Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektrikli Araç

Kapsül Haber Ajansı - Elektrikli Araç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrikli Araç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

WAT Mobilite 2025’te 62 Şehirde 622 Şarj Noktasına Ulaştı Haber

WAT Mobilite 2025’te 62 Şehirde 622 Şarj Noktasına Ulaştı

Elektrikli araçlar için yenilikçi ve sürdürülebilir şarj çözümleri sunan WAT Mobilite, 2026 yılında mevcut istasyonlarda sunulan şarj gücünü artırarak ve yeni istasyonlarda yüksek güçte şarj hizmeti sunarak elektrikli araç altyapı dönüşümünde aktif rolünü pekiştirmeyi hedefliyor. 2026 yılında yüksek hızlı şarj noktalarını minimum 180 kW olacak şekilde kurgulayan WAT Mobilite, hizmet verdiği şarj noktalarında da lokasyon altyapısını güncelleyerek düşük güçteki şarj istasyonlarının gücünü 180 kW'a çıkarmayı hedefliyor. Şirket, geçen yıl 360 kW şarj istasyonlarıyla başlattığı ultra hızlı şarj hizmetini de yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Bu kapasite artışı, özellikle şehirler arası güzergâhlar ve yoğun kullanılan noktalarda elektrikli araçların daha kısa sürede şarj edilmesini sağlayacak. Karahasanoğlu: Kullanıcıların yolculuk alışkanlıklarını iyileştiriyoruz 2025 yılında hayata geçirilen yatırımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan WAT Mobilite & WAT Motor Genel Müdürü Alp Karahasanoğlu, “Türkiye genelindeki toplam 38.735 şarj soketi içerisinde %5’lik pazar payına ulaşan WAT Mobilite, 1.971 soketten oluşan geniş ağıyla sektörün ana oyuncularından biri olduğunu kanıtladı. Yerli üretim WT Serisi’nin teknolojik gücünü arkamıza alarak, sunduğumuz yüksek hızlı şarj altyapısıyla Türkiye’nin mobilite dönüşümüne öncülük etmeye devam ediyoruz" dedi. Artan elektrikli araç sayısına paralel olarak sundukları hizmetin kalitesini artırmak için kesintisiz çalıştıklarını belirten Karahasanoğlu, “Şarj ağımızın önemli bir kısmında yüksek hızlı şarj istasyonları ile hizmet veriyoruz. 2025 yılında ilk defa 360 kW şarj istasyonları ile başlattığımız ultra hızlı şarj hizmetini 2026 yılında yaygınlaştıracağız. Mevcut ve yeni lokasyonlarımızın şarj gücünü minimum 180 kW olacak şekilde yükselterek, kullanıcılarımıza daha verimli bir enerji altyapısı sunmayı hedefliyoruz. Bu dönüşüm sadece bir kapasite artışı değil, aynı zamanda kullanıcıların yolculuk alışkanlıklarını iyileştiren bir standart. Teknolojik bağımsızlığı merkeze alan yeni yatırım hedeflerimiz doğrultusunda Türkiye’nin mobilite dönüşümüne rehberlik etmeyi ve müşteri memnuniyetini en üst seviyeye taşımayı sürdüreceğiz” dedi. Yerli WT Serisi’yle şarjda yeni dönem başlattı Tamamı kendi Ar-Ge ekibi tarafından tasarlanan ve Türkiye’de üretilen yerli 'WT Serisi' şarj istasyonunu devreye alarak teknolojik yerlileşme hedefine ulaşan WAT Mobilite, sertifikasyon süreci tamamlanan 180 kW kapasiteli istasyonlarla, sektördeki Çin ve Avrupa bağımlılığını azaltarak teknolojik bilgi birikimi ve uzmanlık oluşturdu. Şirket, Bi Mola tesislerinde yerli şarj istasyonlarını 180 kW ile hizmete açtı. 240 kW’lık yeni modelini de sertifikasyon sürecine dahil etti. 2026 yılı 2. Çeyrek içerisinde 240 kW’lık şarj istasyonları ile hizmet vermeyi amaçlıyor. Mevcut ürün gamını 2026 yılı itibarıyla tamamen yurt içi pazara açmayı planlayan WAT Mobilite, bu hamleyle Türkiye’nin enerji altyapısına yerli mühendislik gücüyle değer kattı. Bodrum-İstanbul yolunda enerji durağı ve yaşam alanı bir arada 2025 yılında Türkiye’de bir ilk olan ve 360 kW gücündeki ultra hızlı şarj istasyonlarını bünyesinde barındıran WAT Şarj HUB’ı da 500’üncü lokasyonu olarak hizmete sunan WAT Mobilite, Bodrum-İstanbul yolu üzerinde konumlanan şarj merkeziyle şarj istasyonu kavramına yeni bir boyut kazandırdı. Elektrikli araç kullanıcıları için sadece bir enerji durağı değil, kapsamlı bir yaşam alanı olarak tasarlanan WAT Şarj HUB araçların enerji ihtiyacını karşılamanın yanında seyahatleri daha keyifli kılan bir mola noktası olarak kurgulandı ve tesiste, 7/24 hizmet veren dinlenme ve etkinlik alanları, hijyen standartları yüksek tuvaletler ile yiyecek-içecek otomatları gibi sosyal imkanlar bir arada sunulmaya başlandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nissan’dan Güneş Enerjisiyle Çalışan Araç Teknolojisi Haber

Nissan’dan Güneş Enerjisiyle Çalışan Araç Teknolojisi

Güneş ışığını doğru akıma çeviren, yüksek verimli hücrelere sahip 3,8 m²’lik özel bir güneş paneli sistemiyle donatılan Nissan Ariya, gerçek koşullarda yapılan testler sonucunda güneşli bir günde 23 kilometreye kadar ek menzil sağlıyor.Bu konsept, yeni nesil temiz enerji teknolojileriyle Nissan’ın karbon nötr bir geleceğe yönelik yenilikçi yaklaşımını ortaya koyuyor. Temiz Enerji Günü'nde Nissan, güneş enerjisiyle çalışan Ariya konseptini tanıttı. Bu konsept, gelecekteki elektrikli araçların dünyanın en bol yenilenebilir enerji kaynağı olan güneşi nasıl kullanabileceğini araştırıyor. Nissan'ın Dubai'deki İleri Ürün Planlama ekibi ve Barselona'daki Powertrain Planlama ekibi mühendisleri tarafından geliştirilen konsept; kaput, tavan ve bagaj kapağına entegre edilmiş 3,8 m²'lik yüksek verimli fotovoltaik panellere sahip. Polimer ve cam bazlı bu güneş panelleri, güneş ışığını güce dönüştürüyor ve enerji kullanımını optimize etmek ve harici şarj altyapısına bağımlılığı azaltmak için tasarlanmış gelişmiş bir sistem tarafından yönetiliyor. Elektrikli araç özgürlüğünün kapılarını açan teknoloji Gerçek hayatta yapılan tesrler, sistemin dönüştürücü potansiyelini ortaya koyuyor: İdeal koşullarda, sistem günde 23 km'ye kadar ek menzil sağlayabiliyor.Barselona gibi güneş ışığına maruz kalma oranının yüksek olduğu şehirlerde, araç, güneş enerjisiylegünlük ortalama 17,6 km ek sürüş menzili sağlayabiliyorYıl boyunca elde edilen ortalamalar, küresel olarak önemli kazançlar olduğunu gösteriyor: Londra'da 10,2 km/gün, Yeni Delhi'de 18,9 km/gün ve Dubai'de 21,2 km/günSürücüler, kullanımlarına bağlı olarak şarj sıklıklarını %35-65 oranında azaltabiliyorlar.İki saatlik, 80 km'lik bir yolculukta 0,5 kWh temiz enerji üretiliyor ve bu da 3 km'lik ücretsiz, sıfır emisyonlu ek menzil sağlıyor. Bu performans, sınırlı şarj altyapısına sahip bölgeler için önemli sonuçlar doğuruyor. Sürücüler, güneşin altında park ederek veya sürüş yaparak şarj aralıklarını uzatabiliyor, daha fazla özerklik elde edebiliyor ve maliyetlerini düşürebiliyor. Cesur bir fikri gerçeğe dönüştüren işbirliği Proje, basit ama iddialı bir soruyla başladı: Elektrikli araçlar kendi kendilerini şarj edebilselerdi ne olurdu? Bu soru, Nissan'ın mühendislik ekipleri tarafından hayata geçirilen yeni nesil panel teknolojisini sağlayan Hollandalı güneş enerjisi mobilite yenilikçisi Lightyear ile bir ortaklığın başlamasına neden oldu. Hollanda ile Barselona arasında 1.550 km'lik bir yolculuk da dahil olmak üzere yapılan ilk uzun mesafe testleri, güneş enerjisi entegrasyonunun yıllık 6.000 km yol kat eden bir sürücünün yıllık şarj istasyonu ziyaretlerini 23'ten sadece 8'e düşürebileceğini gösterdi. Nissan AMIEO ePowertrain & İçten Yanmalı Motor Powertrain (ICE) Teknoloji Araştırma ve İleri Mühendislik Başkan Yardımcısı ve Baş Powertrain Mühendisi Shunsuke Shigemoto: "Güneş enerjisiyle çalışan Ariya konsepti, Nissan'ın inovasyon ve sürdürülebilirliğin el ele ilerlemesi gerektiği inancını somutlaştırıyor. Araçların kendi yenilenebilir enerjilerini nasıl üretebileceklerini araştırarak, müşterilerimiz için daha fazla özgürlük, daha az şarj bağımlılığı ve daha temiz bir gelecek gibi yeni fırsatların kapısını açıyoruz. Bu konsept sadece teknik bir dönüm noktası değil, Nissan'ın elektrikli mobilitenin bir sonraki aşamasını nasıl yöneteceğine dair bir vizyon." dedi. Nissan'ın 2050 karbon nötrlüğü hedefine doğru bir adım Güneş enerjisiyle çalışan Ariya konsepti, Nissan'ın daha temiz ve daha bağlantılı bir dünya inşa etme konusundaki uzun vadeli taahhüdünü yansıtıyor. Nissan, entegre bir elektrikli araç çözümü olarak güneş enerjisiyle şarjı araştırarak, 2050 yılına kadar ürünlerinin ve faaliyetlerinin yaşam döngüsü boyunca karbon nötrlüğü hedefine ulaşma konusundaki küresel hedefine yönelik yeniliklere devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Borsa İstanbul’da Gong Üçay Mühendislik İçin Çaldı Haber

Borsa İstanbul’da Gong Üçay Mühendislik İçin Çaldı

25 yılı aşkın deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen mühendislik ve enerji şirketlerinden Üçay Mühendislik ilk gong ile sermaye piyasalarına adım attı. Kuveyt Türk Yatırım liderliğinde, 14-15-16 Ocak 2026 tarihlerinde talep toplama sürecini tamamlayan şirket, UCAYM koduyla, Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görmeye başladı. Gong töreni; Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karacabey, Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Bozkurt, Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy, Kuveyt Türk Yatırım Kurumsal Finansman Direktörü Abdülkadir Sadıkoğlu ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun “Üçay Mühendislik, enerji teknolojileri alanında katma değer üreten, mühendislik yeteneklerini sahadaki tecrübeyle birleştirmeyi başarmış olan değerli bir şirketimizdir. Geliştirdiği yenilikçi uygulamalarla, farklı sektörlerin değişen ihtiyaçlarını karşılamakta ve yeşil dönüşümü desteklemektedir. Borsa İstanbul olarak; üretimi, mühendisliği ve teknoloji odaklı iş modellerini Borsamızda görmekten çok memnuniyet duyuyoruz. Bu nedenle, bu halka arzda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Halka arzın, sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyor, Üçay Mühendisliğe Borsamız ailesine hoş geldiniz diyorum.” dedi. “Üçay Mühendislik’in değerini istikrarlı bir şekilde artırmak öncelikli hedefimiz olacak” Üçay Mühendislik’in 2000’de başlayan yolculuğunda Türkiye’nin enerji, iklimlendirme ve teknoloji ekosistemine değer katan güçlü bir mühendislik markasına dönüştüğünü belirten Üçay Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karacabey, “Kuruluşumuzdan bu yana attığımız her adımı, Türkiye’de daha verimli, daha çevreci ve daha sürdürülebilir bir yaşam için şekillendirdik. 2007 yılında elektrik ve mekanik taahhüt alanında attığımız ilk adım, 2019’da sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda bağlı ortaklığımız Elaris’in kuruluşu ve EPDK’dan aldığımız “Elektrikli Araç Şarj Ağı İşletmeciliği” lisansı, bu yolculuğun dönüm noktaları oldu. 2020’li yıllarla birlikte enerjinin geleceğini merkeze alan stratejik bir dönüşüm başlattık. Güneş enerjisi yatırımlarımızı büyütürken, yazılım ve teknoloji kabiliyetlerimizi güçlendirdik. 2021’de dünyanın lider şirketlerinden biri olan EATON’un Türkiye’deki şirketi ile yaptığımız iş birliği sayesinde markanın elektrikli araç şarj sistemlerinin Türkiye’deki tek yetkili satış ve servis bayisi olduk. Üçay Mühendislik bugün iklimlendirme, yenilenebilir enerji, elektrik & mekanik taahhüt ve e-mobilite alanlarında entegre hizmetler sunan, sektörün dönüşümünde aktif rol oynayan bir şirket haline geldi. Bugün burada Üçay Mühendislik’in kurumsal tarihinde yeni bir sayfayı açıyoruz. Halka arz, titizlikle hazırlıklarını yürüttüğümüz bir hedefti. Bu adımla şirketimizin şeffaflığını, kurumsallığını ve hesap verebilirliğini daha güçlü bir zemine taşıyoruz. Sürdürülebilir büyüme stratejimizi de yatırımcılarımızla birlikte inşa etmeye başlıyoruz. Yatırımcılarımızın güvenini korumak, şirketimizin değerini istikrarlı bir şekilde artırmak, ülke ekonomisine ve istihdama katkı sağlamak öncelikli hedefimiz olacak. Yeni ortaklarımızın katkısı ve güveniyle, önümüzdeki dönemde daha büyük projelere imza atacağımıza inancım tam” dedi. “Şirketimize gösterilen ilgi geleceğe dair güçlü vizyonumuzu bir kez daha teyit etti” Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı ise “Türkiye’nin 22 ilinde, 30’u aşkın lokasyonda gelişmiş ERP altyapımız ve entegre operasyon yapımız sayesinde her yıl yaklaşık 30.000 müşterimize hızlı, güvenilir ve kesintisiz hizmet sunuyoruz. Bu ölçek, Türkiye’nin mühendislik ve enerji sektöründe erişilebilirlik ve hizmet standardı açısından önemli bir konumda olduğumuzu ortaya koyuyor. Yoğun ilgi gören halka arzımız sonrası bugün aramıza 796 bin 720 yeni ortak katıldı. Bu ilgi, faaliyetlerimize duyulan güveni ve geleceğe dair güçlü vizyonumuzu bir kez daha teyit etti. Halka arzdan elde edeceğimiz kaynağı elektrikli araç şarj ağı yatırımlarında, GES projelerinde, sürdürülebilirlik odaklı süreçlerde, teknoloji geliştirme faaliyetlerinde ve dijital altyapımızın güçlendirilmesinde kullanacağız. Bu yatırımların yalnızca Üçay Mühendislik’in büyümesine değil, aynı zamanda ülkemizin enerji dönüşümüne, karbon azaltım hedeflerine ve sürdürülebilir kalkınma vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu. Kuveyt Türk Yatırım Genel Müdürü Selman Ortaköy ise şöyle konuştu: “Kuveyt Türk Yatırım olarak kuruluşumuzdan bu yana temel bir hedefle hareket ediyoruz: Yatırımcılarımızın tasarruflarını, ülkemizin üreten, istihdam sağlayan ve reel ekonomiye değer katan şirketleriyle buluşturmak. Bu süreçte üstlendiğimiz sorumluluk, bir aracı kurum olmanın ötesindedir. Biz kendimizi, yatırımcılarımız ve şirketlerimiz için stratejik bir yol arkadaşı olarak görüyoruz. Bugün bir yanda, 25 yıldır mühendislik, enerji ve teknoloji alanında ülkemize değer katan Üçay Mühendislik’in kurumsallaşma yolculuğundaki en büyük adımı kutlarken diğer yanda ise, Kuveyt Türk Yatırım olarak konsorsiyum liderliğini üstlendiğimiz ilk halka arzımızı başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Talep toplama sürecinde yatırımcılarımızdan gördüğümüz yoğun ilgi, bizlere çok net bir mesaj verdi. Yatırımcılar; üreten, geleceğe yatırım yapan, sürdürülebilirliği söylemden öteye taşıyıp iş modelinin merkezine koyan şirketlere güveniyor. Üçay Mühendislik gerek yeşil enerjiye dayalı vizyonu gerekse mühendislikteki yetkinliğiyle bu güveni fazlasıyla hak etti. Biz de Kuveyt Türk Yatırım olarak, bu kıymetli şirketi sermaye piyasalarımızla buluşturan köprü vazifesini üstlendik. Bu süreçte şeffaflıkla, titizlikle yürütülen çalışmaların meyvesini bugün topluyoruz.”

Türkiye Renault’nun Dünyada En Çok Satış Gerçekleştirdiği İkinci Ülke Oldu Haber

Türkiye Renault’nun Dünyada En Çok Satış Gerçekleştirdiği İkinci Ülke Oldu

Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi kapsamında Türkiye’de üretimine başlanan Duster, yılın son çeyreğinde yakaladığı güçlü satış ivmesiyle aralık ayında en çok satan SUV olarak bu performansta önemli rol oynadı. Strateji doğrultusunda 2025 yılı içinde Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda iki yeni modelin daha üretimine başlanacak. Bu modellerden biri Renault Boreal olurken, diğer model önümüzdeki dönemde açıklanacak.Renault, 2025 yılında dünya genelinde 1.628.030 adet araç satışı gerçekleştirerek güçlü bir performans sergiledi. Marka, 2024’e kıyasla binek ve hafif ticari araç toplamında %3,2 büyüme kaydetti.Bu büyümede, 1.292.000 adetle %10 artış gösteren binek otomobil satışları belirleyici oldu.Renault’nun elde ettiği bu sonuçlar, markanın üst üste üçüncü yılda da büyüme kaydettiğini ortaya koydu. Yılın ilk yarısında %2,7, ikinci yarısında ise %3,8 büyüme sağlayan marka, istikrarlı ve sürdürülebilir ticari stratejisini güçlendirdi.Renault, Avrupa’da binek otomobil satışlarını %7,4 artırırken, satışlarının %60’ını oluşturan elektrikli, full hybrid ve plug-in hybrid modellerde 12 puana varan büyüme elde etti.Bu performans, Renault’yu Avrupa’da 90 g/km’nin altındaki CO₂ emisyon değeriyle sınıfının en iyileri arasına taşıdı.Binek ve hafif ticari araç satışları toplamında Renault, Avrupa pazarında ikinci sıraya yükseldi.Avrupa dışı pazarlarda ise Uluslararası Oyun Planı sayesinde %11,7’nin üzerinde büyüme sağlayan Renault, “dünyanın önde gelen Fransız otomotiv markası” konumunu korudu. Renault Küresel Satış ve Operasyonlar Direktörü Ivan Segal, “Renault, üst üste üç yıl boyunca kaydettiği büyüme ve dünya genelindeki binek otomobil satışlarındaki güçlü artışla, stratejisinin sağlamlığını ve tutarlılığını ortaya koydu. Elektrifikasyon odağımız ve değer temelli yaklaşımımız, markamızı lider ve yenilikçi bir konuma taşırken somut sonuçlar üretmeye devam ediyor. 2025 yılında Avrupa’da ve küresel pazarlarda elde edilen büyüme, her pazara özel ürün stratejimizle müşteri beklentilerini karşılamamızı sağladı ve sürdürülebilir performansımızı daha da güçlendirdi.” Renault Uluslararası Oyun Planı 2027'nin başarısı sayesinde Uluslararası pazarlarda elde edilen ivmeli büyüme Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi, küresel ayak izini genişletme hedefi doğrultusunda 2025 yılında somut ve güçlü sonuçlar ortaya koydu. Uluslararası pazarlardaki satışlar, yıllık bazda %11,7 artarak 621.435 adede ulaştı ve markanın toplam satışlarının %38’ini oluşturdu (geçen yıla göre +2,9 puan). Renault, bu performansla dünyanın bir numaralı Fransız otomobil markası olma konumunu korudu. Türkiye: Renault, güçlü ikinci yarı performansı ve Türkiye’de üretilen Duster’ın yılın son çeyreğinde yakaladığı yüksek satış ivmesiyle, aralık ayında SUV segmentinin en çok satan modeli olmasının da katkısıyla %8 büyüme ve 144.331 adet satışa ulaştı. Bu sonuçla marka, Türkiye pazarında liderliğe yükseldi ve uluslararası büyümede kilit pazarlardan biri oldu. Renault Uluslararası Oyun Planı 2027 stratejisi kapsamında Türkiye’de üretimi başlayan Duster, bu başarıda belirleyici rol oynarken; strateji doğrultusunda 2025 yılı içinde Türkiye’de Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda iki yeni modelin daha üretimine başlanması planlanıyor. Bu modellerden biri Renault Boreal olurken, ikinci model önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılacak. Latin Amerika: Kardian modelinin katkısıyla satışlar %11,3 artarak 272.600 adede ulaştı. Bölge, Renault’nun büyüme stratejisinde önemli rol oynamayı sürdürdü. Güney Kore: Grand Koleos’un 40.877 adetlik satışla liderlik ettiği pazarda toplam satışlar iki kattan fazla artarak 52.300 adede çıktı (%55,9 büyüme). Fas: Renault, bu pazarda %44,8 büyüme kaydederek 41.100 araç satışı gerçekleştirdi. Pazar payı 1,4 puan artışla %17,4’e yükseldi. Kardian, burada da başarının temel modellerinden biri oldu. Hindistan: Renault, 2025’in ikinci yarısında satışlarını yıllık bazda %18,3, son çeyrekte ise %27,4 artırarak pazardaki ilginin net şekilde yeniden canlandığını ortaya koydu. Avrupa: Binek otomobilde elektrifikasyon destekli güçlü büyüme Renault, 2025 yılında Avrupa’da binek ve hafif ticari araç toplamında 1.004.000 adet satış gerçekleştirerek pazarda ikinci sırada yer aldı. Binek otomobil satışları %7,4 artarak, aynı dönemde %2,3 büyüyen pazarın üzerinde bir performans sergiledi. Bu sonuçla Renault’nun Avrupa’daki binek otomobil pazar payı 0,3 puan artışla %5,7’ye yükseldi. Artan rekabet ortamına rağmen Renault, Avrupa’da büyümeyi sürdüren sayılı markalardan biri olarak öne çıktı. Bu performans, markanın tam elektrikli ve full hybrid modelleri birlikte sunan çift yönlü elektrifikasyon stratejisinin başarısını ortaya koydu. Elektrifikasyonlu araçlar, 2025 yılında 12 puanlık artışla Renault’nun Avrupa satışlarının %60’ını oluşturdu.Tam elektrikli araç satışları, %72,2 artışla 151.939 adede ulaşarak %29,8 büyüyen pazarda Renault’nun Avrupa binek satışlarının %20,2’sini oluşturdu. Renault, Fransa genel pazarında ve Avrupa’da B segmentinde bir numaralı elektrikli araç markası konumuna yükseldi.Full hybrid araç satışları, %17 artışla 287.374 adede ulaştı. Bu satışlar, %9 büyüyen pazarda Renault’nun binek otomobil satışlarının %38,4’ünü oluşturdu. Marka, 2020’den bu yana bir milyondan fazla E-Tech hybrid araç satışı gerçekleştirirken, 2025 yılında Avrupa hibrit pazarında ikinci sırada yer aldı.Renault, elde ettiği bu sonuçlarla Avrupa’da 90 g/km’nin altındaki CO₂ emisyon değeriyle sınıfının en iyileri arasında konumlandı. Renault, B-hatchback segmentindeki liderliğini sürdürürken, geleneksel ve yeni rakiplere karşı güçlü rekabet performansı sergileyerek Avrupa B segmenti genelinde ikinci sırada yer aldı. Avrupa'da en çok satan modeller Renault 5 E-Tech, lansmanından bu yana ulaştığı 100.000'den fazla satış adediyle güçlü gidişatını sürdürdü ve Avrupa'da B segmentinde bir numaralı EV oldu. Scenic E-Tech, Avrupa'da 38.111 adet sattı (2024'e kıyasla %58.1 artış). Clio 5'in satışları 2024'e oranla %4,5 yükseldi ve araç pazardaki son yılında 243.401 satış adedine ulaştı (Sandero'dan sonra Avrupa'daki iki numaralı binek otomobil). Symbioz, lansmanından bu yana ulaştığı 88.523 satış adediyle Renault'nun en çok satan full hybrid modeli oldu. Değer Odaklı Ticari Strateji ve Geliştirilmiş Satış Kalitesi Renault, satış kalitesini ticari performansının temel unsurlarından biri olarak konumlandırmaya devam etti ve satış adedinden ziyade değer yaratmaya odaklanan stratejisine olan bağlılığını bir kez daha ortaya koydu. 2025 yılında perakende ve filo satışlarında elde edilen verimlilik, iyileştirilen satış karması ve SUV modellerin güçlü performansı bu yaklaşımı destekledi. Yükselen değerler: Avrupa’da, 2024 sonuna kıyasla pazarın belirgin şekilde üzerinde, küresel ölçekte 5 puanlık artış sağlandı. 2021’den bu yana toplam artış ise 7 puana ulaştı.Binek otomobil perakende kanalı: Yeni Çinli rakiplerin yarattığı yoğun rekabete rağmen Renault; Fransa (+0,3 puan), İngiltere (+0,4 puan), Belçika (+0,1 puan), Hollanda (+2 puan), İsviçre (+0,4 puan) ve Avusturya (+1,4 puan) gibi birçok Avrupa pazarında ek pazar payı kazandı.Daha yüksek değerli segmentlerde büyüme: Dünya genelinde C ve D segmentlerindeki satışlar %7,9 artarak 444 bin adede ulaştı. Hafif Ticari Araçlar (LCV): Zorlu Bir Pazarda Kademeli Toparlanma Dünya genelinde LCV satışları; Avrupa pazarındaki daralma (yıllık bazda -%8,3), ani üretim kesintileri ve yeni Master ürün ailesinin üretiminin kademeli olarak devreye alınması nedeniyle %16,5 düşüşle 336.505 adet olarak gerçekleşti. İlk altı ayın ardından Renault LCV operasyonları 2025 yılı boyunca kademeli toparlanma sinyalleri verdi. İlk yarıda %22,7’lik düşüş yaşanırken, ikinci yarıda düşüş oranı %9,4 seviyesine geriledi ve satışlar her çeyrekte iyileşme gösterdi. Renault LCV’ler, Avrupa’da 244.900 adet satışla hafif ticari araç pazarında ikinci sırada yer aldı.Latin Amerika’da satışlar %17,2 artışla 59.800 adede ulaştı ve güçlü bir performans sergilendi.Kangoo VAN satışları %8,4 artarak 63.900 adede yükseldi ve model, Avrupa küçük van segmentinde podyumda yer aldı.Elektrikli LCV’ler, geçen yıla kıyasla 6 puanlık artışla toplam LCV satışlarının %10,1’ini oluşturdu. Yeni Master E-Tech’in lansmanının etkisiyle Renault’nun elektrikli LCV satışları %90 arttı. 2026 Görünümü: İstikrarlı Büyüme Üzerine İnşa Uluslararası Boreal, geçen sonbaharda Brezilya’daki ticari lansmanının ardından, 2026’da Bursa’da (Türkiye) devreye alınacak ikinci üretim merkezi sayesinde 50’den fazla ülkeye ihracat yaparak Latin Amerika ve diğer pazarlardaki varlığını güçlendirecek.Filante, Kore pazarı ile birlikte KİK ülkeleri ve Kolombiya’da E segmentindeki yeni amiral gemisi olarak bu ocak ayında Seul’de tanıtıldı ve Renault Uluslararası Oyun Planı’nın beşinci modeli olarak önemli bir kilometre taşı oldu.İkonik Renault Duster, 2025’te pazara sunulan yeni nesil Kiger ve Triber’in ardından, 26 Ocak itibarıyla Hindistan’da yeniden satışa çıkacak.2027’ye kadar, Renault Uluslararası Oyun Planı kapsamında üç yeni model daha tanıtılacak. Avrupa Renault 4 E-Tech’in yeni pazarlara giriş yapması ve Twingo E-Tech’in ticari lansmanı, markanın elektrifikasyon atağını destekleyecek.Yenilenen tasarımı, geliştirilmiş güç aktarma organları ve teknolojileriyle yeni nesil Clio 6’nın satışları devam edecek.2026 model Megane E-Tech, bu yıl içerisinde tanıtılacak.LCV satışları, genişletilmiş yeni Master ürün gamı ile hız kazanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Group ve Markalarının Büyüme İvmesi Sürüyor Haber

Renault Group ve Markalarının Büyüme İvmesi Sürüyor

Avrupa’da binek araç performansıyla otomotiv üreticileri arasında üst sıralarda yer alan Grup, yaklaşık 400 bin adet hibrit satışına ulaşarak bu alanda %35,1 büyüme kaydetti, elektrikli araç satışları ise yaklaşık 194 bin adete ulaşarak %76,7 artış gösterdi. Renault Group markalarının tamamında pazarın üzerinde gerçekleşen performans, Grup’un dengeli ticari politikası ve elektrifikasyon stratejisinin somut karşılığını ortaya koydu. 2025 yılında Renault Group, dünya genelinde 2.336.807 araç satışı gerçekleştirdi. Pazarın %1,6 büyüdüğü bir ortamda %3,2’lik artış kaydeden Grup, birbirini tamamlayan üç markasının tamamında pazarın üzerinde bir büyüme performansı sergiledi.Renault: 1.628.030 araç satışıyla 2024’e kıyasla %3,2 büyüme kaydetti.Dacia: 697.408 araç satışıyla 2024’e göre %3,1 artış sağladı.Alpine: İlk kez 10.000 adet sınırını aşarak 10.970 araç satışına ulaştı. Bir önceki yıla kıyasla satışlarını iki kattan fazla artırarak %139,2 büyüme yakaladı.Avrupa’da, 1.607.848 adetlik satış rakamına ulaşan Renault Group, özellikle C segmentinde güçlü seyreden binek araç performansının katkısıyla otomobil üreticileri arasında ilk sıralarda yer aldı.Renault Group’un binek araç (PC) satışları %5,9 artış göstererek, pazarın %2,3’lük büyüme oranının iki katından fazla bir performans sergiledi. Bu sonuçla Grup, Fransa’da birinci otomotiv grubu konumuna yükseldi.Renault Group’un hafif ticari araç (LCV) satışları ise 2025 yılında kademeli bir toparlanma sinyali verdi. Yılın ilk yarısında %29,6 daralan satışlar, ikinci yarıda %10,6 seviyesine gerileyerek iyileşme eğilimine girdi.Uluslararası[2] pazarlarda Renault markası, ana pazarlarındaki güçlü büyümenin etkisiyle satışlarını %11,7 artırdı. Latin Amerika’da %11,3, Güney Kore’de %55,9 ve Fas’ta %44,8 oranında kaydedilen artışlar bu performansta belirleyici oldu.Grup, değer odaklı ve disiplinli ticari politikasını sürdürmeye devam ediyor:Renault Group, Avrupa’daki beş ana pazarında[3] perakende müşteri segmentinde güçlü bir konumunu koruyor. Bu ülkelerde perakende satışlar, Grup’un binek araç satışlarının yaklaşık %60’ını oluştururken, pazar ortalamasının 16,9 puan üzerinde bir performans sergileniyor. Ayrıca bu kategoride üç modeli[4], ilk 5 içinde yer alıyor.Avrupa’da C segmenti ve üzerindeki modellerin satışları, Grup’un toplam binek araç satışlarının %31,1’ini oluşturuyor. Bu oran, bir önceki döneme kıyasla 1 puanlık artışa işaret ederek ürün gamındaki yukarı segment ağırlığının güçlendiğini gösteriyor.Avrupalı rakiplerine5 kıyasla 5 ila 12 puan daha yüksek kalıntı değerlerde titiz ve disiplinli bir yaklaşım sergiliyor.Renault Group Avrupa’da binek araç (PC) elektrifikasyon hamlesini sürdürerek yaklaşık 400.000 hibrit araç[5] satışı gerçekleştirdi ve bu alanda %35,1 büyüme kaydetti. Elektrikli araç satışları ise yaklaşık 194.000 adede ulaşarak %76,7 artış gösterdi.Renault, yeni modellerinin katkısıyla elektrikli araç alanında öncülüğünü güçlendirerek EV karmasını %20,2 seviyesine taşıdı. Aynı zamanda hibrit araç (HEV) satışlarına güçlü odağını koruyarak bu alanda %17,0 büyüme sağladı.Dacia ise yıl boyunca 113.000’in üzerinde hibrit araç satışı gerçekleştirdi. Bu rakam, 2024 yılına kıyasla %121,7’lik çok güçlü bir artışa işaret ediyor.Grup 2026 yılında ürün atağını sürdürmeye devam ediyor:Avrupa’da içten yanmalı ve elektrikli ürün gamını yenilemek ve genişletmek amacıyla; yeni Renault Clio, Renault Twingo E-Tech Electric, yeni bir A segment elektrikli Dacia, yeni bir C segment içten yanmalı ve hibrit Dacia ile Alpine A390 modellerini pazara sunmayı planlıyor. Aynı zamanda uluslararası büyümesini de hızlandırıyor. Bu kapsamda Latin Amerika ve Türkiye için Renault Boreal, Hindistan için Renault Duster, Güney Kore ve denizaşırı pazarlar için Renault Filante ile Latin Amerika pazarı için yeni bir Renault pick-up modelini devreye almayı hedefliyor. Renault Group Büyümeden Sorumlu Genel Müdürü Fabrice Cambolive, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Grubun ticari sonuçları, değer odaklı ürün planımız, disiplinli ticari politikamız ve tutarlı stratejimiz arasındaki güçlü uyumu açıkça yansıtıyor. Bu yıl, uluslararası pazarlardaki performansımız Avrupa’daki büyümemizi tamamlıyor. Markalarımız ve teknolojilerimiz arasındaki tamamlayıcılık ise, müşterilerin değişen ihtiyaçlarına yanıt verme gücümüzün en önemli unsurlarından biri. İki ayaklı güç aktarım stratejimiz artık tüm Grup genelinde hayata geçmiş durumda. Renault, satışlarının üçte ikisinin elektrikli ve hibrit araçlardan oluşmasıyla CO₂ emisyonları açısından kendi segmentinde en iyi performansı gösteren genel marka konumunda yer alıyor. Dacia ise hibrit alandaki büyümesini hızlandırıyor. Güçlü ticari performansı elektrifikasyonla aynı anda sürdürebilmemizin arkasında iki gerçek oyun değiştirici bulunuyor: Hem müşteri beklentilerini hem de CO₂ regülasyon hedeflerini aynı anda karşılayan hibrit teknolojilerimiz ve ürünlerin cazibesini artırarak satış performansını güçlendiren yüzde 100 elektrikli platformlarımız.” Renault markası – Üst üste üçüncü yıl büyüme Renault, 2025 yılında dünya genelinde 1.628.030 araç satışı gerçekleştirerek %3,2 büyüme kaydetti ve güçlü bir performans ortaya koydu. Bu sonuçta, küresel binek araç pazarında %10,0 seviyesinde gerçekleşen büyüme belirleyici oldu. Avrupa’da marka, binek araç (PC) ve hafif ticari araç (LCV) toplamında ikinci sıraya yükseldi. Bu başarıda, binek araç satışlarında kaydedilen %7,4’lük artış önemli rol oynadı. Renault’nun binek araç tarafındaki güçlü performansı, markanın çift yönlü elektrifikasyon stratejisiyle destekleniyor. Bir yandan tam hibrit satışları %17,0 artarak yaklaşık 287.000 adede ulaştı ve bu araçlar markanın toplam binek araç satışlarının %38,4’ünü oluşturdu. Bu oran, pazar ortalamasının 25,6 puan üzerinde yer alıyor. Renault, Avrupa hibrit araç pazarında ikinci sıradaki marka konumunu korurken, Symbioz modelini ürün gamının en çok satan hibrit modeli olarak konumlandırdı. Diğer yandan elektrikli araç satışları %72,2 artış göstererek 151.939 adede ulaştı. Avrupa perakende binek araç pazarında en çok satan ikinci elektrikli model olan Renault 5 E-Tech Electric’in katkısıyla, Renault’nun elektrikli araçları artık markanın toplam binek araç satışlarının %20,2’sini oluşturuyor. Hafif ticari araç segmentinde ise Avrupa toplam pazar hacmindeki (TIV) %8,3’lük daralma, Express modelinin ürün gamından çıkışı ve yeni Master model ailesinin kademeli olarak devreye alınması nedeniyle Renault’nun satışları 244.927 adede geriledi ve %21,1 düşüş kaydedildi. Buna rağmen 2025 yılı içinde kademeli bir toparlanma gözlendi; yılın ilk yarısında %29,2 olan daralma, ikinci yarıda %11,1 seviyesine geriledi. Avrupa dışı pazarlarda ise Renault’nun binek ve hafif ticari araç toplam satışları %11,7 artış gösterdi ve bu pazarların markanın toplam satışları içindeki payı %38’e yükseldi (+2,9 puan). Latin Amerika’da %11,3, Güney Kore’de %55,9 ve Fas’ta %44,8 oranında kaydedilen güçlü büyümenin etkisiyle Renault, dünya genelinde en çok satan Fransız otomobil markası olma konumunu korudu. Renault, değer odaklı ticari stratejisini sürdürerek perakende satışlarda birçok Avrupa ülkesinde pazar payını artırdı. Artık değerler (residual values) 2025 yılında küresel ölçekte istikrarlı seyrini korudu ve pazar ortalamasının 5 puan üzerinde konumlanmaya devam etti. 2021 yılından bu yana ise toplamda 7 puanlık bir artış kaydedildi. Renault markası, 2026 yılında güçlü temelleri üzerine inşa etmeye devam edecek: Avrupa’da Renault 4 E-Tech’in yeni pazarlara açılması ve Twingo E-Tech’in ticari lansmanının gerçekleştirilmesi, markanın elektrifikasyon atağını sürdürmesini sağlayacak. Yeni Clio’nun pazara sunulma süreci de devam edecek.Avrupa dışında ise Uluslararası Oyun Planı, Boreal’in yeni pazarlara yayılması, Filante’in Güney Kore, Körfez ülkeleri ve Kolombiya’da satışa sunulması, Renault Duster’ın Hindistan’da devreye alınması ve 2027’ye kadar pazara sunulacak üç yeni ürünle birlikte hız kesmeden sürecek.Hafif ticari araç (LCV) satışlarındaki ivmelenme ise Master model ailesinin daha geniş ürün gamıyla desteklenecek. Dacia markası – Avrupa’da perakende müşteri segmentinde ikinci en büyük marka Avrupa’da Dacia, 601.765 adetlik satış rakamına ulaştı ve %2,9 büyüme sağladı. Perakende satış kanalına odaklanan marka, Avrupa perakende binek araç pazarında %7,9 pazar payına ulaşarak bu kanalda podyumda ikinci sıraya yükseldi. Bu sonuçlar, markanın beş temel modeli tarafından destekleniyor. Özellikle Sandero, tüm satış kanalları genelinde Avrupa’nın en çok satan binek otomobili konumuna yerleşti. 2025’in ikinci çeyreğinde pazara sunulan Bigster ise 2025’in ikinci yarısında Avrupa’da perakende müşteriler arasında en çok satan C-SUV modeli oldu. Spring modeli de tüm kanallar genelinde ilk kez A segmenti elektrikli araçlar arasında en çok satan model olmayı başardı. 2025 yılında Dacia, ürün gamının elektrifikasyonunu da sürdürdü. Duster ve Bigster modellerinin katkısıyla hibrit araç satışları iki katından fazla artarak %121,7 büyüme kaydetti ve toplam binek araç satışlarının %19,2’sini oluşturdu (+10,3 puan). Satılan her dört Dacia aracından biri artık elektrikli veya hibrit olurken, bu oran 2024’e kıyasla iki katına çıktı. 2026 yılında marka, ürün gamını elektrifikasyon odağında geliştirmeye devam edecek ve yeni bir A segmenti elektrikli modeli pazara sunacak. Ayrıca C segmentinde yeni bir içten yanmalı ve hibrit motorlu modeli de ürün gamına ekleyecek. Alpine markası - Üç haneli büyüme Alpine markası, 2025 yılında premium otomotiv segmentinde tarihindeki en güçlü performanslardan birine imza atarak 10.970 adetlik tescil rakamına ulaştı ve %139,2 ile üç haneli büyüme kaydetti. İlk kez 10.000 adet eşiğinin aşılması, marka için önemli bir kilometre taşı oldu. Bu ivme; başta Fransa (+%89,5), Birleşik Krallık (+%369,5), Almanya (+%133,5), İspanya (+%584,4) ve İtalya (+%216,4) olmak üzere ana Avrupa pazarlarındaki güçlü performansla desteklendi. Alpine A110, 2.681 adetlik satışla iki koltuklu spor coupé segmentindeki liderliğini sürdürürken, tamamen elektrikli A290 modelinin başarılı lansmanı da markanın büyümesinde belirleyici rol oynadı. A290, 8.198 adetlik satış rakamına ulaştı. 2025 yılının sonunda tanıtılan Alpine A390 ise, Alpine’in “Dream Garage” vizyonunun yeni modeli ve markanın ilk sportif fastback’i olarak konumlanıyor. A390, Alpine’in yeni müşteri kitlelerine ulaşmasını sağlayarak markanın büyümesini destekleyecek önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Alpine’in uluslararası varlığı da genişlemeye devam etti. 15 yeni satış noktasının eklenmesiyle birlikte marka, 25 ülkede toplam 169 mağaza ve atölyeye ulaştı. Bu genişlemenin 2026 yılında da sürmesi hedefleniyor. Motor sporlarından gelen mirası ve güçlü mühendislik yetkinliği üzerine inşa edilen ürün stratejisi ve inovasyon yaklaşımı sayesinde Alpine, premium spor otomobil pazarında kilit bir oyuncu konumuna yükselirken, aynı zamanda gelecekteki büyüme ve elektrifikasyon sürecine de güçlü bir zemin hazırlamış oldu.

Üçay Mühendislik’in Halka Arzında 14,6 Kat İle Rekor Talep Haber

Üçay Mühendislik’in Halka Arzında 14,6 Kat İle Rekor Talep

25 yılı aşkın deneyimiyle enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanında faaliyet gösteren Üçay Mühendislik, halka arz sonuçları belli oldu. Halka arzda yurtiçi bireysel yatırımcılardan 808 bin 487 başvuru ile tahsisatın 2,5 katı; yüksek talepli yatırımcılardan 11 bin 110 başvuru ile tahsisatın 95,4 katı; 257 yurtiçi kurumsal yatırımcıdan ise tahsisatın 16,7 katı talep toplandı. Toplamda ise halka arz büyüklüğünün 14,6 katı olmak üzere toplam 819 bin 854 yatırımcıdan talep geldi. Halka arzda 785 bin 446 yurtiçi bireysel yatırımcıya 42 milyon adet, 11 bin 017 yüksek talepte bulunan yatırımcıya 6 milyon adet, 257 yurtiçi kurumsal yatırımcıya da 12 milyon adet olmak üzere toplamda 796 bin 720 yatırımcıya 60 milyon adet payın dağıtımı yapıldı. Dağıtıma esas tahsisat oranları yurtiçi bireysel yatırımlar için yüzde 70, yüksek talepte bulunan yatırımcılar için yüzde 10, yurtiçi kurumsal yatırımcılar için yüzde 20 olarak gerçekleşti. Halka arzda dağıtım yapılan yatırımcı sayısı açısından son 20 ayın rekoru kırıldı. Halka arz sonuçlarını değerlendiren Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, “Şirketimiz açısından stratejik bir eşik olan halka arz sürecini son zamanların rekoruyla tamamlamış olmanın gururu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Yatırımcılarımızdan gelen güçlü talep, Üçay Mühendislik’in büyüme potansiyeline duyulan güveni açıkça ortaya koyuyor. Bu süreçte bizlere güvenen ve ortak olan tüm yatırımcılarımıza içten teşekkürlerimizi sunarız” dedi. Halka arz geliri yatırımda değerlendirilecek Turan Şakacı, halka arzdan elde edecekleri geliri elektrikli araç şarj ağı yatırımlarında, GES projelerinde, sürdürülebilirlik odaklı süreçlerde, teknoloji geliştirme çalışmalarında ve dijital altyapının güçlendirilmesinde kullanmayı hedeflediklerini belirterek enerji dönüşümünün merkezinde yer alan projeleri daha güçlü bir etkiyle büyütmeyi amaçladıklarını açıkladı. Üçay Mühendislik’in gelecek planlarına ilişkin bilgi veren Şakacı, 2025 yılında yaklaşık 100 mesken tipi GES projesinin tamamlandığını, 2026’da bu sayıyı daha da yukarı çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Lisanslı güneş enerjisi santrali sahibi olma hedefi doğrultusunda YEKA yarışmalarının yakından takip edildiğini, ayrıca mevcut lisanslı veya lisanssız GES tesislerinin satın alınmasına yönelik planlar bulunduğunu ifade etti. Şirketin Türkiye genelindeki büyüme stratejisini desteklemek amacıyla önümüzdeki dönemde 15 yeni şube açmayı hedeflediğini belirten Şakacı, e-mobilite tarafında ise Türkiye genelinde 100’e yakın elektrikli araç şarj istasyonu bulunduğunu, bağlı ortaklık Elaris ile birlikte yeni şarj istasyonları devreye alarak Türkiye’nin e-mobilite altyapısına katkı sunmaya devam edeceklerini söyledi. Şakacı ayrıca operasyonel giderleri azaltmak ve sürdürülebilirliği artırmak amacıyla araç filolarının elektrikliye dönüştürülmesi, yapay zekâ destekli akıllı depolar kurulması ve öz tüketim için GES tesisleri inşa edilmesinin de gündemde olduğunu belirtti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şarj Ekosisteminde Yeni Dönem Haber

Şarj Ekosisteminde Yeni Dönem

Elektrikli ulaşımın bugünü ve yarınının kapsamlı biçimde değerlendirildiği Dünyamızı Şarj Edelim Zirvesi’nde, ekosistemin dönüşümünü şekillendiren başlıklar uzman isimler tarafından ele alındı. Zirvede, Halkbank’ın elektrikli araç şarj ekosistemine yönelik geliştirdiği Paraf Şarj ödeme sisteminin, sektörün gelişimine sağladığı katkılar öne çıktı. Tek adımda ödeme kolaylığı sağlayan ve yeni nesil POS cihazlarıyla birlikte çalışan Paraf Şarj’ın elektrikli araç kullanımını kolaylaştırıcı ve teşvik edici hale getireceği vurgulandı. Elektrikli araç ve şarj sistemindeki dönüşüm Ülkemizin elektrikli araç ekosistemindeki dönüşümüne yer verilen zirvede, 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla 350 bin olan elektrikli araç sayısının 2030 yılında yaklaşık 1,7 milyona ulaşmasının beklendiği, bu büyümeye paralel olarak şarj soketi sayısının da 150 bini aşacağı ifade edildi. Zirvede ayrıca elektrikli otomobil şarj sisteminin gelişiminde bankacılık sektörünün rolü üzerinde durulurken, Halkbank’ın sunduğu bütünleşik finansal çözümlerin ve Paraf Şarj gibi yenilikçi ödeme sistemlerinin hem altyapı yatırımlarını teşvik ettiği hem de kullanıcılar için güvenli ve kesintisiz bir şarj deneyimi inşa ettiği belirtildi. Enerji dönüşümünü ve kalkınma hedeflerini finanse etmek Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, “2026 yılında elektrikli dönüşümün hızlanarak devam edeceğini düşünüyoruz. Bu noktada bankacılık sektörünün rolü kritik bir boyut kazanmaktadır. Bir ülkede elektrikli mobiliteyi mümkün kılan unsur, yalnızca araç çeşitliliği değil; o araçların ülkenin her noktasında güvenli ve erişilebilir biçimde şarj edilebilmesidir. Bu da şarj altyapısının bir yatırım alanı olarak ele alınmasını ve uzun vadeli finansmanla desteklenmesini gerektirir. Elektrikli araçlar aynı zamanda bir enerji dönüşüm aracıdır. Artan şarj ihtiyacı, elektrik talebini ve dolayısıyla yenilenebilir enerji yatırımlarını tetikler. Bu bağlamda elektrikli mobilite, iklim politikaları, cari denge ve enerji güvenliğiyle doğrudan ilişkilidir. Bankacılık sektörü de bu zincirin tam merkezinde yer alarak, Ülkemizin enerji dönüşümünü ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini finanse etmektedir” dedi. Şarj altyapısına kesintisiz destek Zirvenin ilk bölümünde; elektrikli araç şarj ekosisteminin finansal boyutu, enerji altyapılarıyla entegrasyonu, koordineli elektrik güç sistemleri, kablosuz ve yenilikçi şarj teknolojileri ile afet durumlarında elektrikli ulaşım sistemlerinin oynadığı rol ele alındı. Ayrıca, önümüzdeki dönemde elektrikli araçların şarj altyapısında öne çıkacak teknolojik yenilikler ve küresel eğilimler değerlendirildi. İkinci bölümde ise yenilikçi enerji çözümlerinde üniversite- sektör iş birlikleri, çevre dostu finansal ürünlerin dönüşümü, elektrikli araç ekosisteminde maliye politikaları ve regülasyonlar gündeme geldi. Zirvede, elektrikli mobilitenin sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm ve ekonomik politika eksenindeki etkileri çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Moderatörlüğünü Uzman Dr. Sinan İbiş’in yaptığı zirvede; Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Dr. İsmail İlhan Hatipoğlu, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, EPİAŞ Genel Müdürü Taha Meli Arvas’ın yanı sıra birçok akademisyen ve sektör temsilcileri katıldı.

Şarj Altyapısında Yeni Dönem: Eşarj, İkinci Fazın Standartlarını Belirliyor Haber

Şarj Altyapısında Yeni Dönem: Eşarj, İkinci Fazın Standartlarını Belirliyor

Elektrikli araç pazarı Türkiye’de ve dünyada hızla büyürken, şarj altyapısı da yeni bir evreye giriyor. Türkiye’de kurulan ilk elektrikli araç şarj ağı operatörü olan Eşarj, ekosistemin oluşumunda öncü rol üstlenmiş bir marka olarak, bu yeni dönemin ihtiyaçlarını okuyarak dönüşümde aktif rol almayı hedefliyor. Enerjisa Enerji’nin tamamına sahip olduğu Eşarj, elektrikli araç kullanımını daha erişilebilir ve cazip hale getirme hedefiyle hayata geçirdiği yatırımlarla, pazarda önemli bir deneyim birikimi oluşturdu. Bugün Eşarj, Türkiye genelinde yaklaşık 1.500 istasyon ve 2.500’e yakın soketle faaliyet gösterirken, şarj altyapısının yaklaşık yüzde 85’ini hızlı (DC) şarj istasyonları oluşturuyor. Bu yapı, kullanıcıların günlük kullanımda ve uzun yolculuklarda ihtiyaç duyduğu pratikliği destekleyen bir şarj deneyimi sunuyor. Bir kahve süresinde sorunsuz şarjlanma Eşarj’ın yaklaşımı, yalnızca hızlı büyümeye değil; çalışırlık, süreklilik ve kullanıcı deneyimine odaklanıyor. Yaklaşık 200 operatörün faaliyet gösterdiği pazarda, güvenilir ve sorunsuz bir şarj deneyimi kullanıcılar için giderek daha belirleyici hale gelirken; Eşarj, güçlü operasyonel yapısı, geniş teknik ekibi ve stabil dijital altyapısıyla bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlıyor. Genel kullanım koşullarında, DC şarj istasyonlarında araçların yüzde 20’den yüzde 80 doluluk seviyesine ortalama bir kahve molası süresinde ulaşabilmesi, bu yaklaşımın sahadaki yansıması olarak öne çıkıyor. Aydilek: “E-mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsur güven ve sürdürülebilirlik” Türkiye’de ve dünyada elektrikli araç pazarının çok hızlı büyüdüğünü belirten Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, sektörün geleceği hakkında şunları söyledi; “Uluslararası projeksiyonlar, önümüzdeki yıllarda satılan araçların büyük bir bölümünün elektrikli olacağını gösteriyor. Bu büyüme, şarj altyapısında da yalnızca daha fazla istasyon kurmayı değil; daha sağlam, daha güvenilir ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı zorunlu kılıyor. Bugün şarj altyapısı, ikinci fazına girmiş durumda. Artık sadece ‘kaç istasyon var’ sorusu değil; bu istasyonların ne kadar çalışır olduğu, nasıl işletildiği ve kullanıcıya ne kadar güven verdiği konuşuluyor. Bu dönüşümün önemli adımlarından biri de EPDK’nın hayata geçirdiği lisans düzenlemeleri. Lisanslama süreciyle birlikte sektör daha net kurallara kavuşurken, operasyonel kapasite, finansal dayanıklılık ve marka itibarı çok daha belirleyici hale geliyor. Eşarj olarak 2 milyon 650 bin şarjlanmayı aşmış durumdayız. Sektörün ilk oyuncularından biri olmanın getirdiği deneyimle, bu dönüşümü uzun süredir öngörüyoruz. Amacımız hızlı büyümenin ötesinde; kullanıcıların yolda kalmadığı, hizmetin kesintisiz sürdüğü ve her noktada aynı güven duygusunun yaşandığı bir şarj ekosistemi oluşturmak. Önümüzdeki dönemde elektrikli mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsurun da bu güven ve sürdürülebilirlik yaklaşımı olacağına inanıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Üçay Mühendislik Halka Arz Oluyor Haber

Üçay Mühendislik Halka Arz Oluyor

Enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanındaki faaliyetleri ile döngüsel ekonomiye katkı sağlayan Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş. halka arz oluyor. Kuveyt Türk Yatırım liderliğinde 14-15-16 Ocak 2026 tarihlerinde “Sabit Fiyat ile Talep Toplama” ve “En İyi Gayret Aracılığı” yöntemi ile gerçekleştirilecek halka arzda, pay başına satış fiyatı 18 TL olarak belirlendi. Toplam 60 milyon TL nominal değerli payın satışa sunulduğu halka arzın büyüklüğü yaklaşık 1,08 milyar TL olurken, halka açıklık oranı ise yüzde 26,67 olarak gerçekleşecek. “Halka arz sürdürülebilir büyüme yolunda önemli bir adım olacak” Halka arzı şirketin sürdürülebilir büyüme hedefi kapsamında stratejik bir adım olarak değerlendiren Üçay Mühendislik İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Turan Şakacı, “Yenilenebilir enerji ve elektrikli araç teknolojilerine odaklanarak çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliği temel alan bir büyüme stratejisi izliyoruz. Karbon nötr hedefimiz doğrultusunda çevre dostu çözümler sunmayı, elektrikli araç yatırımlarını artırmayı ve toplumsal fayda sağlayan projelerle hem çevresel hem de finansal değer yaratmayı amaçlıyoruz. Halka arzı, finansal gücümüzü artırarak sürdürülebilir büyümeyi desteklemek, çevre dostu ve yenilikçi projeleri hayata geçirmek, operasyonel kapasiteyi artırmak, kurumsallaşmayı güçlendirmek ve şeffaflık, hesap verilebilirlik ilkelerini daha etkin bir şekilde uygulamak amacıyla gerçekleştiriyoruz. Yatırımcılarımıza uzun vadeli sürdürülebilir değer yaratma vizyonu sunarken, küresel sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumlu bir iş modeli geliştirme yolunda önemli bir adım atmış olacağız. Üçay Mühendislik olarak yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanlarında öncü bir konumda olmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Halka arz geliri yatırımlarda değerlendirilecek Elde edilen geliri, şirketin uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejilerini destekleyen ve operasyonel kapasitesini artıran yatırımlarda değerlendireceklerini belirten Şakacı, “Fonun yüzde 40-50'sini GES santrali yatırımlarında, yüzde 5-10’unu elektrikli araç şarj istasyonu ağları kurulumunda, yüzde 10-15’ini ise şube ağımızın genişletilmesinde kullanmayı hedefliyoruz. Gelirin yüzde 30-40’ını ise organizasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilirliğe yönelik yatırımlarda değerlendirmeyi planlıyoruz. Bu doğrultuda yenilenebilir enerji alanındaki tecrübemizle kendi güneş enerji santrallerimizi kurmayı ve mevcut lisanslı ya da lisanssız GES tesislerini satın almayı planlıyoruz. Türkiye genelinde büyüme stratejimizi desteklemek amacıyla önümüzdeki dönemde 15 şube açmayı hedefliyoruz. Bağlı ortaklığımız Elaris aracılığıyla elektrikli araç şarj ağımızı da genişletmeyi amaçlıyoruz. Bunlarla beraber operasyonel giderleri azaltmak ve sürdürülebilirliği artırmak amacıyla araç filomuzu elektrikliye dönüştürme, yapay zekâ destekli akıllı depolar kurma ve öz tüketimimiz için GES tesisleri inşa etme planlarımız bulunuyor” diye konuştu. “Halka arzla birlikte finansal performansımızı pekiştireceğiz” Şirketin son yıllardaki finansal performansına ilişkin de bilgi veren Şakacı, sözlerine şöyle devam etti: “Üçay Mühendislik Grubu olarak farklı sektörlerde gösterdiğimiz faaliyetlerimizin başarılı sonuçları finansallarımıza da yansımış durumda. Grubumuzun 2022 yılında 702.293.596 TL olan özkaynakları, 30 Eylül 2025 itibarıyla 1.002.754.129 TL’ye ulaştı. 2022’den 30.09.2025’e kadar özkaynak artışı %42,8 oranında gerçekleşti. 30.09.2025 dönem sonu itibariyle ise hasılatımız 1.939.082.893 TL, brüt karımız ise 445.558.495 TL oldu. Halka arzdan elde edeceğimiz gelir ile yeni yatırımları fonlayarak hem finansal performansımızı pekiştirmeyi hem de yatırımcılarımıza artı değer sağlamayı hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.