Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektrikli Araç

Kapsül Haber Ajansı - Elektrikli Araç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrikli Araç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Shell & Turcas’tan Elektrikli Mobilitede Çevre Dostu İnovasyon Haber

Shell & Turcas’tan Elektrikli Mobilitede Çevre Dostu İnovasyon

Shell & Turcas, elektrikli araç şarj istasyonları için geliştirdiği kablosuz acil durum butonu uygulaması ile 11. İstanbul Karbon Zirvesi’nde “Düşük Karbon Kahramanı” ödülüne layık görüldü. Shell Recharge markası ile ve anlaşmalı olduğu Trugo elektrikli araç şarj noktalarıyla önemli bir ekosisteme hizmet veren Shell&Turcas, uygulama kapsamında yürütülen çalışmalarla toplamda yaklaşık 866 ton karbondioksit eşdeğeri (CO₂e) emisyonun önüne geçti. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) tarafından, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin desteğiyle 11 yıldır düzenlenen zirve bu yıl, “Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri” temasıyla gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi. Kazı ihtiyacını azaltan uygulama Kablosuz Acil Durum Butonu (ASB) uygulaması, elektrikli araç şarj cihazlarının acil durdurma sistemlerine kablosuz olarak entegre edilmesini sağlıyor. Bu yaklaşım, geleneksel yöntemlerde ihtiyaç duyulan kablolama altyapısı için yapılan saha çalışmalarını azaltıyor. Uygulama ile 180 istasyonda yaklaşık 9.000 metre kazının ve buna bağlı olarak 2.880 metreküp beton ve çimento kullanımının önüne geçildi. Ayrıca beton kırımı için iş makinesi kullanımına ihtiyaç duyulmazken, saha uygulamaları ortalama 48 saatlik bir montaj süresi ile tamamlandı. 866 ton karbon azaltımı Yapılan hesaplamalara göre, beton ve çimento kullanımının önlenmesiyle yaklaşık 864 ton karbondioksit eşdeğeri (CO₂e), iş makinesi kullanımının ortadan kaldırılmasıyla yaklaşık 2 ton CO₂’e ve personel ulaşımına bağlı olarak yaklaşık 0,1 ton CO₂e emisyonun önüne geçildi. Böylece toplamda yaklaşık 866 ton CO₂e emisyon azaltımı sağlandı. Mehmet Ünal: “Hedefimiz net sıfır emisyonlu bir gelecek” Shell & Turcas Yatırımlar, Operasyon ve Yeni Enerjiler Direktörü Mehmet Ünal, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Shell olarak global stratejimizi, 2050 yılına kadar net sıfır emisyonlu bir enerji şirketi olma hedefimiz doğrultusunda; daha az emisyonla daha fazla değer yaratmak üzerine kuruyoruz. Bu kapsamda, müşterilerimizle, kamu kurumlarıyla ve farklı sektörlerle birlikte çalışarak daha düşük karbonlu enerji çözümlerinin yaygınlaşmasını destekliyoruz. Elektrikli araç şarj altyapısı da bu dönüşümde önemli bir rol oynuyor. Kablosuz ASB uygulamamız, sahadaki kurulum süreçlerini sadeleştirirken emisyonları azaltmayı sağladığımız somut örneklerden biri. Geçmişte birçok kez kazandığımız bu ödülü geçen yıl da, Derince’deki Madeni Yağ ve Gres Üretimi Tesisimizde hayata geçirdiğimiz güneş enerjisi projesiyle, kendi operasyonlarımızdan kaynaklanan emisyonları yıllık 500 ton azaltan bir projeyle kazanmıştık. Projelerimizi uygulamayı sürdürürken, önümüzdeki dönemde de operasyonlarımızda verimliliği artıran, emisyonları azaltan ve müşterilerimize daha düşük karbonlu enerji seçenekleri sunan çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araç Sahiplerine Müjde Haber

Elektrikli Araç Sahiplerine Müjde

Zes iş birliği ile Metro Türkiye mağazalarında başlatılan elektrikli araç şarj istasyonları projesi yeni bir faza taşınıyor. Mevcut şarj altyapısı yüksek hızlı teknolojilerle dönüştürülürken, Metro Türkiye’nin 35 mağazasının 33’ünde yer alan istasyonlardaki soket sayısı 100’den 152’ye çıkarılarak elektrikli araç kullanıcılarına alışverişleri sırasında daha hızlı ve verimli bir şarj deneyimi sunuluyor. Metro Türkiye ve Zes var olan iş birliklerini bir üst seviyeye taşıyarak mağazalardaki şarj altyapısını yüksek hızlı teknolojilere dönüştürüyor. Sürdürülebilir ulaşım çözümlerini yaygınlaştırma hedefi doğrultusunda yürütülen iş birliği kapsamında, Metro Türkiye mağazalarındaki mevcut şarj istasyonları daha ileri teknolojiyle yenilenirken, soket sayısı ise 100’den 152’ye çıkarıldı. Elektrikli araç kullanıcılarının artan hızlı şarj ihtiyacına yanıt vermeyi hedefleyen bu dönüşümle, mevcut AC şarj istasyonlarının yerini daha hızlı ve verimli DC ve HPC şarj istasyonları alıyor. Böylece elektrikli araç kullanıcılarına daha kısa sürede şarj imkânı sunulurken, müşteri deneyimi de önemli ölçüde iyileştiriliyor. Gerçekleştirilen kapsamlı dönüşüm ile ilgili değerlendirmede bulunan Zes Ülke Müdürü Cüneyt Tınaz, “Metro Türkiye ile olan stratejik iş birliğimizi bugün çok daha güçlü bir noktaya taşıyoruz. Metro Türkiye’nin 20 ildeki 35 mağazasının 33’ünde Zes olarak varlık gösteriyoruz. Bu yeni fazda odağımız, mevcut altyapıyı daha hızlı ve verimli hale getirerek elektrikli araç kullanıcılarına zaman kazandıran bir şarj deneyimi sunmak. Bu doğrultuda hem altyapıya hem de müşteri deneyimini iyileştirecek teknolojilere önemli yatırımlar yapıyoruz. Bu yatırımlarla yarının ihtiyaçlarına hazır bir altyapı sunarken, şarj sürecini kolay, hızlı ve öngörülebilir hale getiren çözümler geliştiriyoruz. Böylece şarj deneyimini akıcı ve konforlu bir yapıya dönüştürürken, müşteri memnuniyetini her temas noktasında en üst seviyeye taşıyoruz. Metro Türkiye’nin sürdürülebilirliği iş modelinin merkezine alan yaklaşımı, bizim yaygın ve hızlı şarj altyapısı hedefimizle güçlü bir şekilde örtüşüyor. Bu dönüşümle, sadece bir altyapı yatırımı yapmıyor; iki markanın ortak vizyonunu sahaya yansıtan somut bir adım atıyoruz” dedi. Metro Türkiye CFO’su Erhan Çetin, "İklim krizinin risklerinin her geçen gün daha da görünür hale geldiği bu dönemde, Metro Türkiye olarak yalnızca kendi operasyonlarımızda değil, tüm değer zincirimizde dönüşümün öncüsü olmayı en temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Sürdürülebilirliği bir iş yapış biçimi olarak ele alırken, yeşil enerji kullanımında müşterilerimizi de teşvik etmeyi hedefliyoruz. Bu vizyon doğrultusunda Zes ile var olan iş birliğimizi yeni bir faza taşıyarak büyütüyoruz. İlk etapta 32 mağazamızda 100 istasyon kurulumunu tamamlayarak misafirlerimize araçlarını YEK-G sertifikalı temiz enerjiyle şarj etme imkânı sunmuştuk. Şimdi ikinci faz kapsamında, Fethiye mağazamızın da eklenmesiyle lokasyon sayımızı 33’e, istasyon sayımızı ise 152’ye ulaştırıyoruz. Misafirlerimiz bir yandan alışverişlerini yaparken, diğer yandan araçlarını 30 ila 60 dakika gibi kısa bir sürede şarj ederek karbon ayak izlerini azaltmaya devam edebilecekler. Metro Türkiye olarak, sorumlu tüketim anlayışıyla yenilenebilir enerji sistemlerini desteklemeye ve çevre dostu çözümler üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. 81 ilin tamamında hizmet veren Zes, 5.000’in üzerindeki soket sayısı ve her geçen gün artan yüksek hızlı şarj altyapısıyla Türkiye genelinde elektrikli araç kullanıcılarına geniş bir erişim ağı sunmaya devam ediyor. Zes ve Metro Türkiye iş birliği, alışveriş noktalarının elektrikli araç ekosistemindeki stratejik rolünü güçlendirirken, sürdürülebilir şehir yaşamına katkı sağlamaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araç Şarj Altyapısı, EPDK Düzenlemesiyle Konutlara Taşınıyor Haber

Elektrikli Araç Şarj Altyapısı, EPDK Düzenlemesiyle Konutlara Taşınıyor

Üçay Mühendislik iştiraki Elaris Direktörü Volkan Demir, kullanıcı deneyimini iyileştirecek olan bu entegrasyonun Türkiye’de şarj altyapısı ile elektrikli araç kullanımını yaygınlaştıracağını vurguladı. Şehir içi mobilite alışkanlıkları değişiyor Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) elektrikli araçlara (EV) yönelik şarj hizmetleri yönetmeliğinde yaptığı kapsamlı değişiklik, Türkiye’nin elektrikli araç ekosisteminde yeni bir dönemin kapısını araladı. 23 Mart’ta Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme, şarj altyapısının özellikle konut ve site otoparklarına entegre edilmesini önceliklendirerek sektörde yapısal bir dönüşüm hedefliyor. Elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği ve şarj istasyonu çözümleri alanında faaliyet gösteren Elaris, düzenlemenin Türkiye’de şarj altyapısının yaygınlaşmasını hızlandıracağını ve pazarın büyüme ivmesini artıracağını belirtti. Sektörün 30 milyar TL’yi aşması bekleniyor Yeni düzenleme kapsamında, 2030 yılına kadar elektrikli araçların büyük bölümünün apartman ve site otoparklarında şarj edilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşımın, şehir içi mobilite alışkanlıklarını değiştirmesinin yanı sıra şarj altyapısının erişilebilirliğini de önemli ölçüde artırması bekleniyor. Sektörün, dönüşümle birlikte 2030 yılına kadar 30 milyar TL’nin üzerinde bir büyüklüğe ulaşacağı tahmin ediliyor. Dönüşüm, uluslararası ölçekte de karşılık buluyor Küresel eğilimler de bu dönüşümle paralel ilerliyor. International Energy Agency (IEA) verilerine göre, elektrikli araç kullanıcılarının yüzde 70–80’i şarj işlemlerini ev veya iş yerinde gerçekleştiriyor. Bu oran Avrupa’da bazı ülkelerde yüzde 85’e kadar çıkıyor. Veriler, şarj altyapısının yaşam alanlarına entegre edilmesine yönelik yaklaşımın uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Elektrikli araç talebi, altyapı ihtiyacını artırıyor Türkiye’de elektrikli araç sayısındaki hızlı artış da dönüşümün önemini güçlendiriyor. 2022 yılında yaklaşık 15 bin seviyesinde olan elektrikli araç sayısı, 2026 itibarıyla 400 binin üzerine çıktı. 2030 yılı projeksiyonları ise bu sayının 1 ila 1,5 milyon seviyesine ulaşacağını gösteriyor. Bu büyüme, yalnızca kamusal şarj istasyonlarının yeterli olmayacağını, konut ve iş yeri bazlı çözümlerin kritik rol oynayacağını ortaya koyuyor. Elaris Direktörü Volkan Demir, düzenlemeye ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “EPDK’nın, elektrikli araç ekosisteminde önemli bir eşik niteliği taşıyan yeni düzenlemesi ile birlikte şarj altyapısının yaşam alanlarına entegrasyonunun hızlanacağını öngörüyoruz. Kullanıcı deneyimini iyileştirecek olan bu entegrasyon, elektrikli araçların yaygınlaşmasını da hızlandıracaktır. “Ekosistemin büyümesini desteklemeyi sürdüreceğiz” Elaris olarak, ücretsiz olarak sunduğumuz elektrikli araç şarj istasyonu kurulumu ve şarj ağı işletmeciliği hizmetimizle bu dönüşüme aktif katkı sağlıyoruz. Türkiye’nin sürdürülebilir geleceği için geliştirdiğimiz çözümlerle ekosistemin büyümesini desteklemeyi sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Škoda’nın Yenilikçi Mobil Şarj Hizmeti Kısa Sürede İlgi Odağı Oldu Haber

Škoda’nın Yenilikçi Mobil Şarj Hizmeti Kısa Sürede İlgi Odağı Oldu

Ocak–Mart 2026 döneminde İstanbul, Ankara ve İzmir’de toplam 572 şarj seansı gerçekleştiren mobil şarj hizmeti, 10 farklı markadan 234 kullanıcıya ulaştı. Kullanıcıların %22’sinin düzenli müşteriye dönüşmesi, hizmetin kısa sürede güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdi. “Doğru zeminde ilerleyen dönüşüm karşılığını buluyor“ Yüce Auto–Škoda Genel Müdürü Zafer Başar, ilgi gören mobil şarj hizmetiyle ilgili değerlendirme yaparak, “Biz elektrikli araçları, hızlı adet artışı hedeflenen bir alan olarak görmüyoruz. Bu dönüşümü, pazarın gelişimiyle paralel ve doğru zeminde ilerletilmesi gereken hassas bir süreç olarak ele alıyoruz. Elektrikli mobiliteyi yalnızca ürün üzerinden değerlendirmiyoruz. Altyapı, kullanım konforu ve en önemlisi müşteri güveniyle birlikte bütüncül bir bakış açısının önem taşıdığını düşünüyoruz. Elektrikli araç kullanıcılarının endişelerini azaltan ve hayatı kolaylaştıran mobil şarj hizmetinin kısa sürede yoğun ilgi görmesi, bizim yaptığımız işin ne kadar doğru olduğunu da ortaya koyuyor“ dedi. Marka bağımsız hizmet dikkat çekiyor Yüce Auto–Škoda, Türkiye’de elektrifikasyonda öncü rol oynarken, sunulan mobil şarj hizmeti, yalnızca Škoda kullanıcılarına değil, tüm elektrikli araç sahiplerine açık şekilde kurgulandı. Bu yaklaşımın en somut yansımalarından biri ise, farklı markalardan gelen yoğun talep oldu. Toplamda 18.875 kWh enerji tüketimi sağlanan hizmette, oturum başına ortalama 28 kWh şarj gerçekleştirildi. Mobil şarj filosu ise 41 farklı konumda aktif hizmet vererek şehir içi erişilebilirliği önemli ölçüde artırdı. Elektrikli mobilitede güven ve erişilebilirlik ön planda Elektrikli araç kullanıcılarının en önemli soru işaretlerinden biri olan “yolda kalma” endişesine çözüm sunmak amacıyla geliştirilen mobil şarj hizmeti, mesafe sınırı olmaksızın kullanıcıya ulaşarak kesintisiz destek sağlıyor. Hizmetin fiyatlandırması da sabit şarj istasyonlarıyla benzer seviyede tutularak erişilebilirlik destekleniyor. Mobil şarj hizmetinin kullanıcı profilinde ise 30–44 yaş grubunun öne çıktığı görülüyor. Bu veri, elektrikli mobiliteye adaptasyon sürecinde belirli bir kullanıcı kitlesinin daha hızlı hareket ettiğine işaret ediyor. Sürdürülebilir büyüme ve genişleme hedefi Yüce Auto–Škoda, mobil şarj hizmetini elektrikli mobilite ekosisteminin önemli bir parçası olarak konumlandırırken, artan talep doğrultusunda hizmet ağını genişletmeyi planlıyor. İhtiyacın artmasıyla birlikte Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde de hizmetin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Elektrikli mobiliteyi kontrollü ve sürdürülebilir bir büyüme perspektifiyle ele alan Yüce Auto–Škoda, kullanıcı deneyimini merkeze alan bu yaklaşımıyla sektörde fark yaratmayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıttı Haber

Hyundai IONIQ 3’ü Milano Tasarım Haftası’nda Tanıttı

Hyundai, elektrikli mobiliteyi Avrupa’daki günlük ihtiyaçlara daha uygun, sezgisel ve konforlu hale getirmek üzere geliştirilen tamamen elektrikli kompakt hatchback modeli IONIQ 3’ü İtalya’da tanıttı. Milano Tasarım Haftası, Hyundai'nin tasarım anlatısı için doğal bir ortam oluşturarak, markanın uzun süredir devam eden tasarım mirasını Avrupa'nın önde gelen yaratıcı sesleriyle diyaloğa sokuyor. Tasarımın küresel başkentine geri dönerek Hyundai, Giorgetto Giugiaro tarafından tasarlanan 1974 tarihli Pony Coupé ile başlayan bir mirası vurguluyor ve tasarımın markanın modern elektrikli mobiliteye yaklaşımını nasıl sürekli olarak şekillendirdiğinin altını çiziyor. IONIQ 3; Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım felsefesinden ilham alan güçlü tasarımı, sade ve kullanıcı dostu teknolojileri ile geniş ve konforlu iç mekânı bir araya getiriyor. Türkiye’de üretilecek ikinci elektrikli model olan IONIQ 3, sadelik, hassasiyet ve malzeme doğallığını dengeleyen yaklaşımıyla, insan odaklı modern elektrikli mobilite vizyonunu yansıtıyor. Yeni “Aero Hatch” tasarımıyla verimlilik ve ferahlık bir arada IONIQ 3, hem aerodinamik verimlilik hem de iç mekân genişliği sunacak şekilde optimize edilen yeni bir “Aero Hatch” tasarım felsefesini yansıtıyor. Alçak ve akıcı ön tasarım, hem ön hem arka yolcuların üzerinden düz bir şekilde ilerleyen tavan çizgisiyle devam ediyor ve arka spoylere doğru dinamik biçimde alçalarak bütünleşiyor. Bu geometri, özellikle arka koltuk yolcuları için baş mesafesini artırarak iç mekânda belirgin bir ferahlık ve konfor sağlıyor. “IONIQ 3, Avrupa’da elektrikli mobiliteyi daha erişilebilir hale getiriyor”. Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, yeni modelle ilgili şunları söyledi: “IONIQ 3, Hyundai’nin Avrupa’daki elektrikli araç ürün gamında önemli bir rol oynuyor. IONIQ markasının tasarım, ileri teknoloji ve insan odaklı yaklaşım gibi temel değerlerini, günlük kullanıma uygun kompakt bir formatta sunuyor. IONIQ 3 ile elektrikli mobiliteyi daha erişilebilir hale getiriyoruz. Model, IONIQ 5 ve IONIQ 6’yı tamamlayarak şehir yaşamına ve aile kullanımına uyum sağlayan, aynı zamanda kalite, güvenlik ve verimlilikten ödün vermeyen bir alternatif sunuyor”. Avrupalı kullanıcılar için geliştirildi IONIQ 3; şehir içi kullanım ağırlıklı olmak üzere genç aileler ve fonksiyonelliğe önem veren kullanıcılar için geliştirildi. Hyundai Motor Grubu’nun Elektrik-Global Modüler Platformu (E-GMP) üzerine inşa edilen model, 400 volt elektrik mimarisiyle verimlilik, menzil ve şarj performansını dengeli şekilde sunuyor. Yeni modelde iki farklı batarya seçeneği sunuluyor. Standart menzilli batarya, 344 km’nin üzerinde (WLTP) bir değer sunarken uzun menzilli batarya ise 496 km’nin üzerinde (WLTP) bir menzile sahip olacak. 42.2 kWh standard versiyon LFP tip batarya, 61 kWh (Long range) ise NCM batarya kullanacak. Her iki model de önde konumlu elektrik motora ve önden çekiş sistemine sahip olacak. Üç farklı sürüş modu ve diğer IONIQ modellerinde olduğu gibi geri kazanım özellikli rejenerasyon sistemiyle donatılacak. Modern şehir karakterini yansıtan tasarım IONIQ 3, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım dilini kompakt EV segmentine taşıyor. Dünyada kendi otomobillerinde kullandığı çeliğin tamamına yakınını yine kendi tesislerinde üreten tek marka olan Hyundai, çelik üretiminden ilham aldığı bu yaklaşımla, yüzeyleri sadeleştirerek güçlü ve net bir görsel etki yaratıyor. Piksel aydınlatma imzası ve “H” harfine mors koduyla gönderme yapan dört nokta detayı, modelin karakteristik tasarımını güçlendiriyor. Yaklaşık 0.263 sürtünme katsayısı, aerodinamik verimliliği desteklerken modern tasarım kimliğini pekiştiriyor. Model; 11 farklı dış renk, farklı iç mekân kombinasyonları ve 16,17,18 ve 19 inç jant seçenekleri ile kişiselleştirilebiliyor. Ayrıca, daha fazla sportiflik ve N ruhunu yaşamak isteyenler için geliştirilen IONIQ 3 N Line ise dinamik detaylarıyla daha çarpıcı bir görünüm sunuyor. Basit ve sezgisel teknoloji deneyimi IONIQ 3’teki teknoloji, karmaşıklık yaratmak yerine günlük kullanımı kolaylaştırmak üzere tasarlandı. Model, Avrupa’da ilk kez sunulan Pleos Connect bilgi-eğlence sistemiyle donatılıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı sistem; 12,9 inç veya 14,6 inç ekran ve araç fonksiyonlarına ve bağlantıya sezgisel erişim sunuyor. Güvenlik için “eller direksiyonda, gözler yolda” felsefesine sadık kalarak hız ve anlık sürüş parametreleri gibi bilgiler ise direksiyonun üst kısmına denk gelecek şekilde kokpitteki ayrı bir dijital ekrandan takip edilebilecek. Öne çıkan diğer özellikler: Hyundai Digital Key 2, Plug & Charge, Entegre EV rota planlayıcı ve İç ve dış V2L (Vehicle-to-Load). Hızlı şarj ile batarya, optimum koşullarda %10’dan %80’e 29 dakikada dolabiliyor. AC şarj kapasitesi ise 22 kW’a kadar çıkıyor. Kompakt boyutlara rağmen geniş ve konforlu iç mekân IONIQ 3, kompakt boyutlarına rağmen ferah ve esnek bir iç mekân sunuyor. “Furnished Space” yaklaşımıyla tasarlanan iç mekânda, unsurlar bir yaşam alanı hissi verecek şekilde konumlandırılıyor. Uzun aks mesafesi ve düz zemin yapısı; geniş diz ve baş mesafesi sağlarken, bagaj hacmi günlük kullanım için pratik çözümler sunuyor. Bagajın altına doğru gizli bir depolama alanı sunan Megabox, ek kullanım kolaylığı sağlıyor. 441 litrelik cömert bagaj kapasitesinin segmentte standartları belirlemesi ve günlük kullanım kolaylığını desteklemesi bekleniyor. Böylelikle iki adet büyük tip bavul rahatlıkla bagaja aynı anda sığabiliyor. Bu ekstra hacim, normal bir B segmenti aracın böylesine geniş bir yükleme kapasitesine sahip olamayacağı anlamına geliyor. İç mekan konforu, pazarların dinamiklerine göre standart donanıma bağlı olarak aşağıdaki özelliklerle de tercih edilebilecek. Relaxation koltuklarIsıtmalı ve havalandırmalı koltuklarGeri dönüştürülmüş ve biyobazlı malzemelerBOSE® Premium ses sistemiÇift bölgeli klimaAmbiyans aydınlatma gibi özellikler sunuluyor. Gelişmiş güvenlik ve sürüş destek sistemleri IONIQ 3, Hyundai SmartSense sürüş destek sistemleriyle donatılıyor. Ayrıca, Projection LED farlar ve akıllı ön aydınlatma sistemi (IFS), görüş ve güvenliği artırıyor. Öne çıkan özellikler: Otoyol Sürüş Desteği 2 (HDA2)Uzaktan Akıllı Park Asistanı (RSPA)Hafızalı Park Manevrası (MRA)Surround Çevre Görüş Kameras (SVM)Kör Nokta İzleme Monitörü (BVM)7 hava yastığı Avrupa için geliştirildi, Türkiye’de üretilecek. IONIQ 3, Avrupa’da tasarlanarak Hyundai’nin Türkiye’deki İzmit fabrikasında Ağustos ayında üretilecek. Aracın Avrupa ile aynda Türkiye’deki satışına ise Eylül ayında başlanacak. 147 PS (107,8 kW) ve 135 PS (99.5 kW) güç üreten iki motor seçeneği ve iki seçenekte de 250 Nm tork sunacak olan model, 170 km/s maksimum hız ile modern Avrupa yaşamına uyum sağlayacak şekilde geliştirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nissan’dan Güçlü Elektrikli Hamle Haber

Nissan’dan Güçlü Elektrikli Hamle

Nissan, Japonya’daki küresel genel merkezinde düzenlenen Vision etkinliğinde tamamen yeni, tam elektrikli JUKE’u tanıttı ve Avrupa’daki elektrifikasyon stratejisinde önemli bir adım attı. Nissan, Avrupa’daki elektrikli araç pazarı büyümeye devam ederken, pazardaki rekabetçi koşullarda müşterilerin farklı ihtiyaçlarını karşılamak için elektrikli araçlar konusundaki 15 yıllık deneyimini ve liderliğini kullanıyor ve bunun üzerine yeni ürünlerini geliştiriyor. Çevik, kompakt ve tartışmasız şekilde Nissan’a ait olan bu ilk elektrikli Juke, elektrikli araç çağında da karakterini ve duygusunu koruyarak Avrupa’nın en ayırt edici kompakt crossover modellerinden birini yeniden yorumluyor. Bu model, Nissan’ın bugün her tür müşteri için elektrikli bir güç aktarma sistemi sunma yönündeki daha geniş stratejisinin bir parçasını oluşturuyor. 2010’daki ilk lansmanından bu yana JUKE, Avrupa’da 1,5 milyon kişi tarafından tercih edildi ve dikkat çekici, farklı tasarımı sayesinde kompakt crossover sınıfının görünümünü ve beklentilerini değiştirdi. Yeni JUKE bu karakteri korurken tamamen elektrikli bir güç aktarma sistemi sunarak Nissan’ın sıfır emisyonlu mobiliteye doğru yolculuğunu destekliyor. Tam Elektrifikasyona Esnek Bir Geçiş Yolu Tam elektrikli JUKE, Avrupa’daki büyüyen elektrikli araç ürün gamına katılıyor. Bu ürün gamında yeni MICRA, üçüncü nesil LEAF, Ariya crossover ve Townstar hafif ticari araç (LCV) yer alırken, yakında yeni bir A-segment elektrikli araç da bu listeye eklenecek. JUKE EV, üçüncü nesil LEAF ile birlikte Vehicle-to-Grid teknolojisini sunarak elektrikli araçların daha geniş enerji ekosistemine entegrasyonunu destekleyecek. Nissan, elektrikli araç serisini genişletirken, şarj gerektirmeyen ama elektrikli sürüş deneyimi sunan e-POWER seri hibrit teknolojisini de sunmaya devam ediyor. Nissan’ın hibrit modelleri, müşterilerin ihtiyaçlarına uygun teknolojilere erişimini sağlamak için ürün gamının önemli bir parçası olmaya devam edecek. Nissan AMIEO Başkanı Massimiliano Messina: “Avrupa, Nissan’ın elektrifikasyon stratejisinin merkezinde yer alıyor ve tamamen elektrikli bir geleceğe güçlü şekilde bağlıyız,” dedi. “Hızla genişleyen EV ürün gamımızla, bölgedeki güçlü tasarım, mühendislik ve üretim altyapımız sayesinde her segmente daha fazla seçenek ve yenilik getiriyoruz. Bu yeni nesil araçlar birlikte, sıfır emisyonlu mobiliteye geçişimizi hızlandıracak.” Avrupa’dan Yükselen Elektrifikasyon Gücü Tamamen yeni, tam elektrikli JUKE, Nissan’ın Birleşik Krallık’taki Sunderland fabrikasında üretilecek ve bu tesisin şirketin küresel elektrikli araç stratejisindeki merkezi rolünü daha da güçlendirecek. Halihazırda LEAF’e ev sahipliği yapan ve JUKE’un ön seri üretiminin önümüzdeki haftalarda başlayacağı Sunderland Fabrikası, Nissan’ın Avrupa’daki elektrikli üretim yapısının temel taşı olmaya devam ediyor. Bu taahhüt, Birleşik Krallık, İspanya ve Almanya’daki tasarım, mühendislik ve geliştirme ağını içeren Nissan’ın daha geniş bölgesel kapasitesiyle destekleniyor. Bu operasyonlarla birlikte Nissan’ın Avrupa’ya hem üretim hem de inovasyon merkezi olarak yaptığı uzun vadeli yatırım ortaya konuyor ve şirket Avrupa’da Avrupalı müşteriler için araç tasarlamaya, mühendislik yapmaya ve üretmeye devam ediyor. Nissan AMIEO Ürün, Marka ve Pazarlama Stratejisi Bölge Başkan Yardımcısı Clíodhna Lyons, “JUKE her zaman cesur tasarımı ve geleneğe meydan okuma isteğini temsil etti. Bu üçüncü nesille birlikte bu ruhu elektrikli çağa taşıyoruz. İlk tamamen elektrikli JUKE olarak, elektrikli ürün gamımız genelinde seçenekleri genişletirken yeni müşterilere ulaşmamıza yardımcı olacak,” dedi. Nissan Vision Etkinliği’nde Tanıtıldı Üçüncü nesil JUKE, Japonya’daki Nissan Vision Etkinliği’nde dünya prömiyerini yaptı. Şirket bu etkinlikte küresel medya, paydaşlar ve çalışanlara uzun vadeli yönünü, ürün yol haritasını ve teknoloji yeniliklerini tanıttı. Yeni JUKE, 2027 baharından itibaren satışa sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.