Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektrikli

Kapsül Haber Ajansı - Elektrikli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrikli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizlerde Yeni Bir Dönem Başlıyor: ABB ve Royal Caribbean’dan 15 Yıllık Sözleşme Haber

Denizlerde Yeni Bir Dönem Başlıyor: ABB ve Royal Caribbean’dan 15 Yıllık Sözleşme

ABB, yedi kıtada faaliyet gösteren beş markasıyla 67 gemiden oluşan küresel bir filoya sahip tatil sektörü liderlerinden Royal Caribbean Group ile 15 yıllık bir servis sözleşmesi imzalayarak şirketin gemi performansı hedeflerini desteklemek üzere uzun süredir devam eden ortaklığını daha da derinleştirdi. Mevcut 33 gemiyi kapsayan kapsamlı sözleşme, tahrik operasyonlarını desteklemek ve optimize etmek, gemi güvenliğini artırmak, filo kullanılabilirliğini en üst düzeye çıkarmak ve planlanan Azipod® tahrik servisi için hızlı geri dönüş süreleri sağlamak amacıyla önleyici bakım ve dijital çözümler içeriyor. Finansal koşullar açıklanmadı. “Royal Caribbean Group ile iş birliğimiz yaklaşık otuz yıl öncesine, o dönemin en büyük kruvaziyer gemilerinden birine Azipod® tahrik sisteminin kurulmasıyla başladı,” diyen ABB Denizcilik ve Limanlar Bölümü Başkanı Juha Koskela, şöyle devam etti: “O zamandan bu yana birçok öncü projede birlikte çalıştık. Bu servis sözleşmesi, birlikte çıktığımız yolculukta önemli bir dönüm noktası niteliğinde olup, ABB çözümlerinin dünyanın en yenilikçi kruvaziyer filolarından birinin performansını modernize etme ve sürdürme konusundaki kritik rolünü vurguluyor.” Royal Caribbean Group Başkan Yardımcısı ve Denizcilik Başkanı Palle Laursen ise şöyle konuştu: “Bu anlaşma, inovasyona olan ortak bağlılığın, gemi performansı hedeflerine yönelik ilerlemeyi artıracak yeni fırsatların önünü nasıl açabileceğini gösteriyor.” Otuz yılı aşkın bir süre önce geliştirilmesinden bugün deniz taşımacılığındaki lider konumuna kadar Azipod® tahrik sistemi, performans, verimlilik, sürdürülebilirlik ve güvenilirlik açısından benzersiz kazanımlar sağlayarak deniz taşımacılığında devrim yarattı. Şanzımansız, yönlendirilebilir tahrik sistemi, elektrikli tahrik motorunun gemi gövdesinin dışındaki bir bölmede yer alması sayesinde 360 derece dönerek geminin manevra kabiliyetini ve verimliliğini artırırken, geleneksel şaft hattı sistemlerine kıyasla yakıt tüketimini yüzde 20'ye kadar azaltıyor. Azipod® teknolojisi, 25 yıl önce bir yolcu gemisine yapılan ilk kurulumdan bu yana, sadece yolcu gemisi segmentinde bir milyon tondan fazla yakıt tasarrufu sağladı.

Elektrikli Araçlar İçin En Doğru Şarj Seçimi Nasıl Yapılır? Haber

Elektrikli Araçlar İçin En Doğru Şarj Seçimi Nasıl Yapılır?

Çevre dostu elektrikli araçların sayısı arttıkça, şarj istasyonları da günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geliyor. Bu artışla birlikte farklı şarj istasyonu modelleri de hızla yaygınlaşıyor. Halka açık şarj istasyonları, site içi şarj noktaları ve bireysel şarj çözümleri olarak adlandırılan bu sistemler, hem fiyatlandırma hem de kullanım koşulları açısından önemli farklılıklar gösteriyor. Bu nedenle elektrikli araç kullanıcılarının ihtiyaçlarına ve bütçelerine en uygun seçeneği belirlemeden önce tüm alternatifleri iyi analiz etmeleri büyük önem taşıyor. Elaris Genel Koordinatörü Volkan Demir, elektrikli araç kullanıcılarının şarj seçeneklerini değerlendirirken; fiyat, erişim kolaylığı, kullanım koşulları ve hizmet kalitesi gibi önemli farkları göz önünde bulundurmalarını öneriyor. Halka açık şarj istasyonlarında yaygınlık avantajken fiyat dezavantaj “AVM’ler, otoparklar, akaryakıt istasyonları ve yol kenarlarında yaygın olarak konumlandırılan halka açık şarj istasyonlarına erişim kolaydır. Fakat bu yaygınlık, fiyat anlamında bazı dezavantajlar yaratıyor. Halka açık şarj istasyonlarında ortalama fiyat, kWh başına yaklaşık 10-12 TL seviyesinde oluyor. Fiyatın içerisinde; altyapı, bakım ve hizmet maliyetleri de ekleniyor. Bu n edenle kullanıcılar, yalnızca şarj hizmeti için değil, operatörün sunduğu altyapı hizmetleri için de ödeme yapıyor. Site içi şarj istasyonlarında makul maliyet Sitelerde ve konutlarda yer alan şarj istasyonlarında ise kWh başına fiyat ortalama 9 TL seviyesinde oluyor. Altyapı giderleri değişmese de enerji maliyetindeki farklılık nedeniyle daha makul fiyatlarla şarj imkânı sunuluyor. Bireysel şarj istasyonlarıyla uzun vadeli tasarruf Bireysel şarj istasyonları ise uzun vadede en ekonomik seçenek olarak öne çıkıyor. Ev veya iş yerlerine kurulan bu sistemler sayesinde kullanıcılar, konut elektriği tarifesi üzerinden araçlarını şarj edebiliyor. Türkiye’de konut elektriği tarifesi göz önüne alındığında, kWh başın a 3 TL ila 5 TL maliyetle elektrikli araç şarj etmek mümkün oluyor. Bu da uzun vadede kullanıcılara ciddi bir tasarruf sağlıyor. Üstelik bireysel istasyonlar “tak-çalıştır” mantığıyla çalıştığı için herhangi bir uygulama veya ekstra üyelik de gerektirmiyor. Şarj işlemi, cihazın kendi uygulaması veya direkt bağlantı ile yapılabiliyor. İhtiyaca göre doğru şarj seçimi Kısacası elektrikli araç kullanıcılarının şarj ihtiyaçları; kişisel tercihlerine, yaşam tarzlarına ve bütçelerine göre değişiklik gösteriyor. Elaris olarak, bu noktada elektrikli araç kullanıcılarına; cihaz tedariği, yatırım seçeneği, kurulum hizmetleri ve uygun fiyat politikalarıyla kapsamlı çözümler sunuyoruz” dedi.

MAN Elektrikli Kamyon Üretiminde Seri Döneme Resmen Geçti Haber

MAN Elektrikli Kamyon Üretiminde Seri Döneme Resmen Geçti

MAN elektrikli kamyonların seri üretimine başladı. MAN CEO'su Alexander Vlaskamp, yeni dönemi “MAN'ın geleceği şimdi başlıyor” sözleriyle tarihi bir an olarak tanımladı. MAN Truck & Bus, Münih’teki fabrikasında elektrikli kamyonlarının seri üretimine başladı. MAN CEO'su Alexander Vlaskamp ve MAN'ın Üretim ve Lojistikten Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Michael Kobriger’in katılımıyla hayata geçirilen yeni üretim modeli, hem elektrikli hem de dizel kamyonların tek bir entegre üretim hattında karma şekilde üretilmesine imkan veriyor. “MAN’ın geleceği şimdi başlıyor” Alexander Vlaskamp, yeni dönemi “tarihi bir an” olarak nitelendirerek şunları söyledi: “Elektrikli kamyonlarımızın seri üretimi, MAN tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. MAN'ın geleceği şimdi başlıyor. Tüm ekip olarak, dizelden elektrikli tahrike geçiş sürecini aktif olarak şekillendirmekten gurur duyuyoruz. Yüksek verimliliğe sahip elektrikli kamyonlarımız, emisyonsuz yük taşımacılığını gerçeğe dönüştürecek. Bu adım, 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefimize ulaşma yolunda büyük önem taşıyor. Elektrikli kamyonları, son teknoloji dizel kamyonlarımızla aynı üretim hattında üretebilmek de bize muazzam bir esneklik sağlıyor ve üretim verimliliğini arttırıyor. Geleneksel kamyon ürün portföyümüzü akü-elektrik tahrik sistemleriyle sunabilmek için araştırma ve geliştirmeye yaklaşık 400 milyon Euro yatırım yaptık. 12 tondan 50 tona kadar uzanan ürün yelpazemiz, çöp toplama araçlarından uzun yol kamyonlarına kadar tüm segmentleri kapsıyor. Ev ödevimizi yaptık ve yıl sonuna kadar ilk 1.000 elektrikli kamyonu teslim etmeyi hedefliyoruz.” Münih e-mobiliteye hazır Üretim ve Lojistikten sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Michael Kobriger de şunları kaydetti: “On yıl içerisinde Avrupa'daki tesislerimizin elektrikli hale dönüştürmek için yaklaşık bir milyar Euro’luk bir yatırım yapacağız. Bu yatırımın büyük bir kısmı Almanya'da gerçekleşecek. Münih ve Nürnberg tesislerimizde gerçekleştirdiğimiz bu dönüşüm, aynı zamanda Bavyera için de güçlü bir sanayi sinyali anlamına geliyor. Ayrıca elektrikli veya dizel kamyonların tek bir hat üzerinde üretilebilmesi, bize pazardaki gelişmelere ve müşterilerin siparişlerine göre esnek bir üretim yapma imkanı sağlıyor. Bu yeni üretim modeliyle birlikte, montaj hattı, tedarik zinciri ve lojistikte de kapsamlı değişiklikler hayata geçirdik." MAN'ın ana fabrikasında, tahrik tipinden bağımsız olarak günde yaklaşık 100 kamyon üretilirken, bir kamyonun üretimi ise yaklaşık sekiz saat sürüyor. İçten yanmalı motorlar başlangıçta aks, depo ve egzoz sistemleriyle donatılırken, elektrikli modeller bunun yerine güç paketi olarak adlandırılan diğer elektrikli bileşenlerle birlikte iki bataryayla tamamlanıyor. Bu yeni üretim yapısına geçiş sürecinde 5.000'den fazla çalışan, yüksek voltaj teknolojileri üzerine eğitim aldı. 740 kilometreye kadar menzil MAN, seri üretime başlamadan önce 200'e yakın elektrikli ön seri kamyonu Avrupa’daki müşterilerine teslim etti. Bu araçlar, Avrupa yollarında gerçek müşteriler tarafından yaklaşık iki milyon kilometre yol kat etti ve sahadan büyük başarı gösterdi. Bu süreçte bazı araçlar, günlük 850 kilometre kadar ulaşan kullanımlarda, 100 kilometrede ortalama 97 kWh gibi çok düşük enerji tüketimi sağladı. MAN, şimdiden 700 civarında elektrikli kamyon siparişi aldı. Özellikle MAN’ın, Ultra-Lowliner yarı römork çekicisi, sadece 950 mm'lik beşinci teker yüksekliği ve 3,75 metrelik dingil mesafesiyle benzersiz bir seçenek olarak öne çıkıyor ve otomotiv lojistiğinde büyük ilgi görüyor. Elektrikli kamyonun bir diğer avantajı da Nürnberg'deki MAN fabrikasından gelen ve toplamda 534 kWh'ye kadar kapasite sunan üç ila altı modüler NMC aküsü olarak öne çıkıyor. Araç, bu sayede yeniden şarj edilmeden 500 kilometreye kadar, yedinci akü seçeneğiyle birlikte ise 740 kilometre menzile kadar çıkabiliyor. Elektrikli otobüslerde de öncü MAN, geniş elektrikli kamyon yelpazesinin yanı sıra, aynı zamanda elektrikli otobüsler de öncü konumda bulunuyor. Polonya'daki fabrikasında ürettiği elektrikli şehir içi otobüslerle Avrupa'da pazar lideri olan MAN, ayrıca Ankara'da da piyasaya elektrikli yolcu otobüsü sunan ilk Avrupalı üretici oldu. Bugün Avrupa şehirlerinde 2.500'den fazla MAN elektrikli otobüs hizmet veriyor. Yeni modellerde kamyonlar olduğu gibi Nürnberg'den gelen bataryalar kullanılıyor. MAN, bunun için burada 250 milyon Euro’luk bir yatırım yaptı. 2050'ye kadar karbon nötr hedefi MAN Truck & Bus, 2050 yılına kadar karbon nötr olmayı hedefliyor. MAN'ın toplam emisyonlarının yaklaşık yüzde 95'i işletmelerce kullanılan araçlardan kaynaklanıyor. Bu nedenle bu araç filosunun elektrifikasyonu MAN’ın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşması için hayati önem taşıyor. Elektrikli kamyonlar, özellikle Avrupa Birliği'nin mevcut CO2 hedeflerine ulaşma sürecinde de kritik önem taşıyor. MAN, bu yüzden 2025 yılına kadar müşterilerine 1.000'den fazla elektrikli kamyon teslim etmeyi planlıyor. Yıllık 120.000 kilometre yol yapan ve ortalama 24 litre tüketen 1.000 dizel kamyonla kıyaslandığında, sadece bu ilk elektrikli kamyon filosu, yılda 80.000 ton CO2 tasarrufu sağlayabiliyor. Bu miktar, küçük bir Alman kasabasının yıllık CO2 emisyonuna eşdeğer bir oran anlamına geliyor.

Türk imzası taşıyan dünyanın en büyük elektrikli feribotu Norveç sularında Haber

Türk imzası taşıyan dünyanın en büyük elektrikli feribotu Norveç sularında

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yalova’da Türk tersanesi tarafından üretilen ve çevre dostu teknolojisiyle dikkat çeken dünyanın en büyük elektrikli feribotunun, Norveç sularında hizmet verdiğini kaydetti.  Bakan Uraloğlu, “Türk tersanelerimiz artık yalnızca kendi filomuzu değil, dünya denizciliğini de şekillendiren projelere imza atıyor. Çevre dostu ve yenilikçi gemilerle küresel pazarda güçlü bir oyuncu olmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Dünyanın En Büyük Elektrikli Feribotu Bakan Uraloğlu, 2021 yılında Norveç’e ihraç edilen feribot, 143 metre uzunluğu, 600 yolcu, 200 otomobil ve 24 tır taşıma ile kendi sınıfında dünyanın en büyük elektrikli feribotu olarak kayıtlara geçtiğini anımsattı. Uraloğlu, “Tamamen Lityum ION bataryalarla çalışan feribotun çevreci yapısıyla karbon salınımını yüzde 80 oranında azaltıyor. Yalova’da imal edilen dünyanın en büyük elektrikli feribotu, Oslo Fiyordu’nda hizmet veriyor.” açıklamasında bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin sürdürülebilir ve yeşil denizcilik hedeflerine vurgu yaparak, “Daha az yakıt tüketen, doğayı koruyan ve enerji verimliliğini artıran gemilerle dünya denizlerinde Türk mühendisliğinin imzasını görüyoruz.” dedi. Hızlı Şarj ile Maksimum Verimlilik Feribotun teknik özellikleri hakkında da bilgi veren Uraloğlu, yolcu feribotları arasında 4,3 MW ile en yüksek batarya kapasiteli araçlardan biri olan feribotun yolcu indirme-bindirme esnasında hızlı şarj olabilme özelliğine sahip olduğunu ve bu sayede operasyonel verimliliği maksimum seviyeye çıkardığını belirtti. Son olarak yeşil dönüşüm ve çevre dostu ulaşım politikalarına dikkat çeken Bakan Uraloğlu, “Denizcilikte geleceğin teknolojilerini yakından takip ederek, ülkemizin deniz taşımacılığındaki gücünü her geçen gün artırıyoruz. Türkiye, sürdürülebilir denizcilik hedeflerine hızla ilerliyor.” dedi.

ALBATROSS Projesi elektrikli ve hibrit-elektrikli binek araç piyasasına yenilikçi batarya sistemleri kazandıracak Haber

ALBATROSS Projesi elektrikli ve hibrit-elektrikli binek araç piyasasına yenilikçi batarya sistemleri kazandıracak

Yeşilova Ar-Ge Merkezi, Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen Horizon 2020 ALBATROSS Projesi kapsamında önemli bir aşamayı geride bıraktı. Projenin 8. Genel Kurul toplantısı, University of Nottingham ev sahipliğinde İngiltere'de gerçekleştirildi. Toplantıda, projede gelinen son aşama ele alınırken, geliştirilen batarya kutusunun araca entegre edilmeye hazırlandığı gözlemlendi. Yeşilova Ar-Ge Merkezi'ni temsilen toplantıya, projede geliştirilen batarya kutusunun tasarımını yapan Ar-Ge Ürün Geliştirme Mühendisi Eda Demir ve proje koordinatörü olarak Ar-Ge Proje Uzmanı Aysel Pilav katıldı. Eda Demir batarya kutusunun entegrasyon sürecini kontrol ederken, Aysel Pilav toplantıyı yöneterek proje ortaklarından yürütülen çalışmalar hakkında raporlar aldı ve değerlendirmelerde bulundu. Elektrikli Araçlar için Yenilikçi Batarya Çözümleri 4,5 yıllık bir çalışma periyoduna sahip olan ve 10 ülkeden 21 proje ortağını bir araya getiren ALBATROSS Projesi, elektrikli ve hibrit-elektrikli binek araç piyasasına yenilikçi batarya sistemleri kazandırmayı amaçlıyor. Projede geliştirilen batarya sistemi, BMW i3'e entegre edilerek valide edilecek. Proje kapsamında elektrikli araç batarya sistemlerini %20 daha hafif, %25 daha hızlı şarj olan, daha dayanıklı daha verimli ve %25 daha çevre dostu hale getirmek hedefleniyor. Yeşilova Holding'in proje koordinatörlüğünü üstlendiği ALBATROSS, batarya sistemlerinin iyileştirilmesine yönelik Ar-Ge çalışmalarıyla sektöre yön veriyor. Aynı zamanda, batarya kutularının tasarımı ve dayanıklılığına dair yürütülen test çalışmalarıyla projenin somut kazanımları gözler önüne seriliyor. Genel Kurul Toplantısı ve Projede Son Aşama University of Nottingham'da gerçekleştirilen Genel Kurul toplantısında, proje ortakları ALBATROSS'un son gelişme aşamalarını değerlendirdi. Toplantıda mevcut iş paketleri anlatılırken, şirketlerin bugüne kadar gerçekleştirdiği çalışmalar da sunuldu. Genel Kurul toplantısının ardından ALBATROSS'un en güncel çıktıları, RTR Konferansı'nda sunuldu. 90'dan fazla AB destekli projenin yer aldığı bu büyük organizasyonda, projenin son gelişmeleri ve gelecekteki etkileri paydaşlarla paylaşıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.