Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektrikli Araçlar

Kapsül Haber Ajansı - Elektrikli Araçlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrikli Araçlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Epsan 50. Yılını Çalışanları ve İş Ortaklarıyla Kutladı Haber

Epsan 50. Yılını Çalışanları ve İş Ortaklarıyla Kutladı

Türkiye’nin yüksek performanslı mühendislik plastikleri alanındaki öncü şirketlerinden Epsan, kuruluşunun 50. yılını düzenlediği gala gecesiyle kutladı. Çalışanların ve yöneticilerin bir araya geldiği organizasyon, Epsan’ın yarım asırlık başarı hikâyesini ve geleceğe yönelik vizyonunu aynı çatı altında buluşturdu. Bursa’da gerçekleştirilen gecede, Epsan’ın 1976 yılında başlayan yolculuğu özel video gösterimleri, konuşmalar ve etkinliklerle katılımcılarla paylaşıldı. Program kapsamında şirketin 50 yıllık arşiv görüntüleri, ekip videoları ve geçmişten bugüne uzanan kilometre taşları büyük ilgi gördü. Yönetim Kurulu Başkanı Bora Efe, Yönetim Kurulu Üyesi Gülbin Efe Çevik ve Epsan ailesinin katılımıyla gerçekleştirilen pasta kesimi, gecenin en anlamlı anlarından biri oldu. 50 yıllık tecrübe, küresel ölçekte büyüyen bir başarı hikâyesine dönüştü 1976 yılında faaliyetlerine başlayan Epsan, bugün otomotiv, elektrik-elektronik, beyaz eşya, tarım, inşaat ve sağlık gibi pek çok sektöre yüksek performanslı mühendislik plastikleri geliştiriyor. Bursa’daki 32 bin metrekarelik üretim tesislerinde yıllık 72 bin ton üretim kapasitesine ulaşan şirket, ürünlerinin yüzde 65’ini 50’den fazla ülkeye ihraç ediyor. Avrupa’da dört, ABD’de bir ofis ve lojistik merkeziyle faaliyet gösteren Epsan, Türkiye’den doğan bir markanın küresel başarı hikâyesini temsil ediyor. Ar-Ge ve inovasyonu büyüme stratejisinin merkezine yerleştiren Epsan, cirosunun yüzde 1,1’ini Ar-Ge çalışmalarına ayırıyor. Geri dönüştürülmüş ham maddelerle geliştirilen EPIMIX+ ve EPLON+ ürün serileriyle sürdürülebilir malzeme çözümleri sunan şirket, elektrikli araçlar başta olmak üzere birçok stratejik alanda uluslararası üreticilerin onaylı tedarikçileri arasında yer alıyor. Geçmişten aldığı güçle geleceğe yatırım yapıyor Epsan’ın 50. yıl kutlaması, şirketin bugüne kadar elde ettiği başarıların ötesinde, geleceğe yönelik kararlılığını da ortaya koydu. Endüstri 4.0 uyumlu üretim altyapısı, otomasyon yatırımları, güneş enerjisi santrali ve döngüsel ekonomi odaklı ürün geliştirme çalışmalarıyla Epsan, büyümesini sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiriyor. Şirket, enerji ihtiyacının yüzde 10 ila 15’ini yenilenebilir kaynaklardan karşılıyor ve 2030 yılına kadar araç filosunun tamamını elektrikli araçlara dönüştürmeyi hedefliyor. Yenilikçi yaklaşımı, sürdürülebilir üretim anlayışı ve insan odaklı kurum kültürüyle Epsan, önümüzdeki dönemde de Türkiye sanayisinin gelişimine katkı sunmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ford’dan Avrupa Pazarı İçin Yeni Hamle Haber

Ford’dan Avrupa Pazarı İçin Yeni Hamle

Ford, bayileri ve iş ortaklarıyla düzenlediği toplantıda, Avrupa’daki geleceğine yönelik yeni dinamik vizyonunu paylaştı. Önümüzdeki üç yıl içinde ticari ve bireysel müşteriler için kapsamlı bir ürün ve teknoloji planı devreye almaya hazırlanan Ford, Avrupa’daki sürücülere ve işletmelere yönelik vaatlerini yeniliyor. Ford Avrupa stratejisini, markanın gerçek anlamda güçlü olduğu ve farklılaştığı alanlara odaklanan yeni küresel marka platformu Ready-Set-Ford ile gözler önüne seriyor: İnşa Et (Build), Heyecan Ver (Thrill) ve Maceraya Atıl (Adventure). Avrupa’da ‘Ready-Set-Ford’ çatısı altındaki ilk kampanyalar bu ay başlıyori Ford Pro, Avrupa İşletmeleri için Araç Üreticisinden Üretkenlik Ortağına Dönüşüyor Onbir yıldır Avrupa'nın lider ticari araç markası olan Ford Pro1, her bir araçtan elde edilen çıktıyı en üst düzeye çıkarmak için yazılım ve hizmetlerden yararlanarak, bir araç üreticisinden her büyüklükteki işletme için vazgeçilmez bir üretkenlik ortağına dönüşüyor. Ford Pro’nun Avrupa’daki işin bel kemiği olduğunu ifade eden Ford Avrupa Başkanı Jim Baumbick, görüşlerini şu sözlerle dile getirdi: “Biz sadece van ve pick-up satmıyoruz; araçlar, yazılım ve hizmetlerden oluşan entegre bir ekosistem sunuyoruz. Araçlarımız pazara liderlik ediyor ve onların etrafında rakiplerimizin karşılık veremeyeceği bir üretkenliği hızlandıran bir ekosistem inşa ettik. Müşterilerimiz için bu yalnızca ulaşım değil, daha iyi bir yatırım getirisi anlamına geliyor.” Ford Pro’nun Uptime Services hizmetleri, bağlantılı araç verilerini ve öngörüsel zekâyı kullanarak sorunları probleme dönüşmeden önce tespit ediyor. 2019’dan bu yana her Ford Pro aracı entegre modemle üretiliyor. Bugün Avrupa’da 1,2 milyondan fazla müşterinin aracı bağlantılı durumda ve bu araçlar, araç sağlığı hakkında günde yaklaşık 6 milyon sinyal üretiyor. Sadece geçtiğimiz yıl, Ford’un bağlantılı hizmetleri müşterilerimizin kesintisiz çalışma süresini yaklaşık bir milyon gün artırdı. Ford Pro şimdi bu yetenekleri ilk kez küçük işletmelere de taşıyor. Yeni “Bayi Filo Operasyonel Verimlilik Hizmeti” sayesinde her Ford bayisi özel bir operasyon yöneticisine dönüşebiliyor; araç sağlığını izleyebiliyor, müşterilere proaktif şekilde ulaşabiliyor, araç gelmeden önce parça ve servis hazırlıklarını yapabiliyor. Bu hizmet ile Avrupa’da yapılan ilk pilot uygulamalar, araçların onarım sürelerinin yüzde 50’ye kadar kısaldığını ve onarımların yüzde 80’inin proaktif şekilde tespit edildiğini gösteriyor.2 Bayi Filo Operasyonel Verimlilik Hizmeti, iş sahibi müşteriler açısından daha fazla çalışma süresi, daha verimli ve üretken bir iş günü ve sahip oldukları her araçtan daha fazla gelir elde etmek anlamına geliyor. Bayiler açısından ise daha fazla servis fırsatı, daha güçlü müşteri bağlılığı ve gelir potansiyelinde önemli bir artış anlamına geliyor. Tüm bunlar bayilerin araç ve servis sağlayıcı olmanın ötesinde, ticari müşterilerinin kazanç sağlamaya devam etmesine yardımcı olan; içgörü, araç ve bağlantı kabiliyetleriyle donatılmış, veri destekli bir verimlilik ortağına dönüşmeleri ile mümkün oluyor. Ayrıca, Ford Pro ürün gamına zorlu görevler için tasarlanan Ranger Super Duty‘i ekliyor. Ranger Super Duty: Avrupa’nın En Zorlu Görevleri İçin Sınırları Zorlayan Kabiliyet Ranger, 11 yıldır üst üste Avrupa’nın en çok satan pick-up modeli konumunda.1 Yeni Ranger Super Duty, bu model ailesini, acil durum hizmetleri, ormancılık, madencilik ve askeriye gibi zorlu iş alanlarına da taşıyor. Model; toplam 8 ton birleşik kütle kapasitesiyle3,4 4,5 tona kadar çekme kapasitesi4 ve yaklaşık 2 ton taşıma kapasitesi3 sunuyor. Araç fabrikadan çıktığı andan itibaren ağır hizmet tipi süspansiyon, ekstra alt gövde koruması ve rakiplerine göre yerden daha yüksek bir yapı ile donatılıyor. Ranger’ın standart kabin konforu, bağlantı özellikleri ve sürüş destek teknolojileriyle5, iş odaklı yaklaşım bu araçta birleştiriyor. Jim Baumbick, Ranger Super Duty için şunları ifade etti “Avrupa’daki kamu kurumları ve savunma sanayisine hizmet veren dönüşüm firmaları, sınırları zorlayan özellikler sunan hazır araçlara giderek daha fazla ihtiyaç duyuyor. Aslında Ranger Super Duty, tam olarak bu görevler için tasarlandı. Şimdiye kadar geliştirdiğimiz en kabiliyetli Ranger olan model, aynı zamanda Avrupa’da yeni bir ağır hizmet kamyonet segmenti oluşturuyor. Ranger Super Duty, fabrikamızdan doğrudan ve yüksek adetlerde temin edilebiliyor.” Avrupa’da Ford Binek Araçları İçin Yeni Bir Dönem Ford’un özellikle Avrupa’nın kendi yarış formatı olan ralli dünyasında bir asrı aşan yarış mirası bulunuyor. Ford, bu off-road ruhunu sürüş performansıyla birleştirerek Avrupa’ya özel ralli ruhu taşıyan araçlar geliştirecek. Ford Avrupa’nın yeni ürün ailesi, kontrol ve hassasiyetten ödün vermeden heyecan ve macerayı bir araya getiren “multi energy” çözümler sunacak. Bu araçlar, Avrupa’nın Alp geçitleri, Arnavut kaldırımlı sokakları ve virajlı yolları gibi kendine özgü zorlukların üstesinden gelebilecek karaktere sahip. Ford, 2029 sonuna kadar Avrupa’da, Avrupa için üretilen tamamen yeni beş binek aracı lanse edecek: Global Bronco ailesinin yeni üyesi Avrupa’ya geliyor: Global Bronco ailesinin bu yeni “multi energy” üyesi, güçlü karaktere sahip kompakt bir SUV olacak. Model 2028’den itibaren Ford’un İspanya Valencia’daki fabrikasında üretilecek. Elektrikli Hatchback: Bu yeni küçük elektrikli araç, özgün tasarımı Ford’un imza niteliğindeki sürüş dinamikleriyle birleştirerek “yarıştan yola” uzanan kabiliyetleri B segmentine taşıyacak. Küçük Elektrikli SUV: Ralli mirasından gelen tasarım dilini ve sürüş dinamiklerini şehir kullanımına uygun bir paket içinde sunan dinamik, tamamen elektrikli küçük SUV. İki Multi Energy Enerji Crossover: Ralli ruhu taşıyan iki yeni crossover modeli, 2029 sonuna kadar yeni ürün gamına katılacak. Hız ve Ölçek için İş Birlikleri Stratejik iş birlikleri, Ford’un Avrupa’daki rekabet yaklaşımının merkezinde yer alıyor. Geliştirme süreçlerini hızlandıran bu iş birlikleri ölçek ekonomisine zemin sağlarken hem ticari araç hem de binek araç segmentlerinde değer yaratıyor. Ford ve iş ortaklarının uzmanlığını, endüstriyel ayak izini ve tedarik altyapısını bir araya getirmek, her iki tarafa da dünyanın en rekabetçi bölgelerinden birinde kazanmak için gerekli verimlilik, rekabet gücü ve üretim imkanı sağlıyor. Baumbick, “Bunlar yalnızca birer anlaşma değil, stratejik kaldıraçlar. Hız ve ölçekle hareket etmek için en iyilerle iş birliği yapıyoruz ve ürünlere tutkuyla, belirgin şekilde Ford karakteri taşıyan araçlar sunmaya odaklanıyoruz.” dedi. Ford Türkiye İş Birimi Lideri Özgür Yücetürk ise “Ready-Set-Ford, Ford’un Avrupa’daki yeni bir marka platformu olmanın ötesinde aslında Ford’un Avrupa pazarında rekabete karşılık kendi off-road ruhunu ve asırlık ralli mirasını, müşteri merkezci bir yaklaşımla “multi energy” seçenekleri ve yeni bağlantılı hizmetlerle bir araya getirdiği yeni bir çağın habercisi. Ford Türkiye olarak önceliğimiz binekte ve ticari araçlarda ürünü, finansmanı, satış kanalını ve müşteri deneyimini birlikte yöneten bir yapı ile değer yaratmak. Ready Set Ford stratejisinin altındaki müşteri merkezci felsefe ve yenilikler, bu yapımız için önemli bir zemin sağlayacak.” dedi. Karbonsuz Mobiliteye Gerçekçi Bir Yol Avrupa’daki sürücülere ve işletmelere 100 yılı aşkın süredir sevdikleri ve hayatlarını kolaylaştıran otomobiller, kamyonetler ve van modelleri sunan Ford, sıfır emisyonlu geleceğe doğru yolculukta, müşterilerini desteklemekte kararlı. Ancak emisyon hedefleri tüketici talebinin gerçeklerinden koptuğunda sonuçlar ters etki yaratabiliyor: Alıcılar daha eski ve daha yüksek emisyonlu araçlarını daha uzun süre kullanmaya devam ediyor; endüstriyel yatırımın ekonomik temelleri zayıflıyor. Buna ek olarak, “Made in Europe” düzenlemelerinin bölgesel entegre tedarik zincirlerinin gerçekliğini ve Türkiye, Fas ve Birleşik Krallık gibi bölgesel ortakların endüstriyel ekosistemimizde oynadığı önemli rolü yansıtması önem taşıyor. Bu pazarların dışarıda bırakılması veya kısıtlanması Avrupa’nın rekabet gücünü zayıflatacak ve sonuçta tüketiciler için maliyetleri artıracaktır. Avrupa’nın acil ihtiyacı, hedefleri tüketici tercihleriyle uyumlu hale getiren ve gerçekçi, güvenilir bir planlama ufku sağlayan düzenleyici bir çerçevedir. Ford, müşteri öncelikli bir yaklaşım çağrısında bulunuyor: · Gerçekçi Hedefler ve Doğru Şarj Altyapısı: CO2 hedefleri gerçek tüketici talebini ve altyapı koşullarını yansıtmalı. Pazarın hareket edebileceğinden daha hızlı bir geçişi zorlamak, emisyonların azaltılmasında kritik öneme sahip araç parkı yenilenme hızını yavaşlatma riski taşıyor. · Yeni Bir Yol: Mevzuat, plug-in hibritler (PHEV) ve menzil artırıcılı elektrikli araçlar (EREV) gibi elektrikli teknolojileri desteklemeli ve teşvik etmeli. Bu teknolojiler, tamamen elektrikli bir geleceğe pratik bir geçiş yolu sunuyor. Ailelerin ve işletmelerin Avrupa genelinde gerekli şarj altyapısı kurulurken bugünden emisyonlarını azaltmaya başlamasını, elektrikli kilometre kullanımını en üst seviyeye çıkarmasını sağlıyor. · Küçük İşletmeler İçin Koruma: Yeni van satışlarının yaklaşık yüzde 10’u elektrikli araçlardan oluşuyor. İşletmeler, binek araçlara göre optimize edilmiş şarj altyapısı ve depolar için şebeke erişiminde yaşanan gecikmeler nedeniyle zorlanıyor. Ticari araçlara agresif hedefler dayatmak; Avrupa ekonomisini ayakta tutan tesisatçılar, inşaatçılar ve dağıtım sürücüleri üzerinde ek bir vergi etkisi yaratıyor. Baumbick, “Biz araçları regülasyon zorunluluklarını karşılamak için değil, insanlar için üretiyoruz. Sıfır emisyona giden en hızlı yol, müşterilerin gerçekten tercih edeceği yoldur. Müşterilerin mümkün olduğunda elektrikli sürüş yapmasını sağlayan hibrit teknolojilerle emisyon azaltımını bugünden hızlandırabiliriz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orta Doğu Krizi Elektrikli Araç İvmesini Artıracak Haber

Orta Doğu Krizi Elektrikli Araç İvmesini Artıracak

Avrupa genelinde akülü elektrikli araç (BEV) satışları yüzde 19 artarken Fransa’da yüzde 28’e, Almanya’da yüzde 23’e ulaştı. Dünyada alacak sigortası lideri olan Allianz Trade, yılın belli dönemlerinde farklı sektörlerin küresel gelişimlerini ele alan raporlar hazırlıyor. Son yayımladığı raporda, Ortadoğu’daki krizin elektrikli araçlar üzerindeki etkilerini ele alan Allianz Trade’e göre Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimler sonucunda artan petrol/yakıt fiyatları, küresel ölçekte elektrikli araç (EV) satışlarını artırdı. Bu ivmenin, özellikle de ana pazarlarda otomobillerdeki güç aktarım sistemleri modelleri arasındaki fiyat farklarının daralması ve süregelen sübvansiyon kesintileri sayesinde oluştuğu da rapordaki bilgiler arasında yer alıyor. Rapora göre tüketiciler enerji maliyeti şoklarına karşı her zamankinden daha hassas bir tutum sergiliyor. Yakıt maliyetlerinin, Avrupa haneleri için yeniden harcama kalemlerinde ilk sıraya yerleştiği ve ulaşım, bakım ve bölge genelinde ilgili olabilecek tüm hizmetlerde yaygın bir etki yarattığı da raporda vurgulanıyor. Son 20–30 yılda ortalama kullanılabilir gelir artsa da yakıt maliyetleri Fransa’da ortalama harcanabilir gelirin yüzde 8’ine kadar ulaştı ki uzmanlar bunun Almanya’da daha da düşük olduğunu raporda belirtiyor. Allianz Trade ekonomistleri bu durumun, özellikle düşük gelirli haneler için anlamlı tüketim maliyetlerini kritik bir problem haline getirdiğine de raporda yer veriyor. Bugün, akülü elektrikli araçlara (BEV) geçiş, maddi enerji tasarruflarıyla Batı Avrupa’da kişi başına ortalama yüzde 4–5 satın alma gücü artışı, fiyat oynaklığı dönemlerinde yüzde 5–7’ye varan enerji maliyeti farkı ile sağlanabileceği de rapordaki bilgiler arasında. Mevcut ivmeyi sürdürülebilir kılmak mümkün Rapora göre hali hazırdaki akülü elektrikli araç ivmesinin, sürdürülebilir bir enerji dönüşümüne evrilebilmesi için dört önemli politika izlenmesi gerekiyor. Bunlardan ilki yerel batarya üretiminin artırılması, ikincisi yeterli elektrik şebekesi altyapısının oluşturulması, üçüncüsü etkili karbon fiyatlandırma mekanizmalarının hayata geçirilmesi ve dördüncüsü ise istikrarlı teşvik politikalarının uygulanması olarak raporda gösteriliyor. Ve bu temel politikalarda da eş zamanlı adımlar atılması gerektiği yine raporda vurgulanıyor. Bunun yanı sıra örneğin batarya menzillerinin >500 km olmasıyla psikolojik bariyerlerin aşılması, daha hızlı şarj süreleri gibi olumlu yapısal ilerleme sinyallerinin de mevcut olması raporda umut verici gelişmeler arasında gösteriliyor. Allianz Trade raporuna göre; Avrupa’nın, batarya ve güç aktarma teknolojilerinde Çin’in hakimiyetine karşı halen önemli ölçüde bağımlı durumda. Öte yandan altyapı yetersizliği giderek yapısal bir probleme dönüşüyor. Rapordaki diğer bir veri ise; 2026’nın ilk çeyreği itibarıyla Avrupa’da bulunan 1,1 milyon şarj noktasının büyük kısmı yalnızca dört ülkede yer aldığı ve mevcut seviyenin Avrupa Komisyonu’nun 2030 için öngördüğü 3,5 milyon hedefinden oldukça uzak kaldığı yönünde. 2030’a kadar bataryalı elektrikli araç (BEV) payı yüzde 70’e ulaşabilir Rapora göre; AB Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS) kapsamında karbon fiyatlandırmasının güçlendirilmesi ve Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC) uygulanması ile BEV payı yüzde 29’dan yüzde 42’ye çıkabilir; ancak bu oran Net Zero hedefi için gerekli olan yüzde 79 tahminin altında kalıyor. İyi haber ise batarya maliyetlerinin 2010’dan bu yana yüzde 93 düşmüş olması ve 2030’a kadar kWh başına 60–70 dolar seviyesine inmesi beklentisi. Öte yandan Avrupa’nın düşük karbonlu elektrik üretim payını 2035 yılına kadar yüzde 70’ten yüzde 80’e çıkarmasının, araç başına elektrikli araç emisyonlarını yüzde 40’ın üzerinde azaltabileceğine de raporda yer veriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Türkiye, Geleceğin Mühendislerini 6. Mobilite Eğitim Programı’na Davet Ediyor! Haber

Bosch Türkiye, Geleceğin Mühendislerini 6. Mobilite Eğitim Programı’na Davet Ediyor!

5 haftalık eğitim programına başvurular 13 Nisan – 24 Nisan tarihleri arasında Bosch Türkiye Kariyer sayfalarından yapılabilecek. Eğitim başvuruları buradan yapılabilir. Bosch Türkiye mühendislerinin liderliğinde yürütülen bu özel program, otomotiv sektörüne tutkuyla bağlı öğrencilerin mobilite teknolojileri hakkındaki bilgilerini derinleştirmeyi ve sektör profesyonelleriyle etkileşime geçmelerini hedefliyor. Geleceğin teknolojilerini kapsayan zengin içerik Her yıl gelişen teknolojilere paralel olarak güncellenen programın müfredatı; elektrikli güç aktarma organları, fonksiyonel güvenlik sistemleri, araç içi iletişim ve gelişmiş motor uygulamaları gibi derinlemesine içgörüler sunuyor. Eğitim kapsamında işlenecek ana başlıklar arasında; otomotiv endüstrisinde uygulama ve kalibrasyon, elektrikli araçlar ve hibrit teknolojileri, elektromobilitede fonksiyonel güvenlik ve şarj sistemleri ile elektrikli sürüş, güç elektronikleri ve eAxle temelleri yer alıyor. 5 hafta sürecek ve toplam 9 oturumdan oluşacak program hibrit bir yapıda gerçekleştirilecek. İlk ve son oturumlar Bosch’un İstanbul-Küçükyalı ofisinde yüz yüze yapılırken, diğer tüm eğitimler çevrimiçi olarak düzenlenecek. Programı gerekli katılım oranıyla başarıyla tamamlayan tüm öğrenciler katılım sertifikası almaya hak kazanacak. Bosch Mobilite Eğitim Programı'na katılmak isteyen adaylarda aranan temel kriterler arasında otomotiv sektörüne yüksek ilgi duymak veya bu alanda deneyimli olmak, 2., 3. veya 4. sınıf lisans ya da yüksek lisans öğrencisi olmak, İngilizce diline hakimiyet ile meraklı, yenilikçi ve yeni teknolojileri keşfetmeye hevesli bir yapıya sahip olmak bulunuyor. Programa başvurular 13-24 Nisan tarihleri arasında kabul edilecek olup, değerlendirme süreci 27 Nisan ile 22 Mayıs tarihleri arasında tamamlanacaktır. Eğitim dönemi 1 Haziran'da başlayıp 29 Haziran'da sona erecek; programın açılış (1 Haziran) ve kapanış (29 Haziran) oturumları ise Küçükyalı Ofis'te hibrit formatta düzenlenecektir. Programa başvurular ve süreçle ilgili detaylı bilgilendirmeler Bosch Türkiye’nin resmi kanallarından takip edilebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Üretim, Enerji Operasyonlarını 5G ile Güçlendiriyor Haber

Enerjisa Üretim, Enerji Operasyonlarını 5G ile Güçlendiriyor

Enerjisa Üretim, dijitalleşme yolculuğunda yeni bir eşiği daha geride bırakarak 5G teknolojisini santral operasyonlarına entegre etmeye başladı. 1 Nisan itibarıyla devreye alınan 5G altyapısı sayesinde şirket, üretimden ticarete uzanan tüm operasyonel süreçlerinde bağlantı gücünü ileri seviyeye taşıyor. Sahada hızlanan bağlantı, güçlenen operasyonlar İlk fazda, Turkcell altyapısıyla 10 farklı lokasyonda 5G erişimi sağlanarak santral operasyonlarında yüksek hızlı ve kesintisiz iletişim altyapısı devreye alındı. Bu kapsamda Kocaeli’nden Akköy’e, Akhisar’dan Çeşme’ye uzanan lokasyonlarda 5G destekli operasyonlar başladı. Yaklaşık 700 çalışan, 5G hızında operasyonel etkiyle sahada yeni bir çalışma standardı deneyimliyor. Amsterdam’dan ABD’ye uzanan operasyon ağı, güçlü dijital altyapısı ve enerji ticaretindeki deneyimiyle Enerjisa Üretim, 5G’nin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme avantajını operasyonlarının merkezine taşıyor. Bu güçlü altyapı sayesinde operasyonel refleksler hız kazanırken, veri temelli karar alma süreçleri daha çevik ve daha öngörülebilir bir yapıya evriliyor. Kritik altyapıda kesintisiz iletişimin yeni standardı Santralleriyle Türkiye’nin elektrik ihtiyacına katkı sağlayan Enerjisa Üretim, kritik altyapıyı yöneten bir şirket olmanın sorumluluğuyla hareket ederek enerji üretiminde sürekliliği ve operasyonel mükemmeliyeti destekleyen teknolojileri stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyor. 5G teknolojisinin sağladığı güçlü bağlantı altyapısı sayesinde özellikle uzak ve erişimi zor lokasyonlardaki santrallerde görev yapan ekipler için iletişim kalitesi önemli ölçüde artarken, saha operasyonlarında anlık veri takibi, uzaktan müdahale ve operasyonel koordinasyon çok daha etkin hale geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Mobilitede Yeni Dönem Haber

Elektrikli Mobilitede Yeni Dönem

Dünya genelinde mobilite anlayışı köklü bir dönüşümden geçiyor. Araç sahipliği tek seçenek olmaktan çıkarken, kullanıcılar daha esnek, erişilebilir ve deneyim odaklı çözümlere yöneliyor. Özellikle elektrikli araçlar söz konusu olduğunda satın alma kararları, gerçek yaşam deneyimleriyle şekilleniyor. Bu bağlamda araç kiralama, yeni teknolojileri tanıma, gündelik hayatla uyumunu test etme ve bilinçli tercihler geliştirme imkânı sunan bir keşif alanı haline geliyor. Mobilite ekosisteminde araç kiralama, kullanıcı ile teknoloji arasındaki ilişkiyi de yeniden tanımlayan kritik bir temas noktasına evriliyor. Özellikle 25-40 yaş aralığındaki yeni nesil kullanıcılar için kiralama, anlık bir ihtiyaçtan çok ileri teknolojileri satın alma öncesinde deneyimlemenin en erişilebilir yolu olarak öne çıkıyor. Bu perspektiften yola çıkan Garenta ise elektrikli araç filosuyla kullanıcılarına yalnızca bir sürüş imkânı sağlamakla kalmıyor; onların sürdürülebilir ulaşım anlayışıyla bağ kurabilecekleri ve geleceğin sürüş teknolojilerini yakından tanıyabilecekleri bütüncül bir platform sunuyor. “Amacımız Geleceğin Mobilite Alışkanlıklarını Şekillendiren Bir Deneyim Ekosistemi İnşa Etmek” Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte mobiliteyi esneklik, sürdürülebilirlik ve deneyim ekseninde yeniden şekillenen bir ekosistem olarak ele aldıklarını belirten Garenta Pazarlama Müdürü Tarık Teksen Tutal, “Uluslararası Enerji Ajansı verileri, elektrikli araç satışlarında hızlı bir artışın yaşandığını teyit ediyor. Ancak buna karşın kullanıcıların önemli bir bölümü deneyim eksikliği nedeniyle elektirikli araba konusunda hâlâ çekimser kalıyor. Şarj altyapısına erişim, menzil yeterliliği ya da batarya ömrü gibi başlıklar, kullanıcı araçla temas etmeden önce soyut birer kaygı olarak kalıyor. Oysa biz biliyoruz ki bu bariyerleri aşmanın en kolay yolu doğrudan deneyimlemekten geçiyor. Çünkü kullanıcı davranışlarını dönüştüren asıl unsur temasın kendisi oluyor” dedi. Araç kiralama sektörünün bu noktada kritik bir rol üstlendiğine dikkat çeken Tutal, “Bugün kiralama, araç temininin çok daha ötesine geçerek yeni nesil teknolojilerin gerçek hayatla buluştuğu bir platforma dönüşmüş durumda. Garenta olarak, bütçe dostu geniş araç portföyümüz ve mutlak müşteri memnuniyeti ilkesi doğrultusunda hizmet veren deneyimli satış ekibimiz sayesinde, müşterilerimizin elektrikli araçlara dair soyut kaygılarını doğrudan kullanım fırsatlarıyla somut ve yönetilebilir bir deneyime dönüştürüyoruz. Böylece yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermekle kalmıyor, elektrikli mobiliteye geçişte kullanıcılarla teknoloji arasında güçlü bir köprü kurarak geleceğin alışkanlıklarını bugünden inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı. Elektrikli Araçlara Dair Önyargılar Deneyimle Aşılıyor Elektrikli araçlara yönelik en yaygın çekinceler; şarj altyapısına erişim, menzil yeterliliği, batarya ömrü, toplam kullanım maliyeti ve değişen kullanım alışkanlıklarına uyum gibi başlıklarda yoğunlaşıyor. Ancak bu soru işaretlerinin büyük bir kısmı, doğrudan temasla hızla anlamını yitiriyor. Gerçek kullanım senaryolarında edinilen deneyim, kullanıcıların elektrikli araçlara dair algısını dönüştürüyor. Sessiz sürüş, düşük işletme maliyeti ve teknolojik donanım gibi avantajlar, teorik bilgiden çok pratik kullanımda anlam kazanıyor. Bu nedenle araç kiralama, elektrikli mobilitenin yaygınlaşmasında kritik bir hızlandırıcı görevi üstleniyor. Deneyim ekonomisi ile mobiliteyi birleştiren nadir platformlardan biri olarak konumlanan Garenta, kullanıcıların elektrikli araçlarla gerçek yaşam koşullarında tanışmasını sağlayarak, teorik bilgilerin ötesinde somut veri ve gözlemler elde edebilecekleri bir platform sunuyor. Böylece araç kiralama, yalnızca mobilite ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, kullanıcıların güvenle karar verebildiği ve teknolojiye dair önyargılarını aşabildiği bir alan haline geliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Michelin Yeni Yaz Lastiği Serilerini Tanıtıyor Haber

Michelin Yeni Yaz Lastiği Serilerini Tanıtıyor

Önemli yeniliklerle donatılan bu yeni lastik serisi, aracın yakıt tipi ne olursa olsun performans, uzun ömür ve enerji verimliliğinin artık birbirine karşıt olmadığı yeni bir çağın kapılarını açıyor. Dünya lasti̇k satışlarının yaklaşık %80’ini ‘yaz’ lastikleri̇nin oluşturduğu pazarda, Michelin bu iki yeni ürünün lansmanıyla bu segmentin sahip olduğu temel önemi bir kez daha vurguluyor. Otomobil ve 2 Tekerlekli Araçlar İş Birimi Direktörü ve Michelin Grubu İcra Komitesi Üyesi Jean-Claude Pats yaptığı açıklamada: “Son yıllarda sektörümüz olağanüstü bir dönüşümden geçti. Bugün yaşananlar 10 ya da 20 yıl öncesiyle kıyaslanamaz. Bu bağlamda lastik artık sadece bir güvenlik unsuru değil, mobilitenin tüm zorluklarını aşması gereken eksiksiz bir teknoloji paketi. Bu yüzden MICHELIN Primacy 5 energy ve MICHELIN Pilot Sport 5 energy lastikleriyle yeni bir yaklaşım sunuyoruz. Bu lastikler, sürücülere artık performans, güvenlik, uzun ömür ve enerji verimliliği arasında seçim yapmak zorunda olmadıkları bir deneyim sunuyor. Benzinli, hibrit veya %100 elektrikli tüm modern araçların ihtiyaçlarını karşılıyor ve geleceğin beklentilerini de öngörüyor. Bu yenilikler, Ar-Ge’ye yaptığımız büyük yatırımların sonucu olup, Michelin’in hedefini tam anlamıyla yansıtıyor: Her zamankinden daha yüksek performans, daha yüksek verimlilik ve sürdürülebilir bir geleceğe kararlılıkla odaklanan lastikler sunmak” dedi. MICHELIN Primacy 5 energy & MICHELIN Pilot Sport 5 energy Tüm araç tipleri için performans ve enerji verimliliği artık ayrılmaz bir bütün MICHELIN PRIMACY 5 energy: Üç farklı kategorida A sınıfı derecelendirmeye sahip ve kendi kategorisinde en uzun ömürlü lastik (1) Uzun ömürlü güvenlik Olağanüstü performansıyla tüm MICHELIN Primacy 5 energy lastikleri ıslak zeminde frenlemede A derecesine sahip. Lastik, önceki nesline kıyasla fren mesafesini hem yeniyken hem de lastik 2 mm’ye kadar aşındığında %8 oranında azaltıyor (2). Kendi kategorisinde en uzun ömür Energy Passive 2.0 teknolojisi (fonksiyonelleştirilmiş bileşenler ve optimize edilmiş yapı) sayesinde bu lastik, elektrikli araçlar dahil olmak üzere Avrupa’da kendi kategorisinde en iyi kilometre performansını sunuyor (4). Enerji verimliliği: Yeni bir lider doğuyor Yuvarlanma direncinde A derecesi, yakıt tüketiminde %6’ya kadar tasarruf (0.3 L/100 km), elektrikli araçlarda %10’a kadar menzil artışı, yalaşık 169 €’ya kadar yakıt tasarrufu ve 327 kg daha az CO₂ emisyonu ile şarj başına 70 km’ye kadar ek menzil sağlıyor (3). Akustik konfor Harici gürültü seviyesinde A derecesine sahip olan MICHELIN Primacy 5 energy, bu sayede C dereceli bir lastiğe kıyasla sürüş sırasında duyulan gürültüyü dört kat azaltıyor. MICHELIN Pilot Sport 5 energy: Sorumlu performans MICHELIN Pilot Sport 5 energy, sportif sürüşün yanı sıra enerji verimliliğinden ödün vermeden tüm özellikleri bir arada isteyen sürücülere hitap ediyor ve bu özellik kendi segmentinde oldukça nadir bulunuyor. Hassasiyet ve kontrol Michelin’in motor sporlarındaki uzmanlığıyla tasarlanan Dynamic Response teknolojisi ve tamamen yeni Adaptive Grip Compound sayesinde lastik, hem kuru hem ıslak zeminde hassas yol tutuşu ve üst seviyede kontrol sağlıyor (6)(7). Geliştirilmiş uzun ömür MaxTouch® teknolojisi sayesinde MICHELIN Pilot Sport 5 energy, spor otomobillerdeki en büyük zorluklardan biri olan lastikte hızlı aşınma sorununu başarıyla yönetiyor. Bu teknoloji, temas alanını optimize ederek daha düzenli bir aşınma sağlıyor. Ayrıca Energy Passive bileşeni sayesinde, spor otomobil lastiklerinde görülmemiş bir seviyede düşük yuvarlanma direnci sağlıyor. Sonuç olarak yuvarlanma direncinde A derecesine sahip olan bu lastik, kullanım ömrü bakımından da rakiplerini doğrudan açık ara geride bırakıyor (8). Test edilip onaylanmış olağanüstü performans MICHELIN Pilot Sport 5 energy’nin yetenekleri, CONCEPT AMG GT XX dünya rekoru denemesinde doğrulandı; araç neredeyse sekiz gün boyunca 300 km/sa sabit hız ile ilerleyerek lastiğin enerji verimliliği ve dayanıklılığı tamamen kanıtlandı. Otomobil üreticilerinin beklentilerini karşılayan ve onayladığı performans Otomobil üreticileri artık her zamankinden daha zorlu teknik şartnameler belirliyor. En verimli modellerini homologe etmek için, son derece düşük yuvarlanma direnci, artırılmış yol tutuşu, uzun ömür ve aşırı koşullar altında bile kontrollü sürüş sunabilen lastikler talep ediyorlar. Yeni MICHELIN Primacy 5 energy ve MICHELIN Pilot Sport 5 energy serileri bu gereksinimleri tam olarak karşılıyor. Elektrikli araçların menzilini artırmakla kalmıyor, hibrit ve benzinli araçların yakıt tüketimini azaltıyor, performansını yükseltiyor ve tüm bunları yüksek güvenlik seviyesini koruyarak yapıyor. Birçok uluslararası marka tarafından kabul gören bu lastikler, halihazırda geniş bir model yelpazesinde orijinal ekipman olarak da kullanılıyor. Polonya, Çekya, Slovakya, Romanya, Yunanistan ve Türkiye B2C Pazarlama Direktörü Corina Chicu: “MICHELIN Primacy 5 energy ve MICHELIN Pilot Sport 5 energy serilerinin lansmanı ile enerji verimliliği, güvenlik ve uzun ömrün kusursuz bir şekilde çalıştığı dengeli bir performans yaklaşımıyla, Michelin olarak farkımızı bir kez daha vurguluyoruz. Michelin’in bu iki yeni ürünü, en önemli konulardan hiçbir ödün vermeden, zaman içinde tutarlı performans sağlayan teknolojiler sunma hedefimizi mükemmel biçimde yansıtıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dünyanın En Büyük 20 Elektrikli Araç Üreticisinden 17’si Continental Lastiklerini Tercih Ediyor Haber

Dünyanın En Büyük 20 Elektrikli Araç Üreticisinden 17’si Continental Lastiklerini Tercih Ediyor

2025 yılı verilerine göre Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki en yüksek satış hacmine sahip 10 elektrikli araç üreticisinin tamamına lastik tedarik eden marka, %100'lük bir başarı oranına ulaştı. Dünya genelinde ise en büyük 20 elektrikli araç üreticisinden 17’si araçlarında Continental lastiklerini tercih ediyor. Fraunhofer Sistem ve İnovasyon Araştırmaları Enstitüsü (ISI) verilerine göre elektrikli araç satışları dünya genelinde istikrarlı biçimde büyüyor. 2024 yılında 10,3 milyon olan küresel bataryalı elektrikli araç (BEV) satışları, 2025 yılında %23 artarak 12,7 milyon adede ulaştı. Asya-Pasifik bölgesi, özellikle de Çin, çift haneli büyüme oranlarıyla liderliğini korurken; Avrupa pazarı %26’lık bir artışla 2,5 milyon araçlık hacme ulaşarak ikinci en önemli pazar konumunu pekiştirdi. Lider lastik üreticilerinden Continental, elektrikli araçların teknik gereksinimlerine yönelik geliştirdiği ürünlerle dünyanın en büyük EV üreticilerinin tercihi oldu. Geçtiğimiz yıl Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesindeki en yüksek satış hacmine sahip 10 elektrikli araç üreticisinin tamamına lastik temin eden marka, bu güçlü konumunu küresel ölçekte de sürdürüyor. Aralarında BYD, Volkswagen, Stellantis, BMW, NIO, Hyundai ve Renault gibi devlerin bulunduğu en büyük 20 üreticiden 17'sine hizmet veren marka, başarısını kıtalararası boyuta taşıdı. Şirket aynı zamanda Amerika pazarındaki en büyük 10 üreticinin 8’ine, Asya-Pasifik bölgesinde ise 10 üreticiden 7’sine lastik sağlıyor. " Elektrikli Mobilite Stratejimiz Sonuç Veriyor" Continental Lastikleri Küresel Orijinal Ekipman İş Birimi Sorumlusu Dennis Bellmund, elde edilen bu başarıyı şu sözlerle değerlendirdi: "EMEA bölgesi stratejimizin başarısını teyit ediyor. Binek araç lastiklerimizi düşük yuvarlanma direnci, sessiz sürüş ve yüksek yük kapasitesi için tasarlamaya çok erken aşamalarda başladık. Bu özellikler, elektrikli araçlar için özellikle kritik bir öneme sahip." Elektrikli Araçlar İçin İleri Teknoloji: EcoContact 7 Elektrikli araçlar, batarya ağırlıkları ve anlık yüksek tork üretimleri nedeniyle lastikler üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Continental, bu zorluklara karşı golf toplarından ilham alan "aerodimple" teknolojisini geliştirdi. Yeni EcoContact 7 modelinde kullanılan bu teknoloji, lastik yanaklarındaki hava türbülansını azaltarak aracın hareket etmek için daha az enerji harcamasını sağlıyor ve verimliliği en üst seviyeye çıkarıyor. 1993 yılında ilk enerji verimli lastiği Conti EcoContact’ı sunan şirket, serinin yedinci nesli olan EcoContact 7 ile teknolojisini her geçen gün ileri taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MWC 2026’da HONOR’dan İnsan Odaklı Yapay Zekâ Vurgusu Haber

MWC 2026’da HONOR’dan İnsan Odaklı Yapay Zekâ Vurgusu

Küresel yapay zekâ cihaz ekosistemi şirketi HONOR MWC 2026’da yapay zekâ vizyonunu ve yeni nesil cihazlarını sahneye taşıdı. Barselona’da düzenlenen etkinlikte konuşan HONOR CEO’su James Li, yapay zekânın insan odaklı gelişmesi gerektiğini vurgularken, şirketin “Augmented Human Intelligence (AHI)” yaklaşımını anlattı. Etkinliğin en dikkat çeken yeniliklerinden biri olan HONOR Robot Phone, yapay zekâ, robotik ve mobil iletişim teknolojilerini bir araya getiren yaklaşımıyla ödül alarak büyük ilgi gördü. Yönümüzü bulmamıza yardım edecek James Li, Mobil Dünya Kongresi (MWC) 2026’nın ana sahnesinde geleceğe yönelik bir açılış konuşması yaparak yapay zekânın insan potansiyelini nasıl güçlendirebileceğini anlattı. “HONOR olarak yapay zekânın özünün insan odaklı kalması gerektiğine inanıyoruz” diyen James Li, HONOR’un MWC ana sahnesinde ilk kez yer aldığını vurguladı. “Amacımız zekâya hem IQ (analitik zeka) hem de EQ (duygusal zeka) kazandırmak; sorun çözme gücünü ve anlama yeteneğini bir araya getirmek. Böylece hızla değişen bir dünyada yönümüzü bulmamıza yardımcı olacak; her anı neşe, sevgi ve bilgelikle yaşayabilmemizi sağlayacak.” Çığır Açan Cihaz Ödülü’nü aldı HONOR, MWC 2026 kapsamında Global Mobile (GLOMO) tarafından, silikon karbon batarya teknolojisinin uygulanması ve ticarileştirilmesi sayesinde “Best Disruptive Device Innovation” (Çığır Açan Cihaz İnovasyonu) ödülüne layık görüldü. Bu yenilik, HONOR Magic V6’nın yüzde 25 silikon içeriğine ulaşarak sektörde bir ilke imza atmasını sağladı ve ultra ince katlanabilir tasarımda daha yüksek enerji yoğunluğunu mümkün kıldı. MWC 2026’da ise HONOR, yeni nesil batarya teknolojisini HONOR silikon-karbon bıçak batarya ile tanıttı. Yüzde 32 silikon içeriği ve 985 Wh/L enerji yoğunluğu sunan bu yeni teknoloji, ultra ince ve ultra yüksek enerji yoğunluklu batarya alanında önemli bir sıçramaya işaret ediyor. Yeni cihazlarla ödülleri topladı Bunun yanı sıra çok sayıda uluslararası kuruluş, HONOR Robot Phone, HONOR Magic V6, HONOR MagicPad 4 ve HONOR MagicBook Pro 14 dahil olmak üzere birçok HONOR ürününü MWC 2026 “Best in Show” ödülüne layık gördü. Medya ve sektör analistleri ise markanın insan odaklı inovasyon yaklaşımını ve robotik, yapay zekâ ile mobil iletişim teknolojilerini bir araya getiren entegrasyonunu övgüyle değerlendirdi. HONOR’un Robot Phone’u, yapay zekâ devriminde insanlığı merkeze koyan ve insan potansiyelini ile yaratıcılığını yerine geçmek yerine geliştirmeyi amaçlayan teknolojiyi savunan HONOR’un AHI vizyonunun en iyi göstergesi oldu. Bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için üç tür zekânın birlikte çalışması gerekiyor: Kişisel zekâ: kullanıcıların kişisel cihazlarında yaşayan yapay zekâ ajanı; Evrensel zekâ: dünyanın bilgisini kullanıcılara getiren, insanlığın kolektif beyni; ve Uç zekâ: robotlar ve elektrikli araçlar gibi, fiziksel dünyada kullanıcıların yeni ‘gözleri’ ve ‘elleri’ olarak hareket eden sistemler. Robot Phone yeni bir kapı açtı Dünyayı algılayabilen ve onunla etkileşime girebilen bedenlenmiş bir yapay zekâ cihazı olan HONOR Robot Phone, bu üç zekânın herkesin profesyonel bir film yapımcısına dönüşmesini sağlamak için nasıl sorunsuz biçimde entegre olabileceğini gösteriyor. Yapay zekâ ile görüntüleme teknolojisini bir araya getirerek kendini ifade etmenin tamamen yeni bir dünyasının kapısını açıyor. James Li, “Yaratım sürecini yalnızca zahmetsiz hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda çok daha heyecan verici kılıyor” diyor. Sahnede James Li ayrıca, bir yapay zekâ cihaz ekosistemi oluşturmak için sektör genelinde iş birliğine açık bir davette de bulundu: “En havalı zihinlerle birlikte çalışan havalı bir şirket olmayı hedefliyoruz. Yapay zekânın havalı geleceği için birlikte!” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.