Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eğitim Programları

Kapsül Haber Ajansı - Eğitim Programları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim Programları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MNG Havayolları, Hong Kong Uluslararası Havalimanı ile  İş Birliğini Güçlendiriyor Haber

MNG Havayolları, Hong Kong Uluslararası Havalimanı ile İş Birliğini Güçlendiriyor

İş birliği kapsamında MNG Havayolları ve HKIA; hava bağlantılarının geliştirilmesi, operasyonel verimlilik ve hizmet kalitesinin artırılması, yönetim deneyimi ve bilgi paylaşımı ile sürdürülebilirlik alanlarında ortak çalışmalar yürütecek. Taraflar ayrıca Hong Kong Uluslararası Havacılık Akademisi’nin eğitim programları aracılığıyla yetenek gelişimini destekleyecek. İmza törenine MNG Havayolları CEO’su Ali Sedat Özkazanç ve Hong Kong Havalimanı Otoritesi CEO’su Vivian Cheung katılırken, Belt and Road Sorumlusu Nicolas Ho Lik-chi de törene eşlik etti. MNG Havayolları CEO’su Ali Sedat Özkazanç, iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “Hong Kong, küresel hava kargo taşımacılığının en önemli merkezlerinden biri. Hong Kong Uluslararası Havalimanı ile attığımız bu adımın, Türkiye ile Asya arasındaki hava kargo bağlantılarının gelişimine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. MNG Havayolları olarak operasyonel gücümüz, esnek hizmet anlayışımız ve genişleyen uçuş ağımızla müşterilerimize sunduğumuz çözümleri geliştirirken, küresel pazarlardaki varlığımızı da güçlendirmeye devam ediyoruz.” HKIA CEO’su Vivian Cheung ise, “Mart 2026 itibarıyla HKIA, 41 Belt and Road bölgesindeki 78 havalimanına bağlantı sağlıyor. Belt and Road ülkeleriyle havacılık alanındaki ilişkilerimizi daha ileriye taşımaktan ve HKIA’nın uluslararası bir havacılık merkezi olarak konumunu pekiştirmekten memnuniyet duyuyoruz” dedi. İstanbul Havalimanı merkezli operasyonlarını sürdüren Türkiye’nin ilk özel kargo havayolu MNG Havayolları, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’da 60’tan fazla destinasyona kargo uçuşları gerçekleştiriyor. Türkiye ile Hong Kong arasında haftada 8 ila 10 uçuş gerçekleştiren şirket, bu hatta artan talebi karşılamak üzere uçuş frekansını artırmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BAYEGAN Pendik Satranç Spor Kulübü Üçüncü Kez Üst Üste Şampiyon Haber

BAYEGAN Pendik Satranç Spor Kulübü Üçüncü Kez Üst Üste Şampiyon

Türkiye Satranç Federasyonu tarafından 2–15 Ağustos 2026 tarihleri arasında Ankara’da düzenlenen Türkiye Satranç Süper Ligi, birbirinden güçlü kulüplerin ve uluslararası başarılarıyla tanınan sporcuların şampiyonluk mücadelesine sahne oldu. BAYEGAN Pendik Satranç Spor Kulübü, 16 takımın mücadele ettiği ligde tüm karşılaşmalardan galibiyetle ayrılarak elde ettiği sonuçlarla 15 turun sonunda toplam 30 puana ulaşarak bu sezonu da lider tamamladı. Başarılı performansını bir kez daha şampiyonlukla taçlandıran kulüp, Türkiye Satranç Süper Ligi’nde üçüncü kez üst üste kupaya uzanarak bu alanda önemli bir başarıya imza atmış oldu. BAYEGAN Pendik Satranç Spor Kulübü’nün şampiyon kadrosunda deneyimli sporcularla genç yetenekler bir araya geldi. Çin’de düzenlenen 2026 Liaocheng Dongchangfu Cup Rising Stars Turnuvası’nı namağlup şampiyon tamamlayan Işık Can ile 2026 Avrupa Bireysel Satranç Şampiyonası’ndaki performansıyla Dünya Kupası’na katılma hakkı kazanan ve Dünya Şampiyonu Gukesh karşısında elde ettiği galibiyetle dikkat çeken Ediz Gürel, takımın öne çıkan isimleri arasında yer aldı. Türkiye Satranç Şampiyonası’nda üç kez şampiyonluğa ulaşan Büyükusta (GM) Mustafa Yılmaz ve 2026 Uluslararası Paleochora Açık Satranç Turnuvası’nı birinciyle eş puanla ikinci sırada tamamlayan Uluslararası Usta (IM) Hasan Hüseyin Çelik şampiyon kadronun öne çıkan isimlerinden oldu. “Satrancın gelişmesini ve genç sporcuların geleceğine katkı sunmayı uzun vadeli bir sorumluluk olarak görüyoruz” BAYEGAN Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Bayegan, elde edilen şampiyonluğa ilişkin şunları söyledi: “Türkiye Satranç Süper Ligi’nde tüm karşılaşmalardan namağlup olarak ayrılmak ve üst üste üçüncü kez şampiyon olmak hepimiz için çok kıymetli. Bu başarı için büyük emek veren sporcularımızı, teknik ekibimizi, sporcularımızın ailelerini ve kulübümüze katkı sunan herkesi gönülden kutluyorum. Türkiye ve İstanbul Satranç Şampiyonu olan babam M. Ali Bayegan’dan devraldığımız satranç sevgisini bugün yeni kuşaklarla buluşturuyoruz. Ülkemizde satrancın gelişimine ve genç sporcuların geleceğine katkı sunmayı uzun vadeli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Gençlerin stratejik düşünebilen, farklı olasılıkları değerlendirebilen ve kararlarının sorumluluğunu alan bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamak; ülkemizin yetenekli sporcularına gelişebilecekleri alanlar açmak istiyoruz. Önümüzde şimdi iki önemli uluslararası organizasyon var. BAYEGAN Pendik Satranç Spor Kulübü olarak ekim ayında Avrupa Kulüpler Şampiyonası’nda ülkemizi temsil edeceğiz. Kulübümüzde forma giyen Ediz Gürel ve Işık Can da 46. FIDE Dünya Satranç Olimpiyatı’nda millî takım formasıyla mücadele edecek. Her iki organizasyonda ülkemizi temsil edecek tüm sporcularımıza başarılar diliyorum.” “Üç yıl üst üste gelen şampiyonluk tesadüf değil” BAYEGAN Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erhan Arslanalp ise şampiyonluğun ardından; “Bir turnuvayı kazanmak güçlü bir performans, bunu üç yıl üst üste sürdürmek ise disiplin, doğru planlama ve takım ruhu gerektirir. Teknik açıdan bu sezonun belirleyici unsurları, genç sporcularla deneyimli büyükustaları bir araya getiren dengeli kadro yapımız ve lig boyunca koruduğumuz istikrar oldu. Sporcularımızın performansı ile teknik ekibimizin emeği şampiyonluğun temelini oluşturdu. BAYEGAN Vakfı olarak kulübümüzün sportif ve eğitim faaliyetlerinin devamlılığına katkı sağlıyoruz. Farklı yaş gruplarına yönelik satranç programlarının düzenli biçimde yürütülmesini ve sporcuların gelişimlerini sürdürebilmelerini önemsiyoruz. Bu yapıya verdiğimiz desteği önümüzdeki dönemde de devam ettireceğiz” dedi. BAYEGAN’dan satranca uzun soluklu destek Stratejik düşünme, zihinsel gelişim ve gençlerin desteklenmesi yaklaşımını sosyal yatırım çalışmalarının önemli bir parçası olarak gören BAYEGAN, satranca verdiği desteği BAYEGAN Pendik Satranç Spor Kulübü ve BAYEGAN Vakfı aracılığıyla sürdürüyor. Kulüp bünyesinde çocuklar, gençler ve yetişkinler için farklı seviyelerde eğitim programları yürütülürken, genç sporcuların ulusal ve uluslararası turnuvalarda deneyim kazanması ve üst düzey sporcularla birlikte gelişmesi destekleniyor. Bayegan Pendik Satranç Spor Kulübünün Şampiyon Kadrosu: Ediz GÜREL Işık CAN Mustafa YILMAZ Dragan SOLAK Hasan Hüseyin ÇELİK Shahriyar MAMMADYAROV Richard RAPPORT Volodar MURZİNLei TİNGJİE Nino BARSİASHVİLİ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Deniz Kaplumbağaları ve Akdeniz Fokları İçin Bilim Temelli Koruma Çalışmaları Haber

Deniz Kaplumbağaları ve Akdeniz Fokları İçin Bilim Temelli Koruma Çalışmaları

Sabancı Vakfı Fark Yaratanlar Programı’nın 17. Sezonunda Fark Yaratan seçilen Seher Akyol, deniz kaplumbağalarını korumak amacıyla başlattığı bireysel çabayı, gönüllülerin ve bilim insanlarının katkılarıyla kıyı ekosistemini koruyan kapsamlı bir harekete dönüştürdü. Oğluyla çıktığı bir sahil yürüyüşünde yumurtalarının yanında yaşamını yitirmiş bir deniz kaplumbağasıyla karşılaşan Akyol, nesli tehlike altındaki bu türü korumak için neler yapabileceğini araştırmaya başladı. İlk olarak sahilde kurduğu çadırda nöbet tutarak koruma çalışmalarına başlayan Akyol, yerel yönetimler iş birliğiyle bölgede ışıklandırma, yapılaşma ve araç girişine yönelik önlemler alınmasını sağladı. Çalışmalarını kum zambakları ve Akdeniz foklarını da kapsayacak şekilde genişleten Akyol, 2020 yılında Deniz Kaplumbağaları, Akdeniz Fokları, Kum Zambakları Kıyı Koruma Derneği’ni (DEKAFOK) kurdu. DEKAFOK Derneği, zamanla bir koruma girişimi olmanın ötesine geçerek bilimsel ve toplumsal bir farkındalık platformuna dönüştü. Akademisyenlerle yürütülen iş birlikleri sayesinde kıyı ekosistemine ilişkin veriler, ilgili kurumlarla paylaşıldı. Bu çalışmalar sonucunda bölgede trol teknelerinin faaliyetlerinin kontrol altına alınması gibi önemli kazanımlar elde edildi. Sahil boyunca yürütülen devriye çalışmaları, yuvalama alanlarının korunması ve ışık kirliliğinin azaltılmasına yönelik uygulamalarla deniz kaplumbağalarının yaşam alanları daha güvenli hale getirildi. DEKAFOK Derneği bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye’nin ilk resmi Bilgi ve Gözlem Merkezi’nde öğrencilere ve ziyaretçilere yönelik eğitim programları düzenlenirken “Duymayan Kalmasın” Projesiyle çocuklara nesli tehlike altındaki türlerin korunmasına yönelik farkındalık kazandırılıyor. Sahil temizliği, kompost üretimi, geri dönüşüm ve yenilenebilir enerji uygulamaları gibi çalışmalarla doğa koruma bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Manavgat Mendirek Yarımadası’nda yer alan merkezde; Deniz Ekosistemi Kütüphanesi, Eğitim Araştırma Laboratuvarı ile Deniz Kaplumbağası İlk Yardım ve Bakım Ünitesi aracılığıyla araştırma, eğitim ve rehabilitasyon çalışmaları yürütülüyor. Bugüne kadar 45 binin üzerinde öğrenciye ulaşan DEKAFOK, her yıl yurt içinden ve yurt dışından onlarca gönüllüyü ağırlıyor. Gönüllüler, yumurtlama döneminde aralıksız devriyeler düzenleyerek yuvaları kontrol ediyor ve araştırma çalışmalarına katkı sağlıyor. Dernek, ayrıca gönüllülerine staj imkanı da sunuyor. Türkiye'nin ilk Deniz Kaplumbağası İhbar Hattı’nı hayata geçiren DEKAFOK Derneği, bireylerin de koruma sürecine dahil olmasını sağlıyor. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Bireysel bir çabanın kolektif bir harekete dönüşmesinin en güçlü örneklerinden birini ortaya koyan Seher Akyol, DEKAFOK Derneği çatısı altında yürüttüğü çalışmalarla Antalya kıyılarındaki nesli tehlike altındaki türlerin ve kıyı ekosisteminin korunmasına öncülük ediyor. Bilim insanlarından gönüllülere, kamu kurumlarından üniversitelere kadar birçok paydaşı ortak bir amaç etrafında buluşturan Akyol, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Sabancı Vakfı olarak, kıyı ekosistemlerinin korunmasına katkı sunan ve toplumsal farkındalığı güçlendiren çalışmalarıyla ilham veren Seher Akyol’un çalışmalarını desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TÜGİS ve Marmara Üniversitesi’nden Gıda Sanayisinde Ar-Ge İş Birliği Haber

TÜGİS ve Marmara Üniversitesi’nden Gıda Sanayisinde Ar-Ge İş Birliği

Yeni nesil aktif işveren sendikacılığının ülkemizdeki temsilcisi TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası), üniversite-sanayi iş birliğini geliştirme hedefi doğrultusunda Marmara Üniversitesi ile protokol imzaladı. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar ve Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Okur tarafından imzalanan protokol, gıda sanayisinin bilimsel araştırma altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla ilişkisini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda TÜGİS ve Marmara Üniversitesi; Ar-Ge çalışmalarının yürütülmesi, eğitim programlarının geliştirilmesi ve gıda sektörünün akademiyle temasının artırılması için birlikte çalışacak. İş birliğiyle Marmara Üniversitesi akademisyenleri ile TÜGİS üyeleri arasında doğrudan iletişimin teşvik edilmesi, gıda sanayisinin ihtiyaç duyduğu araştırma başlıklarında eş güdümlü projelerin geliştirilmesi ve ulusal ya da uluslararası destek fonlarıyla hayata geçirilmesi hedefleniyor. Ortak çalışma zemini kurulacak Protokolün ana başlıkları arasında Ar-Ge faaliyetleri, öğrenciler için staj olanakları, iş dünyası gezileri ve TÜGİS üyelerine yönelik eğitimlerin yanı sıra ortak konferans ve seminer programlarının düzenlenmesi yer alıyor. Taraflar ayrıca gıda ve benzeri sektörlere katma değer sağlayacak analiz, ürün geliştirme ve veri paylaşımı süreçlerinde de iş birliği yapacak. Marmara Üniversitesi ile TÜGİS üyesi sanayi kuruluşları arasında laboratuvar ve ekipman kullanımına ilişkin detaylar da protokolün kapsamı içinde bulunuyor. Bu çerçevede proje, makale, patent ve ticari ürün geliştirilmesine yönelik çalışmaların desteklenmesi planlanıyor. TÜGİS üyeleriyle akademi arasında doğrudan temas güçlenecek Protokol doğrultusunda TÜGİS ve Marmara Üniversitesi temsilcilerinden oluşacak Ortak Bilim Komisyonu, yılda en az iki kez bir araya gelerek uygulanabilecek proje başlıklarını değerlendirecek. Üniversite bünyesinde açılan tezsiz yüksek lisans programlarında, başvuru koşullarını sağlayan TÜGİS üyeleri için kontenjan ayrılması da protokol başlıkları arasında yer alıyor. TÜGİS ise Marmara Üniversitesi bünyesindeki ders programlarının eğitim ve uygulama çalışmalarına eğitmen ve altyapı desteği sağlayabilecek. Akademik düzeyde eğitim verme yetkinliğine sahip TÜGİS üyeleri de ihtiyaç duyulması halinde ilgili alanlarda üniversite bünyesinde ders verebilecek. “Gıda sanayisinin geleceği bilimle kurulan güçlü bağdan geçiyor” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda sanayisinin dönüşümünde üniversite-sanayi iş birliklerinin stratejik önem taşıdığını belirtti. Sidar, “Sanayimiz, üretim kabiliyeti kadar bilgiye erişim, araştırma kapasitesi ve nitelikli insan kaynağıyla da güç kazanıyor. Marmara Üniversitesi ile imzaladığımız bu protokolü, sektörümüzün bilimsel altyapıyla daha yakın temas kurması bakımından değerli bir adım olarak görüyoruz. Ortak Ar-Ge çalışmaları, eğitim programları, staj olanakları ve uygulama alanlarında kurulacak iş birlikleriyle hem öğrencilerimizin sektörü daha yakından tanımasına hem de sanayicilerimizin akademik bilgi birikiminden daha etkin yararlanmasına katkı sunmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Protokol beş yıl süreyle geçerli olacak TÜGİS ve Marmara Üniversitesi arasında imzalanan protokol, imza tarihinden itibaren beş yıl süreyle geçerli olacak. Tarafların mutabakatı halinde birer yıllık sürelerle uzatılması mümkün olacak. Protokol kapsamında yürütülecek alt projeler, eğitimler ve uygulama çalışmaları ise ilgili sözleşmeler ve tarafların ortak kararları doğrultusunda hayata geçirilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Axis Communications'tan Güvenlik Sektörünün Geleceğine Yatırım Haber

Axis Communications'tan Güvenlik Sektörünün Geleceğine Yatırım

Fiziksel güvenlik teknolojileri her geçen gün daha akıllı ve daha entegre hale gelirken, bu dönüşümü sürdürülebilir kılan en önemli unsur ise nitelikli insan kaynağı olmaya devam ediyor. Bu anlayışla hareket eden Axis Communications, güvenlik sektörünün gelişimine katkı sağlayan en önemli kuruluşlardan biri olan ASIS Foundation'ın "Foundation Five" destekçileri arasına katıldığını duyurdu. ASIS International'ın hayır vakfı olan ASIS Foundation, dünya genelinde güvenlik profesyonellerinin gelişimini desteklemek amacıyla faaliyet gösteriyor. 1955 yılında kurulan ASIS International, 34 binden fazla üyesiyle dünyanın en büyük güvenlik profesyonelleri organizasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Kuruluş; fiziksel güvenlik, kurumsal güvenlik, risk yönetimi ve güvenlik teknolojileri alanlarında uluslararası standartların gelişimine katkı sağlarken, eğitim programları, sertifikasyonlar ve küresel etkinlikleriyle sektörün en önemli referans kuruluşları arasında yer alıyor. ASIS Foundation ise burs programları, akademik araştırmalar, eğitim girişimleri ve mesleki gelişim projeleriyle güvenlik sektöründe bilgi paylaşımını destekliyor ve yeni nesil güvenlik profesyonellerinin yetişmesine katkıda bulunuyor. Teknolojinin yanında bilgi paylaşımı da kritik önem taşıyor Güvenlik sektöründe yaşanan dijital dönüşüm; yapay zekâ, video analitiği, siber güvenlik ve veri odaklı çözümler gibi alanlarda yeni yetkinlikleri zorunlu hale getiriyor. Bu nedenle yalnızca yeni teknolojiler geliştirmek değil, bu teknolojileri doğru şekilde kullanabilecek uzmanların yetişmesine katkı sağlamak da büyük önem taşıyor. Axis Communications, uzun yıllardır Axis Academy eğitimleri, teknik seminerler ve sektör iş birlikleri aracılığıyla güvenlik profesyonellerinin bilgi seviyesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Şirketin ASIS Foundation'a verdiği destek de bu yaklaşımın doğal bir uzantısı olarak öne çıkıyor. Güçlü bir güvenlik ekosistemi için ortak sorumluluk Günümüzde güvenlik sistemleri yalnızca fiziksel varlıkları korumakla kalmıyor; operasyonel verimlilikten iş sürekliliğine kadar birçok kritik süreci destekliyor. Bu nedenle sektörün sürdürülebilir gelişimi; üreticiler, entegratörler, danışmanlar, son kullanıcılar ve eğitim kuruluşlarının ortak katkısıyla mümkün oluyor. Axis Communications, ASIS Foundation ile gerçekleştirdiği bu iş birliği sayesinde yalnızca teknoloji alanındaki inovasyonunu değil, güvenlik sektörünün bilgi birikiminin gelişmesine yönelik uzun vadeli yaklaşımını da ortaya koyuyor. Şirket, güvenlik profesyonellerinin gelişimine yatırım yapmanın; sektörün daha güçlü, daha kapsayıcı ve geleceğin ihtiyaçlarına daha hazır hale gelmesine katkı sağlayacağına inanıyor. Axis Communications Hakkında: Axis, güvenlik, emniyet, operasyonel verimlilik ve iş zekasını geliştirerek daha akıllı ve daha güvenli bir dünya yaratmaya olanak tanır. Bir ağ teknolojisi şirketi ve sektör lideri olarak Axis, video gözetim, erişim kontrolü, interkom ve ses çözümleri sunmaktadır. Bu çözümler, akıllı analitik uygulamalarla güçlendirilmekte ve yüksek kaliteli eğitimlerle desteklenmektedir. Axis, 50'den fazla ülkede yaklaşık 5.000 özverili çalışanıyla faaliyet göstermekte olup, dünya genelinde teknoloji ve sistem entegrasyonu ortaklarıyla iş birliği yaparak müşteri çözümleri sunmaktadır. Şirket, 1984 yılında kurulmuş olup merkezi İsveç'in Lund şehrinde bulunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratbey’den Bilim ve Sanayiyi Buluşturan Güçlü Adım Haber

Muratbey’den Bilim ve Sanayiyi Buluşturan Güçlü Adım

Muratbey Gıda, Ankara Üniversitesi ile imzaladığı iş birliği protokolüyle üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemi başlatıyor. Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe giren ve 5 yıl süreyle geçerli olacak anlaşma; Ar-Ge projeleri, gıda teknolojileri, sürdürülebilir üretim ve inovasyon odaklı çalışmaları kapsıyor. İş birliğinin önemli adımlarından biri olarak gerçekleştirilen Ziraat Teknolojileri ve Sürdürülebilir Tarım Proje Pazarı etkinliğinde iş birliği protokolü imzalandı. Protokol, Muratbey Gıda adına Muratbey Fabrika Müdür Yardımcısı Musa Kara ve Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar tarafından imzalandı. Etkinlik kapsamında Ankara Üniversitesi’nden uzman akademisyenler Prof. Dr. Meltem Türkyılmaz ve Prof. Dr. Nevzat Konar ile TÜBİTAK TEYDEB destek programları kapsamında yürütülebilecek projelere ilişkin kapsamlı bir görüşme gerçekleştirildi. Protokol kapsamında ortak Ar-Ge projeleri, akademik danışmanlık, laboratuvar çalışmaları ve eğitim faaliyetleri yürütülecek. Ortak laboratuvarlar ve test merkezleri kurulması, danışmanlık faaliyetleri yürütülmesi, akademik yayınlar ve eğitim programları geliştirilmesi de planlanan çalışmalar arasında yer alıyor. Aynı zamanda öğrenci projeleri ve lisansüstü çalışmalar desteklenerek sektör için nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine katkı sağlanacak. Bu iş birliği, bilginin üretime dönüştüğü güçlü bir model olarak konumlanıyor. Muratbey Gıda İletişim ve İş Geliştirme Direktörü Gülnur Uluğ, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde, “Bu iş birliğiyle Türkiye’nin gıda ve tarım teknolojilerinde rekabet gücüne katkı sağlayacak sürdürülebilir bir inovasyon ekosistemi oluşturmayı amaçlıyoruz. Ankara Üniversitesi’nin akademik yetkinliği ile Muratbey’in Ar-Ge gücünü birleştirerek; sürdürülebilir üretimden yenilikçi ürün geliştirmeye kadar geniş bir alanda değer yaratmayı hedefliyoruz. Muratbey olarak üniversite-sanayi iş birliklerini geleceğin gıda ekosistemini birlikte inşa etmenin en güçlü yolu olarak görüyoruz. Bu iş birliğinin hem sektörümüze hem de ülkemizin bilim ve teknoloji kapasitesine uzun vadeli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kaan Sidar: “İş Güvenliği Gıdada Güvenli Üretimin Temelidir” Haber

Kaan Sidar: “İş Güvenliği Gıdada Güvenli Üretimin Temelidir”

Gıda sanayisi, hammadde kabulünden son ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar uzanan her aşamada yüksek hijyen, kalite ve çalışan güvenliği standartları gerektiriyor. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği, sektörde üretim sürekliliğini tamamlayan temel unsurlar arasında yer alıyor. Son yıllarda artan teknoloji kullanımı, otomasyon yatırımları ve eğitim programları ise güvenli çalışma kültürünün üretim süreçlerinde daha etkin biçimde yerleşmesine katkı sağlıyor. “Güvenli çalışma kültürü her aşamada önem taşıyor” İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası’nda açıklama yapan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, iş sağlığı ve güvenliğinin yasal bir gereklilik olmanın ötesinde kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek şunları söyledi: “Gıda sektörü, yüksek standartlarla çalışan ve insan sağlığını merkeze alan bir üretim yapısına sahip. Dolayısıyla iş sağlığı ve güvenliği, sadece çalışanı korumakla kalmıyor; üretimin sürekliliğini ve kalitesini de doğrudan etkiliyor. Sanayimizde güçlü bir farkındalık oluşmuş durumda ancak bu alan sürekli gelişim gerektiriyor. Biz de TÜGİS olarak, üyelerimizin iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını mevzuat takibi ve bilgilendirme çalışmalarıyla destekliyoruz.” Basit önlemler büyük fark yaratıyor “İş güvenliğinde sonuç çoğu zaman sahada tekrar eden küçük ama doğru adımlarla alınıyor” diyen Kaan Sidar, “Üyelerimizden gelen örneklerde bunu açık biçimde görüyoruz. Bir paketleme hattında kayma riskinin alan düzenlemesiyle azaltılması, çalışanlara uygun tabanlı iş ayakkabılarının sağlanması ya da vardiya başlangıcında yapılan kısa hatırlatmalar, kazaların önüne geçmede büyük fark yaratabiliyor. Dijital izleme sistemleri, otomasyon ve sensör teknolojileri riskli temasları azaltırken; düzenli eğitimler de çalışanların sahada doğru refleksleri kazanmasını sağlıyor” ifadelerini kullandı. Sidar, ‘Sıfır kaza’ yaklaşımının her vardiyada yeniden hatırlanması ve uygulanması gereken ortak bir sorumluluk olduğunu sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

15 Milyon Kişiye Ulaşan Seeco Kadın Ve Gençleri Güçlendiriyor Haber

15 Milyon Kişiye Ulaşan Seeco Kadın Ve Gençleri Güçlendiriyor

Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Mersin ve Mardin’de yürütülen proje; İpekyolu, Doğu Akdeniz, Karacadağ, Çukurova ve Dicle Kalkınma Ajansları iş birliğiyle sahada aktif şekilde sürdürülüyor. Yerel yönetimler, valilikler ve kamu kurumlarıyla birlikte gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında eğitim programları, kapasite geliştirme faaliyetleri ve çok paydaşlı buluşmalar hayata geçiriliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SEECO Proje Yöneticisi Hande Kara, “2021 yılının Nisan ayında başlayan projemizin amacı, misafir ve ev sahibi topluluklardaki kadın ve gençlerin geçim kaynaklarını iyileştirmek, sosyal girişimciliği destekleyerek yerel toplulukların refahına katkı sunmak. Anadolu kültüründen ilham alarak paylaşımı, imeceyi ve dayanışmayı merkeze alıyor, sosyal girişimcilik yoluyla çevresel ve sosyal sorunlara çözümler üretiyoruz. Kadınlar, gençler ve engelliler gibi dezavantajlı grupları desteklemek, onların potansiyellerini açığa çıkararak ekonomik hayata daha güçlü bir şekilde katılmalarını sağlamak, SEECO’nun öncelikli hedeflerinden biri. Anadolu’nun gizli kahramanlarını keşfetmek için çıktığımız bu yolda, kadınların ve gençlerin kendi potansiyellerini görmelerine rehberlik ediyoruz. Henüz kendi gücünü keşfetmemiş girişimcilerin hikayelerine tanıklık ediyor, onların ilham verici adımlarını destekliyoruz” ifadelerini kullandı. Proje kapsamında hayata geçirilen Sosyal Girişimcilik Merkezleri; ortak çalışma alanları, girişimcilik ve iş geliştirme atölyeleri, eğitim salonları, kreş ve sosyal girişimcilik kütüphanesi gibi çok yönlü kullanım alanlarıyla dikkat çekiyor. Bununla birlikte oluşturulan Geçim Kaynağı Tesisleri sayesinde kadınlar ve gençlerin gelir elde edebileceği sürdürülebilir üretim modelleri destekleniyor. Bölgesel ihtiyaçlara göre şekillenen bu tesisler; tekstil, dikiş ve gıda işleme gibi farklı sektörlerde faaliyet göstererek yerel ekonomiye doğrudan katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.