Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektrik Çarpması

Kapsül Haber Ajansı - Elektrik Çarpması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrik Çarpması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Günsan’dan Zorlu Hava Koşullarına Karşı Güvenlik Odaklı Ürünler Haber

Günsan’dan Zorlu Hava Koşullarına Karşı Güvenlik Odaklı Ürünler

Kar, yağmur, fırtına ve yıldırım gibi doğa olaylarının gerçekleştiği kış mevsiminde, elektrik tesisatlarında oluşabilecek risklere karşı doğru ürün seçimi büyük önem taşıyor. Günsan Elektrik, geliştirdiği güvenlik odaklı ürünleriyle hem kullanıcıları hem de elektrikli cihazları koruma altına alarak güvenli bir elektrik altyapısına katkı sunuyor. Tesisat güvenliğinde güçlü çözüm: kaçak akım koruma anahtarları Hem alternatif akım hem de doğru akım bileşenlerini algılayabilen A Tipi Kaçak Akım Koruma Anahtarı, tesisatta meydana gelen kaçakları hızlı şekilde tespit ederek tehlike durumunda enerjiyi kesiyor. Bu sayede elektrik çarpması ve yangın gibi risklerin önüne geçilmesine yardımcı oluyor. Yüksek akım taşıma kapasitesiyle tesisat güvenliğini destekleyen ürün, iki kutuplu yapısıyla tek fazlı sistemlerde etkin kullanım sağlıyor. Sağlam malzeme yapısı sayesinde darbelere ve elektriksel dalgalanmalara karşı uzun süreli dayanım sunuyor. Yalnızca AC akımlara karşı çalışan AC Tip Kaçak Akım Koruma Anahtarı ise ani akım artışları ve kısa devre gibi durumlarda devreyi otomatik olarak kapatarak kullanıcıyı ve bağlı ekipmanları koruyor. Dayanıklı gövde yapısı sayesinde dış etkenlere karşı direnç gösteren ürün, hem iç mekanlarda hem de uygun dış ortamlarda güvenle kullanılabiliyor. Ani gerilimlere karşı güvenlik kalkanı oluşturuyor Sayaç sonrasında konumlandırılmak üzere tasarlanan Parafudr, yıldırım kaynaklı darbeler ve şebekeden gelen ani gerilim yükselmelerine karşı tesisatı koruma altına alıyor. Aşırı gerilimleri topraklama hattına yönlendirerek elektrik tesisatının ve bağlı cihazların zarar görmesini engelliyor. Özellikle panolarda kritik bir koruma noktası oluşturan parafudr, elektronik ekipmanların ömrünün uzamasına katkı sağlıyor ve arıza ihtimalini düşürüyor. Elektrik bantlarıyla pratik ve güvenilir izolasyon sağlıyor Esnek yapısı ve pratik kullanım özellikleriyle öne çıkan Günsan Elektrik bantları da, kabloların izolasyonu, bağlantı noktalarının korunması ve düzenlenmesi gibi birçok uygulamada güvenilir çözümler sunuyor. Taşınabilir ve kompakt formu sayesinde her ortamda kolaylıkla kullanılabilen bantlar, farklı renk seçenekleriyle işaretleme ve gruplandırma işlemlerini de destekliyor. Siyah, beyaz, mavi, kırmızı, sarı, yeşil, gri ve sarı-yeşil renk alternatifleri; izolasyon, nötr kablo belirleme, topraklama işareti ve bağlantı güvenliği gibi farklı ihtiyaçlara cevap veriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bu Ağrı, Yemeyi ve Konuşmayı Önlüyor!  Haber

Bu Ağrı, Yemeyi ve Konuşmayı Önlüyor! 

Hastalar tarafından yüzde ‘şimşek çakması’ veya ‘elektrik çarpması’ olarak tarif edilen trigeminal nevralji; genellikle yüzün tek tarafında, tekrarlayıcı ve şiddetli ağrı ataklarıyla kendini gösteriyor. Kısa sürmesine rağmen tekrarlayan ataklar nedeniyle hastaların günlük yaşamı adeta kabusa dönüşebiliyor. Öyle ki hastalar ağrıyı tetikleyebildiği için yemek yeme, su içme ve konuşma gibi en temel ihtiyaçlarından kaçınabiliyor, yüzlerini yıkayamaz ve dişlerini fırçalayamaz hale gelebiliyor. Acıbadem International Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, yaygın inanışın aksine trigeminal nevraljinin çözümsüz bir hastalık olmadığına dikkat çekerek, “ Günümüzde, uygun hastalarda, modern tıbbın sunduğu balon kompresyon gibi girişimsel yöntemlerle bu şiddetli ağrıdan kurtulmak mümkündür” diyor. Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu Trigeminal nevralji, dünya genelinde her 100 bin kişinin yaklaşık 4 ila 13’ünde görülürken, Türkiye’de bu oranın çok daha yüksek olduğu belirtiliyor. Yapılan güncel çalışmalara göre, ülkemizde trigeminal nevralji görülme sıklığı 100 bin kişide 98’e ulaşıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 4 bin kişiye trigeminal nevralji tanısı konulurken, bu veriler hastalığın önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. En sık 50-70 yaş aralığında gelişen bu hastalığa kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın rastlanıyor. Trigeminal nevraljinin en yaygın nedeni ise beyin sapındaki bir damarın (genellikle üst serebellar arter) trigeminal sinire bası yaparak siniri rahatsız etmesi veya koruyucu kılıfına (myelin zarı) zarar vermesi. Günlük hayat durma noktasına geliyor! Trigeminal nevralji, hastaların günlük yaşamlarını ‘durma’ noktasına getirebilecek kadar ciddi sorunlar oluşturabiliyor. En temel insani ihtiyaçlar olan yemek yemek, su içmek veya konuşmak ağrıyı tetikleyebildiği için hastalar bu gereksinimlerinden kaçınmaya başlıyor. Zamanla ciddi kilo kayıpları oluşabiliyor. Ayrıca, hastalar toplum içinde aniden bir atak geçirme korkusuyla sosyal ortamlardan uzaklaşıyor; ağrı tetiklenmesin diye yüz kaslarını donduruyor ve gülümsemekten dahi kaçınıyorlar. Uzmanlar bu durumu, ‘yüz donması’ olarak tanımlıyor. Sosyal izolasyonun yanı sıra hijyen ve kişisel bakım da önemli bir sorun haline gelebiliyor. Öyle ki yüze dokunmanın oluşturduğu şiddetli ağrı nedeniyle erkekler tıraş olamıyor, kadınlar makyaj yapamıyorlar. Dahası, yüz yıkama ve diş fırçalama gibi hijyen alışkanlıkları da imkansız hale gelebiliyor. Literatürde “intihar hastalığı” olarak tanımlanıyor! Trigeminal nevralji, tıbbi literatürde ‘intihar hastalığı’ olarak tanımlanacak kadar ağır bir psikolojik ve sosyal yükü beraberinde getirebiliyor. Zira, ağrının ne zaman geleceğinin bilinmemesi sebebiyle hastalar sürekli bir ‘beklenti anksiyetesi’ içine giriyor. Bu kronik stres hali zamanla çaresizlik hissine, derin depresyona ve uyku bozukluklarına neden olarak hastaların yaşam kalitesini dramatik şekilde düşürüyor. Ayrıca, şiddetli ataklar sırasında hastaların konsantrasyonu tamamen dağılıyor; bu durum iş hayatında verimsizliğe veya profesyonel yaşamın tamamen sonlanmasına da yol açabiliyor. Yanlış tanı, gereksiz yere çekilen sağlıklı dişler! Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, ağrı genellikle üst veya alt çene bölgesinde hissedildiği için hastaların büyük bir çoğunluğunun ilk olarak diş hekimine başvurduğuna işaret ederek, “Maalesef, doğru tanı konulana kadar birçok hasta gereksiz yere sağlıklı dişlerini çektiriyor. Dolayısıyla, eğer yüzünüzde yemek yerken, konuşurken veya rüzgar estiğinde tetiklenen ani, kısa süreli ve şok benzeri ağrılar varsa beyin cerrahisi uzmanına başvurmanız son derece önemlidir” uyarısında bulunuyor. Amaç hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak Trigeminal nevraljinin tanısı klinik öykü ve nörolojik muayene ile konuluyor. Damar basısını veya ikincil nedenleri (tümör, multiple skleroz vb.) dışlamak için manyetik rezonans görüntüleme (MR) tetkikine başvuruluyor. Tedavinin birincil amacı ise hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak. İlaç tedavisi trigeminal nevraljide ilk adımı oluşturuyor. İlacın yetersiz kaldığı veya sersemlik ile dengesizlik gibi yan etkilerin arttığı durumlarda açık cerrahi (Mikrovasküler dekompresyon) veya kapalı cerrahi yöntemler (Balon kompresyon ve radyofrekans gibi yöntemler) gündeme geliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, trigeminal nevraljinin tedavisinde uzun yıllardır mikrovasküler dekompresyon (MVD) cerrahisinin altın standart olarak kabul edildiğini söyleyerek, “Bu operasyon, hemen kulak arkasından kafatasına bir kemik pencere açılıp, mikroskop altında, trigeminal sinirinin beyin sapından çıktığı noktaya müdahale edilen büyük bir cerrahi girişimdir. Ancak, her hasta için uygun olmayabiliyor ve çeşitli riskler barındırabiliyor. Bu nedenle alternatif olarak, daha az girişimsel (minimal invaziv ya da kapalı cerrahi) yöntemlere de başvuruluyor” bilgisini veriyor. Balon kompresyon yöntemi öne çıkıyor Geçmişten günümüze uygulanan alkol enjeksiyonu veya radyofrekans gibi kapalı yöntemlerde, ağrının kesilip kesilmediğini test etmek için hastanın işlem sırasında uyanık kalması gerekebiliyor. Ancak, bu durumun şiddetli ağrı çeken hastaları hem fiziksel hem de psikolojik olarak oldukça zorladığını vurgulayan Dr. Barış Peker, “Ayrıca, söz konusu her iki yöntemde de “anesthesia dolorosa” olarak adlandırılan bir yan etki görülebiliyor. Şiddetli ve sürekli devam eden bu ağrı durumu trigeminal nevraljiden çok daha ağır bir klinik tabloya neden olabiliyor. Dolayısıyla, cerrahi riskleri minimize eden, hastayı uyanık tutma zorunluluğunu ortadan kaldıran ‘Balon kompresyon’ yöntemi, günümüzde trigeminal nevraljiye bağlı yüz ağrısından kurtulmak isteyen hastalar için en çok tercih ettiğimiz yöntem olarak öne çıkıyor” diye konuşuyor. İşlem hasta ağrı hissetmeden tamamlanıyor! Balon kompresyon yöntemi ameliyathanede ve genel anestezi altında uygulanıyor. Bu sayede işlemin hastaların hiçbir ağrı veya sıkıntı hissetmeden tamamlandığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu yöntemde, skopi (röntgen) eşliğinde ve bir iğne (katater) yardımıyla ağız kenarından girilerek, kafa tabanında yer alan ‘foramen ovale’ isimli delikten trigeminal sinirinin bulunduğu bölgeye ulaşılıyor. Ardından, katater aracılığıyla, küçük bir balon, şişirilmeden bu bölgeye iletiliyor. Balon burada 1-2 dakika süreyle şişirilerek, sinir liflerine kontrollü bir basınç uyguluyor. Yüksek çözünürlüklü skopi (röntgen) sayesinde, hedeflenen "armut" veya "üçgen" şeklindeki baskı formu, sinir üzerinde tam istenilen noktada oluşturuluyor. Şiddetli ağrıya neden olan sinir liflerine yapılan bu baskı ağrının kesilmesini sağlıyor” diyor. Balon kompresyon ameliyatında anesthesia dolorosa riskinin yaşanmadığını anlatan Dr. Barış Peker, bu faydasının yöntemin seçilmesindeki en önemli nedenlerden biri olduğunu vurguluyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.