Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ek Yerleştirme

Kapsül Haber Ajansı - Ek Yerleştirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ek Yerleştirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Diş Hekimliğinde 'Vaka Çeşitliliği' ve 'Yapay Zekâ' Dönemi! Haber

Diş Hekimliğinde 'Vaka Çeşitliliği' ve 'Yapay Zekâ' Dönemi!

Üniversiteli olma yolunda yeni bir süreç başladı. Yükseköğretim Kurumları Sınavı ek yerleştirme tercihleri 17 Eylül itibariyle başladı. Tercih işlemleri 21 Eylül'e kadar devam edecek. Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ergün Yücel, öğrencilerin klinik deneyim, dijital teknoloji, yapay zekâ ve bilimsel çalışmalarla desteklenerek geleceğin diş hekimliğine nasıl hazırlandığı hakkında açıklamalarda bulundu. Teorik bilgi, gerçek vakalarla buluşuyor… Diş hekimliği eğitiminin yalnızca dersliklerde öğrenilebilecek bir alan olmadığını dile getiren Prof. Dr. Ergün Yücel, “Öğrencinin teorik bilgisini gerçek vakalarla buluşturması mesleki gelişimin en önemli aşamalarından biri.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde uygulamalı eğitime büyük önem verdiklerini aktaran Prof. Dr. Yücel, “Alanında deneyimli akademisyenlerimiz sayesinde öğrencilerimiz yalnızca teorik bilgi almıyor; gerçek hasta deneyimiyle mesleklerini öğreniyorlar. Öğrencinin klinik ortamı tanıması, farklı vakalarla karşılaşması ve akademisyenlerinin gözetiminde klinik karar süreçlerini deneyimlemesi, mezuniyet sonrasına çok daha donanımlı hazırlanmasını sağlıyor.” diye konuştu. Fazla vaka, mesleğe güçlü başlangıç… Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesinin eğitim sürecindeki en önemli avantajlardan biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yücel, özellikle SGK anlaşmasının hasta ve vaka çeşitliliği açısından öğrencilere önemli bir klinik deneyim sunduğunu kaydetti. Prof. Dr. Yücel, “SGK anlaşmamız sayesinde hasta sayımız süreklilik gösteriyor. Öğrencilerimiz çok farklı yaş gruplarından ve farklı hastalıklardan oluşan geniş bir vaka çeşitliliğini görme fırsatı yakalıyor. Diş hekimliği uygulamaya dayalı bir meslek. Mezun olmadan önce ne kadar fazla vaka görürlerse mesleğe o kadar güçlü başlıyorlar.” ifadelerini kullandı. “Öğrenciler teori ile pratiği aynı gün içerisinde kolaylıkla bir araya getirebiliyor” Fakültenin fiziksel yapılanmasının teori ve uygulamanın bir arada yürütülmesini kolaylaştırdığını aktaran Prof. Dr. Yücel, Diş Hastanesi, uygulama klinikleri, preklinik laboratuvarları ve dersliklerin aynı bina içerisinde bulunmasının öğrenciler açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yücel, “Kliniklerimiz, Diş Hastanemiz, dersliklerimiz ve preklinik laboratuvarlarımız aynı bina içerisinde bulunuyor. Böylece öğrencilerimiz teori ile pratiği aynı gün içerisinde kolaylıkla bir araya getirebiliyor. Bu entegre yapı eğitim kalitesine önemli katkı sağlıyor.” şeklinde konuştu. “Preklinik laboratuvarları öğrencinin klinik döneme hazırlanmasında kritik bir rol üstleniyor” Diş hekimliği eğitiminde el becerisi ve uygulama yetkinliğinin aşamalı olarak geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Yücel, preklinik laboratuvarlarının öğrencinin klinik döneme hazırlanmasında kritik bir rol üstlendiğini kaydetti. Öğrencilerin teorik bilgilerini uygulamayla pekiştirerek klinik aşamaya hazırlandığını ifade eden Prof. Dr. Yücel, böylece gerçek hastayla karşılaşmadan önce mesleki becerilerini geliştirme imkânı bulduklarını dile getirdi. “Gelecek 10 yılda sadece el becerisi yeterli olmayacak” Diş hekimliğinde yaşanan teknolojik dönüşümün eğitim modelini de değiştirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Yücel, geleceğin diş hekimlerinin geleneksel klinik becerilerinin yanı sıra dijital sistemlere de hâkim olması gerektiğini söyledi. “Diş hekimliği çok hızlı değişen bir meslek alanı.” diyen Prof. Dr. Yücel, “Gelecek 10 yıla baktığımızda artık sadece el becerisi yeterli olmayacak. Bunun yanında teknolojiyle iç içe olmak, dijital sistemleri kullanabilmek, hatta yapay zekâyı anlayabilmek çok daha önemli hâle geliyor. Biz öğrencilerimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin diş hekimliği dünyasına hazırlıyoruz.” dedi. Öğrenciler dijital sistemleri görerek ve deneyimleyerek mezun oluyor! Dijital teknolojilerin teşhis ve tedavi süreçlerini daha hızlı ve etkin hâle getirdiğini belirten Prof. Dr. Yücel, öğrencilerin eğitim sırasında bu sistemlerle tanışmasının mezuniyet sonrası mesleki adaptasyon açısından önem taşıdığını ifade etti ve şunları söyledi: “Dijital sistemlerin gelişmesiyle tedavi planlamaları daha hızlı ve daha doğru hâle geliyor. Öğrencilerimiz eğitim süreçlerinde dijital görüntüler üzerinde çalışıyor, analiz yapmayı öğreniyor ve klinik kararlarını daha bilinçli şekilde oluşturuyor. Dijital sistemleri görerek ve deneyimleyerek mezun oluyorlar.” “Yapay zekâ, hekimin karar süreçlerini destekleyen bir araç olarak değerlendirilmeli” Yapay zekâ destekli sistemlerin de modern diş hekimliğinin önemli araçlarından biri hâline geldiğini dile getiren Prof. Dr. Yücel, bu teknolojilerin hekimin yerini alan değil, hekimin karar süreçlerini destekleyen araçlar olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. “Bugün yaşamın birçok alanında olduğu gibi diş hekimliğinde de yapay zekâ hem klinik uygulamalarda hem de öğrenci eğitiminde giderek daha fazla yer alıyor.” diyen Prof. Dr. Yücel, “Özellikle erken teşhis konusunda yapay zekâ destekli sistemler hekime ikinci bir göz gibi yardımcı oluyor. Böylece gözden kaçabilecek bazı bulguların atlanmasının önüne geçilebiliyor.” ifadelerini kullandı. “Mezunlarımızın araştıran, sağlık teknolojileriyle ilgilenen ve bilime katkı sunabilen diş hekimleri olmalarını amaçlıyoruz” “Öğrencilerimizin yalnızca bilgi tüketen değil, bilgi üreten bireyler olmalarını önemsiyoruz.” diyen Prof. Dr. Yücel, “Proje temelli öğrenci kongreleri düzenliyor, öğrencilerimizi ulusal ve uluslararası kongrelere katılmaları için teşvik ediyor ve bilimsel çalışmalarda aktif görev almalarını destekliyoruz. Mezunlarımızın araştıran, sağlık teknolojileriyle ilgilenen ve bilime katkı sunabilen diş hekimleri olmalarını amaçlıyoruz.” dedi. DUS kontenjanlarının açılmış olması önemli bir avantaj! Mezuniyet sonrasındaki uzmanlaşma sürecine de dikkat çeken Prof. Dr. Yücel, “Fakültemizde DUS kontenjanlarının açılmış olması önemli bir avantaj. Bunun yanında öğrencilerimizin uzmanlık sınavına hazırlık süreçlerini de destekliyoruz. Akademik kariyer hedefleyen öğrencilerimize güçlü bir altyapı sunuyoruz.” diye konuştu. “Geleceğin diş hekimlerinin klinik deneyim, teknoloji bilgisi ve insani becerileri bir arada taşıması gerekiyor” Geleceğin diş hekiminin klinik deneyim, teknoloji bilgisi ve insani becerileri bir arada taşıması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ergün Yücel, sözlerini şöyle tamamladı: “Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin diş hekimliğinin merkezinde insan var. Hastayla kurulan iletişim, güven ve empati insan odaklı mesleğimizin en önemli unsurları. Öğrencilerimizin güçlü klinik deneyime sahip, dijital teknolojileri kullanabilen, bilimsel gelişmeleri takip eden ama aynı zamanda hastasını anlayan hekimler olarak mezun olmalarını önemsiyoruz. Öğrencilerimiz sadece tedavi yapmayı değil, hastayla doğru şekilde iletişim kurmayı da öğreniyorlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yks Ek Yerleştirme, Üniversite Hayali İçin İkinci Şans Sunuyor! Haber

Yks Ek Yerleştirme, Üniversite Hayali İçin İkinci Şans Sunuyor!

Ek yerleştirmede en kritik noktalardan birinin taban puan şartı olduğuna dikkat çeken Akoğlan, tercih listesinin yalnızca puana bakılarak değil, adayın gerçekten okumak istediği bölümlere göre hazırlanması gerektiğini vurguladı. Akoğlan, “Kazanıldığı takdirde gidilmeyecek hiçbir programa listede yer verilmemelidir. Çünkü ek yerleştirmede bir bölüme yerleşip kayıt yaptırmamak, bir sonraki yıl Ortaöğretim Başarı Puanının yarı yarıya kırılmasına yol açarak ciddi bir hak kaybı yaratır.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ek yerleştirme sürecinde adayların dikkat etmesi gereken noktaları değerlendirdi. “Ek yerleştirme son derece değerli bir ikinci şans” YKS genel yerleştirme sonuçlarının ardından herhangi bir yükseköğretim programına yerleşemeyen veya ilk aşamada tercih bildiriminde bulunmayan adayların ek yerleştirme sürecini dikkatle değerlendirmesi gerektiğini belirten Özgür Akoğlan, “Ek yerleştirme süreci, üniversite hayallerine ulaşma yolunda son derece değerli bir ikinci şans sunmaktadır.” dedi. Ek yerleştirmeden kimlerin yararlanabileceğine ilişkin de bilgi veren Özgür Akoğlan, “Bu süreçten yalnızca merkezi yerleştirmede açıkta kalanlar, ilk dönemde hiç tercih yapmamış olanlar ve özel yetenek sınavıyla bir programa kayıt hakkı kazanan adaylar faydalanabilmektedir.” ifadelerini kullandı. Genel yerleştirmede bir programa yerleşen aday ek yerleştirme yapamıyor Ek yerleştirme sürecinde adayların en sık gözden kaçırdığı konulardan birinin başvuru hakkı olduğunu belirten Özgür Akoğlan, “Genel yerleştirmede örgün ya da açık öğretim fark etmeksizin herhangi bir yükseköğretim programına yerleştirilen adaylar ise kayıt yaptırmış olsunlar ya da olmasınlar ek yerleştirmeye başvuru hakkını kaybetmektedir.” diye konuştu. En kritik kural taban puan şartı Ek yerleştirmede adayların puanlarını değerlendirirken genel yerleştirmeden farklı bir mantıkla hareket etmesi gerektiğini söyleyen Özgür Akoğlan, “Ek yerleştirmenin en kritik ve belirleyici kuralı taban puan şartıdır. İlk yerleştirmede kontenjanı tamamen dolan ve kayıt yaptırmama veya feragat nedeniyle boş kalan programları tercih edebilmek için adayın YKS yerleştirme puanının, o bölümün oluşan genel yerleştirme taban puanına eşit veya bu puandan yüksek olması zorunludur. Puanı taban puanın altında kalan adayların bu programlara yerleşmesi sistem tarafından mümkün kılınmazken; ilk yerleştirmede kontenjanı dolmayan veya yeni açılan bölümlerde taban puan oluşmadığı için ilgili puan türünde puanı hesaplanan tüm adaylar bu programları tercih edebilmektedir.” şeklinde konuştu. Başarı sırası şartları ek yerleştirmede de devam ediyor Tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk, mimarlık, mühendislik ve öğretmenlik gibi bölümlerde uygulanan başarı sırası koşullarının ek yerleştirmede de geçerli olduğunu ifade eden Akoğlan, “Başarı sırası barajı kuralı ek yerleştirmede de eksiksiz olarak geçerliliğini korumaktadır.” dedi. “Tercih listenizi puana göre değil, isteğinize göre sıralayın” Adayların 24 tercih hakkını kullanırken gerçek istek sırasını esas alması gerektiğini vurgulayan Özgür Akoğlan, “Genel yerleştirmedeki başarı sırası mantığının yerini güncel taban puan analizinin alması gerekmektedir. Tercih listesi puana göre değil, adayın gerçek istek sırasına göre oluşturulmalı; kazanıldığı takdirde gidilmeyecek hiçbir programa listede yer verilmemelidir. Çünkü ek yerleştirmede bir bölüme yerleşip kayıt yaptırmamak, bir sonraki yıl Ortaöğretim Başarı Puanının (OBP) yarı yarıya kırılmasına yol açarak ciddi bir hak kaybı yaratır. Bu nedenle adayların hem hedefledikleri bölümleri hem de yerleşme ihtimali kuvvetli garantör seçenekleri dengeli bir dağılımla listelerine eklemeleri gerekir.” şeklinde konuştu. Sadece puana değil, üniversitenin sunduğu imkânlara da bakılmalı Üniversite ve bölüm seçiminde yalnızca puan uyumunun dikkate alınmasının yeterli olmadığını ifade eden Özgür Akoğlan, “Bölüm ve üniversite seçiminde sadece puan uyumu değil; kurumların akademik kadrosu, akreditasyonları, çift anadal (ÇAP) ve Erasmus+ değişim olanakları, vakıf üniversitelerinin burs kesinti şartları ile kampüsün ulaşım ve barınma imkanları titizlikle araştırılmalıdır. Günümüz dinamiklerinde bilişim ve yapay zeka odaklı mühendislikler, sağlık ve yaşam bilimleri, yeni nesil yönetim alanları ile sektörel istihdamı yüksek iki yıllık meslek yüksekokulu programları güçlü alternatifler sunmaktadır.” dedi. Tercihi yapmak yetmiyor, ödeme süreci de tamamlanmalı Ek yerleştirme sürecinin teknik aşamalarının da dikkatle takip edilmesi gerektiğine işaret eden Akoğlan, Özgür Akoğlan, “Tercihlerin ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden onaylanmasının ardından, belirlenen ek yerleştirme ücretinin resmi süre içinde ÖSYM Kartlı Ödeme Sistemi veya anlaşmalı bankalar aracılığıyla yatırılması şarttır; zira ücreti ödenmeyen başvurular sistem tarafından doğrudan geçersiz sayılmaktadır. Ek yerleştirme sürecini profesyonel bir rehberlik desteği alarak, motivasyonu kaybetmeden ve bilinçli adımlarla yönetmek hedeflenen üniversiteye yerleşme kapısını aralayacaktır.” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Son Dakika: Ek Tercih Kılavuzu 2025 Yayınlandı! YKS’de Boş Kalan Kontenjanlar Belli Oldu Haber

Son Dakika: Ek Tercih Kılavuzu 2025 Yayınlandı! YKS’de Boş Kalan Kontenjanlar Belli Oldu

İlk yerleştirme sonuçlarına göre herhangi bir programa yerleşemeyen veya ilk tercihlerde yerleşme hakkı kazanamayan adaylar için büyük bir fırsat sunan ek yerleştirme süreci resmen başladı. Bu gelişme, YKS sonrası milyonlarca öğrenci ve velisi için umut ışığı oldu. Ek Yerleştirme Nedir ve Kimler Başvurabilir? Ek tercih olarak da bilinen ek yerleştirme, üniversitelerin ilk tercihlerde dolmayan boş kontenjanları için yapılan ikinci başvuru sürecidir. Bu süreçten faydalanabilmek için adayların belirli şartları taşıması gerekir: 2025 YKS'ye girmiş ve ilgili puan türünde puanının hesaplanmış olması, İlk yerleştirme sürecinde herhangi bir üniversite programına yerleşememiş olması, İlk yerleştirmede yerleştiği halde kayıt yaptırmamış olması. Ancak, ilk yerleştirmede bir programa yerleşen ve kayıt yaptıran adaylar, ek yerleştirme sürecine katılamazlar. Başvuru Tarihleri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler Adaylar, ek tercih başvurularını belirli tarihler arasında ÖSYM'nin resmi internet sitesi üzerinden yapacaklardır. Başvuru süreci genellikle kısa tutulduğundan, adayların tarihleri yakından takip etmesi büyük önem taşır. Başvuru sırasında, belirli bir ücretin de yatırılması gerekecektir. Kılavuzu Dikkatle İnceleyin: Tercih yapmadan önce, ÖSYM tarafından yayımlanan ek tercih kılavuzunu detaylıca okuyun. Kılavuzdaki programların özel şartlarını, taban puanlarını ve kontenjanlarını dikkatle kontrol edin. Doğru Tercihler Yapın: Boş kontenjanlar genellikle daha az popüler olan veya belirli şartları gerektiren bölümlerden oluşur. Sadece puanınız yettiği için değil, gerçekten ilgi duyduğunuz ve kariyer hedeflerinize uygun bölümleri tercih etmeye özen gösterin. Boş Kontenjanları ve Taban Puanları Kontrol Edin: Tercih listenizi oluştururken, yerleşme şansınızı artırmak için boş kontenjanları ve son yerleşenlerin puanlarını (taban puanlar) göz önünde bulundurun. Bu süreç, hayallerine ilk adımda ulaşamayan adaylar için yeni bir fırsat kapısı aralamaktadır. Yapılacak doğru tercihlerle, binlerce öğrenci arzu ettikleri üniversitelere yerleşme şansını yakalayacaktır. Başvuru için :https://ais.osym.gov.tr adresini takip edebilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.