Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomi Ajansı

Kapsül Haber Ajansı - Ekonomi Ajansı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi Ajansı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak’a uluslararası prestijli ödül Haber

Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak’a uluslararası prestijli ödül

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, dünyanın saygın akademik ödüllerinden biriyle onurlandırıldı. Uluslararası Politik Psikoloji Derneği’nin (ISPP), 2026 yılı Nevitt Sanford Award ödülüne, bu yıl Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak’a layık görüldü. Nevitt Sanford ödülü, akademik alandaki en prestijli ödüllerden birisi ve politik psikoloji alanındaki kalıcı ve dönüştürücü katkıları onurlandırmak amacıyla veriliyor. 1978 yılında kurulan ve dünya genelinde akademisyenler ve uzmanları bir araya getiren ISPP, politik davranışın psikolojik temellerini inceleyen en önemli uluslararası platform olarak kabul ediliyor. Dernek, yıllık konferansları ve “Political Psychology” dergisi aracılığıyla alanın teorik ve uygulamalı gelişimine de yön veriyor. Nevitt Sanford Ödülü’nü daha önce kimler almıştı? ISPP Nevitt Sanford Ödülü ise geçmişte Ralf Dahrendorf, Vamık D. Volkan, Ole Holsti, Jerrold Post, Robert Jervis, Philip E. Tetlock ve Margaret G. Hermann gibi alanın önde gelen isimlerine verilmesiyle dikkat çekiyor. Bu yönüyle ödül, yalnızca akademik üretimi değil, aynı zamanda düşünsel etkiyi ve disiplinler arası katkıyı da tescil eden güçlü bir referans niteliği taşıyor. Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak’ın çalışmaları, uluslararası ilişkiler ile politik psikolojiyi kesiştiren yaklaşımıyla öne çıkıyor. Politik gelişmeleri yalnızca güç dengeleri üzerinden değil; algı, kimlik ve kolektif hafıza üzerinden de okuyan bu perspektif, özellikle günümüzün karmaşık krizlerini anlamada yeni bir analitik çerçeve sunuyor. Ödül temmuz ayında Prof. Dr. Kaynak’a takdim edilecek Bu ödül, Türkiye’de politik psikoloji alanında yapılan çalışmaların uluslararası görünürlüğü açısından da önemli bir eşik. Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak’a ödülü temmuz ayında Birleşik Krallık, University of New Castle’da yapılacak büyük kongrede takdim edilecek. Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, halen Üsküdar Üniversitesi Politik Psikoloji Merkezi direktörü ve İnsan ve Toplum Bilgileri Fakültesi Dekanı olarak görev yapıyor. Prof. Dr. Kaynak, 2015- 2025 yılları arasında Oxford Üniversitesi CRIC Merkezi kıdemli üyesi olarak Çatışma Çözümü alanında akademik çalışmalarını sürdürdü. Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, halen toplumsal çatışmanın incelenmesine ve iyileştirilmesine psikolojik bir bakış açısı getiren psikanalistler, akademisyenler, diplomatlar ve diğer profesyonellerden oluşan uluslararası, çok disiplinli grup olan IDI (International Dialogue Initiative) bünyesinde uluslararası çalışmalarına devam ediyor. Prof. Dr. Kaynak aynı zamanda, TÜBA Uluslararası İlişkiler Çalışma Grubu ve Dünya Sanat ve Bilimler Akademisi (WAAS) üyesi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİKA’dan Uganda’daki Küçük Ölçekli Madencilere Ekipman Desteği Haber

TİKA’dan Uganda’daki Küçük Ölçekli Madencilere Ekipman Desteği

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Uganda’da faaliyet gösteren küçük ölçekli madencilere yönelik önemli bir destek programını hayata geçirdi. Uganda Küçük Ölçekli Madenciler Birliği (UGAASM) bünyesindeki zanaatkâr madencilere teknik ekipman desteği sağlandı. Uganda’nın batısında bulunan İsingiro kasabasında, yerel yönetim iş birliğiyle gerçekleştirilen proje kapsamında, madencilere altın madenciliği kitleri, taş kırma makineleri ve çeşitli üretim ekipmanları teslim edildi. Bu destekle birlikte bölgedeki madencilik faaliyetlerinin daha verimli ve sürdürülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor. Üretim Kapasitesi ve İş Güvenliği Artırılıyor TİKA’nın sağladığı ekipman desteği yalnızca üretimi artırmayı değil, aynı zamanda çalışma koşullarını iyileştirmeyi de hedefliyor. Proje kapsamında dağıtılan kişisel koruyucu donanımlar, madencilerin iş güvenliğini güçlendirerek daha sağlıklı bir çalışma ortamı oluşturulmasına katkı sağlıyor. Türkiye-Uganda İş Birliği Güçleniyor Teslim töreninde konuşan yetkililer, Türkiye’nin bu desteğinin sadece teknik bir yardım olmadığını vurguladı. Yapılan açıklamalarda, söz konusu projenin iki ülke arasındaki dostluk ve iş birliğinin somut bir göstergesi olduğu ifade edildi. Yerel Ekonomiye Katkı Bekleniyor Uzmanlara göre, TİKA tarafından sağlanan ekipmanların kullanımıyla birlikte madencilerin üretim verimliliği artacak ve bu durum bölgedeki yerel ekonomiye doğrudan katkı sağlayacak. Aynı zamanda küçük ölçekli madencilerin gelir düzeyinin yükselmesiyle birlikte ekonomik dayanıklılığın da güçlenmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin nisan ayı ihracatı 25,4 milyar dolar oldu Haber

Türkiye'nin nisan ayı ihracatı 25,4 milyar dolar oldu

Türkiye nisan ayında 25,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2026 yılında ilk dört aylık ihracat 88,6 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 275,8 milyar dolara ulaştı. Nisan ayı ihracat verileri Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Ordu'da açıklandı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, 2026'nın ilk çeyreğinde arzu ettikleri başarıyı sergileyemediklerini hatırlattı. İhracat ailesi olarak nisan ayında çok güçlü bir performans ortaya koyduklarını belirten Gültepe, şöyle devam etti: "Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre, nisan ayında 25,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. 2025'in aynı ayına göre yüzde 22,3 artıdayız. Böylece bugüne kadarki en yüksek nisan ayı ihracatına imza atmış olduk. Aynı zamanda tüm zamanların en yüksek ikinci aylık ihracat performansını gerçekleştirdik. İlk dört aylık ihracatımız 88,6 milyar dolara, 12 aylık ihracatımızsa 275,8 milyar dolara yükseldi. Dört aylık ihracatta yüzde 3, 12 aylık ihracatta yüzde 4,2 artıdayız. Takvimin de etkisiyle nisan ayında 26 sektörümüzün tamamı ihracatını artırdı. Sektörler sıralamasında otomotiv, 3,9 milyar dolarla liderliğini sürdürdü. Otomotivi 3,1 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,8 milyar dolarla elektrik elektronik, 1 milyar 451 milyon dolarla hazır giyim ve 1 milyar 438 milyon dolarla çelik sektörümüz takip etti. TİM verilerine göre, geçen ay 61 ilimiz ihracatını artırdı. En çok ihracat yapan 5 ilimiz İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara ve İzmir şeklinde sıralandı. Nisan ayında bin 18 firmamız ilk kez ihracat yaptı. Bu firmalarımızın ihracatımıza katkısı yaklaşık 122 milyon dolar oldu. Parite ise ihracatımıza geçen ay 435 milyon dolar katkı verdi." NİSAN AYINDA KÖRFEZ ÜLKELERİNE İHRACAT YÜZDE 15,6 ARTTI Mustafa Gültepe geçen ay 166 ülke ve bölgeye ihracatın arttığını, 54 ülke ve bölgede ise düşüş olduğunu bildirdi. En çok ihracat yapılan ülkelerin Almanya, ABD, İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya şeklinde sıralandığını belirten Gültepe, "Almanya, İspanya ve Endonezya'nın aralarında bulunduğu 13 ülkede bugüne kadarki en yüksek ihracat hacmimize ulaştık. Elbette gözümüz, İran savaşı nedeniyle ihracatımızın mart ayında yüzde 37 daraldığı Körfez ülkelerindeydi. Çok şükür Körfez Bölgesinde ibre nisanda yeniden yukarı döndü. Geçen ay bölge ülkelerine ihracatımız yüzde 15,6 artışla 2 milyar 365 milyon dolara yükseldi. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri'ne ihracatımızda 300 milyon dolarlık artışın altını çizmek istiyorum." dedi. 2026'YI 282 MİLYAR DOLARLIK HEDEFİN ÜZERİNDE TAMAMLAYACAĞIMIZA İNANIYORUM Güncel gelişmeleri de değerlendiren Mustafa Gültepe, firmaları yeni pazarlarla buluşturmak için ticaret heyeti organizasyonlarına hız kesmeden devam ettiklerini söyledi. TİM ve ihracatçı birlikleri olarak nisan ayında 17 ülkede ticaret heyeti gerçekleştirdiklerini bildiren Gültepe, şunları söyledi: "En son Romanya'nın Başkenti Bükreş'te önemli görüşmeler yaptık. Tüm pazarlarda güçlü bir Made in Türkiye algısı olmasından gurur duyuyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programını memnuniyetle karşıladık. Yabancı yatırımların Türkiye'ye çekilmesi konusundaki kararlılığı son derece kıymetli buluyoruz. Kurumlar vergisi indirimi başta olmak üzere üretim ve ihracat için sağlanan destekler nedeniyle Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Bu pozitif adımların yanı sıra rekabetçiliğimizi ön plana çıkaracak hamleleri de hızla hayata geçirmemiz gerekiyor. Bunları gerçekleştirdiğimizde üretim ve ihracatta yeniden hızlı bir çıkış yakalayabiliriz. Öte yandan, döviz dönüşüm desteğinde sürenin uzatılması da bizim için önemliydi. Desteği üç ay daha uzatan karar için Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a teşekkür ediyorum. Her zaman yanımızda olan Ticaret Bakanımız Ömer Bolat'a ve Bakan yardımcılarımıza ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Biz tüm gücümüzle üretmeye ve ihracata devam ediyoruz. Tüm zorluklara rağmen 2026'yı 282 milyar dolarlık hedefin üzerinde tamamlayacağımıza inanıyorum."

ICF Türkiye’den Önemli Adım Haber

ICF Türkiye’den Önemli Adım

Uluslararası Koçluk Federasyonu (ICF) Türkiye, profesyonel koçluk mesleğinin gelişimini desteklemek ve bölgesel etkileşimi artırmak amacıyla yürüttüğü yapılanma çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Kurumun beşinci bölgesel yapılanması olan Çukurova Bölgesi’nin açılışı, Adana’da geniş katılımlı bir organizasyonla gerçekleştirildi. Adana’daki Dedeman Otel’de düzenlenen etkinlik; profesyonel koçlar, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarından katılımcıları bir araya getirdi. Yaklaşık 70 kişinin katıldığı buluşma, koçluk ekosisteminin gelişimi açısından önemli bir platform oluşturdu. “Çukurova açılışı koçluk bilincinde önemli bir adım” ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Karadeniz, açılışta yaptığı konuşmada, koçluk mesleğinin uluslararası standartlar çerçevesinde gelişmesinin önemine dikkat çekti. Karadeniz, ICF’in dünya genelinde etik kurallar ve yetkinlik çerçevesini belirleyen öncü kurumlardan biri olduğunu belirterek, profesyonel koçluk unvanının belirli eğitim, sınav ve akreditasyon süreçlerinden geçtiğini ifade etti. Türkiye genelinde koçluk bilincini artırmayı hedeflediklerini dile getiren Karadeniz, Çukurova Bölgesi’nin bu yolculukta önemli bir adım olduğunu vurguladı. “Koçluk, bireyden topluma yayılan bir dönüşüm” ICF Türkiye Çukurova Bölge Lideri Onur Kocaöz ise konuşmasında koçluğun yalnızca bireysel gelişim aracı değil, aynı zamanda toplumsal dönüşüme katkı sunan bir yaklaşım olduğunu belirtti. Koçluğun, doğru sorularla bireyin kendi potansiyelini keşfetmesini sağladığını ifade eden Kocaöz, daha sağlıklı iletişim kurabilen, empati geliştirebilen ve çözüm odaklı düşünebilen bir toplumun mümkün olduğuna dikkat çekti. Kocaöz, bu dönüşümün bireyden başlayarak dalga dalga yayılabileceğini söyledi. Süpervizyon, koçlukta kalite için kritik! Etkinlikte söz alan ICF Türkiye geçmiş dönem başkanlarından Dilek Yıldırım, koçlukta kalite ve etik standartların sürdürülebilirliği açısından süpervizyonun önemine değindi. Koçların mesleki gelişim süreçlerinde desteklenmesinin kritik olduğunu belirten Yıldırım, son yıllarda süpervizyon uygulamalarının eğitim süreçlerinde daha fazla yer bulduğunu ifade etti. ICF Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Sibel Erol ise üye ilişkileri ve mesleki gelişim başlıklarına değinerek, koçların yetkinliklerini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Erol, özellikle Uluslararası Koçluk Haftası kapsamında düzenlenecek etkinliklerle koçluk kültürünün daha geniş kitlelere ulaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti. Dört temel değerle küresel vizyon ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Binnur Kayabey de konuşmasında, kurumun temel değerlerini insanlık, profesyonellik, iş birliği ve hakkaniyet olarak sıraladı. Koçluğun bireyin kendi değerlerini keşfetmesine destek olan bir süreç olduğunu vurgulayan Kayabey, bu yaklaşımın daha iyi bir toplum inşasına katkı sunduğunu belirtti. Toplumsal fayda ve iş birlikleri öne çıktı ICF Türkiye’nin sosyal sorumluluk odaklı projelerine de etkinlikte yer verildi. Geçmiş dönem başkanlarından Esra Aksüyek’in de katkılarıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla iş birlikleri geliştirildiği ve gönüllü koçluk projeleriyle daha geniş kesimlere ulaşılmasının hedeflendiği aktarıldı. Bu projelerle, koçluk hizmetlerine erişimde fırsat eşitliğinin artırılması amaçlanıyor. ICF Türkiye’nin Çukurova açılışı, koçluk için önemli bir adım Katılımcıların aktif olarak görüş ve sorularıyla katkı sunduğu etkinlikte, profesyonel koçluk alanına dair merak edilen pek çok konu ele alındı. Program, soru-cevap bölümünün ardından gerçekleştirilen kutlama ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. ICF Türkiye’nin Çukurova Bölgesi açılışı, koçluk mesleğinin yerel dinamiklerle güçlendirilmesi ve Türkiye genelinde daha geniş bir etki alanı oluşturulması yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Diş Eti Kanaması Sessiz Tehlike Haber

Diş Eti Kanaması Sessiz Tehlike

Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Periodontoloji Uzmanı Dt. Nihal Salı, diş eti kanamasının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu. Diş eti kanamasının genellikle diş fırçalarken ya da sert gıdalar tüketirken fark edildiğini ifade eden Diş Hekimi Nihal Salı, bu durumun sağlıklı diş etlerinde görülmemesi gerektiğini belirterek, "Diş eti kanaması, çoğu zaman diş eti iltihabının ilk belirtisidir. Hastalar bunu geçici bir durum olarak değerlendirip önemsemeyebiliyor. Oysa bu kanamalar, tedavi edilmediğinde daha ciddi diş eti hastalıklarına ve hatta diş kaybına kadar ilerleyebilir" dedi. Diş eti hastalıklarının erken evrede fark edilmesinin büyük önem taşıdığını dile getiren Diş Hekimi Nihal Salı, "Diş eti kanaması, vücudun verdiği bir uyarı sinyalidir. Bu sinyali doğru okumak gerekir. Erken dönemde yapılacak basit tedavilerle hastalığın ilerlemesi durdurulabilir. Ancak ihmal edildiğinde kemik kaybı ve dişlerin sallanması gibi geri dönüşü zor sonuçlarla karşılaşılabilir" şeklinde konuştu. Diş eti sağlığını korumak mümkün Diş eti sağlığını korumanın sanıldığı kadar zor olmadığını söyleyen Eyrice ADSM Periodontoloji Uzmanı Dt. Nihal Salı, düzenli ve doğru ağız bakım alışkanlıklarının bu süreçte belirleyici olduğunu ifade etti. Periodontoloji Uzmanı Dt. Nihal Salı, günde en az iki kez doğru teknikle diş fırçalamanın, diş ipi ve ara yüz temizleyicilerinin düzenli kullanımının ve belirli aralıklarla diş hekimi kontrolüne gidilmesinin diş eti kanamasını önlemede önemli rol oynadığını vurguladı. Ayrıca aşırı sert fırçalamadan ve yanlış diş fırçası seçiminden kaçınılması gerektiğini belirten Dt. Nihal Salı, sigara kullanımının azaltılmasının ya da tamamen bırakılmasının ve dengeli, vitamin açısından zengin bir beslenme düzeninin de diş eti sağlığını korumada etkili olduğunu dile getirdi. Diş eti kanamasının kendi kendine geçmesini beklemenin yanlış bir yaklaşım olduğunu belirten Dt. Nihal Salı, "Kanama birkaç gün içinde düzelmiyorsa mutlaka bir diş hekimine başvurulmalı. Erken müdahale ile hem diş eti sağlığı korunur hem de daha kapsamlı tedavilere ihtiyaç duyulmaz" ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercedes-Benz VLE Türkiye Yolunda mı? Yeni Elektrikli Lüks MPV İsveç’te Satışa Çıktı Haber

Mercedes-Benz VLE Türkiye Yolunda mı? Yeni Elektrikli Lüks MPV İsveç’te Satışa Çıktı

Mercedes-Benz VLE, markanın yeni nesil elektrikli lüks MPV modeli olarak sahneye çıktı. Tanıtımından sadece bir ay sonra İsveç’te satışa sunulan model, sunduğu teknoloji, menzil ve konfor özellikleriyle dikkat çekiyor. 700 Km’ye Varan Menzil ve Ultra Hızlı Şarj Yeni Mercedes-Benz VLE, 800 volt mimarisi sayesinde üst düzey performans sunuyor. Araç, tek şarjla 700 kilometrenin üzerinde menzil sunabiliyor. Hızlı şarj tarafında da iddialı olan model, 300 kW şarj desteği ile sadece 15 dakikada yaklaşık 350 kilometre menzil kazanabiliyor. Lüks ve Esneklik Bir Arada Mercedes-Benz VLE, klasik MPV anlayışını tamamen değiştiriyor. Araç, hem lüks hem de çok yönlü kullanım sunacak şekilde tasarlandı. 5, 6 veya 7 koltuk seçeneği İlerleyen dönemde 8 koltuk seçeneği Modüler koltuk yapısı Koltuk düzeni, kullanıcı ihtiyacına göre tamamen değiştirilebiliyor. İlk Model: VLE 300 Electric İsveç’te satışa çıkan ilk versiyon VLE 300 electric oldu. Araç iki farklı donanım seviyesiyle sunuluyor: Advance Plus Premium Plus Fiyatı Ne Kadar? Mercedes-Benz VLE’nin başlangıç fiyatı 947.700 İsveç kronu olarak açıklandı. Premium Plus paketi tercih edildiğinde fiyat yaklaşık 122.000 kron artıyor. Donanım Özellikleri Dikkat Çekiyor Advance Plus Donanımı 19 inç jantlar Havalı süspansiyon Yarı otonom sürüş sistemleri Panoramik cam tavan Ortam aydınlatması Arka aks yönlendirme Premium Plus Donanımı Dijital farlar (projeksiyonlu) Masajlı ve havalandırmalı koltuklar Burmester 3D ses sistemi 20 inç jantlar MBUX Superscreen Artırılmış gerçeklik head-up display Esnek Oturma Seçenekleri Kullanıcılar isteğe bağlı olarak: 7 koltuk için ekstra koltuk (5.190 kron) 6 koltuklu VIP düzen (11.150 kron) 8 koltuklu versiyonun ise yıl içinde satışa çıkması bekleniyor. Daha Fazla Versiyon Yolda Mercedes-Benz, VLE için gelecekte: Dört tekerlekten çekiş (4MATIC) Farklı donanım seviyeleri Daha uzun aks mesafesi Yeni renk ve opsiyonlar sunmayı planlıyor. Türkiye’ye Ne Zaman Gelecek? Modelin ilk teslimatları İsveç’te sonbaharda başlayacak. Türkiye’ye geliş tarihi henüz açıklanmadı ancak premium segmentte önemli bir alternatif olması bekleniyor. Sıkça Sorulan Sorular Mercedes VLE elektrikli mi? Evet, tamamen elektrikli bir modeldir. Menzili ne kadar? 700 kilometreye kadar çıkabiliyor. Hızlı şarj süresi ne kadar? 15 dakikada yaklaşık 350 km menzil eklenebiliyor. Kaç kişilik? 5, 6, 7 ve ileride 8 kişilik seçenekler sunulacak. Fiyatı ne kadar? 947.700 İsveç kronundan başlıyor. Türkiye’ye gelecek mi? Henüz resmi açıklama yok, ancak gelmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CEO’lara Dört Yeni Görev! ​​​​​​​ Haber

CEO’lara Dört Yeni Görev! ​​​​​​​

Bu dönüşümde şirketler için asıl soru teknolojiye ne kadar yatırım yapıldığı değil; bu yatırımın iş modeline ve iş gücüne nasıl entegre edildiği olacak. Bu bağlamda BCG’nin düşünce kuruluşu BCG Henderson Enstitüsü tarafından yürütülen araştırma için hazırlanan mikroekonomik modele göre, önümüzdeki 2–3 yıl içinde işlerin yüzde 50–55’i yapay zekâ tarafından yeniden şekillenecek. CEO’lar için önümüzdeki üç yılda en kritik gündemlerden biri otomasyon, yetkinlik dönüşümü ve bilinçli yetenek planlaması arasında doğru dengeyi kurmak olacak. Bu çerçevede raporun mesajı net: Yapay zekâ yalnızca operasyonları değil, her sektördeki kurum için rekabetin doğasını yeniden tanımlıyor. Bu dengeyi kurmada CEO’ların en büyük destekçilerinden biri de İK yöneticileri olacak. Yeni düzende başarılı olanlar, otomasyonu yalnızca bir maliyet aracı olarak kullananlar değil; organizasyonlarını baştan tasarlayanlar olacak. BCG’nin araştırmasındaki bulgularına göre liderlerin odaklanması gereken dört temel öncelik öne çıkıyor: İş gücü stratejisini rekabet stratejisinin merkezine yerleştirmek Yapay zekâ, yeni iş modellerini mümkün kılarken organizasyonların değer üretme biçimini kökten değiştiriyor. Bu nedenle iş gücü stratejisi, otomasyonun bir sonucu değil; doğrudan stratejik planlamanın bir parçası olmak zorunda. Reaktif kararlar - özellikle yalnızca maliyet baskısıyla yapılan işten çıkarmalar - kısa vadeli kazanç sağlasa da kurumların uzun vadedeki rekabet gücünü zayıflatabiliyor. Her organizasyonun otomasyon ve insan katkısı dengesi farklı olduğu için başkalarının attığı adımları kopyalamak, verimlilik kaybı ve kritik yeteneklerin yitirilmesi riskini beraberinde getiriyor. Otomasyonu maliyet değil, yeniden tasarım aracı olarak konumlandırmak Yapay zekâ, tek boyutlu bir verimlilik aracı değil. Bazı alanlarda maliyet avantajı yaratırken, diğerlerinde hız, kalite ve müşteri deneyimi ön plana çıkıyor. Bu nedenle liderlerin odağı yalnızca maliyet azaltımı olmamalı. Asıl değer, iş yapış biçimlerinin yeniden tasarlanmasında ortaya çıkıyor. Bu da yeni performans metriklerini zorunlu kılıyor: Çalışan başına gelir artışı, daha hızlı ürün geliştirme veya müşteri etkisinde iyileşme gibi çıktılar, yapay zekâ yatırımlarının gerçek geri dönüşünü belirleyecek olan unsurlar. Yetkinlik dönüşümünün iş gücü stratejisinin merkezine alınması Bir işin varlığını sürdürmesinin, o işi yapan çalışanların hazır olduğu anlamına gelmediğine vurgu yapan BCG Yönetici Ortağı; Avrupa, Orta Doğu, Güney Amerika ve Afrika Sanayi Grubu Başkanı Gözde Yalazi Özbek şu değerlendirmeyi yaptı: “Yapay zekâ ile birlikte roller değiştikçe, çalışanların da sürekli olarak yeni beceriler edinmesi gerekiyor. Tek seferlik eğitim programları bunun için yeterli olmuyor. Şirketlerin: ● Sürekli yetkinlik geliştirme (upskilling) ve yeni beceriler kazanma (reskilling) mekanizmaları kurması, ● Çalışanları yeni ve gelişen rollere yönlendirecek kariyer yolları tasarlaması, ● Dönüşümü aşamalı ve planlı şekilde yönetmesi gerekiyor.” Yapay zekâ anlatısının doğru kurulması Yapay zekâ dönüşümünde teknik uygulama kadar iletişim de kritik önem taşıyor. Otomasyonun yalnızca iş kaybı ile ilişkilendirilmesi, çalışan bağlılığını düşürüyor ve dönüşüme direnci artırıyor. Kısa vadeli verimlilik kazanımları uğruna yapılan agresif kesintiler, uzun vadede organizasyonel performansı zayıflatabiliyor. Buna karşılık, yapay zekâyı değer yaratma ve rol zenginleştirme aracı olarak konumlandıran liderler, çalışanlarını dönüşümün bir parçası haline getirebiliyor. Sonuçta geleceği tasarlayanlar kazanmaya aday Yapay zekâ, şirketler için yalnızca bir verimlilik aracı değil; yeni bir büyüme, inovasyon ve değer yaratma dalgasının temel itici gücü. Bu dalga, rekabeti yeniden tanımlarken şirketler arasında belirgin bir ayrışma yaratma potansiyeline sahip. Bu süreçte bazı organizasyonlar yapay zekâyı yalnızca maliyet avantajı için kullanırken, diğerleri onu yeni iş modelleri, ürünler ve pazarlar yaratmak için bir kaldıraç olarak konumlandıracak. Bu tercih, yalnızca performansı değil, şirketlerin gelecekteki konumunu da belirleyecek. Bu dönüşüm aynı zamanda belirsizliklerle birlikte geliyor. Yapay zekânın etkisi sektörler ve şirketler arasında farklı hız ve ölçekte hissedilecek. Kimi organizasyonlar küçülmeye giderken, kimileri agresif büyüme ve yetenek yatırımıyla öne çıkacak. Bu yeni düzende liderler için asıl önem taşıyan soru şu olacak: Yapay zekâyı bir verimlilik aracı olarak mı kullanacağız, yoksa organizasyonu yeniden tasarlayan bir büyüme motoruna mı dönüştüreceğiz? Gözde Yalazi Özbek gerçek rekabet avantajının kimlerin elinde olacağını ise şöyle açıkladı: “Otomasyon ile insan potansiyelini birlikte ölçekleyebilen, bu süreçte İK’yı stratejik bir iş ortağı olarak konumlandıran, yetkinlik dönüşümünü bir kaldıraç olarak kullanan ve verimlilik kazanımlarını sürdürülebilir büyümeye çevirebilen organizasyonlar pastadan büyük pay alacak. YZ çağında kazananlar, değişime en hızlı adapte olanlar değil; değişimi en iyi tasarlayanlar olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Muratbey’den küresel başarı: İhracatta güçlü yükseliş Haber

Muratbey’den küresel başarı: İhracatta güçlü yükseliş

Türkiye’nin yerli peynir markası Muratbey’in, ihracattaki başarısı Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ESÜHMİB) tarafından bir kez daha ödülle tescillendi. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği tarafından 2025 yılında en çok ihracat yapan şirketlere törenle ödülleri takdim edildi. Muratbey adına ödülü, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit’in elinden Muratbey Fabrika Müdür Yardımcısı Musa Kara aldı. Muratbey aynı ödülü 2023 yılında da almıştı. Alınan ihracat ödülünü değerlendiren Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol, “Ar-Ge çalışmalarımız sonucu geliştirdiğimiz özel peynirlerle birlikte 300’ü aşkın ürün çeşidini 5 kıtaya ihraç ediyoruz. Peyniri günün her saati tüketilebilecek bir atıştırmalığa dönüştürdüğümüz özel peynirler, 7’den 70’e her yaş grubuna hitap ediyor. Amerika ve Avrupa’da olduğu gibi Asya’da da inovatif ürünlerle tüketici alışkanlıklarına uyum sağlayan sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme hedefliyoruz. Çin’de ihracat izni alan ilk Türk süt ve süt ürünleri firmalarından biri olarak başladığımız yolculuğu bugün Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz. FHC Şanghay’da kurduğumuz güçlü temaslar, Kore’de yürüttüğümüz yerel iletişim çalışmaları ve FOODEX JAPAN 2026’da gerçekleştirdiğimiz görüşmeler ve yeni iş bağlantıları markamızın bölgede bilinirliğini önemli ölçüde artırdı. Ürünlerimizin dünyanın farklı kültürlerinin beğenisini kazanması ve ihracat grafiğimizin çeşitlenerek yükselmesinden dolayı çok mutluyuz. Muratbey olarak ihracatta yalnızca hacim değil, katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz İnovasyon gücümüzle dünyanın her yerinde sevilecek kaliteli ve sağlıklı peynirler üretmeye devam edeceğiz. Sahip olduğumuz 60 yıllık deneyimle olumlu “Türk Malı” imajını destekleyerek ülkemizi yeni pazarlarda en iyi şekilde temsil etmek, katma değerli ihracatımızı artırmak ve global pazarlamaya ağırlık vererek ülke ekonomisinin kazanmasına katkı sağlamak amacıyla çalışıyoruz. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin bu değerli tespitiyle başarımız tescillenmiş oldu. Bu başarıda emeği geçen ve bizlere destek olan herkese teşekkür ederiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OMODA 4 ve OMODA 7 Ortalığı Yıktı! Auto China 2026’ya Damga Vuran Lansman Haber

OMODA 4 ve OMODA 7 Ortalığı Yıktı! Auto China 2026’ya Damga Vuran Lansman

OMODA 4 ve OMODA 7, Auto China 2026’da resmen sahneye çıktı ve otomobil dünyasını adeta ikiye böldü! 24 Nisan’da başlayan dev fuarda gözler bu iki modele kilitlenirken, sosyal medyada da gündemden düşmedi. 3 Yılda 1 Milyon Satış! Şimdi Hedef Çok Daha Büyük Henüz 3 yaşında olan OMODA&JAECOO markası, 1 milyon satış barajını aşarak otomotiv sektöründe dengeleri değiştirdi. Ama asıl bomba hedef şimdi geldi: 2027’de tek yılda 1 milyon satış! Bu iddialı hedefle sahneye çıkan marka, Auto China 2026’da adeta gövde gösterisi yaptı. OMODA 7: “En Güzel Crossover” Ünvanı Boşuna Değil OMODA 7, daha sahneye çıkar çıkmaz tüm dikkatleri üzerine çekti. Daha önce Londra ve Madrid Moda Haftaları’nda boy gösteren araç, otomobil değil adeta bir sanat eseri! Fütüristik tasarım Akıcı ve dikkat çekici hatlar Gençlere hitap eden sıra dışı stil Üstelik sadece görünüş değil! Super Hybrid System ile hem performans hem de yakıt verimliliği sunuyor. Yani hem şık hem güçlü! OMODA 4: Resmen Gelecekten Gelmiş Gibi! Ve gelelim asıl sürprize… İlk kez görücüye çıkan OMODA 4, teknoloji tutkunlarını resmen büyüledi! AI Cabin ile Konuşan Araç Dönemi Bu araç sadece sürülmüyor… Sizinle konuşuyor! Duygusal ses algılama Akıllı navigasyon Eğlence sistemi Park Etmek Tarih Oluyor! Yakında gelecek VPD teknolojisiyle: Aracı çağırıyorsunuz, geliyor El sallıyorsunuz, park ediyor Evet yanlış duymadınız… Bu teknoloji gerçek! 69 Ülkede Satış! Dünya Bu Markayı Konuşuyor OMODA&JAECOO, kısa sürede 69 ülkede satış yaparak global pazarda ciddi bir güç haline geldi. 1.364 bayi ile büyümesini sürdüren marka, özellikle genç kullanıcıları hedef alıyor. Sosyal Medya Yıkılıyor! Lansmanın ardından sosyal medya adeta alev aldı. Kullanıcılar OMODA 7’nin tasarımına hayran kalırken, OMODA 4’ün teknolojisi “gelecek geldi” yorumlarına neden oldu. Sık Sorulan Sorular OMODA 4 ne zaman çıkacak? 2026’nın ikinci yarısında satışa sunulması bekleniyor. OMODA 7 elektrikli mi? Super Hybrid System ile hibrit bir sürüş deneyimi sunuyor. Bu araçlar Türkiye’ye gelecek mi? Global genişleme planı kapsamında Türkiye ihtimali oldukça yüksek. OMODA 4’ün en çarpıcı özelliği ne? AI Cabin ve kendi kendine park eden sistemi. Marka neden bu kadar popüler oldu? Genç odaklı tasarım ve ileri teknoloji sayesinde. Fiyatlar belli mi? Henüz resmi fiyat açıklaması yapılmadı. SONUÇ: Otomotivde Yeni Dönem Başladı OMODA 4 ve OMODA 7, sadece yeni araçlar değil… otomotiv dünyasında yeni bir çağın başlangıcı olabilir. Tasarım, teknoloji ve global güç birleşince ortaya çıkan sonuç: rakipler için zor bir dönem! Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.