Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elazığ

Kapsül Haber Ajansı - Elazığ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elazığ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eti Bakır, Üç Yeni Üretim Sahasını 2,2 Milyar Dolarlık Yatırımla Hayata Geçiriyor Haber

Eti Bakır, Üç Yeni Üretim Sahasını 2,2 Milyar Dolarlık Yatırımla Hayata Geçiriyor

Yerli üretimi stratejik bir sorumluluk olarak konumlandıran Eti Bakır için 2026, yatırımlar yılı oldu. Türkiye’de madenden son ürüne kadar üretim yapma kabiliyetine sahip tek şirket olan Eti Bakır, yılda 90 bin ton katot bakır üretimle Türkiye’nin bakır ihtiyacının yüzde 25’ini karşılıyor. Cengiz Holding’in grup şirketi olarak, üretim kapasitesini desteklemek üzere yatırımlara devam eden şirket, yeni satın almalar, yeni üretim sahası yatırımları ve verimlilik çalışmaları gerçekleştiriyor. Grup bünyesinde gerçekleştirilen Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik’teki satın almaları ile buna ek olarak Elazığ, Çanakkale ve Sinop’taki yeni üretim sahaları ile Samsun’daki kapasite artış yatırımlarını anlatan Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, toplamda 2,2 milyar dolarlık yatırım tutarı olduğunu ifade etti. ELAZIĞ’DA 700 KİŞİLİK İSTİHDAM Elazığ’ın Maden ilçesindeki Eti Bakır İşletmesi’nin bu ay geçici faaliyet belgesini alarak üretime başladığını ifade eden Asım Akbaş, “Bu üretim sahamız için yaklaşık 800 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Yıllık 1 milyon ton tüvenan cevher çıkararak işleyeceğiz. Türkiye’nin ihtiyacı olan bakırın yerli kaynaklarla karşılanması için önemli bir destek sağlayacak olan bu üretim sahamızda 700 kişilik istihdamımız var. Öncelikli olarak bölgeden istihdam sağlayarak, şehrin ekonomisine de katkı sağlıyoruz. Elazığ işletmemiz aynı zamanda döngüsel ekonomi için de bir örnek olacak. Üretim sahamızda bakırdan arta kalan pirit Mazıdağı tesisimize gönderilecek ve burada kobalt, çinko gibi değerli metalleri geri kazanacağız. Ayrıca Elazığ İşletmemiz’den gelecek konsantre bakır için Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisimizde de bir kapasite artışı yaptık. Yıllık katot bakır üretim kapasitemizi 70 bin tondan 90 bin tona çıkardık” dedi. ÇANAKKALE YIL SONUNDA ÜRETİME BAŞLAYACAK Çanakkale’de yine grup bünyesinde bulunan Truva Bakır’a ait Halilağa Bakır Madeni’nin de bu yılın sonunda faaliyete geçeceğini kaydeden Akbaş, şunları söyledi: “Faaliyete başladığında Halilağa Bakır Madeni için toplam 600 milyon dolarlık yatırım yapmış olacağız. Bu tesisimizde yılda 6 milyon ton tüvenan cevher çıkarılacak. Burada da öncelikli olarak bölgeden karşılanmak üzere işletme süresince 1.000 kişiye istihdam sağlayacağız. Öte yandan gelecek yılın sonunda üretime başlayacak Sinop Boyabat’taki üretim sahamız için de yine yaklaşık 600 milyon dolarlık yatırım gerçekleştiriyoruz.” YENİ TESİSLERDE KATMA DEĞER ARTIRILIYOR Çayeli Bakır ve Anagold Madencilik’teki satın almalarla ilgili de bilgi paylaşan Akbaş, “Çayeli Bakır’daki satın alma sürecimiz nisan sonu itibarıyla tamamlandı. Eskiden bakır konsantresi olarak ihraç edilen cevher artık Samsun’daki izabe tesisimizde katma değeri yüksek katot bakır haline getiriliyor. Ayrıca Cengiz Holding bünyesine geçmesi ile birlikte buradaki verimlilik ve teknoloji yatırımlarımız da devam ediyor. Yine Anagold Madecilik de mayıs ayından itibaren Cengiz Holding şemsiyesi altında faaliyetlerini sürdürüyor. Altın üretiminde Türkiye’nin en büyük iki madeninden birine sahip olan Anagold Madencilik ile ülkemizin altın ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlıyoruz. Günlük 6 bin ton maden işleyebilen şirket, yerel kalkınmayı önceliklendirerek, 3 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Bu yıl gerçekleşen bu satın almalar toplam 1,8 milyar dolara mal oldu” diye konuştu. KÜLTÜREL GEÇMİŞE IŞIK TUTUYOR Eti Bakır üretim faaliyetlerinin yanı sıra ülkemizin gizli kalmış tarihine de katkı sağlıyor. ‘Yerin Altındaki Bütün Madenleri Çıkarıyoruz’ programı kapsamında arkeolojik kazılara destek olan Eti Bakır, ülkemizin kültürel varlığının güçlendirilmesine öncülük ediyor. Eti Bakır’ın destekleri ile kazılarına devam edilen İkiztepe’deki buluntular, Bafra Müzesi ve Samsun Müzesi’nde sergileniyor. Geçtiğimiz yıl bu buluntuların 120 bin kişi tarafından ziyaret edilmesinin mutluluk verici olduğunu kaydeden Akbaş, “Eti Bakır, arkeolojik kazılara verdiği destekler sayesinde bölgenin binlerce yıllık kültür mirasının gün yüzüne çıkarılmasına katkı sunuyor. İkiztepe kazılarının bizim için farklı bir önemi de var; ortaya çıkan buluntulardan anlıyoruz ki Samsun’da binlerce yıl önce de bakır işleniyordu. İkiztepe’nin yanı sıra Elazığ Salkaya’daki kazılara da destek oluyoruz. Geçtiğimiz yıl Erken Bizans Dönemine tarihlenen taban mozaiği ile başlayan kazı sürecinde Roma varlığına ışık tutacak yeni mimari veriler de ortaya çıktı. Ayrıca Truva Bakır ile de Çanakkale’deki İnkaya Mağarası kazılarının destekçisiyiz. İnkaya Mağarası kazıları, bu alanın 86 bin yıllık geçmişiyle Anadolu’da keşfedilen insan yaşamına ait en eski ikinci alan olduğunu ortaya çıkardı” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'nin Akıllı Sayaç Dönüşümünde İlk Adım Fırat EDAŞ Bölgesinden Atılıyor Haber

Türkiye'nin Akıllı Sayaç Dönüşümünde İlk Adım Fırat EDAŞ Bölgesinden Atılıyor

Elektrik dağıtım sisteminin daha dijital, ölçülebilir ve verimli bir yapıya kavuşturulması amacıyla geliştirilen Millî Akıllı Sayaç Sistemi’nin (MASS) kullanıcı mobil uygulaması, Fırat Elektrik Dağıtım AŞ’nin (Fırat EDAŞ) de aralarında bulunduğu altı elektrik dağıtım bölgesinde pilot olarak devreye alındı. Elektrik Piyasası Ölçüm Sistemleri Yönetmeliği kapsamında Enerji Piyasaları İşletme A.Ş (EPİAŞ) tarafından kurulan ve işletilen platform, 31 Ağustos 2026 itibarıyla Fırat EDAŞ’ın hizmet verdiği Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli’deki kullanıcıların erişimine açıldı. Tüketim Verileri Tek Platformdan İzlenebilecek MASS kullanıcı mobil uygulaması üzerinden kullanıcılar, sayaçlarının teknik özellikleri ölçüsünde saatlik, günlük, aylık ve yıllık tüketim veya üretim bilgilerini görüntüleyebilecek. Geçmiş dönem verileri analiz edilebilecek; günlük ve aylık ortalama tüketimler ile tarife zaman dilimlerine göre kullanım bilgileri takip edilebilecek. Platform ayrıca beklenmedik veya belirlenen sınırın üzerindeki tüketimler için uyarı alınmasına, tüketim değerlerinin bölgedeki benzer kullanıcıların ortalamalarıyla karşılaştırılmasına ve kullanıcıların etkilendikleri planlı veya plansız kesintilere ilişkin bilgilere erişmesine imkân sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya'nın Turizm Potansiyeli Bölgesel Turizm Çalıştayında Ele Alındı Haber

Malatya'nın Turizm Potansiyeli Bölgesel Turizm Çalıştayında Ele Alındı

Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Malatya ve Tunceli’nin turizm potansiyelini bölgesel bir bakış açısıyla değerlendirmek ve iller arasındaki turizm iş birliğini güçlendirmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda kamu kurumları, yerel yönetimler, turizm sektörü, ulaşım, finans ve özel sektör temsilcileri bir araya geldi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla düzenlenen çalıştayda, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın moderatörlüğündeki “Yeni Nesil Bölgesel Turizm: Entegre Destinasyon Yönetimi” paneline katılan Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Mehmet Beytur, Fırat Havzası'nın tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerinin turizm açısından büyük bir potansiyel taşıdığını söyledi. Fırat Kalkınma Ajansı'nın faaliyet alanında bulunan bölgenin tarih boyunca önemli bir yaşam ve medeniyet merkezi olduğuna dikkati çeken Beytur, Fırat Nehri'nin binlerce yıldır insanlık ve medeniyetler için önemli bir kaynak oluşturduğunu vurguladı. Dr. Mehmet Beytur, “Geçmişe tarihî perspektiften baktığımızda bu bölgenin ciddi anlamda bir uygarlık merkezi olduğunu görüyoruz. Zaman zaman ilk uygarlıklar arasında bir geçiş bölgesi olmuş, doğal imkânları ve tabii varlıklarıyla insanlığa büyük nimetler sunmuş bir coğrafyada yaşıyoruz. Bugün de bu bölgenin turizm imkânlarını nasıl gün yüzüne çıkaracağımızı ve nasıl daha aktif hale getireceğimizi konuşuyoruz” diye konuştu. Bölgenin Arslantepe, Nemrut Dağı, Ulu Cami, Harput ve Göbeklitepe gibi uluslararası düzeyde bilinen önemli değerlerin yakınında bulunduğunu belirten Beytur, bunların yanı sıra yerel ölçekte henüz yeterince tanıtılmamış çok sayıda tarihî ve kültürel değerin de bulunduğunu kaydetti. Malatya'nın Levent Vadisi'nden Arapgir'e kadar uzanan geniş coğrafyasında önemli tarihi ve turistik değerlerin yer aldığını ifade eden Dr. Mehmet Beytur, bölgede çok sayıda tarihi güzergâh, kervansaray ve konaklama merkezinin bulunduğunu söyledi. Hazırlanan tur güzergâhlarının önemli bir başlangıç olduğunu ancak bölgenin potansiyeli açısından bunun yeterli olmadığını belirten Beytur, turizm rotalarının daha da zenginleştirilmesi gerektiğini ifade etti. “Turizmde Öncelikli Konulardan Biri Ulaşımdır” Turizmin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için ulaşım imkânlarının güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Beytur, ulaşımı uluslararası, ulusal ve yerel olmak üzere üç farklı düzeyde ele almak gerektiğini söyledi. Elazığ, Malatya ve Adıyaman'ın uluslararası ulaşım imkânlarında önemli ihtiyaçlar bulunduğunu belirten Dr. Mehmet Beytur, yurt dışından bölgeye doğrudan ve daha kolay ulaşım sağlanmasının turizm potansiyeline önemli katkı sunacağını ifade etti. Ulusal düzeyde de İstanbul ve Ankara gibi merkezlerden bölge illerine yapılan uçuşların saatleri ve sayılarının geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Beytur, mevcut potansiyelin ticari açıdan da bu düzenlemeleri destekleyecek nitelikte olduğunu dile getirdi. Yerel ulaşım konusunda ise belediyelere önemli görevler düştüğünü belirten Beytur, turizm ajanslarının güzergâh ve ulaşım planlamalarına paralel olarak yerel yönetimler olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. “Malatya’dan Nemrut’a Yeni Bir Turizm Güzergâhı Oluşturulabilir” Nemrut Dağı'na ulaşım konusunun bölge turizmi açısından önemli başlıklardan biri olduğuna dikkati çeken Beytur, Nemrut'a Malatya ve Adıyaman üzerinden ulaşım sağlanabildiğini belirtti. Bölgeyi kapsayan güçlü ve bütüncül bir turizm rotasının oluşturulması için Malatya'dan Nemrut'a ulaşımı kolaylaştıracak yol çalışmalarının önem taşıdığını vurgulayan Dr. Mehmet Beytur, “Eğer bu çalıştay sonucunda bu yönde bir karar ve ortak irade ortaya çıkarsa, biz Büyükşehir Belediyesi olarak üzerimize düşeni yapmaya ve bu yolun yapılması konusunda gerekli desteği vermeye hazırız” dedi. "Malatya, Turizmde Ortak Akıl ve İş Birliğiyle Yol Alıyor" Genel Sekreter Dr. Mehmet Beytur, bölgenin gastronomi alanında da önemli bir zenginliğe sahip olduğunu belirterek Malatya'da çok sayıda coğrafi işaretli ürün bulunduğunu ifade etti. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'nın yeniden inşa sürecinde önemli bir aşamaya gelindiğini belirten Beytur, şehrin sahip olduğu tarihî, kültürel ve gastronomik değerlerin yeniden ayağa kalkma sürecinde turizmin önemli bir güç unsuru olacağına dikkati çekti. Malatya'nın müzeleriyle de önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğuna dikkati çeken Beytur, şunları kaydetti: “Büyükşehir Belediyesi olarak farklı kategorilerde müzelerimiz bulunuyor. Fotoğraf Makinesi Müzemiz, büyüklüğü itibarıyla dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alıyor. Şehir dışından gelen ziyaretçilerimizin bu müzeden oldukça etkilendiklerini dile getirmeleri bizleri memnun ediyor. Bunun yanı sıra Radyo ve Gramofon Müzemiz de Türkiye'nin bu alandaki en büyük müzeleri arasında yer alıyor. Bazen altyapıyı geliştirmek, bazen kültürel değerleri öne çıkarmak, bazen de organizasyonlara öncülük etmek gerekiyor. Turizmde asıl aktörün özel sektör olması gerektiğine inanıyoruz. Ancak özel sektörün gerekli olgunluğa ve kapasiteye ulaşacağı sürece kadar yerel yönetimlerin destekleyici bir rol üstlenmesi gerektiğini düşünüyoruz." "Bölgemizde İnanç ve Sağlık Turizminde Önemli Potansiyel Var" Bölgenin inanç turizmi açısından da önemli bir zenginliğe sahip olduğunu belirten Beytur, farklı inançlara ait tarihi ve kültürel değerlerin bölgede önemli bir geçmişe sahip olduğunu söyledi. Malatya'nın sağlık turizmi alanında da önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Dr. Mehmet Beytur, özellikle İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nin bölge ve ülke açısından önemli bir cazibe merkezi haline geldiğini belirtti. Karaciğer nakli ve plastik cerrahi başta olmak üzere birçok alanda uluslararası düzeyde hizmet sunulduğunu ifade eden Beytur, sağlık turizminin geliştirilmesine yönelik ortak projeler üretilebileceğini kaydetti. Bölgesel Turizm Çalıştayı kapsamında kurulan Malatya standı yoğun ilgi gördü. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Malatya standını ziyaret ederek, yöresel ürünler hakkında bilgi aldı. Dr. Mehmet Beytur, standı ziyarete gelen misafirlerle yakından ilgilendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Doğu ve Güneydoğu’nun Turizm Gücü Birlikte Büyüyecek Haber

Doğu ve Güneydoğu’nun Turizm Gücü Birlikte Büyüyecek

Turizmi 81 ile ve yılın 12 ayına yaymayı hedeflediklerini belirten Ersoy, bölgedeki turizm ürünlerinin doğru şekilde birbirleriyle ilişkilendirilmesiyle ziyaretçilerin kalış süresinin ve turizmden elde edilen katma değerin artırılabileceğini vurguladı. TGA’nın küresel tanıtım gücünün Anadolu’nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullanıldığını kaydeden Ersoy, beş şehrin ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerini açıkladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın turizm geleceğinin değerlendirildiği Bölgesel Turizm Çalıştayı düzenlendi. Elazığ’da gerçekleştirilen ve beş şehrin sahip olduğu turizm değerlerinin ortak bir vizyonla ele alındığı çalıştayın açılışında konuşan Bakan Ersoy, turizmde “birlikteliğin gücünü” harekete geçirdiklerini ifade ederek artık yalnızca tek bir destinasyonu tanıtmanın yeterli olmadığına dikkati çekti. Programda Adıyaman Valisi Abdullah Küçük, Bingöl Valisi Dr. Cahit Çelik, Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Malatya Valisi Seddar Yavuz ve Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu da yer aldı. 81 İlde 12 Ay Turizm Hedefi Türkiye’yi dünya turizminde hak ettiği zirveye taşımak için çalıştıklarını belirten Bakan Ersoy, temel hedeflerinin turizmi ülkenin 81 iline ve yılın 12 ayına yaymak, ürün çeşitliliğini artırmak, ziyaretçilerin Türkiye’de daha uzun süre kalmasını sağlamak ve turizmin oluşturduğu ekonomik ve sosyal değerden şehirlerin daha fazla pay almasını temin etmek olduğunu söyledi. Bugünün ziyaretçisinin bir şehri görmekten çok bir deneyim yaşamak istediğini belirten Ersoy; bir bölgenin tarihini keşfetmek, mutfağını tanımak, doğasını deneyimlemek ve kültürünü hissetmek isteyen ziyaretçilere tek bir seyahat rotası içerisinde bütüncül bir deneyim sunulması gerektiğini kaydetti. Bakan Ersoy şöyle devam etti: “Dolayısıyla bizim de ziyaretçiye yalnızca gidilecek yerler değil, takip edilecek rotalar; yalnızca görülecek mekânlar değil, yaşanacak hikâyeler sunmamız gerekiyor.” Beş Şehir, Birbirini Tamamlayan Büyük Bir Turizm Coğrafyası Çalıştayın kapsadığı Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın birbirinden farklı ancak birbirini tamamlayan güçlü turizm değerlerine sahip olduğunu belirten Ersoy, beş şehrin yalnızca ayrı ayrı destinasyonlar olarak değil, birbirini tamamlayan büyük bir turizm coğrafyasının parçaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Adıyaman’ın Nemrut Dağı Ören Yeri, Perre Antik Kenti ve Cendere Köprüsü başta olmak üzere tarihî ve kültürel mirasıyla dünya ölçeğinde bir değere sahip olduğunu ifade eden Ersoy, Malatya’nın ise UNESCO Dünya Mirası ilan edilen Arslantepe Höyüğü, Eski Malatya surları, coğrafi işaretli gastronomisi, doğası ve yerel yaşam kültürüyle güçlü bir turizm potansiyeli taşıdığını kaydetti. Elazığ’ın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki tarihî Harput Kenti, Hazar Gölü, Buzluk Mağarası, zengin mutfağı ve köklü kültürel mirasıyla bölgenin önemli destinasyonlarından biri olduğunu belirten Ersoy; Tunceli’nin Munzur Vadisi Milli Parkı, Ovacık Gözeleri, doğası ve outdoor turizm imkânlarıyla öne çıktığını söyledi. Bingöl’ün ise Yüzen Adalar’dan Hesarek Kayak Merkezi’ne, termal kaynaklarından yaylalarına ve henüz yeterince keşfedilmemiş değerlerine kadar önemli bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. 5 İlde 130 Tesis, 11 Bin 222 Yatak Her şehrin sahip olduğu farklı turizm ürünlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ersoy, asıl meselenin bu değerlerin doğru şekilde ürünleştirilmesi ve birbirleriyle ilişkilendirilmesi olduğunu söyledi. Bu sayede ziyaretçilerin bölgede kalış süresinin uzatılabileceğini, turizmden elde edilen katma değerin artırılabileceğini ve bu değerin daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceğini ifade eden Ersoy, beş ilde toplam 130 konaklama tesisi ve 11 bin 222 yatak kapasitesi bulunduğunu açıkladı. Önümüzdeki dönemde mevcut kapasitenin daha etkin kullanılması ve turizm hareketliliğinin gelişmesine paralel olarak nitelikli yatırımların önünün açılması gerektiğini belirten Ersoy, bir destinasyonu turizm merkezi hâline getiren unsurun yalnızca konaklama yatırımları olmadığının altını çizdi. Ulaşımdan gastronomiye, çevre düzenlemesinden destinasyon yönetimine, kültür varlıklarının korunmasından nitelikli insan kaynağına, tanıtımdan ziyaretçi deneyimine kadar bütün unsurların birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Kamu, Özel Sektör, Akademi ve Sivil Toplum Aynı Masada Turizmde başarıyı merkezi yönetimin tek başına gerçekleştireceği bir hedef olarak görmediklerini belirten Bakan Ersoy; valiliklerin, belediyelerin, üniversitelerin, kalkınma ajanslarının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel paydaşların sürecin içerisinde olması gerektiğini ifade etti. Bakanlık tarafından başlatılan İl Tanıtım ve Geliştirme Programı’nın da bu anlayışla yürütüldüğünü söyleyen Ersoy, beş ilde TGA koordinasyonunda oluşturulan kurullar aracılığıyla kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerinin aynı masa etrafında buluşturulduğunu bildirdi. TGA 200’den Fazla Ülkede Türkiye’yi Tanıtıyor Turizmde diğer önemli başlığın tanıtım olduğunu belirten Ersoy, Türkiye’nin 2019 yılında kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı aracılığıyla 200’den fazla ülkede reklam, tanıtım, ağırlama ve PR faaliyetleri gerçekleştirdiğini söyledi. Türkiye’nin dünyanın açık ara en fazla ve en yoğun tanıtım yapan ülkesi konumuna geldiğini ifade eden Ersoy, 2026 yılının ilk 6 ayında 25,8 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yapıldığını ve turizm gelirinin 25,7 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Türkiye’nin turizm vizyonunun yalnızca ziyaretçi sayıları veya turizm gelirleri üzerinden değerlendirilmediğini belirten Ersoy; tarih, kültür, arkeolojik miras, gastronomi, doğa, inanç merkezleri, yaylalar, göller, dağlar ve geleneksel yaşam kültürünün Türkiye’ye büyük bir ürün çeşitliliği sunduğunu söyledi. Ersoy, çalıştayın temel nedeninin de bu zenginliği daha güçlü bir turizm değerine dönüştürmek olduğunu vurguladı. Beş Şehrin Dünyadaki Görünürlüğü Artırılacak TGA’nın tanıtım gücünü Türkiye’nin dünyada zaten bilinen destinasyonlarının yanında Anadolu’nun henüz yeterince keşfedilmemiş değerleri için de kullandıklarını belirten Bakan Ersoy, Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmak istediklerini söyledi. Dijital iletişimden sosyal medyaya, uluslararası PR faaliyetlerinden içerik çalışmalarına kadar farklı mecralarda bu şehirleri anlatmaya devam edeceklerini ifade eden Ersoy, GoTürkiye mecraları ve şehirler için oluşturulan sosyal medya hesaplarında beş ille ilgili paylaşımlar yapıldığını kaydetti. CNN International, Euronews, BBC International ve Al Jazeera gibi global haber kanallarıyla gerçekleştirilen iş birlikleriyle Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki turizm değerlerinin tanıtımına da katkıda bulunulduğunu belirtti. 8 Mini Diziyle 9 Milyardan Fazla Gösterim Geçen yıldan itibaren hayata geçirilen “Mini Dizi Tanıtım Stratejisi”ne de değinen Bakan Ersoy, Haziran 2025’te Antalya Gambit ile başlayan mini dizi iletişimleri kapsamında toplam sekiz mini dizinin yayımlandığını açıkladı. Bu çalışmalarla 9 milyardan fazla gösterim ve 5,5 milyar izlenmeye ulaşıldığını belirten Ersoy, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tanıtımına katkıda bulunan Whisper of Origins isimli dizinin temmuz ayında yayına girdiğini, Doğu Anadolu Bölgesi’ni konu alacak dizi için de planlamaların yapıldığını söyledi. “Şehirlerimizi Birbirlerinin Rakibi Olarak Görmüyoruz” Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’yı sahip oldukları değerlerle Türkiye’nin turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımak istediklerini söyledi. Ersoy şöyle konuştu: “Şehirlerimizi birbirlerinin rakibi olarak değil, birbirlerinin gücünü artıran destinasyonlar olarak görüyoruz. Bunu başardığımızda sadece ziyaretçi sayısını artırmış olmayacağız. Turizmi şehirlerimiz için daha güçlü bir ekonomik değer, gençlerimiz için yeni bir istihdam alanı, yerel üreticilerimiz için yeni bir pazar ve kültürel mirasımızın korunması için sürdürülebilir bir kaynak hâline getirmiş olacağız.” Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak şehirlerin ve sektörün yanında olmaya devam edeceklerini belirten Ersoy, TGA’nın tanıtım gücü, Bakanlığın kültür ve turizm politikaları ve yerel paydaşların katkısıyla bölgenin sahip olduğu potansiyelin daha ileriye taşınacağına inandığını ifade etti. Bakan Ersoy, çalıştaya katkı sunan AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı başta olmak üzere kurumlara, sektör temsilcilerine, akademisyenlere ve paydaşlara teşekkür ederek buradan çıkacak fikirlerin yeni projelere, yeni rotalara ve güçlü iş birliklerine dönüşmesini temenni etti. Ersoy, beş şehrin sahip olduğu değerlerin ortak bir vizyonla buluşturulması hâlinde bu coğrafyanın Türkiye turizminin yeni çekim merkezlerinden biri olacağına yürekten inandığını belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Salkaya Kazısı’na Eti Bakır’ın Desteği Sürüyor Haber

Salkaya Kazısı’na Eti Bakır’ın Desteği Sürüyor

2023 yılında tesadüfen bulunan taban mozaiğinin ardından 2024’te başlayan kazı çalışmaları, Roma varlığına ışık tutacak yeni mimari verileri de ortaya çıkardı. Türkiye’de madenden son ürüne üretim yapabilen tek şirket olan Eti Bakır, tarihi ve kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmalarıyla da toplumsal değer üretmeye devam ediyor. Eti Bakır, “Yerin Altındaki Bütün Cevherleri Çıkarıyoruz” projesi kapsamında destek verdiği Elazığ’ın Salkaya Köyü’nde bulunan ve Roma Dönemi’ne ait olduğu değerlendirilen kazı çalışmalarına desteğini, ikinci yılında da sürdürüyor. ‘KAZI ALANINI GENİŞLETECEĞİZ’ Salkaya Kazısı Bilimsel Danışmanı ve Kafkas Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kayhan Murat, 2023 yılında bir çiftçi tarafından şans eseri bulunan taban mozaiğinin, Roma dönemine ait bir yerleşim bölgesini ortaya çıkardığını söyledi. Mozaiğin bir villaya ait olduğunu yeni kazılarla teyit edebildiklerini dile getiren Murat, “Mozaik alanının güneyinde yer alan ve korunmuş plan özellikleriyle dikkat çeken hamam yapısı, Elazığ’da tespit edilen ilk örnek olması bakımından önem taşıyor. Yapının batı kanadında hilal formundaki mimari birimlerle o dönemde geliştirilmiş bir tür zemin altı ısıtma sistemi anlamına gelen hypocaust elemanları açığa çıkarıldı. Geçen yıl devam eden kazı çalışmalarımızda bulunan şarap üretim atölyesinin hemen güneyinde bulduğumuz depo alanlarıyla diğer villalara da yaklaştığımızı düşünüyoruz” dedi. Hamamla mozaik arasında ortaya çıkmaya başlayan düzgün kesme taşlarından oluşan yolların, yapılar arasındaki bağlantıyı göz önüne serdiğini belirten Murat, şöyle devam etti: “Önümüzdeki dört yıllık planlamamız, hamam ve mozaik arasındaki bağlantı yollarının devamını çıkarmak. Tespit ettiğimiz kilisenin kazı çalışmalarına da bu yıl başlayıp tamamını ortaya çıkarmak istiyoruz. Alanımızda duvarları bulunan ancak işlevleri belli olmayan bazı yapılar var; bu yıl o bölgede de kazı çalışmalarımızı artıracağız. Çalışmalarımıza destek veren Eti Bakır’a ve kazı çalışmalarını yürüten Elazığ Müze Müdürlüğü Başkanlığı’na teşekkür ediyoruz.” ‘DESTEKLERİMİZİ ARTIRARAK SÜRDÜRECEĞİZ’ Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş da kültürel mirasın korunmasının toplumsal sorumluluk anlayışlarının önemli bir parçası olduğunu belirtti. Elazığ’da bu yıl faaliyete başlayacak yeni tesisin neredeyse tamamlandığını kaydeden Akbaş, şunları söyledi: “350 milyon dolarlık yatırımla kurduğumuz Elazığ tesisimizle birlikte kentimizin ekonomik kalkınmasına da katkı sunacağız. Yaklaşık 750 kişilik istihdama sahip olacak Elazığ İşletmemizde yılda 1 milyon ton bakır cevheri işleyeceğiz. Bizim için bulunduğumuz bölgelerde değer üretmek yalnızca sanayi yatırımlarıyla sınırlı değil. Elazığ’ın kültürel ve tarihi değerlerinin korunmasına katkı sağlamayı da aynı anlayışın bir parçası olarak görüyoruz. Bu doğrultuda destek verdiğimiz Salkaya Kazısı çalışmalarıyla, bölgenin kültürel mirasının gün yüzüne çıkarılmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunmaya devam edeceğiz. Tesisimiz üretime başladıktan sonra kentimizdeki değerler için çalışmalarımızı da artıracağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fırat EDAŞ’tan Şebeke Altyapısına 1,3 Milyar TL’lik Bakım Programı Haber

Fırat EDAŞ’tan Şebeke Altyapısına 1,3 Milyar TL’lik Bakım Programı

Doğu Anadolu Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmetini güvenle sunan Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ); Bingöl, Tunceli, Malatya ve Elazığ illerindeki şebeke altyapısını güçlendirmek adına çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Hizmet kalitesini en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen şirket, 2026 yılında şebeke bakım çalışmaları için 1,3 milyar TL kaynak ayırırken; dört il genelinde enerji hatları, trafolar ve şebeke ekipmanlarına yönelik kapsamlı çalışmalar gerçekleştirmeyi planlıyor. Planlı Bakım Çalışmaları Bölge Genelinde Sürüyor Fırat EDAŞ'ın bakım programı kapsamında şebeke unsurları düzenli olarak kontrol edilirken, ihtiyaç duyulan noktalarda bakım, onarım ve ekipman yenileme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Özellikle bölgenin zorlu coğrafi ve iklim koşulları dikkate alınarak yürütülen çalışmalarla şebekenin dayanıklılığının artırılması ve olası arızaların oluşmadan önlenmesi amaçlanıyor. Bölge genelinde gerçekleştirilen bu planlı taramalar sayesinde, gelecekte oluşabilecek büyük çaplı ve plansız arızaların önüne erkenden geçiliyor. Planlı kesintiler güvenli çalışma için uygulanıyor Bu kapsamda gerçekleştirilen planlı kesintiler, arızadan kaynaklanan beklenmedik kesintilerden farklı olarak önceden programlanıyor ve tüketiciler bilgilendiriliyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından ilgili bölgeye yeniden enerji veriliyor. Böylece kısa süreli planlı çalışmalar; daha dayanıklı bir şebeke, daha düşük arıza riski ve daha kaliteli enerji hizmeti için yapılan uzun vadeli iyileştirmelerin bir parçası haline geliyor. Öte yandan Fırat EDAŞ, bu çalışmalarla ekolojik dengeyi ve biyoçeşitliliği gözeterek sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla da hareket ediyor. Bu kapsamda elektrik hatlarında yaygınlaştırılan kuşkonmaz aparatları ve izolasyon çalışmaları sayesinde canlı yaşamını korurken, diğer yandan kuş kaynaklı arızaların önüne geçerek kesintisiz ve çevre dostu bir enerji akışı sağlıyor. Şirket, planlı çalışmalar nedeniyle geçici olarak enerji kesintisi yaşanan bölgelerde tüketicilerin günlük yaşamının mümkün olan en düşük düzeyde etkilenmesi için çalışmalarını belirlenen program dahilinde tamamlamaya odaklanıyor. Fırat EDAŞ, çalışmalar esnasında yaşanabilecek zorunlu kesintiler nedeniyle bölge halkına gösterdikleri anlayış için teşekkür ederken; tüm planlı kesinti detaylarının güncel olarak şirketin resmi web sitesi ve iletişim kanalları üzerinden takip edilebileceğini hatırlattı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ETSO Başkan Adayı Ahmet Ballıca Kimdir? Elazığ İş Dünyasının Tanınan İsmi Yeni Dönem İçin Başkanlığa Talip Haber

ETSO Başkan Adayı Ahmet Ballıca Kimdir? Elazığ İş Dünyasının Tanınan İsmi Yeni Dönem İçin Başkanlığa Talip

Sanayi, ihracat ve yatırım odaklı çalışmalarıyla tanınan Ballıca, açıkladığı projeler ve ortaya koyduğu vizyonla Elazığ iş dünyasının yeni dönemine talip olduğunu duyurdu. "Üreten, büyüyen ve ihracat yapan Elazığ" hedefini ön plana çıkaran Ahmet Ballıca, özellikle sanayinin güçlendirilmesi, dijital dönüşüm, organize sanayi bölgelerinin geliştirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik projeleriyle kamuoyunun gündeminde yer alıyor. Seçim süreci boyunca her hafta yeni projelerini paylaşan Ballıca, Elazığ ekonomisinin gelecek vizyonuna ilişkin hazırlıklarını sürdürüyor. Ahmet Ballıca kimdir? Ahmet Ballıca, Elazığ iş dünyasının uzun yıllardır yakından tanıdığı sanayici ve iş insanları arasında yer alıyor. Üretim ve sanayi odaklı yatırımlarıyla öne çıkan Ballıca, özel sektörde edindiği tecrübeyi kentin ekonomik kalkınmasına yönelik projelerle birleştiren isimlerden biri olarak biliniyor. İş yaşamı boyunca üretim, yatırım, istihdam ve ihracat ekseninde faaliyetlerini sürdüren Ballıca, aynı zamanda Elazığ'ın sanayi potansiyelinin geliştirilmesine yönelik çeşitli platformlarda aktif rol üstlendi. Şirketlerinin büyüme sürecinde sanayi yatırımlarına ağırlık veren Ballıca, teknolojiye dayalı üretim, sürdürülebilir kalkınma ve uluslararası pazarlara açılma hedeflerini öncelikli çalışma alanları arasında görüyor. İhracat odaklı büyüme vizyonuyla dikkat çekiyor Ahmet Ballıca'nın iş dünyasındaki en dikkat çeken hedeflerinden biri ihracat odaklı büyüme modeli oldu. Daha önce yaptığı açıklamalarda, planlanan yatırımların tamamlanmasının ardından ilk dört yılın sonunda yıllık 500 milyon dolar ihracat hedefi doğrultusunda ilerlediklerini ifade eden Ballıca, Elazığ'ın yalnızca bölgesel değil, uluslararası pazarlarda da güçlü bir üretim merkezi olabileceğini vurguladı. Sanayi yatırımlarının sadece üretimi değil, istihdamı ve katma değerli ihracatı da artıracağını belirten Ballıca, Elazığ'ın sahip olduğu potansiyelin doğru projelerle çok daha ileri seviyeye taşınabileceğine dikkat çekti. ETSO Başkanlığı için neden aday oldu? Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına adaylığını açıklayan Ahmet Ballıca, oda yönetiminde daha katılımcı, şeffaf ve proje odaklı bir anlayış oluşturmayı hedeflediklerini ifade ediyor. Ballıca'ya göre ETSO yalnızca resmi işlemlerin yürütüldüğü bir kurum değil, üyelerinin ticaretini geliştiren, yeni pazarlara açılmasını sağlayan ve yatırımcıların önünü açan güçlü bir kalkınma merkezi olmalı. Bu kapsamda seçim sürecinde hazırladığı projeleri düzenli olarak kamuoyuyla paylaşan Ballıca, üyelerin taleplerini doğrudan dinleyen ve ortak aklı esas alan bir yönetim modeli oluşturmayı hedeflediklerini belirtiyor. Elazığ için hazırladığı projeler öne çıkıyor Başkan adaylığı sürecinde yalnızca seçim çalışması yürütmekle kalmayan Ahmet Ballıca, her hafta farklı bir proje açıklayarak Elazığ iş dünyasının gündemine yönelik çözüm önerileri sunuyor. Bu projeler arasında en çok dikkat çeken çalışmalardan biri Elazığ İş Geliştirme Platformu oldu. Dijital altyapı üzerine kurulan bu platformla Elazığ'daki işletmeler arasında ticaret hacminin artırılması, firmaların yeni müşterilere ulaşması ve şehir içindeki ekonomik hareketliliğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Ballıca, bu sistem sayesinde Elazığ sermayesinin şehir içerisinde daha fazla dolaşacağını ve işletmeler arasında yeni iş birliklerinin oluşacağını ifade ediyor. Sanayi altyapısının güçlendirilmesini savunuyor Ahmet Ballıca'nın seçim sürecinde üzerinde durduğu en önemli başlıklardan biri de Elazığ sanayisinin fiziki altyapısının yenilenmesi oldu. Özellikle mevcut küçük sanayi sitesinin uzun yıllardır hizmet verdiğini ve günümüz ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirten Ballıca, sektörel sanayi sitelerinin oluşturulmasının Elazığ ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını dile getiriyor. Mobilya, mermer, PVC, metal işleme, otomotiv yan sanayi ve diğer üretim sektörlerinin modern tesislerde kümelenmesiyle hem üretim kapasitesinin hem de rekabet gücünün artacağını savunan Ballıca, Elazığ'ın bölgesel bir üretim merkezi haline gelebileceğini ifade ediyor. Şeffaf ve katılımcı yönetim anlayışını savunuyor Ahmet Ballıca, seçim sürecinde sık sık şeffaflık ve ortak yönetim anlayışına vurgu yapıyor. ETSO seçimlerinin tüm adaylar açısından eşit şartlarda yürütülmesi gerektiğini belirten Ballıca, oda üyelerinin karar alma süreçlerine daha fazla dahil edildiği, meslek komitelerinin etkin çalıştığı ve her sektörün güçlü şekilde temsil edildiği bir yönetim modeli oluşturmayı hedeflediklerini ifade ediyor. Kadın girişimciler ve genç girişimcilere özel projeler hazırlıyor Ekonomik kalkınmanın yalnızca mevcut işletmelerle sınırlı olmadığını belirten Ahmet Ballıca, kadın girişimcilerin ve genç yatırımcıların desteklenmesini de seçim vizyonunun önemli başlıkları arasında görüyor. Kadınların iş dünyasındaki temsil oranının artırılması gerektiğini vurgulayan Ballıca, girişimciliği teşvik edecek yeni destek mekanizmalarının oluşturulmasını hedeflediklerini açıkladı. Aynı zamanda genç girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracak projeler üzerinde çalıştıklarını da kamuoyuyla paylaştı. Elazığ iş dünyasının geleceğine odaklanan bir vizyon Ahmet Ballıca'nın seçim sürecinde öne çıkardığı başlıklar; sanayide dönüşüm, ihracatın artırılması, dijitalleşme, yatırım ortamının iyileştirilmesi, organize sanayi bölgelerinin güçlendirilmesi ve ortak akıl anlayışı etrafında şekilleniyor. Elazığ'ın sahip olduğu üretim potansiyelini daha etkin kullanarak kenti Doğu Anadolu'nun önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefleyen Ballıca, hazırladığı projelerle yalnızca bugünün değil, gelecek yılların ekonomik altyapısını oluşturmayı amaçlıyor. ETSO seçimlerinin dikkat çeken adaylarından biri Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken Ahmet Ballıca, iş dünyasındaki tecrübesi, ihracat odaklı bakış açısı ve proje temelli seçim çalışmalarıyla öne çıkan isimler arasında yer alıyor. Üretim gücünü artırmayı, yatırımcıların önünü açmayı, ihracatı büyütmeyi ve Elazığ ekonomisini daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen Ballıca, açıkladığı vizyon ve projelerle ETSO başkanlık yarışının yakından takip edilen adaylarından biri olmayı sürdürüyor.

Cengiz Enerji 3 Barajda 5 Yılın Üretim Rekorunu Kırdı  Haber

Cengiz Enerji 3 Barajda 5 Yılın Üretim Rekorunu Kırdı 

Cengiz Holding’in grup şirketi Cengiz Enerji, son 10 yılda sadece yenilenebilir kaynaklara yaptığı yatırımlarla, portföyündeki yenilenebilir kaynaklı üretimin payını %61’e çıkardı. Türkiye’de 5.162 MW kurulu gücü bulunan Cengiz Enerji’nin 3.171 MW’ını yenilenebilir kaynaklı üretim oluşturuyor. Yenilenebilir kaynaklı üretimi daha verimli hale getirmek için yatırımlarını sürdüren Cengiz Enerji, birden fazla kaynaktan oluşan hibrit enerji santrallerinin de ülkemizdeki öncüsü. Türkiye’nin ilk hibrit enerji santralini Bingöl’de kuran Cengiz Enerji’nin Bingöl’de, Aşağı Kaleköy Barajı ve Hibrit Enerji Santrali’nin yanı sıra yine aynı nehir üzerinde Yukarı Kaleköy Barajı ve Hidroelektrik Santrali ile Beyhan-1 Barajı ve Hidroelektrik Santrali bulunuyor. Cengiz Enerji CEO’su Ahmet Türkoğlu, yenilenebilir kaynaklı elektrik üretiminde iklimin öngörülemez etkisiyle üretimde değişiklikler olabildiğini belirterek, doğru planlamayla bu belirsizlikleri bertaraf etmeye çalıştıklarını söyledi. Üretimdeki dalgalanmalarda kuraklık kadar yoğun yağışın da etkisi olduğunu ifade eden Türkoğlu, “Bu yıl yoğun yağışların yaşandığı Bingöl’de bilimsel ve teknolojik yöntemleri kullanarak, yıllardır bu bölgede olmamızın da verdiği tecrübeyle çok doğru üretim planlamaları gerçekleştirdik. Yoğun yağışlar nedeniyle aynı nehir üstünde bulunan diğer barajlar, kapaklarını açarak üretimde kullanılan suyu nehre boşaltmak zorunda kalırken biz üç barajımızda da tüm suyu üretimde kullanmayı başardık. Bu da bize son 5 yılın rekor üretimini getirdi. İlk beş ayda üç barajımızda toplam 3,4 milyon MWh üretim gerçekleştirerek son 5 yılın ortalamasının iki katından daha fazla üretim gerçekleştirdik” diye konuştu. 500 BİN HANENİN ENERJİSİNİ KARŞILIYOR Hidroelektrik ve güneş enerji santralinden oluşan Aşağı Kaleköy Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin Türkiye’nin ilk hibrit enerji santrali olduğunu anımsatan Türkoğlu, “Santralimiz, 500 MW kurulu güce sahipken, yanına 200 bin panelden oluşan güneş enerji santrali de ekleyerek kurulu gücü 580 MW’a çıkardık. Bu da 500.000 hanenin elektrik tüketimine karşılık geliyor” diye konuştu. Aynı nehir üzerinde iki hidroelektrik santrallerinin daha olduğunu dile getiren Türkoğlu, Bingöl ve Elazığ’da kurulu üç santralin toplam 1.709 MW kurulu güce ulaştığını söyledi. ‘YENİLENEBİLİR’İN GELECEĞİNİ DEPOLAMA BELİRLEYECEK Enerjinin depolanabilir hale gelmesinin, yenilenebilir kaynaklı üretimlerin geleceğini belirleyeceğini anlatan Türkoğlu, “Tüm dünyada yenilenebilir enerjilere doğru bir dönüşüm var. Ancak iklime çok bağlı olduğu için üretimde belirsizliklerin yaşayabiliyoruz. Sadece kuraklık olduğu dönemde değil, üretim artışının yaşandığı dönemlerde de enerjiyi depolayabilmek, üretimin sürdürülebilirliği açısından çok önemli. Hem dünya hem de Türkiye eğer gerçekten yönünü tamamen yenilenebilir kaynaklı enerjiye çevirmek istiyorsa depolamalı enerji santrali yatırımların hızla başlaması ve tamamlanması gerekiyor” dedi. Türkiye’de depolamalı enerji yatırımlarının başladığını dile getiren Türkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz de önümüzdeki dönemde yenilenebilir kaynaklı yatırımlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Depolamalı enerji yatırımlarımızda da süreçlerimiz devam ediyor. Orta vadede planlamış olduğumuz rüzgar ve güneş kaynaklı yaklaşık 610 MW’lık yatırımımız bulunuyor. Bunun 500 MW’lık kısmı depolamalı enerji projesi olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Fırat EDAŞ'tan Performans Değerlendirme ve Ödüllendirme Haber

Fırat EDAŞ'tan Performans Değerlendirme ve Ödüllendirme

Doğu Anadolu Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmeti sunan Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), sorumluluk alanında bulunan Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli illerindeki yürüttüğü faaliyetlere ilişkin 2025 yılı ilçe performanslarını değerlendirdiği toplantıyı Elazığ’da gerçekleştirdi. İl ve ilçe yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılına ait operasyonel veriler kapsamlı şekilde incelenerek, hizmet kalitesi, operasyonel verimlilik ve saha performansı gibi kritik göstergeler üzerinden yapılan değerlendirmeler doğrultusunda başarılı olan ilçeler ödüllendirildi. Aksa Elektrik Dağıtım Operasyonları Genel Müdürü Alper Erbaş, Aksa Elektrik Dağıtım Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Çakmak ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fırat Doğan’ın katılım sağladığı ödül töreninde 142 çalışan, gösterdikleri performans doğrultusunda ödüle layık görüldü. Saha operasyonlarındaki başarının sürdürülebilirliği açısından ekiplerin rolüne dikkat çekilen tören kapsamında, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na (TEGV) bağış yapılarak çocukların eğitimine destek sağlandı. Bu yaklaşım, Fırat EDAŞ’ın sahadaki başarısı ile sosyal sorumluluğu birlikte ele alan bütüncül yönetim anlayışının bir yansıması olarak öne çıktı. Şirket, önümüzdeki dönemde de veri odaklı yönetim anlayışıyla operasyonel verimliliği artırmaya ve paydaşlarına kesintisiz, kaliteli enerji hizmeti sunmaya odaklanmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.