Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomik Belirsizlik

Kapsül Haber Ajansı - Ekonomik Belirsizlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Belirsizlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AVM Metrekare Verimlilik Endeksi, Nominal Olarak Yüzde 22,8 Arttı Haber

AVM Metrekare Verimlilik Endeksi, Nominal Olarak Yüzde 22,8 Arttı

AVM’lerde ciro nominal olarak artmaya devam etse de enflasyonun gerisinde kalan performans ve zayıflayan ziyaretçi trafiği sektörde reel daralmaya işaret ediyor. AYD ve Akademetre Research iş birliğiyle hazırlanan AVM Endeksi’nin Şubat 2026 sonuçlarına göre metrekare verimlilik endeksi, geçen yılın aynı ayına kıyasla nominal olarak yüzde 22,8 artarak 3.965 puan olarak kaydedildi. Son aylarda gözlenen dalgalı seyir, AVM performansında istikrarlı bir toparlanma olmadığını göstermektedir. Şubat 2026’da yıllık enflasyon oranının yüzde 31,53 olduğu dikkate alındığında, metrekare başına ciro artışının enflasyonun altında gerçekleştiği görülüyor. Endeksi yorumlayan Ekonomist Fatih Keresteci, şu noktalara dikkat çekti: “AVM ciro endeksi 2026 yılı şubat ayında, geçen yılın aynı dönemine göre nominal olarak %22,8 büyüdü. Ocak’ta oldukça güçlü bir performans kaydeden endeks ne yazık ki Şubat’ta enflasyondan arındırılmış seriye göre belirgin derecede ivme kaybetti: Manşet olarak, geçen yılın aynı ayına göre reel olarak %6,6’lık bir daralma var. Bununla birlikte, şubat ayı rakamlarını değerlendirirken iki hususa dikkat etmekte yarar olacaktır. İlk olarak, Ramazan etkisi zira ülkemizde Ramazan dönemi tüketim alışkanlıklarını ve tüketici davranışlarını dramatik bir şekilde etkileyebiliyor. İkincisi, satın alma gücündeki erimenin öngörülenden çok daha hızlı yaşanması. Şöyle ki, asgari ücret özelinden ilerlersek, 2025 yılında asgari ücret artış oranı %30 olurken 2025 yılı ortalama TÜFE enflasyonu %34,9 olmuştu. 2026 yılına girilirken asgari ücret %27 artırılırken daha ilk iki ayda enflasyon %8 artış kaydetti. Bu istatistikler bize açık bir şekilde satın alma gücündeki erozyonu yansıtıyor. Zaten, hane halkı enflasyon beklentileri de bu durumu açık bir şekilde gösteriyor. Ramazan etkisi ve “cüzdandaki daralma üzerinden kategori bazlı harcamalara bakınca şaşırtıcı olmayan sonuçlarla karşılaşıyoruz: Hipermarket %27,5; yiyecek-içecek ise %26,5 ile genel ortalamanın bir tık üzerinde artarak Ramazan etkisini yansıtıyor olsa da satın alma gücündeki zayıflık nedeniyle bu kategorilerdeki artış hayal ettiğimiz seviyelerin altında kalıyor. Kişisel bakım-kozmetik kategorisindeki %44,5’lik etkileyici büyüme performansı, açık şekilde, pazarlama literatüründeki “lipstick etkisini” yansıtıyor. Bu ifade, durgunluk veya ekonomik belirsizliklerin hakim olduğu dönemlerde tüketicilerin lüks araç, pahalı tatil veya mücevher gibi büyük harcamalardan kaçınmalarını, bunun yerine kendilerini iyi hissettirecek küçük ve uygun fiyatlı lüks ürünlere (örneğin kaliteli bir ruj) yönelmelerini tasvir eder. Başka bir ifade ile ekonomik belirsizlik dönemlerinde insanlar, büyük hayallerini ertelemek zorunda kaldıklarında yaşadıkları moral bozukluğunu, ulaşılabilir küçük lükslerle telafi etmeyi denerler. Bizce elektronik ürünler de artık aynı rolü üstlenmeye başladı. Henüz oturmamış bir tabir olsa da “teknolojik eskapizm” insanların gerçek dünyadaki ekonomik ve sosyal sıkıntılardan kaçmak için teknolojiye yatırım yapmasını anlatır ve nesnenin kendisinden ziyade yarattığı dijital imaja odaklanmasını resmeder. Son dönemde sıkça olduğu üzere teknoloji kategorisi %42,6 ile hem ortalamanın çok üzerinde hem de reel artış kaydederek ön plana çıkmış. Cüzdan büyümüyorsa, bir kategoriye harcanan gelir, başka bir kategoriden vazgeçilmesi anlamını taşır. Buna bir de Ramazan etkisini dahil edersek eğlence ve hobi kategorisi Şubat’ta %16,2 düşüş kaydetmiş. Ayakkabı segmentindeki yapısal problemi uzun süredir dile getiriyoruz ancak Şubat’taki nominal %13,3’lük daralma oldukça çarpıcı... Giyim kategorisinde ise %18,2’lik cılız bir artış var ki, bu da feragat edilen alanlardan birisi olarak ön plana çıkıyor. Ziyaretçi sayısına bakınca geçen yıla göre bir değişim olmamakla birlikte ocak ayına göre keskin bir daralma var. Ramazan etkisi, kış etkisi, okulların ara tatili gibi unsurların burada etkili olduğunu düşünüyoruz, ki şubat ayları mevsimsel olarak AVM müşteri sayısı açısından en zayıf performansa sahne olur.” Şubat 2026 döneminde metrekare verimlilik endeksi, Ocak 2026 dönemi ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmadan incelendiğinde yüzde 15,0 oranında azalış göstererek 3.965 puana gerilemiştir. Şubat ayında gözlenen daralma, özellikle yılın ilk ayına kıyasla tüketici harcamalarında görülen mevsimsel yavaşlamaya işaret ederken, enflasyonun üzerinde kalamayan ciro artışı, perakende sektöründe reel büyüme gerçekleşmediğini göstermektedir. Metrekare Başına Ciroda İstanbul Yine Öne Çıktı Şubat ayında kiralanabilir metrekare başına düşen ciro, İstanbul’da 17.737 TL, Anadolu’da 13.365 TL, Türkiye genelinde ise 15.114 TL olarak gerçekleşti. Metrekare Verimliliğinde En Yüksek Artış “Kişisel Bakım ve Kozmetik” Kategorisinde… Şubat ayında kategoriler bazında metrekare verimliliğinde en yüksek artışın “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisinde yaşandığı görüldü. “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisi metrekare verimliliği geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre enflasyondan arındırılmadan yüzde 44,5 oranında artış kaydetti. Geçtiğimiz yılın şubat ayı ile karşılaştırıldığında AVM’lerdeki “Teknoloji” kategorisinde yüzde 42,6, “Hipermarket” kategorisinde yüzde 27,5, “Yiyecek İçecek” kategorisinde yüzde 26,5, “Diğer” kategorisinde yüzde 25,6, “Giyim” kategorisinde yüzde 18,2’lik artış görülürken “Ayakkabı” kategorisinde yüzde 13,3 ve “Eğlence Hobi” kategorisinde yüzde 16,2’lik bir düşüş yaşandığı görülmektedir. Şubat 2026 döneminde kategoriler bazında metrekare verimlilik endeksi, Ocak 2026 dönemi ile karşılaştırıldığında ve enflasyondan arındırılmadan incelendiğinde; “Teknoloji” kategorisinde yüzde 7,8 ve “Kişisel Bakım ve Kozmetik” kategorisinde gerçekleşen yüzde 5,7’lik artış dışında kalan tüm kategorilerde düşüş görülmektedir. “Hipermarket” kategorisinde yüzde 7,2, “Diğer” kategorisinde yüzde 9,8, “Yiyecek İçecek” kategorisinde yüzde 19,3, “Giyim” kategorisinde yüzde 21,5, “Ayakkabı” kategorisinde yüzde 27,6 ve “Eğlence Hobi” kategorisinde yüzde 48,0 oranında düşüş yaşandığı gözlenmektedir Ziyaretçi Sayısında Sınırlı Artış Şubat 2026 verileri bir önceki yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında ziyaret sayısı endeksinde değişim görülmemiştir. Ziyaretçi sayısında ciddi artış görülmemesine rağmen ciro tarafındaki yükseliş, tüketici başına harcamanın arttığına işaret etmektedir. Ocak 2026’a göre ise ziyaretçi sayısında yüzde 19,0 oranında düşüş kaydedildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Allianz Türkiye BES Altın Fonlarına Bir Yenisini Daha Ekledi Haber

Allianz Türkiye BES Altın Fonlarına Bir Yenisini Daha Ekledi

Geniş fon yelpazesi ve uzun yıllara dayanan güçlü performansıyla öne çıkan Allianz Türkiye, farklı yatırım alanlarını kapsayan fon portföyüyle yatırımcıların birikimlerine değer katmaya devam ediyor. Sektörde farklı portföy yönetim şirketleriyle iş birliği yapan az sayıdaki kurumdan biri olan Allianz, altın fonları alanındaki seçeneklerini de çeşitlendiriyor. Yapı Kredi Portföy iş birliği ile mevcut AMZ Allianz Altın Emeklilik Yatırım Fonu’nun ardından, şimdi de İş Portföy iş birliğiyle geliştirilen NZA Allianz Altın Katılım Emeklilik Yatırım Fonu’nu müşterilerine sunan Allianz Türkiye, böylece altın temalı BES fonlarında yatırımcılara farklı tercihlere hitap eden alternatifler sağlıyor. Yeni fon; özellikle enflasyon, döviz kuru ve ekonomik belirsizliklere karşı birikimlerini altın odaklı değerlendirmek isteyen katılımcılar için önemli bir seçenek sunuyor. Katılım esasları doğrultusunda yapılandırılan NZA Allianz Altın Katılım Emeklilik Yatırım Fonu, uzun vadeli BES yatırım stratejisi kapsamında altın ve altına dayalı varlıklar, altın sertifikaları ve benzeri katılım esaslı menkul kıymetler gibi araçlardan oluşuyor. Katılım prensiplerine uygun olmayan yatırım araçları ise fon portföyüne dahil edilmiyor. Allianz Türkiye, altın fonlarıyla; birikimlerini yıllar içinde daha sağlam adımlarla büyütmek isteyen, ekonomik krizler, enflasyon ve küresel belirsizlik dönemlerinde dalgalanmalara karşı daha dayanıklı bir yatırım yapısı arayan ve uzun vadeli getiri hedefleyen katılımcılara hitap ediyor. Altın ve altına dayalı yatırım araçlarına odaklanan bu fonlar, özellikle ekonomik belirsizlik, enflasyon ve döviz kuru hareketlerinin öne çıktığı dönemlerde portföy çeşitlendirmesi açısından önemli bir alternatif sunuyor. Allianz’ım mobil uygulamasıyla fon işlemleri 7/24 yapılabiliyor Allianz Türkiye Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Fisun Koç Doğan, “Katılımcılarımızın birikim tercihleri giderek daha bilinçli ve daha çeşitlendirilmiş bir yapıya doğru evriliyor. Biz de bu doğrultuda fon portföyümüzü zenginleştirmeye ve farklı ihtiyaçlara yanıt verecek seçenekler sunmaya devam ediyoruz. BES altın fonlarımıza eklediğimiz NZA Allianz Altın Katılım Emeklilik Yatırım Fonu ile hem altının uzun vadeli değer koruma potansiyelinden yararlanmak isteyen hem de birikim tercihlerinde katılım esaslarını gözeten katılımcılarımıza güçlü bir alternatif sunuyoruz. Özellikle dalgalı ekonomilerde hangi fona ne zaman yatırım yapılması gerektiği çok kritik bir konu. İş Portföy’ün uzmanlığı ve Allianz’ın uzun yıllara dayanan başarılı performansının bir ürünü olan bu fonun, katılımcılarımızın portföylerinde dengeli ve stratejik bir rol üstleneceğine inanıyoruz. Müşterilerimiz fon yönetimi ve fon dağılım değişikliği gibi işlemleri 7/24 Allianz’ım mobil uygulamamız üzerinden kolayca yapabilir; ayrıca sektörün bağımsız profesyonellerinden oluşan Allianz Yatırım Komitesi’nin düzenli analizlerini ve fon önerilerini de anlık olarak takip ederek uygulayabilir” dedi. Doğru zamanda doğru seçim için uzman desteği Allianz, yatırımlarını yönlendirmeye yönelik olarak da müşterilerine sunduğu ayrıcalıklı hizmetlerle fark yaratıyor. 2022 yılında kurulan ve bağımsız finans uzmanlarını da içeren Allianz Yatırım Komitesi, düzenli olarak paylaştığı analiz ve değerlendirmeleriyle güncel piyasa trendleri ve yatırım araçları arasında doğru zamanda doğru seçimler yapılmasına yardımcı oluyor. Allianz Finansal Danışmanlık Hizmeti ise tasarruf etmek isteyen ve birikimlerini nasıl değerlendireceği konusunda soru işaretleri olan yatırımcılara destek oluyor, her ay Allianz müşterilerine özel, uygulanabilir fon önerileri sunuyor. Allianz’ım mobil uygulamasından kolayca ulaşılabilen bu hizmet, piyasayı takip etme endişesini de ortadan kaldırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Finans sektöründeki CEO'lar, Zorluklara Rağmen Gelir, Kârlılık ve Verimlilik Artışı Konusunda İyimser Haber

Finans sektöründeki CEO'lar, Zorluklara Rağmen Gelir, Kârlılık ve Verimlilik Artışı Konusunda İyimser

Pilot uygulamalardan ölçeklendirmeye geçilirken, küresel çapta finans CEO’larının %25’i yapay zekânın beklentilerin oldukça üzerinde sonuç verdiğini, %90’ı ise yönetim kurulu veya üst yönetim seviyesinde net bir hesap verebilirlik yapısının oluşturulduğunu belirtiyor. Birleşme ve satın alma (M&A) işlemleri, ortak girişimler ve stratejik iş birlikleri, küresel finansal piyasalarda büyümenin kilidini açacak kritik itici güçler olarak görülüyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY, finans liderlerinin 2026 yılına bakış açıları konusunda önemli çıktılar sunuyor. EY’ın CEO Görünümü Araştırması’na göre; küresel ekonomik belirsizlik genel iyimserliği baskılasa da bankacılık ve finansal hizmetler sektöründeki CEO’lar 2026 sektörel görünümüne dair olumlu bakış açısına sahip. Araştırmaya katılan CEO’ların %59’u bu yıl sektörün görünümüne iyimser yaklaşırken, küresel ekonomi için yüksek güven bildirenlerin oranı yalnızca %27 seviyesinde yer alıyor. Bununla birlikte jeopolitik ve ekonomik belirsizliklere rağmen bankacılık ve finans CEO’larının 10’da 9’u 2026’da gelir, kârlılık ve verimlilik artışı bekliyor. Aynı zamanda katılımcıların %21’i gelir ve kârlılıkta yıllık bazda önemli bir artış öngörürken, %46’sı verimlilikte belirgin bir yükseliş bekliyor. Buna karşın CEO’ların %23’ü, 2025 yılına kıyasla işletme maliyetlerinde kayda değer artış bekliyor. Yapay zekânın sunduğu güçlü performans güven düzeyini artırıyor 2026’da finansal hizmetler sektöründe, küresel çapta yapay zekâ yatırımlarının pilot projelerden uygulamaya geçmesi bekleniyor. Finans ve bankacılık CEO’larının %45’i, mevcut ortamda kurumlarının dayanıklılık ve uyum kabiliyetinin en önemli itici gücünün yapay zekâ ve dijital yatırımlar olduğunu söylüyor. Araştırmanın sonuçlarına göre; CEO’ların %25’i, şirket genelinde uygulanan yapay zekâ girişimlerinin beklentilerin oldukça üzerinde performans gösterdiğini, %57’si ise beklentilerin üzerinde sonuç aldığını belirtiyor. Bu durum, dijital dönüşüme yönelik üst düzey yönetici güvenini güçlendiriyor. Bu kapsamda iki yıllık perspektifte bankacılık ve finans sektöründeki CEO’ların %30’u, yapay zekânın şirketlerinin değer sağlama kapasitesini kökten dönüştüreceğini, %63’ü ise operasyonlarda büyük ölçüde iyileşmeler sağlayacağını öngörüyor. Kullanılan teknolojiler arasında CEO’ların %53’ü en büyük dönüşüm etkisini üretken yapay zekâdan (GenAI) beklerken, bunu makine öğrenimi (%45) ve otonom yapay zekâ sistemleri (%38) izliyor. Araştırma, dönüşümsel yapay zekâ girişimlerinin finansal hizmetler sektöründeki yönetim kurullarında yoğun inceleme altında olduğunu gösteriyor. Yönetim kurullarının %76’sı artık dönüşümlerin yatırım getirisinin (ROI) finansal sonuçlar kadar sık takip edilmesini bekliyor. CEO’lar ayrıca kurum içi yapay zekâ yönetişimi konusunda önemli ölçüde ilerleme kaydedildiğini bildiriyor. CEO’ların %90’ı, etik, ROI ve iş gücü etkisini kapsayan yapay zekâ sonuçları için üst düzey veya yönetim kurulu düzeyinde net bir hesap verebilirlik yapısı oluşturduklarını söylüyor. CEO’ların %84’ü ise ticari kazançları yavaşlatmasına rağmen yapay zekânın sorumlu ve etik şekilde uygulanmasını önceliklendirdiklerini belirtiyor. Ayrıca yetenek, yapay zekâ odaklı dönüşümün merkezinde olmaya devam ediyor. CEO’ların %87’si önümüzdeki yıl yetenek çekme ve elde tutma konusuna iyimser bakıyor; %60’ı ise yapay zekâ yatırımlarının istihdamı koruyacağını veya artıracağını düşünürken, yalnızca %28’i 2026’da iş gücünde azalma bekliyor. M&A, ortak girişimler ve stratejik iş birlikleri CEO’ların aksiyon planlarının merkezinde Diğer yandan 2026 stratejik planları, sektörde yoğun bir M&A (birleşme ve satın alma) ve ortak girişim dönemine de işaret ediyor. Finansal hizmetler ve bankacılık sektöründeki CEO’ların 10’da 8’i, jeopolitik ve ticari gelişmelere yatırım planlarını ayarlayarak yanıt verdiklerini söylüyor. CEO’ların üçte biri planlanan yatırımları ertelediğini, %18’i bir pazardan çıktığını (exit) belirtirken; %32’si yatırım planlarını hızlandırdığını, %24’ü ise yeni bir pazara giriş yaptığını ifade ediyor. Bu durum, yönetim ekiplerinin stratejik fırsatları değerlendirme konusunda kararlı hareket ettiğini gösteriyor. Operasyonları dijitalleşme yoluyla optimize etmek, üst gelir büyümesini sağlamak ve müşteri etkileşimi ile sadakati artırmak, CEO’ların satın alma planlarını şekillendiren başlıca faktörler arasında yer alıyor. Varlık satışı planlayanlar için ise maliyet tasarrufu öncelikli bir motivasyon kaynağı olarak öne çıkıyor. Araştırma sonuçlarına göre, CEO’ların %49’u önümüzdeki yıl M&A fırsatlarını değerlendirmeyi beklerken, %84’ü ortak girişim veya stratejik iş birliği planlıyor. EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan araştırma sonuçlarına yönelik şu değerlendirmelerde bulundu; “Yılın ilk aylarında karşı karşıya kaldığımız jeopolitik gelişmeler, finansal piyasaların yönünü yeniden tanımlıyor. Böyle bir ortamda finans sektörü liderleri için ‘istikrarı beklemek’ artık bir seçenek değil. Bunun aksine, belirsizliğin arttığı dönemler, doğru stratejiyi kurabilen kurumlar için güçlü sıçrama anlarına dönüşüyor. Günümüzde üst düzey yöneticilerin gündeminde politika değişikliklerinin etkilerinden piyasa düzeltmelerine, likidite risklerinden değerleme baskılarına kadar geniş bir yelpaze var. Ancak öne çıkan kurumların ortak bir özelliği bulunuyor: Makro endişeler karşısında sermaye disiplinini güçlendiren, operasyonel mükemmeliyeti önceliklendiren, risk yönetimini sağlamlaştıran ve en önemlisi dönüşümü merkeze alan bir yaklaşım benimsemeleri. Yapay zekâ tarafında ise artık pilot uygulamaların ötesine geçen, ölçeklenebilir ve kurumsal stratejilere entegre edilen bir dönem görüyoruz. Finansal hizmetler ve bankacılık sektörü, yapay zekâ yönetişimi konusunda küresel ölçekte standart belirleyen bir konuma geliyor. Yönetim kurullarının büyük çoğunluğunun AI için net hesap verebilirlik çerçeveleri oluşturması, teknolojinin yalnızca bir verimlilik aracı değil, aynı zamanda stratejik bir sorumluluk alanı olarak ele alındığını gösteriyor. Çevik davranan, kararlarını hızlı veren ve dönüşüm kasını doğru kullanan kurumlar için gerçekten de eşsiz bir fırsat penceresi var. Bu fırsatların tamamı, yapay zekânın iş yapış biçimlerini kökten dönüştürdüğü bir dönemde karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda rekabet avantajını belirleyecek olan şey, yalnızca teknolojiye yatırım yapmak değil; bu yatırımı doğru yönetişim, doğru yetenek ve doğru stratejik hamlelerle desteklemek olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın En Pahalı Alışveriş Caddeleri Belli Oldu Haber

Dünyanın En Pahalı Alışveriş Caddeleri Belli Oldu

Londra'daki New Bond Caddesi, ilk kez dünyanın en pahalı perakende destinasyonu oldu. New Bond Caddesi, güçlü rakipleri Milano'nun Via Montenapoleone ve New York’un Beşinci Caddesi’sini geride bırakarak küresel sıralamada zirveye yerleşti. Cushman & Wakefield'ın “Dünya Geneli Ana Caddeler 2025” raporuna göre küresel düzeyde kiralar ortalama yüzde 4,2 arttı ve pazarların yüzde 58’inde kira artışı yaşandı. Kiraların geçtiğimiz yıl yüzde 22 artarak yıllık metrekare başına 20.482 euroya ulaştığı Londra'daki New Bond Caddesi ise ilk kez dünyanın en pahalı perakende destinasyonu oldu. Raporda dünya genelinde sınıfının en iyisi olan ve çoğu durumda lüks sektörlerle bağlantılı olan merkez noktalardaki birincil kiralar dikkate alındı. Buna göre, dünyanın en pahalı destinasyonu New Bond Caddesi’ndeki kiralar; geçen yıl küresel sıralamada zirveye çıkan ilk Avrupa caddesi olan Milano'daki Via Montenapoleone'yi (yıllık metrekare başına 20 bin euro) ve New York'un ikonik Beşinci Caddesi’ni (yıllık metrekare başına 18 bin 359 euro) geride bıraktı. Londra'daki New Bond Caddesi’nin zirvede yer aldığı listede ikinci sırada Milano'daki Via Montenapoleone, üçüncü sırada New York’taki Beşinci Caddesi, dördüncü sırayı Hong Kong'daki Tsim Sha Tsui, beşinci sırayı ise Paris'teki Şanzelize Caddesi aldı. İstiklal Caddesi dünya sıralamasındaki yerini korudu İstiklal Caddesi, geçtiğimiz yıl olduğu gibi 2025’te de dünya genelindeki sıralamada 22. sıradaki yerini korudu. Avrupa sıralamasında ise, tıpkı dünya sıralamasındaki gibi, bu yıl da 36. sırada yer aldı. Caddede birincil perakende kiraları son iki yıldır değişmeyerek metrekare başına aylık 245 dolar seviyesinde seyrederken, yıllık Euro bazındaki karşılığı ise 2.251 olarak kaydedildi. ‘Lüks daha dayanıklı’ Önde gelen perakende destinasyonları olarak özellikle lüks ağırlıklı yapılanmalarıyla bilinen bu caddelerin, ekonomik belirsizlik ve değişen tüketici davranışları karşısında dayanıklılık göstererek genel pazar eğilimlerinden daha iyi performans göstermeye devam ettiği görülüyor. Küresel olarak, bu caddelerde kiraların ortalama yüzde 4,2 büyüdüğü hesaplanırken, pazarların yüzde 58'inde kira artışı yaşandığı tespit edildi. Amerika, Güney Amerika'daki kur etkileriyle desteklenen yüzde 7,9 ile bölgesel kira artışına liderlik etti. Avrupa, Budapeşte ve Londra'daki öne çıkan performanslarla istikrarlı bir şekilde yıldan yıla yüzde 4 büyüme kaydetti. Bu arada, Asya Pasifik'teki kira artış hızı yavaşlarken, Hindistan ve Japonya'daki güçlü büyüme, Büyük Çin ve Güneydoğu Asya'daki ekonomik zorluklarla dengelendi. Fashion Caddesi dikkat çekti Londra, Avrupa'daki kira artışına öncülük etti; New Bond Caddesi, Oxford Caddesi ve Regent Caddesi’nin tamamı çift haneli artışlar kaydetti. Budapeşte'deki Fashion Street, yüzde 33'lük bir artışla bölgenin öne çıkan performansını sergiledi ve şehrin önde gelen perakende destinasyonu olarak Vaci Utca'yı geride bıraktı. Milano ve Paris, istikrarlı kiralarla küresel statülerini korudu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.