Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomi

Kapsül Haber Ajansı - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Egeli Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları 2026 Hedeflerini Gerçekleştirme Konusunda Kararlı  Haber

Egeli Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları 2026 Hedeflerini Gerçekleştirme Konusunda Kararlı 

2026 yılı için belirledikleri 1 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak için yoğun bir iş programı oluşturduklarını belirten Ege Mobilya Kâğıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ferit Kora, Türk ihracatçısının tüm olumsuz koşullara karşı adapte olma kabiliyetine sahip olduğunu, savaş ortamında da bu özelliğinin devreye gireceğine inandıklarını dile getirdi. Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi üyeleriyle bir araya gelen Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB) Başkan Yardımcısı Ferit Kora, 2026 yılı için birliğin alt sektörleri olan mobilya, kâğıt ve odundışı orman ürünleri sektörleri için küresel pazarlama atağı başlattıklarını ifade etti. Her ay uluslararası fuarlara milli katılım organizasyonu, sektörel ticaret heyeti, alım heyeti planladıklarını paylaşan Kora, “2026 yılı içerisinde 3 fuarda milli katılım organizasyonu yapacağız. Sektörel ticaret heyetlerimiz, tasarım yarışmalarımız, UR-GE projeleri kapsamında alım heyetlerimiz, çalıştaylarımız ve panellerimiz olacak. Paper & Tissue Show Abu Dhabi Fuarı, Ortadoğu’nun en büyük fuarı konumunda. Savaş nedeniyle 3-5 Haziran 2026 tarihine ertelendi. Savaşın bir an önce sona ermesini ve ticaretin kaldığı yerden sürmesini diliyoruz. 5–7 Mayıs 2026 HD Expo Las Vegas Fuarına, Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenleyeceğiz ve mobilya ihracatçılarımızın ABD’ye ihracatlarının artmasına zemin oluşturacağız. Bu yıl gerçekleştireceğimiz üçüncü fuar milli katılımı 11–12 Kasım 2026 tarihlerinde Londra’da düzenlenecek Paper & Tissue Show London olacak. “Bu yıl ilk kez Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışmasını düzenleyeceğiz. Ayrıca kâğıt ve ambalaj sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla Aegean Paper UR-GE Projesini başlatacağız” ifadelerini kullandı. Ege Mobilya Kâğıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin, İzmir ekonomi basınıyla buluşmasına, EMKOÜİB Yönetim Kurulu Üyesi Şeyma Başterzi, Mobilya Çalışma Komitesi Başkanı Müjdat Kemer ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Coşkun’da katıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Antalya'da Girişimde Kadın Zirvesi’nin İkincisi Düzenlendi Haber

Antalya'da Girişimde Kadın Zirvesi’nin İkincisi Düzenlendi

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve AGİDER işbirliğinde geçtiğimiz yıl ilki gerçekleştirilen ‘Girişimde Kadın Zirvesi'nin ikincisi Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu'nda gerçekleştirildi. Zirvede, Antalyalı kadınlar ve öğrenciler ilham veren hikayelerini baş aktörlerinden dinledi. KADIN ÜRETİNCE AİLESİ, ŞEHRİ VE ÜLKESİ GELİŞİR Zirvenin açılış konuşmasını yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, bir toplumun kalkınmasının kadınların üretimde, ekonomi, sanatta ve karar mekanizmalarda güçlü şekilde yer almasından geçtiğine vurgu yaptı. Başkan Vekili Özdemir, “Kadın girişimciliği sadece iş kurmak değildir. Bir fikri bir cesareti gerçeğe dönüştürmektir. Bir kadın üretmeye başladığında yalnızca bir işletme büyümez. Bir aile güçlenir, bir şehir gelişir, bir ülkenin geleceği değişir” diye konuştu. CESUR FİKİRLER YARININ GÜÇLÜ EKONOMİSİNİ KURACAK Büşra Özdemir, Antalya’nın doğasıyla kültürüyle üretim gücü ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğunu, bu şehrin en büyük gücünün hayallerinden vazgeçmeyen, üreten, risk alan ve geleceğe inanan kadınlar olduğunu kaydetti. Başkan Vekili Özdemir, konuşmasında şunlara değindi: “Kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer alması için sizlerle beraber projeler üretmeye, girişimciliği güçlendirmeye ve kadınların fikirlerini büyütebileceği fırsatlar yaratmaya devam ediyoruz. Bugünün küçük fikirleri yarının büyük markalarıdır. Bugünün cesur adımları yarının güçlü ekonomisini kurar. Zirvenin yeni başarı hikayelerinin başladığı bir yolculuk olduğunu düşünüyorum. Zirvenin ilham dolu verimli ve güçlü işbirliklerine vesile olmasını diliyorum. Kadın varsa üretim vardır, umut vardır. Kadın varsa gelecek vardır.” DÜNYA DÖNÜŞÜMDE GİRİŞİMCİLİK ÖNEM TAŞIYOR AGİDER Başkanı Gökçen Atmaca da Antalya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle zirvenin ikincisini düzenlemekten dolayı çok mutlu olduklarını söyleyerek, “İlk zirveyi düzenlerken iken amacımız girişimcilik eko sistemine katkı sağlayacak bir buluşma noktası oluşturmak, deneyim paylaşımını teşvik etmek ve yeni işbirliklerine zemin hazırlamaktı. Bugün bu buluşmanın büyüyerek devam ettiğini görmek bizler için kıymetli. Dünya hızlı bir dönüşüm süreci içinde. Teknolojide yaşanan gelişmeler yeni iş modelleri ve değişen ekonomik dinamikler girişimciliği her zamankinden önemli yere taşıyor. Kurumların sivil toplumun ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesi sürdürülebilir ve güçlü ekonomik yapı için önemli bir gerekliliktir” diye konuştu. DENEYİMLERİNİ GENÇLERLE PAYLAŞTILAR Gökçen Atmaca moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; kadın girişimciler Başak Topbaştekin, Gaye Gül Ersan ve Zeynep Özcan deneyimlerini, yola nasıl çıktıklarını, başarı hikayelerini, finansal ve sosyal konularda karşılaştıkları zorlukları katılımcılarla paylaştı. Zirvenin sonunda S2B (Öğrenci-Girişimci Eşleşmesi) etkinliği de gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyasında Harcanan Çabanın 20'si Sonuçların Yüzde 80'nini Oluşturuyor Haber

İş Dünyasında Harcanan Çabanın 20'si Sonuçların Yüzde 80'nini Oluşturuyor

Sabahın ilk saatlerinde başlayan iş yoğunluğu, gün boyunca devam eden toplantılar ve akşam saatlerine sarkan sorumluluklar, kişisel zamanı neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor. Çoğu birey, daha fazla çalışmanın mutlak başarı getireceği düşüncesiyle hareket etse de aslında enerjisini verimsiz ve sonuç getirmeyen işlere harcayabiliyor. Tüm dünyada kabul gören Pareto İlkesi'ne dayanarak harcanan çabanın yalnızca yüzde 20'sinin, elde edilen sonuçların yüzde 80'ini oluşturduğunu savunan pazarlama dünyasının önde gelen isimlerinden Perry Marshall, Ceres Yayınları etiketli "80/20 Satış Pazarlama" kitabı ile okuyuculara başarının büyük kısmını sağlayan o kritik yüzde 20'lik dilimi nasıl tespit edeceklerini adım adım gösteriyor. Günlük iş hayatına bakıldığında, zamanın büyük bölümünün e-posta trafiği, uzun toplantılar ve sürekli artan görev listeleri arasında geçtiği görülüyor. Ancak bu yoğunluk çoğu zaman gerçek anlamda sonuç üreten işlerle aynı oranda ilerlemiyor. Birçok kişi gün boyunca meşgul olmasına rağmen günün sonunda somut bir ilerleme sağlayamadığını fark edebiliyor. Benzer durum şirketler için de geçerli. Ürünlerin, müşterilerin ya da projelerin tamamı aynı etkiyi yaratmıyor. Kimi zaman sınırlı sayıda müşteri, toplam gelirin büyük bölümünü oluşturabiliyor; bazı ürünler ise satışların büyük kısmını tek başına taşıyabiliyor. İş dünyasında giderek daha fazla konuşulan verimlilik tartışmalarının merkezinde de tam olarak bu durum yer alıyor. Bu noktada tüm dünyada kabul gören Pareto İlkesi'ne dayanan pazarlama dünyasının önde gelen isimlerinden Perry Marshall kaleminden çıkan Ceres Yayınları etiketli "80/20 Satış Pazarlama" kitabı, iş hayatındaki karmaşayı daha sade bir bakışla değerlendirmeyi mümkün kılıyor. Katlanarak Büyüyen Verimlilik Gücü Yazara göre her 80/20'nin içinde başka bir 80/20 daha gizli duruyor. Bu durum, çabalarınızın en verimli yüzde 4'lük kısmının aslında toplam sonucun yüzde 64'ünü getirdiği anlamına geliyor. Eser, okuyucuya bu "altın dilimi" nasıl bulacağını ve enerjisini buraya nasıl kanalize edeceğini adım adım gösteriyor. Özellikle "Güç Üçgeni" olarak adlandırdığı Trafik, Dönüşüm ve Ekonomi kavramlarıyla, karmaşık pazarlama süreçlerini herkesin anlayabileceği bir basitliğe indirgiyor. Zaman Kaybettiren Müşterileri Beş Güç Diskalifiye Edicisi Formülüyle Eleyin Kitabın en dikkat çekici bölümlerinden birini ise "Av Tüfeğini Doldurmak" (Racking the Shotgun) yöntemi oluşturuyor. Bu yöntemle Marshall, geniş kitleler içinden gerçekten potansiyel barındıran müşterileri ayıklamanın yollarını anlatıyor. Zamanı boşa tüketen ve düşük getiri sağlayan işlerin hızla elenmesi gerektiğini savunan yazar, "Beş Güç Diskalifiye Edicisi" kriterleriyle satış süreçlerini hızlandırmanın formülünü paylaşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Telifsiz Haber İçeriği Nereden Bulunur? Haber

Telifsiz Haber İçeriği Nereden Bulunur?

Telifsiz haber içeriği neden bu kadar kritik? Bir dijital yayın için en pahalı kalem her zaman bütçe değildir. Çoğu zaman asıl maliyet, yanlış içerik kullanımının doğurduğu hukuki risk, editoryal zaman kaybı ve itibar hasarıdır. Özellikle internet gazeteleri, sektörel yayınlar ve kurumsal medya ekipleri için içerik akışını hızlandırmak kadar, o içeriğin güvenle yeniden yayımlanabilir olması da belirleyicidir. Bu nedenle soru yalnızca içerik bulmak değildir. Asıl soru şudur: Telifsiz haber içeriği nasıl bulunur ve bu içerik gerçekten güvenle kullanılabilir mi? Yanıt, birkaç kaynağı rastgele taramaktan ibaret değildir. Doğru model; lisans mantığını anlayan, editoryal kaliteyi koruyan ve yeniden kullanım hakkını açık biçimde tanımlayan bir içerik tedarik sistemidir. Telifsiz haber içeriği nasıl bulunur? İlk adım, "telifsiz" kavramını doğru tanımlamaktır. İnternette açık görünen her haber telifsiz değildir. Bir metnin erişilebilir olması, kopyalanabilir olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde kaynak göstererek yayımlamak da tek başına hukuki koruma sağlamaz. Burada belirleyici olan şey, içeriğin yeniden kullanım izninin açık biçimde verilmiş olmasıdır. Pratikte telifsiz haber içeriği üç ana kanalda bulunur. Birincisi, yeniden yayıma uygun içerik üreten dijital haber ajansları ve dağıtım platformlarıdır. Bunlar genellikle internet gazeteleri, niş yayıncılar ve kurumsal medya ekipleri için haberleri yeniden kullanım mantığıyla paketler. İkincisi, kamu kurumları, bakanlıklar, belediyeler, düzenleyici otoriteler ve resmi kuruluşların duyuru akışlarıdır. Üçüncüsü ise şirket basın bültenleri, sektör derneklerinin açıklamaları ve etkinlik bazlı kurumsal içeriklerdir. Ancak bu üç kaynağın değeri aynı değildir. Resmi açıklamalar güven verir ama haber dili açısından zayıf kalabilir. Şirket bültenleri hızlıdır ama çoğu zaman tek taraflıdır. Ajans tipi telifsiz içerik platformları ise haber akışı, editoryal düzen ve kullanım kolaylığı açısından daha ölçeklenebilir bir yapı sunar. Özellikle ekonomi, teknoloji, savunma, enerji, lojistik ve yapay zeka gibi dikey alanlarda bu fark daha net görünür. Kaynağın güvenilir olup olmadığını nasıl anlarsınız? Bir kaynağın telifsiz olduğunu söylemesi yetmez. Profesyonel yayıncılıkta güven, beyanla değil sistemle ölçülür. Önce şu soruya bakılır: Yeniden kullanım koşulları açık mı? İçeriğin alınıp yayımlanabileceği net biçimde belirtilmiyorsa, orada gri alan vardır. Gri alan ise hız kazandırmaz, tam tersine editoryal riski büyütür. İkinci olarak içerik üretim standardı incelenmelidir. Haberde tarih, yer, kurum adı, konuşan kişi, unvan ve bağlam net değilse o içerik yeniden yayıma uygun görünse bile editoryal açıdan sorun çıkarır. Çünkü telifsiz olmak, kalitesiz olmak anlamına gelmez. Kurumsal okuyucuya hitap eden mecralarda içerik hem serbest kullanılabilir olmalı hem de profesyonel haber standardını karşılamalıdır. Üçüncü unsur, içerik çeşitliliğidir. Yalnızca tek tip bülten yayımlayan bir yapı, günlük yayın temposunu beslemekte zorlanır. Oysa haber merkezleri için metin kadar fotoğraf, video, röportaj, analiz ve sektör bazlı özel dosyalar da önemlidir. İçerik havuzu ne kadar çeşitliyse yayın akışını planlamak o kadar kolaylaşır. Haberle bülteni ayırmak neden önemli? Birçok yayıncı telifsiz içerik ararken aslında yalnızca kopyalanabilir metin arıyor. Bu yaklaşım kısa vadede pratik görünür ama uzun vadede mecrayı zayıflatır. Çünkü basın bülteni ile haber aynı şey değildir. Basın bülteni, kurumun kendisi hakkında anlattığı çerçevedir. Haber ise o gelişmeyi daha geniş bir bağlama yerleştirir. Örneğin bir enerji şirketinin yatırım duyurusu tek başına yayımlanabilir; fakat piyasa etkisi, bölgesel yatırım iklimi, istihdam boyutu ve sektör dengesi eklenmediğinde içerik haber değerinin bir kısmını kaybeder. Bu yüzden telifsiz içerik arayan editörlerin sadece kullanım hakkına değil, haber işlenmişliğine de bakması gerekir. Hazır yayımlanabilir bir içerik, başlık yapısından spot kurgusuna kadar yeniden kullanımı kolaylaştırır. Bu da hem editoryal süreci hızlandırır hem de sayfa kalitesini korur. Hangi kaynaklar gerçekten verimlidir? Verimli kaynak, sadece ücretsiz olan kaynak değildir. Verimli kaynak; hızlı, yeniden kullanılabilir, doğrulanabilir ve düzenli akış sağlayan kaynaktır. Günlük haber operasyonu yürüten bir yayın için asıl mesele budur. Sektörel uzmanlaşması olan telifsiz ajanslar bu nedenle öne çıkar. Çünkü genel gündem içerikleri birçok yerde bulunur, ancak savunma sanayii, sürdürülebilirlik, tarım teknolojileri, lojistik yatırımları ya da yapay zeka tabanlı iş dönüşümü gibi alanlarda hem hızlı hem de yayınlanabilir içerik bulmak daha zordur. Bu noktada uzman editoryal kadro ve kategori bazlı içerik mimarisi ciddi avantaj sağlar. Kamu kurumları da önemli bir kaynaktır, fakat burada editoryal işlem yükü yüksektir. Resmi açıklamayı alıp habere dönüştürmek zaman ister. Kurumsal iletişim ekipleri için bu normal olabilir; ancak yoğun çalışan dijital gazetelerde doğrudan yayımlanabilir içerik daha fazla değer üretir. Bu çerçevede, telifsiz ve ücretsiz haber akışını sektörel derinlikle birleştiren platformlar daha sürdürülebilir bir çözüm sunar. Kapsül Haber Ajansı gibi yapılar, özellikle iş dünyası ve stratejik sektör odaklı yayın yapan mecralar için bu ihtiyaca yanıt verir. Lisans kontrolü yapmadan içerik kullanılır mı? Kısa cevap hayır. İçerik açık görünse bile lisans net değilse risk devam eder. Burada en sık yapılan hata, "zaten internette yayımlanmış" düşüncesidir. Oysa dijital erişim ile yeniden yayın hakkı aynı şey değildir. İçerik kullanmadan önce en az dört noktayı kontrol etmek gerekir. Yeniden yayıma izin var mı, görseller de bu kapsama dahil mi, kaynak gösterme şartı isteniyor mu, içerikte üçüncü taraf materyal bulunuyor mu? Özellikle fotoğraf ve video tarafı metinden daha hassastır. Metin telifsiz olabilir, ama eşlik eden görselin lisansı ayrı olabilir. Bir diğer kritik konu güncelleme sorumluluğudur. Bazı haberler ilk yayımlandığında doğru olsa da saatler içinde revize edilir. Bu nedenle telifsiz içerik kullanan yayınların kaynak akışını izlemeye devam etmesi gerekir. Hızlı olmak önemli, fakat düzeltme disiplini olmadan hız tek başına değer üretmez. Editörler için pratik seçim kriterleri Telifsiz haber içeriği seçerken en iyi yöntem, kaynağı bir içerik deposu gibi değil, operasyon ortağı gibi değerlendirmektir. İçerik düzenli mi geliyor, başlıklar yayınlanabilir mi, sektör kırılımları net mi, tekrar oranı yüksek mi, arşiv taraması kolay mı? Bu sorular günlük iş akışında teoriden daha belirleyicidir. Ayrıca yayınınızın hedef kitlesi ile kaynak yapısının uyumu da önemlidir. Finans ve reel sektör odaklı bir mecranın yalnızca genel gündem akışıyla büyümesi zordur. Benzer şekilde kurumsal itibar iletişimi yapan bir platform için doğrulanmış yönetici açıklamaları, yatırım haberleri, üretim, ihracat, teknoloji ve regülasyon başlıkları daha değerlidir. Burada nicelik ile nitelik arasında denge kurmak gerekir. Çok sayıda içerik sunan ama editoryal standardı düşük bir kaynak, kısa sürede sayfaları doldurur ama marka güvenini aşındırabilir. Daha seçici ama kaliteli bir akış ise uzun vadede daha güçlü sonuç verir. Telifsiz içerik bulurken en sık yapılan hatalar En yaygın hata, sosyal medya paylaşımlarını haber kaynağı sanmaktır. Bir kurum yöneticisinin açıklaması sosyal medyada yer alabilir, ancak bunun yeniden yayıma uygun haber paketi olduğu anlamına gelmez. Doğrulama, bağlam ve lisans boyutu ayrıca ele alınmalıdır. İkinci hata, yalnızca ücretsiz olduğu için içeriği yeterli görmek. Ücretsiz içerik değerlidir, fakat editoryal maliyeti yüksekse gerçek anlamda ekonomik değildir. Başlığı yeniden yazmak, metni temizlemek, bilgileri doğrulamak ve görsel aramak için harcanan süre bazen ücretli ama hazır bir akıştan daha pahalıya gelir. Üçüncü hata ise dikey uzmanlık ihtiyacını küçümsemektir. Savunma, enerji, tarım, lojistik ya da yapay zeka gibi alanlarda terminoloji hatası, yüzeysel anlatım veya eksik bağlam profesyonel okuyucuda hemen fark edilir. Bu yüzden kaynak seçerken sektör okuryazarlığı mutlaka dikkate alınmalıdır. Doğru içerik akışı yayın performansını nasıl etkiler? Telifsiz haber içeriği doğru bulunduğunda sadece maliyet düşmez. Yayın ritmi güçlenir, editörlerin zamanı daha stratejik işlere kalır ve haber çeşitliliği artar. Özellikle çok kategorili dijital yayınlarda bu etki doğrudan görünür. Güncel ekonomi başlıkları ile sektör bazlı özel içerikler aynı havuzda sunulabildiğinde hem okur bağlılığı hem de sayfa verimliliği yükselir. Dahası, yeniden kullanım hakkı net olan içerik akışı kurumsal iş birlikleri açısından da daha güvenli bir zemin oluşturur. Markalar, kurumlar ve medya paydaşları hukuki belirsizlik taşımayan yapılara daha rahat yaklaşır. Bu da sadece editoryal değil, ticari açıdan da avantaj üretir. Telifsiz haber içeriği ararken en doğru yaklaşım, "nerede çok içerik var" sorusundan önce "hangi kaynak benim yayın disiplinime uyuyor" sorusunu sormaktır. Çünkü güçlü yayıncılık çoğu zaman daha fazla içerikle değil, doğru lisanslanmış ve iyi işlenmiş içerikle büyür. Sonuçta haber akışında güven kaybedildiğinde telafi zordur; güvenle kullanılabilen doğru içerik bulunduğunda ise ivme kalıcı hale gelir.

Denizcilikte Kadın Gücü Yükseliyor Haber

Denizcilikte Kadın Gücü Yükseliyor

8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, küresel ekonomide kadın emeğinin rolü ve kadın istihdamı konusu yeniden gündemin merkezine oturdu. Özellikle geleneksel olarak erkek egemen sektörler arasında gösterilen denizcilik, son yıllarda kadınların artan varlığıyla dönüşüm sürecine giriyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) verilerine göre dünyada yaklaşık 2 milyona yakın aktif gemi insanı bulunuyor. Ancak bu sayının yalnızca %2’sini kadınlar oluşturuyor. Türkiye’de ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre 135 binden fazla aktif gemi insanı bulunurken kadın çalışanların sayısı yaklaşık 5 bin civarında seyrediyor. Uzmanlara göre bu oranların artması, yalnızca sektörel çeşitlilik açısından değil, aynı zamanda denizcilik operasyonlarının kalitesi ve sürdürülebilirliği açısından da kritik önem taşıyor. Turizmde Büyüme, Denizcilikte Yeni İstihdam Kapıları Açıyor Kruvaziyer turizmi, denizcilikte kadın istihdamının artması için önemli fırsatlar sunan alanların başında geliyor. Türkiye’de kruvaziyer turizmi son yıllarda yeniden yükselişe geçerken bu yılın yolcu sayısı hedefi 3 milyon. Bu büyüme, gemi işletmeciliğinden operasyon yönetimine, turizm hizmetlerinden misafir deneyimine kadar birçok alanda yeni iş fırsatları yaratıyor. Kruvaziyer sektörünün kadın istihdamı için önemli bir alan sunduğunu belirten Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “Deniz turizmi yalnızca gemi işletmeciliğinden ibaret değil. Operasyon yönetimi, turizm hizmetleri, güvenlik, mühendislik ve misafir deneyimi gibi pek çok alanda uzmanlığa ihtiyaç var. Kadınların bu alanlarda daha fazla yer alması sektörün gelişimi için çok değerli.” Dedi. Atatürk’ün Denizcilik Vizyonu Kadınlarla Yükseliyor Türkiye’de denizcilik sektörünün gelişmesinde Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonu önemli bir yer tutuyor. Atatürk’ün “Denizciliği Türk’ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız” sözleri, Cumhuriyet döneminde denizcilik politikalarının temelini oluşturdu. Aynı şekilde Atatürk’ün kadınların toplumsal hayattaki rolüne dair söylediği “Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözleri, bugün iş hayatında kadınların yükselen rolünü anlatan en güçlü ifadelerden biri olarak kabul ediliyor. Bu iki vizyonun bugün denizcilikte birleştiğini vurgulayan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “Denizcilik Türkiye için stratejik bir sektör. Atatürk’ün çizdiği denizcilik vizyonunu bugün kadınların emeği ve enerjisiyle büyütmek zorundayız.” İfadelerini kullandı. Cam Tavanı Olmayan Bir Şirket Modeli Camelot Maritime bünyesinde kadın çalışan oranının sektör ortalamasının üzerinde olduğunu belirten Çavuşoğlu, şirket kültürlerinin eşitlik temeline dayandığını vurgulayarak, “Ofislerimizde ve gemilerimizde farklı pozisyonlarda görev yapan çok sayıda kadın çalışanımız bulunuyor. Bugün şirketimizde çalışanların yaklaşık %40’ını kadınlar oluşturuyor. Kadınların sektörde daha fazla yer almasını destekliyoruz.” dedi. “Denizler Artık Kadınların Da Rotası” Kadınların iş gücüne katılımının yalnızca sosyal değil aynı zamanda ekonomik bir gereklilik olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Kadınların emeği, üretkenliği ve liderliği olmadan güçlü bir ekonomi kurmak mümkün değildir. Denizcilik sektörü de bu dönüşümün dışında kalamaz. Türk denizciliğinin geleceğinde kadınların daha güçlü rol alacağına inanıyoruz. Camelot Maritime olarak denizci Türk kadınlarını desteklemeye devam edeceğiz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Halkbank’ın Aktif Büyüklüğü 4,3 Trilyon TL Seviyesine Yükseldi Haber

Halkbank’ın Aktif Büyüklüğü 4,3 Trilyon TL Seviyesine Yükseldi

Halkbank, 2025 yılının son çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Buna göre Halkbank’ın aktif büyüklüğü 2025 yıl sonu itibarıyla bir önceki yıla göre yüzde 43 artarak 4,3 trilyon TL’ye ulaştı. Banka’nın nakdi kredileri geçen yıla göre yüzde 36 büyüme ile 2 trilyon TL’ye; gayri nakdi kredileri de yüzde 47 artışla 1,2 trilyon TL seviyesine yükseldi. Böylece Halkbank’ın toplam kredi hacmi yüzde 40 artarak 3,2 trilyon TL’ye çıktı. Aynı dönemde mevduat büyüklüğünü 2024 yıl sonuna göre yüzde 46 artışla 3,5 trilyon TL’ye ulaştıran Banka’nın özkaynakları da yüzde 43 yükselişle 218 milyar TL oldu. Menkul değerler portföyü ise yüzde 52 artış göstererek 1,2 trilyon TL seviyesine ulaştı. Reel sektöre kesintisiz destek Finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, Bankacılık sektörünün 2025 yılında ekonomideki gelişmelerle uyumlu, istikrarlı bir performans sergilediğini belirterek şunları kaydetti: “2025, Bankamız için de kaynaklarımızı seçici alanlara yönlendirdiğimiz, kredi büyümesini dengeli bir şekilde yönettiğimiz ve likidite ile sermaye yapımızı güçlendirdiğimiz bir yıl olmuştur. Bu dönemde kredi yapılandırmalarıyla ödeme güçlüğü çeken firmalarımıza destek olurken ekonominin dengesinin korunmasına da katkı sağladık. Ayrıca etkin risk yönetimi ile varlık kalitesindeki riskleri kontrol altına alarak, takipteki kredi oranımızı düşük ve yönetilebilir seviyede tuttuk.” Osman Arslan, bu dönemde Esnaf ve KOBİ’lerin finansmana erişimine öncelik verdiklerini vurgulayarak şöyle devam etti: “2024 yıl sonunda 266 milyar TL olan esnaf kredi bakiyemiz, 2025 yıl sonunda yüzde 20 artışla 320 milyar TL’ye yükselmiştir. 2025 yılı itibarıyla esnafımıza kullandırılan kredilerin KOBİ kredileri içindeki payı yüzde 33 seviyesine ulaşırken; kredili esnaf sayımız da 774 bine çıkmıştır. Bununla birlikte; nakdi kredilerimiz içinde KOBİ kredilerinin payı yüzde 48 olarak gerçekleşmiştir. 961 milyar TL büyüklüğe ulaşan KOBİ kredi hacmimiz ile KOBİ finansmanındaki pazar payı liderliğimizi sürdürmüş bulunuyoruz.” Girişimcilik ekosistemine bütünsel ve toplumsal katkı Kadın Girişimci Kredi Destek Paketi ile 2021’den bu yana yaklaşık 268 bin kadın girişimciye toplam 125 milyar TL tutarında finansman sağlandığını söyleyen Osman Arslan, “Ülkemiz genelinde kadın girişimcilerin kullandığı her üç krediden birinde Bankamızın imzası bulunmaktadır.” İfadelerini kullandı. Kadın girişimcilere verilen desteklerin yanı sıra girişimcilik ekosisteminin gelişimine de katkı sağladıklarını ifade eden Osman Arslan, şu bilgileri verdi: “236 bin girişimci müşterimize toplam 41 milyar TL kredi kullandırdık; bu kaynağın yüzde 46’sını ise 35 yaş altı genç girişimcilere yönlendirdik. Genç İşi Kredisi, İlk Adım Kredisi ve Tekno Girişimci ürünlerimizle genç girişimcilere yönelik finansman desteğimizi genişlettik. Ayrıca Aralık ayında 5000’i aşkın gencin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz Gençİz Zirvesi’nde; KGF Kefaletli Gençİz Kredisini hayata geçirdik. Kadın ve genç girişimcilerin desteklenmesini, yalnızca finansal değil; toplumsal fayda boyutuyla da ele aldıklarını söyleyen Osman Arslan, “Üreten Kadınlar Buluşmaları, Üreten Kadınlar Yarışması ve Master Class Eğitim Programları ile kadın girişimcilerin bilgi, deneyim ve dayanışma ağlarını güçlendirdik.” dedi. Arslan ayrıca; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başlattığı “Yükselen Kadınlar” ve Türkiye Sigorta iş birliği ile hayata geçirdikleri “Kadın Acentelerle Büyüyoruz” gibi projelerle ekosisteme katkı sunmaya devam ettiklerini de kaydetti. “Aile ve Nüfus 10 Yılı” vizyonu Sürdürülebilir büyüme anlayışıyla reel sektörü ve girişimcileri desteklemeye devam edeceklerini vurgulayan Osman Arslan, “2026 yılında da ülkemizin Orta Vadeli Ekonomi Programı ile uyumlu, ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ vizyonuna katkı sunan projelerimizle ekonomiye güç veren çözümler üretmeyi sürdüreceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Geleceğin Teknolojileri "Generation Next Summit"te Konuşuldu Haber

Geleceğin Teknolojileri "Generation Next Summit"te Konuşuldu

. Farklı alanlardan uzmanlar geleceğin teknolojilerinde öncü olmanın Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Cerebrum Tech, geleceği şekillendirecek teknolojilerin ve küresel trendlerin ele alındığı "Generation Next Summit" etkinliğini gerçekleştirdi. 18 Şubat 2026 Çarşamba günü Rixos Tersane İstanbul'da gerçekleştirilen zirve, teknoloji dünyasına yön veren yerli ve yabancı konuk ve konuşmacıları bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın video konferansla katıldığı etkinlik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Kazakistan Eski Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı, Kazakistan Merkez Bankası Eski Başkanı Kairat Kelimbetov gibi önemli isimleri ağırladı. Cevdet Yılmaz yaptığı konuşmada “Bugünün dünyasında tam bağımsızlık, bağımsız savunma sanayiden dijitalleşmeye, yapay zekâdan kuantum ve blok zinciri gibi teknolojilerde de tam bağımsız olmaktan geçmektedir. Bu doğrultuda hazırladığımız 2021 2025 ulusal Yapay Zekâ stratejisi belgemizin uygulama dönemini başarıyla tamamladı. Küresel Yapay zekâ endeksleri de kat ettiğimiz mesafeyi açıkça ortaya koymaktadır. Stratejik belgemizin ilan edildiği 2021 yılında bu endekslerde 44’üncü sırada bulunan ülkemiz, 2024 sonu itibarıyla 34’üncü sıraya yükselerek küresel rekabette de önemli bir ivme yakalamıştır. Bu alanda, yerel ekosistemimizi geliştirecek ve Türkiye'yi veri işleme faaliyetleri açısından bölgesel bir merkez haline getirecek politika ve teşvikleri uygulamaya kararlılığınla devam ediyoruz.”dedi. Etkinlikte konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yapay zekânın açtığı büyük fırsat penceresiyle yeniliğin, üretkenliğin ve küresel rekabetin yönünü tayin ettiğini kaydederek, devletler için daha akıllı kamu hizmetleri sunma, stratejik öngörüleri güçlendirme ve vatandaşın hayat kalitesini veriye dayalı kararlarla artırma imkânı tanıdığını söyledi. Kacır, "Yapay zekânın vadettiği verimlilik ivmesi, katma değer artışı ve yeni sektörler oluşturma kapasitesi; küresel ölçekte sermaye, yetenek ve Ar-Ge yatırımlarının yapay zekâ ekosistemine yönelmesini sağlıyor. Farklı çalışmalar, bu teknolojinin dünya ekonomisine her yıl 4,4 trilyon dolara varan bir katkı sunabileceğini ifade ediyor." dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan ise “Sağlıktan finansa tarımdan sanayiye bütün alanlarda şirketlerin yüzde 94’ü iş süreçlerinde yapay zekâyı kullanıyor. Yapay zekâ kullanan ülkeler öne geçiyor. Türkiye olarak izleyen değil üreten taraftayız” diye konuştu. DEİK Başkanı Nail Olpak da sadece teknoloji zirvesinde buluşmadıklarını aynı zamanda küresel ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir eşikte bir araya geldiklerini söyledi. Yapay zekâ ve küresel vizyon "Veriden yapay zekâya uzanan bu yolculukta; çözümler geliştirmenin ötesine geçiyor, geleceğin nasıl inşa edileceğini birlikte tasarlıyoruz" mottosuyla yola çıkan zirve, teknolojiyle insan zekâsının buluştuğu, yenilikçi fikirlerin değer kazandığı uluslararası bir platform oldu. Zirvenin açılış konuşmasını Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. R. Erdem Erkul yaptı. Erkul konuşmasında şunları söyledi: “Yapay zekâdaki asıl kırılma artık teknoloji üretmek değil, organizasyonların bu teknolojiyi stratejik karar alma süreçlerine entegre edebilmesidir. Generation Next Summit’te gördüğümüz tablo, paylaşılan somut use case’ler ve liderlerin paylaşımları, Türkiye’nin artık deneme aşamasını geride bırakıp kurumsal ölçekte gerçek etki üreten bir AI fazına geçtiğini gösteriyor.” Stratejik konular, önemli konuşmacılar Etkinliğin konuk konuşmacıları, küresel teknoloji gündemini İstanbul'a taşıdı. Etkinliğe keynote konuşmacısı olarak katılan Microsoft Avrupa Güney Bölgesi Bölgesel Teknoloji Direktörü Tomislav Vracic, “Yapay zekâ, ülkelerin rekabet etme, çalışma ve toplumların değer yaratma biçimlerini yeniden şekillendiriyor. Sorumlu, kapsayıcı ve insan odaklı yapay zekâ anlayışını benimseyen Türkiye gibi ülkeler, bu dönüşüme uyum sağlayarak sürdürülebilir kalkınmanın şekillendirilmesine katkıda bulunabilir” diye konuştu. Zirvenin bir diğer uluslararası konuğu olan Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ekonomi Bölüm Başkanı Junghwan Lim ise "Kore, Yapay Zekâya Hazır Bir Ülkeyi Nasıl İnşa Etti?" başlıklı sunumuyla, Kore'nin teknoloji alanındaki başarı hikayesini ve bu modelden alınabilecek dersleri katılımcılarla paylaştı. Öğleden sonraki oturumda sahneye çıkan Türkiye Bilişim Vakfı BaşkanıFaruk Eczacıbaşı, Daha Yeni Başlıyor başıklı konuşmasında “Uzağa değil, yarına bakalım ve teknolojiyi kendimiz için kullanalım” diye konuştu. Ufuk açıcı paneller Gün boyunca "Vizyon Konuşması: Türk Dünyası ve Küresel Güç: Teknoloji ve Yeni Ekonominin Yol Haritası", "Yapay Genel Zekâ (AGI),Ekonomik Güç ve Küresel Rekabet" ve "Kurumsal Yapay Zekâ: Kullanım Senaryosundan Ölçülebilir Etkiye" gibi başlıklar altında ufuk açıcı konuşma ve paneller, kendi alanlarında lider pek çok değerli ismi bir araya getirdi. Cerebrum Excellence Awards Teknoloji ortaklığını Microsoft’un yaptığı etkinliğe Yıldız Ventures, Tera Bank, Türk Telekom ve Sahibinden.com gibi pek çok kuruluş sponsor oldu. Zirve, teknoloji alanındaki başarılı projelerin ödüllendirildiği “Cerebrum Excellence Awards” seremonisi ile son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.