Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomik Kalkınma

Kapsül Haber Ajansı - Ekonomik Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'de Her 10 KOBİ'den 7’si Sigortasız Haber

Türkiye'de Her 10 KOBİ'den 7’si Sigortasız

Birleşmiş Milletler tarafından KOBİ'lerin ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir büyümedeki kritik rolüne dikkat çekmek amacıyla ilan edilen 27 Haziran KOBİ (Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler) Günü, Türkiye ekonomisinin temel yapı taşlarını oluşturan işletmelerin karşı karşıya olduğu riskleri de yeniden gündeme taşıyor. TÜİK'in 2024 yılına ilişkin yayımladığı son verilere göre Türkiye'de faaliyet gösteren 3 milyon 928 bin KOBİ, toplam girişimlerin %99,6'sını oluştururken, istihdamın %68,5'ini ve ekonomide yaratılan katma değerin %41,2'sini sağlıyor. Kadınlar, gençler ve dezavantajlı gruplar için önemli bir istihdam ve gelir kaynağı olan KOBİ'ler, aynı zamanda yerel kalkınmanın da en önemli aktörleri arasında yer alıyor. Ancak günümüzde işletmeler ekonomik dalgalanmaların yanı sıra iklim krizinden siber saldırılara, tedarik zinciri kesintilerinden artan maliyetlere kadar çok daha karmaşık ve birbirini tetikleyen risklerle karşı karşıya kalıyor. KOBİ'ler büyüme, dijitalleşme ve ihracat hedeflerine odaklanırken, karşı karşıya oldukları riskler de giderek çeşitleniyor. Allianz Risk Barometresi 2026 sonuçlarına göre Türkiye'de iş dünyasının en önemli riskleri arasında makroekonomik gelişmelerin ardından siber olaylar ikinci, doğal afetler ise dördüncü sırada yer alıyor. Yapay zekâ ise bu yıl ilk kez Türkiye'nin risk gündemindeki ilk 10 risk arasında yer alarak yedinci sıradan listeye girmiş durumda. KOBİ'lerin yaklaşık yüzde 68'i sigorta güvencesine sahip değil Artan ve karmaşıklaşan risklere rağmen Allianz Türkiye'nin değerlendirmelerine göre Türkiye'deki KOBİ'lerin yaklaşık %68'i sigorta güvencesi olmadan faaliyet gösteriyor. Oysa artan doğal afetler, yangınlar, sel ve fırtına gibi iklim kaynaklı olaylar ile siber tehditler, işletmelerin faaliyetlerini kesintiye uğratabilecek ciddi riskler oluşturuyor. Bu ortamda risk yönetimi ve finansal dayanıklılık da işletmelerin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor. "Risk yönetimi artık KOBİ'ler için rekabet avantajının bir parçası" Allianz Türkiye Ticari Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Öktem Örkün, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "KOBİ'ler ülkemiz ekonomisinin omurgasını oluşturuyor. Ancak günümüzün belirsizliklerle dolu iş ortamında işletmeler yalnızca geleneksel risklerle değil; siber saldırılar, iklim kaynaklı afetler, tedarik zinciri sorunları ve faaliyet kesintileri gibi yeni nesil risklerle de karşı karşıya. Allianz Risk Barometresi 2026 sonuçları da işletmelerin risk gündeminin hızla değiştiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle işletmeler için sigorta koruması kadar riskleri önceden tespit etmek ve dayanıklılıklarını artırmak da kritik önem taşıyor. Bu noktada risk yönetimini yalnızca bir maliyet unsuru olarak değil, işletmenin sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü destekleyen stratejik bir unsur olarak görmek gerekiyor. Özellikle son yıllarda yaşadığımız deprem, sel, yangın ve aşırı hava olayları, risklere hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. İşletmelerin faaliyetlerini kesintisiz sürdürebilmeleri için koruma mekanizmalarını güçlendirmeleri artık hayati önem sahip”. Riskleri gerçekleşmeden yönetmek mümkün Artan afet riski ve iklim değişikliğinin etkileri, sigortacılıkta teknik uzmanlığı ve bilimsel yaklaşımı her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Allianz Grubu desteğiyle 2019 yılında hayata geçirilen Allianz Teknik, bugün Türkiye'nin uluslararası akreditasyon standartlarına uygun ilk ve tek akredite deprem laboratuvarı olarak faaliyet gösteriyor. Aynı zamanda Yangın Test & Eğitim Merkezi olan kurum, afet ve çevresel risklerle mücadelede öncü bir rol üstleniyor. Yapı güvenliğini artırmaya yönelik sunduğu testler, mühendislik hizmetleri, eğitim programları ve danışmanlık çalışmalarıyla bireysel ve kurumsal farkındalığı artırmayı hedefleyen Allianz Teknik, farklı sektör ve ölçeklerden işletmelerin maruz kalabileceği risklerin analiz edilmesine, dayanıklılıklarının artırılmasına ve olası kayıpların azaltılmasına katkı sağlıyor. KOBİ'lere özel koruma çözümleri Allianz Türkiye’nin KOBİ’lere özel geliştirdiği İşyerim Sigortası ile yangın, deprem, sel, hırsızlık, elektronik cihaz arızaları, makine kırılması ve sorumluluk gibi birçok risk tek bir poliçe kapsamında güvence altına alınıyor. İşletmeler ayrı ayrı poliçeler almak yerine, kapsayıcı, faaliyetlerine ve ihtiyaçlarına uygun ekonomik paketlerle güvence sağlayabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Girişim Elektrik’ten Azerbaycan’da 28,3 Milyon Dolarlık Güneş Enerjisi Projesi Haber

Girişim Elektrik’ten Azerbaycan’da 28,3 Milyon Dolarlık Güneş Enerjisi Projesi

Karabağ Bölgesi’nin yeniden imar ve enerji dönüşüm sürecinde dikkat çeken yatırımlardan biri için Türk mühendisliği devreye giriyor. Girişim Elektrik Şirketler Grubu, Azerbaycan’da faaliyet gösteren Clean Energy Jabrayil LLC ile Cebrayil Güneş Enerjisi Santrali Projesi’nin anahtar teslim kurulumu kapsamında anlaşmaya vardığını açıkladı. Toplam bedeli 28,29 milyon dolar olan proje kapsamında güneş enerjisi santralinin mühendislik, tedarik ve kurulum süreçleri Girişim Elektrik tarafından yürütülecek. Projede kullanılacak şalt ekipmanları ise grup şirketlerinden Europower Enerji tarafından üretilecek. Söz konusu yatırım, yalnızca enerji üretim kapasitesi açısından değil; Karabağ Bölgesi’nin yeniden yapılanma sürecinde yenilenebilir enerji altyapısının güçlendirilmesi açısından da stratejik projeler arasında gösteriliyor. “Enerji dönüşümünde artık sadece üretim değil, altyapı kabiliyeti de belirleyici” Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Girişim Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı M. Behiç Harmanlı, enerji dönüşümünün artık yalnızca santral yatırımlarıyla sınırlı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bugün enerji sektöründe rekabet yalnızca elektrik üretmekle değil; mühendislik, şebeke altyapısı, yüksek gerilim sistemleri ve saha yönetimini aynı yapı içinde yönetebilme kabiliyetiyle şekilleniyor. Karabağ’da üstlendiğimiz bu proje, grubumuzun uluslararası EPC gücünü ve üretim altyapısını birlikte sahaya taşıyan önemli örneklerden biri.” Karabağ Bölgesi’nde enerji altyapısının yeniden şekillendiğine dikkat çeken Harmanlı, yenilenebilir enerji yatırımlarının bölgesel kalkınmanın en önemli başlıklarından biri haline geldiğini söyledi. “Yenilenebilir enerji yatırımları artık yalnızca çevresel dönüşüm değil; aynı zamanda ekonomik kalkınma ve enerji güvenliği perspektifiyle değerlendiriliyor. Biz de mühendislik birikimimizi ve üretim gücümüzü farklı coğrafyalardaki stratejik projelere taşımayı sürdürüyoruz.” Son dönemde Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri’nde enerji altyapı yatırımlarının hız kazandığına dikkat çeken sektör temsilcileri, özellikle yüksek gerilim altyapısı, şalt sistemleri ve güneş enerjisi projelerinde entegre çözüm sunabilen şirketlerin öne çıktığını belirtiyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Trakya’nın Gücüne Güç Katacak Stratejik İşbirliği Haber

Trakya’nın Gücüne Güç Katacak Stratejik İşbirliği

Encümen toplantısında üye belediyelerin hizmet kapasitesini güçlendirecek ve bölgesel kalkınmaya katkı sunacak projeler ele alındı. Toplantının ardından Trakya Belediyeler Birliği ile Trakya Kalkınma Ajansı arasında imzalanan işbirliği protokolüyle, üye belediyelerin Avrupa Birliği hibe programları ile ulusal ve uluslararası fon kaynaklarından daha etkin yararlanmasının önü açıldı. BELEDİYELERİN PROJE KAPASİTESİ GÜÇLENECEK Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin ile Trakya Belediyeler Birliği ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer tarafından imzalanan protokol kapsamında, üye belediyelerin proje üretme kapasitelerinin artırılması, fon kaynaklarına erişimlerinin kolaylaştırılması ve bölgesel kalkınmaya yönelik ortak projelerin geliştirilmesi amaçlanıyor. FON KAYNAKLARINA ERİŞİM GÜÇLENECEK İşbirliği çerçevesinde sosyal ve ekonomik kalkınma, tarım, hayvancılık, turizm, kültür, iklim değişikliği, doğal afetler, sürdürülebilir enerji ve sanayi altyapısı gibi birçok stratejik alanda ortak çalışmalar yürütülebilecek. Ayrıca ulusal ve uluslararası fon çağrılarının düzenli olarak takip edilmesi, belediyelerin bu süreçler hakkında bilgilendirilmesi ve uygun paydaşlarla eşleştirilmesi sağlanacak. GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİ, GÜÇLÜ TRAKYA Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan Candan Başkan, “Trakya Belediyeler Birliği olarak Trakya’mızı güçlendirecek çalışmalarımıza devam ediyoruz. Trakya Kalkınma Ajansı ile imzaladığımız işbirliği protokolü sayesinde üye belediyelerimizin Avrupa Birliği hibe programları ve desteklerinden daha etkin yararlanabilmeleri için önemli bir adım attık. Güçlü işbirliği ve ortak akıl ile ‘Hep Birlikte Daha Güçlü Trakya’ vizyonuyla bölgemiz için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Chobani’den 567 Milyon Dolarlık Dev Yatırım Haber

Chobani’den 567 Milyon Dolarlık Dev Yatırım

Düzenlenen tören ile bölgenin en büyük ekonomik kalkınma projesinin fiilen başladığı duyuruldu. Bu dev yatırım kapsamında tesise yaklaşık 19.000 metrekarelik yeni üretim alanı eklenecek ve 337 yeni istihdam yaratılacak. Chobani, 2023 yılının sonunda bünyesine kattığı ve ABD genelinde tüketime hazır premium kahve pazarının lider isimlerinden biri olan La Colombe markasının büyüme yolculuğunda tarihi bir adım attı. Şirket, Michigan eyaletine bağlı Norton Shores’ta bulunan stratejik kahve üretim tesisini küresel ölçekte bir inovasyon ve üretim merkezine dönüştürmek amacıyla açıklanan 567 milyon dolarlık yatırımın temel atma törenini gerçekleştirdi. Resmi temel atma töreninde konuşan Chobani Kurucusu ve CEO’su Hamdi Ulukaya, bölge insanının çalışkan ruhuna ve yerel üreticilerin yüksek kalitedeki ham maddelerine olan güvenini vurgulayarak, büyümenin sadece rakamlardan ibaret olmadığını ve toplulukla birlikte kalıcı değerler inşa etmeyi hedeflediklerini belirtti. Yatırımın hayata geçmesiyle birlikte mevcut tesise yaklaşık 19.000 metrekarelik yeni üretim alanı eklenecek ve 337 yeni istihdam yaratılacak. Böylece tesis hem üretim kapasitesi hem de istihdam açısından bölgenin en önemli büyüme projelerinden biri haline gelecek. Üç aşamalı olarak planlanan bu genişleme hamlesi, sadece kahve sektöründe değil, aynı zamanda bölgenin tarım ekonomisinde de çok büyük bir çarpan etkisi yaratmaya hazırlanıyor. Tesisin üretim kapasitesinin artmasıyla birlikte Chobani’nin yerel çiftçilerden gerçekleştirdiği yıllık çiğ süt alımı yaklaşık 13,2 milyon litre seviyesinden birkaç yıl içinde 271 milyon litre seviyesine tırmanacak. Bu durum, bölgedeki süt üreticileri ve tarım paydaşları için uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ekonomik güvence anlamına geliyor. La Colombe markasının özellikle kutu latte ve soğuk demleme segmentindeki pazar liderliğini pekiştirecek bu yatırım, üretim tesisini 7 gün 24 saat esasıyla çalışan devasa bir lojistik ve AR-GE üssü haline getirecek. Chobani’nin küresel tedarik zinciri ve dağıtım gücüyle birleşen La Colombe, bu yeni kapasite sayesinde Amerika genelindeki ulusal dağıtım ağını maksimum seviyeye çıkarırken, geleceğe yönelik uluslararası büyüme stratejilerinin de temelini sağlamlaştırıyor. Gıda ve içecek sektöründe geniş kitlelerin ulaşabileceği fiyat seviyesinde sunulan premium ürün grubu kategorisinin en agresif büyüme hamlelerinden biri olarak kabul edilen proje, Chobani’nin sadece yoğurt pazarında değil, milyarlarca dolarlık hazır kahve ve içecek sektöründe de küresel standartları belirleme vizyonunu ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hititlerin Başkenti Çorum, Gastronomiyle UNESCO Yolunda Haber

Hititlerin Başkenti Çorum, Gastronomiyle UNESCO Yolunda

Bu yolculuğun ilk güçlü uluslararası adımı ise 4–7 Haziran’da Çorum’da gerçekleşecek Açık Ateş gastronomi etkinliği olacak. Farklı ülkelerden şefleri, gastronomi profesyonellerini ve fikir insanlarını ağırlayacak etkinlik, Çorum’u dünya gastronomi çevrelerinin dikkatle izleyeceği önemli bir buluşma noktasına dönüştürmeye hazırlanıyor. Çorum, bugün tarihsel mirasını, üretim gücünü, tarımsal zenginliğini ve mutfak hafızasını yeniden yorumlayarak güçlü bir şehir markası oluşturma yolunda ilerliyor. Bu yeni vizyon, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın ev sahipliğinde, Anadolu mutfağının İstanbul’daki önemli temsilcilerinden Sade Beş Denizler’de gerçekleşen özel buluşmada paylaşıldı. Zeynep Aktaş, Hatice Ünal Bilen, Dinçer Karacalar, Fatoş Karahasan, Yücel Koç, Zühre Kurt, Lale Elmacıoğlu, Aliye Gümüş, Medine İşbilir, Vahap Munyar, Adnan Şahin, Faruk Şüyün, Mehmet Tel, Reha Tartıcı, Zeynep Kakınç ve Gökhan Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu medya, ekonomi, gastronomi ve turizm dünyasının önde gelen isimlerinin katıldığı toplantıda; Çorum’un gastronomi ekseninde şekillenen gelecek vizyonu, UNESCO Gastronomi Şehri hedefi ve uluslararası açılım planları değerlendirildi. Toplantıda konuşan Başkan Aşgın, şehrin yalnızca geçmişiyle değil geleceğiyle de güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Çorum’u tek bir ürünle anlatmak mümkün değil. Bu şehir tarih, üretim, tarım, kültür ve güçlü bir mutfak hafızasını aynı anda taşıyor. Biz mutfağa yalnızca lezzet olarak değil; kültürel miras, turizm ve ekonomik kalkınmanın önemli bir bileşeni olarak bakıyoruz.” HİTİTLERDEN BUGÜNE UZANAN SOFRA HAFIZASI Bir dönem Hitit İmparatorluğu’na başkentlik yapan Çorum, Anadolu’nun en köklü medeniyet hafızalarından birini taşıyor. Bu miras yalnızca arkeolojik alanlarda değil; tahıl kültüründe, kolektif sofra geleneğinde, pişirme tekniklerinde, üretim alışkanlıklarında ve kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak bilgisinde yaşamaya devam ediyor. İnsanlık tarihinin ilk yazılı barış antlaşması olan Kadeş’in mirasını taşıyan şehir, bugün geçmişini yalnızca tarihsel bir referans olarak değil; yaşayan bir kültürel değer olarak yeniden okuyor. Tahıl ve bakliyat temelli beslenme alışkanlıkları, uzun pişirme teknikleri, saklama yöntemleri, imece kültürü, toplu sofra geleneği ve kadın emeğiyle şekillenen mutfak yapısı; Çorum’u Anadolu’daki birçok şehirden ayrıştıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Bugün çoğu zaman Çorum, Leblebisi ile anılsa da şehir; İskilip dolması, Kargı tulumu, Osmancık pirinci, Çorum mantısı, tandır kebabı, has baklava, Alaca boranası, hingal, yarma aşı ve geleneksel hamur işleriyle çok daha katmanlı bir gastronomik hafızaya sahip. Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre Çorum’un coğrafi işaretli ürün sayısı bugün 36’ya ulaşmış durumda. Hitit Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen akademik çalışmalarda; Hitit tabletlerinde yer alan üretim ve pişirme izleri incelenirken, yerel üreticiler, ustalar ve mutfak hafızasını taşıyan isimlerle sözlü tarih çalışmaları gerçekleştiriliyor. Amaç, bu birikimi yalnızca anlatmak değil; kayıt altına alarak geleceğe taşımak. UNESCO GASTRONOMİ ŞEHRİ HEDEFİ Çorum Belediyesi öncülüğünde yürütülen UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri hazırlıkları kapsamında geniş katılımlı bir çalışma modeli oluşturuldu. Çorum Valiliği, Hitit Üniversitesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, kamu kurumları, turizm temsilcileri ve ilgili paydaşların dahil olduğu süreçte hedef; Çorum’un gastronomik potansiyelini kalıcı ve sürdürülebilir bir şehir modeline dönüştürmek. Başkan Aşgın bu süreci şöyle değerlendirdi: “Bizim meselemiz yalnızca bir listeye girmek değil. Yerel üreticiyi destekleyen, mutfak hafızasını koruyan, genç kuşaklara aktaran ve ekonomik dönüşüm yaratan kalıcı bir gastronomi ekosistemi oluşturmak istiyoruz.” GASTRO ÇORUM: YENİ NESİL ŞEHİR ANLATISI Çorum Belediyesi’nin geliştirdiği Gastro Çorum yaklaşımı; mutfak kültürünü restoran deneyiminin ötesine taşıyarak üretim, turizm, kültürel sürdürülebilirlik ve şehir ekonomisiyle bütünleştiriyor. Hazırlanan yol haritasında; gastronomi rotaları köy sofraları yerel üretim deneyimleri usta-çırak eğitim programları dijital gastronomi arşivi üretici odaklı projeler mutfak hafızasının belgelenmesi gibi başlıklar yer alıyor. Restore edilerek yeniden işlevlendirilen tarihi yapılar da bu yaklaşımın somut örnekleri arasında bulunuyor. Bu kapsamda yeniden hayat bulan Veli Paşa Hanı, geleneksel Çorum mutfağının yaşatıldığı önemli gastronomi duraklarından biri haline geldi. GÜÇLÜ TARIM, GÜÇLÜ ÜRETİM Çorum’un bu yaklaşımının arkasında güçlü bir üretim altyapısı bulunuyor. Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan şehir; tahıl, bakliyat ve farklı üretim kalemlerindeki kapasitesiyle gastronomiyi yalnızca kültürel değil, ekonomik kalkınma açısından da stratejik bir alan olarak konumluyor. ULUSLARARASI GASTRONOMİ GÜNDEMİNDE ÇORUM Çorum, gastronomi eksenli şehir vizyonunu uluslararası platformlara da taşımaya başladı. EMITT, Travel Turkey ve ITB Berlin gibi önemli organizasyonlarda yer alan şehir, önümüzdeki dönemde İspanya’daki önemli gastronomi platformlarında da görünürlüğünü artırmayı hedefliyor. Bu çerçevede Açık Ateş, Çorum’un uluslararası gastronomi sahnesine güçlü çıkışlarından biri olarak öne çıkıyor. 4–7 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleşecek etkinlikte İspanya, Fransa, İtalya, Brezilya ve farklı ülkelerden şefler ile gastronomi profesyonelleri Çorum’da buluşacak. Açık ateş pişirme kültürü, kadim üretim teknikleri, sürdürülebilirlik, yerel ürünler ve gastronomik hafıza; paneller, deneyim alanları ve şef buluşmalarıyla farklı perspektiflerden ele alınacak. Açık Ateş, yalnızca bir etkinlik değil; Çorum’un gastronomi üzerinden dünyaya açılan yeni hikâyesinin güçlü başlangıçlarından biri olarak görülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

3 Milyon Avroluk Enhancer Pro Girişimcilik Hibe Programı Açıldı Haber

3 Milyon Avroluk Enhancer Pro Girişimcilik Hibe Programı Açıldı

"Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Entegrasyon için Girişimcilik Kapasitelerinin İyileştirilmesi" hedefiyle yürütülen ENHANCER PRO projesi kapsamında duyurulan hibe programı; girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi, kadınların iş gücüne katılımının artırılması ve yerel ekonomilerin desteklenmesini amaçlıyor. Programdan; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yanı sıra Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve uluslararası koruma kapsamındaki bireyler de yararlanabilecek. Destekler; Adana, Adıyaman, Ankara, Bursa, Elazığ, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kilis, Kocaeli, Konya, Malatya, Mersin, Osmaniye ve Şanlıurfa'da yaşayan girişimcilere yönelik olacak. "Kadınların İş Gücüne Katılımına Katkı Sağlıyoruz" Programa ilişkin değerlendirmelerde bulunan ICMPD Türkiye Temsilciliği Portföy Yöneticisi Pınar Yapanoğlu, ENHANCER projelerinin girişimcilik ve ekonomik kalkınma açısından önemli sonuçlar ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi:"2020 yılından bu yana uyguladığımız ENHANCER projesi kapsamında binlerce girişimciye, yüzlerce KOBİ ve kooperatife hibe destekleri ve kapasite geliştirme eğitimleri sunduk. Türkiye'de istihdama ve ekonomik güçlenmeye katkı sağlayan bu çalışmalarımızı, ENHANCER PRO projesi ile daha ileri taşıyoruz. Özellikle kadınların iş gücüne katılımını destekleyen girişimcilik modellerinin yaygınlaşmasını önemsiyoruz." 18 İlde yaklaşık 2 bin girişimciye ulaşıldı Programın ilan edilmesinden bu yana 18 proje ilinde düzenlenen yüz yüze bilgilendirme toplantıları ve çevrim içi webinar etkinlikleriyle yaklaşık 2 bin kişiye ulaşıldı. Etkinliklerde girişimcilere; ENHANCER Projesi geçmiş hibe programlarının çıktıları ve sağladığı faydalar ile, Girişimcilik Hibe Programı başvuru koşulları, değerlendirme süreçleri ve hibe programının kapsamı hakkında detaylı bilgi verildi. ENHANCER PRO Girişimcilik Hibe Programı başvuruları 19 Haziran 2026 tarihine kadar devam edecek. Programın detayları ve başvuru koşulları için: www.enhancerpro.com.tr Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Bulgaristan Yatırım Fırsatları Forumu” İş Dünyasını Bursa’da Buluşturacak Haber

“Bulgaristan Yatırım Fırsatları Forumu” İş Dünyasını Bursa’da Buluşturacak

Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD), Türkiye ve Bulgaristan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik kapsamlı çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. KIRCAALİSİAD ile Bulgaristan Ankara Büyükelçiliği iş birliğinde, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sunmak amacıyla “Bulgaristan Yatırım Fırsatları Forumu” düzenleniyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek forum, 14 Mayıs 2026 Perşembe günü saat 14.00’te BTSO Çok Amaçlı Salon’da yapılacak. Bulgaristan’daki yatırım fırsatlarının kapsamlı şekilde ele alınacağı forumda; sanayi, yatırım, teknoloji, yerel yönetimler ve ekonomik kalkınma alanlarında önemli isimler iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelecek. Program kapsamında; iki ülke arasındaki ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesi, yatırım süreçlerinin kolaylaştırılması, bölgesel kalkınma fırsatları ve yeni ticaret bağlantıları gibi stratejik başlıklar masaya yatırılacak. Üst Düzey Katılım Forumun konuşmacıları arasında; Bulgaristan Ankara Büyükelçisi Anguel Tcholakov, Sviştov Belediye Başkanı Dr. Genço Bojinov Gençev, Endüstriyel Teknoloji Parkı Müdürü Dr. Krasimir Ivanov Stefanov, Sviştov Belediyesi Yenilik ve Ekonomik Kalkınma Dairesi Başkanı Yanka Petkova Nikolova, Bulgaristan Bursa Başkonsolosu Momchil Rusinov ve Bulgaristan Bursa Ticaret Ateşesi Borislav Petkov yer alacak. Alanlarında önemli görevler üstlenen konuşmacılar, Bulgaristan’daki yatırım ortamı, teşvik mekanizmaları, sanayi altyapısı, teknoloji odaklı büyüme alanları ve yerel iş birliği modellerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunacak. Türkiye - Bulgaristan Ticari İlişkilerine Katkı Sağlayacak KIRCAALİSİAD tarafından yapılan açıklamada, forumun yalnızca bir yatırım tanıtım organizasyonu olmadığı, aynı zamanda Türkiye ile Bulgaristan arasında sürdürülebilir ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli bir platform niteliği taşıdığı vurgulandı. Açıklamada, Bulgaristan’ın Avrupa Birliği pazarına açılan stratejik konumu, gelişen sanayi altyapısı ve yatırım olanaklarının Türk iş dünyası açısından önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekilirken; Bursa iş dünyasının bu fırsatları daha yakından değerlendirmesinin hedeflendiği ifade edildi. KIRCAALİSİAD yetkilileri, iş insanları, sanayiciler, yatırımcılar ve sektör temsilcilerini bu önemli programa davet ederek, forumun yeni iş birliklerine ve somut ekonomik projelere zemin hazırlayacağına inandıklarını belirtti. Güçlü Ekonomik Köprü Vurgusu KIRCAALİSİAD, kuruluşundan bu yana Türkiye ile Bulgaristan arasında ekonomik, ticari ve sosyal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “Bulgaristan Yatırım Fırsatları Forumu”nun da bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu ifade etti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin daha ileri seviyelere taşınması, yatırımcılar arasında doğrudan temasların artırılması ve bölgesel ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi hedefiyle gerçekleştirilecek forumun, iş dünyası açısından önemli kazanımlar sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nükleer Enerji Zirvesi: 22 Ülkeden 25 Sektör Kuruluşundan Ortak Bildiri Haber

Nükleer Enerji Zirvesi: 22 Ülkeden 25 Sektör Kuruluşundan Ortak Bildiri

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (International Atomic Energy Agency – IAEA) himayelerinde Fransa’nın ev sahipliğinde Paris’te düzenlenen Nükleer Enerji Zirvesi’nde, Türkiye’den Nükleer Sanayi Derneği’nin de aralarında bulunduğu 25 ulusal ve uluslararası nükleer sanayi derneği, ortak bir bildiriye imza attı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi’nin açılışını yaptığı zirvede yayımlanan bildiride, nükleer enerjinin sürdürülebilir, güvenli ve dayanıklı enerji sistemlerinin temel bileşenlerinden biri olduğu vurgulandı. Fransız Nükleer Enerji Endüstrisi Grubu (GIFEN) liderliğinde başlatılan bu girişim; Avrupa, Asya ve Amerika’dan 22 ülkede nükleer enerji alanında faaliyet gösteren sektör kuruluşlarını bir araya getirdi. Küresel enerji talebinin hızla arttığı ve iklim krizinin etkilerinin derinleştiği günümüzde, nükleer enerjinin düşük karbonlu enerji dönüşümünde kritik rol oynadığı bu ortak seferberlik ile yeniden teyit edildi. Nükleer enerji, ekonomik kalkınma ve egemenliğin motoru Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, bildiriyle ilgili şunları paylaştı: “Küresel Nükleer Enerji Zirvesi’nde imzalanan ortak bildiri, nükleer enerjinin ekonomik kalkınma ve enerji egemenliği açısından oynadığı kritik rolü bir kez daha ortaya koyuyor. Bildiriyle birlikte sektör temsilcileri, 2050 yılına kadar küresel nükleer kapasitenin üç katına çıkarılması hedefini desteklediklerini yineledi. Bölgemizde yaşanan gelişmeler de gösteriyor ki güvenilir ve temiz enerji kaynaklarına erişim, ekonomik kalkınma, sanayi rekabetçiliği ve enerji bağımsızlığı için temel bir ön koşul. Nükleer enerji elektrik fiyatlarının istikrarına katkıda bulunur, enerji egemenliğini güçlendirir ve tüm değer zinciri boyunca yüksek nitelikli istihdam sağlanmasını destekler.” Çiftçi, nükleer enerjinin yalnızca enerji güvenliği açısından değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma ve sanayi ekosisteminin gelişimi açısından da stratejik bir rol oynadığını vurguladı. Çiftçi sözlerine şöyle devam etti: “Büyük ölçekli reaktörlerin yanı sıra SMR (Küçük Modüler Reaktörler) ve AMR (Gelişmiş Modüler Reaktörler) gibi yeni teknolojiler, enerji sistemlerine esneklik kazandırırken yerel ihtiyaçlara uygun çözümler de sunarak inovasyon alanını genişletiyor. Ayrıca nükleer enerji artık yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı değil; düşük karbonlu hidrojen üretimi, endüstriyel ısıtma, deniz suyunun tuzdan arıtılması, nükleer tıp ve radyoizotop üretimi gibi alanlarda da önemli fırsatlar sunuyor.” Düşük karbonlu elektriğe talep dünya genelinde artıyor GIFEN Başkanı Xavier Ursat da bildiriyle ilgili şöyle konuştu: “Bu ortak bildiri aracılığıyla küresel nükleer endüstrisi Paris’te; ülkelerin enerji ve ekonomik egemenliğine katkıda bulunma ve iklim eylemini destekleme yönündeki ortak taahhüdünü bir kez daha teyit ediyor. Düşük karbonlu elektriğe olan talep dünya genelinde artmaya devam ederken, nükleer enerji giderek daha fazla geleceğin enerjisi olarak öne çıkıyor.” Nükleer endüstrinin önde gelen liderleri ayrıca nükleer enerji programlarının güvenli ve sürdürülebilir şekilde genişlemesini sağlamak için eğitim, beceri geliştirme ve operasyonel mükemmeliyete yatırım yapılmasının ve nükleer altyapının gerektirdiği yüksek sermaye gereksinimi için öngörülebilir finansman çerçevelerinin oluşturulmasın önemini vurguladı. Bildiriye imza atan kurumlar: GIFEN (Fransa), Nükleer Sanayi Derneği (Türkiye), NIA (Birleşik Krallık), Belgian Nuclear Forum (Belçika), FinNuclear (Finlandiya), AIN (İtalya), IGEOS Nuclear (Polanya), ABDAN (Brezilya), OCNI (Kanada), CNA (Kanada), SAF et NSS (Slovenya), Nucleair Nederland (Hollanda), UNF (Ukrayna), BulAtom (Bulgaristan), Swiss NuklearForum (İsviçre), KAIF (Güney Kore), Foro Nuclear (İspanya), JAIF (Japonya), FICCI (Hindistan), ROMATOM (Romanya), NNA (Norweç), NuclearSweden (İsveç), CNEA (Çin), Nucleareurope (Avrupa Nükleer Endüstri Birliği) ve World Nuclear Association (Dünya Nükleer Birliği). Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

PepsiCo ve Ahbap’tan Hatay’da Geleceğe Yatırım Haber

PepsiCo ve Ahbap’tan Hatay’da Geleceğe Yatırım

PepsiCo Vakfı, 6 Şubat depremlerinden ağır etkilenen Hatay’a olan desteklerine depremin üçüncü yıl dönümünde bir yenisini daha ekledi. PepsiCo Vakfı bu kapsamda Ahbap Derneği iş birliğiyle Hatay’ın Defne ilçesinde Gençlik Merkezi açtı. Merkez, deprem bölgesindeki gençlerin eğitim, kişisel gelişim ve sosyal ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlandı. Ayrıca gençlerin karar alma süreçlerine katılımını teşvik eden, iyi olma halini artırmaya yönelik çalışmalar da Hatay Defne Gençlik Merkezi’nde yürütülecek. Merkezde; Müzik Atölyesi, El Sanatları Atölyesi, Bilgisayar Atölyesi, Akademik Atölye ve kütüphane yer alıyor. Tesis, gençlere hem öğrenebilecekleri hem de kendilerini geliştirebilecekleri güvenli bir ortam yaratmayı amaçlıyor. Bu proje aynı zamanda, PepsiCo’nun sürdürülebilir bir gelecek için attığı adımların ve toplumsal yatırım taahhüdünün Türkiye’deki en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay: “6 Şubat depremlerinin ardından bölge halkının yanında olmaya kararlılıkla devam ediyoruz” Bölge halkının yaralarını sarmak için var güçleriyle çalışmaya devam ettiklerini ifade eden PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay; “6 Şubat depremlerinin yıldönümünde, kaybettiğimiz tüm canları saygı ve rahmetle anıyor, geride kalan ailelere ve yakınlarına bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyoruz. Yaşananların izlerinin kolay silinmeyeceğinin ve bölgenin uzun soluklu bir iyileşme sürecine ihtiyaç duyduğunun farkındayız. Bu süreçte hepimizin üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğine inanıyorum. PepsiCo Türkiye olarak, depremin hemen ardından bölge halkının yanında olmak için harekete geçtik. Öncelikle, kısa vadede acil ihtiyaçların karşılanmasına destek verdik. Ancak bununla yetinmedik. Bölgenin uzun vadede yeniden kalkınması ve ayağa kalkması için sürdürülebilir projeler geliştirmeyi öncelik haline getirdik. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz önemli projelerden biri de PepsiCo Vakfı desteği ve Anadolu Meraları iş birliğiyle Hatay Samandağ’da başlattığımız ‘Ortak Hareket, Yeniden Bereket’ Projesi oldu. Bu projeyle, bölgedeki çiftçilere yalnızca maddi destek sağlamakla kalmadık; aynı zamanda onları bilgiyle, rehberlikle ve sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla da güçlendirdik. Proje kapsamında çiftçilere; hibe desteği sağladık, eğitimler ve mentorluk programları sunduk, bölgenin iklimine ve ihtiyaçlarına uygun, dirençli bir gıda ağı modeli üzerinde çalıştık. Samandağ Tarımsal Kalkınma Kooperatifi aracılığıyla, çiftçilerimize hem kendi arazilerinde hem de proje kapsamında kurduğumuz Topluluk Merkezli Üretim Alanı’ndaki seralarda ve açık alanlarda üretim yapmaları için imkânlar sağladık. Bugün bu proje sayesinde çiftçilerimiz; coğrafi işaretli bir ürün olan Samandağ biberi başta olmak üzere, marul, domates, salatalık, mantar ve fide üretimi yaparak bölge ekonomisine katkı sunuyor, kendi geçim kaynaklarını yeniden inşa ediyor” açıklamasında bulundu. “Gençlerin spor, sanat ve eğitim aracılığıyla hayata yeniden tutunmalarına katkı sağlamayı önemsiyoruz” Depremin ardından sadece altyapı ve ekonomik kalkınma değil, özellikle gençlerimizin psikolojik, sosyal ve kültürel olarak yeniden güçlenmesi için de çeşitli projeler geliştirmeye özen gösterdiklerini dile getiren Günay, “Gençlerin spor, sanat ve eğitim aracılığıyla hayata yeniden tutunmalarına katkı sağlamayı çok önemsiyoruz. Bu kapsamda, “Pepsi Yıldız Futbolcu Seminerleri” projemizi iki yıl önce “Pepsi Geleceğin Yıldız Futbolcularına Destek Projesi” adıyla deprem bölgesinde yeniden kurguladık ve ülkemizin genç futbolcularına amacına uygun şekilde fayda sağlamasını sürdürdük. Projemizi, bölgede futbola gönül vermiş gençlerimize biraz olsun moral verebilmek, umutların yeniden filizlenmesine katkı sağlamak amacıyla başlattık. PepsiCo Türkiye olarak futbolun iyileştirici gücüne inanıyor, bu alanla ilgilenen yetenekli gençlerimizin gelişimine pozitif katkılar sunmayı önemsiyoruz. Bu doğrultuda, depremden etkilenen bölgede yer alan tüm U19 Elit A ve B Ligi takımlarına yani Hatayspor, Gaziantep FK, Adana Demirspor, Yeni Malatyaspor ve Adanaspor A.Ş. kulüplerine destek olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi. “Gençlerin sosyal ve kültürel gelişimi için kapsayıcı bir mekân” Günay, “Şimdi de Ahbap Derneği iş birliği ile Hatay’da bir Gençlik Merkezi hayata geçirdik. Defne’de hayata geçirdiğimiz bu merkez, 427 metrekare kapalı alanı, yaklaşık 500 metrekarelik bahçesi ve geniş atölye imkânlarıyla gençlerimizin sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerini destekleyecek şekilde tasarlandı. 12-29 yaş aralığındaki gençler; müzik, el sanatları, bilgisayar, akademik destek ve kütüphane gibi imkânlardan yararlanabilecek, aynı zamanda sosyal kulüpler, gönüllülük timleri, spor ve kültürel faaliyetlerle kendilerini geliştirme fırsatı bulacaklar. Hatay’ın yeniden ayağa kalkışında gençlerimizin enerjisinin belirleyici olacağına inanıyor, bu merkezin onlara ilham verecek bir buluşma noktası olmasını diliyoruz” dedi. Ahbap Derneği Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Levent ise, “Depremden bu yana PepsiCo Vakfı ile sıklıkla iletişim halindeydik. Bugün Hatay’ın gençlerine armağan ettiğimiz Defne Gençlik Merkezi, gençlerin bir araya gelip üretebileceği, öğrenebileceği ve kendini geliştirebileceği bir alan olarak tasarlandı. Gençlerin zaman geçirebileceği, ders çalışabileceği, farklı kurslarla yeni beceriler kazanabileceği bu merkezin, Hatay’da gençler için güçlü bir buluşma noktası olacağına inanıyoruz. Hatay’ın ilk gençlik merkezini birlikte hayata geçirdiğimiz PepsiCo Vakfı’na teşekkür ediyoruz” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.