Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekrem İmamoğlu

Kapsül Haber Ajansı - Ekrem İmamoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekrem İmamoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul’un Ulaşımına Dev Entegrasyon Haber

İstanbul’un Ulaşımına Dev Entegrasyon

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), durdurulan metro projelerini yeniden işler hale getirerek kent ulaşımına kazandırma çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, 2017 yılında ihalesi yapılmasına rağmen finansman yetersizliği nedeniyle durdurulan ve 2019 yılı sonrasında sağlanan öz kaynaklarla yeniden başlatılan Ümraniye-Ataşehir-Göztepe metro hattının 60. Yıl Parkı İstasyonu'nda sürücüsüz modda test sürüşleri gerçekleştirildi. İBB Başkanvekili Nuri Aslan’ın ev sahipliğinde yapılan test sürüşüne Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yeni Parti Genel Başkan Yardımcıları, Milletvekilleri, Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB’nin üst yönetimi, Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Meclis Üyeleri, Mahalle Muhtarlar ve çok sayıda davetli katıldı. Hattın “60’ncı Yıl Parkı” durağında başlanan test sürüşünde ilk olarak Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar teknik bir sunum yaptı. Ardından İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, sırasıyla birer konuşma yaptı. Özgür Özel, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Bugün burada çok keyifli bir test sürüşü için toplanmış bulunuyoruz. Öncelikle şunu söyleyeyim; Ceyhun Bey gibi İstanbul Büyükşehir Belediyesinin çok liyakatli ve işinin erbabı, görevini hakkıyla yapan ve bir süre haksız bir şekilde görevinden uzaklaştırılmış, özgürlüğünden uzaklaştırılmış olan değerli bir bürokratımızın bu proje sunumunu gerçekleştirmiş olması bizim için çok anlamlı. Ümit ediyoruz işine odaklı, İstanbul'a hizmete odaklı tüm arkadaşlarımız en kısa sürede özgürlüklerine kavuşurlar.” “2019'DA İSTANBULLU, METROYU 'YAPAMAYIZ, PARA YOK' DİYENLERE DEĞİL, 'BİR YOLUNU BULACAĞIZ' DİYEN EKREM İMAMOĞLU'NA OY VERDİ” “2017 yılında Meclis'te büyük tartışmaydı. İstanbul'da, yürümesi gereken 10 metro hattına Adalet ve Kalkınma Partisi beton dökmeye karar verdi. Yapmamaya karar verdi. Gerekçe: Kamu yararı yoktur. Yani, 'Paramız yoktur, bu parayı oraya verirsek maaş ödeyemeyiz, başka hizmet yapamayız.' Birkaçında 'Yanlış proje' falan dediler, altısında 'Kamu yararı yoktur' dediler. 10 metro hattını da durdurdular. 2019 seçim kampanyasında Ekrem Başkan'la birlikte katıldığım her toplantıda Ekrem Başkan 'O 10 metro hattını da yürüteceğim' diye söz verdi. Karşı taraftan dediler ki: 'İmkanı yok, mümkün değil. Hangi parayla? Arkasında devlet gücü varken AK Parti yapamamış da sen muhalefetteyken bunu yapamazsın' dediler. 2019'daki tartışması buydu. 2019'da İstanbullu, metroyu 'Yapamayız, para yok' diyenlere değil, 'Bir yolunu bulacağız' diyen Ekrem İmamoğlu'na oy verdi. Ekrem Başkan, Pelin Hanım'ı dünyada raylı sistemler konusunda Türkiye'de yetişmiş en önemli yöneticilerden bir tanesi olan Pelin Hanım'ı göreve getirdi. Pelin Hanım'la birlikte çok liyakatli bir kadro kuruldu. Dünyada bu metrolar için bir yandan finans arayışına girildi projelerin tanıtımına ama bir yandan 'Bütün metrolara startı veriyoruz' dediler. 'Bir şekilde biz bu parayı bulacağız.' Ve bir yandan metro inşaatlarının hazırlıkları başladı, bir yandan dünyaya gidildi, bu projeler anlatıldı ve yurt dışından kaynaklar bulundu. Tabii bu kaynakların likit para olarak gelmesi zaman alacaktı ama mevcut İstanbul'un kaynaklarıyla inşaatlar bir yandan başladı.” “İSTANBUL İÇİN BU GÖRDÜĞÜNÜZ KUZEY-GÜNEYDE ÇALIŞACAK OLAN METROLAR DA SON DERECE ÖNEMLİ” “Geçen hafta savunmasında Ekrem İmamoğlu'na yöneltilen suçlama, 'Metrolar için gelen parayı başka yere harcamışsın, dışarıdan bulduğun parayı başka yere harcamışsın' diyorlardı. Ekrem Başkan da dedi ki: 'Önce İstanbul'un parasıyla metroları başlattım, birkaç yıl içinde paralar geldikçe bu cepten aldım bu cebe koydum, borcu kapattım. Yoksa bu metrolar nasıl yapılacak?' deyince herkes döndü baktı, Savcı Bey de önüne baktı. Çünkü rakamlarla koydu; ne kadar para almış, bu metrolar ne kadara mal olmuş. Şimdi öyle bir test sürüşündeyiz. Bu metro hattının başka bir anlamı var. Bakın, büyükşehirlere bakın; metrolar önce zengin mahallelerinin, zengin semtlerinin arasında gitmeye başlar. Oysa bu metro hattına baktığınızda Ümraniye'yi denize bağlıyor. Yoksul semtleri daha varlıklı mahallelere, şehrin merkezine ulaştıran ve bunu toplu taşımayla yapan projelerin anlamı başkadır. Bunu kentteki eşitsizlikleri ortadan kaldırmak isteyenler, geride kalanları biraz olsun öne almak isteyenler ve kenti sosyolojik olarak birbiriyle barıştırmak isteyenler, gettolarla şehrin merkezi arasındaki uçurumu ortadan kaldırmak isteyenler yapar. Yoksa denizin kenarında varlıklı semtler arasında metro hattı elbette yapılmalıdır ama bu kadar önemli bir iş, yani arabası olmayanların ya da bir şehir otobüsünde saatlerce kalmak zorunda kalanların hızla şehrin varlıklı yerlerine ulaşması, üniversitelere ulaşması, dershanelere ulaşması, alışveriş merkezlerine ulaşması açısından İstanbul için bu gördüğünüz kuzey-güneyde çalışacak olan metrolar da son derece önemli.” “10 AK PARTİLİ TRABZONLU, TRABZON'A BİR TANE METRO YAPAMADILAR. BİR TANE TRABZONLU EKREM İMAMOĞLU, İSTANBUL'A 10 TANE METRO YAPTI ARKADAŞLAR” “Hep Trabzon'da konuşuruz bunu, Trabzonlular da gülerek söylerler: 2019 tarihine gelene kadar Trabzon'da 10 tane AK Parti'li vardı; 4 milletvekili, 4 bakan, 1 Büyükşehir Belediye Başkanı, Ortahisar Belediye Başkanı... 10 AK Partili Trabzonlu, Trabzon'a bir tane metro yapamadılar. Bir tane Yeni Partili Trabzonlu Ekrem İmamoğlu, İstanbul'a 10 tane metro yaptı arkadaşlar. Aradaki fark bu kadar nettir. Bir tarafta 10 AK Partilinin memleketine bir metro yapamadığı yer, bir tarafta dünyanın en bilindik metropolüne devlet gücüne rağmen, durmuş inşaatlara inat 10 metroyu başlatanlar. Ve Ekrem İmamoğlu ilk dönemini tamamladı. İkinci döneminin bir yılı olmuşken özgürlüğünden uzaklaştırıldı. Ama Sayın Nuri Aslan ve İBB'nin liyakatli kadroları var gücüyle çalışıyorlar. Ekrem Başkan da oradan bütün zihniyle, düşünce gücüyle, tecrübesiyle katkı sağlıyor ve bu dönem bittiğinde, biraz önce de ifade edildi, 10 metro hattı da bitmiş olacak. Zaten 6 tanesi şu anda çalışıyor, 2 tanesi 2027'de, 2 tanesi 2028'de tamamen tamamlanmış olacak ve 10 metro hattı da bitmiş, devamı için de çabalar sürüyor olacak.” “İYİ Kİ VARLAR, EMEKLERİNE SAĞLIK, YÜREKLERİNE SAĞLIK” “Ekrem Başkan geçen hafta söyledi, burada söyleyelim: Dünyada 10 metroyu birden yerin altında ilerleten bir başka belediye, bir başka devlet yok. Bu çok önemlidir, bunu not edelim. Ki bu kadar imkansızlığa, bu kadar zorlamaya, işin başındaki kişi hapiste olmasına rağmen yani, düşünün. Kişi başına metroda da bugüne kadar herkes İstanbul'a metro yaptı. Bir yılda kaç kilometre metro yaptığıyla bu karşılaştırılabilir. Ben İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bugün görevde olan Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan'dan başlayıp kadroya en son katılmış olan en yeni çalışanına kadar ve burada işinin başında gece gündüz çalışan arkadaşlarımız ve özgürlüğünden edilmiş gününü bekleyen arkadaşlarımıza her birine ayrı ayrı, yürekten kutluyorum her birisini. Çünkü çok zor bir işi kolay ettiler ve çok önemli bir hizmeti gerçekleştirdiler. Hepsini ayrı ayrı kutluyorum. İyi ki varlar, emeklerine sağlık, yüreklerine sağlık. Teşekkür ediyoruz." İBB Başkanvekili Nuri Aslan ise konuşmasında şöyle konuştu: “DÜNYADA HİÇBİR ŞEHİRDE AYNI ANDA 10 METRO İSTASYONUNU, AYNI ANDA İMALAT YAPAN BİR DÖNEM OLMAMIŞ. DOLAYISIYLA DA EKREM BAŞKANIMIZA BU VESİLEYLE DE 'METRO FATİHİ' DENİLİYOR” "2017 yılında aslında birçok metro için ya ihale yapılıyor ya temel atılıyor. 2017 ve öncesinde. Sonra Kadir Topbaş Bey'in istifası neticesinde yeni seçilmiş olan belediye başkanı bütün projeleri ya finansman yetersizliğinden ya da proje yanlışlığı var diye durduruyor. 2019'a kadar İstanbul'da metro inşaatları durmuş vaziyette. 2 yıl boyunca başlıyor ve 2019'da Ekrem Başkanımızın göreve gelmesiyle beraber finansman problemi çözülüyor ve aynı zamanda 10 metro inşaatı faaliyete geçiyor. Ve dünyada hiçbir şehirde aynı anda 10 metro istasyonunu, aynı anda imalat yapan bir dönem olmamış. Dolayısıyla da Ekrem Başkanımıza bu vesileyle de 'Metro Fatihi' deniliyor.” “ÜMRANİYE-ATAŞEHİR-GÖZTEPE HATTINI 19 ARALIK'TA AÇACAĞIZ” “Onlarca istasyonu devreye aldık. 240 kilometreye çıktı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin çalışmalarıyla. Şu anda da 6 hatta çalışmamız devam ediyor Genel Başkanım. Bulunduğumuz hat Ümraniye-Ataşehir-Göztepe hattını 19 Aralık'ta açacağız. Hemen biraz önce şurada gördüğümüz Sabiha Gökçen bağlantısı olacak, Pendik-Kaynarca Sabiha Gökçen bağlantımız var. Onu da 2027'nin mayıs ayında devreye alacağız. Mevcut hatları Allah izin verirse 2028'in sonuna kadar inşaatı devam eden 6 hattı da İstanbulluların kullanımına sunacağız. Aynı zamanda Genel Başkanım, Yenidoğan-Emek hattı var şurada, şu gördüğünüz nokta. Onu da inşaatına başlıyoruz. Bir taraftan da Mahmutbey-Esenyurt hattının TBM çıkışını inşallah kasım sonunda gerçekleştireceğiz. Birinci çıkışı Kanuni Sultan Süleyman Hastanesine kadar, hemen arkasından da ikinci kısma başlayacağız; Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi yani Halkalı-Esenyurt hattı efendim. Şimdi arkadaşlarımız yine çalışıyorlar. Eğer Cumhurbaşkanımız Yenibosna, Sefaköy, Avcılar, Esenyurt, Beylikdüzü,Tüyap hattını onaylamazlarsa biz de inşallah Yenibosna-Sefaköy, Cennet Mahallesi kısmına arkadaşlarımız proje çalışmasına devam ediyorlar.” “İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN BÜTÜN İMKANLARINI SEFERBER EDİYORUZ” “Bir taraftan da metro araçları alıyoruz. Yine bildiğiniz gibi 2.000 otobüs alımına karar verdik. 550 tanesinin ihalesini gerçekleştirdik. 145 otobüsümüzü de teslim aldık efendim. Yani teslimatlar devam ediyor. Bir taraftan da metro araçlarını Türkiye'de yaptırmaya devam ediyoruz. Yeni ihaleleri yapmaya devam edeceğiz. Bunun amacı da şu: Memlekette yaşanan ekonomik sıkıntıya İstanbul Büyükşehir Belediyesinin oluşmuş olan, 7 yılda oluşmuş olan büyük mali gücüyle halk yoksulluğu ve fakirliği hissetmesin diye İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bütün imkanlarını seferber ediyoruz; iç pazarın canlanabilmesi, sanayinin canlanabilmesi için efendim." Teknik sunum yapan İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar ise konuşmasında, “Şu an Ümraniye-Ataşehir-Göztepe metro hattının 60. Yıl Parkı İstasyonu'nda bulunmaktayız. Bu hattımız 2017 yılında, mart ayında ihalesi gerçekleştirilmiş fakat o dönemde, ihalesi gerçekleştirildiği dönemde projeye herhangi bir finansman tanınmadığı için 2019 yılı haziran ayına kadar sadece %4'lük bir fiziki ilerlemeyle 2017 yılının sonunda durdurulmuş ve 2019 yılına kadar da herhangi bir ilerlemesi gerçekleşmemiş bir hattımızdı. Kısmi imalatları yapılmış, istasyonlarda kısmi kazıları yapılmış bir halden biz bu hattı devraldık. 2019 yılı sonu itibarıyla projeye tanımlanan bir finansmanla tüm hattın tamamında, yani buradaki 11 istasyonun tamamında, güzergâhın tamamında çalışmalarımıza başladık. 2020 yılı başı itibarıyla hızlanan çalışmalar sonrasında biz bugün itibarıyla bu hattımızın tamamında, bütünlüğünde %97'lik bir fiziki ilerlemeye gelmiş bulunmaktayız. Ana hattımızdaki tüm imalatlarımızı tamamladık. Burada tren test sürüşlerimize başladık ve bugün de sizlerin katılımıyla hattımızın sürücüsüz modda sürüşünü, sürüş test işlemini gerçekleştireceğiz. Hattımız, Anadolu Yakası'nın İstanbul Büyükşehir Belediyemiz tarafından işletilecek 4. hattı. Anadolu Yakası'nda şu an hâlihazırda işletmede en güney kısımda, İstanbul'da doğu-batı ekseninde çalışan ve en güney kısımda Marmaray hattı mevcut. Yine Marmaray'ın daha kuzeyinde, E-5 güzergâhında Kadıköy-Sabiha Gökçen metro hattımız mevcut ve yine daha kuzeyde Üsküdar-Ümraniye-Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli hatlarını bağlayan M5 metro hattımız mevcut. Bu 3 doğu-batı ekseninde yürüyen hattımızı kuzey-güney ekseninde kesen, 2023 yılı ocak ayında hizmete aldığımız 13 istasyon 14,9 kilometreden oluşan Dudullu-Bostancı metro hattımızdan sonra Anadolu Yakası'nın ikinci kuzey-güney ekseninde, doğu-batı ekseninde çalışan hatları kesen ikinci hattımız olacak. Bu hattımız Çarşı İstasyonu'nda Üsküdar-Sultanbeyli hattıyla, Yeni Sahra İstasyonu'nda Kadıköy-Sabiha Gökçen hattıyla ve Tütüncü Mehmet Efendi İstasyonu'nda da Marmaray'la entegrasyonları olacak olan hattımızdır. Hattımızın önemli istasyonlarından bir tanesi de yine Finans Merkezi İstasyonu olacaktır.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kadıköy’e İBB’den İki Müjde Haber

Kadıköy’e İBB’den İki Müjde

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Kadıköy Hasanpaşa’da toplumsal dayanışmayı güçlendiren, kıdemli yurttaşların sosyal hayata katılımını sağlayan ve sokak canlılarının yaşam hakkını koruyan iki önemli tesisin açılışını aynı anda gerçekleştirdi. Mehmet Hattat ve ailesinin bağış katkılarıyla İBB tarafından yapılan Kadıköy Yaş Alanlar Merkezi ile Türkiye’nin ilk kadın veteriner hekimi Merver Ansel’in adını taşıyan Sahipsiz Hayvan Tedavi Merkezi törenle hizmete girdi. Düzenlenen açılış törenine; YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, , Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, İBB Meclis üyeleri, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri, ilçe yöneticileri ve çok sayıda Kadıköylü katıldı. "BİZ BU ÜLKEYE HİZMET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Açılış töreninde konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, katılımcıları selamlayarak Silivri’de bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ve mesajını iletti. Görev bilinciyle hareket ettiklerini vurgulayan Aslan, "Helal oylarınızla seçtiğiniz ve 1,5 yılı aşkın süredir Silivri'de tutsak tutulan Ekrem başkanımızın size selamlarını getirdim. Daha dün gördüm, morali gayet iyiydi. Sırf kendi aracını kullanıp devlete masraf olmasın diye, devletin parasıyla harcama olmasın, yeter ki zor şartlardan çıkalım diye kendi aracını kullandığı için yargılanan bir belediye başkanından konuşuyoruz. Göreceksiniz sürecin sonunda alnının akıyla oradan çıkacak. Biz ne şart ve koşul olursa olsun bu devlete, bu millete hizmet etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Yeri gelecek kendi aracımızı vereceğiz ama biz bu ülkeye hizmet etmeye devam edeceğiz. Çünkü biz bu ülkeyi seviyoruz, bu cumhuriyeti seviyoruz" dedi. "CUMHURİYET KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR; BİZ VAR OLDUĞUMUZ SÜRECE KİMSE KENDİNİ YALNIZ HİSSETMESİN" Sosyal devlet ve belediyecilik anlayışının temelinde kimseyi geride bırakmama ilkesinin yattığını belirten Aslan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. Biz de bu cumhuriyetin çocuklarıyız, evlatlarıyız. Devletin bir kurumu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak darda kalanın, başı sıkışanın yanındayız. Hiç kimseyi geride bırakmayacağız. Bugüne kadar bırakmadık, bırakmamaya devam ediyoruz. Yarın da öyle yapacağız. Biz var olduğumuz sürece, bu görevlerde olduğumuz sürece, bu belediyeleri, bu ülkedeki yönetime katıldıkça, söz sahibi oldukça bu ülkede kimse kendini yalnız hissetmesin; Cumhuriyet'in çocukları var ve biz varız. Asla umutsuzluk yok. Bizim kitabımızda umutsuzluk yok. Biz asla umutsuz olmayacağız. Yarın bizimdir, Cumhuriyet'in çocuklarınındır, sizindir." "BÜYÜKLERİMİZİN HAYATIN İÇİNDE OLMASI BİZİM VİCDANİ SORUMLULUĞUMUZDUR" Bağışçı Mehmet Hattat ve ailesine katkılarından ötürü teşekkür eden Nuri Aslan, Kadıköy Yaş Alanlar Merkezi’nin kente kazandırılmasının taşıdığı insani değeri vurguladı. Yaş almanın hayatın doğal bir süreci olduğunu ifade eden Aslan, "Hiçbir yaşlı annemiz, babamız, abimiz, ablamız artık kendini yalnız hissedemez. İBB hep yanında. Kadıköy Yaş Alanlar Merkezimizi de bunun için hazırladık. Merkezimiz yaşamını kendi evinde sürdüren büyüklerimiz için yeni bir buluşma ve paylaşım noktası olacak. Burada spor yapabilecekler, müzikle, sanatla ilgilenebilecekler, çeşitli atölyelere katılabilecekler. Sevinçlerini ve üzüntülerini burada paylaşacaklar. Amacımız bu ülkeye emek veren, Türkiye'yi bugünlere getiren büyüklerimizin yanında olmak. Bu bizim görevimiz, insani ve vicdani sorumluluğumuzdur" diye konuştu. EMEKLİLERE DEV DESTEK PAKETLERİ: "HİÇBİR DEDE TORUNUNUN YANINDA MAHCUP KALMAYACAK" Ekonomik sıkıntı çeken emeklilere yönelik İBB’nin sosyal destek detaylarını açıklayan Aslan, "Bugün emeklilerimizin yaşadığı geçim sıkıntılarını, hayat şartlarını hepimiz biliyoruz. Bunun için Ekrem Başkanımızın başlattığı sosyal destekleri büyüterek sürdürüyoruz. 2027 yılında 100 bin emeklimize 10 bin lira Pazar Desteği, 100 bin emeklimize 10 bin lira Kira Desteği ve 100 bin emeklimize 10 bin lira Bayram Desteği sunuyoruz. Hani diyordu ya: 'Torunuma bir şey alamıyorum, kucağıma oturuyor ve ben ona hiçbir şey veremiyorum...' Yok öyle. Biz torun sevgisini Peygamber Efendimizden öğrendik. Peygamber Efendimizin yolundan gidenler olarak söylüyorum; asla ve asla bir emekliyi, bir yaşlıyı İstanbul'da boynu bükük bırakamayız, bırakmayacağız da. Hem Ramazan Bayramı'nda hem Kurban Bayramı'nda onlara 4'er bin lira destek sağlayacağız. Hiçbir dede, hiçbir baba asla ve asla torununun yanında bayramda mahcup kalmayacak; çünkü İBB sizin yanınızda, İstanbullunun yanında" şeklinde konuştu. "19 ARALIK’TA ÜMRANİYE-ATAŞEHİR-GÖZTEPE METROMUZUN AÇILIŞINA TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR" Aynı binada psikolojik danışmanlık hizmetini de yaygınlaştırdıklarını ve bununla birlikte kentin 31’inci psikolojik danışmanlık merkezini faal hale getirdiklerini hatırlatan Aslan, İBB yatırımlarının hız kesmeden sürdüğünü belirterek 19 Aralık tarihi için şu cümlelerle davette bulundu: "Dünyanın en güçlü kurumuyuz. Kimseye eyvallahımız yok, ne SGK borcumuz var ne vergi borcumuz var. 2000 otobüs aldık, 288 tane metro aracı alıyoruz. 6 tane metro inşaatımız devam ediyor. Kadıköy’de Müze Gazhane’yi kazandırdık, Moda İskelesi’ni açtık, Bostancı-Dudullu metrosunu hizmete aldık. Haldun Taner Sahnemizi, Muammer Karaca Tiyatrosu’nu, Reşat Nuri Güntekin Sahnesi’ni sanatseverlerle buluşturmak için çalışıyoruz. Kadıköy Meydanı sahili düzenliyoruz. Kadıköy’e metro yetmez diye Ümraniye-Ataşehir-Göztepe metromuzu Cenabıallah'ın izniyle 19 Aralık'ta açacağız. Buradan tüm siyasi parti genel başkanlarını, milletvekillerini, il ve ilçe başkanlarını, tüm halkımızı 19 Aralık'taki metro açılışımıza bekliyorum. Tüm Cumhuriyet’in evlatları o günkü metro açılışımıza davetlidir." "TÜRKİYE'NİN İLK KADIN VETERİNER HEKİMİ MERVER ANSEL’İN ADINI YAŞATMAK BİZİM İÇİN ONURDUR" Sokak canlılarına yönelik merhamet ve hizmet anlayışını vurgulayan Aslan, "Bizim hizmet anlayışımız sadece insanlar için mi? Tabii ki hayır. Cenabı Allah'ın yaşam verdiği, nefes verdiği her şey bizim için değerlidir. Yunus Emre'nin dediği gibi: 'Yaradılanı severiz, Yaradandan ötürü.' İşte bu anlayışla Merver Ansel Sahipsiz Hayvan Tedavi Merkezimizi İstanbul'umuza kazandırıyoruz. Merver Ansel, Türkiye'nin ilk kadın veteriner hekimi, Cumhuriyetimizin yetiştirdiği öncü kadınlardan biri. Onun adını burada yaşatmak bizim için çok kıymetli. Cumhuriyetin veteriner kadınına sahip çıkmak tabii ki de bize yakışır. Bu hayvan hastanemizde hayvanlarımızın muayene, tedavi ve kısırlaştırma işlemlerini gerçekleştireceğiz. Biz İstanbul'un merhametini, iyiliğini büyütmeye devam edeceğiz" diye konuştu. KADIKÖY BELEDİYE BAŞKANI MESUT KÖSEDAĞI: "BİR KENTİN NASIL BİR YER OLDUĞUNU CANLILARA NASIL DAVRANDIĞI GÖSTERİR" Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı ise açılışı yapılan iki merkezin Kadıköy için önemine dikkat çektiği konuşmasında şunları söyledi: "Bugün Kadıköy'de birbirinden değerli iki merkezi kentimize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yaptığımız yeni bir bina açmaktan daha fazlasıdır. İBB tarafından Hasanpaşa'da hayata geçirilen Kadıköy Yaş Alanlar Merkezi, 65 yaş ve üzerindeki komşularımızı bir araya getirerek sanatla, müzikle, kitapla ve farklı atölyelerle yaşamın içinde tutacaktır. Kadıköy Belediyesi olarak biz de yaş alan komşularımızın kent yaşamına katıldığı, kendisini yalnız hissetmediği bir Kadıköy için çalışmaya devam edeceğiz; çünkü hayatın her yaşı güzeldir. Diğer yandan biliriz ki bir kentin nasıl bir yer olduğunu yalnızca insanlarına sunduğu imkânlar değil, kendisini koruyamayan canlılara da nasıl davrandığı gösterir. Sokaklar, parklar, mahalleler insanlarla birlikte kedilerin, köpeklerin, kuşların da ortak yaşam alanlarıdır. Onların sağlıklı ve güvenli bir hayat sürdürmesi bir iyilik meselesi değil, bir hak meselesidir. Merver Ansel Sahipsiz Hayvan Tedavi Merkezi de bu anlayışın somut bir örneğidir. Büyükşehir Belediyemizle, ilçe belediyelerinin, meslek odalarının, veteriner hekimlerin, gönüllülerin birlikte hareket etmesi gereken konuların başında yaşamak ilkesi gelir. Bu kıymetli merkezleri Kadıköy’e kazandıran İstanbul Büyükşehir Belediyemize, emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarımıza, temelleri birlikte attığımız Ekrem Başkanımıza ve açılışı gerçekleştirdiğimiz Nuri Başkanımıza Kadıköylüler adına çok teşekkür ediyorum." Konuşmaların ardından YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, İBB Meclis üyeleri, muhtarlar ve beraberlerindeki heyet, kurdele kesiminin ardından hizmete açılan merkezleri gezerek incelemelerde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul'da Cemal Reşit Rey Konser Salonu Yenilenen Yüzüyle Kapılarını Açtı Haber

İstanbul'da Cemal Reşit Rey Konser Salonu Yenilenen Yüzüyle Kapılarını Açtı

İBB Genel Sekreteri Mahir Polat ise, salonda yapılan çalışmalar hakkında kapsamlı bir şekilde bilgi vererek, “İlk 3 ayında 30'un üzerinde konser programı şu an netleşmiş ve programı yayınlanmış durumda. Bütün bu etkinliklerle beraber muradımızı, umudumuzu aslında yaşayan sergi alanıyla beraber Cemal Reşit Rey'in sadece performatif olarak konserlerin verildiği alan olarak değil; yaşam alanının olduğu, kültür merkezlerinin, kültür buluşma alanlarının şu an bence Türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu sosyalleşmenin, yan yana gelebilmenin, yaşam enerjisini büyütebilmenin alanları olması konusuna hizmet etmesi gerekliliğiyle alan bir bütün olarak her şeyden önce bir kültürel yaşam alanı olarak dizayn edildi. Bu bakımdan Cemal Reşit Rey'in restorasyonu hayırlı, uğurlu olsun. Geldiniz, onur verdiniz. Umarım güzellikler içerisinde geçecek günler, konserler hep beraber burada buluşuruz” ifadelerini kullandı. Cemal Reşit Rey Ailesi’ni temsilen konuşan Osman Ergün de konuşmasında, “Büyük usta Cemal Reşit Rey'in zamansız eserlerinin ve daha nice kıymetli eser sahibine ait güzide eserlerin büyük ustalar eşliğinde sanatseverlerle buluşacağı bu salonda keyifli, sanat dolu bir sezon olmasını diliyoruz. Cemal Reşit Rey Köşesi ise uzun zamandır olmasını arzu ettiğimiz bir çalışma ürünü oldu. Büyük ustaya dair ince hatıraların yer aldığı köşe; siz kıymetli misafirlerimiz nezdinde, bundan sonra içinde birçok sanatsevere ilham kaynağı olacaktır. Bu vesileyle tekrar aramızda olduğunuz için teşekkür eder, saygılarımızı sunarız.” Diye konuştu. ŞİŞLİ / İSTANBUL İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), şehrin müzik hafızasında ve kültür-sanat yaşamında müstesna bir yere sahip olan Cemal Reşit Rey Konser Salonu, İBB Miras tarafından yürütülen bir yıllık kapsamlı restorasyon sürecinin ardından 7 Ekim Çarşamba günü kapılarını yeniden açtı. Büyük usta Cemal Reşit Rey’in aramızdan ayrılışının yıl dönümünde düzenlenen özel açılış töreninde, salona kazandırılan yeni yaşam alanları, dijitalleştirilen dev arşiv ve sanatın dönüştürücü gücü vurgulandı. Sezonun açılış töreninine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, İBB’nin üst yönetimi, sanatseverler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende CRR’nin tadilat süreci ve yapılan uygulamaları içeren kısa bir film gösterimi yapıldı. Ardından protokol konuşmalarına geçildi. Burada sırasıyla Cemal Reşit Rey Ailesi adına Osman Ergün, İBB Genel Sekreteri Dr. Mahir Polat ve İBB Başkanvekili Nuri Aslan sırasıyla açılış konuşması yaptı. Aslan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Sizlere, bir buçuk yılı aşkındır hukuksuzca Silivri’de tutulan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun da selamlarını iletmek istiyorum. Yaptığımız her hizmette kendisinin emeği ve vizyonu var. Buradan kendisine ve tüm yol arkadaşlarımıza bin selam olsun.” “ÇOCUKLARIMIZIN, GENÇLERİMİZİN GÜVENLE, HUZURLA VE UMUTLA BÜYÜYECEĞİ BİR TOPLUMU İNŞA ETMEK HEPİMİZİN BOYNUNUN BORCUDUR” “Sözlerimin hemen başında, yüreğimizi yakan büyük bir acıyı paylaşmak zorundayım. Başakşehir’deki bir okulumuzda evlatlarımıza yönelik gerçekleşen elim saldırı hepimizi derinden sarstı. Hayatını kaybeden yavrumuza Allah’tan rahmet; kederli ailesine, öğretmenlerimize ve bütün milletimize sabır diliyorum. Esenyurt’ta bizleri çok üzen bir saldırı daha meydana geldi. Yaralı evlatlarımızın bir an evvel sağlıklarına kavuşması en büyük temennimizdir. Çocuklarımızın, gençlerimizin güvenle, huzurla ve umutla büyüyeceği bir toplumu inşa etmek hepimizin boynunun borcudur. Bunu hep birlikte yapmak zorundayız.” “CEMAL REŞİT REY KONSER SALONU DA İSTANBUL’UN BU BÜYÜK MÜZİK HAFIZASININ EN KIYMETLİ MEKÂNLARINDAN BİRİDİR” “Müzik, insanlığın kurduğu en eski ve en evrensel dillerden biridir. Bazen kelimelerin söyleyemediğini tek bir nota söyler. Müzik bazen bir toplumun hafızasını taşır. Müzik bazen acıyı paylaşır, sevinci çoğaltır. Çünkü müzik insanın hafızasına ve vicdanına seslenir. Bu akşam bir araya geldiğimiz Cemal Reşit Rey Konser Salonu da İstanbul’un bu büyük müzik hafızasının en kıymetli mekânlarından biridir. Burası 14 Mart 1989 akşamı, dünyaca ünlü piyanistimiz İdil Biret’in konseriyle kapılarını açtı. O günden bu yana nice büyük sanatçı bu sahneden geçti, nice eser burada yeniden hayat buldu. Ve elbette bu salonun taşıdığı isim başlı başına büyük bir miras olarak bize kaldı.” “SANATÇISINA SAHİP ÇIKAMAYAN BİR TOPLUM KAYBETMEYE MAHKÛMDUR” “Büyük bestecimiz Cemal Reşit Rey’in aramızdan ayrılışının 41’inci yıl dönümü. Cemal Reşit Rey, Cumhuriyetimizin kültür ve sanat alanında kurduğu büyük ufkun öncü isimlerinden biridir. Topraklarımızın sesini evrensel müzik diliyle buluşturdu. Doğu ile Batı arasında duvarlar kurmak yerine, ikisini aynı yaratıcı dünyanın içinde düşünmeyi başardı. Onun müziğinde İstanbul da vardır, Anadolu da; gelenek de vardır, yenilik de. Belki de Cemal Reşit Rey’i hala çağdaş kılan tam olarak budur: Köklerinden kopmadan dünyaya açılabilmek. Onun aziz hatırasını, fuayemizde ziyarete açtığımız ‘Zamanın Ötesinde Bir Nota: Cemal Reşit Rey’ sergisiyle de selamlıyoruz. Kendisini saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Biz 1923’te kurulan Cumhuriyet’e, Cumhuriyet’in sanatçısına, yazarına, şairine sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten öğrendiğimiz de budur. Evlatlarımıza bırakacağımız miras da budur. Sanatçısına sahip çıkamayan bir toplum kaybetmeye mahkûmdur. Biz sahip çıkacağız, yanında olacağız! İstanbul’dan Anadolu’ya; memleketimizin tüm her bir köşesinde kimse kendini yalnız hissetmesin: Biz varız! Cumhuriyet’in çocukları var.” “BİZ İSTANBUL’UN HAKKINI İSTANBUL’A TESLİM EDİYORUZ” “İstanbul’un hafızasında önemli bir yere sahip olan Cemal Reşit Rey Konser Salonu, yıllardır şehrimizin sanat hayatına ev sahipliği yaptı. Bize düşen, böylesine kıymetli bir kültür mirasını korumak ve geleceğe taşımaktı. Bu nedenle salonumuzda kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirdik. Çünkü daha fazla insanımız buraya gelsin, buradan faydalansın istedik. Zira biz sanata erişimi vazgeçilmez bir yurttaşlık hakkı olarak görüyoruz. Kültür ve sanat bir şehrin ruhunu besler; insanların birlikte yaşama kültürünü güçlendirir. Tam da bu nedenle 2019’dan bu yana bu anlayışla çok güçlü bir dönüşüm başlattık. Uzun yıllar kapalı kalan, İstanbul’un gündelik hayatından kopan çok kıymetli yapıları yeniden şehre kazandırdık. Müze Gazhane, Artİstanbul Feshane, Muammer Karaca, Bulgur Palas, Çubuklu Silolaları ilk aklıma gelenlerden… Muammer Karaca’da da perdeleri açtık. Burada da açıyoruz. Çok yakında Haldun Taner ve Reşat Nuri sahnelerimizde de buluşacağız. Aslında baktığımızda biz İstanbul’un hakkını İstanbul’a teslim ediyoruz. Çünkü bu mekânlar zaten İstanbullunun, dahası bütün dünya insanlarının hakkı. Çünkü İstanbul, yolu bu şehirden geçen herkese ait bir şehir. Doğu ile Batı burada karşılaştı. Farklı diller, inançlar, sesler ve estetik anlayışlar yüzyıllar boyunca bu şehirde birbirine dokundu” “YENİ SEZONDA BU SAHNE YİNE DOPDOLU OLACAK” “Biz de İstanbul’un bu çoğulcu kültürünü geleceğe taşımak istiyoruz. Sanatı İstanbul’un her mahallesine, her yaştan İstanbulluya ulaştırmak için çalışıyoruz. Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nu da işte bu anlayışla yeniledik. Şimdi önümüzde yepyeni bir dönem var. Yeni sezonda bu sahne yine dopdolu olacak.” “CEMAL REŞİT REY KONSER SALONU’NUN YENİLENEN YÜZÜYLE BAŞLAYAN BU YENİ DÖNEMİN İSTANBUL’UN DÜŞÜNSEL VE SANATSAL YAŞAMINA DEĞER KATMASINI DİLİYORUM” “Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun yenilenen yüzüyle başlayan bu yeni dönemin İstanbul’un düşünsel ve sanatsal yaşamına değer katmasını diliyorum. Bu salonu ilgisiyle, alkışıyla ve merakıyla yaşatan siz değerli sanatseverlere yürekten teşekkür ediyorum. İstanbul’da müziğin hiç susmadığı, sanatın hayatımızdan hiç eksilmediği nice güzel sezonlarda buluşmak dileğiyle… Hepinize ilham dolu bir sezon ve güzel bir konser akşamı diliyorum. Ancak bir Cumhuriyet çocuğu olarak 10. yıl marşını unuttuğumu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bestecisi Cemal Reşit Rey’in adını taşıyan bu salonda söylemek isterim ki: Memleketimizin nice zor günlerden geçti. Cumhuriyet’in çocukları olarak bu zor günlerden de hep birlikte aşacağız! Umudunuzu asla kaybetmeyin!” İBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Mahir Polat ise konuşmasında şunları söyledi; “Cemal Reşit Rey'i 1985 yılında kaybettiğimizde bu yapı yeni yeni inşa edilmeye başlanan, tarih olarak da hatırlamamız gerekiyor, Bedrettin Dalan döneminin yeni yapılacak kültür komplekslerinden birisi olarak inşa ediliyor. Ve görevinin son dönemleri, ardından da Nurettin Sözen Bey'in görevinin aktif dönemlerine denk gelecek şekilde en olgun kültür ürünlerinin kentteki verilmeye, sergilenmeye başladığı bir sanat yönetimi programıyla işleyen bir alan. Çalışmaya başladığında aşağı yukarı Atatürk Kültür Merkezi ile beraber iki yapı, Kongre Sergi Sarayı'nın tarihçesi içerisinde kendi yerini bulmuş iki yapıdan birisi. Çok sonra Lütfi Kırdar ve diğer sergi salonları yapıldığında bugünkü anlamıyla, eski tarihiyle olan 40'lardaki olanı değil, bugünkü anlamıyla yapıldığında İstanbul gibi Türkiye'nin kültürünün, sanatının başkenti olan yerin bir merkez odak noktası olarak bir işlevi görüyor. Bu önemini tekrar hatırlatmak gerekiyor. Tabii yıllar içerisinde özellikle kurulduğu yıllardaki sanat yönetimi politikaları ve ardından gelen yıllarda hakikaten övünülecek şekilde şu an üzerinde bulunduğum bu sahne, dünya müziğinin devleri geldi geçti bu sahneden. Türkiye'de müzikseverler dünya müziğini bu defa kendi kaynaklarından dinleyecek şekilde onları burada dinleyen, canlı performanslarla dinleyen bir süreç yaşadı. Ve bu farklı dönemlerde farklı partiler, farklı siyasi yönetimler altında hiç değişmeden sürebildi. Bu Türkiye'nin bir başarısıdır, takdir edilecek bir başarısıdır. Dolayısıyla Türkiye'de dünya müziğine kapıyı açan konservatuvar öğrencilerinin hemen hemen hepsinin gözleri dolar Cemal Reşit Rey dediğimizde. Çünkü büyük insanları burada dinlemişlerdir. Onların kayıttan değil, canlı performanslarını burada işitmişlerdir. Bu bakımdan aslında bir konser salonu aynı zamanda bir akademi nasıl olurun cevabı niteliğindedir. Hakikaten geriye dönük buraya emek veren büyük isimlere, büyük insanlara hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek lazım. Çünkü bir kişinin, bir dönemin emeği değil, birbirinden çok çok farklı dönemin Türkiye'nin ortak emeğinin ürünü, kültür dünyasının ortak emeğinin ürünüdür. “EKREM İMAMOĞLU BURAYA ÇOK SIK GELİRDİ BİLİYORSUNUZ” “Tabii geçtiğimiz yıllarda bu alanı tekrar değerlendirmek durumunda bir ödev önümüze çıktığında sevgili başkanımız Ekrem İmamoğlu buraya çok sık gelirdi biliyorsunuz. Konserleri mutlaka takip ederdi ve geldiğinde yapının fiziksel sorunlarıyla çok yakından ilgilenirdi. Ve o yıllarda bize talimat vermişti ‘Cemal Reşit Rey Salonu'nu restore etmemiz gerekiyor’ şeklinde. Elimizdeki yoğunluklar ve diğer iş programı, buranın konser programları derken geçtiğimiz yıl başlayan restorasyon uygulaması bir yıl kadar sürdü. Ve İBB Miras'ın sadece yapıyı mekanik bir alan olarak ele almayan, hafızasını, izlerini, kendi bütünlük ve hafıza değerini de bir taraftan çok dönüştürmeyecek, yani hafızamızdaki görsel etkisinde dönüştürmeyecek koruma odaklı çalışmalarını yapmaya başladı. Peki, neler yapıldı? Bunları biraz açıklamam gerekiyor. Biz restorasyona başladıktan çok kısa bir süre sonra burada küçük bir yangın çıktı, belki basından duydunuz. Çünkü aslında Cemal Reşit Rey'in artık 40 yıla yaklaşmış zamanında, sürecinde mekanik tesisatların tamamı artık yok olmuş noktadaydı ve yangın riskiyle karşı karşıyaydı. Ki şükürler olsun restorasyona aldıktan sonra tesisatta oluşan yorgunluktan başlayan bir sistemle biz zaten kanalları açtığımızda görmüştük. Alandaki bütün makine, ekipman, tesisat sistemlerinin tamamı artık ömrünü tamamlamıştı.” “CEMAL REŞİT REY SALONU'NUN ARTIK BİR KAFESİ VE RESTORAN ALANI VAR. AYNI ZAMANDA BİR AÇIK ALAN DİNLENME NOKTASI VE BİR KÜTÜPHANESİ VAR, DİREKT AÇIK BİR SERVİS VERİYOR VE BURADA SANAT KİTAPLARINDAN OLUŞAN BİR ALAN VAR” “Gördüğünüz bütün ses sistemleri, bütün elektrik aksamları, bütün havalandırma, iklimlendirme aksamları baştan aşağı bu restorasyonda güncel teknolojiyle yer değiştirdi. Sahne teknolojisinin ihtiyaç duyduğu bütün sistemler yenilendi. Burası tabii bir konser salonu olduğu için öncelikli olarak ses sistemleri çok önemliydi. Kendileriyle hakikaten gurur duyduğumuz ses teknisyeni arkadaşlarımız Türkiye'nin en iyileridir. Cemal Reşit Rey'in bir okul olma özelliğinin teknisyenler açısından da bir değeri vardır. Bütün ses sistemlerini tekrar yenilediğimiz ve buradaki ekipmanları yeniden güncellediğimiz bir çalışmadan geçti. Çatıda ciddi yalıtım sorunları vardı, bunları elden geçirdik ve fuayede ve diğer noktalarda gördüğünüz mimari sorunları giderdik. Ne yazık ki iyi bir kafesi ya da hiçbir kafesi yoktu. Dünyada böyle bir alanın sadece konser izlemek ya da etkinlik sırasında gidilip kullanılması diye bir değer yoktur. Orayı yaşarsınız, randevularınızı orada verirsiniz, çalışmalarınızı orada yaparsınız. Cemal Reşit Rey Salonu'nun artık bir kafesi ve restoran alanı var. Aynı zamanda bir açık alan dinlenme noktası ve bir kütüphanesi var, direkt açık bir servis veriyor ve burada sanat kitaplarından oluşan bir alan var. “CRR ARŞİVİN TAMAMI DA DİJİTALİZASYON VE ARŞİV SİSTEMİ İÇERİSİNDE ELDEN GEÇTİ” “Bununla beraber kendi programı içerisinde güzel bir haber, çoğu kimsenin haberi olmayan bir durum olabilir, Cemal Reşit Rey'in başlangıcından bugüne yapılan bütün etkinlikler kayda alınmıştır ve Cemal Reşit Rey'in çok iyi bir arşivi vardır. Bu arşivin tamamı da dijitalizasyon ve arşiv sistemi içerisinde elden geçti. İnşallah yakında onu da kullanıma, erişime açık bir şekilde gidereceğiz. Tabii konser kayıtları telife de konu olduğu için onun kullanımı apayrı, özel kapalı devre olmuş olacak. Biz 2 yıllık süre zarfında Cemal Reşit Rey'de sanat yönetimini bir danışma kurulu eliyle yürütmeye karar verdik. Çünkü danışma kurulu artık tekil sanat yönetmenlerinden çok daha farklı yönleri olan insanların içinde olacağı bir yöntemle ilerlemesi gerektiğine inanıyorduk. Bu anlamda Profesör Doktor Evrim Hikmet Öğüt, Doçent Doktor Nil Kocamangil, Yiğit Özatalay ve Kamil Özler hocamız ve sevgili Can Kalaycıoğlu, aynı zamanda direktörümüz olan arkadaşımızın koordinasyonunda beşli bir koordinasyon kurulu buranın sanat yönetimini ve programını oluşturuyor. Biz 100 yıl sonra şunu söyleyebiliriz Türk Beşlileri hikâyesinden bugüne: Artık dünyada sanat ve kültür tartışmaları klasik olarak Doğu-Batı sentezli ve vulgarize bir tartışmayla gitmiyor. Artık dünya çok kültürlü, çok boyutlu ve çok eş zamanlı yaşayan bir şekilde ilerliyor. O yüzden bizim önümüzde başka bir ödev olarak hem yerelin hem de dünyanın eş zamanlı duyulması, bir ülkenin, bir toplumun kendini ifade edebilmesi kanalı olarak kültür ve sanatı baş tacı olarak tutabilmesi gibi konular öne geliyor. Ve bu yılın programı bu çerçevede hazırlanan bir duyarlılıkla farklı müzik tarzları, farklı ifade tarzlarıyla oluşmuş bir programa sahip olacak.” “UMARIM GÜZELLİKLER İÇERİSİNDE GEÇECEK GÜNLER, KONSERLER HEP BERABER BURADA BULUŞURUZ” “İlk 3 ayında 30'un üzerinde konser programı şu an netleşmiş ve programı yayınlanmış durumda. Bütün bu etkinliklerle beraber muradımızı, umudumuzu aslında yaşayan sergi alanıyla beraber Cemal Reşit Rey'in sadece performatif olarak konserlerin verildiği alan olarak değil; yaşam alanının olduğu, kültür merkezlerinin, kültür buluşma alanlarının şu an bence Türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu sosyalleşmenin, yan yana gelebilmenin, yaşam enerjisini büyütebilmenin alanları olması konusuna hizmet etmesi gerekliliğiyle alan bir bütün olarak her şeyden önce bir kültürel yaşam alanı olarak dizayn edildi. Bu bakımdan Cemal Reşit Rey'in restorasyonu hayırlı, uğurlu olsun. Geldiniz, onur verdiniz. Umarım güzellikler içerisinde geçecek günler, konserler hep beraber burada buluşuruz. Ayağınıza sağlık, teşekkür ederim efendim." “BU SALONDA KEYİFLİ, SANAT DOLU BİR SEZON OLMASINI DİLİYORUZ” Cemal Reşit Rey Ailesi’ni temsilen konuşan Osman Ergün de konuşmasında, “Büyük usta Cemal Reşit Rey'in zamansız eserlerinin ve daha nice kıymetli eser sahibine ait güzide eserlerin büyük ustalar eşliğinde sanatseverlerle buluşacağı bu salonda keyifli, sanat dolu bir sezon olmasını diliyoruz. Cemal Reşit Rey Köşesi ise uzun zamandır olmasını arzu ettiğimiz bir çalışma ürünü oldu. Büyük ustaya dair ince hatıraların yer aldığı köşe; siz kıymetli misafirlerimiz nezdinde, bundan sonra içinde birçok sanatsevere ilham kaynağı olacaktır. Bu vesileyle tekrar aramızda olduğunuz için teşekkür eder, saygılarımızı sunarız.” Protokol konuşmalarının ardından program, Adrian Prabava & Airam Hernandez & CRR Senfoni Orkestrası’nın konseriyle devam etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den Kentteki Amatör Spor Kulüplerine Malzeme Desteği Haber

İBB’den Kentteki Amatör Spor Kulüplerine Malzeme Desteği

Törene İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Bürokratları, Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Ali Düşmez, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, İBB Meclis Üyeleri, Mahalle Muhtarları, Bayrampaşa ve çevre ilçelerdeki çok sayıda spor kulübü üyeleri ve yüzlerce genç sporcu katıldı. Sabah erken saatlerde spor kulüplerinin çeşitli sportif gösterilerinin ardından tören programı için protokol spor kompleksindeki yerini aldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Ali Düşmez ve İBB Başkanvekili Nuri Aslan birer konuşma yaptı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan’ın konuşmasına başlarken, İBB’nin seçilmiş belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selam ve sevgilerini iletmesi salonda büyük bir coşkuyla karşılık gördü. Ardından yıl içinde amatör spor kulüplerine yapılan destekler hakkında bilgi veren Aslan, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı; “BİZ DE YOL ARKADAŞLARIMIZLA İSTANBUL İÇİN VE SİZLER İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ. 16 MİLYON İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ” "Ekrem Başkanımız, 2019 yılında göreve geldiğinde 'İstanbul bir spor kentidir' dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak o günden bugüne gece gündüz çalışmaya ve mücadele etmeye devam ediyoruz. Spor sağlıktır, disiplindir, dayanışmadır. Spor, bir çocuğun kendine inanması, bir gencin hayata güçlü tutunmasıdır. Biz istiyoruz ki İstanbul'un hangi mahallesinde yaşarsa yaşasın, ailesinin ekonomik durumu ne olursa olsun her çocuğumuz sporla buluşabilsin. Ekrem Başkanımızın hayatında sporun yeri ayrı. O da gençliğinde sporculuk yapmış, kalecilik yapmış, yöneticilik yapmış bir Cumhuriyet evladı. Biz bir millet olarak neyi en iyi biliyoruz? Mücadeleden vazgeçmemeyi! Ne kadar şartlar zor olursa olsun mutlaka ayağa kalkıp mücadele etmeyi biliyoruz. Hayat bir takım oyunudur. Kimi zaman kalecisinizdir, kimi zaman forvet. Ama her zaman aynı formayı giyip arkadaşlarınızla, yol arkadaşlarınızla mücadele ediyorsunuzdur. İşte biz de yol arkadaşlarımızla İstanbul için ve sizler için mücadele ediyoruz. 16 milyon için mücadele ediyoruz.” “UMUT SİZSİNİZ, GELECEK SİZSİNİZ” “Bu anlayışla 2019'dan bugüne İstanbul'un spor altyapısını güçlendirmek için çok önemli yatırımlar yaptık. 7 yılda, tam 7 yılda 33 yeni spor tesisini İstanbul'a kazandırdık. Mevcut tesislerimizi yeniledik. Çırpıcı Sporcu Sağlığı ve Performans Merkezi'ni hayata geçirdik. Avrupa Yakası'nda bir tane yaptık; Anadolu Yakası'nda, İçerenköy'de yine bir tane Sporcu Sağlığı ve Performans Merkezi'ni hayata geçireceğiz. Kuştepe Spor Tesisi'ni açtık. 23 Nisan Milli Egemenlik Stadı'nı İstanbul'a kazandırdık. İstanbul Güreş İhtisas Kulübü Sadettin Tantan Yerleşkesi'ni açtık. Selim Sırrı Tarcan Spor Salonu'nu açtık. Beyoğlu Spor Kompleksi'ni yeniledik. Yani burada birkaç tanesini saydım, bunların hepsi bu ülkenin çocukları için. Çünkü gençlerimizin önünde imkansızlıklar değil, biz imkanlar olsun istiyoruz. Siz gençler olarak yeter ki hayal kurun; siz yeter ki mücadeleden vazgeçmeyin, umudunuzu hiç kaybetmeyin. Çünkü umut sizsiniz, gelecek sizsiniz.” “EĞER EKREM İMAMOĞLU VARSA SEN BU ŞEHİRDE EŞİT SPORDAN YARARLANACAKSIN DEMEKTİR” “Önümüzdeki yıl, 2027 yılında Avrupa Oyunları'nda, İstanbul'da yapılacak Avrupa Oyunları'nda çok başarılı olacağımıza inanıyorum. Bu salonda bulunan çocuklarla beraber 2036 yılında İstanbul'da düzenleyeceğimiz Olimpiyat Oyunları'nda onlarca olimpiyat şampiyonunu bu salondan çıkaracağımıza inanıyorum. İşte bunun için ne yaptık? Sadece İstanbul'da yüzme havuzu sayımızı 29'a çıkardık. Spor tesislerimizden bugüne kadar 12 milyon kişi yararlandı. Şimdi, ne yaptık? Spor tesisi açtık, 'Kimse kullanmasın' mı dedik? Asla, hayır! Biz spor tesisi açtık, öğrencilerimize %50 indirim uyguladık. Emeklilerimiz, 65 yaş üstü İstanbullularımız belirlenen seanslarda tam 1 liraya spor yapsın istedik. Anne-Çocuk Kartı sahibi veya sosyal güvencesi olmayan kadınlarımız için de özel gündüz seanslarında 1 liraya spor yapma imkanı sağladık. İşte İstanbul Modeli Belediyecilik budur. İstanbul'un en ücra köşesiyle en merkezi yerinde yaşayan, zenginiyle fakiriyle; ister Kadıköy'de ister Bakırköy'de, ister Çatalca'da ister Sultanbeyli'de doğ, eğer Ekrem İmamoğlu varsa sen bu şehirde eşit spordan yararlanacaksın demektir. Dolayısıyla biz varız ve umut var.” “BUGÜN BURADA 214 BİN 385 ADET SPOR MALZEMESİNİN DAĞITIMINI SAĞLIYORUZ” "Spor, sadece sahaya çıkıp müsabaka yapmak değildir. Spor, her gün antrenman yapmak, takım ruhunu taşımak demektir. Bu spor salonlarının asıl amaçlarından bir tanesi de son zamanlarda büyük bir madde bağımlılığı ve sosyal medya bağımlılığı başladı. İşte İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak biz de Cumhuriyet'in gençlerine sahip çıkmak için spor salonu sayılarımızı artırıyoruz ve gençlerimizi kötü alışkanlıklardan kurtarıyoruz. Bizim meselemiz bu ülkede güçlü gençler yetiştirmek, sağlıklı nesiller yetiştirmek; kendine güvenen, Cumhuriyet'ine ve ülkesine sahip çıkan evlatlar yetiştirmektir. İşte amatör kulüplerimiz bu yüzden bizim için çok önemlidir. Onlar bulundukları yerlerin, sokakların, mahallelerin aslında okuludur; dayanışmanın evidir. Gençlerimiz orada yalnızca paylaşmayı değil; birbiriyle paylaşmayı değil, mahalleyle, başka mahalleyle, öbür ilçeyle paylaşmayı öğrenir. Yalnızca kazanmayı değil; kaybettiğinde yeniden ayağa kalkıp mücadele etmeyi öğrenir. Rakibine saygı duymayı, takım arkadaşlarına güvenmeyi, bir hedef uğruna birlikte mücadele etmeyi öğrenir. İşte bu yüzden amatör spor kulüplerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. Bugüne kadar tesislerimizin kapılarını yaklaşık tam 600 amatör spor kulübüne kullandırdık. 2019-2026 yılları arasında amatör spor kulüplerimize 7.609 kez, okullarımıza ise 3.288 kez destek ulaştırdık. Yani toplamda 7 yılda İstanbul'da tam 10.897 sporla uğraşan kuruma ulaştık. Bu desteklerle yaklaşık 2.709.000'un üzerinde çocuğumuza, gencimize, sporcumuza doğrudan katkı sağladık. Bu yıl desteğimizi daha da büyütüyoruz. 22 farklı branşta, 67 farklı malzeme ile kulüplerimizin yanında yer alıyoruz. Ve bugün burada 214.385 adet spor malzemesinin dağıtımını sağlıyoruz.” “İBB HEP YANINDA! SPORLA KALIN, UMUTLA KALIN” “Biz bu hizmet yolculuğunda yalnız yürümüyoruz. Biz asla yalnız değiliz. Çünkü siz varsınız; siz varsanız bu ülkede her zaman umut var. Biz inanıyoruz; eğer biz sizin yanınızda olursak bu ülkeden onlarca olimpiyat şampiyonu çıkacak. Göreceksiniz, ışık sizin içinizde. Yarın aydınlık Cumhuriyet'in meşaleleri sizlersiniz. Ekrem Başkanımızın vizyonuyla biraz önce söyledim, 2027 Avrupa Oyunları İstanbul'da yapılacak. 2027 Avrupa Oyunları'nda tüm İstanbulluları Türkiye'nin yetiştirdiği sporcuları desteklemeye şimdiden davet ediyorum. Gelin yanımızda olun. Yanımızda olun ki daha güçlü hissedelim kendimizi ve 2036 Olimpiyat Oyunları'nda dünyaya Türkiye'nin gücünü gösterelim. Spor, insan hayatının en önemli derslerinden bazılarını öğretir. Birlikte olursan güçlüsün. Pes etmezsen yeniden ayağa kalkarsın. Takım arkadaşına güvenirsin, rakibine saygı duyarsın. Ve ne olursa olsun mücadeleden asla vazgeçmezsin. Biz de İstanbul'un çocukları için, gençlerimiz için, sporcularımız için mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz, asla geri adım atmayacağız. Çünkü bugün bir mahalle sahasında topa vuran çocuk, yarın biliyoruz ki milli formayı giyecek ve 'Mücadele ettik ama yenildik' demeyeceğiz; 'Mücadele ettik ve kazandık' diyeceğiz. Göreceksiniz; bugün bir amatör spor kulübünün kapısından giren genç, yarın Türkiye'nin gururu olacak. Bizim görevimiz o kapıyı açık tutmaktır. O çocuğun elinden tutmaktır, o gence 'Sen yapabilirsin' demektir. Biz İstanbul'un çocuklarına inanıyoruz, İstanbul'un gençlerine inanıyoruz ve İstanbul'un geleceğine inanıyoruz. Ekrem Başkanımızın selamıyla sporcularımıza, antrenörlerimize, kulüp yöneticilerimize, evlatlarını destekleyen ailelerimize, emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. İBB hep yanında! Sporla kalın, umutla kalın; sağ olun, var olun!” Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Ali Düşmez de, desteklerinden ötürü İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tüm yöneticilerine teşekkür ederek sözlerine başladı. Düşmez, “Allah böyle yöneticilerin yolunu açık etsin. Tüm sporculara başarılar diliyorum. Dağıtılan bur spor malzemelerinin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, sahnede sembolik olarak Küçükçekmece İdman Yurdu Kadın Futbol Takımı ve Sinca Taekwondo Spor Kulübüne malzeme desteği kolisi takdim etti. Tören, sporcular ve protokol üyelerinin toplu anı fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi. 1.600 AMATÖR SPOR KULÜBÜNE MALZEME DAĞITIMI PLANLANIYOR İBB, 2025 yılı içerisinde 850’si futbol, 200’ü diğer branşlarda olmak üzere toplam 1.050 amatör spor kulübüne malzeme desteği ulaştırdı. Bu yıl ise 22 farklı branşta ve 67 kalemde toplam 214.385 adet malzemenin, 1.600 amatör spor kulübüne dağıtılması planlanıyor. 2026 YILINDA MALZEME DESTEĞİ VERİLECEK OLAN BRANŞLAR Futbol, Basketbol, Voleybol, Hentbol, Taekwondo, Kick Boks, Karate, Muay Thai, Wushu, Judo, Atletizm, Yüzme, Güreş, Badminton, Masa Tenisi, Okçuluk, Satranç, Kano, Kürek, Yelken, Cimnastik, Bisiklet branşlarında destek verilecek. Programda 16 amatör spor kulübü saha içerisinde sporcuları ve antrenörleri ile beraber yer aldı. Bu kulüplere temsili koli takdimi gerçekleştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cumhuriyet’in Hafızası Metrohan’da Yaşayacak Haber

Cumhuriyet’in Hafızası Metrohan’da Yaşayacak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından Beyoğlu Tünel’deki tarihi İETT Genel Müdürlüğü Binası Metrohan’ın 2. katında kurulan İBB Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Merkezi Zafer Toprak Arşivi törenle hizmete açıldı. 2023 senesinde hayatını kaybeden Türkiye’nin önde gelen tarihçilerinden Prof. Dr. Zafer Toprak’ın adının verildiği merkezin açılışına İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, İBB bürokratları, Merhum Prof. Dr. Zafer Toprak’ın eşi Binnaz Toprak ve ailesi, Beyoğlu ve Avcılar Belediye Başkanvekilleri, Meclis üyeleri ve çok sayıda akademisyen katıldı. Zafer Toprak Arşivi’nde; 40.996 kitap, 49.567 süreli yayın, 5.000 fotoğraf, 6.868 evrak, 595 tez, 196 afiş, 327 kartpostal ve 110 film makarası olmak üzere toplam 103.649 eser yer alıyor. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törende sırasıyla İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Prof. Dr. Zafer Toprak’ın eşi Binnaz Toprak, Beyoğlu Belediye Başkanvekili Sefer Karaahmetoğlu ve İBB Başkanvekili Nuri Aslan birer konuşma yaptı. Sözlerine İstanbul’un seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sevgi ve selamlarını ileten Aslan, şu ifadeleri kullandı; “BURAYA GENÇ TARİHÇİLER, ÖĞRENCİLER, ARAŞTIRMACILAR GELECEK VE ZAFER HOCAMIZIN MUAZZAM ARŞİVİNDEN FAYDALANACAKLAR” “Profesör Doktor Zafer Toprak, ömrünü Cumhuriyet tarihini anlamaya, anlatmaya, belgelemeye ve gelecek nesillere aktarmaya adamış abidevi bir tarihçimiz. Hakiki bir Cumhuriyet aydınıydı. Bugün bir insanın bir ömür boyu biriktirdiği bilginin milyonlarca İstanbullunun ortak zenginliğine dönüşmesine şahitlik ediyoruz. Her zaman ne diyoruz? Eğer kendinizi yalnız hissediyorsanız Cumhuriyet kurumu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve onun seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve onun yol arkadaşları hep yanınızda. İşte o şiarla gittiğimiz yolda Toprak ailesinin ve Toprak ailesinin cömert ve asil bağışıyla kamuya açılan bu muazzam hafıza, biraz önce Mahir Bey’in de söylediği, 103 bin 649 parçalık dev bir koleksiyondan oluşuyor ve artık bir Cumhuriyet kurumuna, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne emanet. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin emanete nasıl sahip çıktığını, biraz önce yine sayılarla söylenen 2 milyon Atatürk Kitaplığı Kütüphanesi aslında bunun en güzel örneklerinden birisi. Ayrıca Zafer Hocamızın çalışma masası, daktilosu, kitaplığı ve kişisel eşyalarını da burada koruyacağız. Buraya genç tarihçiler, öğrenciler, araştırmacılar gelecek ve Zafer Hocamızın muazzam arşivinden faydalanacaklar. İşte bu bizim için büyük bir gururdur.” “Bizim için Zafer Toprak’ın arşivini Metro Han’da araştırmacılarla buluşturmak neyse mahallelerimizde açtığımız kütüphaneler de tam olarak budur. Aslında o mahalleye gidip Cumhuriyeti, Cumhuriyetin çocuklarıyla buluşturuyoruz. İkisi de Cumhuriyetin eşitlikçi ve aydınlatıcı, aydınlatmacı fikrinin iki yüzüdür, iki gerçeğidir. Bugün İstanbul’un dört bir yanında hizmet veren kütüphanelerimiz; çocuklarımızın hayal kurduğu, gençlerimizin çalıştığı, Cumhuriyet fikrinin mahalle mahalle yeşerdiği kurumsal alanlardır. İnanıyoruz ki bugün o mahalle kütüphanelerinde masaya oturan her bir evladımız yarın gelecek ve Metro Han’daki bu araştırma merkezinde Cumhuriyetin geleceğine yön veren birer bilim insanı olacak. Bir yüzyıl sonra da onlar, onların yaptıklarını aynı Zafer Toprak’ın yaptıkları gibi bir başka Cumhuriyet çocuğu gelip sahip çıkacak; onlar da başka yerlerde başka Zafer Toprak kütüphaneleri açacaklar.” “MERHUM HOCAMIZ PROFESÖR DOKTOR ZAFER TOPRAK’I SAYGI, RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUM. İBB CUMHURİYET ARAŞTIRMALARI MERKEZİ İSTANBUL’UMUZA HAYIRLI, UĞURLU OLSUN” “Biz Cumhuriyetin evlatları olarak Cumhuriyeti korumaya devam edeceğiz. Bu büyük kazanımın hayata geçmesinde vizyonuyla yolumuzu açan Cumhuriyetin güzel çocuklarından biri Ekrem Başkanımız başta olmak üzere, bu eşsiz bilimsel mirası İstanbul’a ve yarınlarımıza emanet eden Zafer Toprak ailesine ve tüm çalışma arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Tabii burada Genel Sekreterimiz biraz önce söylediler, Genel Sekreter Yardımcılarımız Mahir Polat, Oktay Özel, Merve Gedik ve tüm çalışma arkadaşlarıma binlerce kez teşekkür ediyorum. Bir taraftan biz Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkıyoruz, bir taraftan da Cumhuriyeti yaşatmak için gece gündüz mücadele ediyoruz. Merhum Hocamız Profesör Doktor Zafer Toprak’ı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. İBB Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi İstanbul’umuza hayırlı, uğurlu olsun. Bilimin, aklın ve Cumhuriyetin ışığı İstanbul’un her köşesini aydınlatmaya devam etsin. İyi ki varsınız; sağ olun, var olun.” İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ise konuşmasında şunları söyledi; “Tabii bizim için özel bir gün. Çünkü emek üzerine kurulu bir sürecin son aşamasına geldik. Oldukça zahmetli ama sonuç ürününü görmek açısından değerli bir proje. Biz, Cumhuriyet’in 100. yılında, sevgili Başkanımız Ekrem İmamoğlu Cumhuriyet’in 100. yılının bazı projelerini lanse ederken Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi’ni de 100. yıl projesi olarak lanse etmiş ve o günlerde bu binada yapılacak bir projenin buna adanacağını deklare etmişti. Bu çalışma tabii 2023’te başlayan bir çalışma. Ne yazık ki biz aslında kendi özgün kaynaklarımızı yazmayı planlarken o günlerde talihsiz bir şekilde Zafer Hoca’yı da kaybettiğimiz günlere denk gelmişti. Bazı çalışmaların arka planını anlatmakta fayda var. Yani tarihe de kayıt düşüyoruz, çünkü biraz da tarih de böyle oluyor. Sevgili Binnaz Hocamla ben o kötü günün telefon görüşmesini unutamıyorum. Yani öyle özel bir andı. Aramızda kıymetli akademisyen hocalarım, dostlarım biliyorlar; biz o günlerde Zafer Hoca’yla aslında aktif olarak bir proje çalışıyorduk. Yani biz günübirlik görüşürken Cumhuriyet Tarihi Müzesi’ni, Taksim Maksemi’ndeki projeyi çalışırken ne yazık ki Hocayı bu koşullarda kaybettik. O gün konuştuğumuz konu şuydu aslında: Evet, bu arşiv çok değerli ama bir yandan da şu var; bir tarihçinin nasıl bir metodolojiyle çalıştığını, nasıl bir ürün koyduğunu ve kendi deneyiminin aslında onun yolundan gidecek başka akademisyenlere, entelektüellere nasıl rol model olacağının bir fikri gelişmişti.” “BİZİM BURADAKİ ESAS HEDEFİMİZ İSTANBUL’UN SADECE BİR ARŞİVİNİ DEĞİL, BİR AKADEMİSYENİN, BİR ENTELEKTÜELİN EMEĞİNİN DE DEĞERİNİN ALTINI ÇİZMEK VE KORUMAKTI” “Burası aslında sadece bir arşiv merkezi demek değil; bir akademisyenin, bir entelektüelin, Türkiye’nin toplumsal tarihine çok farklı açılardan yaklaşmış, çalışmış... Biliyorum buradaki çok değerli dostların her birisi bambaşka bir alandan onunla bir tecrübesi var ve onun neler yaptığını çok iyi biliyorlar. O yüzden o metodolojiyi taşımak adına bir önemli yanı olabilir diye düşünmüştük. Şu an Metro Han binasındayız. bir komplike bir kültür merkezi olarak düşünülen, entelektüelliğin, kültür etkinliklerinin ve çok amaçlı başka etkinliklerin de yürüyeceği İstiklal’in sonunda, Tünel Meydanı’nda bir kültür merkezi oluşan projenin bence bir katının olması gereken değerde önemli bir projeye ev sahipliği yaptı. Hayat böyle tesadüflerle, ilginç durumlarla buluşuyor. Bizim buradaki esas hedefimiz İstanbul’un sadece bir arşivini değil, bir akademisyenin, bir entelektüelin emeğinin de değerinin altını çizmek ve korumaktı.” “BAŞKA KURUMLARA DA ROL MODEL OLMASI ADINA CUMHURİYET TARİHİ ARAŞTIRMALARI MERKEZİ’Nİ AÇMIŞ BULUNUYORUZ” “Tabii böyle bir arşivi, özellikle Hocayı kaybettikten sonra biz birinci yılında yapmak istiyorduk ama bunun açılışına yetişmesi gerekiyordu. Buradan bu cumartesi yapılacak etkinliği de duyurmaktan onur duyuyorum. Hocamız, 27 akademisyenin katılacağı bir konferansla cumartesi sabahı ve pazar günü burada başlayacak bir etkinlikle anacağımız bir anma konferansını yapıyoruz. Birbirinden değerli dostlarımız var. Şu an bazı hocalarımız var aramızda. Bu vesileyle Şevket Hocam da burada, kendisine çok sevgilerimi gönderiyorum. Onunla başka başka projeleri de yapmaya devam edeceğimizin altını çizmem gerekiyor. Böyle bir alanı, bu kadar güzel bir projeyi çok anlamlı bir hocamızla buluşturarak onun hem hatırasına saygıyla hem de Türkiye’de akademisyenlerin bütün ömür boyu biriktirdikleri birikimlerin onların ölümünün ardından birden silinip gitmesinin ne kadar kötü olduğunu bilerek başka kurumlara da rol model olması adına Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Merkezi’ni açmış bulunuyoruz.” Prof. Dr. Zafer Toprak’ın hayat arkadaşı Akademisyen ve 24’üncü Dönem TBMM Milletvekili Binnaz Toprak da, şunları ifade etti; “BU HİKAYE, BURANIN HİKAYESİ EKREM İMAMOĞLU İLE BAŞLADI” “Gerçekten çok mutluyum. Çünkü olağanüstü bir yer olmuş burası. Uzun sürdü, zaman aldı, çok insan çalıştı ama hakikaten benim beklediğimin ötesinde bir kütüphaneye dönüşmüş. Bu hikaye, buranın hikayesi Ekrem İmamoğlu ile başladı, Sevgili Başkanımız Ekrem Bey'le… Zafer'in cenazesine gelmişti. 'Bir daha göremem herhalde ben' dedim. O kadar meşguldü ki o sıralar… 'Bir daha göremem, onun için görmüşken bu Zafer'in kitaplarından bir bahsedeyim.' dedim, bahsettim. Bana 'Hemen tabii.' dedi ve Mahir Bey'in ismini verdi. Mahir Bey inanılmaz bir insan. Hakikaten öyle. Hani böyle çok konuşup iş yapmayan insanlar vardır ya, Mahir Bey'de tam tersi. Sürekli üreten biri. İstanbul'un çehresini değiştirdiğini düşünüyorum yaptığı, reno… reno ve ettiği tarihi mekanlarla. Yani şimdi… Neyse, siyasete siyasete girmeyeyim. Şeyi diyecektim; AKP hep 'Tarihimizle ilgileniyoruz.' diyor, söylüyor ama pek pek bildiklerini zannetmiyorum, pek bir şey yaptıkları da yok.” “HAKİKATEN BÖYLE BİR ŞEY OLACAĞINI DÜŞÜNSE MÜTHİŞ SEVİNİRDİ, MÜTHİŞ GURUR DUYARDI” “Hakikaten burayı gördükten sonra şöyle düşündüm; irrasyonel bir düşünce. 'Ah keşke Zafer sağ olsaydı da bu kütüphaneyi görseydi, kitaplarının burada olduğunu görseydi.' diye düşündüm. Tabii sağ olsaydı vermezdi! Kesinlikle ayrılmazdı. Bir ara ben sormuştum 'Zafer yani günün birinde ölecek olursan nereye vermek istersin?' Hiç düşünmüyordu, çünkü çok ani bir ölümdü. Gece uykusunda, neden öldüğü de belli olmadı. 'Hiç düşünmedim.' dedi. 'Hiç aklımda bile yok.' dedi. Onun için bilemezdi ama hakikaten böyle bir şey olacağını düşünse müthiş sevinirdi, müthiş gurur duyardı.” Protokol konuşmalarının ardından İBB Genel Sekreteri Mahir Polat, protokole merkezi gezdirerek eserler hakkında ayaküstü bilgi verdi. “50 KİŞİLİK ÇOK AMAÇLI BİR SALON DA BULUNUYOR” İstanbul’un kalbinde, Taksim Tünel Meydanı’nda yer alan ve İBB Miras tarafından restore edilen tarihi İETT binası Metrohan’ın 2. katında açılan İBB Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Merkezi, tarihçilerin yanı sıra farklı disiplinlerden araştırmacıların da kişisel ve akademik araştırmaları için doğrudan yararlanabileceği nitelikli bir çalışma ortamı sağlıyor. 950 m2’lik bir alanda faaliyet gösteren merkezde, 90 kişilik çalışma kapasitesinin yanı sıra söyleşi ve toplantılar için 50 kişilik çok amaçlı bir salon da bulunuyor. İBB Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Merkezi’nde yer alan Zafer Toprak Arşivi’nde 40.996 kitap, 49.567 süreli yayın, 5.000 fotoğraf, 6.868 evrak, 595 tez, 196 afiş, 327 kartpostal, 110 film makarası bulunuyor. Prof. Dr. Zafer Toprak’ın daktiloları, ödül ve plaketleri, çalışma masası ve kitaplığı gibi objeler de 2023’te hayatını kaybeden tarihçinin çalışma odasıyla aynı biçimde tasarlanan özel bir odada korunuyor. Cumhuriyet tarihine ilişkin araştırma kaynaklarını bir araya getiren İBB Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Merkezi, ilerleyen dönemde kapsamını genişletirken söyleşi ve toplantılarla da Cumhuriyet tarihi üzerine farklı çalışmaların buluştuğu bir merkez olmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

"İBB’nin Tüm Müzelerine Türk Vatandaşlarının Girişi 1 Lira Olacak”  Haber

"İBB’nin Tüm Müzelerine Türk Vatandaşlarının Girişi 1 Lira Olacak” 

Açılışta önemli açıklamalarda bulunan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, "2019'dan sonra İstanbul'da sanata bakış, tarihe bakış, mirasa bakış, geçmişe bakış ve geleceğe bakış değişti. 2019 yılından itibaren İstanbul'da bir belediyecilik modeli ortaya kondu. İstanbul modeli, halkçı belediyecilik modeli ve İBB Miras ekibiyle bir taraftan tiyatrolarımızı restore ederek, yenileyerek tekrar İstanbul'un hayatına kullanımına verirken, bir taraftan kültür merkezlerimizle, müzelerimizle İstanbul'a yeni bir aydınlanma dönemi açarken, bir taraftan da onlarca bin yıllık İstanbul'un geçmişine, tarihine sahip çıktık, çıkmaya devam ediyoruz” dedi. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün tarihi eserlerle ilgili uygulamalarına ve İBB'nin kararlılığına dikkat çeken Nuri Aslan, "İstanbul'da yaptığımız bazı restorasyonlarda tarihi eserleri ihya ettik, çeşmelerden su akıttık, müzeler açtık ancak bazı tarihi eserlerimize kanun sebebiyle Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konuluyor; bize 'duracak mısınız' diye soruyorlar, biz asla durmayacağız, İstanbul'un tarihine de sanatçısına da yatırım yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu. İBB müzeleriyle ilgili müjdeler de veren Aslan, "Yerebatan Sarnıcı'nı 1 lira yaptığımız gibi Şerefiye Sarnıcı'nı ziyaretin de 1 lira olacağını ilan ediyorum, ayrıca İBB'nin tüm müzelerine Türk vatandaşlarının girişinin 1 lira olması yönündeki teklifimizi pazartesi günü İBB Meclisi'ne sunacağız" şeklinde konuştu. BEYOĞLU / İSTANBUL İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kentin kimliğini yansıtan kamusal alanları ve kültürel miras projelerini hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda, iki kıtayı buluşturan su yolunun tarihsel ve kültürel belleğini gözler önüne seren İstanbul Boğaz Müzesi ile "Mehtabı Sürükledik Sularda" sergisinin açılışı Kabataş Transfer Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, sanatçılar ve çok sayıda İstanbullu katıldı. Aslan, açılış konuşmasında özetle şunları söyledi: "KABATAŞ TRANSFER MERKEZİ VE BOĞAZ MÜZESİ ŞEHRİN HAFIZASINI BULUŞTURUYOR" "İstanbul'un en güzel noktalarından biri olan Kabataş'ın, İstanbul'un geçmişiyle bugününü buluşturan yeni bir kültür mekanının açılışını gerçekleştirmek üzere bir aradayız. Kabataş Transfer Merkezi'nin farklı ulaşım sistemlerini birbirine bağlayan bir merkez olmanın ötesinde İstanbulluların şehirle kurduğu ilişkiyi güçlendiren kamusal alan olarak tasarladık ve İstanbulluların hizmetine sunduk. Buradaki seyir terası da bu yaklaşımın en önemli parçası. İstanbullular da Kabataş Transfer Merkezinde bir yerden başka bir yere geçerken duruyor, nefes alıyor ve İstanbul'a bakıyor. Boğazın iki yakasını, vapurları, tarihi sületi ve kıyıdaki yaşamı seyrediyor. İşte bugün bu manzaraya bakarken onun hikayesini de anlatacak İstanbul Boğaz Müzesi'ni İstanbullularla buluşturuyoruz." “BOĞAZİÇİ İSTANBUL'UN GÜZELLİKLERİYLE BİRLİKTE DEĞİŞİMİN DE AYNASIDIR" "Boğaziçi İstanbul'un doğal peyzajıyla birlikte kültürel belleğini de biçimlendiren eşsiz bir coğrafya. İki kıtayı birbirine bağlayan bir su yolu olmanın yanı sıra yüzyıllar boyunca insanların yaşadığı, çalıştığı, eğlendiği, yolculuk ettiği ve birbiriyle ilişki kurduğu bir yaşam alanı. 18. ve 19. yüzyıllarda yalıları, iskeleleri, mesire alanları, kayıkları ve vapurlarıyla kendine özgü bir yaşam kültürünün oluştuğu Boğaziçi zaman içerisinde İstanbul'un sosyal ve ekonomik, kültürel hayatının en önemli sahnelerinden biri haline geldi. Ancak 20. yüzyıl boyunca yaşanan vahşi göç dalgası, sanayileşme, hızlı nüfus artışı ve kentleşme boğaz içini de maalesef derinden değiştirdi. Yalıların gölgesinde yeni yerleşimler yükseldi, yeşil alanlar yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kaldı. Ulaşım biçimleri ve insanların kıyıyla kurduğu ilişkiye dönüştü. Bu nedenle Boğaziçi İstanbul'un güzellikleriyle birlikte değişimin de aynasıdır." "MEHTABI SÜRÜKLEDİK SULARDA SERGİSİ BOĞAZİÇİ'NİN DÖNÜŞÜMÜNÜ ANLATIYOR" "Bugün açılışını yaptığımız “Mehtabı Sürükledik Sularda: Bir Boğaziçi Hikâyesi” de bu hafızanın izini sürüyor. Dün Mahir Bey ile beraber Çubuklu silolarına gittik ve oradan Boğaza ve İstanbul'a bakma fırsatı bulduk. Gerçekten dünyanın başkentinde başkente yaraşır bir hazineye sahibiz. Küratörlüğünü Ali Kayaalp'in üstlendiği bu sergi de Boğaziçi'ni yalnızca bir manzara değil, yaşanan, deneyimlenen ve hayal edilen bir mekan olarak ele alıyor. Tarihi haritalar, gravürler, fotoğraflar, kartpostallar, kitaplar ve süreli yayınlarla Türk resminin önemli sanatçılarının eserlerini bir araya getiren sergi, Boğaziçi'nin geçirdiği dönüşümü farklı dönemlerin ve farklı bakışların izleri üzerinden bize anlatılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyemizin Atatürk Kütüphanesi ve resim koleksiyonunun yanı sıra çok önemli özel koleksiyonlardan gelen eserler de bu sergide buluşuyor. Serginin Kabataş'ta kurulmuş olması ise bizim için ayrıca anlamlı. Çünkü burası Boğaziçi'nin ulaşım tarihinin önemli duraklarından biri." "İMAMOĞLU’NUN ORTAYA KOYDUĞU VİZYON İSTANBUL’DA YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR" "Bu değerli vizyonun hayata geçirilmesinde büyük emeği bulunan İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nu da anmayı bir borç biliyorum. Sabahleyin kalkar kalkmaz izin aldım ve gittim onu gördüm. Hepinize çok selamı var. Gücünü, azmini, inancını gördüm. Cumhuriyete ve Atatürk'e bağlılığını gördüm. Dolayısıyla başkanımız müthiş bir motivasyonla yarına bakıyor. Ekrem başkanımızın İstanbul için ortaya koyduğu kültürel mirası, kamusal alanı, kültürü ve sanatı bir bütün olarak ele alan kent vizyonu bugün İstanbul'un farklı noktalarında olduğu gibi Kabataş'ta da karşılık buluyor. Kendisi bir buçuk yılı aşkın bir zamandır haksız ve hukuksuz bir biçimde özgürlüğünden mahrum bırakılmış olsa da ortaya koyduğu vizyon, başlattığı çalışmalar ve liyakatlı kadroları İstanbul'da yaşamaya, İstanbullulara hizmet etmeye devam ediyor. Buradan Ekrem İmamoğlu'na İstanbul adına teşekkürlerimizi ve selamlarımızı gönderiyorum." "VAKIFLAR TARAFINDAN EL KONULSA DA TARİHİMİZE VE SANATIMIZA SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ" "İşte İstanbul'da yaptığımız bazı restorasyonlarda bazı tarihi eserleri ihya ettik, çeşmelerden su akıttık, müzeler açtık, sergi salonları açtık. Bazı tarihi eserlerimize de Vakıflar Genel Müdürlüğü bir kanun sebebiyle şimdilik el koydu. Bir kanun maddesi çıkardılar. Onlarca binlerce yıllık tarihi eserleri İBB ihya etti ve bir gecede tapu devriyle onları da kendi üstlerine geçiriyorlar Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün ve bize soruyorlar, 'Bu durumda vazgeçeceksiniz, duracaksınız, değil mi?' Biz asla durmayacağız. İstanbul'un tarihine de, sanatçısına da yatırım yapmaya, onların önünü açmaya devam edeceğiz. Siz bugün Yerebatan Sarnıcı'nı aldınız, biz Şerefiye Sarnıcı'nı ihya ettik. Siz yarın Şerefiye Sarnıcı'nı elimizden alabilirsiniz. Biz İstanbul'un kara surlarını ihya etmeye devam ediyoruz. Siz orayı elimizden alırsanız Çubuklu Siloları'nı ayağa kaldıracağız. Oraya da müdahale etmek isterseniz biz Haliç Tersanesi'ni ihya edeceğiz. Orayı da elimizden alırsanız, efendime söyleyeyim, Cumhuriyet döneminin eserlerini ayağa kaldıracağız. Orayı da elinizden alırsanız asla pes etmeyeceğiz. Cumhuriyete sahip çıkmaya devam edeceğiz." "TÜM MÜZELERİMİZİN TÜRK VATANDAŞLARINA 1 LİRA OLMASINI MECLİSE ÖNERİYORUZ" "Nasıl Yerebatan Sarnıcı'nı 1 lira yapmışsak, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının tamamına buradan ilan ediyorum ki Şerefiye Sarnıcı'nı ziyaret de 1 lira olacak artık bundan sonra. İBB olarak önümüzdeki hafta inşallah arkadaşlarımız hafta sonundayız ama madem ki yaptıklarımızı yapmaya devam edeceğiz, ister Vakıfların elinde olsun, ister bizim elimizde olsun, bundan sonra, yine genel sekreterimiz, Büyükşehir meclis üyelerimiz burada, yetiştirebilirlerse pazartesi günü meclise sunmayı, İBB Meclis üyelerinin oy birliğiyle geçeceğine inanıyorum. İstanbul'daki İBB'nin tüm müzelerine Türk vatandaşlarının girişini de 1 lira olarak İBB meclisine öneririz. İBB meclisi de kabul ederse, 2019'dan sonra sanata, tarihe nasıl sahip çıktığımızı, müzelerimizde, sergi alanlarımızda nasıl sergilediğimizi İstanbullulara göstermek, Türkiye'deki yurttaşlarımıza göstermek isteriz." İBB GENEL SEKRETER YARDIMCISI POLAT: 4 YILLIK EMEKTE SONA GELİNDİ Açılış programında söz alan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İstanbul Boğaz Müzesi projesinin yaklaşık 4 yıllık titiz bir geçmişe ve ortak bir emeğe dayandığını belirterek, her aşamasında birçok kişinin fikri ve kültürel katkı sunduğu bu özel projenin İstanbullularla buluşmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İBB’den; Çiftçilere Ücretsiz Kışlık Sebze Fidesi! Haber

İBB’den; Çiftçilere Ücretsiz Kışlık Sebze Fidesi!

Kışlık sebze fidelerinin dağıtımı açık alanlar için ağustos ayında, seralar için ekim ayında gerçekleştiriliyor. Brokoli, karnabahar, kıvırcık marul, kara lahana, beyaz lahana ve kırmızı lahana fidelerinden oluşan destek kolilerinin dağıtımına Şile’den başlandı. Fide dağıtım törenine İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve beraberindeki İBB kurmayları da katıldı. Dağıtım töreninde konuşan Şileli üretici, Mahmut Küçükaslan, desteklerinin çiftçiler için önemine değinerek, İBB yetkililerine teşekkür etti. Ardından açılış konuşmasını İBB Başkanvekili Nuri Aslan aldı. Çiftçilerin yoğun desteği ve alkışlarıyla kürsüye çıkan Aslan, konuşmasına şu şekilde devam etti; “YOLUMUZU YÜRÜMEKTEN, CUMHURİYETE HİZMET ETMEKTEN; ESNAFA, KÖYLÜYE, SANAYİCİYE HİZMET ETMEKTEN ASLA VE ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ” “Bir buçuk yıldır haksız ve hukuksuz biçimde Silivri'de tutulan İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun size selamlarını getirdim. Ekrem Başkanımız, sizlere olan inancı ve sevgisiyle hepinizi saygıyla, sevgiyle ve hiç tükenmeyen bir umutla kucaklıyor ve selamlıyor. Çünkü o bu ülkeyi seviyor, çünkü o bir Cumhuriyet çocuğu, çünkü o Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden yürüyen bir vatan evladı. Ekrem Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, yol arkadaşlarımız tutuklu. Ancak biz ülkemizden umudumuzu kesmeyeceğiz. Ne bu milletten umudumuzu kesmeyeceğiz ne bu Cumhuriyetten umudumuzu kesmeyeceğiz. Erinde sonunda iyiler kazanacak. Biz de iyilerin tarafındayız. Çünkü bizler Cumhuriyetin çocuklarıyız. Hiçbir koşulda da umudumuzu, dediğim gibi, kesmeyeceğiz; pes etmeyeceğiz ve asla yılgınlığa düşmeyeceğiz, yılgınlığa kapılmayacağız. Bu yola çıkarken kolay olduğunu hiç düşünmedik. Bu yolda yaralanan... Ne derler? Bu yolda yolu terk edenler oldu. Bu yolda yoldan ayrılanlar oldu, umudunu kaybedenler oldu. Yaralanan olsaydı biz onu tedavi ederdik. Korkup gidenler oldu. Olsun! Nasıl Gazi Mustafa Kemal Atatürk o günü aştıysa onun çocukları da bugün bunları aşar. Çünkü biz doğrudan yanayız. Yolumuzu yürümekten, Cumhuriyete hizmet etmekten; esnafa, köylüye, sanayiciye hizmet etmekten asla ve asla geri adım atmayacağız. Kim ne söylerse söylesin, milletin efendisi olan köylünün, emekçinin, işçinin yanında olacağız.” “ÇİFTÇİ DE KÖYLÜ DE KİMSE KENDİSİNİ YALNIZ HİSSETMESİN” “Daha 15 gün olmadı, hasat için Çatalca’daydık, Silivri bölgesindeydik. Bir taraftan ücretsiz fidelerimizi, desteklerimizi dağıtıyoruz; bir taraftan da onların hasadına gidiyoruz. O kadar mutluyum ki aslında... Çünkü Ekrem Başkanın yol arkadaşıyım ve o kadar mutlu oluyorum ki aslında, ‘yapılamaz’ denilen her şeyi yapanların arkadaşıyım. Şimdi şurada, ‘Para ile satılamaz’ diye kolilerin üstünde yazıyor. Ücretsiz olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bu ülkenin üreticisine, çiftçisine verdiği desteği görünce göğsüm kabarıyor. Çünkü benim okuduğum yıllarda bu ülke kendi kendine yeten ender ülkelerden biriydi. Maalesef son zamanlarda ülke gıda için, tarım için yurt dışına muhtaç hâle geldi. Bizim işçi de, emekçi de, emekli de, çiftçi de, köylü de, sanayici de, esnaf da başımızın tacı. Kim İstanbul’da bir şeye ihtiyaç duyuyorsa onun yanında mutlaka Türkiye Cumhuriyeti Devletinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi var. Yetmez ama desteklerimiz... Anadolu’da kim kendini yalnız hissediyorsa orada da İstanbul Büyükşehir Belediyesi var ve Ekrem İmamoğlu var. Çiftçi de, köylü de kimse kendisini yalnız hissetmesin.” “BİZ, SİZLERE DESTEK OLMAYI BİR VATAN BORCU BİLİYORUZ” “Bugün bizler Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Üreten köylü milletin efendisidir’ sözünü hakikate dönüştürmek için onun çocukları olarak gece gündüz 7 yıldır uğraşıyoruz. Bakın, o büyük Atatürk henüz Cumhuriyet ilan edilmemişken, yani 1923’te ama Cumhuriyet ilan edilmemişken, İzmir İktisat Kongresi'ni toplamış, İktisat Kongreleri toplamış ve üreticilerle bir araya gelmiştir. Çünkü bir milletin bağımsızlığı ancak ekonomik kalkınmayla mümkündür. Üreticiye verdiği destekle doğrudan ilgilidir. Bir ülkenin gerçek bağımsızlığı toprağı işleyen, üreten insanların emeği ve alın teridir. Eğer bir ülke kendini bağımsız hissediyorsa bilin ki o ülkenin milleti alın teriyle toprakta, sanayide, bakkalda, fırında çalışıyor demektir; iş buluyor demektir, iş imkânı yaratılıyor demektir. Soframıza gelen her lokmanın arkasında sizlerin alın teri var, sabrı var ve insanüstü emeği var. Tarım zor bir iş. Ama bu ülke tarımla kalkındı. Hatırlayın, Kurtuluş Savaşı zamanındaki o görüntüleri hatırlayın. O emekçi, o köylü sofrasındaki, ambarındaki buğdayı, unu, tarlasındaki emeği, alın terini koymasaydı asker cephede nasıl ayakta duracaktı? İşte bu ülkenin kurtuluşunun asıl mimarlarından birisi de köylüdür ve emekçidir. Biz de sizlere destek olmayı bir vatan borcu biliyoruz, bir gönül borcu biliyoruz, Cumhuriyete borcumuz biliyoruz.” “2019 YILINDAN BERİ TARIMI SADECE BİR DESTEK ALANI DEĞİL, İSTANBUL’UN VE TÜRKİYE’NİN EN STRATEJİK GELECEĞİ VE GIDA GÜVENLİĞİ MESELESİ OLARAK GÖRDÜK” “Bugün mutfaktaki yangının, pazardaki fahiş fiyatların, fileyi dolduramayan vatandaşlarımızın yaşadığı çaresizliğin tek bir sebebi var: Yıllardır çiftçimizi küstüren, üreticiyi borç yükü altında ezen, toprağı betona kurban eden anlayıştır. Beton ekonomisi çökmeye mahkûmdur. İlla da illa da üretmek ve toprağı işlemek gerekiyordur. Ama biz ne yaptık İstanbul’da? Toprağı yeniden ektirerek sadece çiftçimizi desteklemiyoruz; mutfağında tenceresini kaynatmakta zorlanan İstanbullu komşularımızın da hakkını koruyoruz. İşte bu yüzden 2019 yılından beri tarımı sadece bir destek alanı değil, İstanbul’un ve Türkiye’nin en stratejik geleceği ve gıda güvenliği meselesi olarak gördük. Bir ülkenin gıdası yoksa, gıdada dışa bağımlıysa stratejik olarak enerjiden daha kıymetli bir durum... Siz bağımsız filan değilsiniz. Siz oradan gıda gelmediği sürece yiyecek, içecek sofranızda bulamazsınız.” “GELİN, BİRLİKTE İSTANBUL’UN ÇEPERLERİNDE EKİLMEDİK TOPRAK BIRAKMAYALIM” “Cumhuriyetin halkçı kamu anlayışını İstanbul’un bereketli topraklarına taşıdık. Hatırlayın, 2019 yılında göreve geldiğimizde İstanbul Büyükşehir Belediyesinin çiftçilerimize yönelik tek bir tarımsal destek programı yoktu. 7. yılın sonunda Bakanlık bile artık İstanbul’a tarımsal destek vermek zorunda kaldı. Cumhuriyetin iki kurumu, yani Türkiye Cumhuriyeti Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı yarış yapmak durumunda kaldı. Biz yarışacak kurumlar değiliz. Biz devletin iki kurumuyuz, yan yana kol kola gidecek kurumlarız. Gelin, İstanbul’un analizini yaptık. Tarım Hayvancılık Daire Başkanlığımızdaki bilgileri size verelim. Gelin, birlikte İstanbul’un çeperlerinde ekilmedik toprak bırakmayalım. Yeter ki siz tarımdan yana olun, üretimden yana olun; biz kapılarımızı, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bilgi birikimini size sunmaya hazırız. Yükselen maliyetler sizlerin de fark ettiği gibi üreticimizi eziyor. Çiftçimiz toprağından uzaklaşıyor, ekilebilecek tarım alanlarımız boş kalıyor. Bu sadece çiftçimizin içi değil, bütün kentimiz için de böyle, bütün kentlerimiz için de böyle aslında. Ama biz asla karamsarlığa teslim olanlar olmadık. Nasıl Kurtuluş Savaşı’nda damarlarımızdaki asil kandan doğduysak bugün de öyle doğacağız. Başarmamamız mümkün değil. Siz toprağı ekerseniz, siz milletin gönlüne girerseniz o fidenin yeşermemesi ve olgunlaşmaması mümkün değil.” “İBB BÜTÜN İMKÂNLARINI ÇİFTÇİNİN, KÖYLÜNÜN, ESNAFIN, EMEKÇİNİN, SANAYİCİNİN ÖNÜNE SUNDUK” “Biz şuna inanıyoruz: Eğer sizin umudunuz varsa, eğer siz inanıyorsanız mutlak ve mutlak umut varsa çözüm de var. Biz biliyoruz ki umut hem kendi içimizde hem sizde hem de şu an Silivri Zindanları'nda. Ekrem Başkanımızın liderliğinde biz kollarımızı 2019'la beraber sıvadık. Aklın, bilimin ışığında Cumhuriyetin üretken ruhuyla hareket ettik. Üreticilerimizle, ziraat odalarımızla, kooperatiflerimizle el ele verdik. Ortak akılla çözümler ürettik. Bir daha söylüyorum: İstanbul’da ortak akılla çözümler ürettik. ‘Ben diyorsam yapacaksınız’ demedik. Size sorduk, siz karar verdiniz, biz sadece uyguladık. Çünkü bizim efendimiz millettir. Biz milletin efendisi değiliz, millet bizim başımızın tacıdır. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bütün imkânlarını çiftçinin, köylünün, esnafın, emekçinin, sanayicinin önüne sunduk. Çünkü biz engel olan değil, yol açanız. ‘Yaptıklarımız yapacaklarımızın referansıdır’ diyoruz ya; bu yaptıklarımız daha başlangıç ve fragman. Bu ülkede mutluluğu, huzuru, barışı ve üretimi biz getireceğiz ve göreceksiniz bu millet tekrar ayağa kalkacak. Fakirlik bizim en büyük düşmanımız ve onunla savaş etmeye devam edeceğiz.” “İSTANBUL’DA YAŞAYANIN VERDİĞİ VERGİYİ İSTANBULLUNUN HİZMETİNE SUNDUK. YAKINDIR, TÜRKİYE’NİN HİZMETİNE SUNACAĞIZ. HİÇ KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN” “Bugün dağıttığımız fide kutularının üstünde ne yazıyor? ‘Parayla satılmaz’ İstanbullunun, İstanbul’da yaşayanın verdiği vergiyi İstanbullunun hizmetine sunduk. Yakındır, Türkiye’nin hizmetine sunacağız. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. İstanbul modelinden, halkçı belediyecilik anlayışımızdan, Cumhuriyetin geçmişinden gurur duyuyoruz. Cumhuriyetin çocukları ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gidenler sadece İstanbul’a değil, Bakanlığa da örnek oldu ve şimdi tüm Türkiye’de Bakanlık tarıma destek oluyor. Tarım Bakanlığına buradan teşekkür etmek istiyorum. Açıklama yapmış Tarım Bakanımız; ‘İstanbul ayçiçeğinde 5. sıraya yükseldi üretimde’ Tabii ki yükselicek, biz varız! İstanbul Büyükşehir Belediyesi var! Üreticinin de çiftçinin de yanında olanlar var! Bakanımızın, çiftçiliğin, tarımın İstanbul’da bu kadar yükselmesini benimsemesi ve kabullenmesinden dolayı teşekkür ediyorum. Ve tekrar ifade ediyorum Sayın Bakanım: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tarım Hayvancılık Daire Başkanlığının tüm kadroları ve bilgileri emrinizdedir, devletin emrindedir. Şimdi, hatırlayın pandemi dönemini. Kimse sokağa çıkamıyor; Ekrem İmamoğlu talimat vermiş: ‘Gidin çiftçinin, köylünün yanında olun. Esnafın yanında olun, minibüsçünün yanında olun, taksicinin yanında olun, sanayicinin yanında olun’ Ekrem İmamoğlu o gün sizin yanınızda oldu mu? Oldu. Çiftçinin, emekçinin yanında oldu mu? Oldu. Onlar ne yaptılar? İstanbul Büyükşehir Belediyesini kalplerine bastılar ve mühürlediler. O günden bu yana her yıl desteğimizi katlayarak büyütüyoruz. Şimdi toprağına sahip çıkan genç kardeşlerimize, üreten kadınlarımıza buradan söz veriyoruz: Sizi bu topraklarda asla İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, Cumhuriyetin çocukları olarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan gidenler olarak yalnız bırakmayacağız. Gücümüz yettikçe, sağlığımız elverdikçe emrinizdeyiz; çiftçinin, köylünün, üreticinin yanındayız.” “BUGÜNE KADAR TOPRAĞIMIZA SUNDUĞUMUZ DESTEĞİN TOPLAM BÜYÜKLÜĞÜ 1 MİLYAR LİRAYA YAKLAŞTI” “Bakınız, 2020 yılında sadece İstanbul’da kayıtlı görünen, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin de tespit edebildiği çiftçi sayısı 693! Bugün destek verdiğimiz çiftçi sayımız 10.818’e ulaştı. Bugüne kadar toprağımıza sunduğumuz desteğin toplam büyüklüğü 1 milyar liraya yaklaştı. Bu yıl da İstanbul’da çiftçiyi, köylüyü, emekçiyi desteklemek için tam 300 milyon lira civarında ödenek ayırdık. Biraz önce emekçi kardeşim üniversiteden de mezun olmuş ve toprakla uğraşıyor söyledi: Biz sadece bedelsiz, parayla satılmaz fide desteği sağlamıyoruz; kadrolarımız geliyor, size insan desteği ve teknik destek sağlıyor. 2020 yılından bugüne kadar yaklaşık 80 milyon adetin üzerinde fide desteğini çiftçilerimize sunduk. Biraz önce söyledim ya Sayın Bakana teşekkür ediyorum diye; tam 16.000 torbadan fazla yağlık ayçiçeği tohumu, tonlarca buğday, arpa, yulaf, fasulye ve nohut tohumu, binlerce ton gübre, sulama hortumu ve 1 milyon litrenin üstünde mazot desteğini sizlerle buluşturduk. Sadece sizlerle mi? Balıkçılara da balıkçıların ihtiyaçlarını sağladık. Şimdi fındıkçılara, buradan Daire Başkanımıza söylüyorum: İstanbul’da kim üretiyorsa ve kendini yalnız hissediyorsa onun yanında olun. Biz çünkü milletin parasını millete veriyoruz. Benim babamın parası değil; millet çalıştı, kazandı, vergi verdi, bize gelen paydan da biz geri millete hizmet ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. İstemekten utanmayın! Kendi paranızı istiyorsunuz. Kendi alın terinizle verdiğiniz, oluşturduğunuz vergiyi kendinize hizmet diye istiyorsunuz.” “KIŞLIK FİDE DESTEĞİMİZ 7 YILDA 45 MİLYON ADET CİVARINA ULAŞTI” “Sadece bugün burada dağıtacağımız kışlık fide desteğimiz 7 yılda 45 milyon adet civarına ulaştı. Bir de bunun yazlığı var, yani biraz önce söyledim ya 80 milyon adede ulaştık diye. İstanbul’un ekilen alanlarının 4'te 1'ini fidelerimizle, tohumlarımızla buluşturuyoruz. İstanbul’un bütün kaynaklarını kullanmaya hazırız. Yeter ki çiftçi eksin, İstanbul üretsin. Tüm bunları yaparken nasıl yapıyoruz biliyor musunuz? Bedelsiz, hibe desteği, geri dönüşümü hiç yok. Siz yeter ki ekin, yetiştirin ve götürün satın, evinize ekmek getirin. Tabii ki kopyalayanlar kopyalıyorlar; geliştirecekler kendilerini. Onlar da bir gün çiftçiye bedelsiz fide dağıtmayı, gübre dağıtmayı, mazot vermeyi öğrenecekler. Ama bizim o kadar sabrımız var mı? Yok. Bekleyin, geleceğiz. Tüm Türkiye’de, İstanbul Büyükşehir’de uyguladığımız yöntemi inşallah önümüzdeki yazdan önce sağlamaya çalışacağız.” “DESTEK BİZDEN, GAYRET SİZDEN, BEREKET DE CENAB-I ALLAH’TAN” “Şartlar ne kadar zor olursa olsun, koşullar ne kadar ağır olursa olsun, maliyetler ne kadar yükselirse yükselsin; sakın ola ki sakın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yol arkadaşları olarak ve Cumhuriyetin çocukları olarak hepinize ve hepimize söylüyorum: Asla ve asla umutsuzluk yok, umudunuzu kesmeyin! Hiçbir baskı, hiçbir engel üreten insanın azmini ve toprağın bereketini durduramaz. Ne fırtınalar gördünüz ne kar yağışları ne seller... Topraktan vazgeçtiniz mi? Koyduğunuz alın terini geri aldınız mı? Alamamış olabilirsiniz son yıllarda, hiç merak etmeyin! Göreceksiniz, bakacaksınız... Ne verdiyseniz bu toprağa alın teri olarak, emek olarak bu ülkeye; geleceğiz ve sizi huzur içinde ve mutlu yaşatmaya başlayacağız. Her şey çiftçi için yapılacak ve üretici için yapılacak. Şimdi sizlerden bu bereketli toprağın huzurunda toprağımıza ve tarlamıza sahip çıkmaya, ne olursa olsun umudumuzu diri tutmaya ve Atatürk’ün bıraktığı mirası olan Cumhuriyetin ışığına sahip çıkmaya davet ediyorum. Söz veriyor musunuz bu Cumhuriyete, bu ülkeye, çiftçiye sahip çıkacağınıza? Hiç merak etmeyin, biz de söz veriyoruz. Bu can bu bedende olduğu sürece Cumhuriyetin askeridir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yol arkadaşıyız biz. Sizlerin bu azmi ve kararlılığı olduğu sürece aşamayacağımız hiçbir engel yok. Destek bizden, gayret sizden, bereket de Cenab-ı Allah’tan. Yeni üretim sezonumuz bereketli, ürününüz bol, kazancınız helal olsun. Sağ olun, var olun!” Konuşmaların ardından çiftçilere sahneye davet eden İBB Başkanvekili Nuri Aslan, üzerlerinde “Para ile Satılmaz” yazılı Kışlık Sebze Fidesi kolilerini üreticilere takdim etti. Ayaküstü çiftçilerin sorunlarını de dinleyen Aslan, problemlerin çözümü için çalışacaklarını kaydetti. Program, Nuri Aslan ve çiftçilerin çekildiği anı fotoğrafıyla son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İSKİ’den AI Yapay Zeka Projesi Haber

İSKİ’den AI Yapay Zeka Projesi

Burada konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, şunları söyledi: “ÇOK ZOR ZAMANLAR GEÇİRDİK VE GEÇİRMEYE DE DEVAM EDİYORUZ” “İstanbul'umuzun geleceğini iyi bir şekilde şekillendiren, şehrimizi teknoloji liginde üst sıralarda çıkaracak olan bir adımı daha hayata geçirmek için bir aradayız. Hepinize hoş geldiniz diyorum, öncelikle burada bulunduğunuz için. Sizlere İstanbul'un seçilmiş Belediye Başkanı, Cumhurbaşkanı adayımız, bu hizmetlerin öncüsü Sayın Ekrem İmamoğlu'nun selam ve sevgilerini iletmek istiyorum. Çok zor zamanlar geçirdik ve geçirmeye de devam ediyoruz. 1 buçuk yıldır Ekrem Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz, birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız tutuklu. Bugün de duymuşsunuzdur, İzmit Belediye Başkanımızı gözaltına aldılar.” “DİYECEĞİZ Kİ: ‘SADECE TARİHE TANIKLIK ETMEDİK, BİZLER TARİH YAZDIK.’” “Devletimize yıllarca hizmet etmiş ve etmeye devam eden İSKİ Genel Müdürümüz Şafak Başa da 10 ay süreyle bizlerden uzak kaldı. Çok şükür, artık görevinin başında. İstanbul için gece gündüz çalışmaya devam ediyor. Sadece iş akışında var olan yük değil, dostlarımızın yanımızda olmaması, hepimizi duygusal olarak da ağır yükler omuzlarımıza bindiriyor ve bu ağır yükleri taşımaya çalışıyoruz ve bunun da farkındayız aslında. Çok zor zamanlar hepimiz için. Gün içinde onlarca konuyu yaşarken, bunun içinde bir de dostlarımızın ağırlıkları var ve onları taşıyoruz. Ve ben bunun farkındayım, arkadaşlarımız farkında. Hepinize teşekkür ediyorum. Bu süreci bunca zorluğa rağmen taşımak için elimizden geleni ve elinizden geleni yapıyorsunuz. İnsan, anın içindeyken anlayamıyor aslında yaşananları. Zaman geçtikten sonra daha iyi okuyacağız bu durumu ve diyeceğiz ki: ‘Sadece tarihe tanıklık etmedik, bizler tarih yazdık.’” “DÜNYA BİR GELİŞİME AYAK UYDURUYORSA ONUN ÖNCÜSÜ OLMAK DA İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NİN GÖREVİ” “Buraya gelmeden önce, salonda Genel Sekreter Yardımcımız Oğuzhan Bahadır Bey bir sunum yaptı ve orada insanların İBB'ye bakışını ve memnuniyetini bana anlattı. Tabii ki mutlu oldum. Normalde ağır bir süreçten geçiyoruz ve ilk bana söylediklerinde, bu kadar yüksek memnuniyet var diye, ‘Ya, olamaz, ben bunun bir detayını dinleyeyim’ dedim. Bu kadar zor zamanda insanların çeşitli tereddütleri olur; yönetimden, yöneticiden, bulunduğu noktadan ama bugün teferruatlarıyla anlattıklarında ben de ikna oldum. Bütün çalışma arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum. Bugün de tarih yazdığımız günlerden birindeyiz. İstanbul gibi bir megakenti ve her gün üretilen milyonlarca veriyi artık sadece insan kaynağıyla yönetmek mümkün değil. Bu nedenle biz İstanbul'u yöneten irade olarak yapay zeka çağına da kayıtsız kalamazdık. Kalmadık da. O gün Ekrem Başkanımızın önderliğinde başlayan süreç, bugün aslında bir noktada sona gelmiş durumda. Ama koskoca bir İBB ailesi, Avrupa'daki yaklaşık 20 ülkeden büyük, dünyanın 30 büyük şehrinden birisi... Dolayısıyla dünya bir gelişime ayak uyduruyorsa onun öncüsü olmak da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin görevi.” “O GÜN BU SALONDA O TARİHİ ANA ORTAK OLMAKTAN DA BÜYÜK ONUR DUYUYORUM” “Yapay zeka şehirlerin beyni, sinir sistemi olacak. Geleceğin akıllı kentlerinde trafik akışından enerji yönetimine, afet hazırlıklarından kaynakların adil dağıtımına kadar her şey yapay zeka aracılığıyla dinamik olarak yönetilecek ki biraz önce aslında hocamın anlattığı da bu. Yapay zeka sayesinde şehirler; iklim krizine, nüfus artışına ve beklenmedik sorunlara karşı çok daha dayanıklı, yaşayan birer ekosisteme dönüşecek. İşte biz de İstanbul'u bu geleceğe hazırlıyoruz. Aslında biz bu yolculuğa bugün başlamadık. Bundan tam 3 yıl önce, Mayıs 2024'te, ben yine şu salonda, burada oturuyordum ki biraz önce görüntülerde de vardı, İSKİ'nin dijital dönüşüm lansmanını gerçekleştirmiştik. O gün bu salonda olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu'na eşlik etmekten ve o tarihi ana ortak olmaktan da büyük onur duyuyorum. Hep söylediğimiz şu: ‘Eğer Ekrem İmamoğlu varsa çözüm var, umut var.’ Ve o gün ne söz vermişse 2019'da ve 2024'te, öyle veya böyle... Hem İstanbul'da hem de Türkiye'de bütün bu fikirleri, o gelene kadar uygulamaya geçirmek için arkadaşlarımızla mücadele edeceğiz. O geldiği yerden de, geldiğinde de kaldığı yerden alıp bir ileriye taşıyacak. Ekrem Başkanımızla birlikte ektiğimiz tohumların bugün nasıl büyük bir dijital devrime dönüştüğünü bizzat görmek benim için ayrı bir gurur vesilesi.” “BİR BELEDİYENİN, BİR KAMU KURULUŞUNUN NASIL YÖNETİLDİĞİNİN EN GÜZEL ÖRNEĞİ İŞTE BURADA” “Peki neler yapmışız, şöyle bir hatırlayalım. 2014-2019 döneminde, yani bizden önceki dönemde... Henüz Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı ve talepleri var. İşte diyor ki: "Gürpınar’daki kentsel dönüşümü Büyükşehir Belediyesi imzalasın. Yakuplu Kent Ormanını Büyükşehir Belediyesi ve Orman Bakanlığı Beylikdüzü Belediyesi’ne versin" diyor. Tabii ki ne oluyor? Yapmıyorlar. Yapmayınca da Ekrem Bey dijital dönüşüm gibi geliyor, seçime giriyor ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni kazanıyor. Biraz önce Tayfun Bey anlattı, 176 milyon dolarlık proje, 176 milyon dolar harcanıyor ve 96 proje gerçekleştiriliyor. Bir daha söylüyorum bunu; işte Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarının vizyonunun farkı. 2014-2019 döneminde, yani Ekrem İmamoğlu henüz Büyükşehir Belediye Başkanı değil, 96 proje için 176 milyon dolar para harcanıyor. Yani bir proje 2 milyon dolarlık bir kaynak harcanmış gibi bir oran. Biz ise 2020-2025 döneminde 122 milyon dolarlık bütçeyle 426 projeyi hayata geçirmişiz. Birisinde proje başına yaklaşık 2 milyon dolar harcama var, birisinde ise 300 bin dolar harcama var aslında ortalamada. Bu milletin parasının nasıl kendi parası gibi kullanıldığı, bir belediyenin, bir kamu kuruluşunun nasıl yönetildiğinin en güzel örneği işte burada. Sadece bu para harcamayla değil, 2020'den sonra online işlemlerimiz de tam 3-3 buçuk kat artmış durumda. Bunu anlatmamız gerekiyor. Milletin parasının nasıl kullanıldığının anlatılması gerekiyor. Milletin parasına nasıl sahip çıkıldığının anlatılması gerekiyor. Dolayısıyla bunu görüp Ekrem İmamoğlu'yla ve yol arkadaşlarıyla bir yurttaş olarak gurur duymamak mümkün değil. Dolayısıyla ben de bu memleketin bir yurttaşı olarak hem Ekrem İmamoğlu'yla hem Şafak Başa'yla hem Tayfun Bey'le ve diğer arkadaşlarımızla, genel sekreterimizle, kimin emeği geçtiyse onunla gurur duyduğumu ve gurur duymaya da devam edeceğim.” “KUYRUKLARDA BEKLEME DÖNEMİ BİTMİŞ” “Vezne tahsilat hızımız tam 7.8 kat artmış. Düşünün, kuyruklarda bekleme dönemi bitmiş. Para yatıracaksınız, veznedeki görevli sizi fırçalıyor. Artık o dönem bitti. Para yatırmaya gidiyorsunuz, zaten bir kısmını dijital ortamda yatırmışsınız, bir kısmını da veznede bekleyerek yatırıyorsunuz. Göreceksiniz en kısa sürede veznede bekleme diye bir durum da değil, oturduğunuz yerden paranızı ödeyeceksiniz ve vezneye gelme gereği bile duymayacaksınız. Dijital fatura kullanan abone sayımızı 600 bin'e çıkardık. Arızalarda müdahale süremizi yüzde 80 azalttık. Yani bir arıza varsa eskiden 4 saatte müdahale ediliyorsa şimdi yaklaşık 2 saate düşürdük. 7 milyon abonemizin ilk etapta 600 binini dijital ortamda işlem yapar hale getirdik. Dijital sayaç okuma sistemini geliştirdik. Yaptığımız çalışmalar sadece İstanbul'da değil, uluslararası arenada da takdir gördü. Dünyada ikincilik ödülü almışız. Bu kadar basit.” “25 YIL BU ÜLKEYİ YÖNETTİĞİMİZİ HAYAL EDİN; NEREDEN ALIP NEREYE GÖTÜRECEĞİMİZİ SİZ TAHMİN EDİYORSUNUZ” “Aslında ikincilik ödülü aldığımız için de övünecek bir yönetici değilim. Ekrem İmamoğlu burada olsaydı o da onu söylerdi. Çünkü biz bu memleketin çocuklarına ve Cumhuriyet'in çocuklarına güveniyoruz. İmkan verilirse 7 yılda İstanbul'u nereden nereye alıp getirdiğimiz belli. İSKİ'yi nereden nereye alıp getirdiğimiz belli. Dolayısıyla 25 yıl İstanbul'u yönettiğimizi hayal edin. 25 yıl bu ülkeyi yönettiğimizi hayal edin; nereden alıp nereye götüreceğimizi siz tahmin ediyorsunuz. Dolayısıyla kıymetli arkadaşlar, bugün lansmanını yaptığımız İSKİ AI projesi sadece İSKİ için değil hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi hem de ülkemiz için tarihi bir adımdır. Ben de bugün bu kadar detayını ilk kez bugün gördüm ve şunu söyleyebilirim ki, 2029 yılının başına geldiğimizde hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde, İGDAŞ'ında, İETT'sinde, metrosunda, Boğaziçi'nde, her noktada uyguladığımız bir sistem, bütünleşik bir sistem ve dünyanın en büyük dijital dönüşüm uygulayan şehri olacağımızı buradan ifade etmek isterim.” “TÜM TÜRKİYE'YE ÖRNEK OLACAK MİLLİ BİR BAŞARI HİKAYESİDİR” “Yine verisini tamamen kendi bünyesinde tutan bu yerel yapay zeka yaklaşımı veri güvenliğimiz adına tüm Türkiye'ye örnek olacak milli bir başarı hikayesidir. Tabii hocam siz anlattınız bunu ama İBB'nin milli başarı hikayesi sadece yapay zekayla değil, Haliç Tersanesi'nin ürettiği gemileriyle, Tram34'üyle, şimdi üreteceğimiz metro araçlarımızla olacak. Bir bütün olarak gelişiyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi hem İstanbullulara hizmet ediyor hem hizmeti yaparken teknoloji üretiyor hem de onu kullandırıyor. Üreten, kullanan ve yararlandıran bir belediyeden bahsediyoruz. Bu proje İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin teknoloji üreten vizyoner gücünü kanıtlarken ülkemizdeki diğer tüm kamu kurumlarına ve yerel yönetimlere de ilham verecek bir kılavuz niteliği taşıyor.” “KİM YARARLANMAK İSTİYORSA İBB PAYLAŞMAYA HAZIR” “Buradan tüm Türkiye'deki belediyelere ve kamu kurumlarına seslenmek istiyorum; kim İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin imkanlarından, bilgisinden, teknolojisinden yararlanmak istiyorsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kurumu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cumhuriyet'in tüm kurumlarına destek olmaya, bilgi paylaşmaya, kadro paylaşmaya, teknoloji paylaşmaya hazır olduğunu buradan tekrar Ekrem İmamoğlu adına tüm Türkiye'ye ifade etmek isterim. Bizim bilgimiz Türkiye'nin bilgisidir. Biz asla bilgimizi kendimiz için kullanmayız. Milletin hizmetindedir İstanbul Büyükşehir Belediyesi hem İstanbul'da hem 81 ilde. Dolayısıyla kimin ihtiyacı varsa genel sekreterimizle bağlantı kurduğunda anında o desteği alacaktır. Ürettiğimiz bu teknolojik dönüşüm sadece Türkiye'nin değil, B40'taki tüm Balkan ağı üyesi belediyelerin ve Eurocities üyelerinin de kullanımına açıktır.” “KARARLAR DAHA HIZLI ALINACAK, SORUNLAR YERİNDE, YERİNDEN ÇÖZÜLECEK” “Hedefimiz arızaları gerçekleşmeden öngörmek, kayıp ve kaçakları en aza indirmek, vatandaş taleplerini ilk temasta çözüme ulaştırmak, çalışma arkadaşlarımızın işini kolaylaştıran akıllı sistemler oluşturmaktır. Bu atılımımızla yüzde 97 doğrulukla su tüketim tahminleri yapacağız. Alo 185 akıllı asistanı ile çağrı merkezi iş yükünü yaklaşık yüzde 40 azaltacağız. Dijital ikiz teknolojisi ve SCADA sistemlerinden gelen milyonlarca veriyi tek bir ortak akıl altında birleştirerek en doğru kararları en hızlı şekilde alacağız. Bu yapı her şeyi tek merkezden yöneten klasik bir sistem olmayacak. Pompa istasyonlarımız, vanalarımız, sensörlerimiz yapay zeka destekli akıllı bileşenler olarak çalışacak. Böylece kararlar daha hızlı alınacak, sorunlar yerinde, yerinden çözülecek.” “YURTTAŞIMIZI KİMSESİZ BIRAKMAYACAĞIZ” “Bugünün bir diğer alt başlığı dijital rönesans. Bizim yönetim anlayışımızda dijital rönesans teknolojiye teslim olmak değil, onu kamusal fayda için milletin hizmetinde yönetmektir. Burası çok önemli. Bu yapay zekayla beraber dünyanın başka bir boyuta geçeceğini düşünüyor insanlar. Bu doğru, ama bunu yapan biziz. Biz izin verdiğimiz kadar kullanılacak, biz izin verdiğimiz kadar kendini geliştirecek ve bizim izin verdiğimiz noktada hizmet götürecek. Biz de insan olarak insanlık neslinin devamını sağlamak için bu tür teknolojileri geliştirenlerin ne kadar yetki vermeleri gerektiğini çok iyi hesap etmelerini de buradan ifade etmek isterim. Netice itibariyle 86 milyonluk bir ülkeyiz. Bütün her şeyi yapay zekayla yaparsak, bu insanların ayakta kalmasını, gelişmesini ve tabii ki giyinmesini, barınmasını, yemesini, içmesini ve geçinmesini de düşünmek durumundayız ki bunu da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde yapay zeka uygulamaları yaparken de öyle veya böyle kadro azaltması yapmadan yapmayı başaracağız. Peki bunu nasıl sağlayacağız? Gece gündüz çalışıyoruz. Yeni istihdam alanları açıyoruz. Yeni yaşam merkezleri kampüsleri açıyoruz. Ama onlarca tesis açtık. Asla kimse işsiz bırakmıyoruz. Kimseyi kapının önüne koymuyoruz. Yeni tesisler açacağız, yeni imkanlar sunacağız. Bir taraftan yapay zekayı İBB'nin içine monte edeceğiz. Türkiye'yi ve İstanbul'u dünyanın en gelişmiş yapay zekadaki şehri yapacağız. Ama bir taraftan da yurttaşımızı kimsesiz bırakmayacağız.” “YAPAY ZEKA BİLE BİLE ALGILAYAMAZ AMA BİZ İSTANBUL'DA BUNU YAPTIK” “Bu anlayış bizim anlayışımız değil sadece. Cumhuriyeti kuranların anlayışıdır. Biz sadece cumhuriyetin, cumhuriyeti kuranların çocukları, torunları olarak cumhuriyetin felsefesine ve anlayışına sahip çıkıyoruz. İşte bunun için her türlü çalışmayı ve çabayı da göstermeye devam edeceğiz. Bu devrim niteliğindeki büyük projeye liderlik eden, başta İstanbul'un 5 yıl içinde 3 kez seçilmiş belediye başkanı olan Sayın Ekrem İmamoğlu'na, İSKİ Genel Müdürümüz Şafak Başa'ya, Bilgi İşlem Daire Başkanımız Tayfun İşbilen'e de teşekkür ediyorum. ChatGPT bile yapay zeka bile 5 yıl içinde nasıl 3 kez anayasaya rağmen seçim olduğunu o bile algılayamaz ama maalesef biz İstanbul'da bunu yaptık, yapmak zorunda kaldık. Millet de bunu gördü. Her seçimde rekor oyla tekrar İmamoğlu'nu seçti. Ekrem Başkanımızın vizyonuyla İstanbul'u yeni nesil teknolojilerinden faydalanan akıllı bir kent haline getirmeye ve geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz. İSKİ AI projemizin İstanbul'umuza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum, hepinize teşekkür ediyorum.” İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa da özetle şunları söyledi; “SU; ŞEHİRLERİN GELECEĞİNİ BELİRLEYEN STRATEJİK BİR DEĞER HALİNE GELMİŞTİR” “Bugün burada yalnızca yeni bir teknoloji platformunun tanıtımı için değil, İstanbul'un su yönetiminde yeni bir dönemi başlatmak için bir aradayız. İklim krizinin derinleştiği, nüfusun hızla arttığı ve doğal kaynaklar üzerindeki baskının her geçen gün büyüdüğü bir çağda su; artık yalnızca yaşamsal bir ihtiyaç değil, şehirlerin geleceğini belirleyen stratejik bir değer haline gelmiştir. Bu nedenle İSKİ olarak kendimizi yalnızca su ve atık su hizmeti sunan klasik bir kurum olarak görmüyoruz. Veriyi yöneten, riskleri öngören, kaynaklarını akılcı kullanan ve geleceği bugünden planlayan yeni nesil bir kamu kurumu olma hedefiyle çalışıyoruz. Bu dönüşümün en güçlü adımlarından biri de göreve geldiğimiz 2019 yılından bugüne başlattığımız Dijital İSKİ projesi ve bugün onun çok önemli devamı ve önemli bir parçası olan İSKİ AI platformudur.” “İSKİ AI SAYESİNDE YALNIZCA BUGÜNÜ DEĞİL, YARINI DA ÖNGÖREBİLECEĞİZ” “Yapay zeka bizim için yalnızca bir teknoloji değil. Milyonlarca veriyi anlamlı bilgiye dönüştüren, karar alma süreçlerimizi güçlendiren yeni bir kurumsal akıl. İstanbul gibi dev bir metropolde su yönetimi artık yalnızca geçmiş verilerle yürütülemez. Yağıştan baraj doluluk oranlarına, tüketim alışkanlıklarından şebeke basıncına kadar çok sayıda veriyi aynı anda analiz edebilen sistemlere ihtiyaç duyuyoruz. İSKİ AI sayesinde yalnızca bugünü değil, yarını da öngörebileceğiz. Su talebini daha doğru tahmin edecek, kayıp-kaçakları daha erken tespit edecek, altyapı arızalarını büyümeden öngörecek ve enerji verimliliğimizi de arttıracağız. Böylece sorunlara müdahale eden değil, sorunların oluşmadan önleyen bir yönetim anlayışını İSKİ'de daha da güçlendirmiş olacağız.” “YAPAY ZEKA ARTIK DÜNYANIN EN ÖNEMLİ DÖNÜŞÜM ALANLARINDAN BİRİDİR VE TÜRKİYE BU DÖNÜŞÜMÜN DIŞINDA KALMAMALIDIR” “Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun ortaya koyduğu ‘Adil, Yeşil, Yaratıcı İstanbul’ vizyonunun, özellikle yaratıcı kısmında; yaratıcı kısmının bir sonucu olarak ve onun da ifade ettiği gibi yapay zeka artık dünyanın en önemli dönüşüm alanlarından biridir ve Türkiye bu dönüşümün dışında kalmamalıdır. İşte biz de bugün İSKİ Yapay Zeka AI ile bu vizyonu somut bir projeye dönüştürüyoruz. Bu projeyi tanıtmak için sizleri buraya davet ettik. Türkiye'de kendi yapay zeka platformunu geliştiren öncü kamu kurumlarından biri olarak, yalnızca dediğim gibi teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi üreten bir kurum olma irademizi de bu projelerle ortaya koymuş oluyoruz. İnanıyorum ki bugün attığımız bu adım, yalnızca İstanbul'un değil, ülkemizin dijital kamu yönetiminde de önemli katkılar sağlayacaktır.” Törende İSKİ Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Tayfun İşbilen “İSKİ AI Yolculuğu: Suyun Dijital Rönesansı” ve İTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Güney “İSKİ AI Platformu” sunumları gerçekleştirdi. Projeyi hayata geçirenlere plaket takdiminin ardından program son buldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Ulaşımına Dev Atılım Haber

İstanbul Ulaşımına Dev Atılım

Bu kapsamda, temeli 2024 yılı Mayıs ayında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından atılan, 20 bin metrekare alana sahip Kurtköy 2 Garajının yapımı tamamlanarak hizmete açıldı. Açılışa İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, İBB Bürokratları, ilçe belediyelerinden temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda sırasıyla İETT Genel Müdürü İrfan Demet ile İBB Başkanvekili Nuri Aslan birer konuşma yaptı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan, konuşmasına İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve 15.5 Milyon vatandaşın oyunu olarak Cumhurbaşkanı Adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun selamlarını ve sevgilerini ileterek, “Biliyorum ve inanıyorum ki, çok yakında bizlere, çok sevdiği İstanbul’una ve ülkesine kavuşacak, hizmet etmeye devam edecek.” diyerek sözlerine başladı. Aslan daha sonra konuşmasına şu şekilde devam etti; “TÜM MESAİ ARKADAŞLARIMA BİR KEZ DAHA TEŞEKKÜR EDİYORUM” “İETT’nin 19’uncu garajı olacak İETT Kurtköy- 2 Garajı’nın açılışında, sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Yarın Aşure Günü. Şimdiden Aşure Günümüz mübarek olsun. Bugünler bize, her ne pahasına olursa olsun haksızlığın karşısında adaletle, merhametle ve vicdanla dik durmayı hatırlatır. Bizler de doğrudan ve haktan yana olmaktan asla vazgeçmeyerek yaşamaya, üretmeye ve halkımıza hizmet etmeye devam ediyoruz. Edeceğiz. İşte bu yüzden, attığımız her adımı ve gerçekleştirdiğimiz her açılışı çok kıymetli buluyorum. Her şeye rağmen büyük İstanbul Büyükşehir Belediyesi ailemizle nasıl çalıştığımızı herkese göstermiş oluyoruz. Bu vesileyle gecesini gündüzüne katan tüm mesai arkadaşlarıma bir kez daha teşekkür ediyorum” “BU BAŞARININ MİMARI DA EKREM BAŞKANIMIZDIR” “155 yıllık köklü bir tarihe sahip olan İETT, bugün Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise ikinci büyük otobüs filosunu yönetiyor. İstanbul gibi iki kıtaya yayılmış, 16 milyonluk dev bir metropolde, toplu ulaşımın en büyük yükünü sırtlıyor. Günlük yaklaşık 5 milyon yolculuk gerçekleştiriyor. Bu rakam pek çok Avrupa ülkesinin nüfusundan fazla… Bugün 6 bin 807 araçlık filosuyla hizmet veren İETT, günlük yaklaşık 1 milyon 400 bin kilometrelik bir operasyona imza atıyor. Şöyle bir hayal edin: İstanbul’dan Sivas’a günde yaklaşık 1.590 kez gidip gelinebilecek bir mesafe, İETT araçları tarafından sadece bir gün içinde kat ediliyor. Bu muazzam bir başarıdır. Bu başarının mimarı da Ekrem Başkanımızdır.” “GURURLA İFADE ETMEK İSTERİM Kİ; İETT, İSTANBUL'UN 39 İLÇESİNİN TAMAMINA KESİNTİSİZ ERİŞİYOR” “2019 yılından sonra Ekrem Başkanımızla neler başardık, saymak isterim. İETT otobüs ve metrobüs filomuzu yüzde 23 oranında büyüterek araç sayımızı 3 bin 766’ya çıkardık. Filomuzu gençleştirmek amacıyla 150 yeni yerli otobüs ile 252 yeni metrobüsü İstanbulluların hizmetine sunduk. 817 adedi tamamen sıfır olmak üzere, toplam 1.905 adet Özel Halk Otobüsünün yenilenmesini sağladık. Günlük sefer sayımızı yüzde 25 oranında artırarak günde tam 66 bin sefer gerçekleştirmeye başladık. Ayrıca hayata geçirdiğimiz 13 adet gece hattıyla şehrimize kesintisiz ulaşım imkanı sunduk. 2019 yılında 908 olan akıllı durak sayımızı 1.207’ye çıkarırken, kapalı durak sayımızı yüzde 47 oranında artırarak hemşehrilerimizi olumsuz hava koşullarından koruduk. Bugün gururla ifade etmek isterim ki; İETT, İstanbul'un 39 ilçesinin tamamına kesintisiz erişiyor. Şehrimiz genelinde erişilebilirlik oranımız yüzde 99.1'e ulaştı. Yani bugün bir İstanbullu evinden çıktığında, en fazla 500 metre sonra bir İETT durağına güvenle ulaşabiliyor. Bunları yaptık, ama asla yetinmeyeceğiz; çok daha fazlasını yapacağız!” “İETT KURTKÖY-2 GARAJI DA, EKREM BAŞKANIMIZLA BERABER BAŞLAYAN BU BÜYÜK BAŞARI HİKAYEMİZİN EN GÜÇLÜ HALKALARINDAN BİRİDİR” “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz İETT Kurtköy-2 Garajı da, Ekrem Başkanımızla beraber başlayan bu büyük başarı hikayemizin en güçlü halkalarından biridir. Bu tesis, 225 otobüsün eş zamanlı olarak parklanabilmesine ve modern bakım hizmeti alabilmesine olanak sağlayacak. 24 saat kesintisiz hizmet verecek olan garajımızda, 6 farklı İETT otobüsüne aynı anda detaylı bakım ve onarım işlemi yapılabilecek. Tesisimizde ortaya çıkan katı atıkların yüzde 95’i, araç yıkama sularının ise yaklaşık yüzde 85’i geri dönüştürülerek yeniden kullanılacak” “İSTANBUL’A TAM 5 MİLYAR TL’LİK DEV BİR YATIRIM YAPIYORUZ” “Bir yandan bu modern garajlarla altyapımızı güçlendirirken, diğer yandan araç filomuzu büyütmeye de hız kesmeden devam ediyoruz. İçinde bulunduğumuz 2026 yılında, tam 650 farklı yeni toplu taşıma aracını İstanbul’un filosuna kazandırmak amacıyla kolları sıvadık. İlk adımı olarak, 250 adet solo otobüsün alımı için sözleşmemizi imzaladık. Araçlarımız bu yılın Kasım ayından itibaren filomuza katılmaya başlayacak. Bu proje için İstanbul’a tam 5 milyar TL’lik dev bir yatırım yapıyoruz. Ayrıca İETT tarihinde bir ilke imza atarak, yüzde 100 elektrikli, çevreci ve yeni nesil 50 otobüsü de yakın zamanda şehrimize kazandıracağız. Hedeflerimiz bununla da sınırlı değil. 2026 yılındaki 650 yeni araca ek olarak; 2027 yılında 650, 2028 yılında ise 640 adet olmak üzere toplamda 1.940 yeni aracı daha filomuza katmayı hedefliyoruz Yani filomuzun yaşını 5 yaşın altına düşüreceğiz.” “İETT’MİZE VE TÜM HEMŞEHRİLERİMİZE HAYIRLI UĞURLU OLMASINI DİLİYORUM” “Bizim her hizmetimizin arkasında Cumhuriyet fikri vardır. Çünkü Cumhuriyet; halkın parasını halka harcamaktır. Cumhuriyet, 16 milyon İstanbulluya eşit, adil, yeşil ve yaratıcı bir gelecek sunabilmektir. Bu duygularla, Kurtköy - 2 Garajımızın İstanbul’umuza, İETT’mize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Sağ olun, var olun.” Açılış konuşmalarının ardından İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve protokol üyeleri kurdele keserek garajın resmi açılışını yapmış oldu. Açlışın ardından tesisde incelemelerde bulunan Aslan, İETT emekçilerine işlerinde kolaylıklar diledi. ÇEVRECİ TEKNOLOJİLERLE DONATILDI 1.650 metrekare kapalı alana da sahip olacak olan Kurtköy-2 Garajı çevreci ve yeni nesil teknolojiler ile donatıldı. Her sabah İstanbullular için detaylı olarak temizlenen araçlar için kullanılan yıkama sularının yaklaşık %85’inin geri dönüşümü sağlanabilecek. Garajda kullanılan katı atıkların ise %95’inin geri dönüşümü yapılabilecek. Yaklaşık 102 Milyon TL yatırım ile tamamlanan Kurtköy-2 Garajı, İETT’nin 19. Garajı olacak. EK ÇALIŞMA VE SOSYAL ALANLAR Hangar içerisinde operasyonel faaliyetlerin yanı sıra idari ve sosyal ihtiyaçları karşılayacak bölümler de yer alıyor: Depo ve Ofisler: Yönetim, teknik koordinasyon ve lojistik süreçlerinin düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla planlandı. Dinlenme Alanı: Çalışan konforu ve motivasyonu gözetilerek tasarlanmış sosyal alan olup personelin mola süreçlerini daha verimli geçirmesine katkı sağlayacak. Kurtköy 2 Garajı ve bakım hangarı projesi; operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik, iş güvenliği ve çalışan ergonomisini ön planda tutan çağdaş bir ulaşım tesisi yaklaşımıyla geliştirildi. Geniş araç kapasitesi, modern bakım altyapısı ve fonksiyonel çalışma alanları sayesinde tesis, toplu ulaşım hizmetlerinin daha hızlı, güvenli ve etkin şekilde yürütülmesine önemli katkı sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.