Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektrik Üretimi

Kapsül Haber Ajansı - Elektrik Üretimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrik Üretimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güneş ve Rüzgârda Üretim Rekoru Haber

Güneş ve Rüzgârda Üretim Rekoru

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıkladığı verilere göre, ağustos ayında güneş kaynaklı elektrik üretimi 5,16 milyar kilovatsaat, rüzgâr kaynaklı elektrik üretimi ise 4,74 milyar kilovatsaat olarak gerçekleşti. Bu rakamlarla iki kaynak, ağustosta 36,71 milyar kilovatsaat olan toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 27’sini karşıladı. Yenilenebilir enerji projelerinin geliştirilmesi ve izin süreçleri alanında faaliyet gösteren ARI-ES Enerji’nin Genel Müdürü Ebru Arıcı, ulaşılan seviyenin uzun vadeli yatırımların üretime katkısını ortaya koyduğunu belirtti. Arıcı, bu ivmenin korunmasında proje geliştirme süreçlerinin etkin yönetilmesinin ve enerji sisteminin artan yenilenebilir üretime hazırlanmasının kilit rol oynayacağını vurguladı. YATIRIM HEDEFLERİNİN ÜRETİME DÖNÜŞMESİNDE İZİN SÜREÇLERİ BELİRLEYİCİ Yeni projelerin hayata geçirilmesinde yatırımın bütün aşamalarının birlikte planlanması gerektiğini ifade eden Arıcı, şunları söyledi: “Bir projenin yatırım gündemine alınması ile elektrik üretmeye başlaması arasında birbirine bağlı çok sayıda aşama bulunuyor. Lisanslama, çevresel değerlendirmeler, imar, arazi ve bağlantı süreçlerinin doğru yönetilmesi, yatırımın devreye alınma takvimini doğrudan etkiliyor. Bu aşamaların koordinasyon içinde yürütülmesi, yatırımcının finansman ve tedarik planını daha sağlıklı kurmasını sağlıyor. Türkiye’nin güneş ve rüzgâr potansiyelinden daha fazla yararlanabilmesi için kapasite hedeflerinin uygulanabilir proje takvimleriyle desteklenmesi gerekiyor.” YENİ ÜRETİM KAPASİTESİYLE ŞEBEKE YATIRIMLARI BİRLİKTE İLERLEMELİ Güneş ve rüzgârın elektrik üretimindeki katkısı büyüdükçe sistemin esnekliğinin de önem kazandığını belirten Arıcı, “Üretimi artırırken, bu elektriğin ihtiyaç duyulan zamanda ve noktada kullanılabilmesini de planlamalıyız. Yeni santrallerin devreye alınmasıyla şebekenin güçlendirilmesi eş zamanlı ilerlemeli. Depolama sistemleri, üretim tahmin teknolojileri ve talep yönetimi uygulamaları, değişken üretimin sisteme entegrasyonunu destekleyen önemli araçlar. Bu alanlarda atılacak adımlar, mevcut ve yeni kapasitenin daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacaktır” dedi. YERLİ KAYNAKLARIN KATKISI, ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI HEDEFİNİ GÜÇLENDİRİYOR Yenilenebilir enerji üretimindeki artışın enerji güvenliği ve ekonomik dayanıklılık açısından önemine dikkat çeken Arıcı, değerlendirmesini şöyle tamamladı: “Güneş ve rüzgâr, Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla elektrik üretebilmesi açısından güçlü bir avantaj sunuyor. Yerli ve yenilenebilir kaynakların elektrik arzındaki payının artması, ithal yakıt ihtiyacını azaltırken uluslararası enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı dayanıklılığımızı da güçlendiriyor. Ağustostaki rekoru, enerji bağımsızlığı yolunda önemli bir adım olarak görüyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güneş ve Rüzgârda Üretim Rekoru: Yeni Yatırımların Hayata Geçirilmesi Kritik Haber

Güneş ve Rüzgârda Üretim Rekoru: Yeni Yatırımların Hayata Geçirilmesi Kritik

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıkladığı verilere göre, ağustos ayında güneş kaynaklı elektrik üretimi 5,16 milyar kilovatsaat, rüzgâr kaynaklı elektrik üretimi ise 4,74 milyar kilovatsaat olarak gerçekleşti. Bu rakamlarla iki kaynak, ağustosta 36,71 milyar kilovatsaat olan toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 27’sini karşıladı. Yenilenebilir enerji projelerinin geliştirilmesi ve izin süreçleri alanında faaliyet gösteren ARI-ES Enerji’nin Genel Müdürü Ebru Arıcı, ulaşılan seviyenin uzun vadeli yatırımların üretime katkısını ortaya koyduğunu belirtti. Arıcı, bu ivmenin korunmasında proje geliştirme süreçlerinin etkin yönetilmesinin ve enerji sisteminin artan yenilenebilir üretime hazırlanmasının kilit rol oynayacağını vurguladı. YATIRIM HEDEFLERİNİN ÜRETİME DÖNÜŞMESİNDE İZİN SÜREÇLERİ BELİRLEYİCİ Yeni projelerin hayata geçirilmesinde yatırımın bütün aşamalarının birlikte planlanması gerektiğini ifade eden Arıcı, şunları söyledi: “Bir projenin yatırım gündemine alınması ile elektrik üretmeye başlaması arasında birbirine bağlı çok sayıda aşama bulunuyor. Lisanslama, çevresel değerlendirmeler, imar, arazi ve bağlantı süreçlerinin doğru yönetilmesi, yatırımın devreye alınma takvimini doğrudan etkiliyor. Bu aşamaların koordinasyon içinde yürütülmesi, yatırımcının finansman ve tedarik planını daha sağlıklı kurmasını sağlıyor. Türkiye’nin güneş ve rüzgâr potansiyelinden daha fazla yararlanabilmesi için kapasite hedeflerinin uygulanabilir proje takvimleriyle desteklenmesi gerekiyor.” YENİ ÜRETİM KAPASİTESİYLE ŞEBEKE YATIRIMLARI BİRLİKTE İLERLEMELİ Güneş ve rüzgârın elektrik üretimindeki katkısı büyüdükçe sistemin esnekliğinin de önem kazandığını belirten Arıcı, “Üretimi artırırken, bu elektriğin ihtiyaç duyulan zamanda ve noktada kullanılabilmesini de planlamalıyız. Yeni santrallerin devreye alınmasıyla şebekenin güçlendirilmesi eş zamanlı ilerlemeli. Depolama sistemleri, üretim tahmin teknolojileri ve talep yönetimi uygulamaları, değişken üretimin sisteme entegrasyonunu destekleyen önemli araçlar. Bu alanlarda atılacak adımlar, mevcut ve yeni kapasitenin daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacaktır” dedi. YERLİ KAYNAKLARIN KATKISI, ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI HEDEFİNİ GÜÇLENDİRİYOR Yenilenebilir enerji üretimindeki artışın enerji güvenliği ve ekonomik dayanıklılık açısından önemine dikkat çeken Arıcı, değerlendirmesini şöyle tamamladı: “Güneş ve rüzgâr, Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla elektrik üretebilmesi açısından güçlü bir avantaj sunuyor. Yerli ve yenilenebilir kaynakların elektrik arzındaki payının artması, ithal yakıt ihtiyacını azaltırken uluslararası enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı dayanıklılığımızı da güçlendiriyor. Ağustostaki rekoru, enerji bağımsızlığı yolunda önemli bir adım olarak görüyoruz.” ARI-ES Enerji Hakkında ARI-ES Enerji; farklı kaynaklardaki yenilenebilir enerji yatırımlarında lisanslama, imar planları, ÇED ve uluslararası ESIA süreçleri, kamulaştırma, yol projeleri, lisanssız üretim izinleri ile teknik ve idari analiz hizmetleri sunmaktadır. Saha geliştirme süreçlerinden başlayarak inşaat aşamasına kadar istisnasız her adımı kapsayan güçlü bir proje yönetimi yaklaşımı ile çalışmaktadır. Şirket, rüzgâr ve güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji alanında yatırım süreçlerinin sağlıklı, öngörülebilir ve sürdürülebilir şekilde ilerlemesine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güneş ve Rüzgârda Tarihi Üretim Rekoru Haber

Güneş ve Rüzgârda Tarihi Üretim Rekoru

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Amacımız yalnızca bugünün enerji talebini karşılamak değil; sürdürülebilir, yenilikçi ve dışa bağımlılıktan tamamen arınmış güçlü bir altyapı inşa etmek. Güneş ve rüzgârda sahip olduğumuz bu yüksek potansiyeli en ileri teknolojilerle şebekemize entegre ederek 'Enerjide Tam Bağımsız Türkiye' hedefimize emin adımlarla ilerlemeyi sürdürüyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Ağustos’ta aylık üretim 36,71 milyar kilovatsaat oldu. En Büyük Pay Yine Hidroliğin Aynı dönemde hidrolik, üretimde en büyük payı almayı sürdürdü. Ağustos ayında gerçekleştirilen elektrik üretiminin yüzde 24,7’sine denk gelen 9,08 milyar kilovatsaatlik kısmı hidrolik kaynaklardan elde edildi. Tüm Zamanların En Yüksek Seviyesi Geçtiğimiz ağustos ayında güneş kaynaklı elektrik üretimi yüzde 14,1’lik pay ile 5,16 milyar kilovatsaat olarak kayıtlara geçerken, rüzgâr kaynaklı elektrik üretimi ise yüzde 12,9’luk pay ile 4,74 milyar kilovatsaat olarak gerçekleşti. Böylece, güneş ve rüzgâr kaynaklı toplam elektrik üretim değeri, ağustos ayında 9,9 milyar kilovatsaat ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Yüzde 69,7’lik Yerli Üretim Aynı dönemde yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimi, yüzde 56,4’lük oranla 20,7 milyar kilovatsaat, yerli kaynaklı elektrik üretimi de yüzde 69,7’lik oranla 25,58 milyar kilovatsaat olarak kayıtlara geti. Yılın En Yüksek Günlük Üretimi 13 Ağustos’ta Ağustos ayı, 2026’nın şu ana kadarki en yüksek günlük üretim değerine de ev sahipliği yaptı. Günlük maksimum elektrik üretim değeri, 13 Ağustos’ta 1 milyon 241 bin 291 megavatsaate erişti. 8 Aylık Dönem 2026 yılının ilk sekiz aylık elektrik üretim verileri (1 Ocak-31 Ağustos dönemi) incelendiğinde; hidrolik kaynaklı elektrik üretimi 75,2 milyar kilovatsaat, rüzgâr kaynaklı elektrik üretimi 30,4 milyar kilovatsaat, güneş kaynaklı elektrik üretimi 29,8 milyar kilovatsaat ile 2000 yılından beri benzer dönemdeki en yüksek üretim değerlerini oluşturdu. Ayrıca, yerli kaynaklı elektrik üretimi yüzde 73,2’lik oran ve 181,8 milyar kilovatsaat üretim değeri, yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimi ise yüzde 60,3’lük oran ve 149,8 milyar kilovatsaat üretim değeri 2000 yılından beri benzer dönemlerde miktar ve oran bazında en yüksek değerler oldu. ‘Enerjide Tam Bağımsız Türkiye’ Hedefi Sosyal medya hesaplarından konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Yenilenebilir enerji altyapımıza yaptığımız uzun vadeli yatırımlar üretim rakamlarımıza rekorlarla yansımaya devam ediyor. Ağustos ayında güneş kaynaklı üretimimiz 5,16 milyar kilovatsaat, rüzgâr kaynaklı üretimimiz ise 4,74 milyar kilovatsaat olarak gerçekleşti. Her iki kaynağın toplamında ulaştığımız 9,9 milyar kilovatsaat ile elektrik üretimimizde tüm zamanların en yüksek aylık değerine ulaşarak rekor kırdık. Amacımız yalnızca bugünün enerji talebini karşılamak değil; sürdürülebilir, yenilikçi ve dışa bağımlılıktan tamamen arınmış güçlü bir altyapı inşa etmek. Güneş ve rüzgârda sahip olduğumuz bu yüksek potansiyeli en ileri teknolojilerle şebekemize entegre ederek 'Enerjide Tam Bağımsız Türkiye' hedefimize emin adımlarla ilerlemeyi sürdürüyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IGIS 2026, Jeotermal Sektörünü Kapadokya’da Buluşturacak Haber

IGIS 2026, Jeotermal Sektörünü Kapadokya’da Buluşturacak

Türkiye’nin jeotermal sektörünü uluslararası paydaşlarla buluşturan International Geothermal Investment Summit (IGIS), 26–27 Kasım 2026 tarihlerinde ikinci kez Kapadokya’da düzenlenmeye hazırlanıyor. Jeotermal Yatırımcıları Derneği (JEMYAD) öncülüğündeki zirvede; enerji güvenliğinden yeni nesil kapalı devre teknolojilere, yatırım ve finansman modellerinden jeotermalin enerji dışındaki katma değerli kullanım alanlarına uzanan geniş bir gündem ele alınacak. Bu yıl da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımının öngörüldüğü zirvenin açılış bölümünde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Nevşehir Valisi Hüseyin Kök ve JEMYAD Başkanı Ömer Tosun gibi isimlerin bulunması bekleniyor. Zirvenin teknoloji gündeminde kapalı devre sistemler, gelişmiş jeotermal sistemler (EGS) ve derin sıcak kaya teknolojileri öne çıkıyor. “Jeotermalde Kartlar Yeniden Dağıtılıyor — Kapalı Devre Teknolojiler, Derin Sıcak Kayalar ve Yeni Rekabet Dengesi” başlıklı oturumda yeni nesil teknolojilerin küresel pazardaki etkisi ile Türkiye’nin bu dönüşümdeki konumunun değerlendirilmesi amaçlanıyor. ETIP-Geothermal Başkanı Luca Xodo’nun moderasyonunda kurgulanan panele Eavor Technologies İcra Başkan Yardımcısı Robert Winsloe ile Green Therma Kurucu Ortağı ve Baş Jeoloğu Kim Gunn Maver gibi isimler katılacak. Yeni nesil jeotermal yatırımların finansmanı ise programın bir diğer önemli eksenini oluşturuyor. JEMYAD Başkanı Ömer Tosun’un moderasyonunda tasarlanan oturumda teknoloji, arama ve sondaj riskinin paylaşılması; ilk ticari ölçekli projelerin finansmanı, sigorta mekanizmaları, garanti fonları ve karma finansman modellerinin ele alınması hedefleniyor. Oturumda World Bank Group’tan Yasemin Örücü, EBRD’den Mehmet Üvez, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’ndan Seçil Yıldız ve Asya Kalkınma Bankası’ndan Keiju Mitsuhashi gibi finans kuruluşu temsilcilerinin farklı perspektifleri bir araya getirmesi bekleniyor. IGIS 2026, jeotermali yalnızca elektrik üretimi perspektifinden ele almayan bir içerik çerçevesi de sunuyor. Lityum ve kritik mineral geri kazanımı, jeotermal kaynaklı CO₂’nin değerlendirilmesi, seracılık, şehir ısıtma ve tarımsal kurutma programın öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Jeotermalin sağlık ve turizm boyutu ise Servotel Yönetici Ortağı Ayla Heyfegil’in moderasyonundaki termal sağlık ve wellness oturumunda ele alınacak; Anne Biging, Yasemen Kaner-White ve Rachel Branson gibi uluslararası isimlerin sektörün dönüşümüne ve Türkiye’nin potansiyeline ilişkin değerlendirmelerini paylaşacak. JEMYAD Başkanı Ömer Tosun, IGIS 2026’nın yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi:“IGIS ile jeotermalin geleceğini yalnızca enerji üretimi üzerinden değil, teknolojiden finansmana, kritik minerallerden tarıma, ısıtmadan sağlık ve wellness turizmine uzanan daha geniş bir ekonomik değer zinciri içinde ele alıyoruz. IGIS 2026’da yatırımcıları, teknoloji geliştiricilerini, finans kuruluşlarını ve kamu temsilcilerini aynı masada buluşturarak Türkiye’nin bu yeni dönemdeki potansiyelini uluslararası ölçekte tartışmaya açmayı hedefliyoruz.” Zirve programının 26 Kasım’da Lil’a by Museum Hotel’de düzenlenecek Karşılama Resepsiyonu ve Liderler Yemeği ile başlayacak. Ana zirve günü ise 27 Kasım’da Cappadocia Marriott Hotel’de gerçekleştirilecek. Program aynı akşam Maara Konak by Museum Hotel’de düzenlenecek IGIS Liderler Yemeği ile tamamlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Jeotermalin Geleceği: Yeni Teknolojiler ve Yatırım Modelleri Kapadokya’da Haber

Jeotermalin Geleceği: Yeni Teknolojiler ve Yatırım Modelleri Kapadokya’da

Bu yıl da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımının öngörüldüğü zirvenin açılış bölümünde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Nevzat Şatıroğlu, İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Nevşehir Valisi Hüseyin Kök ve JEMYAD Başkanı Ömer Tosun gibi isimlerin bulunması bekleniyor. Zirvenin teknoloji gündeminde kapalı devre sistemler, gelişmiş jeotermal sistemler (EGS) ve derin sıcak kaya teknolojileri öne çıkıyor. “Jeotermalde Kartlar Yeniden Dağıtılıyor — Kapalı Devre Teknolojiler, Derin Sıcak Kayalar ve Yeni Rekabet Dengesi” başlıklı oturumda yeni nesil teknolojilerin küresel pazardaki etkisi ile Türkiye’nin bu dönüşümdeki konumunun değerlendirilmesi amaçlanıyor. ETIP-Geothermal Başkanı Luca Xodo’nun moderasyonunda kurgulanan panele Eavor Technologies İcra Başkan Yardımcısı Robert Winsloe ile Green Therma Kurucu Ortağı ve Baş Jeoloğu Kim Gunn Maver gibi isimler katılacak. Yeni nesil jeotermal yatırımların finansmanı ise programın bir diğer önemli eksenini oluşturuyor. JEMYAD Başkanı Ömer Tosun’un moderasyonunda tasarlanan oturumda teknoloji, arama ve sondaj riskinin paylaşılması; ilk ticari ölçekli projelerin finansmanı, sigorta mekanizmaları, garanti fonları ve karma finansman modellerinin ele alınması hedefleniyor. Oturumda World Bank Group’tan Yasemin Örücü, EBRD’den Mehmet Üvez, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’ndan Seçil Yıldız ve Asya Kalkınma Bankası’ndan Keiju Mitsuhashi gibi finans kuruluşu temsilcilerinin farklı perspektifleri bir araya getirmesi bekleniyor. IGIS 2026, jeotermali yalnızca elektrik üretimi perspektifinden ele almayan bir içerik çerçevesi de sunuyor. Lityum ve kritik mineral geri kazanımı, jeotermal kaynaklı CO₂’nin değerlendirilmesi, seracılık, şehir ısıtma ve tarımsal kurutma programın öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor. Jeotermalin sağlık ve turizm boyutu ise Servotel Yönetici Ortağı Ayla Heyfegil’in moderasyonundaki termal sağlık ve wellness oturumunda ele alınacak; Anne Biging, Yasemen Kaner-White ve Rachel Branson gibi uluslararası isimlerin sektörün dönüşümüne ve Türkiye’nin potansiyeline ilişkin değerlendirmelerini paylaşacak. JEMYAD Başkanı Ömer Tosun, IGIS 2026’nın yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi:“IGIS ile jeotermalin geleceğini yalnızca enerji üretimi üzerinden değil, teknolojiden finansmana, kritik minerallerden tarıma, ısıtmadan sağlık ve wellness turizmine uzanan daha geniş bir ekonomik değer zinciri içinde ele alıyoruz. IGIS 2026’da yatırımcıları, teknoloji geliştiricilerini, finans kuruluşlarını ve kamu temsilcilerini aynı masada buluşturarak Türkiye’nin bu yeni dönemdeki potansiyelini uluslararası ölçekte tartışmaya açmayı hedefliyoruz.” Zirve programının 26 Kasım’da Lil’a by Museum Hotel’de düzenlenecek Karşılama Resepsiyonu ve Liderler Yemeği ile başlayacak. Ana zirve günü ise 27 Kasım’da Cappadocia Marriott Hotel’de gerçekleştirilecek. Program aynı akşam Maara Konak by Museum Hotel’de düzenlenecek IGIS Liderler Yemeği ile tamamlanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güneş ve Rüzgârın Elektrik Üretimindeki Payı Hızla Artıyor Haber

Güneş ve Rüzgârın Elektrik Üretimindeki Payı Hızla Artıyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerjisinde son 10 yılda büyük bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini belirterek, “Bu dönüşüm, Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimizin yanı sıra daha temiz bir enerji geleceği için attığımız somut adımların da güçlü bir göstergesidir. Yenilenebilir enerjide elde ettiğimiz bu büyük başarıyı, Antalya’da düzenleyeceğimiz COP31’de ortaya koyacağımız yeni hedeflerle daha ileri bir seviyeye taşıyacağız. Türkiye’nin rüzgârını ve güneşini milletimizin enerjisine dönüştürmeye; güvenilir, temiz ve uygun maliyetli enerjiyi herkes için erişilebilir kılan güçlü bir altyapı inşa etmeye devam edeceğiz.” dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2016 yılında ortaya konan Milli Enerji ve Maden Politikası ile sadece petrol ve doğal gazda değil, aynı zamanda güneş ve rüzgâr enerjisinde de Türkiye’nin gücünü yeni bir seviyeye taşıdı. Aradan geçen 10 yıllık süreçte Türkiye, elektrik üretiminde güneş ve rüzgârın payını katlayarak artırdı. Güneşin Payında 28 Kat Artış Güneşin 2016 yılında yüzde 0,4 olan elektrik üretimindeki payı, bu yılın temmuz ayı itibarıyla 28 kat artışla yüzde 11,6’ya yükseldi. Rüzgârın 10 yıl önce yüzde 5,7 olan elektrik üretimindeki payı ise bu yılın temmuz ayı itibarıyla 1,1 kat artışla yüzde 12,1’e çıktı. Güneş Kurulu Gücünde Artış Yaklaşık 19 Kat Elektrik üretimindeki pay artışlarına benzer bir tablo, güneş ve rüzgâr kurulu gücünde de kendini gösterdi. Güneşin 2016 yılında yüzde 1,1 olan elektrik kurulu gücü içerisindeki payı, bu yılın temmuz ayı itibarıyla yaklaşık 19 kat artışla yüzde 21,7’ya çıktı. Rüzgârın 10 yıl önce yüzde 7,3 olan elektrik kurulu gücü içerisindeki payı ise bu yılın temmuz ayı itibarıyla yaklaşık yüzde 66 artışla yüzde 12,1’e yükseldi. Büyük Bir Dönüşüm Gerçekleştirdik Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede “Türkiye’nin enerjisinde son 10 yılda büyük bir dönüşüm gerçekleştirdik. Güneşin elektrik üretimindeki payını 28 kat artırarak yüzde 11,6’ya, rüzgârın payını ise yüzde 12,1’e yükselttik. Güneş ve rüzgârda toplam kurulu gücümüz yaklaşık 43 bin megavata ulaştı. Bu dönüşüm, Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimizin yanı sıra daha temiz bir enerji geleceği için attığımız somut adımların da güçlü bir göstergesidir. Yenilenebilir enerjide elde ettiğimiz bu büyük başarıyı, Antalya’da düzenleyeceğimiz COP31’de ortaya koyacağımız yeni hedeflerle daha ileri bir seviyeye taşıyacağız. Türkiye’nin rüzgârını ve güneşini milletimizin enerjisine dönüştürmeye; güvenilir, temiz ve uygun maliyetli enerjiyi herkes için erişilebilir kılan güçlü bir altyapı inşa etmeye devam edeceğiz.” dedi. Kurulu Güçte Güneş ve Rüzgârın Payı Yüzde 33,8 Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, 2026’nın temmuz ayında 126 bin 476 megavata yükseldi.Temmuz ayı sonu itibarıyla elektrik kurulu gücünde 27 bin 507 megavat ile güneşin payı yüzde 21,7’ye çıkarken 15 bin 358 megavata ulaşan rüzgârın payı da yüzde 12,1 olarak kayıtlara geçti. Güneş ve rüzgâr kurulu gücünün toplamı ise Temmuz’da yüzde 33,8’lik pay ile 42 bin 865 megavata yükselmiş oldu. Ayrıca, güneş enerjisinden elektrik üretimi, haziran ayında kırılan rekorun ardından temmuz ayında rekor tazeledi. Temmuz ayında güneş enerjisi kaynaklı elektrik üretim değeri 5,37 milyar kilovatsaat ile aylık bazda tüm zamanların en yüksek değeri olarak kayıtlara geçti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Güneş Enerjisinde Rekor Üstüne Rekor Haber

Güneş Enerjisinde Rekor Üstüne Rekor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Enerji mimarimizdeki büyük dönüşüm yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızla hız kesmeden devam ediyor. Temmuz ayında elektrik üretimimizde tarihî bir çifte rekora imza atarak yerli kaynaklara dayalı üretimimizi 24,75 milyar kilovatsaate, güneş enerjisi kaynaklı üretimimizi ise 5,37 milyar kilovatsaate taşıdık ve aylık bazda tüm zamanların en yüksek değerlerine ulaştık. Özellikle güneşte ve yerli kaynaklarımızda yakaladığımız bu güçlü ivmeyle Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimize emin adımlarla ilerlemeyi sürdürüyoruz.” dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; temmuz ayında aylık üretim 34,6 milyar kilovatsaat oldu. En Büyük Pay Hidroliğin Aynı dönemde hidrolik, üretimde en büyük payı almaya devam etti. Geçen ay gerçekleştirilen elektrik üretiminin yüzde 26,2’sine denk gelen 9,07 milyar kilovatsaatlik kısmı hidrolik kaynaklardan sağlandı. Güneşten Elektrik Üretiminde Yeni Seviye Haziran ayında 4,99 milyar kilovatsaat ile tüm zamanların en yüksek değeri olarak kayıtlara geçen güneş enerjisi kaynaklı elektrik üretim değeri, aradan geçen bir aylık süreçte yeni bir seviyeye taşındı. Geçtiğimiz temmuz ayında, güneş enerjisi kaynaklı elektrik üretim değeri, 5,37 milyar kilovatsaat ile aylık bazda tüm zamanların en yüksek değeri olarak rekor tazeledi. Böylece, toplam elektrik üretiminin yüzde 15,5’i de güneşten karşılanmış oldu. Yerli Kaynaklardan Üretim de Zirve Yaptı Aynı dönemde yenilenebilir kaynaklı üretimi, yüzde 58,2’lik oranla 20,14 milyar kilovatsaat olarak gerçekleşirken bir rekor da yerli kaynaklardan geldi. Temmuz’da yerli kaynaklara dayalı elektrik üretim değeri 24,75 milyar kilovatsaat ile aylık bazda tüm zamanların en yüksek değerini oluşturdu. Yerli kaynakların üretimdeki payı da yüzde 71,5 olarak hesaplandı. Güneş ve Rüzgârda Günlük Bazda Rekorlar Geçen ay güneşte ve rüzgârda günlük bazda da rekorlar kırıldı. 19 Temmuz günü güneş kaynaklı elektrik üretimi, 189 bin 680 megavatsaat ile günlük bazda rekor seviyeye ulaştı. Temmuz’da toplam 4,16 milyar kilovatsaat elektrik üretilen rüzgârda ise 30 Temmuz günü 265 bin 512 megavatsaat ile günlük bazda rekora imza atıldı. 7 Aylık Dönem 2026 yılının ilk yedi aylık elektrik üretim verileri (1 Ocak-31 Temmuz dönemi) incelendiğinde; hidrolik kaynaklı elektrik üretimi 66,1 milyar kilovatsaat, rüzgâr kaynaklı elektrik üretimi 25,6 milyar kilovatsaat ve güneş kaynaklı elektrik üretimi 24,6 milyar kilovatsaat ile 2000 yılından beri benzer dönemdeki en yüksek üretim değerlerini oluşturdu. Ayrıca yerli kaynaklı elektrik üretimi yüzde 73,9’luk oran ve 156 milyar kilovatsaat üretim değeriyle, yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimi ise yüzde 61’lik oran ve 128,8 milyar kilovatsaat üretim değeri ile 2000 yılından beri benzer dönemlerde miktar ve oran bazında en yüksek değerler oldu. Enerji Mimarimizdeki Büyük Dönüşüm Hız Kesmeden Devam Ediyor Sosyal medya hesaplarından konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Enerji mimarimizdeki büyük dönüşüm yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızla hız kesmeden devam ediyor. Temmuz ayında elektrik üretimimizde tarihî bir çifte rekora imza atarak yerli kaynaklara dayalı üretimimizi 24,75 milyar kilovatsaate, güneş enerjisi kaynaklı üretimimizi ise 5,37 milyar kilovatsaate taşıdık ve aylık bazda tüm zamanların en yüksek değerlerine ulaştık. Özellikle güneşte ve yerli kaynaklarımızda yakaladığımız bu güçlü ivmeyle Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimize emin adımlarla ilerlemeyi sürdürüyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akfen Yenilenebilir Enerji'den 700 Bin Haneye Eşdeğer Elektrik Üretimi Haber

Akfen Yenilenebilir Enerji'den 700 Bin Haneye Eşdeğer Elektrik Üretimi

Akfen Yenilenebilir Enerji, sürdürülebilirlik yaklaşımını iklim değişikliğine karşı dayanıklı ve çeşitlendirilmiş bir yenilenebilir enerji portföyü oluşturma hedefi doğrultusunda sürdürürken, 2025 yılına ilişkin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını 2025 TSRS Uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu ile paydaşlarının bilgisine sundu. Şirketin Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nın TSRS S1 ve TSRS S2 hükümleri doğrultusunda hazırlanan ilk raporu; sürdürülebilirlikle ve iklimle ilişkili risk ve fırsatları yönetişim, strateji, risk yönetimi, metrikler ve hedefler çerçevesinde ele alıyor. Raporda, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin düşük karbonlu enerji dönüşümüne katkısının yanı sıra operasyonel dayanıklılık, kaynak verimliliği, yeni teknolojiler, çalışanlar, toplumsal etki ve biyoçeşitlilik alanlarındaki çalışmaları da yer alıyor. KURULU GÜÇ 887 MW SEVİYESİNE ULAŞTI Akfen Yenilenebilir Enerji’nin 2025 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’na göre, şirketin 2025 yılında gerçekleştirdiği 1.645,9 GWh’lik yenilenebilir elektrik üretimi, açıklanan verilere göre hane başı yıllık elektrik tüketimi esas alındığında yaklaşık 700 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer bir üretim seviyesine karşılık geldi RÜZGÂR VE HİBRİT ÜRETİMDE YÜZDE 14,7 BÜYÜME 2025 yılında hidroelektrik üretimi hidrolojik koşulların etkisiyle bir önceki yıla göre yüzde 21,5 azalırken, güneş santrallerinin üretimi ise bir önceki yıla yakın bir seviyede kaldı, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin çeşitlendirilmiş üretim portföyü toplam üretimin artmasını destekledi. Şirketin rüzgâr ve hibrit üretim portföyünden elde ettiği elektrik üretimi 2025 yılında 1.099,6 GWh’ye ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 14,7 arttı. Rüzgâr ve hibrit GES yatırımlarının toplam kurulu güç içerisindeki payı da yaklaşık yüzde 60 seviyesine ulaştı. Bu gelişim, yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine dayanan portföy yapısının değişken iklim ve üretim koşullarına karşı sağladığı operasyonel dayanıklılığı ortaya koydu. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASINDA TSRS DÖNEMİ 2025 yılı, Akfen Yenilenebilir Enerji’nin sürdürülebilirlik raporlaması açısından da yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Şirket, ilk kez Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları doğrultusunda hazırladığı raporunda sürdürülebilirlik ve iklim kaynaklı risk ve fırsatları daha bütüncül bir çerçevede değerlendirdi. TSRS kapsamında ilk uygulama döneminde açıklanması zorunlu olmamasına rağmen şirket, 2025 yılı Kapsam 3 sera gazı emisyonlarını gönüllü olarak hesaplayarak raporladı. Raporda yer alan seçili çevresel, sosyal ve yönetişim göstergeleri için ayrıca bağımsız sınırlı güvence denetimi gerçekleştirildi. YEREL PAYDAŞLARA YÖNELİK SOSYAL ETKİ ÇALIŞMALARI Raporun sosyal etki başlıkları arasında Akfen Yenilenebilir Enerji finansörlüğünde, TİKAV koordinasyonunda yürütülen “Önlem Al, Güvende Kal” projesi de yer aldı. Proje kapsamında 2025 yılında Türkiye’nin 28 farklı lokasyonunda gerçekleştirilen çalışmalarla yaklaşık 3 bin kişiye afetlere hazırlık ve afet yönetimi konularında ulaşıldı. Akfen Yenilenebilir Enerji ayrıca santrallerinin bulunduğu bölgelerde altyapı, sosyal ihtiyaçlar ve güvenlik gibi alanlarda yerel paydaşlara destek sağlamaya devam etti. BİYOÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR SÜRDÜ Çevresel çalışmalar kapsamında biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik izleme faaliyetlerine 2025 yılında da devam edildi. RES ve EDT projeleri kapsamında flora-fauna ve yarasa izleme çalışmaları gerçekleştirilirken ekolojik raporlamalar istatistiki veriler elde edebilme adına devam ettirildi. Ayrıca santral çalışanlarının santral çevresinde karşılaştıkları canlı veya ölü hayvanlara ilişkin gözlemlerini dijital ortamda bildirebilmelerine yönelik uygulama da biyoçeşitlilik izleme çalışmalarının bir parçası olarak kullanıldı. Akfen Yenilenebilir Enerji, önümüzdeki dönemde de yenilenebilir enerji portföyünü güçlendirmeyi, rüzgâr ve güneş kaynaklı büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi, elektrik depolama ve yeni teknolojiler alanındaki çalışmalarını ilerletmeyi hedefliyor. Bunun yanı sıra Sürdürülebilirliği iş modelinin ve kurumsal karar alma süreçlerinin merkezinde konumlandıran Akfen Yenilenebilir Enerji, Türkiye’nin düşük karbonlu enerji dönüşümüne katkı sağlamayı ve tüm paydaşları için uzun vadeli, dayanıklı ve sürdürülebilir değer yaratmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IC Enterra’dan İlk Yarıda 1,9 Milyar TL Gelir Haber

IC Enterra’dan İlk Yarıda 1,9 Milyar TL Gelir

IC Holding’in enerji sektöründeki bilgi birikimi ve mühendislik gücüyle faaliyetlerini sürdüren IC Enterra Yenilenebilir Enerji, 2026 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı. IC Enterra Yenilenebilir Enerji’nin elektrik üretimi, yılın yarısında geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 899 GWh seviyesine yükseldi. İlk yarıda FAVÖK 1,2 milyar TL, FAVÖK marjı da yüzde 61.4 olarak gerçekleşti IC Enterra CEO’su Cem Aşık, operasyonel verimliliği ve üretim optimizasyonunu ön planda tutarak güçlü performans gösterdiklerini ifade etti. Aşık, şunları söyledi: “Yılın ilk yarısında 1,9 milyar TL gelir elde ederken, FAVÖK’ümüz 1,2 milyar TL, FAVÖK marjımız ise yüzde 61.4 olarak gerçekleşti. Operasyonel verimliliği ve üretim optimizasyonunu odağımıza alan iş modelimizle güçlü performansımızı sürdürdük. Erzin-2 GES’te yılın ilk altı ayında 75 bin MWh elektrik üretirken, yaklaşık 40 bin ton karbon salımının önüne geçtik. Diğer yandan, toplam 430 MW büyüklüğündeki depolamalı rüzgâr enerjisi portföyümüzde yer alan tüm projelerin ÇED süreçlerini tamamlayarak yatırım programımız açısından önemli bir eşiği daha geride bıraktık. Önümüzdeki dönemde de yenilenebilir enerji portföyümüzü güçlendirmeye ve Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkımızı artırmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.