Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekran Süresi

Kapsül Haber Ajansı - Ekran Süresi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekran Süresi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeşilay’dan Dijital Bağımlılıklara Karşı Acil Eylem Planı ve Ortak Sorumluluk Çağrısı Haber

Yeşilay’dan Dijital Bağımlılıklara Karşı Acil Eylem Planı ve Ortak Sorumluluk Çağrısı

Dinç, dijital dünyanın çocuklar için giderek daha riskli bir hâl aldığını belirterek, korunma ve müdahale sürecinin bireysel çabaların ötesine geçtiğini,çocukları dijital zararlardan korumak için acil ve bütüncül bir halk sağlığı yaklaşımına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Türkiye Yeşilay Cemiyeti, alkol, madde, tütün, kumar ve internetle ilişkili bağımlılıklar olmak üzere beş bağımlılığa karşı mücadele etmeye ve farkındalık çalışmalarıyla toplumu bilinçlendirmeye devam ediyor. Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Antalya’da gerçekleştirilen HIMMS+EURASIA 2025, Sağlık Bilişimi ve Eğitimi, Konferansı ve Fuarı’na katıldı. Dinç, “Bağlayan Sağlık, Önce İnsan Teknolojisi" temasıyla gerçekleştirilen konferansta yaptığı “Dijital Pediatri ve Genç Nesil Sağlığı: Nesiller Arası Yaklaşım” başlıklı sunumda, dijitalleşmenin çocuk ve genç sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Sunumda, dijital ekosistemin artık doğrudan bir “sağlık belirleyeni” haline geldiği belirtilerek, dijital bağımlılık riskleriyle mücadelede yalnızca bireysel farkındalık ya da ebeveyn kontrolünün yeterli olmadığı vurgulandı. Dinç, bu tabloyu “yeni bir halk sağlığı krizi” olarak tanımlayarak güçlü kurumsal düzenlemelerin aciliyetine işaret etti. DİJİTAL MARUZİYET ALARM VERİYOR: ÇOCUKLAR EKRAN KUŞATMASI ALTINDA Paylaşılan verilere göre çocuklar ekran karşısında kritik düzeyde zaman geçiriyor. 0–8 yaş arası çocukların günlük ekran süresi 2 saat 27 dakika iken, 5–8 yaş aralığında bu süre 3 saat 28 dakikaya kadar yükseliyor. Türkiye, 10–12 yaş grubunda akıllı telefon sahipliğinin en erken görüldüğü OECD ülkesi konumunda. Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verileri de internete başlama yaşının ortalama 9,36 olduğunu ve sorunlu kullanım davranışlarının çoğunlukla 12,22 yaş civarında başladığını gösteriyor. Bu tablo, erken ve yoğun dijital maruziyetin çocuklarda bağımlılık riskini ciddi oranda artırdığını ortaya koyuyor. DİJİTALLEŞMENİN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ ÇOK BOYUTLU Dijital maruziyetin çocukların davranış, ruh sağlığı ve bilişsel gelişimi üzerinde belirgin etkileri bulunuyor. Yoğun ekran kullanımı küçük yaşlarda anksiyete, depresif belirtiler, saldırganlık ve dikkat sorunlarında artışla ilişkilendiriliyor. OECD ülkeleri verilerine göre 2017–2022 arasında siber zorbalık oranı yüzde 25'in üzerinde artmış durumda ve her altı çocuktan biri bu şiddeti doğrudan deneyimliyor. Ayrıca, okul öncesi çocuklara yönelik dijital uygulamaların yüzde 67’sinin kullanıcı verilerini üçüncü taraflarla paylaştığı görülüyor. Düşük dijital sağlık okuryazarlığı ise yanlış bilgiye maruziyeti artırarak bağımlılık gelişimini kolaylaştırıyor. Tüm bu veriler, dijitalleşmenin çocuklar için doğrudan bir sağlık riski haline geldiğini işaret ediyor. ÇOCUKLARIN DİJİTAL GÜVENLİĞİ ARTIK DEVLET POLİTİKASI HALİNE GELİYOR Sunumda aktarılan uluslararası gelişmeler, çocukları dijitalden koruma sorumluluğunun artık ortak bir sorumluluk olması gerektiğini ortaya koyuyor. Güney Kore’de 16 yaşın altındaki çocuklara gece 00.00–06.00 arasında çevrimiçi oyun kısıtlaması getiriliyor. Çin’de ise 18 yaş altı çocukların oyun süresi hafta içi günlük 90 dakika ile sınırlandırılıyor. Birleşik Krallık çevrimiçi güvenlik yasalarıyla platformlara yaş doğrulama ve güvenli içerik sağlama yükümlülüğü getirirken, Avustralya’da 16 yaş altı kişilerin sosyal medya hesabı açmasını engelleyici düzenlemeler 10 Aralık itibarıyla yürürlüğe giriyor. Bu uygulamalar, çocuk güvenliğinin giderek daha fazla devlet politikası kapsamına alındığını gösteriyor. DOÇ. DR. MEHMET DİNÇ: “DİJİTAL BAĞIMLILIKLA MÜCADELE TOPLUMSAL SORUMLULUKTUR” Mehmet Dinç, dijital bağımlılıkla mücadelede yükün yalnızca ebeveynlerin omzunda bırakılamayacağını, çocukların korunmasının devletler, kurumlar, platformlar ve teknoloji şirketleri tarafından birlikte üstlenilmesi gereken bir toplumsal sorumluluk olduğunu vurgulayarak kamuoyuna çağrıda bulundu. Bu kapsamda çocuk ve gençleri koruyan yeni yasal çerçevelerin oluşturulması, platformlara yaş doğrulama ve ebeveyn onayı zorunluluğu getirilmesi, bağımsız içerik denetim yapılarının oluşturulması, dijital içeriklerde akıllı uyarı ve kullanım sınırlayıcı sistemlerin geliştirilmesi, dijital oyun ve platformların yaş uygunluğuna göre bağımsız şekilde derecelendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ekran Bağımlılığı Ağız Sağlığını Tehdit Ediyor! Haber

Ekran Bağımlılığı Ağız Sağlığını Tehdit Ediyor!

Uzun süre telefon veya bilgisayara dalmanın, diş fırçalama rutinlerini aksattığını ve çürük riskini artırdığını aktaran Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Ekran başında geçirilen süre çoğu zaman atıştırmalık tüketimiyle birleşiyor. Genellikle şekerli içecekler, çikolata, cips gibi kuru ve yapışkan gıdalar daha fazla tüketiliyor.” dedi. Gece telefon kullanımının uyku kalitesini düşürerek bağışıklığı zayıflatabildiğine ve diş eti iltihabını tetikleyebildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Bahar, dijitali tamamen bırakmadan küçük günlük rutinler oluşturarak ağız sağlığının korunabileceğini aktardı. Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, dijital bağımlılığın özellikle gençlerde ağız sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine değindi ve küçük günlük önlemlerle bu etkilerin nasıl azaltılabileceği hakkında bilgi verdi. Uzun süre ekran başında kalındığında diş fırçalamak unutulabiliyor! Günümüzde ekran karşısında geçirilen sürenin artmasının, ağız sağlığı açısından da önemli olduğunu dile getiren Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Özellikle gençler arasında dijital bağımlılığın yaygınlaşmasıyla birlikte ağız sağlığı da doğrudan etkilenmeye başladı.” dedi. Ekran süresinin tek başına çürük ya da periodontal hastalık oluşturmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Bahar, “Fakat beraberinde getirdiği yaşam tarzı değişiklikleri ağız sağlığını belirgin şekilde bozabiliyor. Uzun süre ekran başında kalındığında en sık görülen durum, bireyin günlük rutinlerini aksatması oluyor. Özellikle ergenlerde ve genç erişkinlerde, telefon veya bilgisayara dalındığında diş fırçalama kolayca atlanabiliyor, ertelenebiliyor ya da tamamen unutuluyor.” şeklinde konuştu. Gece telefon kullanımı diş eti iltihabını artırabiliyor Ekran başında geçirilen sürenin çoğu zaman atıştırmalık tüketimiyle birleştiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Genellikle şekerli içecekler, çikolata, cips gibi kuru ve yapışkan gıdalar daha fazla tüketiliyor. Yeme sonrası ağız bakımı yapılmadığı için de bu durum çürük riskini ciddi şekilde artırıyor.” dedi. Bir diğer önemli etkinin uyku düzeninin bozulması olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Bahar, şöyle devam etti: “Özellikle gece telefon kullanımının artması melatonin üretimini etkiliyor, uyku kalitesini düşürüyor. Kalitesiz uyku ise hem bağışıklığı zayıflatıyor hem de periodontal dokularda inflamasyonu (diş eti iltihabı) artırabilecek hormonal değişikliklere yol açabiliyor. Buna ek olarak, uzun süre aynı pozisyonda ekrana bakmak boyun ve çene kaslarında gerginlik yaratarak ve çene ekleminde (tempromndibular-TME ) sorunlarını tetikleyebiliyor.” Ekran süresinin artmasıyla, ağız hijyeni bozuluyor ve çürük oranları yükseliyor! Beslenme düzeninin de dijital bağımlılığın en çok bozduğu alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Dijital platformlara dalmış bireylerde öğün atlama, gece geç saatlerde yemek yeme, şekerli içecek tüketiminin artması gibi davranışlar daha sık görülüyor.” dedi. Bu yaşam tarzı bozukluklarının, çürük oluşumunu artırdığının birçok çalışmayla gösterilmiş durumda olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Bahar, “Son yıllarda gençlerin ekran süresinin belirgin şekilde artmasıyla birlikte ağız hijyeni davranışlarındaki bozulmanın ve çürük oranlarının yükseldiğine dair bulgular da giderek güçleniyor. Özellikle ergenlerde internet bağımlılığı oranlarının yüzde 15–30 arasında değiştiği bildiriliyor ve bu grubun ağız sağlığı davranışları, ekran süresi düşük olanlara göre belirgin şekilde daha zayıf.” açıklamasını yaptı. Dijitali tamamen bırakmaya gerek yok; küçük günlük düzenlemeler bile çok etkili! Risk grubundakilerin ağız sağlığını korumalarının mümkün olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Öncelikle dijital kullanımın tamamen bırakılması gerekmiyor; ancak günlük rutinde bazı küçük düzenlemeler oldukça etkili oluyor.” dedi. Yapılabilecek düzenlemeler hakkında önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Bahar, sözlerini şöyle tamamladı: “Yemeklerden sonra telefon/tablet kullanılmadan önce kısa bir fırçalama rutini oluşturmak, ekran başında geçirilen sürede şekerli içecek ve atıştırmalıkları sınırlandırmak, su tüketimini artırmak, gece telefon kullanımını azaltmak ve uyku düzenini toparlamak ağız sağlığı üzerinde çok olumlu sonuçlar doğuruyor. Hatta dijital teknolojinin olumlu yönlerinden yararlanmak da mümkün. Fırçalama süresini takip eden uygulamalar, AI destekli diş fırçaları ve teledentistry gibi araçlar ağız bakımını destekleyebiliyor.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.