Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektrikli Araçlar

Kapsül Haber Ajansı - Elektrikli Araçlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrikli Araçlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ASAŞ’a Ar-Ge Kategorisinde Verimlilik Birinciliği Haber

ASAŞ’a Ar-Ge Kategorisinde Verimlilik Birinciliği

Türkiye'nin lider alüminyum sanayi kuruluşlarından ASAŞ, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 2025 Verimlilik Proje Ödülleri Yarışması'nda geliştirdiği yenilikçi projesi MARBEL ile Ar-Ge kategorisi birincilik ödülünü kazandı. ASAŞ, 2025 Verimlilik Proje Ödülleri Yarışması'na üç yenilikçi Ar-Ge projesiyle katılım sağladı. Yarışmada; elektrikli araçlara yönelik sürdürülebilir batarya taşıyıcı sistemlerinin geliştirilmesini hedefleyen MARBEL AB Projesi, karbon ayak izi azaltılmış ve üretim ile performans verimliliği yüksek otomotiv alüminyum alaşımlarının geliştirilmesine odaklanan NEXAL Projesi ile doğrudan soğutmalı döküm prosesinde verimlilik ve iş güvenliğini artırmayı amaçlayan Modüler Döküm Masası Optimizasyonu Projesi değerlendirildi. Bu projeler arasından, "Elektrikli Araçlar için Yüksek Hurda Oranlı, Modüler ve Hafif Alüminyum Batarya Taşıyıcı: Kaynak ve Enerji Verimliliğine Dayalı Sürdürülebilir Tasarım" (MARBEL AB Projesi), yenilikçi yaklaşımı ve sürdürülebilir üretime sağladığı katkı sayesinde ödüle layık görüldü. Yarışmada ödüle layık görülen "Elektrikli Araçlar için Yüksek Hurda Oranlı, Modüler ve Hafif Alüminyum Batarya Taşıyıcı: Kaynak ve Enerji Verimliliğine Dayalı Sürdürülebilir Tasarım" projesi, elektrikli araç teknolojilerine yönelik sürdürülebilir çözümler sunarken kaynak kullanımında, enerji verimliliğinde ve hafifletilmiş tasarım yaklaşımında ortaya koyduğu yenilikçi bakış açısıyla öne çıktı. Proje, yüksek hurda oranına sahip alüminyumun katma değerli bir ürüne dönüştürülmesini sağlayarak döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim hedeflerine önemli katkılar sunuyor. Ödüller, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni kapsamında, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır'ın teşrifleriyle Ankara’da gerçekleştirilen tören ile sahiplerine takdim edildi. ASAŞ adına ödülü alan Genel Müdür Derya Hatiboğlu; “ASAŞ, sürdürülebilir üretim anlayışı, Ar-Ge odaklı yaklaşımı ve inovasyon gücüyle geliştirdiği projelerle Türkiye sanayisinin verimlilik odaklı dönüşümüne katkı sunmaya devam ederken, elde ettiği bu ödülle çevresel sürdürülebilirlik ve teknolojik gelişim alanındaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Mobilite Lastik Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor Haber

Elektrikli Mobilite Lastik Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor

Geleneksel içten yanmalı motorlara sahip araçlarla kıyaslandığında yapısal olarak farklılaşan elektrikli ve hibrit otomobiller, yolla temas eden tek nokta olan lastiklerden çok daha fazlasını talep ediyor. Bataryaların yarattığı ağırlık artışı zemin üzerindeki baskıyı artırırken, anlık hızlanma gücü de yüzey aşınmasını hızlandıran temel faktörler arasında yer alıyor. Bu durum, yeni nesil bileşenlerin geliştirilmesini ve mühendislik çözümlerinin bu dinamiklere göre sıfırdan tasarlanmasını zorunlu kılıyor. “Mobilitedeki dönüşüm, lastik teknolojilerine yön veriyor” Elektrikli araçların yaygınlaşmasının lastik endüstrisinin Ar-Ge önceliklerini de değiştirdiğini belirten AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, “Elektrikli mobilite, bugüne kadar alışılagelmiş performans kriterlerinin çok ötesinde bir mühendislik yaklaşımı gerektiriyor. Daha yüksek yük taşıma kapasitesi, optimize edilmiş dönme direnci, sessiz sürüş konforu ve maksimum aşınma direnci artık yeni dönemin temel standartları haline geldi. Lastik, günümüzde yalnızca aracı taşıyan bir parça olmaktan çıkıp; menzil optimizasyonunu, yolcu güvenliğini ve çevresel sürdürülebilirliği doğrudan belirleyen stratejik bir teknoloji bileşenine dönüştü. AKO Grup olarak, küresel trendleri ve değişen kullanıcı beklentilerini yakından takip ediyor; güçlü yerli üretim altyapımızla yarının teknolojilerini bugünden yollara kazandırmak için çalışıyoruz.” dedi. Elektrikli araçlar lastiklerden daha fazlasını bekliyor Elektrikli araçlar çevre dostu ve yüksek verimli sürüş avantajları sunarken, bu araçların karakteristik özelliklerine uygun lastik seçimi büyük önem taşıyor. Motor gürültüsünün olmaması nedeniyle kabin içine yansıyabilecek yol sesini en aza indiren akustik teknolojiler, menzili doğrudan etkileyen düşük yuvarlanma direnci tasarımları ve ağır yüklere karşı mukavemet gösteren yeni nesil hamur bileşikleri, modern lastik üretiminin odağını oluşturuyor. AKO Grup, bu doğrultuda geliştirdiği çözümlerle hem sürücü konforunu maksimuma çıkarmayı hem de karbon ayak izini azaltmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otomobil Piyasasında Arz ve Talep Artarken Hem Nominal Hem de Reel Fiyatlar Geriledi Haber

Otomobil Piyasasında Arz ve Talep Artarken Hem Nominal Hem de Reel Fiyatlar Geriledi

Rapora göre, Haziran 2026’da enflasyondan arındırılmış ortalama reel otomobil fiyat endeksi 129,3 olarak gerçekleşti. Reel fiyatlardaki düşüş eğilimi devam ederken, bir önceki aya kıyasla yüzde 1,5, geçen yılın aynı ayına kıyasla ise yüzde 8,6 oranında düşüş görüldü. Cari Fiyatlar Gerilerken Reel Düşüş Devam Ediyor Haziran 2026'da ortalama satılık otomobil cari fiyatı bir önceki aya kıyasla yüzde 0,5 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 20,7 arttı. Aylık bazda ortalama otomobil fiyatı 1 milyon 169 bin TL oldu. Fiyat Değişiminde D Sınıfı Öne Çıktı Ortalama fiyat B sınıfında 770 bin 421 TL, C sınıfında 1 milyon 39 bin TL, D sınıfında 1 milyon 497 bin TL ve E sınıfında 2 milyon 457 bin TL olarak gerçekleşti. Yıllık fiyat değişiminde en yüksek artış yüzde 23,3 ile D sınıfında, en düşük artış ise yüzde 21,9 ile B sınıfında görüldü. C sınıfında artış oranı yüzde 22,7, E sınıfında ise yüzde 22,5 oldu. Haziran Ayının Öne Çıkanı Elektrikli Araçlar Oldu Ortalama fiyat benzin türünde 1 milyon 430 bin TL, benzin ve LPG'li türünde 611 bin 352 TL, dizel türünde 1 milyon 118 bin TL, hybrid türünde 2 milyon 597 bin TL ve elektrik türünde 4 milyon 89 bin TL olarak gerçekleşti. Yıllık fiyat değişiminde en yüksek artış yüzde 25 ile elektrikli araçlarda görüldü. Benzin türünde artış oranı yüzde 17,8, benzin ve LPG türünde yüzde 18,6, dizel türünde yüzde 15,7, hybrid türünde ise yüzde 15,2 olarak gerçekleşti. Otomobil Piyasasında Arz ve Talep Birlikte Arttı Otomobil talep endeksi bir önceki aya kıyasla yüzde 2,8 artarken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3 geriledi. Aynı dönemde satılık ilan sayısı yüzde 6,1 artışla 960 bin 201'e, satılan otomobil sayısı ise yüzde 6,7 artışla 187 bin 287'ye yükseldi. Buna bağlı olarak satılan otomobil sayısının satılık ilan sayısına oranı 0,1 puan artışla yüzde 19,5 oldu. Satılık otomobillerin ilanda kalma süresi ise bir önceki aya göre 1,4 gün uzayarak 25,2 güne çıktı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Her İki Şirketten Biri Elektrikli Araçlara Yeşil Işık Yakıyor Haber

Türkiye’de Her İki Şirketten Biri Elektrikli Araçlara Yeşil Işık Yakıyor

BNP Paribas Grubu çatısı altında faaliyet gösteren ve Türkiye’de kurumların mobilite, filo yönetimi ve operasyonel verimlilik hedeflerine ulaşmalarında güvenilir ve uzun vadeli iş ortağı olarak konumlanan TEB Arval’in desteğiyle her yıl gerçekleştirilen Arval Mobility Observatory (AMO) Filo ve Mobilite Barometresi 2026 araştırma sonuçları açıklandı. 33 ülkede 10 bin 157 yöneticinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, şirketlerin filo ve mobilite yönetiminde artık strateji geliştirme aşamasını geride bırakarak, uygulama dönemine geçtiğini ortaya koydu. Araştırma sonuçları, elektrikli araç dönüşümünün hızla devam ettiğini gözler önüne sererken, şirketlerin odağını operasyonel verimlilik, alternatif mobilite çözümleri ve veri odaklı filo yönetimine çevirdiğini gösteriyor. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de şirketlerin yüzde 54’ü bataryalı elektrikli araçlar (BEV), şarj edilebilir hibrit araçlar (PHEV) veya hibrit araçlar (HEV) gibi alternatif enerji teknolojilerini kullanıyor ya da önümüzdeki üç yıl içinde kullanmayı planlıyor. Türkiye’de şirketlerin yüzde 27’si filolarında en az 1 elektrikli araca sahip. Binek araç filolarındaki elektrikli araç oranının önümüzdeki üç yıl içinde yüzde 12’ye ulaşması bekleniyor. TEB Arval Genel Müdürü Fatih Deynek: “Veriyi etkin yöneten ve çalışan beklentilerine çeviklikle yanıt veren şirketler rekabet avantajı sağlayacak” Araştırma sonuçlarını değerlendiren TEB Arval Genel Müdürü Fatih Deynek şunları söyledi: “2026 Barometresi, Türkiye'de filo yönetiminin yeni bir evreye geçtiğini gösteriyor. Şirketler artık elektrifikasyonun gerekliliğini tartışmaktan çok, bu dönüşümü nasıl daha verimli ve sürdürülebilir şekilde hayata geçireceklerine odaklanıyor. Araştırma sonuçları, Türkiye'de elektrikli araç kullanımına yönelik güçlü bir irade bulunduğunu ancak şarj altyapısı ve operasyonel verimlilik gibi başlıkların dönüşümün başarısında belirleyici olacağını ortaya koyuyor. Bununla beraber mobilite anlayışı da değişiyor. Şirketler çalışanlarına yalnızca araç sunmak yerine daha esnek, daha sürdürülebilir ve daha kapsayıcı ulaşım çözümleri geliştirmeye yöneliyor. Önümüzdeki süreçte çevresel hedefleri mali disiplinle buluşturan, veriyi etkin yöneten ve çalışan beklentilerine çeviklikle yanıt veren şirketler rekabet avantajı sağlayacak. TEB Arval olarak, müşterilerimizin bu dönüşüm sürecinde filo çözüm ortaklığının ötesine geçerek, onların stratejik sürdürülebilir mobilite danışmanı olma kararlılığımızı sürdürüyoruz.” Elektrikli araçların önündeki kritik eşik: Şarj altyapısı Araştırmaya göre elektrifikasyon konusunda önemli ilerleme kaydedilmesine rağmen, şirketler bazı yapısal engellerle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Türkiye'de elektrikli araç kullanımının önündeki engellerden birinin şarj noktaları olduğunu belirten şirketlerin oranı %68'i buluyor. Buna rağmen araştırmaya katılan şirketlerin tamamı en az bir şarj politikası uyguluyor veya uygulamayı planlıyor. Araştırmada elektrikli araçlar, şirketlerin çevresel sorumluluklarını destekleyen ve mobilite dönüşümünü hızlandıran önemli araçlardan biri olarak öne çıkıyor. Şirketlerin elektrikli araçlara geçiş sebepleri arasında; sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak, karbon emisyonlarını azaltmak ve geleceğin mobilite ihtiyaçlarına hazırlıklı olmak önemli etkenler arasında. Araştırmaya göre şirketlerin büyük bölümü için elektrifikasyon artık kısa vadeli bir tercih değil, uzun vadeli dönüşüm stratejilerinin temel unsurlarından biri olarak dikkat çekiyor. Araştırmada ikinci el araç pazarına ilişkin veriler de dikkat çekiyor. Türkiye’de şirketlerin yüzde 31’i filolarında ikinci el araç kullanırken, yüzde 44’ü önümüzdeki üç yıl içinde ikinci el araçları filolarına dahil etmeyi planlıyor. Ayrıca şirketlerin yüzde 27’si ikinci el araç finansmanında operasyonel kiralamayı tercih ediyor veya etmeyi değerlendiriyor. Veri odaklı filo yönetimine ilgi artıyor Araştırma sonuçları, şirketlerin filo yönetiminde veriye dayalı çözümlere ve uzman desteğine olan ihtiyacının arttığını gösteriyor. Türkiye’de filo yöneticilerinin yüzde 45’i performans yönetimi konusunda daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu ifade ederken, yüzde 24’ü filo optimizasyonu alanında danışmanlık desteğine ihtiyaç duyuyor. Otomatik araç performans takibi, önleyici bakım sistemleri ve gerçek zamanlı araç izleme çözümleri en çok talep edilen teknolojiler arasında yer alıyor. Şirketler, filolarını daha verimli yönetebilmek ve operasyonel süreçlerini iyileştirebilmek için veri odaklı yönetim araçlarına yönelirken, araçlar ve operasyonlara ilişkin daha fazla görünürlük sağlayan çözümler de giderek daha fazla önem kazanıyor. Araştırma sonuçları, şirketlerin filo yönetiminde dijitalleşme ve veri odaklı yaklaşımı stratejik bir öncelik olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Araştırmaya göre çalışan mobilitesi alanında da dönüşüm hız kazanıyor. Türkiye’de şirketlerin yüzde 91’i en az bir mobilite politikası veya çözümünü uyguluyor ya da uygulamaya hazırlanıyor. Araç paylaşımı, mobilite bütçeleri ve toplu taşıma destekleri giderek daha fazla tercih edilirken, şirketler bu çözümleri yalnızca operasyonel verimlilik için değil, çalışan memnuniyeti ve yetenek çekimi açısından da stratejik bir araç olarak görüyor. Araştırma sonuçları, Türkiye’de filo ve mobilite sektörünün çevresel sürdürülebilirlik, operasyonel verimlilik ve çalışan deneyimi ekseninde önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ortaya koyuyor. Şirketler artık yalnızca yeni teknolojilere yatırım yapmakla kalmıyor; bu yatırımların maliyet, operasyon ve insan kaynağı üzerindeki etkilerini de bütüncül bir yaklaşımla yönetmeye odaklanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Toyota, 34 Yıldır Otomotiv Sektörüne Nitelikli Teknik İnsan Kaynağı Yetiştiriyor Haber

Toyota, 34 Yıldır Otomotiv Sektörüne Nitelikli Teknik İnsan Kaynağı Yetiştiriyor

34 yıldır sürdürülen program kapsamında bu yıl da yeni mezunlar sektöre kazandırıldı. Genç mezunlar, teknik bilgi ve becerilerinin yanı sıra Toyota'nın çalışma kültürü ve temel değerleriyle de geleceğe hazırlandı. Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen Toyota Teknik Eğitim Programı, öğrencilerin lise yıllarından itibaren meslek sahibi olmalarını desteklerken, otomotiv teknolojilerindeki gelişmelere uyum sağlayabilecek donanıma sahip teknik personelin yetişmesine de katkı yapıyor. 1992 yılından bu yana İstanbul Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde uygulanan program, Adana Seyhan Şehit Bora Süelkan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde ise 2007 yılından bu yana başarıyla sürdürülüyor. Bu yıl 27 öğrenci daha mezun oldu Toyota Türkiye'nin uzun soluklu sosyal sorumluluk projelerinden biri olan Toyota Teknik Eğitim Programı kapsamında bu yıl Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nden 14, Adana Seyhan Şehit Bora Süelkan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nden ise 13 öğrenci mezun olarak otomotiv sektörüne ilk adımlarını attı. Program kapsamında öğrenciler teorik bilgilerini uygulamalı eğitimlerle pekiştirirken, Toyota'nın kalite anlayışı, Kaizen felsefesi, takım çalışması, disiplin ve müşteri odaklı yaklaşımını da eğitimlerinin bir parçası olarak benimsiyorlar. Mezunların önemli bir bölümü ise Toyota yetkili servislerinde ve otomotiv sektörünün farklı alanlarında istihdam edilerek meslek hayatlarına güçlü bir başlangıç yapıyorlar. Elektrikli araçlar alanında öğretmenlere de eğitim verildi Toyota Teknik Eğitim Programı, yalnızca öğrencilerin değil öğretmenlerin gelişimine de katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu kapsamda Şişli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan 13 farklı ilden 20 öğretmene Toyota Türkiye ev sahipliğinde Temel ve İleri Seviye Elektrikli Araçlar Eğitimi verildi. Böylece öğretmenler, mobilite dünyasının yeni teknolojileri hakkında kapsamlı bilgi sahibi oldular. Programı başarıyla tamamlayan öğretmenler, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından verilen hizmet içi eğitim sertifikalarını almaya hak kazandılar. Edindikleri bilgi ve deneyimleri ise elektrikli araç teknolojileri alanındaki atölyelerde öğrencilerine aktararak geleceğin teknik insan kaynağının yetişmesine katkı sağlayacaklar. T-TEP’te yeni dönem gelişim odaklı uygulamalarla başlıyor Toyota Türkiye, T-TEP'in sürdürülebilir başarısını desteklemek amacıyla yeni dönem çalışmalarına da ara vermeden başladı. Bu kapsamda Adana'daki T-TEP sınıfına katılacak öğrencilerin belirlenmesi için mülakatlar gerçekleştirildi. Toyota yetkili servislerinden servis müdürleri ve mekanik formenlerin de yer aldığı değerlendirme süreciyle, programa katılacak yeni öğrencilerin seçim süreci tamamlandı. Toyota Türkiye, yeni dönemde öğrencilerin gelişimini sınıf ortamının ötesine taşıyacak yeni uygulamaları da hayata geçirecek. Toyota Türkiye Eğitim Bölümü’nün çalışmalarıyla birlikte öğrencilerin gelişimi eğitim sürecinin her aşamasında desteklenecek. Bu kapsamda kariyer yolculuğu ve koçluk desteğinin yanı sıra Toyota yetkili servislerinde görev yapan uzmanların teknik bilgi ve bayi organizasyonuna ilişkin deneyimlerini öğrencilerle paylaşacağı buluşmalar düzenlenecek. Ayrıca gerçekleştirilecek bayi ziyaretleriyle öğrencilerin staj öncesinde iş süreçlerini yerinde deneyimlemeleri sağlanacak. 34 yıldır aralıksız devam eden Toyota Teknik Eğitim Programı, bu yıl mezun olan 27 öğrencinin de katılımıyla bugüne kadar toplam 689 mezun vererek otomotiv sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik insan kaynağının yetiştirilmesine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrikli Araç Ekosisteminde Yeni Dönemi Blockchain ve RWA Şekillendirecek Haber

Elektrikli Araç Ekosisteminde Yeni Dönemi Blockchain ve RWA Şekillendirecek

Küresel elektrikli araç pazarı 2026 yılında yeni rekorlara hazırlanırken Türkiye'de de elektrikli otomobil satışları hız kesmeden büyümeye devam ediyor. Artan araç sayısı yalnızca şarj istasyonlarına olan talebi değil, bu altyapının nasıl finanse edileceği sorusunu da sektörün gündemine taşıyor. Blockchain teknolojisi ve RWA tokenizasyonu ise şarj altyapısını daha şeffaf, erişilebilir ve yatırım yapılabilir hale getirecek çözümler arasında öne çıkıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan SAFEbit İş Geliştirme Direktörü Leo Enes Şahin, elektrikli araç ekosisteminin artık yalnızca otomotiv sektörünün değil, enerji ve dijital finans dünyasının ortak dönüşüm alanı haline geldiğini söyledi. Elektrikli araç pazarı yeni bir büyüme evresine giriyor "Elektrikli araç pazarı artık niş bir segment olmaktan çıktı ve küresel otomotiv sektörünün ana büyüme alanına dönüştü. Uluslararası Enerji Ajansı'nın öngörülerine göre 2026 yılında küresel elektrikli araç satışlarının 23 milyon adede ulaşması bekleniyor. Türkiye'de de ilk dört ayda yaklaşık 55 bin elektrikli otomobil satıldı ve elektrikli araçların toplam pazardaki payı yüzde 19 seviyesine yükseldi. Togg, BYD ve Tesla'nın aynı pazarda güçlü şekilde büyümesi, Türkiye'nin elektrikli mobilite dönüşümünde önemli bir merkez haline geldiğini gösteriyor. Bu büyüme doğal olarak şarj altyapısına olan ihtiyacı da aynı hızla artırıyor. Elektrikli araçlara geçişi destekleyen en önemli faktörlerden biri de yükselen akaryakıt maliyetleri. Benzin fiyatlarının yüksek seyretmesi ve küresel enerji piyasalarındaki belirsizlikler, bireysel kullanıcıları ve filo şirketlerini daha düşük işletme maliyetine sahip elektrikli araçlara yönlendiriyor. Elektrikli araç sahipliği artık yalnızca çevresel bir tercih değil, aynı zamanda güçlü bir ekonomik karar haline geliyor. Bu eğilim devam ettikçe şarj altyapısı yatırımlarının da çok daha hızlı büyümesi gerekecek. Şarj altyapısının finansmanı yeniden tanımlanıyor Bugün sektörün en büyük sorusu daha fazla elektrikli araç değil, bu araçları destekleyecek şarj altyapısının nasıl finanse edileceği. Türkiye'de AC ve DC şarj soketlerinin sayısı hızla artarken, bayram dönemlerinde şarj işlemleri ve elektrik tüketiminde yüzde 100'ün üzerinde büyüme görülmesi mevcut yatırımların daha da hızlanması gerektiğini ortaya koyuyor. Geleneksel finansman modelleri bu büyüme hızını tek başına karşılamakta zorlanabilir. Bu nedenle yeni nesil finansman modellerine ihtiyaç duyuluyor. Gerçek Dünya Varlıkları'nın tokenizasyonu, şarj istasyonu yatırımlarını çok daha geniş bir yatırımcı kitlesine açabilecek önemli bir model sunuyor. Bir şarj istasyonunun yatırım maliyetinin dijital tokenlara bölünmesi, yatırımcıların küçük paylarla altyapı yatırımlarına ortak olabilmesini sağlayabilir. İstasyonun elde ettiği gelir ise akıllı sözleşmeler aracılığıyla token sahiplerine otomatik olarak dağıtılabilir. Böylece operatörler daha hızlı finansmana ulaşırken yatırımcılar da gelir üreten somut altyapı varlıklarına erişebilir. Blockchain şarj ekosistemini daha verimli hale getirecek Blockchain teknolojisi yalnızca finansman tarafında değil, şarj altyapısının işletilmesinde de önemli avantajlar sunuyor. Şarj işlemleri, ödeme sistemleri, enerji mutabakatı ve araçtan şebekeye enerji aktarımı gibi süreçler merkezi yapılara ihtiyaç duymadan daha şeffaf ve güvenli biçimde yönetilebilir. Akıllı sözleşmeler sayesinde hem kullanıcı deneyimi iyileşirken hem de enerji ticaretinde verimlilik artabilir. Özellikle V2G modelleriyle elektrikli araçlar yalnızca enerji tüketen değil, gerektiğinde enerji sağlayan mobil depolama ünitelerine dönüşebilir. Bugün tokenize edilmiş gerçek dünya varlıkları pazarı hızla büyüyor ve enerji altyapısı bu alanın en güçlü kullanım senaryolarından biri olmaya aday görünüyor. Elektrikli araç şarj ağları düzenli nakit akışı üreten, ölçeklenebilir ve yatırımcı açısından anlaşılabilir altyapılar sunuyor. SAFEbit olarak blockchain ve RWA teknolojilerinin elektrikli araç ekosisteminde kalıcı bir finansman modeli oluşturacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde şarj istasyonlarının token bazlı sahiplik modelleriyle finanse edilmesi hem sektörün büyümesini hızlandıracak hem de dijital varlık yatırımcılarına reel ekonomiye bağlı yeni yatırım fırsatları sunacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Cam Endüstrisi   40. Şişecam Uluslararası Cam Konferansı’nda İstanbul’da Buluştu Haber

Küresel Cam Endüstrisi 40. Şişecam Uluslararası Cam Konferansı’nda İstanbul’da Buluştu

Bu yıl “United to Innovate: A Future-Focused Transformation of Energy & Glass” temasıyla düzenlenen konferansta, dekarbonizasyon, enerji verimliliği ve dijitalleşme gibi dönüşümün merkezinde yer alan konular kapsamlı şekilde ele alınıyor. Alanında dünyanın en saygın platformları arasında gösterilen konferans, cam sektörünün sürdürülebilir geleceğine yön verecek stratejik tartışmalara ev sahipliği yapıyor. “Sürdürülebilirlik artık uzun vadeli bir vizyonun çok ötesinde” Konferansın açılışında konuşan Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, camın ardındaki bilimsel derinliğe ve sektörün dönüşümüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Camı daha işlevsel, sürdürülebilir ve hafif üretme arayışı bizim için bitiş çizgisi olmayan bir yolculuk. Özellikle sürdürülebilirlik artık uzun vadeli bir vizyon değil, tüm değer zincirimizi şekillendiren temel bir dönüşüm ajandası. Cam, doğası gereği enerji yoğun bir endüstri. Bu yapının beraberinde getirdiği çevresel ve operasyonel zorluklara karşı sektör olarak ortak akılla, inovasyonla ve güçlü iş birlikleriyle somut çözümler üretmemiz kaçınılmaz. Şişecam olarak hedefimiz, 50 yıllık köklü Ar-Ge birikimimizle bu sektörel çözümlere öncülük etmek. Şişecam Uluslararası Cam Konferansı da bu hedefe ilerlememizi destekleyen önemli bir platform.” “Bu çağa elektrik çağı diyoruz” Etkinliğin ana konuşmacısı Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol ise, dünyadaki gelişmeler ve global trendlerle ilgili konuştu. Birol şunları söyledi: “Ülkeler enerji sistemlerini elektriğe dönüştürüyorlar. Elektrik değerli hale gelecek ve yenilenebilir ile nükleer enerji ilerleme gösterecek. Ekonomimiz, sosyal yaşantımız enerjiyle tetikleniyor. Petrol ve gazdan sonra yavaş yavaş elektrik dönemine geliyoruz. Bu artışın tetikleyici unsurlarından biri yapay zeka. Veri merkezleri 7/24 elektriğe ihtiyaç duyuyor. İkincisi elektrikli araçlar. 5 yıl önce dünyada satılan araçların yüzde 5’i elektrikliyken bugün bu oran yüzde 30. Üçüncü tetikleyici ise klimalar. İklim değişiklikleri ve sıcaklıkların artması klima kullanımını ciddi oranda artırıyor. Bu üç unsur elektrifikasyon için en önemli tetikleyiciler. Biz bu çağa elektrik çağı diyoruz. Enerji krizi konusunda kurumlar ve devletler doğru stratejiler kurmalı, güvenilir ortaklar edinmeli ve daha ödenebilir bir şekilde elektrik üretilmeli.” Konferansın devamında Dr. Fatih Birol ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) İklim Stratejisi ve Uygulama Genel Müdürü Gianpiero Nacci’yi bir araya getiren “Securing the Transition: Financing the Decarbonization of Energy-Intensive Industry” başlıklı söyleşide; enerji yoğun sanayilerin düşük karbon dönüşümü finansmanı, bu geçişi hızlandıracak yatırım araçları ve kamu ile özel sektör finansman kaynaklarının uyumlu hâle getirilmesi konuları ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BeeMagnetics, PCIM Top Innovation 2026 Ödülünü Kazandı Haber

BeeMagnetics, PCIM Top Innovation 2026 Ödülünü Kazandı

Her yıl Almanya’nın Nürnberg kentinde düzenlenen PCIM Expo & Conference, güç elektroniği, akıllı hareket sistemleri, yenilenebilir enerji ve enerji yönetimi alanlarında dünyanın önde gelen uluslararası etkinliklerinden biri olarak kabul ediliyor. Küresel güç elektroniği ekosisteminden uzmanları, teknoloji şirketlerini, araştırmacıları ve karar vericileri bir araya getiren PCIM, yenilikçi teknolojilerin ve geleceğe yönelik mühendislik çözümlerinin sergilendiği önemli bir platform olarak öne çıkıyor. BeeMagnetics, güç elektroniği tasarım süreçlerine getirdiği yenilikçi sistem seviyesi yaklaşımıyla PCIM Top Innovation 2026 ödülünü kazandı. Şirketin ana ürünü BeeMagnetics Engine, güç elektroniği tasarımında PCB yerleşimi ve prototipleme öncesindeki kritik mühendislik adımlarını tek bir yapı içerisinde ele alan yeni nesil bir tasarım karar motoru olarak öne çıkıyor. Güç elektroniği sistemleri; elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji, savunma, veri merkezleri ve endüstriyel uygulamalarla birlikte giderek daha karmaşık hale geliyor. Daha yüksek verimlilik, daha yüksek güç yoğunluğu, daha kısa geliştirme süreleri ve daha düşük maliyet beklentileri, geleneksel ve parçalı tasarım süreçlerini daha zor yönetilebilir hale getiriyor. BeeMagnetics Engine, yalnızca mevcut bir tasarımı doğrulamaya değil, sistem gereksinimlerinden başlayarak daha güçlü, öngörülebilir ve üretilebilir tasarım çıktıları oluşturmaya odaklanıyor. %98’e varan sistem seviyesi doğrulukla, aylar süren erken aşama tasarım çalışmalarını dakikalar seviyesine indirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşım, mühendislik ekiplerinin PCB yerleşimi ve prototipleme aşamasına geçmeden önce daha olgun tasarım kararları almasına yardımcı olurken; gereksiz revizyonları, prototip tekrarlarını ve teknik riski azaltmayı da destekliyor. Böylece BeeMagnetics Engine, daha hızlı ve daha optimize tasarım süreçlerinin yanında daha sürdürülebilir mühendislik uygulamalarına da katkı sağlıyor. PCIM Top Innovation 2026 ödülü, BeeMagnetics’in sistem seviyesinde güç elektroniği tasarım teknolojileri alanındaki vizyonunu global ölçekte görünür kılan önemli bir kilometre taşı oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Epsan 50. Yılını Çalışanları ve İş Ortaklarıyla Kutladı Haber

Epsan 50. Yılını Çalışanları ve İş Ortaklarıyla Kutladı

Türkiye’nin yüksek performanslı mühendislik plastikleri alanındaki öncü şirketlerinden Epsan, kuruluşunun 50. yılını düzenlediği gala gecesiyle kutladı. Çalışanların ve yöneticilerin bir araya geldiği organizasyon, Epsan’ın yarım asırlık başarı hikâyesini ve geleceğe yönelik vizyonunu aynı çatı altında buluşturdu. Bursa’da gerçekleştirilen gecede, Epsan’ın 1976 yılında başlayan yolculuğu özel video gösterimleri, konuşmalar ve etkinliklerle katılımcılarla paylaşıldı. Program kapsamında şirketin 50 yıllık arşiv görüntüleri, ekip videoları ve geçmişten bugüne uzanan kilometre taşları büyük ilgi gördü. Yönetim Kurulu Başkanı Bora Efe, Yönetim Kurulu Üyesi Gülbin Efe Çevik ve Epsan ailesinin katılımıyla gerçekleştirilen pasta kesimi, gecenin en anlamlı anlarından biri oldu. 50 yıllık tecrübe, küresel ölçekte büyüyen bir başarı hikâyesine dönüştü 1976 yılında faaliyetlerine başlayan Epsan, bugün otomotiv, elektrik-elektronik, beyaz eşya, tarım, inşaat ve sağlık gibi pek çok sektöre yüksek performanslı mühendislik plastikleri geliştiriyor. Bursa’daki 32 bin metrekarelik üretim tesislerinde yıllık 72 bin ton üretim kapasitesine ulaşan şirket, ürünlerinin yüzde 65’ini 50’den fazla ülkeye ihraç ediyor. Avrupa’da dört, ABD’de bir ofis ve lojistik merkeziyle faaliyet gösteren Epsan, Türkiye’den doğan bir markanın küresel başarı hikâyesini temsil ediyor. Ar-Ge ve inovasyonu büyüme stratejisinin merkezine yerleştiren Epsan, cirosunun yüzde 1,1’ini Ar-Ge çalışmalarına ayırıyor. Geri dönüştürülmüş ham maddelerle geliştirilen EPIMIX+ ve EPLON+ ürün serileriyle sürdürülebilir malzeme çözümleri sunan şirket, elektrikli araçlar başta olmak üzere birçok stratejik alanda uluslararası üreticilerin onaylı tedarikçileri arasında yer alıyor. Geçmişten aldığı güçle geleceğe yatırım yapıyor Epsan’ın 50. yıl kutlaması, şirketin bugüne kadar elde ettiği başarıların ötesinde, geleceğe yönelik kararlılığını da ortaya koydu. Endüstri 4.0 uyumlu üretim altyapısı, otomasyon yatırımları, güneş enerjisi santrali ve döngüsel ekonomi odaklı ürün geliştirme çalışmalarıyla Epsan, büyümesini sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiriyor. Şirket, enerji ihtiyacının yüzde 10 ila 15’ini yenilenebilir kaynaklardan karşılıyor ve 2030 yılına kadar araç filosunun tamamını elektrikli araçlara dönüştürmeyi hedefliyor. Yenilikçi yaklaşımı, sürdürülebilir üretim anlayışı ve insan odaklı kurum kültürüyle Epsan, önümüzdeki dönemde de Türkiye sanayisinin gelişimine katkı sunmayı sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.