Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomik Katkı

Kapsül Haber Ajansı - Ekonomik Katkı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Katkı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hannover Fairs Turkey’den Bölgesel Güç Hamlesi! Haber

Hannover Fairs Turkey’den Bölgesel Güç Hamlesi!

Sanayi, otomotiv, iklimlendirme ve lojistik başta olmak üzere birçok sektörde yüksek nitelikli ticari etkileşim yaratan fuarlarıyla binlerce markayı, 100 bini aşkın ziyaretçiyi ve çok sayıda ülkeden alım heyetini buluşturan HFT, somut ticari çıktılar ve uzun vadeli iş birlikleri oluşturdu. Geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği Hannover Fairs MENA ofisiyle Avrupa–Orta Doğu–Kuzey Afrika hattında yeni bir entegrasyon modeli kuran şirket, bu yıl Avrupa’dan Afrika ve Körfez ülkelerine uzanan güçlü organizasyon takvimiyle sanayi dönüşümüne yön vererek bilgi, teknoloji ve ticaret akışını hızlandıran çok katmanlı bir uluslararası etkileşim ağı oluşturmayı hedefliyor. 1996 yılında Deutsche Messe AG’nin Türkiye’deki iştiraki olarak kurulan Hannover Fairs Turkey (HFT), düzenlediği fuarlar aracılığıyla sektörleri buluşturuyor ve ticari iş birliklerinin derinleşmesine olanak sağlıyor. Bu kapsamda 2025 yılında sanayi başta olmak üzere farklı sektörlerden on binlerce profesyoneli uluslararası fuarlar aracılığıyla bir araya getiren HFT, yüksek nitelikli ziyaretçi profili ve artan uluslararası görünürlüğüyle dikkat çekiyor. Türkiye ve MENA’da 9 ticari fuar ve 6 confex düzenleyen HFT & MENA, Deutsche Messe AG’nin yurt dışında gerçekleştirdiği organizasyonlar aracılığıyla da Türk ihracatçılarını ve üreticileri küresel pazarlara taşıyarak sektörler arası iş birliklerinin gelişmesine katkı sunuyor. “Fuarlarımız, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken, geleceğin vizyonunu şekillendiriyor” 2025 yılında WIN EURASIA, ALUEXPO, ISK-SODEX, HOW – Hub of Warehouse ve Automechanika Istanbul gibi güçlü fuarlarla on binlerce profesyoneli ve binlerce markayı aynı platformda buluşturan Hannover Fairs Turkey, yıl boyunca sanayi ve ticaret ekosisteminde yüksek hacimli etkileşim yarattı. Yapay zekâ, otomasyon, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme başlıklarının fuar kurgularının merkezinde yer aldığını vurgulayan Hannover Fairs Turkey & MENA Genel Müdürü Mehtap Gürsoy, bu yaklaşımın katılımcılara ürünlerini tanıtabilecekleri, yeni iş birlikleri kurabilecekleri ve uzun vadeli ticari ilişkiler geliştirebilecekleri stratejik bir zemin sunduğunu belirtti. Gürsoy, “2025 yılında gerçekleştirdiğimiz tüm organizasyonlarda katılımcı memnuniyetinin ve ticari etkileşimin yüksek olduğunu net biçimde gözlemledik. B2B platformlarımız aracılığıyla gerçekleştirilen yoğun ikili iş görüşmeleri, düzenlediğimiz fuarların doğrudan ekonomik fayda üreten iş platformları olarak konumlandığını bir kez daha ortaya koydu. Fuarlarımız aracılığıyla, sektörlerin bugünkü ihtiyaçlarına yanıt verirken geleceğin sanayi ve ticaret yapısını da vizyonumuzla şekillendiriyoruz. Aldığımız tüm geri bildirimler de doğru bir stratejiyle yol aldığımızı gösteriyor” dedi. “Avrupa–Türkiye–MENA hattında yıl boyunca çalışan, sürekliliği olan bir ticaret ve iş birliği mekanizması oluşturduk” Küresel sanayi ve ticaret akışlarında yaşanan yön değişimi nedeniyle 2025 yılında Hannover Fairs MENA yapılanmasını hayata geçirdiklerini ifade eden Gürsoy, “Özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da hızlanan üretim yatırımları, devlet destekli sanayi dönüşüm programları ve bölgenin küresel tedarik zincirlerinde üstlendiği yeni rol, bu yapılanmanın kurulmasını kaçınılmaz hale getirdi. Avrupa pazarındaki doygunluğa karşılık MENA coğrafyasında yeni üretim üsleri, lojistik merkezleri ve teknoloji yatırımları hızla öne çıkıyor. Hannover Fairs Turkey olarak, bu denklemde rolümüzü aldık. 2025 yılı boyunca otomasyon, enerji verimliliği, ileri üretim teknolojileri ve dijitalleşme başlıklarında ciddi bir yatırım potansiyeli oluştuğunu sahada çok net biçimde gördük. Ancak bu talebin, güçlü ve sürdürülebilir iş platformlarıyla desteklenmediğinde kalıcı ticari değere dönüşemediğini de deneyimledik. Bu nedenle MENA yapılanmamızı kurarak fuarcılığı bölgesel bir etkinlik formatının ötesine taşıdık. Avrupa–Türkiye–MENA hattında yıl boyunca çalışan, sürekliliği olan bir ticaret ve iş birliği mekanizması oluşturduk. Attığımız bu adım, firmaların yeni pazarlara erişimini hızlandırırken, bölgedeki sanayi dönüşümünün daha sağlıklı ve planlı ilerlemesine de katkı sağladı” diye konuştu. 6 uluslararası fuar ve 4 confex gerçekleştirilmesi planlanıyor 2026 yılına hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda genişleyen bir organizasyon ağıyla hazırlandıklarını vurgulayan Gürsoy, “Hannover Fairs Turkey & MENA olarak altı uluslararası fuar ve dört confex planlıyoruz. 19–22 Mayıs’ta partnerimiz Messe Frankfurt ortaklığıyla İstanbul TÜYAP’ta Automechanika Istanbul 2026’yı, 10–13 Haziran’da İstanbul Fuar Merkezi’nde WIN EURASIA’yı, 22-24 Ekim 2026’da ise İstanbul Fuar Merkezi’nde Messe Düsseldorf ortaklığı ile Ankiros Fuarımızı gerçekleştireceğiz. Bu organizasyonlarda yüksek nitelikli ziyaretçiler, uluslararası katılımcılar ve alım heyetleriyle güçlü ekonomik katkı sağlamayı hedefliyoruz. Hannover Messe portföyü içinde yer alan Industrial Transformation serisi ile Avrupa dışındaki varlığımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. 29 Eylül–1 Ekim 2026 tarihlerinde Kazablanka’da Industrial Transformation Africa’yı, 30 Kasım–2 Aralık 2026 tarihlerinde ise Riyad’da Industrial Transformation Saudi Arabia’yı düzenleyecek; ileri üretim, otomasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilir sanayi çözümlerini odağa alarak bölgesel ve uluslararası iş birliklerini destekleyeceğiz. Ayrıca, Avrasya’nın en büyük HVAC-R ve yapı teknolojileri buluşması ISK-SODEX’i, 16–19 Kasım 2026 tarihlerinde Riyad’da ISK-SODEX Saudi olarak gerçekleştirecek; böylece Orta Doğu pazarında sektör için yüksek katma değerli iş ve büyüme fırsatları sunacağız." dedi. “Türkiye’yi küresel fuarcılık ağının merkezinde konumlandırmayı hedefliyoruz” Avrupa, Türkiye, Orta Doğu ve Afrika’yı birbirine bağlayan güçlü bir fuar ağı kurduklarının altını çizen Gürsoy, şunları söyledi: “Fuarları, geleceğin sanayisini şekillendiren platformlar olarak konumlandırıyoruz. Bu doğrultuda da sanayi ekosistemleri arasında bilgi, teknoloji ve ticaret akışını güçlendiren, sürdürülebilir büyümeye katkı sunan bir etkileşim zemini oluşturmayı amaçlıyoruz. Hannover Fairs Turkey olarak, önümüzdeki dönemde de yenilikçi içerikler, teknoloji odaklı alanlar ve sürdürülebilirlik temelli uygulamalarla fuarcılığı dönüştürerek; Türkiye’yi küresel ticaret ve sanayi buluşmalarının merkezinde konumlandırmayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASKİ’den Sayaç Tasarrufu Sonrası 100 Milyonluk Kamu Kazancı Haber

ASKİ’den Sayaç Tasarrufu Sonrası 100 Milyonluk Kamu Kazancı

Ankara’da artan kuraklık riski ve su arz güvenliği ihtiyacına karşı Ankara Büyükşehir Belediyesi, suyu koruyan ve kamu kaynaklarını büyüten örnek bir yönetim modeli ortaya koydu. ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın öncülüğünde ASKİ tarafından hayata geçirilen tasarruf ve tüketim yönetimi tedbirleri sayesinde, hem milyonlarca metreküp su tasarruf edildi hem de kamuya yılda yaklaşık 100 milyon TL’lik ekonomik katkı sağlandı. ASKİ Abone İşleri Daire Başkanı Eray Duraklıoğlu, hayata geçirilen uygulamaların yalnızca bugünü değil, Ankara’nın geleceğini de güvence altına aldığını vurgulayarak “Ankara’da yaşanan kuraklık koşulları ve su arz güvenliğinin korunması ihtiyacı doğrultusunda, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş’ın öncülüğünde ve vizyonunda, ASKİ olarak suyu verimli kullanmak ve tüketimi yönetmek amacıyla hızlı ve bütüncül tedbirleri devreye aldık” diye konuştu. KADEMELİ TARİFEYLE 18 MİLYON METREKÜP TASARRUF Kademeli tarife uygulamasıyla hem tasarrufu teşvik ettiklerini hem de aşırı tüketimi kontrol altına aldıklarını belirten Durakoğlu, “Uygulama ile 10 metreküpün altında su tüketen konut abonelerimize yüzde 10 indirim sağlarken; 15 metreküp ve özellikle 30 metreküp üzeri yüksek tüketim yapan konut abonelerine daha yüksek tarife uygulanarak aşırı tüketimin azaltılması hedeflendi. Bu tüketim yönetimi yaklaşımı sayesinde 2025 yılı içinde 18 milyon metreküp su tasarrufu elde ettik” diye konuştu. 150 BİN PERLATÖR, SAHADA SOMUT TASARRUF Tasarrufun yalnızca tarifelerle sınırlı kalmadığını vurgulayan Duraklıoğlu, sahada yapılan çalışmaları şöyle anlattı: “Abonelerimizin günlük kullanımında doğrudan etki yaratacak şekilde 150 bin adet perlatör dağıtımı gerçekleştirdik. Perlatörler musluk uçlarına takılan aparatlar olup, su akışını düzenleyerek ciddi ölçekte su tasarrufu sağlar. Kırsal ve bahçe amaçlı tüketimlerde de düzenlemelere gidildi. Hobi bahçelerinin aylık su kullanımı 15 metreküpten 5 metreküpe düşürüldü; bahçe ve geçici bahçe aboneliklerinde ise su kullanımı tamamen kapatıldı. Ayrıca, Ankara’nın günlük su tüketiminin önemli bir kısmının gerçekleştiği park ve yeşil alanlarda çim ve yeşil alan sulaması tamamen iptal edildi. Bu kapsamda yaklaşık 2 bin park ve bahçeye ait sayaç sökümü yapılarak uygulama sahada fiilen hayata geçirildi.” SAYAÇ ATÖLYESİYLE YILDA 100 MİLYON TL KAZANÇ En dikkat çeken adımlardan birinin sayaç bakım-onarım atölyesi olduğunu belirten Duraklıoğlu şunları söyledi: “Su kayıplarını azaltmak için denetim ve teknik çalışmalarımızı artırdık. 33.000 adet kayıp-kaçak taraması gerçekleştirildi; 3.500’e yakın tutanak düzenlendi. Sayaç kaynaklı idari kayıpları azaltmak amacıyla 176.000 sayaç değişimi yapıldı, ayrıca 10.000’in üzerinde hatalı sayaç montajı düzeltilerek sistem güvenilirliği artırıldı. Bu süreçleri desteklemek üzere test-muayene ve kalibrasyon laboratuvarımız yenilendi. Kamu kaynaklarını daha verimli kullanmak adına önemli bir adım daha attık. Daha önce aboneliği iptal edilen ve kısa süreli kullanılmış sayaçlar çoğu zaman hurdaya ayrılıyor veya bakım-onarım hizmeti dışarıdan alınıyordu. Bu israfı önlemek amacıyla kendi bünyemizde bir tamir-bakım atölyesi kurduk. Ekiplerimiz sayaçların bakım-onarımını gerçekleştirerek sayaçları yeniden kullanılabilir hale getirdi; gerekli kontroller ve onay süreçleri tamamlandıktan sonra tekrar sisteme kazandırıldı. Bu sayede yıllık yaklaşık 75–80 bin sayaç yeniden kullanıma alınarak kamuya yaklaşık 100 milyon TL düzeyinde bir gelir/katkı sağlandı.” ASKİ’nin çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini belirten Duraklıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Kısa sürede hayata geçirilen bu tedbirlerin toplam etkisiyle 45 milyon metreküp su tasarrufu sağlanmış oldu. 2026 yılında da kayıp-kaçakla mücadele ve tasarruf çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Yüksek tüketimli aboneler başta olmak üzere kritik noktalarda kayıpları en aza indirmek için ultrasonik ve uzaktan okunabilir sayaçlarla yeni bir döneme geçişi hızlandırarak, ölçüm doğruluğunu ve denetim kapasitemizi daha da güçlendireceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Danimarka Merkezli JYSK, Türkiye'deki 8'inci Mağazasını Bursa'da Açtı Haber

Danimarka Merkezli JYSK, Türkiye'deki 8'inci Mağazasını Bursa'da Açtı

Açılış öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan JYSK Türkiye Ülke Direktörü Fatih Tezcan, "Anadolu'daki ilk mağaza yatırımımızı gerçekleştirmek için tarihin ve ticaretin kalbine, Bursa'ya gelmekten büyük bir gurur duyuyoruz. Yatırımlarımıza diğer şehirlerle devam etmeyi planlıyoruz. 2026 yılı sonunda toplamda 18 mağazaya ulaşmayı hedefliyoruz" dedi. İskandinav "hygge" tarzında ev ve yaşam ürünlerinin yanı sıra yatak ve uyku ürünlerini tüketiciyle buluşturan JYSK, Türkiye'deki yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Mayıs 2023'te Türkiye pazarına giren ve İstanbul'da 7 mağazası bulunan marka, kuruluşundan bu yana misyon edindiği "Herkes İçin Harika Bir İskandinav Teklifini" Anadolu'ya taşıyarak ilk mağazasını Bursa As Outlet Alışveriş Merkezi'nde açtı. 50 ülkede 3.500'den fazla mağazası bulunan JYSK'nın 770 metrekarelik yeni şubesi öncesinde, basın mensupları ve iş insanlarının katılımıyla bir basın toplantısı düzenlendi. Bursa'daki ve Türkiye genelindeki yatırımların paylaşıldığı toplantının ardından, basın mensupları, içerik üreticileri ve Bursa halkının katılımıyla gerçekleşen kurdele kesimiyle 730 metrekarelik yeni mağaza hizmet vermeye başladı. Yatak odalarından oturma odalarına kadar evin her köşesi için uygun fiyatlı, kaliteli ve minimalist tasarımlı ürünlerini tüketicilerle buluşturan mağaza markanın Türkiye'deki büyüme stratejisinin önemli bir adımını oluşturuyor. "Türkiye'ye Olan Güvenimizle Yatırımlarımıza Devam Ediyoruz" Yüzyıllar önce ipeğin ve fikirlerin doğudan batıya aktığı gibi ürünleri ve kalite anlayışını bu kadim kentin hizmetine sunduklarını belirten JYSK Ülke Direktörü Fatih Tezcan, "JYSK olarak bulunduğumuz her şehirde yerel halkın gücüne inanıyor, istihdam ve ekonomik katkı yaratmaya önem veriyoruz. İskandinav kalite ve tasarımını Bursa'ya getirmekle kalmıyor, Türk ekonomisine olan katkımızı da sürdürüyoruz. Uygun fiyata sunduğumuz kaliteli ve minimalist ürünlerle Türkiye'de kısa sürede büyük bir aile sıcaklığıyla karşılandık. Türkiye pazarına girişimizden bu yana elde ettiğimiz üstün performans, Danimarka merkezimiz tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanıyor. Bu ilgi, Türkiye'ye yönelik yatırım kararlarımızın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. 2026 yılı sonuna kadar 18 mağazaya ulaşmayı hedefliyoruz. Bu büyüme, yalnızca fiziksel varlığımızı değil; istihdam, lojistik ve müşteri hizmetleri kapasitemizi de genişletecek. Artık JYSK, siz değerli Bursalılara emanet" ifadelerini kullandı. "Bursa Açılışı Öncesi Fidan Dikimi ile Doğaya Nefes Olduk" Doğaya ve sürdürülebilir bir geleceğe karşı sorumluluğumuzun farkında olduklarının altını çizen Tezcan, sözlerine şöyle devam etti: "Faaliyet gösterdiğimiz her ülkede çevreyi koruma, kaynakları verimli kullanma ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle hareket ediyoruz. Türkiye'de de bu anlayışın bir yansıması olarak, Milli Ağaçlandırma Günü'nde Gürsu'daki orman yangınından etkilenen bölgelerde fidan dikimi gerçekleştirdik. Bu fidan dikimi ile hem doğaya yeniden nefes olma hem de kapılarını açan olan Bursa mağazamızın açılışını çevreye duyarlı bir başlangıçla taçlandırdık. Bulunduğumuz her şehirde ekonomik katkının ötesine geçen bir değer yaratmayı önemsiyoruz. Çünkü bizim için büyüme; doğaya, insana ve geleceğe karşı duyduğumuz sorumlulukla anlam kazanıyor."

Kalitesiz Ahşap Paletler Gizli Maliyetlere Yol Açıyor Haber

Kalitesiz Ahşap Paletler Gizli Maliyetlere Yol Açıyor

Türkiye'de zincir marketler ve üretim tesislerinde ahşap palet/sandık kullanımının artması, kalite konusunu tedarik zincirinin kritik bileşeni haline getirdi. TAPSİAD (Tüm Ahşap Ambalaj ve Palet Üreticileri Derneği) Başkanı Akın Balcıoğlu, piyasada standartlara uymayan üretimlerin yaygınlaşmasının; depolamada uygunsuz istif, sevkiyatta devrilme/kırılma, ürün zayiatı ve iş güvenliği sorunlarını büyüttüğünü vurguladı. Zincir marketlere çağrı: Fiyat kadar dayanıklılık ve sertifikasyon Balcıoğlu, depolarda raf ve forklift hatlarının standart ölçü ile tasarlandığını, ölçü ve malzeme kalitesi düşük paletlerin akışı bozduğunu belirtti. Balcıoğlu, "Satın alma kriterlerinde dayanıklılık testleri, izlenebilirlik ve sertifikasyon yer almalı. Aksi halde lojistik güvenliğini ve müşteri memnuniyetini riske atıyoruz" dedi. Denetim ve mevzuat: Bakanlığa ve TSE'ye ortak çağrı Başkan Akın Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın piyasa gözetimi ve denetimini güçlendirmesi, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile denetim ve uygulamadaki boşlukların giderilmesi gerektiğini belirtti. Balcıoğlu'na göre sektöre standart dışı ürün girişi, hem firmalar arasında haksız rekabete yol açıyor hem de iş sağlığı ve güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor. Paletlerin standarda uygun üretilmesi ve sahada düzenli olarak kontrol edilmesi, işletmelerde yaşanabilecek kaza oranlarını düşürürken doğal kaynak kullanımını da optimize ediyor. Bu kapsamda TSE ile sektör paydaşlarının daha yakın çalışması, denetim süreçlerinin hem hızını hem de etkinliğini artıracak bir adım olarak değerlendiriliyor. Çevresel sürdürülebilirlik: Kısa ömür daha çok ağaç tüketimi demek "Her kırılan palet yeni bir kesim baskısı demek" diyen Balcıoğlu, paletlerin sık sık yenilenmesinin hem orman kaynakları üzerinde ekonomik bir yük oluşturduğunu hem de karbon emisyonlarını artırdığını söyledi. Balcıoğlu'na göre daha uzun ömürlü, standartlara uygun ve onarılabilir paletlerin kullanılması, tedarik zincirlerinde ciddi maliyet avantajı sağlarken doğal kaynakların korunmasına da katkıda bulunuyor. Böylece odak yalnızca üründe değil, gelecekteki çevresel etkilerde de konumlanmış oluyor. Ekonomik katkı: İhracat potansiyeli kaliteden geçiyor Türkiye'de ahşap palet ve sandık üretimi, iç pazarın yanı sıra yakın coğrafyaya yapılan ihracatla da ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Başkan Akın Balcıoğlu, kaliteli ve standartlara uygun üretimin yalnızca ihracat imajı için değil; taşımada ürün güvenliği, lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve tedarik zinciri verimliliği açısından da zorunlu olduğunu belirtti. Balcıoğlu'na göre sertifikalı üretim, uluslararası pazarlarda Türk ürünlerine duyulan güveni artırırken rekabetçiliği de güçlendiriyor. "Kaliteli palet; ürünü, markayı ve ormanı taşır" TAPSİAD Başkanı Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile sektör paydaşlarının piyasa gözetimi, lisanslandırma, izlenebilirlik ve eğitim başlıklarına odaklanması gerektiğini ifade etti. Balcıoğlu, standartların sahada etkin şekilde uygulanmasının hem haksız rekabeti önleyeceğini hem de kalite algısını yukarı taşıyacağını vurguladı. "Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır'ın bu konuda gerekli duyarlılığı göstereceğine inanıyoruz" diyen Balcıoğlu, ortak bir koordinasyon mekanizmasının sektörde uzun vadeli sürdürülebilirlik sağlayacağını söyledi.

Türkiye’nin İlk Hızlı Tren Fabrikası Yükseliyor Haber

Türkiye’nin İlk Hızlı Tren Fabrikası Yükseliyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları AŞ (TÜRASAŞ) Sakarya Bölge Müdürlüğü’nde kurulacak olan Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti İmalat ve Test Fabrikası hakkında açıklamada bulundu. 15 Bin Metrekarelik Alana Kurulacak Sakarya’da kurulacak olan yeni tren fabrikasının yaklaşık olarak 15 bin metrekare büyüklükte geniş bir alanda kurulacağının bilgisini veren Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi “Sakarya’da hayata geçireceğimiz bu proje ile ülkemize yeni bir üretim merkezi kazandıracağız. Bu yeni tesisimizde 225 kilometre hıza sahip, ülkemizin ilk yerli ve milli Elektrikli Hızlı Treni başta olmak üzere, Türkiye'nin raylı sistemler alanındaki geleceğine yön verecek nice yerli ve milli tren bu tesiste hayat bulacak. Fabrikamız faaliyete geçtiğinde yerli ve milli üretimin mihenk taşlarından biri haline gelen raylı sistemler sektörü için büyük bir kapasite oluşturmuş olacağız.” Yeni tren fabrikasının 12 hızlı tren seti üretim ve test kapasitesine sahip olacağının bilgisini veren Bakan Uraloğlu, “Bir yandan demiryolu altyapı ve üstyapı yatırımlarını sürdürürken eş zamanlı olarak araç üretimlerine de hız veriyor, yerli ve milli hızlı trenlerimiz ile dışa bağımlılığımızı azaltıyor, ulaşımda hızlanıyoruz.” şeklinde konuştu. Fabrika yapım çalışmaları kapsamında kazı ve dolgu işlemlerinin tamamlandığını kaydeden Uraloğlu, zemin iyileştirme çalışmalarının ardından temel atma işlemlerine geçileceğini belirtti. Ekonomiye 3,5 Milyar Liralık Katkı Fabrika projesi ile birlikte önemli ölçüde ekonomik katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Bakan Uraloğlu, “Üretim tesisimizde elde edeceğimiz yüksek katma değerli ürünler sayesinde; ülkemizin Ar-Ge ve teknoloji altyapısına, yerli sanayimizin gelişimine, istihdama ve genel ekonomimize güçlü bir destek sunacağız. Yerli ve millî imkanlarla inşa ettiğimiz bu yeni fabrikamızda, ülkemizin ihtiyaç duyduğu hızlı tren setlerini üreteceğiz. Aynı zamanda bu yatırım ile yaklaşık 250 kişilik yeni personel istihdamı oluşturacağız, ekonomimize de yıllık yaklaşık 3,5 milyar lira katkı sağlayacağız." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.