Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekosistem

Kapsül Haber Ajansı - Ekosistem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekosistem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Pazarına Giriş Yapan Hisense, IFA 2026’da Açıkladığı Vizyonuyla İnovasyon Gücünü Ortaya Koyuyor Haber

Türkiye Pazarına Giriş Yapan Hisense, IFA 2026’da Açıkladığı Vizyonuyla İnovasyon Gücünü Ortaya Koyuyor

100 inç ve üzeri TV kategorisinde küresel lider olan marka, IFA 2026’da lansmanını yaptığı yeni akıllı yaşam ürünleri ve UEFA EURO 2028™ iş birliğiyle Türkiye pazarında ulaşılabilir lüks segmentinde konumlanıyor Küresel tüketici elektroniği ve beyaz eşya sektörünün lider markalarından Hisense, IFA 2026’da sergilediği yeni nesil teknolojileriyle küresel ölçekteki inovasyon liderliğini pekiştirirken bu vizyonu artık Türkiye pazarıyla da buluşturuyor. Hisense, yeni dönemde vizyonunu pasif cihazlar çağını geride bırakıp kullanıcı ihtiyaçlarını öngören ve günlük yaşamı kolaylaştıran bütünleşik bir akıllı ev ekosistemi üzerine konumlandırıyor. Türkiye pazarına yakın dönemde televizyon ve akıllı klima ürün gruplarıyla resmi olarak adım atan Hisense, yüksek inovasyonlu ürünleri ulaşılabilir fiyat kategorisiyle artık Türkiye'deki tüketicilerle de buluşturuyor. “Hayatı Aydınlatan Yenilikler” “Hayatı Aydınlatan Yenilikler” sloganıyla hareket eden Hisense, Türkiye pazarına giriş yaptığı dönemde IFA 2026’da sergilediği “AI Yaşam Ortağı” konumlandırmasıyla inovasyon odaklı global teknoloji vizyonunu ortaya koydu. Bu vizyonun odağında, VIDAA platformunun yeni nesil evrimi olan V AIOS işletim sistemi ve bulut tabanlı ConnectLife akıllı ev ekosistemi yer alıyor. Cihazlara "Hissetme, Düşünme, İletişim Kurma ve Yürütme" yetenekleri kazandıran bu teknolojik yapı; mutfaktan çamaşır bakımına, iklimlendirmeden enerji yönetimine kadar tüm ev rutinlerini AI Companion (Yapay Zeka Ev Asistanı) konsepti altında topluyor. Sistem; yemek tarifleri önermekten iklimlendirmeyi odadaki insan varlığına göre ayarlamaya, kumaş türüne uygun yıkama programı seçmekten evsel enerji kullanımını optimize etmeye kadar geniş bir yelpazede yapay zekayı somut bir kullanıcı faydasına dönüştürüyor.* Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hisense Doğu Avrupa Satış Direktörü ve Türkiye Genel Müdürü Boštjan Vodeb, yapay zekanın ev yaşamındaki dönüşümüne ve Türkiye pazarına ilişkin şunları söyledi: “Yapay zeka bugüne kadar çoğu zaman teknoloji dünyasının gündeminde ve pazarlama söylemlerinde yer alan bir kavramdı. Bugün ise bunun ötesine geçtiğimiz yeni bir döneme giriyoruz. Yapay zeka artık doğrudan ürünlere entegre olarak kullanıcıların ihtiyaçlarını anlayan, günlük rutinleri kolaylaştıran ve yaşam deneyimini dönüştüren somut bir teknolojiye dönüşüyor. IFA 2026’da ortaya koyduğumuz vizyon da tam olarak bunu yansıtıyor. V AIOS ve ConnectLife ile cihazların yalnızca bağlantılı olduğu değil, birbirleriyle koordineli çalışarak kullanıcıya daha sezgisel ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunduğu bir ekosistem oluşturuyoruz. Hisense’in global inovasyon gücünü Türkiye’ye taşırken, tüketicilerin teknolojiyi yalnızca kullandığı değil, teknolojinin onların hayatına uyum sağladığı bu yeni dönemin önemli bir parçası olmayı hedefliyoruz” 100 inç ve üzeri TV’lerde küresel pazar liderliğini pekiştirdi Omdia verilerine göre 100 inç ve üzeri TV segmentinde dünya lideri konumunda yer alan Hisense, IFA 2026’da RGB MiniLED ve Lazer görüntü teknolojilerindeki öncülüğünü de bir kez daha sergiledi. Avrupa lansmanı gerçekleştirilen amiral gemisi 116UXS modeli ekran teknolojisindeki ulaştığı son noktayı temsil ederken markanın inovasyon yaklaşımının en önemli örneğini oluşturuyor. Sorumlu üretim anlayışını da ön planda tutan şirket, Avrupa’daki üretim üssü Gorenje ile dünya çapındaki değerlendirmelerde üst üste ikinci kez en yüksek derece olan Platin EcoVadis sürdürülebilirlik ödülünü kazanarak sektöründeki öncü konumunu pekiştirdi. UEFA EURO 2028™ İle Uzun Soluklu Ortaklık Hisense’in teknoloji ve tasarım alanındaki yaklaşımı IFA 2026 çerçevesinde kazanılan ödüllerle de doğrulandı. 11.2.6 kanallı ses yapısına sahip Hisense Soundbar UX1 kategorisinde "Winner" ödülüne layık görülürken; 116UXS MiniLED TV ve XR10 Lazer Projektör’ün de aralarında bulunduğu birçok yenilikçi ürün "Honoree" unvanının sahibi oldu. Futbolun birleştirici gücünü marka değerleriyle buluşturan Hisense, UEFA EURO 2016, 2020 ve 2024’ün ardından UEFA EURO 2028™’in de resmi sponsoru olduğunu açıklayarak küresel spor ortaklıklarındaki uzun soluklu stratejisini sürdürdü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Bankası ile Burgan Bank’tan İş Birliği Haber

İş Bankası ile Burgan Bank’tan İş Birliği

Türkiye İş Bankası ile Burgan Bank’ın dijital bankacılık markası ON Dijital, ortak marka kredi kartı anlaşmasına imza attı. Yapılan iş birliği ile ON Dijital Kredi Kartı kullanıcıları, Türkiye’nin en yaygın ve kapsamlı ekosistemlerinden Maximum’un anlaşmalı olduğu iş yerlerinden taksitli alışveriş yapabilecek. Ayrıca, alışverişlerinde kazandıkları MaxiPuan’larla da ek avantajlar elde edebilecek. “Maximum’u daha geniş kitlelere ulaştırmak için çalışmaya devam ediyoruz” İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, Maximum’un, günlük harcamalardan seyahate, yeme içmeden spor ve kültür-sanata uzanan geniş kapsamda sunduğu ayrıcalıklarla 25 yıldır kullanıcılarına yol arkadaşlığı yaptığını anımsatarak, “Güçlü ve yaygın iş ortaklıklarıyla kullanıcılarımızın ihtiyaç duyduğu her an yanlarında hissettikleri bir değerler ekosistemi olan Maximum’u daha geniş kitlelere ulaştırmak için çalışmaya devam ediyoruz. Burgan Bank ON Dijital iş birliğiyle de ON Kredi Kartı kullanıcılarını Maximum ekosistemine dahil etmekten ve onları Maximum dünyasının avantajlarıyla buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. “İş birliğiyle müşterilerimize daha geniş bir ödeme ağı ve taksit imkânı sunuyoruz” Burgan Bank Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Murat Bozkurt ise “Müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu her noktada yanlarında olmak istiyoruz. ON Dijital olarak sunduğumuz kolaylıklara bir yenisini ekleyerek, İş Bankası ile yaptığımız bu kredi kartı iş birliğiyle müşterilerimize daha geniş bir ödeme ağı ve taksit imkânı sunuyoruz. Maximum gibi kredi kartı sektörünün köklü ve güçlü markalarından biriyle gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğini, ON Dijital’de sunduğumuz deneyimi geliştirme yolunda önemli bir adım olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimizin ihtiyaçlarını odağımıza alarak ON Dijital’in ürün ve hizmetlerini geliştirmeyi sürdüreceğiz” diye konuştu. Maximum, 25 yıldır taksitli alışveriş, kampanya ve MaxiPuan avantajlarının ötesinde bir ekosistem yaklaşımıyla kullanıcılarının hayatına değer katıyor. Burgan Bank ON Kredi Kartı’nın Maximum dünyasına katılmasıyla Maximum’un deneyim ve ayrıcalıkları artık ON Kredi Kartı kullanıcılarına da sunuluyor. Kampanya ve avantajlara ilişkin ayrıntılara, ON Dijital’in “Avantajlar Dünyası” bölümünden ulaşılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Binance TR, Gaming Istanbul 2026’ya SuperApp Sponsoru Olarak Katılıyor Haber

Binance TR, Gaming Istanbul 2026’ya SuperApp Sponsoru Olarak Katılıyor

Türkiye’nin önde gelen oyun ve dijital eğlence festivallerinden Gaming Istanbul’un (GIST) dokuzuncusu, 18-20 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Festivalin SuperApp Sponsoru olan Binance TR, oyun ekosisteminin dijital sahiplik, sanal varlıklar ve çevrim içi işlemlerle kurduğu yakın ilişkiden hareketle hazırladığı deneyimleri ziyaretçilerle buluşturacak. Gaming in Turkey 2026 raporu verilerine göre Türkiye’de sayıları 50 milyonu aşan oyuncu topluluğu, sanal varlıklar, dijital sahiplik, ödül sistemleri ve uygulama içi işlemlerle uzun süredir iç içe yaşıyor. Bu deneyim, oyun topluluğunu dijital ekonominin işleyişine en aşina kitlelerden biri hâline getiriyor. Binance TR de festivalde sunacağı deneyimlerle oyun kültürü ile yeni nesil finansal hizmetler arasındaki ortak dili görünür kılmayı amaçlıyor. “Oyun dünyasının dijital dilini finansal teknolojilerle buluşturuyoruz” Binance TR Genel Müdürü Mücahit Dönmez, oyun topluluğunun dijital ekonomiye ilişkin güçlü bir deneyime sahip olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Oyuncular yıllardır dijital ekonominin içinde yaşıyor. Dijital varlıkların nasıl edinildiğini ve kullanıldığını, dijital sahipliğin ne anlama geldiğini ve çevrim içi ekosistemlerin nasıl işlediğini yakından biliyorlar. Dolayısıyla bu topluluğa yabancı oldukları bir dünyayı anlatmıyoruz; onların hâlihazırda konuştuğu dili finansal teknolojilerle buluşturuyoruz. Oyuncular dijital dünyada hiçbir zaman figüran karakter olmadı. Finansal hayatlarında da aynı şekilde aktif ve bilinçli bir rol üstlenebilmeleri için gereken araçları sunuyoruz.” Dijital topluluklar için tasarlanan bir deneyim Binance TR, Gaming Istanbul’da bütünleşik platform vizyonunu da tanıtacak: her kullanıcının tüm hizmetlere tek bir noktadan ulaşabildiği bir ekosistem. Şirket, festival boyunca hayata geçireceği aktivasyonlarla dijital finans ürünlerini oyun topluluğunun en aşina olduğu interaktif formatta kullanıcılarla buluşturacak. Platform; bankacılık kanalları, Binance TR Akademi ve Dönüştür gibi kolay erişilebilir başlangıç noktalarından daha ileri seviye araçlara uzanan bir ürün yelpazesi sunuyor. Ürünler, ilk adımını atan yeni kullanıcıdan günlük kullanıcıya, derinlik ve çeşitlilik arayan deneyimli kullanıcıya kadar farklı ihtiyaçlara hitap edecek şekilde tasarlandı. Tek ve kesintisiz bir deneyim altında büyüyen bu yelpaze, Binance TR’nin Türkiye’nin finansal süper uygulaması olma vizyonunu güçlendiriyor. Oyun topluluğunun beklentilerinden ilham alan bir yaklaşım Mücahit Dönmez, oyuncuların dijital ürünlere ilişkin beklentilerinin son derece yüksek olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Kullanıcılar farklı ihtiyaçları için çok sayıda uygulama arasında geçiş yapmak yerine kolay, bütünleşik ve kesintisiz bir deneyim bekliyor. Bu yaklaşımı Gaming Istanbul’da anlatmamızın önemli bir nedeni var: oyuncular, dijital deneyimlerdeki yenilikleri en hızlı fark eden, en dikkatli değerlendiren ve benimseyen toplulukların başında geliyor. Bu nedenle GIST’teki deneyimi mevcut bir konseptin oyun temasına uyarlanmış hâli olarak değil, doğrudan bu topluluk için tasarlanmış bir çalışma olarak kurguladık.” Günde 50 bin oyuncuyu ağırlamasının yanı sıra 2 bin 500’ü aşkın sektör profesyonelini B2B konferans programında buluşturan Gaming Istanbul 2026, oyun sektörünün farklı paydaşlarına üç gün boyunca ev sahipliği yapacak. Binance TR’nin festival kapsamında düzenleyeceği etkinlik ve deneyimlere ilişkin ayrıntılar önümüzdeki günlerde açıklanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Spark Connect Yeni Yatırım Turunda Paradan Fazlasını Arıyor Haber

Spark Connect Yeni Yatırım Turunda Paradan Fazlasını Arıyor

Yeni turda belirleyici kriter yalnızca sermaye değil; dağıtım gücü, kullanıcı erişimi ve sektörel uzmanlık olacak. Elektrikli araç şarjı odağıyla 2022 yılında Çağan Koyun tarafından kurulan Spark Connect, geride kalan dört yıl içerisinde farklı mobilite servislerinin tek dijital deneyim altında bir araya gelebildiği kapsamlı bir SuperApp altyapısına dönüştü. KOBIL Ventures'ın yatırımıyla ürün ve güvenlik katmanını geliştiren şirket; elektrikli araç şarjı, otopark, araç kiralama, sigorta, kimlik ve ödeme hizmetleri başta olmak üzere farklı dikeylerde ürün entegrasyonlarına devam ediyor. Mevcut altyapısıyla ve Gireve entegrasyonuyla Türkiye ve Avrupa’da geniş bir şarj ağına erişim sunan Spark Connect, yeni yatırım döneminde bu dağıtım modelini mobilitenin diğer alanlarına da taşımayı hedefliyor. Finansal Yatırımcı Değil, Büyümeyi Destekleyecek Farklı Kabiliyetler Spark Connect, klasik bir finansman turundan farklı olarak yatırımcı tabanını yalnızca finansal katkı üzerinden genişletmek yerine; platforma yeni kullanıcı kanalları, teknoloji altyapısı ve yeni pazarlara giriş imkânı sağlayabilecek stratejik oyuncuları dahil etmeyi planlıyor. Her ortağın Spark Connect’e yalnızca sermaye değil, sektörel uzmanlık, dağıtım ağı ve pazara erişim gibi farklı kabiliyetler kazandırması ve bu kurulan ekosistemin herkes tarafından sahiplenilmesi hedefleniyor. Sürecin vizyonunu değerlendiren Spark Connect Kurucusu Çağan Koyun, büyüme yaklaşımını şu sözlerle özetliyor“Bir startup için sermaye elbette önemli. Ancak geldiğimiz noktada yeni turun kriterinin yalnızca ticket size olmasını istemiyoruz. Dağıtım, hizmet, kullanıcı erişimi ve sektörel uzmanlık bizim için en az sermaye kadar değerli. Platformumuzda kalabalık bir finansal yatırımcı listesi oluşturmak yerine, vizyonumuzu paylaşan ve birbirini tamamlayan güçlü stratejik ortaklarla ekosistemi büyütmek ve güçlü bir zemin inşaa etmek istiyoruz.” Kullanıcı Deneyimini Tekilleştiren MiniApp Ekosistemi Türkiye’de yeni nesil mobilite ekosistemi büyürken kullanıcı deneyimi; şarj, otopark, kiralama ve sigorta gibi servisler arasında parçalanmış durumda. Spark Connect’in temel hedefi, farklı dijital kanallardaki bu servisleri kullanıcı adına tek bir dağıtım ve işlem katmanında birleştirmek. Planlanan açık ekosistem yapısında stratejik ortaklar, kendi servislerini MiniApp modeli üzerinden doğrudan Spark Connect kullanıcılarına sunabilecek. Yatırımcılık bu sistemde yalnızca bir teknoloji şirketinden hisse almak anlamına gelmeyecek; şarj eden, park eden veya seyahat eden kullanıcının yolculuğunda birlikte değer üreten aktif bir ticari ortaklığa dönüşecek. Kullanıcılar da Gelecekte Spark Connect’in Ortakları Arasında Yer Alabilecek Yeni yatırım turundan sağlanacak kaynağın; Türkiye’de kullanıcı büyümesi, yeni mobilite servislerinin entegrasyonu, MiniApp ekosisteminin genişletilmesi ve Avrupa pazarına hazırlık süreçlerinde kullanılması planlanıyor. Kurumsal stratejik ortaklıkların yanı sıra Spark Connect, büyüme hikâyesinin merkezindeki kullanıcılarını da platforma ortak edebilecek modelleri değerlendiriyor. Mevzuat ve düzenleyici gerekliliklerin uygun olması halinde, ilerleyen dönemlerde kullanıcıların da katılım gösterebileceği yenilikçi yatırım yapılarının kurgulanması hedefleniyor. Koyun, bu yaklaşımı şu sözlerle açıklıyor: “Bir platformun değerini yalnızca yatırımcılar oluşturmuyor. Doğru hukuki yapı kurulabilirse, Spark Connect’i kullanan insanların platformun geleceğine de ortak olabilmesini anlamlı buluyoruz.” Sürecin odağının teknoloji geliştirmekten ekosistem büyümesine kaydığını vurgulayan Çağan Koyun, yeni dönemi şu sözlerle özetliyor:“İlk yatırımımız teknolojiyle birlikte ürünü inşa etmek içindi. Yeni turumuz, o teknolojinin üzerinde ekosistemi birlikte büyüteceğimiz ortakları bulmak ve kullanıcıya sunmak için.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Boeing x GİRVAK “Airpreneurs” Programı Beşinci Kez Genç Yetenekleri Bekliyor Haber

Boeing x GİRVAK “Airpreneurs” Programı Beşinci Kez Genç Yetenekleri Bekliyor

Boeing ve Türkiye Girişimcilik Vakfı'nın (GİRVAK) 2016 yılından bu yana sürdürdüğü iş birliği kapsamında düzenlenen “Boeing x GİRVAK Girişimcilik Programı “Airpreneurs”, havacılık alanında yenilikçi çözümler geliştirmek isteyen gençlere takım tabanlı bir girişimcilik ve mentorluk deneyimi sunuyor. Bu yıl beşincisi gerçekleştirilecek program, katılımcıların yalnızca fikir üretmesini değil, gerçek sektör problemlerine uygulanabilir çözümler geliştirmesini hedefliyor. Program kapsamında katılımcılar bireysel olarak değil, program süresince oluşturdukları takımlarla ilerliyor. Süreç boyunca havacılık sektörünün güncel ihtiyaçlarından ilham alan ekipler, fikirlerini geliştirerek uygulanabilir çözümlere dönüştürme fırsatı yakalıyor. Özellikle sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve uçuş güvenliği gibi sektörün öncelikli başlıklarında çözüm üretmeyi amaçlayan program, genç yeteneklerin girişimcilik bakış açısıyla değer yaratmalarını destekliyor. Boeing ve GİRVAK, girişimciliği yalnızca şirket kurmaya indirgemeden; merak etmeyi, deneme cesaretini göstermeyi, birlikte üretmeyi ve sorunlara çözüm odaklı yaklaşmayı teşvik ediyor. Boeing x GİRVAK Girişimcilik Programı “Airpreneurs” de bu anlayış doğrultusunda katılımcılara disiplinler arası çalışma deneyimi kazandırırken, onları sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. Takım çalışması ve mentorluk odaklı bir gelişim süreci Programa kabul edilen katılımcılar, çevrim içi gerçekleştirilecek takım oluşturma etkinliğinde havacılık sektöründen gerçek problemlerle tanışıyor ve ortak ilgi alanları doğrultusunda ekiplerini oluşturuyor. Program boyunca her takım, alanında uzman mentorlarla düzenli birebir görüşmeler gerçekleştirerek fikirlerini geliştiriyor, iş modeli oluşturuyor ve çözüm önerilerini olgunlaştırıyor. Sürecin sonunda ise takımlar, geliştirdikleri projeleri havacılık sektörünün önde gelen temsilcilerinden oluşan jüriye sunma fırsatı yakalıyor. Programa; 18-35 yaş aralığındaki, havacılık ve mühendislik alanlarında öğrenim gören ve havacılık alanına ilgi duyan üniversite öğrencileri, havacılık sektöründe çalışan genç profesyoneller başvuruda bulunabiliyor. Boeing Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Ayşem Sargın, “Boeing olarak, havacılık sektörünün geleceğini şekillendirmek için yeni nesil girişimcileri desteklemeyi kurumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu yıl beşincisini gerçekleştirdiğimiz Airpreneurs programı aracılığıyla üniversitelerdeki potansiyeli sektörün gerçek ihtiyaçlarıyla buluşturarak, yenilikçi fikirlerin filizleneceği güçlü bir ekosistem yaratmayı amaçlıyoruz. Bir taraftan Türkiye’nin havacılıktaki girişimcilik kültürünü teşvik ederken, diğer taraftan genç yeteneklerle birlikte küresel havacılık sorunlarına uygulanabilir ve somut çözümler kazandırmayı hedefliyoruz.” dedi. GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk, programla ilgili şunları dile getiriyor: “Bugün girişimcilik, yalnızca bir şirket kurma yolculuğu değil; merak eden, soru soran, birlikte düşünen ve çözüm üretme cesareti gösteren bireyler yetiştirmek anlamına geliyor. Boeing x GİRVAK Girişimcilik Programı da gençlerin bu bakış açısını gerçek sektör deneyimiyle buluşturuyor. Katılımcılar, havacılık sektörünün güncel ihtiyaçlarına çözüm geliştirirken takım çalışmasını deneyimliyor, alanında uzman mentorlardan destek alıyor ve fikirlerini hayata geçirebilecekleri güçlü bir öğrenme ortamının parçası oluyor. Beşinci yılına ulaşan programımızla, gençlerin potansiyellerini keşfetmelerine, birlikte üretme kültürünü benimsemelerine ve geleceğin havacılık ekosistemine katkı sağlayacak yetkinlikler kazanmalarına destek vermekten büyük mutluluk duyuyoruz. Gençlerin cesur fikirlerinin, sektörlerin dönüşümünde önemli bir rol oynadığına inanıyor ve onları bu yolculuğun bir parçası olmaya davet ediyoruz.” Programa başvurular 20 Eylül tarihine kadar devam ediyor. Başvuru Linki: https://airtable.com/appW3z6MlMaaRDV4D/pagaTpMzKmPjcyoHo/form Boeing Hakkında Dünyanın önde gelen havacılık ve uzay şirketlerinden biri ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) en büyük ihracatçısı olan Boeing, 150'den fazla ülkedeki müşterileri için ticari uçaklar, savunma ürünleri ve uzay sistemleri geliştirmekte, üretmekte ve hizmet sağlamaktadır. ABD ve küresel iş gücümüz ve tedarikçi tabanımız inovasyonu, ekonomik fırsatı, sürdürülebilirliği ve toplumsal etkiyi teşvik etmektedir. Boeing, güvenlik, kalite ve bütünlük gibi temel değerlerimize dayalı kültürümüzü yaşatmaya kararlıdır. GİRVAK Hakkında Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK), 2014 yılında girişimciliğin Türkiye'nin sosyo-ekonomik dönüşümünde kilit bir rol oynadığına inanan iş insanları ve kanaat önderleri tarafından kurulmuştur. GİRVAK, girişimciliği yalnızca şirket kurmak değil; bir düşünme biçimi, deneme cesareti ve etki yaratma aracı olarak ele alır. Gençlerin potansiyeline yatırım yaparak, teknoloji ve girişimcilik yoluyla toplumsal ve çevresel sorunlara çözüm üretmelerini destekler. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa, Isı Pompasında Vites Büyüttü… Türkiye Bu Dönüşümü Kaçırmamalı Haber

Avrupa, Isı Pompasında Vites Büyüttü… Türkiye Bu Dönüşümü Kaçırmamalı

Avrupa'daki dönüşümün yalnızca cihaz değişiminden ibaret olmadığını belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme & Şubeler Direktörü Zafer Çüman, Türkiye'nin de bu süreci bütüncül bir enerji vizyonuyla değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Avrupa'da enerji dönüşümünün lokomotifi haline gelen ısı pompaları yeniden güçlü bir büyüme trendine girdi. Avrupa Isı Pompası Birliği'nin (EHPA) yayımladığı 2025 öncü verilerine göre, 16 Avrupa ülkesinde konut tipi ısı pompası satışları bir önceki yıla göre ortalama %10,3 artarak 2,62 milyon adede ulaştı. Böylece Avrupa genelindeki kurulu ısı pompası sayısı yaklaşık 28 milyona yükseldi. Satışların yeniden ivme kazanmasında; istikrarlı teşvik programları, elektrifikasyon politikaları ve fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmaya yönelik kamu politikaları belirleyici rol oynadı. Avrupa'da ısı pompası satışları ilk çeyrekte %17 arttı Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) 2026 Dünya Enerji Yatırımları Raporu da elektrifikasyonun küresel enerji yatırımlarındaki ağırlığının her geçen yıl arttığını ortaya koyuyor. Rapora göre, 2026'nın ilk çeyreğinde Avrupa'da ısı pompası satışları geçen yılın aynı dönemine göre %17 artış gösterdi. Enerji dönüşümünün yalnızca yeni teknolojilere geçiş olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Üçay Mühendislik İcra Kurulu Üyesi ve İklimlendirme & Şubeler Direktörü Zafer Çüman, şunları söyledi: Dönüşümün merkezinde ısı pompaları yer alıyor "Bugün Avrupa'da yaşanan dönüşüm, yalnızca doğal gaz kazanlarının yerini ısı pompalarının alması olarak değerlendirilmemeli. Yeniden tasarlanan sadece cihazlar değil; enerjinin üretiminden depolanmasına, yönetiminden tüketimine kadar uzanan bütün enerji sistemidir. Isı pompaları da bu entegre ekosistemin en önemli bileşenlerinden biridir." Avrupa'da ısı pompalarına olan ilginin temelinde karbon emisyonlarını azaltma hedefleri, fosil yakıtlara bağımlılığı düşürme politikaları, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla tam uyumlu sistemlere geçiş ve uzun vadede enerji maliyetlerini kontrol altında tutma ihtiyacının bulunduğunu belirten Çuman, bu dönüşümün kamu politikalarıyla da desteklendiğini ifade etti. Birçok Avrupa ülkesinde elektrik üzerindeki vergi yükünün azaltılmasına yönelik uygulamaların da pazarın büyümesini desteklediğini söyledi. Dört mevsim çözüm sunuyor Enerji verimliliği yüksek sistemlere geçişin artık yalnızca çevresel değil, ekonomik bir gereklilik haline geldiğini vurgulayan Çüman, şunları söyledi: “Isı pompaları yalnızca kış aylarında ısıtma sağlayan sistemler değildir. Aynı zamanda yaz aylarında soğutma ve kullanım sıcak suyu ihtiyacını da karşılayarak dört mevsim çözüm sunuyor. Bu özellikleri sayesinde hem bireysel kullanıcılar hem de ticari işletmeler için enerji maliyetlerini düşüren önemli bir teknoloji haline geliyor. Öte yandan Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği ve yenilenebilir enerji potansiyeli sayesinde ısı pompası teknolojilerinin yaygınlaşması için önemli avantajlara sahip." Enerji sektörünün önümüzdeki dönemde birbirini tamamlayan teknolojiler üzerine kurulacağını ifade eden Çüman, sözlerini şöyle tamamladı: "Enerji dönüşümünü yalnızca yeni cihazlara geçiş olarak değerlendirmemek gerekiyor. Gelecekte; güneş enerjisi sistemleri, ısı pompaları, enerji depolama çözümleri ve elektrikli araç şarj altyapıları birbirini tamamlayan entegre bir ekosistem oluşturacak. Türkiye'nin bu dönüşümü bugünden planlaması hem enerji güvenliği hem de sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıyor." Üçay Mühendislik Hakkında Temelleri 2000 yılında atılan Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş., enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklimlendirme, elektrik, mekanik, güneş enerjisi sistemleri (GES) ve elektrikli araç (EA) şarj hizmetleri alanlarında faaliyet göstermektedir. Bağlı ortaklığı Elaris ile elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği ve elektrikli şarj istasyonu satışı alanlarında da hizmet sunmaktadır. Merkezi İstanbul olan Üçay Mühendislik, Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 22’den fazla ilde 35’in üzerinde şube, depo ve showroom ile faaliyetlerine devam etmektedir. Kurulduğu günden bu yana 2 milyondan fazla bireysel ve kurumsal müşteriye mühendislik hizmeti sağlayan şirket, gelişmiş ERP altyapısıyla birbirine entegre çalışan şubeleri aracılığıyla yılda ortalama 30.000 müşteriye hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunmaya devam etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayer Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası İçin Başvuruları Başlattı Haber

Bayer Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası İçin Başvuruları Başlattı

Bayer, sağlık ve tarım alanında faaliyet gösteren yenilikçi girişimleri görünür kılmak amacıyla hazırladığı "Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası"nı güncelliyor. Tenity iş birliğiyle dokuz yıldır yürütülen G4A Girişim Hızlandırma Programı kapsamında iki yılda bir yayımlanan harita için başvurular başladı. Türkiye’nin sağlık ve tarım alanındaki girişimcilik ekosistemini tek bir platformda bir araya getirmeyi hedefleyen haritada yer almak isteyen girişimler, 6 Eylül Pazar gününe kadar bu link üzerinden başvuruda bulunabilecek. Haritada yer almak isteyen girişimlerin logo, şirket unvanı, çalışma alanı ve web sitesi iletişim bilgilerini paylaşması ve başvuru formunu detaylı bir şekilde doldurması gerekiyor. İletişim Desteği Verilecek 2026 yılı Türkiye Dijital Sağlık ve Tarım Girişimleri Haritası; akıllı tarım teknolojilerinden telesağlığa, zararlılarla mücadeleden hastane ve eczane çözümlerine kadar sağlık ve tarım alanında farklı kategorilerde faaliyet gösteren girişimleri kapsayacak. Değerlendirmeler sonucunda haritada yer alacak girişimler ekim ayında açıklanacak. Bayer, belirlenen startup’ları sosyal medya kanalları ve çeşitli platformlarda paylaşarak görünürlüklerine katkı sağlayacak. Güncellenen harita ile yenilikçi girişimlerin görünürlüğünün artırılması, ekosistem paydaşları arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesi ve inovasyon kültürünün gelişimine katkı sağlanması amaçlanıyor. Bayer Hakkında Bayer, sağlık ve beslenme ile ilgili yaşam bilimleri alanlarında uzmanlaşmış küresel bir şirkettir. "Herkes için Sağlık, Sıfır Açlık" misyonu doğrultusunda, artan ve yaşlanan küresel nüfus nedeniyle çağımızın önemli sorunlarına ürün ve hizmetleriyle çözüm sunmaya katkıda bulunarak insanlara ve yaşadığımız gezegene destek olmayı amaçlamaktadır. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerine bağlı olan şirket, faaliyet gösterdiği alanlarda olumlu etki yaratma konusunda kararlıdır. Bayer Grup, aynı zamanda inovasyon ve büyüme yoluyla değer yaratmayı ve kâr etme gücünü artırmayı hedeflemektedir. Bayer markası tüm dünyada güveni, kaliteyi ve güvenilirliği temsil etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DataSpecta’da 80 Mühendis Yerli Yapay Zeka Modelleri İçin Çalışıyor Haber

DataSpecta’da 80 Mühendis Yerli Yapay Zeka Modelleri İçin Çalışıyor

Dünyada hızla gelişen yapay zeka teknolojileri, Türkiye'de de güçlü bir ekosistem oluşturuyor. OYAK'ın girişim sermayesi yatırımları arasında yer alan Innovance bünyesinde faaliyet gösteren DataSpecta, dört yıldır yerli büyük dil modelleri ve farklı sektörlere yönelik yapay zeka çözümleri geliştiriyor. Şirket, bu alandaki çalışmalarını 80 kişilik mühendis ekibiyle sürdürüyor. Türkiye'deki yapay zeka ekosisteminin son yıllarda önemli ölçüde geliştiğini belirten Innovance Kurucusu ve Genel Müdürü Yusuf Ürey, "Dört yıl önce kurduğumuz DataSpecta şirketimiz, veri ve yapay zeka teknolojilerine odaklanıyor. Bugün 80 kişilik mühendis ekibimizle büyük dil modelleri, üretken yapay zeka çözümleri ve kurumsal yapay zeka uygulamaları üzerinde çalışıyoruz. Finans, insan kaynakları, pazarlama ve farklı iş süreçlerine yönelik üretken yapay zeka çözümleri geliştiriyoruz. Bunun yanında birçok OYAK şirketinde yapay zeka dönüşümüne yönelik çalışmalar yürütülüyor." şeklinde konuştu Kendi GPU altyapısında 10'un üzerinde ürün geliştirildi Yapay zeka çalışmalarını kendi bünyelerinde kurdukları GPU altyapısı üzerinde yürüttüklerini belirten Ürey, bu yatırımın model geliştirmeden ürünleşmeye kadar tüm süreci hızlandırdığını söyledi. Ürey şöyle devam etti: "DataSpecta bünyesinde GPU sunucu yatırımı gerçekleştirdik. Bu altyapı sayesinde kendi geliştirdiğimiz ya da kurumların ihtiyaçlarına göre optimize ettiğimiz büyük dil modelleriyle uçtan uca çözümler üretebiliyoruz. Veriyi dışarıya çıkarmadan kendi ortamımızda çalışabiliyor olmak bize hem güvenlik hem de esneklik kazandırıyor. Ar-Ge ekibimiz bu ortamı kullanarak, codeSpecta ve CogniSpecta gibi kapsamlı platformlar başta olmak üzere bugüne kadar 10'un üzerinde ürün ve çözüm geliştirdi." Geliştirilen çözümlerin bir bölümünün şirketin kendi projelerinde de kullanıldığını aktaran Ürey, "Ürettiğimiz teknolojileri yalnızca müşterilerimize sunmakla kalmıyor, kendi projelerimizde de kullanıyoruz. Bugün yapay zeka desteğiyle kod geliştiriyor, mevcut sistemlerin kodlarını analiz ederek modernizasyon projeleri yürütüyor, veri modelleri ve raporlar üretiyoruz. Bu örnekler her geçen gün artıyor. Kendi ürünlerimizi sahada birebir kullanmak, onları gerçek ihtiyaçlarla olgunlaştırmamızı sağlıyor; bu yaklaşım bize standardizasyon, hız ve kalite olmak üzere üç alanda somut kazanım getirdi." şeklinde konuştu. Yapay zekada yerli teknolojilerin önemi Yapay zekanın savunmadan lojistiğe, sanayiden finansa kadar birçok alanda dönüşümü hızlandırdığını belirten Ürey, yerli teknoloji geliştirme kabiliyetinin önemine dikkat çekti. Son dönemde yaşanan küresel gelişmelerin, yapay zekanın stratejik önemini daha görünür hâle getirdiğini belirten Ürey sözlerini söyle sürdürdü: “Ancak yalnızca savunma alanında değil, hizmet sunduğumuz tüm sektörlerde de güvenilir, sürdürülebilir ve yerli teknolojiler geliştirmek büyük önem taşıyor. Verinin güvenli şekilde yönetildiği ve kurumların ihtiyaçlarına göre geliştirilen yapay zeka çözümleri, dijital dönüşümün temel unsurlarından biri hâline geliyor. Kritik teknolojilerde yerli yetkinliklerin geliştirilmesi ve kurumların kendi teknolojik kabiliyetlerini güçlendirmesi büyük önem taşıyor." Türkiye'de yapay zeka ekosistemi büyüyor Türkiye'de teknoloji girişimlerinin ve yapay zeka kullanımının hızla geliştiğini belirten Ürey, "Türkiye'de yapay zeka ekosistemi her geçen gün güçleniyor. Geliştirilen teknolojilerin hem kurumlar hem de bireyler tarafından giderek daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Bu gelişim, yerli teknoloji üreticileri için de önemli fırsatlar oluşturuyor." şeklinde konuştu. Yerli teknoloji girişimlerine yapılan yatırımların önemine dikkat çeken Ürey, "Yapay zeka alanında hem yatırım hem de uzun soluklu Ar-Ge büyük önem taşıyor. Dünyada şirketler yapay zeka teknolojilerine milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Biz de Innovance olarak veri ve yapay zeka alanında, başta OYAK şirketleri olmak üzere farklı sektörlerden kurumlarla birlikte çalışıyor, yerli teknolojiler geliştirmeye devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. OYAK bünyesinde ortak yapay zeka altyapısı OYAK bünyesinde yürütülen çalışmalara da değinen Yusuf Ürey, OYAK Dijital ile birlikte ortak bir yapay zeka altyapısı oluşturduklarını belirtti. Yapay zeka teknolojilerinin gerektirdiği yüksek maliyetleri azaltmak ve OYAK şirketlerine merkezi bir yapı üzerinden hizmet sunabilmek amacıyla OYAK Dijital ile birlikte ortak bir altyapı tasarladıklarını ifade eden Ürey “Bu yapı sayesinde şirketlerin ihtiyaç duyduğu yapay zeka çözümlerinin daha güvenli, hızlı ve verimli şekilde geliştirilmesini hedefliyoruz." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.