Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomi Ajansı

Kapsül Haber Ajansı - Ekonomi Ajansı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi Ajansı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAV, Kuzey Makedonya Ohrid Havalimanı’nı Yeniledi Haber

TAV, Kuzey Makedonya Ohrid Havalimanı’nı Yeniledi

Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası, TAV Havalimanları, Kuzey Makedonya’da işlettiği Ohrid Havalimanı’ndaki yenileme çalışmalarını tamamladı. Yenilenen terminal; Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski, Başbakan Yardımcısı ve Ulaştırma Bakanı Aleksandar Nikoloski, TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, TAV Makedonya Genel Müdürü Nejat Kurt ile kamu kurumlarının ve bürokrasinin temsilcilerinin katıldığı törenle hizmete açıldı. Toplam 2,7 milyon avroluk yatırım kapsamında terminalin 3 bin 364 metrekarelik bölümü yenilendi. Check-in, güvenlik ve pasaport kontrol alanları genişletilirken kapılar, bagaj alım alanları ile geliş ve gidiş salonları modernize edildi. İdari binanın genişletilmesiyle havalimanı çalışanları, sınır polisi ve gümrük görevlileri için yeni çalışma alanları oluşturuldu. Projeyle havalimanının operasyonel kapasitesi artırıldı. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, “2010’dan bu yana işlettiğimiz Üsküp ve Ohrid havalimanlarına yaklaşık 300 milyon avro yatırım yaptık. Yıllık yolcu trafiğini dört kattan fazla artırdık. Üsküp ve Ohrid, 2026’da Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanları arasında yer alıyor. Güçlü tarihsel ve kültürel bağlar bulunan ikili ilişkilere katkı sunmaktan da mutluluk duyuyoruz” dedi. Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski, “TAV Havalimanları’nın başarılı çalışmaları sayesinde Ohrid Havalimanı bu yıl önemli rekorlara ulaştı. Yeni yatırımlar ve iş birliğimizle bu rakamları daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Ohrid Havalimanı’nda tamamlanan çalışmalar, Kuzey Makedonya’daki havalimanlarında sunulan hizmet kalitesinin geliştirilmesi açısından önemli bir adım. Havalimanının yeni görünümü ve artan kapasitesiyle yolcu ve havayolu sayısının yükselmesini bekliyoruz. Hükümet olarak bölgenin turizmine ve ekonomisine katkı sağlayan Ohrid Havalimanı’nı desteklemeyi sürdüreceğiz. TAV Havalimanları’na teşekkür ediyor, Üsküp ve Ohrid havalimanlarında daha birçok projeyi birlikte gerçekleştirmeyi diliyorum” dedi. Sekiz havayoluyla 17 destinasyona bağlantı sunan Ohrid Havalimanı, bu yıl tarihinin en yüksek yaz sezonu yolcu trafiğini kaydetti. Kuzey Makedonya’nın önemli turizm merkezlerinden Ohrid, doğal ve kültürel mirasıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Avrupa’nın en eski yerleşimlerinden biri olan kent; milyonlarca yıllık Ohrid Gölü, zengin biyolojik çeşitliliği, tarihî yapıları ve Bizans dönemi eserleriyle öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı Haber

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması Açıklandı

Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması, her yıl olduğu gibi bu dönemde de bir önceki yılın Türkiye ihracat sıralamasındaki ilk 500 şirket, Kamuoyu Aydınlatma Platformu’nda Ar-Ge datalarını açıklayan şirketler ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezi olan şirketlere iletilen anketlere verilen yanıtlar ile hazırlandı. Şirketlerin 2025 yılında Ar-Ge harcamaları, 2026 yılı için planlanan Ar-Ge harcamaları, Ar-Ge personel sayısı, 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde alınan patent sayısı, faydalı model sayısı, tasarım tescil sayısı ve marka sayısı Ar-Ge 500 Araştırmasının temel datalarını oluşturdu. 500 şirketin verilerinin analiz edildiği araştırma, 2025 yılında Ar-Ge için harcanan toplam bütçenin 257 milyar 875 milyon 205 bin TL olduğunu ortaya koydu. Türkiye’nin en yüksek Ar-Ge harcaması yapan 500 firmasını ortaya koyan araştırma ayrıca Tasarım Merkezleri arasında en yüksek harcama yapan ilk 50 firmayı da ayrı bir sıralama olarak belirliyor. TUSAŞ, 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge yatırımıyla liderliğini sürdürerek, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da zirvedeki yerini korudu. Senelerdir ilk üç sırada yer alan TUSAŞ, ASELSAN ve ROKETSAN bu yıl da geleneği bozmadı. Ekonomi ve İş Dünyası Portalı Turkishtime, bu yıl 13. kez imza attığı prestijli “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması” ile ülkenin inovasyon haritasını gözler önüne sererken, Türk iş dünyasının geleceğine stratejik bir pusula olmaya devam ediyor. Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin Ar-Ge harcamaları, yenilikçi projeleri, teknolojik gelişim süreçleri ve fikri mülkiyet performanslarını analiz eden araştırma, sektör profesyonelleri için referans niteliği taşıyor. Bu yıl 13’üncüsü hazırlanan raporda, Ar-Ge yatırımları ve çalışmalarında yine savunma sanayinin yükseliş gösterdiği gözlendi. TUSAŞ 65 milyar 207 milyon 978 bin 740 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla birincilik koltuğundaki yerini bu sene de bırakmadı. ASELSAN, 48 milyar 182 milyon 526 bin 55 TL’lik Ar-Ge harcamasıyla Türkiye’nin Ar-Ge ve yüksek teknoloji ekosistemindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarak ikinci sırada yer aldı. Üçüncülük koltuğunda ise yine savunma ve havacılık sanayiinin önemli oyuncularından ROKETSAN 21 milyar 409 milyon 818 bin 299 TL’lik harcaması ile yer aldı. Listenin dördüncü sırasında 9 milyar 540 milyon 715 bin 484 TL’lik harcama ile HAVELSAN bulunurken, beşinci sırasında 8 milyar 300 milyon 55 bin TL’lik Ar-Ge harcamasıyla otomotiv sektörünün önemli şirketlerinden Ford Otomotiv yer almayı başardı. Listenin ilk 5 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge harcaması, 2025 yılında 500 şirketin yaptığı toplam harcamanın yüzde 59,19’unu oluşturdu. AR-GE ARAŞTIRMASI HER SENE KAPSAMINI GENİŞLETİYOR Ekonomi ve iş dünyasına 13 yıldır ayna tutan “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması”, geçtiğimiz yıl dahil edilen Tasarım Merkezleri odağını bu yıl daha da güçlendirerek sürdürüyor. Bu anlamda çalışma, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylı Tasarım Merkezlerini de markajına alıyor. Söz konusu merkezlerin harcama ve istihdam verilerini de kapsayarak tasarım temelli inovasyon süreçlerini ve ürün geliştirme yetkinliklerini gözler önüne seriyor. Bu sene ilk defa Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” listesi hazırlandı. Şirketlerin Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerinden 2023, 2024 ve 2025 yıllarında elde ettiklerini beyan ettikleri toplam ihracat tutarları esas alınarak listelendi. Araştırma bu yönüyle şirketlerin Ar-Ge faaliyetlerini ihracata ne ölçüde dönüştürebildiğini ortaya koyuyor. TÜRKİYE’NİN AR-GE YILDIZLARI KÜRESEL ARENADA FARK YARATIYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırmasına katılan şirketler; Ar-Ge bütçelerinden uzman kadrolara, merkez yapılanmalarından fikri mülkiyet tescillerine kadar uzanan geniş veri havuzu sunarak, Türkiye’nin inovasyon ekosistemindeki yükselişini ve küresel rekabet gücünü somutlaştırıyor. Ülkemizin Ar-Ge görünürlüğünü uluslararası arenada pekiştiren bu kapsamlı rapor aynı zamanda katılımcı şirketlere kendi başarılarını dünya sahnesinde sergileme fırsatı sunuyor. Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan rapor, uluslararası basın ve küresel fikir liderleriyle paylaşılıyor. Bugüne kadar binlerce şirketin dahil olduğu araştırma, 13’üncü sayısı yayınlanırken “Türkiye’de Ar-Ge” bilincini oluşturan bir almanak niteliği taşıyor. ÜÇ YILDA AR-GE ÜRÜNLERİYLE YAPILAN 843,9 MİLYAR TL’LİK İHRACAT DİKKAT ÇEKİYOR Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması kapsamında bu sene ilk defa listede yer alan “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” sıralamasında, şirketlerin 2023-2025 döneminde Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirilen ürünlerden elde ettikleri toplam ihracat 843,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Sıralamanın ilk sırasında 337,8 milyar TL ile Oyak Renault yer alıyor. Oyak Renault’u 154,2 milyar TL ile ASELSAN ve 58,9 milyar TL ile TUSAŞ izliyor. İlk üç şirketin toplamı 550,8 milyar TL’ye, ilk 100 içerisindeki payı ise yüzde 65,3’e ulaşıyor. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam Ar-Ge ürünleri kaynaklı ihracatı 653,4 milyar TL. Böylece ilk 10 şirket, ilk 100 toplamının yüzde 77,4’ünü oluşturuyor. İhracatın sektörel dağılımı incelendiğinde, otomotiv endüstrisi 404,2 milyar TL ile öne çıkarken, savunma ve havacılık sanayii 245,1 milyar TL ile ikinci sırada yer aldı. İki sektör, ilk 100’de yer alan şirketlerin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 76,9’unu oluşturuyor. EN ÇOK PATENT ALAN ŞİRKET MERCEDES-BENZ TÜRK OLDU 2025 yılı TÜRKPATENT tescilli kesin patent sayılarına göre Mercedes-Benz Türk 105 patentle ilk sırada yer aldı. İkinci sırada 98 patentle Tırsan Treyler yer alırken onu 82 patentle ASELSAN izledi. Savunma ve havacılık şirketlerinden TUSAŞ 66 patentle listenin dördüncü sırasında yer alırken, beşinci sırada ise 42 patentle ROKETSAN boy gösterdi. Araştırmaya göre ilk 10 şirketin toplam tescilli patent sayısı 527. İLAÇ SEKTÖRÜ MARKALAŞMAYA AĞIRLIĞINI KOYUYOR Bu yılki ilk 500 şirketin marka sayısı incelendiğinde listenin ilk beş sırasında ilaç sektörünün ağırlığı görülüyor. Abdi İbrahim İlaç Sanayi 163 marka ile birinci sırada yer alırken, ASELSAN 128 marka ile ikinci, World Medicine 125 marka ile üçüncü, Sanovel 122 marka ile dördüncü ve Ali Raif İlaç 119 marka ile beşinci sıradaki yerini alıyor. Listede yer alan ilk 10 şirketin toplam 967 markasının yüzde 66,08’inin ilaç sektöründeki şirketlere ait olduğu ortaya çıkıyor. TASARIM TESCİLİNDE MOBİLYA SEKTÖRÜ VARLIĞINI HİSSETTİRİYOR 2025 yılında tasarımlarını tescil eden şirketler incelendiğinde ilk 10 şirketin toplam 1.341 tasarımını tescil ettiği görülüyor. İlk 10 şirket arasında yer alan Doğanlar Mobilya, Çilek Mobilya ve Yataş toplam 667 tasarım tesciline ulaşırken, bu üç mobilya şirketinin listenin ilk 10’unda yer alan şirketlerin toplam 1.341 tasarım tescilinin yüzde 49,74’ünü oluşturduğu gözleniyor. Doğanlar Mobilya 328 tasarım tesciliyle listenin ilk sırasında yer alırken, Çilek Mobilya 209 tescille ikinci sırada yer alıyor. FAYDALI MODELDE TUSAŞ LİDER Faydalı model tescillerinde otomotiv sektörü ağırlığını ortaya koydu. İlk 10’da yer alan şirketlerin 4’ü otomotiv sektöründen olurken, MAN Türkiye, Koluman Otomotiv, TürkTraktör ve Oyak Renault toplam 68 faydalı modelle ilk 10’daki 182 tescilin yüzde 37,36’sını gerçekleştirdi. Sıralamanın zirvesinde 43 faydalı modelle TUSAŞ yer alırken, onu 38 faydalı modelle MAN Türkiye ve 35 faydalı modelle ASELSAN takip etti. İlk üç şirketin toplam 116 faydalı modeli, ilk 10 şirketin toplam faydalı modellerinin yüzde 63,74’ünü oluşturdu. BİTKİ ISLAHÇI HAKKI TESCİLLERİNDE ZİRVENİN SAHİBİ MULTİ TOHUM Bitki Islahçı Hakkı tescillerinde zirvenin sahibi Multi Tohum Tarım Sanayi Ticaret A.Ş. oldu. Şirket, 2025 yılında gerçekleştirdiği 5 tescille ilk sırada yer aldı. Onu 4 tescille Anamas Tarım takip ederken, Antalya Tarım ve İstanbul Tarım 2’şer tescille sıralamada yer aldı. Söz konusu dört şirket, 2025 yılında toplam 13 Bitki Islahçı Hakkı tesciline imza attı. AR-GE İSTİHDAMINDA ASLAN PAYI SAVUNMA VE HAVACILIKTA 2025 yılında Ar-Ge merkezlerinde çalışan personel sayısında savunma ve havacılık sanayii şirketleri öne çıkıyor. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI, 22 bin 71 kişilik Ar-Ge istihdamıyla ilk 10 şirketin toplam 25 bin 513 kişilik istihdamının yüzde 86,51’ini oluşturdu. Ar-Ge merkezlerinde çalışan toplam personel sayısında 9 bin 691 kişiyle ASELSAN ilk sırada yer alırken, TUSAŞ 5 bin 100, ROKETSAN 3 bin 390, HAVELSAN 2 bin 169 ve TEI 1.721 kişiyle ilk beşte yer almayı başardı. Kadın Ar-Ge istihdamında da yine savunma ve havacılık sanayii şirketlerinin ağırlığı dikkat çekiyor. İlk 10 şirketin Ar-Ge merkezlerindeki kadın çalışan sayısı toplam 6 bin 65 kişi olurken, listenin ilk beş sırasında 2 bin 121 kadın çalışanıyla ASELSAN birinci, 1.190 kadın çalışanla TUSAŞ ikinci ve ROKETSAN 722 kadın çalışanla üçüncü oldu. Listede HAVELSAN 535 kadın çalışanla ve TEI 305 kadın çalışanla yer aldı. İlk beş şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamı 4 bin 873 kişiye ulaşırken, bu sayı ilk 10 şirketin toplam kadın Ar-Ge istihdamının yaklaşık yüzde 80,35’ini oluşturuyor. PROJE LİDERİ ASELSAN Bu yılki araştırmada proje üretme sayıları incelendiğinde ASELSAN 1.253 proje ile liste başındaki yerini alıyor. İkinci sırada 611 proje ile World Medicine, 263 proje ile de Deva Holding üçüncü oldu. Listenin dördüncü sırasında 200 proje ile Arçelik yer alırken, beşinci sırasında Vem İlaç olduğu görülüyor. Listenin ilk 10 sırasında yer alan şirketlerin toplam Ar-Ge proje sayısı 3.235 olurken, ilk 10’da 5 ilaç şirketinin yer alması dikkat çekiyor. İlaç şirketlerinin toplam proje sayısı 1.308’e ulaşarak ilk 10’daki projelerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. TASARIM MERKEZLERİ HARCAMALARINDA FLO İLK SIRADA Tasarım merkezi harcamalarında FLO Mağazacılık 434,8 milyon TL ile listenin zirvesinde yer aldı. Tasarım merkezi istihdamında da liderliğini sürdüren şirket, 173 çalışanla birinciliği kimseye kaptırmadı. Tasarım merkezlerinde hem harcama hem de istihdam sıralamalarında perakende, tekstil ve mobilya sektörlerinin ağırlığı dikkat çekti. Tasarım merkezleri harcamalarında moda ve perakende sektörünün güçlü temsili öne çıkarken, ilk beşte FLO Mağazacılık’ın yanı sıra BEYMEN, KOTON ve Ay Marka gibi Türkiye’nin önde gelen moda ve perakende markaları yer aldı. Tasarım harcamalarında ikinci sırada TUSAŞ Motor Sanayii 227,3 milyon TL ile yer alırken, BEYMEN 164,7 milyon TL ile üçüncü, KOTON 132,9 milyon TL ile dördüncü ve Ay Marka 123,2 milyon TL ile beşinci oldu. YÜKSELİŞE GEÇENLER Araştırma incelendiğinde dikkat çeken başlıklardan biri de sıçrama gösteren şirketler oldu. Bu anlamda Bimed Teknik Aletler 208 sıra, Trex Dijital 201, Mobiliva 188, Endüstriyel Elektrik Elektronik 173, Aymas Makina 168, Sun Chemical 153, IHI Dalgakıran Makina 139, Sirena Marine 137, Mamur Teknoloji 130 ve BVS Bülbüloğlu 128 basamak yükselerek dikkat çeken şirketler arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Telekom, Milli Teknoloji Vizyonuyla Yerli Ar-Ge’de Standartları Yükseltiyor Haber

Türk Telekom, Milli Teknoloji Vizyonuyla Yerli Ar-Ge’de Standartları Yükseltiyor

Türk Telekom, grup şirketi Argela ile geliştirdiği Netsia BB Suite’in (Yazılım Tabanlı Genişbant Erişim Çözümü/SEBA) 1,5 milyonu aşan hane erişimiyle ulaştığı başarı bu çalışmaların en somut yansımalarından biri olarak öne çıkıyor. Açık kaynak kodlu, bulut tabanlı ve donanımdan bağımsız mimarisiyle sektöre yön veren bu milli teknoloji, Türk mühendislerinin küresel telekomünikasyon ekosisteminin standartlarına sunduğu katkının en önemli kanıtı oldu. Argela’nın İzmir’deki teknoloji merkezinde görev yapan genç ve dinamik mühendislik ekibi; çözümün geliştirilmesi, sistem entegrasyonu ve doğrulama süreçlerinin yanı sıra yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve sahaya hazırlanması için yoğun bir tempoda çalışmalarına devam ediyor. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türk Telekom olarak milli teknoloji geliştirme vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi yalnızca teknolojiyi tüketen değil, küresel standartları belirleyen, üreten ve dünyaya sunan bir teknoloji üssü haline getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Yerli imkanlarla geliştirdiğimiz SEBA tabanlı Netsia BB Suite çözümümüzün 1,5 milyon haneyi aşması, Türk mühendisliğinin dünya telekomünikasyon ekosisteminde ulaştığı üstün seviyeyi açıkça ortaya koyuyor. Bu başarı, Türkiye’nin geleceğine yaptığımız istikrarlı yatırımların ve milli mühendislik gücümüzün en büyük kanıtı. Son iki yıldır milli patent başvurusunda liderliğimiz sürerken, 5G ve yeni nesil iletişim teknolojilerinde sahip olduğumuz 70’in üzerindeki uluslararası patentle yerli Ar-Ge gücümüzü küresel ölçekte tescilledik. Ülkemizin teknoloji üreten, ihraç eden bir güç olma yolculuğunda teknoloji birikimimiz ve mühendislik kabiliyetimizle önü rol üstlenmeye devam edeceğiz” dedi. Türkiye’nin teknoloji üreten ve geliştirdiği yüksek katma değerli ürünleri ihraç eden bir güç olması vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Türk Telekom, geleceğin iletişim altyapısına yönelik yerli Ar-Ge çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Türk Telekom ve grup şirketi Argela tarafından geliştirilen genişbant erişim çözümü Netsia BB Suite; açık kaynak kodlu, bulut tabanlı ve donanım bağımlılığını ortadan kaldıran yapısıyla yeni nesil fiber şebeke dönüşümünde önemli bir rol oynuyor. Fiber şebekelerin dönüşümünde sürdürülebilirlik ve yüksek maliyet avantajı sağlayan Netsia BB Suite’in hane erişimi 1,5 milyonu aştı. Yeni servislerin daha hızlı devreye alınması, teknoloji dışa bağımlılığının azaltılması, kaynak kullanımının optimize edilmesine olanak sağlayan Netsia BB Suite ile gelecekte oluşacak genişbant ihtiyaçlarına daha çevik yanıt verilmesi hedefleniyor. Donanım kısıtlamalarını aşarak üreticiden bağımsız çalışma yeteneği sunan platform, alanında dünyanın en büyük canlı SEBA uygulaması olarak sektörün geleceğine yön veriyor. Netsia BB Suite, telekomünikasyon sektörünün en prestijli ödüllerinden NetworkX Awards 2025’te "Outstanding Multi-Gigabit Fibre Access Innovation" (Multi Gigabit Fiber Erişimde Üstün İnovasyon) kategorisinde birincilik elde ederek sektördeki yenilikçi liderliğini tescilledi. “Milli teknoloji hamlemizi küresel arenada başarıyla temsil etmeye devam edeceğiz” Argela’nın İzmir’deki teknoloji merkezini ziyaret eden Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türk Telekom olarak milli teknoloji geliştirme vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi yalnızca teknolojiyi tüketen değil, küresel standartları belirleyen, üreten ve dünyaya sunan bir teknoloji üssü haline getirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. Yerli imkanlarla geliştirdiğimiz SEBA tabanlı Netsia BB Suite çözümümüzün 1,5 milyon haneyi aşması, Türk mühendisliğinin dünya telekomünikasyon ekosisteminde ulaştığı üstün seviyeyi açıkça ortaya koyuyor. Bu başarı, Türkiye’nin geleceğine yaptığımız istikrarlı yatırımların ve milli mühendislik gücümüzün en büyük kanıtı. Son iki yıldır milli patent başvurusunda liderliğimiz sürerken, 5G ve yeni nesil iletişim teknolojilerinde sahip olduğumuz 70’in üzerindeki uluslararası patentle yerli Ar-Ge gücümüzü küresel ölçekte tescilledik. SEBA Netsia BB Suite, RIC ve uydu bağımsız 5G senkronizasyonu gibi yerli çözümlerimizle dışa bağımlılığı azaltıyor, kendi kendine yeten bir Türkiye vizyonuyla milli teknoloji hamlemizi dünya pazarlarında gururla temsil etmeyi sürdürüyoruz. Ülkemizin teknoloji üreten, ihraç eden bir güç olma yolculuğunda teknoloji birikimimiz ve mühendislik kabiliyetimizle öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz” dedi. Geleceğin ihtiyaçlarına bugünden çözüm sunuyor Bulut bilişim teknolojileriyle sanal sunucular üzerinde çalışan çözüm; donanım yatırım maliyetlerini azaltırken, farklı üreticilere ait sistemlerin aynı platformda birlikte çalışabilmesine olanak tanıyor. Ayrıştırılmış (disaggregated) şebeke yaklaşımıyla operatörlere geleceğe hazır bir dönüşüm zemini hazırlayan Netsia BB Suite, Türk Telekom’un 2030 hedefleri doğrultusunda hem yeni kurulan fiber hatlarda hem de mevcut altyapıların modernizasyonunda stratejik bir rol üstleniyor. Türk Telekom, Netsia BB Suite çözümünün kapsama alanını önümüzdeki dönemde stratejik yatırımlarla daha da genişletmeyi hedefliyor. Başarının arkasındaki emek: İzmir’de genç ve dinamik ekip Argela’nın İzmir’deki teknoloji merkezinde görev yapan genç ve dinamik mühendislik ekibi; çözümün geliştirilmesi, sistem entegrasyonu ve doğrulama süreçlerinin yanı sıra yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve sahaya hazırlanması için yoğun bir tempoda çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Argela ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) ile yürütülen yakın iş birliği ile bu başarılı yapı güçlü bir yetenek ekosistemiyle destekleniyor. Üniversite–sanayi iş birliği kapsamında genç yeteneklere staj ve kariyer olanakları sunulurken, geleceğin mühendislik yetkinliklerinin gelişimine katkı sağlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DenizBank’tan Yeşil Finansmana  100 Milyon Dolarlık Yeni Destek Haber

DenizBank’tan Yeşil Finansmana 100 Milyon Dolarlık Yeni Destek

Bu işlemle birlikte DenizBank, 5 farklı uluslararası kalkınma ve yatırım bankasının katılımıyla gerçekleştirdiği yeşil tahvil ihracı hacmini 470 Milyon Dolara ulaştırdı. DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, gerçekleştirilen işleme ilişkin değerlendirmesinde, “Düşük karbonlu ekonomiye geçişte en kritik unsurlardan biri, çevresel ve sosyal etki yaratan yatırımların uzun vadeli finansmanı. DenizBank olarak, uluslararası kalkınma ve yatırım bankaları ile kurduğumuz güçlü iş birlikleri sayesinde Türkiye’nin sürdürülebilir finansman ekosistemine katkımızı istikrarlı şekilde artırıyoruz. AIIB’den temin ettiğimiz 100 Milyon Dolar tutarındaki kaynağı, Sürdürülebilir Finans Çerçevemiz kapsamında; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, emisyon azaltımı ve sürdürülebilir ulaşım gibi çevresel etkisi yüksek yatırımların finansmanında değerlendireceğiz. Son üç yılda gerçekleştirdiğimiz işlemlerle birlikte, yıl sonuna kadar yurtdışından 3 Milyar Doları aşan sürdürülebilir finansmanı portföyümüze kazandırmayı hedefliyoruz. Bunun 2 Milyar Dolardan fazlası, iklim değişikliğinden kaynaklı risklerin azaltılmasına hizmet eden yatırımlardan oluşacak. AIIB ile gerçekleştirdiğimiz bu ilk işlem, Türkiye’de iklim dostu yatırımların desteklenmesine katkı sağlarken; Bankamızın beş farklı uluslararası kalkınma ve yatırım bankasıyla hayata geçirdiği ve toplamı 470 Milyon Dolara ulaşan yeşil tahvil ihraçlarının da son örneğini oluşturuyor. Bu ihraçla birlikte, uluslararası kalkınma ve yatırım bankalarının Türkiye’deki özel bankalara sağladığı yeşil finansman içindeki pazar payımız yüzde 30’un üzerine ulaştı. Önümüzdeki dönemde iş birliğimizi derinleştirerek sürdürülebilir projelere yönelik yeni fırsatları birlikte değerlendirmek hedefindeyiz. Ülkemizde yeşil tahvil piyasasının gelişimini ve iklim dostu yatırımların finansmanını desteklemeyi sürdüreceğiz” dedi. AIIB Finansal Kuruluşlar ve Fonlar Genel Direktörü Gregory Liu, konuyla ilgili değerlendirmesinde “Bu işlem, AIIB’nin hem DenizBank hem de Orta Doğu bölgesinin önde gelen bankacılık kuruluşlarından Emirates NBD ile gerçekleştirdiği ilk iş birliği. Yeşil tahvil yatırımımız, iklim eyleminin ölçeklendirilmesinde yeşil finansın taşıdığı önemi ortaya koymanın yanı sıra; AIIB’nin, Türkiye ve MENA bölgesi genelinde düşük karbonlu ekonomiye geçişi desteklemek üzere geliştirdiği finansal ortaklıkların anlamlı bir örneği ve bu konudaki artan rolünün de önemli bir göstergesi” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Varlık Fonu, Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi Yayımladı Haber

Türkiye Varlık Fonu, Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi Yayımladı

Çerçeve, TVF'nin sürdürülebilir finansman alanındaki yaklaşımının yanı sıra finansman kaynaklarının kullanım alanları, uygun projelerin değerlendirilmesi ve seçimi, finansmanların yönetimi ve raporlama süreçlerine ilişkin esasları ortaya koyuyor. Çerçeve, İkinci Taraf Görüşü’nde (SPO) “Excellent (Mükemmel)” olarak değerlendirildi. Sustainable Fitch tarafından hazırlanan İkinci Taraf Görüşü'nde (SPO), TVF'nin Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi, değerlendirmedeki en yüksek seviye olan "Excellent" derecesiyle değerlendirildi. Uluslararası standartlarla uyum İkinci Taraf Görüşü'nde, Çerçeve'nin Uluslararası Sermaye Piyasaları Birliği'nin (ICMA) 2025 tarihli Yeşil Tahvil İlkeleri (GBP), Sosyal Tahvil İlkeleri (SBP) ve Sürdürülebilirlik Tahvili Kılavuzu (SBG) ile uyumlu olduğu belirtildi. Çerçevenin ayrıca LMA, LSTA ve APLMA tarafından yayımlanan Yeşil Kredi İlkeleri ve Sosyal Kredi İlkeleri ile Uluslararası Finans Kurumu'nun (IFC) 2025 tarihli Mavi Finansman Kılavuzu'nun ilgili hükümleriyle uyumlu olduğu değerlendirildi. Çerçeve kapsamında, çevresel ve sosyal açıdan ölçülebilir fayda sağlayan yatırımların desteklenmesi, dayanıklı altyapının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir finansman kaynaklarına erişimin çeşitlendirilmesi hedefleniyor. COP31 ve 2053 net sıfır hedeflerine katkı Sürdürülebilir finansmanın küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemde yayımlanan Çerçeve, bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde hayata geçirilmesi bakımından da önem taşıyor. Çerçevenin, COP31 kapsamında ortaya konulacak sürdürülebilirlik vizyonu ile Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda atılması gereken somut adımlara katkı sağlaması hedefleniyor. Bunun yanı sıra Çerçeve, Sıfır Atık girişimi kapsamında sürdürülebilirlik alanında ortaya konulan hedefleri destekleyen finansman yaklaşımının bir parçasını oluşturuyor. Sürdürülebilirlik, faaliyetlerin tamamına yayılıyor TVF, sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında ekonomik, çevresel ve sosyal etkilerin birlikte değerlendirilmesine yönelik çalışmalarını tüm faaliyet alanlarında sürdürüyor. Bu kapsamda kurum tarafından her yıl Türkiye'nin en kapsamlı entegre faaliyet raporlarından biri hazırlanırken; faaliyetlerin ekonomik, çevresel ve sosyal boyutları bütüncül bir perspektifle ölçülüyor ve değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Taksilerde Elektrikli Dönüşüm Başlıyor Haber

Taksilerde Elektrikli Dönüşüm Başlıyor

Global teknoloji platformu Uber ve mobilite ile ulaşım teknolojilerinin öncü markası BinBin, Türkiye’deki taksi ekosisteminin modernizasyonunu hızlandırmak ve elektrikli araç dönüşümünü sağlamak amacıyla stratejik bir iş birliği başlattı. İmzalanan iş birliği kapsamında taksi esnafının elektrikli araçlara (EV) erişiminin kolaylaştırılması ve daha sürdürülebilir bir taksi operasyonu oluşturacak çözümler geliştirmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda proje, operasyonel süreçler ve şarj altyapısını kapsayan bütüncül bir dönüşüm modeli sunmayı amaçlıyor. İş birliği kapsamında, Uber’in küresel teknoloji altyapısı ile BinBin’in yerel operasyonel uzmanlığı bir araya getirilerek lisanslı taksi esnafının operasyonel giderlerinin azaltılması, elektrikli araçlara geçişin kolaylaştırılması ve sürücülerin uzun vadeli potansiyelinin desteklenmesi amaçlanıyor. İş birliğinin Türkiye ulaşım ekosistemi için stratejik bir kazanım olduğunu vurgulayan Uber Türkiye Genel Müdürü Ludovic Georges, şunları söyledi: "Uber olarak Türkiye’deki taksi ekosistemine olan bağlılığımızı sürdürüyor; platformumuz üzerinden taksi esnafına artan talep ve sürdürülebilir gelir imkânı yaratmayı ana odağımızda tutuyoruz. BinBin ile imzaladığımız bu stratejik ortaklık, bu uzun vadeli taahhüdümüzü bir adım öteye taşıyarak taksi sektörünün geleceğine yaptığımız katkıyı güçlendiriyor. Ortaklığımız sayesinde bir yandan taksilerin elektrikli dönüşümünü hızlandırmayı, diğer yandan taksi esnafının işletim maliyetlerini azaltarak kazanç potansiyellerini destekleyen yenilikçi çözümler sunmayı hedefliyoruz." 1000 Yatırımlar Holding Genel Müdürü Ardan Küçük ise iş birliğine dair şu ifadeleri kullandı: “Şehir içi mobilitenin geleceğinin; küresel teknolojiyi güçlü yerel operasyon kabiliyetiyle birleştiren vizyoner iş birlikleriyle şekilleneceğine inanıyoruz. Uber ile hayata geçirdiğimiz bu ortaklık, Türkiye’de yalnızca teknoloji odaklı değil, aynı zamanda temiz ulaşımı ve sürdürülebilir şehirleri odağına alan verimli bir taksi ekosistemi oluşturma yolunda kritik bir adım. Uber’in küresel platform gücünü BinBin’in yeşil ulaşım alanındaki operasyonel uzmanlığıyla harmanlayarak sürücüler, yolcular ve şehirlerimiz için uzun vadeli değer yaratacak ölçeklenebilir bir mobilite modeli sunmayı hedefliyoruz. Sektörel deneyimimiz ve yaygın şarj altyapımız sayesinde taksi esnafının işletme maliyetlerini düşürürken, karbon ayak izini azaltarak şehir içi ulaşım standartlarını daha temiz ve sürdürülebilir bir geleceğe taşıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Teknosa’nın Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar Oldu Haber

Teknosa’nın Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Murat Pınar Oldu

Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu olan Murat Pınar, MBA diplomasını London School of Commerce & University of Wales’ten aldı. Profesyonel kariyerine 1998 yılında Siemens’te başlamış olan Pınar, 2005’ten 2010 yılına kadar Nokia NSN’de 13 farklı ülkede sorumlu Saha Operasyon Direktörü ve Telekomünikasyon, Fiber Optik, Altyapı, İnşaat ve Entegrasyon süreçlerinde program yöneticiliği görevlerini üstlendi. 2010 yılında Enerjisa bünyesine dahil olan Murat Pınar, 2015 yılına kadar, şu anda 14 ilde 11 milyon müşteri ve 22,3 milyon kişiye elektrik dağıtım hizmeti veren Enerjisa dağıtım bölgeleri Başkent, AYEDAŞ ve Toroslar organizasyonlarında çeşitli üst yönetici rollerinde bulundu. Özellikle operasyonel mükemmellik çalışmalarının yürütülmesi, iş modellerinin olgunlaştırılması, sektör dinamiklerinin gelişiminde rol alınması ve yatırım programlarının oluşturulması sorumluluklarını üstlenerek Enerjisa dağıtım şirketlerinin entegrasyon, büyüme ve ilerleme süreçlerine büyük katkısı oldu. Pınar, 2015 yılında Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü, 2016 yılında ise Enerjisa Enerji Dağıtım İş Birimi Başkanı olarak atandı. Kasım 2019 tarihinden Temmuz 2026 tarihine kadar Enerjisa Enerji CEO’su olarak görev aldı. Aynı dönemde Türkiye’nin ilk elektrikli araç şarj ağı operatörü olan Eşarj’ın da Yönetim Kurulu Başkanı olan Murat Pınar, sektörün önemli kurumlarından E-MOD’ta (Elektrikli Mobilite Derneği) 2022 ve 2025 yılları arasında dernek başkanlığı yaptı. ELDER (Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi olan Murat Pınar, ayrıca Avrupa Birliği düşük karbon teknolojileri programı olan EUROGIA’nın Başkanlığı görevlerini yürütüyor. Murat Pınar, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı olarak atandı. Bu görevinin yanı sıra, Sabancı Topluluğu şirketlerinden Sabancı Dx Technology Services and Investment BV’de Yönetim Kurulu Başkanlığı ile Enerjisa Enerji ve Enerjisa Üretim’de Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Platform Sektöründe Kiralama 600 Milyon TL'ye Ulaştı  Haber

Platform Sektöründe Kiralama 600 Milyon TL'ye Ulaştı 

PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, artan talep ve yerli üretimdeki yükselişle sektörün önümüzdeki 5 yılda 50 bin platformluk büyüklüğe ulaşmasını beklediklerini söyledi. 35 BİN PLATFORMLUK DEV PAZAR BÜYÜYOR Türkiye'de personel yükseltici platform (PYP) kiralama sektörü son yıllarda gösterdiği hızlı büyümeyle dikkat çekiyor. 5 Ekim 2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği ile personel yükseltici platformların (manlift) kullanım standartları kökten değişti. Düzenleme uyarınca, düşme riski olan her yer yasal olarak yüksekte çalışma kapsamına alındı ve platformların kullanımı zorunlu hale geldi. Mevzuat değişikliği platform talebini artırınca kiralama sektörü de hızlı bir yükselişe girdi. Sektörde büyüyen kiralama hacmi, platform yatırımlarını da cazip hale getirdi. PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, Türkiye'deki platform kiralama pazarının son yıllarda Avrupa'nın üzerinde bir büyüme performansı sergilediğini belirterek, "Platform kiralama sektörü artık yalnızca makine temin eden bir hizmet alanı değil, başlı başına önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaştı. İşletmeler satın almak yerine kiralamayı tercih ettikçe sektörün hacmi de her yıl güçleniyor." dedi. 30 BİN PLATFORM KİRALANDI Platformların bugün inşaat sahalarının yanı sıra fabrikalarda, depolarda, alışveriş merkezlerinde, enerji tesislerinde, bakım-onarım çalışmalarında, belediye hizmetlerinde ve açık hava reklamcılığı gibi çok farklı alanlarda yaygın şekilde kullanıldığını ifade eden Günaydın, güvenli erişim ihtiyacının arttığı her sektörde platform talebinin yükseldiğini söyledi. Türkiye genelinde aktif olarak hizmet veren yaklaşık 35 bin personel yükseltici platform bulunduğunu kaydeden Günaydın, bunların yaklaşık 30 bininin kiralama filolarında yer aldığını belirtti. Türkiye'deki toplam platform parkının yaklaşık yüzde 80'inin büyük ölçekli kiralama şirketlerinin kontrolünde olduğunu vurgulayan Günaydın, "Son yıllarda büyük firmaların önemli bölümü filolarını yüzde 40-45 oranında büyüttü. İlk beş şirketin toplam filosu da yüzde 30'un üzerinde artış gösterdi. Bu tablo, kiralama sektörünün ulaştığı ölçeği açıkça ortaya koyuyor. Platform kiralama sektörü son sekiz yılda yüzde 114 büyüdü. Bugün yaklaşık 30 bin platform kiralık kullanılıyor." ifadelerini kullandı. PLATFORM KİRALAMA SEKTÖRÜ 600 MİLYON TL’YE ULAŞTI 2025 yılında yaklaşık 24 bin platformun kiralandığını aktar PLATFORMDER Yönetim Kurulu Başkanı Saruhan Günaydın, kiralama sektörünün cirosunun 2018’den itibaren yüzde 684 artışla 600 milyon liraya ulaştığını ifade etti. Platformlar yükseliklerine ve çalışma alanlarına göre 30 bin TL ile yaklaşık 300 bin TL arasında aylık kira getirisi sağlayabiliyor. Bu gelişme platform yatırımlarını da cazip hale getirdi. Bir platformla başlayan yatırımcılar kısa sürede filolarını büyütüyor. Sektör her geçen yıl daha fazla girişimcinin ilgisini çekiyor." dedi. YERLİ ÜRETİMİN PAYI YÜKSELİYOR HEDEF 50 BİN PLATFORM Yerli üretimde de önemli ilerleme yaşandığını belirten Günaydın, son iki yılda yerli üretim platformlara talebin belirgin şekilde arttığını söyledi. 2025 yılında yerli üreticilerin yaklaşık 1.775 adet satışla pazarın yüzde 32'sine ulaştığını ifade eden Günaydın, ithal makine payının ise yüzde 80'den yüzde 68'e gerilediğini kaydetti. Yerli üretimin güçlenmesinin hem dışa bağımlılığı azalttığını hem de Türkiye'nin makine sanayisine katma değer sağladığını vurgulayan Günaydın, "Yerli üreticilerimizin kapasitesi ve rekabet gücü her geçen yıl artıyor. Sektörün önümüzdeki beş yılda 50 bin platformluk büyüklüğe ulaşmasını bekliyoruz. Bu büyüme hem kiralama pazarını hem de yerli makine üretimini daha ileri taşıyacak." diye konuştu. SEKTÖR PLATFORM GÜNLERİ’NDE BULUŞACAK PLATFORMDER'in ana destekçiliğinde, Uluslararası Yükseltici Platform Federasyonu (IPAF) resmi partnerliğinde düzenlenecek Platform Günleri 2026, 17-19 Eylül tarihlerinde İstanbul Tuzla’da gerçekleştirilecek. Açık alanda yapılacak fuara; işletmeciler, üreticiler, distribütörler, tedarikçiler ve sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Yaklaşık 35 bin adetlik aktif platform parkını temsil eden sektörün yatırım gündemine yön vermesi beklenen etkinlikte, katılımcılar yeni nesil personel yükseltici platformları, güvenlik teknolojilerini ve dijital filo yönetim sistemlerini gerçek çalışma koşullarına yakın bir ortamda deneyimleme fırsatı bulacak. Hybrid İletişim tarafından düzenlenen organizasyona yurt dışından da yoğun katılım bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Safkar, IAA Transportation 2026'da Yeni Nesil Mobil İklimlendirme Teknolojilerini Dünyayla Buluşturacak Haber

Safkar, IAA Transportation 2026'da Yeni Nesil Mobil İklimlendirme Teknolojilerini Dünyayla Buluşturacak

Mobil iklimlendirme sektöründe öncü mühendislik 1988 yılından bu yana Türkiye'nin mobil iklimlendirme sektöründeki ilk yerli üreticisi olarak faaliyet gösteren Safkar; otomotiv, raylı sistemler ve savunma sanayine yönelik geliştirdiği yenilikçi teknolojilerle sektörüne yön veren öncü kuruluşlar arasında yer alıyor. Ticari araç klimaları, frigorifik soğutucular ve mobil iklimlendirme çözümleri alanındaki yüksek mühendislik gücüyle faaliyetlerini sürdüren şirket, IAA Transportation 2026'da yeni nesil ürün ve teknolojilerini uluslararası sektör profesyonellerinin beğenisine sunacak. Savunma sanayinin zorlu operasyonlarından ticari araçların kesintisiz hizmet verdiği uzun yol taşımacılığına kadar farklı ihtiyaçlara özel geliştirdiği teknolojilerle Türkiye'nin mühendislik kabiliyetini uluslararası arenada başarıyla temsil eden Safkar, kurulduğu günden bu yana OEM ticari araç ve otobüs üreticilerinin öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Şirket, yüksek performanslı ürünleri ve Türkiye genelindeki yaygın servis ağı sayesinde son kullanıcıların da güvenini kazanmaya devam ediyor. Yüzde 100 yerli sermaye ile küresel teknoloji ortağı Yüzde 100 yerli sermayesi, köklü ana tedarikçi kimliği ve güçlü üretim altyapısıyla küresel ölçekte stratejik teknoloji ortağı olarak faaliyet gösteren Safkar, sermaye piyasalarının güvenini arkasına alan Borsa İstanbul'a kote köklü yapısıyla da dikkat çekiyor. İzmir'de bulunan toplam 15 bin metrekare kapalı alana sahip Ulukent S1 tesisinde yıllık 15 bin 360 adet klima ve soğutucu üretim kapasitesiyle faaliyet gösteren şirket, büyüme vizyonu doğrultusunda 2024 yılında devreye aldığı 6 bin metrekare kapalı alana sahip Emiralem S2 tesisinde ise eşanjör, boru ve rakor üretimi gerçekleştiriyor. Dünyanın dört bir yanından üreticileri, OEM firmalarını, filo yöneticilerini ve sektör profesyonellerini bir araya getiren IAA Transportation 2026 kapsamında Safkar; mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirmeyi, yeni ihracat pazarlarına ulaşmayı ve uluslararası iş birliklerini geliştirmeyi hedefliyor. Güveni, yüksek mühendisliği, sürdürülebilir bir geleceği, yüzde 100 yerli sermayeyi ve milli üretim gücünü temsil eden Safkar, IAA Transportation 2026 Fuarı'nda Türkiye'nin mobil iklimlendirme alanındaki üretim gücünü ve mühendislik yetkinliğini küresel ölçekte bir kez daha ortaya koyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.