Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomik Potansiyel

Kapsül Haber Ajansı - Ekonomik Potansiyel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Potansiyel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Suudi Arabistan ile 3 Bin Megavatlık Bir Anlaşma Daha Haber

Suudi Arabistan ile 3 Bin Megavatlık Bir Anlaşma Daha

Bugün 81 ilde doğal gaz bulunduğuna işaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bu yıl içerisinde bininci yerleşim yerine doğal gazı vereceklerini de açıkladı. Suudi Arabistan'ın Türkiye'de yapacağı yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ilgili 2 bin megavatlık projenin anlaşmasının daha önce imzalandığını anımsatan Bakan Bayraktar, Antalya'daki Birleşmiş Milletler İklim Konferansı marjında 3 bin megavatlık bir anlaşma ile toplam proje kapasitesini 5 bin megavata çıkaracaklarını açıkladı. Bakan Bayraktar, Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı. Burada çeşitli televizyonların canlı yayınlarına konuk olan Bakan Bayraktar, Türkiye’nin geçtiğimiz 25 yılda enerji ve madencilik alanında attığı adımlara ve sonrası için ortaya koyduğu hedeflere ilişkin değerlendirmeler yaptı. Çeyrek Asırda Bir Asırlık İş Bakan Bayraktar, “Türkiye, çeyrek asırda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde neredeyse bir asırlık iş yaptı. Rakamlar bize bunu söylüyor; Türkiye, elektrikte kurulu gücünü 4 kat artırmış, 32 bin megavattan 126 bin megavata gelmiş durumda. Elektrikte 24 yılda yaklaşık 95 bin megavat yeni kurulu gücü hayata geçirdik. Bu, İtalya büyüklüğünde bir kurulu güce tekabül ediyor ve biz Fransa ile Almanya'dan sonra Avrupa'nın üçüncü büyük kurulu güce, tüketimine ve üretimine sahip elektrikte ülkesi konumuna geldik. Türkiye'de petrol üretimimiz 3 katına, doğal gaz üretimimiz 9 katına, maden ihracatımız 10 katına çıkmış durumda.” dedi. Temel Hedef Enerjide Bağımsızlık Şimdi önlerinde yeni bir hedef, yeni bir ufuk, yeni bir vizyon olduğunu belirten Bakan Bayraktar, “O da Türkiye Yüzyılı vizyonu. Yeni yüzyıla Türkiye'yi hazırlıyoruz. Türkiye'yi ekonominin bütün alanlarında; ulaştırmadan tarıma, sanayiye, binalarımıza kadar kökten değiştirecek adımlar atacağız. Temel bir hedefimiz var: Türkiye Yüzyılı'nda Türkiye'yi enerjide bağımsız kılmak. Bu bizim adeta Kızılelma'mız.” dedi. Doğal Gazda Bininci Yerleşim Yeri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2002'de ‘Türkiye'deki her haneye doğal gaz götüreceğiz’ hedefi ortaya koyduğunu anımsatan Bakan Bayraktar, “2002’de 5 ilde olan doğal gaz, bugün 81 ile ulaştı. İnşallah 2026 yılı içerisinde bininci yerleşim yerine doğal gazı vermiş olacağız.” diye konuştu. Karadeniz’de Doğal Gaz Üretimi Artacak Karadeniz’deki yerli doğal gaz üretimini artıracaklarına işaret eden Bakan Bayraktar, üretimi bu yıl iki katına çıkaracaklarını belirterek “Üretimi 2028'de 4 katına çıkarıyoruz. 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını 2028'de kendi gazımızla Karadeniz'den karşılayacağız.” İfadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye ile Ülkemizin Önünde Ekonomik Potansiyel Açılacak Geçtiğimiz günlerde Terörsüz Türkiye hedefiyle ilgili düzenlemenin Meclis’ten geçerek yasalaştığını hatırlatan Bakan Bayraktar, “Gabar, Terörsüz Türkiye'nin adeta küçük bir kesiti, küçük bir fragmanını gördüğümüz bir proje. Bizim için bir iftihar vesilesi. Milyonlarca yıldır toprak altında olan petrol, bölgenin terörden temizlenmesiyle beraber çok büyük bir ekonomik aktiviteye, istihdama, kalkınmaya ve ülkemizin enerji ithalatını düşürmesine çok önemli bir katkı sağlıyor. Bugün günde 83 bin varil üretimi geçmiş durumdayız. Her gün Gabar'dan yeni bir rekor geliyor. Bugün o dağlarda 3 bin 500'ün üzerinde insan çalışıyor. Çoğunluğu o bölgenin çocukları, gençleri. Kendi mühendislerimiz, kendi teknisyenlerimizle beraber büyük bir hikâye yazıyoruz orada. İnanıyorum ki terörsüz bölgeyle ve Terörsüz Türkiye'yle beraber ülkemizin önündeki çok büyük bir ekonomik potansiyel açılmış olacak ve inşallah 86 milyon ve tüm bölgemiz bundan istifade edecek.” dedi. Türkiye, Enerjide Güvenli Ülke Türkiye’nin enerji alanında adeta sessiz devrimler gerçekleştirdiğini ifade eden Bakan Bayraktar, “Sessizce yaptığımız yoğun çalışmalar, çabalar ve enerji diplomasisinde attığımız adımlarla Türkiye, şu anda enerjide güvenli bir ülke konumunda.” dedi. Hürmüz Krizi Önemli Fırsatları da İçerisinde Barındırıyor Hürmüz krizindeki belirsizliğin devam ettiğine işaret eden Bakan Bayraktar, “Bu kriz, aslında bütün bölge ve dünya için önemli bir fırsatı da içerisinde barındırıyor. Türkiye'nin yıllardır söylediği enerji yollarında çeşitliliğe gitme, bunlarda değişiklik yapmayla alakalı projelere belki bu dönemde hayatiyet kazandırma şansımız olabilir. Bundan birkaç hafta önce Irak Başbakanı, Sayın Cumhurbaşkanımızı ziyarete geldi. Konuşulan konulardan bir tanesi Irak petrolünün tümüyle Hürmüz üzerinden değil de önemli bir kısmının Türkiye ve Ceyhan üzerinden dünya piyasalarına ulaştırılmasıyla alakalıydı. Aslında çok uzun zamandır konuştuğumuz bir proje ama artık herkes için bu bir zaruret haline gelmiş durumda. Önümüzdeki süreçte Katar gazının belki Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye üzerinden Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya veya Irak üzerinden yine Kalkınma Yolu'nun devamında Türkiye'ye gelmesi, Kuveyt petrolünün Türkiye'ye gelmesi, bütün bunlar şu anda daha net bir şekilde masada. Ben inanıyorum ki bu kriz böyle fırsatlara kapı aralayabilir. Hem Türkiye için hem de bütün bölge için, dünya piyasaları için de daha dengeli ve önümüzde oluşacak krizlere karşı daha hazır bir hale gelmiş oluruz.” değerlendirmesini yaptı. Diyarbakır’da Gabar’ı 2-3’e Katlayabilecek Potansiyel Diyarbakır’da ankonvansiyonel üretim yöntemiyle petrol aradıklarını anlatan Bakan Bayraktar, “Eğer başarılı olursak, Gabar'dan daha büyük bir üretim gelebilir burada. Geleneksel olmayan yöntemle üretimde başarılı olursak biz Diyarbakır’da yüzlerce kuyu açacağız. Orada şimdi üzerinde çalıştığımız dört sahada bizim yabancı ortaklarımız var. Bu konu, yeni bir teknoloji yani görece Türkiye için ve dünya için yeni bir konu. Dolayısıyla burada bu konuda teknik anlamda iyi olan şirketlerle bir ortaklık kurduk. Yaklaşık 600 kilometrekarelik bir alanda bu çalışmayı dört sahada yürütüyoruz ama bölgedeki potansiyel 7 bin 200 kilometrekarelik bir alan. Belki Gabar’ı 2-3’e katlayabilecek bir potansiyeli var.” diye konuştu. Pakistan’da Maden Projesinde Ortaklık Türkiye’nin Pakistan’da hem kara hem de deniz sahalarında petrol ve doğal gaz aradığını anlatan Bakan Bayraktar, “Eylül ya da ekim ayında Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimiz Pakistan'a gidiyor. Ben önümüzdeki birkaç hafta içerisinde Pakistan'da maden projeleriyle ortaklık için oraya gideceğim.” bilgisini paylaştı. Suudi Arabistan ile 3 Bin Megavatlık Bir Anlaşma Daha Suudi Arabistan'ın Türkiye'de yapacağı yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ilgili 2 bin megavatlık projenin anlaşmasının daha önce imzalandığını anımsatan Bakan Bayraktar, “Antalya'daki Birleşmiş Milletler İklim Konferansı marjında bir 3 bin megavatlık anlaşma ile bunu 5 bin megavata çıkaracağız.” dedi. Türkiye'nin Teknolojiye Sahip Olduğu Bir Nükleer Endüstri Bakan Bayraktar, bu senenin sonuna kadar Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden ilk elektriği üretmeyi hedeflediklerini söyledi. Bakan Bayraktar, planlanan ikinci ve üçüncü nükleer projeleriyle ilgili de “Sinop ve Trakya ile ilgili çalışmalarımız, özellikle son dönemde Güney Kore ve Kanada'yla yürüyen ve ciddi anlamda gelişen bir iş birliğimiz, diyaloğumuz var. Buralarda 2027 yılı içerisinde artık bunun hukuki altyapısını oluşturup hükümetlerarası anlaşmaların imzalandığı bir süreci hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin küçük modüler reaktörler üzerinde de çalışmalar yürüttüğüne işaret eden Bakan Bayraktar, “Küçük modüler reaktörlerde yani nükleerin yeni çağında, Türkiye'nin teknolojiye sahip olduğu bir nükleer endüstri hedefliyoruz.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

L’Oréal Türkiye’nin 40 Yıllık Etkisi, Değer Zinciri Bütününde 40 Milyar TL'ye Ulaştı Haber

L’Oréal Türkiye’nin 40 Yıllık Etkisi, Değer Zinciri Bütününde 40 Milyar TL'ye Ulaştı

Şirket, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki yaratırken, sağladığı her bir istihdamın 12 çarpan etkisine sahip olduğunu ölçümledi. L’Oréal Grup içerisinde Türkiye’nin önemli bir yere sahip olduğunu belirten L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, “Türkiye’de yaratmış olduğumuz etkimizi artırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Türkiye’nin tekno-güzellik lideri L’Oréal Türkiye, bu yıl 40’ıncı yaşını kutluyor. Türkiye’de yarattığı sosyoekonomik etkiyi bağımsız bir kuruluş ile mercek altına alan şirket, Türkiye’deki değer zincirinde 40 milyar TL’lik etki yarattığını ortaya koydu. İstanbul’daki merkez ofisi ve dağıtım merkeziyle, 22 global markaya ev sahipliği yapan L’Oréal Türkiye, doğrudan yaklaşık 1000 kişiye istihdam sağlarken; yapılan araştırmaya göre L’Oréal Türkiye’nin yarattığı her bir istihdamın ekosistemde 12 çarpan etkisine sahip olduğu ölçümlendi. Bu veriler, şirketin yarattığı katma değerin yalnızca güzellik sektörüyle sınırlı kalmadığını; perakende, dağıtım ve hizmet sektörü gibi pek çok farklı iş kolunda da pozitif etki yarattığını ortaya koyuyor. Türkiye’de pazar büyüklüğü 217 milyar TL oldu Gerçekleştirilen sosyoekonomik araştırmada, yerel verilerin yanı sıra küresel güzellik endüstrisinin yarattığı etkiye de dikkat çekildi. Buna göre, 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,5 büyüyerek 290 milyar Euro’ya ulaşan güzellik sektörünün, 2030 yılına kadar 380 milyar Euro’luk bir pazar büyüklüğüne erişmesi bekleniyor. Bugün yaklaşık 4,2 milyar tüketiciye sahip olan güzellik endüstrisinin, 2030 yılına kadar 750 milyon yeni tüketiciye daha ulaşması öngörülüyor. Sektörün global gücünün ve inovasyon odağının vurgulandığı araştırmada, dünyanın en büyük 7 güzellik şirketinden 5’inin merkezinin Avrupa’da olduğu ve endüstrinin yıllık 2 milyar Euro’luk Ar-Ge harcaması yaptığı kaydedildi. İstihdam tarafında ise çarpıcı bir tablo çizen araştırmada sektörün, Avrupa’da 1,9 milyon kişiye doğrudan istihdam sağladığını ortaya koyarken, iş gücünün yüzde 72’sinin kadınlardan ve yüzde 12’sinin 25 yaş altı kişilerden oluştuğunu gösterdi. Küresel ölçekteki bu büyüme potansiyelinin Türkiye’deki yansımaları da incelendi. Buna göre 2025 yılında 217 milyar TL’ye ulaşan Türkiye güzellik endüstrisinin büyüklüğünün, güçlü bir ivmeyle 2033 yılında 384 milyar TL’ye ulaşması bekleniyor. ‘Stratejik bir çekim merkezi’ L’Oréal Grup içerisinde Türkiye’nin kritik bir rol üstlendiğini belirten L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, “Türkiye güzellik pazarı; sahip olduğu ekonomik potansiyel ve kültürel gücüyle dinamik bir ivme yakalarken; Avrupa bölgesi için de stratejik bir çekim merkezi konumunda bulunuyor. 2025 yılında %33 değer ve %5 adetsel büyüme kaydeden Türkiye güzellik pazarında, L’Oréal Türkiye olarak pazar dinamiklerinin üzerine çıkarak değerde %37 oranında stratejik bir büyüme gerçekleştirdik. Dünyada güzellik pazarının adetsel bazda sadece %1 büyüdüğü bir dönemde elde edilen %5’lik bu pazar ivmesi, Türkiye’nin küresel ölçekteki stratejik önemini ve yüksek büyüme potansiyelini bir kez daha kanıtlıyor. Türkiye’nin genç ve dinamik yapısı sayesinde gelecek dönemde de büyümesini sürdüreceğine olan inancımız tam. Biz de L’Oréal Türkiye olarak, her yıl pazarın büyüme oranının bir buçuk ila iki katı kadar büyümeyi hedefleyerek sektördeki öncü konumumuzu pekiştiriyoruz. Türkiye’de daha fazla tüketiciye ulaşarak, güzelliği bir deneyim olarak sunuyor; inovatif ürünlerimizi pazara sunarak büyümenin itici gücü olmaya devam ediyoruz. Böylece ülkemiz için yarattığımız sosyoekonomik etkimizi her geçen yıl artırıyoruz” dedi. Liderlik pozisyonlarının yüzde 50’si kadınlara emanet L’Oréal Türkiye sosyoekonomik araştırma kapsamında gezegene ve insana olan katkısını da inceledi. 2024 yılında liderlik pozisyonlarının yüzde 50’sini kadınlara emanet eden şirket, 2025 DIAL Global Endeksi’ne göre çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık konusundaki başarısını kanıtlayarak dünyanın bu alanlardaki en iyi 50 şirketinden biri oldu. Toplumsal fayda odaklı projelerle de fark yaratan L’Oréal Türkiye, ‘Bilim Kadınları İçin’ programı ile alanında Türkiye’nin en uzun soluklu kurumsal sosyal sorumluluk projesini sürdürerek bugüne kadar 128 bilim kadının projesine destek oldu. Genç istihdamını da öncelikleri arasına alan şirket, ‘L’Oréal ile Benim Geleceğim’ programıyla sadece 2024 yılında 30 yaş altı bireyler için 127 iş imkânı yarattı. Kapsayıcı tedarik yaklaşımıyla, kadın girişimcileri, küçük işletmeleri ve deneyimli çalışanları destekleyerek 125 paydaşa sürdürülebilir fayda sağlayan L’Oréal Türkiye, Türkiye’deki 22 markasının her biri ile topluma değer katmak için çok çeşitli alanlarda sosyal sorumluluk projeleri üstlenmeye devam ediyor. 40 yıldır "dünyayı harekete geçiren güzelliği yaratma" misyonuyla çalışan L’Oréal Türkiye, önümüzdeki dönemde de insanı ve toplumu merkezine alan bu güçlü ekosistemi büyüterek Türkiye için değer yaratmaya devam etmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.