata geçirdikleri bilgisini veren Başkan Uçak, ‘İhracatta yoğunluğu yüksek olan ürünlerde pestisit kullanımının kontrol altına alınmasını hedefliyoruz. Proje kapsamında asma yaprağı, biber, çilek, domates, hıyar, kiraz, limon, mandarin, nar, sofralık çekirdeksiz üzüm ve şeftali gibi ürünlerde hasat döneminde üreticilerden numuneler alınarak akredite laboratuvarlarda pestisit analizleri yapılıyor. Analiz sonuçları doğrultusunda üreticiler ve ihracatçılar bilgilendirilirken, ilgili paydaş kurumlarla da koordinasyon sağlanıyor” ifadelerini kullandı. Hayrettin Uçak, pestisit kullanımında doğru uygulamaların sürdürülebilir ihracat açısından kritik olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Pestisitler tarımsal üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede önemli bir araç. Ancak ruhsatlı dozların aşılması, yanlış etkili madde kullanımı veya uygun olmayan zamanda uygulama yapılması hem çevre hem de insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Bu durum ihracat pazarlarında da sorunlara yol açabiliyor. Projemizle üreticilerimizin doğru uygulamalar konusunda bilinçlenmesini ve sürdürülebilir üretimin güçlenmesini hedefliyoruz.” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında sürdürülebilir üretim atağı Küresel pazarlarda rekabet gücünün korunması için sürdürülebilir üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğinin altını çizen Uçak, “Yaş meyve sebze sektörü hem Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi hem de ihracat potansiyeli açısından stratejik bir konumda. Ancak uluslararası pazarlarda kalıcı olmak için gıda güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim standartlarını en üst seviyede tutmak zorundayız. Birliğimiz bu anlayışla üretimden ihracata kadar tüm süreçleri kapsayan projeler yürütüyor. Birlik olarak sürdürülebilir üretim hedefi doğrultusunda yürüttüğümüz bir diğer çalışma ise “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması Projesi” oldu. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliğiyle yürütülen projede domates, mandarin ve nar ürünlerinde hem üretim alanlarında hem de soğuk hava depoları ve paketleme tesislerinde yaşanan gıda kayıpları incelendi. Üç yıl süren proje kapsamında kayıpların nedenleri tespit edilirken, üreticilere, aracılara ve ihracatçı firmaların teknik personeline eğitimler verildi. Gıda kayıplarının azaltılması hem ekonomik hem de çevresel açıdan çok değerli. Tarımda sürdürülebilirlik yalnızca üretimi artırmakla değil, üretilen ürünün değerini korumakla da mümkün. Bu projeyle üretimden depolamaya kadar olan süreçte yüzde 35’lere ulaşan kayıpları azaltarak daha verimli ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmayı hedefledik” diye konuştu. Gençler tarıma kazandırılıyor EYMSİB’in sürdürülebilir tarım vizyonunun önemli başlıklarından biri de genç girişimcilerin sektöre kazandırılması oldu. Bu kapsamda Ege Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyeleri ile özel sektör temsilcilerinin katkılarıyla düzenlenen “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” 2025 yılında üçüncü kez gerçekleştirildi. Programda iklim değişikliği, tarım ekonomisi, yeni teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alınırken, girişimciliğe yatkın gençlerin tarım sektöründe yeni iş modelleri geliştirmeleri hedeflendi. Başkan Hayrettin Uçak, tarım sektörünün geleceği açısından gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Tarımın geleceğini teknolojiye hâkim, girişimci ruhlu ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek gençlerle inşa edebiliriz. Eğitim programımızla yeni nesil tarım girişimcilerinin yetişmesine katkı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik ile ilgili projelerimize 2026 yılında da devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Enerji Profesyonelleri Bu İş Birliğiyle Yetişiyor Haber

Geleceğin Enerji Profesyonelleri Bu İş Birliğiyle Yetişiyor

Türkiye'nin yenilenebilir enerji sektöründe öncü şirketlerinden biri olan Polat Enerji, enerji sektöründe nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine katkı sağlamak ve genç yetenekleri sektöre kazandırmak amacıyla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi ile önemli bir iş birliğine imza attı. “Enerji Sektörüne Yönelik Kapasite Geliştirme Programı” kapsamında düzenlenen protokol imza törenine Polat Enerji CSO’su Aslı Kehale, EBRD Türkiye ve Kafkasya Enerji Bölge Başkanı David Managadze ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar katıldı. Fırsat Eşitliği Odağında 125 Genç Yetenek Program kapsamında gerçekleştirilen titiz değerlendirme süreçlerinin ardından, mühendislik fakültelerinin farklı branşlarından 125 öğrenci projeye kabul edildi. Polat Enerji’nin sürdürülebilirlik ve toplumsal kapsayıcılık hedefleri doğrultusunda, öğrenci seçiminde fırsat eşitliği temel prensip olarak benimsendi ve kadın-erkek adaylar arasında dengeli bir dağılım gözetildi. Genç mühendis adayları program boyunca, hem üniversitenin değerli akademisyenlerinden alana özgü teknik eğitimler alma hem de Polat Enerji’nin deneyimli kadrosuyla bir araya gelerek sektörün işleyişini doğrudan uzmanlarından dinleme fırsatı yakalayacaklar. İmza töreninde konuşan Polat Enerji CSO’su Aslı Kehale, projenin önemine değinerek şunları söyledi: “Polat Enerji olarak amacımız, bulunduğumuz her bölgede yalnızca enerji üreticisi olarak değil, aynı zamanda yerel topluma değer katan, gelişimine katkı sunan bir paydaş olarak var olmak. Bu bakış açımız, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile de birebir örtüşüyor. Özellikle “erişilebilir ve temiz enerji”, “cinsiyet eşitliği” ve “nitelikli eğitim” başlıkları, kurumsal sosyal sorumluluk stratejimizin merkezinde yer alıyor. Tam da bu noktada, bugün burada bulunmamıza vesile olan iş birliği büyük anlam taşıyor. Polat Enerji olarak, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz “Enerji Sektörüne Yönelik Kapasite Geliştirme Programı”, bizim için yalnızca bir eğitim projesi değil; aynı zamanda uzun vadeli bir toplumsal yatırım.” İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, programın öğrenciler için önemli bir kazanım olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu; “Manisa Celal Bayar Üniversitesi olarak, öğrencilerimizi geleceğin enerji sektörüne en donanımlı şekilde hazırlayacak, uygulama temelli ve sürdürülebilir iş birliklerini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Polat Enerji ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile imzaladığımız bu protokolün, yenilenebilir enerji alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu programın, öğrencilerimiz için güçlü bir kariyer başlangıcı, ülkemiz için ise sürdürülebilir kalkınma yolunda değerli bir kazanım olmasını temenni ediyorum.” Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye ve Kafkasya Enerji Bölge Başkanı David Managadze ise konuşmasında “Enerji sektörü, yeşil ve dijital dönüşümün birlikte yarattığı güçlü etkiyle derin bir değişim geçiriyor. Bu program, üniversiteler ile özel sektör arasındaki yapılandırılmış iş birliğinin önemli bir örneğini ortaya koyuyor. Bu girişime katalizör olarak hizmet etmekten gurur duyuyoruz.” dedi. Bu stratejik iş birliği, sadece bir eğitim programı olmanın ötesinde, Türkiye'nin yeşil enerji dönüşümünü destekleyen çok katmanlı bir toplumsal yatırım hamlesi niteliği taşıyor. Akademi ile iş dünyası arasındaki köprüleri güçlendiren program; mühendislik yetkinliklerini sosyal becerilerle birleştirerek, öğrencileri yarının düşük karbonlu ekonomisine hazırlıyor. Polat Enerji, EBRD ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin ortak vizyonuyla şekillenen bu proje, enerji sektöründe hem toplumsal cinsiyet eşitliğini hem de profesyonel standartları yükseltmeyi amaçlayan kapsayıcı bir ekosistem yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’nin AI Startup Studio Programı Başarıyla Tamamlandı Haber

Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’nin AI Startup Studio Programı Başarıyla Tamamlandı

Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği işbirliğiyle hayata geçirilen “Yapay Zekâ Yıldızları” projesi kapsamında girişimci gençlere yönelik yeni bir program düzenlendi. “AI Startup Studio” adıyla düzenlenen programa liseli öğrencilerin oluşturduğu 25 girişimci katıldı. Program kapsamında girişimcilere yapay zekâ, girişimcilik, ürün geliştirme, iş modeli oluşturma ve ölçeklenme başlıklarında eğitimler ve mentorluk desteği verildi. Final aşamasında 5 girişimcinin yarıştığı programı Kocaelili öğrencilerin hazırladığı “Mergen” isimli proje kazandı. Birinci gelen takım 100 bin TL’lik ödülün sahibi oldu. Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, şunları söyledi: “Habitat Derneği ile başlattığımız ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesinde amacımız, genç nesillerin teknolojik bakımdan donanımlı olmalarını sağlamak, günümüzde her alanda gördüğümüz yapay zekâ teknolojisini öğrenip kullanarak yaratıcı fikirlerini yeni teknolojilerle birleştirmelerini mümkün kılmak. Son olarak, ülke genelinde ‘AI Startup Studio’ adını verdiğimiz programla liseli gençlere ulaştık. Bu programla temel amacımız, gençlerin yapay zekâ farkındalık ve becerilerini artırırken ülke genelinde dijital eşitlik ve kapsayıcı öğrenme fırsatlarını yaygınlaştırmak ve sürdürülebilir gönüllü ekosistemi oluşturmak. Program kapsamında düzenlenen eğitimlerle gençlere üretken yapay zekâ araçlarını bilinçli ve etik biçimde kullanmayı öğretmeyi, onların veri okuryazarlığı ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi, girişimcilik ve ürün geliştirme eğitimleriyle onları geleceğin mesleklerine erken yaşta hazırlamayı hedefledik. Program için fikir üreten, proje geliştiren tüm öğrencileri içtenlikle kutluyorum.” Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı H. Emre Koyuncu ise şöyle konuştu: “Vodafone Vakfı ile birlikte hayata geçirdiğimiz ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesi kapsamında yürüttüğümüz AI Startup Studio süreci, Türkiye’nin farklı noktalarından başvuran lise öğrencilerini yapay zekâ ve girişimcilik odağında bir araya getirdi. Ülkemizin dört bir yanından büyük bir özveri ve yüksek motivasyonla sürece dahil olan öğrencilerimiz, teknoloji temelli ve toplumsal fayda odaklı projeler geliştirerek hem yapay zeka becerilerini hem de girişimcilik yetkinliklerini somut çıktılara dönüştürdü. AI Startup Studio ile yalnızca bir yarışma süreci değil; aynı zamanda dijital eşitliği destekleyen, kapsayıcı öğrenme fırsatlarını yaygınlaştıran ve sürdürülebilir bir genç girişimcilik ekosisteminin temellerini güçlendiren bütüncül bir model ortaya koyduk. Fikirlerini projeye dönüştüren ve bugün aramızda olan takımlar başta olmak üzere katılan ve başvurma cesaretini kendinde hisseden tüm gençlerimizi içtenlikle tebrik ediyoruz.” Toplam 119 başvuru alındı “AI Startup Studio” programına toplam 119 başvuru alınırken, üç ay süren yoğun ve yapılandırılmış bir eğitim programı uygulandı. Bu süreçte 16 kapsamlı eğitim oturumu ve 2 buluşma gerçekleştirilerek gençlerin hem teknik hem de girişimcilik yetkinlikleri çok boyutlu şekilde desteklendi. Programın ilk aşamasında gençler; yapay zekâya giriş, üretken yapay zekâ araçlarının bilinçli ve etik kullanımı, veri okuryazarlığı, problem çözme, tasarım odaklı düşünme ve temel girişimcilik konularında ortak bir yetkinlik zemini oluşturdu. İkinci aşamada ise katılımcılar bu ortak kazanımlar üzerine inşa ederek iş modeli geliştirme, değer önerisi oluşturma, ürün tasarımı, prototipleme, etki analizi ve etkili sunum teknikleri gibi başlıklarda projelerini olgunlaştırdılar. Program süresince öğrenciler, Vodafone Gönüllüleri ve projenin gönüllülerinin katkılarıyla mentorluk desteği alarak fikirlerini geliştirme, iş modellerini güçlendirme ve projelerini daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturma imkânı buldu. Yapay zekâ destekli eğitim platformu Programda birinci gelen “Mergen” projesi, öğrencilerin öğrenme hızını ve bilgi seviyesini analiz ederek kişiselleştirilmiş çalışma planı oluşturan yapay zekâ destekli bir eğitim platformu. Sistem, öğrencinin eksik olduğu konuları tespit ederek, ona uygun içerik ve sorular üretiyor. Bireysel öğrenme sürecini destekleyen sistem, standart eğitim yapısının yarattığı öğrenme farklılıklarını azaltmayı ve öğrencilerin gerçek öğrenme düzeyini artırmayı amaçlıyor. Önemli isimler buluştu “AI Startup Studio” programında finale kalan projeleri Millî Eğitim Bakanlığı Ar-Ge Ekosistem Dairesi Uzmanı Murat Kadir Yetkin, HUX.ai Kurucu-CEO’su ve OECD Yapay Zekâ Yönetişimi Çalışma Grubu Üyesi Merve Ayyüce Kızrak, Vodafone Marka ve Pazarlama Stratejisi Direktörü Seçil Demiralp ile Page Studio Kurucu-CEO’su ve İçerik Üreticisi Elif Aleyna Duman’dan oluşan jüri değerlendirdi. 98 bin öğrenciye ulaşıldı Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’nin dijital geleceğe hazır nesiller yetiştirme hedefiyle başlattığı “Yapay Zekâ Yıldızları” dijital eğitim projesiyle, Türkiye’nin 81 ilinde 11-14 yaş arası ortaokul ve 14-18 yaş arası lise öğrencilerine yapay zekâ eğitimleri veriliyor. Bugüne kadar 98 bini aşkın öğrenciye ulaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Form Şirketler Grubu ve TEGV İş Birliğiyle Ateşböceği 1.231 Çocuğa Eğitim Ulaştırdı Haber

Form Şirketler Grubu ve TEGV İş Birliğiyle Ateşböceği 1.231 Çocuğa Eğitim Ulaştırdı

Kuruluşunun 60. yılını kutlayan Form Şirketler Grubu, toplumsal faydaya dayalı sosyal sorumluluk çalışmalarını, geleceğe yatırım niteliği taşıyan projelerle güçlendiriyor. Bu doğrultuda şirket, 2025 yılının ilk yarısında Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile önemli bir iş birliğine imza atarak TEGV Ateşböceği Öğrenim Birimlerinden birine işletme sponsoru oldu. Mobil Öğrenim Birimi Ateşböceği eğitim tırı, kısa sürede Ordu ve Hatay illerinde çocuklarla buluştu. Proje kapsamında 27 gönüllü sahadaki desteğiyle 1.231 çocuğa erişildi ve toplam 17.965 saatlik eğitim tamamlandı. Bu sonuçlar, iş birliğinin yalnızca bir destek programı olmadığını; çocukların yaşamında somut ve ölçülebilir bir fark yarattığını da ortaya koydu. Eğitim içerikleri çocukların çok yönlü gelişimini destekledi Ateşböceği Öğrenim Birimi kapsamında çocuklara yalnızca akademik bilgi aktarmakla sınırlı kalmayan, onların düşünme biçimlerini ve ifade yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan kapsamlı bir eğitim programı sunuluyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda yürütülen bu çalışmalar sayesinde öğrenciler; fen ve matematik, bilişim ve kodlama, sanat ve yaratıcı drama, okuma kültürü ve sağlıklı yaşam gibi temel alanlarda hazırlanan içeriklerle hem teorik hem de uygulamalı öğrenme deneyimi yaşıyor. Bu eğitimlere ek olarak düzenlenen kısa süreli etkinliklerde ise özgüven, iletişim, problem çözme, çevre bilinci ve takım çalışması gibi 21. yüzyıl becerilerini destekleyen uygulamalar gerçekleştiriliyor. Böylece çocuklar yalnızca ders odaklı değil; sosyal, bilişsel ve duygusal yönleriyle de desteklenerek geleceğe daha donanımlı adımlar atma imkânı buluyor. “Ulaştığımız çocuk sayısının giderek artması bizleri gururlandırıyor” Eğitimin yalnızca bireysel bir kazanım değil, toplumsal dönüşümü tetikleyen en güçlü araç olduğuna vurgu yaparak değerlendirmelerde bulunan Form Şirketler Grubu Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Form olarak 60 yıldır ürettiğimiz her çözümün ardında, yaşamı dönüştüren kalıcı bir iz bırakma hedefi yatıyor. Bir çocuğun yeni bir bilgi ile tanışması, o çocuğun dünyasında yepyeni bir pencerenin açılması anlamına geliyor. Ateşböceği ile buluşan çocukların gözlerindeki merakın büyüdüğünü, kendilerini ifade ederken özgüven kazandıklarını görmek, bu projenin etkisini rakamların çok ötesine taşıyor. Ulaştığımız çocuk sayısının giderek artması bizleri gururlandırıyor. Çünkü bu çocukların her biri, geleceğin toplumsal dokusuna işlenecek yeni bir umut, yeni bir fikir ve yeni bir başlangıç demek. Eğitime destek yalnızca bugünün değil, yarının dünyasına yapılan en güçlü yatırımdır.” “Bu çocuklar, yalnızca kendi geleceklerini değil, ülkemizin geleceğini de şekillendiriyor” Eğitimin uzun vadeli etkisini değerlendiren Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Özden Korun ise “Bir çocuğun sanatla, bilimle ya da teknolojiyle tanışması, ona sadece yeni bilgiler kazandırmıyor; dünyayı yorumlama biçimini, hayal gücünü, kendi potansiyelini keşfetme cesaretini de besliyor. Ateşböceği projesi sayesinde çocukların kendi şehirlerinde bu imkânlara erişmesi, fırsat eşitliği açısından son derece kıymetli. Her bir eğitim saatinin, onların yaşam yolculuğunda somut bir karşılığı olduğunu görüyoruz. Bugün ulaştığımız rakamlar bizleri mutlu ediyor; çünkü bu çocuklar yeni beceriler kazandıkça, yalnızca kendi geleceklerini değil, ülkemizin geleceğini de şekillendiriyorlar. Bir çocuğun gözündeki ışığın büyüdüğüne tanıklık etmek, yaptığımız işin neden değerli olduğunu bize her defasında yeniden hatırlatıyor” dedi. "Birlikte geleceği aydınlatmaya ve daha fazla çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturmaya devam edeceğiz.” TEGV Yönetim Kurulu Başkanı M. Özalp Birol, Form Şirketler Grubu ile gerçekleştirilen iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde çocuklar için yaratılan değere dikkat çekti: “TEGV olarak, 21. yüzyıl becerileriyle donatılmış; sosyal ve duygusal farkındalığı yüksek, bilim ve teknolojiyle üretken, çevreye duyarlı ve toplumsal fayda odağında düşünebilen çocuklar yetiştirmek için çalışıyoruz. Geride bıraktığımız 30 yılda 3.3 milyondan fazla çocuğun eğitim yolculuğuna bu idealle eşlik ettik. Ateşböceği Öğrenim Birimlerimiz, bu misyonun sahadaki en güçlü örneklerinden biri. Form Şirketler Grubu’nun, 60. yılında bu yolculuğa verdiği güçlü destek, çocukların hayatında kalıcı bir değere dönüşüyor. Bu anlamlı iş birliğiyle geleceği aydınlatmaya ve daha fazla çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NATO Ülkelerinden Sağlık Personeli İsveç’te Zorlu Soğuk İklim Eğitiminde Haber

NATO Ülkelerinden Sağlık Personeli İsveç’te Zorlu Soğuk İklim Eğitiminde

Aşırı soğuk iklimlerde tıbbi müdahale, hem personel hem de ekipman açısından ciddi zorluklar barındırıyor. Bu alandaki uluslararası yetkinliği artırmak amacıyla İsveç Silahlı Kuvvetleri Savunma Tıbbı Merkezi, kuzey İsveç’te düzenli olarak ileri seviye eğitimler gerçekleştiriyor. Son olarak, altı NATO ülkesinden 20 askeri sağlık personeli, sekiz gün süren subarktik tıp eğitimi kapsamında İsveç’in kuzeyinde bir araya geldi. Hipotermi ve Soğuk Kaynaklı Yaralanmalar Odakta Eğitim programı; hipotermi tedavisi, soğuğa bağlı yaralanmalar, soğuk hava koşullarında karmaşıklaşan muharebe yaralanmaları üzerine yoğunlaştı. Katılımcılar, uzun süreli hasta bakımı ve tahliyenin geciktiği senaryolarda uygulanacak tıbbi yöntemler konusunda pratik eğitim aldı. NATO Üyeliği Sonrası İlgi Arttı Eğitimin her yıl uluslararası katılımcılara açık olarak düzenlendiği belirtilirken, İsveç’in NATO’ya katılımının ardından müttefik ülkelerden gelen ilginin belirgin şekilde arttığı vurgulandı. Soğuk iklim tecrübesiyle bilinen İsveç Silahlı Kuvvetleri, bu alandaki bilgi birikimini NATO müttefikleriyle paylaşmayı sürdürüyor. “Soğukta Eğitim Her Zaman Zorludur” İsveç Silahlı Kuvvetleri Savunma Tıbbı Muharebe Okulu Birim Başkanı Sophie Bosdotter, eğitimin önemini şu sözlerle ifade etti: “Aşırı soğukta eğitim her zaman zorludur. Hem personel hem de ekipman ciddi şekilde zorlanır. Katılımcılar, önleyici tıp yaklaşımıyla birlikte hipotermik hastaların zorlu subarktik ortamda yönetilmesine odaklanan ileri seviye bir eğitim talep etti.” Katılımcılardan Olumlu Geri Bildirim Eğitime katılan Alman paraşüt birliklerinden bir sağlık personeli, eğitimin NATO’nun kuzey görevleri açısından kritik olduğunu belirterek, İsveçli eğitmenler ve diğer ülkelerle yapılan bilgi paylaşımının son derece faydalı olduğunu söyledi. Hollanda’dan katılan bir uçuş hemşiresi ise, eğitimde özellikle uzun süreli hasta bakımı ve gecikmeli tahliye koşullarında müdahale konularının öne çıktığını ve edinilen bilgilerin sahada doğrudan kullanılabileceğini vurguladı. Soğuk İklimlere Hazırlık Artıyor Uzmanlara göre, NATO’nun kuzey kanadındaki faaliyetlerinin artmasıyla birlikte subarktik tıp eğitimi, askeri sağlık personeli için giderek daha kritik hale geliyor. İsveç’teki bu eğitimler, müttefik ülkelerin ortak operasyon kabiliyetini güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Daikin, Isı Pompası Uzmanlığını Sahaya Taşıdı Haber

Daikin, Isı Pompası Uzmanlığını Sahaya Taşıdı

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Daikin, sürdürülebilir yaşamın temel taşlarından biri olarak öne çıkan ısı pompası teknolojileri konusundaki uzmanlığını Türkiye’nin dört bir yanına taşıdı. Antalya’dan Trabzon’a, İzmir’den Gaziantep’e uzanan eğitim turu kapsamında Daikin, bayilerine ve sektör profesyonellerine yönelik geniş çaplı bir bilgi paylaşım süreci yürüttü. Yaklaşık 2 bin 800 insan/saatlik eğitim hacmine ulaşan bu programla Daikin, hem teknik bilgiyi sahaya aktardı hem de daha çevre dostu, enerji verimli ve konforlu yaşam alanlarının yaygınlaşmasına katkı sağladı. Isı Pompasında Dönüşümün Ön Safında Enerji verimliliği ve çevre bilincinin giderek önem kazandığı günümüzde, geleneksel iklimlendirme çözümlerinin yerini ısı pompaları alıyor. Havadan suya ısı pompasının mucidi olan Daikin Türkiye, bu dönüşüme öncülük etmek amacıyla, ısıtma ve soğutma alanında faaliyet gösteren bayilerine yönelik kapsamlı bir eğitim süreci kurguladı. Herhangi bir ön deneyim şartı aranmadan, bu alana ilgi duyan ve gelişim potansiyeli bulunan bayiler için tasarlanan eğitimler; sektörde nitelikli insan kaynağını artırmayı ve doğru uygulamaların yaygınlaşmasını hedefledi. 12 Şehri Kapsayan Bilgi Yolculuğu Daikin Akademi çatısı altında organize edilen ve 2025 yılı boyunca süren eğitim programı, Türkiye’nin farklı iklim özelliklerine sahip 12 ilinde hayata geçirildi. Antalya, İzmir, Adana, Samsun, Trabzon ve Gaziantep gibi şehirlerde gerçekleştirilen yüz yüze eğitimlerin yanı sıra, dijital platformlar üzerinden de geniş bir katılımcı kitlesine ulaşıldı. Toplam 16 ayrı oturum halinde düzenlenen eğitimlerde yaklaşık 400 sektör profesyoneli yer aldı. Özellikle ısı pompası kullanımının yaygın olduğu İzmir ve Antalya’da yoğun katılım sağlanması, sektörde bu teknolojiye olan ilginin giderek arttığını ortaya koydu. Uluslararası Standartlarda Eğitim Güvencesi Eğitimler, Daikin Akademi’nin sahip olduğu ISO 29993 sertifikası güvencesiyle gerçekleştirildi. Uluslararası öğrenme hizmetleri standartlarını belgeleyen bu sertifika; eğitimlerin katılımcı odaklı, sistematik ve sürekli iyileştirme anlayışıyla yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, katılımcıların aldıkları eğitime duyduğu güveni artırırken, Daikin’in sektörel gelişime verdiği önemi de pekiştiriyor. Doğru Analiz, Doğru İklimlendirme Eğitim içerikleri yalnızca ürün tanıtımıyla sınırlı kalmadı. “Isı pompası nedir?” sorusuyla başlayan programlar; sistem çevrimi, güncel trendler, soğutucu akışkanların çevresel etkileri ve mekanik tesisat uygulamalarına kadar geniş bir perspektifte ele alındı. Daikin, bayileriyle birlikte hareket ederek daha ekonomik, çevreci ve geleceğe uyumlu iklimlendirme çözümlerinin yaygınlaşmasını amaçlıyor. Eğitimlerle oluşturulan bu bilgi altyapısı, Türkiye’de ısı pompası kullanımının sağlam temeller üzerinde büyümesine katkı sağlıyor. Sürdürülebilir Gelecek İçin Güçlü Adım Isı pompalarının kullanım alanları genişledikçe, sürdürülebilir yaşam vizyonu da güç kazanıyor. Daikin, gerçekleştirdiği bu eğitim turu ile teknolojiyi insan hayatına en verimli şekilde entegre etmeyi sürdürürken, Türkiye’nin sürdürülebilir dönüşüm yolculuğunda bayileriyle birlikte güçlü bir adım atıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kuveyt Türk, “Kültürle Geleceğe” Projesini Hayata Geçirdi Haber

Kuveyt Türk, “Kültürle Geleceğe” Projesini Hayata Geçirdi

Türkiye genelinde farklı şehirlerde gerçekleştirilen buluşmalar, hazırlanan kültür rehberi ve kapsamlı eğitim programlarıyla çalışanların ortak değerleri içselleştirerek geleceğe birlikte yön vermesi amaçlanıyor. Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşu Kuveyt Türk, köklerinden aldığı güçle kurum kültürünü geleceğe taşıyacak kapsamlı bir gelişim yolculuğuna çıktı. “Kültürle Geleceğe” adıyla hayata geçirilen proje, çalışan değer önermesi yaklaşımından hareketle, kurumun insan odaklı ve değer temelli duruşunu bugünün çalışma hayatı beklentileriyle uyumlu hale getirmeyi amaçlıyor. Genel Müdür Ufuk Uyan’ın öncülüğünde başlatılan proje; üst yönetim görüşmeleri, çalıştaylar, anketler ve geniş katılımlı oturumlarla şekillendi. Ortak akılla belirlenen kültürel prensipler, hazırlanan Kültür Rehberi ve Ajandası ile tüm çalışanlara ulaştırılırken; saha buluşmaları, eğitimler ve mentörlük programlarıyla değerlerin davranışa dönüşmesi sağlanacak. “Hedefimiz, değerlerimizi kurumun tüm katmanlarında daha hissedilir kılmak” Kuveyt Türk İnsan Kaynakları ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel, projeyle ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Kuveyt Türk olarak kurulduğumuz günden bu yana, kurum kültürünü sadece iş yapış biçimimizin değil; kimliğimizin, duruşumuzun ve birlikte yürüdüğümüz yolun temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Kültürle Geleceğe projesi, işte bu sağlam temeli koruyarak kültürel değerlerimizi daha görünür kılmak ve bugünün ihtiyaçlarına göre zenginleştirmek amacıyla hayata geçirildi. Hedefimiz, değerlerimizi değiştirmek değil; onları kurumun tüm katmanlarında daha hissedilir kılmak, ortak ilkelerimizi sözden davranışa taşıyacak bir zemin oluşturmak. Bu süreç, tüm çalışma arkadaşlarımızın katkısıyla şekillenen, samimiyet, ortak akıl ve birlik ruhu ile güçlenen bir kültür yolculuğu. Kültürümüz, geçmişten taşıdığımız güçlü değerlerle bugünü anlamamıza ve geleceği güvenle inşa etmemize imkân tanıyor. Bu yolculuk; kurum kimliğimizi daha güçlü hissettirecek, birlik duygumuzu pekiştirecek ve birlikte başarma kültürümüzü daha da derinleştirecek.” Kültür Rehberi ve Ajandası hazırlandı Proje kapsamında hazırlanan Kültür Rehberi ve Kültür Ajandası, değerlerin iş hayatına nasıl yansıtılması gerektiğine dair somut örnekler sunuyor. 2025 yılı boyunca tüm çalışanlara ulaştırılan bu içerikler, günlük iş pratiklerinde ortak bir dil oluşturmayı hedefliyor. Kültür buluşmaları ve eğitim programı düzenlendi Eylül – Aralık 2025 arasında Ankara’dan Diyarbakır’a 9 şehirde düzenlenen buluşmalarda üst yönetim ve proje ekipleri sahadaki çalışanlarla bir araya geldi. İnteraktif oturumlarla “değerlerin günlük işe yansıması” üzerine istişareler yapıldı. Kuveyt Türk Akademi desteğiyle bu buluşmalar aynı zamanda bir gelişim programı formatında kurgulandı. Kültür Mentörleri ve Alt Projeler Kurum genelinde gönüllü olarak konumlanan Kültür Mentörleri, özel eğitimlerle projeye dahil edildi. Ayrıca, toplantı yönetiminden müşteri deneyimine, insan kaynakları süreçlerinden ürün geliştirme modellerine kadar 20’den fazla aksiyon başlığı belirlendi; bunlardan 13’ü kısa vadede hayata geçirilecek.

Ahmet Çalık Vakfı, İTÜ ile Stratejik Bir İş Birliğine İmza Attı Haber

Ahmet Çalık Vakfı, İTÜ ile Stratejik Bir İş Birliğine İmza Attı

2021 yılında eğitim, bilim, teknoloji, sosyal ve sağlık alanlarında değer üretmek amacıyla kurulan Ahmet Çalık Vakfı, İstanbul Teknik Üniversitesi ile ileri veri analitiği alanında kapsamlı bir eğitim programı başlattı. İş birliği kapsamında geliştirilen program, genç yeteneklerin veri analizi, veri görselleştirme ve yapay zeka destekli değerlendirme konularında yetkinlik kazanmalarını hedefliyor. Programın protokolü ise İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Hasan Mandal ve Ahmet Çalık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık’ın katılımıyla İTÜ’de düzenlenen törenle imzalandı. “Gençlerimizin dijital dünyada daha rekabetçi olmalarına katkı sunuyoruz” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ahmet Çalık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çalık, “Dijital dönüşüm, teknolojinin ötesine geçerek düşünme biçimimizi, üretim anlayışımızı ve geleceğe yönelik yaklaşımlarımızı köklü biçimde şekillendiren stratejik bir süreç halini aldı. Bu dönüşümün gerektirdiği yetkinlikleri gençlerimize kazandırmak amacıyla hayata geçirdiğimiz bu eğitim programının, onların dijital ekosistemde daha donanımlı, yaratıcı ve rekabet gücü yüksek bireyler olarak yer almalarına katkı sunmasını çok değerli buluyoruz. Ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına destek olmayı, gençlerimizin potansiyeline duyduğumuz inançla onlara yeni fırsatlar sunmayı hem kurumsal hem sosyal sorumluluğumuzun temel bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu. “Kariyer yolculuklarını desteklemede önemli bir rol oynayacağız” İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Hasan Mandal, konuya ilişkin “İTÜ-SEM’in güçlü akademik birikimi ile Ahmet Çalık Vakfı’nın sektörel deneyimini buluşturan bu iş birliğinin; gençlerimizin kariyer yolculuklarını destekleyeceğine, üniversitemizin dijital kapasitesini ileri taşıyacağına ve ülkemize nitelikli insan kaynağı kazandırmada önemli bir rol oynayacağına inanıyorum. Ayrıca, bu iş birliğinin İTÜ’nün gelecekte geliştireceği potansiyel ortaklıklara da zemin hazırlayacağına ve birlikte daha güçlü, daha etkili adımlar atabileceğimiz yeni alanların keşfine kapı açacağını düşünüyorum” dedi. Adaylar, gerçek veri setleri ile uygulamalı projeler geliştirecek Programa üniversitelerin belirlenen mühendislik fakültelerinde öğrenim gören son sınıf öğrencileri ve yeni mezunlar başvuruda bulundu. Yapay zeka destekli değerlendirme modeliyle seçilen adaylar, 40 kişilik gruplar halinde eğitim alacak. Program kapsamında eğitimler, İTÜ Sürekli Eğitim Merkezi (İTÜSEM) akademisyenleri tarafından online olarak gerçekleştirilecek. Katılımcılar, eğitim sürecinde grup şirketlerinden sağlanan gerçek veri setleri ile uygulamalı projeler geliştirme fırsatı bulacak. Katılımcıların ücretsiz yararlanabileceği programın sonunda yapılacak yeterlilik sınavında başarılı olan katılımcılara başarı sertifikası verilecek.

Türk Ürologlar, Robotik Cerrahide Dünya Klasmanında Haber

Türk Ürologlar, Robotik Cerrahide Dünya Klasmanında

Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneği (IURES) Başkanı Prof. Dr. Fatih Atuğ, Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneği’nin (International UrologicResearchSociety-IURES) Hilton Dalaman Sarıgerme Muğla’da, 6-9 Kasım tarihlerindedüzenlediği 2025 Yıllık Kongre IURES 2025 KONGRESİ’nde alanlarında dünya lideri ulusal ve uluslararası bilim insanlarının yer alacağını söyledi. Kongrede, “Canlı Cerrahiler, Konuşmalar, Paneller, Video Oturumları, Sözlü ve Poster Sunumları ve Uygulamalı 3D ve Robotik Kurslar” ile yeni bilimsel çalışmaların yer alacağı bilgisini veren Atuğ, yapay zeka teknolojilerinin de bu alanda kullanıldığını aktardı. Kongre merkezinden robotik sistem kullanılarak operasyonun yapıldığı ameliyathaneye canlı bağlantı gerçekleştirileceğini belirten Atuğ, “Kongrede, dünya genelinde kullanılan tüm mevcut robotik cerrahi sistemleri bir arada sunulacaktır. Üroloji ameliyatlarında kullanılan robotlar, yakından incelenebilecek ve deneyimleme fırsatı sunulacaktır.” Dedi. Atuğ, “Türkiye ve Türk cerrahlar, artık robotik cerrahide yabancı meslektaşlarına başarılı operasyon örnekleriyle bu alanda tıbba ivme kazandırmakta ve öncü rol oynamaktadır.” Değerlendirmesinde bulundu. Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneği (IURES) Başkan Yardımcısı ve IURES 2025 Kongre Başkanı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Emre Huri de kongreye toplamda yaklaşık 500 bilim insanının katıldığını aktararak, “Konuşmacılar dahil 475 yerli, yurt dışından ise 25 konuşmacı katılım sağlamaktadır.” dedi. Kongre süresince toplam 15 oturum ve 11 kurs düzenleneceğini dile getiren Huri, “Ayrıca iki gün boyunca uygulamalı (hands-on) eğitim programı gerçekleştirilecek. Bu eğitimlerde katılımcılar robotik cerrahi, endoürolojik teknikler ve lazer uygulamaları gibi konularda birebir deneyim kazanma fırsatı sağlanacaktır.” bilgisini paylaştı. Kongrede toplam 5 canlı cerrahi gerçekleştirileceğini de anlatan Huri, “Canlı cerrahiler sırasında, oturum moderatörleri aracılığıyla katılımcılardan gelen sorular anlık olarak iletilecek ve cerrahlar tarafından yanıtlanacak. Böylece eğitimsel içerik ve etkileşim eş zamanlı sürdürülecektir.” diye konuştu. Prof. Dr. Huri, bu alanda Türk hekimlerinin başarısına değinerek, “Türk hekimleri, artık robotik cerrahide yalnızca uygulayıcı değil, eğitici konumundadır.” değerlendirmesinde bulundu. Uluslararası Üroloji Araştırmaları Derneği (IURES) Genel Sekreteri ve IURES 2025 Kongre Başkanı Prof. Dr. Erdem Canda ise “Türk ürologlar, başta robotik renal transplantasyon, radikal prostatektomi, taş cerrahisi ve rekonstrüktif cerrahi olmak üzere birçok alanda dünya çapında deneyim sahibi olmuş, eğitim veren bir konuma ulaşmıştır.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.