Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektrikli Araçlar

Kapsül Haber Ajansı - Elektrikli Araçlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrikli Araçlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yüksek Performanslı Lastiklere Talep Artıyor Haber

Yüksek Performanslı Lastiklere Talep Artıyor

Son dönemde SUV’lerin ve elektrikli araçların yaygınlaşması, 18 inç ve üzeri lastikleri kapsayan Ultra Yüksek Performans (UHP) segmentinin büyümesini destekliyor. Artan talebe yanıt veren Continental, 2027 sonuna kadar Semperit ve Uniroyal 2. markalarıyla birlikte 650’den fazla yeni lastik ebadını portföyüne ekleyeceğini duyurdu. Genişleme hem orijinal ekipman hem de yenileme pazarını kapsayacak. Elektrikli Araçlar ve SUV Trendi UHP Lastik Sektörünü Büyütüyor Elektrikli araçlarda bataryaların getirdiği ekstra ağırlık ve yüksek tork, Ultra Yüksek Performans (UHP) lastiklere olan ihtiyacı artırıyor. 2020-2025 yılları arasında tüm markalar genelinde küresel binek otomobil lastiği satışlarında UHP grubunun payı yüzde 41’den yüzde 55’e yükselirken, sektörün lider şirketlerinden Continental kendi satışlarında bu oranı yüzde 62’ye kadar taşıdı. Yüksek yol tutuşu ve kısa fren mesafesini düşük yuvarlanma direnci, sürüş konforu ve yüksek kilometre performansıyla birleştiren marka, modern araçların artan performans ve verimlilik beklentilerine yanıt veren çözümler geliştiriyor. Gelişen otomotiv teknolojisiyle birlikte araçların daha büyük, daha ağır ve daha güçlü hale geldiğini belirten Continental Lastik Grubu Ar-Ge Başkanı Edwin Goudswaard, "Lastikler artık araçların yolla olan basit bir temas noktası değil; güvenlik, verimlilik ve sürüş dinamiğinin en kritik ön koşuludur. Portföyümüze eklediğimiz yeni ebatlarla modern araçların değişen ihtiyaçlarına doğrudan yanıt veriyoruz," dedi. Testlerin Şampiyonu: SportContact 7 Continental’in UHP segmentindeki öne çıkan ürünlerinden SportContact 7, piyasaya sunulmasından bu yana gerçekleştirilen 30 uluslararası bağımsız lastik testinin 28’inde birincilik elde etti. 18 ile 24 inç arasında farklı ebatlarda sunulan yaz lastiği; Audi, BMW, BYD, Maserati, Mercedes-Benz, Porsche ve Volkswagen gibi otomobil üreticilerinin belirli modellerinde orijinal ekipman olarak tercih ediliyor. SportContact 7, bağımsız testlerde özellikle kuru ve ıslak zemindeki kısa fren mesafesi ile dengeli ve güven veren yol tutuşuyla öne çıkıyor. Continental, lider bir lastik üreticisi ve endüstri uzmanıdır. 1871 yılında kurulan şirket, 2025 yılında 19,7 milyar Euro satış rakamına ulaşmıştır ve halihazırda 54 ülke ve pazarda yaklaşık 76.000 kişiye istihdam sağlamaktadır. Lastik Grubunun çözümleri, mobiliteyi daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, kamyon, otobüs, iki tekerlekli araçlar ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir üstün performans sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2025 mali yılında Lastik Grubu, 13,8 milyar Euro satış gerçekleştirmiştir. Continental’in lastik bölümü dünya genelinde yaklaşık 55.000 kişiyi istihdam etmekte olup 19 üretim ve 16 geliştirme tesisine sahiptir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Dönüşümü 2035’e Kadar Metallere Olan Talebi Artıracak Haber

Enerji Dönüşümü 2035’e Kadar Metallere Olan Talebi Artıracak

Coface Metal Sektörü Ekonomisti Simon Lacoume, “Endüstriyel metaller yeni bir döneme giriyor. Enerji dönüşümü önemli ölçüde yeni talep yaratırken arzın bu talebe yanıt verme kapasitesi giderek azalıyor. Bu iki unsurun bir araya gelmesi bakır, nikel ve alüminyum üzerinde kalıcı bir baskı oluşturabilir ve metal fiyatlarında yeni bir yükseliş dönemini başlatabilir” dedi. Enerji dönüşümü talebi hızlandırıyor Düşük karbonlu teknolojilerin yükselişinden önce de metallere olan talebi güçlü yapısal eğilimler destekliyordu. Kentleşme, altyapı yatırımları ve gelişmekte olan ekonomilerin büyümesi, önümüzdeki yıllarda küresel tüketimi artırmaya devam edecek. İnşaat sektörü küresel çelik tüketiminin yaklaşık yüzde 50’sini oluştururken elektrifikasyon halihazırda küresel bakır talebinin yaklaşık dörtte üçüne karşılık geliyor. Uzun süredir devam eden bu talebe artık enerji dönüşümü ve dijitalleşmenin yarattığı talep de ekleniyor. Yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar, bataryalar, elektrik şebekeleri ve veri merkezleri yoğun metal kullanımı gerektiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Açıklanan Taahhütler Senaryosu’na (APS) göre temiz teknolojiler, 2035 yılına kadar küresel bakır ve nikel talebinin yüzde 35’ini oluşturabilir. Arz neden talebe yetişemiyor? Talepteki bu hızlanma karşısında arz aynı tempoda ilerlemekte zorlanıyor. Maden arama projelerinin yüzde 1’inden azı faaliyete geçen bir madene dönüşürken mevcut projelerde yeni kapasite geliştirilmesi ortalama 20 yıla yakın sürebiliyor. Bu süre 2000’li yılların başında 15 yıldan daha azdı. Düşük yatırım getirileri, maden yataklarındaki cevher tenörlerinin düşmesi ve artan maliyetler de üreticilerin üretimi hızla artırma kapasitesini sınırlandırıyor. Buna tedarik zincirlerindeki yüksek coğrafi yoğunlaşma da ekleniyor. Endonezya küresel nikel cevheri üretiminin yüzde 67’sini gerçekleştirirken Çin, birçok metalde dünya rafinaj kapasitesinin yarısından fazlasını elinde bulunduruyor. Ticaret kısıtlamaları da giderek artıyor. Kritik minerallerin ithalatını veya ihracatını etkileyen ve 2025 yılı sonu itibarıyla yürürlükte olan önlemlerin sayısı 1.138’e ulaşırken bu sayı 10 yıl önce 357 seviyesindeydi. Bakır, nikel ve alüminyumda 2035’e kadar yapısal arz açığı Arz ve talep arasındaki dengesizliğin, enerji dönüşümü açısından kritik öneme sahip metallerde özellikle belirgin hale gelmesi bekleniyor. Alüminyum, bakır ve nikelde talebin, karbonsuzlaşma sürecinde ilave bir hızlanma yaşanmasa dahi önümüzdeki 10 yılda arzdan daha hızlı büyüyeceği öngörülüyor. Bununla birlikte söz konusu metallerin her biri bu durumdan aynı ölçüde etkilenmiyor. Ekonomilerin elektrifikasyonu ve dijital altyapının geliştirilmesi açısından kritik öneme sahip bakırda, senaryoya bağlı olarak 2035 yılına kadar 1,5 milyon ton ile 6,5 milyon ton arasında arz açığı oluşabilir. Net Sıfır Emisyon Senaryosu’nda bu açık küresel talebin yüzde 17’sine kadar ulaşabilir. Veri merkezlerindeki hızlı büyüme de bu baskıları daha da artırabilir. Nikel ise bataryalar ve elektrikli mobilitenin etkisiyle enerji dönüşümünden en fazla etkilenen metal olarak öne çıkıyor. Net Sıfır Senaryosu’nda rafine nikel piyasasında 2035 yılına kadar yaklaşık 6,5 milyon tonluk arz açığı oluşabilir. Bu rakam, öngörülen talebin yaklaşık yüzde 35’ine karşılık geliyor. Alüminyum piyasasında da arz-talep dengesinin sıkılaşması bekleniyor. Arz açığı 5 milyon ton ile 15 milyon ton arasında gerçekleşerek öngörülen talebin yaklaşık yüzde 10’una ulaşabilir. Alüminyumda kısıtın temelinde kaynakların mevcudiyetinden çok sanayi kapasitesi, gerekli yatırımlar ve rekabetçi fiyatlarla elektriğe erişim bulunuyor. Metallerde yeni bir yükseliş dönemine doğru Bu baskıların fiyatlar üzerinde kalıcı bir etki yaratması bekleniyor. Coface, bakır ve nikel fiyatlarının önümüzdeki 10 yılda yaklaşık iki katına çıkabileceğini öngörürken alüminyum fiyatlarında da güçlü bir artış bekliyor. Buna karşılık çelik ve çinko, arz koşullarının daha az kısıtlı olması ve enerji dönüşümünün yarattığı yeni talebe daha sınırlı ölçüde maruz kalmaları nedeniyle daha düşük risk taşıyor. Üreticiler açısından önümüzdeki dönemde fiyatların yanı sıra kritik metallere erişimin güvence altına alınması, geri dönüşümün geliştirilmesi ve malzeme yoğunluğunun azaltılması da rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar haline gelebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizli Büyükşehir’den Kent Merkezine 663 Araçlık Otopark Yatırımı Haber

Denizli Büyükşehir’den Kent Merkezine 663 Araçlık Otopark Yatırımı

Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin kent merkezindeki ulaşım ve otopark sorununa çözüm üretmek amacıyla hazırladığı Sırakapılar Katlı Otopark Projesi’nde çalışmalar hız kazandı. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun çalışma alanında incelemelerde bulunarak teknik ekipten detaylı bilgi aldığı proje, modern mimarisi ve çok yönlü sosyal donatılarıyla dikkat çekiyor. 663 araç kapasiteli modern tesis Saltak Mahallesi sınırları içerisinde inşa edilen tesis, kentin merkezinde stratejik bir noktada yer alıyor. Ana arterlere yakınlığı sayesinde bölgedeki otopark yoğunluğunu doğrudan hafifletecek olan proje; 3.175 m² taban alanı üzerinde yükselirken, toplamda 21.762 m² inşaat alanına sahip bulunuyor. Bodrum kat, zemin, 4 normal kat ve teras kat olmak üzere toplam 7 kattan oluşan yapı, toplamda 663 araç kapasitesiyle hizmet verecek. Engelsiz erişim imkanları ve sosyal alanlar Her katta sağlanan engelsiz erişim imkanları ve güvenli mimari tasarımıyla öne çıkan tesiste, aralarında zemin kattakiler dahil olmak üzere toplam 34 engelli araç kapasitesi bulunuyor. Ayrıca giriş rampaları ve asansörlerin konumu, tüm katlara kesintisiz ve güvenli bir erişim sağlayacak. Çevre dostu ve elektrikli araç odaklı altyapı Sürdürülebilir ve yeşil bir gelecek vizyonuyla tasarlanan otopark, yeni nesil araçlara ev sahipliği yapıyor. Tamamı elektrikli araçlara tahsis edilen ve hızlı şarj istasyonlarıyla donatılan 88 araç kapasiteli zemin kat, Denizli’de çevre dostu ulaşımın desteklenmesinde öncü bir rol üstleniyor. Kent içi trafiği rahatlatacak olan projeyle, Denizli’nin yaşam kalitesi artırılıyor. Kent Lokantası ile sosyal donatı alanları yer alıyor Proje, yalnızca bir otopark çözümü değil, aynı zamanda güçlü bir sosyal belediyecilik örneği sunuyor. Zemin kat içerisinde yer alacak olan 210 m² büyüklüğündeki Kent Lokantası, Denizlili vatandaşların uygun fiyatlarla lezzetli ve sağlıklı yemeklere kolayca ulaşabilmesi için modern bir buluşma noktası oluşturuyor. “Kentimizin otopark ihtiyacına kalıcı çözüm getiriyoruz” Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Sırakapılar Katlı Otopark Projesi’nin kent merkezinin önemli ihtiyaçlarından birine yanıt vereceğini belirterek, yatırımın yalnızca otopark kapasitesiyle değil, çevre dostu ve sosyal yönleriyle de öne çıktığını söyledi. Başkan Çavuşoğlu, “Denizli’mizin kent merkezinde uzun süredir hissedilen otopark ihtiyacına kalıcı ve modern bir çözüm getirmek amacıyla Sırakapılar Katlı Otopark Projemizi hayata geçiriyoruz. Saltak Mahallesi’nde yapımı devam eden projemizi yerinde inceledik. 663 araç kapasitesi, elektrikli araçlar için oluşturulan özel alanları, engelsiz erişim imkanları ve Kent Lokantası ile bu yatırımımız kentin ihtiyaçlarına bütüncül bir anlayışla cevap verecek. Kent merkezindeki ulaşımı ve otopark yoğunluğunu rahatlatırken, çevre dostu altyapısıyla da Denizli’nin yeşil ve sürdürülebilir geleceğine katkı sunacağız. Denizli’mize değer katacak yatırımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tayvan’ın Akıllı Üretim Devleri Maktek Avrasya 2026’da Türk Sanayisiyle Buluştu Haber

Tayvan’ın Akıllı Üretim Devleri Maktek Avrasya 2026’da Türk Sanayisiyle Buluştu

Dünyanın önde gelen takım tezgahı ihracatçılarından biri olan Tayvan; güçlü bilişim altyapısı, Sanayi 4.0 uzmanlığı ve akıllı üretim çözümleriyle MAKTEK Avrasya 2026 Fuarı’na damga vurmaya hazırlanıyor. Tayvan Dış Ticareti Geliştirme Konseyi (TAITRA) organizasyonuyla, "Beyond Precision, Driving Intelligence: Taiwan's Next-Gen Manufacturing" (Hassasiyetin Ötesinde, Akla Yön Veren: Tayvan'ın Yeni Nesil Üretimi) teması altında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Salon 11A, Stant No: 04 adresinde kurulan "Tayvan Akıllı Makine Özel Alanı", 28 Eylül – 3 Ekim 2026 tarihleri arasında havacılık, otomotiv ve elektronik sektörlerine yönelik çığır açan teknolojileri sergileyecek. Düzenlenen basın toplantısında Tayvan’ın en yenilikçi 20 firmasından 33 çığır açan ürün ve yüksek katma değerli akıllı üretim çözümleri basın mensuplarına ve sektör profesyonellerine tanıtıldı. Türk Sanayisinin Dijital Dönüşümüne Değer Katmayı Hedefliyoruz Basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Ankara Taipei Ekonomik ve Kültür Misyonu Ticaret Bölümü Direktörü Jason Hsu, günümüz küresel imalat sanayinin elektrikli araçlar, yeşil enerji ve dijital dönüşümün etkisiyle köklü bir değişimden geçtiğini belirtti. Sürdürülebilir başarı için yalnızca yüksek hassasiyetli üretimin yetmediğini, akıllı, esnek ve otomasyon odaklı çözümleri süreçlere dahil etmek gerektiğini vurgulayan Hsu, Tayvan olarak güçlü bilişim altyapıları, uçtan uca tedarik zinciri tecrübeleri ve Sanayi 4.0 uzmanlıklarıyla küresel üretime yön verdiklerini ifade etti. MAKTEK Avrasya 2026’da sergileyecekleri yenilikçi teknolojilerle Türk imalat sanayisinin dijital ve yeşil dönüşüm yolculuğuna değer katmayı ve iki ülke arasındaki stratejik ticari ortaklıkları daha da ileriye taşımayı hedeflediklerini dile getirdi. Tayvan’ın Öncü Markaları Çığır Açan Çözümler Sunuyor Toplantı ve fuar lansmanı kapsamında Tayvan'ın önde gelen beş makine markasının sunduğu çözümler dikkat çekti. Accutex, Sanayi 4.0 akıllı üretim sistemleriyle entegre çalışan CNC Tel Erozyon (Wire Cut EDM) çözümlerini sunarken, Chin Fong yüksek teknolojili mekanik pres ve akıllı presleme sistemlerini tanıtıyor. Joen Lih havacılık, otomotiv, medikal ve yarı iletken sektörlerine yönelik hassas yüzey ve profil taşlama tezgahlarını öne çıkarırken, WELE markası 0.5 metreden 20 metreye kadar X ekseni hareket mesafesine sahip geniş kapsamlı işleme çözümlerini sergiliyor. YCM (Yeong Chin Machinery) ise 70 yılı aşkın köklü geçmişi, dik, yatay ve 5 eksenli işleme merkezleri ve ESG / yeşil imalat vizyonuna uygun sürdürülebilir üretim çözümlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Canlı Ürün Gösterimleri ve Distribütör Etkinlikleri Fuar süresince Tayvan teknolojileri, Türkiye'deki yetkili distribütörlerin stantlarında düzenlenecek canlı lansmanlar ile sergilenmeye devam edecek. EDM Teknik Makine, Salon 5, Stant 512 adresinde Accutex ve Ocean markaları için 29 Eylül saat 11:00’de canlı ürün gösterimleri gerçekleştirecek. SES 3000 CNC, Salon 8, Stant 803 adresinde 29 Eylül saat 14:00’te YCM ve DEX lansmanını düzenlerken, Bimaksan CNC ise Salon 8, Stant 804 alanında 30 Eylül saat 14:00’te HONOR ve TTGroup için canlı sunumlar ve lansmanlar gerçekleştirecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Holding, “COP31 Elektrifikasyon Partneri” Oldu Haber

Sabancı Holding, “COP31 Elektrifikasyon Partneri” Oldu

Sabancı Holding, Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) Elektrifikasyon Partneri oldu. Sabancı Holding, bu stratejik iş birliğiyle iklim hedeflerine ulaşılmasında elektrifikasyonun rolüne dikkat çekerken; elektrifikasyonun enerji güvenliği, ekonomik rekabetçilik, sanayi dönüşümü ve sürdürülebilir kalkınma açısından taşıdığı önemin küresel ölçekte gündeme taşınmasına katkı sağlayacak. ELEKTRİĞİN MERKEZDE OLDUĞU YENİ BİR DÖNEME GİRİYORUZ COP31 Başkanlığı Eylem Gündemi kapsamında, bugün yüzde 20’nin biraz üzerinde olan elektriğin küresel nihai enerji talebindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılması hedefleniyor. COP31 Başkanlığı tarafından ortaya konulan “35by35” küresel hedefi, ulaşım, sanayi ve binalar başta olmak üzere bugün büyük ölçüde fosil yakıtlara dayanan alanlarda enerji güvenliği, uygun maliyetli enerjiye erişim ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda elektriğe geçişi hızlandırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda ülkelerin yanı sıra şirketler, finans kuruluşları ve diğer paydaşların da bu dönüşümün hızlandırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Elektrifikasyonun önümüzdeki dönemin en önemli küresel dönüşümlerinden biri olacağını belirten Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’nin lider elektrifikasyon oyuncusu Sabancı Holding olarak, COP31 Elektrifikasyon Partneri olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Dünya enerjide yeni bir döneme giriyor. Elektriğin hayatımızdaki rolü her geçen gün büyüyor. Artık elektriği yalnızca evlerimizi aydınlatmak veya fabrikalarımızdaki makineleri çalıştırmak için kullanmıyoruz. Otomobillerimiz elektrikli hale geliyor; ısınmadan ulaşıma, sanayiden günlük yaşama kadar daha fazla alanda elektrik kullanıyoruz. Yapay zekâ, veri merkezleri, robotlar ve geleceğin teknolojileri de elektriğe ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle elektrifikasyon yalnızca bir enerji veya iklim konusu değil. Ekonominin, sanayinin ve teknolojinin geleceğini şekillendirecek kapsamlı bir dönüşümden söz ediyoruz. Doğru şekilde yönetilecek bir elektrifikasyon dönüşümü, Türkiye için uzun vadeli bir kalkınma, sanayileşme ve teknolojik gelişim ve dönüşüm fırsatı yaratabilir.” “TÜRKİYE’NİN YENİ BAŞARI HİKÂYESİ ELEKTRİFİKASYON OLABİLİR” Enerji dünyasının uzun yıllardır çözmeye çalıştığı temel konunun enerji güvenliği, uygun maliyetli enerjiye erişim ve sürdürülebilirliğe aynı anda ulaşmak olduğunu belirten Zaimler, elektrifikasyonun bu denklemi değiştirebilecek en önemli araçlardan biri olduğunu söyledi. Zaimler sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye bu dönüşüm açısından çok güçlü bir potansiyele sahip. Güneş ve rüzgâr kaynaklarımızın yanı sıra güçlü bir sanayimiz, gelişmiş bir enerji altyapımız, yatırım yapabilen dinamik bir özel sektörümüz, güçlü finans kuruluşlarımız ve yetişmiş insan kaynağımız var. Jeopolitik konumumuz da önemli bir avantaj sağlıyor. Geçmişte enerji güvenliği denildiğinde petrol ve doğal gaz boru hatları öne çıkıyordu. Gelecekte ise temiz elektriğin ülkeler arasında taşınmasını sağlayan yeşil enerji koridorları daha önemli hale gelecek.” “ELEKTRİFİKASYON VE ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ ÇALIŞMA GRUBU’NUN EŞ BAŞKANLIĞINI ÜSTLENİYORUZ” COP31’in Türkiye’de düzenlenmesinin, ülkenin bu küresel dönüşümde deneyimlerini ve çözüm önerilerini paylaşması açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Zaimler, TOBB liderliğinde oluşturulan COP31 Business Forum’un kamu, özel sektör, finans dünyası ve uluslararası kuruluşları bir araya getirmesi açısından önemli bir platform olduğunu belirtti. Zaimler şöyle konuştu: “Sabancı Holding olarak biz de bu yapı kapsamında Elektrifikasyon ve Enerji Dönüşümü Çalışma Grubu’nun eş başkanlığını üstleniyoruz. Böylece kamu ve özel sektör arasındaki diyaloğu güçlendirirken, uygulanabilir ve ölçeklenebilir modelleri uluslararası paydaşlarla paylaşacağız.” Sabancı Holding’in COP31’de üstlendiği Elektrifikasyon Partneri rolünün, Topluluğun uzun vadeli stratejisiyle doğrudan örtüştüğünü belirten Zaimler, Sabancı’nın bu alandaki çalışmalarının uzun yıllara dayandığını vurguladı: “Sabancı olarak bizim farkımız, elektrifikasyonu yalnızca desteklememiz değil; bu dönüşümü doğrudan sahada hayata geçiriyor olmamız. Bu, uzun yıllardır yatırım yaptığımız ve bugün Topluluğumuzun farklı yetkinliklerini aynı hedef etrafında buluşturan stratejik bir büyüme ve dönüşüm alanı. Türkiye’nin en büyük enerji portföyüyle enerji üretimi, dağıtımı ve şebeke altyapısında güçlü bir konuma sahibiz. Enerjisa Üretim ile temiz elektrik üretiyoruz, Enerjisa Enerji ile enerji dağıtım ve şebeke altyapısında rol alıyoruz, Eşarj ve Temsa ile mobilitenin elektrifikasyonuna katkı sağlıyoruz. Çimsa, Brisa ve Kordsa gibi şirketlerimizle sanayinin dönüşümünü destekliyoruz. Akbank ile dönüşümü finanse ederken, Aksigorta ile yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar, şarj altyapısı ve yeni teknolojilere yönelik sigorta çözümleri sunuyoruz. SabancıDx ile teknoloji geliştiriyoruz, Sabancı Climate Technologies ile iklim teknolojilerini ölçeklendiriyoruz. Sabancı Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) ile de geleceğin enerji sistemleri üzerine bilgi üretiyoruz. Kısacası, elektrifikasyonun üretimden dağıtıma, mobiliteden sanayiye, teknolojiden finansmana kadar farklı alanlarında lider olarak faaliyet gösteriyoruz. Bu yetkinliklerimizi bir araya getirerek Türkiye’nin elektrifikasyon dönüşümüne her işimizde katkı sağlıyoruz. Başlayan bu yeni elektrik çağında, hedefimiz, ülkemizi dünyadaki merkez ülkelerden biri olma yolculuğunda tüm gücümüzle desteklemek.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Silecek Sistemlerinin 100 Yılı Haber

Bosch Silecek Sistemlerinin 100 Yılı

1926 yılında Bosch, ilk elektrikli ön cam sileceğiyle sürüş güvenliğinde çığır açtı. 100 yıl sonra şirket, bu önemli yıl dönümünü kutluyor ve uzun inovasyon tarihini hatırlıyor. Bosch, aralıklı silme özelliğinin tanıtılmasından muz tipi Aerotwin sileceklere kadar uzanan süreçte, silecek sistemlerinin gelişimini belirgin şekilde şekillendirdi ve net görüş standartlarını defalarca yeniden tanımladı. Silecek teknolojisinin kilometre taşlarında bir yolculuk Bosch ön cam sileceklerinin tarihi, bir ilerleme hikayesidir. Elektrikli tahrikin ardından, temizleme performansını önemli ölçüde artıran çift malzemeli silecek lastiği (1994) geliştirildi. Bosch, 2001 yılında Aerotwin ile modern muz tipi silecekler için yeni standardı belirledi. Bu silecekler bugün çoğu yeni araçta orijinal ekipman olarak kullanılıyor. Araca özel Evodium çeliği yay şeridiyle aerodinamik tasarımlar, en uygun yüzey basıncını ve uzun kullanım ömrünü mümkün kılıyor. "Bosch'un 1926'da elektrikli ön cam sileceğini icat etmesi, trafik güvenliği açısından dev bir sıçramaydı." diyor Bosch Silecek Geliştirme Bölümü Başkanı Bart Robijns. "Modern bir silecek, araçta kritik bir parçadır. Özellikle en yeni nesil elektrikli araçlar, akustik performans konusunda yüksek beklentiler ortaya koyuyor. Maksimum çalışma sessizliğine sahip, gürültü yapmayan silecekler gerekiyor. Ayrıca modern sürücü destek sistemleri, kameraların ve sensörlerin aracın çevresini doğru ve kesintisiz şekilde algılayabilmesi için kusursuz temizlikte bir ön cama ihtiyaç duyuyor." Yıl dönümü kampanyası "100 yıldır önemli olanı net bir görüşle görüyoruz" temasıyla kutlanıyor Bosch, bu yıl dönümünü kutlamak için kapsamlı bir iletişim kampanyası başlatıyor. Kampanya resmi olarak Automechanika fuarıyla başladı. "100 yıldır önemli olanı net bir görüşle görüyoruz" mottosu altında yürütülen kampanya, nesilleri birbirine bağlayan ve aile, özen ve nostalji temalarına odaklanan bir hikâye anlatıyor. Kampanya, videoları, kapsamlı sosyal medya faaliyetlerini ve servisler ile bayilerin pazarlama çalışmalarında kullanabileceği diğer materyalleri içeriyor. Geleceğe bakış: Yarının mobilitesi için yenilikler İnovasyon, 100 yıldır Bosch silecek sistemlerinin itici gücü oldu. Şirket, öncü teknolojilerle küresel trendleri şekillendiriyor ve hem orijinal ekipman hem de satış sonrası pazarı için özel çözümler sunuyor. Örneğin ticari araçlar için geliştirilen Aerotwin J.E.T-Blade, silecek lastiğine yerleştirilen nozullar sayesinde cam suyunu, silecek cam üzerinde hareket ederken doğrudan lastiğin önüne püskürtüyor. Bu da rahatsız edici püskürtmeyle oluşan sisi azaltıyor ve sürücüler için görüşü anında iyileştiriyor. Bu sistemlerde filo sorumluları maksimum güvenilirlikten faydalanırken, servisler önceden monte edilmiş adaptörler sayesinde montaj sırasında zamandan tasarruf ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araç Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak Haber

Elektrikli Araç Ekosistemi İstanbul’da Buluşacak

Elektrikli araç şarj teknolojileri ve ekipmanları alanında Türkiye’nin öne çıkan fuarlarından EV Charge Show, 5. yılında e-mobilite ekosisteminin tüm paydaşlarını İstanbul’da bir araya getirmeye hazırlanıyor. EV Charge Show 2026, 26-28 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. Şarj altyapısından enerji yönetimine, akıllı şebeke çözümlerinden filo elektrifikasyonuna kadar e-mobilite sektöründeki güncel teknolojilerin sergileneceği fuar, 2026 yılında kapsamını genişletecek. E-mobilite ekosistemi tek çatı altında EV Charge Show 2026’nın öne çıkan yenilikleri arasında elektrikli araçlar, enerji depolama sistemleri (ESS) ve şarj altyapısı çözümlerinin ilk kez aynı platformda buluşturulması yer alıyor. Ziyaretçiler, araçtan şebekeye (V2G), araçtan binaya (V2B) ve araçtan araca (V2V) entegrasyon çözümlerini de yakından inceleyebilecek. Fuarın kapsamının genişletilmesiyle birlikte enerji depolama ve elektrikli araç teknolojileri arasındaki entegrasyona yönelik yeni çözümlerin de sektör profesyonellerinin gündemine taşınması hedefleniyor. Fuar; müteahhitlerin yanı sıra filo ve tesis yöneticileri, belediyeler, enerji şirketleri ve e-mobilite sektöründe faaliyet gösteren profesyonelleri bir araya getirecek. İş bağlantıları ve yeni teknolojiler öne çıkacak EV Charge Show 2026 kapsamında uluslararası sergi alanının yanı sıra konferans programı, Talks Corner sunumları, StartUP Zone ve yarışma programı da düzenlenecek. Fuarın; yeni teknolojileri takip etmek, tedarikçi ve iş ortaklarıyla bağlantı kurmak ve elektrikli araç şarj ekosistemindeki gelişmeleri yakından izlemek isteyen sektör temsilcileri için önemli bir buluşma noktası olması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tayvan’ın Akıllı Üretim Devleri MAKTEK  Avrasya 2026’da Türk Sanayisiyle Buluşuyor Haber

Tayvan’ın Akıllı Üretim Devleri MAKTEK Avrasya 2026’da Türk Sanayisiyle Buluşuyor

Tayvan Dış Ticareti Geliştirme Konseyi (TAITRA) organizasyonuyla kurulan "Tayvan Akıllı Makine Özel Alanı" (Salon 11A, Stant No: 04), 28 Eylül – 3 Ekim 2026 tarihleri arasında havacılık, otomotiv ve elektronik sektörlerine yönelik çığır açan teknolojileri sergileyecek. Elektrikli araçlar, yeşil enerji ve dijitalleşmenin küresel imalat sanayisini yeniden şekillendirdiği günümüzde, rekabet avantajı sağlamak artık sadece yüksek hassasiyetli üretimden değil; akıllı, esnek ve otomasyon odaklı sistemlerin entegrasyonundan geçiyor. Üstün mekanik mühendisliğini akıllı yazılım ve otomasyon çözümleriyle birleştiren Tayvanlı üreticiler, MAKTEK Avrasya 2026 kapsamında Türk sanayisinin dijital dönüşümüne güç katacak. Tayvan Dış Ticareti Geliştirme Konseyi (TAITRA) tarafından TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Tayvan Akıllı Makine Özel Alanı, Tayvan’ın en yenilikçi 20 firmasından 33 çığır açan ürünü ve yüksek katma değerli akıllı üretim çözümlerini sektör profesyonelleriyle buluşturuyor. "Türk Sanayisinin Dijital Dönüşümüne Değer Katmayı Hedefliyoruz" MAKTEK Fuarı’na Tayvan olarak katılımın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ankara Taipei Ekonomik ve Kültür Misyonu Ticaret Bölümü Direktörü Jason Hsu, şunları söyledi: "Günümüz küresel imalat sanayi, elektrikli araçlar, yeşil enerji ve dijital dönüşümün etkisiyle köklü bir değişimden geçiyor. Artık sürdürülebilir başarı için yalnızca yüksek hassasiyetli üretim yetmemekte; akıllı, esnek ve otomasyon odaklı çözümleri süreçlere dahil etmek gerekmektedir. Tayvan olarak, güçlü bilişim altyapımız, uçtan uca tedarik zinciri tecrübemiz ve Sanayi 4.0 alanındaki uzmanlığımızla küresel üretime yön veriyoruz. MAKTEK Avrasya 2026’da sergileyeceğimiz yenilikçi teknolojilerle, Türk imalat sanayisinin dijital ve yeşil dönüşüm yolculuğuna değer katmayı ve iki ülke arasındaki stratejik ticari ortaklıkları daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz." Lansman kapsamında global pazarın öncülerinden beş dev marka en son teknolojilerini katılımcılarla paylaşacak. Accutex, Sanayi 4.0 akıllı üretim sistemleriyle entegre CNC Tel Erozyon (Wire Cut EDM) çözümlerini sergilerken; Chin Fong, Türkiye’nin akıllı pres geleceğine yön veren yüksek teknolojili mekanik pres ve dövme sistemlerini öne çıkaracak. Joen Lih, havacılık, medikal ve yarı iletken sektörleri için 30 yılı aşkın tecrübesiyle geliştirdiği hassas yüzey ve profil taşlama tezgahlarını tanıtırken; WELE, YUNTES Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Derebağ’ın sunumuyla 0.5 metreden 20 metreye kadar X ekseni hareket mesafesine sahip geniş kapsamlı işleme çözümlerini sunacak. YCM (Yeong Chin Machinery) ise 70 yılı aşkın köklü geçmişi, 5 eksenli dik işleme merkezleri ve ESG ile yeşil imalat vizyonu doğrultusunda geliştirdiği sürdürülebilir üretim çözümlerini ziyaretçilerle buluşturacak. Tayvan’ın yenilikçi teknolojileri, fuar süresince yetkili distribütörlerin stantlarında düzenlenecek canlı ürün sunumları ve lansmanlarla da katılımcılarla buluşacak. Bu kapsamda Accutex markasının Türkiye distribütörü EDM Teknik Makine Accutex & Ocean lansmanı ve canlı ürün gösterimi gerçekleştirirken, YCM markasının Türkiye distribütörü SES 3000 CNC ise YCM & DEX lansmanı ile en yeni çözümlerini sergileyecek. Bimaksan CNC de HONOR markasının distribütörü olarak HONOR & TTGroup lansmanını ve canlı ürün sunumlarını ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ASAŞ’a Ar-Ge Kategorisinde Verimlilik Birinciliği Haber

ASAŞ’a Ar-Ge Kategorisinde Verimlilik Birinciliği

Türkiye'nin lider alüminyum sanayi kuruluşlarından ASAŞ, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 2025 Verimlilik Proje Ödülleri Yarışması'nda geliştirdiği yenilikçi projesi MARBEL ile Ar-Ge kategorisi birincilik ödülünü kazandı. ASAŞ, 2025 Verimlilik Proje Ödülleri Yarışması'na üç yenilikçi Ar-Ge projesiyle katılım sağladı. Yarışmada; elektrikli araçlara yönelik sürdürülebilir batarya taşıyıcı sistemlerinin geliştirilmesini hedefleyen MARBEL AB Projesi, karbon ayak izi azaltılmış ve üretim ile performans verimliliği yüksek otomotiv alüminyum alaşımlarının geliştirilmesine odaklanan NEXAL Projesi ile doğrudan soğutmalı döküm prosesinde verimlilik ve iş güvenliğini artırmayı amaçlayan Modüler Döküm Masası Optimizasyonu Projesi değerlendirildi. Bu projeler arasından, "Elektrikli Araçlar için Yüksek Hurda Oranlı, Modüler ve Hafif Alüminyum Batarya Taşıyıcı: Kaynak ve Enerji Verimliliğine Dayalı Sürdürülebilir Tasarım" (MARBEL AB Projesi), yenilikçi yaklaşımı ve sürdürülebilir üretime sağladığı katkı sayesinde ödüle layık görüldü. Yarışmada ödüle layık görülen "Elektrikli Araçlar için Yüksek Hurda Oranlı, Modüler ve Hafif Alüminyum Batarya Taşıyıcı: Kaynak ve Enerji Verimliliğine Dayalı Sürdürülebilir Tasarım" projesi, elektrikli araç teknolojilerine yönelik sürdürülebilir çözümler sunarken kaynak kullanımında, enerji verimliliğinde ve hafifletilmiş tasarım yaklaşımında ortaya koyduğu yenilikçi bakış açısıyla öne çıktı. Proje, yüksek hurda oranına sahip alüminyumun katma değerli bir ürüne dönüştürülmesini sağlayarak döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim hedeflerine önemli katkılar sunuyor. Ödüller, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni kapsamında, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır'ın teşrifleriyle Ankara’da gerçekleştirilen tören ile sahiplerine takdim edildi. ASAŞ adına ödülü alan Genel Müdür Derya Hatiboğlu; “ASAŞ, sürdürülebilir üretim anlayışı, Ar-Ge odaklı yaklaşımı ve inovasyon gücüyle geliştirdiği projelerle Türkiye sanayisinin verimlilik odaklı dönüşümüne katkı sunmaya devam ederken, elde ettiği bu ödülle çevresel sürdürülebilirlik ve teknolojik gelişim alanındaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.