Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eğitim Programları

Kapsül Haber Ajansı - Eğitim Programları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim Programları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kaan Sidar: “İş Güvenliği Gıdada Güvenli Üretimin Temelidir” Haber

Kaan Sidar: “İş Güvenliği Gıdada Güvenli Üretimin Temelidir”

Gıda sanayisi, hammadde kabulünden son ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar uzanan her aşamada yüksek hijyen, kalite ve çalışan güvenliği standartları gerektiriyor. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği, sektörde üretim sürekliliğini tamamlayan temel unsurlar arasında yer alıyor. Son yıllarda artan teknoloji kullanımı, otomasyon yatırımları ve eğitim programları ise güvenli çalışma kültürünün üretim süreçlerinde daha etkin biçimde yerleşmesine katkı sağlıyor. “Güvenli çalışma kültürü her aşamada önem taşıyor” İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası’nda açıklama yapan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, iş sağlığı ve güvenliğinin yasal bir gereklilik olmanın ötesinde kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek şunları söyledi: “Gıda sektörü, yüksek standartlarla çalışan ve insan sağlığını merkeze alan bir üretim yapısına sahip. Dolayısıyla iş sağlığı ve güvenliği, sadece çalışanı korumakla kalmıyor; üretimin sürekliliğini ve kalitesini de doğrudan etkiliyor. Sanayimizde güçlü bir farkındalık oluşmuş durumda ancak bu alan sürekli gelişim gerektiriyor. Biz de TÜGİS olarak, üyelerimizin iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını mevzuat takibi ve bilgilendirme çalışmalarıyla destekliyoruz.” Basit önlemler büyük fark yaratıyor “İş güvenliğinde sonuç çoğu zaman sahada tekrar eden küçük ama doğru adımlarla alınıyor” diyen Kaan Sidar, “Üyelerimizden gelen örneklerde bunu açık biçimde görüyoruz. Bir paketleme hattında kayma riskinin alan düzenlemesiyle azaltılması, çalışanlara uygun tabanlı iş ayakkabılarının sağlanması ya da vardiya başlangıcında yapılan kısa hatırlatmalar, kazaların önüne geçmede büyük fark yaratabiliyor. Dijital izleme sistemleri, otomasyon ve sensör teknolojileri riskli temasları azaltırken; düzenli eğitimler de çalışanların sahada doğru refleksleri kazanmasını sağlıyor” ifadelerini kullandı. Sidar, ‘Sıfır kaza’ yaklaşımının her vardiyada yeniden hatırlanması ve uygulanması gereken ortak bir sorumluluk olduğunu sözlerine ekledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

15 Milyon Kişiye Ulaşan Seeco Kadın Ve Gençleri Güçlendiriyor Haber

15 Milyon Kişiye Ulaşan Seeco Kadın Ve Gençleri Güçlendiriyor

Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Mersin ve Mardin’de yürütülen proje; İpekyolu, Doğu Akdeniz, Karacadağ, Çukurova ve Dicle Kalkınma Ajansları iş birliğiyle sahada aktif şekilde sürdürülüyor. Yerel yönetimler, valilikler ve kamu kurumlarıyla birlikte gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında eğitim programları, kapasite geliştirme faaliyetleri ve çok paydaşlı buluşmalar hayata geçiriliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SEECO Proje Yöneticisi Hande Kara, “2021 yılının Nisan ayında başlayan projemizin amacı, misafir ve ev sahibi topluluklardaki kadın ve gençlerin geçim kaynaklarını iyileştirmek, sosyal girişimciliği destekleyerek yerel toplulukların refahına katkı sunmak. Anadolu kültüründen ilham alarak paylaşımı, imeceyi ve dayanışmayı merkeze alıyor, sosyal girişimcilik yoluyla çevresel ve sosyal sorunlara çözümler üretiyoruz. Kadınlar, gençler ve engelliler gibi dezavantajlı grupları desteklemek, onların potansiyellerini açığa çıkararak ekonomik hayata daha güçlü bir şekilde katılmalarını sağlamak, SEECO’nun öncelikli hedeflerinden biri. Anadolu’nun gizli kahramanlarını keşfetmek için çıktığımız bu yolda, kadınların ve gençlerin kendi potansiyellerini görmelerine rehberlik ediyoruz. Henüz kendi gücünü keşfetmemiş girişimcilerin hikayelerine tanıklık ediyor, onların ilham verici adımlarını destekliyoruz” ifadelerini kullandı. Proje kapsamında hayata geçirilen Sosyal Girişimcilik Merkezleri; ortak çalışma alanları, girişimcilik ve iş geliştirme atölyeleri, eğitim salonları, kreş ve sosyal girişimcilik kütüphanesi gibi çok yönlü kullanım alanlarıyla dikkat çekiyor. Bununla birlikte oluşturulan Geçim Kaynağı Tesisleri sayesinde kadınlar ve gençlerin gelir elde edebileceği sürdürülebilir üretim modelleri destekleniyor. Bölgesel ihtiyaçlara göre şekillenen bu tesisler; tekstil, dikiş ve gıda işleme gibi farklı sektörlerde faaliyet göstererek yerel ekonomiye doğrudan katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TSKB GYO ve Türkiye Alzheimer Derneği Arasında İş Birliği Protokolü Haber

TSKB GYO ve Türkiye Alzheimer Derneği Arasında İş Birliği Protokolü

TSKB GYO, Türkiye Alzheimer Derneği ile iş birliği protokolü imzaladı. Türkiye’nin ilk Alzheimer Gündüz Yaşam Evi’nde düzenlenen imza töreni, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz ve TSKB GYO Genel Müdürü Cengaver Yıldızgöz‘ün katılımıyla gerçekleşti. İş birliği, toplumsal fayda ve sosyal sorumluluk alanında yeni bir adımı simgeliyor. Bu kapsamda, Alzheimer hastalarına ve ailelerine destek sağlanması, toplumsal bilinç ve farkındalığın artırılması hedefleniyor. TSKB GYO’nun bu yıl 20. yılını kutladığını belirten TSKB GYO Genel Müdürü Cengaver Yıldızgöz, imza töreninde yaptığı konuşmada, faaliyetleriyle ekonomik, sosyal sorumluluk projeleriyle de kültürel kalkınmaya katkı sağladıklarını söyledi. Yıldızgöz, “Türkiye Alzheimer Derneği ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, bir sosyal sorumluluk projesi olmanın dışında, toplumda farkındalık yaratacak eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarını güçlendirecek bir adım olduğuna inanıyoruz. TSKB GYO olarak, sürdürülebilir ve etkili sosyal projelere yatırım yapmayı önemsiyor ve önceliklerimiz arasında tutuyoruz” dedi. İş birliği kapsamında, TSKB GYO ve TAD, toplumu Alzheimer hastalığı ve bakımı konusunda bilinçlendirme, eğitim programları düzenleme ve TAD’ın faaliyetlerini destekleme alanlarında ortak projeler yürütecek. Türkiye Alzheimer Derneği, hastalardan etkilenen bireylerin ve ailelerin yaşam kalitesini artırmayı öncelikli hedef olarak belirlerken, bakanlıklar, üniversiteler, sağlık kurumları ve yerel yönetimlerle yakın iş birliği içinde çalışmalarını sürdürüyor. Dernek, ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yaşlı Sağlığı Genel Müdürlüğü’ne bağlı danışma kurulunda görev yaparak Alzheimer ve yaşlı sağlığı konularında politika geliştirilmesine katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Epilepside doğru yaklaşım, hastaların hayatını kolaylaştırıyor! Haber

Epilepside doğru yaklaşım, hastaların hayatını kolaylaştırıyor!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, 26 Mart Dünya Epilepsi Farkındalık Günü kapsamında epilepsi hastalarının yaşam kalitesini artırmak için dikkat etmeleri gereken önlemler hakkında bilgi verdi. Epilepsi, nöronların aşırı ve senkronize aktivitesi sonucu ortaya çıkan nöbetlerle karakterize! Epilepsinin, beyindeki anormal elektriksel aktiviteye bağlı olarak tekrarlayan nöbetlerle karakterize nörolojik bir bozukluk olduğunu hatırlatan Dr. Celal Şalçini, “Bu nöbetler, beyin hücrelerinin (nöronlar) aşırı ve birlikte aynı zamanda/senkronize aktivitesi sonucu ortaya çıkar.” dedi. Epilepsinin, genetik yatkınlık, beyin travması, enfeksiyonlar, inme, tümörler veya gelişimsel bozukluklar gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkabileceğini dile getiren Dr. Celal Şalçini, tanı sürecinin hastanın klinik öyküsü, nöbetlerin özellikleri ve nörolojik muayene ile başladığını, tanıyı doğrulamak için ise Elektroensefalografi (EEG), Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI), Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve kan testleri gibi bazı testler kullanıldığını söyledi. Yetersiz uyku, nöbet eşiğini düşürür! Bazı faktörlerin epilepsi ataklarını tetikleyebildiğine dikkat çeken Dr. Celal Şalçini, “Yetersiz uyku, nöbet eşiğini düşürür. Psikolojik stres, nöbet riskini artırabilir. Özellikle alkol yoksunluğu nöbetlere yol açabilir. Bazı bireylerde yanıp sönen ışıklar nöbetleri tetikleyebilir. Antiepileptik ilaçların düzensiz kullanımı nöbet riskini artırır. Bazı ilaçların kendileri nöbetleri tetikleyebilir.” şeklinde konuştu. Bu faktörlerden kaçınmanın mümkün olduğunu da sözlerine ekleyen Dr. Celal Şalçini, düzenli uyku, stres yönetimi, alkolden kaçınma, ilaçların düzenli kullanımı ve fotosensitivitesi/ışığa hassasiyeti olan bireylerin yanıp sönen ışıklardan uzak durmasının özellikle önerildiğini aktardı. Antiepileptik ilaçların düzenli ve doktorun önerdiği şekilde kullanılması gerekir! Epilepsi ile yaşayan bireylerin ve ailelerinin günlük yaşamda dikkat etmesi gereken faktörlere değinen Dr. Celal Şalçini, şunları söyledi: “Antiepileptik ilaçların düzenli ve doktorun önerdiği şekilde kullanılması gerekir. Uyku düzeni ve stres yönetimine önem verilmeli, tetikleyici faktörlerden uzak durulmalı. Nöbet sırasında yaralanmayı önlemek bulunulan odanın veya banyonun kapısı kilitlenmemeli, keskin eşyalar açıkta bırakılmamalı ve yüzme gibi aktiviteler sırasında hasta yalnız olmamalı. Nöbetlerin sıklığı, süresi ve tetikleyicileri kaydedilmeli. Aile üyeleri ve yakın çevre nöbet sırasında nasıl müdahale edeceğini öğrenmeli.” Doğru tedavi ve yönetimle epilepsi hastaları aktif bir yaşam sürdürebilir! Epilepsi hastalarının toplumda karşılaştığı yaygın yanlış inanışlar olduğunu dile getiren Dr. Celal Şalçini, “Epilepsinin bulaşıcı bir hastalık olduğunu düşünenler bile var.” dedi. Epilepsi hastalarının normal bir yaşam süremeyeceği inanışının da yanlış olduğunu vurgulayan Dr. Celal Şalçini, “Doğru tedavi ve yönetimle epilepsi hastaları aktif bir yaşam sürdürebilir. Bir diğer yanlış bilinen konu ise ‘nöbet sırasında hastanın dilini tutmak gerekir’ bilgisi. Bu, hastaya zarar verebilir. Bunun yerine, hastayı güvenli bir pozisyona almak ve nöbetin bitmesini beklemek gerekir.” açıklamasını yaptı. Dr. Celal Şalçini epilepsi hakkındaki farkındalığı artırmak için ise; toplumda eğitim programları düzenlemek, medya ve sosyal platformlarda doğru bilgiler paylaşmak, okullarda ve iş yerlerinde epilepsi hakkında bilinçlendirme seminerleri yapmak, epilepsi dernekleri ve hasta grupları aracılığıyla destek sağlamak gibi adımlar atılabileceğini söyledi. Epilepsi hastaları, gerektiğinde psikolojik danışmanlık alarak duygusal zorluklarla başa çıkabilir! Epilepsi ile yaşayan bireylerin sosyal hayatlarını daha verimli sürdürebilmesi için önerilerde bulunan Dr. Celal Şalçini, sözlerini şöyle tamamladı: “Epilepsi dernekleri veya hasta gruplarına katılarak benzer deneyimler paylaşılabilir. İş yerinde, okulda veya sosyal çevrede epilepsi hakkında açık iletişim kurulması kişiye iyi gelebilir. Doktor onayıyla düzenli egzersiz yapmak, stresi azaltır ve genel sağlığı iyileştirir. Epilepsi hastaları, uygun tedavi ve destekle eğitimlerini tamamlayabilir ve iş hayatında başarılı olabilir. Gerektiğinde psikolojik danışmanlık alarak duygusal zorluklarla başa çıkmak için adım atılabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yandex Türkiye, Yapay Zekâ Politikaları Derneği'ne (AIPA) katıldı Haber

Yandex Türkiye, Yapay Zekâ Politikaları Derneği'ne (AIPA) katıldı

Yandex Türkiye, ülkemizin yapay zekâ ekosisteminin şekillenmesine öncülük eden Yapay Zekâ Politikaları Derneği'ne (AIPA) katıldığını duyurdu. Kurumsal üye statüsüyle AIPA bünyesine dahil olan Yandex Türkiye, derneğin tartışma platformları ve araştırma çalışmalarına aktif bir şekilde katkıda bulunacak; akademi, sektör temsilcileri ve kamu kurumlarıyla yakın iş birliği içinde çalışmalar yürütecek. AIPA ile Yandex Türkiye arasındaki iş birliği kapsamında, geliştiriciler ve araştırmacılara yönelik açık oturumlar ile çeşitli eğitim programları hayata geçirilecek. Bu ortak girişimin temel hedefleri arasında, yapay zekâ alanında toplumsal farkındalığı artırmak ve yerel ihtiyaçlara uygun yenilikçi yapay zekâ çözümlerini birlikte geliştirmek yer alıyor. Türkiye'deki kullanıcılar için geliştirilen ve bu yıl Şubat ayında kullanıma sunulan Yandex AI süper uygulaması da ortak çalışmalar için bir model oluşturacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Yandex Arama Uluslararası CEO'su ve Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy, “Yapay zekânın hem sektörleri hem de internet ekosistemini köklü bir şekilde değiştirdiği bu kritik dönemde AIPA'ya katılmak bizim için önemli ve stratejik bir adım. Küresel ölçekte edindiğimiz güçlü deneyimi, Yandex AI gibi yerel ihtiyaçlara yönelik geliştirdiğimiz ürünlerle birleştirerek Türkiye'nin dinamik yapay zekâ ekosistemine somut katkılar sunmayı hedefliyoruz. Yerel ölçekte yüksek etki yaratacak teknolojilerin geliştirilmesi için birlikte çalışmalar yapmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” dedi. AIPA yönetimi de iş birliğini memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, politika geliştirme süreçlerinde özel sektörün aktif katılımının önemine dikkat çekti. AIPA Kurucusu ve Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu açıklamasında şunları söyledi: “Yandex Türkiye'yi, diğer teknoloji şirketleriyle birlikte kurumsal üyelerimiz arasında görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Yandex'in teknolojik uzmanlığını politika geliştirme platformumuzla bir araya getirerek, Türkiye'nin yapay zekâ ekosistemine bütüncül katkı sunacak girişimleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Kamu, özel sektör ve akademiyi aynı zeminde buluşturan iş birliği modelimizin, ülkemizin yapay zekâ alanındaki rekabet gücünü artıracağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akbank’tan 21 Bin İşletmeye Dijital ve Yeşil Destek Haber

Akbank’tan 21 Bin İşletmeye Dijital ve Yeşil Destek

Akbank Dönüşüm Akademisi, dijitalleşme, yeşil dönüşüm, dış ticaret, sürdürülebilir finans ve girişimcilik başlıklarında kurgulanan eğitimler, paneller ve networking buluşmalarıyla ticari işletmelerin değişen küresel rekabet koşullarına uyum sağlamasına katkı sunuyor. 2022 yılından bugüne dek Akbank Dönüşüm Akademisi çatısı altında 21 farklı ilde 105 program düzenlendi ve bu programlara 21.000’in üzerinde katılım gerçekleşti. Düzenlenen seminerlerle farklı sektörlerden işletme sahipleri, alanında uzman isimlerle bir araya geldi. Bu etkinliklerde işletmelerin güncel bilgiye, iyi uygulama örneklerine ve yeni iş perspektiflerine erişimi hedeflendi. Seminerler ve özelleştirilmiş eğitim programları sayesinde ticari işletmeler; dijital ve yeşil dönüşüm, ihracat alanlarında yetkinliklerini geliştirme fırsatı buldu. Bu programları tamamlayan işletmelere ise bankacılık hizmetlerinde özel avantajlar sunularak ticari işletmelerin finansal olarak da güçlenmesine katkı sağlandı. Böylece işletmeler, dönüşüm süreçlerini destekleyen somut finansal imkânlara erişti. 2025 yılında düzenlenen 19 farklı programla 2.000’e yakın katılımcıya doğrudan destek sağlanırken, yıl boyunca da tüm KOBİ’lere açık atölyeler, pazarlama ve girişimcilik etkinlikleri hayata geçirildi. Akbanklı uzmanların da eğitmen olarak yer aldığı “Sanayi Tesislerinde İş Sürekliliği Sertifika Programı” ile katılımcılar firmalarının kurumsal dayanıklılıklarını artıracak bilgiler edindi ve projelerini geliştirdi. Bu çalışmalarla Akbank Dönüşüm Akademisi, birlikte üretmeyi, öğrenmeyi ve büyümeyi teşvik eden bir etkileşim alanı sundu. Ayrıca İzmir ve Bursa illerinde gerçekleştirilen Girişimci Kadın Programı ile girişimci kadınların işlerini bir adım öteye taşımasına destek olurken aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlamayı hedefledi. Akbank Dönüşüm Akademisi, 2026 yılında da Girişimci Kadın Programı’nın sayısını arttırarak girişimci kadınların sürdürülebilir iş modelleri geliştirmeleri ve finansal sağlamlıklarını arttırmaları için destek olmaya devam edecek. Akbank Dönüşüm Akademisi, 2025 yılının son etkinliği olarak, Gaziantep’te ticari işletmelerle birlikte güncel ekonomik ve ticari gelişmelerin görüşüldüğü bir panel düzenledi. Akbank Dönüşüm Akademisi, Gaziantep Sanayi Odası ve İnovakademi iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, işletmelere özel olarak tasarlanan iki oturumdan oluştu. Panelde “2026 Ekonomik Görünüm ve Dış Ticarette Global Trendler” ve “İhracatta Hedef Pazarlar” başlıkları, alanında uzman isimlerin değerlendirmeleriyle ele alındı. Program, panel oturumlarının ardından gerçekleştirilen bire bir networking buluşmasıyla sona ererken, katılımcılara katılım belgesi ve Akbank’ın avantajlı finansal paketlerine erişim imkânı sunuldu. “Akbank Dönüşüm Akademisi ile KOBİ’lerin dönüşüm yolculuğunu bütüncül biçimde destekliyoruz” Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, Akbank Dönüşüm Akademisi’nin işletmelere sunduğu katkının altını çizdi: “KOBİ’ler ülkemiz ekonomisinin üretim, istihdam ve ihracat kapasitesini taşıyan en önemli yapı taşlarından biri. Bugünün hızla değişen rekabet koşullarında işletmelerimizin yalnızca finansal olarak değil; dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme alanlarında da güçlenmesi büyük önem taşıyor. Bu çalışmaları gerçekleştirirken bizimle aynı amacı benimsemiş kurumlarla iş birliği içerisinde olmak yarattığımız sosyal etkiyi daha geniş kitlelere yaymak için motive edici bir güç. İlk olarak 2024 yılında, girişimci kadın ve deprem bölgesine yönelik gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerle uluslararası yatırımcı olan EFSE (European Fund for South East Europe) ile birlikte çalıştık. 2026 yılında ise Asya Kalkınma Bankası iş birliği ile Mastercard Etki Fonu ile güçlerimizi birleştirerek bu alandaki desteğimizi güçlendireceğiz. Akbank Dönüşüm Akademisi ile KOBİ’lerimizin ihtiyaç duydukları bilgiye, uzman desteğine ve yeni iş birliği fırsatlarına erişimini sağlarken; aynı zamanda dönüşüm süreçlerini kolaylaştıracak finansal çözümlerle, danışman bankacılık anlayışımız doğrultusunda KOBİ’lerimizin stratejik çözüm ortağı olarak yanlarında yer alıyoruz. Eğitim programlarımız, mentörlük, danışmanlık desteklerimiz ve avantajlı bankacılık hizmetlerimiz sayesinde işletmelerin hem bugüne hem de geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesine katkı sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin dört bir yanındaki ticari işletmelerimizin küresel pazarlarda rekabet gücünü artıracak, sürdürülebilir büyümelerini destekleyecek çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” Ayrıntılı bilgi ve Akbank Dönüşüm Akademisi’ne katılmak için: https://akbankdonusumakademisi.com/ Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Eğitim ve Dijital Yetkinliklerle Çalışanlarını Geleceğe Hazırlıyor Haber

TP Eğitim ve Dijital Yetkinliklerle Çalışanlarını Geleceğe Hazırlıyor

Dijital iş hizmetlerinin küresel lideri TP, insan odaklı yaklaşımı ve güçlü kurum kültürüyle küresel çapta en iyi işverenler arasında yer alıyor. Great Place to Work® tarafından hazırlanan “Dünyanın En İyi İşverenleri 2025” listesinde ilk 10’da yer alan TP, 69 ülkede sahip olduğu Great Place to Work® sertifikalarıyla, globaldeki 500 bini aşkın çalışanının %97’sine kapsayıcı, güvenli ve gelişim odaklı bir çalışma ortamı sunuyor. TP Türkiye & Azerbaycan İnsan Kaynaklarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Jülide Marangoz, çalışan gelişimine yönelik vizyonlarını şu sözlerle aktarıyor: “TP olarak insana yapılan yatırımın, geleceğin en güçlü iş stratejisi olduğuna inanıyoruz. Eğitim ve gelişim yatırımlarımızla ekiplerimizi yarının liderleri olarak yetiştiriyoruz. Araştırmalar, iş dünyasının %73'ünün beceri geliştirme konusunda daha fazla destek beklediğini ve uzun vadeli yetenek stratejilerinin hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor. Biz de bu doğrultuda, çalışanlarımızın gelişimini destekleyen, potansiyellerini açığa çıkaran ve kariyer yolculuklarını uzun vadede güçlendiren bir kurum kültürü inşa ediyoruz. Bu sürecin merkezine dijital becerileri yerleştiriyoruz. McKinsey verileri gösteriyor ki dijital yetkinlikleri güçlü şirketler, performansta 4 kata kadar fark yaratıyor. Biz de bu bilinçle kişiselleştirilmiş, sürekli güncellenen eğitim programlarımızla dijital becerileri çalışanlarımızın yetkinlik setine entegre ediyoruz. İnsana ve gelişime odaklanan yaklaşımımızla uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz.” TP, Çalışan Gelişimini Stratejik Eğitim Programlarıyla Destekliyor TP, çalışan gelişimini desteklemek amacıyla kapsamlı eğitim programları yürütüyor. Yeni katılan çalışanlar için tasarlanan Preboarding & Onboarding Programı, hoş geldin aramaları, buddy desteği, İSG ve soft skill eğitimleriyle çok yönlü bir adaptasyon süreci sunuyor. Düzenli olarak gerçekleştirilen Foundation eğitimleri teknik bilgi, liderlik ve zaman yönetimi gibi konularda yetkinlik kazandırırken, hazırlık seviyeleri Readiness Score ile ölçülüyor. Yüksek performans gösteren çalışanlara yönelik Jump! Programı ise teknik ve davranışsal eğitimler, mentorluk ve yetenek havuzunda kariyer fırsatlarıyla geleceğin liderlerini yetiştiriyor. Bu çok katmanlı yaklaşım, TP’nin çalışanlarına bugünün ötesinde güçlü bir kariyer yolculuğu sunmasını sağlıyor. Dijital Geleceği Çalışanlarının Yetkinlikleriyle Şekillendiren Vizyon TP, dijital dönüşümü yalnızca teknoloji yatırımı olarak değil, yetkinlik gelişimini merkeze alan bir dönüşüm alanı olarak ele alıyor. Global eğitim sistemi üzerinden sunulan e-learning içerikleriyle sürekli öğrenme desteklenirken, Citizen Developer Programı teknolojiye yatkın ekiplerin dijital becerilerini güçlendiriyor. İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen Micro MBA programı ise yöneticilere dijital çağda liderlik, stratejik düşünme ve dönüşüm yönetimi alanlarında gelişim imkânı sunuyor. TP’de öğrenme ve gelişim, güçlü bir paylaşım kültürüyle de destekleniyor. TP Talks etkinlikleriyle ekipler düzenli olarak bilgi ve deneyimlerini paylaşırken, Friday Post aracılığıyla sunulan içerikler liderlikten zaman yönetimine kadar pek çok alanda gelişimi teşvik ediyor. Bu yaklaşım, TP’nin sürekli öğrenmeyi temel alan kurum kültürünü güçlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üsküdar Çocuk Köyü’nde ‘’Minifest 3’’ Etkinliği Haber

Üsküdar Çocuk Köyü’nde ‘’Minifest 3’’ Etkinliği

Çocuklara özel hazırlanan MiniFest 3; sanat atölyelerinden sahne gösterilerine, geleneksel oyunlardan konserlere uzanan zengin içeriğiyle minik ziyaretçilere unutulmaz bir gün yaşattı. Etkinliğe katılan çocuklar hem eğlendi hem de yeni beceriler keşfetti. Festival boyunca Üsküdar Çocuk Köyü, neşe dolu görüntülere sahne oldu. Açılış konuşmasını yapan Başkan Sinem Dedetaş, MiniFest’e gösterilen yoğun ilgiden ve Çocuk Köyü’nde gerçekleştirilen yenileme çalışmalarından söz etti. Dedetaş Minifest etkinliklerinin gördüğü yoğun ilgi ve Çocuk Köyü’nde yapılan yenileme çalışmaları hakkında bilgi vererek, “Daha önce iki kez gerçekleştirdiğimiz ve toplamda 20 bin Üsküdarlıyı ağırladığımız Minifest etkinlikleri çocuklarımızın ve ailelerinin beğenisini kazandı. Aynı coşku ve neşeyle, çocuk festivali Minifest 3’te bir aradayız. Göreve geldiğimizde ciddi güvenlik ve altyapı eksiklikleri olduğunuzu tespit ettiğimiz Çocuk Köyü’nü kapsamlı bir tadilata almıştık. Minifest 3’le birlikte Çocuk Köyümüzü çok daha güvenli ve işlevsel yeni haliyle Üsküdarlı çocukların ve ailelerinin hizmetine sunuyoruz.” dedi. Çocuk Köyü’nde yapılan altyapı, yeşil alan ve erişilebilirlik düzenlemelerine dikkati çeken Dedetaş, “Çocuk Köyü’ndeki, 1200 metrekare büyüklüğünde çocuk oyun alanları ve yaklaşık 11 bin metrekarelik yeşil alanda iyileştirmeler yaptık. Toplamda 30 bin metrekarelik açık alanda; doğru yöntemler ve ürünler kullanılarak yapılmayan altyapı imalatlarının büyük bir bölümü değiştirdik. Gerekli görülen yerlerde yeni altyapı çalışmaları yaptık. Engelli ve pusetli erişimine uygun hale getirdiğimiz, anne bebek bakım odası eklediğimiz, otopark kapasitesini artırdığımız Üsküdar Çocuk Köyü’nde çocuklarımız, oyunların yanı sıra yepyeni deneyimler yaşayabilecek. Atölyeler ve özel etkinliklerle yıl boyu yaşayan bir alan tasarladık.” diye konuştu. Alanın daha güvenli hale getirildiğini vurgulayan Sinem Dedetaş,” Çocuk Köyü bizden önceki dönemde gerçekleştirilen bir projeydi. Bu projede emeği geçen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Biz bu projeyi çok daha güvenli ve nitelikli bir hale getirerek yeniden Üsküdarlıların hizmetine sunmuş olduk. Üsküdar Çocuk Köyü’nü; çocukların oyun oynayabildiği, aileleriyle birlikte nitelikli zaman geçirebildiği, yeni keşifler ve üretimler yapabildiği çok yönlü bir deneyim alanı olarak yeniden işlevlendirdik. Gün boyu aktif olan oyun sahaları, yaş gruplarına özel tematik atölyeler ve özel etkinlik noktaları ile yıl boyunca yaşayan bir çocuk etkinlik alanımız var. Tüm Üsküdarlılara bir kez daha hayırlı ve uğurlu olsun.” ifadelerini kullandı. “Üsküdar Belediyesi olarak çocuklarımızın eğlenmesi kadar gelişimlerini desteklemeyi de önemsiyoruz” Yarı yıl tatiline özel düzenlenen ücretsiz etkinliklerin kapsamını paylaşan Başkan Dedetaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Üsküdar Belediyesi olarak çocuklarımızın eğlenmesi kadar gelişimlerini desteklemeyi de önemsiyoruz. Yarıyıl tatili boyunca çocuklar için pek çok özel etkinliği ‘Yarıyıl Şenliği’ başlığı altında ücretsiz olarak düzenledik. 11 farklı merkezimizdeki 60’tan fazla etkinliği kapsayan Yarıyıl Şenliğimizde çocuk tiyatroları, film gösterimleri, konserler ve tematik atölyelerle 6 binden fazla çocuğumuzla buluştuk. Üsküdar Bilim Merkezi’nde ise NASA ve TÜBİTAK işbirliği ile düzenlenen eğitim programları, Proje Şenliği ve çocuk tiyatrosu gibi etkinliklerde yaklaşık 14 bin Üsküdarlıyı ağırladık. Tüm bunların yanı sıra çocuklarımızın eğitimini desteklemek adına pek çok çalışma gerçekleştiriyoruz. İki tane Yuvamız Üsküdar Çocuk etkinlik merkezimizden güncel olarak 138 çocuğumuz faydalanıyor. 2025 yılında başlattığımız ve 5 mahallemizdeki 10 okulumuzda dağıtım gerçekleştirdiğimiz Okul Beslenme Desteği Projemizle bugüne kadar 4 1 bin 230 çocuğumuza sağlıklı öğünler sunduk. 2024 ve 2025 Eğitim-Öğretim Dönemlerinde gerçekleştirdiğimiz Kırtasiye ve Okul Giysisi Desteği projemizle 5.000’den fazla öğrencimize nakdi destek sunduk. Ayrıca yaz ayları boyunca Gezgin Oyun Parkı, Gezgin Kukla İstasyonu ve Masal Mahallemde gibi etkinliklerle Üsküdar’ın tüm mahallerinde çocuklarımızla bir araya geldik.” MiniFest 3 etkinliği, 1 Şubat tarihine kadar her gün saat 18.00’e kadar, Üsküdar Çocuk Köyü’nde tüm çocukları ve aileleri ağırlamaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.