Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektrikli Araç

Kapsül Haber Ajansı - Elektrikli Araç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrikli Araç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nissan Qashqai e-POWER’den Guinness Dünya Rekoru: Tek Depoyla 1980 km Haber

Nissan Qashqai e-POWER’den Guinness Dünya Rekoru: Tek Depoyla 1980 km

Nissan, kendine özgü hibrit teknolojisi e-POWER için yeni bir dönüm noktasına imza attı. Türkiye pazarındaki güçlü konumuyla dikkat çeken ve ülkemizde yaklaşık 250 bin, Avrupa genelinde ise dört milyon satış başarısına ulaşan Nissan Qashqai, Temmuz ayı rakamlarıyla Türkiye'nin en çok satan ilk 5 SUV aracından biri olma başarısını sürdürürken, şimdi de küresel alanda adını rekora yazdırdı. Yeni nesil e-POWER ile donatılan Nissan Qashqai, harici şarj veya yakıt ikmali yapılmadan, şarj kablosuz menzil artırıcılı elektrikli bir SUV'un kat ettiği en uzun yolculuk için Guinness Dünya Rekorları unvanını kazandı. Tek depoyla 1.980 kilometre kat edilen rekor sürüş, Nissan'ın e-POWER teknolojisinin verimliliğini, menzil güvenini ve gerçek dünya performansını gözler önüne serdi. Rekor yolculuk nerede gerçekleşti? Yolculuk, 14-17 Temmuz 2026 tarihleri arasında Kolombiya'da, Bogotá'dan Karayip kıyılarına uzanan ve çok çeşitli yol, trafik ve sürüş koşullarını kapsayan bir güzergâhta gerçekleştirildi. Denemenin her aşaması Guinness Dünya Rekorları hakemleri tarafından bağımsız olarak izlendi ve detaylı bir inceleme sürecinin ardından onaylandı. Bu başarı Nissan'ın küresel e-POWER hikâyesi için neden önemli? Bu rekor sürüş, Nissan'ın küresel e-POWER yolculuğundaki en son kanıt niteliğinde. Birleşik Krallık ve Tazmanya'daki başarılı uzun mesafe denemelerinin ardından gelen bu Guinness Dünya Rekorları başarısı, e-POWER'ın farklı arazi, iklim ve gerçek dünya sürüş koşullarında tutarlı biçimde verimlilik, uzun menzil kapasitesi ve elektrikli araç benzeri bir sürüş deneyimi sunduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Elektrik motoru odaklı performansı geleneksel yakıt ikmalinin kolaylığıyla birleştiren Nissan'ın e-POWER teknolojisi, sürücülere şarj ihtiyacı olmadan elektrikli sürüşün avantajlarını sunarak elektrifikasyonu günlük kullanım için daha erişilebilir hale getirmeye yardımcı oluyor. Nissan Kurumsal Yöneticisi (Aile, Ürün ve Bileşen Stratejisi) Richard Candler, bu başarının en yeni nesil e-POWER teknolojisinin kapasitesini bir kez daha ortaya koyduğunu ve Qashqai e-POWER'ın gerçek müşteri ihtiyaçları etrafında şekillenen verimlilik, rafine sürüş hissi ve EV benzeri performans sunduğunu belirtti. Candler, bu başarının sürücülerin tam elektrikli bir geleceğe geçişte elektrikli sürüşün faydalarını deneyimlemesine yardımcı olarak Nissan'ın elektrifikasyon yolculuğunda önemli bir rol oynadığını da sözlerine ekledi. e-POWER, şarj olmadan nasıl EV benzeri bir sürüş sunuyor? Geleneksel hibrit sistemlerin aksine, bir e-POWER aracında tekerlekler yalnızca elektrik motoru tarafından tahrik edilir; bu da elektrikli araçlara özgü anlık tepki, rafine sürüş hissi ve pürüzsüz hızlanma sağlar. Yüksek verimli bir benzinli motor ise ihtiyaç duyulduğunda elektrik üreterek, geleneksel bir aracın sunduğu kolaylık ve esnekliği korurken harici şarj ihtiyacını ortadan kaldırır. En yeni nesil e-POWER, Nissan'ın gelişmiş 5'i 1 arada modüler güç aktarma sistemini kullanıyor; bu sistem elektrik motorunu, jeneratörü, invertörü, redüktörü ve artırıcıyı kompakt ve yüksek verimli tek bir pakette birleştiriyor. Rejeneratif fren teknolojisiyle birlikte çalışan sistem, sürüş keyfinden ödün vermeden enerji kullanımını sürekli olarak optimize ediyor. Bugün e-POWER teknolojisi dünya genelinde birçok pazarda sunuluyor ve müşterilerin EV benzeri performansı günlük pratiklikle birleştiren bir çözümle elektrikli sürüşe geçiş yapmasına yardımcı oluyor. Bu son başarı, Nissan'ın elektrifikasyonu daha erişilebilir kılan ve daha sürdürülebilir bir geleceğe geçişi hızlandıran yenilikçi teknolojiler sunma taahhüdünü bir kez daha güçlendiriyor. Not: Guinness Dünya Rekoru’na konu olan sürüş, günlük kullanım koşullarını veya standart test yöntemlerini yansıtmayan özel bir deneme sürüşüdür. Bu nedenle elde edilen sonuçlar, aracın resmi yakıt tüketimi ve menzil değerleri olarak değerlendirilmemelidir. Nissan Qashqai e-POWER’ın resmi WLTP birleşik yakıt tüketimi 4,4 l/100 km, WLTP menzili ise 1.250 km’dir. Gerçek kullanımda yakıt tüketimi ve menzil; sürüş tarzına, yol ve trafik koşullarına, hava durumuna ve araçtaki yüke bağlı olarak değişebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zes ve Beefull Teknoloji Kullanıcıları Elektrikli Araç Şarj İstasyonlarına Tek Bir Platformdan Erişebilecek Haber

Zes ve Beefull Teknoloji Kullanıcıları Elektrikli Araç Şarj İstasyonlarına Tek Bir Platformdan Erişebilecek

Hayata geçirilen entegrasyon sayesinde iki markanın kullanıcıları, Zes ve Beefull Teknoloji şarj istasyonlarına tek bir mobil uygulama üzerinden erişim sağlayabilecek. Sürdürülebilir ulaşım çözümlerinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı hedefleyen bu iş birliği kapsamında kullanıcılar, tercih ettikleri mobil platform üzerinden her iki markanın şarj istasyonlarını görüntüleyebilecek; şarj istasyonlarının konum bilgilerine, yol tariflerine ve anlık müsaitlik durumlarına ulaşabilecek. Ayrıca kullanıcılar, gerçekleştirdikleri şarj işlemlerinin ödemelerini, başka bir platforma ihtiyaç duymadan, mevcut uygulamalarındaki ödeme yöntemleriyle hızlı ve kolay bir şekilde tamamlayabilecek. “Şarj altyapısında entegre ve kullanıcı odaklı yapıyı güçlendiriyoruz” Yapılan iş birliğini değerlendiren Zes Ülke Müdürü Cüneyt Tınaz, “Elektrikli araç kullanıcıları için şarj deneyiminde erişilebilirlik, hız ve kullanım kolaylığı her geçen gün daha önemli hale geliyor. Sektörde kullanıcı deneyimini odağa alan ve hayatı kolaylaştıran stratejik adımlara öncülük ediyoruz. Beefull Teknoloji ile hayata geçirdiğimiz roaming entegrasyonu sayesinde kullanıcılarımız, farklı uygulamalar arasında geçiş yapmaya veya ek bir üyeliğe ihtiyaç duymadan tek bir mobil platform üzerinden çok daha yaygın bir şarj ağına kolayca erişebilecek. Kullanıcıların şarj istasyonu konumlarına, anlık müsaitlik durumlarına ve ödeme işlemlerine hızlı ve pratik bir şekilde ulaşabilmesi, kullanıcı deneyiminde hedeflediğimiz kesintisiz mobilite yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturuyor. Zes olarak, entegre ve kullanıcı odaklı bir şarj altyapısının gelişimine katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de erişilebilirliği en üst seviyeye çıkaracak yeni iş birlikleri ve yatırımlarla kullanıcılarımızın hayatını kolaylaştırmaya devam edeceğiz ” dedi. “Beefull uygulamasından 10 binden fazla sokete ulaşılabilecek” Beefull Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CGO) Alper Arın da “Elektrikli araç kullanıcıları için geleceğin şarj deneyimi, hangi operatörün istasyonunda olduklarını düşünmeden araçlarını şarj edebildikleri bir yapı olacak. Zes ile gerçekleştirdiğimiz roaming entegrasyonu bu vizyonun önemli bir parçası. Kullanıcılarımız artık Beefull uygulaması üzerinden 10 binden fazla sokete erişebilecek ve çok daha geniş bir şarj ağına tek noktadan ulaşabilecek. Türkiye’de elektrikli araç dönüşümünün hızlanması için yalnızca yeni istasyon yatırımlarına değil, mevcut altyapının birlikte çalışabilir hale gelmesine de ihtiyaç var. Roaming çözümleri kullanıcı deneyimini iyileştirirken, ülkemizde yapılan şarj altyapısı yatırımlarının verimliliğini de artırıyor. Farklı uygulamalar arasında geçiş yapmadan, tek bir platform üzerinden daha fazla istasyona erişebilmek; elektrikli araç kullanımını daha pratik, daha öngörülebilir ve daha tatmin edici hale getiriyor. Kullanıcı memnuniyetinin artması ise elektrikli araçlara geçiş kararını destekleyen en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Beefull olarak teknolojiyi, iş birliklerini ve açık ekosistem yaklaşımını kullanarak Türkiye'nin elektrikli mobilite dönüşümüne katkı sunmaya devam edeceğiz. Elektrikli araç sahiplerinin günlük yaşamını kolaylaştıran, erişilebilirliği artıran ve kullanıcı deneyimini geliştiren her adımın, sektörün sürdürülebilir büyümesine doğrudan katkı sağladığına inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Zes ve Beefull Teknoloji arasında hayata geçirilen roaming iş birliği, elektrikli araç kullanıcılarının şarj ağlarına daha kolay, hızlı ve kesintisiz erişimini desteklerken şehirler arası seyahatlerde menzil güvenliği ve kullanım kolaylığını da artırıyor. Tek bir mobil uygulama üzerinden daha yaygın bir şarj ağına erişim imkânı sunan entegrasyon, sürücülerin rota planlamalarını daha esnek ve güvenli şekilde yapabilmesine olanak tanırken elektrikli araç kullanımını günlük hayatın daha doğal ve zahmetsiz bir parçası haline getiriyor. Kullanıcı odaklı ve entegre mobilite çözümlerinin yaygınlaşmasına katkı sunan iş birliği, Türkiye’de e-mobilite ekosisteminin gelişimini destekleyen önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araç Kaskosunda Yeni Dönem Haber

Elektrikli Araç Kaskosunda Yeni Dönem

Sürdürülebilir hayata geçişi destekleyen ürün ve çözümleriyle sigorta sektörünün dönüşümünde fark yaratan çözümler sunan Allianz Türkiye, elektrikli araç sahiplerine özel geliştirdiği Kapsamlı Elektrikli Araç Kasko ve Markalı Elektrikli Araç Kasko ürünleriyle sektörde öncü çözümler sunuyor. Allianz Türkiye, elektrikli araç kullanıcılarının değişen ihtiyaçları doğrultusunda ürün kapsamını sürekli geliştiriyor. Mevcut batarya güvencesi, taşınabilir şarj ekipmanları teminatı, siber güvence ve yolda şarjı biten araçlara sunulan yerinde mobil şarj hizmetinin yanına eklenen yeni teminatlarla birlikte Allianz Elektrikli Araç Kasko Sigortası, elektrikli araçlara yönelik kapsamını genişletmeye devam ediyor. Kapsam yeni teminatlarla genişliyor Yeni dönemde Elektrikli kasko paketlerine eklenen teminatlarla; elektrikli araç sahiplerinin evlerinde kullandığı duvar tipi şarj ünitesi arızaları, şarj sırasında istasyon veya ekipman kaynaklı oluşabilecek zararlar ve araç multimedya ekranının kırılması da ilgili poliçe şartları kapsamında teminata dahil ediliyor. Böylece sigortalılar, araçlarının şarj sürecinden günlük kullanımına kadar geniş bir yelpazede güvence altına alınıyor. “Daha sürdürülebilir bir dünya için sigortacılığın rolü kritik” Yeni teminatların elektrikli araç sahiplerine hem güvenlik hem de konfor sağlayacağını belirten Allianz Türkiye Elementer Bireysel Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi Batu Öncül, “İklim krizi artık yalnızca çevresel değil, bugünün en önemli finansal risk başlıklarından biri haline geldi. Biz de sigortacılığın yalnızca riski karşılayan değil, düşük karbonlu bir geleceğe geçişi teşvik eden, daha sürdürülebilir bir dünya için kritik role sahip bir mekanizma olduğuna inanıyoruz. Elektrikli araçlar, otomotiv sektörünün geleceğini şekillendiren en önemli dönüşüm alanlarından biri; ancak bu dönüşüm yalnızca araç teknolojisini değil, sigortacılığı da yeniden tanımlıyor. Batarya sistemleri, şarj altyapısı ve bağlantılı teknolojiler yeni nesil risk başlıklarını beraberinde getiriyor; dolayısıyla artık yalnızca aracı değil, aracın kullandığı tüm ekosistemi güvence altına almamız gerekiyor. Kapsamımızı genişlettiğimiz bu yeni teminatlarla, elektrikli araç sahiplerinin sürdürülebilir mobiliteye geçişini desteklemeye devam ediyoruz.” dedi. Şarj yaptıkça kazandıran kampanya Allianz Türkiye, teminat kapsamını genişletmenin yanı sıra elektrikli araç sahiplerinin günlük kullanım deneyimini desteklemek amacıyla Eşarj iş birliğiyle yeni bir kampanya hayata geçiriyor. Kapsamlı Elektrikli veya Markalı Elektrikli kasko ürünü sahibi olan ya da bu ürünlerden birini yeni satın alan sigortalılar, Allianz 365 uygulaması üzerinden alacakları kod ile Eşarj istasyonlarında gerçekleştirecekleri 400 TL ve üzeri her şarj işleminde yüzde 10 Eşarj puanı kazanacak. Kampanya süre, kullanım, puan kazanımı ve diğer koşullar açısından kampanya şartlarına tabidir. Ayrıntılı bilgi için eşarj kampanya koşulları incelenebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Škoda, İlk 6 Ayda Rekor Satış Performansına İmza Attı Haber

Škoda, İlk 6 Ayda Rekor Satış Performansına İmza Attı

Yılın ilk altı ayında Škoda’nın cirosu yüzde 6.3 artışla 16 milyar euroya yükselirken, faaliyet kârı da aynı oranda artarak 1.4 milyar euro olarak gerçekleşti. Yüzde 8.5 seviyesindeki satış kârlılığı korunurken, net nakit akışı ise yüzde 14.3 artışla 1.7 milyar euroya ulaştı. Elektrikli araçlarda rekor büyüme Škoda’nın elektrikli dönüşümü yılın ilk yarısında hız kazandı. Tam elektrikli Elroq ve Enyaq modellerinin teslimatları yüzde 48.3 artarak 108 bin 200 adede yükseldi. Şarj edilebilir hibrit modellerin satışları ise yüzde 11.8 artışla 24 bin 100 adet oldu Böylece marka, yılın ilk yarısında toplam 132 bin 300 elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araç sattı. Avrupa’da satılan Škoda modellerinin yüzde 27.7’sini elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçlar oluştururken, her dört müşteriden birinden fazlası elektrikli veya şarj edilebilir hibrit bir model tercih etti. Bu performansla Škoda, Avrupa’nın en çok elektrikli araç satan dördüncü markası konumuna yükseldi. Škoda’nın global ürün adedi 14’e ulaştı Tam elektrikli Elroq, Avrupa’da en çok tercih edilen üçüncü elektrikli otomobil olurken, Almanya ve Danimarka’da elektrikli araç pazarının lideri konumuna ulaştı. Çek Cumhuriyeti’nde ikinci sırada yer alan model, Avusturya, Estonya, İsviçre ve Hollanda’da da ilk üç içerisinde yer aldı. Elroq’un global teslimatları 59 bin 900 adede ulaştı. Enyaq ise dünya genelinde 48 bin 300 müşteriye teslim edildi. Avrupa’da en çok satılan dördüncü elektrikli model olan Enyaq, Çek Cumhuriyeti’nde lider olurken Avusturya, Estonya, Slovakya, İsviçre ve Birleşik Krallık’ta ilk üç içerisinde yer aldı. Ayrıca Škoda, yılın ilk yarısında tanıttığı tamamen elektrikli Epiq ve yedi koltuklu yeni amiral gemisi Peaq ile elektrikli ürün gamını iki katına çıkardı. İki model için 30 binin üzerinde sipariş alan Škoda, Epiq’in seri üretimine İspanya’nın Pamplona kentindeki Volkswagen Navarra fabrikasında başladı. Peaq’in üretimi için ise Mladá Boleslav fabrikasında yeni kapasite oluşturuldu. Böylece Škoda’nın küresel model gamı 14 modele ulaştı. Farklı pazarlarda güçlü büyüme performansı Škoda’nın en büyük pazarı Almanya’da teslimatlar yüzde 19.6 artışla 120 bin 400 adede ulaşırken, marka ülkenin en çok satan ikinci otomobil markası oldu. Diğer önemli pazarlarda da büyüme devam etti. Çek Cumhuriyeti’nde teslimatlar yüzde 6.9 artışla 48 bin 900, Birleşik Krallık’ta yüzde 6.6 artışla 46 bin 600 ve Hindistan’da yüzde 7.4 artışla 35 bin 700 adede yükseldi. Polonya’da ise yüzde 14.2’lik artışla 34 bin 500 araç teslim edildi. Škoda ayrıca Fransa’da yüzde 9.3, İtalya’da yüzde 10.7, Avusturya’da yüzde 16.6 ve İspanya’da yüzde 9.5 büyüme kaydederek Avrupa’nın farklı pazarlarında güçlü performansını sürdürdü. Model bazında ise Octavia 96 bin 500 adetle markanın en çok tercih edilen modeli olmayı sürdürürken, onu 74 bin 600 adetle Kodiaq, 65 bin 400 adetle Kamiq ve 61 bin 900 adetle Fabia takip etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nissan, Avrupa'da Elektrikli Araç Satışlarında 1 Milyonu Geride Bıraktı Haber

Nissan, Avrupa'da Elektrikli Araç Satışlarında 1 Milyonu Geride Bıraktı

Nissan'ın Avrupa'daki ürün gamını elektrikli araçlarla güçlendirme atılımı rakamlarla destekleniyor: Bölgede şimdiden bir milyon 250 bin elektrikli araç satıldı ve bu rakam artmaya devam ediyor. 1 milyonluk bu satış adedi, Nissan'ın elektrikli araç alanındaki uzmanlığını, deneyimini ve liderliğini gözler önüne seren yaklaşık 350.000 adet tam elektrikli aracı da kapsıyor. Avrupa'da elektrikli araç segmentinde lider Japon otomotiv üreticisi konumunu temel alan Nissan, şimdiye kadarki en geniş elektrikli ürün gamına sahip; bu sayede müşterilere daha fazla seçenek sunuluyor. Güçlenen bu Avrupa ürün gamı artık tamamen yeni EV MICRA, üçüncü nesil LEAF, güncellenen Ariya ve e-POWER donanımlı yenilenmiş X-Trail'i kapsıyor. Bu yeni modellerin tamamı, Nissan'ın farklı elektrikli teknolojilerinin farklı müşteri yaşam tarzlarına ve ihtiyaçlarına nasıl uyarlandığını göstermek amacıyla Barselona'da düzenlenen özel bir sürüş etkinliğinde Avrupalı basın mensuplarına tanıtıldı. Nissan'ın elektrikli ürün gamına bu yıl içinde bir A-segmenti EV, 2027'nin başında ise tamamen elektrikli JUKE katılacak; böylece Avrupalı müşteriler dört farklı tam elektrikli Nissan modeli arasından seçim yapabilecek. Clíodhna Lyons, Nissan AMIEO Ürün ve Hizmet Planlama Bölge Başkan Yardımcısı, şu açıklamayı yaptı: “Yaptığımız her şeyin merkezinde müşteri var; bu nedenle tüm ihtiyaçlara uygun elektrikli seçenekler sunmaktan heyecan duyuyoruz. Her müşteri elektrifikasyona farklı şekilde yaklaşıyor. Günlük şehir içi kullanımdan uzun mesafeli yolculuklara kadar uzanan bu çeşitli ihtiyaçları karşılamak için, müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu esnekliği sağlayacak birden fazla elektrikli teknolojiye yatırım yapıyoruz. İster %100 elektrikli bir araç, ister kendine özgü e-POWER teknolojimiz, ister hibrit modellerimizden biri olsun, hedefimiz aynı: müşterilerimize yaşam tarzlarına en uygun elektrikli aracı seçme özgürlüğünü ve güvenini vermek, aynı zamanda Avrupa'nın giderek daha fazla elektrikli bir geleceğe geçişini desteklemek.” Nissan'ın güçlü elektrikli ürün gamı, şirketin Avrupa'daki uzun vadeli stratejisini yansıtıyor: teknoloji, segment ve fiyat noktaları genelinde müşterilere daha fazla seçenek sunmak. Nissan, tam elektrikli araçları farklı hibrit teknolojileriyle bir araya getirerek, elektrikli sürüşü daha erişilebilir kılmayı ve bölgenin elektrikli hareketliliğe geçişini desteklemeyi hedefliyor. Avrupa'da hibrit ve elektrikli araçlar (EV) sürdürülebilir bir büyüme kaydediyor. ACEA verilerine göre, elektrikli araçlar 2025 yılında AB genelindeki toplam yeni araç tescillerinin %61,3'ünü oluşturdu; bu oran 2024'te %51,7 seviyesindeydi. Geçtiğimiz yıl aynı zamanda hibrit elektrikli modeller, %34,5'lik payla benzinli modelleri geride bırakarak en büyük paya sahip segment haline geldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Aylarında Elektrikli Araçlarda Lastik Seçimi Neden Kritik? Haber

Yaz Aylarında Elektrikli Araçlarda Lastik Seçimi Neden Kritik?

Küresel otomotiv endüstrisi için 2025 yılı, elektrikli araç (EV) dönüşümünde tarihi bir dönüm noktası oldu. Dünya genelinde elektrikli araç satışları yaklaşık 20,7 milyon adede ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırarken, Avrupa pazarı geçtiğimiz yıl yüzde 33'lük büyümeyle sektörün en hızlı gelişen bölgelerinden biri oldu. Türkiye ise 190 bin adetlik elektrikli otomobil satışıyla, Almanya, İngiltere ve Fransa’nın ardından Avrupa’nın en büyük dördüncü pazarı konumuna yükseldi. Bu hızlı büyüme, beraberinde yeni sürüş alışkanlıklarını ve ihtiyaçlarını da getiriyor. Özellikle havaların ısınmaya başladığı geçiş döneminde, EV performansını doğrudan etkileyen lastik seçimi her zamankinden daha kritik bir rol oynuyor. Elektrikli araçların yüksek anlık tork üretimi ve batarya ağırlığı, yazın ısınan ve yumuşayan asfalt üzerinde yol tutuş dengesini doğrudan etkiliyor. Continental, kavurucu sıcakların EV dinamikleri üzerindeki etkisini analiz ederek, sürücülere doğru lastik seçimiyle güvenli ve verimli sürüşün anahtarını sunuyor. Sıcak Asfaltta Üstün Kontrol Elektrikli araçları içten yanmalı motorlardan ayıran en temel özellik, anlık ve yüksek tork üretimi. Gaz pedalına dokunulduğu anda tekerleklere iletilen bu ani güç, doğru lastik seçilmediği takdirde patinaj riskini artırarak hem enerji kaybına hem de lastiklerin daha hızlı aşınmasına yol açabiliyor. Yaz aylarında ısınan ve yumuşayan asfalt bu tabloyu daha da kritik hale getiriyor. Standart lastiklerin aksine Continental yaz lastikleri, özel hamur bileşenleri sayesinde yüksek sıcaklıklarda optimum sertliği korurken, kısa fren mesafelerinde ve virajlarda yüksek stabilite sunar. Ayrıca elektrikli araçların ekstra yükünü karşılamak üzere geliştirilen güçlendirilmiş yanak yapıları, yaz koşullarında güvenli sürüşü destekler. Continental’in yeni nesil yaz lastiklerinden PremiumContact 7, özel RedChili bileşiğiyle ideal çalışma sıcaklığına hızla ulaşarak, sürüşün başladığı ilk andan itibaren hem ıslak hem de kuru zeminde güvenli bir duruş sergiliyor. Üst düzey sportif sürüş deneyimi arayan sürücüler için geliştirilen SportContact 7 ise adaptif sırt deseni teknolojisiyle, yüksek hızlarda dahi üstün yol tutuş ve keskin bir direksiyon hakimiyeti sunuyor. Daha Uzun Yol, Daha Az Enerji Yaz ayları klima kullanımının en yoğun olduğu dönem. Klima ve yüksek hız ikilisi ise enerji tüketimini artıran en büyük etmenlerden. Continental, bu enerji kaybını minimize etmek için lastiklerini düşük yuvarlanma direnci odağında geliştiriyor. Lastiğin yol ile temasında oluşan sürtünme optimize edilerek bataryanın daha verimli kullanılması sağlanıyor. Özellikle uzun yaz yolculuklarında ihtiyaç duyulan, daha fazla kilometre ve daha verimli enerji. Continental’in EcoContact 6 ve EcoContact 6 Q lastikleri, düşük yuvarlanma direnci ve optimize edilmiş hamur yapıları sayesinde elektrikli araçların menzil performansını artırmada oldukça iddialı. Yazın da Sessiz Sürüş Konforu Elektrikli araçların en önemli avantajlarından biri sessiz sürüş deneyimi. Ancak yaz aylarında artan yol temas sesi ve yüksek hızlarda oluşan gürültü konforu etkileyebiliyor. Continental’in ContiSilent™ teknolojisi, lastik içine entegre edilen özel poliüretan köpük katmanı sayesinde kabin içine yansıyan yol gürültüsünü önemli ölçüde azaltıyor. Böylece elektrikli araçların sunduğu sessiz sürüş karakteri yaz aylarında da korunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CW Enerji İstanbul Plus Bayisi Kapılarını Açtı Haber

CW Enerji İstanbul Plus Bayisi Kapılarını Açtı

Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, iş ortaklarına daha güçlü ve verimli bir iş modeli sunmak, yurt içindeki müşteri ağı ile operasyonel gücünü artırmak amacıyla hayata geçirdiği CW Enerji Plus Bayi yapılanmasını genişletmeye devam ediyor. Bu doğrultuda Türkiye'nin ekonomi ve ticari merkezi konumundaki İstanbul'da yeni CW Enerji Plus bayisi hizmete açıldı. Güneş panellerinden enerji depolama sistemlerine, elektrikli araç şarj çözümlerinden beyaz eşya entegrasyonlu solar akıllı ev sistemlerine kadar geniş ürün yelpazesinin sergilendiği İstanbul Plus bayi, ziyaretçilere entegre enerji teknolojilerini yakından deneyimleme imkanı sunuyor. CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, Türkiye genelinde büyüyen CW Enerji Plus Bayi ağıyla yenilenebilir enerji çözümlerini daha fazla kullanıcıyla buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Sarvan, “CW Enerji olarak sürdürülebilir enerji teknolojilerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla güçlü ve kapsamlı bir bayi yapılanması geliştiriyoruz. CW Enerji Plus modeli kapsamında iş ortaklarımıza teknik bilgi, operasyonel süreçler, satış ve pazarlama alanlarında çok yönlü destek sağlıyoruz. İstanbul’da hizmete açılan yeni bayimizle birlikte bölgedeki varlığımızı güçlendirirken, güneş enerjisi yatırımlarının artmasına ve temiz enerji dönüşümünün hız kazanmasına katkı sunmaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi. İstanbul stratejik bir konuma sahip İstanbul'un Türkiye'nin en önemli ticaret, yatırım ve teknoloji merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Sarvan, bu nedenle CW Enerji Plus Bayi yapılanmasında İstanbul'un stratejik bir konuma sahip olduğunu kaydetti. Sarvan, sürdürülebilir enerji dönüşümünün her geçen gün hız kazandığını dile getirerek, “İstanbul sanayisi, ticaret hacmi, konut projeleri ve milyonlarca nüfusuyla yenilenebilir enerji yatırımları açısından da çok büyük bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli yerli ve milli üretim gücümüzle desteklemek amacıyla CW Enerji İstanbul Plus Bayimizi hizmete açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Burada yalnızca ürün sergilemiyor, ziyaretçilerimize geleceğin enerji teknolojilerini birebir deneyimleyebilecekleri kapsamlı bir çözüm merkezi sunuyoruz” diye konuştu. Yerli ve milli üretim gücü tek çatı altında CW Enerji'nin Türkiye'deki üretim yatırımlarıyla güneş enerjisi sektörüne değer katmaya devam ettiğini vurgulayan Sarvan, şirketin tam entegre üretim yapısıyla fark oluşturduğunu dile getirdi. Sarvan, “Bugün ulaştığımız noktada, yerli ve milli üretim gücümüzü yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılayan bir kapasite olarak değil, Türkiye’nin enerji teknolojilerindeki geleceğini şekillendiren stratejik bir yapı olarak görüyoruz. Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren güneş hücresi fabrikamız, güneş paneli ve alüminyum üretim tesislerimiz ile EVA, EPE ve POE film üretim altyapımız sayesinde değer zincirinin kritik halkalarını kendi bünyemizde bir araya getiriyoruz. Bu entegre üretim modeliyle kalite, verimlilik, tedarik güvenliği ve sürdürülebilirlik alanlarında güçlü bir yapı oluştururken, dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyoruz. Üretim gücümüzü enerji depolama sistemleri, elektrikli araç şarj çözümleri, inverter teknolojileri ve akıllı enerji yönetim sistemleriyle destekleyerek müşterilerimize tek noktadan, uçtan uca enerji çözümleri sunuyoruz. Böylece yalnızca enerji üreten değil; enerjiyi depolayan, yöneten ve farklı yaşam alanlarına entegre eden bütüncül bir ekosistem oluşturuyoruz. CW Enerji Plus konsepti de bu vizyonun en güçlü yansımalarından biridir. İstanbul’da hayata geçireceğimiz CW Enerji Plus deneyim merkezimizde; güneş panellerinden enerji depolama sistemlerine, elektrikli araç şarj istasyonlarından beyaz eşya entegrasyonlu solar akıllı ev çözümlerine kadar uzanan geniş ürün ve teknoloji portföyümüzü kullanıcılarla buluşturacağız.” dedi. Tarık Sarvan: Enerji dönüşümünü ülkemizin her noktasına taşıyoruz CW Enerji İstanbul Plus Bayisi'nin yalnızca bir satış noktası olmadığını ifade eden Sarvan, merkezin aynı zamanda yenilenebilir enerji teknolojilerinin deneyimlenebileceği, doğru ürün seçimi konusunda profesyonel danışmanlık alınabileceği ve enerji dönüşümünün tüm aşamalarının planlanabileceği bir merkez olarak hizmet vereceğini belirtti. Sarvan, amaçlarının yalnızca ürün sunmak değil, enerji verimliliğini artıran, sürdürülebilir yaşamı destekleyen ve kullanıcıların geleceğe güvenle yatırım yapmasını sağlayan bütüncül çözümler geliştirmek olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Türkiye genelinde CW Enerji Plus yapılanmasını güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Yenilenebilir enerjiyi Türkiye'nin dört bir yanında daha ulaşılabilir hale getirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. CW Enerji Plus yapılanmamız sayesinde yerli ve milli üretim gücümüzü daha fazla kullanıcıyla buluşturuyor, enerji dönüşümünü ülkemizin her noktasına taşıyoruz. İstanbul'da attığımız bu yeni adımın hem sektörümüz hem de ülkemizin sürdürülebilir enerji hedefleri açısından önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz." CW Enerji, CW Plus’ın Yanı Sıra 6 Farklı Bayi Modeli Daha Sunuyor CW Enerji’nin bayilik sistemindeki dönüşüm sadece CW Plus Bayiliği modeliyle sınırlı kalmıyor; farklı müşteri ihtiyaçlarına ve kullanım alanlarına göre şekillendirilmiş özel konsept bayilik yapıları da oluşturulmuş durumda. CW Enerji bayilik konsepti, on-grid ve off-grid sistemler, akıllı yaşam ürünleri, lityum depolama çözümleri, sulama inverterleri, esnek paneller ve solar akıllı ev çözümleriyle geniş bir ürün gamını kapsıyor. CW Enerji PV Home Solutions konsepti, beyaz eşya ve solar akıllı ev sistemlerinin yanı sıra güneş paneli ürünlerini içeren bir yapıda konumlanıyor. CW Agri bayilik modeli, özellikle tarımsal uygulamalara yönelik solar sulama inverterleri, off-grid çözümler, lityum bataryalar ve panel ürünleri ile farklı enerji ihtiyaçlarına odaklanıyor. Enerji depolama alanına odaklanan CW Storage konsepti ise forklift, transpalet, golf aracı ve temizlik aracı gibi araçlara yönelik özel lityum batarya çözümleriyle ön plana çıkıyor. CW Marine konsepti, denizcilik sektörüne yönelik esnek paneller, özel tasarım güç üniteleri ve off-grid çözümlerle donatılmış yapısıyla öne çıkarken, CW Heat Pump konsepti ise ev tipi, havuz tipi ve endüstriyel tip ısı pompalarıyla sürdürülebilir ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacını karşılamaya yönelik çözümlerine odaklanıyor. Bu konsept çeşitliliği sayesinde CW Enerji, farklı sektörlerdeki enerji ihtiyaçlarını karşılayan, esnek ve kapsayıcı bir bayi ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. CW Enerji, önümüzdeki dönemde bu yapıyı Türkiye geneline yayarak, 81 ilin tamamında ve yurt dışında da tüm bayi konseptleriyle yer alarak, sürdürülebilir enerji çözümlerini her coğrafyaya ulaştırmayı hedeflemektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vakıfbank’tan Deprem Bölgesi ve Yeşil Dönüşüm İçin 300 Milyon Dolarlık Finansman  Haber

Vakıfbank’tan Deprem Bölgesi ve Yeşil Dönüşüm İçin 300 Milyon Dolarlık Finansman 

VakıfBank ile Asya Altyapı Yatırım Bankası arasındaki ilk iş birliğiyle temin edilen 300 milyon dolar tutarındaki kaynakla hayata geçirilen Enerji ve Dönüşüm Finansmanı Programı, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayacak stratejik yatırımlara uzun vadeli finansman sunmayı amaçlıyor. Program, deprem bölgesinin yeniden inşasından reel sektörün yeşil dönüşümüne uzanan geniş bir alanda ekonomik ve sosyal kalkınmayı destekleyen bütüncül bir finansman modeli sunmaktadır. Üretimi, istihdamı, ihracatı ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir kalkınma unsuru olarak ele alan VakıfBank da uluslararası kaynakları Türkiye’nin öncelikli yatırım alanlarına yönlendirerek reel sektörün dönüşümüne katkı sağlamayı hedeflemektedir. “Kalkınmaya değer katan finansman modelleri geliştirmeye devam edeceğiz” Programa ilişkin değerlendirmelerde bulunan VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, şunları söyledi: “Finansmanı ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sunan stratejik bir araç olarak görüyoruz. Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı vizyonumuzun temelinde de bu anlayış yer alıyor. Asya Altyapı Yatırım Bankası’ndan temin ettiğimiz 300 milyon dolar tutarındaki kaynak, uluslararası finans kuruluşlarının Bankamıza duyduğu güvenin önemli bir göstergesi olmasının yanı sıra ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunma kararlılığımızı da ortaya koyuyor.” Bu programla bir taraftan 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerin yeniden ayağa kalkmasına destek verirken, diğer taraftan KOBİ’lerin enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm yatırımlarını finansmanla buluşturarak rekabet güçlerini artırmayı hedeflediklerini belirten Arslan sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve ülkemizin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda firmalarımızın dönüşümünü desteklemeyi stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz. Üreticimizin, ihracatçımızın ve KOBİ’lerimizin yanında olmaya, kalkınmaya değer katan finansman modelleri geliştirmeye devam edeceğiz.” “KOBİ’lerin Türkiye’nin iklim dönüşümüne anlamlı bir şekilde katkıda bulunmalarını sağlıyoruz.” AIIB Finansal Kuruluşlar ve Fonlama Genel Direktörü Gregory Liu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Bu finansman, AIIB'nin Türkiye'yi kritik bir toparlanma döneminde destekleme konusundaki kararlılığını gösterirken, iklim eylemini de iş birliğimizin merkezinde tutmaktadır. VakıfBank ile ortaklık kurarak, yeniden yapılanma çalışmalarının hızlanmasına ve KOBİ'lerin Türkiye'nin iklim dönüşümüne anlamlı bir şekilde katkıda bulunmalarını sağlıyoruz." “11 ilin yeniden inşasına destek verilecek” Programın ilk ayağını, 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde yürütülen yeniden inşa çalışmalarına yönelik finansman desteği oluşturuyor. Bu kapsamda sosyal konut, devlet okulu, hastane ve klinik yapımında görev alan yüklenici firmaların işletme sermayesi ihtiyaçları ile makine ve teçhizat yatırımları finanse edilecek. İşletme Kredisi ile maaş, SGK, inşaat malzemesi ve işçilik giderleri desteklenirken, Yatırım Kredisi ile makine ve teçhizat alımlarına finansman sağlanacak. Program kapsamında risk grubu bazında 10 milyon dolara kadar finansman imkânı sunulacak. Programın ikinci ayağında ise KOBİ’lerin yeşil dönüşüm yatırımlarına yönelik yeni imkânlar hayata geçirilecek. Enerji Verimliliği Kredisi, Yenilenebilir Enerji Kredisi, Sanayi Dekarbonizasyon Kredisi ve Temiz Ulaşım Kredisi olmak üzere dört başlık altında uygun koşullu kredi seçenekleri sunulacak. Bu kapsamda işletmelerin enerji verimliliğini artıran yatırımları, güneş ve rüzgâr enerjisi projeleri, batarya depolama sistemleri, elektrikli araç şarj altyapıları ile karbon emisyonunu azaltmaya yönelik sanayi uygulamaları teşvik edilecek. Elektrikli ticari araç ve filo dönüşümünden akıllı filo yönetimine kadar uzanan temiz ulaşım yatırımları da program kapsamındaki imkânlardan yararlanabilecek. Program kapsamında hayata geçirilecek yatırımların, ülkemizin enerji ithalatını azaltarak cari açığın düşürülmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Sürdürülebilirlik temalı finansmanda ülkemizin lider bankası olan VakıfBank, Enerji ve Dönüşüm Finansmanı Programı ile Orta Vadeli Program, 12. Kalkınma Planı ve Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefleriyle uyumlu şekilde; deprem bölgesinin yeniden inşasına, sürdürülebilir üretimin yaygınlaşmasına ve reel sektörün yeşil dönüşümünü desteklemeyi hedefliyor. Banka, Kalkınma Odaklı Değer Bankacılığı vizyonu doğrultusunda geliştirdiği finansman modelleriyle üretime, istihdama ve sürdürülebilir kalkınmaya değer katmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.