Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eğitim Programı

Kapsül Haber Ajansı - Eğitim Programı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim Programı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TURQUALITY Uzmanları İhracata Omuz Verecek Haber

TURQUALITY Uzmanları İhracata Omuz Verecek

İhracat Akademisi tarafından, Ege İhracatçı Birlikleri ve İzmir Ticaret Odası iş birliğiyle düzenlenen “5. TURQUALITY® Uzmanı Eğitim Programı” İzmir Ticaret Odası’nda başladı. Eğitim programına katılan 172 isim önümüzdeki süreçte Ege Bölgesi’nin markalı ihracat yolculuğunda firmalara uzman olarak destek verecek. TURQUALITY Uzmanı Eğitim Programı açılışında konuşan İhracat Genel Müdür Yardımcısı Bülent Tuncer, 2025 yılının küresel belirsizliklerin arttığı ve korumacılığın güç kazandığı bir dönem olduğunu, buna rağmen, 2025’te mal ihracatımız 273,4 milyar dolarla rekor kırdığını, hizmetler ihracatımız ise 122,6 milyar dolara yükseldiğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı olarak ülkemizin yatırım – istihdam – üretim – sürdürülebilir kalkınma politikasının en önemli bileşenlerinden olan ihracatın, tabana yayılması ve artırılmasına yönelik çok çeşitli faaliyetler yürüttüklerini dile getiren Tuncer, “2022 yılında 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar ile mal ticaretine yönelik tüm desteklerimizi bir çatı altına aldık ve mal ihracatçısı şirketlerimizin yurt dışı operasyonlarının neredeyse her aşamasının desteklenmesi hedefiyle çok kapsamlı bir destek paketi kurguladık. Bu karar içinde yurt dışı fuar katılımlarından, yurt dışı tanıtım faaliyetlerine; yurt dışında yer alan birimlerin kira ödemelerinden markalaşmaya yönelik gerçekleştirecekleri faaliyetlere, kurumsal kapasitenin geliştirilmesinden bilişim altyapısının yönetilmesine kadar çok geniş bir yelpazede destek mekanizmalarını yürütüyoruz. 2025 yılında 33 milyar TL’lik desteğimizi ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. 2026 yılı için ise bu miktarı daha da artırarak 45 milyar TL’ye yükseltecek ve ihracatçılarımıza çok daha yüksek bir kaynakla buluşturacağız” şeklinde konuştu. Öztürk: “Devlet destekleri can suyu” TURQUALITY® Programını küresel marka olmak isteyen ihracatçı firmalar için hazırlanmış terzi işi stratejik bir destek programı olarak tanımlayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, devlet desteklerini de küresel rekabetin yoğunlaştığı bu dönemde ihracatçılarımız için adeta can suyu niteliği taşıdığını vurguladı. TURQUALITY Programının odağında; firmalarımızın markalaşma süreçlerini güçlendirmek, katma değerli üretim ve ihracatı artırmak ve Türk markalarını dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma taşımanın yer aldığına dikkati çeken Öztürk; firmaların TURQUALITY® desteklerinden azami ölçüde yararlanmaları ve süreçleri sağlıklı şekilde yönetebilmeleri için uzman insan kaynağının önemine dikkat çekti. Öztürk, “Bu nedenle TURQUALITY® Uzmanı Eğitim Programı’nın İzmir’de düzenlenmesini son derece kıymetli buluyoruz. Marka ve TURQUALITY® Desteğine İlişkin Genelge kapsamında firmalarımıza tanıtımdan fuarlara, kurumsal altyapıya yönelik danışmanlık desteğinden istihdam desteğine, hedef pazara yönelik danışmanlık desteğinden birim desteğine, franchise desteğinden, Pazar araştırma raporları desteğine çok farklı destekler sunuluyor. Son dönemde destek kapsamına alınan sürdürülebilirlik danışmanlığı desteği de firmalarımızın kurumsal sürdürülebilirlik seviyelerini yükseltmeleri açısından son derece önemli katkılar sağlıyor” şeklinde konuştu. Türkiye’nin 282 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması ve ihracatçı firmaların uluslararası pazarlarda rekabetçi olabilmesi için devlet desteklerinin gerekliliğinin altını çizen Öztürk şöyle konuştu; “Ege İhracatçı Birlikleri olarak devlet desteklerinin ihracatçılarımıza daha etkin şekilde ulaşması adına yoğun bir çalışma yürütüyoruz. 2025 yılında 2,4 milyar TL tutarındaki devlet yardımının ihracatçılarımıza ulaşmasına aracılık ettik. 2024 yılında aracılık ettiğimiz 1 milyar 261 milyon TL’lik destek tutarına göre yaklaşık yüzde 90’lık bir artış anlamına geliyor. Bu desteklerden 2025 yılında Ege İhracatçı Birlikleri üyesi 2 bin 612 firma ve iş birliği kuruluşu yararlandı. 2025 yılında en fazla destek verilen başlıklar; 754,5 milyon TL ile yurt dışı fuar katılımları, 454,5 milyon TL ile TURQUALITY® projeleri ve 426 milyon TL ile tarım destekleri oldu” diyerek sözlerini noktaladı. Arıkan: “Stratejik bir destek mekanizması” Günümüz dünyasında ihracatın miktarının yanında, niteliğinin de önem taşıdığına vurgu yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan Arıkan, “Katma değerli üretim, markalaşma ve teknolojik dönüşümün, sürdürülebilir ihracat başarısının temel unsurları haline geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda, ülkemizin en stratejik destek mekanizmalarından biri olan Turquality programı, Türk firmalarının küresel marka yolculuğunda kritik bir rol üstleniyor. Bu program sayesinde birçok Türk markamız, bugün dünyanın farklı coğrafyalarında önemli başarılara imza atıyor. Markalarımız sadece ürün ihraç eden değil, aynı zamanda küresel ölçekte değer yaratan, marka algısı oluşturan ve tüketici tercihlerini etkileyen güçlü oyuncular haline geliyor” dedi. Arıkan sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir Ticaret Odası olarak KOBİ’lerimizin küresel pazarlardaki direncini artırmayı öncelikli sorumluluğumuz görüyoruz. İhracatçı sayısını artırmak ve mevcut ihracatçılarımızın doğru ve hızlı bilgiye erişimini güçlendirmek amacıyla, Ticaret Bakanlığı ile TOBB arasında imzalanan protokol çerçevesinde, Odamız bünyesinde “İhracat Destek Ofisi” kuruldu. Üyelerimize hedef pazar analizi ve ihracat destekleri konularında birebir danışmanlık sağlanıyor, çok sayıda seminer ve eğitim düzenliyoruz. Turquality Uzmanı Eğitimi Programı’nı düzenleyen İhracat Akademisi, Ticaret Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında hayata geçirilen son derece değerli bir girişim. Ülkemizin dış ticaret alanında ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla çalışmalarına devam eden İhracat Akademisinin verimli çalışmalara imza atmasından memnuniyet duyuyoruz. Ticaret Bakanlığımız başta olmak üzere bu değerli organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz.” Programın açılışına, T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Bülent TUNCER, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet ÖZTÜRK, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Gökhan ARIKAN, T.C. Ticaret Bakanlığı Markalaşma ve Tasarım Destekleri Daire Başkanı Ebru GÜLSOY ROJAS ATENCIO ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Coşkun katılım sağladı. İhracat Akademisi bünyesinde bugüne kadar birçok ilde düzenlenen eğitim programlarından 900’ü aşkın katılımcının faydalandığı belirtilirken, program sonunda başarılı katılımcılara katılım/başarı belgesi verileceği aktarıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CK Enerji’den Down Sendromlu Gençlere Enerji Okuryazarlığı Eğitimi Haber

CK Enerji’den Down Sendromlu Gençlere Enerji Okuryazarlığı Eğitimi

Günümüzde kıt enerji kaynaklarının verimli kullanımı, sürdürülebilir bir gelecek için kritik bir hale gelirken CK Enerji, 2018’de başlattığı Enerji Okuryazarlığı Projesi ile bilinçli tüketim kültürünü toplumun her kesimine taşımayı hedefliyor. Bugüne kadar ilköğretim çağındaki binlerce çocuğa “Enerji Okuryazarlığı” eğitimleri veren CK Enerji Boğaziçi Elektrik, bu yıl ilk kez Down sendromlu gençlere yönelik özel bir program düzenlenirken, eğitimle ilgili çalışmalara başlandı. İLK EĞİTİME 26 GENÇ VE AİLELERİ KATILDI Söz konusu eğitimlere ilişkin ilk adım 9 Nisan Perşembe günü atıldı. Türkiye Down Sendromu Derneği’nin İstanbul’daki Genel Müdürlük binasında gerçekleştirilen eğitim programında, 16-25 yaş arasındaki 26 genç ile ailelerine günlük yaşamda “enerji tasarrufu, enerji kaynaklarının verimli ve güvenli kullanımı” katılımcıların ihtiyaçlarına uygun şekilde sade ve etkileşimli bir içerikle aktarıldı. Türkiye Down Sendromu Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ile CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac’ın da eşlik ettiği eğitim programında gençler, günlük hayatlarında uygulayabilecekleri enerji tasarrufu yöntemlerini deneyimleme fırsatı bulurken, aileler de bilinçli ve verimli enerji tüketimi konusunda kapsamlı şekilde bilgilendirildi. “FARKINDALIK YARATMAK İÇİN ÇOK DEĞERLİ BİR ÇALIŞMA” CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Aytac, “Enerji sektöründe hizmet veren bir şirket olarak toplumun her kesiminin bilinçlenmesine destek olmamız gerektiğini biliyor ve bu sorumluluk ile adımlar atıyoruz. Enerjide arz güvenliğini, iklim krizini ve sınırlı kaynakların etkin kullanımını konuştuğumuz bir dönemde, bireylerin günlük yaşamlarında atacağı küçük ama bilinçli adımların büyük dönüşümler yaratacağına inanıyoruz. Bu nedenle Enerji Okuryazarlığı Projemiz ile yıllardır çocuklarımızdan başlayarak toplumun farklı kesimlerine ulaşıyor, enerji tasarrufu ve verimli kullanım konusunda farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Down sendromlu bireylerin ve ailelerinin toplumsal yaşamda ihtiyaç duydukları alanlarda desteklenmesine katkı sunmak amacıyla bugün önemli bir adım attık. Enerji Okuryazarlığı Projemizi ilk kez Down sendromlu gençlerimize ulaştırmak, bu alanda bir farkındalık yaratmak bizim için çok değerli bir çalışma. Onların yaşamlarına dokunan, anlaşılır ve uygulanabilir bilgiler sunmak bizim için çok kıymetli” dedi. “SÖYLEM DEĞİL, SOMUT BİR ADIM” Türkiye Down Sendromu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen, de “Down sendromlu bireylerin yaşamın her alanında aktif, bağımsız ve üretken bireyler olarak yer alabilmeleri için bilgiye erişimleri büyük önem taşıyor. CK Enerji ile hayata geçirilen bu eğitim programı, gençlerimizin günlük yaşamlarında doğrudan uygulayabilecekleri beceriler kazanmaları açısından çok değerli. Aynı zamanda bu çalışma, kapsayıcılığın yalnızca bir söylem değil, somut adımlarla hayata geçirilen bir yaklaşım olduğunun da güçlü bir göstergesi. Bu iş birliğinin daha fazla gence ulaşarak büyümesini diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” diye konuştu. PROJE 2018 YILINDA HAYATA GEÇTİ CK Enerji’nin görevli tedarik şirketleri aracılığıyla başlattığı “Enerji Okuryazarlığı” Projesi, 2018 yılından bu yana devam ediyor. O tarihten bu yana enerjinin verimli ve bilinçli kullanılması hedefiyle, birçok aşamadan oluşan adımlar atıldı. Tüketicilerin elektrik faturasındaki kalemleri tek tek görmesine olanak sağlayan ‘şeffaf fatura’, elektrikli ev aletlerinin ne kadar elektrik tükettiğini gösteren ‘tüketim hesaplama butonu’, bilinçli elektrik kullanımını desteklemek üzere de ‘tüketici kitapçığı” gibi çalışmalar gerçekleştirildi. Bu arada çocukların erken çağda Enerji Okuryazarlığı edinmesi için 2018-2019 eğitim-öğretim yılından bu yana CK Enerji Boğaziçi Elektrik, CK Enerji Akdeniz Elektrik ve CK Enerji Çamlıbel Elektrik çalışanları tarafından, hizmet verdikleri illerin milli eğitim müdürlükleri ile birlikte belirlenen okullarda Enerji Okuryazarlığı eğitimleri veriliyor. Son olarak Down sendromlu gençlere yönelik başlatılan özel programla birlikte CK Enerji, Enerji Okuryazarlığı Projesi’nin kapsayıcılığını daha da genişletti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BSH Türkiye'den Bir İlk Haber

BSH Türkiye'den Bir İlk

BSH Global Geliştirme Ortak Hizmetler organizasyonu kapsamında hayata geçirilen program, teknik dokümantasyon alanında çalışan profesyonellerin yetkinliklerini artırmayı ve bu alanda sürdürülebilir bir gelişim modeli oluşturmayı hedefliyor. BSH Türkiye Ar-Ge birimi liderliğinde ve Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen Teknik Yazarlık Sertifika Programı, BSH’nin global ağına sunuldu. Teknik Dokümantasyon Ar-Ge ekibinin globaldeki tüm lokasyonlarını kapsamak üzere geliştirilen eğitimler, çevrim içi platformlar üzerinden 4 ülkeden katılımcıya ulaştı. Aynı zamanda programla çalışanların oryantasyon süreçlerinin geliştirilmesine ve teknik yetkinliklerin artırılmasına da katkı sağlaması hedefleniyor. Teknik yazarlık teknolojinin kullanıcılarla daha güçlü ve sürdürülebilir bir bağ kurmasında kritik bir rol alıyor. Bu alanda uzmanlaşmak, müşteri nezdindeki kullanım kılavuzlarının karmaşık teknolojileri sade, anlaşılır ve kullanıcı dostu bir dille aktarılmasını sağlıyor. Ayrıca ürünlerin fonksiyonlarının doğru anlaşılmasına katkı sunarak tüketicilerin teknolojiden en yüksek verimi almasına yardımcı oluyor. Akademi ve sektör işbirliğine güçlü örnek Teknik yazarlıkta uzmanlık sunan sertifika programı, Türkiye inisiyatifi ile doğan ve global organizasyona katkı sağlayan stratejik bir proje niteliği taşıyor. Türkiye, Çin, İspanya ve Almanya’dan seçilen katılımcılara, toplam 57 saatlik, dört aya yayılan 16 günlük kapsamlı bir eğitim programı sunuldu. Alanında uzman 6 akademisyen tarafından teorik ve uygulamalı eğitimler verildi. Teknik dokümantasyonun temel prensiplerinden kullanıcı deneyimi (UX) ve dijital tasarıma kadar geniş bir içerik yer aldı. 2025 yılının Kasım ayında başlayan eğitim Özyeğin Üniversitesi’nde düzenlenen sertifika töreni ile son buldu. Programla ilgili görüşlerini aktaran BSH Türkiye CTO’su Hakan Mandalı, “BSH Türkiye, teknik yazarlık alanında Türkiye’de bir ilke imza atarak Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle kapsamlı bir sertifika programı hayata geçirdi. BSH Global Geliştirme Ortak Hizmetler organizasyonu, Türkiye’nin ev sahipliğinde, global olarak teknik dokümantasyon alanında çalışan tüm profesyonellerin yetkinliklerini artırmayı ve bu alanda sürdürülebilir bir gelişim modeli oluşturmayı hedefliyor. Türkiye’den doğan bu değerli girişim, akademi ve sektör iş birliğinin güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor” ifadesini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Türkiye, Geleceğin Mühendislerini 6. Mobilite Eğitim Programı’na Davet Ediyor! Haber

Bosch Türkiye, Geleceğin Mühendislerini 6. Mobilite Eğitim Programı’na Davet Ediyor!

5 haftalık eğitim programına başvurular 13 Nisan – 24 Nisan tarihleri arasında Bosch Türkiye Kariyer sayfalarından yapılabilecek. Eğitim başvuruları buradan yapılabilir. Bosch Türkiye mühendislerinin liderliğinde yürütülen bu özel program, otomotiv sektörüne tutkuyla bağlı öğrencilerin mobilite teknolojileri hakkındaki bilgilerini derinleştirmeyi ve sektör profesyonelleriyle etkileşime geçmelerini hedefliyor. Geleceğin teknolojilerini kapsayan zengin içerik Her yıl gelişen teknolojilere paralel olarak güncellenen programın müfredatı; elektrikli güç aktarma organları, fonksiyonel güvenlik sistemleri, araç içi iletişim ve gelişmiş motor uygulamaları gibi derinlemesine içgörüler sunuyor. Eğitim kapsamında işlenecek ana başlıklar arasında; otomotiv endüstrisinde uygulama ve kalibrasyon, elektrikli araçlar ve hibrit teknolojileri, elektromobilitede fonksiyonel güvenlik ve şarj sistemleri ile elektrikli sürüş, güç elektronikleri ve eAxle temelleri yer alıyor. 5 hafta sürecek ve toplam 9 oturumdan oluşacak program hibrit bir yapıda gerçekleştirilecek. İlk ve son oturumlar Bosch’un İstanbul-Küçükyalı ofisinde yüz yüze yapılırken, diğer tüm eğitimler çevrimiçi olarak düzenlenecek. Programı gerekli katılım oranıyla başarıyla tamamlayan tüm öğrenciler katılım sertifikası almaya hak kazanacak. Bosch Mobilite Eğitim Programı'na katılmak isteyen adaylarda aranan temel kriterler arasında otomotiv sektörüne yüksek ilgi duymak veya bu alanda deneyimli olmak, 2., 3. veya 4. sınıf lisans ya da yüksek lisans öğrencisi olmak, İngilizce diline hakimiyet ile meraklı, yenilikçi ve yeni teknolojileri keşfetmeye hevesli bir yapıya sahip olmak bulunuyor. Programa başvurular 13-24 Nisan tarihleri arasında kabul edilecek olup, değerlendirme süreci 27 Nisan ile 22 Mayıs tarihleri arasında tamamlanacaktır. Eğitim dönemi 1 Haziran'da başlayıp 29 Haziran'da sona erecek; programın açılış (1 Haziran) ve kapanış (29 Haziran) oturumları ise Küçükyalı Ofis'te hibrit formatta düzenlenecektir. Programa başvurular ve süreçle ilgili detaylı bilgilendirmeler Bosch Türkiye’nin resmi kanallarından takip edilebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında Sürdürülebilirlik Hamlesi Haber

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında Sürdürülebilirlik Hamlesi

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, sürdürübelilirliği çalışmalarının merkezine oturttu. İhracatta sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz”, “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması” ve “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” isimli üç önemli projeyi hayata geçirdi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, sürdürülebilirlik temalı projelerle pestisit kontrolünü, gıda kayıplarının azaltılmasını ve genç girişimcilerin tarıma kazandırılmasını hedeflediklerini dile getirdi. Pestisit kontrolüyle güvenli ihracat “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” Projesini 2021 yılında hayata geçirdikleri bilgisini veren Başkan Uçak, ‘İhracatta yoğunluğu yüksek olan ürünlerde pestisit kullanımının kontrol altına alınmasını hedefliyoruz. Proje kapsamında asma yaprağı, biber, çilek, domates, hıyar, kiraz, limon, mandarin, nar, sofralık çekirdeksiz üzüm ve şeftali gibi ürünlerde hasat döneminde üreticilerden numuneler alınarak akredite laboratuvarlarda pestisit analizleri yapılıyor. Analiz sonuçları doğrultusunda üreticiler ve ihracatçılar bilgilendirilirken, ilgili paydaş kurumlarla da koordinasyon sağlanıyor” ifadelerini kullandı. Hayrettin Uçak, pestisit kullanımında doğru uygulamaların sürdürülebilir ihracat açısından kritik olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Pestisitler tarımsal üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede önemli bir araç. Ancak ruhsatlı dozların aşılması, yanlış etkili madde kullanımı veya uygun olmayan zamanda uygulama yapılması hem çevre hem de insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Bu durum ihracat pazarlarında da sorunlara yol açabiliyor. Projemizle üreticilerimizin doğru uygulamalar konusunda bilinçlenmesini ve sürdürülebilir üretimin güçlenmesini hedefliyoruz.” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında sürdürülebilir üretim atağı Küresel pazarlarda rekabet gücünün korunması için sürdürülebilir üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğinin altını çizen Uçak, “Yaş meyve sebze sektörü hem Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi hem de ihracat potansiyeli açısından stratejik bir konumda. Ancak uluslararası pazarlarda kalıcı olmak için gıda güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim standartlarını en üst seviyede tutmak zorundayız. Birliğimiz bu anlayışla üretimden ihracata kadar tüm süreçleri kapsayan projeler yürütüyor. Birlik olarak sürdürülebilir üretim hedefi doğrultusunda yürüttüğümüz bir diğer çalışma ise “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması Projesi” oldu. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliğiyle yürütülen projede domates, mandarin ve nar ürünlerinde hem üretim alanlarında hem de soğuk hava depoları ve paketleme tesislerinde yaşanan gıda kayıpları incelendi. Üç yıl süren proje kapsamında kayıpların nedenleri tespit edilirken, üreticilere, aracılara ve ihracatçı firmaların teknik personeline eğitimler verildi. Gıda kayıplarının azaltılması hem ekonomik hem de çevresel açıdan çok değerli. Tarımda sürdürülebilirlik yalnızca üretimi artırmakla değil, üretilen ürünün değerini korumakla da mümkün. Bu projeyle üretimden depolamaya kadar olan süreçte yüzde 35’lere ulaşan kayıpları azaltarak daha verimli ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmayı hedefledik” diye konuştu. Gençler tarıma kazandırılıyor EYMSİB’in sürdürülebilir tarım vizyonunun önemli başlıklarından biri de genç girişimcilerin sektöre kazandırılması oldu. Bu kapsamda Ege Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyeleri ile özel sektör temsilcilerinin katkılarıyla düzenlenen “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” 2025 yılında üçüncü kez gerçekleştirildi. Programda iklim değişikliği, tarım ekonomisi, yeni teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alınırken, girişimciliğe yatkın gençlerin tarım sektöründe yeni iş modelleri geliştirmeleri hedeflendi. Başkan Hayrettin Uçak, tarım sektörünün geleceği açısından gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Tarımın geleceğini teknolojiye hâkim, girişimci ruhlu ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek gençlerle inşa edebiliriz. Eğitim programımızla yeni nesil tarım girişimcilerinin yetişmesine katkı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik ile ilgili projelerimize 2026 yılında da devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Enerji Profesyonelleri Bu İş Birliğiyle Yetişiyor Haber

Geleceğin Enerji Profesyonelleri Bu İş Birliğiyle Yetişiyor

Türkiye'nin yenilenebilir enerji sektöründe öncü şirketlerinden biri olan Polat Enerji, enerji sektöründe nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine katkı sağlamak ve genç yetenekleri sektöre kazandırmak amacıyla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi ile önemli bir iş birliğine imza attı. “Enerji Sektörüne Yönelik Kapasite Geliştirme Programı” kapsamında düzenlenen protokol imza törenine Polat Enerji CSO’su Aslı Kehale, EBRD Türkiye ve Kafkasya Enerji Bölge Başkanı David Managadze ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar katıldı. Fırsat Eşitliği Odağında 125 Genç Yetenek Program kapsamında gerçekleştirilen titiz değerlendirme süreçlerinin ardından, mühendislik fakültelerinin farklı branşlarından 125 öğrenci projeye kabul edildi. Polat Enerji’nin sürdürülebilirlik ve toplumsal kapsayıcılık hedefleri doğrultusunda, öğrenci seçiminde fırsat eşitliği temel prensip olarak benimsendi ve kadın-erkek adaylar arasında dengeli bir dağılım gözetildi. Genç mühendis adayları program boyunca, hem üniversitenin değerli akademisyenlerinden alana özgü teknik eğitimler alma hem de Polat Enerji’nin deneyimli kadrosuyla bir araya gelerek sektörün işleyişini doğrudan uzmanlarından dinleme fırsatı yakalayacaklar. İmza töreninde konuşan Polat Enerji CSO’su Aslı Kehale, projenin önemine değinerek şunları söyledi: “Polat Enerji olarak amacımız, bulunduğumuz her bölgede yalnızca enerji üreticisi olarak değil, aynı zamanda yerel topluma değer katan, gelişimine katkı sunan bir paydaş olarak var olmak. Bu bakış açımız, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile de birebir örtüşüyor. Özellikle “erişilebilir ve temiz enerji”, “cinsiyet eşitliği” ve “nitelikli eğitim” başlıkları, kurumsal sosyal sorumluluk stratejimizin merkezinde yer alıyor. Tam da bu noktada, bugün burada bulunmamıza vesile olan iş birliği büyük anlam taşıyor. Polat Enerji olarak, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi ile hayata geçirdiğimiz “Enerji Sektörüne Yönelik Kapasite Geliştirme Programı”, bizim için yalnızca bir eğitim projesi değil; aynı zamanda uzun vadeli bir toplumsal yatırım.” İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, programın öğrenciler için önemli bir kazanım olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu; “Manisa Celal Bayar Üniversitesi olarak, öğrencilerimizi geleceğin enerji sektörüne en donanımlı şekilde hazırlayacak, uygulama temelli ve sürdürülebilir iş birliklerini stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Polat Enerji ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile imzaladığımız bu protokolün, yenilenebilir enerji alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu programın, öğrencilerimiz için güçlü bir kariyer başlangıcı, ülkemiz için ise sürdürülebilir kalkınma yolunda değerli bir kazanım olmasını temenni ediyorum.” Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Türkiye ve Kafkasya Enerji Bölge Başkanı David Managadze ise konuşmasında “Enerji sektörü, yeşil ve dijital dönüşümün birlikte yarattığı güçlü etkiyle derin bir değişim geçiriyor. Bu program, üniversiteler ile özel sektör arasındaki yapılandırılmış iş birliğinin önemli bir örneğini ortaya koyuyor. Bu girişime katalizör olarak hizmet etmekten gurur duyuyoruz.” dedi. Bu stratejik iş birliği, sadece bir eğitim programı olmanın ötesinde, Türkiye'nin yeşil enerji dönüşümünü destekleyen çok katmanlı bir toplumsal yatırım hamlesi niteliği taşıyor. Akademi ile iş dünyası arasındaki köprüleri güçlendiren program; mühendislik yetkinliklerini sosyal becerilerle birleştirerek, öğrencileri yarının düşük karbonlu ekonomisine hazırlıyor. Polat Enerji, EBRD ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin ortak vizyonuyla şekillenen bu proje, enerji sektöründe hem toplumsal cinsiyet eşitliğini hem de profesyonel standartları yükseltmeyi amaçlayan kapsayıcı bir ekosistem yaratmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’nin AI Startup Studio Programı Başarıyla Tamamlandı Haber

Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’nin AI Startup Studio Programı Başarıyla Tamamlandı

Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği işbirliğiyle hayata geçirilen “Yapay Zekâ Yıldızları” projesi kapsamında girişimci gençlere yönelik yeni bir program düzenlendi. “AI Startup Studio” adıyla düzenlenen programa liseli öğrencilerin oluşturduğu 25 girişimci katıldı. Program kapsamında girişimcilere yapay zekâ, girişimcilik, ürün geliştirme, iş modeli oluşturma ve ölçeklenme başlıklarında eğitimler ve mentorluk desteği verildi. Final aşamasında 5 girişimcinin yarıştığı programı Kocaelili öğrencilerin hazırladığı “Mergen” isimli proje kazandı. Birinci gelen takım 100 bin TL’lik ödülün sahibi oldu. Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, şunları söyledi: “Habitat Derneği ile başlattığımız ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesinde amacımız, genç nesillerin teknolojik bakımdan donanımlı olmalarını sağlamak, günümüzde her alanda gördüğümüz yapay zekâ teknolojisini öğrenip kullanarak yaratıcı fikirlerini yeni teknolojilerle birleştirmelerini mümkün kılmak. Son olarak, ülke genelinde ‘AI Startup Studio’ adını verdiğimiz programla liseli gençlere ulaştık. Bu programla temel amacımız, gençlerin yapay zekâ farkındalık ve becerilerini artırırken ülke genelinde dijital eşitlik ve kapsayıcı öğrenme fırsatlarını yaygınlaştırmak ve sürdürülebilir gönüllü ekosistemi oluşturmak. Program kapsamında düzenlenen eğitimlerle gençlere üretken yapay zekâ araçlarını bilinçli ve etik biçimde kullanmayı öğretmeyi, onların veri okuryazarlığı ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi, girişimcilik ve ürün geliştirme eğitimleriyle onları geleceğin mesleklerine erken yaşta hazırlamayı hedefledik. Program için fikir üreten, proje geliştiren tüm öğrencileri içtenlikle kutluyorum.” Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı H. Emre Koyuncu ise şöyle konuştu: “Vodafone Vakfı ile birlikte hayata geçirdiğimiz ‘Yapay Zekâ Yıldızları’ projesi kapsamında yürüttüğümüz AI Startup Studio süreci, Türkiye’nin farklı noktalarından başvuran lise öğrencilerini yapay zekâ ve girişimcilik odağında bir araya getirdi. Ülkemizin dört bir yanından büyük bir özveri ve yüksek motivasyonla sürece dahil olan öğrencilerimiz, teknoloji temelli ve toplumsal fayda odaklı projeler geliştirerek hem yapay zeka becerilerini hem de girişimcilik yetkinliklerini somut çıktılara dönüştürdü. AI Startup Studio ile yalnızca bir yarışma süreci değil; aynı zamanda dijital eşitliği destekleyen, kapsayıcı öğrenme fırsatlarını yaygınlaştıran ve sürdürülebilir bir genç girişimcilik ekosisteminin temellerini güçlendiren bütüncül bir model ortaya koyduk. Fikirlerini projeye dönüştüren ve bugün aramızda olan takımlar başta olmak üzere katılan ve başvurma cesaretini kendinde hisseden tüm gençlerimizi içtenlikle tebrik ediyoruz.” Toplam 119 başvuru alındı “AI Startup Studio” programına toplam 119 başvuru alınırken, üç ay süren yoğun ve yapılandırılmış bir eğitim programı uygulandı. Bu süreçte 16 kapsamlı eğitim oturumu ve 2 buluşma gerçekleştirilerek gençlerin hem teknik hem de girişimcilik yetkinlikleri çok boyutlu şekilde desteklendi. Programın ilk aşamasında gençler; yapay zekâya giriş, üretken yapay zekâ araçlarının bilinçli ve etik kullanımı, veri okuryazarlığı, problem çözme, tasarım odaklı düşünme ve temel girişimcilik konularında ortak bir yetkinlik zemini oluşturdu. İkinci aşamada ise katılımcılar bu ortak kazanımlar üzerine inşa ederek iş modeli geliştirme, değer önerisi oluşturma, ürün tasarımı, prototipleme, etki analizi ve etkili sunum teknikleri gibi başlıklarda projelerini olgunlaştırdılar. Program süresince öğrenciler, Vodafone Gönüllüleri ve projenin gönüllülerinin katkılarıyla mentorluk desteği alarak fikirlerini geliştirme, iş modellerini güçlendirme ve projelerini daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturma imkânı buldu. Yapay zekâ destekli eğitim platformu Programda birinci gelen “Mergen” projesi, öğrencilerin öğrenme hızını ve bilgi seviyesini analiz ederek kişiselleştirilmiş çalışma planı oluşturan yapay zekâ destekli bir eğitim platformu. Sistem, öğrencinin eksik olduğu konuları tespit ederek, ona uygun içerik ve sorular üretiyor. Bireysel öğrenme sürecini destekleyen sistem, standart eğitim yapısının yarattığı öğrenme farklılıklarını azaltmayı ve öğrencilerin gerçek öğrenme düzeyini artırmayı amaçlıyor. Önemli isimler buluştu “AI Startup Studio” programında finale kalan projeleri Millî Eğitim Bakanlığı Ar-Ge Ekosistem Dairesi Uzmanı Murat Kadir Yetkin, HUX.ai Kurucu-CEO’su ve OECD Yapay Zekâ Yönetişimi Çalışma Grubu Üyesi Merve Ayyüce Kızrak, Vodafone Marka ve Pazarlama Stratejisi Direktörü Seçil Demiralp ile Page Studio Kurucu-CEO’su ve İçerik Üreticisi Elif Aleyna Duman’dan oluşan jüri değerlendirdi. 98 bin öğrenciye ulaşıldı Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği’nin dijital geleceğe hazır nesiller yetiştirme hedefiyle başlattığı “Yapay Zekâ Yıldızları” dijital eğitim projesiyle, Türkiye’nin 81 ilinde 11-14 yaş arası ortaokul ve 14-18 yaş arası lise öğrencilerine yapay zekâ eğitimleri veriliyor. Bugüne kadar 98 bini aşkın öğrenciye ulaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Form Şirketler Grubu ve TEGV İş Birliğiyle Ateşböceği 1.231 Çocuğa Eğitim Ulaştırdı Haber

Form Şirketler Grubu ve TEGV İş Birliğiyle Ateşböceği 1.231 Çocuğa Eğitim Ulaştırdı

Kuruluşunun 60. yılını kutlayan Form Şirketler Grubu, toplumsal faydaya dayalı sosyal sorumluluk çalışmalarını, geleceğe yatırım niteliği taşıyan projelerle güçlendiriyor. Bu doğrultuda şirket, 2025 yılının ilk yarısında Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile önemli bir iş birliğine imza atarak TEGV Ateşböceği Öğrenim Birimlerinden birine işletme sponsoru oldu. Mobil Öğrenim Birimi Ateşböceği eğitim tırı, kısa sürede Ordu ve Hatay illerinde çocuklarla buluştu. Proje kapsamında 27 gönüllü sahadaki desteğiyle 1.231 çocuğa erişildi ve toplam 17.965 saatlik eğitim tamamlandı. Bu sonuçlar, iş birliğinin yalnızca bir destek programı olmadığını; çocukların yaşamında somut ve ölçülebilir bir fark yarattığını da ortaya koydu. Eğitim içerikleri çocukların çok yönlü gelişimini destekledi Ateşböceği Öğrenim Birimi kapsamında çocuklara yalnızca akademik bilgi aktarmakla sınırlı kalmayan, onların düşünme biçimlerini ve ifade yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan kapsamlı bir eğitim programı sunuluyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda yürütülen bu çalışmalar sayesinde öğrenciler; fen ve matematik, bilişim ve kodlama, sanat ve yaratıcı drama, okuma kültürü ve sağlıklı yaşam gibi temel alanlarda hazırlanan içeriklerle hem teorik hem de uygulamalı öğrenme deneyimi yaşıyor. Bu eğitimlere ek olarak düzenlenen kısa süreli etkinliklerde ise özgüven, iletişim, problem çözme, çevre bilinci ve takım çalışması gibi 21. yüzyıl becerilerini destekleyen uygulamalar gerçekleştiriliyor. Böylece çocuklar yalnızca ders odaklı değil; sosyal, bilişsel ve duygusal yönleriyle de desteklenerek geleceğe daha donanımlı adımlar atma imkânı buluyor. “Ulaştığımız çocuk sayısının giderek artması bizleri gururlandırıyor” Eğitimin yalnızca bireysel bir kazanım değil, toplumsal dönüşümü tetikleyen en güçlü araç olduğuna vurgu yaparak değerlendirmelerde bulunan Form Şirketler Grubu Yürütme Kurulu Başkanı Tunç Korun, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Form olarak 60 yıldır ürettiğimiz her çözümün ardında, yaşamı dönüştüren kalıcı bir iz bırakma hedefi yatıyor. Bir çocuğun yeni bir bilgi ile tanışması, o çocuğun dünyasında yepyeni bir pencerenin açılması anlamına geliyor. Ateşböceği ile buluşan çocukların gözlerindeki merakın büyüdüğünü, kendilerini ifade ederken özgüven kazandıklarını görmek, bu projenin etkisini rakamların çok ötesine taşıyor. Ulaştığımız çocuk sayısının giderek artması bizleri gururlandırıyor. Çünkü bu çocukların her biri, geleceğin toplumsal dokusuna işlenecek yeni bir umut, yeni bir fikir ve yeni bir başlangıç demek. Eğitime destek yalnızca bugünün değil, yarının dünyasına yapılan en güçlü yatırımdır.” “Bu çocuklar, yalnızca kendi geleceklerini değil, ülkemizin geleceğini de şekillendiriyor” Eğitimin uzun vadeli etkisini değerlendiren Form Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Özden Korun ise “Bir çocuğun sanatla, bilimle ya da teknolojiyle tanışması, ona sadece yeni bilgiler kazandırmıyor; dünyayı yorumlama biçimini, hayal gücünü, kendi potansiyelini keşfetme cesaretini de besliyor. Ateşböceği projesi sayesinde çocukların kendi şehirlerinde bu imkânlara erişmesi, fırsat eşitliği açısından son derece kıymetli. Her bir eğitim saatinin, onların yaşam yolculuğunda somut bir karşılığı olduğunu görüyoruz. Bugün ulaştığımız rakamlar bizleri mutlu ediyor; çünkü bu çocuklar yeni beceriler kazandıkça, yalnızca kendi geleceklerini değil, ülkemizin geleceğini de şekillendiriyorlar. Bir çocuğun gözündeki ışığın büyüdüğüne tanıklık etmek, yaptığımız işin neden değerli olduğunu bize her defasında yeniden hatırlatıyor” dedi. "Birlikte geleceği aydınlatmaya ve daha fazla çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturmaya devam edeceğiz.” TEGV Yönetim Kurulu Başkanı M. Özalp Birol, Form Şirketler Grubu ile gerçekleştirilen iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde çocuklar için yaratılan değere dikkat çekti: “TEGV olarak, 21. yüzyıl becerileriyle donatılmış; sosyal ve duygusal farkındalığı yüksek, bilim ve teknolojiyle üretken, çevreye duyarlı ve toplumsal fayda odağında düşünebilen çocuklar yetiştirmek için çalışıyoruz. Geride bıraktığımız 30 yılda 3.3 milyondan fazla çocuğun eğitim yolculuğuna bu idealle eşlik ettik. Ateşböceği Öğrenim Birimlerimiz, bu misyonun sahadaki en güçlü örneklerinden biri. Form Şirketler Grubu’nun, 60. yılında bu yolculuğa verdiği güçlü destek, çocukların hayatında kalıcı bir değere dönüşüyor. Bu anlamlı iş birliğiyle geleceği aydınlatmaya ve daha fazla çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NATO Ülkelerinden Sağlık Personeli İsveç’te Zorlu Soğuk İklim Eğitiminde Haber

NATO Ülkelerinden Sağlık Personeli İsveç’te Zorlu Soğuk İklim Eğitiminde

Aşırı soğuk iklimlerde tıbbi müdahale, hem personel hem de ekipman açısından ciddi zorluklar barındırıyor. Bu alandaki uluslararası yetkinliği artırmak amacıyla İsveç Silahlı Kuvvetleri Savunma Tıbbı Merkezi, kuzey İsveç’te düzenli olarak ileri seviye eğitimler gerçekleştiriyor. Son olarak, altı NATO ülkesinden 20 askeri sağlık personeli, sekiz gün süren subarktik tıp eğitimi kapsamında İsveç’in kuzeyinde bir araya geldi. Hipotermi ve Soğuk Kaynaklı Yaralanmalar Odakta Eğitim programı; hipotermi tedavisi, soğuğa bağlı yaralanmalar, soğuk hava koşullarında karmaşıklaşan muharebe yaralanmaları üzerine yoğunlaştı. Katılımcılar, uzun süreli hasta bakımı ve tahliyenin geciktiği senaryolarda uygulanacak tıbbi yöntemler konusunda pratik eğitim aldı. NATO Üyeliği Sonrası İlgi Arttı Eğitimin her yıl uluslararası katılımcılara açık olarak düzenlendiği belirtilirken, İsveç’in NATO’ya katılımının ardından müttefik ülkelerden gelen ilginin belirgin şekilde arttığı vurgulandı. Soğuk iklim tecrübesiyle bilinen İsveç Silahlı Kuvvetleri, bu alandaki bilgi birikimini NATO müttefikleriyle paylaşmayı sürdürüyor. “Soğukta Eğitim Her Zaman Zorludur” İsveç Silahlı Kuvvetleri Savunma Tıbbı Muharebe Okulu Birim Başkanı Sophie Bosdotter, eğitimin önemini şu sözlerle ifade etti: “Aşırı soğukta eğitim her zaman zorludur. Hem personel hem de ekipman ciddi şekilde zorlanır. Katılımcılar, önleyici tıp yaklaşımıyla birlikte hipotermik hastaların zorlu subarktik ortamda yönetilmesine odaklanan ileri seviye bir eğitim talep etti.” Katılımcılardan Olumlu Geri Bildirim Eğitime katılan Alman paraşüt birliklerinden bir sağlık personeli, eğitimin NATO’nun kuzey görevleri açısından kritik olduğunu belirterek, İsveçli eğitmenler ve diğer ülkelerle yapılan bilgi paylaşımının son derece faydalı olduğunu söyledi. Hollanda’dan katılan bir uçuş hemşiresi ise, eğitimde özellikle uzun süreli hasta bakımı ve gecikmeli tahliye koşullarında müdahale konularının öne çıktığını ve edinilen bilgilerin sahada doğrudan kullanılabileceğini vurguladı. Soğuk İklimlere Hazırlık Artıyor Uzmanlara göre, NATO’nun kuzey kanadındaki faaliyetlerinin artmasıyla birlikte subarktik tıp eğitimi, askeri sağlık personeli için giderek daha kritik hale geliyor. İsveç’teki bu eğitimler, müttefik ülkelerin ortak operasyon kabiliyetini güçlendirmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.