Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Elektrikli Otobüs

Kapsül Haber Ajansı - Elektrikli Otobüs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrikli Otobüs haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin’de Sürdürülebilir Ulaşımın Yeni Gücü: Elektrikli Otobüsler Haber

Mersin’de Sürdürülebilir Ulaşımın Yeni Gücü: Elektrikli Otobüsler

Mersin Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı bünyesinde kent içi ulaşımda 8 aydır kullanımda olan ‘Kentin yeni enerjisi’ elektrikli otobüsler, Mersinlilerden gördüğü ilgi ve memnuniyetle öne çıkıyor. Araçlar, sessiz ve konforlu yolculuk deneyiminin yanı sıra çevreye duyarlı ulaşım anlayışıyla da vatandaşların beğenisini kazanıyor. Elektrikli otobüsleri kullanan vatandaşlar, özellikle araçların sessizliği, konforu ve modern yapısından memnun olduklarını ifade ediyor. Yolculuk sırasında motor ve egzoz kaynaklı gürültünün olmaması, kent içindeki ulaşım deneyimini daha sakin ve rahat hale getirirken; araçların çevre dostu yapısı da vatandaşlar tarafından önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Elektrikli otobüslerin maliyetlerde sağladığı tasarruf ise sürdürülebilir ulaşımın yanı sıra kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuyor. Sıfır egzoz emisyonu, düşük gürültü seviyesi ve enerji maliyetlerinde sağladığı tasarruf gibi avantajlarıyla öne çıkan elektrikli otobüsler, Mersin’de sürdürülebilir ulaşım anlayışının günlük yaşamın bir parçası haline gelmesine katkı sunuyor. Mersin ulaşımında elektrikli dönem memnuniyet getirdi Elektrikli otobüsleri çok konforlu bulan vatandaşlardan Nazife Yılmaz, “Ulaşım açısından daha rahat hissettiriyor. Gürültüyü azaltıyor. Diğer otobüslerde giderken çok gürültü ve uğultu oluyor. Egzoz dumanı olmadığı için çevreye zarar vermiyor. Doğayı koruyor” dedi. Diğer otobüslere kıyasla elektrikli otobüslerin daha seri olduğunu ifade eden Temat Uğur, “Daha sessiz olduğu için yolculuk daha keyifli oluyor. Egzoz olmaması tüm canlılar için çok iyi. Egzozlardan çıkan gazları solduğumuz için sağlık problemleri ortaya çıkıyor. Bu yüzden hem sağlık hem ulaşım hem de konfor açısından çok iyi. Daha çabuk ve daha kullanışlı oluyor” dedi. Uğur, Başkan Seçer’e teşekkürünü ileterek, “Hem öğrenci olarak hem de Mersin halkından birisi olarak sunduğu hizmetlerden çok memnunuz. Hem MERCİ hem öğrenci danışmanlığı, hem otobüsler ve diğer hizmetlerin hepsinden faydalanıyoruz, memnunuz” ifadelerine yer verdi. Kullandığı güzergâhlardaki otobüslerin büyük oranda elektrikli olduğunu ifade eden Görkem Karakuş, “Ben çok memnunum. Klimasından, rahatlığından ve güzergâhından memnunum. Teknoloji çağına giriyoruz. Elektrikliler çevreye daha yararlıysa bunu destekleriz. Teknolojiye ayak uydurulması bence Mersin için çok iyi” diye konuştu. 26 yıldır Mersin’de yaşadığını söyleyen İsmail Sadık Ay, Büyükşehir’in tüm hizmetlerini takdir ettiğini anlatarak, “Vahap Seçer’in hayranıyım. Desteklemeye devam edeceğim. Teknolojilerin verdiği nimetlerden yararlanması çok önemli. Elektrikli otobüs çevre yönünden çok güzel. Konforu da çok güzel. Vatandaş ayakta kalsa bile sarsılma olmuyor. Rahatça gidip geliyoruz. Şoförlerimiz de çok nazik” dedi. Ay, ayrıca Büyükşehir Belediyesi’nin kendisine sunduğu diğer hizmetlerden de çok memnun olduğunu sözlerine ekledi. Elektrikli otobüsleri sıklıkla kullandığını anlatan Kadriye Erdoğan, “Çok memnunuz. Rahat, temiz, sessiz. Çevre açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Mersin’de modern araçların olması çok iyi. Güzel bir şehrimiz var. Herkes de memnun. Belediyemizden de memnun. Çok teşekkür ederim başkanıma. Her zaman arkasındayız” ifadelerine yer verdi. Elektrikli otobüslerin tasarruf yönüne dikkat çeken Kenan Atik, “Hava kalitesi açısından gayet güzel. Sessiz, sakin gidip geliyoruz. Çevresel konular da güzel. Klima sistemi de çok iyi. Şehir içinde elektrikli gayet iyi” dedi. Elektrikli otobüsleri memnuniyetle karşılayan İbrahim Güneş, “Birkaç defa bindim. Sessiz ve rahat. Diğerlerine nazaran gürültü yok. Modern ve konforlu. Çevremize uygun. Doğaya zarar vermiyor. Yağ gibi gidiyor” dedi. Gülnar’dan ziyaret amaçlı geldiğini ve ilk kez elektrikli otobüse bindiğini söyleyen Kiraz Doğru, “Elektrikli otobüse ilk defa bindim. Memnun kaldım. Çevreci, sessiz. Arabamdan daha konforlu” diye konuştu. Vatandaşlardan Hüseyin Altık ise “Memnunuz, çok güzel. Büyükşehir Belediye Başkanımızın çalışmasından da çok memnunuz. Çok şahane. Elektrikli otobüsler çevre açısından temiz, doğayı kirletmiyor. İnsanlara zarar vermiyor. Egzoz dumanı olmadığından dolayı daha da güzel. Çok konforlu” ifadelerine yer verdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Ulaşımına 15 Milyar TL'lik Yatırım Haber

İstanbul Ulaşımına 15 Milyar TL'lik Yatırım

İBB, kentin toplu ulaşım filosunu güçlendirmek amacıyla 15 milyar TL yatırımla yerli üretim, yüksek teknolojili 550 yeni aracı İETT bünyesine katıyor. İlk teslimatların Ekim 2026’da başlayacağı dev filo; 400 otobüs, 100 metrobüs ve 50 elektrikli otobüsten oluşuyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İETT ulaşım yatırımlarına hızla devam ediyor. Dev yatırım hamlesi kapsamında, İstanbul’un toplu ulaşım filosuna yeni, yerli üretim, güçlü ve konforlu 400 otobüs, 100 metrobüs ve 50 elektrikli otobüs katılıyor. İLK TESLİMAT EKİM 2026’DA İmza töreni tamamlanan 550 araçlık yeni filo, Ekim 2026'dan itibaren aşamalı olarak sefere çıkacak. Bu kapsamda; -12 metre uzunluğunda dizel yakıtlı, 100 yolcu kapasiteli 250 otobüs, -8 metre uzunluğunda dizel yakıtlı, 60 yolcu kapasiteli 150 otobüs, -25 metre uzunluğunda dizel yakıtlı, 280 yolcu kapasiteli, çift körüklü 100 metrobüs, -12 metre uzunluğunda, elektrikli, 75 yolcu kapasiteli 50 elektrikli otobüs olmak üzere toplam 550 yeni araç filoya katılıyor. ÜST DÜZEY GÜVENLİK VE YOLCU KONFORU 15 milyar TL'lik bütçeyle kente kazandırılan araçlar, son teknoloji aktif güvenlik ve konfor donanımlarıyla yola çıkacak. Sürücü dijital ekranları, elektronik park freni, izole sürücü kabini, sürücü yorgunluk ve dikkat uyarı sistemi, ön yolcu algılama sistemi, kör nokta algılama sistemi, şerit takip uyarı sistemi, 360° kamera sistemleri, Telemetri (kara kutu), akıllı hız asistanı, lastik basınç izleme sistemi, otomatik far sistemi gibi yeni nesil araç teknolojileri yer alacak. Araçlarda yolcu konforu içinse yüksek çözünürlüklü dijital bilgilendirme sistemi ve anons sistemi ile araç içinde bir çok noktada yüksek hızlı şarj noktaları bulunacak. GÜNLÜK 5 MİLYON YOLCU Dünyanın en büyük 2., Türkiye’nin ise en büyük toplu taşıma kurumu olan İETT; günde 67 bin seferle 1,4 milyon kilometre yol katederek 5 milyon yolcuya hizmet veriyor. Kurum, 2019’dan bu yana gerçekleştirdiği yatırımlarla günlük sefer sayısını %26, araç filosunu ise %23 oranında büyüttü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Otokar'ın Otonom e-Centro Otobüsü Avusturya'da Haber

Otokar'ın Otonom e-Centro Otobüsü Avusturya'da

Seviye 4 otonom sürüş teknolojisine sahip araç, European Forum Alpbach 2026’da yolcu taşımacılığında ve hemen ardından Wolfurt'ta düzenli tarifeli seferlerde kullanılacak. Bu yıl kuruluşunun 100. yılını kutlayan Koç Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren Otokar, yenilikçi ve çevreci araçlarıyla Avrupa pazarındaki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Avusturya'nın önde gelen toplu taşıma operatörü ÖBB Postbus, seviye 4 standartlarında tam otonom sürüş yeteneğine sahip elektrikli otobüs pilot projesinde teknoloji ortağı olarak Otokar’ı tercih etti. Sürekli sürücü müdahalesi gerektirmeden çalışabilen Otokar otonom e-Centro, Viyana’da düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Otokar'ın tamamen elektrikli ve otonom aracı e-Centro, 4 Eylül tarihine kadar European Forum Alpbach 2026 kapsamında belirlenen güzergahta test edilecek. Pilot uygulamanın ardından araç, Wolfurt Kampüsü'nde düzenli seferlerde kullanılacak. "TOPLU TAŞIMA İÇİN BÜYÜK BİR POTANSİYEL" Avusturya Federal Bakanı Peter Hanke, otonom araçların ülkenin iş ve inovasyon merkezi olma hedefi açısından önem taşıdığını belirterek, "Otonom araçlar, daha modern, daha güvenli ve daha verimli bir ulaşım sisteminin önemli bir unsuru ve aynı zamanda Avusturya'nın iş ve inovasyon merkezi olarak büyük bir fırsat barındırıyor. Özellikle toplu taşımada büyük bir potansiyel görüyorum. Otonom otobüsler, ilk ve son kilometre bağlantılarında, kırsal bölgelerde veya geleneksel tarifeli seferlerin işletilmesinin zor olduğu saatlerde mevcut hizmetleri tamamlayabilir ve genişletebilir. Avusturya bu gelişmeyi izlemekle yetinmemeli, aktif olarak şekillendirmeli, katma değeri ülkede tutmalı ve ülkedeki bilgi birikimini uluslararası alanda görünür kılmalı" dedi. TOPLU TAŞIMADA YENİLİKÇİ DÖNEM ÖBB Postbus, otonom sürüş teknolojisini toplu taşımanın geleceği açısından önemli bir teknoloji olarak değerlendiriyor. Proje kapsamında otonom mobilitenin bölgesel ulaşım hizmetlerini nasıl tamamlayabileceği ve güçlendirebileceği gerçek işletme koşullarında test edilecek. Otonom otobüslerin gelecekte ilk ve son kilometre bağlantılarında, kırsal bölgelerde ve geleneksel tarifeli seferlerin işletilmesinin zor olduğu saatlerde toplu taşıma hizmetlerini desteklemesi hedefleniyor. ÖBB CEO'su Andreas Matthä otonom sürüşün geleceğe yönelik bir vizyon olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Otonom sürüş artık sadece bir gelecek vizyonu olmaktan çıktı, toplu taşıma için büyük potansiyel taşıyan bir teknolojiye dönüştü. Amacımız bu gelişmeyi aktif olarak şekillendirmek ve erken aşamada deneyim kazanmak. Bu sayede yeni teknolojileri sorumlu bir şekilde kullanmanın temelini atıyor ve uzun vadede yolculara daha iyi mobilite hizmetleri sunuyoruz" açıklamasını yaptı. OTOKAR'DAN UÇTAN UCA OTONOM ULAŞIM ÇÖZÜMÜ Düzenlenen toplantıda Otokar'ın otonom ulaşım alanındaki çalışmalarını değerlendiren Otokar Ticari Araçlar Lideri Kerem Erman, "Uzun yıllardır toplu taşımanın geleceğini şekillendirecek otonom araç teknolojilerine önemli yatırım yapıyoruz. Bugün Avusturya’da tanıtılan otonom e-Centro, sahip olduğu özelliklerle yenilikçi bir aracın çok ötesinde. Otokar'ın kendi mühendislik birikimine ve özgün yazılımına dayanan, en yüksek uluslararası standartlara göre doğrulanmış, uçtan uca hazır bir otonom toplu taşıma çözümü" dedi. ULUSLARARASI SAHADA KEDİNİ KANITLADI Otokar'ın tamamen elektrikli otonom aracı e-CENTRO, seviye 4 otonom sürüş teknolojisiyle tanımlanan operasyonel alan içinde sürücüye gerek kalmadan hareket ediyor. Avusturya'da test edilen araç, ülkenin mevzuatı gereği eğitimli bir güvenlik sürücüsüyle kullanılacak. 32 yolcuya kadar kapasite sunan Otokar e-CENTRO, alçak tabanlı gövde tasarımı ve tekerlekli sandalye rampasıyla bariyersiz erişim sağlıyor. Toplu taşımada otonom kullanımında güçlü bir deneyime sahip olan Otokar, e-Centro halihazırda Madrid'de kullanılıyor. Madrid'deki uygulamadan elde edilen deneyimlerin Avusturya'daki projeye aktarılması planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı’dan İlk Yarıda Güçlü Performans Haber

Sabancı’dan İlk Yarıda Güçlü Performans

Bu dönemde Sabancı Holding, Akçansa’daki yüzde 39,72 oranındaki hisselerinin tamamını 1,1 milyar ABD doları şirket değeri üzerinden 18 Haziran 2026 tarihinde satarak yaklaşık 428 milyon dolar nakit elde etti. Ayrıca, hisse devri 31 Temmuz’da tamamlanan Carrefoursa satışının yılın üçüncü çeyreği itibarıyla Holding’in finansal sonuçlarına yansıması bekleniyor. “PORTFÖYÜMÜZÜ DAHA DİRENÇLİ VE GELECEĞE DAHA HAZIR HALE GETİRİYORUZ” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, sahip oldukları portföyü dinamik ve disiplinli bir anlayışla yönettiklerini ifade ederken, “Bu süreçte en büyük önceliğimiz portföyümüzün sürdürülebilir değer yaratmasını sağlamak. Sabancı Holding olarak sahip olduğumuz portföyü daha dirençli ve geleceğe daha hazır hale getirirken, bazı işlerimizi doğru zamanda devretmeyi de dinamik portföy yönetimi anlayışımız için gerekli bir disiplin olarak değerlendiriyoruz. Akçansa ve Carrefoursa’da gerçekleştirdiğimiz pay devirlerimiz de bu anlayışın bir göstergesi. Bu devirlerin finansal sonuçlarımıza olumlu katkısını yılın geri kalan dönemlerinde daha net şekilde göreceğiz” ifadelerini kullandı. “YATIRIMLARIMIZIN YÜZDE 90’I TÜRKİYE’YE” Sabancı’nın güçlü bilanço yapısını korurken, odaklandığı büyüme alanlarında da yatırıma devam ettiğinin altını çizen Kıvanç Zaimler, “2021 yılından bu yana toplam yatırımlarımız banka ve finansal hizmetler dahil 9,7 milyar dolara ulaşırken, yatırımlarımız içerisinde ülkemiz için seferber ettiğimiz yatırımların oranı da yüzde 90 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, Sabancı’nın yatırımlarında her zaman Türkiye’yi önceliklendirdiğinin en önemli göstergesi” dedi. SABANCI TOPLULUĞU ŞİRKETLERİ, GÜÇLÜ PERFORMANSLARINI SÜRDÜRÜYOR Kıvanç Zaimler, Topluluk şirketlerinin ilk yarı performanslarıyla ilgili de şunları söyledi: Türkiye’nin elektrik altyapısının güçlendirilmesine yönelik yatırımlarını hızlandıran Enerjisa Enerji, yılın ilk yarısında elektrik dağıtım şebekesi yatırımlarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 153 artırdı. Şirket, şebekenin modernizasyonu, dijitalleşmesi ve artan elektrik talebine hazırlanmasına yönelik yatırımlarıyla Türkiye’nin enerji dönüşümünü desteklemeye devam ediyor. Türkiye'nin lider özel sektör elektrik üreticisi Enerjisa Üretim, Manisa, Balıkesir, Aydın ve Muğla’da toplam 269 MW kurulu güce sahip dört rüzgâr enerji santralini devreye aldı. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA-2) yolculuğunu tamamladığında ülkenin toplam rüzgâr kurulu gücünün yaklaşık yüzde 10'unu tek başına karşılamayı hedefleyen Enerjisa Üretim, devam eden yatırımların tamamlanması ve yeni kapasite artışlarının devreye alınmasıyla 2028'in sonu itibarıyla en az 6 bin 250 MW kurulu güce ulaşmayı planlıyor. ABD'deki enerji alanında büyüme yolculuğunda önemli bir adımı daha tamamlayan Sabancı Renewables, Teksas eyaletinde toplam 286 MWdc kapasiteli Lucky 7 ve Pepper güneş enerjisi santralleri için 382 milyon dolar proje finansmanı ve 151 milyon dolar vergi teşviki bazlı finansman sağladı. Türkiye ekonomisini güçlü bir şekilde desteklemeyi sürdüren Akbank, 2026 yılının ilk yarısında ülke ekonomisine sağladığı kredi desteğini 2 trilyon 233 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 2 trilyon 913 milyar TL seviyesine çıkardı. Türkiye’nin tek kalsiyum alüminat çimento (CAC) üreticisi Çimsa, CAC üretiminde ve satışında aylık bazda tarihin en yüksek seviyesine ulaşırken, global büyüme vizyonu doğrultusunda CAC ürün ailesini ilk kez Japonya’ya ihraç etti. Ayrıca Çimsa, Eskişehir Fabrikası'nda Atık Isıdan Elektrik Üretim Tesisi yatırımını tamamlayarak devreye aldı. Çimsa, İrlanda'daki Mannok tesisine ülkenin en büyük çatı tipi güneş enerjisi santralini (GES) kurmak için çalışmalara başladı. Mannok, satın almanın ardından kısa süre içinde ilk temettü dağıtımını gerçekleştirdi. Bu gelişme, başarılı entegrasyon sürecinin yanı sıra şirketin güçlü operasyonel performansını ve değer yaratma kapasitesini ortaya koyuyor. Mannok, Çimsa'nın uluslararası büyüme stratejisine; güçlü nakit üretimi ve hissedar değeri yaratan sürdürülebilir performansıyla katkı sağlamaya devam ediyor. Brisa, özellikle yenileme segmentindeki güçlü büyüme, etkin kanal yönetimi ve iyileşen ürün karmasının katkısıyla yılın ilk yarısında başarılı bir operasyonel performans ortaya koydu; hacim artışını kârlılığa dönüştürerek FAVÖK marjını anlamlı ölçüde artırdı. 2013’te girdiği Moldova’da pazar liderliğine ulaşarak, uluslararası pazarlarda büyümesini sürdüren Lassa, ülkedeki ilk tabelalı mağazasını başkent Kişinev’de açtı. Geçtiğimiz yıl Endonezya’da yaşanan sel felaketinin ardından operasyonel faaliyetlerini hızla yeniden normalleştiren Kordsa, kompozit iş kolundaki yüksek katma değerli büyümesini sürdürürken operasyonel verimlilik ve güçlü ürün karması sayesinde ilk yarıda değer yaratmaya devam etti. Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda araç parkını genişletmeyi sürdüren Temsa, yılın ilk yarısında satışlarını adet bazında yüzde 20 artırmayı başardı. Temsa, söz konusu dönemde, elektrifikasyon dönüşümünün Avrupa’daki öncülerinden Litvanya’ya 15 adet elektrikli otobüs teslim ederken, 2026 yılı içinde teslimatı planlanan diğer araçlarla birlikte, Litvanya yollarındaki Temsa markalı araç sayısı 321’e ulaşacak. Hayat ve bireysel emeklilik alanında özel sektörün lider şirketi Agesa, ilk yarıda hayat sigortası ve bireysel emeklilik iş kollarındaki güçlü büyümesini sürdürerek prim üretimini ve operasyonel kârlılığını artırmaya devam etti. Türkiye teknoloji perakendeciliğinin ve e-ticaretin öncü markası Teknosa’da, yönetim kadrosunda değişikliğe gidildi. Bu heyecan verici yeni dönemde Teknosa, güçlü marka mirasıyla müşteri deneyimini daha da ileri taşıyacak. Dijital teknolojiler alanında faaliyet gösteren Bulutistan, gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde kurumsal ölçekte güvenli ve erişilebilir yapay zekâ ses teknolojilerini ekosistemine dahil etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Konkordato dosyasını kapatan AKIA’dan Bursa’da dev hamle: Yeni fabrika için onay çıktı Haber

Konkordato dosyasını kapatan AKIA’dan Bursa’da dev hamle: Yeni fabrika için onay çıktı

Konkordato sürecindeki şirketler arasında adı geçen AKIA markasının üreticisi Ulaşım İç ve Dış Ticaret A.Ş., rotasını yeniden büyümeye çevirdi. Mahkemenin kesin mühleti kaldırmasının ardından Bursa’nın İnegöl ilçesinde kurulacak yeni otobüs fabrikası için resmi onay çıktı. Yılda 1.600 otobüs üretmesi planlanan tesisin 450 kişiye doğrudan istihdam sağlaması bekleniyor. Türkiye’nin otobüs ve metrobüs üreticileri arasında yer alan AKIA, mali sürece ilişkin haberlerin ardından bu kez büyük bir yatırımla gündeme geldi. AKIA markalı toplu taşıma araçlarını üreten Ulaşım İç ve Dış Ticaret A.Ş., Bursa’nın İnegöl ilçesinde yeni bir otobüs üretim tesisi kurmaya hazırlanıyor. Yatırımın önündeki en önemli resmi aşamalardan biri tamamlandı. Proje için hazırlanan dosyayı değerlendiren Bursa Valiliği, çevresel etki değerlendirme sürecine ilişkin onayı verdi. Böylece şirketin 87 milyon 500 bin TL yatırım bedeliyle planladığı fabrikanın kurulum sürecine geçebilmesinin önü açıldı. Yeni yatırımın, şirketin geride bıraktığı konkordato süreciyle birlikte değerlendirilmesi ise gelişmeyi çok daha dikkat çekici hale getirdi. AKIA’nın konkordato sürecinde ne olmuştu? AKIA HESS Otomotiv Karoser İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile Ulaşım İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin de aralarında bulunduğu beş şirket hakkında 2025 yılında konkordato süreci başlatılmıştı. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yürütülen dosya kapsamında şirketlere mühlet verilmiş ve bir konkordato komiser heyeti görevlendirilmişti. Ancak mahkemenin 16 Ocak 2026 tarihli kararında, şirketler tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddedilmesine hükmedildi. Kararla birlikte şirketler hakkındaki kesin mühlet ve uygulanan tedbirler kaldırılırken konkordato komiser heyetinin görevi de sona erdirildi. Burada önemli bir hukuki ayrıntı bulunuyor: Karar, konkordato projesinin mahkeme tarafından tasdik edilmesinden değil, davadan feragat edilmesi nedeniyle dosyanın reddedilmesinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla gelişmenin “şirket konkordatodan başarıyla çıktı” şeklinde yorumlanmasından ziyade, konkordato korumasının ve beraberindeki tedbirlerin kaldırılması şeklinde ifade edilmesi gerekiyor. Yeni fabrikanın adresi İnegöl olacak Yeni üretim tesisi, İnegöl Mobilya ve Ağaç İşleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi sınırlarındaki Hamzabey OSB Mahallesi’nde kurulacak. Proje kapsamında toplam 37 bin 3 metrekarelik alan değerlendirilecek. Bunun 14 bin 833 metrekaresinin kapalı üretim alanı olarak kullanılması planlanıyor. Fabrikada otobüslerin üretim ve montaj süreçlerinin yanı sıra teknik operasyonlar, lojistik faaliyetler ve idari birimler de yer alacak. Yılda 1.600 otobüs üretilecek Yeni fabrikanın tam kapasiteyle çalışmaya başlaması durumunda yıllık yaklaşık 1.600 otobüs üretim kapasitesine ulaşması hedefleniyor. Üretilecek araçların yalnızca Türkiye pazarında değerlendirilmesi planlanmıyor. AKIA markalı otobüslerin farklı ülkelere ihraç edilmesi ve tesisin şirketin dış pazarlardaki büyümesine katkı sağlaması amaçlanıyor. Şirketin kendi açıklamasına göre AKIA markası altında elektrikli otobüs, CNG’li otobüs, çift katlı araç, midibüs ve metrobüs gibi farklı toplu taşıma araçları geliştiriliyor. Ulaşım İç ve Dış Ticaret A.Ş. hâlihazırda otobüs, midibüs ve metrobüs üretimini İnegöl’de gerçekleştiriyor. 450 kişilik yeni istihdam hedefleniyor Projenin Bursa ekonomisi açısından en önemli sonuçlarından biri istihdam olacak. Fabrikada üretim, montaj, teknik hizmetler, lojistik ve idari operasyonlarda çalıştırılmak üzere 450 kişilik doğrudan istihdam planlanıyor. Tesisin devreye girmesiyle birlikte yan sanayi, lojistik, servis, yedek parça ve tedarik hizmetlerinde de dolaylı bir ekonomik hareketlilik oluşması bekleniyor. Bursa’nın otomotiv üretim gücü ağırlıklı olarak kentin batısında yoğunlaşırken yeni yatırımın İnegöl’de konumlandırılması, ilçenin mobilya dışındaki sanayi kollarında da büyümesine katkıda bulunabilecek. Mali korumadan üretim hamlesine AKIA ve bağlantılı şirketlerin yaklaşık bir yıl içinde konkordato sürecinden yeni fabrika yatırımına uzanan yolculuğu, şirketin geleceğine ilişkin tartışmalara farklı bir boyut kazandırdı. Konkordato tedbirlerinin kaldırılmasının ardından alınan yeni fabrika onayı, şirketin faaliyetlerini sürdürme ve üretim kapasitesini büyütme iradesinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte yatırımın hangi finansman modeliyle gerçekleştirileceği, inşaat takvimi ve fabrikanın kesin faaliyete geçiş tarihi henüz kamuoyuna ayrıntılı biçimde açıklanmış değil. Resmi sürecin tamamlanmasıyla gözler şimdi temel atma ve üretime başlama takvimine çevrildi. Planlanan kapasite ve istihdam rakamlarına ulaşılması halinde yeni tesis, hem AKIA’nın yeniden büyüme döneminin hem de Bursa otomotiv sanayisindeki yeni bir üretim hamlesinin simgesi olabilir. Yatırım projesinin ayrıntıları

MAN Türkiye Almanya’dan Gelen Heyeti Ağırladı Haber

MAN Türkiye Almanya’dan Gelen Heyeti Ağırladı

MAN Truck & Bus’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olan MAN Türkiye A.Ş., uluslararası düzeyde önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Bärbel Bas ve beraberindeki heyet, MAN’ın Ankara’daki entegre üretim tesislerini ve Ürün Geliştirme Merkezi’ni (PDC) ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı bilgi aldı. Bakanlık temsilcileri, büyükelçilik yetkilileri ile MAN Truck & Bus SE’nin Almanya ile Türkiye’den üst düzey yöneticilerinin katıldığı programda; üretim faaliyetleri, Ar-Ge çalışmaları, çalışanların gelişimine yönelik uygulamalar ve çalışma ortamını destekleyen projeler dahil olmak üzere MAN’ın Ankara’daki faaliyetleri hakkında kapsamlı bilgi verildi. İnsan odaklı üretim ve yetkinlik gelişimi ele alındı Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, MAN Türkiye A.Ş.’nin başarısında önemli bir pay sahibi olan "insan kaynağı" alanındaki çalışmaları ele alındı. Heyete; çalışan güvenliği, mesleki eğitim programları, yetkinlik geliştirme çalışmaları ve kariyer gelişimi başlıklarındaki uygulamalar aktarıldı. Üretim hatlarını yerinde inceleyen Bärbel Bas ve heyet üyeleri, fabrika çalışanları ve yönetim temsilcileriyle bir araya gelerek kurum kültürü, eğitim olanakları ve sanayi iş birlikleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. Ziyaretin önemli başlıklarından bir diğeri ise Avrupa’daki yeşil dönüşüm konusu oldu. Almanya’daki dönüşüm süreci ve elektromobilitenin yaygınlaşması için gerekli koşulların değerlendirildiği toplantıda; Avrupa ticari araç sektörünün rekabet gücünü koruyabilmesi adına kıta genelinde öngörülebilir ve sürdürülebilir politikaların desteklenmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı. Yeni nesil elektrikli otobüs "eCoach" ile test sürüşü Programın sonunda heyet, Ürün Geliştirme Merkezi’ni (PDC) ziyaret etti. Katılımcılara MAN’ın inovasyon yetkinlikleri ile geleceğin mobilite çözümleri tanıtıldı. Ziyaretin en dikkat çekici anlarından biri, test pistinde gerçekleştirilen tamamen elektrikli yeni eCoach’un sürüş deneyimi oldu. MAN’ın geleceğin toplu taşıma standartlarını belirlemek üzere geliştirdiği tamamen elektrikli yeni eCoach otobüs modeliyle bir test sürüşü gerçekleştirildi. Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Bärbel Bas, test sürüşü sırasında direksiyon başına geçerek yeni nesil eCoach’un sürüş dinamiklerini ve teknolojisini bizzat deneyimledi. MAN Truck & Bus SE adına ziyarette İnsan Kaynaklarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hubert Altschäffl, Otobüs İş Birimi Başkanı Barbaros Oktay, Kurumsal İletişim Direktörü Manuel Hiermeyer ve Kamu İlişkileri Direktörü Christoph Schuler ile MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ve CFO’su Thomas Hakuba hazır bulundu. Ziyaret; uluslararası iş birliğinin, insan kaynağına ve inovasyona yapılan yatırımların yanı sıra sürdürülebilir sanayi anlayışının geleceğe yönelik önemini bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay Oldu Haber

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay Oldu

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) çatısı altında örgütlenen Avrupa otobüs üreticileri, MAN Truck & Bus’ın Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay’ı ACEA’nın yeni Otobüs Bölüm Başkanı olarak atadı. Görev süresi bir yıl olan Oktay; otobüs pazarında elektrifikasyon dönüşümünün hız kazandığı ve “Avrupa’dan Satın Al” (Buy European) yaklaşımı gibi yeni düzenlemelerin sektörün geleceğini doğrudan etkilediği kritik bir dönemde bu önemli sorumluluğu üstlenecek. Barbaros Oktay, görev süresi boyunca Avrupa’daki otobüs üreticileri ile Brüksel’deki politika yapıcılar arasındaki ilişkilerde sektörün sesi olacak. “Sürdürülebilir ulaşım hedefleri için destek şart” Atama sonrası değerlendirmelerde bulunan Barbaros Oktay, şunları söyledi: “Şehir içi otobüs taşımacılığı, Avrupa otomotiv endüstrisinin karbondan arındırma konusunda en ileri seviyedeki segmentidir. Aynı zamanda otobüsler, milyonlarca Avrupalının günlük yaşamında vazgeçilmez bir rol üstlenmektedir. Bu nedenle yasa koyucuların yeni düzenlemeleri şekillendirirken; Portekiz’den Polonya’ya, İsveç’ten Sicilya’ya kadar toplumların ihtiyaç duyduğu sosyal ve sürdürülebilir ulaşımı, Avrupa otobüs üreticilerinin rekabet gücünü zayıflatmadan desteklemeleri büyük önem taşımaktadır. Sektörümüzün rekabetçiliğini ve inovasyon kapasitesini güçlendirecek daha fazla siyasi desteğe ihtiyaç duyulmaktadır.” Sanayi hızlandırıcı yasası, sanayi değer yaratımını şekillendiriyor Avrupa Komisyonu tarafından yakın zamanda sunulan Sanayi Hızlandırıcı Yasası’nın merkezinde “Avrupa’dan Satın Al” düzenlemeleri yer alıyor. Planlara göre; değer zincirinde yüksek oranda Avrupa ürünü bulunduran üreticilerin, Avrupa’da otobüs satışı yapabilmesine yalnızca kamu ihaleleri yoluyla izin verilmesi öngörülüyor. Hâlen devam eden yasama sürecinde önemli değişiklikler yapılması bekleniyor. Barbaros Oktay konuya ilişkin olarak şunları ifade etti: “Avrupalı otobüs üreticileri, prensipte ‘Avrupa’dan Satın Al’ yaklaşımını olumlu karşılamaktadır. Ancak önerilen planların ciddi bir bürokratik yük oluşturma riski bulunmaktadır. Biz ise kaynaklarımızı; müşterilerimize daha fazla fayda sağlayan, ulaşımı daha sürdürülebilir ve verimli hâle getiren ürünlerin geliştirilmesine yönlendirmeyi tercih etmekteyiz.” Otobüs sektöründe büyümenin motoru olarak elektrikli araçlar Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana MAN Truck & Bus’ta Otobüs Bölümü Başkanı olarak bu dönüşümü aktif şekilde yönetiyor. Bu süre zarfında şirket, otobüs iş kolundaki pazar konumunu önemli ölçüde güçlendirdi ve 2025 mali yılında 7.000’in üzerinde otobüs satışı gerçekleştirerek pandemi öncesi seviyelere yeniden ulaştı. Özellikle elektrikli mobilite alanı güçlü bir performans sergiledi. Elektrikli şehir içi otobüs satışları yüzde 118’in üzerinde artış göstererek 1.300 adedi aştı ve rekor seviyeye ulaştı. Oktay, “Otobüs sektörü, Avrupa ticari araç endüstrisinin sıfır emisyonlu güç aktarma sistemlerine geçişte en dinamik segmentlerinden biridir. Şehir içi otobüsler, otomotiv endüstrisinde elektrifikasyonun öncü alanlarından birini oluşturmaktadır,” değerlendirmesinde bulundu. Elektrikli ulaşım, şehirlerarası seyahat alanında da giderek önem kazanıyor. 2026 yılının sonunda piyasaya sunulması planlanan MAN Lion’s Coach E ile birlikte, Avrupalı bir üretici tarafından geliştirilen tamamen elektrikli bir otobüs, ilk kez uzun mesafeli yolculuk ve turizm uygulamalarında kullanıma hazır hâle gelecek. Geçtiğimiz sonbaharda Brüksel’de gerçekleştirilen fuar lansmanı, tüm kullanım alanlarında elektrikli otobüs uygulamalarına geçiş sürecinde önemli bir kilometre taşı oldu. Şarj altyapısının hedeflenen şekilde genişletilmesi çağrısı Olumlu piyasa eğilimlerine rağmen, altyapı eksiklikleri önemli bir zorluk olmaya devam ediyor. Şehir içi segmentte elektrifikasyon ilerlemiş olsa da şehirlerarası otobüsler için şarj altyapısı konusunda ciddi bir gelişmeye ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle otobüs sektörü; ulaşım merkezleri, şehirlerarası otobüs terminalleri, turistik bölgeler ve ana güzergâhlar başta olmak üzere, Avrupa genelinde yüksek performanslı bir şarj ağının kurulması için siyasi destek bekliyor. Barbaros Oktay konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Şehirlerarası otobüsler için kapsamlı ve yüksek performanslı bir şarj altyapısı olmadan, uzun mesafeli taşımacılıkta elektrikli mobilite potansiyelinin tamamı hayata geçirilemez. Önümüzdeki yıllarda alınacak politika kararları, dönüşümün ne kadar hızlı ve başarılı bir şekilde gerçekleşeceğini belirleyecektir.” Ankara'daki MAN üretim hattından Avrupa liderliğine 1979 yılında doğan Barbaros Oktay, lise eğitimini Ankara’da tamamladıktan sonra 2002 yılında Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 2010-2012 yılları arasında Bilkent Üniversitesi İşletme ve Yönetim (MBA) yüksek lisans programını tamamladı. Kariyerine 2004 yılında MAN Türkiye A.Ş.’de üretim mühendisi olarak başlayan Oktay; şirket bünyesinde sırasıyla Üretim Mühendisi, Üretim Mühendisi Grup Lideri, Üretim Müdürü ve Satın Alma & Tedarikçi Geliştirme Bölüm Sorumlusu olarak görev yaptı. 2013 yılında iç rotasyon kapsamında Almanya’daki MAN merkezine Otobüs Satın Alma Grup Başkanı olarak atanan Oktay, 2016 yılında MAN Truck & Bus SE Mühendislik Otobüs Bölüm Başkanlığı görevini üstlendi. 2021 yılında ise MAN Truck & Bus SE Mühendislik Otobüs, Ürün ve Proje Yönetimi Başkanlığı görevine getirildi. Bu göreviyle birlikte dünyanın en büyük ticari araç üreticilerinden TRATON Group’ta Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Otobüs Çözümleri Başkanlığı görevini de yürüttü. Nisan 2022 itibarıyla MAN Türkiye A.Ş. İcra Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana ise MAN Truck & Bus’ın global Otobüs Bölümü Başkanı olarak görev yapıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MAN Ankara’daki Fabrikasında ebus Üretimine Başladı Haber

MAN Ankara’daki Fabrikasında ebus Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, otobüs iş kolundaki dönüşümü kararlılıkla sürdürüyor. MAN bu kapsamda, Ankara fabrikasında tamamen elektrikli MAN Lion’s City E şehir otobüsünün seri üretimine başladı. İlk e-otobüsler Ankara’daki montaj hattından çıkmaya başlarken, bu gelişme şirket için sıfır emisyonlu ve sürdürülebilir mobilitiye geçişte önemli bir adımı temsil ediyor. Polonya’nın Starachowice tesisinde 2020’den bu yana başarıyla sürdürülen üretimin ardından, elektrikli aslanlar artık Ankara’da da üretim hattından çıkmaya başladı. MAN, Güney Afrika’daki Olifantsfontein üretim tesisinde ise yerel pazara özel geliştirdiği Lion’s Explorer E’yi de üretmeye devam ediyor. Bu üç üretim üssüyle giderek artan sıfır emisyonlu otobüs talebine yanıt veren MAN, aynı zamanda küresel üretim ve e-mobilite ağının bir parçası olarak Ankara’daki üretim kapasitesini de güçlendiriyor. “Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak” MAN Truck & Bus Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’daki e-otobüs üretiminin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ankara’da elektrikliotobüs üretimine başlayarak, elektromobilite yolunda önemli bir kilometre taşını geride bırakıyoruz. Bu adımla hem üretim kapasitemizi genişletiyor, hem de küresel otobüs ağımızı güçlendirerek artan müşteri taleplerini daha hızlı ve esnek bir şekilde karşılayabiliyoruz. Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak.” MAN, üretim ağını elektrikli döneme taşıyor Ankara fabrikasının dönüştürülmesi, MAN’ın sürdürülebilir ulaşım çözümleri odağında yürüttüğü kapsamlı dönüşüm stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. 2020 yılında MAN Lion’s City E’nin piyasaya sunulmasıyla birlikte Polonya’daki Starachowice tesisi, elektrikli araçların büyük ölçekli üretimi için tam donanımlı hale gelen ilk MAN fabrikası olmuştu. Güney Afrika’daki Olifantsfontein tesisinde ise iki yıldır Lion’s Explorer E üretimi sürdürülüyor. MAN, tamamen elektrikli araç üretimini yalnızca otobüslerle sınırlı tutmayarak kamyon segmentinde de genişletiyor. Tamamen elektrikli ağır hizmet tipi MAN eTGS ve eTGX kamyonlarının seri üretimi 2025 yılında Münih fabrikasında başlarken, Krakow’daki üretim ekibi de ilk elektrikli kamyonların seri üretimi için hazırlıklarını sürdürüyor. Hafif hizmet tipi MAN eTGL modelinin seri üretiminin de önümüzdeki aylarda aynı tesiste başlaması planlanıyor. MAN ayrıca, Mayıs ayında Milano’da düzenlenecek Transpotec fuarında tamamen elektrikli ürün portföyünü tamamlayacak bir başka elektrikli modelini tanıtmayı hedefliyor. Bu modelinde de ilerleyen dönemde Krakow’da üretilmesi öngörülüyor. Nürnberg fabrikası ise MAN’ın kendi batarya üretimine başlamasıyla birlikte, yalnızca motor üretimi yapan bir tesis olmaktan çıkarak, son teknoloji dizel motorlar ve alternatif tahrik sistemleri için bir geliştirme ve üretim merkezine dönüştürülmüş durumda. E-stratejisinin kilit bileşeni olarak Ankara Son yıllarda, Ankara'daki üretim tesisinde gerçekleştirilen yatırımlarla altyapı modernize edilirken, üretim süreçleri de optimize edildi ve çalışanlar elektrikli mobilitenin gereksinimlerine uygun şekilde eğitildi. Barbaros Oktay, dönüşüm yolculukları kapsamında attıkları bu adımlar ve yaptıkları bu yatırımlar sayesinde, uzun vadede yüksek hacimli ve yüksek kaliteli sıfır emisyonlu mobilite çözümleri sunabilecek güçlü bir altyapı oluşturduklarını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde Ankara fabrikasında Lion’s City E’nin yanı sıra elektrikli şehirlerarası otobüsler ve Türkiye’deki turizm taşımacılığına yönelik geliştirilen yeni Lion’s Coach E modelinin de de burada üretilmesi planlanıyor. Ankara’nın öneminin altını çizen Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da Starachowice gibi MAN’ın otobüsteki e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol oynaması” diye konuşuyor. MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise fabrikanın esnek üretim yapısına dikkat çekerek, şunları söylüyor: “Ankara, MAN’ın e-mobilite merkezlerinden biri haline geliyor. Esnek üretim yapımız sayesinde, aynı üretim hattında hem çeşitli elektrikli otobüs modellerini hem de geleneksel motorlu otobüsleri üretebiliyoruz. Bu da farklı pazar gereksinimlerine verimli bir şekilde yanıt vermemizi sağlıyor.” MAN Lion’s City E: Bir başarı öyküsü 2019’daki piyasaya sürülen MAN Lion’s City E, kısa sürede Avrupa’da bir başarı hikayesine dönüştü ve şu anda birçok Avrupa şehrinde hizmet veriyor. Bugüne kadar yaklaşık 3.300 araç üretilip teslim edilirken, bu araçlar toplamda yaklaşık 250 milyon kilometre yol kat etti. Yerel olarak emisyon üretmeyen çalışma özellikleri sayesinde bu kullanım, geleneksel dizel otobüslere kıyasla yaklaşık 150.000 ton CO2 tasarrufu sağladı. Satış rakamlarındaki artış da bu dinamik gelişmeyi etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor. 2025 mali yılında, MAN’ın tamamen elektrikli kamyon ve otobüs satışları yüzde 168 artarak 1.970 adede ulaştı. Yalnızca MAN Lion’s City E satışları, bir önceki yıla göre yüzde 118 artış göstererek, toplamda 1.300 adedin üzerine çıktı. MAN, elektrikli otobüs satışında ulaştığı bu rakamla yeni bir rekora imza attı. Günümüzde Avrupa'da, MAN tarafından satılan her iki şehir otobüsünden biri artık elektrikle çalışıyor. Lion’s City E’nin elde ettiği bu başarıda, modelin güvenilirliği, menzili ve sürdürülebilirlik performansı kadar, aynı zamanda sürekli genişletilen sıfır emisyonlu otobüs portföyü de önemli rol oynuyor. Bu portföy; kompakt 10 metrelik araçlardan klasik 12 metrelik tek gövdeli otobüslere, yüksek yolcu kapasiteli 18 metrelik körüklü otobüslerden şehirlerarası kullanıma uygun alçak girişli elektrikli modellere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Lion’s Chassis E modeli de MAN’ın Avrupa dışındaki pazarlara da hizmet vermesini mümkün kılıyor. Tamamen elektrikli MAN Lion’s Coach E ise sıfır emisyonlu uzun mesafe seyahatlerinde yeni bir çağının başlangıcını temsil ediyor. İlk araçların yıl sonuna kadar müşterilere teslim edilmesi planlanırken, MAN bu geniş model yelpazesiyle şehir içi, bölgesel ve uzun mesafe taşımacılığında sürdürülebilir mobiliteye küresel ölçekte katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gaziantep, Birleşmiş Milletler’in “Sıfır Atığa Doğru 20 Şehir” Listesine Türkiye’den Giren Tek Şehir Oldu Haber

Gaziantep, Birleşmiş Milletler’in “Sıfır Atığa Doğru 20 Şehir” Listesine Türkiye’den Giren Tek Şehir Oldu

Gaziantep, güçlü altyapı yatırımları, kapsayıcı atık yönetim modeli ve toplum temelli katılım mekanizmalarıyla Türkiye’den listeye giren tek şehir oldu. Bu uluslararası başarı, Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan ve kısa sürede küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık projesinin, Türkiye’de yerel yönetimler tarafından güçlü biçimde sahiplenildiğini göstermesi açısından da büyük önem taşıyor. Türkiye’de başlayan bu vizyoner yaklaşım, Birleşmiş Milletler kararıyla tüm dünyaya yayılan küresel bir modele dönüşmüş durumda. BM’nin küresel ölçekte yürüttüğü bu inisiyatif, şehirlerin sürdürülebilir atık yönetimi, döngüsel ekonomi ve çevresel iyileştirme alanlarındaki örnek uygulamalarını değerlendiriyor. Gaziantep ise uzun yıllara dayanan kararlı çevre politikaları, yenilikçi projeleri ve Sıfır Atık vizyonuna uyumlu yatırımlarıyla bu platformda öne çıkmayı başardı Gaziantep 20 Önemli Şehir Arasında Gaziantep ile birlikte seçilen diğer dünya şehirleri arasında Akra (Gana), Bolonya (İtalya), Şefşauen (Fas), Florianópolis (Brezilya), Hangzhou (Çin), Iloilo (Filipinler), San Francisco (ABD), Yokohama (Japonya) gibi çevresel dönüşüme öncülük eden kentler bulunuyor. Gaziantep, bu seçkin listeye girerek sürdürülebilir şehircilik vizyonunda dünya ile aynı çizgide ilerlediğini bir kez daha tescillemiş oldu. Fatma Şahin: “Bu başarı tüm Gazianteplilerin” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin şu değerlendirmede bulundu: “Gaziantep olarak uzun yıllardır çevreyi koruma, atık azaltma ve sürdürülebilir bir geleceği inşa etme konusunda kararlılıkla çalışıyoruz. Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlayan Sıfır Atık Hareketi, bizlere güçlü bir yol haritası sundu. Birleşmiş Milletler tarafından dünyanın örnek şehirleri arasında gösterilmek bizim için büyük bir gurur. Bu başarı tüm Gazianteplilerin; çünkü sıfır atık ancak toplumun her kesiminin katılımıyla mümkün.” Gaziantep Belediyesi’nin Sıfır Atık Çalışmaları Atıktan Enerji ve Gübre Üretimi: Oğuzeli Biyogaz Tesisi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Oğuzeli ilçesinde hizmete açtığı Biyogaz Enerji Santrali ile atıkları geri kazandırıyor, milli ekonomiye katma değer sağlıyor ve çevresel etkileri ortadan kaldırıyor. Santralde hayvansal atıklar anaerobik ortamda çürütülerek biyogaz elde edilirken, geriye kalan materyal ise organik gübre olarak tarımda kullanıma sunuluyor. Bu yöntemle enerji üretimi sağlanırken sera gazı emisyonları azalıyor, toprak verimliliği artıyor ve su kaynakları korunuyor. 2018’den bu yana tesis, 20.225 MW elektrik üretimi, 1.133 ton karbon salınımının engellenmesi ve 50.000 ton katı atık bertarafı sağladı. Günlük yaklaşık 300 ton hayvan ve tarımsal atık işlenerek yılda 7 GWh elektrik ve “Altın Gübre” olarak tabir edilen yüksek kaliteli sıvı gübre üretiliyor. Ödüller ve Başarılar Santral, ulusal ve uluslararası platformlarda birçok ödüle layık görüldü: ICCI 2015 Enerji Verimliliği Ödülü 2017 Sürdürülebilirlik İş Ödülleri 2018 Düşük Karbon Kahramanı Ödülü 2018 İdeal Kent Ödülü 2023 İlham Veren Kamu Yönetimi Projesi Ödülü Çevreci ve Sürdürülebilir Ulaşım Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Paris İklim Antlaşması ve Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı doğrultusunda, şehir içi ulaşımda çevreci çözümler üretiyor. 20 elektrikli otobüs araç filosuna katılıyor. Yenilenebilir enerji kullanımını artırarak çevre dostu bir şehir hedefleniyor. Hidrojen yakıtlı otobüslerin toplu taşımada kullanımı için Almanya’da teknik incelemeler tamamlandı. Şehirde hali hazırda hizmet veren 355 belediye otobüsünün 145’i CNG (Sıkıştırılmış Doğalgaz) ile çalışıyor. Belediye, yeşil ulaşım vizyonuyla bu sayıyı artırmayı ve su buharı ile çalışan hidrojenli otobüsleri hizmete almayı planlıyor. Gaziantep’in bu alışmaları, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de şehir yaşam kalitesi açısından dünya standartlarında bir örnek teşkil ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.