Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektrik Elektronik

Kapsül Haber Ajansı - Elektrik Elektronik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrik Elektronik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin nisan ayı ihracatı 25,4 milyar dolar oldu Haber

Türkiye'nin nisan ayı ihracatı 25,4 milyar dolar oldu

Türkiye nisan ayında 25,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2026 yılında ilk dört aylık ihracat 88,6 milyar dolara, son 12 aylık ihracat ise 275,8 milyar dolara ulaştı. Nisan ayı ihracat verileri Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe tarafından Ordu'da açıklandı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, 2026'nın ilk çeyreğinde arzu ettikleri başarıyı sergileyemediklerini hatırlattı. İhracat ailesi olarak nisan ayında çok güçlü bir performans ortaya koyduklarını belirten Gültepe, şöyle devam etti: "Genel Ticaret Sistemi (GTS) kayıtlarına göre, nisan ayında 25,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. 2025'in aynı ayına göre yüzde 22,3 artıdayız. Böylece bugüne kadarki en yüksek nisan ayı ihracatına imza atmış olduk. Aynı zamanda tüm zamanların en yüksek ikinci aylık ihracat performansını gerçekleştirdik. İlk dört aylık ihracatımız 88,6 milyar dolara, 12 aylık ihracatımızsa 275,8 milyar dolara yükseldi. Dört aylık ihracatta yüzde 3, 12 aylık ihracatta yüzde 4,2 artıdayız. Takvimin de etkisiyle nisan ayında 26 sektörümüzün tamamı ihracatını artırdı. Sektörler sıralamasında otomotiv, 3,9 milyar dolarla liderliğini sürdürdü. Otomotivi 3,1 milyar dolarla kimyevi maddeler, 1,8 milyar dolarla elektrik elektronik, 1 milyar 451 milyon dolarla hazır giyim ve 1 milyar 438 milyon dolarla çelik sektörümüz takip etti. TİM verilerine göre, geçen ay 61 ilimiz ihracatını artırdı. En çok ihracat yapan 5 ilimiz İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara ve İzmir şeklinde sıralandı. Nisan ayında bin 18 firmamız ilk kez ihracat yaptı. Bu firmalarımızın ihracatımıza katkısı yaklaşık 122 milyon dolar oldu. Parite ise ihracatımıza geçen ay 435 milyon dolar katkı verdi." NİSAN AYINDA KÖRFEZ ÜLKELERİNE İHRACAT YÜZDE 15,6 ARTTI Mustafa Gültepe geçen ay 166 ülke ve bölgeye ihracatın arttığını, 54 ülke ve bölgede ise düşüş olduğunu bildirdi. En çok ihracat yapılan ülkelerin Almanya, ABD, İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya şeklinde sıralandığını belirten Gültepe, "Almanya, İspanya ve Endonezya'nın aralarında bulunduğu 13 ülkede bugüne kadarki en yüksek ihracat hacmimize ulaştık. Elbette gözümüz, İran savaşı nedeniyle ihracatımızın mart ayında yüzde 37 daraldığı Körfez ülkelerindeydi. Çok şükür Körfez Bölgesinde ibre nisanda yeniden yukarı döndü. Geçen ay bölge ülkelerine ihracatımız yüzde 15,6 artışla 2 milyar 365 milyon dolara yükseldi. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri'ne ihracatımızda 300 milyon dolarlık artışın altını çizmek istiyorum." dedi. 2026'YI 282 MİLYAR DOLARLIK HEDEFİN ÜZERİNDE TAMAMLAYACAĞIMIZA İNANIYORUM Güncel gelişmeleri de değerlendiren Mustafa Gültepe, firmaları yeni pazarlarla buluşturmak için ticaret heyeti organizasyonlarına hız kesmeden devam ettiklerini söyledi. TİM ve ihracatçı birlikleri olarak nisan ayında 17 ülkede ticaret heyeti gerçekleştirdiklerini bildiren Gültepe, şunları söyledi: "En son Romanya'nın Başkenti Bükreş'te önemli görüşmeler yaptık. Tüm pazarlarda güçlü bir Made in Türkiye algısı olmasından gurur duyuyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programını memnuniyetle karşıladık. Yabancı yatırımların Türkiye'ye çekilmesi konusundaki kararlılığı son derece kıymetli buluyoruz. Kurumlar vergisi indirimi başta olmak üzere üretim ve ihracat için sağlanan destekler nedeniyle Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Bu pozitif adımların yanı sıra rekabetçiliğimizi ön plana çıkaracak hamleleri de hızla hayata geçirmemiz gerekiyor. Bunları gerçekleştirdiğimizde üretim ve ihracatta yeniden hızlı bir çıkış yakalayabiliriz. Öte yandan, döviz dönüşüm desteğinde sürenin uzatılması da bizim için önemliydi. Desteği üç ay daha uzatan karar için Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a teşekkür ediyorum. Her zaman yanımızda olan Ticaret Bakanımız Ömer Bolat'a ve Bakan yardımcılarımıza ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Biz tüm gücümüzle üretmeye ve ihracata devam ediyoruz. Tüm zorluklara rağmen 2026'yı 282 milyar dolarlık hedefin üzerinde tamamlayacağımıza inanıyorum."

Endüstriyel Dönüşüm Hızlanıyor, WIN EURASIA 2026 Kilit Rol Üstleniyor Haber

Endüstriyel Dönüşüm Hızlanıyor, WIN EURASIA 2026 Kilit Rol Üstleniyor

Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10–13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde 32. kez düzenlenecek WIN EURASIA 2026, endüstriyel otomasyonun sanayideki belirleyici rolünü görünür kılan stratejik bir buluşma noktası olmaya hazırlanıyor. Altı salonda toplam 55 bin m² alanda gerçekleşecek fuar; Elektrik, Elektronik İletim ve Dağıtımı & Enerji Otomasyonu, Endüstriyel ve Fabrika Otomasyonu Teknolojileri, Robotik Otomasyon ve Dijital Fabrika Teknolojileri, Kaynak ve Robotik Kaynak Teknolojileri, Makine Otomasyonu ve Teknolojileri, COMVAC–Kompresör ve Basınçlı Hava Teknolojileri ile Birleştirme, Kesme, Yüzey İşlem Teknolojileri gibi kritik başlıklarda sektörün öncü firmalarını bir araya getiriyor. Otomasyonun gerekliliği görünür hale geldi 31 yıldır üretim ve sanayiyi geleceğe taşıyan WIN EURASIA 2026, yüzlerce firmanın en güncel ürün ve teknolojilerini sergilediği kapsamlı bir endüstri platformu olarak konumlanıyor. Endüstriyel otomasyon sektörünün 2025 yılını zorlayıcı fakat öğretici bir yıl olarak geçirdiğini belirten Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği (ENOSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Cem Şanlımeşhur, otomasyonun üretim süreçleri açısından artık “olsa iyi olur” düzeyinden çıkarak üretimin devamlılığı için gerekli bir unsur haline geldiğini söyledi. 2025 yılında finansmana erişimde yaşanan zorlukların ve ekonomik koşulların yatırım kararlarını yavaşlattığını aktaran Şanlımeşhur, “Bu durum otomasyonun önemini azaltmak yerine daha görünür hale getirdi. Sahada net şekilde şunu gördük: Sanayici artık otomasyonu bir seçenek seviyesinde değil, üretimin devamlılığı için kritik gereklilik olarak görüyor. Bu nedenle 2025’i, büyük ölçekli projelerden çok; ihtiyaca en uygun yatırımların öne çıktığı, daha bilinçli ve daha sağlam adımların atıldığı bir geçiş yılı olarak tanımlayabiliriz” dedi. Yapay zekâ ve veri analitiği 2026’nın sıcak başlıkları 2026 yılına girerken sektörde hedefleri netleşmiş bir yapı gördüklerini belirten Şanlımeşhur, ertelenen yatırımların önemli bölümünün 2026’da hayata geçmesini beklediklerini söyledi. Yapay zekâ, robotik ve veri analitiğinin gündemde olmaya devam edeceğini belirten ENOSAD Başkanı Şanlımeşhur, “Beklentimiz, daha az ama daha doğru yatırım yapılan, sonuç üreten projelerin çoğaldığı bir yıl olması. 2026’da önceliğimiz, üyelerimiz arasında bilgi paylaşımını artırmak ve iyi uygulama örneklerini daha görünür kılmak. Düzenleyeceğimiz etkinliklerde, sahada karşılaşılan problemler; problemlere getirilen çözümler ve elde edilen sonuçlar üzerinde duracağız. WIN EURASIA 2026’da sahada kendini kanıtlamış otomasyon çözümleri, robotik ve esnek üretim sistemleri, veri temelli bakım ve üretim uygulamaları ile enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı teknolojiler ön planda olacak. Ziyaretçilerin beklentisi net: karmaşık değil, fayda üreten çözümler” ifadelerini kullandı. WIN EURASIA: Gelecek vizyonunun şekillendiği platform Yıllar içinde WIN EURASIA’nın endüstriyel otomasyon sektörü için daha stratejik bir konuma geldiğini belirten Şanlımeşhur, fuarın yeni ürünlerin sergilendiği bir alan olmasının ötesinde; sektörün nabzının tutulduğu, yeni iş birliklerinin oluştuğu ve gelecek vizyonun şekillendiği bir platform olduğunun altını çizdi. WIN EURASIA’da nitelikli bağlantılar kurduklarını söyleyen Şanlımeşhur, “Otomasyonun fuarın merkezinde yer alması, sektörümüzün geldiği noktayı gösteriyor. Bugün otomasyon, üretimin tamamlayıcısı değil; üretimin kendisiyle iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle WIN EURASIA’nın verdiği mesaj yalnızca sektörümüz için değil, tüm sanayi için kritik bir önem taşıyor. WIN EURASIA, uzun vadeli iş birliklerine zemin hazırlıyor. Sektörümüzün WIN EURASIA’ya ilgisi; katılım düzeyi, nitelikli görüşmeler ve iş birlikleriyle görülüyor. 2026’da bu ilginin daha planlı ve sonuç odaklı ilerlemesini bekliyoruz.” WIN EURASIA’nın stratejik konumu giderek güçleniyor Fuarın bu yılki yaklaşımını özetleyen Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise, “WIN EURASIA 2026 mottomuz ‘Otomasyonla Daha İleriye’. Endüstrinin tüm alanlarına yayılan otomasyon etkisi düşünüldüğünde, WIN EURASIA’nın üstlendiği stratejik konum her geçen yıl güçleniyor. Bu yıl oluşturduğumuz, Endüstriyel Yapay Zekâ Özel Alanı, Bakım Onarım Atölyesi ve Güç Aktarım Özel Sahnesi, IoT Özel Alanı ve 5G Arena gibi deneyim alanlarıyla sanayinin geleceğini şekillendiren dönüşüme şahit olacağız. Bu teknolojilerin sahada nasıl çalıştığını, üretime nasıl değer kattığını doğrudan gösterme fırsatı sunacağız. Amacımız, ziyaretçilerin bu dönüşümün parçası olabilecekleri bir ortam yaratmak. WIN EURASIA’yı, şirketlerin karar süreçlerine ışık tutan, doğru yatırımı doğru zamanda yapmalarını kolaylaştıran bir bilgi ve iş birliği merkezi olarak kurguluyoruz. WIN EURASIA’da geliştirdiğimiz çerçeve, Türkiye’nin üretim gücünü ileriye taşıyacak yolculuğun da önemli bir parçası. Aynı zamanda WIN EURASIA, yalnızca teknoloji tedarikçilerini değil; yatırım kararı veren sanayicileri, mühendisleri ve yöneticileri de aynı zeminde buluşturarak, ihtiyaca uygun çözümlerin doğrudan sahada değerlendirilmesini mümkün kılıyor. Bu yönüyle fuarımız, ürün sergilemenin ötesinde, doğru teknolojiyle doğru yatırım kararlarının alınabildiği stratejik bir karar platformu niteliği taşıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

2025’te Plastik İhracatı 10 Milyar Dolara Dayandı Haber

2025’te Plastik İhracatı 10 Milyar Dolara Dayandı

Türkiye, küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler, bölgesel çatışmalar ve ticaret üzerindeki baskılara rağmen 2025 yılında ihracatta tarihi bir başarıya imza attı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara ulaştı. Bu performans, Türk sanayisinin üretim gücünü, ihracat kabiliyetini ve küresel rekabetçiliğini bir kez daha ortaya koydu. 2025 yılında ihracata en büyük katkıyı 41,5 milyar dolarla otomotiv sektörü sağlarken, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü 31,9 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin ikinci büyük ihracatçı sektörü oldu. Elektrik-elektronik sektörü ise 17,7 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı. Kimyevi maddeler ve mamulleri ürün grupları içerisinde plastikler ve mamulleri, 2025 yılında 9,567 milyar dolarlık ihracat ile açık ara lider konumunu korudu. Plastik sektörünü, 7,133 milyar dolarlık ihracatla mineral yakıtlar ve ürünler izlerken, anorganik kimyasallar 3,673 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı. “Plastik ihracatı büyüyor” 2025 yılı ihracat performansını değerlendiren plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, küresel ölçekte yaşanan ekonomik daralma, jeopolitik riskler ve ticaret savaşlarına rağmen Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamına ulaşıldığını vurguladı. Kimya sektörünün yaklaşık 32 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin ikinci büyük ihracatçı sektörü olduğunu belirten Karadeniz, bu başarının arkasındaki en güçlü itici gücün plastik endüstrisi olduğuna dikkat çekti. Karadeniz, “2025 yılında plastik sektörü olarak yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam, yalnızca sektörümüzün değil, Türk sanayisinin üretim gücünün, esnekliğinin ve krizlere karşı direncinin somut bir göstergesidir. Plastik sektörü; yüksek teknolojiye dayalı üretimi, geniş ürün yelpazesi ve ihracat kabiliyetiyle Türkiye’nin küresel pazarlardaki rekabet gücünü ayakta tutan temel sektörlerden biridir” dedi. Karadeniz ayrıca, “Kimya sektörü Türkiye ihracatında yalnızca büyüklüğüyle değil, yarattığı yüksek katma değerle de kritik bir rol üstleniyor. Bu değerin merkezinde ise plastik sektörü yer alıyor. Plastik endüstrisi, kimya sektörünün ihracat performansına en güçlü desteği veren, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir aktördür” ifadelerini kullandı. Küresel çatışmalar ticareti etkiliyor Küresel ölçekte devam eden savaşlar, bölgesel çatışmalar, lojistik hatlardaki aksamalar ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmaların dünya ticaretini ciddi biçimde etkilediğini belirten Başkan Karadeniz, Türk sanayicisinin bu zorlu süreçte büyük bir mücadele verdiğini söyledi. Karadeniz, “Küresel çatışmaların gölgesinde; artan maliyetlere, finansmana erişimde yaşanan zorluklara ve daralan pazarlara rağmen üretimden ve ihracattan vazgeçmeyen Türk sanayicisi ve ihracatçısı adeta birer kahramanlık öyküsü yazıyor. Türk ihracatçısı, tüm bu zorluklara rağmen pazarlarını korumayı ve yeni pazarlara açılmayı başardı” diye konuştu. Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi için sanayi ve ihracat odaklı politikaların önemine vurgu yapan Karadeniz, sanayicinin üzerindeki maliyet baskısının azaltılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve ihracatı destekleyici yapısal reformların hızla hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Başoğlu Kablo Savunma Sanayii Ekosisteminde Öne Çıkıyor Haber

Başoğlu Kablo Savunma Sanayii Ekosisteminde Öne Çıkıyor

Bu kapsamda SAHA İstanbul Malzeme ve Malzeme Şekillendirme Komitesi ile Elektrik ve Elektronik Komitesi tarafından Eylül ayında gerçekleştirilen toplantılar, sektörün geleceğine ışık tutan önemli buluşmalardan biri oldu. Başoğlu Kablo ve Profil San. ve Tic. A.Ş., bu kritik toplantılara aktif katılım sağlayarak, savunma sanayii ek osistemindeki rolünü bir kez daha ortaya koydu. Toplantılarda, sektörel iş birliklerinin artırılması, malzeme teknolojilerinde yenilikçi yaklaşımlar, elektrik-elektronik çözümlerinde ileri uygulamalar ve stratejik yol haritaları üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Başoğlu Kablo temsilcileri, toplantılarda elde edilen çıktıların, sektörün ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmek açısından son derece değerli olduğunu vurguladı.Özellikle savunma sanayiinde yerli üretim kapasitesinin artırılması, kritik bileşenlerin millileştirilmesi ve sürdürülebilir teknolojilere yönelik stratejiler toplantının odak noktaları arasında yer aldı. Firma, bu süreçte sahip olduğu deneyim, inovatif çözümler ve ileri teknolojiye dayalı üretim kabiliyetiyle sektöre katkı sunmaya devam ediyor. Katılım, yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesiyle sınırlı kalmadı; aynı zamanda geleceğe yönelik ortak projelerin geliştiri lmesi için önemli fırsatlar doğurdu. Başoğlu Kablo, bu verimli organizasyonu hayata geçiren SAHA İstanbul’a ve toplantılara ev sahipliği yaparak misafirperverlik gösteren TÜBİTAK SAGE ile ELSİS firmasına teşekkürlerini sundu. Bu buluşmaların, sektörün ortak hedeflerine ulaşmasında güçlü bir zemin oluşturacağına dikkat çekildi. Şirket, sahip olduğu iki Ar-Ge merkezi ve yenilikçi vizyonuyla, yalnızca kablo ve profil üretiminde değil; aynı zamanda savunma sanayii için kritik öneme sahip yeni nesil çözümlerin geliştirilmesinde de öncü rol üstleniyor. Başoğlu Kablo, stratejik iş birliklerini güçlendirerek, savunma sanayiine ve ülke ekonomisine değer katmayı sürdürecek. Sektöre Katkı, Geleceğe Yatırım Başoğlu Kablo’nun toplantılara katılımı, sadece bugünün değil, aynı zamanda geleceğin de bir ya tırımı olarak değerlendiriliyor. Savunma sanayiinde gelişen ihtiyaçlara uygun ürünlerin geliştirilmesi, teknolojik altyapının güçlendirilmesi ve bilgi paylaşımının artırılması, şirketin önümüzdeki dönemde de odak noktaları arasında olacak. Kurulduğu günden bu yana “güven, kalite ve yenilik” ilkelerini üretim felsefesinin merkezine koyan Başoğlu Kablo, bu yaklaşımla savunma sanayii ekosisteminde uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer oluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.