Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektrik Motoru

Kapsül Haber Ajansı - Elektrik Motoru haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrik Motoru haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai’nin İzmit’te Ürettiği İlk Elektriklisi IONIQ 3 Türkiye’deki Kullanıcılarla Buluşuyor Haber

Hyundai’nin İzmit’te Ürettiği İlk Elektriklisi IONIQ 3 Türkiye’deki Kullanıcılarla Buluşuyor

Hyundai Motor Türkiye, elektrikli mobilite alanındaki yatırımlarını ve ürün gamını büyütmeye devam ediyor. Markanın İzmit fabrikasında üretilen ve tüketiciler tarafından merakla beklenen yeni modeli IONIQ 3, Türkiye’de satışa sunulurken aynı zamanda Hyundai’nin küresel elektrikli otomobil teknolojisini Türkiye’nin üretim gücüyle bir araya getiriyor. Hyundai’nin Türkiye’de ürettiği ilk tamamen elektrikli model olan IONIQ 3, marka için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. İzmit fabrikasının elektrikli araç üretimine geçişinde önemli bir rol üstlenen model, Hyundai’nin Türkiye’ye yönelik uzun vadeli yatırımlarının ve ülkenin otomotiv üretimindeki stratejik konumunun somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. IONIQ ailesinin tasarım, teknoloji ve kullanıcı odaklı yaklaşımını kompakt hatchback segmentine taşıyan IONIQ 3; şehir içi kullanım kolaylığı, uzun yolculuklara uygun menzil seçenekleri ve ferah iç mekânıyla farklı beklentilere cevap veriyor. “Aero Hatch” tasarımıyla verimlilik ve ferahlık bir arada IONIQ 3, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım dilini yeni “Aero Hatch” gövde formuyla buluşturuyor. Çeliğin şekillendirilmesinden ilham alan tasarım yaklaşımı, sade yüzeyler ve belirgin hatlarla güçlü bir görünüm oluşturuyor. Akıcı ön bölümden başlayan tavan çizgisi, yolcular için geniş bir baş mesafesi sağlayacak şekilde uzanıyor ve arka spoylere doğru alçalarak dinamik bir siluet oluşturuyor. Yaklaşık 0,263 Cd’lik sürtünme katsayısı, modelin aerodinamik verimliliğini destekliyor. IONIQ ailesine özgü piksel aydınlatmalar ve Mors alfabesinde “H” harfini simgeleyen dört nokta detayı, modelin tasarım kimliğini tamamlıyor. N-Line EVO seçeneği ise N Line tasarımına özgü sportif detaylarla daha dinamik bir görünüm sunuyor. Kompakt boyutlar, geniş yaşam alanı IONIQ 3, 4.155 mm uzunluk, 1.800 mm genişlik ve 1.505 mm yükseklik ölçülerine sahip. N Line gövde tasarımında uzunluk 4.170 mm’ye ulaşırken, 2.680 mm’lik dingil mesafesi ve düz zemin yapısı ön ve arka yolcular için ferah bir yaşam alanı oluşturuyor. “Yaşam Alanı” yaklaşımıyla tasarlanan iç mekânda, günlük kullanılan alanlar sıcak ve davetkâr bir yaşam alanı hissi verecek şekilde düzenleniyor. B-segment boyutlarında bir otomobil olan IONIQ 3, kullanıcılara C-segmente yakın bir iç hacim sunuyor. Açık orta konsol ve farklı saklama çözümleri, kullanıcıların kişisel eşyalarını kolayca yerleştirmelerine imkân tanıyor. Toplam 441 litrelik bagaj kapasitesi, aile kullanımından hafta sonu yolculuklarına kadar farklı ihtiyaçlara cevap veriyor. Bu hacme dâhil olan, bagaj tabanının altındaki 119 litrelik Megabox ek depolama alanı, yükleme alanının daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İki batarya, dört donanım seçeneği Türkiye’de Select, Trend, Prime ve N-Line EVO olmak üzere dört donanım seviyesiyle satışa sunulan IONIQ 3, iki farklı batarya ve motor seçeneğiyle kullanıcıların ihtiyaçlarına göre tercih yapmalarına imkân tanıyor. Select donanımında yer alan 42,2 kWh kapasiteli LFP batarya, 343 km birleşik menzil sunuyor. Bu versiyonun elektrik motoru 107,8 kW (146,5 PS) maksimum güç üretiyor. Trend, Prime ve N-Line EVO donanımlarında ise 61 kWh kapasiteli NMC batarya ile 99,5 kW (135,2 PS) maksimum güç üreten elektrik motoru bulunuyor. Birleşik menzil değerleri Trend’de 482 km, Prime’da 476 km ve N-Line EVO’da 435 km olarak sunuluyor. Donanım Batarya Maksimum güç Birleşik menzil 0-100 (sn) Select 42,2 kWh 107,8 kW / 146,5 PS 343 km 8,7 Trend 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 482 km 9,5 Prime 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 476 km 9,5 N-Line EVO 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 435 km 9,6 Önde konumlandırılan elektrik motoru ve önden çekiş sistemiyle geliştirilen IONIQ 3, her iki motor seçeneğinde 250 Nm maksimum tork sunuyor. Rejeneratif frenleme sistemi ise yavaşlama sırasında enerjinin geri kazanılmasına katkıda bulunarak elektrikli sürüş verimliliğini destekliyor. Günlük kullanıma uygun şarj teknolojileri Hyundai Motor Grubu’nun üstün teknolojisi üzerine geliştirilen IONIQ 3, 400 volt elektrik mimarisiyle verimlilik ve şarj performansını bir araya getiriyor. Uygun DC hızlı şarj istasyonlarında ve optimum koşullarda batarya doluluk seviyesi, 42,2 kWh bataryalı versiyonda yaklaşık 29 dakikada, 61 kWh bataryalı versiyonlarda ise yaklaşık 30 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e çıkarılabiliyor. Model ailesinde 11 kW AC şarjın yanı sıra 22 kW’a kadar AC şarj seçeneği de bulunuyor. Pleos Connect ile yeni nesil dijital deneyim IONIQ 3, Avrupa’da Pleos Connect bilgi-eğlence sistemini sunan ilk Hyundai modeli olarak öne çıkıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı sistem, araç fonksiyonlarına, navigasyona ve kişiselleştirme seçeneklerine kolay erişim sağlayan bir arayüz sunuyor. Model ailesinde 12,9 inç ve 14,6 inç ekran seçenekleri bulunurken, sürüşe ilişkin temel bilgiler sürücünün görüş alanına yerleştirilen ayrı dijital gösterge üzerinden takip edilebiliyor. Apple CarPlay ve Android Auto desteği, akıllı telefon bağlantısını tamamlıyor. Hyundai Dijital Anahtar 2, uyumlu akıllı telefonlarla araca erişim ve dijital anahtar paylaşımı sağlıyor. Entegre elektrikli araç rota planlayıcı ise yolculuk sırasında şarj duraklarının planlanmasına yardımcı oluyor. Bu özelliklerin sunulması donanım ve hizmet kapsamına göre değişiyor. V2L ile otomobilin enerjisi günlük hayata taşınıyor IONIQ 3’ün V2L (Vehicle-to-Load) teknolojisi, yüksek voltajlı bataryanın enerjisinin uyumlu elektrikli cihazları çalıştırmak için kullanılmasına imkân tanıyor. Donanıma bağlı olarak sunulan iç ve dış V2L çözümleri; dizüstü bilgisayar, elektrikli bisiklet ve kamp ekipmanları gibi cihazlar için farklı kullanım olanakları sağlıyor. Hyundai SmartSense ile gelişmiş sürüş desteği IONIQ 3, Hyundai SmartSense güvenlik ve sürüş destek teknolojileriyle şehir içi ve uzun yol kullanımında sürücüye yardımcı oluyor. Model ailesinde donanıma bağlı olarak sunulan teknolojiler arasında; Çevre Görüş Monitörü (SVM)Kör Nokta Görüntü Monitörü (BVM) yer alıyor.Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 (FCA 2)Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA)Şerit Takip Asistanı 2 (LFA 2) Sürüş ve park manevralarında çevrenin daha kolay takip edilmesini sağlayan bu sistemler, günlük kullanım konforunu ve güvenliğini destekliyor. Hyundai IONIQ 3, İzmit’teki üretim gücünü aerodinamik tasarımı, verimli elektrikli sürüşü ve kullanıcı odaklı teknolojileriyle bir araya getiriyor. Hyundai’nin Türkiye’deki üretim yolculuğunda yeni bir dönemi temsil eden model, markanın elektrifikasyon vizyonunu günlük yaşamın ihtiyaçlarına uygun bir otomobilde somutlaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai, STARIA Cargo İle Elektrikli Hafif Ticari Araç Segmentinde Yeni Bir Standart Belirliyor Haber

Hyundai, STARIA Cargo İle Elektrikli Hafif Ticari Araç Segmentinde Yeni Bir Standart Belirliyor

Hyundai Motor Avrupa, işletmeler ve profesyonel kullanıcılar için gelişmiş elektrikli performansı günlük kullanım kolaylığıyla birleştirmek üzere tasarlanan tamamen elektrikli hafif ticari araç STARIA Cargo’yu tanıtıyor. Avrupalı müşterilerin beklentilerini karşılamak üzere geliştirilen STARIA Cargo, 450 kilometreye varan WLTP menzili sunuyor. 800 voltluk elektrik mimarisi sayesinde yüzde 10’dan yüzde 80’e 20 dakikada şarj olarak segmentinde öncü bir performans sergiliyor. 160 kW (218 PS) gücündeki elektrik motoru güçlü bir performans sunarken, 1.040 kg taşıma kapasitesi, 2.000 kg çekme kapasitesi ve üç paletlik yük alanı çok çeşitli profesyonel kullanım ihtiyaçlarını karşılıyor. Kapsamlı Hyundai SmartSense sürüş destek teknolojileri de günlük kullanımda güveni ve kolaylığı artırıyor. Hyundai’nin kendini kanıtlamış elektrikli araç teknolojisini binek otomobil benzeri sürüş özellikleri ve konforla birleştiren STARIA Cargo, günlük ticari operasyonların gereksinimlerini karşılamak ve profesyonel kullanıcılar için elektrikli mobiliteye geçişi daha pratik hale getirmek üzere tasarlandı. Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “İşletmeler, elektrifikasyon ile verimlilik arasında seçim yapmak zorunda kalmamalı. STARIA Cargo’yu tam da bu nedenle geliştirdik. Model, 450 km menzili ve 800 voltluk mimarisinin sağladığı ultra hızlı şarjı, profesyonel müşterilerin her gün ihtiyaç duyduğu taşıma, çekme ve yük alanı kapasitesiyle birleştiriyor. Sonuç, Avrupalı kullanıcıların ihtiyaçları etrafında şekillenen tamamen elektrikli bir hafif ticari araç” dedi. Hyundai STARIA Cargo’nun öne çıkan özellikleri: Daha yüksek operasyonel verimlilik için ultra hızlı şarj: 800 voltluk mimari, yüzde 10’dan yüzde 80’e 20 dakikada şarj imkânı sunarak aracın kullanım dışı kaldığı süreyi en aza indiriyor ve kullanım verimliliğini artırıyor.Üst düzey elektrikli performans: 450 km’ye varan menzil (WLTP), 160 kW (218 PS) güç ve 2.000 kg çekme kapasitesi, işletmelerin ihtiyaçlarını taviz vermeden karşılıyor.Avrupa’daki ticari kullanıma özel tasarım: N1 tip onayına sahip üç koltuklu panelvan; geniş yük alanına kolay erişim, düşük yükleme yüksekliği ve günlük kullanımda dayanıklılık sunuyor.Yandan yükleme imkânı ve üç Euro palet kapasitesi sunan geniş yük alanı, gerçek lojistik ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı.Kapsamlı Hyundai SmartSense güvenlik sistemleri, şehir içi ve otoyol sürüşlerinde sürücünün güvenini destekliyor.Dijital kokpite sahip gelişmiş ccNC bilgi-eğlence sistemi, işletmeler ve profesyoneller için sezgisel kullanım ve bağlantı özellikleri sunuyor.Araçtan elektrikli cihazlara enerji aktarımı (V2L) özelliği, mobil çalışma imkânı ve çalışma sahasında ek esneklik sağlıyor. STARIA Cargo’yu elektrikli hafif ticari araç segmentinde güçlü bir seçenek haline getiren nedir? STARIA Cargo, Hyundai’nin kendini kanıtlamış elektrikli araç teknolojisini profesyonel kullanıma yönelik geliştirilen yeteneklerle birleştiriyor. Modelin sunduğu avantajlar, günlük ticari operasyonları doğrudan etkileyen beş alana odaklanıyor: MenzilŞarj hızıYük taşıma kapasitesiPerformansSürüş destek sistemleri STARIA Cargo ne kadar hızlı şarj oluyor? Şarj hızı, hafif ticari araç kullanıcıları için kritik bir unsur. STARIA Cargo’nun 800 voltluk elektrik mimarisi, ideal DC ultra hızlı şarj koşullarında bataryanın yüzde 10’dan yüzde 80’e yalnızca 20 dakikada şarj edilmesini sağlıyor. Bu özellik, elektrikli hafif ticari araç segmentinde yeni bir standart belirliyor. STARIA Cargo’nun yüksek menziliyle birlikte aracın kullanım dışı kaldığı süreyi en aza indiriyor ve işletmelerin verimliliğini artırmasına yardımcı oluyor. İşletme tesislerinde ve gece boyunca şarj için sunulan 11 kW araç içi AC şarj ünitesi ise günlük kullanım için ideal bir çözüm oluşturuyor. STARIA Cargo zorlu profesyonel kullanım ihtiyaçlarını nasıl karşılıyor? STARIA Cargo, geniş yük kapasitesini kolay erişimle birleştiren, N1 tip onayına sahip üç koltuklu bir panelvan olarak pazara sunuluyor. Model, 1.040 kg taşıma kapasitesi, 2.000 kg frenli römork çekme kapasitesi ve üç paletlik yük alanı sunuyor. Her iki yandaki sürgülü kapılar yük alanına iki taraftan erişim sağlarken, arkadan erişim ve düşük yükleme yüksekliği günlük operasyonlarda yükleme ve boşaltmayı kolaylaştırıyor. Çelik bir bölme, kabini yük bölümünden ayırırken geniş açılan arka kapılar yük alanına kolay erişim sunuyor. Profesyonel kullanım için tasarlanan STARIA Cargo, yük altında da güçlü performans sergiliyor. Elektrikli güç aktarma sistemi, sessiz çalışma ve düşük titreşim sağlayarak uzun çalışma saatlerinde ve sık dur-kalk yapılan sürüşlerde sürücü konforunu artırıyor. Hyundai ayrıca STARIA Cargo için üç yıllık garanti paketi sunarak profesyonel müşterilere ek güvence sağlıyor ve aracın ilk kullanım yıllarında daha fazla öngörülebilirlik sunuyor. STARIA Cargo hangi donanım seçeneklerini sunuyor? Hyundai, Avrupa genelindeki yerel işletme müşterilerinin ihtiyaçlarına uygun dönüşüm çözümleri sunmak için iş ortaklarıyla çalışıyor. Şirket, gelecekte Avrupa’nın farklı pazarlarında Hyundai bayileri aracılığıyla sunulabilecek standartlaştırılmış dönüşüm çözümlerini de değerlendiriyor. Böylece müşterilere daha tutarlı ve kolay bir deneyim sunulması hedefleniyor. Konuyla ilgili daha fazla bilgi ilerleyen dönemde paylaşılacak. STARIA Cargo nasıl bir performans sunuyor? STARIA Cargo, 160 kW (218 PS) gücünde bir elektrik motoruyla donatılıyor. 350 Nm torkla birlikte hem şehir içinde hem de otoyolda güven veren bir performans sunuyor. Uygun koşullarda 184 km/saate ulaşan maksimum hızı da modelin güçlü sürüş performansını vurguluyor. STARIA’nın binek versiyonunun mimarisinden geliştirilen panelvan, binek otomobil benzeri sürüş özellikleri ve konfor sunuyor. STARIA Cargo’nun yetenekleri hız ve hızlanmanın ötesine geçiyor. Zorlu profesyonel kullanım için tasarlanan model, yük taşıma ve çekme kapasitesini elektrikli güç aktarma sisteminin akıcı ve rafine karakteriyle birleştiriyor. Ağır yük taşırken veya römork çekerken bile güven veren performans, hızlı tepki veren hızlanma ve binek otomobil benzeri konfor sunuyor. STARIA Cargo’nun, 1.040 kg’lık maksimum yükünü taşırken dahi teknik olarak 2.000 kg’a kadar römork çekebilmesi, profesyonel kullanıcılara olağanüstü esneklik sağlıyor. STARIA Cargo güvenliği ve sürücünün güvenini nasıl destekliyor? STARIA Cargo, her koşulda güvenli kullanımı desteklemek üzere tasarlanan kapsamlı Hyundai SmartSense güvenlik ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle donatılıyor. Önden Çarpışma Önleme Asistanı, Şeritte Kalma Asistanı, Şerit Takip Asistanı, Dur-Kalk Özellikli Akıllı Hız Sabitleyici, Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı, geri görüş kamerası ile ön ve arka park sensörleri standart olarak sunuluyor. STARIA Cargo teknolojiyi günlük profesyonel kullanıma nasıl entegre ediyor? STARIA Cargo, 12,3 inç dokunmatik ekran ve dijital gösterge panelini içeren Hyundai’nin Bağlantılı Araç Navigasyon Kokpiti (ccNC) ile donatılıyor. Sistem, temel araç işlevlerine sezgisel erişim sağlıyor. Bağlantılı özellikler; uzaktan araç yönetimi, şarj durumunun takibi ve iklimlendirme kontrolünü destekliyor. Araçtan elektrikli cihazlara enerji aktarımı (V2L) özelliği, 3,5 kW gücüyle hem araç dışında hem de yük alanındaki iç priz üzerinden kullanılabiliyor. Kullanıcıların harici elektrikli cihazlara doğrudan araçtan enerji sağlamasına olanak tanıyan bu özellik, günlük kullanım esnekliğini artırıyor. STARIA Cargo, Paris Otomobil Fuarı’nda yer alacak. STARIA Cargo, Paris Otomobil Fuarı’nın basın gününde tanıtılarak basın mensuplarına Hyundai’nin yeni tamamen elektrikli hafif ticari aracını yakından deneyimleme fırsatı sunacak. STARIA Cargo ne zaman satışa sunulacak? STARIA Cargo, pazara bağlı olarak 2026 yılının ikinci yarısında satışa sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 680 Beygirlik CLA 45 4MATIC+ Tanıtıldı Haber

Mercedes-AMG’den Elektrikli Performansta Yeni Dönem: 680 Beygirlik CLA 45 4MATIC+ Tanıtıldı

Markanın tamamen elektrikli altyapı üzerine geliştirdiği yeni performans otomobili, 680 beygir gücü, üç elektrik motorundan oluşan yenilikçi güç aktarım sistemi ve gelişmiş aerodinamik çözümleriyle dikkat çekiyor. Hem dört kapılı Coupé hem de Shooting Brake gövde seçenekleriyle satışa sunulacak model, AMG’nin sportif karakterini elektrikli mobiliteyle buluşturuyor. Yeni Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, yalnızca teknik verileriyle değil, sürüş hissini dijital teknolojilerle yeniden yorumlayan yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Marka, elektrikli otomobillerin performans algısını değiştirmeyi hedefleyen modelinde hız, menzil ve sürüş keyfini aynı potada eritiyor. Yeni Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+ Üç Elektrik Motoruyla Güçleniyor Modelin en dikkat çekici yeniliği, geleneksel çift motorlu elektrikli sistemlerin ötesine geçen özel güç ünitesi oldu. Mercedes-AMG, yeni CLA 45 4MATIC+’ta üç eksenel akışlı elektrik motoru kullandı. Bu motorlardan ikisi arka aksa, biri ise ön aksa güç vererek gelişmiş dört tekerlekten çekiş sistemiyle birlikte çalışıyor. Toplamda 680 beygir güç ve 500 kW performans üreten sistem, tork dağılımını sürüş koşullarına göre anlık olarak ayarlayabiliyor. Böylece aracın yol tutuşu, viraj performansı ve hızlanma karakteri sürekli optimize ediliyor. Özellikle kaygan zeminlerde ve yüksek hızlarda sistemin sunduğu denge, AMG mühendisliğinin yeni nesil elektrikli otomobillere nasıl uyarlandığını ortaya koyuyor. Mercedes-AMG Performance 4MATIC+ adı verilen değişken dört çeker sistemi, her tekerleğe iletilen gücü gerçek zamanlı olarak yöneterek sürücünün direksiyon komutlarına çok daha hızlı tepki verilmesini sağlıyor. 0’dan 100 Kilometre Hıza Sadece 2,7 Saniyede Ulaşıyor Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, performans verileriyle süper otomobilleri zorlayan bir karakter sergiliyor. Elektrikli güç ünitesi sayesinde araç, 0’dan 100 kilometre hıza yalnızca 2,7 saniyede ulaşabiliyor. Bu değer, markanın şimdiye kadar geliştirdiği en hızlı elektrikli modeller arasında yer almasını sağlıyor. Elektrik motorlarının sunduğu anlık tork sayesinde hızlanma sırasında güç kaybı yaşanmıyor ve sürücüye kesintisiz bir ivmelenme hissi sunuluyor. Mercedes-AMG, yeni modelde yalnızca düz yol performansına değil, yüksek hızlarda stabiliteye de odaklandı. Bu doğrultuda geliştirilen şasi sistemi, sportif sürüş karakterini günlük kullanım konforuyla bir araya getiriyor. 800 Volt Teknolojisiyle Uzun Menzil ve Çok Hızlı Şarj Elektrikli performans otomobillerinde en kritik unsurlardan biri olan batarya teknolojisi de yeni CLA 45 4MATIC+’ın güçlü yönleri arasında yer alıyor. Modelde kullanılan 94 kWh kapasiteli batarya, 800 volt mimarisi üzerine inşa edildi. Bu altyapı sayesinde araç, WLTP ölçümlerine göre Coupé versiyonunda yaklaşık 670 kilometre, Shooting Brake seçeneğinde ise yaklaşık 640 kilometreye ulaşan sürüş menzili sunuyor. Şarj performansı da segmentinin en iddialı seviyelerinde bulunuyor. Maksimum 330 kW DC hızlı şarj desteğine sahip olan otomobil, yalnızca 10 dakikalık şarjla yaklaşık 270 kilometrelik sürüş menzili kazanabiliyor. Bataryanın yüzde 10'dan yüzde 80 doluluk seviyesine ulaşması ise yaklaşık 22 dakika sürüyor. Bu özellikler, uzun yolculuklarda şarj molalarının ciddi ölçüde kısalmasını sağlayarak elektrikli otomobil kullanımını daha pratik hale getiriyor. Aktif Aerodinamik Sürüşe Göre Kendini Ayarlıyor Mercedes-AMG, yeni modelde aerodinamik verimliliği artırmak amacıyla aktif hava yönetim sistemlerine de yer verdi. Coupé versiyonunda kullanılan aktif arka spoyler ile Shooting Brake modelindeki hareketli tavan spoyleri, aracın hızına ve seçilen sürüş moduna göre otomatik olarak konum değiştiriyor. Böylece yüksek hızlarda yere basma kuvveti artırılırken normal sürüşlerde hava direnci azaltılıyor. Bu sistem yalnızca yol tutuşuna katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda enerji tüketimini optimize ederek batarya verimliliğine de destek oluyor. AMG RIDE CONTROL ile Pistten Günlük Kullanıma Geçiş Yeni CLA 45 4MATIC+ için geliştirilen şasi sistemi tamamen performans odaklı şekilde yeniden tasarlandı. Modelde adaptif AMG RIDE CONTROL süspansiyon sistemi görev yapıyor. Sürücüler farklı yol koşullarına uygun olarak yedi farklı sürüş modu arasında seçim yapabiliyor. Arka tekerlekler arasındaki tork dağılımı da elektronik olarak sürekli kontrol edilerek viraj performansı önemli ölçüde artırılıyor. Bu yapı sayesinde otomobil hem günlük şehir kullanımında konforlu bir karakter sunuyor hem de pist sürüşlerinde yüksek performans potansiyelini ortaya koyabiliyor. Elektrikli Otomobilde Klasik AMG Ruhunu Yaşatacak Teknolojiler Mercedes-AMG, elektrikli otomobillerde sürüş heyecanını artırmak amacıyla tamamen yeni dijital çözümler geliştirdi. Yeni AMGFORCE S+ sistemi, içten yanmalı AMG modellerindeki sürüş hissini dijital ortamda yeniden oluşturuyor. Yapay motor sesi, sanal vites geçişleri ve koltuklara entegre edilen titreşim sistemi sayesinde sürücünün klasik AMG deneyimine yakın bir his yaşaması hedefleniyor. Bu teknoloji, elektrikli otomobillerde sessiz sürüşün yerine daha duygusal ve etkileşimli bir performans deneyimi sunmayı amaçlıyor. Yapay Zekâ Destekli Yeni MBUX Sistemi Dikkat Çekiyor Yeni Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, markanın geliştirdiği MB.OS işletim sistemi üzerine çalışan en güncel MBUX bilgi-eğlence platformunu da beraberinde getiriyor. Araçta ChatGPT, Microsoft Bing ve Google Gemini destekli yapay zekâ çözümleri entegre şekilde sunuluyor. Bu sayede sürücüler doğal konuşma diliyle birçok araca erişebilirken, otomobil sürüş alışkanlıklarını analiz ederek kişiselleştirilmiş öneriler de sunabiliyor. AMG’ye özel geliştirilen dijital ekranlar ise performans verilerinin anlık olarak takip edilmesine, sürüş karakteristiklerinin analiz edilmesine ve aracın farklı ayarlarının detaylı biçimde kişiselleştirilmesine imkân tanıyor. Elektrikli otomobil teknolojilerinin hızla geliştiği bir dönemde tanıtılan Mercedes-AMG CLA 45 4MATIC+, yüksek performansı uzun menzil, hızlı şarj altyapısı ve gelişmiş dijital teknolojilerle bir araya getirerek premium elektrikli spor otomobil segmentinde dikkat çeken yeni alternatiflerden biri olmaya hazırlanıyor. Model, AMG'nin yıllardır özdeşleştiği sürüş karakterini elektrikli mobilite çağında da koruma hedefinin en güçlü temsilcileri arasında gösteriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Audi’den 499 Adetle Sınırlı Yeni Süper Otomobil Haber

Audi’den 499 Adetle Sınırlı Yeni Süper Otomobil

Audi, yüksek performanslı hibrit güç-aktarma sistemine sahip ilk süper otomobili Nuvolari’yi tanıttı. Markanın performans, elektrifikasyon, aerodinami ve yeni tasarım felsefesini aynı otomobilde buluşturan Audi Nuvolari, dört halkalı markanın teknolojik yenilenme sürecinin en iddialı modellerinden biri olarak konumlanıyor. 499 adetle sınırlı olarak üretilecek modelin teslimatlarının 2027 yılının ilk yarısında başlaması planlanıyor. Audi Nuvolari, 1.001 PS sistem gücü ve 350 km/s’nin üzerindeki maksimum hızıyla Audi’nin bugüne kadar geliştirdiği en güçlü ve en hızlı seri üretim otomobil olacak. 0’dan 100 km/s hıza 2,6 saniyede, 0’dan 200 km/s hıza ise 6,8 saniyede ulaşan model; yüksek performanslı hibrit güç-aktarma sistemi, quattro predictive ride, aktif aerodinamik yapı ve karbon dış gövdeyle geliştirilen Audi Space Frame mimarisiyle öne çıkıyor. Audi, Nuvolari ile “Vorsprung durch Technik” anlayışını elektrifikasyon çağında yeniden yorumlarken, Formula 1’den gelen teknolojileri seri üretime hızlı ve hassas biçimde aktarma iddiasını da ortaya koyuyor. Yeni tasarım felsefesi ve Formula 1 programının ardından geliştirilen Nuvolari, markanın geleceğine yönelik teknolojik ve duygusal bir ifade niteliği taşıyor. Audi’nin yeni tasarım felsefesinin ilk seri üretim temsilcisi Audi Nuvolari, markanın yeni tasarım felsefesini seri üretim düzeyinde yansıtan ilk model olacak. Yalın ama güçlü yüzeyler, net çizgiler, gövdeye entegre edilen teknolojiler ve aerodinamik verimliliği önceleyen detaylar, modelin tasarım karakterini belirliyor. Orta motor yerleşimi, Nuvolari’ye güçlü oranlar, monolitik bir gövde hacmi ve süper otomobil kimliğini vurgulayan dinamik bir duruş kazandırıyor. Dış tasarımda Audi’nin yeni imza rengi Titanium kullanılıyor. Audi Concept C ve Audi Formula 1 yarış otomobilinde de yer alan bu renk, karbon detaylarla birlikte Nuvolari’nin teknik ve performans odaklı karakterini güçlendiriyor. 1.001 PS’lik yüksek performanslı hibrit güç-aktarma sistemi Audi Nuvolari’nin güç-aktarma sistemi, 4.0 litrelik V8 biturbo motoru üç adet axial flux elektrik motoruyla birleştiriyor. Toplamda 736 kW / 1.001 PS sistem gücü sunan bu yapı, yüksek performansı elektrikli tork desteğiyle bir araya getiriyor. 588 kW / 800 hp güç üreten V8 motor, 10.000 d/d’ye kadar çıkabilen karakteriyle motor sporlarından gelen mühendislik yaklaşımını seri üretim otomobil dünyasına taşıyor. Ön aksta yer alan iki elektrik motoru, quattro sisteminin değişken tork dağılımına destek verirken; V8 orta motor ile şanzıman arasındaki üçüncü elektrik motoru hibrit mimariyi tamamlıyor. Bu yapı, Nuvolari’ye yalnızca yüksek hızlanma performansı değil, aynı zamanda kontrollü ve öngörülebilir bir sürüş karakteri kazandırıyor. quattro predictive ride ile yeni nesil yol tutuş Audi’nin en güçlü teknolojik imzalarından biri olan quattro, Nuvolari ile yeni bir aşamaya taşınıyor. quattro predictive ride sistemi; direksiyon açısı, ivmelenme, aracın dikey ekseni etrafındaki dönüş hareketi ve mevcut yol tutuş seviyesi gibi verileri sürekli analiz ederek olası tutunma kayıplarını önceden öngörebiliyor. Sistem, gerektiğinde tork dağılımını, fren müdahalelerini ve aerodinamik ayarları bütünleşik şekilde yöneterek yüksek hızlarda ve değişken zemin koşullarında maksimum denge ve kontrol sağlamayı hedefliyor. Sürücü, farklı sürüş modlarıyla otomobilin karakterini günlük kullanımdan pist odaklı sürüşe kadar farklı senaryolara göre ayarlayabiliyor. Formula 1’den ilham alan aerodinamik ve karbon yapı Audi Nuvolari’de kullanılan aktif aerodinamik sistem, yere basma kuvveti, sürüklenme ve aerodinamik dengeyi sürüş koşullarına göre ayarlıyor. Açılabilir adaptif arka kanat; Closed, Low Downforce ve High Downforce olmak üzere üç farklı konfigürasyonda çalışıyor. Performans odaklı modlarda sistem otomatik olarak devreye girerken, Formula 1’den bilinen Drag Reduction System, yani DRS, direksiyon üzerindeki özel düğmeyle manuel olarak da etkinleştirilebiliyor. Nuvolari’nin araç mimarisi, düşük ağırlık, yüksek gövde dayanımı ve hassas sürüş karakteri hedefleriyle geliştirildi. Audi, Nuvolari’de ilk kez Audi Space Frame teknolojisini karbon dış gövdeyle birleştiriyor. Karbon fiber takviyeli polimerden üretilen dış gövde bileşenleri, hafiflik ve yapısal dayanımı desteklerken; üretim süreçlerinde Formula 1 uzmanlığından yararlanılıyor. Modelde ayrıca Audi’nin seri üretim portföyünde ilk kez dövme merkezi kilitli jantlar kullanılıyor. Dinamik enerji yönetimi ve Audi Ceramic Pro fren sistemi Audi Nuvolari’nin dinamik enerji yönetimi, boost ve enerji geri kazanım stratejilerini tork dağılımıyla birlikte yönetiyor. Sistem, sürüş koşullarına, yol tutuş seviyesine ve sürücünün talebine göre güç aktarımı ile rejenerasyonu sürekli dengeliyor. Ön aksta elektrikli yavaşlama, frenlemenin önemli bir bölümünü üstlenebiliyor. Yüksek performanslı fren sistemi de hidrolik frenleme ile elektrikli yavaşlamayı bütünleşik biçimde yönetmek üzere geliştirildi. Yeni Audi Ceramic Pro fren sistemi, Formula 1’den türetilen uzun fiber karbon yapılı fren diskleri ve özel iç soğutma sistemiyle yoğun pist kullanımında dahi istikrarlı performans sunmayı hedefliyor. Sürüşe odaklanan iç mekân Audi Nuvolari’nin iç mekânı tamamen sürüş deneyimine odaklanıyor. Azaltılmış mimari, temel kontrolleri sürücünün görüş ve erişim alanında toplarken; dijital ekranlar ve fiziksel kumandalar tutarlı bir kullanım mantığıyla konumlandırılıyor. HMI’daki renk vurguları, 1930’ların hız rekorları dönemine damga vuran Auto Union Type C yarış otomobiline gönderme yapıyor. Alüminyum detaylar, sadeleştirilmiş kumanda yapısı ve karbon fiber hafif koltuklar, iç mekanda sürüş odağını ve yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Adını Tazio Nuvolari’den alıyor Audi Nuvolari, adını motor sporları tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Tazio Nuvolari’den alıyor. Cesareti, yaratıcılığı, adanmışlığı ve kazanma iradesiyle tanınan İtalyan yarışçının mirası, Audi’nin yeni süper otomobilinde yüksek performans, teknik ilerleme ve mutlak odak anlayışıyla yeniden yorumlanıyor. Seri üretime çok yakın prototip olarak tanıtılan Audi Nuvolari, markanın Formula 1 ruhunu, yeni tasarım anlayışını ve teknolojik yenilenme sürecini yola aktaran en iddialı modellerinden biri olarak Audi’nin geleceğine yönelik güçlü bir gösterge niteliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Qashqai e-POWER’dan Tazmanya Testinde Rekor Tasarruf Haber

Qashqai e-POWER’dan Tazmanya Testinde Rekor Tasarruf

Victoria eyaletindeki Geelong’dan Spirit of Tasmania feribotu ile başlayan yolculukta, Qashqai e-POWER’un 55 litrelik yakıt deposu doldurularak ada çevresinde yeniden yakıt almadan tam tur hedeflendi. Test rotası; Devonport, Tamar Valley, Scottsdale, Pyengana, Bicheno, Triabunna, Huon Valley, Queenstown, Strahan ve Burnie gibi Tazmanya’nın farklı bölgelerini kapsadı. Başlangıçta yaklaşık 1100 kilometre olarak planlanan rota, yol üzerindeki ek duraklar ve sapmalarla birlikte toplamda 1303 kilometreye ulaştı. Araç, bu mesafe boyunca ortalama 4,5L/100 km yakıt tüketimi değeri elde etti. Özellikle Hobart ile Strahan arasındaki virajlı ve yüksek eğimli Batı Sahili yolları, testin en zorlu bölümleri arasında yer aldı. Nissan’ın e-POWER teknolojisinde kullanılan rejeneratif frenleme sistemi ise inişlerde bataryayı şarj ederek yakıt verimliliğine katkı sağladı. Test boyunca araç; Tazmanya’nın kıyı yolları, dağ geçitleri, kırsal rotaları ve değişken hava koşullarında kullanıldı. Queenstown çevresindeki eski ralli etapları ile Murchison Highway üzerindeki yoğun yağışlı bölümler de sürüş parkuruna dahil edildi. Yolculuğun sonunda Qashqai e-POWER’un yol bilgisayarı, Tazmanya turunun tamamlandığı noktada 1209,2 kilometre menzil ve 4,5L/100 km ortalama tüketim gösterdi. Yakıt tamamen tükenmeden önce kat edilen toplam mesafe ise 1303 kilometre olarak kaydedildi. Nissan, e-POWER sisteminde benzinli motoru yalnızca elektrik üretmek için kullanırken, tekerleklere güç aktarımının tamamen elektrik motoru üzerinden sağlandığını belirtiyor. Bu yapı, elektrikli sürüş hissini geleneksel şarj gereksinimi olmadan sunmayı hedefliyor. Tazmanya testi, Qashqai e-POWER’un uzun yol sürüşlerinde sunduğu verimlilik ve menzil kapasitesini gerçek kullanım koşullarında ortaya koyan önemli örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerli Elektrikli Karea Fit 719 Bin TL Fiyat İle Satışta Haber

Yerli Elektrikli Karea Fit 719 Bin TL Fiyat İle Satışta

Türkiye’nin önde gelen otomotiv kalıp üreticilerinden Karel Kalıp tarafından geliştirilen yerli mobilite markası Karea, şehir içi ulaşımı yeniden tanımlayan ilk modeli Fit ile pazardaki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. “Bindiğin gibi değil” yaklaşımıyla geliştirilen Karea Fit, nisan ayına özel kampanyasıyla kullanıcılara avantajlı satın alma koşulları sunuyor. Bu kapsamda, Türkiye’de 749.000 TL’den başlayan avantajlı fiyatlarla satışa sunulan Karea Fit modeline, peşin ödeme tercih eden kullanıcılar 30.000 TL nakit indirim avantajıyla lansmana özel 719.000 TL’lik fiyat sahip olabiliyor. Bununla birlikte esnek ödeme seçeneği tercih edildiğinde kredi kartı, kredi ve havale/EFT yöntemleri bir arada kullanılarak kişiye özel ödeme planı oluşturulabiliyor. Karea Fit modelinde siparişler 50.000 TL ön ödeme ile başlatılırken, kalan tutar tercih edilen ödeme modeline göre tamamlanıyor. Siparişin ardından araç teslimatları en geç 45 gün içerisinde gerçekleşiyor ve kesin teslim tarihi üretim planlamasına göre belirleniyor. Karea’nın sunduğu dijital satış ve ödeme altyapısı sayesinde kullanıcılar, farklı ödeme yöntemlerini bir arada kullanarak kendi bütçelerine uygun plan oluşturabiliyor. Şehirlerin değişen ihtiyaçlarına yerli çözüm Karea Fit, değişen şehir yaşamı ve kullanıcı beklentileri doğrultusunda geliştirilen yeni nesil bir mobilite çözümü olarak öne çıkıyor. M0 segmentinin öncüsü olan model; kompakt boyutları, geniş iç hacmi ve 184 litrelik bagaj kapasitesiyle günlük kullanımda pratiklik sunuyor. Elektrikli mobilitenin erişilebilirliğini artırmayı hedefleyen Karea, Fit modeliyle özellikle kısa mesafeli şehir içi kullanımlarda yüksek verimlilik sağlarken, kullanıcıların mobilite ihtiyacına ekonomik ve sürdürülebilir bir alternatif sunuyor. Kompakt yapısı ve elektrikli güç aktarım sistemiyle dikkat çeken Karea Fit, 2631 mm uzunluğu ve 4 metrelik dönüş yarıçapıyla şehir içi kullanımda yüksek manevra kabiliyeti sunuyor. 12 kW gücündeki elektrik motoru ve 96V mimariye sahip LFP batarya teknolojisiyle donatılan model, yaklaşık 135 kilometre menzil sunarken, batarya yüzde 20’den yüzde 80 doluluğa yaklaşık 2 saat içerisinde ulaşabiliyor. Maksimum 90 km/s hıza ulaşabilen Karea Fit, yalnızca şehir içi kullanım için değil, köprü ve otoyol kullanımına uygun altyapısıyla da çok yönlü bir mobilite çözümü sunuyor. Konfor ve güvenlik donanımları arasında ise McPherson süspansiyon sistemi, disk frenler, elektrik destekli direksiyon, geri görüş kamerası ve multimedya sistemi yer alıyor. Yerli üretim gücünü arkasına alan Karea, Fit modeliyle Türkiye’de yeni bir segment oluşturmayı hedeflerken, önümüzdeki dönemde ürün gamını genişleterek elektrikli mobilite alanındaki konumunu güçlendirmeyi planlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BYD Türkiye, SEALION 7 ve ATTO 2 ile Elektrikli SUV Ailesini Genişletiyor  Haber

BYD Türkiye, SEALION 7 ve ATTO 2 ile Elektrikli SUV Ailesini Genişletiyor 

Dünyanın lider yeni enerji araç üreticisi BYD, Türkiye’de ürün gamını yüzde 100 elektrikli sportif D-SUV modeli BYD SEALION 7 ile genişletiyor. Türkiye’ye özel olarak geliştirilen 160 kW gücündeki arkadan itişli versiyonun yanı sıra, 390 kW gücündeki dört çeker seçeneğiyle öne çıkan BYD SEALION 7, Kasım ayı itibarıyla BYD bayilerinde yerini alacak. Modelin 160 kW’lık Design versiyonu 2.389.000 TL, 390 kW’lık Excellence donanım versiyonu ise 3.939.000 TL Kasım ayına özel lansman fiyatları ile satışa sunuluyor. BYD SEALION 7’nin Türkiye tanıtımı, 5 Kasım’da İstanbul’da düzenlenen özel bir basın toplantısıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin sürprizi ise BYD’nin tamamen elektrikli kompakt SUV modeli ATTO 2’nin eş zamanlı olarak tanıtılması oldu. Elektrikli SUV ailesinin en yeni üyesi olan BYD ATTO 2, Aralık ayından itibaren BYD bayilerinde yerini alacak. BYD’nin Türkiye’nin satışa sunduğu sekizinci model olan BYD SEALION 7, Türkiye’de DOLPHIN, SEAL ve SEAL U’dan sonra “Okyanus Serisi”nde yer alan dördüncü model olarak öne çıkıyor. Geniş ve atletik SUV gövde yapısını güçlü tasarım unsurlarıyla bir araya getiren model, gelişmiş elektrikli araç teknolojilerini yüksek performans ve konforla buluşturuyor. BYD’nin tüm modellerinde görmeye alıştığımız üst düzey donanım çeşitliliği ve ileri teknoloji anlayışı ise SEALION 7’de de kendini güçlü bir şekilde gösteriyor. Markanın tasarım dilini yansıtan Ejderha yüzü tasarımı, kompakt boyutları ve çevik manevra kabiliyetiyle şehir içi SUV deneyimini yeni bir seviyeye taşıyan BYD ATTO 2, BYD’nin ikonik e-Platform 3.0 altyapısı, akıllı kabin teknolojisi ve zengin standart donanımlarıyla dikkat çekiyor. ATTO 2, SUV’un yüksek oturma pozisyonunu seven ve şehir içi kullanıma uygun kompakt bir otomobil arayan müşteriler için özel olarak tasarlandı. Premium özelliklerle yüksek verimlilik BYD SEALION 7’nin Türkiye’ye özel geliştirilen 160 kW güce sahip arkadan itişli versiyonu, 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 7,8 saniyede ulaşıyor. 71,8 kWsa bataryasıyla WLTP normuna göre 440 km menzil sunan model, günlük kullanımda da, uzun yolculuklarda da yüksek verimlilik sağlıyor. AC 11 kW şarj ile tam dolum yaklaşık 7,5 saatte tamamlanırken, DC 150 kW hızlı şarj sayesinde yüzde 30’dan yüzde 80’e yalnızca 20 dakikada ulaşılabiliyor. Maksimum 210 km/s hıza ulaşabilen SEALION 7, 10,25 inç dijital gösterge paneli, 15,6 inç dönebilen bilgi-eğlence ekranı, 360° kamera, çift bölgeli klima, 50W kablosuz şarj, ısı pompası ve UV/ısı korumalı camlarıyla öne çıkıyor. Isıtmalı ve havalandırmalı ön koltuklar, vegan deri döşeme ve sürücü bel desteği konforu üst seviyeye taşırken; önde ve arkada yer alan Type-C çıkışlar, 58 litrelik ön bagaj ve 520 litrelik bagaj hacmi (koltuklar yatırıldığında 1.789 litreye kadar) günlük kullanımda pratiklik sağlıyor. 19 inç jantlar, 10 hoparlörlü ses sistemi ve Snapdragon SA8155 işlemcisi ise modelin teknoloji ve performansını tamamlıyor. Zengin donanımlarla akıllı seçim BYD SEALION 7’nin 390 kW gücündeki dört çeker versiyonu, 23.000 rpm motor çevrimiyle sınıfında öne çıkıyor ve yalnızca 4,5 saniyede 0’dan 100 km/s hıza ulaşarak segmentinde iddialı bir performans ortaya koyuyor. 91,3 kWsa bataryasıyla WLTP normuna göre 502 km menzil sunan model, uzun yolculuklarda da güçlü bir alternatif oluşturuyor. Şarj seçeneklerinde 230 kW DC hızlı şarj ile yüzde 30’dan yüzde 80’e yalnızca 18 dakikada ulaşırken, AC 11 kW ile tam dolum yaklaşık 9,6 saatte tamamlanıyor. Maksimum 215 km/s hız kapasitesiyle SEALION 7, performans ve verimliliği birlikte sunuyor. SEALION 7, iç mekanda 12 hoparlörlü Dynaudio ses sistemiyle premium bir deneyim sunuyor. Hafızalı sürücü koltuğu, ısıtmalı arka koltuklar, hafızalı yan aynalar ve ambiyans aydınlatma konforu artırırken; ayakla açılabilir elektrikli bagaj kapağı ve Head-Up Display pratikliği ön plana çıkarıyor. Dış tasarımda 20 inç jantları, iç mekanda ise Nappa deri koltukları SEALION 7’nin şıklığını vurgularken, gelişmiş iTAC çekiş kontrol sistemi de modeli güvenlik açısından farklı bir konuma taşıyor. “Okyanus” tasarım diliyle 4 farklı renk seçeneği BYD SEALION 7’nin her iki versiyonunda da markanın “Okyanus” tasarım dili ön plana çıkıyor. Dinamik hatlar, su damlası detaylı arka farlar ve tampon çizgisi boyunca uzanan spoyler araca güçlü bir kimlik kazandırıyor. Yüzeyle bütünleşen gizli kapı kolları aerodinamik verimliliği artırırken, 4.830 mm uzunluk, 1.925 mm genişlik, 1.620 mm yükseklik ve 2.930 mm aks aralığı geniş bir iç hacim sunuyor. BYD SEALION 7; Atlantis Grisi, Saf Beyaz, Gece Siyahı, Bulut Grisi olmak üzere dört farklı dış renk seçeneği ile satışa sunuluyor. İç mekanda ise Siyah ve Açık Mavi olmak üzere iki farklı döşeme rengi tercih edilebiliyor. Yenilikçi şasi teknolojisiyle konforlu ve güvenli sürüş dinamikleri Sürüş keyfi ve dinamik performansı bir araya getiren e-Platform 3.0 mimarisi üzerine tasarlanan BYD SEALION 7, CTB (Cell-To-Body) şasi yapısıyla üstün rijitlik ve düşük ağırlık merkezi sunarak yol tutuşunu ve dengeyi artırıyor. Çift salıncaklı ön süspansiyon ve çok bağlantılı arka süspansiyon ile SEALION 7’de mükemmel yol tutuş ve güvenli araç kontrolü elde ediliyor. Ayrıca SEALION 7’de yer alan değişken sönümleme özellikli amortisör sistemi, bozuk yol koşullarında daha yumuşak bir sürüş sunarak konforu en üst seviyeye taşıyor. Araçta verimliliğe odaklanan “Eco”, günlük sürüşler için “Normal”, çevik bir sürüş için “Spor” ve kaygan yüzeylerde maksimum çekişi elde etmek için “Kar” olmak üzere dört sürüş modu yer alıyor. İleri teknoloji 5 yıldızlı güvenlikle birleşiyor BYD SEALION 7, tasarımı, performansı ve teknolojisiyle öne çıkarken aynı zamanda güvenlik ve sürücü destek sistemleriyle de fark yaratıyor. SEALION 7’de Ön ve Arka Park Sensörleri, Isıtmalı ve Havalandırmalı Elektrikli Ön Koltuklar, 360 Derece Kamera, Adaptif Hız Sabitleyici, Ön ve Geri Manevra Çapraz Trafik Uyarısı (Fren Destekli), Ön ve Arka Çarpışma Uyarısı, Trafik İşareti Algılama Sistemi, Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Otonom Acil Durum Freni ve Sürücü Yorgunluk Algılama Sistemi gibi birçok sistem bulunuyor. Kabin içi güvenlik özellikleri arasında, arka koltuklar ve ön yolcu koltuğunda ISOFIX bağlantıları, Çocuk Varlık Tespiti, Elektronik Çocuk Güvenlik Kilidi ve 9 hava yastığı yer alıyor. Yenilikçi teknolojileri, ileri düzey güvenlik donanımları ve sportif görünüşüyle Türkiye’deki kullanıcıların merakla beklediği BYD SEALION 7'nin yüksek güvenlik standartları, EuroNCAP tarafından 5 yıldızla tescil edildi. Özellikle çocuk yolcu koruması alanında BYD SEALION 7, %93’lük puan alarak son 9 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Testlerde kullanılan 10 yaş ve 6 yaşındaki çocukları temsil eden maketlerin tüm kritik vücut bölgeleri için maksimum koruma sağlandı. BYD ATTO 2: Şehir içi SUV deneyimini yeniden tanımlıyor Aralık ayında Türkiye’de satışa sunulacak BYD ATTO 2, segmentinin üzerinde donanım özellikleri sunarken, 12,8 inç elektrikli dönebilir dokunmatik ekran, 8 hoparlörlü gelişmiş ses sistemi, 15W kablosuz şarj ünitesi, elektrikli ve ısıtmalı vegan deri ön koltuklar, ısıtmalı direksiyon, ambiyans aydınlatması, panoramik cam tavan ve elektrikli katlanabilir yan aynalar gibi premium özelliklerle öne çıkıyor. BYD ATTO 2, SUV segmentinde verimlilik, teknoloji ve konforu kusursuz şekilde harmanlayarak elektrikli mobiliteye yeni bir bakış kazandırıyor. 4.310 mm uzunluğa, 1.830 mm genişliğe ve 1.675 mm yüksekliğe sahip olan model; 2.620 mm’lik dingil mesafesiyle sınıfının üzerinde bir iç hacim sunuyor. Bu ölçülere ek olarak 10,5 metrelik dönüş çapı ile manevra kolaylığı sağlayarak hem şehir içi kullanım kolaylığı hem de ferah bir yaşam alanı arasında dengeli bir yapı sağlıyor. Modelde, 8,8 inç dijital gösterge paneli, 17 inç alaşım jantlar yer alıyor. ATTO 2’nin dış tasarımı, zarafet ile sportifliği birleştirirken, iç tasarımda modern çizgiler, kaliteli malzemeler ve geometrik detaylar dikkat çekiyor. Performans ve verimlilik dengesi Önde konumlandırılmış 130 kW (177 PS) gücündeki elektrik motoru, 290 Nm tork üretiyor ve ATTO 2’yi 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 7,9 saniyede ulaştırıyor. 45,12 kWsa kapasiteli Blade Batarya, WLTP ölçümlerine göre 312 km menzil sağlıyor. 65 kW DC hızlı şarj özelliği sayesinde batarya yüzde 30’dan yüzde 80’e ise yalnızca 28 dakikada şarj edilebiliyor. Ayrıca BYD ATTO 2, Enerji Paylaşım Özelliği (VtoL -Vehicle-to-Load) sayesinde taşınabilir cihazlara veya elektronik ekipmanlara doğrudan enerji aktarımı yapılabiliyor. Bu özellik, ATTO 2’yi şehir dışı gezilerde veya kamp alanlarında pratik bir enerji kaynağına dönüştürüyor. Kapsamlı güvenlik ve sürüş destek sistemleri Kapsamlı güvenlik ve sürüş destek sistemleri sunan ATTO 2, sürücü, ön yolcu, yan ve perde hava yastıklarıyla yüksek koruma sunuyor. Ayrıca, Otonom acil fren sistemi (AEB), akıllı hız limiti kontrolü (ISLC), şerit takip asistanı (LSS), adaptif hız sabitleme sistemi (ACC) ve akıllı hız sabitleme sistemi (ICC) ile sürüş güvenliğini her koşulda destekliyor. Kör nokta uyarı sistemi (BSD), kapı açma uyarısı (DOW) ve geri manevra çapraz trafik uyarısı (RCTB) ise sürücünün çevresel farkındalığını artırarak hem şehir içi hem de uzun yol sürüşlerinde ek güvenlik sağlıyor. BYD Mobil Uygulaması ile bağlantılı sürüş deneyimi BYD, tüm modellerinde olduğu gibi BYD SEALION 7 ve ATTO 2 modellerinde de bağlantılı servislerle entegre çalışan BYD Mobil Uygulamasını sunuyor. Android ve iOS platformlarında ücretsiz olarak indirilen uygulama, menzil ve şarj durumu takibinden, klima, direksiyon ve koltuk ısıtma kontrolüne, kapıların uzaktan kilitlenmesinden araç konumunun görüntülenmesine kadar birçok fonksiyonu tek dokunuşla cep telefonları ile uzaktan yönetilebilmesini sağlıyor. Ayrıca BYD Uygulamasındaki dijital anahtar sayesinde, aracı anahtar taşımadan telefon üzerinden açıp kapatmak mümkün oluyor. Buna ek olarak BYD SEALION 7 ve BYD ATTO 2, OTA (Over-the-Air) teknolojisi sayesinde yazılım güncellemelerini uzaktan alabiliyor. Böylece araçlar her zaman güncel kalırken, yeni özellikler de anında kullanılabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nissan Qashqai e-POWER, ADAC Ecotest’te Yakıt Tüketimiyle Segmentinde Zirvede Haber

Nissan Qashqai e-POWER, ADAC Ecotest’te Yakıt Tüketimiyle Segmentinde Zirvede

Nissan Qashqai’nin kapsamlı şekilde yeniden tasarlanmış ve geliştirilen e-POWER motor sistemi ile donatılmış versiyonu, Almanya’nın önde gelen otomotiv tüketici kuruluşu ADAC’ın Ecotest testinde 5,4 lt/100 km yakıt tüketimi elde etti. Bu değer, önceki versiyona kıyasla yaklaşık %15 daha düşük olup, Qashqai e-POWER’ı segmentinin en verimli modelleri arasına yerleştiriyor. ADAC’ın test prosedürü; laboratuvar testleriyle dinamik sürüş testlerini birleştirerek, gerçek sürüş koşullarını yansıtan bir yakıt tüketim değeri elde etmeyi hedefliyor. Yeni e-POWER Sistemi: Daha Verimli, Daha Sessiz, Daha Temiz Nissan mühendisleri, yeni nesil e-POWER sistemini geliştirirken özellikle Avrupa otoyol hızlarında (130 km/s’ye kadar) yakıt verimliliğini artırmaya odaklandı. Bu çalışmaların sonucu olarak: Emisyonlarda Azalma: Yeni e-POWER sistemi, WLTP ölçüm standardına göre emisyonları 116 g/km’den 102 g/km’ye düşürerek %12’lik bir iyileşme sağladı. Bu başarı, Qashqai e-POWER’a 4 üzerinden 4 yıldız kazandırdı. Artan Menzil: Düşük yakıt tüketimi ve 55 litrelik yakıt deposu, WLTP standardına göre menzil ise 1.222 km’ye ulaşıyor. Artan Sürüş Konforu: ADAC, yeni e-POWER sisteminin daha sessiz çalıştığını da vurguladı. 130 km/s hızda ölçülen ses seviyesi, Nissan verilerine göre 5,6 dB azaldı – bu da Qashqai e-POWER’ı tam elektrikli araçlarla benzer bir sessizlik düzeyine getiriyor. Daha Uzun Bakım Aralıkları: Yeni sistemle birlikte bakım aralıkları 15.000 km’den 20.000 km’ye çıkarılarak toplam sahip olma maliyeti de azaltıldı. EV Hissiyatı Sunan Sürüş Deneyimi Geleneksel hibrit sistemlerin aksine, Qashqai e-POWER'da benzinli motor yalnızca elektrik üretmek için kullanılıyor. Bu elektrik, sadece elektrik motorunu çalıştırarak tekerlekleri döndürüyor. Sonuç olarak: Sessiz ve akıcı bir sürüş, anında tork ile hızlı tepki, şarj etmeye gerek kalmadan elektrikli araç benzeri bir deneyim sunuluyor. Yeni 5’i 1 arada e-POWER güç aktarma organı, elektrik motoru, jeneratör, inverter, artırıcı ve azaltıcıyı entegre bir yapıda bir araya getiriyor. Ayrıca tamamen yeniden tasarlanan 1.5 litrelik turbo motor, Nissan’ın kendi geliştirdiği STARC yanma teknolojisini kullanarak motorun termal verimliliğini %42’ye çıkarıyor. Bu da motorun düşük hızlarda daha sessiz ve verimli çalışmasını sağlıyor. Gelişmiş Sürüş Teknolojileri Geliştirilen ProPILOT sürüş destek sistemi, çok şeritli yollarda daha akıllı sürüş deneyimi ve çevre takibi sunuyor. Yeni Nissan Qashqai e-POWER, Temmuz 2025 itibarıyla İngiltere’nin Sunderland kentindeki son teknoloji üretim tesisinde üretilmeye başlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.