Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekip Çalışması

Kapsül Haber Ajansı - Ekip Çalışması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekip Çalışması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vodafone Vakfı’ndan Gençlere Yapay Zekâ Girişimciliği Fırsatı Haber

Vodafone Vakfı’ndan Gençlere Yapay Zekâ Girişimciliği Fırsatı

Toplumsal değişim ve gelişimin öncüsü olma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Vodafone Vakfı, Habitat Derneği ile hayata geçirdiği Yapay Zekâ Yıldızları projesi kapsamında gençlerin yapay zekâ alanındaki bilgi ve becerilerini girişimcilik yetkinlikleriyle buluşturmaya devam ediyor. Projenin girişimcilik bileşeni AI Startup Studio bu yıl “Yapay Zekâ Çağında Dijital Refah” temasıyla gençlerin dijital dünyanın bireyler ve toplum üzerindeki etkilerini sorgulamalarını ve yapay zekâ destekli yenilikçi çözümler geliştirmelerini hedefliyor. Üç aşamalı kuluçka modeliyle tasarlanan program, gençlerin fikirlerini uygulanabilir projelere dönüştürmelerine olanak tanıyor. İlk aşamada 25 takımın yer alacağı programda ikinci aşamaya 10 takım devam edecek. Girişimcilik yolculuğunun sonunda ise 5 finalist takım, geliştirdikleri projeleri Demo Day'de sektör temsilcileri, montörler ve yatırımcılarla buluşturacak. Finalde birinci seçilen takım 150 bin TL'lik ödülün sahibi olacak. Türkiye Vodafone Vakfı Başkanı Hasan Süel, şunları söyledi: “Yapay zekâ teknolojilerinin günlük yaşamın ayrılmaz parçası hâline geldiği günümüzde, dijital dönüşüm yalnızca yeni fırsatlar değil, bireysel ve toplumsal yaşam açısından üzerinde düşünülmesi gereken yeni sorular da ortaya çıkarıyor. Teknolojinin bilinçli kullanımı, dijital ortamlarda güvenli ve sağlıklı deneyimler geliştirilmesi, bireylerin dijital dünyayla kurduğu ilişkinin güçlendirilmesi ve teknolojinin toplumsal faydaya dönüştürülmesi daha fazla önem kazanıyor. Yapay Zeka Yıldızları projesimiz kapsamında düzenlenen AI Startup Studio, bu yılın teması olan Yapay Zekâ Çağında Dijital Refah ile gençleri bu dönüşümün aktif bir parçası olmaya davet ediyor. Program kapsamında takımlardan, teknolojinin bireyler ve toplum üzerindeki etkileriyle ilişkili bir sorun belirlemeleri ve bu soruna yapay zekâ teknolojilerinden yararlanarak yenilikçi, uygulanabilir ve toplumsal fayda odaklı çözümler geliştirmeleri bekleniyor. Gençler, dijital refah kavramını kendi deneyimleri ve gözlemleri üzerinden ele alarak yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojinin insan yaşamına olumlu katkılar sunması için fikir üreten bireyler olma fırsatı yakalayacak.” Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ise şöyle konuştu: “Habitat Derneği olarak gençlerin dijital dönüşümün yalnızca bir parçası değil, bu dönüşüme yön veren ve toplumsal fayda üreten bireyler olmalarını önemsiyoruz. Vodafone Vakfı ile yürüttüğümüz Yapay Zekâ Yıldızları projesi kapsamında gençlerin yapay zekâ alanındaki bilgi ve becerilerini geliştirmelerinin yanı sıra bu becerileri gerçek yaşam problemlerine çözüm üretmek için kullanmalarını destekliyoruz. AI Startup Studio ile gençlere fikirlerini geliştirebilecekleri, girişimcilik süreçlerini deneyimleyebilecekleri ve yenilikçi çözümlerini somut projelere dönüştürebilecekleri bir alan sunuyoruz. Bu yıl ‘Yapay Zekâ Çağında Dijital Refah’ temasıyla gençlerin dijital dünyaya kendi deneyimleri üzerinden bakmalarını, karşılaştıkları sorunlara çözüm geliştirmelerini ve teknolojinin daha güvenli, kapsayıcı ve insan odaklı kullanımına katkı sağlamalarını hedefliyoruz. 25 takımla başlayıp 5 finalist takımla tamamlanacak bu yolculukta bizim için en önemli kazanım, gençlerin yalnızca ortaya koydukları projeler değil; geliştirdikleri eleştirel düşünme, problem çözme, ekip çalışması ve girişimcilik becerileri olacak. Gençlerin teknolojiyle tüketen değil üreten bireyler olarak geleceği şekillendirmelerine katkı sunmaya devam edeceğiz.” Üç aşamalı bir program AI Startup Studio, lise öğrencilerinin fikir geliştirmeden prototiplemeye, iş modeli oluşturmadan proje sunumuna kadar girişimcilik süreçlerini deneyimleyebilecekleri kapsamlı bir gelişim yolculuğu sunuyor. Programın ilk aşamasına seçilecek 25 takım, yapay zekâ ve girişimcilik eğitimleri ile uygulamalı atölyelere katılarak proje fikirlerini geliştirecek. İkinci aşamaya ilerleyen 10 takım ise mentorluk ve koçluk destekleriyle çözümlerini olgunlaştırmaya, prototiplerini geliştirmeye ve projelerinin uygulanabilirliğini test etmeye odaklanacak. Program boyunca gençler; problem çözme, eleştirel düşünme, ekip çalışması, yaratıcı düşünme ve girişimcilik gibi geleceğin yetkinliklerini geliştirme imkânı bulacak. Üçüncü ve son aşamada 5 finalist takım, projelerini Demo Day'de sektör temsilcileri ve yatırımcılara sunacak. Finalde birinci seçilen takım 150 bin TL'lik büyük ödülle desteklenecek. AI Startup Studio bu yapısıyla gençlerin yalnızca fikir üretmesini değil, fikirlerini somut çözümlere dönüştürmelerini ve girişimcilik ekosistemiyle tanışmalarını amaçlıyor. Gençler toplumsal sorunlara çözüm geliştirecek Yapay Zekâ Yıldızları projesinin temel yaklaşımını oluşturan teknolojiyle üretim ve toplumsal fayda odağı AI Startup Studio ile girişimcilik alanına taşınıyor. Program, gençlerin yapay zekâyı yalnızca günlük yaşamlarını kolaylaştıran bir araç olarak görmelerinin ötesine geçerek toplumsal sorunlara çözüm geliştirmek için kullanmalarını teşvik ediyor. Dijital refah odağında geliştirilecek projelerle gençlerin teknoloji ve insan ilişkisini daha bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeleri, dijital dünyanın sunduğu fırsatları toplumsal faydaya dönüştürmeleri ve kendi çözüm önerilerini geliştirmeleri hedefleniyor. Son başvuru tarihi 14 Kasım AI Startup Studio'ya 14-16 yaş aralığındaki lise öğrencileri başvurabilecek. Başvurular, en az 2, en fazla 3 öğrenciden oluşan takımlar halinde gerçekleştirilecek. Her takımın program süresince kendisine rehberlik edecek bir danışmanının bulunması gerekiyor. Programa katılmak için ileri düzey kodlama bilgisi şartı aranmıyor. Teknolojiye ilgi duyan, öğrenmeye açık ve yapay zekâ ile toplumsal sorunlara çözüm üretmek isteyen gençler programa başvurabilecek. Başvuru aşamasında takımların dijital refah teması kapsamında belirledikleri sorunu ve bu soruna yönelik geliştirmeyi planladıkları yapay zekâ temelli proje fikirlerini paylaşmaları yeterli olacak. Başvurular 14 Kasım’a kadar yapılabilecek. Yapay Zekâ Yıldızları projesi, 81 ilde çocukların ve gençlerin yapay zekâ okuryazarlığını geliştirmeyi, dijital yetkinliklerini güçlendirmeyi ve teknolojiyle üretim yapmalarını desteklemeyi amaçlıyor. Eğitimler, uygulamalı atölyeler ve farklı yaş gruplarına yönelik gelişim programlarıyla çocukları ve gençleri teknolojiyle buluşturan proje, AI Startup Studio aracılığıyla lise öğrencilerinin girişimcilik potansiyelini de destekliyor. Bu yıl dijital refah odağında gerçekleştirilecek AI Startup Studio, gençlerin yapay zekâ teknolojilerini insan ve toplum yararına kullanarak geleceğin dijital dünyasına kendi çözümleriyle katkıda bulunmalarına alan açıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Indomie Türkiye’nin Kampüs Elçiliği Programı IndoMate’de Yeni Dönem Başladı Haber

Indomie Türkiye’nin Kampüs Elçiliği Programı IndoMate’de Yeni Dönem Başladı

Indomie Türkiye, 2026–2027 döneminde de Kampüs Elçiliği Programı IndoMate aracılığıyla üniversite öğrencilerini kampüs yaşamının bir parçası olan marka çalışmalarıyla buluşturuyor. Yeni dönem kapsamında düzenlenen buluşmada öğrenciler, programın işleyişi, dönem boyunca üstlenecekleri görevler ve sorumluluk alanları hakkında bilgi aldı. Kampüslerdeki etkinliklerden saha çalışmalarına, öğrenci kulüpleriyle kurulacak iş birliklerinden dijital içerik üretimine kadar uzanan programda katılımcılar, farklı çalışma alanlarını tanıma ve yürütülen faaliyetlerde aktif sorumluluk üstlenme fırsatı bulacak. Böylece IndoMate’ler, kampüs yaşamından edindikleri gözlemleri ve fikirleri uygulamaya geçirirken pazarlama ve marka iletişimi süreçlerine de yakından temas edecek. Kampüs Görevleriyle Kazanılan Deneyim IndoMate’in yeni döneminde öğrenciler, kampüslerde Indomie deneyimini destekleyen çalışmaların yanı sıra etkinlik organizasyonları, öğrenci kulüpleriyle iş birlikleri, sosyal sorumluluk faaliyetleri ve dijital içerik üretimi gibi farklı alanlarda görev alacak. Böylece katılımcılar, pazarlama süreçlerinin farklı aşamalarını tanıma ve ekip çalışması, organizasyon ve iletişim alanlarında deneyim kazanma imkanı bulacak. Program, görevlerin tamamlanmasıyla kazanılan XP (deneyim puanı) sistemi üzerinden ilerliyor. Öğrenciler, gerçekleştirdikleri çalışmalarla puan toplarken liderlik tablosundaki ilerlemelerini takip edebiliyor ve XP Market’te yer alan ödüllerden yararlanabiliyor. 2026–2027 dönemi ödülleri arasında iPhone 17, PlayStation 5, Dyson Airwrap ve AirPods 4 gibi seçenekler bulunuyor. Dönem sonunda öne çıkan katılımcılar için Belgrad seyahati ve belirlenen koşullar doğrultusunda Indomie Türkiye’nin pazarlama veya satış ekiplerinde staj fırsatı da programın sunduğu olanaklar arasında yer alıyor. “IndoMate ile Gençlerin Fikirlerini Uygulamaya Dönüştürmelerine Alan Açıyoruz” IndoMate’in yeni dönemine ilişkin değerlendirmede bulunan Indomie Türkiye Pazarlama Müdürü Duygu Pelister Ojalvo, “Gençlerin fikirlerini hayata geçirebilecekleri ve kendi potansiyellerini keşfedebilecekleri alanlar yaratmayı önemsiyoruz. IndoMate ile gençlerin fikirlerini uygulamaya dönüştürmelerine alan açıyoruz. Üniversite öğrencileri, program kapsamında kampüslerinde farklı görevler üstlenirken ekip çalışması, etkinlik organizasyonu ve dijital içerik üretimi gibi alanlarda deneyim kazanıyor. Görev ve deneyim puanı sistemi de katılımcıların süreçteki ilerlemelerini takip etmelerine ve başarılarını ödüllerle pekiştirmelerine imkân tanıyor. Yeni dönemde de gençlerin bakış açılarını dinlemeyi, fikirlerini hayata geçirmelerini desteklemeyi ve birlikte üretmeyi hedefliyoruz.” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Günümüzde Yağlı Karaciğere Bağlı Siroz Artıyor Haber

Günümüzde Yağlı Karaciğere Bağlı Siroz Artıyor

Son yıllarda sağlıksız yaşam alışkanlıklarının etkisiyle karaciğer hastalıklarının görülme sıklığı artarken, ileri görüntüleme yöntemleri sayesinde, daha önce fark edilemeyen kitle ve lezyonlar artık daha sık ve ayrıntılı şekilde saptanabiliyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Tonguç Utku Yılmaz, “Geçmişte, yapısal özellikleri iyice kötüleşen ve belirli bir boyutun üzerinde olan karaciğer lezyonları fark edilebiliyordu. Bu gecikmeli farkındalık, toplumda ‘karaciğerde kitle varsa kötüdür’ önyargısının oluşmasına neden olmuştur. Oysa her kitle, kanser anlamına gelmemekte, doğru tanı için hastanın bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir” diyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Yılmaz, karaciğerde kitleye yol açabilen etkenleri anlattı, doğru tanı ve erken tedaviye yönelik önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Vücuda giren toksik maddelerin ve enfeksiyonların temizlenmesinden yağ, şeker ve proteinlerin sentezlenip yönetilmesine dek çok sayıda kritik görev üstlenen karaciğer, vücudun adeta bekçisi gibi çalışıyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Tonguç Utku Yılmaz “Karaciğer’in görevlerini düşününce onun ne kadar mucizevi organ olduğunu anlıyoruz. Karaciğer fonksiyon ve yapı olarak çok dinamiktir. Hasar aldığında kendini hızla yenileyebilir. Bu özelliği sayesinde karaciğer cerrahisinde çok büyük karaciğer parçaları çıkarılabiliyor ve karaciğer kendisini tekrar eski boyutuna ulaştırabiliyor” diyor. Günümüzde yağlı karaciğere bağlı siroz daha sık görülüyor Son yıllarda sağlıksız yaşam alışkanlıkları ve çevresel faktörlerin de etkisiyle karaciğer hastalıklarının görülme sıklığının arttığına dikkat çeken Doç. Dr. Yılmaz şöyle konuşuyor: “Özellikle alkol tüketimi, toksik maddeler, sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve çağımızın hastalığı obezite karaciğerde hasar oluşturabilmektedir. Daha önceki yıllarda Hepatit B ve Hepatit C gibi hastalıklara bağlı siroz vakaları daha çok görülürken, günümüzde yağlı karaciğere bağlı siroz daha sık görülmektedir. Sebebini bilmediğimiz adına ‘kriptojenik karaciğer siroz’ dediğimiz bir siroz daha var. Kriptojenik siroz vakaları da artış göstermektedir. Her ne kadar sebep net olmasa da, katkılı besinler, pestisitler ve kimyasal maddelerin karaciğer hasarından sorumlu olduğu düşünülüyor. Bu nedenle sağlıklı beslenmek, zararlı alışkanlıklardan uzak durmak ve spor yapmak karaciğer sağlığı açısından önem taşımaktadır.” Her kitle kanser değil! Teknolojideki hızlı gelişmenin etkisiyle karaciğerde artık çok daha fazla lezyonun görülebilir ve ayırt edilebilir hale geldiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, her kitlenin kanser anlamına gelmediğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Karaciğerin dinamik ve çok yönlü yapısı onun hormon, enfeksiyon, toksik madde gibi dış etkenlere bağlı bazı değişiklikler göstermesine neden olabiliyor. İşte karaciğer lezyonlarının bir bölümü bu faktörlere bağlı olarak oluşabiliyor. Önceleri yapısal özellikleri belirginleşen ve belirli bir boyutun üzerinde olan karaciğer lezyonları fark edilebiliyordu. Bu gecikmeli farkındalık, toplumda karaciğerde kitle varsa kötüdür önyargısının oluşmasına neden olmuştur. Gelişen teknoloji sayesinde artık çok daha fazla lezyonu görebiliyor ve ayırt edebiliyor hale geldik. Bu noktadan bakınca aslında karaciğerin iyi huylu lezyonları kötü huylu lezyonlardan daha fazladır.” Karaciğerde her kitle kötü huylu değil! Karaciğer hastalıklarının tanı ve tedavisinde tek bir yöntemin geçerli olmadığını, çünkü karaciğerde her bir lezyonun veya hastalığın kendine özgü yapısı ve davranışı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz “Ek hastalıklar, hastalığın bulgusu, lezyonun özellikleri, risk faktörleri ve lezyonun yerleşimine göre tetkik planlaması yapılmaktadır. Bazı durumlarda karaciğer kitlelerine yaklaşım için konseyde Radyoloji, Onkoloji, Hepatoloji, Genel Cerrahi, Organ Nakli ve Girişimsel Radyoloji ile birlikte ortak karar vermek gerekebilmektedir. Karaciğer lezyonlarında ekip çalışması çok önemlidir” diyor. Hastaya bütüncül yaklaşım önemli! İyi huylu olduğu belirlenen ve hastaya risk oluşturmayan kitlelerde takip yeterli olabilirken, kitlenin özellikleri, hastanın risk faktörleri, eşlik eden hastalıkları ve yaşam tarzı tedavi kararını değiştirebiliyor. Doç. Dr. Yılmaz “Hastaya bütüncül yaklaşmak gerekiyor. Konu sadece kitle değil, hastadır. Örneğin, doğum kontrol hapı kullanımı ile oluşan veya boyut artışı gösteren karaciğer kitleleri olan bir hastada bütüncül yaklaşımımız sebebe yönelik olmalıdır. Karaciğer kitlesi iyi huylu olsa da, doğum kontrol hapı yerine farklı korunma önerilmelidir.” Her kitlede biyopsi gerekmiyor! Günümüzde yapay zekanın tıpta da birçok alanda yol gösterici ve yardımcı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz “Yapay zeka sayesinde artık Radyoloji tetkikleri o kadar ilerledi ki, biyopsiye gerek kalmadan doku yapısı ile ilgili ayrıntılı cevaba ulaşılabilmektedir. Radyolojinin diğer faydası ise; o dokunun yapısı değil fonksiyonu hakkında da bilgi verebilmesidir. O doku nasıl fonksiyon gösteriyor, ne kadar aktif, çevre ile ilişkisi nasıl? Bu, dokuya isim vermekten daha fazla öneme sahiptir. Biyopsi lezyonun yerine göre kendine özgü riskleri de barındırmaktadır. Damarların yanında derinde olan dokudan biyopsi yapmak bazen kanama riski taşıyabilmektedir. Bu nedenle biyopsi altın standart olarak görülmemelidir. Her tetkikin yeri ve zamanı vardır” diyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmit Belediyesi Gençlik Orkestrası İçin Seçmeler Başlıyor Haber

İzmit Belediyesi Gençlik Orkestrası İçin Seçmeler Başlıyor

İzmit Belediyesi, gençlerin müzik alanındaki yeteneklerini geliştirmelerine ve birlikte üretme deneyimi kazanmalarına olanak sağlayacak Gençlik Orkestrası için 15-25 yaş arasındaki gençlerin katılabileceği seçmeleri başlatıyor. Gençlik Orkestrası ile farklı enstrüman gruplarından genç müzisyenlerin bir araya getirilmesi, gençlerin orkestra disiplini içerisinde birlikte müzik yapmaları ve sahne deneyimi kazanmaları hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında gençlerin bireysel enstrüman becerilerinin yanı sıra toplu çalma, ritim ve tempo duygusu, müzikal iletişim ve ekip çalışması alanlarında da kendilerini geliştirmelerine imkân sağlanacak. FARKLI BRANŞLARDAN GENÇLER BULUŞACAK Gençlik Orkestrası’nda piyano, keman, viyola, viyolonsel, kontrbas, flüt, klarnet, saksafon, trompet, trombon, gitar, bas gitar, bağlama, perküsyon/ritim ve diğer enstrümanlarla ilgilenen gençler ile solist/vokal adayları değerlendirmeye alınacak. MÜZİKAL GELİŞİM POTANSİYELİ DE DEĞERLENDİRİLECEK Orkestrada yer almak isteyen 15-25 yaş arasındaki adaylar, başvurularının ardından gerçekleştirilecek seçme sınavına davet edilecek. Seçmelerde adayların enstrüman hâkimiyeti, ritim ve tempo duygusu, nota ve deşifre becerisi, müzikal ifade, temel müzik bilgisi, toplu çalmaya uyumu ve gelişim potansiyeli değerlendirilecek. Adaylardan seviyelerine uygun hazırladıkları bir eseri seslendirmeleri beklenirken, solist/vokal adayları da hazırladıkları bir eserle seçmelere katılabilecek. GENÇLERİN SAHNE DENEYİMİ DESTEKLENECEK Gençlik Orkestrası ile gençlerin birlikte müzik yapma deneyimi kazanmaları, orkestra kültürünü öğrenmeleri, müzikal becerilerini geliştirmeleri ve kültür-sanat etkinliklerinde aktif rol almaları amaçlanıyor. Seçme sınavında adaylardan ileri düzeyde performans beklenmezken, mevcut seviyelerinin yanı sıra müzikal gelişim potansiyelleri ve orkestra çalışmalarına uyumları da göz önünde bulundurulacak. Gençlik Orkestrası’nda yer almak isteyen 15-25 yaş arasındaki gençler başvuru formunu doldurarak seçmelere başvurabilecek. Başvuru Formu: https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSfLFskINoFErUId2ArhxV7unHdANkGddk8XJ3rAWE5vh4yeSw/viewform Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer Belediyesi ve NOSAB Gençleri Geleceğe Hazırlıyor Haber

Nilüfer Belediyesi ve NOSAB Gençleri Geleceğe Hazırlıyor

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) bünyesinde faaliyet gösteren NOSAB Akademi, üniversite öğrencilerini geleceğe daha donanımlı hazırlamak için güçlerini birleştirdi. İki kurum, “Geleceğin Liderleri: Yerel Kalkınma için Aktif Yurttaşlık, Yetkinlik ve Ağ Geliştirme” programı kapsamında ortak hizmet protokolü imzaladı. Nilüfer Belediyesi Planlama ve Kalkınma Ajansı’nın (PlaKA) yürütücülüğünde, NOSAB Akademi, Bursa Mühendis ve Mimar İş İnsanları Derneği (BUMİAD), Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği paydaşlığında hayata geçirilen programın imza töreni Nilüfer Belediyesi Halk Evi’nde yapıldı. Törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez ve Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz katıldı. KAMU VE ÖZEL SEKTÖR DENEYİMİ BİR ARAYA GELİYOR Üniversite öğrencilerini ilgi ve yetenek alanlarına göre üç ayrı grupta buluşturacak olan program, çok yönlü bir eğitim içeriği sunuyor. Katılımcılar; iletişim, ekip çalışması, zaman yönetimi ve problem çözme gibi temel sosyal becerilerin yanı sıra insan kaynakları ve iş hayatına yönelik eğitimler alacak. Gençler bu süreçte kamu yönetiminde ve özel sektörde görev yapan mentörlerle birebir çalışarak iki alanın işleyişini de yakından tanıma fırsatı bulacak. Sivil toplum kuruluşlarının gönüllülük günlerinde yer alarak aktif yurttaşlık bilinci kazanacak olan öğrenciler, karma takımlar halinde çalışarak, sosyal fayda odaklı yerel çözüm projeleri de üretecek. Programı başarıyla tamamlayan gençlere süreç sonunda sertifika verilecek. “GENÇLERİMİZİN DONANIMLI YETİŞMESİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ” Protokol töreninde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, gençlerin geleceğe hazırlanmasının sadece akademik eğitimle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ekiplerimiz bu projenin hayata geçmesi için uzun süredir titizlikle çalışıyor. Nilüfer Belediyesi olarak gençlerimizin donanımlı, düşünen ve üreten bireyler olarak geleceğe adım atmasını çok önemsiyoruz. Eğitimden sosyal desteklere kadar her alanda onların yanında olmaya özen gösteriyoruz. NOSAB ile bugüne kadar örnek iş birlikleri yürüttük; bu projeyle de gençlerimize hem kamu hem de özel sektör deneyimini sunacağız. Emek veren tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu projenin gençlerimiz ve kentimiz için başarılı sonuçlar doğuracağına inanıyorum.” “GENÇLER İŞ DÜNYASINA DAHA ÖZGÜVENLİ ADIM ATACAK” NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez ise sanayi ve üniversite iş birliğinin önemine vurgu yaparak, “Sanayimizin en çok ihtiyaç duyduğu şey; inisiyatif alan, sorumluluk üstlenen, sahayı tanıyan ve iş disiplinine sahip gençler. NOSAB olarak sadece üretime değil, bu üretimi gelecekte de sürdürecek gençlere yatırım yapmamız gerektiğinin farkındayız. Bu proje sayesinde sektör profesyonellerimizle gençlerimizi bir araya getirerek, sahadaki tecrübeyi onlara aktaracağız. Nilüfer Belediyesi ile yürüttüğümüz bu ortak çalışma sayesinde üniversiteli gençlerimiz iş dünyasına çok özgüvenli adım atacak. İş birliğimizin hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Konuşmaların ardından Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve NOSAB Başkanı Erol Gülmez, iş birliği protokolünü imzaladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin İkinci Astronotu Tuva Cihangir Atasever, Uzay Kampı Türkiye’de Gençlerle Buluştu Haber

Türkiye’nin İkinci Astronotu Tuva Cihangir Atasever, Uzay Kampı Türkiye’de Gençlerle Buluştu

Atasever, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler ile gözlemci statüsündeki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen katılımcıların yer aldığı özelprogram kapsamında Uzay Kampı Türkiye’de gerçekleşen buluşmada, astronotluk eğitim sürecini, yörünge altı araştırma uçuşu deneyimini ve mikro yerçekimi ortamında yürütülen bilimsel çalışmaları katılımcılarla paylaşırken, uzay ve gelecek teknolojilerine ilişkin soruları da yanıtladı. Kendi kariyer yolculuğundan örnekler paylaşarak uzay görevine hazırlanma sürecini ve yörünge altı uçuş deneyimini gençlere aktaran Atasever, 8 Haziran 2024’te Türk Uzay Bilim Misyonukapsamında gerçekleştirdiği yörünge altı araştırma uçu şunda mikro yerçekimi ortamında yedi bilimsel deneyi başarıyla tamamlamıştı. Atasever, astronot olma yolculuğunun yalnızca uzaya çıkmaktan ibaret olmadığını belirterek, uzun süreli eğitim, disiplin, ekip çalışması, bilimsel merak ve kararlılığın bu sürecin temel unsurları arasında yer aldığını vurguladı. Gençlere bilimsel merak ve kararlılık mesajı Söyleşi boyunca gençlerin sorularını yanıtlayan Atasever, katılımcılara hayallerinin peşinden gitmeleri, bilimsel meraklarını korumaları ve hedefleri doğrultusunda kararlılıkla çalışmaları yönünde tavsiyelerde bulundu. Uzay çalışmalarının genç nesillere ilham vermesinin ve Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki insan kaynağını güçlendirmesinin önemine dikkat çekti. Uzay Kampı Türkiye’de ilham veren buluşma Uzay Kampı Türkiye’nin bilim, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematiği bir araya getiren STEAM ya klaşımıyla düzenlediği eğitim programlarında, gençlerin bilimsel meraklarını uygulamalı deneyimlerle geliştirmeleri hedefleniyor. Atasever’in katılımıyla gerçekleştirilen söyleşi, bu yaklaşımın ilham verici örneklerinden biri oldu. Katılımcılar, uzay görevlerinin hazırlık sürecini ve bilimsel çalışmaların arka planını bir astronotun deneyimlerinden dinleme fırsatı buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ING, Geleceğin Liderlerini Practica Camp'ta Bir Araya Getirdi Haber

ING, Geleceğin Liderlerini Practica Camp'ta Bir Araya Getirdi

ING Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen etkinlikte adaylar; ING liderleri, farklı iş kollarından ekipler ve programın mezunlarıyla bir araya geldi. Katılımcılar, ING kültürünü yakından tanırken geleceğin çalışma dünyasına dair deneyim odaklı içeriklerle buluştu. ING Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı, Uluslararası Yetenek Programı'nı gençlerin potansiyellerini keşfedip kariyerlerine yön verme fırsatı buldukları önemli bir gelişim yolculuğu olarak gördüklerini vurguladı. ING Türkiye, genç yeteneklere global kariyer yolculuklarında güçlü bir başlangıç sunmayı hedefleyen Uluslararası Yetenek Programı’nın önemli aşamalarından biri olan Practica Camp etkinliğini bu yıl “Cesaret, Adaptasyon & Esneklik” temasıyla gerçekleştirdi. ING Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen etkinlikte adaylar; ING liderleri, farklı iş kollarından ekipler ve programın mezunlarıyla bir araya geldi. Katılımcılar, ING kültürünü yakından tanırken geleceğin çalışma dünyasına dair deneyim odaklı içeriklerle buluştu. Practica Camp, bu yıl genç yeteneklerin değişen dünyaya uyum sağlayabilen, çevik düşünebilen ve potansiyellerini özgürce ortaya koyabilen profesyoneller olarak gelişimlerini desteklemeyi amaçladı. ING Türkiye, “Önce kendin olursun, sonra ING’li” yaklaşımı doğrultusunda katılımcılara kendi kariyer yolculuklarını cesaretle şekillendirebilecekleri bir deneyim alanı sundu. Program boyunca katılımcılar; ING’nin strateji ve dönüşüm yolculuğundan yapay zekâ uygulamalarına, sürdürülebilirlik yaklaşımından çevik çalışma kültürüne kadar farklı başlıklarda düzenlenen oturumlara katıldı. Geçmiş dönem Uluslararası Yetenek Programı katılımcılarının deneyim paylaşımlarının yanı sıra vaka çalışmaları ve interaktif uygulamalarla adayların analitik düşünme, problem çözme ve ekip çalışması becerileri desteklendi. Etkinlik kapsamında dünyanın ilk ve tek engelli kadın ralli pilotu Kübra Denizci Keskin de genç yeteneklerle ilham veren bir sohbet gerçekleştirdi. Kamptaki değerlendirme adımlarını başarıyla tamamlayan gençler ise ING’nin geleceğini şekillendiren yetenekler arasında yerlerini alacak. Hale Ökmen Ataklı: Uluslararası Yetenek Programı'nı gençlerin potansiyellerini keşfedip kariyerlerine yön verme fırsatı buldukları önemli bir gelişim yolculuğu olarak görüyoruz. Uluslararası Yetenek Programı’nı gençlerin potansiyellerini keşfedip kariyerlerine yön verme fırsatı buldukları önemli bir gelişim yolculuğu olarak gördüklerini belirten ING Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı, “Genç yeteneklere program boyunca sunduğumuz farklı deneyimlerle onların gelişimlerini desteklemeyi ve global kariyer yolculuklarına güçlü bir başlangıç yapmalarını önemsiyoruz. ING’nin insan odaklı kültürü ve ‘Önce kendin olursun, sonra ING’li’ anlayışımız doğrultusunda, gençlerin kariyerlerini cesaretle şekillendirebilecekleri bir çalışma ortamı sunmayı hedefliyoruz. Practica Camp da bu yaklaşımımızı genç yeteneklerle buluşturduğumuz önemli bir deneyim platformu niteliği taşıyor” dedi. ING Türkiye’nin 30 yılı aşkın süredir global ölçekte yürüttüğü Uluslararası Yetenek Programı bugün 14 ülkede uygulanıyor. 18 aylık gelişim yolculuğu sunan program kapsamında katılımcılar; yerel ve global rotasyon imkânlarının yanı sıra eğitim ve sertifika programları, mentorluk desteği ve farklı kariyer rotalarında deneyim kazanma fırsatı elde ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mersin Büyükşehir’in Tiyatro Kurslarında Perde Kursiyerler İçin Açıldı Haber

Mersin Büyükşehir’in Tiyatro Kurslarında Perde Kursiyerler İçin Açıldı

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin her yaştan Mersinli’yi sanatla buluşturduğu tiyatro kursları final yaptı. Aylar boyunca sahne disiplini, beden kullanımı, doğru ifade ve oyunculuk üzerine eğitim alan kursiyerler, hazırladıkları oyunları seyirciyle buluşturmanın heyecanını yaşadı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Şehir Tiyatrosu tarafından verilen tiyatro kursları, yılsonu gösterileriyle tamamlandı. 7-9 yaş ve 10-13 yaş grubu ‘Çocuklar için Drama Eğitimi’, 14-17 yaş grubu ‘Gençler için Tiyatro Kursu’ ve 18 yaş üzeri ‘Yetişkinler için Tiyatro Kursu’nda 8 ay boyunca eğitim alan kursiyerler, ayrı ayrı hazırlanan gösterilerle yalnızca bir oyun sahnelemedi; emeklerini, cesaretlerini ve sahne deneyimlerini de izleyiciyle paylaştı. Temel tiyatro eğitiminin yanı sıra; kendini ifade etme, ekip çalışması, özgüven ve sahne deneyimi kazanma fırsatı bulan 76 kursiyer, seyirciden büyük alkış aldı. Kursiyerlerden 7 kişi ise tiyatro serüvenine konservatuvar hazırlıklarıyla devam ediyor. Şehir Tiyatrosu’nun 2025-2026 sezonu boyunca çocuk, genç ve yetişkin tiyatro kurslarında eğitim alarak oyun sahneleyen yurttaşların başarılı bir süreç geçirdiğini söyleyen Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Sanatçısı ve Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Ceren Özmen, birbirinden güzel oyunlarla sezonu sonlandırdıklarını belirtti. Kursiyerlerin, emek ve heyecanlarıyla harmanladıkları performanslarını sergilediklerini söyleyen Özmen, her zaman olduğu gibi, bu sanat yolculuklarında da yanlarında olan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e de teşekkür etti. Bu süreçte Bremen Mızıkacıları, Çehov Kısaları, Kabare ve Shakespeare Ansiklopedisi adlı oyunların sahnelendiğini kaydeden Özmen, katılım belgelerini alan kursiyerlerin böylece süreci tamamladıklarını belirtti. Bu süreçte Bremen Mızıkacıları, Çehov Kısaları, Kabare ve Shakespeare Ansiklopedisi adlı oyunların sahnelendiğini kaydeden Özmen, katılım belgelerini alan kursiyerlerin böylece süreci tamamladıklarını belirtti. Yılmaz: “Kısa sürede ekip olmaya çalıştık ve bunu başardık” 8 ay boyunca sıkı bir çalışmanın sonunda oyunları sahnelediklerini söyleyen Şehir Tiyatrosu oyuncularından Emre Yılmaz, “Hayran olduğum gençler tanıdım. 8 aydır varını yoğunu ortaya koyan gençler gördüm. Bu eğitim sürecinde sahne teknikleri üzerine çok fazla çalıştık, ama daha fazla ekip olmaya çalıştık ve ekip olmayı becerdik” dedi. Seyircinin kendilerini hiç yalnız bırakmadıklarını da söyleyen Yılmaz, “Tahminimizden daha fazla seyirciyi görmek bizleri çok mutlu etti. Umarım seyircimiz her zaman Mersin Şehir Tiyatrosu ile beraber kalır” ifadelerini kullandı. Seyirciler, kursiyerlerin oyunculuklarına hayran kaldı Oyunu çok beğendiğini belirten seyircilerden Fatma Betül Bali, “Ben de tiyatrocuyum ve bu oyuna arkadaşım sayesinde geldim. Oyuncuların performansını çok beğendim ve özellikle yaşattıkları anları çok beğendim” dedi. Kuzenini sahneden izlemeye gelen Asya Güneri, “Daha önce de tiyatroya gitmiştim, ama bu kadar deneyimli değillerdi ve kendilerine güvenmiyorlardı. Çok eğlenceli ve keyifli geçti. Bizlere bu anı yaşattığı için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ederim” diye konuştu. Böyle bir organizasyona geldiği için kendini çok şanslı hissettiğini söyleyen Fatih Sarıtaş, “Emeği geçen bütün ekibe ayrı ayrı teşekkür ederim. Büyükşehir’in tiyatro salonuna ilk defa geliyorum ve geldiğim için de kendimi çok şanslı hissediyorum. Başkanımız Vahap Seçer’e ve emeği geçen herkese teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. Mersin’e yeni taşındığını ve etkinlikleri çok beğendiğini söyleyen Özkan Çoban, “Tiyatroyu çok beğendim, çok etkileyiciydi” derken, oyunu beğendiğini söyleyen bir başka tiyatrosever İbrahim Duru, “Bu tür etkinlikler, gençlerimiz için çok güzel bir sosyal faaliyet ve güzel bir alışkanlık” diye konuştu. Oyunu çok başarılı bulduğunu söyleyen Neslihan Duru, “Böyle bir projeyi gerçekleştirip sergilediği için yönetmeni tebrik ediyorum ve bizlere ulaştırdığı için teşekkür ediyorum. Ayrıca bu imkanları gençlere tanıdığı için Başkanımız Vahap Seçer’e de teşekkür ediyorum” dedi. Şehir Tiyatrosu’nun sahnesini ilk kez izlediğini söyleyen Feryal Özdemir, “Gerçekten çok yetenekli insanlar var. Genel olarak oyunu da zaten çok beğendim. Gayet kaliteli işler çıkıyor gördüğüm kadarıyla” ifadelerini kullandı. Çocuklar da sahnede dostluğun önemini anlattı Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin tiyatro kurslarında eğitim alan çocuklar da aylar süren hazırlıkların ardından ilk kez sahneye çıkmanın heyecanını yaşadı. ‘Bremen Mızıkacıları’ oyunuyla izleyici karşısına çıkan minik kursiyerler; yalnızca oyunculuk becerilerini değil, dostluk ve birlikte üretmenin önemini de sahneye taşıdı. Sahnede tavşan karakterini canlandıran Mina Selçuk oyunun dostluğu anlattığını belirterek, “Ben oyunda tavşan karakteriydim. Oyun, dostluğu anlatıyor. Çok güzeldi ve çok eğlendik. Öğretmenlerimize teşekkür ederim” dedi. Ekim ayından bu yana kursa gittiğini söyleyen Selçuk, “Çok uğraştık, çok çabaladık. Sonunda güzel bir oyun sergiledik” ifadelerini kullandı. Oyunda eşek karakterini canlandıran Asaf Çakmak da sahne heyecanını paylaşarak, “Bu aslında benim ikinci oyunumdu. Ama eğlenceliydi. Dostluğun önemi ve beraberliğin gücünü anlatan bir şey olduğu için çok beğendim” diye konuştu. Veliler, Büyükşehir’in çocuklara yönelik sanatsal faaliyetlerinden memnun Kızını ve oğlunu Büyükşehir’in tiyatro kursuna gönderen Mehmet Şahinoğlu, kursların çocuklar için önemli bir fırsat olduğunu belirterek, “Biz elimizden geldiğince, çocuklarımızı bütün etkinliklere göndermeye çalışıyoruz. Çünkü bu etkinlikler, çocuklarımız için geleceğe yatırım amacı taşıyor. Başkanımıza çok teşekkür ediyor ve bunların devamının olmasını da istiyoruz” diye belirtti. Neslihan Çakmak ise tiyatronun çocuklar üzerinde sosyal ve psikolojik açıdan olumlu etkiler bıraktığını ifade ederek, “Oğlum için böyle bir topluluk içerisinde olmak, bir topluluk içerisinde hareket etmek ona gerçekten çok iyi geldi. Sosyal ve psikolojik olarak çok güzel etkileri oldu. Çok memnunuz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Psikologlar Görünmeyen Dengeyi Kuruyor! Haber

Psikologlar Görünmeyen Dengeyi Kuruyor!

Ruh sağlığının bedensel, zihinsel ve sosyal boyutlarıyla bütüncül bir yapı olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Psikoloğun temel rolü, bireyin düşünce, duygu ve davranış süreçlerini bilimsel yöntemlerle değerlendirerek ruh sağlığını korumak, geliştirmek ve bozulduğunda yeniden yapılandırmaktır.” dedi. Psikolojik desteğin sadece kriz anlarında değil, kendini tanıma ve yaşamı güçlendirme sürecinde de önemli olduğuna dikkat çeken Taşkın, psikoloğa gitmenin bir ‘son çare’ değil, farkındalık ve kendine yatırım süreci olduğunu vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, 10 Mayıs Psikologlar Günü kapsamında psikologların ruh sağlığını koruma, iyileştirme ve güçlendirme sürecindeki rolünden bahsetti. Psikologlar yalnızca sorun çözmüyor! Sağlığın yalnızca bedensel iyilik hali değil zihinsel, duygusal ve sosyal boyutlarıyla bir bütün olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Psikologlar tam da bu bütünlüğün görünmeyen ama belirleyici kısmında çalışır.” dedi. Psikoloğun sağlık sistemi içindeki temel rolünü açıklayan Taşkın, “Psikoloğun temel rolü, bireyin düşünce, duygu ve davranış süreçlerini bilimsel yöntemlerle değerlendirerek ruh sağlığını korumak, geliştirmek ve bozulduğunda yeniden yapılandırmaktır. Biz yalnızca ‘sorun çözmeyiz’ aynı zamanda kişinin içsel kaynaklarını fark etmesine ve daha işlevsel bir yaşam kurmasına eşlik ederiz.” diye konuştu. Ekip çalışması, tedavi etkinliğini doğrudan artırıyor! Ruh sağlığı alanının doğası gereği multidisipliner bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Özgenur Taşkın, “Psikiyatristler medikal değerlendirme ve gerektiğinde farmakolojik tedavi yürütürken, psikologlar psikoterapi ve psikolojik değerlendirme süreçlerini üstlenir. Gerektiğinde hekimler, sosyal hizmet uzmanları, fizyoterapistler gibi diğer profesyonellerle iş birliği yaparak kişiye bütüncül bir bakım sunulur. Bu ekip çalışması, tedavi etkinliğini doğrudan artırır.” dedi. Psikolojik değerlendirme sürecinin işleyişine değinen Taşkın, “Klinik görüşme, gözlem ve bilimsel geçerliliği olan testlerin birlikte kullanıldığı sistematik bir süreçtir. Amaç sadece tanı koymak değil; bireyin güçlü yönlerini, zorlanma alanlarını ve ihtiyaçlarını anlamaktır. Bu süreç kişiye özel bir yol haritası oluşturmanın temelidir.” açıklamasını yaptı. Psikoloğa gitmek ‘son çare’ değil, farkındalık ve kendine yatırım süreci! Bilinenin aksine psikoloğa gitmek için ‘çok ciddi bir sorun’ olması gerekmediğine dikkat çeken Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Psikoloğa gitmek bir ‘son çare’ değil, bir farkındalık ve kendine yatırım sürecidir. İnsanlar yalnızca kriz anlarında değil kendilerini daha iyi tanımak, ilişkilerini güçlendirmek veya yaşam kalitelerini artırmak için de psikolojik destek alabilir.” dedi. Psikologlara dair toplumda hala yanlış inanışlar olduğunu kaydeden Taşkın, şunları söyledi: “En sık karşılaştığımız yanlış inanışlardan biri, psikoloğun ‘akıl okuduğu’ ya da ‘sadece nasihat verdiği’ düşüncesidir. Oysa psikologlar bilimsel yöntemlerle çalışır ve danışanın aktif katılımını esas alır. Bir diğer yanlış inanış da psikoloğa gitmenin ‘zayıflık’ göstergesi olduğudur. Gerçekte bu, kişinin kendine karşı sorumluluk alabilme kapasitesinin bir göstergesidir.” Psikolojik destek tedaviye uyumu arttırıyor ve iyileşme sürecini hızlandırıyor! Günümüzde stres, kaygı, depresyon ve tükenmişlik gibi ruhsal sorunlar giderek yaygınlaştığına işaret eden Taşkın, “Bunun yanı sıra kronik hastalıklarla yaşayan bireylerin psikolojik yükü de artıyor. Psikologlar bu noktada hem önleyici hem de iyileştirici rol üstlenerek sağlık sisteminin sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor.” dedi. Psikolojik durumun, fiziksel iyileşme sürecini de doğrudan etkilediğini aktaran Taşkın, “Örneğin kaygı ve depresyon, tedaviye uyumu düşürebilir stres ise bağışıklık sistemini zayıflatabilir. Psikolojik destek alan bireylerde tedaviye uyumun arttığını, yaşam kalitesinin yükseldiğini ve iyileşme sürecinin daha sağlıklı ilerlediğini görüyoruz.” şeklinde konuştu. Destek ihtiyacını fark etmek psikolojik dayanıklılığın ilk adımı! Psikoloğu, ‘bireyin iç dünyasını anlamlandırmasına yardımcı olarak ruhsal dengeyi kuran ve bu denge üzerinden genel sağlığı destekleyen profesyonel’ olarak tanımlayan Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Ruh sağlığı, ertelenebilecek bir alan değil; yaşam kalitesinin temelidir. Destek almak bir ihtiyaçtır ve bu ihtiyacı fark etmek güçsüzlük değil, psikolojik dayanıklılığın ilk adımıdır.” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.