Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektrik Üretimi

Kapsül Haber Ajansı - Elektrik Üretimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrik Üretimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Lisanssız GES’te Saatlik Mahsuplaşma Dönemi: Yatırım Kriterleri Yeniden Şekilleniyor Haber

Lisanssız GES’te Saatlik Mahsuplaşma Dönemi: Yatırım Kriterleri Yeniden Şekilleniyor

EPDK tarafından yapılan düzenlemelerle lisanssız elektrik üretiminde mahsuplaşma yapısı önemli ölçüde değişti. 2 Nisan 2026 tarihli ve 33212 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ve 30.04.2026 tarihli ve 14531 sayılı EPDK Kurul Kararı’nın 05.05.2026 tarihli ve 33244 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla, mesken aboneleri hariç lisanssız üretim tesislerinde mahsuplaşma işlemlerinin saatlik bazda yapılacağı yeni bir dönem başladı. Yeni düzenleme ile lisanssız GES yatırımlarında elektrik üretimi ve tüketiminin saatlik bazda ne ölçüde örtüştüğünün önemli hale geldiğini belirten Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, GES fizibilitelerinde dikkat edilmesi gereken hususları paylaştı. Lisanssız elektrik üretiminde saatlik mahsuplaşma uygulaması, ticari ve endüstriyel güneş enerjisi santrali (GES) yatırımlarında fizibilite yaklaşımını yeniden şekillendiriyor. Mesken abonelerinde aylık mahsuplaşma uygulaması korunurken; sanayi, ticarethane, tarımsal sulama ve benzeri abone/tüketim gruplarında üretim ve tüketim miktarları saatlik bazda değerlendirilecek. Bu nedenle yatırım planlamasında; kurulu güç, yıllık üretim tahmini ve toplam tüketimin yanında saatlik tüketim profili, öz tüketim oranı ve ihtiyaç fazlası enerjinin ekonomik etkisi birlikte analiz edilecek. Konula ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üçay Mühendislik Enerji Projeleri ve Yatırımlar Direktörü Oğuzhan Yıldız, saatlik mahsuplaşma uygulamasının işletmeleri daha detaylı enerji analizi yapmaya yönlendireceğini belirterek şunları söyledi: “Geçmişte GES yatırımlarının ön fizibilitelerinde yıllık üretim ve yıllık tüketim dengesine bakmak çoğu zaman yeterli oluyordu. Ancak yeni düzenlemelerle birlikte üretim ile tüketimin aynı saatlerde ne ölçüde örtüştüğü önem kazandı. İşletmelerin güneşten ürettikleri elektriği, üretildiği saatlerde tüketebilmeleri, yatırımın ekonomik verimliliğini artıran en önemli unsur haline geldi.” Tüketim ve üretimde saatlik uyum önem kazanıyor Düzenleme, yalnızca yeni kurulacak projeleri değil, 12 Mayıs 2019 tarihinden itibaren bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu almaya hak kazanan ve mesken aboneliği kapsamı dışında kalan lisanssız üretim tesislerini de etkiliyor. Bu kapsamda işletmeler açısından saatlik üretim-tüketim uyumu, yatırım geri dönüş süresi ve enerji maliyeti yönetimi üzerinde doğrudan etkili olacak. Yatırım kriterleri değişiyor İşletmeleri kendi ürettikleri elektriği mümkün olduğunca eş zamanlı tüketmeye teşvik eden yeni uygulama, öz tüketim oranı yüksek tesislere önemli avantaj sağlayacak. Gündüz saatlerinde yoğun elektrik tüketen sanayi kuruluşları, lojistik merkezleri, alışveriş merkezleri ve ticari işletmeler GES yatırımlarından daha yüksek verim elde edebilecek. Buna karşılık elektrik tüketiminin büyük bölümünün akşam ve gece saatlerinde gerçekleştiği işletmelerde, yatırımın verimliliğini artırmak için enerji yönetimi ve gerektiğinde depolama çözümleri gündeme gelecek. İhtiyaç fazlası enerjinin yönetimi önem kazanıyor Saatlik mahsuplaşma uygulamasının ihtiyaç fazlası enerjinin yönetimini de yatırım süreçlerinin merkezine taşıdığını belirten Yıldız, şu değerlendirmede bulundu: “Saatlik mahsuplaşmayı yalnızca mevzuatsal bir değişiklik olarak değerlendirmemek gerekiyor. Bu düzenleme, işletmelerin enerji tüketim alışkanlıklarını daha yakından analiz etmelerini sağlayacak ve enerji yönetiminde verimlilik odaklı yeni bir yaklaşımın gelişmesine katkı sunacaktır. Yeni sistemde kapasite kadar, üretim ile tüketimi doğru zamanda eşleştirebilme becerisi de önem taşıyor.” Yeni dönemde yatırımcıların, ürettikleri elektriğin ne kadarını eş zamanlı olarak tüketebileceklerine ve sisteme verilecek ihtiyaç fazlası enerjinin ekonomik etkilerine odaklanması gerekiyor. Mevzuat kapsamında bedelli üretim limitinin dikkate alınması, yatırımın geri dönüş süresi açısından kritik önem taşıyor. Bu nedenle saatlik tüketim verisinin detaylı şekilde analiz edilmesi; özellikle ticari ve endüstriyel tesisler, birden fazla tüketim noktası bulunan işletmeler ve farklı lokasyonlarda tüketim portföyü yöneten şirketler için fizibilitenin temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Öz tüketim ve depolama çözümleri öne çıkıyor Yeni dönemde enerji depolama sistemleri, lisanssız GES projelerinde stratejik bir tamamlayıcı olarak öne çıkıyor. Özellikle üretim ile tüketim saatlerinin örtüşmediği yapılarda depolama sistemleri, öz tüketim oranını artırarak GES yatırımlarının ekonomik performansını destekleyebiliyor. 26 Şubat 2026 tarihli ve 14353 sayılı EPDK Kurul Kararı ile lisanssız üretim kapasite tahsislerine ilişkin yeni çerçevenin açıklanması da yatırım planlamasında kapasite, tüketim profili ve bağlantı stratejisinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Saatlik mahsuplaşma uygulamasıyla şekillenen yeni dönemde yatırımcılara anahtar teslim çözümler sunduklarını ifade eden Oğuzhan Yıldız, şunları söyledi: “Üçay Mühendislik olarak, iş ortaklarımızın yatırım kararlarını en doğru verilerle alabilmeleri için fizibilite süreçlerini saatlik tüketim analizlerine uygun olarak yönetiyoruz. Projelendirme aşamasından saha uygulamalarına, devreye alma süreçlerinden enerji depolama sistemlerinin entegrasyonuna kadar tüm aşamalarda kapsamlı mühendislik desteği sunuyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Elektrik Talebi Hızla Artarken GE Vernova’nın HA Gaz Türbini Filosu 4 Milyon İşletme Saatini Geride Bıraktı Haber

Küresel Elektrik Talebi Hızla Artarken GE Vernova’nın HA Gaz Türbini Filosu 4 Milyon İşletme Saatini Geride Bıraktı

İlk HA ünitesinin 2016 yılında ticari işletmeye alınmasından bu yana filo, 21 ülkede faaliyet gösteren 128 üniteye ulaştı ve yaklaşık 74 gigavat (GW) elektrik üretim kapasitesi sağladı. Bu kapasite, ABD’de 55 milyondan fazla hanenin ihtiyacını karşılayacak miktarda elektrik üretimine denk geliyor. GE Vernova’nın HA gaz türbini filosu bugün, kendi sınıfında dünyanın en hızlı büyüyen filosu konumunda yer alıyor. Elde edilen bu sonuç, GE Vernova’nın HA servis hizmetlerindeki ivmesinin göstergesi niteliğinde. Günümüzde devreye alınan her yeni türbine, genellikle uzun vadeli bakım ve performans sözleşmeleri eşlik ediyor. Bu sözleşmeler ise GE Vernova’nın yüksek katma değerli servis hizmetleri portföyünün önümüzdeki yıllardaki büyümesine katkı sağlıyor. GE Vernova Güç Segmenti CEO’su Eric Gray, “4 milyon ticari işletme saatinin aşılması, HA filosunun performansının, güvenilirliğinin ve günümüz enerji ekosistemindeki öneminin güçlü bir göstergesi. Bu başarı, müşterilerimizin GE Vernova’nın HA teknolojisine duyduğu güveni ve bu teknolojinin dünya genelinde esnek elektrik üretimini desteklemedeki yerleşik rolünü yansıtıyor. Elektrik talebi artarken ve enerji güvenliği giderek ulusal güvenliğin bir unsuru olarak görülürken, müşteriler güvenilir, verimli ve daha esnek elektrik üretimi sağlayabilecek çözümlere yöneliyor. HA filomuz, bu ihtiyacın karşılanmasına bugün katkı sunarken, aynı zamanda zaman içinde daha düşük emisyonlu enerji sistemlerini destekleyecek şekilde gelişimini sürdürüyor.” dedi. HA Teknolojisine Yönelik Küresel Talep Artıyor GE Vernova’nın HA gaz türbinleri, küresel enerji sektöründe yaşlanan kömür yakıtlı üretim tesislerinin daha verimli, daha düşük emisyonlu ve esnek elektrik üretimiyle ikame edilmesini ve yenilenebilir enerji entegrasyonunun artırılmasını içeren temel bir dönüşüm süreci doğrultusunda geliştirildi. Elektrifikasyon, endüstriyel büyüme ve veri merkezleri ile yapay zekâ kaynaklı artan talebin dünya genelinde elektrik sistemleri üzerindeki baskıyı artırmasıyla, bu rol giderek daha önemli hale geliyor. Bu çerçevede, müşterilerin ölçeklenebilir, verimli çalışan ve şebeke güvenilirliğini destekleyen çözümlere öncelik vermesi, doğal gaz teknolojilerine yönelik güçlü talebi desteklemeye devam ediyor. Kurulu HA filosu büyümeyi sürdürürken, müşterilerin bu varlıkların yaşam döngüsü boyunca performansını, erişilebilirliğini ve operasyonel esnekliğini koruma ihtiyacı doğrultusunda GE Vernova için servis hizmetlerine yönelik fırsatlar da artıyor. Elektrik ihtiyacı artmaya devam ederken GE Vernova, geleceğe yönelik ihtiyaç duyulan kabiliyetleri güçlendirmek amacıyla Greenville ve Schenectady’deki tesisler dahil olmak üzere doğal gaz üretim ve servis ağı genelinde yatırımlarını sürdürüyor. GE Vernova’nın Doğal Gaz iş kolunda planladığı yaklaşık 300 milyon dolarlık yatırım, müşterilerinin güvenilir, verimli ve daha esnek elektrik üretimini büyük ölçekte hayata geçirmelerine destek olma taahhüdünü ortaya koyuyor. Bu yatırım, şirket genelinde benzeri görülmemiş müşteri talebini karşılamaya yönelik 700 milyon dolarlık yatırım planının bir parçasını oluşturuyor. Son dönemde kaydedilen başarılar, HA filosunun küresel ölçekte güçlenen ivmesini ortaya koyuyor. HA teknolojisi, 2025 yılında Duke Energy ile 20 gelişmiş HA gaz türbinini kapsayan ve bu yılın başında güncellenen çerçeve anlaşma dahil olmak üzere ABD’de rekor başarılar elde etti. Ayrıca, çok sayıda geleneksel enerji şirketi HA teknolojisi için birden fazla üniteyi kapsayan anlaşmalara imza attı. Geleneksel müşterilerin ötesinde, veri merkezlerinden kaynaklanan yeni bir enerji şirketi dışı müşteri profili de ortaya çıkıyor. Bu grup, toplam gaz türbini sözleşmelerinin yaklaşık yüzde 20’sini temsil eden hiper ölçekli veri merkezi işletmecilerini ve diğer proje geliştiricilerini kapsıyor. Bir diğer önemli gelişme ise Türkiye’de kaydedildi. GE Vernova ve ENKA Power, ENKA’nın Kırklareli’deki 850 megavat (MW) kapasiteli Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin ticari işletmeye başladığını duyurdu. Tesis, Türkiye’de HA teknolojisiyle çalışan ilk santral olma özelliğini taşıyor ve GE Vernova’nın ülkedeki toplam kurulu doğal gaz gücünü 13,5 GW’a ulaştırıyor. Birleşik Krallık’ta ise GE Vernova, dünyanın karbon yakalama teknolojisiyle donatılmış ilk ticari ölçekli doğal gaz yakıtlı elektrik santrali olması beklenen NZT Power projesi için bir adet 9HA.02 gaz türbini tedarik ediyor. Projede inşaat aşamasına geçildi ve gaz türbininin bu yılın haziran ayında GE Vernova’nın Fransa Belfort’taki üretim merkezinden sevk edilmesi bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Energy Monitor Raporu Kömür Enerjisindeki Çelişkiyi Ortaya Koydu Haber

Global Energy Monitor Raporu Kömür Enerjisindeki Çelişkiyi Ortaya Koydu

Dünyadaki kömür santrallerinin durumuna ilişkin en kapsamlı rapor olan ve bu yıl 11. kez yayımlanan “Yükseliş ve Çöküş 2026” raporuna göre, 2025 yılında küresel kömür kurulu gücü yüzde 3,5 arttı, ancak kömürden sağlanan elektrik üretimi yüzde 0,6 azaldı. Bu ayrışma, en belirgin şekilde kömürlü termik santrali inşaatlarının yüzde 95’inin gerçekleştiği Çin ve Hindistan'da görüldü. Buralarda rekor kıran rüzgar ve güneş enerjisi kapasite artışları, santral kurulumlarının son on yılın en yüksek seviyesine ulaşmasına rağmen kömürü devre dışı bırakarak yeni talebin neredeyse tamamını karşıladı. Rapora göre kömür kullanımında kalıcı bir dönüşüm başladı. En kirli fosil yakıt olan kömürden uzaklaşma eğiliminin, Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gelişmelerin yol açtığı kısa vadeli enerji piyasası dalgalanmalarından çok daha kalıcı olduğu vurgulanıyor. Latin Amerika 2025'te yeni kömür santrali inşa etmeme kararı alan bölge statüsüne ulaştı ve Güney Kore kömürü tamamen terk etme taahhüdünde bulundu. Global Energy Monitor’un Küresel Kömür Santrali Takip Sistemi Proje Yöneticisi Christine Shearer, şöyle konuştu: “2025 yılında dünya daha fazla kömür santrali inşa etti, ancak kömür kullanımını azalttı. Gelişmeler de tek bir bölgede yoğunlaştı; kömürlü termik santrali inşaatlarının %95’i şu anda Çin ve Hindistan’da gerçekleşiyor ve bu ülkeler bile kömürü yerinden edecek kadar hızlı bir şekilde güneş ve rüzgâr enerjisi tesisleri inşa ediyor. 2026’ya doğru ilerlerken karşımıza çıkan temel zorluk, alternatiflerin bulunmaması değil, enerji sistemleri kömürden giderek uzaklaşırken bile kömürü gerekli gören politikaların devam etmesidir.” Türkiye kömürü “zirvede” bırakmalı COP31’e ev sahipliği ve başkanlık yapacak Türkiye’de, 2015 yılında 70’in üzerinde olan kömürlü termik santrali projesinden geriye yalnızca Afşin ve Elbistan A kömürlü termik santraline eklenmek istenen iki ünite projesi kaldı. Bu projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına yönelik açılan davada, bilirkişi heyeti, projenin kamu yararı taşımadığı sonucuna vardı. Şubat 2026’da sunulan ikinci bilirkişi raporu da projenin “uygun olmadığı” yönündeki değerlendirmeyi teyit etti. Sivil toplum örgütleri, COP31 Başkanı Türkiye’nin kömürü “zirvede” bırakarak değişimi evinde başlatmasını talep ediyor. Fosil Yakıtların Ötesi Ağı (Beyond Fossil Fuels) Kampanyacısı Duygu Kutluay şöyle konuştu: “Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacağı ve başkanlığını üstleneceği bir yılda hâlâ yeni kömürlü termik santrallerde ısrar etmesi son derece kaygı verici. Sadece iklim eylemi değil enerji güvenliği açısından da güçlü bir liderliğin gerektiği bu dönemde Türkiye, kömür başta olmak üzere fosil yakıtlardan uzaklaşmaya dair net planlar ortaya koyarak, doğayla uyumlu, toplumun parçası olarak yarar sağlayabileceği tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarına dair bir enerji sistemine dayalı enerji dönüşümünü planlamalı. Kamu kaynaklarıyla gerileyen bir sektörü ayakta tutmaya çalışmak bu dönüşümü sadece geciktiriyor ve kıymetli kamu kaynaklarının halkı desteklemek yerine şirketleri ayakta tutmaya çalışarak israf olmasına neden oluyor. Anlamlı bir COP başkanlığı için Türkiye’nin atacağı en net adım, kömürü zirvede bırakmak olacaktır.” Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Elif Cansu İlhan şöyle konuştu: “İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’na (COP) ilk kez başkanlık yapacak olması sebebiyle, uluslararası iklim gündeminde gözlerin Türkiye üzerinde olduğu bir yıldayız. Türkiye, kalan son termik santral projesi olan Afşin-Elbistan A’nın ek ünitelerini iptal ederek COP31 başkanlığına güçlü bir başlangıç yapabilir. Yeni kömür santrali projesi kalmaması önemli bir adım olsa da, ülkenin asıl ihtiyacı, devlet teşvikleriyle ayakta kalabilen ve yüksek arıza oranıyla çalışan termik santral filosu için kademeli bir kapatma programı. Adil geçiş ilkeleri çerçevesinde oluşturulacak bir kömürden çıkış programı, iklim hedefleri ve enerji güvenliği açısından öneminin yanında, kömür bölgelerinde istihdam ve kalkınmayı destekleyerek bölge halklarının refah düzeyini artırabilir ve ülke ekonomisini destekleyebilir.” 2025’in başlıca gelişmeleri şöyle: 2025’te dünya çapında kömürlü termik santrallerden elektrik üretimi gerilemesine rağmen toplam kömürlü termik santrali kurulu gücü artışını sürdürdü. Küresel kurulu güç %3,5 oranında artarken, kömürden üretilen elektrik %0,6 azaldı; bu durum, kurulu güç ile fiilî üretim arasındaki farkın giderek açıldığını ortaya koydu.Kömürden elektrik üretimindeki en belirgin düşüşler, yüksek düzeyde yeni kapasite devreye alınmasına rağmen Çin ve Hindistan’da gerçekleşti. Çin’de kömür kurulu gücü %6 artarken üretim %1,2 azaldı. Hindistan’da ise kurulu güç %3,8 artmasına rağmen üretim %2,9 geriledi. Her iki ülkede de rüzgâr ve güneş enerjisi, artan talebin büyük bölümünü karşılayarak kapasite artışı ile üretim düşüşü arasındaki farkın büyümesine katkı sağladı.Çin’de 2025 yılında yeni ve yeniden gündeme alınan kömürlü termik santrali projeleri toplam 161,7 GW ile tarihsel bir zirveye ulaştı. Ülkede proje aşamasında bulunan kömür kurulu gücü 500 GW’ın üzerinde.Hindistan’da 2025 yılında 27,9 GW yeni ve yeniden gündeme alınan kömürlü termik santrali projesi mevcut. Ülkede inşaat öncesi planlama aşamasında 107,3 GW, inşaat halinde ise 23,5 GW kurulu güç bulunuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde kaydedilen rekor artışlar sonucunda toplam kurulu gücün yarısından fazlası fosil yakıt dışı kaynaklara kaymış olmakla birlikte, Hindistan hükümeti önümüzdeki yedi yıl içinde 100 GW ilave kömür kapasitesi hedefi belirledi.Küresel ölçekte 2025 yılında kapatılması planlanan kömürlü termik santral ünitelerinin yaklaşık %70’i planlandığı şekilde kapatılmadı. Bu oran, Avrupa Birliği’nde %69, ABD’de ise %59 seviyesinde. AB’de resmi kömürden çıkış taahhütleri sürmekle birlikte, gecikmeler büyük ölçüde 2022–2023 enerji krizi sırasında alınan erteleme kararlarının devamı niteliğinde. ABD’de ise santral kapatmalarının ertelenmesi, federal düzeyde alınan kararlarla eski kömürlü termik santrallerinin işletmede tutulmasına yönelik doğrudan müdahalelerle ilişkili.Çin ve Hindistan dışındaki kömürlü termik santrali inşaatları, 2025 yılında küresel inşaat kapasitesinin sadece %5'ine gerileyerek rekor seviyede düştü.Endonezya’da kömürlü termik santrali filosu 2025 yılında %7 oranında büyüdü; bu artışın yaklaşık dörtte biri nikel ve alüminyum işleme faaliyetlerine hizmet eden özel kömürlü termik santrallerinden kaynaklanıyor. Ülke ayrıca, toplam 11 GW düzeyindeki önerilen kurulu güç ile Çin ve Hindistan’ın ardından küresel ölçekte üçüncü sırada yer alıyor.Türkiye’de, ülkenin yaklaşan COP31 iklim konferansına ev sahipliği ve başkanlığı hazırlıkları sürerken, 2015 yılında 70’in üzerinde olan kömür santrali projesinden geriye yalnızca bir aktif proje kaldı.Hindistan dışındaki Güney Asya ülkelerinde kömür arzı büyük ölçüde ithalata bağımlı kalmaya devam ediyor. Pakistan, fosil yakıt piyasalarındaki dalgalanmalara karşı daha istikrarlı bir alternatif sunan dağıtık güneş enerjisini hızla yaygınlaştırırken; Bangladeş, fosil yakıt tedariki ve teknik altyapıya ilişkin sorunlarla karşı karşıya kaldı ve henüz kayda değer bir yenilenebilir enerji kapasitesi oluşturamadı.Endonezya dışındaki Güneydoğu Asya’da devreye alınan yeni kömür kurulu gücü üst üste üçüncü yıl düşüş gösterdi. Bununla birlikte, 2026 yılında beklenen gaz arz kesintileri bazı ülkeleri mevcut kömür kapasitesine daha fazla bağımlı hale getirme riski taşıyor.Afrika kıtasında ise kömür projeleri ağırlıklı olarak Zimbabve ve Zambiya’da yoğunlaşmakta olup, bu iki ülke bölgedeki yeni kömür projelerinin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Global Energy Monitor’un yanı sıra, raporun ortak yazarları arasında The Africa Just Transition Network (AJTN), ARAYARA International Institute, Bangladesh Working Group on Ecology and Development (BWGED), CEE Bankwatch Network, Beyond Fossil Fuels, Centre for Research on Energy and Clean Air (CREA), Chile Sustentable, Climate Action Network (CAN) Europe, Coastal Livelihood and Environmental Action Network (CLEAN), Dhoritri Rokhhay Amra (DHORA), E3G, The Institute of Lawyers for the Protection of the Environment (INSAPROMA), Kiko Network, POLEN Transiciones Justas, Policy Research Institute for Equitable Development (PRIED), Razom We Stand, Reclaim Finance, Solutions for Our Climate (SFOC), Trend Asia, and Waterkeepers Bangladesh (WKB) yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'nın Devinden 510 Milyon TL'lik Yatırım Planı: Son Viraja Girildi, 49 Yıl Sürecek Haber

Bursa'nın Devinden 510 Milyon TL'lik Yatırım Planı: Son Viraja Girildi, 49 Yıl Sürecek

Bursa'nın devi Matlı Grubu bünyesindeki Matlı Enerji tarafından Karacabey ilçesinde hayata geçirilmesi planlanan rüzgar enerjisi santrali projesinde Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci yeni aşamaya geçti. Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Bakanlık tarafından yapılan duyuruya göre projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından son şeklini aldı. Rapor, halkın görüş ve önerilerini almak üzere 10 takvim günü süreyle askıya çıkarıldı. 510 MİLYON TL'LİK DEV YATIRIM Canbaz, Seyran ve Subaşı mahallelerini kapsayan, toplam 510 milyon 230 bin TL yatırım bedeline sahip proje kapsamında 4 adet rüzgar türbini kurulacak. Projenin kurulu gücü 23,9 MWm / 21,9 MWe olarak belirlenirken, aynı kapasitede elektrik depolama tesisi de yer alacak. YILLIK 87,6 MİLYON KWH ÜRETİM HEDEFİ Yıllık 87 milyon 600 bin kWh elektrik üretimi hedeflenen projede, üretilen enerji şalt merkezi üzerinden Karacabey Trafo Merkezi'ne bağlanacak, ihtiyaç halinde depolama ünitesine aktarılabilecek. İNŞAAT 30 AY SÜRECEK Projenin inşaat sürecinin 30 ayda tamamlanması, işletme süresinin ise 49 yıl olması öngörülüyor. İnşaat aşamasında yaklaşık 60 personel, işletme döneminde ise 10 personel görev alacak. TÜRBİN SAYISI DÜŞÜRÜLDÜ Öte yandan ÇED sürecinde gelen görüşler doğrultusunda projede revizyona gidildi. Daha önce planlanan bazı türbinlerin Uluabat Gölü Sulak Alanı tampon bölgesi sınırlarında kalması ve gelen talepler üzerine EPDK'ya başvuruldu. Yapılan değerlendirme sonrası proje 4 türbinle sınırlandırıldı ve mevcut kapasiteye revize edildi. 10 GÜN BOYUNCA ASKIDA Hazırlanan ÇED raporu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Bursa İl Müdürlüğü'nde 10 gün süreyle askıya çıkarıldı. Bu süre içinde vatandaşlar görüş ve önerilerini ilgili kurumlara iletebilecek. Yetkililer, iletilen tüm görüşlerin proje hakkında verilecek nihai kararda dikkate alınacağını belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IC Enterra Yenilenebilir Enerji  İlk Çeyrekte 927 Milyon TL Gelir Elde Etti Haber

IC Enterra Yenilenebilir Enerji İlk Çeyrekte 927 Milyon TL Gelir Elde Etti

IC Holding’in enerji sektöründeki bilgi birikimi ve mühendislik gücüyle faaliyetlerini sürdüren IC Enterra Yenilenebilir Enerji, 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. IC Enterra Yenilenebilir Enerji’nin elektrik üretimi, yılın ilk üç ayında geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 41 artarak 364 GWh seviyesine yükseldi. İlk çeyrekte FAVÖK 633 milyon TL, FAVÖK marjı da %68,3 olarak gerçekleşti. IC Enterra CEO’su Cem Aşık, ilk çeyrekteki güçlü üretim performansına vurgu yaparak, ilk çeyrekte toplam gelirlerin 927 milyon TL’ye ulaştığını ifade etti. Aşık sözlerine şöyle devam etti: “Bu dönemde üretim hacmimiz geçen seneye göre kuvvetli bir şekilde arttı. Tüm santrallerimiz olumlu hidroloji koşullarına bağlı olarak bizim de beklentilerimizin üzerinde üretim performansı gösterdi. İlk çeyrekte şirketimizin faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı (FAVÖK) 633 milyon TL’yi geçerken, FAVÖK marjı da %68,3 olarak gerçekleşti. Fiyatlarda gerçekleşen dönemsel düşüşe rağmen üretim optimizasyon kabiliyetimiz ve operasyonel verimliliği esas alan iş modelimiz sayesinde bu dönemde güçlü bir şekilde nakit yaratmaya devam ettik. Öte yandan sağlıklı borçluluk rasyolarımızı koruyarak bilançomuzu önümüzdeki dönemde başlayacak yatırım döngümüze hazırlıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borusan Enbw Enerji, Yapay Zekâ Alanında Küresel Ağa Katıldı Haber

Borusan Enbw Enerji, Yapay Zekâ Alanında Küresel Ağa Katıldı

Elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımı alanında dünyanın en saygın, en teknik ve en etkili Ar-Ge kuruluşlarından biri olan EPRI’nin (Electric Power Research Institute) YZ odaklı oluşumu Open Power AI Ortak Girişimi’ne üye oldu. Borusan EnBW Enerji, platforma Türkiye’den katılan ilk şirket olma başarısını gösterdi. Verimli ve sürdürülebilir enerji sektörü için iş birliği Birçok enerji devinin standartlarına uygun faaliyet gösterdiği EPRI çatısı altındaki Open Power AI Ortak Girişimi; elektrik üretimini, iletimi-dağıtımı ve müşteriler tarafından kullanımını yenilikçi bir şekilde ele almayı hedefliyor. Bu kapsamda enerji sektörü için özel olarak tasarlanmış son teknoloji YZ çözümleri geliştirip uygulanmasını sağlıyor. Sektör liderlerini, teknoloji sağlayıcıları ve araştırmacıları bir araya getiren konsorsiyum; operasyonel verimliliği artırmak, dayanıklılığı ve güvenilirliği yükseltmek, sürdürülebilir teknolojileri kullanmak ve müşteri deneyimini iyileştirirken maliyetleri düşürmek üzere çalışıyor. Borusan EnBW Enerji, küresel bilgi birikimine ve uzman ağına erişecek Borusan EnBW Enerji bu sayede yapay zekâya ilişkin en iyi uygulamaların, kullanım senaryolarının (use-cases), metodolojilerin ve araştırma çıktılarının geliştirildiği ve açık şekilde paylaşıldığı ortak bir ekosistemde aktif rol alacak. Şebeke optimizasyonu, varlık yönetimi, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve operasyonel mükemmeliyet alanlarında YZ odaklı çözümler üzerinde çalışan uzman ağına, ileri düzey bilgi birikimine ve ortak araştırma fırsatlarına doğrudan erişim sağlayacak. Platform, elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve müşteri operasyonları gibi alanlarda geliştirilen YZ kullanım senaryolarını inceleme, test etme ve uygulamaya dönüştürme imkânı sunacaktır. Borusan EnBW Enerji, Open Power AI Ortak Girişimiaracılığıyla enerji sektörüne özel geliştirilen yapay zekâ modelleri, veri setleri ve yazılım araçlarından yararlanacaktır. Ayrıca, enerji şirketleri, teknoloji firmaları ve araştırma kurumlarının yer aldığı uluslararası bir YZ inovasyon ekosisteminin parçası olarak ortak projeler geliştirebilecektir. Platform; güvenli test ortamları, pilot uygulamalar, referans mimariler ve teknik standartlar aracılığıyla yapay zekâ çözümlerinin gerçek enerji sistemlerine entegrasyonunu destekleyecektir. Böylece Borusan EnBW Enerji, varlık yönetimi, “varlık yönetiminin parçası” çeşitli tahmin konuları gibi alanlarda geliştirilen yenilikçi YZ çözümlerinden yararlanarak, yeni çözümlerin geliştirilmesine katkıda bulunarak operasyonel verimliliğini artırma fırsatı elde edecektir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Büyükşehir Çöpten 851 Milyon TL’lik Elektrik Üretti Haber

Büyükşehir Çöpten 851 Milyon TL’lik Elektrik Üretti

Muğla il genelinde Menteşe, Fethiye, Ortaca, Marmaris ve Milas’ta hizmet veren Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesislerinde kurulu biyokütle enerji santralleri bugüne kadar 309 Milyon 901 Bin 273 KW elektrik üreterek 851 milyon TL tasarruf sağladı. Ayrıca atıkların doğal olarak parçalanmasıyla açığa çıkan 153 milyon 790 bin 341 metreküp metan gazı, elektrik üretiminde değerlendirilerek hem enerji ekonomisine katkı sağladı hem de çevreyi tehdit eden sera gazı salınımının önüne geçildi. 1 Milyon 239 Bin 605 Hanenin 1 Aylık Elektrik Üretimi Çöpten Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin biyokütle tesisleri sayesinde hem yenilenebilir enerji üretimi destekleniyor hem de vahşi depolama alanlarında atmosfere karışabilecek metan gazı kontrollü şekilde bertaraf ediliyor. Uzmanlara göre karbondioksite göre 25 kat daha fazla ısınma etkisine sahip olan metan gazının enerjiye dönüştürülmesi, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bugüne kadar biyokütle enerji tesislerinden toplam 309 Milyon 901 bin 273 kW elektrik üretimi gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’nin bu üretimi yaklaşık 1 Milyon 239 bin 605 hanenin 1 aylık elektrik üretimine karşılık geliyor. Menteşe, Fethiye, Ortaca, Marmaris ve Milas’ta hizmet veren Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Düzenli Depolama Tesisleri’nde 4 Milyon 395 bin 105 ton atık bertaraf edilmesi sonucu oluşan metan gazından elektrik üretimi gerçekleştirilmeye devam ediliyor. Tesisler üretilen elektrik enerjisini elektrik alt yapısına vererek vatandaşın evlerinde ve işyerlerinde kullanıldığı elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanmasına katkıda bulunuyor. Başkan Aras: “Muğlamızın Atıklarını Enerjiye Dönüştürerek Çevremizi Ve Bütçemizi Koruyoruz” Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras çevreye yapılan her yatırımın geleceğe yapılan önemli bir yatırım olduğunu söyledi ve modern katı atık tesisleri sayesinde hem çevrenin korunduğunu hem de çöpten elektrik üretilerek ülke ekonomisine büyük katkı sağlandığını belirtti. Başkan Aras; “Her gün vatandaşlarımız düzenli olarak belirli saatlerde çöplerini dışarı çıkarıyor ve ilçe belediyelerimizin ekipleri bu çöpleri Katı Atık Düzenli depolama tesislerimize getiriyor. Burada geri dönüşüm olarak ayrıştırılan çöplerden tesislerimize kurduğumuz biyokütle enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretiliyor. Muğla’mızın atıklarını enerjiye dönüştürerek hem çevremizi koruyor hem de bütçemize ciddi bir katkı sağlıyoruz. Metan gazının atmosfere karışmasını engellemek, iklim değişikliğiyle mücadelede hayati bir adımdır. Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilir enerji yatırımlarını artırmaya, doğamızı korurken aynı zamanda katma değer üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.