Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomik Koşullar

Kapsül Haber Ajansı - Ekonomik Koşullar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Koşullar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Satınalma Dünyası İstanbul’da Buluşuyor Haber

Satınalma Dünyası İstanbul’da Buluşuyor

Bu yıl beşinci kez düzenlenecek olan Stratejik Satınalma Derneği Zirvesi, 4 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da sektör profesyonellerini bir araya getirecek. “Satınalmada Akıl Oyunları” temasıyla gerçekleştirilecek zirve, satınalma stratejilerinin değişen iş dünyasında nasıl yeniden şekillendiğini ele alacak. Zirve boyunca sektör liderleri, stratejik karar alma süreçleri, küresel rekabet, tedarik zinciri yönetimi ve geleceğin satınalma yaklaşımlarını katılımcılarla paylaşacak. Crowne Plaza İstanbul Asia’da düzenlenecek etkinlikte; iş dünyasının önde gelen isimleri, yöneticiler ve satınalma profesyonelleri gün boyu sürecek oturumlarda buluşacak. Zirvenin sunuculuğunu ise Ekotürk televizyon sunucusu Mert Aydıner üstlenecek. İş Dünyasının Önemli İsimleri Sahne Alacak SSD 5. Zirvesi’nin konuşmacıları arasında Türkiye iş dünyasının önemli liderleri yer alıyor. Zirvede; Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Toyota Türkiye CEO ve Genel Müdürü Murat Bülbül, Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran ile Biyolog ve Sinir Bilim Uzmanı Sinan Canan gibi isimler bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. Zirvenin Gıda Oturumunda ise Begüm Referans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Bakioğlu ile Matlı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Önder Matlı katılımcılarla buluşacak. Zirveye İlgi Her Yıl Artıyor Stratejik Satınalma Derneği Zirvesi, her yıl artan katılımcı sayısıyla satınalma ekosisteminin en önemli buluşmalarından biri haline geldi. 2023 yılında 600 katılımcıyla başlayan zirve, 2024 yılında 700 kişiye, 2025 yılında ise 800 katılımcıya ulaştı. Artan katılım; zirvenin içerik kalitesi, sektörel çeşitliliği ve güçlü profesyonel topluluğunun sürdürülebilir biçimde büyüdüğünü gösteriyor. Zirveye katılan profesyoneller; uzman, yönetici ve üst düzey yöneticilerden oluşurken, otomotiv, imalat, gıda, enerji, lojistik ve hizmet sektörleri başta olmak üzere geniş bir iş dünyası temsil ediliyor. Satınalmada Doğru Hamleler Konuşulacak SSD 5. Zirvesi, değişen ekonomik koşullar ve küresel rekabet ortamında satınalma profesyonellerinin doğru stratejik hamleleri nasıl geliştirebileceğine odaklanacak. Zirvede; veri odaklı karar alma, sürdürülebilir tedarik zincirleri, risk yönetimi ve yeni nesil satınalma yaklaşımları ele alınacak. Sektör profesyonelleri için önemli bir networking platformu sunan zirve, aynı zamanda iş dünyasında stratejik satınalmanın artan rolüne de dikkat çekmeyi amaçlıyor. Öte yandan, zirve hakkında detaylı bilgi ve kayıt için zirve.ssder.org Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

   Allianz Türkiye, Bireysel Emeklilik’te Yatırımlara Değer Katıyor Haber

  Allianz Türkiye, Bireysel Emeklilik’te Yatırımlara Değer Katıyor

Sektörde farklı portföy yönetim şirketleriyle iş birliği yapan az sayıdaki kurumdan biri olan Allianz Türkiye, finans profesyonellerinden oluşan Allianz Yatırım Komitesinin danışmanlığında farklı risk ve getiri beklentilerine uygun çok sayıda fon seçeneği ile birikimlere değer katıyor. Geniş fon çeşitliliği ve uzun yıllara dayanan güçlü performansıyla öne çıkan Allianz Türkiye, farklı yatırım alanlarını kapsayan 5 ana varlık sınıfında ve çoklu varlık fonlarındaki portföyüyle müşterilerinin birikimlerine değer katıyor. İster altın ve döviz gibi geleneksel alanlara, ister hisse senedi veya teknoloji gibi yenilikçi seçeneklere, her alanda yatırım yapma imkânı sunan Allianz, profesyonel finans uzmanlarından oluşan Yatırım Komitesi’nin analizleri ve Finansal Danışmanlık ekibinin önerileriyle müşterilerinin gelecek planlamalarını şekillendirmesine yardımcı oluyor. Portföy yönetiminde sektörün en geniş ekosistemi Sektörde farklı portföy yönetim şirketleriyle iş birliği yapan az sayıdaki kurumlardan biri olan Allianz Türkiye, bu iş birlikleriyle müşterilerine farklı uzmanlık alanlarından yararlanarak yatırımlarını sektörün güçlü ve deneyimli şirketlerinin yönetiminde değerlendirme fırsatı sunuyor. Allianz, Bireysel Emeklilik’in farklı yatırımcı profillerine yönelik çok sayıda fonu, risk ve getiri beklentilerine uygun çeşitlilikte portföy seçenekleri sunarken, Allianz’ın uzun yıllara dayanan başarılı performansı da yatırımcılara güven veriyor. Teknolojiden tarıma, yerelden globale, her alanda yatırım imkânı Portföyde geleneksel altın, döviz ve yerli hisse senetleri gibi öne çıkan seçeneklerin yanı sıra teknoloji, tarım-gıda ve sürdürülebilirlik temaları gibi geleceğe yön veren alanlara odaklanan yabancı hisse senedi yatırım fonları da bulunuyor. Yerli Hisse Senedi Fonları Borsa İstanbul’da piyasa değeri ve işlem hacmi yüksek şirketlerin getiri potansiyelinden, finans profesyonelleri tarafından yönetilen portföyler aracılığıyla faydalanma imkânı sunuyor. Yatırımını sadece Türkiye ile sınırlamak istemeyenler ve dünya devlerine ortak olmak isteyenler için Yabancı Hisse Senedine Yatırım Yapan Fonlar, döviz cinsi faiz getirisi kazanmak isteyenler için Eurobond Fonları, düşük riskle düzenli getiri arayanlar için güvenli bir tercih olarak öne çıkan Türk Lirası Ağırlıklı Fonlar, uzun vadeli getiri elde etmeyi hedefleyenler için Altın Fonu ve çok sık fon değiştirmek istemeyenler ve farklı varlık sınıflarını tek tek takip edemeyenler için hazırlanan Çoklu Varlık Fonları ile yatırımcılar farklı piyasa dinamiklerinden faydalanma fırsatı bulabiliyor. “Uygun zamanda uygun fonlara yatırım yapmak kritik öneme sahip” Ekonomik koşullar ne olursa olsun yatırım yaparken en önemli konunun doğru zamanda doğru varlıkları değerlendirmek olduğuna dikkat çeken Allianz Türkiye Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Fisun Koç Doğan, “Allianz Türkiye olarak müşterilerimize yatırım yönetiminde rehberlik etmeyi, Finansal Danışmanlık hizmet modelimiz ile stratejimizin temeline koyduk. Özellikle dalgalı ekonomilerde hangi fona ne zaman yatırım yapılması gerektiği çok kritik bir konu. Müşterilerimize bu anlamda optimum çözüm sağlayacak bir yatırım yönetimi için destek oluyoruz. Herkesin profesyonel yatırımcı gibi günlük takip ve işlem yapmasını bekleyemeyiz. Bunun yanında değişken piyasalara uyum sağlamak, trendleri yakalamak, sistemden sağlanacak kazancın maksimize edilmesinde kritik rol oynuyor. Fon yönetimi ve fon dağılım değişikliği gibi işlemleri müşterilerimiz, 7/24 Allianz’ım mobil uygulamamız üzerinden kolayca yapabiliyor. Sektörün bağımsız uzman profesyonellerinden oluşan Allianz Yatırım Komitesi’nin düzenli analizlerini ve fon önerilerini de mobil uygulamadan takip ederek uygulayabiliyor” dedi. Bireysel yatırım danışmanlığı hizmeti doğru seçimler yapılmasına yardımcı oluyor Allianz, yatırımlarını yönlendirmeye yönelik olarak da müşterilerine sunduğu ayrıcalıklı hizmetlerle fark yaratıyor. 2022 yılında kurulan ve bağımsız finans uzmanlarını da içeren Allianz Yatırım Komitesi, düzenli olarak paylaştığı analiz ve değerlendirmeleriyle güncel piyasa trendleri ve yatırım araçları arasında doğru zamanda doğru seçimler yapılmasına yardımcı oluyor. Toplumda giderek artan yatırım danışmanlığı ihtiyacını karşılamak amacıyla hayata geçirilen Finansal Danışmanlık Hizmeti ise tasarruf etmek isteyen ve birikimlerini nasıl değerlendireceği konusunda soru işaretleri olan yatırımcılara destek oluyor. Allianz Finansal Danışmanlık çatısı altında; üst düzey finans yöneticileri, portföy yöneticileri ve uzman danışmanlardan oluşan bir ekip, düzenli olarak piyasa gelişmelerini ve analizleri değerlendirerek her ay Allianz müşterilerine özel, uygulanabilir fon önerileri sunuyor. Allianz’ım mobil uygulamasından tek tuşla ulaşılabilen bu hizmet, piyasayı takip etme endişesini de ortadan kaldırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İDAŞ, Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nda Yeni Nesil Yatak Teknolojisi Cool Balance’ı Tanıtıyor Haber

İDAŞ, Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nda Yeni Nesil Yatak Teknolojisi Cool Balance’ı Tanıtıyor

İdaş Cool Balance, patentli Mira-Coil yay sistemi sayesinde standart yataklara kıyasla iki kat daha fazla yay içeriyor. Düğümsüz ve kesintisiz yay yapısı, vücut ağırlığına dengeli şekilde tepki vererek omurganın doğal duruşunu destekliyor. Uluslararası testlerde 240.000 darbeye karşı formunu koruduğu kanıtlanan bu yapı, uzun ömürlü konfor vadediyor. Tüketici Yataktan Artık Sadece Konfor Değil, Akıllı Çözümler Bekliyor Fuara ve sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunan İDAŞ CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Salih Şişman, değişen tüketici beklentilerine dikkat çekerek şunları söyledi: “Pandemi sonrası dönemde doğal katmanlı ve fonksiyonel ürünlere olan talep belirgin şekilde arttı. Akıllı yataklar ön plana çıktı; yataktan beklentiler değişti. Bilinçli tüketiciler öncelikle fonksiyonelliğe, ardından estetiğe odaklanıyor. İnsanlar günde ortalama 8 saatini yatakta geçiriyor; bu nedenle doğru zemin üzerinde uyumak hem konfor hem de sağlık açısından büyük önem taşıyor.” Sektörde akıllı yataklar üzerine yoğun bir Ar-Ge süreci yürütüldüğünü belirten Şişman, teknolojinin gelecekteki rolüne de vurgu yaptı: “Bugün mobil uygulamalarla uykuyu izleyen, vücut ısısını ölçen akıllı yataklar konuşuluyor. Önümüzdeki dönemde ise yapay zekâ destekli çözümlerin yatak sektöründe çok daha güçlü bir yer edineceğini öngörüyoruz.” 2025 yılının mobilya ve yatak sektörü açısından zorlu geçtiğini ifade eden Şişman, 2026 beklentilerini ise şöyle değerlendirdi:“2026’nın ikinci yarısından itibaren sektörde bir hareketlilik bekliyoruz. Yılın ilk aylarında özellikle otellerin toplu alımlarıyla bir canlılık yaşanıyor. Bireysel tüketici tarafında ise yatak ve mobilya daha çok ertelenebilir bir ihtiyaç olarak görülüyor; gelir seviyesi ve ekonomik koşullar belirleyici oluyor. Satışların ağırlıklı olarak yaz döneminde arttığını gözlemliyoruz.” Cool Balance ile İDAŞ’tan Akıllı Isı Dengesi ve Uzun Ömürlü Konfor Cool Balance’ı farklı kılan bir diğer özellik ise vücut ısısını dengelemeye yönelik geliştirilmiş çift etkili teknoloji. Baş ve ayak bölgelerinde serinletici etki sağlanırken, sırt bölgesinde kullanılan kızılötesi teknoloji, vücut ısısını aktif enerjiye dönüştürerek kan dolaşımını destekliyor. Bu dengeleyici yapı; terlemeyi azaltıyor, REM uykusuna geçişi hızlandırıyor ve gece boyunca kesintisiz bir uyku deneyimi sunuyor. İDAŞ, Cool Balance Yatak başta olmak üzere yenilikçi ürünlerini fuar süresince ziyaretçilerin deneyimine sunacak.

Finansal Stres, Çiftlerde Çatışma Oranını %35 Artırıyor Haber

Finansal Stres, Çiftlerde Çatışma Oranını %35 Artırıyor

Çiftlerin arasında parayla ilgili meselelerin genellikle güç, güven, değerli hissetme ve eşitlik olmak üzere 4 tema çevresinde şekillendiğini belirten Çift Terapisti Uzm. Psk. Dr. Sevilay Abudaram, parayla olan ilişki biçiminin ikili ilişkileri doğrudan etkilediğini vurguluyor. Para bir çift için daha çok gücün göstergesi mi, yoksa güvence sağladığı için güven de veren bir unsur mu? Kişinin kendi değerini belirlediği bir faktör mü, yoksa eşiyle arasındaki eşitsizlik temasının bir ayağı mı sorularının cevaplarının bulunması gerekiyor. Çünkü parayla ilgili bir sorun ya da kriz olduğunda, özellikle de ekonomik koşullar zorlayıcı olduğunda, finansal stresin ilişkiler üzerindeki etkisi kaçınılmaz oluyor. Araştırmaların finansal stres yaşayan çiftlerde çatışma oranının %35 artığını gösterdiğine dikkat çeken Çift Terapisti Uzm. Psk. Dr. Sevilay Abudaram, bu soruların cevaplarını bulmanın ve bilmenin, finansal stresin yol açacağı krizleri çözebilmek adına bu çatışma oranını azaltacağı gibi ilişkiye nefes aldıracağı için hazine değerinde olduğunu belirtiyor. İlişkilerde Paranın 4 Temel Dinamiği: Güç, Güven, Değer ve Eşitlik Çift Terapisti Uzm. Psk. Dr. Sevilay Abudaram, ekonomik zorlukların ilişki dinamiklerini nasıl etkilediğini 4 ana başlık altında detaylandırıyor: 1. Güç Dengesi: Ekonomi, para, güç ve ilişkiler denildiğinde, kadın ve erkek rollerinin etkisi de kaçınılmazdır. Kadın için para ve gücün anlamıyla erkek için para ve gücün anlamı birbirinden farklı hassasiyetlere temas eder. Erkek için para, kendisini yeterli, erk sahibi hissetme, eşini koruyan ve kollayan biri olarak konumlandırmasını sağlar. Ancak, parayla ilgili sıkıntı olduğunda, erkek olarak gücünü para kanalıyla hissedemediğinde, gücünü başka kanallardan hissetme ihtiyacına sebep olur. İçine kapanır, öfkeli olur ve kendisini yetersiz hisseder. Halbuki bir ilişkide erkek olarak kendisini yeterli hissetmek ve ailesini, eşini korumak ister. Bunları yapamadığında, eşine karşı mesafe alır ve tartışmalarda savunmacı olup öfkeli tavırlar sergiler. Bu da çiftin ilişkisinde oldukça zorlayıcı bir girdaba sürükler. Bununla beraber, kadın için paranın güç tarafının anlamı ise, çoğunlukla sağlanan istikrarla gelecek kaygısının azalması demektir. Ekonomik olarak zorluklar yaşandığında, kaygı artar, duygusal yük çoğalır ve partnerine yönelik suçlayıcı söylemler ortaya çıkar. Kadın kaygılandığı ve kendisini sağlam zeminde hissetmediği için korkar ve bunu suçlayıcı bir dille partnerine yansıttığında ise, erkek olarak partneri de bunu erkliğine bir saldırı olarak algılayıp öfkelenir. Böylelikle bu durum öfkeli bir kısır döngünün içinde kalmalarına sebep olur. Aslında her iki taraf da duygularının altındaki “ihtiyacı” fark ederse ilişki çatışma döngüsüne girmeden, kaygılarını ve korkularını çözüp, paranın güç dengesini bozan tarafını ilişkilerine dahil etmemiş olurlar. 2. Güven: Para, kişilere sağladığı olanaklarla özgürlük duygusunu hem de kendine güven duygusunu perçinler. Paranın yoksunluğu, ekonomik şartların daralması ise, bu özgürlük ve güven duygularının zeminini sallar. Görece daha dar alanda kalıp, belli başlı ihtiyaçlarınıza cevap verebileceğiniz ekonomik şartlar şimdiki ve gelecek dönemdeki güvencenizi olumsuz etkileyeceğinden dolayı hem kendinize hem de partnerinize olan güveninizin zedelenmiş olduğunu hissedersiniz. O nedenle, eşinizle olan ilişkinizin “güven” ayağını sadece ekonomik faktörlerle değil, ancak duygusal zeminde de sağlam bir biçimde konumlandırmak şarttır. Öyle olduğunda, değişen ekonomik şartlara karşı ilişkiniz sağlam bir zırhla kaplanmış olup yara almamış olacaktır. 3. Değerli Hissetme: Parayla olan ilişkinin bir başka önemli kısmı, kişilerin kendisini para üzerinden değerli hissedip hissetmemesidir. İlişkilerde çiftlerin birbirine aldığı hediyeler, verilen emekler, bu emeklerin maddi değerinin yüksek olup olmaması bazı çiftler için çok önemlidir. Kişinin parayla ilişkisinde, kendisi için para harcandığında kendisini değerli gördüğü bir anlayışı varsa, paranın azaldığı dönemde de kendisini değersiz hissedeceği öngörülür. Bu durum, hassas bir ipin üzerinde yürürken kurulması gereken denge gibidir. Değerli hissetme halinin, bir ilişkideki doğrudan parayla bağlantılı olması sorunların çıkmasına sebep olur. Çünkü, bir kişinin değerli olup olmadığı ekonomik şartlara değil, ilişkinin sağlıklı ve sağlam temellere bağlı olup olmadığıyla ilgilidir. Eğer, ilişkinizde kendinizi değerli hissettiğiniz kısımlar sizin için harcanan paralar sayesinde oluyorsa, ilişkinizdeki “değerli hissetme” alanlarınızı arttırmanız için ilişkinizi güçlendirmeniz gerekir. 4. Eşitlik: Partnerler arasında para, hakimiyet yarışına dönen bir unsur mu yoksa ilişkinin birlik ve bütünlüğü için her iki tarafın da eşit güce sahip olduğu bir unsur mu olup olmadığını net bir şekilde belirlemek gerekir. İlişkide kimin ne kadar kazandığı, kimin ne kadar harcadığının mesele olmaması gerekir. İlişkiyi, partnerlerden hariç olarak üçüncü bir kişi olarak düşündüğümüzde, çiftin bu kişinin (ilişkinin) ihtiyacını karşılamak ilk amaçları olmalıdır. Sen-ben hesabına girmeden, ilişkinin ihtiyacı kimin tarafından karşılanacağının önemli olmadığı ancak ilişkinin ihtiyacının karşılanmasının öncelikli olduğu bir düzlem kurmak gereklidir. Aksi halde, çiftler eşitsizlik duygusu altında hakimiyet yarışının ortasında hisseder. Bu durumla baş etmenin ilk kuralı, sen-ben girdabına girmeden biz bilincini oluşturmaktır. İlişkilerde bu 4 unsur mercek altına alındığında, bireysel ihtiyaç ve beklentilerin yanı sıra, ilişkinin ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurmak gereklidir. Para da bu unsurlardan birisidir. Parayı hayatınızda konumlandırma biçiminiz sizin parayla olan ilişkinizi belirlediği gibi, eşinizle olan ilişkinizde de söz sahibi olur. Önemli olan, bunun farkında olarak, sorun olacak durumlara karşı çözüm yollarınızı bulabilmenizdir.

Nilüfer’de Cumhuriyet Ve Eğitim Vizyonu Konuşuldu Haber

Nilüfer’de Cumhuriyet Ve Eğitim Vizyonu Konuşuldu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği “Tematik Buluşmalar”a Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Küçüksüleymanoğlu konuk oldu. Nazım Hikmet Kültürevi Balaban Salonu’ndaki programda Prof. Dr. Küçüksüleymanoğlu, “Cumhuriyet ve Eğitim: Sosyal Adaletin Temeli” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Atatürk’ün eğitime bakış açısının son derece vizyoner olduğunu ifade eden Küçüksüleymanoğlu, bir ülkenin gerçek zaferinin ve kurtuluşunun ulusal bir Milli Eğitim programından geçmesi gerektiği görüşünü benimsediğini vurguladı. Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra eğitimde hızlı adımlar atıldığını söyleyen Küçüksüleymanoğlu, “Zira yeni Cumhuriyet’in temel inancı, ülkenin her türlü sorununun eğitimle çözüleceğiydi. Bu kapsamda Kurtuluş Savaşı yıllarında bile 1’inci Maarif Kongresi toplanarak eğitimde planlamalar yapıldı. Cumhuriyet’in ilanından sonra eğitim adına atılan hızlı adımlar arasında millet mektepleri, halk evleri ve halk odaları, çeşitli illerde açılan kütüphaneler, müzeler, Köy Enstitüleri ve gençlerin yurt dışına eğitime gönderilmesi sayılabilir. Dünya Klasikleri’nin Türkçe’ye çevrilmesi de çok geniş bir perspektifte yürütülen eğitim çalışmalarındandı” diye konuştu. Sosyal adaleti, fırsatlara ve imkanlara herkesin eşit şekilde ulaşabilmesi ve dağılımın hakkaniyetli olması olarak tanımlayan Küçüksüleymanoğlu, eğitime erişimin adil olması gerektiğini vurguladı. Eğitimdeki adaletsizliğin temel sebeplerine değinen Küçüksüleymanoğlu, bunları ekonomik koşullar ve maddi durumu düşük öğrenciler, eğitime ayrılan payın düşmesi, kitap eksikliği, dijital uçurum, bölgesel farklar ve PISA puanları, ev genci oranının yüksek olması, özel gereksinimli öğrenciler, farklı dil konuşulan öğrenciler ile travma ve göç olarak sıraladı. Türkiye’nin zengin ve güçlü bir ülke olduğunu ve bu sorunların üstesinden gelebileceğini söyleyen Küçüksüleymanoğlu, bunlarla ilgili çözüm önerilerini de paylaştı. Önerilerinin başında kaliteli öğretmen ihtiyacı geldiğini anlatan Prof. Dr. Küçüksüleymanoğlu, öğretmenin bir çocuğun kaderini değiştirebileceğini belirterek, Cumhuriyet’in en büyük nimetinin, annesi babası okuryazar olmayan birinin dahi en önemli beyin cerrahı olabilmesi gibi başarı hikayelerini yaratan iyi öğretmenler olduğunu vurguladı. Sonraki çözüm önerilerini de anlatan Küçüksüleymanoğlu, okullarda fiziksel koşulların iyileştirilmesi, derslik başına düşen öğrenci sayısının azaltılması, okullarda ücretsiz yemek verilmesi, eğitim harcamalarında burs ve desteklerin arttırılması, kapsayıcı eğitim politikaları, destekleyici programların yaygınlaştırılması, dijital uçurumu azaltacak altyapı yatırımlarının arttırılması, liyakat, paydaşlara yeterince söz hakkı verip karar alma mekanizmalarında daha çok yer almalarının sağlanması ile şeffaflık ve hesap verebilirlik olarak sıraladı. Sadece “Cumhuriyet çok yaşasın” demenin yeterli olmadığını dile getiren Prof. Dr. Küçüksüleymanoğlu, Cumhuriyet’e ve ilkelerine sahip çıkılması gerektiğini belirterek, “Cumhuriyetin ilelebet yaşayabilmesi için adalet, liyakat ve hukukun var olması gerekiyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üniversitelinin Kabusu: Barınma ve Finansal Zorluklar Eğitimin Önüne Geçiyor! Haber

Üniversitelinin Kabusu: Barınma ve Finansal Zorluklar Eğitimin Önüne Geçiyor!

Verilere göre, öğrencilerin yarıdan fazlası üniversite eğitimi için memleketlerinden ayrılmak zorunda kalırken, ekonomik koşullar yurt tercihlerini ve genel yaşam kalitelerini doğrudan etkiliyor. Öğrencilerin %76’sı Yurtta Kalmayı Tercih Ediyor Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik’in paylaştığı verilere göre, Türkiye’deki üniversite öğrencilerinin yarısından fazlası eğitim görecekleri şehrin yaşadıkları şehirden farklı olduğunu belirtiyor. Bu durum, barınma ihtiyacını temel bir sorun olarak öne çıkarıyor. Şehir Dışında Okuyanlar İçin Yurt Zorunluluğu: Başka bir şehirde okuyacak öğrencilerin %76’sı yurtta kalmayı tercih ediyor. Genel olarak bakıldığında ise, yaşadığı şehirde okusa bile her iki öğrenciden biri yurt seçeneğini değerlendiriyor. Devlet Yurtları Tek Çözüm: Yurtta kalacağını belirten öğrencilerin neredeyse tamamının öncelikli tercihi devlet yurtları oluyor. Gedik, bunun en temel sebebinin ekonomik koşullar olduğunu vurguluyor. Her İki Devlet Yurdu Öğrencisinden Biri "Pahalı" Diyor Araştırma, barınma maliyetlerinin öğrenci ve aileler üzerindeki baskısını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor: Özel Yurtlar Ulaşılamaz: Ankete katılan her on öğrenciden dokuzu, özel yurtların pahalı olduğunu düşünüyor. Devlet Yurtları Bile Zorluyor: Ekonomik sıkıntının derinleştiği bu dönemde, devlet yurtları dahi bütçeleri zorluyor. Her iki öğrenciden biri (%50), devlet yurtları için bile “pahalı” yorumunu yapıyor. Sidar Gedik, bu verilerin öğrencilerin barınma konusunda giderek daha sınırlı seçeneklere sahip olduğunu ve büyük zorluklar yaşadığını gösterdiğini belirtti. Finansal Kaygılar Eğitimin Önüne Geçti Barınma dışında, üniversite eğitimi için gerekli genel bütçe de aileleri ve gençleri ciddi şekilde zorluyor. Bütçe Baskısı: Her on öğrenciden dokuzu, kendisinin ya da ailesinin bütçesinin çok ya da az zorlandığını ifade ediyor. Ek İş Arayışı: Gedik, finansal kaygıların, enerjilerini öğrenimlerine yönlendirmesi gereken gençleri geçim derdine, ek iş arayışına ve geleceğe dair belirsizliklere karşı karşıya bıraktığını ekledi. Ipsos Gündeme Dair araştırması, 15 Ağustos - 30 Eylül tarihleri arasında 243 üniversite öğrencisi ile online anket yöntemiyle gerçekleştirildi. Veriler, Türkiye'de üniversite gençliğinin eğitim kalitesini tehdit eden derin ekonomik sorunlara işaret ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.