Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#El Sanatları

Kapsül Haber Ajansı - El Sanatları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, El Sanatları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. Kapanca Sokak Festivali Başlıyor Haber

3. Kapanca Sokak Festivali Başlıyor

İzmit’in tarihi mirasını kültür ve sanatla buluşturan İzmit Belediyesi 3. Kapanca Sokak Festivali, 25-28 Haziran tarihleri arasında birbirinden renkli etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlayacak. İzmit Belediyesi tarafından düzenlenen festival, konserlerden sergilere, atölyelerden söyleşilere, kültür turlarından SoloTürk gösterisine kadar geniş bir programla kentte festival havası estirecek. TARİHİ KAPANCA SOKAKLARI FESTİVALLE CANLANACAK Festival, 25 Haziran Perşembe günü saat 18.00’de gerçekleştirilecek kortej yürüyüşüyle başlayacak. İzmit Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünden başlayacak yürüyüş, Kültür Tepesi ve Akçakoca Meydanı güzergâhında festival coşkusunu tüm kente yayacak. Aynı gün Ana Sahne’de gerçekleştirilecek festival açılışı ve “Kadının İzinde” Sokak Defilesi ile başlayacak etkinlikler, Bursa Büyükşehir Belediye Bandosu ve The Jackpot konserleriyle devam edecek. SANAT TARİHİ MEKANLARDA HAYAT BULACAK Festival kapsamında İzmit’in tarihi yapıları sergilere ev sahipliği yapacak. Yeni Hamam’da “Dünyadan Örneklerle Çini Sergisi” ile “Mirasın Peşinde: Dünya Müzelerinde Türk Çinileri” sergisi sanatseverlerle buluşacak. Sanayi Odası Butik Otel’de Aslıhan Çiftgül’ün kişisel resim sergisi ve Furkan İnce’nin kişisel heykel sergisi ziyaret edilebilecek. Sürdürülebilir Sanat Kadın Kooperatifi’nde karma sergi yer alırken, Ruşen Hakkı Anısına Şiir ve Edebiyat Evi’nde Yusuf Emir Sudan’ın kişisel sergisi sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Ressamlar Tepesi’nde gerçekleştirilecek canlı sanat performansları da festivale ayrı bir renk katacak. HER YAŞA HİTAP EDEN ATÖLYELER Festival boyunca çocuklar için geleneksel oyunlar, deney atölyeleri, yüz boyama etkinlikleri, masal atölyeleri, mini disko, sanat çalışmaları ve festival temalı etkinlikler düzenlenecek. Yetişkinler için ise cam boncuk yapımı, bardak boyama, broş tasarımı, seramik boyama, sabun yapımı, tişört baskı, mum yapımı, keçe çalışmaları ve el sanatları atölyeleri gerçekleştirilecek. Festival alanında kurulacak stantlar da dört gün boyunca ziyaretçilere açık olacak. EDEBİYAT VE KÜLTÜR MERAKLILARI DA UNUTULMADI Festival kapsamında düzenlenecek söyleşi, imza günü ve kitap tanıtımlarında çok sayıda yazar ve sanatçı vatandaşlarla buluşacak. Ozan Özgen, Atilla Ağırbaş, Ece Özbaş, Yusuf Emir Sudan ve Gazeteci-Yazar Mevlüt Soysal gibi isimler festival kapsamında okurlarıyla bir araya gelecek. 26 Haziran Cuma günü gerçekleştirilecek “Günbatımında Kapanca” kültür turu yürüyüşü ise katılımcılara tarihi Kapanca Sokak’ın hikâyesini farklı bir atmosferde keşfetme fırsatı sunacak. KONSERLER VE GÖSTERİLER DÖRT GÜN BOYUNCA SÜRECEK Festivalin ana sahnesinde dört gün boyunca birbirinden farklı müzik grupları ve sanatçılar sahne alacak. Türk Dünyası Korosu, Kararsızlar, İzmit Belediyesi Kent Orkestrası, Barış ELMA, İÇSES İzmit Çok Sesli Müzikal Koro ve Zafer Yıldız DJ Perküsyon performansları festival coşkusunu artıracak. Sarnıç Sahne’de ise konserler, ritim gösterileri, şiir dinletileri ve film gösterimleri gerçekleştirilecek. Festivalin kapanış günü olan 28 Haziran Pazar akşamı ise sevilen müzik grubu Kafadar sahne alacak. FİNAL SOLOTÜRK GÖSTERİSİYLE YAPILACAK Kapanca Sokak Festivali’nin finalinde gökyüzü nefes kesen bir gösteriye sahne olacak. 28 Haziran Pazar günü Sekapark’ta gerçekleştirilecek SoloTürk gösterisi, festivalin en heyecan verici anlarından biri olacak. Festival alanına ulaşım için ring servisleri de hizmet verecek. İzmit’in tarihi dokusunu sanat, kültür ve müzikle buluşturacak 3. Kapanca Sokak Festivali, dört gün boyunca kentin her köşesine festival heyecanı taşıyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

40 Yıl Aradan Sonra Kandıra’da Keten Üretimi Yeniden Başladı Haber

40 Yıl Aradan Sonra Kandıra’da Keten Üretimi Yeniden Başladı

Coğrafi işaretli Kandıra bezinin ham maddesi olması nedeniyle büyük önem taşıyan keten, ilçede hem tarımsal hem de kültürel açıdan yeniden değer kazanıyor. 1980’li yıllarda tamamen sona eren keten tarımı, yürütülen çalışmalarla yeniden canlandırıldı. Kandıra Belediyesi öncülüğünde; saha çalışmalarında temin edilen 50 kilogram ata tohumu, üç yıldan beri yaklaşık 10’ar dönümlüklük alanlara ekiliyor. Ortalama 8 aylık büyüme sürecinin ardından 1 metreyi aşan keten bitkilerinin hasadı, geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilmeye başlandı. Tarımsal ve kültürel yeniden doğuş Kandıra Belediyesi tarafından üç yıldır ekimi yapılan ve bu yıl da hasadına başlanan keten, yalnızca bir tarımsal üretim faaliyeti olmanın ötesinde, bölgenin unutulmaya yüz tutmuş üretim kültürünün yeniden canlanması olarak değerlendiriliyor. Keten bitkisinin Kandıra’da yeniden ekilmesiyle birlikte hem atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması hem de yerel ekonomiye yeni bir üretim modeli oluşturulması hedefleniyor. Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, keten üretiminin yeniden başlamasını “geçmişle geleceği buluşturan bir adım” olarak nitelendirerek, ilçenin tarımsal hafızasının yeniden canlandırıldığını ifade etti. Ölmez, ketenin geçmişte bölge halkı için önemli bir geçim kaynağı olduğunu hatırlatarak, “Keten bitkisini yeniden gün yüzüne çıkarmak, sadece bir tarım projesi değil; aynı zamanda kültürel bir mirası yeniden yaşatma çabasıdır” dedi. Üretimden ekonomiye uzanan zincir Proje kapsamında elde edilen keten liflerinin ileri teknoloji tesislerde işlenerek Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin el sanatları atölyelerinde yeniden dokunması planlanıyor. Böylece üretim zincirinin tarımdan sanayiye ve el sanatlarına uzanan sürdürülebilir bir modele dönüşmesi hedefleniyor. Yetkililer, Türkiye’de ketenin ağırlıklı olarak yağlık üretim için yetiştirildiğini ancak lif kalitesinin ekonomik açıdan daha değerli olduğunu belirterek, uygun alanlarda yaygınlaştırılmasının çiftçi gelirine önemli katkı sağlayacağını vurguluyor. Geçmişi hatırlatan hasat Hasada katılan vatandaşlar, tarlalarda keten’in yeniden görülmesinin geçmişe dair güçlü bir hatırlatma olduğunu ifade etti. Yaşlı üreticiler ise ketenin bir dönem çeyizden günlük yaşama kadar birçok alanda kullanıldığını hatırlatarak, bu kültürün yeniden canlanmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Hedef: kalıcı üretim modeli KETENKÖY Projesi ile keten üretiminin yalnızca dönemsel bir çalışma olmaktan çıkarılarak kalıcı bir üretim modeline dönüştürülmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında tohum çoğaltımıyla birlikte üretimin ilerleyen yıllarda daha geniş alanlara yaygınlaştırılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kars Yaşayan Miras Şöleni Tüm Coşkusuyla Başladı Haber

Kars Yaşayan Miras Şöleni Tüm Coşkusuyla Başladı

Zengin sanatsal ve kültürel birikimiyle Yaşayan Miras Şöleni'ne ev sahipliği yapan Kars'ta, Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri'nde yer alan âşıklık geleneği, Köse, Kazkaz ve Farfarafilli oyunları, keçecilik, mey yapımcılığı ve icracılığı, geleneksel oyuncak yapımı, yağmur duası törenleri ve mani söyleme geleneği olmak üzere 9 unsur ile 60 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı bulunuyor. 16 farklı ilden toplam 50 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ve sanatkârın katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı etkinlik, Gazi Kars Bedesteni'nde sanatseverlerle buluşuyor. Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarına ve sanatseverlere ev sahipliği yapan, yaşayan mirasımızın parçası geleneksel el sanatlarımızı desteklemeyi, sanatları ve sanatçıları tanıtmayı ve bu eşsiz mirası gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan “Kars Yaşayan Miras Şöleni” başladı. Gazi Kars Bedesteni'nde gerçekleşen açılış törenine; Kars Valisi Ziya Polat, AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serkan Emir Erkmen ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak katıldı. Uygulamalı atölyeler, sergiler, konserler, gösteriler, ustalarla söyleşiler ve mahalli sanatçıların performanslarına ev sahipliği yapan şölen, Kars'ın kültürel ve sanatsal atmosferinin zenginleşmesine katkı sağlıyor. Serhat şehrimiz Kars'ta ikinci defa düzenlenen Yaşayan Miras Şöleni, ziyaretçilere el sanatlarının inceliklerini yakından deneyimleme ve yaşayan miras unsurlarıyla tanışma fırsatı sunuyor. Kars Valisi Ziya Polat; “Büyüklerimizden, ecdadımızdan aldığımız mirası, örfümüzü, adetimizi yarınlara aktaracak şehirdeyiz.” Kars Valisi Ziya Polat yaptığı açıklamada, “Sultan Alparslan Han'ın diyarından, Harakani Hazretleri'nin huzurunda, on binlerce şehidin memleketinde yaşayan miras, gerçekten hak ettiği şehirlerden birisinde. Gazi Kars'ta, Ruslara karşı yapılan savunmada verdiği mücadeleyle ilk gazilik unvanını alan şehirdeyiz. Kafkasya'ya açılan kapıdayız. Anadolu'ya açılan kapıdayız. İnşallah daha birçok kapıya açılacak bir şehirdeyiz. Büyüklerimizden, ecdadımızdan aldığımız mirası, örfümüzü, adetimizi yarınlara aktaracak şehirdeyiz. Gazi Kars'tayız, Serhat Kars'tayız. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yaşayan miras şöleni geçtiğimiz yıl buradan başlamıştı. Bu sene biraz öne aldık. Gazi Kars turizm'de bu sene rekorlar üzerine rekorlar kırıyor. 650.000’in üzerinde misafirimizi bu şehir ağırladı. Bu insanlar bu şehre boşuna gelmiyor. Bu şehrin tarihiyle, kültürüyle mirasına geliyor. Bu şehir özel bir şehir. Ani yurdu. Türklerin ilk yurdu. On binlerce şehidimiz Sarıkamış'ta. Bu yurdu emanet ettikleri nesil, gelecek nesil burada. Biz de üzerimize düşen görevi hak ettiği gibi aldığımız emaneti yarınlara aktarmakla görevliyiz. Bu vesileyle Kültür ve Turizm Bakanlığımıza çok çok teşekkür ediyorum” diyerek konuşmasını sonlandırdı. “Kars; her köşesinde bir maneviyat, tarihi bir birikim, kültür ve medeniyet izi taşıyan bir şehirdir” AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın konuşmasında, “Bizler Kars’ta yaşıyoruz. Kars; her köşesinde bir maneviyat, tarihi bir birikim, kültür ve medeniyet izi taşıyan bir şehirdir. Bu programın tam anlamını ve manasını bulduğu topraklarda, Serhat Kars’ta, Gazi Kars’ta hep birlikteyiz. Biraz önce Halk Kültürü Daire Başkanımız Pervin Oymak bana çok kıymetli bir anekdot aktardı. Hakikaten çok değerliydi: ‘Ülkeler sınırlarını savaşlarla genişletebilir ama kültürlerini savaşla var edemezler.’ Dolayısıyla bizler kültürümüzü ve medeniyetimizi yaşattığımız sürece ülkemizi ve vatanımızı da yaşatmış olacağız. Bu anlamda şehir olarak çok şanslıyız. Biz, Kafkasya’nın Anadolu’ya açılan serhat şehriyiz. Burada Karapapak Türkleri, Ahıska Türkleri, Azerbaycan Türkleri, Kürtler ve Türkmenler olarak hepimizin ayrı bir kültürü, ayrı bir anlayışı var. Bu çeşitlilik ve birliktelik de şehrimizi güzelleştiriyor. Bizim düğünlerimizde tek bir ezgi değil, farklı farklı ezgiler çalınır. Sofralarımızda tek bir kültürün değil, Kafkasya’nın ve Anadolu’nun ortak kültürü yer alır. Bizler Ani gibi bir mirası taşıyoruz. Burada Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın mirasına sahip çıkıyoruz. Ebul Hasan-ı Harakani Hazretleri gibi bir zatın mirasını taşıyoruz ve bu mirası yaşatmak zorundayız. Çocuklarımızla, gençlerimizle; soframızdan düğünlerimize, halaylarımızdan nakışlarımıza kadar her alanda bu değerleri devam ettirmek durumundayız.” ifadelerini kullandı. “16 ilden gelen 50 sanatçı ile burada bir arada olacağız” Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serkan Emir Erkmen yaptığı açıklamada, “Bizleri biz yapan değerler olan somut olmayan kültürel mirasımızı yaşatmak, desteklemek, sanatçılar arası ilişkileri geliştirmek, somut olmayan kültürel mirasımıza ilişkin farkındalığı ve görünürlüğü artırmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz Yaşayan Miras Şöleni vesilesiyle Kars'ta sizlerle yeniden bir arada olmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyorum. Üç gün boyunca; iğne oyasından ahşap oyuncağa, tar yapımından sedefkârlığa kadar çeşitli sanat dallarından, 16 ilden gelen 50 sanatçı ile burada bir arada olacağız. Gençler, çocuklar ve yetişkinler geleneksel sanatlarımızı burada deneyimleme ve görme fırsatı bulacaklar. Geleneksel Türk tiyatromuzun önemli unsurlarından olan Karagöz ve kukla gösterileri gerçekleştirilecek, hat ve ebru sergileri açılacak. Aynı zamanda şölenimizin coşkusunu artıracak konserler de düzenlenecek. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak yaşayan mirasımızı korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak için elimizden geleni yapıyoruz.” diye konuştu. Protokol ve beraberindeki heyet açılış töreninin ardından El Sanatları Stantlarında sanatçıların performanslarını izleyip Geleneksel Çocuk Oyunları Alanı ve Türk Süsleme Sanatları Sergileri’nin açılışına katıldı. GEÇMİŞTEN GELECEĞE SANATLA DOLU ŞÖLEN Geleneksel okçuluk gösterisi, Halk Oyunları gösterisi ve tulum icrası performansı ile başlayan ve zengin sanatsal ve kültürel birikimiyle Yaşayan Miras Şöleni’ne ikinci defa ev sahipliği yapan Kars’ta İğne Oyacılığı, Ahşap Oyuncak Yapımı, Ahşap Baskı / Yazmacılık, Lüle Taşı İşleme, Rize Bezi Dokuma, Tespih Yapımı, Cam Altı, Bağlama ve Tar Yapımı, Siirt Battaniyesi Dokuma, Ahşap İşleri, Gümüş ve Oltu Taşı İşleme, Baston Yapımı, Çinicilik, Karabağ Kilimi Dokuma, Kırkyama, Telkâri, Bıçakçılık, Naht, Bitkisel Örücülük, Tel Kırma, Cam İşleri, Deri İşleme, Kazaziye, Sedefkârlık, Mücevher Sâdekârlığı gibi geleneksel el sanatlarımızın usta temsilcileri, Gazi Kars Bedesteni’de kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtıyor. Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının gerçekleştirdiği çeşitli etkinliklerin de yer aldığı Şölen’de Atakan Berk Epruzoğlu Halk Müziği dinletisiyle Karslılarla biraraya gelirken, Türk Süsleme Sanatları Sergileri kapsamında Biz Ebru Atölyesi sanatçılarının Ebru Sergisi, Suna Gözüm’ün Mozaik Sergisi ile Yasemin Yurtkuran'ın Hüsn-i Hat Sergisi'de sanatseverlerle buluşuyor. Gazi Kars Bedesteni’nde gerçekleşen şölende, çocuklara yönelik etkinlikler kapsamında; Karagöz sanatçısı Yılmaz Karakuzu’nun Karagöz Gösterisi, Kukla sanatçısı Oğuzhan Vartolioğlu’nun Kukla gösterisi minik ziyaretçilere keyifli anlar yaşatarak onları geleneksel çocuk oyunlarıyla tanıştırıyor. Ayrıca oluşturulan çocuk oyun alanlarında Mangala, Topaç Çevirme, Seksek, Dokuztaş gibi geleneksel çocuk oyunları minik ziyaretçilerle buluşuyor. Şölen kapsamında Cumhuriyet Meydanında (Şehir Stadyumu Yanı) Şahin Atabay ve saz arkadaşları sazın sözün buluştuğu türkü dinletisiyle sanatseverlerle bir araya geldi. Ülkemizin tanınmış sanatçılarından Ekin Uzunlar ücretsiz halk konseriyle 12 Haziran Cuma akşamı Karslılarla buluşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

27. Uluslararası Bayındır Çiçek Festivali'nin Programı Belli Oldu Haber

27. Uluslararası Bayındır Çiçek Festivali'nin Programı Belli Oldu

30 Nisan – 1, 2, 3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyon, dört gün boyunca üreticiyle vatandaşı bir araya getirecek. Geleneksel Kortej ve Açılış Töreni Festival programı, 30 Nisan Perşembe günü saat 14.00'te gerçekleştirilecek kurdele kesimiyle başlayacak. Bando Sertan ve Grubu ile İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) Köy Tiyatroları ekibinin yer alacağı kortej yürüyüşünün ardından resmi açılış töreni İlçe Stadyumu'nda yapılacak. Üretici Stantları ve Alan Etkinlikleri Festival süresince Atatürk, Hanife Öğretmen ve Alpay Alpat caddeleri ilçedeki çiçek üreticilerinin stantlarına tahsis edilecek. Kani Bey Parkı'nda "Bayındır Kadın Üretici Pazarı", İnkılap Caddesi'nde "El Sanatları Sokağı" ve Eski Hükümet Konağı'nda "Bayındır Fotoğraf Sergisi" ziyaretçilere açık olacak. Ayrıca Belediye Otoparkı'nda kurulan alanda dört gün boyunca çocuklar için atölyeler ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Festival Konserleri ve Kapanış Bayındır Şehir Stadyumu'nda kurulacak Ana Sahne'de festival boyunca saat 21.30'da konser programları gerçekleştirilecek. 1 Mayıs Cuma günü Hüseyin Turan, 2 Mayıs Cumartesi günü Melek Mosso, 3 Mayıs Pazar günü ise Gökçe sahne alacak. Alternatif sahnelerde de gün boyu İzBB orkestraları, yerel müzisyenler ve Bayındır Kent Konseyi Kadın Çiçeklerin Sesi Ritim Grubu dinletiler sunacak. 2 Mayıs Cumartesi günü saat 14.00'te "En İyi Çiçek Üreticisi ile En İyi Balkon ve Bahçe Yarışması" ödül töreninin yapılacağı festival, 3 Mayıs Pazar günü Gökçe konserinin ardından sona erecek. Başkan Sakarsu: "Emeğin ve Üretimin Festivali" Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu, festivalin ilçenin üretim kültürünün önemli bir yansıması olduğunu ifade ederek vatandaşları programa davet etti. Başkan Sakarsu; "Bayındır’ımızda yıllardır süregelen çiçekçilik geleneğimizi ve üreticilerimizin el emeğini sergilediğimiz 27. Uluslararası Bayındır Çiçek Festivalimiz için hazırlıklarımızı tamamladık. Emeğin, toprağın ve dayanışmanın değerini bir kez daha hatırlayacağımız bu anlamlı organizasyonda tüm vatandaşlarımızı aramızda görmekten onur duyarız." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilecik Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Devam Ediyor Haber

Bilecik Yaşayan Miras Şöleni Yoğun İlgiyle Devam Ediyor

Şölen kapsamında 13 ilden 40 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısının katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı Bilecik Yaşayan Miras Şöleni, Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde ziyaretçilere el sanatlarının inceliklerini yakından deneyimleme ve yaşayan miras unsurları ile tanışma fırsatı sunuyor. Bileciklilerin yoğun ilgisiyle devam eden Şölen, ikinci gününde birbirinden anlamlı etkinliklerle sanatseverlerle buluştu. Şölen kapsamında; Cam İşçiliği, Sedefkârlık, Lüle Taşı İşlemeciliği, Alem Yapımı, Ahşap Baskı/ Yazmacılık, Çarpana Dokuma, Bez Dokuma, Bıçakçılık, Cam Boncuk Yapımı, Ahşap Oyuncak Yapımı, Baston Yapımı, Şimşir Kaşık Yapımı, Naht, Çömlekçilik ve Mücevher Sadekarlığı gibi geleneksel el sanatlarımızın usta temsilcileri, Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtıyor. Bilecik Yaşayan Miras Şöleni kapsamında Türkiye’de ilk kez “Anadolu’nun Çömlekçileri Bilecik’te” buluşması düzenleniyor. Şölen kapsamında Çömlekçilik alanında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kayıtlı Çömlek ustalarının katılımıyla “Anadolu’nun Çömlekçileri Bilecik’te” buluşması düzenleniyor. Çeşitli illerden Çömlekçilik alanında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kayıtlı Çömlek ustaları Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde oluşturulan ayrı bir alanda kendileri için özel olarak hazırlanan stantlarda, ürettikleri ürünlerini sergiliyor. Bilecik Yaşayan Miras Şöleni; Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının farklı birçok etkinliğinin yanısıra Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi; İbrahim Atalar’ın Osmanlı kıyafetleri ve günlük yaşayışını konu alan Deri İşleme Sergisi ile Türk süsleme sanatçıları Emre Özdemir’in Hüsn-i Hat ve Büşra Sayi Çelik’in Ebru sergilerine de ev sahipliği yapıyor. Şölen’de çocuklara yönelik olarak; Karagöz sanatçısı Sibel Tomaç (Hayali Kibele) Karagöz ve Kukla gösterisiyle çocuklarla bir araya geldi. Mangala, Seksek, Dokuztaş gibi geleneksel çocuk oyunlarının yer aldığı alanlarda, Şölen kapsamında minik ziyaretçileri geleneksel çocuk oyunlarıyla tanıştırdı. Ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle devam eden Bilecik Yaşayan Miras Şöleni’nde Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürü Kürşat Bozkurt ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak El Sanatları Stantlarını gezerek katılan sanatçılara katılım belgelerini sundu. Yaşayan Miras Şöleni kapsamında, ülkemizin tanınmış sanatçılarından Ekin Uzunlar 11 Nisan Cumartesi akşamı Cumhuriyet Meydanı’nda ücretsiz halk konseri sanatseverlerle buluşacak. Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği Bilecik Yaşayan Miras Şöleni 12 Nisan Pazar günü sona erecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Isparta'da "Yaşayan Miras Şöleni" Coşkusu Haber

Isparta'da "Yaşayan Miras Şöleni" Coşkusu

Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarına ve sanatseverlere ev sahipliği yapan, yaşayan mirasımızın parçası geleneksel el sanatlarımızı desteklemeyi, sanatları ve sanatçıları tanıtmayı ve bu eşsiz mirası gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan “Isparta Yaşayan Miras Şöleni” başladı. Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleşen açılış törenine; Isparta Valisi Sayın Abdullah Erin, Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Uğur Büyükçulcu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak katıldı. Isparta Valisi Abdullah Erin: “Kültür, Bir Milletin Olmazsa Olmazıdır” Isparta Valisi Abdullah Erin yaptığı açıklamada kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının hayati önemine dikkat çekerek; "Bugün, Yaşayan Miras Şölenimizin ikincisini güller diyarı Isparta’da gerçekleştiriyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. 27-29 Mart tarihleri arasında devam edecek olan bu şölenin; kültürümüzün, geleneğimizin, örf ve adetlerimizin ve bütün birikimimiz olan mirasımızın yaşamasına yaşatılmasına vesile olmasını diliyorum." dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü projelere değinen Vali Erin, "Bakanlığımız bir taraftan turizm sektöründe milletimizin gelirini zenginliğini arttırmaya çaba sarfederken, diğer taraftan kültürümüzü yaşatmaya gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarmaya yönelik çok önemli projelere imza atıyor. Bu vesileyle Kültür ve Turizm Bakanımıza, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm arkadaşlara Isparta’dan teşekkürlerimizi sunuyoruz." ifadelerini kullandı. Kültürün bir milletin temel yapı taşı olduğunu vurgulayan Vali Abdullah Erin; "Yaşayan Miras olarak nitelendirdiğimiz ve milletimizin binlerce yıllık geçmişinden bugüne aktardığı birikimimizi hatırlamak, hatırlatmak ve bu konudaki farkındalığı artırmak sorumluluğumuzdur. Özellikle gençlerimizin ve çocuklarımızın; özüne, geleneğine ve sanatına uygun, bilinçli bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla bu etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. Kültür bir milletin olmazsa olmaz esas unsurlarından biridir. Kültürünü koruyan ve gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktaran toplumlar başarılı olur." diye konuştu. Isparta’nın somut olmayan kültürel miras alanında zengin bir potansiyele sahip olduğunu belirten Vali Erin, "Şölen boyunca birçok ilimizden 35’e yakın sanatçımız bizimle birlikte olacak. Ürettiklerini ve Ustalarından devraldıkları mirası bizlere ve yeni çıraklara aktarmak için burada bizlerle olacaklar. Isparta’mızda somut olmayan kültürel miras alanında 60’ın üzerinde unsurumuz ve 22 sanatçımız bulunuyor. Bu mirasın devamını sağlamak için usta-çırak ilişkisinin korunması ve desteklenmesi önceliğimizdir." ifadelerini kullandı. Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Büyükçulcu: “Yaşayan miras; sadece hafızalarda kalan değil; yaşatılan, üretilen ve nesilden nesile aktarılan değerlerimizin tümüdür.” Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Büyükçulcu yaptığı konuşmada; “Hızla değişen ve gelişen dünyada bugün burada; geçmişten günümüze uzanan köklü değerlerimizi yaşatmak, kültürümüzün izlerini geleceğe taşımak ve bu anlamlı açılışta bir arada olmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Yaşayan miras dediğimiz kavram; sadece hafızalarda kalan değil; yaşatılan, üretilen ve nesilden nesile aktarılan değerlerimizin tümüdür. Bu miras; bir ustadan çırağa, bir anneden evlada, bir sanatçıdan başka bir sanatçıya aktarılarak toplumun ortak hafızasında hayat bulmaktadır.” ifadelerini kullandı. Kültürel mirası koruma sorumluluğuna vurgu yapan Büyükçulcu; “Bizler kültürel mirasımızı korumak, ona sahip çıkmak ve gelecek nesillerimize aktarmakla sorumluyuz. Unutmamalıyız ki; köklerinden kopan toplumlar geleceğe sağlam adımlarla yürüyemez. Bu nedenle kültürel değerlerimize sahip çıkmak, onları yaşatmak, korumak ve geliştirmek hepimizin ortak görevidir.” dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak: “Halk Kültürü Bir Milletin Hafızasıdır” Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak konuşmasında Halk kültürünün bir milletin en temel hafıza kaydı olduğunu vurgulayarak ‘’geleneklerin, el sanatlarının, müziğin ve tiyatronun toplumsal kimliği oluşturan en kıymetli değerler olduğunu belirtti. “Halk kültürü, bir milletin hafızasıdır. Geleneklerimiz, el sanatlarımız, geleneksel müziğimiz ve tiyatromuz bizi biz yapan en kıymetli değerlerdir. Genel Müdürlüğümüz; bu değerlerin belgelenmesi, kayıt altına alınması ve nesiller arasında aktarılması amacıyla Yaşayan Miras Şölenleri gibi pek çok etkinliğin yanı sıra alan araştırmaları yoluyla belgeleme ve tespit çalışmaları da yürütmektedir.” ifadelerini kullandı. Isparta özelindeki verileri paylaşan Pervin Oymak, kentin kültürel zenginliğine dikkat çekerek, “Bu çalışmalar kapsamında Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezi'nde Isparta'ya ait toplam 2174 belge, 22 somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı ve ulusal envanterde kayıtlı 60 unsur bulunmaktadır.” diye konuştu. Yaşayan Miras Şölenleri’nin sanatçıları desteklemek ve geleneksel sanatları yaşatmak adına kritik bir rol oynadığını belirten Pervin Oymak; “2025 yılında toplam 10 ilde gerçekleştirdiğimiz şölenlerimize büyük bir heyecanla Isparta'dan başlamıştık. Bu yıl da 15 ilimizde yapılması planlanan şölen takvimimize yine Türkiye'nin gül bahçesi Isparta'dan başlamanın mutluluğu ve heyecanı içerisindeyiz. Misafirlerimiz, şölenimiz boyunca Isparta'dan ve ülkemizin diğer şehirlerinden gelen sanatçılarımızın el emeği göz nuru geleneksel el sanatları eserlerini yakından görme, kültürümüzün renklerini ve inceliklerini deneyimleme fırsatı bulacaklardır” dedi. Şölenin sadece sergilerden ibaret olmadığını, aynı zamanda birleştirici bir eğlence atmosferi sunduğunu kaydeden Oymak, “Konserlerimizle müziğin birleştirici gücünü hep birlikte hissederek neşemizi ve coşkumuzu paylaşacağız. Elbette, asırlardır güldüren, düşündüren ve öğreten geleneksel sahne sanatlarımızdan Karagöz ve kukla gösterilerimizle hem çocuklarımız hem de içindeki çocuğu yaşatan herkesle keyifli anlar yaşayacağız.” diye konuştu. Protokol ve beraberindeki heyet açılış töreninin ardından El Sanatları Stantlarında sanatçıların performanslarını izleyip Geleneksel Çocuk Oyunları Alanı ve Türk Süsleme Sanatları Sergileri’nin açılışına katıldı. DOLU DOLU FESTİVAL Zengin sanatsal ve kültürel birikimiyle Yaşayan Miras Şöleni’ne ikinci defa ev sahipliği yapan Isparta’da; Deri İşleme, Keçecilik, Ahşap Oymacılığı, Folklorik Giysili Bebek Yapımı, Bıçakçılık, Ahşap Oyuncak Yapımı, Çini, Kemik ve Boynuz İşçiliği, Gılamık Bezi Dokuma, İpek Dokuma, Yumurta Kabuğu Oyma Sanatı, Cam İşleri, Ahşap Baskı/Yazmacılık, İğne Oyacılığı, Geleneksel Türk Okçuluğu, Hakkak, Dival İşleme (Maraş işi), Gümüş Kazaziye, Çömlekçilik, Çarpana Dokuma, Mücevher Sâdekârlığı gibi geleneksel el sanatlarının usta temsilcileri, Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtıyor. Isparta Yaşayan Miras Şöleni; Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının farklı birçok etkinliğinin yanısıra Türk Süsleme Sanatları Sergileri’ne de evsahipliği yapıyor. Aynur Demir’in Minyatür, Menel Hüzmeli’nin Mozaik, Havva Genç’in Ebru, Senay Şeyranlı’nın Tezhip sergileri sanatseverlerle buluşurken, ayrıca çocuklara yönelik olarak Bahadır Bıyıklı Kukla ve Karagöz gösterisiyle minik ziyaretçilerle bir araya geliyor. Mangala, Topaç Çevirme, Seksek, Dokuztaş gibi oyunların yer aldığı alanlar da festival kapsamında minik ziyaretçileri geleneksel çocuk oyunlarıyla tanıştırıyor. Şölen kapsamında; Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Halk Kültürü Dairesi Başkanı Pervin Oymak ve sanatçı Oğuz Aksaç, geleneksel el sanatları stantlarını gezerek sanatçılardan bilgi alıp katılım belgelerini sundu. Isparta Yaşayan Miras Şöleni’nde Akordeon sanatçısı Dr. Evrim Kaşıkçı ‘’Kökler, Kadın ve Göç’’ temalı müzikli söyleşisi ile ziyaretçilerle bir araya gelecek. Şölenin ilk gün akşamında ülkemizin tanınmış sanatçılarından Oğuz Aksaç ve 28 Mart Cumartesi akşamı Türk Halk Müziği sanatçıları Salih Gündoğdu ve Eren Can Yıldız ücretsiz halk konserlerinde sanatseverlerle buluşacak. Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal envanterine kayıtlı 60 unsur ve Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı 22 sanatçı bulunan Isparta’da, Şölen kapsamında geleneksel el sanatları ve sanatçıları da yer alıyor. 10 ilden toplam 35 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’nın katıldığı ve birçok sanat dalının tanıtıldığı Isparta Yaşayan Miras Şöleni 29 Mart Pazar gününe kadar Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yörük Çalıştayı ve Şöleni Başlıyor Haber

Yörük Çalıştayı ve Şöleni Başlıyor

Etkinlik, hem kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağlayacak hem de toplumda farkındalık oluşturacak. Yörük Çalıştayı ve Şöleni, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı organizasyonuyla 11-12 Nisan tarihleri arasında Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda gerçekleştirilecek. Anadolu’nun köklü Yörük kültürünü yaşatmak, tanıtmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla düzenlenecek etkinlik, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelecek Yörük topluluklarını bir araya getirecek. Program kapsamında Yörük yaşamına ait gelenek ve görenekler, el sanatları, müzikler, halk oyunları ve yöresel lezzetler katılımcılarla buluşturulacak. Aynı zamanda düzenlenecek çalıştay ile Yörük kültürü üzerine akademik ve kültürel paylaşımlar yapılacak. Her yıl düzenli olarak gerçekleştirilmesi planlanan organizasyonun, ulusal ölçekte önemli bir kültür buluşması haline getirilmesi hedefleniyor. Renkli etkinlikler Yörük Çalıştayı ve Şöleni’nin, katılımcılar ve ziyaretçiler için kültürel açıdan zengin, kapsayıcı ve kalıcı bir değer oluşturması amacıyla bir dizi program hazırlandı. Bu kapsamda 11 Nisan saat 10.00’da Bornova Meydanı’nda saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okunacak ve çelenk sunma töreni yapılacak. Ardından Bornova Meydanı’ndan Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’na kadar kortej yürüyüşü var. Saat 11.00’de yöresel halk dansları gösterileri olacak. Açılış konuşmaları sonrasında ise çalıştay kapsamında paneller düzenlenecek. Şölenin ikinci günü olan 12 Nisan’da ise etkinlikler saat 12.00’de başlayacak. Halk dansları gösterilerinin sunulacağı alanda sırasıyla Zeynep İlhan, İsmail Çakır, Neslihan Yılmaz, Fatma Meşe ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Halk Müziği Orkestrası & Burak Maral konserleri düzenlenecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Japon Tekniği İle Nakış Fikirlerini Keşfettiler Haber

Japon Tekniği İle Nakış Fikirlerini Keşfettiler

Kökeni Japonya’ya dayanan Sashiko, geçmişte kıyafetleri onarmak ve dayanıklılığını artırmak amacıyla kullanılan bir teknik olarak ortaya çıktı. Zamanla estetik bir ifade biçimine dönüşen bu “sessiz dikişler”, tekrar eden geometrik desenleri ve sade çizgileriyle dikkat çekiyor. Eğitmenliğini Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Duygu Ercan’ın üstlendiği atölye çalışmasına katılan öğrenciler unutulmaz bir gün geçirdi. KUMAŞ ÜZERİNDE İZ BIRAKMANIN HEYCANINI YAŞADILAR Atölye boyunca yalnızca bir nakış tekniğini öğrenmekle kalmayan öğrenciler; sabır, tekrar ve sadeliğin estetiğini deneyimleyerek, üretim sürecinin meditatif yönünü de keşfetti. Her bir ilmekte ritim yakalayan katılımcılar, kumaş üzerinde iz bırakmanın anlamını yeniden yorumladı. KOT PARÇALAR YENİDEN HAYAT BULDU Atölyeye katılan öğrenciler, kendi hikâyesini taşıyan kot parçaları ile ceket, yelek, pantolon ve eteklerini yanlarında getirdi. “Geleneksel Sashiko” desenleriyle bu parçalar yeniden tasarlandı. Böylece hem sürdürülebilir moda anlayışına katkı sağlandı hem de geçmiş ile bugün arasında yaratıcı bir köprü kuruldu. Eskiyen ya da kullanılmayan denim ürünlerin yeniden değerlendirilmesi, tekstil sektöründe giderek önem kazanan “yeniden kullanım” ve “dönüştürerek tasarlama” anlayışını da destekledi. MODA AKADEMİSİ’NDE UYGULAMALI VE YENİLİKÇİ EĞİTİM Moda Akademisi, düzenlediği atölye ve eğitim programlarıyla katılımcılarına yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda tasarım vizyonu kazandırmayı hedefliyor. Akademide; Temel ve ileri düzey dikiş teknikleri, moda tasarımı ve koleksiyon hazırlama, kalıp çıkarma ve model uygulama, tekstil yüzey tasarım, sürdürülebilir moda ve geri dönüşüm uygulamaları, el sanatları ve geleneksel tekniklerin çağdaş yorumları gibi pek çok alanda uygulamalı eğitimler veriliyor. YARATICILIĞIN SESSİZ RİTMİ Bu kapsamda gerçekleştirilen Sashiko atölyesi de hem geleneksel el sanatlarını yaşatmayı hem de genç tasarımcı adaylarının farklı kültürlerden ilham alarak özgün çalışmalar üretmesini amaçladı. “Sessiz Dikişlerin Hikâyesi: Sashiko” workshopu katılımcılara yoğun akademik programlarının arasında hem yaratıcı hem de dinlendirici bir üretim alanı sundu. İlmeklerin ritminde buluşan öğrenciler, tasarımın yalnızca estetik değil, aynı zamanda duygusal bir süreç olduğunu deneyimledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.